Emotional intelligence

399 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Üstün yetenekli çocukların psikolojik, sosyal ve duygusal özellikler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, üstün yetenekli çocuklar ile normal akranlarının duygusal zekâ, psikolojik kırılganlık, mükemmeliyetçilik, büyüklenmeci narsisizm, psikolojik dışlanma, sadakat ve yaşam doyumu düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca üstün yetenekli çocuklarda duygusal zekâ, psikolojik kırılganlık, mükemmeliyetçilik, büyüklenmeci narsisizm, psikolojik dışlanma, sadakat ve yaşam doyumu arasındaki ilişkilerin incelenmesi çalışmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Bu konuda literatürde az sayıda çalışmaya rastlanılmış olması çalışmanın litearüre katkısını açısından değerini oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcılarını Türkiye'nin farklı bölgelerinden BİLSEM'lere devam eden 386 üstün yetenekli çocuk ile 411 normal gelişim gösteren akranları oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Rotterdam Duygusal Zekâ Ölçeği, Psikolojik Kırılganlık Ölçeği, Olumlu ve Olumsuz Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Revize Çocuk ve Ergen Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Narsistik Hayranlık ve Rekabet Ölçeği, Ergenler İçin Sosyal Dışlanma Ölçeği, Bireysel ve Grup Sadakat Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde normal dağılım sergileyen verilere Bağımsız örneklemler t testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi, Basit Doğrusal Regresyon Analizi gibi parametrik testlerden yararlanılmıştır. Ayrıca Bayesian Çıkarım Analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi yapılmıştır ve önem düzeyi olarak p<.05 ölçüt alınmıştır. Üstün yetenekli çocukların duygusal zekâ, kendine yönelik olumlu mükemmeliyetçilik ve yaşam doyumu toplam puan ortalamaları normal gelişim gösteren akranlarına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek çıkmıştır. Buna karşın üstün yetenekli çocuklarda sosyal dışlanma toplam puan ortalamaları normal akranlarına nazaran istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük çıkmıştır. Bu çalışmanın belki de en çarpıcı bulgularından biri üstün yetenekli çocuk ve ergenlerde büyüklenmeci narsisizmin normal akranlarından daha yüksek çıkmış olmasıdır. Duygusal zekâ ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide psikolojik kırılganlık, mükemmeliyetçilik ve sadakat aracı rollere sahiptir. Çalışma bulguları literatür ışığında tartışılmıştır.

Duygusal zekaYaşam doyumuÖzel yetenekliler eğitimi+2
Hakan Sarıçam
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda duygusal zekâ ile motivasyon arasındaki ilişkininincelenmesi

Bu araştırmada Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre duygusal zekaları ve spora katılım motivasyonlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu, Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerden 148 (%49.3)'i kadın ve 152 (%50.7)'si erkek olmak üzere toplam 300 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Duygusal Zeka Envanteri ve Spora Güdülenme Ölçeği II kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için Shapiro-Wilk testi uygulanmıştır. Ölçek verilerinin karşılaştırılmasında ikili gruplar için Independent Samples T Test, üç ve daha fazla gruplar için One Way Anova testi uygulanmıştır. One Way Anova testi sonucunda anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc testlerinden Tukey yapılmıştır. Ayrıca katılımcıların duygusal zeka ve motivasyonları arasındaki ilişkinin saptanması için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada ortaya çıkan bulgulara göre cinsiyet, yaş, eğitim durumu, okul türü, lisans yılı, milli olma durumu ve anne baba tutumu değişkenleri arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Bunula birlikte duygusal zeka ve motivasyon arasında ki ilişkide anlamlı fark tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde bu değişkenlerin duygusal zeka düzeyleri ve motivasyonların da belirleyici bir rol aldığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: duygusal zeka, egzersiz, motivasyon

Duygusal zekaEgzersizMotivasyon+3
İnci Sezgin
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spor lisesi öğrencilerinin prososyallik ve duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, Türkiye'deki spor liselerinde öğrenim gören öğrencilerin prososyal davranışları ve duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Araştırmada, spor eğitiminin öğrencilerin duygusal zekalarını artırdığı ve bu artışın prososyal davranışlar üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Spor aktivitelerinin öğrencilerin sosyal becerileri, empati kurma yetenekleri ve takım çalışması gibi unsurları güçlendirme potansiyeli değerlendirilerek duygusal zeka ve prososyal davranışlar arasındaki ilişkinin çeşitli faktörlerle nasıl şekillendiği üzerinde durulmaktadır. Eğitimciler için sporun, eğitimdeki rolünü yeniden değerlendirmeleri ve öğrenci gelişimi üzerindeki etkilerini maksimize etmek için stratejiler geliştirmeleri gerektiğini göstermektedir.

Duygusal zekaPrososyal davranışSpor+1
Mutlu Akbulut
Süleyman Demirel University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Karikatüre dayalı uygulamaların okul öncesi dönemdeki çocukların duygusal zekâ ve iletişim becerilerine etkisi

