Mathematics achievement
194 theses under this subject heading
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin matematik çalışma stratejileri, matematik tutumları ve başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Öğrencilerin matematik çalışmayı ve öğrenmeyi bilmeleri ile birlikte bu konuda istekli olmaları matematik başarısına ulaşmalarında kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematik çalışma stratejileri, matematik tutumları ve başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama yönteminde tasarlanmıştır. Araştırma Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan bir ilde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda öğrenim görmekte olan 6742 sekizinci sınıf öğrencileri arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 630 (318 kız, 312 erkek) öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, öğrencilerin matematik çalışma stratejilerini kullanma durumlarını belirlemek amacıyla Matematik Çalışma Stratejileri Ölçeği, matematik dersine yönelik tutumlarını ortaya koymak için Matematik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerinin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Analizi ve Basit-Çoklu Regresyon Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin matematik çalışma stratejileri kullanımlarının yüksek ve matematik tutumlarının orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Kız öğrencilerin matematik çalışma stratejileri kullanımları erkeklere göre daha yüksek düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ek kaynak kitap kullanan ile haftalık matematik çalışma saati daha fazla olan öğrencilerin matematik çalışma stratejileri kullanımı, matematik tutumu ve başarısı anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Matematik çalışma stratejileri, matematik tutumları ve matematik başarıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Matematik çalışma stratejileri kullanımlarının ve matematik tutumunun birlikte öğrencilerin matematik başarısını %10,9 düzeyinde yordadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda öğrencilerin matematik başarılarını arttırmak için matematik çalışma stratejileri kullanımları ve matematik tutumunun yükseltilmesi adına desteklenmesi önerilmektedir.
5E öğrenme modeline dayalı öğretimin 7. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisi
Bu çalışmada 7. sınıf cebir öğrenme alanının 5E Öğrenme Modeli ile öğretiminin öğrencilerin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 40 deney ve 40 kontrol grubu olmak üzere toplam 80 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta sürmüştür. Uygulama süreci boyunca dersler deney grubu ile 5E Öğrenme Modeline göre geliştirilen ders planlarıyla işlenirken, kontrol grubunda ise dersler mevcut öğretim yöntemlerine göre işlenmiştir. Araştırmanın verileri 'Cebirsel İfadeler Öğretimine Yönelik Matematik Başarı Testi' ve 'Matematiksel Düşünme Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklemler t-testi ve bağımlı örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda 5E Öğrenme Modeli ile eğitimin, öğrencilerin cebirsel öğrenme alanındaki matematik başarılarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin matematiksel düşünme becerileri puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu; deney grubunda matematiksel düşünmenin etkilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. 5E Öğrenme Modelinin öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerinin gelişmesine daha olumlu bir katkı sağladığı söylenebilir. 5E Öğrenme Modelinin matematik eğitimi alanındaki örnekleri sınırlı olmakla beraber matematik eğitiminde yapılan uygulamaları başarılı sonuçlar vermektedir. Bundan dolayı bu modelin matematik eğitimi alanındaki diğer konularda da uygulamaları artırılabilir. Bu araştırma bulgularının 5E öğrenme yaklaşımlarına dayalı olarak gerçekleştirilecek çalışmalarda öğrencilerin profillerinin daha iyi ortaya konmasında önemli katkı sağlaması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik Başarısı, Matematiksel Düşünme, Mevcut Öğretim Yöntemi, Ortaokul Öğrencileri.
Türkiye'de 5e öğrenme modelinin matematik başarısına etkisi üzerine bir meta-analiz çalışması
Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme modeli, bir dizi yerleşik aşama yoluyla öğrencilere 21. Yüzyıl becerilerini kazandırmak, matematikle ilgili kavram yanılgılarını gidermek ve akademik başarılarını arttırabilmek için kullanılan bir öğrenme yöntemidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, 5E öğrenme modelinin geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisini deneysel yöntemlerle inceleyen çalışmaları meta-analiz yöntemiyle birleştirmek, elde edilen bulguların değerlendirilmesiyle kapsamlı bir sonuca ulaşmaktır. Bu doğrultuda, 2007-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılmış 5E öğrenme modeline yönelik lisansüstü tezler ve makaleler taranmıştır. Tarama sonucunda 5E öğrenme modelinin matematik başarısı üzerindeki etkisini inceleyen, meta-analize dâhil edilme ölçütlerini karşılayan toplam 20 çalışma (13 yüksek lisans tezi, 4 doktora tezi ve 3 makale) meta-analize dâhil edilmiştir. Verilerin analizleri Comprehensive Meta-Analysis programında yapılmıştır. Meta-analize dâhil edilen çalışmaların etki büyüklükleri sabit etkiler ve rastgele etkiler modeline göre ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu modellerden hangisinin kullanılacağını belirlemek için yapılan heterojenlik testi sonucunda çalışmaların heterojen yapıda olduğu belirlenmiş ve analizler rastgele etkiler modeline göre yürütülmüştür. Bulunan genel etki büyüklüğünün geçerli sayılabilmesi için Huni Saçılım Grafiği, Rosenthal'ın Güvenli N ve Orwin'in Güvenli N yayın yanlılığı değerlendirme yöntemleriyle incelenmiştir. Çalışmalarda yayın yanlılığının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışmaların yayın türü, yayın yılı, öğretim kademesi, uygulama süresi, örneklem büyüklüğü, yapıldıkları bölgeler, desen türü ve öğrenme alanına göre aralarında anlamlı farklılığın olup olmadığı moderatör analizi yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların rastgele etkiler modeline göre genel etki büyüklüğü 0,718-1,102 güven aralığında Hedges's G=0,910 (%95 CI, SE=0,098) olarak hesaplanmıştır. Genel etki büyüklüğünün Thalheimer ve Cook tarafından yapılan sınıflandırmaya göre "geniş düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı pozitif etki büyüklüğüne (deney grubunun lehine) sahiptir. Moderatör analizi sonucunda 5E öğrenme modelinin öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisinde çalışmaların yayın türüne, öğretim kademesine, uygulama süresine, yapıldıkları bölgelere, desen türüne ve öğrenme alanına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak yayın yılına ve örneklem büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Araştırma sonucuna göre 5E öğrenme modeline dayalı öğrenmenin, öğrencilerin matematik başarısını geliştirmede geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda 5E öğrenme modelinin matematik derslerinde kullanılması için öğretmenlerin teşvik edilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Etki büyüklüğü, Matematik başarısı, Meta-analiz, Öğrenme alanları, 5E öğrenme modeli.
