Duygusal zeka

319 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Genç yetişkinlerde mükemmeliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında duygusal zeka ve bilinçli farkındalığın aracılık rollerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı genç yetişkinlerin romantik ilişki doyumlarına yönelik bir model öne sürmektir. Bu bağlamda birbirinden bağımsız iki çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma I'de araştırmanın bağımlı değişkeni olan romantik ilişki doyumunun cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği mete-analiz tekniği ile incelenmiştir. Mete-analize 67 bağımsız araştırma ile bu araştırmalara ait 95 etki büyüklüğü dahil edilmiş olup toplam 289.708 (163.058 kadın ve 126.650 erkek) örneklem sayısına ulaşılmıştır. Meta-analiz sonucunda cinsiyetin romantik ilişki doyumu üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı anlaşılmıştır. Başka bir ifadeyle kadın ve erkeklerin romantik ilişki doyumlarının birbirlerine yakın düzeyde oldukları saptanmıştır. Ayrıca cinsiyet-romantik ilişki doyumu bağlantısında kültürün moderatörlük yapmadığı belirlenmiştir. Meta-analiz sonucundan yola çıkılarak Çalışma II'de ilişki doyumuna ait aracılık modeli cinsiyete yönelik ayrıştırma yapılmadan tek grupta test edilmiştir. Bu modelde mükemmelliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında duygusal zekâ ve biliniçli farkındalığın aracılık rolleri ele alınmıştır. 421 üniversite öğrencisi [294 kadın (%69.8) ve 127 erkek (%30.2)] ile gerçekleştirilen bu çalışmada veri toplama araçları olarak "İlişki Doyumu Ölçeği", "Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği", "Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği – Kısa Formu" ve "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler regresyon temelli bootstrapping tekniğiyle analiz edilmiştir. Bootstrapping tekniği sonucunda genç yetişkinlerde duygusal zeka ve bilinçli farkındalığın mükemmeliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında anlamlı bir biçimde kısmi aracılık yaptıkları görülmüştür. Başka bir ifadeyle, mükemmeliyetçiliğin düşmesi genç yetişkinlerin duygusal zeka ve bilinçli farkındalık düzeylerini artırabileceği ve bu artışlarların da romantik ilişki doyumunu güçlendirebileceği belirlenmiştir. Bununla birlikte kısmi aracılık söz konusu olduğu için mükemmeliyetçiliğin düşmesinin doğrudan da romantik ilişki doyumunu güçlendirebileceği ortaya çıkmıştır. Çalışma I ve Çalışma II'de elde edilen bulgular ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmış ve gelecek araştırmalara önerilerde bulunulmuştur.

Aile içi ilişkilerBilinçli farkındalıkDuygusal ilişki+3
Begüm Satıcı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri ile etkili iletişim becerilerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN DUYGUSAL ZEKA DÜZEYLERİ İLE ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ Yılmaz S. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2024. Amaç: Bu çalışma kapsamında spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin duygusal zekâ düzeyleri ile etkili iletişim kurma becerilerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi yapılmıştır. Materyal ve Method: Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, evreni Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde olan 339 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi Seçkisiz Örnekleme Yöntemlerinden Basit Seçkisiz Örnekleme Yöntemi ile belirlenmiştir. Veriler kişisel bilgi formu, Schutte duygusal zekâ ölçeği ve etkili iletişim becerileri ölçeği ile elde edilen verilerin analizinde uygun olan programdan faydalanılmıştır. Bulgular: Duygusal zekâ ve etkili iletişim becerileri arasında; yaşa, sınıfa, cinsiyete ve gelir durumuna göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Schutte duygusal zekâ ölçeğinin, iyimserlik/ruh halinin düzenlenmesi ve duyguların değerlendirilmesi alt boyutları ile etkili iletişim becerileri ölçeğinin; egoyu geliştirici dil, etkin dinleme, kendini tanıma/açma, empati ve ben dilini kullanma alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Duygusal zekânın; etkin dinleme, kendini tanıma/açma ve ben dilini kullanmada pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Duyguların kullanımı ile etkin dinleme, kendini tanıma/açma ve ben dilini kullanma arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç: Spor faaliyetleri kapsamında sporcuların duygusal zekâ seviyeleri ile etkili iletişim becerilerinin ilişki düzeyleri; spor fakültesi öğrencilerinin akademik çalışmalarında, sosyal becerilerinde ve aynı zamanda katılacağı sporsal organizasyonlarda başarılı olmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Yapılan pek çok çalışmada bahsi geçmekte olan iki niteliğin bireylerin başarısını pek çok açıdan etkilediği gözlemlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Başarı, Duygusal Zekâ, Empati, Etkili İletişim, Spor.

Bireysel sporlarDuygusal zekaEtkili iletişim+1
Selime Yılmaz
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Organizasyonlarda stratejik duygusal zeka kullanımı Makyavelizm ilişkisi ve çatışma yönetimine yansıması: Tasarım mühendisliğinde bir araştırma

Duygusal zeka ve çatışma yönetimi kavramları üzerinde sıkça araştırma yapılan ve şirketlerin ilgisini çekebilmiş kavramlar olarak hem ülkemizde hem de dünyada öne çıkmaktadır. Çalışanlardan ve yöneticilerden yeterince verim alınıp alınamayacağı henüz kişiler pozisyonlara kabul edilmeden önce, gerek duygusal zeka, gerek Makyavelizm gerekse bu iki kavramın incelendiği kişilik testleri ile anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bu testlerde ön kabul olarak duygusal zekası yüksek kişilerin çalışma ortamlarına daha uygun olduğu varsayımı kullanılmaktadır. Bu çalışma kapsamında ise özellikle son yıllarda ortaya atılan duygusal zekanın kişinin çıkarları doğrultusunda kullanımı ve kullanımın kişinin Makyavelizm düzeyi ile ilgisi ile bu ilişkinin çatışma yönetiminde kullanılan stillere etkisi incelenmektedir. Araştırma bir tasarım mühendisliği bölümünde çalışan çoğunluğu mühendis, 104 yönetici ve çalışanın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara yetenek tabanlı duygusal zeka testleri olan STEM ve STEU, Makyavelizm düzeylerini ölçmek için MACH IV ve çatışma yönetim stillerini belirlemek için ROCI-II testleri uygulanmıştır. Sonuçlar t testi, ANOVA, Pearson korelasyon testi ve hiyerarşik regresyon analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Makyavelizm'in duygusal zeka ile çatışma yönetimi arasındaki ilişkiyi yordaladığı kısmen kabul edilmiştir. Duygusal zekası yüksek katılımcıların Makyavelizm düzeyleri de yüksek olduğu zaman çatışma durumunda kendilerine yönelik ilgisi yüksek çatışma yönetim stillerini daha çok kullandıkları sonucuna varılmıştır. Bu yönüyle duygusal zekanın bir kişilik özelliği değil bir yetenek olduğu ve kişisel amaçlar içinde kullanılabilirliği konusundaki araştırmalara katkı sağlanmıştır.

