Mentally retardation

165 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Şemaya dayalı öğretim stratejisinin zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin matematikte sözel problem çözme becerilerine etkililiği

Bu çalışmada şemaya dayalı öğretim stratejisinin zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin matematikte sözel problemleri çözme becerilerini kazanmaları ve sürdürmeleri üzerindeki etkililiği araştırılmıştır. Araştırmada sözel problem tiplerinden değişim türü problemler kullanılmıştır. Araştırmada ayrıca, strateji kullanımının farklı kişilere ne düzeyde genellendiği ve şemaya dayalı öğretim stratejisinin sözel problem çözmede kullanımına yönelik öğretmen görüşleri belirlenmiştir. Araştırma Sivas ilinde hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan üç öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma; başlama düzeyi, öğretim, günlük yoklama, toplu yoklama, izleme ve genelleme oturumlarından oluşmaktadır. Araştırmada hem gözlemciler arası güvenirlik hem de uygulama güvenirliği verileri toplanmıştır. Araştırmada şemaya dayalı öğretim stratejisin sözel problem çözmedeki etkililiği grafiksel analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları; şemaya dayalı öğretim stratejisinin bütün öğrencilerin matematikte sözel problemi çözme performanslarını artırdığını, bu artışın öğretimin sona ermesinden beş, on ve on beş gün sonra da sürdüğünü göstermiştir. Ayrıca zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin matematik problemi çözmede şemaya dayalı öğretim stratejisi kullanımını farklı kişilere genelleyebildikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlar ise, matematik problemi çözmede şemaya dayalı öğretim stratejisinin kullanımına yönelik öğretmen görüşlerinin olumlu yönde olduğunu gösterir niteliktedir.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiProblem çözme+6
Kadriye Baki
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan bireylere toplum kaynaklarını kullanma becerilerinin öğretiminde işitsel teknoloji desteğiyle sunulan videoyla model olmanın etkililiği

Bu araştırmada işitsel teknoloji desteği (Bug-in-Ear, BIE) ile sunulan videoyla model olma uygulamasının zihinsel yetersizliği olan bireylerin toplum kaynaklarını kullanma becerilerini öğrenmeleri, sürdürmeleri ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Ayrıca, araştırmanın katılımcılarının, katılımcıların ailelerinin ve uygulamanın gerçekleştirildiği ortamda çalışan personelin araştırmanın sonuçlarına ve seçilen becerilerin işlevselliğine ilişkin görüşleri alınarak, yapılan çalışmanın sosyal geçerliği belirlenmiştir. Bu amaçla, 15-17 yaş aralığındaki hafif ve orta düzeyde zihinsel yetersizliği olan üç bireye BIE ile vidoyla model olma uygulaması birlikte kullanılarak elektrik faturası ödeme, tramvaya binme ve restoranda yiyecek ve/veya içecek sipariş etme becerisi öğretilmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama denemeli katılımcılar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular tüm katılımcıların kendileri için belirlenen toplum kaynaklarını kullanma becerilerini kazandıklarını, kazandıkları bu becerileri uygulama tamamlandıktan bir, üç, beş hafta sonra da sürdürdüklerini ve bu becerileri farklı ortamlara, durumlara ve araç-gereçlere genelleyebildiklerini göstermektedir. Araştırmadan elde edilen sosyal geçerlik bulguları da araştırma sonuçlarının katılımcılar, katılımcıların aileleri ve uygulamanın gerçekleştirildiği toplumsal ortamda çalışan personel açısından memnun edici olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Zihinsel yetersizliği olan bireyler, toplum kaynaklarını kullanma becerileri, işitsel teknoloji desteği (BIE), videoyla model olma.

Toplum kaynaklarını kullanma becerisiVideoyla model olmaZihinsel engelli çocuklar+2
Esra Orum Çattık
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Opinions and suggestions of the stakeholders involved in the employment process of individuals with intellectual disabilities for the employment process

The objective of this study is to evaluate the current employment policies, vocational training provided in vocational training centers, job placement process and the occupational life for individuals with intellectual disabilities by teachers, school administrators, parents, employers and individuals with intellectual disabilities who are the stakeholders involved in this process, and to determine their suggestions for the development of the process. The study was carried out in Eskişehir province with 40 participants including 10 teachers, five school administrators, nine parents, eight employers and eight individuals with intellectual disabilities. The study was designed as a descriptive study based on the qualitative research approach. The research data were obtained through semi-structured interviews. Upon analyzing the research findings, it was seen that school administrators, employers, and individuals with intellectual disabilities expressed large numbers of positive opinions and teachers expressed negative opinions on vocational training. Almost all stakeholders proposed to increase the number and diversity of workshops within the context of the development of vocational training. Although teachers and school administrators stated that they were involved in the job placement process by guiding the process, parents and employers expressed that they were not involved in the process. Stakeholders stated that İŞKUR (Turkish Employment Agency) should play a more active role in the process for the improvement of the job placement process. It is indicated that the positive and negative situations faced by individuals with intellectual disabilities in their occupational life are customer-related, and it is considered that negative situations can be prevented by the studies of raising the awareness of the public. Within the context of increasing employment, almost all subgroups state that private sector should be involved in the process by providing employment. The state is proposed to increase penalties and incentives.

Vocational educationMentally retarded childrenMentally retardation+5
Ahmet Serhat Uçar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta öğretim etkinliklerinin teknoloji desteği ile geliştirilmesi: Bir eylem araştırması

Bu araştırmanın genel amacı, zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım isimli ünitesine ilişkin teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulanmasıdır. Araştırmanın katılımcıları, resmi bir özel eğitim ortaokulunda eğitim alan altıncı sınıf hafif düzeyde zihin yetersizliği olan 11 öğrenci, öğrencilerin aileleri, iki zihin engelliler sınıf öğretmeni, geçerlik komitesi üyeleri, tez izleme komitesi üyeleri ile araştırmacıdır. Eylem araştırması olarak desenlenen araştırma, "Durum Saptama", "Uygulama" ve "İzleme" olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Durum saptama sürecinde, öğrenci özellikleri ve gereksinimleri, öğretmenlerin ders etkinliklerindeki teknoloji kullanımları ile teknoloji kullanımında karşılaşılan sorunlar betimlenmiştir. Elde edilen bu veriler doğrultusunda uygulama sürecinde Fen ve Teknoloji dersine teknoloji entegrasyonu sağlanarak, öğretim etkinlikleri planlanmış ve uygulanmıştır. İzleme sürecinde ise, öğretmenlerin ve öğrencilerin uygulama sonrasındaki öğretim etkinlikleri gözlenmiştir. Araştırma verileri, görüntü kayıtları, saha notları, araştırmacı günlüğü, günlük ders planları, geçerlik komitesi toplantı kararları, öğretmenler ile yapılan yansıtma ve birlikte planlama toplantısı kararları, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşmeler, süreç ürünleri, ölçüt bağımlı test, kontrol listeleri ve resmi belgelerden elde edilmiştir. Veriler, araştırma sürecinde ve sonunda elde edilerek nitel veri analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler; geçerlik komitesi tarafından düzenli olarak incelenmiş, gerçekleştirilen analizler sonucunda oluşturulan temalar yine geçerlik komitesi tarafından irdelenmiştir. Uygulamada, Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım ünitesi ele alınarak teknolojinin entegrasyon süreci incelenmiş, bu süreçte karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları betimlenmiştir. Entegrasyon sürecinde sınıfa etkileşimli tahta yerleştirilmiş ve her öğrenciye tablet sağlanmıştır. Bu süreçte, zihin yetersizliği olan öğrencilerin kullanabileceği, evrensel tasarım ilkelerine uygun içeriklerin olmaması karşılaşılan en önemli sorun olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda zihin yetersizliği olan öğrencilerin diz üstü bilgisayar, tablet bilgisayar ve etkileşimli tahta gibi birçok araçta kullanabilecekleri web tabanlı bir yazılım geliştirilmiştir. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinde, olumlu sınıf iklimini yaratmanın teknoloji entegrasyonunda önemli bir aşama olduğu belirlenmiştir. Farklı düzeylerde öğrencilerin yer aldığı sınıfta, teknolojinin öğretim etkinliklerinin öğrenci düzeylerine göre planlanmasına ve sınıfta uygulanmasına fırsatlar yarattığı, bir başka ifade ile teknolojinin farklılaştırılmış öğretim etkinliklerinin gerçekleştirilmesine olanak sağladığı görülmüştür. Teknoloji aracılığıyla sunulan öğretimin öğrencilerin konuyu öğrenmelerinde olumlu katkılar sağladığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, öğrencilerin öğrenilen bilgileri genellemesinde ve günlük yaşama aktarmasında gelişmeler kaydettiği görülmüştür. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin motivasyonunu ve derse katılımlarını artırdığı, akranları ile işbirliğini geliştirdiği belirlenmiştir. Teknolojinin zihin yetersizliği olan öğrencilerin yalnızca akademik becerilerine katkılarının olmadığı, olumlu davranışlar kazanmalarına da katkılar sağladığı görülmüştür. Uygulamadan sonra yapılan izlemede öğrencilerin öğretmenlerinin yönelttiği soruları yanıtlayabildikleri, uygulamada öğretimi yapılan konuların kalıcı olduğu gözlenmiştir. Öğretmenler, araştırmanın kendileri için çok faydalı olduğunu belirterek, sınıfa yerleştirilen teknolojik araçların hangi etkinlikte, nasıl kullanılacağını öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Aileler, çocuklarının araştırma kapsamında öğrendikleri bilgileri günlük yaşama aktardıklarını ve çocuklarının bu performanslarının kendilerini hem şaşırttığını hem de mutlu ettiğini ifade etmişlerdir. Sonuç olarak bu araştırmada, teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarına önemli katkılar sağladığı görülmektedir. Bunun yanısıra yapılan görüşmelerde, öğretmenler ve aileler tarafından teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin sosyal becerilerine ve bağımsız yaşam becerilerine katkılarının da olduğu belirtilmektedir. Anahtar Kelimeler: Zihin yetersizliği, öğretim teknolojisi, yardımcı teknoloji, öğrenmede evrensel tasarım, zihin yetersizliği olan öğrencilere fen eğitimi