Bu tezin amacı, karikatüre dayalı uygulamaların okul öncesi çocuklarının duygusal zekâ ve iletişim becerilerine olan etkisini belirlemek amacıyla yapılan ve baskın-daha az baskın karma yöntem deseni ile amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanıldığı bir araşırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı iki anaokulu ve bu anaokullarında öğrenim gören 5 yaş grubu çocuklar oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan deney grubu, araştırmacının eğitim-öğretim sürecini yürüttüğü Tatvan Sahil Anaokulu'nda bulunan 5 yaş ve 20 kişiden oluşan bir grup, kontrol grubu olarak Tatvan Cumhuriyet Anaokulu'nda bulunan 5 yaş ve 20 kişiden oluşan bir grup seçilmiştir. Araştırmada karikatüre dayalı uygulamalar yapılırken, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, duygusal zekâ ve iletişim becerisini belirlemek amacıyla gözlem formu ve doküman analizi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde Mann Whitney U-Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Ayrıca deneysel uygulamanın etki büyüklüğünü tespit etmek için Cohen d değerine bakılmıştır. Nitel verilerin analizinde yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler için ise betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin güvenilirliği için elde edilen veriler sayısallaştırılmış, frekans ve yüzde hesaplanmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde yapılan uygulamaların sonuçlarına göre, deney grubunu oluşturan çocukların ön test-son test duygusal zekâ ve iletişim becerilerine yönelik puanları arasında son test lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Kontrol grubunda mevcut programa göre yapılan etkinliklerin çocukların ön test-son test duygusal zekâ ve iletişim becerilerine yönelik puanları arasında son test lehine anlamlı farklılık görülmüştür. Karikatüre dayalı uygulamalara tabi tutulan deney grubunun ve karikatüre dayalı uygulamalara tabi tutulmayan kontrol grubunun son test puanlarından elde edilen sonuçlara göre, karikatüre dayalı uygulamaların deney grubundaki çocukların duygusal zekâ ve iletişim becerilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Okul öncesi eğitim, Karikatür, Duygusal zekâ, İletişim becerileri

Duygusal zekaKarikatürOkul öncesi dönem+4
İnci Kocaman Gelir
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin duygusal zekaları, pozitif psikolojik sermayeleri ve iş tatminleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye ve iş tatminleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, öğretmenlerin duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye algıları ve iş tatmin düzeylerinin yaş, cinsiyet, okuldaki hizmet süresi, medeni durum, eğitim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiş; duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye ve iş tatminleri arasındaki ilişkiler ortaya konmuştur. Araştırma nicel yöntemli olup ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evreni 2020-2021 yılları arasında İzmir ili Bornova, Bayraklı , Gaziemir, Karabağlar, Konak, Karşıyaka merkez ilçelerinde görev yapan 9601 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini basit, tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 365 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla "Duygusal Zeka Ölçeği", "Pozitif Psikoloji Sermaye Ölçeği" ve "Minnesota İş Tatmini Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma, öğretmenlerin duygusal zeka, pozitif psikolojik sermaye ve iş tatminine ilişkin görüşlerinden yola çıkarak nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada toplanan verilerin çözümlenmesinde SPSS22 istatistik programı kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda korelasyon analizlerine göre öğretmenlerin iş tatmini ile pozitif psikolojik sermaye arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Öğretmenlerin duygusal zeka ve iş tatminleri ile duygusal zeka ve pozitif psikolojik sermayeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Pozitif Psikolojik Sermaye, İş Tatmini, Öğretmen

Duygusal zekaPozitif psikolojik sermayeÖlçekler+2
Sibel Otamış Sümer
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel ve takım sporu yapan beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka ve prososyal davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma bireysel ve takım sporları ile uğraşan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim görmekte olan üniversite öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri ile prososyal davranış düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim görmekte olan beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü, antrenörlük bölümü ve spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinden oluşmaktadır. Yapılmış olan araştırma 542 üniversite öğrencisinin gönüllü katılım ile gerçekleştirilmiş olup veri toplama aşamasında Schutte ve ark (1998) tarafından geliştirilen ve Tatar, Tok, Saltukoğlu (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Gözden Geçirilmiş Scuhutte Ölçeği", Carol ve Randall (2002) tarafından geliştirilen Kumru ve ark (2004) tarafından uyarlanan "Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği" ve yedi sorudan oluşan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde gruplar arasında fark olup olmadığını belirlemek için TTesti analiz yöntemi, üç ve üzeri grup karşılaştırmasında ise Tek Yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında cinsiyete göre duyguları kullanma ve iyimserlik/ruh hali alt boyutlarının anlamlı farklılaştığı tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkenine göre kamusal olumlu sosyal davranış, gizil olumlu sosyal davranış, acil olumlu sosyal davranış, duygusal olumlu sosyal davranış, itaatkar olumlu sosyal davranış ve ölçek toplamında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Spor türü değişkeninde ise itaatkar olumlu sosyal davranış alt boyutunda anlamlı fark edilmiştir. Sonuç olarak, duygusal zeka özellikleri ile olumlu sosyal davranış özellikleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler görülmüştür. Bu sonuç üniversite öğrencilerinin duygusal zekalarının artmasının orta düzeyde olumlu yönde olumlu sosyal davranışları etkilediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bireysel Spor, Takım Sporu, Duygusal Zeka, Olumlu Sosyal Davranış

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıBireysel sporlar+5
Burcu Sıla Göncü
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin duygusal zeka düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin duygusal zekâ düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini; Siirt merkez ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 4220 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden, basit rastlantısal yöntemle belirlenen 437 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Duygusal Zekâ Ölçeği" ve "İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre okul yöneticilerinin duygusal zekâ düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinde; cinsiyet, medeni durum, görev durumu, mesleki kıdem ve yaş değişkenleri bakımından anlamlı fark yoktur. Öğretmenlerin okuldaki çalışma süresi ve görev yapılan kademe değişkenlerine göre dışsal doyum düzeylerinde anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca öğretmen algılarına göre öğretmenlerin kendi okul müdürlerinin duygusal zekâ düzeyleri ile kendi iş doyumları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler algılarına göre okul müdürlerinin duygusal zekâ düzeyi, öğretmenlerin iş doyumunun geneli üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkiye sahip olduğu bulgulanmıştır.