Duygusal zekaGruplararası çatışmaKişiler arası çatışma+5
Türker Özcihan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanlarının sahip olduğu duygusal zekânın, örgütsel sessizlik ve duygusal emek davranışları ile etkileşimi üzerine bir çalışma: Anadolu Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi örneği

Çalışanlar sahip olduğu ve organizasyonlara katkı sağlayabilecek bilgi, fikir ve düşünceleri paylaşmak yerine sessiz kalmayı tercih edebilmektedir. Sessizliğin yarattığı kayıplar ise artan bir biçimde açığa çıkmaktadır. Bu sebeple sessizlik sorunsalını çözebilecek farklı çözüm önerileri araştırmalara konu olmaktadır. Öte yandan çalışma yaşamında duygusal becerilerin ve sergilenen duyguların etkilerinin önemi de gün geçtikçe daha fazla anlaşılmaktadır. Bu çalışmanın amacı Anadolu Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim elemanlarının sergilediği duygusal zekâ, duygusal emek ve sessizlik davranışlarının etkileşimini incelemektir. Özellikle organizasyonlar için büyük bir problem olan sessizlik davranışını azaltabilecek faktörler araştırılmaktadır. Bu amaçla duygusal zekâ ve duygusal emek faktörlerinin sessizlik üzerinde azaltıcı bir etkiye sahip olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışma neticesinde bu değişkenler ve alt boyutları arasında farklı düzeylerde pozitif ve negatif ilişkilerin bulunduğu ortaya konulmuştur. Duygusal emek sessizliği azaltmamaktadır. Hatta duygusal emeğin alt boyutu olan yüzeysel duygusal emek, örgütsel sessizliğin alt boyutu olan kabullenici sessizliği arttırmaktadır. Duygusal zekâ sessizlik türlerinden bazılarını azaltıcı etkiye sahiptir. Duygusal zekâ, örgütsel sessizliğin alt boyutları olan kabullenici ve savunmacı sessizliği azaltmaktadır. Son olarak duygusal zekâ, örgütsel sessizliğin alt boyutu olan korumacı sessizliği arttırmaktadır.

Duygusal emekDuygusal emekDuygusal zeka+4
Tanju Çolakoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar ve spor lisesi müzik bölümü öğrencileri ile diğer lise öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmada lise öğrencileri ile güzel sanatlar ve spor lisesi müzik bölümü öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığı aranmıştır. Bunun için Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.Araştırmanın evrenini 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında Amasya ili merkezi sınırları içerisinde bulunan tüm lise kurumlarının lise son sınıf öğrencilerinin tamamı ve Türkiye?deki tüm güzel sanatlar ve spor lisesi müzik bölümü son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, Amasya ili merkezinde bulunan Amasya Fen Lisesi, Amasya Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Amasya Lisesi, Amasya Alptekin Anadolu Lisesi, Amasya Anadolu Lisesi, Amasya Anadolu Öğretmen Lisesi, Amasya İmam Hatip Lisesi, Amasya Atatürk Lisesi, Amasya İMKB Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ile Amasya Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Malatya Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Tokat Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Niğde Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Hatay Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Erzincan Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Diyarbakır Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, lise son sınıfta okuyan öğrencilerden seçilen 213?ü kız, 193?ü erkek olmak üzere toplam 406 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama aşamasında duygusal zeka düzeyini belirlemek amacıyla Dr. Reuven Bar-On (1997) tarafından geliştirilen ve Tekin ACAR (2001) tarafından Türkçeye uyarlanan ?Bar-On Duygusal Zekâ Ölçeği? ve bazı demografik özellikler hakkında bilgi toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Araştırmanın analizi için SPSS 11.5 paket programı kullanılmış; verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarını belirlemek için; Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), İki Yönlü Varyans Analizi, Levene İstatistiği, Scheffe testi ve T- testi gibi anlamlılık testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgular özetle şöyledir: Lise son sınıf öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri; lise türü, cinsiyet ve babanın öğrenim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı derecede farklılaşırken; kardeş sayısı, annenin mesleği, babanın mesleği, annenin öğrenim düzeyi, ailenin aylık geliri ve ailenin tutumu değişkenlerine göre ise, anlamlı bir faklılaşma yoktur. Anahtar Kelimeler: duygusal zeka.

Duygusal zekaGüzel sanatlar liseleriGüzel sanatlar ve spor liseleri+4
Songül Pektaş
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel iletişim ve duygusal zeka ilişkisi: Bir uygulama

ÖRGÜTSEL İLETİŞİM VE DUYGUSAL ZEKA İLİŞKİSİ :BİR UYGULAMA

Duygusal zekaZekaÖrgütsel iletişim
Eda Karabulut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde duygusal zekâ ve afete müdahale öz-yeterlilik ilişkisi