Ortaokul öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri, matematik kaygıları ve başarıları arasındaki ilişki
Öğrencilerin öğrenme süreçlerini etkileyen faktörlerin birbiriyle nasıl etkileşim içinde olduğunu belirlemek, matematik başarılarını anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, öğrencilerin öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri, matematik kaygıları ve matematik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi ve bu değişkenlerin matematik başarılarını yordama gücünün ortaya konması amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin öz düzenlemeli öğrenme stratejilerini kullanma düzeyleri, öğrenme stilleri tercihleri ve matematik kaygı düzeyleri belirlenmiştir. İlişkisel tarama deseninde olan çalışma, Siirt il merkezinde bulunan ortaokulların beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarında öğrenim gören ve basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 1185 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, "Öz Düzenleyici Öğrenme Stratejileri Ölçeği" ve "Grasha-Reichmann Öğrenme Stilleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematik dersi dönem sonu ortalamaları matematik başarı ölçütü olarak alınmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı istatistikler, ilişkisiz örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin matematik bağlamında en çok yardım arama stratejisini kullandıkları, işbirlikçi ve rekabetçi öğrenme stillerini yüksek düzeyde tercih ettikleri ve matematik kaygılarının hemen hemen hiç düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet, anasınıfına gidip gitmeme ve sınıf düzeyi durumlarına göre öğrencilerin öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri ve matematik kaygıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri, matematik kaygısı ve matematik başarısı arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri ve matematik kaygısı matematik başarısının anlamlı yordayıcılarıdır. Araştırma bulguları doğrultusunda, matematik öğrenme başarısını geliştirmek için öz düzenlemeli öğrenme stratejilerinin sınıf içinde desteklenmesi ve bireysel farklılıklara dayalı öğrenme stillerinin yaygınlaştırılması önerilmektedir.
Sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik alanında gelişmiş ülkelerle ortak olan hedeflere ulaşma düzeyi
Bu araştırmanın amacı, matematik alanında gelişmiş ülkeler ve Türkiye'nin ortaokul matematik dersi öğretim programlarında ortak olan hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyini belirlemektir. Betimsel araştırma yöntemi kullanılan bu araştırmanın örneklemini Ankara ili merkez ilçelerinde 1. hizmet bölgesi ve 1. hizmet alanında bulunan ortaokullardaki 538 sekizinci sınıf öğrencisi ve 15 matematik öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada ülkelerin ortaokul matematik dersi öğretim programlarında kazandırmak istedikleri özellikler doküman analizi yoluyla belirlenmiş ve ortak olan hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyi matematik başarı testi ile saptanmıştır. Öğrencilerin bu ortak hedeflere ulaşma düzeylerini etkileyen faktörlere ilişkin de öğretmen görüşleri alınmıştır. Araştırmanın nicel verileri betimsel istatistikler, nitel verileri ise betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda karşılaştırılan öğretim programlarının hedefler bakımından büyük çoğunlukla benzer olduğu ancak kazandırılmak istenen sınıf düzeyleri bakımından farklılık gösterdiği gözlenmiştir. Ülkelerin ortak hedeflerine Türkiye'deki sekizinci sınıf öğrencilerinin ulaşma düzeyi %63 olarak belirlenmiş ve %75'in altında kalındığı için istenen düzeye ulaşılamadığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen görüşleri ise öğrencilerin ortak hedeflere istenen düzeyde ulaşılamamasını destekler nitelikte bilgiler ortaya koymuştur.
Üstbiliş stratejilerinin kullanıldığı dijital oyun tasarımının matematik başarısına etkisi
Bu çalışmanın amacı; üstbiliş stratejileriyle dijital oyun tasarım sürecinin matematik dersi akademik başarısına etkisi, üstbiliş farkındalık düzeyi ve oyun tasarımı ile olan ilişkisini incelemektir. Araştırmanın önemi, üstbiliş becerilerinin kod blok programları aracılığıyla dijital oyun tasarımıyla birleştirilmesi ve böylece sınıf ortamlarının gelişen teknolojiyle desteklenmesidir. Eylem araştırması yöntemi kullanılan bu çalışmada amaçlı örneklem yöntemiyle bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Devlet okulunda eğitim gören Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersi kapsamında kod blok programı aracılığı ile dijital oyun tasarımı yapan beşinci sınıf öğrencileri arasından düzey belirleme testi uygulanarak en yakın özelliklere sahip, dijital oyun tasarımı geliştirmeye istekli iki sınıf seçilmiştir. Araştırmanın örneklemi, 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere toplamda 40 öğrenciden oluşmaktadır. Grupların belirlenmesinin ardından deney ve kontrol gruplarına ön test olarak matematik akademik başarı ve üstbiliş farkındalık testleri uygulanmıştır. Deney grubu, altı hafta boyunca her hafta farklı bir problem durumunu çözmek için Scratch adlı blok kodlama programı aracılığıyla oyun tasarımı yapmıştır. Bu sürecin derinlemesine gözlemlenebilmesi için araştırmacı tarafından geliştirilen üç aşamalı çoklu ölçme aracı kullanılmıştır. Bu aşamalar; üstbiliş puanları, oyun tasarımı puanları ve Scratch tasarımlarına göre oluşturulan puanlardan oluşmaktadır. Uygulama sürecinin sonunda tekrar deney ve kontrol gruplarına akademik başarı ve üstbiliş farkındalık testleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda dijital oyun tasarım sürecinin matematik dersi akademik başarısı ve üstbiliş farkındalık puanlarında olumlu yönde değişim gözlendiği görülmüştür. Ayrıca, üstbiliş, dijital oyun tasarımı ve Scratch arasında anlamlı ve pozitif yönde ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma, üstbiliş becerilerinin geliştirilmesinde dijital oyun tasarımının önemini vurgulamakta ve matematik dersinde kullanılabilecek etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.