Duygusal zekaOkul yöneticileriOkul yönetimi+3
Savaş Başar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yutma bozukluğu olan ve olmayan serebral palsi'li çocuklara bakım verenlerin duygusal zeka seviyeleri ile aile etkilenimi ve depresyon arasındaki ilişkinin araştırılması

Çalışmamızın amacı SP'li çocuklara bakım verenlerin duygusal zekâ seviyeleri ile aile etkilenimi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Çalışmaya 2-18 yaş arasındaki Serebral Palsili çocuklar ve bakım verenleri dahil edildi. Hem çocukların hem de bakım verenlerin demografik bilgileri kaydedildi. Bakım verenlerin duygusal zekâ seviyesi Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği ile, depresyon seviyeleri Beck Depresyon Envanteri ile yapıldı. Bakım verenin yaşam kalitesi PedsQL Ailevi Etki Anketi ile ölçüldü. Yutma bozukluğundan etkilenme dereceleri Beslenme/Yutma Etki Anketi (Turkish version of the Feeding-Swallowing Impact Survey / T- FS IS) ile yapıldı. Çocukların kaba motor fonksiyon seviyeleri Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sistemi (KMFSS) ile fonksiyonel becerileri ise Pediatrik Özürlülük Değerlendirme Envanteri (PÖDE) ile yapıldı. Çocukların yutma bozukluğu şiddetini belirlemek için Çocuklar için Türkçe Yeme Değerlendirme Aracı (Pedi- EAT-10) kullanıldı. Çalışmaya dahil edilen çocuklar Yeme İçme Becerileri Sınıflandırma Sistemi (EDACS) ölçeğine göre iki gruba ayrıldı: Seviye 2-5 arasında olanlar çalışma grubu (GRUP 1); seviye 1 olanlar ise kontrol grubu (GRUP 2) olarak adlandırıldı. SP'li çocuklara bakım verenlerin duygusal zekâ ölçeği iyimserlik alt skoru ile PedsQL ölçeği alt skorları ve toplam skor arasında pozitif yönde düşük seviye korelasyon bulundu (p<0,05). SP'li çocuklara bakım verenlerin duygusal zekâ ölçeği duyguların kullanımı alt skoru ile PedsQL ölçeği aile fonksiyonu alt skoru arasında pozitif yönde düşük seviye, aile fonksiyonu alt skoru günlük aktiviteler arasında orta seviye korelasyon bulundu (p<0,05). SP'li çocuklara bakım verenlerin duygusal zekâ ölçeği toplam puanı ile PedsQL Aile fonksiyonu (günlük aktiviteler) alt skoru arasında kuvvetli korelasyon bulundu (p<0,05). SP'li çocuklara bakım verenlerin duygusal zekâ ölçeği duyguların değerlendirilmesi alt skoru ile Beck depresyon ölçeği skorları arasında negatif yönde düşük seviye korelasyon bulundu (p<0,05). SP'li çocuklara bakım verenlerin duygusal zekâ ölçeği toplam skoru ile PedsQL tüm alt skorları ve toplam skorları arasında pozitif yönde orta seviye korelasyon bulundu (p<0,05). Çocuklara bakım verenlerin duygusal zekâ ölçeği duyguların değerlendirilmesi toplam skoru ile Beck depresyon ölçeği ve T-FS-IS toplam skoru arasında negatif yönde orta seviye korelasyon bulundu (p<0,05). Grup 1'deki bakım verenlerin duygusal zekâ toplam ile T-FS-IS Günlük Yaşam ve Endişe alt skorları arasında düşük seviye korelasyon bulundu (p<0,05). Grup 1'deki bakım verenlerin duygusal zekâ toplam ile PEDSQL aile işlevleri arasında orta seviye korelasyon bulundu (p<0,05). Gruplar arasında SP alt tip dağılımları, GMFCS seviyeleri ve Enteral Beslenme Deneyimi arasında fark vardı (p<0,001). Pedi-EAT-10) skoru açısından Grup 1 ve grup 2'deki SP'li çocuklar arasında anlamlı fark vardı (p<0,001). Gruplar arasında PEDI alt skorları ve toplam skor bakımından fark vardı (p<0,001). Grup 1 ve grup 2'deki SP'li çocuklara bakım verenler arasında duygusal zekâ ölçeğinde alt skorlar ve toplam skor açısından fark yoktu (p>0,05). PedsQL aile etkilenimi açısından gruplar arasında tüm alt skorlar ve toplam skorlar arasında fark vardı (p<0,05). Bakım verenlerin T-FS-IS skorları bakımından gruplar arasında anlamlı fark vardı (p<0,001). Sonuç olarak gruplar arasında duygusal zekâ seviyeleri arasında fark yokken tüm SP'li çocuklara bakım veren annelerin duygusal zeka skorları ile aile etkilenimi ve yaşam kalitesi arasında ilişki bulunmaktadır. Yutma bozukluğu olan SP'li çocuklara bakım verenlerin duygusal zekâ seviyeleri ile aile etkilenimi ve yaşam kaliteleri arasında ilişki vardı.

Bakım verme yüküDuygusal zekaSerebral palsi+1
Sümeyye Büşra Kılınç
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal zekanın koçluk tarzı liderlik üzerindeki etkisi

Duygusal zekâ kavramı, pek çok farklı tanımlamaya sahip olmakla beraber kişinin kendi duygularının farkında olması, onları yönetebilir olması, başkalarını bu duyguları kullanarak etkileyebilmesi temeline dayanır. Koçluk tarzı liderlik ise koçluk yetkinliklerini kullanan insan odaklı bir yönetim tarzıdır. Bu araştırmanın amacı duygusal zekanın koçluk tarzı liderlik ile anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığını tespit etmektir. Aynı zamanda yaş, cinsiyet, eğitim durumu, çalışma deneyimi gibi demografik değişkenlerin de koçluk tarzı liderlik ve duygusal zekâ stratejileri ile bağlantısını incelemektir. Bu sebeple Ankara'da faaliyet gösteren büyük ölçekli bir firmanın yönetim kadrosunda çalışan 588 kişiye anket uygulanmıştır. Bu yöneticilerden 275 tanesi anketi yanıtlamış (%47,62) ve 251 tanesi cevaplarının akademik çalışmada kullanılmasına izin vermiştir. Duygusal zekâ değişkenini ölçmek için duygusal zekâ ölçeği, koçluk tarzı liderlik özelliklerini ölçmek için koçluk ölçeği kullanılmıştır. Anket cevaplarından elde edilen verilere korelasyon ve regresyon analizi uygulanarak bazı çıktılar elde edilmiştir. Bu çıktılar sonucunda duygusal zekâ ve koçluk tarzı liderlik arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu, yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve çalışma süresi gibi özelliklerin duygusal zekâ ve koçluk tarzı liderlik üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı ancak koçluk eğitiminin duygusal zekâ alt boyut puanlarını etkilediği saptanmıştır.