Bu araştırma, hemşirelerin duygusal zekâ düzeylerinin afete müdahale özyeterlilikleriyle olan bağlantısının literatüre kazandırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi'nde görev yapan 390 ve İstanbul UMKE'de görev yapan 689 hemşire olmak üzere toplam 1079 hemşire, örneklemini ise araştırmaya katılmayı kabul eden 565 hemşire oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak 14 maddelik "Sosyodemografik Bilgi Formu", 41 maddelik "Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği (GGSDZÖ)" ve 19 maddelik "Afete Müdahale Öz-Yeterlilik Ölçeği (AMÖYÖ)" uygulanmıştır. Verilerin analizinde sayı/yüzde, ortalama, Student's t-test, Mann-Whitney U, One-Way ANOVA, Kruskal Wallis, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışma grubunun %66,7'si (n=377) kadın, %33,3'ü (n=188) erkektir. Hemşirelerin %25,7'si (n=145) 24 yaşın altında, %39,8'i (n=225) 25-34 yaş aralığında, %34,5'i (n=195) 35 yaş ve üzerindedir. Hemşirelerin %56,5'i (n=319) evli, %43,5'i (n=246) bekardır. Hemşirelerin %39,8'inin (n=225) çocuğu yokken, %34,7'sinin (n=196) bir çocuğu, %25,5'inin (n=144) iki ve daha fazla çocuğu vardır. Hemşirelerin %66,4'ü (n=375) çekirdek, %33,6'sı (n=190) geniş aileye sahiptir. Hemşirelerin %28,7'sinin (n=162) geliri giderden fazla, %38,9'unun (n=220) geliri giderle eşit ve %32,4'ünün (n=183) geliri giderden azdır. Hemşirelerin %25,0'i (n=141) lise, %11,3'ü (n=64) ön lisans, %41,4'ü (n=234) lisans, %14,7'si (n=83) yüksek lisans ve %7,6'sı (n=43) doktora mezunudur. Hemşirelerin %88,1'i (n=498) en az bir afet ile karşılaşmış ve %79,8'i (n=451) en az bir doğal afette görev almıştır. Çalışma bulguları; hemşirelerin yaş, cinsiyet, medeni durum, aile tipi, gelir durumu ve daha önce afet yaşama durumuna göre GGSDZÖ ve AMÖYÖ alt boyut ve toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir ilişki görülmediğini (p>0.05) göstermiştir. Eğitim durumu, çalıştığı kurum, çalıştığı birim, meslekte çalışma süresi ve daha önce afette görev alma durumuna göre GGSDZÖ ve AMÖYÖ alt boyut ve toplam puan ortalamaları arasında ise anlamlı bir ilişki görüldüğü (p<0.05) saptanmıştır. Çocuk sayısı ile toplam GGSDZÖ ortalama puanıyla istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Bununla birlikte, afet yaşama durumuna göre GGSDZÖ ve AMÖYÖ puanları arasında anlamlı bir ilişki görülmezken, afette görev alma durumuna göre anlamlı ilişki görülmüştür (p<0.05). Yapılan korelasyon ve regresyon analizi sonucunda duygusal zekâ ile afete müdahale öz-yeterlilik arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu (r=0,885, p<0,05) ve duygusal zekâ ölçeğinin afete müdahale öz-yeterliliği pozitif yönde anlamlı bir şekilde etkilediği (β =1,660, p<0,05) bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda; duygusal zekâ düzeyi ve afete müdahale öz-yeterliliği düşük olan hemşirelerin bu alanda geliştirilmesi gereken grup olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Hemşirelerin lisansüstü eğitimlerinin desteklenmesi, eğitim ve kurs programlarının geliştirilmesi, afet hemşireliğinin özel dal olmasının sağlanması, hastanenin acil ve diğer birimlerinde çalışan hemşirelerin beceri ve klinik tecrübe kazanmalarına fırsat sağlayacak çalışma programlarının oluşturulması, tatbikatlar düzenleyerek hemşirelerin deneyim kazanmalarının sağlanması, STK ve gönüllülük hizmetlerinin desteklenmesi önerilmektedir. Gelecekteki araştırmalar için hemşirelerde duygusal zekâ ve afete müdahale öz-yeterliliğin farklı evren ve örneklem üzerinde tekrarlanarak araştırılması ve hemşirelerde duygusal zekâ ve afete müdahale öz-yeterliliklerinin geliştirilmesinin faydalarının belirlenmesi önerilmektedir.

Afet bilinciAfet yönetimiAfetler+3
Ahmet Doğan Kuday
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

An action research study an emotional literacy improvement programme for EFL teachers in the view of humanistic approach

If the contribution of the quality, commitment and expertise of a teacher is considered in relation to the success of any educational process, it can be concluded that, in-service teacher development plays its key role in terms of enhancing the teaching quality. However, the educational systems all over the world have been undergoing profound changes bringing about new tasks and challenges for schools, teachers, and administrators. Consequently, there is an increasing need for improving the teachers' competencies along with the changing role of schooling influence and correspondingly, determining the contents of the in-service programmes. The primary aim of this action research study is to develop in the researcher an understanding of how to design and conduct emotional literacy improvement courses for teachers of English as a foreign language (EFL) for future use. As a secondary aim, the participant teachers of this study are expected to raise their awareness on the emotional basis of learning in self and in others and accordingly identify behaviours that will result from learning about emotional intelligence. Thus, in this study we hope to determine a framework of a teacher development programme within which the teachers at YADIM/ Çukurova University, Turkey improve their emotional literacy with its underlying skills, traits and behaviours and/or feel the need to consider these constructs both in their classroom settings and in their personal lives as human beings. The assessment of the effects of this study can be interpreted in terms of change in participant teachers. However, this study aimed to combine professional development r£S^AS¥<* m***as a form of in-service teacher development and maturation of the framework of an emotional literacy improvement programme for EFL teachers for future use. Seventeen volunteer participant teachers who teach at YADIM, Çukurova University (seven teachers in the piloting and ten teachers in the main study) participated in the Emotional Literacy Improvement (ELI) Programme since the programme aimed to integrate both the teachers' immediate needs and the requirements of the study. Therefore, regarding the design of the study, the frame of reference of this study is mainly related to the tools of data collection, particularly EQ Map-An Integrated EQ Assessment and Individual Profile, Version 4.5, EQ Map Interpretation Guide, The EQ Map Scoring Grid, EQ Map Results Evaluation Document, All about me Participant Profile Checklist, researcher's footnotes, researcher's diary, participant teachers' learning logs and Course Evaluation Questionnaire. These instruments are chosen to be employed due to the fact that their rationale is based on both the theoretical and the methodological framework of this study.Key Words: Emotional Intelligence, Emotional Literacy, Personal Development, Professional Development, Humanistic Approach

Branch teachersEmotional literacyEmotional intelligence+5
Seden Tuyan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin duygusal zeka düzeyleri ile COVİD 19 korkuları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma, hemşirelerin duygusal zeka düzeyleri ile Covid-19 korkuları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yürütülen kesitsel ve tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Bir eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan 110 hemşire araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler, "Sosyodemografik Veri Formu", "Duygusal Zeka Ölçeği(DZÖ)", "Covid-19 Korkusu Ölçeği(CKÖ)" ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği(MTÖ)" kullanılarak, Mart-Temmuz 2021 tarihleri arasında çevrimiçi toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik, ortanca, Kolmogorov Simirnov ve Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H, Spearman Korelasyon ve Linear Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmada hemşirelerin duygusal zeka düzeylerinin, Covid-19 korkularının ve tükenmişlik düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Korelasyon analizinde MTÖ Kişisel Başarı alt boyutu ile DZÖ'nin tüm alt boyutları arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır(p<0,05). Sosyodemografik özelliklere göre yaş arttıkça Covid-19 korkusunun arttığı(p<0,05), MTÖ Duyarsızlaşma puanının azaldığı(p<0,05), Sağlık Meslek Lisesi mezunlarının MTÖ Duyarsızlaşma alt boyutunda diğerlerine göre anlamlı farklılık oluşturduğu(p<0.05), duygusal zeka ile ilgili eğitim almanın DZÖ ve MTÖ tüm alt boyutlarında ve CKÖ'de anlamlı farklılık yarattığı(p<0,05), Covid-19 tanılı/şüpheli hastaya bakım verme sıklığının, DZÖ toplam puanı ile anlamlı ilişkiye sahip olduğu saptanmıştır(p<0,05). Sonuç olarak hemşirelerin duygusal zeka düzeylerinin yüksek olması hemşirelerin tükenmişliklerini azaltan bir faktör olarak belirlenmiştir. Bu açıdan hemşirelik eğitim ve uygulamalarında duygusal zeka eğitimine yönelik planlamalar yapılması önerilir. Ayrıca koruyucu ruh sağlığı açısından, hemşirelerin Covid-19 gibi gelecek dönemlerde ortaya çıkabilecek global krizlere karşı hazırlıklı olabilmeleri ve tükenmişlik açısından riskli durumların erken dönemde tespiti ve uygun şekilde ele alınmasında psikiyatri hemşireleri de sorumluluk taşımaktadır.