Kapsayıcı eğitim uygulamalarının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik dersi başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı, İlkokul 4. Sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında kapsayıcı eğitim uygulamalarının öğrencilerin matematik dersi geometri başarılarına etkisini incelemek, öğretmenin ve velilerin kapsayıcı eğitime yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nicel verileri desteklemek amacıyla deney grubunun öğretmen ve velileri ile görüşme yapılmıştır. Araştırma örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının 2. döneminde Hatay İlindeki bir devlet ilkokulunun dördüncü sınıfındaki iki şubede bulunan 40 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma, deney ve kontrol grubunda hazırlık çalışmaları (4 hafta) ve deneysel işlemler (5 hafta) olmak üzere toplam 9 hafta ve 25 ders saati olarak uygulanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre deney grubu ile kontrol grubundaki öğrencilerin matematik dersi başarıları açısından deney grubu lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Deney grubu lehine oluşan anlamlı farkın, kapsayıcı eğitim etkinliklerinden kaynaklandığı tespit edilmiş olup veli ve öğretmen görüşleriyle de elde edilen sonuç desteklenmiştir.
TIMSS 2019 matematik başarısını açıklayan değişkenlerin çok düzeyli yapısal eşitlik modeli ile incelenmesi
Bu araştırmada TIMSS 2019 Türkiye değerlendirmesine katılan sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik başarı puanlarını etkilemesi beklenen öğrenci ve okul düzeyindeki değişkenlerin iki düzeyli yapısal eşitlik modellemesi ile incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak TIMSS 2019 değerlendirmesindeki matematik başarı puanları, öğrenci ve okul anketi kullanılmıştır. Öğrenci düzeyinde matematiği sevme, matematiğe ilişkin özgüven, matematik dersindeki öğretim netliği ve matematiğe verilen değer değişkenleri incelenirken okul düzeyinde ise matematik öğretim kaynakları ve okulun akademik başarı vurgusu değişkenleri kullanılmıştır. Öncelikle her iki düzey için ayrı ölçme modelleri oluşturulmuş, ardından iki düzeyli yapısal model kurulmuştur. Matematik başarısı ile matematiği sevme arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken başarının en kuvvetli yordayıcıları matematiğe ilişkin özgüven ile okulun akademik başarı vurgusu olarak bulunmuştur. Ayrıca matematiğe ilişkin özgüven ile matematiği sevme arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki olduğu görülmüştür. Matematiğe verilen değer ve matematik öğretim kaynakları başarı ile anlamlı bir ilişki göstermemiştir.
6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin olasılıksal akıl yürütme düzeylerinin cinsiyet, sınıf seviyesi ve matematik başarısı açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin olasılıksal akıl yürütme beceri düzeylerinin belirlenmesi ve bu becerilerinin cinsiyet, sınıf seviyesi, matematik başarısı açısından incelemektir. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama ve ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma grubunu Marmara Bölgesi'ndeki bir ildeki devlet ortaokullarında öğrenim gören 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileri olmak üzere toplam 286 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin olasılıksal akıl yürütme düzeylerini belirlemek için araştırmacı tarafından oluşturulan olasılıksal akıl yürütme ölçeği kullanılmıştır. Olasılıksal akıl yürütme becerisi örnek uzay, bir olayın deneysel olasılığı, bir olayın teorik olasılığı, olasılık karşılaştırmaları, bağımlı olasılık ve bağımsızlık olmak üzere altı anahtar kavramda incelenmiştir. Öğrencilerin olasılıksal akıl yürütme düzeylerinin belirlenmesinde betimsel istatistik kullanılmıştır. Ayrıca bu düzeyler ile cinsiyet, sınıf seviyesi ve matematik başarısı değişkenleri ile ilişkisinin olup olmadığı ki-kare analizi kullanılarak belirlenmiştir. Bu istatistiksel analizler için Microsoft Office Excel ve SPSS paket programı kullanılmıştır. Analizler sonucunda örnek uzay, bir olayın deneysel olma olasılığı, bağımlı olasılık ve bağımsızlık kavramlarında en fazla düzey 1; bir olayın teorik olma olasılığı ve olasılık karşılaştırmaları kavramlarında en fazla düzey 3 olarak öğrencilerin olasılıksal akıl yürütme becerisine sahip oldukları bulunmuştur. Cinsiyet değişkeni ile sadece örnek uzay arasında ilişki bulunmuştur. Sınıf seviyesi değişkeni ile tüm kavramlarda ilişki bulunmuştur. Matematik başarısı değişkeni ile bir olayın deneysel olma olasılığı ve bağımsızlık haricinde diğer kavramlarda ilişki bulunmuştur.