Engelli kişilerEtkinlikEğitim etkinliği+7
Canan Sola Özgüç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip anne babaların yaşam deneyimlerine derinlemesine bakış

Araştırmanın genel amacı, çocukları OSB tanısı almış anne babaların, çocuklarının OSB olması nedeniyle tanı öncesi, tanı süreci ve tanı sonrasında yaşadıkları deneyimleri ve yaşamlarının OSB sebebiyle nasıl etkilendiğine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın katılımcılarını, çocukları OSB tanısı alan beş anne ve beş baba oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, nitel veri toplama yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığı ile toplanmıştır. Veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Veri analizi sonucunda dokuz tema elde edilmiştir. Temalar haline dönüştürülen veriler, araştırmanın bulgularını oluşturmuştur. Araştırma bulgularına göre, anne babalar çocuklarındaki OSB'ye ilişkin belirtileri en geç iki yaş civarında fark etmektedirler. Katılımcıların çocuklarındaki OSB'ye ilişkin belirtiler nedeniyle başvurdukları bazı doktorların yanlış yönlendirmeler ile çocuklara OSB tanısı konulmasını geciktirdikleri bulunmuştur. Anne babaların çoğunlukla çocuklarının tanı sonrası devam edeceği eğitim merkezine başlama sürecinin, çocuklarına tanı koyan uzmanın yönlendirmesi ile olduğu görülmüştür. Anne babalar çocuklarının aldıkları eğitim sayesinde daha sosyal hale geldiklerini, çeşitli günlük yaşam ve özbakım becerilerini kazandıklarını ifade etmişlerdir. Katılımcıların OSB olan bir çocuğa sahip olmaları nedeniyle iş yaşantılarında emekli olma, yarı zamanlı (part-time) çalışmaya başlama, işi bırakmak zorunda kalma gibi çeşitli olumsuz etkiler yaşadıkları bulunmuştur. OSB tanılı kardeşi olan çocukların, kardeşlerinin tanısı nedeniyle kendilerini ikinci planda kalmış hissettikleri ve yaşlarından olgun bir kişiliğe sahip oldukları anne babalar tarafından ifade edilmiştir. Katılımcılar çocuklarının OSB olması nedeniyle sosyal hayatta ve eşleri ile olan ilişkilerinde, çocuklarının tanı ve eğitim sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Anne babaların karşılaştıkları bu zorluklarla baş etmek için farklı yöntemler kullandıkları anlaşılmıştır. Bazı katılımcılar ise çocuklarının OSB olması nedeniyle, hayata daha farklı bir gözle bakma ve kendini daha güçlü hissetme gibi çeşitli olumlu duygular yaşadıklarını açıklamışlardır. Anne babaların büyük bir kısmının çocuklarının geleceğine ilişkin çeşitli kaygılar yaşadığı ve çocuklarının gelecekte bağımsız yaşayabileceği bir duruma gelmesini istedikleri belirlenmiştir. Bulgular sonucunda, alanyazına katkı getirebilmek amacıyla ileri araştırmalara gereksinim duyulmaktadır. Araştırma sonuçları ışığında uygulamaya yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: OSB olan çocuğa sahip anne babalar, yaşam deneyimleri, nitel araştırma, anne baba görüşleri, yarı-yapılandırılmış görüşme, fenomenoloji (görüngübilim).

Ana-baba tutumuFenomenolojiOtistik bozukluklar+7
Uğur Yassıbaş
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin engellilere özbakım ve ev içi becerilerinin öğretiminde ailelere yönelik beceri öğretimi yazılımının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

Zihin engelliler bireyler, akranlarına göre akademik, sosyal, dil ve öz bakım becerileri yönünden açık bir şekilde gerilik göstermektedir ve özel eğitime ihtiyaç duymaktadır. Bu bireylerin yaşam kaliteleri, uygun sosyal yardım ve eğitim ile yükseltilebilmektedir. Zihin engelli bireyler zamanlarının çoğunu aileleriyle birlikte geçirdikleri için yaşamlarında ve eğitimlerinde en büyük etkiye sahip kişiler anne ve babadır. Ancak zihin engelli çocuğa sahip birçok aile evde çocuklarına nasıl eğitim verecekleri konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Bu nedenle ailelere bu konuda destek olmak ve onları eğitmek oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalar, beceri öğretimi konusunda eğitilen ailelerin, çocuklarına etkili şekilde beceri öğretimi yapabildiklerini göstermektedir. Bu eğitimler ve destek için aileleri belli mekanlarda ve belli zamanlarda toplamak zor, maliyetli ve zaman alıcı olabilmektedir. Bilgisayar, İnternet ve mobil teknolojiler bu noktada ailelere çevrimiçi bir ortamda zaman ve mekandan bağımsız destek verebilmeyi mümkün kılmaktadır. Zihin engelli bireylerin eğitiminde en yaygın kullanılan ve kabul görmüş yöntemler, genel olarak davranışçı yaklaşım ve uygulamalı davranış analizi yöntemleridir. Zihin engelli bireylere beceri öğretiminde çevresel koşulların sistemli bir şekilde düzenlenmesini gerektiren uygulamalı davranış analizi yönteminin etkili şekilde kullanılabildiğini gösteren çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Uygulamalı davranış analizi yönteminin aileler tarafından bilinmesi ve etkili şekilde kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, ailelerin yapacakları beceri öğretimi etkinliklerinde uygulamalı davranış analizi yöntemi temel alınacaktır. Bu araştırmanın amacı; yetişkin (16-22 yaş) zihin engelli bireylere günlük yaşam becerilerinin öğretiminde aile bireylerinin ve zihin engelli bireylerin kullanımına yönelik mobil beceri öğretimi yazılımı geliştirmek ve bu yazılımın etkililiğini incelemektedir. Araştırma; yazılımın geliştirilmesi ve yazılımın etkililiğinin incelenmesi olmak üzere iki temel aşamadan oluşmaktadır. Yazılım geliştirme aşamasında tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tasarım tabanlı araştırma, öğrenme ortamlarının tasarlanması ve teorilerin üretilmesinde, geliştirme ve araştırma sürecinde sürekli olarak devam eden tasarım, karar verme, analiz ve tasarımın gözden geçirilmesi döngüsüne sahiptir. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında dört ebeveynin yazılımı kullanarak beceri öğretimi çalışmaları yapmaları sağlanmış ve bu beceri öğretimi çalışmalarından elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Bu çalışmada nitel ve nicel veriler; yarı yapılandırılmış görüşmeler, video kayıtları, yazılıma aileler tarafından girilen bilgiler ve yazılımın kullanım kayıtları gibi değişik kaynaklardan toplanmıştır. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında yapılan çalışmadan elde edilen sonuçlara göre yazılımı kullanan katılımcıların gerçekleştirdikleri öğretim çalışmaları sonuncunda zihin engelli bireyler yeni bir bağımsız yaşam becerisi öğrenebilmişlerdir. Bu durum, yazılım kullanılarak yapılan öğretim çalışmalarının etkili olduğunu göstermektedir.