COVID 19Duygusal zekaHemşireler+6
Derya Taslı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin sosyal girişimcilik öncülleri ile duygusal zekâ düzeyleri arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin sosyal girişimcilik öncülleri ile duygusal zekâ düzeyleri arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi'nde öğrenim gören 268'i kadın, 52'si erkek toplam 320 katılımcı üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, duygusal zekânın alt boyutu olan öz kontrol düzeyinin 41 yaş üzerindekilerde 18-25 yaş aralığındakilerden daha yüksek olduğunu, girişimcilik öyküsü olanların sosyallik düzeylerinin daha yüksek olduğu, girişimcilik konusunda rol modeli olanların öznel iyi oluş ve duygusallık düzeyleri ile toplam duygusal zekâ puanlarının rol modeli olmayanlara göre daha yüksek olduğu, kadınların sosyal girişimcilik öncüllerinin alt boyutlarından empati düzeylerinin erkeklerden, 18-25 aralığındakilerin ise 41 yaş üzerindekilerden daha yüksek olduğu, girişimcilik öyküsü bulunmayanların empati düzeylerinin girişimcilik öyküsü bulunanlardan daha yüksek, girişimcilik öyküsü bulunanların algılanan sosyal destek düzeylerinin ise girişimcilik öyküsü bulunmayanlardan yüksek olduğu, sosyal girişimcilik öncüllerinin girişimcilik rol modeli olup olmamasına göre farklılık göstermediğini ortaya koymaktadır. Ayrıca duygusal zekâ ile sosyal girişimcilik arasında pozitif yönlü ancak zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca her değişkenin alt boyutları arasındaki korelasyonel ilişkiler de çalışma kapsamında incelenmiş ve bulgularına yer verilmiştir. Bu araştırma nicel olarak kurgulanmış, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin analizleri SPSS for Windows paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların kişisel özelliklerini belirlemek üzere demografik soruların yanı sıra Sosyal Girişimcilik Öncülleri Ölçeği ve Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Duygu, duygusal zekâ, empati, girişimcilik, sosyal girişimcilik

DuyguDuygusal zekaEmpati+3
Fatma Ecehan Ermanonuk
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin ana-baba tutumları açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin ana-baba tutumları, cinsiyet ve sınıf düzeylerine göre farklı olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmaya 289 kız, 314 erkek olmak üzere toplam 603 öğrenci katılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin duygusal zeka düzeylerini saptamak amacıyla Köksal tarafından Türkçeye uyarlanan, Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği Çocuk ve Ergen Formu kullanılmıştır. Ana-baba tutumlarını ölçmek amacıyla Lamborn, Mounts, Steinberg, ve Dornbush tarafından geliştirilen ve Türkçeye Yılmaz (2000) tarafından uyarlanan Anne Baba Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS WINDOWS 11.5 istatistik paket programını ile yapılmıştır. Öğrencilerin duygusal zeka düzeylerinde ana-baba tutumu ile sınıf düzeyine göre ve ana-baba tutumu ile cinsiyete göre farklılaşma olup olmadığını belirlemek amacıyla iki faktörlü varyans analizi uygulanmıştır. Farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu bulmak amacıyla LSD testi yapılmıştır.Araştırma sonucunda genel olarak demokratik ana-baba tutumuna sahip öğrencilerin Duygusal Zeka Ölçeği Bireylerarası, Stres Yönetimi ve Uyum alt ölçek puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Bireyiçi, Bireylerarası ve Uyum alt ölçeklerinde ise en düşük puan ortalamasının ihmalkar ana-baba tutumuna sahip öğrencilerde olduğu saptanmıştır. Sınıf düzeyi açısından 8. sınıf öğrencilerinin Bireyiçi duygusal zekalarının, 6. sınıf öğrencilerinin Uyum ve Genel Ruh Hali duygusal zeka puanlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Cinsiyete göre kız öğrencilerin Bireyiçi ve Bireylerarası duygusal zeka puanlarının, erkek öğrencilerin ise Stres Yönetimi duygusal zeka puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ana-baba tutumu ve sınıfdüzeyi etkileşimi ile ana-baba tutumu ve cinsiyet etkileşimi açısından, duygusal zeka ölçeği puanlarında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Ana Baba Tutumları

Ana-baba tutumuDuygusal zekaEğitim psikolojisi+4
Demet Topuksal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, fen ve teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir.Tarama modelinin kullanıldığı bu araştırma 2010-2011 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde görev yapan 130 öğretmenden elde edilen veriler doğrultusunda gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, fen ve teknoloji öğretmenlerinin bazı kişisel özelliklerinin belirlenmesi için ?Kişisel Bilgi Formu?, eleştirel düşünme eğilimlerini ölçmek için ?California Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği? ve duygusal zeka düzeylerini ölçmek için ?Duygusal Zeka Ölçeği? aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analiz edilmesiyle ortaya çıkan sonuçlar ise şöyledir. Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri bazı alt ölçekleri ile duygusal zeka alt boyutları arasında p<0.01 anlamlılık düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu ilişkinin pozitif yönlü, düşük ve orta derecede olduğu gözlenmiştir

Duygusal zekaDüşünmeEleştirel düşünce+5
Nimet Torun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütlerde duygusal zekâ, yalnızlık ve kendini doğrulama çabası arasındaki etkiler: Kendini doğrulama çabasının aracılık rolü

Bu çalışmanın amacı, örgütlerdeki çalışanların duygusal zekâları, yalnızlık algıları ve kendilerini doğrulama çabaları arasındaki etkileri analiz etmek, bu etkilerin yönlerini tespit etmek ve kendini doğrulama çabasının anlamlı bir aracılık rolüne sahip olup olmadığını belirlemektir. Bu amaçla yürütülen çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Kolayda örnekleme tekniği ile Yozgat ili genelinde faaliyette bulunan bir kurumda çalışan 393 kişiden veri toplanmıştır. Çalışanlardan duygusal zekâ, yalnızlık ve kendini doğrulama çabası ile alakalı ifadelere katılma seviyelerini belirtmeleri istenmiş, buna ek olarak demografik değişkenlerle ilgili sorular da sorulmuştur. Veriler istatistiksel analiz programları vasıtasıyla analiz edilmiştir. Araştırma modelini ve hipotezleri test etmeden önce güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılmıştır. Ayrıca sıklık (frekans) ve normallik analizleri de gerçekleştirilmiştir. Modeldeki değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkileri incelemek için YEM analizinden faydalanılmıştır. Yol analizi "yapısal eşitlik modeli" (YEM) yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Kendini doğrulama çabasının aracılık etkisini test etmek için yapısal eşitlik modellemesi ile çoklu hiyerarşik regresyondan yararlanılmıştır. Son olarak da MANOVA analizleri yapılmıştır. YEM analizleri sonuçlarına göre duygusal zekânın yalnızlığı ve kendini doğrulama çabasını anlamlı bir şekilde etkilediği ve kendini doğrulama çabasının yalnızlığı anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Duygusal zekânın yalnızlık üzerindeki etkisinde kendini doğrulama çabasının anlamlı bir aracılık rolü olduğu da görülmüştür.