Cebir öğretiminde model oluşturma etkinliklerinin 8. sınıf öğrencilerinin matematik başarısı ve tutumuna etkisi
Matematik eğitimi programında yer alan "öğrencilerin modelleme yaparak problem çözme, iletişim kurma, akıl yürütme gibi becerilerinin geliştirilmesine yönelik ortamlar hazırlanmalıdır" maddesi dikkate alınarak öğrencilerin günlük hayatla ilişkilendirmesini ve gerçek problem durumları için modellerini oluşturmalarını sağlayan model oluşturma etkinliklerinin kullanılması önem taşımaktadır (Sandalcı, 2013). Bu nedenle araştırma model oluşturma etkinliklerinin 8. sınıf cebir öğretiminde öğrenci başarısına ve tutumuna etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Van ilinin Tuşba ilçesinde bir ortaokulda sekizinci sınıfta öğrenim gören 40 öğrenci oluşturmaktadır ve bu öğrencilerin 20'si deney grubunda 20'si kontrol grubundadır. Deney grubunda matematiksel model oluşturma etkinlikleri kontrol grubunda öğretim programındaki müfredata göre öğrenim yapılmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma yaklaşımı benimsenmiş olup ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desene göre düzenlenmiştir. Uygulama öncesinde ve sonrasında deney ve kontrol gruplarına uygulanan 20 çoktan seçmeli Matematik Başarı Testi, Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği ile ayrıca deney grubu ile yapılan modelleme etkinliklerinden elde edilen rapor ve işlem kağıtlarından veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde başarı testi ve tutum ölçeğinin normallik gösterip göstermediğini incelemek için Shapiro Wilk testi uygulanmış, testlerden elde edilen puanlar içinde anlamlılık ifade eden değerlerde bağımlı t testi ve bağımsız t testi gibi parametrik ve parametrik olmayan testler kullanılmış ve SPSS paket programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, deney ve kontrol gruplarında Matematik Başarı ortalama puanları başarı düzeyinde artış olduğu ancak gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark çıkmadığı görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin tutumlarına olan etkisi incelendiğinde deney ve kontrol grupları son testlere göre tutumlarında artış sağlanmış gruplar arası anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür.
Matematik kaygısının nedenleri ve öğretmenin cinsiyetinin bu durum üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın amacı öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumları üzerinde etkili olan faktörlerin ve öğretmenin cinsiyetinin bu durum üzerindeki etkisini belirlemek, özellikle matematik kaygısının oluşum nedenlerini irdelemektir. Araştırmanın evreni 2018-2019 eğitim öğretim yılı Van ili merkezindeki okullarda öğrenim görmekte olan 75'i (%58.1) kız, 54'ü (%41.9) erkek olmak üzere ilköğretim 6. sınıfa giden toplam 129 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) Paket Programıyla analiz edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket tekniği kullanılmıştır. Anketin birinci bölümü öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik kişisel bilgi formu iken ikinci bölüm ise matematik dersine yönelik öğrenci tutumlarının belirlenmesinde kullanılan Matematik Tutum Ölçeği'dir. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi neticesinde öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarının orta düzeyde olumlu olduğu görülmüştür. Yine yapılan istatistiksel analizler neticesinde öğrencilerin, matematik dersini sevdiğini ifade edenlerin, öğretmenin matematik dersi sunumundan memnun olduğunu ifade edenlerin, matematik dersi notuyla tehdit edilmediğini ifade edenlerin, anne-babası ilçede yaşayanların, kendisi ilçede yaşayanların, anne-babası öğrenciye karşı övücü tutum sergileyen öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarının anlamlı şekilde daha olumlu olduğu görülmüştür. Yapmış olduğumuz çalışmada anne-baba eğitim düzeyinin, anne-baba mesleğinin, öğrencilerin kardeş sayısının öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumları üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olmadığı görülmüştür. Ayrıca öğretmenin cinsiyetinin matematik dersine yönelik tutum üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür.
Ortaokul öğrencilerinin üstbilişsel farkındalıkları ile mantıksal düşünme becerilerinin matematik dersindeki başarıya etkisi
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin üstbiliş farkındalık düzeyleri ile mantıksal düşünme becerilerinin matematik dersindeki akademik başarıya etkisi olup olmadığı incelemektir. Araştırma, 2018–2019 eğitim öğretim yılında, Siirt İli Fevzi Çakmak Ortaokulunda 5. 6. 7. ve 8. sınıfta öğrenimlerine devam eden 120 öğrenci örnekleme alınmıştır. Üstbilişsel farkındalık düzeylerini ölçmek amacıyla Üstbilişsel Farkındalık Envanteri (ÜFE) Schraw ve Dennison (1994) ve mantıksal düşünme becerilerini ölçmek amacıyla Mantıksal Düşünme Yetenekleri Testi (MDYT)Tobin and Capie (1981) uygulanmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 22.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Verilerin analizinde Pearson-Moment Çarpım Korelasyonu, bağımsız örneklemler için t-testi ve regresyon analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ortaokul öğrencilerinin üstbilişsel farkındalık düzeyleri ve mantıksal düşünme becerileri ile akademik başarı arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Üstbilişsel farkındalık ve matematik dersindeki akademik başarı arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Bununla birlikte mantıksal düşünme becerisi ve akademik başarı arasında da pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Analizler sonucunda üstbilişsel farkındalık ve mantıksal düşünme becerisi matematik dersindeki akademik başarının yordayıcısıdır denilebilir. Ayrıca ortaokul öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarıları, üstbilişsel fakındalıkları ve mantıksal düşünme becerileri cinsiyet faktörüne göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırma sonucuna göre akademik başarı ve üstbilişsel farkındalık cinsiyet açısından değişmektedir. Kız öğrenciler erkek öğrencilerden daha başarılı olduğu ve kız öğrencilerin daha yüksek üstbilişsel fakındalığa sahip olduğu söylenebilir. Buna karşın ortaokul öğrencilerinin mantıksal düşünme becerisi ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.
Sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bilme düzeyleri
Bu çalışmanın temel amacı, sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bilip, bilmediklerini veya ne kadar doğru bildiklerini araştırmaktır ve bu konuda sınıf öğretmenlerinde farkındalık oluşturmaktır. Araştırmada, var olan bir durum ortaya koymaya çalışıldığından çalışma, betimsel bir araştırmadır. Araştırmada Van ilinde görev yapan 8 sınıf öğretmeni örneklem grubuna alınmıştır. Araştırmanın verileri için 18 açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu geliştirilmiştir. Görüşme formundan elde edilen verilerin analizi için ise içerik analizi yapılmıştır. Çalışmamıza katılan sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bilme düzeyleri tespit edilmiş, kavramsal bilgilerde ve öğretim teknik ve yöntemlerinde sorun yaşadıkları ortaya çıkarılmış, bazı matematik kavramlarını yeterli düzeyde bilmedikleri ve kavram yanılgıları yaşadıkları görülmüştür. Çalışmamızda sınıf öğretmenlerinin bazı matematiksel kavramları bildikleri, bazılarını eksik bildikleri ve bazılarını bilmedikleri veya yanlış bildikleri görülmüştür. Öğretmenlerimizin bazı sorulara "Öğretmiyoruz!", "Bilmiyorum", "Yorum yapamıyorum." gibi cevaplar verdikleri görülmüştür.
Uluslararası genel ortaöğretim sertifika programına (IGCSE) ait matematik sınavı başarı düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu çalışmada 11. Sınıf öğrencilerinin IGCSE programı Matematik sınavı başarı düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Uşak ili merkezinde bulunan tüm devlet liselerindeki 11. Sınıfta öğrenim görmekte olan 963 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmada mevcut durum olduğu gibi ortaya konulmak istendiği için nicel araştırma modellerinden tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın verileri IGCSE programı 2016 yılı Haziran ayı Matematik dersi 1. Oturum sınavı ile elde edilmiştir. Sınav 20 sorudan oluşmakta olup Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı 0,922 olarak hesaplanmıştır. Öğrencilerin matematik sınavı başarı puanlarının cinsiyet ve Destekleme ve Yetiştirme kursuna katılım durumu değişkenlerine anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği bağımsız grup t-testi; okul türü, alan tercihleri, anne ve baba eğitim durumlarına göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği ise ANOVA testi kullanılarak belirlenmiştir. Anlamlı bulunan farklılıklarda kaynağın ne olduğunun belirlenmesinde ise Bonferroni testinden faydalanılmıştır. Bu süreçte SPSS-26.0 programı kullanılarak analiz yapılmıştır. Analizler sonucunda 11. Sınıf öğrencilerinin matematik sınavı başarı puanlarının cinsiyete göre farklılık göstermediği; kurs katılım gösteren öğrencilerin matematik sınavı başarı puanlarının ise anlamlı farlılık göstererek daha yüksek olduğu görülmüştür. Okul türü, alan tercihleri, anne ve baba eğitim durumları ile matematik sınavı başarı puanları arasında anlamlı farklılıklar görülmüştür. Literatür incelendiğinde ise lise düzeyinde IGCSE sınavı kullanılarak yapılmış bir araştırma ile karşılaşılmamış olması bu araştırmanın sonuçlarının önemini artırmaktadır.
Oyun ögeleri ile zenginleştirilmiş matematik etkinliklerinin öğrencilerin başarı, tutum ve motivasyonları üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı öğrencilerin öğrenen profilleri dikkate alınarak hazırlanan oyun ögeleriyle zenginleştirilmiş matematik etkinliklerinin öğrencilerin matematik dersi akademik başarısı, matematiğe yönelik tutum ve motivasyonlarına etkisini incelenmektedir. Araştırmanın önemi öğrencilerin öğrenen profillerinin belirlenmesi ve buna uygun olarak seçilen oyun ögeleriyle zenginleştirilmiş etkinlikleri tasarlamaktır. Bu amaçla kullanılmak üzere bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Çalışmada bir özel okulunokumakta olan deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olup olmadığının belirlenmesi için öğrencilere düzey belirleme testi uygulanmış ve birbirine yakın iki sınıf belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi, 12 deney ve 12 kontrol gurubu olmak üzere toplam 24 öğrenciden oluşmaktadır. Grupların belirlenmesinin ardından deney ve kontrol gruplarında ön-test olarak matematik akademik başarı, matematiğe yönelik tutum vemotivasyon testleri uygulanmıştır. Deney grubunda ek olarak öğrenen profilleri ölçeği uygulanmıştır. Bu elde edilen veriler sonucunda öğrenen profillerine göre oyun ögeleri belirlenmiştir. Belirlenen oyun ögeleriyle zenginleştirilmiş matematik etkinlikleri hazırlanmış ve ders işlenmiştir. Uygulama sonucunda tekrar deney ve kontrol gruplarında son-test olarak akademik başarı, tutum ve motivasyon testleri uygulanmıştır. Elde edilen veriler nitel yöntemler ile analiz edilerek raporlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda oyun ögeleriyle zenginleştirilmiş matematik etkinliklerinin öğrencilerin matematk akademik başarımatematiğe yönelik motivasyon ve tutumlarına olumlu etki ettiği gözlenmiştir.