Beceri kazandırmaEv içi becerisiTeknoloji destekli öğretim+4
Serkan Çankaya
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Bakım ve koruma altında bulunan zihin yetersizliği olan bireylere yönelik günlük yaşam eğitimi programı geliştirilmesi

Bu araştırmanın temel amacı, bakım ve koruma altında bulunan zihin yetersizliği olan bireylere yönelik Günlük Yaşam Eğitim Programı geliştirmektir. Araştırmanın yöntemi sistem yaklaşımına dayalı program geliştirme modelidir. Bu model (a) problemin tanımlanması, (b) gelişme ve (c) değerlendirme olarak üç aşamadan oluşmaktadır. Araştırmanın ilk aşamasında program danışma komisyonu üyeleri belirlenmiş, resmi bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde kalan zihin yetersizliği olan bireylerin günlük yaşamlarına ilişkin problem durumları tanımlanmış ve çalışma zaman planı yapılmıştır. Gelişme aşamasında Türkiye'nin yedi farklı bölgesinde yer alan 10 resmi bakım ve rehabilitasyon merkezinde görev yapan bakım elemanı, meslek elemanı ve yöneticilerden oluşan 61 katılımcı ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme bulguları olan üç ana tema ve 19 alt temanın tartışılması ve taslak program içeriğinin oluşturulması amacıyla 10 saha çalışanından oluşan program çalışma grubu oluşturulmuştur. Hazırlanan taslak program içeriği konusunda bakım elemanları, meslek elemanları ve yöneticilerden oluşan 20 saha çalışanından tanılayıcı değerlendirme görüşleri alınmıştır. Değerlendirme sonucunda ulaşılan bulgular program içeriğinde yer alan 232 amacın tamamının kapsam geçerliğinin sağlandığı yönündedir. Sonuç olarak farklı bakım ve rehabilitasyon merkezlerine uyarlanabilir ve her zihin yetersizliği olan birey için bireyselleştirilebilme özellikleriyle sistematik; zihin yetersizliği olan bireylerin kendi yaşam alanları araştırılarak oluşturulmuş günlük yaşam becerileri ve serbest zaman etkinlikleriyle işlevsel özellikler taşıyan Günlük Yaşam Eğitimi Programı (GYEP) tamamlanmıştır.

Korunmaya muhtaç çocuklarProgram geliştirmeYaşam+3
Ali Kaya
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Özel sporcular futbol liginde takım başarısını etkileyen değişkenlerin müsabaka analizi programı ile incelenmesi

Futbolda sporcunun maçtaki performansını gözlemlemek ve gelişimlerini takip etmek büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle maç analizleri tüm dünyada aralıksız olarak yapılmaktadır. Ancak özel sporcuların maç performansı takibine yönelik kapsamlı çalışmalara literatürde rastlanmadı. Çalışmanın amacı Özel Sporcular Futbol Ligi takımlarından seçilecek Milli Takım oyuncularının yüksek performans sergilemesi için E-analiz ve Gephi programı ile elde edilen pas ağı analizi ve ağ haritasının önemini vurgulamaktır. Çalışmada tüm maçların video kaydı alındı, iki uzman tarafından incelenerek EAnalyze programına aktarıldı. Elde edilen bulgular Gephi programına işlenerek her maçın takım içi pas ağı haritası oluşturuldu. Yaş ortalaması 23,56±4,93(15-38) olan 59 özel sporcunun 47'si hafif, 5'i orta ve 7'si sınırlı engeli olduğu saptandı. E-Analiz programı sonuçlarına göre, maçlar genellikle hafif düzey zihinsel engelli (HDZE) oyuncular arasında gerçekleştiği gözlemleniş olup oyun içi değişkenlerin aynı düzey engel grubu özel sporcular arasında gerçekleşti. Başarılı takımlarda aynı engel grubu oyuncuların geniş pas ağ ve sıklık, isabetli pas ve hücum atakları fazladır. Mevki olarak HDZE oyuncular nerede konumlandıysa müsabaka o yönden devam etti. ODZE ve SDZE oyuncular mevkilerine göre oynamadıkları görüldü. Özel sporcuların başarılı olabilmeleri için fiziksel performansın yanı sıra özellikle takım içi pas ağını güçlendirme ve gelişimlerini sürdürebilme, iletişimi güçlendirmeleri için antreman programlarına kaynaştırma antrenmanları, pas antrenmanlarına hareketli driller eklenmesi gerektiği öngörülmektedir. Aynı düzey engel grubu özel sporcular arasındaki pas ağı sıklığı ve direk pas haritası incelendiğinde alt liglerde daha homojen takımlar kurulabilir. Bu takımlardan Milli Takım'a yüksek performanslı oyuncu seçilirken ise takımların E-analiz ve Gephi programı ile elde edilen pas ağı analizi ve ağ haritasına göre seçim yapılmasını öneriyoruz.

FutbolFutbol müsabakalarıFutbol takımları+5
Fatih Atlı
Hitit University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hafif düzeyde zihinsel engelli öğrencilerin okuma ve anlama becerilerinin tekrarlı ve renkli metinlerle okuma yöntemiyle geliştirilmesi: Bir eylem araştırması

Bu araştırmada hafif düzeyde zihinsel engelli öğrencilerin okuma ve anlama becerilerinin tekrarlı ve renkli metinlerle okuma yöntemiyle geliştirilmesi hedeflenmiştir. Çalışma nitel araştırma türlerinden eylem araştırması deseninde hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, araştırmacının çalıştığı okulda uygun örnekleme ile seçilmiş hafif düzeyde zihin engeli bulunan 2 özel eğitim öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin performanslarının ölçümü için okuduğunu anlama becerisi ölçeklerini oluşturan Ses, Hece, Kelime, Cümle, Paragraf Ölçeği (Obalar, 2009) ve Okuma Becerisi Ölçeği (Obalar, 2009) kullanılmıştır. Öğrencilerin okuma hızlarının ölçümü için ise süre ölçer kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerle ve eylem çalışması ile ilgili uzman görüşü, gözlem formu, ses ve görüntü kaydı gibi toplanan nitel veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Frekans tabloları verilmiş ve grafiklerin yorumlamaları yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda tekrarlı okuma yönteminin hafif düzey zihin engeli olan öğrencilerin okuma becerilerini geliştirdiği, okuduğunu anlamalarını artırdığı ve okuma hızlarını artırdığı bulunmuştur. Renkli metinlerle okuma yönteminin de hafif düzey zihin engeli bulunan öğrencilerin okuma becerilerini geliştirdiği, okuduğunu anlamalarını artırdığı ve okuma hızlarında artış sağladığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuma, özel eğitim, renkli metinlerle okuma, tekrarlı okuma, zihin engelliler

OkumaOkuma becerileriOkuma metinleri+5
İsmet Gevrek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel engellilerin eğitimine yönelik eğitim materyali oluşturmada tasarım sürecinin incelenmesi