Duygusal zekaKoçlukLiderlik+3
Ceren Araz
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin problem çözme becerileri ve duygusal zekâ ilişkisi

Öğretmenlerin yüksek düzeyde problem çözme becerisine ve duygusal zekâ düzeyine sahip oluşu eğitimin kalitesini arttırıcı etki yaratacaktır. Ancak öğretmenlerin klasik sistemden tam olarak sıyrılamamış olması bunun önünde en büyük engellerden birini oluşturmaktadır. Bu çalışmada öğretmenlerin duygusal zekâ düzeyleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Bireyin duygusal zekâsı ile problem çözme becerisi arasında ilişki olduğu düşünülmektedir. Yapılan araştırma sonucunda da ilişki bulunmuştur. Araştırmanın evreni, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde görev yapan öğretmenleri kapsamaktadır. Örneklem ise İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde yer rastgele seçilen okullarda görev yapan öğretmenleri kapsamaktadır. Yapılan araştırmaya göre katılımcıların duygusal zekâ ve problem çözme becerileri ölçeklerinin ortalama puanları tespit edilmiştir. Katılımcıların verdikleri cevaplar incelendiğinde duygusal zekâ düzeylerinin yüksek çıktığı görülmüştür. Katılımcıların problem çözme becerileri ve duygusal zekâ düzeylerine göre cinsiyetler arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ayrıca yaş, mesleki kıdem, çalışılan kurum gibi değişkenler arasında da anlamlı farklılık görülmemiştir. Ancak duygusal zekâ düzeyi ile problem çözme becerileri arasında ilişki bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: zekâ, duygusal zekâ, problem çözme, ortaokul öğretmenleri, eğitim

Duygusal zekaOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+2
Gülcan İnan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Effects of emotional intelligence on leadership behavior

This research which titled (Effects of Emotional Intelligence on Leadership behavior) aims to identifying the effect of the emotional intelligence on the foundation universities leaders (academic and executive staff) behavior and how it shapes their ability to lead and influence their teams to achieve organizational objectives and their ability to mobilize efforts of staff. It aims at identifying the different variables and competencies needed for effective leadership. This research adapted the Traits emotional intelligence model of Petrides with its four components well-being, self-control, empathy, and sociability and their effects on the leadership style as defined by the full range leadership theory. The research also aims at identifying the differences between respondents as attributed to their personal and professional traits gender, age, academic qualifications, and years of experience, years working under the supervision of the manager, grade, and span of control. The researcher adapted a descriptive analytical approach which depends on data collection, analysis using SPSS and interpretation of the results to determine the hypothesized relationships. An internationally accepted measurement tools were adapted, translated, and modified to suit the purpose of the study. The questionnaire was distributed to a sample of 200 staff working in these foundation universities to collect the necessary data for the study. The results of the study supported the hypothesized relationships of the existence of significant relationship between emotional intelligence of leaders and their leadership style. The relationship provides to exist at all scales and subscales of the emotional intelligence construct except with transactional leadership on part of its components (management by exception (active). A significantly negative relationship was also proved to exist between emotional intelligence and laissez faire leadership style. The results also proved that there are no significant differences among respondents attributed to the personal and professional traits of gender, age, academic qualifications, and years of experience, grade and supervisory capacity. The research has presented some recommendations concerning the application of emotional intelligence at the workplace and some other recommendations for future research. The recommendations include increasing awareness of the emotional intelligence concept and its importance and application among the leadership and supervisory roles. It also recommends the design and implementation of appropriate training programs for leaders on how to consider and apply emotional intelligence traits in their personnel management. The research also recommends developing tools to measure the level of emotional intelligence and inter and intra personal skills and incorporate it into the recruitment of potential leaders.

Emotional intelligenceLeadershipLeadership models+3
Ahmed İsmail Abu Al Tarabısh
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Dil kullanımı ile depresyon ilişkisinde varoluşsal iyi-oluş ve duygusal zekânın aracılık rolü

Bu araştırma dile dökülemeyen yaşantı ve duyguların, ruh sağlığı üzerinde nasıl etki bıraktığını tespit etme, bu çıkarımdan hareketle çözümleme ve olumsuz etkileri en aza indirgeme adına önerilerde bulunabilme bilinciyle yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada dil kullanımının depresyona olan etkisi varoluşsal iyi oluş ve duygusal zekâ aracı değişkenleri üzerinden incelenmiştir. Çalışma, yaşları 14-19 arasında olan 512 ergen bireyden oluşmakta olup bu katılımcıların 218'i kadın, 294'i erkektir. Araştırmada ölçüm araçları olarak;Demografik Bilgi Formu, Dil Hakkındaki İnançlar Ölçeği (BAFL), Varoluşsal İyi-Oluş Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği, Duygusal Zekâ Özellik Ölçeği–Kısa Formu uygulanmıştır. Veriler SPSS 21.0'de düzenlenip yapılsal model bakımından test edilmek adına Lisrel 8.51 programından yararlanılmıştır. Elde edilen bulgularla hipotez doğrulanmaya çalışılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, dil kullanımı ile depresyon arasındaki ilişkinin arka planında varoluşsal iyi oluş ve duygusal zekânın aracılık etkisinin olduğu görülmüştür. Tüm sonuçlar literatüre göre tartışılmış, araştırma ve uygulamaya yönelik ileride yapılabilecek çalışmalar önerilmiştir. Anahtar sözcükler: dil kullanımı, depresyon, varoluşsal iyi oluş, ontolojik iyi oluş, duygusal zekâ, yaşam doyumu, öyküsel yaklaşım.