Kavram haritaları ile öğretimin yedinci sınıf öğrencilerinin çokgenler konusundaki başarısına ve ilişkilendirme becerisine etkisi
Bu çalışmada amaç, kavram haritası yardımıyla çokgenler öğretiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin geometri başarılarına ve ilişkilendirme becerilerine olan etkisini incelemektir. Çalışma yarı deneysel desenlerden birisi olan ön-test ve son-test kontrol grubu deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim sezonunda yapılmış olup araştırmanın örneklemi Ağrı ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulda eğitimine devam eden 7. sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışmada kendiliğinden var olan gruplar rastgele olarak deney ve kontrol grubu olarak atanmıştır. Kontrol grubunda bulunan 23 öğrenci ve deney grubunda bulunan 24 öğrenci ile yürütülen bu çalışma 3 hafta boyunca kontrol grubunda mevcut programdaki etkinlikler ile öğretim yapılmış ve deney grubunda ise kavram haritaları yardımıyla öğretim gerçekleştirilmiştir. Geometri Başarı Testi ve İlişkilendirme Becerisi Testi çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılmış ve her iki grupta ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Veri analizi için karışık desenlerde ölçüm (ön test-son test), grup (deney ve kontrol) ve deneysel etki (grup*ölçüm) olmak üzere üç etki test edilmektedir. Bu nedenle araştırmada bu etkileri test etmeye uygun olan Karışık Ölçümler ANOVA (Mixed-Design ANOVA) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada grup ve ölçümün temel etkilerini yorumlamak için Bonferroni çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, son test başarı testi ve beceri testi puanları arasında deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine istatistiksel anlamlı farklılık bulunduğu saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen tüm veriler değerlendirildiğinde, kavram haritalarının derslere daha fazla entegre edilmesinin öğrencilerin başarısını ve ilişkilendirme becerilerini geliştireceği düşünülmektedir. Bu sebeple, ortaokulda geometri öğretiminde kavram haritalarının kullanılması önerilmektedir.
Başarı puanları üzerine kurulan büyüme modellerinin bayes ve en çok olabilirlik kestirim yöntemleri ile incelenmesi
Bu çalışmada öğrencilerin okul öncesinden beşinci sınıfa kadar toplanan matematik başarı puanları ile kurulan ikinci dereceden büyüme modeli en çok olabilirlik ve Bayes yöntemlerine göre kestirilmiştir. Bu modelde matematik başarısı ile birlikte yordayıcısı olan motivasyon ve dikkat değişkenleri dokuz farklı zaman noktasında, öğrenci düzeyindeki cinsiyet, etnik köken, okula başlama yaşı, sosyoekonomik düzey değişkenleri ile okul düzeyindeki okul türü ve ücretsiz yemek yardımı değişkenleri tek bir noktada yapılmış olan ölçümlerden oluşmaktadır. Analizlerde 2010-2011 eğitim öğretim yılında toplanmaya başlayan ve 2015-2016 yılında sona eren ECLS-K (erken çocukluk boylamsal çalışması – okulöncesi) programına ait veriler kullanılmıştır. Analizlere her boylamsal zaman noktasında başarısı ölçülmüş olan 165 okuldan 2181 öğrenci dahil edilmiştir. Sonuç olarak her iki kestirim yöntemiyle elde edilen bulgularda büyük fark olmamakla birlikte Bayes yöntemleri büyük ve küçük örneklemde daha düşük hatalar hesaplamıştır. Sonuçlar eğitim çıktıları açısından incelendiğinde öğrencilerin matematik başarı puanlarının zamanla arttığı fakat artış hızın ilerleyen yıllarda azaldığı bulunmuştur. Motivasyon, dikkat, okula başlama yaşı ve sosyoekonomik düzey değişkenlerinin matematik başarısını yordadığı ve elde edilen katsayıların pozitif olduğu tespit edilmiştir. Erkek ve kız öğrencilerin matematik başarıları ile arasında başlangıçta manidar bir fark bulunmuyor olsa da erkek öğrencilerin başarılarındaki artış kız öğrencilere göre daha yüksektir. Bununla beraber erkek öğrencilerde büyüme hızının düşüşü kız öğrencilere kıyasla daha erken başlamaktadır. Öğrenciler etnik kökenleri açısından incelediklerinde, Afrika ve Güney Amerika kökenli öğrencilerin okula başlamadaki matematik puanları ve doğrusal büyüme hızları Avrupa ve Asya kökenli öğrencilere göre daha düşüktür. Okul türü değişkeni ise sadece ikinci dereceden büyüme eğrisi üzerinde anlamlı bir etkiye sahiptir.
Matematik başarısını etkileyen duyuşsal özelliklerin YEM ve MARS yöntemleri ile incelenmesi
Çalışmanın amacı, matematik başarısını etkileyen duyuşsal özellikleri Yapısal Eşitlik Modellemesi ve MARS veri madenciliği yöntemleri ile incelemektir. Yapısal Eşitlik Modellemesi çok yoğun varsayımlar isteyen bir modeldir. Köklü bir analiz ailesi olan bu model çeşitli avantajları sebebiyle sosyal bilimler için oldukça popülerdir. Bu analize alternatif bir istatistik, daha anlaşılır, esnek bir yapı olabilir mi? Bu soruya yanıt aranması düşünülmüştür. Bu amaca paralel olarak, TIMMS 2019 verilerinden seçilen duyuşsal veriler ve başarı değişkeni ile önce R programı ile YEM kurulmuştur. Sonrasında SPM ile MARS modeli kurulmuştur. Sonuçlar uyum iyiliği ve katsayılar üzerinden karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular ile belirli noktalarda MARS modelinin alternatif bir analiz olabileceği sonucuna varılmıştır. Özellikle iki istatistiksel analizin de temelinde regresyon analizinin olması bu ihtimali artırmaktadır. Elde edilen sonuçlar; MARS modelinin YEM 'den biraz daha iyi sonuçlar verdiğini ve MARS modelinin literatür ile daha uyumlu olduğunu ortaya koymaktadır.