Eğitim, her bireyin yaşantısında önemli bir yer tutmaktadır. Engelli bireylerin bireysel yaşam becerilerini yürütmesi, topluma uyum sağlaması da özel eğitim yoluyla olmaktadır. Bireyin engel durumuna göre uygulanan eğitim de farklılık göstermektedir. Zihinsel engellilerin ise öğrenme yeteneklerindeki gerilik, normal gelişim gösteren insanların kendiliğinden öğrendiği pek çok şeyi tam olarak öğrenememesine neden olur. Çeşitli yöntemlerle gerçekleştirilen eğitimlerinde; normal gelişimli çocukların eğitim materyallerinin, zihinsel engelli bireyin öğretim yöntemlerine göre uyarlanmasıyla veya eğitimcilerin kendi imkânlarıyla yaptığı materyaller kullanılmaktadır. Bu araçlardan daha çok verim alınabilmesi için eğitim materyallerinin tasarım problemlerini çözmek gerekir. Bu durumda zihinsel engellilere özel görsel materyal oluşturmada bir grafik tasarımcının katkısı gerektiği gözlenmiştir.Bu çalışmada; zihinsel engellilerin eğitim ortamları gözlenmiş, eğitimcilerle görüşülüp bilgi alınmıştır. Buna bağlı olarak sorunlar tespit edilip, uzman görüşleri dikkate alınarak araştırmacı tarafından materyal örnekleri geliştirilmiştir. Daha sonra bu materyaller kullanıma hazırlanmış ve öğrencilerle tek seferlik bir uygulama yapılmıştır. Uygulama sonunda ders öğretmenlerinin görüşü alınmıştır. Yapılan bu çalışmayla eğitimcilerin materyal oluşturma ile ilgili sıkıntılarının giderilmesine yönelik katkıda bulunulmuş ve zihinsel engellilere yönelik özel materyal geliştirimi konusunun öneminin vurgulanması sağlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Özel Eğitim, Zihinsel Engellilik, Eğitim Materyali, Görsel Tasarım, Eğitim Materyali Tasarımı

Görsel tasarımTasarım süreciZihinsel engelli çocuklar+3
Remziye Merve Erdem
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

6-18 yaş zihinsel özürlülerde okuldaki problem davranışların kaynaklarını belirleyen bir ölçek (Motivation Assessment Scale-Mas) uyarlama çalışması

ÖZET Bu araştırma, 6-18 yaş zihinsel özürlülerin okulda görülen problem davranışlarının kaynaklarını belirleyecek bir ölçeği (Motivation Assessment Scale-MAS) Türk kültürüne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Adana, Ankara, Hatay ve İçel illerinde Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlı özel ve resmi 9 özel eğitim kurumuna devam eden 210 öğrenci ile yapılmıştır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirliğini test etmek için yapılan analizlerde ölçeğin orjinalindeki gibi dört faktörden oluştuğu görülmüştür ve her faktör bir altölçek olarak adlandırılmıştır. 1. altölçek Kendine Uyarıcı Yaratma, 2. altölçek Zor Görevden Kaçma, 3. altölçek Dikkat Çekme, 4. altölçek İstediğini Elde Etme faktörlerini kapsamaktadır. Yapılan ayırdedici geçerlik çalışmasında her alt ölçeğin ayırdedici olduğu bulunmuştur. Ölçeğin altölçekler dikkate alınarak test-tekrar test devamlılık katsayıları hesaplanarak ölçekten alınan puanların zamana bağlı olarak değişmediği bulunmuştur. Ayrıca değerlendiriciler arası güvenirlik hesaplanarak ölçeğin değişik değerlendiricilerin kullanımına uygun olduğu tespit edilmiştir. Ölçeğin, yapılan analizlerle eğitilebilir / öğretilebilir zihinsel özür düzeyinde 6-12 / 13-18 yaş grubunda, kız ve erkek öğrenciler için geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu saptanmıştır. VI

Davranış biçimleriProblem davranışZihinsel engelli çocuklar+2
Sema Çam
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan çocukların ebeveynlerinin çocuk sevme durumları ile oyuncak seçiminde yaşadıkları güçlükler

Tanımlayıcı tipte yapılan bu çalışma İstanbul ilinde Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018 yılı içinde hastanenin sağlık kuruluna çocukların gelişim geriliği raporu almak için başvuran, zihinsel yetersizliğe sahip çocuğu olan ebeveynler oluşturmuştur. Örnekleme ise 30 Mayıs 2018 ve 31 Aralık 2018 tarihleri arasında araştırmaya katılmayı kabul eden 120 zihinsel engelli çocukların ebeveynleri alınmıştır. Ebeveynlerden annelerin yaş ortalaması X̅=35,58 ± 6,55, babaların X̅=39,7 ± 6,34 dür. Ebeveynlerin %96,7'i evli olup, büyük çoğunluğu (%87,5) çekirdek ailedir. Çocukların %19,2'sinin kronolojik yaşı 3 yıl veya daha düşük iken, çocukların %57,5'inin zihinsel (zeka) yaşı 3 yıl veya daha düşüktür. Çocukların %88,3'ü hastalığı doğuştan kazanmıştır. Ebeveynlerin çocuk sevme durumlarının yüksek olduğu görülmüştür. Çocuklarıyla günde 3 saatin üzerinde oyun oynayan ebeveynlerin, hiç oynamayan ebeveynlere göre çocuklarını sevme puanlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu (p<0.05) belirlenmiştir. Bulgulara göre ebeveynlerin (%69,2) büyük çoğunluğu çocuklarına oyuncak seçerken güvenli ve gelişim yaşına uygun olmasına dikkat etmekte, %44,2'si oyuncak seçiminde zorlanmakta, gelişim durumuna uygun oyuncak seçme konusunda yeterli bilgiye sahip olmamalarını (%81.1) güçlük çekme nedeni olarak bildirmişlerdir. Bu bulgulara göre ebeveynlerin oyuncak seçimi konusunda güçlük yaşadıkları, çocuklarını seven ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla zaman geçirdikleri dikkate alınarak, ebeveynlere oyuncak seçiminde ve çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmeleri konusunda uygun danışmanlık yapılması, oyuncak güvenliği konusunda eğitim verilmesi önerilebilir.

HemşirelerHemşirelikOyuncak+4
Mesut Gökçen
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel engelli çocuğa sahip olan ebeveynlerin bakım yükü, sosyal destek düzeyleri ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın amacı zihinsel engelli çocuğu olan ebeveynlerin algıladıkları sosyal destek ve bakım yükü ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: Araştırma tarama modelinde, kesitsel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni zihinsel engellilerin eğitim gördüğü üç özel eğitim kurumunda çocuğu bulunan ebeveynlerdir. Hesaplanan örnek büyüklüğü 111 kişidir. Araştırmanın yapıldığı kurumların büyüklüğü ağırlığında birey rastgele örneğe seçilmiştir. Araştırmada veri toplamasında sosyodemografik özellikleri belirleyen form, çok boyutlu sosyal destek ölçeği (ÇBSDÖ), Zarit bakım yükü ölçeği (ZBYÖ) ve Dünya Sağlık Örgütü yaşam kalitesi ölçeği kısa formu (WHOQOL-BREF) kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde SPSS 15.0 ve Stata 14.0 kullanılmıştır. Bulgular: Katılanların çocuklarının %59,5'i erkek, yaş ortalaması 9,3±4,2 yıl, %57,7'si hafif engellidir. Ebeveynlerin %91,9'u kadın, yaş ortalaması 37,9±6,0 yıl, %50,5'i ilkokul mezunudur. Tek değişkenli analizde ZBYÖ ile yaşam kalitesi bedensel, ruhsal, sosyal ve çevre boyut puanları arasında negatif yönde (sırasıyla r=-0,46, r=-0,53, r=-0,26, r=-0,40) sosyal destek ile pozitif yönde (aynı sırayla r=0,29, r=0,25, r=0,78, r=0,50) ilişki vardır (p<0,05). Ayrıca gelir düzeyi, sosyal güvence varlığı ile yaşam kalitesi arasında anlamlı ilişki vardır (p<0,05). Çok değişkenli analizde bakım yükü yaşam kalitesi bedensel, ruhsal ve çevre boyutunda, sosyal destek ise yaşam kalitesi bedensel, sosyal ve çevre boyutunda anlamlı ilişki göstermektedir (p<0,05). Sonuç: Engelli çocuğu olan ebeveynlerin yaşam kalitesinde hem bakım yükü, hem de sosyal desteğin anlamlı düzeyde ilişkisi olduğu görülmektedir. Sosyal destek bakım yükünün yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkisini ortadan kaldıramamaktadır.