Duygusal zekaYalnızlıkYapısal eşitlik modeli+2
Eşe Yıldırım
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin duygusal zekâ düzeyleri ile romantik ilişki doyumları ve eşlerinin ilişki doyumlarına yönelik algıları

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin duygusal zekâ düzeylerine göre yaşadıkları romantik ilişkilerindeki ilişki doyumlarının ve eşlerinin ilişki doyumlarına yönelik algılarının incelenmesidir. Araştırmaya katılan bireylerin duygusal zekâ düzeylerini belirlemek için Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği, romantik ilişki doyumlarını belirlemek için Hendrick İlişki Doyum Ölçeği, demografik değişkenler için Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Bireylerin, eşlerinin ilişki doyumlarına yönelik algılarını belirlemek için de nitel veri toplama tekniklerinden görüşme kullanılmıştır. Araştırmaya toplam 546 üniversite öğrencisi katılmıştır. Bu öğrencilerin 274'ü Çukurova Üniveristesi'nde, 272'si de Mersin Üniversitesi'nde öğrenim görmektedir; 282 kişisi dördüncü sınıf, 264 kişisi üçüncü sınıf öğrencisidir. Araştırmaya katılan öğrencilerin tamamı Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği'ni doldurmuştur. Hendrick İlişki Doyumu Ölçeği'ni romantik ilişkisi olan 410 kişi doldurmuştur; bu kişilerin 261'i kadın, 149'u erkektir. Görüşmeye ise on heteroseksüel çift katılmıştır. Bunlardan 6 çift Çukurova Üniversitesi'nde, 4 çift de Mersin Üniversitesi'nde öğrenim görmektedir. Elde edilen nicel verilerin istatistiksel analizinde SPSS for Mac 20.0 programından yararlanılarak değişkenler arasında anlamlı bir ilişki ya da farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Görüşmeden elde edilen nitel veriler, içerik analizi ile analiz edilmiştir. Sonuçlar, duygusal zekânın romantik ilişki doyumunu yordadığını göstermektedir. Buna göre, duygusal zekâ düzeyi yüksek olan kişilerin romantik ilişki doyumları da yüksektir. Duygusal zekâ ve romantik ilişki doyumu cinsiyete göre farklılık göstermemektedir. Duygusal zekâ ve romantik ilişki doyumu ile yaş arasında düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır. Sevgilisi olanların duygusal zekâ düzeyleri sevgilisi olmayanlara kıyasla daha yüksek çıkmıştır. Duygusal zekâ düzeyi yüksek olan kişilerin, eşinin duygularına ve düşüncelerine yönelik algıları, eşlerinin duygu ve düşünceleri ile paraleldir. Bu kişilerin eşlerinin ilişki doyumları; eşinin duygularına yönelik algıları, eşlerinin duyguları ile benzeşmeyen kişilerin eşlerine kıyasla daha yüksektir. Sonuçlar, kişinin eşinin düşüncelerine ilişkin algılarının, eşlerin düşünceleri ile paralel olup olmamasının ilişki doyum düzeyini etkileyen bir unsur olmadığını desteklemektedir. Duygusal zekâsı yüksek olan kişilerin romantik ilişki doyumlarının da yüksek olduğunu ve kişinin duygusal zekâ düzeyinin, kendi romantik ilişki doyumunun farkında olmasında rolü olduğunu söyleyebiliriz. Sonuçlar duygusal zekâ düzeyi yüksek olan kişilerin, eşlerinin romantik ilişki doyumunu daha iyi bir şekilde tahmin edebildiklerini göstermiştir. Anahtar kelimeler: Duygusal zekâ, romantik ilişki, romantik ilişki doyumu, üniversite öğrencileri

Duygusal zekaÜniversite öğrencileriİlişki+1
Seyda Özbiçer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin girişimcilik becerilerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmada Tokat il genelindeki ortaöğretim öğrencilerinin girişimcilik becerilerinin bazı demografik özellikler, duygusal zekâ, okul iklimi ve anne-baba tutumları bağlamında analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yönteminden korelasyonel araştırma deseni kullanılarak tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri dijital hale dönüştürülen anketlerin okul yöneticileri tarafından çevrimiçi olarak öğrencilere ulaştırılması şeklinde elde edilmiştir. Araştırmada 1962 ortaöğretim öğrencisinden veri toplanmıştır. Araştırmadaki veriler araştırmacının hazırladığı "Kişisel Bilgi Formu", Orhan (2017) tarafından ülkemize uyarlanan "Girişimcilik Potansiyelini Belirleme Envanteri", Arslan ve Kayıhan (2016) tarafından ülkemize uyarlanan "Duygusal Zekâ Ölçeği" Çalık ve Kurt'un (2010) geliştirdiği "Okul İklimi Ölçeği" ve Yılmaz'ın (2000) uyarlama çalışmasını yaptığı "Anne-Baba Tutum Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 22 programına aktarılarak analiz çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre girişimcilik becerilerinin erkek öğrenciler lehine anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu, yaş ile girişimcilik arasında zayıf düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu; girişimcilik becerisinin yaşanılan yerleşim birimi, okulun bulunduğu yerleşim birimi ve lise türüne göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı, akademik başarı ile girişimcilik arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, girişimcilik ile okul iklimi duygusal zekâ arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ve girişimcilik becerisinin demokratik ve izin verici-hoşgörülü aile tutumları ile yetiştirilen katılımcılarda anlamlı bir şekilde daha yüksek seviyede olduğu görülmüştür. Ortaöğretim kademesinde girişimcilik eğitimlerinin yaygınlaştırılması, kız öğrencilerin girişimcilik motivasyonunu artırıcı etkinliklerin planlanıp uygulanması, ortaöğretim girişimcilik dersi öğretim programının kazanımlarının uygulamaya yönelik kısımlarının artırılması, kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi, ortaöğretim öğrencilerinin duygusal zekâlarını geliştirici öğrenme alanlarının oluşturulması, okul ikliminin geliştirilmesi ve anne babalara demokratik tutum kazandırmaya yönelik eğitimlerin düzenlenmesi önerilmiştir.