Üstün zekâlı öğrencilere yönelik farklılaştırılmış matematik öğretiminin etkililiği: Bir meta-analiz çalışması
Bu çalışmada üstün zekâlı öğrencilerin eğitiminde sıklıkla kullanılan farklılaştırılmış matematik öğretiminin matematik başarısı üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Farklılaştırılmış öğretim, programın öğrenci ilgi ve ihtiyaçları göz önüne alınarak içerik, süreç, öğrenme ortamı ve ürün bağlamında öğrenciye göre düzenlenmesidir. Bu amaç kapsamında Web of Science, Scopus, Proquest, Dergipark, Ulusal Tez Merkezi ve Google Scholar veri tabanları taranmıştır. Tarama kapsamında yıl sınırlamasına gidilmemiştir. Çalışmaya 1985-2020 yılları arasında ulusal ve uluslararası alanyazında yer alan toplam 31 araştırma dâhil edilmiştir. Veriler Comprehensive Meta-Analysis (CMA) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Etki büyüklüğü değeri olarak Hedges g kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları farklılaştırılmış matematik öğretiminin üstün zekâlı öğrencilerin eğitiminde etkili bir strateji olduğunu göstermiştir.
TIMMS 2019 uygulamasına katılan öğrencilerin matematik başarılarının aile katılımı değişkenlerine göre yordanması
Bu araştırmada TIMSS (Trends in International Mathematics and Science Study) 2019 Türkiye verilerine dayanarak, ailelerin 4. ve 8. sınıf öğrencilerinin eğitimlerine ne düzeyde katıldığının, öğrenmelerine ne derece destek olduklarının ve okul ihtiyaçlarını ne düzeyde karşılayabildiğinin belirlenmesi ve bu değişkenlerin öğrencilerin matematik başarılarını yordama düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini TIMSS 2019 uygulaması Türkiye örnekleminde yer alan dördüncü sınıf düzeyinde 180 okul ve 4.028 öğrenci, sekizinci sınıf düzeyinde ise 181 okul ve 4.077 öğrenci ve bu öğrencilerin aileleri oluşturmaktadır. Verilerin analizi için katmanlı verilerin analizini kolaylaştıran ve IEA (International Association for the Evaluation of Educational Achievement) tarafından sağlanan IDB Analyzer programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda evdeki eğitim kaynaklarının, öğrenci devamsızlığının, beslenme ve uyku eksikliklerinin, okul dışı matematik desteğinin ve ebeveynlerin matematik ve çocuklarının eğitimi ile ilgili algılarının öğrencilerin matematik başarılarını anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların Türkiye'de aile katılımı ile öğrencilerin matematik başarıları arasındaki ilişkileri ortaya koyarak, öğrencilerin akademik başarılarını arttırmak için hangi aile kaynaklı faktörlerin iyileştirilmesi gerektiği hakkında alan yazındaki tartışmalara anlamlı katkılar sunacağı düşünülmektedir.
Beyin (zihin) haritalarının matematik konularına uygulamalarının matematiksel ifadelerin hatırlanmasına katkısının araştırılması
Sayılar, semboller ve harflerden oluşan matematiksel ifadelerin hatırlanması belirli ilişkiler, görseller ve hikayeler şeklinde düzenlenmiş olan bilgilere kıyasla daha zor olmaktadır. Yapılan bu çalışmada soyut ve karmaşık ifadeler şeklindeki trigonometri öğrenme alanına ait olan eşitlik ve formüllerin "Beyin / Zihin Haritaları" tekniği ile görsel şekillere dönüştürülmesinin trigonometrik eşitlik ve formüllerin hatırlanmasına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini Ankara ilinin Çankaya ilçesinde bulunan ve eğitim - öğretim faaliyetlerini Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak sürdüren özel bir okulun 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri 2017 – 2018 Eğitim Öğretim yılında, seçkisiz sayılar listesi ile yansız atama yöntemi ve katılımcıların eşitlenmesi yoluyla eşleştirilerek, gönüllü katılımcılardan oluşturulan 20 kişilik kontrol ve deney grubundan toplanmıştır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından konu ile ilgili literatürde bulunan çalışmalar incelenerek ve Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu'nun 2017 – 2018 Eğitim – Öğretim yılı için yayınladığı matematik programı hedef -kazanımlarını ölçen 14 adet açık uçlu soru maddesi ile ön test – son test yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Yapılan analizlerde kontrol ve deney gruplarının öntest – sontest puanları arasında anlamlı farklılıklar görülmüştür. Ayrıca kontrol - deney gruplarının sontestleri incelendiğinde deney grubu lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Yapılan bir diğer analizde ise görsel bilgilerin cebirsel ifadelere göre daha fazla ve doğru hatırlandığı görülmüştür. Yapılan çalışma Beyin / Zihin Haritası yönteminin trigonometrik eşitlik ve formüllerin hatırlanmasına önemli katkılar yaptığı ve soyut, karmaşık ifadelerdense görsel bilgilerin daha kolay hatırlandığını göstermiştir. Bu nedenle Beyin / Zihin Haritaları yönteminin matematik öğretmenleri tarafından ders içi materyal olarak kullanılması tavsiye edilmektedir. Ayrıca öğrenciler için konuların kavranması ve tekrar edilmesi için etkili bir yöntem olacağı görülmüştür.