Ana-babaBakım verenlerBakım verme yükü+4
Sıdıka Gökçe Gönültaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Down sendromlu çocuğa sahip olan annelerin tanı ile ilgili haber alma süreci: Nitel bir çalışma

Çocuklarının engel durumunu annelere bildirme, bir nevi kötü haberi vermedir ve bu konuda sağlık çalışanlarının önemli bir rolü mevcuttur. Annelerin yeni doğan çocuğu kabul etmeleri, sürece adapte olmaları ve aile dinamikleri gibi birçok alanı etkilediği düşünülen bu ilk haber alma evresi oldukça kıymetli kabul edilmektedir. Çocukların özellikle doğum sonrasındaki fiziksel ve ruhsal durumlarına dair bilgilendirmenin nasıl yapılacağı ve ebeveynlerin bu haberi nasıl karşılayacağı konusunda önemli spekülasyonlar söz konusu olmuştur. Literatürde, çocuğun fiziksel ve zihinsel problemlerine dair bilginin ne zaman, nasıl verilmesi gerektiği konusunda yeterince çalışma olmadığı hatta ülkemizde bu konuya hiç yer verilmediği dikkat çekmektedir. Bu doğrultuda, bu çalışmanın amacı, annelerin çocuklarının Down Sendromlu olmaları hakkındaki tanı bilgisini nasıl haber aldıkları ve haber alma tercihlerini ortaya çıkarmaktır. Annelerin "tanıyı ilk duyma/haberi ilk alma durumlarına dair görüşlerini belirlemek amacıyla kapsamlı bir literatür taraması ile nitel bir araştırma yöntemi olan mülakat kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Karabük ve İstanbul illerinde bulunan iki ayrı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde eğitim gören Down Sendromlu 21 çocuk annesi oluşturmuştur. Verilerin analizinde "Görüşme Formu" ve ses kayıt cihazı ile kaydedilerek elde edilen verilerin yazılı dökümleri kullanılmıştır. Katılımcıları tanımlamak için A1'den A21' e kadar ardışık kodlama yapılmıştır. Elde edilen bulgular annelerin haberi ilk alma şekillerinden memnun olmadıkları ve mevcut bilgilendirme sistemini eleştirdikleri yönündedir. Bu bağlamda çeşitli önerilerde bulunmuştur.

AnnelerDown sendromuHaber alma+6
Duygu Mutlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'nin (TMPK) işleyişi ve engelli sporlarına yaklaşımı

Türkiye'de engelli sporlarının gelişimi Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'nin (TMPK) kurulmasıyla ivme kazanmış, uluslararası arenada her geçen gün daha fazla yer almaya başlamıştır. Bu araştırmanın amacı; TMPK'nin sorumlulukları,görevlerini,ve fonksiyonları ele alarak incelemek ve Engelli Spor Federasyonları ile ilişkileri yoluyla engelli sporlarına yaklaşımını tespit etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşme yöntemi türlerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu tercih edilmiştir. Bu araştırmanın görüşme verilerini Araştırma da amaçlı örneklem yoluyla seçilen TMPK ve engelli spor federasyonları yöneticileri oluşturmaktadır.Araştırma özellikle engelli sporlarına yaklaşımınna odaklandığından bir durum çalışmasıdır.Veriler TMPK ve komitenin paydaşları olan engelli spor federasyonlarında çeşitli kademelerde görev yapan toplamda 11 yönetici, antrenör ve IPC üyesi ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır.Araştırma da görüşmecilerden elde edilen veriler betimsel ve sistematik analiz yöntemi ile içerik analizi yöntemi kullanılarak yorumlanıp 3 kişi tarafından kodlanmıştır.Benzer kodlar bir araya getirilerek temalar oluşturulmuştur. Araştırmada TMPK'nin engelli sporlara katkısı ile ilgili bulunan kodlarda Engelli Spor Federasyonlarına, engelli sporlarına, engelli sporculara ve Spor Genel Müdürlüğü'ne değinilmiştir. Paralimpik branşlara katılamama sebebi ile ilgili yasa ve yapılanma, kotalar ve fonksiyonel engel dış sebepler olarak tespit edilmiştir. Katılımcılar, engelli federasyonları, bütçe, alt yapı, sporcu yetiştirme, spor kültürünün gelişimi ile ilgili olumsuz görüşlerini bildirmişlerdir. Araştırma sonucunda, TMPK'nin işleyişi ile yaşadığı sorunlara rağmen, Türkiye'de engelli sporuna, engelli sporcuya ve engelli spor federasyonlarına önemli katkıları olduğu tespit edilmiştir.Kanuni yapılanma gereği yürütme işinin engelli spor federasyonlarında olduğu ve ilişkilerde sorunlar yaşandığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Türkiye Milli Paralimpik Komite, engelli sporları, engelli sporcular, engeli spor federasyonları

Bedensel engellilerEngelli sporlarıGörme engelliler+6
Gökşin Ürkmez
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitilebilir zihinsel kısıtlılığı olan çocukların sosyal beceri gelişimlerine uyarlanmış eğitsel oyun uygulamalarının etkisi

Amaç:Araştırmanın amacı, eğitilebilir zihinsel kısıtlılığı olan çocukların (EZKÇ) sosyal becerilerinin geliştirilmesinde "Uyarlanmış Eğitsel Oyun" uygulamalarının etkisini araştırmak olarak belirlenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmada, gruplar arası deneysel desenlerden olan öntest-sontest kontrol gruplu deneysel yöntem kulanılmıştır. "Uyarlanmış Eğitsel Oyun" programının uygulanılabilirliğini test etmek için 2016-2017 bahar yarıyılında 10 hafta boyunca 17 EZKÇ ile pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2017-2018 bahar yarıyılında Isparta Özel Eğitim Ortaokulunda öğrenim gören ve uygulama grubunu oluşturan 11 EZKÇ ve Isparta Mavi Kent Ortaokulu özel eğitim sınıfında öğrenim gören ve kontrol grubunu oluşturan 10 EZKÇ ile yürütülmüştür. EZKÇ'ların sosyal beceri düzeylerini belirlemede ailelerine, öğretmenlerine ve gözlemcilere uygulanan, Akçamete ve Avcıoğlu (2005) tarafından geliştirilen "Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (SBDÖ)" kullanılmıştır. Uygulama grubu 10 hafta boyunca bir ders süresi 45 dk olacak şekilde haftada 2 gün "Uyarlanmış Eğitsel Oyun" programına katılmıştır. Kontrol grubu ise mevcut eğitimine devam etmişlerdir. Verilerin analizi Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Spearman Sıra Farkları Korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmanın uygulama grubunda, kontrol grubuna göre SBDÖ'nin alt boyutlarının ve her bir maddesinin öntest ve sontestleri arasında daha fazla anlamlı fark olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Ayrıca hem uygulama hem de kontrol grubunda ailenin diğer değerlendiriciler ile arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olmadığı görülmüştür. Fakat uygulama grubunda, okul ortamında değerlendirenler arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Sonuçlar: Bu bulgular ışığında, "Uyarlanmış Eğitsel Oyun" programının, EZKÇ'ların hedeflenen sosyal becerilerin kazandırılmasında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitici oyunlarEğitsel oyunlarEğitsel oyunlar+7
Büşra Süngü
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrencilere hak ve sorumluluk kavramlarının öğretiminde doğrudan öğretim yönteminin etkililiği