DepresyonDil kullanımıDuygusal zeka+2
Ezgi Nur Şahin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mutlak gerçek ihtiyacı ile depresyon ilişkisinde ontolojik iyi-oluş ve duygusal zekânın aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı, mutlak gerçek ihtiyacının depresyon üstündeki etkisinde ontolojik iyi oluş ve duygusal zekânın aracılık ilişkisinin olup olmadığını incelemektir.Çalışma yaşları 14-18 arası değişen toplamda 512 öğrenciden oluşmakta olup bunlardan 218'i kadın, 294'ü erkek katılımcılardır. Mutlak gerçek ihtiyacı ile depresyon ilişkisini ontolojik iyi oluş ve duygusal zekâ değişkeni aracılığı ile ölçmek amacıyla çalışmada katılımcılara veri toplama aracı olarak örneklemin demografik özelliklerini belirlemek için Demografik Bilgi Formu, mutlak gerçek ihtiyacı puanlarını belirlemek için Mutlak Gerçek İhtiyacı Ölçeği, Ontolojik İyi Oluş Ölçeği, ruh sağlığını ölçmek için Kısa Semptom Envanteri Depresyon Alt boyutu ve Duygusal Zekâ Özellik Ölçeği-Kısa Formu olmak üzere çalışmada toplam 5 adet ölçek kullanılmıştır. Araştırmada alanyazın kapsamında öne sürülen hipotezler araştırma verileri ile doğrulanmıştır.Yapılan yapısal model analizine göre, mutlak gerçek ihtiyacının ontolojik iyi oluş ve duygusal zekâ üzerinden depresyon ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır.Tüm sonuçlar ilgili alanyazına göre tartışılmış ve uygulamaya yönelik ileride yapılabilecek çalışmalar önerilmiştir. Anahtar sözcükler: mutlak gerçek ihtiyacı, ontolojik iyi oluş, depresyon, duygusal zekâ

DepresyonDuygusal zekaMutlak gerçek ihtiyacı+1
Çağla Şenol
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlı bakım çalışanlarında duygusal zeka, kişilik özellikleri, örgütsel güven ve merhamet duyguları ile yaşlılara yönelik tutumlar arasındaki ilişkiler

Günümüzde hem dünyada hem de ülkemizde yaşlı nüfusun artışıyla birlikte yaşlıların kurumsal bakım ihtiyacının hacminin ve niteliğinin de giderek artması söz konusudur. Bu durum yaşlı bakım hizmetinin niteliğini yükseltmek amacıyla yaşlı bakım çalışanları ile çeşitli çalışmalar yapmayı gerekli kılmaktadır. Yaşlı bakım kurumları var olan insan kaynağını değerlendirirken çalışanlarında olması gereken birtakım özelliklere ihtiyaç duyabilmektedir. Akademik literatürde öne çıkan ve özellikle bakım çalışanlarında olması gerektiği düşünülen örgütsel davranış değişkenleri mevcuttur. Bu sebeple tez çalışmasında, yaşlı bakım çalışanlarında duygusal zeka, kişilik özellikleri, örgütsel güven, merhamet ve yaşlılara yönelik tutumlar arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde araştırma probleminin tespiti, araştırmanın amacı ve önemi, araştırmanın metodolojisi ve ünite planını ortaya koymak amacıyla giriş bölümü yer almıştır. İkinci bölümünde ise yaşlılık kavramı ve araştırma yaptığımız örgütsel davranış değişkenleri olan çalışanlarda duygusal zeka, beş faktör kişilik özellikleri, merhamet, örgütsel güven ve yaşlı bakımına ilişkin tutumlar incelenerek gerekli literatür taramasına yer verilmiştir. Tez çalışmasının üçüncü bölümünde örgütsel davranış değişkenleri ve aralarındaki ilişkiyi ölçen araştırma modelinden yararlanılmıştır. Özel yaşlı bakım kurumları çalışanlarının katılımlarıyla bir örnek araştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunun analizi, kurgulanan hipotezlerin testleri ve yorumlanması ile yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise kurulan hipotezlerden elde edilen verilerle doğrulanarak çalışanlarda var olan örgütsel davranış değişkenlerinin varlığının birbirlerine olan etkisiyle birlikte çalıştıkları kuruma ve yaptıkları işe olan tutumları ortaya konmuştur.

BakıcılıkBeş faktör kişilik modeliDuygusal zeka+5
Zeliha Diren
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında örgütsel vatandaşlık davranışı, iş özerkliği, örgüt güvenlik iklimi, duygusal zeka, sinizm ve tükenmişlik arasındaki ilişkiler ve bir araştırma

Yapılan hastane gözlemleriyle ele alınan örgütsel davranış değişkenlerinin sağlık çalışanlarının rutin meslek hayatında karşılaştığı kavramlar olduğu düşünülmektedir. Fakat belirtilen örgütsel davranış değişkenleri ile ilgili yapılan çalışmaların literatürde sağlık alanında yok denebilecek kadar az olduğu gözlemlenmiştir. Buradan yola çıkarak örgütsel vatandaşlık davranışı , iş özerkliği, örgüt güvenlik iklimi, duygusal zeka değişkenlerinin birbirine olan etkileri ile sinizm arasındaki etki araştırılıp devamında tükenmişliği nasıl etkilediğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmaya katılmaya kabul eden ve kolayda örneklem yöntemiyle belirlenen 180 sağlık çalışanının anket cevapları SPSS for Windows 22.00 ve AMOS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerle ilgili Doğrulayıcı faktör analizleri (DFA) yapılmış ve cronbach's alpha değerleri hesaplanmıştır. Araştırma bulgularından yola çıkarak Örgütsel vatandaşlık davranışının iş özerkliği ve örgüt güvenlik iklimini etkilemediği, iş özerkliğinin duygusal zekayı etkilemediği gözlemlenmiş aynı zamanda da örgütsel vatandaşlık davranışının duygusal zekayı doğru orantılı, iş özerkliğinin örgüt güvenlik iklimi ve duygusal zekayı doğru orantılı, örgüt güvenlik iklimi ve duygusal zekanın sinizmi ters orantılı ve son olarak sinizmin tükenmişliği ters orantılı etkilediği gözlemlenmiş örgütsel davranış değişkenleri arasındaki ilişkiler ortaya konmuştur.