Hikâyeleştirme yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına, problem çözme ve kurma becerilerine etkisi
Bu çalışmada amaç, hikâyeleştirme yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin Matematik başarısına, problem çözme ve kurma becerilerine etkisini incelemektir. Çalışma ön test-son test kontrol gruplu araştırma deseni kullanılarak yapılandırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Van ili Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ilköğretim okulunda öğrenim gören 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma 5 hafta boyunca rastgele seçilen iki sınıftan biri deney grubu diğeri ise kontrol grubu olacak şekilde, toplam 47 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Kontrol grubundaki öğrencilerle geleneksel yöntemlerle ders işlenmiş, deney grubundaki öğrencilerle ise hikâyeleştirme yöntemi kullanılarak dersler yapılandırılmıştır. Veri toplama araçları olarak; Matematik Başarı Testi, Problem Çözme Beceri Testi ve Problem Kurma Beceri Testi kontrol ve deney gruplarında ön- test ve son- test olarak uygulanmıştır. Veri analizleri için istatistiksel yöntemlerden yararlanılmış; gruplar arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını saptamak için Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Her bir grubun ön test ve son test arasındaki anlamlı farklılık olup olmadığını saptamak için ise, Wilcoxon Testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda Problem Çözme ve Problem Kurma Beceri testlerinden elde edilen sonuçlara göre kontrol ve deney grupları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenirken, Matematik Başarı Testi sonucu için anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Problem Kurma Beceri Testinde kurulan problemlerin anlaşılırlığı, matematiksel açıdan doğruluğu, koşullara uygunluğu ve bağlamsal özgünlük boyutları için grupların ön test sonuçlarına göre anlamlı bir farklılık gözlenmezken son test sonuçları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Araştırmanın tüm bulguları değerlendirildiğinde, matematik öğretirken hikâyeleştirme kullanmanın problem çözme ve kurma becerisini geliştirdiği söylenebilir. Matematik eğitiminde hikâyeleştirme yönteminin farklı konularda farklı beceriler üzerindeki etkisinin araştırılması önerilmektedir. Anahtar sözcükler: matematik öğretimi, hikâyeleştirme, matematik başarısı, problem çözme becerisi, problem kurma becerisi, ortaokul öğrencileri
Gerçekçi matematik eğitiminin 9. sınıf matematik dersi öğretiminde başarıya etkisi
Bu çalışmanın amacı, Gerçekçi Matematik Öğretimine göre düzenlenen öğretim etkinliklerinin öğrencilerin matematik ders başarısı üzerindeki etkisini belirlemek ve Gerçekçi Matematik Öğretimine göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin uygulandığı sınıftaki öğrencilerin görüş ve önerilerini saptamaktır. Çalışma, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma modelidir. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel ve nitel veri seti birleşiminden oluşan karma araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2017-2018 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Kütahya ilindeki X Okulu'nun iki 9. Sınıfında yürütülmüştür. Yansız olarak seçilen iki sınıftan 9/B şubesi deney, 9/A şubesi ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Uygulama süresince deney grubu; Gerçekçi Matematik Öğretim etkinlikleri uygulamalarına katılırken, kontrol grubunda MEB ilköğretim matematik öğretim uygulamalarına devam edilmiştir. Araştırmada; araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış 19 maddelik Başarı testi geliştirilmiştir. Araştırmanın nitel verileri, araştırmacı tarafından öğrenciler için hazırlanan görüşme formundan elde edilmiştir. Araştırmanın nicel alt problemlerini analiz etmek için bağımlı ve bağımsız gruplar için Man Whitney-U ve "t" testleri kullanılmıştır. Nitel veri seti içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Nitel veri setinin analiziyle; Gerçekçi Matematik Öğretiminin uygulandığı sınıfta kazanılan sosyal özellikler ve bilişsel özellikler belirlenmiştir. Gerçekçi Matematik Öğretimi, öğrenme çevresinin sosyal özelliklere yönelik ulaşılan nitel sonuçlar; sorumluluklarını yerine getirme, etkili bir iletişim kurma, öğrenme sürecine aktif katılım gibi temaları açığa çıkarmıştır. Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular ışığında, Gerçekçi Matematik Öğretimine göre işlenen dersin anlamlı şekilde etkili olduğu görülmüştür.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin akademik özgüvenleri ile matematik başarıları arasındaki ilişki
Bu çalışmada ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin akademik özgüvenleri ile matematik başarıları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışma ilişkisel araştırma modeli ile oluşturulmuştur. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Konya ili Çumra ilçe merkezinde bulunan ilkokul 4. sınıflarda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Bu evren içerisinden küme örnekleme ile belirlenen 532 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kalkan, Bakioğlu ve Toprak (2020) tarafından öğrenciler için geliştirilen; akademik öz yeterlilik inancı, sosyal yeterlilik, akademik itibar, akademik motivasyon ve sosyal doyuma ilişkin olmak üzere 5 alt faktör ve 25 maddeden oluşan akademik özgüven ölçeği, Balcı, (2019) tarafından ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik başarılarını belirlemeye yönelik olarak hazırlanan ve 22 çoktan seçmeli maddeden oluşan matematik başarı testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin akademik özgüven ve matematik başarılarının orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin matematik başarıları cinsiyet, destek eğitimi alma ve kendisine ait odası olması değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmazken; okul öncesi eğitimi alma, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ve kardeş sayısı değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. 4. sınıf öğrencilerinin akademik özgüvenlerinin matematik başarıları üzerinde bir etkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla yapılan doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre öğrencilerin akademik özgüven seviyelerinin matematik başarılarını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.