Devletlerin önemli görevlerinden biri vatandaşlarının doğumlarından ölümlerine kadar geçen süreçte yasalar önünde eşit haklara sahip olmalarını sağlamaktır. Bu durum eğitim-öğretim kurumlarına herhangi bir bireysel farklılık gözetmeksizin ve yasalara uygun olarak bireylere eşit eğitim sunma görevini yüklemektedir. Dolayısıyla okullar normal öğrencilere verilen eğitimin niteliği kadar özel eğitime gereksinimi olan öğrencilere verilen eğitimin niteliğinden de sorumludurlar. MEB tarafından yayımlanan eğitim-öğretime ilişkin istatistikler incelendiğinde özel eğitime gereksinimi olan öğrenciler içerisinde en büyük oranı hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin oluşturduğu dikkati çekmektedir. Öte yandan hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrencilere temel yaşam becerilerinin yanı sıra hak ve sorumluluklarının öğretilmesi de önemli bir konudur. Temel eğitimde hak ve sorumluluklara ilişkin farkındalığın kazandırılması için ise sosyal bilgiler dersine önemli görevler düşmektedir. Bu araştırmanın amacı, hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrencilere hak ve sorumluluk kavramlarının öğretiminde doğrudan öğretim yönteminin etkililiğini incelemektir. Nicel metodoloji kapsamında tek denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası çoklu yoklama modelinin kullanıldığı araştırma 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Karabük'te bir devlet okuluna devam eden, hafif düzeyde zihinsel yetersizlik tanısı almış, ortaokul 5 ve 6. sınıflarda öğrenim gören toplam 3 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deneysel işlem sürecinde öğrencilere 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda yer alan, hak ve sorumluluk kavramlarını içeren toplam 10 kazanım için 27 etkinlik uygulanmıştır. Doğrudan öğretim yöntemi ile düzenlenen öğretim oturumları ise haftada 4 gün olmak üzere toplam 144 iş günü sürmüştür. Bir gün içerisinde en az 2, en fazla 3 öğretim oturumu gerçekleştirilmiş ve her oturumun ardından bir yoklama verisi alınmıştır. Öğrencilerden yoklama oturumları esnasında üst üste kararlı veri elde edildikten sonra araştırma sonlandırılmış, izleme ve genelleme oturumlarına geçilmiştir. Araştırmaya ilişkin verilerin toplanmasında ön koşul becerileri belirleme formu, ölçüt bağımlı ölçü aracı, pekiştireç belirleme, veri kayıt ve sosyal geçerlik formlarından yararlanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistikten yararlanılmış, grafiksel analiz tekniklerinden çizgisel grafik kullanılarak veriler niceliksel olarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrencilere hak ve sorumluluk kavramlarının öğretiminde doğrudan öğretim yönteminin etkili olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda doğrudan öğretim yöntemiyle uygulanan etkinliklerin 3 öğrencinin de hak ve sorumluluk kavramlarını kazanmalarını sağladığını, bireylerde kalıcılığını öğretim tamamlandıktan 1, 2 ve 4 hafta sonra da koruyabildiğini ve farklı kişilere genelleyebildiklerini göstermiştir. Ayrıca öğrencilerin ve velilerinin uygulama sürecine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu ortaya çıkmıştır.

Doğrudan öğretimHakKavram öğretimi+7
İdris Kınasakal
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Görme+zihinsel yetersizliğinden etkilenmiş öğrencilere günlük yaşam becerilerinin kazandırılmasında davranış öncesi ipucu ve sınama ipucu işlem süreci ile öğretimin etkililiği

Bu ara?tırmanın amacı, görme + zihinsel yetersizlikten etkilenmi? bir öğrenciye meyve sıkacağı kullanma, sandviç hazırlama ve ütü yapma becerilerinin kazandırılmasında davranı? öncesi ipucu ve sınama i?lem süreciyle yapılan öğretimin etkili olup olmadığını, öğrencinin kazandığı becerileri öğretimden sonra sürdürüp sürdüremediğini, farklı materyale genelleyip genelleyemediğini ortaya koymaktır. Ara?tırmada tek denekli deneysel desenlerden ?beceriler arası çoklu yoklama modeli? kullanılmı?tır. Araştırmanın deneklerini, 2012?2013 öğretim yılında Adnan Ağır Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kursu?na devam eden ve görme + zihinsel yetersizlikten etkilenmi? üç öğrenciden olu?turmaktadır. Bu üç öğrenciden biri asıl, ikisi de yedek denekler olarak seçilmi?tir. Ön uygulama için de yetersizlikten etkilenmemi? bir öğrenciyle çalı?ılmı?tır. Ara?tırma verilerinin toplanabilmesi için, öğretmen ve aile görü?me formları, beceri kontrol listesi, ölçüt bağımlı ölçü araçları ve davranı? öncesi ipucu ve sınama ipucu i?lem süreciyle öğretim yapılırken, öğretimde ilerlemelerin kaydedileceği kayıt çizelgeleri, uygulama güvenirliği formu, aileye ve öğrenciye yönelik peki?tireç ivbelirleme formları, aileye ve sınıf öğretmenine yönelik sosyal geçerlilik formları geli?tirilmi? ve kullanılmı?tır. Davranı? öncesi ipucu ve sınama i?lem süreciyle öğretimyapabilmek için öğretim materyali hazırlanmı? ve ara?tırmacı tarafından uygulanmı?tır. Ara?tırmada elde edilen verilerin analizinde grafiksel analiz kullanılmı?tır. Ara?tırmada elde edilen bulgulara göre, öğrencinin meyve sıkacağı kullanma, sandviç hazırlama ve ütü yapma becerilerini kazanmasında davranı? öncesi ipucu ve sınama i?lem sürecinin etkili olduğu izlenimi edinilmektedir.Davranı? öncesi ipucu ve sınama i?lem süreciyle yapılan öğretimin öğrencinin kazandığı meyve sıkacağı kullanma, sandviç hazırlama ve ütü yapma becerilerini, öğretim bittikten 7, 14, 21 gün sonra da sürdürmesi ve farklı materyale genellemesi açısından etkili olduğu izlenimi edinilmektedir

Davranış öncesi ipucu ve sınama ipucu işlem süreciGörme engellilerMotor beceriler+7
Yasemin Doğan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Down sendromu olan çocuğa sahip ana babaların yaşadıkları sorunların çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmada Down Sendromu (DS) olan çocuk sahibi ana babaların yaşadıkları sorunları ve gereksinimleri tespit etmek amaçlayan betimsel bir çalışmadır. Araştırma ilişkisel tarama modeline göre yürütülmüştür. Çalışmaya 318 ana baba katılmıştır. Araştırmanın verileri, Bailey ve Simeonsson (1988) tarafından geliştirilip Cavkaytar, Ardıç ve Aksoy (2014) tarafından Türkçeye uyarlanan Aile Gereksinim Belirleme Aracı yoluyla elde edilmiştir. Ölçek, 29 maddeden ve dört boyuttan oluşmaktadır. Bu boyutlar; maddi gereksinim, bilgi gereksinimi, çevreye açıklama gereksinimi, genel destek ve toplumsal hizmet gereksinimi biçimindedir. Ölçeğin iç tutarlılık katsayısı ,90'dır. Ölçek yoluyla elde edilen verileri desteklemek ve ana baba gereksinimlerine yönelik daha detaylı bilgiye ulaşabilmek için gönüllü 15 anne ile de yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verilerinin normal dağılım göstermesi nedeniyle bağımlı değişkenle (ana baba gereksinimleri); bağımsız değişkenler (ana babaların eğitim durumu, ailenin aylık geliri, çocuğun yaşı, çocuğun cinsiyeti) arasındaki farkın anlamlılığını belirlemek için Tek Yönlü Varyans (ANOVA) ve bağımsız örneklemler için t testi kullanılmıştır. Nitel veriler, betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; ana babaların bilgi gereksinimi, destek gereksinimi, çocuğun durumunu çevreye açıklama gereksinimi, toplumsal hizmetler ve maddi gereksinimleri olduğu tespit edilmiştir. Ana babaların DS'li olan çocuklar ile ilgili gereksinimlerinin genel olarak anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, gelir düzeyi, çocuğun yaşı, çocuğun cinsiyeti açısından anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bununla birlikte özellikle ana baba eğitim düzeyi, gelir düzeyi, çocuğun yaşı düştükçe ailenin gereksinimlerinin de arttığı gözlenmiştir. Araştırma sonunda, özel olarak DS'li genelde ise tüm yetersizliklerde ana babalara yönelik farkındalık, bilgi ve beceri kazandırmaya yönelik eğitimlerin önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Down sendromu, engelli sorunları, aile gereksinimleri, özel eğitim