Ana-baba tutumuDuygusal zekaGirişimcilik+3
Halil Toker
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki spor örgüt yöneticileri üzerinde duygusal zeka ve liderlik davranışları ilişkisinin incelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı Türkiye'deki üst düzey spor yöneticilerinin liderlik davranışları ve duygusal zeka yetenekleri arasındaki olası bir ilişkinin varlığını sorgulamaktır. İlgili yabancı ve yerli yazında konuyu farklı iş kollarındaki işletme, eğitim kurumu ve güvenlik güçleri yöneticileriyle inceleyen çalışmaların çokça olmasına karşın, spor yöneticileri genelinde araştıran çalışma sayısı oldukça azdır. Bu açıdan çalışmamız, üst düzey Türk spor yöneticisinin tipik özelliklerinin tanımlanmasına ve genellikle benimsediği liderlik tarzı ile duygusal zeka yeteneği arasındaki ilişkinin belirlenmesine olanak sağlaması nedeniyle önem taşımaktadır. Ana kütlesi Türkiye'deki tüm Spor Federasyonu Başkanları ve Genel Sekreterleri ile Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlerinden oluşan çalışmamızda anakütlenin tam sayımına gidilerek toplam 205 üst düzey spor yöneticisine çalışmaya katılım çağrısında bulunulmuştur. Katılım sağlayan 103 (%50.2) spor yöneticisinden elde edilen verilerin analiz sonuçları, çalışmamızın amacına yönelik iki temel konuda önemli bulgular sunmaktadır. Bunlardan ilki, duygusal zeka skorunun yaş, görev süresi ve spor geçmişi gibi 'zaman' temelli değişkenlerin hiçbirine göre farklılık göstermediğidir. İkinci grup analiz sonuçları da liderlik tarzı ile duygusal zeka arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki olduğuna yöneliktir. Ancak bu ilişki hem kişiye-yönelik hem de işe-yönelik lider tarzını benimseyen spor yöneticilerinde gözlenmiştir. Çalışmanın son bölümünde, araştırma kısıtlarının bulgular üzerindeki olası etkisi ile konu üzerine gelecekteki çalışmalar için yol gösterici öneriler sunulmaktadır.

Duygusal zekaGençlik ve Spor Genel MüdürlüğüLiderlik+6
Özlem Özdinç
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Duygusal zeka, stresle başa çıkma yöntemleri, liderlik davranışları ve işletme performansı arasındaki ilişkinin analizi: Kadın girişimciler üzerine bir çalışma

Çalışma kadın girişimcilerin sahip oldukları duygusal zeka ve stresle başa çıkma yöntemlerini belirlemekte ve bunların etkili liderlik davranışına etkisi ile etkili liderlik davranışlarının, işletme performansına etkisini incelemektedir. Çalışma kapsamında Çukurova Bölgesi'nde faaliyet gösteren kadın girişimcilere anket uygulanmış ve 535 anketten elde edilen veriler analiz edilmiştir. Çalışmada veri toplamak amacıyla Kouzes ve Posner (2002)'ın liderlik davranışları ölçeği, Chan (2003)'in duygusal zeka ölçeği, Moos (1993)'un başa çıkma ölçeği ve Zerenler (2005)'in işletme performansı ölçeğinden yararlanılmıştır. Çalışmada verilerin analizini gerçekleştirmek için; keşfedici faktör analizi, varyans analizleri ile korelasyon ve regresyon analizleri, tamamlayıcı istatistiki testlerle birlikte uygulanmıştır. Analiz sonuçları, hipotezlere ve araştırma sorularına ilişkin beklentileri destekler niteliktedir. Analiz sonuçlarına göre duygusal zekanın etkili liderlik davranışlarına, stresle başa çıkma yöntemlerini kullanma düzeyinin etkili liderlik davranışlarına ve etkili liderlik davranışlarının işletme performansına pozitif etkisi bulgulanmıştır. Bununla birlikte işletmenin faaliyet süresi, kadın girişimcinin eğitim durumu ve yaşı arttıkça duygusal zekanın, stresle başa çıkma yöntemlerini kullanma düzeyinin, etkili liderlik davranışlarının ve işletme performansının genel olarak artma eğiliminde oldukları görülmüştür.

Duygusal zekaFirma performansıGirişimciler+7
Ayşe İpek Koca Ballı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin yaşam doyumlarının yordayıcıları olarak anne-baba tutumları ve duygusal zeka

Bu araştırmada ergenlerin algıladıkları anne-baba tutumları ve duygusal zekalarının yaşam doyumlarını ne derecede yordadığını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma Adana ili merkez ilçelerinde yer alan dokuz lisenin 9., 10., 11. ve 12. sınıfına devam eden 476 kız, 379 erkek olmak üzere toplam 855 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ergenlerin yaşam doyumlarına ilişkin veriler "Çokboyutlu Öğrenci Yaşam Doyumu Ölçeği" (Huebner, 1994), anne-baba tutumlarına ilişkin veriler "Anne-Baba Tutum Ölçeği" (Lamborn, Mounts, Steinberg Dornbush, 1991), duygusal zekaya ilişkin veriler "Bar-on Duygusal Zeka Ölçeği Çocuk ve Ergen Formu", kişisel veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde Çok Değişkenli Regresyon Analizi'nden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda anne-babadan algılanan kabul/ilgi, psikolojik özerklik, kontrol/denetim ile duygusal zeka toplam puanı ve genel yaşam doyumu arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Anne-babadan algılanan kabul/ilgi, psikolojik özerklik, kontrol/denetim ve duygusal zekanın kişilerarası beceriler, uyum, stres yönetimi, olumlu etki, genel ruh hali boyutlarının, lise öğrencilerinin genel yaşam doyumunu açıklamada anlamlı katkılar yapan değişkenler olduğu belirlenmiştir. Ergenlerin aile doyumunun anne-babadan algılanan kabul/ilgi, psikolojik özerklik, kontrol/denetim ve duygusal zekanın stres yönetimi, olumlu etki, genel ruh hali boyutları tarafından; arkadaş doyumunun ise anne-babadan algılanan kabul/ilgi, psikolojik özerklik ve duygusal zekanın kişilerarası beceriler, uyum ve genel ruh hali boyutları tarafından yordandığı bulunmuştur. Ergenlerin okul doyumunun yordayıcılarının anne-babadan algılanan kabul/ilgi, psikolojik özerklik, kontrol/denetim ve duygusal zekanın kişilerarası beceriler boyutları olduğu; çevreden algıladıkları doyumun yordayıcılarının ise anne-babadan algılanan kabul/ilgi, psikolojik özerklik, kontrol/denetim ve duygusal zekanın kişisel beceriler, stres yönetimi, olumlu etki boyutları olduğu belirlenmiştir. Lise öğrencilerinin benlik doyumunun sadece duygusal zekanın genel ruh hali boyutu tarafından yordandığı bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Yaşam doyumu, anne-baba tutumları ve duygusal zeka