Duygusal zekaGüvenlik iklimiKişisel sinizm+7
Buse Tunç
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt güvenlik iklimi, iş özerkliği, duygusal zeka, akıllı sadelik, kişilik tipleri arasındaki ilişkiler ve bir araştırma

Günümüz rekabetçi ortamı, sağlık kurumlarında örgütsel davranış modellerini çok önemli bir konu haline getirmiştir. Bir başka ifade ile, örgüt yönetimleri özellikle insan kaynakları alanında önemli bir yer tutan güncel yaklaşımlara yönelmektedir. Güncel yaklaşım olarak özellikle, örgüt güvenlik iklimi, iş özerkliği, duygusal zeka, akıllı sadelik ve kişilik tipleri benzeri değişkenler bir miktar fark yaratmaktadır. Tez çalışmasında, örgüt güvenlik iklimi, iş özerkliği, duygusal zeka, akıllı sadelik ve kişilik tipleri değişkenleri arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Tezin birinci bölümünde tez çalışmasının giriş kısmı yer almaktadır. İkinci bölümünde ise araştırma değişkenlerine ilişkin detaylı bir literatür araştırmasına yer verilmiştir. Bu bölümde değişkenler tanıtılmış ve değişkenlere ilişkin çalışmalara yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde, hastane çalışanlarının katılımı ile yapılan araştırma analizlerine yer verilmiştir. Bu bölümde, araştırma modeli, araştırma hipotezleri ve seri analizleri detaylı bir biçimde yer almaktadır. Son bölümde ise araştırma sonuçları yer almaktadır.

Akıllı sadelikDuygusal zekaGüvenlik iklimi+6
Bilge Avcıoğlu Ay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Stres, duygusal zeka, iş özerkliği, güvenlik iklimi, anksiyete ve depresyon arasındaki ilişkiler ve bir araştırma

Günümüzde, organizasyonların tepe yönetimi, çalışanlarını organizasyonların hedeflerine yöneltmek amacıyla onları etkileyebilecek bir takım örgütsel değişkenleri dikkate alırlar. Bu araştırmada, çalışanlar açısından önemli sayılabilecek duygusal zeka, algılanan stres, güvenlik iklimi, iş özerkliği, anksiyete ve depresyon değişkenleri göz önüne alınmıştır. Tezin birinci bölümünde tez çalışmasının giriş kısmı yer almaktadır. İkinci bölümünde ise araştırma değişkenlerine ilişkin detaylı bir literatür araştırmasına yer verilmiştir. Bu bölümde değişkenler tanıtılmış ve değişkenlere ilişkin çalışmalara yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde, hastane çalışanlarının katılımı ile yapılan araştırma analizlerine yer verilmiştir. Bu bölümde, araştırma modeli, araştırma hipotezleri ve veri analizleri detaylı bir biçimde yer almaktadır. Son bölümde ise araştırma sonuçları yer almaktadır.

DepresyonDuygusal zekaGüvenlik iklimi+7
Arzu Çeliksular
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerin evlilikte problem çözme becerilerinin duygusal zeka ve algılanan ebeveyn ilişkisi yönünden incelenmesi

Bu çalışma, evli bireylerin evlilikle ilgili problemleri çözme becerilerinde, duygusal zeka ve algılanan ebeveyn ilişkisinin yordayıcı olup olmadığını belirlemek amacıyla, 342 (226 kadın, 116 erkek) evli birey üzerinde yürütülmüştür. Araştırma ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir. Veriler internet üzerinden toplanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Evlilikte Problem Çözme Ölçeği", "Duygusal Zeka Özelliği Ölçeği – Kısa Form" ve "Algılanan Ebeveyn İlişkisi Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler, IBM SPSS Statistics 22 paket programında, bağımsız örneklem t testi, iki yönlü ANOVA, çoklu doğrusal regresyon ve hiyerarşik regresyon yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, evlilikte problem çözme becerileri; evlilik süresine, çocuk sahibi olunmasına, çatışmayı kimin başlattığına ve kişinin eşinde sağlıkla ilgili bir problem olmasına göre anlamlı biçimde farklılaşmaktayken; cinsiyete, yaşa, çalışma durumuna ve kişinin kendisinde sağlıkla ilgili bir problem olmasına göre anlamlı biçimde farklılaşmamaktadır. Aynı zamanda evlilikte problem çözme becerilerinin evlilik süresine, çocuk sahibi olunması ve çatışmayı kimin başlattığına göre farklılaşmasında, yaş ve çalışma durumuna göre farklılaşmamasında cinsiyetin etkisinin olmadığı görülmektedir. Evli bireylerin evlilikle ilgili problemleri çözme becerilerinin, algılanan anne ilgisiz, koruyucu ve demokratik tutum ile anlamlı ilişkisi olduğu; algılanan anne otoriter ve bağımlı tutumla ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmektedir. Evlilikle ilgili problemleri çözme becerilerinin, algılanan baba otoriter, ilgisiz, koruyucu ve demokratik tutumla anlamlı ilişkisi olduğu; algılanan baba bağımlı tutumla ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmektedir. Ayrıca evlilikte problem becerilerini, duygusal zeka birinci sırada, algılanan ebeveyn ilişkilerinden anne demokratik ve bağımlı tutumlar ikinci sırada yordamaktayken; algılanan baba ebeveyn ilişkileri yordamamaktadır. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılarak klinisyenlere ve sonraki araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.