Aile sorunlarıAile sorunlarıDown sendromu+3
Kübra Kara Eştürk
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitilebilir zihinsel engelli çocuklarda futbol antrenmanının motor yeterlik, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma 8-12 yaş aralığındaki eğitilebilir zihinsel engelli çocuklara uygulanan futbol antrenman programının motor yeterlik, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada 12 haftalık özel futbol antrenman programı hazırlanmış ve hazırlanan bu program deney grubu olarak belirlenen öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Normal eğitim programlarına devam eden kontrol grubu öğrencileri ile futbol antrenman programına devam eden uygulama grubu öğrencileri arasındaki motor, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeyleri üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması hedeflenmiştir. Ön test ve son testte yarı deneysel olarak desenlenen çalışma, 12 deney grubu öğrencisi 12 kontrol grubu öğrencisi olmak üzere toplam 24 erkek öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna dahil edilen 12 zihinsel engelli öğrenci ile 12 hafta boyunca haftada 2 gün ve günde 60 dakika futbol antrenman programı uygulanmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilerin motor becerilerini ölçmek için Bruininks Oseretsky Testi (BOT2) yaptırılmıştır. Çocukların ebeveyn, özel eğitim öğretmenleri ve psikologlarına 'Hacettepe Ruhsal Uyum Ölçeği' ve 'Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Performans Belirleme' formu kullanılmıştır. Çalışmanın ön testinde kullanılan bu ölçekler çalışmanın sonunda son test olarak tekrar edilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu oluşturan deney ve kontrol grupları ile ön test ve son test ölçümlerine ilişkin iki faktörlü varyans analizi ile test edilmiştir.Sonuç olarak uygulanan futbol antrenman programının deney ve kontrol grupları arasında motor yeterlik, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeylerinde ön test ve son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Futbol, İletişim, Motor Beceri, Ruhsal Uyum, Zihinsel Engelli

AntrenmanEngelli çocuklarFutbol+5
Erhan Şahin
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim uygulama okulları ve rehabilitasyon merkezlerindeki öğretilebilir zihinsel engelli bireylerin kişisel hijyeni ile ilgili uygulamalar ve velilerinin bilgileri

?Eğitim uygulama okulları ve rehabilitasyon merkezlerindeki öğretilebilir zihinsel engelli bireylerin kişisel hijyeni hakkında bilgi ve uygulamaları? adlı bu çalışma; farklı zeka düzeyinde, zihinsel yetersizliği yanında fiziksel engeli de olan ve farklı yaş gruplarındaki zihinsel engelli bireylerin kişisel hijyen uygulamalarını, bu uygulamaların yeterli düzeyde olup olmadığını, kişisel hijyen uygulamalarında yardım alıp almadıklarını aynı zamanda zihinsel engele sahip olan velilerin kişisel hijyen hakkındaki bilgilerini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Afyonkarahisar, Ankara ve İstanbul'da Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi ve rehabilitasyon merkezi ile görüşülerek toplam 225 veli üzerinde anket uygulanmıştır. Zihinsel engelli bireylerin kişisel hijyen uygulamaları ile velilerin kişisel hijyen hakkındaki bilgileri, velilerin eğitim durumları ile ilişkilendirilmiş ve khi kare analiz yöntemi uygulanarak sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışmaya katılan velilerin büyük çoğunluğunu anneler oluşturmaktadır. Aynı zamanda engelli bireye en çok yardım edenin de anneleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Velilerin 157'sinin okur yazar olmayan, okur yazar olan ve ilkokul mezunları oldukları, 68'inin ortaokul, lise ve üniversite mezunu olduğu belirlenmiştir. Anket kapsamındaki zihinsel engelli bireylerin 70'inde farklı fiziksel engel bulunmakta, büyük çoğunluğunun erkek ve 13 ? 18 yaş arası bireylerden oluştuğu saptanmıştır. Velilerin kişisel hijyen bilgilerinin eğitim düzeyleriyle bağlantılı olarak değiştiği, bu konuda verilen soruların çoğunun eğitim düzeyi düşük bireyler tarafından yanlış yanıtlandığı, eğitim düzeyi yüksek olan grubun ise banyo temizliği, taharet temizliği, göz temizliği ve diş fırçası kullanımı sıklığı konusunda yetersiz olduğu belirlenmiştir. Okur yazar olmayan, okur yazar olan ve ilkokul mezunu velilerin sahip oldukları engelli bireylerin; banyo yapma, saç tarama, tırnak kesme, ayak yıkama, kulak temizliği, taharet temizliği, iç çamaşırı ve elbise değiştirme konularında ailelerinin yardımlarıyla yapabildikleri; ortaokul, lise ve üniversite mezunu velilerin sahip oldukları engelli bireylerin yalnızca kulak, ayak, tırnak temizliği ve banyo yapmada ailelerinin yardımına ihtiyaç duymaktadırlar. Engelli bireyler uyandıkları zaman yüzünü yıkamakta, tuvaletten çıkınca ve yemekten önce ve sonra ellerini yıkamakta, ellerini yıkadıklarında havlu kullanmayı tercih etmemekte, kirlendikçe ayaklarını yıkamakta, saçlarını şampuanla yıkamakta, haftada 1 ya da 2 kez banyo yapmaktadır. Kulak temizliğine önem vermedikleri, kulağını temizleyenlerin kulak pamuğu kullandıkları, dişlerini günde iki kez fırçaladıkları, diş ipi kullanmadıkları, haftada bir ya da uzadıkça tırnak kestikleri, tuvalet temizliğinde su ve tuvalet kağıdı kullanımının fazla olduğu belirlenmiştir. Hemen hemen tüm zihinsel engelli bireyler her gün ya da iki günde bir atlet, külot, çorap ve giysi değiştirmektedirler. Banyo lifi ve el yüz havlusunu aile bireyleriyle birlikte kullananların oranı kullanmayanlara oranla yüksek bulunmuştur.Tüm bu bulgular doğrultusunda zihinsel engelli bireye sahip olan velilerin kişisel hijyen hakkında eğitim almaları gerekmekte, sağlıklı yaşam için kişisel hijyenin önemini kavramak ve bunu yaşantılarına transfer etmeleri gerekmektedir. Tutum ve davranışların olumlu yönde düzeltilmesi adına alınan eğitim ile zihinsel engelli bireyde de iyileşmeler görülecek ve bu bireylerin toplumda kabul edilebilir olmaları sağlanacaktır.

Eğitim uygulama okuluHijyenRehabilitasyon merkezleri+3
Asiye Yurtseven
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Süreç temelli yazma öğretiminin hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrencinin yazma becerisine etkisinin incelenmesi

Araştırmada hafif düzeyde zihinsel yetersizlik tanısı olan bir 4.sınıf öğrencisinin yazma becerisini geliştirmek amaçlanmıştır. Bu çalışmanın problemini ise; araştırmacının sorduğu 'Yazma konusunda sorun yaşayan öğrencinin yazma becerisini nasıl geliştirebilirim?' sorusu oluşturmaktadır. Araştırma 4.sınıfa devam eden hafif düzeyde zihinsel yetersizlik tanısı olan özel eğitim sınıfına devam eden bir öğrenciyle yürütülmüştür. On beş hafta devam eden çalışmalarda öğrenciyle toplamda on üç uygulama yapılmıştır. Uygulamalar genellikle 2 ders saati (40'+40') şeklinde yürütülmüştür. Araştırmada Eleştirel Kuram Yaklaşımı içerisinde aksiyon araştırması yöntemi kullanılmıştır. Aksiyon araştırması, birçok alanda çalışan öğretmen, akademisyen gibi kişilerin uygulamalarını bizzat kendilerinin gerçekleştirdikleri, herhangi bir durumu, olguyu ya da olayı gerçekleştiği ortamda inceleyen, analiz etmeyi, değiştirmeyi veya geliştirmeyi amaçlayan bilimsel bir etkinliktir (Ekiz, 2009). Araştırmada günlük, yapılandırılmamış gözlem, yarı yapılandırılmış görüşme, okunaklılık ölçeği, puanlama anahtarı veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmada öğrenciyle yapılan her uygulamanın sonunda tutulan gülükler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmada öğrenciyle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler "betimsel analiz" tekniği ile analiz edilmiştir. Ayrıca öğrenciyle ön çalışma ve son çalışma yapılmıştır. Elde edilen veriler karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Frekanslar grafik formunda verilmiştir. Araştırmada Süreç Temelli Yazma uygulamaları yapılmıştır. Süreç Temelli Yazma; yazma öncesi, taslak yazma, gözden geçirme, düzenleme ve yayınlama/ paylaşma olmak üzere beş aşamadan oluşmaktadır. Her çalışma öncesinde Süreç Temelli Yazma planı hazırlanmıştır. Plan dahilinde çalışmalar yürütülmüştür. Elde dilen sonuçlara göre öğrenci Süreç Temelli Yazma uygulamalarına karşı olumlu bir tutum geliştirmiştir. Süreç Temelli Yazma çalışmalarının öğrencinin yazma becerisini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar ışığında, sınıfta öğrencinin yazma becerisini geliştirmek, yazmaya karşı olumlu bir tutum geliştirmek için Süreç Temelli Yazma uygulamaları yapılabilir. Ayrıca bu çalışma zihinsel yetersizlik tanısı olan bir öğrenciyle yürütülmüştür. Daha fazla öğrenciyle daha uzun bir zaman çalışmalar yapılabilir.