Ana-baba tutumuDuygusal zekaErgenlik+3
Sümbül Yalnızca Yıldırım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Kontrol odağı ve duygusal zekânın liderlik etme motivasyonuna etkisi üzerine TRC1 bölgesinde bir araştırma: Üniversite öğrencileri örneği

21. yüzyılda liderlik etkinliği, küreselleşmeye yönelik eğilimler ve bilgi teknolojilerinde yaşanan hızlı değişimlerin neden olduğu hızlı rekabet ortamına uyum ve değişim ile mücadele eden organizasyonların başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak görülmektedir. Bunun yanı sıra liderlik sürecinin anlaşılmasına yönelik çok fazla teorik ve ampirik çalışma yapılmış olmasına rağmen bireylerin liderlik olma istekleri tam olarak açıklanamamıştır. Son yıllarda özellikle liderlik alanındaki bu eksikliği tamamlamak için liderlik etkinliğinde bireysel farklılıklar ve çeşitli liderlik davranışları arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik çalışmaların ön plana çıktığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı kontrol odağı ve duygusal zekânın liderlik etme motivasyonu üzerindeki etkisinin belirlenmesi ve aynı zamanda liderlik etme motivasyonu, kontrol odağı ve duygusal zekâ ile sosyodemografik özellikler arasındaki ilişkilerin tespit edilmesidir. Araştırma kapsamında Chan ve Drasgow'un (2001) Liderlik Etme Motivasyon Ölçeği, Spector'un (1988) Kontrol Odağı Ölçeği, Wong ve Law'un (2002) Duygusal Zekâ Ölçeği ve sosyodemografik sorulardan oluşan anket formu kullanılarak, TRC1 bölgesinde yer alan üç devlet üniversitesi ve bir vakıf üniversitesi olmak üzere dört üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme ve İktisat Bölümlerinin ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim görmekte olan 1394 öğrenciden veri toplanmıştır. Anket formundan elde edilen verilere ile faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizleri, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans (ANOVA) analizi yapılarak, araştırma hipotezleri ve sosyodemografik özelliklere yönelik sorular test edilmiştir. Araştırma sonucunda, kontrol odağı ve duygusal zekânın liderlik etme motivasyonu üzerinde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Daha sonra yapılan ek analizler ile üniversite öğrencilerinin sosyodemografik özellikleri açısından kontrol odağı, duygusal zekâ ve liderlik etme motivasyonu puanları arasındaki anlamlı farklılıklar ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuştur. Ayrıca, araştırma sonuçları literatürde yapılan diğer çalışmaların sonuçlarıyla karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.

Denetim odağıDuygusal zekaLiderlik+3
Belkis Dilek Özbezek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde akran zorbalığı, internet bağımlılığı ve duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ergenlerin zorbalık eğilimleri, internet bağımlılıkları ve duygusal zekâ düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Araştırmanın evreni 2016-2017 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde yer alan lise düzeyindeki okulların 9. 10. 11. ve 12. sınıflarında eğitim gören ergenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde yer alan ve her lise düzeyinden basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 191 kız, 218 erkek toplam 409 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada elde edilen verilerin analizleri SPSS 22.0 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Spearman Sıra Farkları Korelasyon analizi, bağımsız örneklemlerde t-testi ve tek yönlü faktör analizi (One-Way Anova) uygulanmıştır. İlişkisiz örneklemler için Mann-Whitney U Testi, üç ve daha fazla örneklem grubunda Kruskal Wallis Testi uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda; araştırmaya katılan ergenlerin akran zorbalığına eğilimlerinin; cinsiyet, anne çalışma durumu, okul türü ve sınıf düzeyleri açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı görülürken, anne ve baba eğitim düzeyleri açısından anlamlı bir farklılaşma saptanmamıştır. Duygusal zeka düzeylerinin de cinsiyet, anne çalışma durumu ve okul türü açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı görülürken; sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim durumları açısından ise anlamlı bir farklılaşma bulunamamıştır. İnternet bağımlılık düzeylerinin ise sadece cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılaştığı saptanmıştır. İnternet bağımlılığı ile duygusal zeka ölçeğinin toplamından elde edilen puanlar arasında negatif yönde zayıf ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İnternet bağımlılığı ile akran zorbalığının tüm alt boyutlarından elde edilen puanlar arasında ise pozitif yönde zayıf ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır.

Akran zorbalığıBağımlılıkDuygusal zeka+5
Mehmet Feyzi Sezen
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık personelinin iş/aile çatışmalarının ruh sağlığına etkisi: Duygusal zekanın aracılık rolü

Bu çalışmada bireyin iş/aile çatışmalarının ruh sağlığına olan etkisi ve bu etkide duygusal zekânın aracılık rolü incelenmiştir. İş ve aile hayatı bireyin yaşamının önemli bir kısmını oluşturan iki önemli yaşam alanıdır. Gerek iş ve aile yaşamının gerektirdikleri gerekse bireyin yeterli zaman, enerji ve kaynağa sahip olmaması bireyin iş/aile çatışması yaşamasına neden olmaktadır.Özelikle değişen toplumsal yapıyla birlikte kadınların çalışma hayatı içerisinde daha fazla yer alması, iş yaşamında da çalışanlardan beklentilerin artması iş/aile çatışmalarını kaçınılmaz kılmıştır. Araştırmada iş/aile çatışması, duygusal zekâ ve ruh sağlığı arasındaki ilişkiler ve etkiler, ayrıca duygusal zekânın aracılık rolü değerlendirilmiştir. Araştırma Ankara ilinde bulunan birden fazla sağlık kurumunda uygulanmıştır. Sağlık personelinin demografik özelliklerini, iş/aile çatışmalarını, ruh sağlıklarını ve duygusal zekâlarını ölçmeye yönelik sorular sorularak elde edilen veriler istatistik paket programıyla regresyon, korelasyon, t testi, anova ve aracılık analizlerine tabi tutulmuştur. Buna göre iş/aile çatışmaları ile ruh sağlığı arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İş/aile çatışmalarının bireyin ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Duygusal zekânın ise değişkenler arasında tam aracılık rolüne sahip olduğu anlaşılmıştır. Araştırma sonucunda iş/aile çatışmalarının olumsuz etkilerinin azaltılması veya ortadan kaldırılması için duygusal zekâ' nın önemli bir aracı olduğu anlaşılmıştır.