Aile içi ilişkilerAna-baba algısıDuygusal zeka+7
Mehmet Tükel
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin duygusal zeka ve anne baba tutumlarının çocuğun problem çözme becerisine etkisi

Bu çalışmanın amacı, ebeveynin duygularını yönetebilme düzeyinin ve çocuğun algıladığı anne baba tutumunun çocuğun problem çözme becerisi üzerinde etkili olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ili Beylikdüzü ve Avcılar ilçelerinde bulunan özel okullardaki 261 çocuk ve 261 ebeveyni toplam 522 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada demografik bilgi formu, EQ-NED Duygusal Zeka Ölçeği, Anne Baba Tutum Ölçeği ve Çocuklar için Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, çocuğun problem çözme becerisi üzerinde anne baba tutumunun ve ebeveynin duygusal zekâ düzeyinin etkisi olduğu bulunmuştur. Anne baba tutumu ile duygusal zeka arasında ilişki tespit edilememiştir.

Algılanan ebeveynlik biçimleriAna-baba tutumuDuygusal zeka+2
Havva Nur Kalyoncuoğlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerin eğitimleri çalışıp çalışmama durumuna göre lise öğrencilerinin duygusal zekȃ mutluluk ve sosyal kaygı düzeylerinin karşılaştırılması

Çevrenin duygusal zekâya olan etkisi onlarca parametreye bağlı olmakla birlikte, bir çocuğun duygusal zekâsının gelişmesinde annenin rolünün önemi yadsınamayacak ölçüdedir. Bu araştırma duygusal zekâyı ölçmekle beraber, lisede okuyan öğrenci gruplarının mutluluk düzeyleri ve sosyal kaygı durumlarını belirlemek amacıyla yapılmış bir çalışmadır. Bu çalışmadaki en önemli husus ankete katılan öğrencilerinin annelerinin çalışan olması ya da olmaması durumu ve bu durumun çocuğun duygusal zekâsına, mutluluğuna ve sosyal kaygıya olan etkisini ve bu değişkenler arasındaki ilişkinin anlaşılmasıdır. Bu amaçla, betimsel tarama yöntemi uygulanan bu çalışmada, Aydın ilinin Nazilli ilçesinde bulunan başarı düzeyleri farklı dört lisede 9, 10 ve 11. sınıflarda öğrenim görmekte olan 311 öğrenci örnekleme alınmıştır. Bu çalışmada literatürde sıklıkla kullanılan dört farklı ölçüm aracı kullanılmıştır. Bunlar; Oxford Mutluluk Ölçeği, Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği, Ergenler İçin Sosyal Kaygı Ölçeği ve düzenlenmiş Kişisel Bilgi Formu'dur. Araştırmadan elde edilen istatistiksel bulgulara göre, cinsiyetler arasında sadece duygusal zekâ analizlerinde kızların daha yüksek puanlar aldığı sonucuna ulaşılırken, mutluluk ve sosyal kaygı düzeylerinde anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Öğrencilerin okuduğu okul değişkenine göre duygusal zekâ puan ortalamasının bakıldığında, Duygusal zekâ puan ortalamasının Fen Lisesi öğrencilerinde en yüksek olduğu, Ticaret Lisesi öğrencilerinde ise en düşük olduğu görülmektedir. Yine Okul değişkenine göre Mutluluk düzeyi puanlarına bakıldığında en yüksek puan ortalamasının Anadolu Lisesi öğrencilerinde olduğu görülmektedir. Farklı liselerde okuyan öğrencilerin sosyal kaygı puan ortalamaları arasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Duygusal Zekâ, Mutluluk, Sosyal Kaygı

Aile eğitimiAnne eğitimiAnneler+5
Fulya Özberk
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kanadalı ve Türk üniversite öğrencilerinin öz anlayış, merhamet ve duygusal zekalarının karşılaştırılması

Bu araştırma sosyo-demografik özelliklere göre Kanadalı ve Türk üniversite öğrencilerinin öz anlayış, duygusal zeka ve merhamet duygularının arasında fark olup olmadığını araştırmaktadır. Araştırma 10 yıldan fazla süredir Kanada'da yaşamak koşuluna bakılarak; Toronto ve Ryersen üniversitesindeki öğrencilerle, Türkiye'de yaşayan İstanbul Arel Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Sabahattin Zaim Üniversitesi'ndeki üniversite öğrencileri ile yapılmıştır. Araştırmaya katılan üniversite öğrencileri; psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, mühendislik, hukuk, tıp, işletme bölümünde okuyan kişilerden oluşmaktadır. Araştırmada Kanadalı öğrencilere uygulama yapılırken Öz Anlayış ölçeği, Duygusal Zeka Ölçeği, Merhamet ölçeklerinin yabancı versiyonları kullanılmıştır. Türkiye'de ise Tükçeye adapte edilmiş, geçerliliği ve güvenirliği yapılmış ölçeklerin Türkçe versiyonları kullanılmıştır. Araştırma verileri Spss 23 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma analizlerinde T-testi, Korelasyon analizi, Çok yönlü varyans analizi ve Manova yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulguları Türk üniversite öğrencilerinin öz anlayış düzeylerinin, Kanadalı üniversite öğrencilerinin öz anlayış düzeylerinden daha yüksek olduğu yönündedir. Aralarındaki fark istatiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinin duygusal zeka ölçeği alt ölçeği olan sosyallik ülkeye göre farklılaşmaktadır. Türkiye'de yaşayan katılımcıların puan ortalaması Kanada'da yaşayan katılımcıların puan ortalamasından anlamlı biçimde yüksektir. Merhamet Ölçeğinin alt ölçekleri; sevecenlik, umursamazlık, bağlantısızlık ve ilişki kesme yaşanılan ülkeye göre farklılaşmaktadır. Türkiye'de yaşayan katılımcıların sevecenlik alt ölçeği puan ortalaması Kanada'da yaşayan katılımcıların sevecenlik alt ölçeği puan ortalamasından anlamlı biçimde yüksektir. Kanada'da yaşayan katılımcıların umursamazlık, bağlantısızlık ve ilişki kesme alt ölçekleri puan ortalaması Türkiye'de yaşayan katılımcıların umursamazlık, bağlantısızlık ve ilişki kesme viii alt ölçekleri ortalamasından anlamlı biçimde yüksektir. Ülke ve sınıf düzeyi değişkenine ilişkin sosyallik, duygusal zeka genel ve ilişki kesme alt ölçekleri puan ortalaması arasında anlamlı derecede fark bulunmuştur. Bununla birlikte duygusallık, sevecenlik ve bilinçli farkındalık alt ölçekleri, kadın katılımcıların puan ortalaması, erkek katılımcıların puan ortalamasından anlamlı şekilde yüksektir. Umursamazlık, bağlantısızlık ve ilişki kesme alt ölçekleri ise, erkek katılımcıların ortalaması, kadın katılımcıların ortalamasından anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelime: Duygusal Zeka, Öz Anlayış, Merhamet

Duygusal zekaKanadaMerhamet+5
Seray Yazıcıoğlu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ontolojik iyi-oluşun duygusal zeka ile ilişkisi

Bu araştırmanın amacı ontolojik iyi oluşun duygusal zeka üzerindeki etkisinin ortaya koyulmasıdır. Araştırma yaşları 14-18 arası değişen toplam 502 öğrenciden oluşmakta olup, bunların 215'i kız ve 287'si erkektir. Katılımcılara veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu, Ontolojik İyi-Oluş Ölçeği ve Duygusal Zeka Özellik Ölçeği–Kısa Formu olmak üzere beş ölçek uygulanmıştır. Araştırmada literatür çerçevesinde öne sürülen hipotezler araştırma verileri ile doğrulanmıştır. Yapılan analizlere göre duygusal zekanın ontolojik iyi oluş tarafından yordandığı sonucuna ulaşılmıştır. Ontolojik iyi oluşun alt boyutları ayrı ayrı değerlendirilecek olursa; aktivasyon, umut ve pişmanlık alt boyutları iyi oluşu yordamaktadır. Öte yandan, alt boyut olan hiçlik, iyi oluş düzeyine etki etmemektedir. Tüm sonuçlar ilgili literatüre göre tartışılmış ve uygulamaya yönelik ileride yapılabilecek çalışmalar önerilmiştir.

Duygusal zekaOntolojiOntolojik iyi oluş
Meryem Feyzanur Kayaoğlu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı branş öğretmenlerinin duygusal zeka özelliği ile mesleki benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı farklı branş öğretmenlerinin duygusal zeka özellikleri ile mesleki benlik saygıları arasındaki ilişkileri incelemektedir. Bununla birlikte bu araştırmada, öğretmenlerin duygusal zeka ve mesleki benlik saygıları çeşitli sosyo-demografik özellikler açısından da incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 257 (142 kadın ve 115 erkek) öğretmenin gönüllülük esasına göre katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Duygusal Zeka Özelliği Ölçeği-Kısa Formu ve Mesleki Benlik Saygısı Ölçeği veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Verilerin analizi, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, hiyerarşik regresyon kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre farklı branşlara sahip öğretmenlerin duygusal zeka ve mesleki benlik saygıları düzeylerinin yüksek olduğu anlaşılmıştır. Öğretmenlerin duygusal zeka açısından cinsiyetlerine, mezun oldukları en son eğitim programına ve görev yapılan kademeye göre anlamlı biçimde farklılaşmadıkları belirlenmiştir. Diğer taraftan, yaşlarına, mesleki kıdemlerine ve üstlerinden takdir görmeye göre öğretmenlerin duygusal zekalarının anlamlı farklılaştığı görülmüştür. Farklı branşlara sahip öğretmenlerin mesleki benlik saygısı düzeylerinin; cinsiyete, yaşlarına, mesleki kıdemlerine, mezun oldukları en son eğitim programına, görev yapılan kademeye ve üstlerinden takdir görmeye göre anlamlı biçimde farklılaştığı saptanmıştır. Son olarak, farklı branşlara sahip öğretmenlerde mesleki benlik saygısı; duygusal zeka tarafından pozitif yönde anlamlı biçimde yordandığı sonucuna varılmıştır. Bulgular ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Duygusal zeka, mesleki benlik saygısı, branş öğretmeni

Benlik saygısıBranş öğretmenleriDuygusal zeka+4
Çetin Deniz
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Duygu stilleri ve duygusal zekanın yordayıcısı olarak bağlanma stilleri

Duygu stilleri konusu son yıllarda araştırmacılar tarafından sıklıkla ele alınmaktadır ve yapılan çalışmalar duygu stillerinin sağlık üzerinde belirleyici etkilerini açıkça gözler önüne sermektedir Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin duygu stilleri ve duygusal zekalarının yordayıcısı olarak bağlanma stillerinin rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca üniversite öğrencilerinin duygu stilleri, duygusal zeka ve bağlanma stillerinin çeşitli sosyo-demografik değişkenlere (cinsiyet, okul başarısı, anne-baba eğitim) göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek de araştırmanın amaçları arasında yer almaktadır. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde bir çalışma olup, 2015-2016 eğitim öğretim yılında Marmara Bölgesinde, İstanbul ilinde bir üniversitede öğrenim gören 158 kadın ve 113 erkek olmak üzere toplam 271 öğrenciden oluşan çalışma grubu ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak, "Duygusal Zeka Özelliği Ölçeği – Kısa Formu (TEIQueSF)", "Duygu Stilleri Ölçeği", "İlişki Ölçekleri Anketi (Relationship Scales Questionnaire)" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Bu araştırma verileri üzerinde pearson korelasyon, regreson, t-testi ve varyans analizleri teknikleri kullanılmıştır. Yapılan regresyon analizleri sonucuna göre üniversite öğrencilerinin bağlanma stillerinin, duygu stilleri ve duygusal zekanın anlamlı bir yordayıcısı olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Duygu, Duygu Stilleri, Duygusal Zeka, Bağlanma Stilleri

BağlanmaBağlanma stilleriDuygu+4
Dilruba Bingöl
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00

Related subjects