Süreç temelli öğretimYazma becerisiYazma öğretimi+4
Neslihan Sezgin
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrencilere günlük yaşam becerilerinin kazandırılmasında davranış öncesi ipucu ve sınama ipucu işlem süreci ile yapılan öğretimin etkililiği

Bu araştırmanın amacı, zihin engelli bir öğrenciye çay demleme, çay servisi yapma ve vileda ile paspas yapma becerilerinin kazandırılmasında davranış öncesi ipucu ve sınama işlem süreciyle yapılan öğretiminin etkili olup olmadığını, öğrencinin kazandığı becerileri öğretimden sonra sürdürüp sürdüremediğini, farklı ortam, kişi ve materyale genelleyip genelleyemediğini ortaya koymaktır.Araştırmada tek denekli deneysel desenlerden ?beceriler arası çoklu yoklama modeli? kullanılmıştır.Araştırmanın deneklerini, 2009?2010 öğretim yılında Yediveren Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kursu'na devam eden ve zihinsel yetersizlikten etkilenmiş üç öğrenci oluşturmaktadır. Bu üç öğrenciden biri asıl, ikisi de yedek denekler olarak seçilmiştir. Ön uygulama için de yetersizlikten etkilenmemiş bir öğrenciyle çalışılmıştır.Araştırma verilerinin toplanabilmesi için, öğretmen ve aile görüşme formları, beceri kontrol listesi, ölçüt bağımlı ölçü araçları ve davranış öncesi ipucu ve sınama ipucu işlem süreciyle öğretim yapılırken öğretimde ilerlemelerin kaydedileceği kayıt çizelgeleri, uygulama güvenirliği formu, aileye ve öğrenciye yönelik pekiştireç belirleme formları, aileye ve sınıf öğretmenine yönelik sosyal geçerlilik formları geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Davranış öncesi ipucu ve sınama işlem süreciyle öğretim yapabilmek için öğretim materyali hazırlanmış ve araştırmacı tarafından uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen verilerin analizinde grafiksel analiz kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, öğrencinin çay demleme, çay servisi yapma ve vileda ile paspas yapma becerilerini kazanmasında davranış öncesi ipucu ve sınama işlem süreci ile yapılan öğretimin, etkili olduğu izlenimi edinilmektedir.Davranış öncesi ipucu ve sınama işlem süreciyle yapılan öğretimin öğrencinin kazandığı çay demleme, çay servisi yapma ve vileda ile paspas yapma becerilerini, öğretim bittikten 7, 14, 21 gün sonra da sürdürmesi ve farklı ortam, araç-gereç ve kişiye genellemesi açısından etkili olduğu izlenimi edinilmektedir.

BeceriBeceri kazandırmaDavranış öncesi ipucu ve sınama ipucu işlem süreci+2
Mehmet Doğan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Rehberlik araştırma merkezleri tarafından yapılan tanılama ve yönlendirmenin normal zeka kapasitesi tanısı alan öğrenciler açısından sonuçları; Fatsa örneği

Bu araştırmanın amacı zihinsel yetersizlik şüphesiyle Ram'a yönlendirilmiş, zeka bölümü 70-90 aralığında olduğundan dolayı destek özel eğitim hizmetinden faydalanamayan öğrencilerin akademik becerilerde ilerleme gösterip göstermediğini ve Türkçe matematik disiplin alanlarındaki ilerlemeleri sınıf arkadaşlarının ilerlemeleriyle paralellik gösterip göstermediğini betimlemektir.Araştırma gurubunu Fatsa RAM görev bölgesinde bulunan ve 2009-2010 eğitim öğretim yılında yetersizlik şüphesiyle Fatsa RAM' a yönlendirilerek tanılaması yapılan, tanılama sonucunda zeka bölümü 70-90 zeka aralığında olduğu için normal zekaya sahip olarak tanılanan 6 ikinci sınıf öğrencisi ve bu 6 öğrencinin sınıfında bulunan 79 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmanın verilerinin toplanabilmesi için ölçüt bağımlı ölçü araçları hazırlanmıştır. Bu araçlar zeka bölümü 70-90 aralığında çıkan öğrencilere ve bu öğrencilerin sınıfında bulunan 79 öğrenciye RAM' daki tanılama sürecinin hemen ardından ve iki ay sonra olmak üzere iki kez uygulanmıştır.Araştırmanın sonucunda RAM tarafından değerlendirmesi yapılan 6 öğrencinin kasım ayında uygulanan Türkçe ölçü aracında yer alan bildirimlere vermiş oldukları doğru tepki sayısının ortalaması 19 iken akranlarının kasım ayında uygulanan Türkçe ölçü aracında yer alan bildirimlere vermiş oldukları doğru tepki sayısının ortalaması 69 dur.Kasım ayında 6 öğrencinin hazırlanan matematik ölçü aracında yer alan bildirimlere vermiş oldukları doğru tepki sayısının ortalaması 3 iken, akranlarının kasım ayı hazırlanan matematik ölçü aracında yer alan bildirimlere vermiş oldukları doğru tepki sayısının ortalaması 26'dır.Uygulamadan iki ay sonra 6 öğrencinin ocak ayı, hazırlanan Türkçe ölçü aracında yer alan bildirimlere vermiş oldukları doğru tepki sayısının ortalaması 22 iken, akranlarının ocak ayı hazırlanan Türkçe ölçü aracında yer alan bildirimlere vermiş oldukları doğru tepki sayısının ortalaması 70'dir.Ocak ayında 6 öğrencinin hazırlanan matematik ölçü aracında yer alan bildirimlere vermiş oldukları doğru tepki sayısının ortalaması 7 iken, akranlarının ocak ayı hazırlanan matematik ölçü aracında yer alan bildirimlere vermiş oldukları doğru tepki sayısının ortalaması 49'dur.Ram tarafından tanılandıktan hemen sonra Türkçe ve matematik ölçü aracı uygulanan 6 öğrencinin performans düzeyleri ile akranlarının performans düzeyleri arasında önemli farklılıkların olduğu, Ram tarafından tanılanarak zeka bölümü 70-90 aralığında çıkan 6 öğrencide geçen iki aylık zaman içerisinde kabul edilebilir ilerleme olmazken 6 öğrencinin sınıfında bulunan diğer öğrencilerde 2 aylık süre içerisinde ilerlemeler olduğu gözlemlenmiştirAraştırma bulguları bir bütün olarak ele alındığında RAM' da zihinsel yetersizliğe yönelik yapılan tanılama sürecinde özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinde yer alan noktalara göre hareket edilmediği, akademik becerilerde öğrencilerin yapabildikleri dikkate alınmadan eğitsel kararlar verildiği sonucuna varılmıştır.

Akademik başarıRehberlik ve Araştırma MerkeziZihinsel engelliler+2
Gündüz Barutçu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00

Related subjects