Demografik özelliklerDuygusal zekaRuh sağlığı+4
Kübra Sağlam
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Medical SpecialtyOpen AccessEN

The smart phone addiction, internet addiction, and emotional intelligence related features in attention deficit hyperactivity disorder

ABSTRACT The Smart Phone Addiction, Internet Addiction, and Emotional Intelligence Related Features in Attention Deficit Hyperactivity Disorder Aim: In this study, we aimed to investigate the sociodemographic and clinical features associated with smartphone addiction, internet addiction, and emotional intelligence in adolescents with attention deficit hyperactivity disorder. Methods: Sixty-nine (46%) girls and 81 (54%) boys (totally 150), aged between 12-18 years, diagnosed with Attention Deficit Hyperactivity Disorder were included in the study. The Kiddie Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children--Present and Lifetime Version, the sociodemographic data form, the Smart Phone-Internet Usage Assesment Form, Conners' Parent and Teacher Rating Scales, Family Assessment Device, DSM-IV-Based Screening and Rating Scale for Disruptive Behavior Disorders, Young Internet Addiction Scale, Smartphone Addiction Scale, Bar-on Emotional Quotient Inventory, and Stroop Test were used. Results: Of all cases, 63 (42.0%) were classified as smartphone addicted, 36 (24%) as internet addicted. DSM-total scores in Conners' Parent Scale were higher in smartphone-addicted and internet addicted (p=0.008, p=0.010, respectively). The mean emotional intelligence score was lower in smartphone-addicted and internet addicted (p=0.044, p=0.042, respectively). Conclusion: The smartphone addiction and internet addiction have very similar characteristics, in adolescents with attention deficit hyperactivity disorder. The emotional intelligence affected the clinical pictures of attention deficit hyperactivity disorder, internet addiction, and smartphone addiction. Key words: Adolescence, Attention Deficit Hyperactivity Disorder, Emotional Intelligence, Internet Addiction, Smart Phone Addiction

DependencyMobile phoneEmotional intelligence+4
Gamze Yapça Kaypaklı
Çukurova University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası lojistik çalışanlarında duygusal zekânın iş tatmini ve tükenmişlik ile ilişkisi

Uluslararası Lojistik sektörü çalışanlarının, işlerinin gereği olarak sürekli şirket içi ve şirket dışı çok sayıda farklı insan aynı zamanda kültür ile ilişkiler yürütmeleri gerekmektedir. Sayısız çalışma, duygusal zekânın örgütün performansını belirlemesinde önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Bu çalışmada ise Uluslararası Lojistik sektöründe çalışanların duygusal zekâları incelenecek olup bunun iş tatmini ve tükenmişlik ile ilişkisini ve çıktılarını tespit etmek amaçlanmaktadır. Birçok çalışma duygusal zekânın işletmenin performansı üzerinde önemli rol oynadığını göstermiştir. Tükenmişlik ve iş tatmininin doğrudan işten ayrılmaya eğilimlilik, devamsızlık, iş performansı ve sağlanan hizmetin kalitesi gibi örgütsel çıktıları etkilemektedir. Araştırma verilerini 224 işletme sayısı ve 9.6 milyar $ dış ticaret hacmine sahip, Manisa Organize Sanayi Bölgesindeki (MOSB) ISO 500'e giren 18 firmanın uluslararası lojistik departmanında alt ve orta düzeyde çalışan 321 personel oluşturmaktadır. Araştırmada çalışanların duygusal zekâsını ölçmek için Wong ve Law Duygusal Zekâ Ölçeğinden (Wong and Law Emotional Intelligence Scale: WLEIS) yararlanılmıştır. WLEIS çalışanların sahip olduğu duygusal zekâlarını öğrenmelerini sağlayacak olan özellik ve yeteneklerden oluşmaktadır. Çalışanların tükenmişlik düzeyinin ölçülmesi için Maslach Tükenmişlik Envanteri-Genel Formundan (MTE-GF) yararlanılmıştır. Lojistik sektöründe çalışanların iş tatmininin ölçülmesi için Griffin vd. (2010) 'nin iş tatmini ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS Statistics (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçeklerin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Nicel değişkenlerimizin iki ilişkisiz örneklemden elde edilen puanların birbirinden anlamlı bir şekilde farklılık gösterip göstermediğini test etmek için Mann-Whitney U testi ve bağımsız örneklem t testi yapılmıştır. Değişkenlerin aralarındaki ilişkinin belirlenmesinde korelasyon analizi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini analiz etmek amacı ile regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların cinsiyetlerine göre duygusal zeka, tükenmişlik veya iş tatmin seviyelerine bakıldığında anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Duygusal zekanın tükenmişlik ile ilişkisine bakıldığında, tükenmişliğin alt boyutları olan tükenme ve duyarsızlaşma ile anlamlı ve negatif, yetkinlik alt boyutu ile anlamlı ve pozitif yönde ilişkisi olduğu gözlemlenmiştir. Buna ek olarak duygusal zekanın iş tatmini ile ilişkisine bakıldığında ise kendisi ve tüm alt boyutlarıyla anlamlı ve pozitif bir ilişkisi olduğu sonucuna varılmıştır.

Duygusal zekaLojistikLojistik sektörü+4
Ferit Baran Gök
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Spor kulübü çalışanlarının duygusal zeka ve duyarlı sevgi düzeylerinin mobbing algıları üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı, spor kulübü çalışanlarının duygusal zekâ ve duyarlı sevgi düzeylerinin mobbing algılarına etkisini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örneklem yöntemi kullanılarak belirlenen ve araştırmayı gönüllü olarak katılmayı kabul eden, İzmir ilindeki spor kulüplerinde çalışan 184 personelden oluşmaktadır. Veri toplama araçları, katılımcıların kişisel bilgilerini öğrenmek amacıyla kişisel bilgiler formu, katılımcıların mobbing algısını ölçebilmek amacıyla Einarsen ve Raknes (1997) tarafından geliştirilen ve Cemaloğlu (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan "Olumsuz Davranışlar Ölçeği", katılımcıların duygusal zeka düzeylerini belirlemek için Schutte vd. (1998) tarafından, oluşturulan ve Şahin (2006) tarafından Türkçeye uyarlanan "Duygusal Zeka Ölçeği" ve Sprecher ve Fehr (2005) tarafından geliştirilen ve Akın ve Eker (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Duyarlı Sevgi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama tekniğinde ise, anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Spor kulübü çalışanlarının eğitim durumu değişkenine göre duygusal zeka ölçeğinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Mobbing ölçeği puanı ile duygusal zeka ölçeği toplam puanı (r=-,161) arasında negatif yönde düşük düzeyde etki tespit edilmiştir. Sonuç olarak spor kulübü çalışanlarının duygusal zeka düzeyleri arttıkça mobbing algılarının azalacağını söylemek mümkündür. Spor kulüplerinde mobbing, duygusal zeka ve duyarlı sevgi kavramlarının anlaşılabilmesi için çalışanları bu konu hakkında bilgilendirmeleri önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Mobbing, Duygusal Zeka, Duyarlı Sevgi

Duyarlı sevgiDuygusal zekaMobbing+3
Emine Kaya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects