Meslek ve teknik lise öğrencileri

75 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

İşitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesi

İBu araştırmanın amacı işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmaya katılanlar, üç fizik dersi öğretmeni, iki rehber öğretmen, bir okul yöneticisi, işitme yetersizliği olan üç öğrenci ve ebeveynleri, üç normal işiten öğrenci ve ikisinin ebeveynidir. Araştırma verileri saha gözlemleri, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve belge inceleme ile toplanmıştır. Veriler araştırma süreci sonunda çeşitli analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiş olup, meslek lisesinin özellikleri, meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimi, meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimi ve meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanması temalarına ulaşılmıştır. Meslek lisesinin özelliklerine ilişkin bulgular incelendiğinde, sınıflarda işitme yetersizliği olan öğrencilere uygun fiziksel ortamların sağlanamadığı, okula TEOG sınavı sonrasında daha çok akademik düzeyi düşük öğrencilerin geldiği, işitme yetersizliği olan öğrencilerin de buna dahil oldukları, psikolojik ve ailevi sorunlar yaşayan öğrencilerin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ancak lise sonrasında özellikle işitme yetersizliği olan öğrencilere ilişkin işletmelerde özel gereksinimli personel çalıştırma zorunluluğu, meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş ve E-KPSS ile devlet memurluğuna girme haklarının bulunduğu ifade edilmektedir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde öğretmenlerin derslerini yönetmeliklere uygun biçimde planladıkları ve haftalık ders saati sayısının düşük olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Ayrıca derslerini çoğunlukla doğrudan anlatım yöntemi, soru-cevap ve ödev verme stratejileri kullanarak ve problem çözme etkinliği desenleyerek yürüttükleri sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan okulda laboratuvar bulunmadığı, derslerde deney yapılmadığı, öğretim materyali olarak çoğunlukla resmi ders kitabından yararlandıkları ifade edilmektedir. Değerlendirme sürecinde ise yine yönetmeliklerde yazılı olan sayıda sınav yaptıkları ve sınavlarda farklı türde sorular sordukları belirlenmiştir. Son olarak öğretmenler tarafından özellikle normal işiten öğrencilerin akademik düzeylerinin çok düşük olduğu ifade edilmiştir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde katılımcıların genel olarak kaynaştırma eğitimine ilişkin olumlu tutum içinde oldukları ve okullarda belirli düzeyde kaynaştırma ekibi oluşturulduğu belirlenmiştir. Ancak katılımcılar teorik olarak kriterlerin belirlenmiş olmasına rağmen özellikle sınıflardaki özel gereksinimli öğrenci mevcudu, cihaz kontrolü ve bakımı, özel gereksinime yönelik ortam düzenlenmesine ilişkin sorunlar yaşandığını vurgulamışlar ve önerilerde bulunmuşlardır. Katılımcıların üzerinde durduğu diğer sorunlar kriterlerine uygun BEP desenlenmediği ve destek eğitim hizmetlerinin ise hiç sağlanmadığı olmuştur. Ayrıca hem rehber hem de fizik öğretmenlerinin işitme yetersizliği olan çocukların eğitimi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve konuya ilişkin hizmetiçi eğitim çalışması yapılmadığı belirlenmiştir. Meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanmasına ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde fizik öğretiminin planlanma, uygulama ve değerlendirme süreçlerinde işitme yetersizliği olan öğrencilere özel bir çalışmanın yapılmadığı, zaten öğretmenlerin de konuya ilişkin bilgilerinin olmadığı, öğrencilerin derse katılımının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca işitme yetersizliği olan öğrencilere göre ise özellikle öğretmenlerin sözel anlatımları sırasında dersi takip etme konusunda zorluk yaşadıkları, zaman zaman gürültü nedeniyle duymakta zorlandıkları, sadece tahtaya yazılan bilgileri defterlerine geçirebildikleri ifade edilmiştir. Diğer taraftan akranları ile iletişim kurdukları ve özellikle derste kaçırdıkları konulara ilişkin işbirliği yaptıkları belirlenmiştir Anahtar Sözcükler: İşitme yetersizliği, Fizik öğretimi, Kaynaştırma, Mesleki eğitim, Durum çalışması.

Fizik dersiFizik eğitimiFizik öğretimi+7
İhsan Evren Aktürel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının meslek lisesi öğrencilerinin matematik kaygısına, matematik özyeterlik algısına ve başarısına etkisi

Bu araştırmada, Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretimin, Ortaöğretim 10. sınıf "Katı Cisimlerin Yüzey Alanları ve Hacimleri" konusunda, öğrencilerin matematik kaygısına, matematik özyeterlik algısına, akademik başarısına ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına etkisi ve GME destekli öğretime ilişkin öğrenci görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Aydın ili Koçarlı ilçesindeki Mustafa Keziban Küçükoğlu Ç.P.A.L'de öğrenim gören 25'i deney ve 24'ü kontrol grubu olmak üzere 49 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen 28 soruluk başarı testi, matematik kaygılarını belirlemek amacıyla Matematik Kaygısı Ölçeği, matematik özyeterlik algılarını belirlemek amacıyla Matematik Özyeterlik Algısı Ölçeği ve deney grubu öğrencilerinin GME yaklaşımına ilişkin görüşlerini belirleyebilmek için görüşme formu uygulanmıştır. Dersler kontrol grubunda mevcut öğretim programına dayalı öğretim ile deney grubunda ise Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretim ile yürütülmüştür. Araştırmanın nitel verileri, deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Elde edilen nicel veriler SPSS 20.0 paket programı ile, nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmada, Gerçekçi Matematik Eğitimi destekli öğretimin, mevcut öğretim programına dayalı öğretime göre öğrenci akademik başarısında daha etkili olduğu ve kalıcılığı olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin matematik kaygısı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenirken, matematiğe yönelik özyeterlik algısı puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Öğrencilerin GME yaklaşımına yönelik görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME), Matematik Özyeterlik Algısı, Matematik Kaygısı, Başarı, Kalıcılık.

Gerçekçi matematik eğitimiMatematikMatematik başarısı+6
Gül Demir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim mesleki eğitimi muhasebe ve finansman alanında işletmelerde beceri eğitimi uygulamalarının hizmet kalitesi üzerine bir araştırma

Türkiye'de ortaöğretim mesleki eğitiminde kalite sorunlarının giderilmesi ve yaygınlaştırılma çabaları devam etmektedir. Bu çabalara destek olunabilmesi için ortaöğretimde, muhasebe ve finansman alanında okuyan 12. Sınıf öğrencilerinin işletmelerde beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik olarak öğrenci odaklı beklentilerinin ve algılarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Öncelikle öğrencilerin beklentileri, SERVQUAL Yöntemiyle beklenti ifadeleri kullanılarak tespit edilmiştir. Eğitim sona erdiğinde aynı ifadeler kullanılarak, aynı öğrencilerin algıları belirlenmiştir. İşletmelerde beceri eğitiminin öznesi ve müşterisi konumundaki öğrencilerin, hizmet kalitesinden beklenti ve algılarının karşılanıp karşılanmadığı tespit edilmiştir. Çalışma, İstanbul'da üç, Eskişehir ve Kütahya'da birer okulda olmak üzere toplam beş mesleki ve teknik Anadolu lisesinde, muhasebe ve finansman alanında 12. Sınıfta işletmelerde beceri eğitimi alan 426 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerinin beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik beklenti ve algılarında anlamlı farklılık oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin staj yeri (beceri eğitimi aldıkları kurum), eğitim bölgesi ve mesleki lisesi tercih sebebi değişkenlerinde beklenti boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmazken, hizmet kalitesi algı boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

Beceri eğitimiFinansmanHizmet kalitesi+6
Feride Savaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ticaret meslek liselerinde muhasebe eğitimi alan öğrencilerin memnuniyetini etkileyen faktörlerin incelenmesi

Dünya ekonomisi, ülkemiz ekonomisini de içine alan bir değişim içindedir. Bilgi çağının yarattığı bu ortama, işletmelerin ayak uydurabilmeleri için, uygun enerji bileşenine olan talebi kaçınılmaz olmuştur. İşletmecilik alanında yaşanan bu durum, üretim faktörlerinin yanı sıra zaman, teknoloji ve bilgi unsurlarının da optimum düzeyde kullanılmasını gerekli kılmıştır.İş hayatının istekleri doğrultusunda belli standartlara sahip çalışanların, planlı bir şekilde eğitilmeleri, eğitimleri ile ilgili işlerde çalışmaları ve ekonomik yaşamı olumlu yönde etkilemeleri beklenen bir durumdur.İşletme dili olarak nitelendirilen muhasebe, değişimleri izleme, adapte olma, bilgi üretme işlevi ve ekonomik planlara kaynak olma yönüyle gelecekte dahi popüler olma özelliği taşımaktadır.Günümüz şartlarında muhasebe alanındaki çalışanların kalitesinde; bilgi ve beceri yönüyle, eğitim büyük önem taşımaktadır. İnsan kaynaklarının niteliği, mesleki eğitim ile ilgilidir.Ülkemizde muhasebe alanında verilen eğitim, orta öğretim kurumlarında başlar. Orta öğretimde muhasebe eğitimi, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ticaret meslek liselerinde verilmektedir. Öğrencileri ticari hayatta hazırlayabilmek amacı ile eğitim ve öğretimlerini incelemek, bu anlamda önem arz etmektedir.Bu çalışma, ticaret meslek liselerinde muhasebe eğitimi alan öğrencilerin okul memnuniyeti, işyeri memnuniyeti ve kendi memnuniyetlerini etkileyen faktörleri inceleyerek, ulaşılan sonuçlar ile muhasebe eğitiminin kalitesi hakkında bilgi vermeyi amaçlamıştır.

EğitimMeslek liseleriMeslek ve teknik lise öğrencileri+3
Ebru Pehlivan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık meslek lisesi öğrencilerinin benlik algı düzeyleri ile empatik eğilim ve empatik beceri düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada, Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin empatik eğilim ve empatik beceri düzeyleri ile benlik algı düzeyleri, sınıf düzeyleri, mesleği tercih şekli ve bölüm değişkenleri arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Bu amaçla empatik eğilim düzeyleri ve empatik beceri düzeyleriyle ilgili olmak üzere iki grupta alt amaçlar geliştirilerek yanıt aranmıştır. Araştırmaya Diyarbakır ilinde bulunan D.Ü. Tıp Fakültesine bağlı Sağlık Meslek Lisesi'ne devam eden I. ve IV. sınıflardaki 150 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılan tüm bireylere Kişisel Bilgi Formu ile birlikte Dökmen'in "Empatik Eğilim ölçeği" ve "Empatik Beceri ölçeği", ayrıca İnanç tarafından Türkçeye çevirisi yapılan "Offer Benlik İmajı Envanteri" uygulanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, benlik algı yüksek ve düşük olanların empatik eğilim ve empatik beceri puan ortalamaları karşılaştırılmış, ortalamalar arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı t testi ile sınanmıştır. Bulguların değerlen dirilmesinde anlamlılık düzeyi.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre benlik algı düzeyi düşük olan bireylerin empatik eğilim düzeyleri benlik algısı yüksek olanlara göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Laboratuvar bölümünde okuyan öğrencilerin hemşirelik bölümünde okuyan öğrencilere göre empatik beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Benlik algısıEmpatik beceriEmpatik eğilim+7
Hüseyin Fazlı Ergül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerine verilen iş güvenliği eğitiminin, öğrencilerin akademik başarısına ve kalıcılığa etkisi

Bu çalışmamızda işyeri tehlike sınıfları bakımından tehlikeli sınıfta bulunan bir meslek lisesinin 10. sınıf öğrencileri üzerinde çalışılmış olup, verilen temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin öğrenciler- üzerindeki başarı ve kalıcılıktaki etkisi ölçülmek istenmiştir. Öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliğine yönelik tutumlarını ölçmek için 10 adet soru yöneltilmiş, yine iş sağlığı ve güvenliğine yönelik başarıyı ölçmek için 20 soruluk açık uçlu soru sorulmuştur. Elde edilen veriler SPSS programı vasıtasıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak öğrencilere verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin öğrencilerin iş güvenliğine yönelik tutumlarını olumlu yönde değiştirdiği, iş güvenliğine yönelik bilgi düzeyini arttırdığını göstermiştir. Bu durum öğrencilere verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ayrıca verilen eğitimler öğrencilerin tehlikeli olarak kabul edilen eğitim gördükleri atölyelerde iş güvenliğine yönelik farkındalıklarını sürekli aktif tutacak ve yaşanılabilecek kaza ve yaralanmaların önüne geçilmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, farkındalık, iş güvenliği eğitimi

Akademik başarıFarkındalıkMeslek liseleri+3
Resul Kanık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kayıt dışı çalıştırılan meslek lisesi öğrencilerinin akademik başarılarının ekonomik açıdan incelenmesi: Şanlıurfa ili suruç ilçesi örneği

Bu tez çalışmasında kayıt dışı çalıştırılan meslek lisesi öğrencilerinin akademik başarıları ekonomik açıdan incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Şanlıurfa ili Suruç ilçesinde bulunan resmi nitelikteki Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada bu öğrencilere ait nicel ve nitel bazı verileri toplamaya yönelik özel geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS Statistics 17.0 ve Microsoft Office Excel programları kullanılarak tablo, grafik ve istatistiki testlerle analiz edilmiştir. Öğrencilerin akademik başarıları incelenirken kayıt dışı çalışmanın okul genel not ortalaması, başarı belgesi alma, sorumlu geçilen ders sayısı, ortalama ile geçilen ders sayısı ve sınıf tekrarı yapma durumu üzerindeki etkisi Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testleri ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; okulların açık olduğu dönemlerde tarım başta olmak üzere çeşitli sektörlerde genellikle aileleri tarafından kayıt dışı çalıştırılan öğrencilerin akademik başarılarının olumsuz etkilendiği yapılan analizlerle istatistiksel olarak ortaya konulmuştur. Bölgenin sosyo-ekonomik koşulları göz önüne alındığında, okul yerine çalışmayı tercih eden bu kesimin katlandıkları fırsat maliyetinin ve beşeri sermayelerinden ödün vermelerinin bölge ekonomisini olumsuz etkilediği düşünülmektedir. Bu çocukların, okul bittikten sonra da takip edilerek toplumdaki statülerinin nasıl şekilleneceğinin belirlenmesi, ülke ekonomisine etkilerinin ortaya konulması açısından önemli olacaktır.

Akademik başarıEkonomik analizKayıt dışı istihdam+4
Bünyamin Demir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative study on the role of self-efficacy perceptions on the language learning beliefs of vocational and technical Anatolian high school students

This study was designed and conducted as a mixed-method research to investigate the probable effects of self-efficacy perceptions on the language learning beliefs of vocational and technical Anatolian high school (VTAHS) students. The data were collected from 152 VTAHS students in Hatay in the second term of the 2020-2021 education year. First, Beliefs about Language Learning Inventory (BALLI) and the Questionnaire of English Self-Efficacy were used to obtain quantitative data. The results of the quantitative data were analyzed using the Statistical Package for Social Sciences (SPSS). Then, eight participants were interviewed with the aim of triangulation and to assist the quantitative data. The results revealed that the participants had a low level of self-efficacy in learning English. According to the participants, beliefs related to the nature of language learning had a considerable role in their language learning process while they viewed beliefs related to motivation and expectations as the least important category. In addition, the findings indicated that there was no significant relationship between the level of self-efficacy perceptions and beliefs about language learning of the participants. Key words: Self-efficacy perceptions, language learning beliefs, vocational and technical Anatolian high school, student perceptions

Study of languagesEducational beliefsHigh schools students+7
Deniz Devrim Aydın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde algılanan anne baba davranışlarıyla akran ilişkileri arasında özerkliğin aracı rolü

Araştırmanın amacı, ergenlerde algılanan anne baba davranışlarıyla akran ilişkileri arasında özerkliğin aracı rolünün incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel ve betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma katılımcılarını Gaziantep ilinin Şehitkamil ilçesinde fen, anadolu ve meslek liselerinde öğrenim gören 444' ü erkek, 519' u kadın toplam 963 ergen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında 'Akran İlişkileri Ölçeği', 'Leuven Algılanan Ana Babalık/Ergen Sürümü Ölçeği' ve 'Ergen Özerklik Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 21 paket programı ve AMOS 22.0 programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amaçlarını test etmek üzere Pearson Momentlar Çarpımı Korelasyonu ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda anne ve baba davranışları ile akran ilişkileri arasında özerkliğin kısmi aracı rol oynadığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları alanyazındaki başka araştırma sonuçlarıyla tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Ergen, Algılanan Anne Baba Davranışları, Özerklik, Akran İlişkisi

Akran ilişkileriAna-baba algısıEbeveyn davranışı+5
Fatma Akın Gökalp
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin okula yabancılaşmaya yönelik görüşleri ve mesleki eğitime yönelik tutumları

Bu araştırmada mesleki ve teknik anadolu lisesindeki öğrencilerin okula yabancılaşmaya yönelik görüşleri ve mesleki eğitime yönelik tutumları ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini Düzce'nin Merkez ilçesindeki mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise bu okullardan ulaşılan 339 öğrenciden oluşmuş ve araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Sonuç olarak, mesleki ve teknik anadolu lisesindeki öğrencilerin okula yabancılaşma düzeyleri genel anlamda düşük çıkmıştır. Bunun yanında mesleki eğitime yönelik tutum düzeyleri ise yüksek olmasının yanında, sınıf düzeyleri arasındaki fark 12. sınıf öğrenciler lehine anlamlı bulunmuştur. Okutulan programlar açısından elde edilen bulgulara bakıldığında ise okula yabancılaşma ve anlamsızlık ile sosyal uzaklık alt boyutları açısından anlamlı bir fark bulunmamasına karşın, sağlık meslek lisesi öğrencilerinin güçsüzlük boyutunda, ticaret lisesi öğrencilerinin de kuralsızlık boyutunda daha yüksek ortalamaya sahip oldukları görülmüştür. Mesleki eğitime yönelik tutumların da okul türleri açısından farklılaştığı görülmektedir. Bu fark sağlık meslek lisesi öğrencilerinin lehinedir. Cinsiyetler açısından ise hem genel olarak okula yabancılaşma hem de mesleki eğitime yönelik tutum düzeyleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Bunun yanında okula yabancılaşmanın alt boyutlarından olan güçsüzlük boyutunda kız öğrenciler, kuralsızlık boyutunda ise erkek öğrenciler daha fazla yabancılaşmaktadırlar. Öğrencilerin okula yabancılaşmaya yönelik görüşleri ve mesleki eğitime yönelik tutumları arasında ise negatif yönlü ilişki mevcuttur. Öğrencilerin okula yabancılaşma ve alt boyutlarının düzeyleri arttıkça mesleki eğitime yönelik tutum düzeyleri düşmektedir.

Meslek ve teknik lise öğrencileriMesleki eğitimMesleki tutum+2
Zeynep Öztürk
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi felsefesi kapsamında; Devlet okullarındaki öğrencilerin gözünden liderin yönetim tarzının belirlenmesi üzerine bir araştırma: Düzce Yavuz Selim mtal

Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları her geçen gün özel ve kamu sektöründe daha da önem kazanmaktadır. TKY uygulamalarının başarılı olabilmesinin temelinde kendi unsurlarından olan "lider" oldukça büyük öneme sahiptir. Araştırmada temel amaç devlet okullarında Toplam Kalite Yönetimi felsefesinin ne derece uygulandığı ve öğrencilerin lider algısının tespit edilmesidir. Buradan çıkan sonuçlar neticesinde TKY ve liderlik ile ilgili eksikliklerin tespiti amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Düzce Yavuz Selim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada okulun 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerine anket uygulanarak öğrencilerin TKY felsefesi ve okul müdürünün hangi liderlik yaklaşımına daha yatkın yönetim tarzı benimsediğinin tespitine yönelik anket soruları hazırlanmış ve okuldaki TKY ile ilgili nelerin gözardı edildiği ve okul müdürünün liderlik yaklaşımlarını ne derece uyguladığının tespitine yönelik öğrencilerin görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Tam sayım yöntemi uygulanarak yapılan araştırmada geçerli olan 468 anket formu elde edilmiş, anketlerden elde edilen veriler IBM SPSS STATISTIC 23 paket programında analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin sağlıklı ve tutarlı yorumlanabilmesi için normallik testi, betimleyici analiz, güvenirlik analizi, faktör analizi, açımlayıcı faktör analizi, kolerasyon analizi, regresyon analizi, T-Testi analizi, one-way anova analizi ve post hoc testi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin lider hakkındaki görüşleri, TKY feksefesinin okulda ne derece uygulandığı, öğrencilerin TKY ve liderlik yaklaşımları ile ilgili görüşleri, öğrencilerin yaş, cinsiyet ve sınıf değişkenleri incelenerek TKY ve liderlik yaklaşımları ile ilgli görüş farklılıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın analiz sonuçlarından elde edilen verilerden araştırmaya katılan öğrencilerin yaş, cinsiyet ve sınıf değişkenleri ile TKY ve Liderlik yaklaşımlarını algılamada aralarında herhangi bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir. TKY felsefesinin okul müdürü tarafından benimsendiği ve liderlik yaklaşımlarına uygun bir yönetim tarzı uyguladığı gözlemlenmiştir. Lider okulda, TKY felsefesine uygun bir imaj sergilemektedir. Anahtar Kelimeler: TKY Felsefesi, Lider, TKY Liderlik Yaklaşımları, Kamuda Lider Algısı

Demokratik liderlikKültürel liderlikMeslek ve teknik lise öğrencileri+3
Gönül Gürel
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İşitme engelli öğrencilerin spor değişkenine göre çoklu zekâ alanlarının araştırılması

Bu çalışmada özel eğitim meslek liselerinde okuyan işitme engelli spor yapan ve yapmayan öğrencilerin çoklu zekâ alanları arasındaki farkı ortaya koymak amaç edinilmiştir.Araştırmanın evrenini Afyonkarahisar, Ankara, Bursa, Erzurum, Isparta, İstanbul (Fatih, Kadıköy), İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Ordu, Samsun, Trabzon, Zonguldak, özel eğitim meslek liseleri öğrencileri, örneklemini ise bu okullarda okuyan 130 kız 130 erkek öğrenci oluşturmaktadır.İlk olarak araştırmanın amacına ilişkin mevcut bilgiler, literatürün taranmasıyla sistematik bir şekilde verilmiştir. İkinci olarak araştırmanın amacına ulaşmak için; Howard Gardner tarafından geliştirilen ve Saban (2001) tarafından Türkçeleştirilerek geçerlilik ve güvenilirliği yapılmış olan ?Çoklu Zekâ Alanlarında Kendini Değerlendirme Envanteri? uygulanmıştır.Verilerin çözüm ve yorumlanmasında; frekans, t testi, One Way Anova (tek yönlü varyans analizi) testi kullanılarak anlamlılık P<0,05, P<0,001 alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS paket programı kullanılmıştır.Araştırmada erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre; çoklu zekâ alanlarının yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.Spor yapan öğrencilerin yapmayan öğrencilere göre; çoklu zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Spor dalı değişkenine göre bakıldığında, takım sporlarıyla uğraşanların çoklu zekâ alanları, bireysel spor yapanlara göre yüksek çıkmıştır.İşitme kaybının dercesine göre; işitme kaybının seviyesi yükseldikçe zekâ alanları puanları azalmıştır.İşitme kaybının oluştuğu döneme göre; doğuştan işitme engelli olanların sözel, matematiksel, sosyal, içsel zekâ alanları, sonradan işitme engelli olanların görsel, müziksel, bedensel, doğacı zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Ailesinde başka işitme engelli birey olanlar olmayanlara göre çoklu zekâ alanları yüksek çıkmıştır.İşitme cihazı kullananların görsel zekâ alanı, kullanmayanların ise sözel, matematiksel müziksel, bedensel, sosyal, kişisel, doğacı zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Dudak okuyabilen öğrencilerin zekâ alanları okuyamayan öğrenciler göre yüksek çıkmıştır.Ailesiyle ikamet eden öğrencilerin sözel zekâ alanı, yatılı olarak ikamet eden öğrencilerin ise matematiksel, görsel, müziksel, bedensel, sosyal, kişisel ve doğacı zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Buna göre sporun, dudak okumanın ve yatılı okulun, işitme engelli öğrencilerin çoklu zekâ alanları gelişimine yararlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimiMeslek ve teknik lise öğrencileriSpor+5
Mustafa Koç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerinin okulların mesleğe hazırlama ve işe yerleştirme performansı algıları: Çorlu Anadolu Sağlık Meslek Lisesi

Bu araştırmada, mesleki ortaöğretim kurumlarının mesleğe hazırlama ve işe yerleştirme performanslarının, kavramsal çerçeve ışığında hazırlanan alan araştırması yardımıyla belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket sorularına verilen cevaplardan elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirilerek tablolaştırılıp yorumlanmıştır.Araştırma evrenini, Tekirdağ il sınırlarında bulunan sağlık alanında eğitim veren orta öğretim kurumlarının 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma örneklemini, evrenden seçilmiş olan Çorlu Anadolu Sağlık Meslek Lisesi'nde öğrenim gören 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmuştur.Yapılan çalışma; öğrencilerin okulda verilen eğitimi, ihtiyaç duyulan alanda ve nitelikte, mesleki özgüven oluşturan, iş alanına uygun nitelikte buldukları saptanmıştır. Mesleki uygulamanın teorik bilgileri uygulama, zayıf alanları görüp giderme, modern araç- gereçleri kullanma fırsatı sunduğu belirlenmiştir. Bu olumlu görüşlere rağmen analiz sonuçlarına göre, okulda derslerin yeteri kadar uygulamaya yönelik olmadığı, ders içeriklerinin mesleğe hazırlamada yeterli olmadığı, mesleki uygulama alanlarında stajyerlere yeterli uygulama fırsatının sunulmadığı saptanmıştır.Sonuç olarak, sağlık meslek liselerinin işe hazırlama ve yerleştirmede daha etkin olabilmesi, öğrencilerin mesleki eğitim hakkında bilgilendirilmesi, mesleğe ilişkin yeniliklerin takip edilmesi ve eğitim programının buna uygun olarak geliştirilmesi, mesleki uygulamanın öneminin öğrencilere anlatılması, işletmelerle okul arasında gerekli iletişim sağlanarak öğrencilerin mesleki uygulama alanlarında uygun yerlerde görevlendirilmesi ve uygulama fırsatı sunulması ile gerçekleştirilebilir.

Anadolu meslek liseleriLise öğrencileriLiseler+12
Şeyma Arslanoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Leonardo Da Vinci Projesi ile yurtdışına giden meslek lisesi öğrencilerinin mesleki eğitime bakış açıları(Ankara ili örneği)

Bu çalışmada, AB Leonardo Da Vinci Programı ile yurtdışına giden Meslek Lisesi öğrencilerinin mesleki eğitime bakış açılarının bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda genel tarama modellerinden olan tekil tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara il genelinde Avrupa Birliği Eğitim Programları dahilinde 2010-2011 ve 2011-2012 öğretim yıllarında Leonardo Da Vinci Projesi ile yurtdışına giden ve mezun olmamış öğrenciler oluşturmaktadır. Evrenden ulaşılabilen 177 öğrenci çalışma gruplarını teşkil etmektedir.Öğrencilerin mesleki eğitime bakış açılarını tespit etmeye ilişkin görüşlerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla homojenlik ön şartının sağlandığı durumlarda One ? Way ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi) testi homojenlik ön şartının sağlanmadığı durumlarda ise Welch testi yapılmıştır. Yapılan analizlerde çoklu karşılaştırmalar için LSD ve Tamhane çoklu karşılaştırma testleri yapılmıştır. Ayrıca ikili gurupların analizinde bağımsız gruplar için t testinden yararlanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak ele alınmıştır.Anket analizleri sonucunda şu sonuçlara ulaşılmıştır. Öğrencilerin genel olarak mesleğe bakış açıları ile ilgili görüşler bölüm değişkeni dışında olumlu yöndedir. Öğrencilerin mesleki eğitim ve mesleki beceriler ile ilgili sonuçlarına göre cinsiyet, bulunulan ülke ve bölüm değişkeni dışında anlamlı bir fark ortaya çıkmamıştır. Öğrencilerin meslek dersi öğretmenleri ile ilgili toplam puanlarına bakıldığı zaman erkek katılımcıların, kadın katılımcılara göre meslek dersi öğretmenleri ile ilgili görüşlerinin daha olumlu olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra katılımcıların meslek dersi öğretmenleri ile ilgili görüşlerinin sınıf düzeyi, bulunulan ülke ve bölüm değişkeni dışında farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin öğrenme-öğretme ortamlarıyla ilgili görüşlerinin sınıf değişkeni ve öğrenim gördükleri bölüm dışında anlamlı bir farkın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların istihdamla ilgili görüşlerinin gittikleri ülkelere göre farklılaştığı ve bölüm değişkenine bakıldığı zaman ise bu konuda bazı bölümlerin diğer bölüm öğrencilerine göre daha olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Mesleki ve Teknik Eğitim, Avrupa Birliği, AB Programları, Leonardo Da Vinci Programı, Hareketlilik

Avrupa BirliğiEğitimEğitim programları+6
Derya Göğsu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek lisesi öğrencilerinin problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırma, endüstri meslek lisesi öğrencilerinin problem çözme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2009?2010 öğretim yılında Ankara ili, Yenimahalle, Keçiören, Mamak ve Çankaya merkez ilçelerinde bulunan meslek liselerinde öğrenim gören, 127 kız, 487 erkek olmak üzere toplam 614 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öğrencilerin problem çözme becerilerini ölçmek amacıyla Problem Çözme Envanteri, araştırmanın değişkenlerine yönelik bilgi toplamak amacıyla da, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Tukey HSD Testi ve Kruskal Wallis H Testinden yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda, meslek lisesinde öğrenim gören kız öğrencilerin, öğretmenlerinin tutumunu demokratik ve otoriter olarak algılayan öğrencilerin, annelerinin tutumunu otoriter olarak algılayan öğrencilerin, 11 ve 12. sınıfta okuyan öğrencilerin, serbest zamanlarını değerlendiren öğrencilerin ve kendilerini başarılı olarak algılayan öğrencilerin problem çözme becerilerinin anlamlı ölçüde daha iyi olduğu bulunmuştur.Araştırma sonucunda, endüstri meslek lisesi öğrencilerinin problem çözme becerilerinin; algılanan baba tutumu, anne babanın çalışıp çalışmaması, ailenin gelir düzeyi, öğrencinin arkadaş ilişkileri, sosyal faaliyetlere katılım, anne baba eğitim durumu, okuduğu okulu, bölümü kendine uygun bulma ve okuduğu okulu/bölümü seçme şekli değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermediği bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Problem Çözme Becerisi, Meslek Lisesi.

Ana-baba tutumuEğitimLiseler+4
Yaşar Gölgeleyen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli öğrencilerin sporculuk durumuna göre algıladıkları sosyal destek düzeyleri ve yaşam doyumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Türkiye'deki işitme engelli meslek liselerinde okuyan öğrencilerin spor yapan ve yapmayanlara göre algıladıkları sosyal destek düzeyleri ve yaşam doyumlarını bazı değişkenlere göre incelemek ve aralarındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu; 2014-2015 eğitim-öğretim yılında işitme engelli meslek liselerinde öğrenim gören 327 (%60,1)'si erkek ve 217 (%39,9)'si kadın olmak üzere toplam 544 işitme engelli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; "Kişisel Bilgi Formu", Zimet (1988) tarafından geliştirilen, Eker, Arkar ve Yaldız (2001) tarafından Türkçeye uyarlanan "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ)" ve Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen, Köker (1991) tarafından Türkçeye uyarlanan "Yaşam Doyum Ölçeği (YDÖ)" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde istatistiksel yöntem olarak; betimsel istatistikler, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), çok değişkenli anova (MANOVA), Tukey çoklu karşılaştırma testi ve bağımlı değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için PearsonCorrelation ve Regresyon testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, araştırma grubunda yer alan katılımcıların orta seviyenin üzerinde sosyal destek ve yaşam doyumlarına sahip oldukları, sosyal destek ve yaşam doyumları arasında pozitif yönde orta düzeyde ilişki olduğu bulunmuştur. Algılanan sosyal destek düzeyi ve yaşam doyumları sporculuk durumuna, spor branşına, spor yapma yılına göre anlamlı farklılık gösterirken; yaş, sınıf, cinsiyet, engel durumu, aile gelir durumu, anne ve baba eğitim durumu değişkenine göre anlamlı fark bulunamamıştır. Araştırma, spor yapmanın işitme engelli meslek lisesi öğrencilerinde algıladıkları sosyal destek düzeyleri ve yaşam doyumları üzerinde önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Algılanan sosyal destekMeslek ve teknik lise öğrencileriSosyal destek+5
Mustafa Barış Somoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde algılanan duygusal istismarın kendine zarar verme ve riskli davranışlar ile ilişkisi

Bu araştırmanın amacı, ergenlerde algılanan duygusal istismarın kendine zarar verme ve riskli davranışlar ile ilişkisini incelemektir. Ayrıca araştırmada ergenlerin algıladıkları duygusal istismar, kendine zarar verme ve riskli davranışları cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü ve aile gelir durumuna göre incelenmektedir. Araştırma betimsel bir çalışma olup ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılı Kahramanmaraş merkezinde bulunan Süleyman Demirel Fen Lisesi, TOBB Fen Lisesi, Süha Erler Anadolu Lisesi, Sevim Şirikçi Kız Meslek Lisesi, Altınşehir Mesleki ve Teknik Lisesi 9., 10. ve 11.sınıflarına devam eden gönüllü 725 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Ana Baba Duygusal İstismar Ölçeği, Öğretmen Duygusal İstismar Ölçeği, Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri ve Riskli Davranışlar Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon Testi ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ergenlerin algıladıkları duygusal istismar cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi ve aile gelir durumuna göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Ergenlerin kendine zarar verme davranışının cinsiyet, okul türü ve ailenin gelir durumuna göre anlamlı düzeyde farklılaştığı ancak sınıf türüne göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ergenlerin riskli davranışlarının cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılaştığı; antisosyal davranışlar, alkol kullanımı, sigara kullanımı, intihar eğilimi ve okul terkinin okul türüne göre farklılaştığı; alkol kullanımı, sigara kullanımı ve okul terkinin sınıf türüne göre anlamlı düzeyde farklılaştığı; sigara kullanımı, intihar eğilimi ve beslenme alışkanlıklarının ailenin gelir durumuna göre anlamlı düzeyde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Ergenlerin algıladıkları duygusal istismar düzeyi ile kendine zarar verme ve riskli davranışlar düzeyi arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ergenlerin ana babadan ve öğretmenden algıladıkları duygusal istismar düzeyi arttıkça kendine zarar verme ve riskli davranışlarında artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çoklu regresyon analizinde ise, ergenlerin ana babadan ve öğretmenden algıladıkları duygusal istismar düzeyinin kendine zarar verme ve riskli davranışları anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ergen, Duygusal İstismar, Kendine Zarar Verme Davranışı, Riskli Davranışlar

Duygusal istismarErgenlerKendine zarar verme davranışı+3
Cansu Cansız
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretimin dokuzuncu sınıf öğrencilerinin "elektrik ve manyetizma" ünitesindeki başarılarına etkisi

Günümüzde okutulmakta olan uygulamalı, mesleki ve teknik derslerde öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenmesi bilginin kalıcılığın arttırmaktadır. Ancak gerek malzeme gerek laboratuvar imkânlarının kısıtlı olmasından dolayı ders içeriğindeki kavramlar soyut kalmaktadır. Bu da öğrencilerin öğrenmelerini ve derse karşı tutumlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Benzeşim yazılımlarıyla görsel ara yüzler tasarlayarak konular somutlaştırılmaktadır. Üniversitelerin ve endüstri meslek liselerinin özellikle elektronik-bilgisayar bölümlerinde ve genel liselerin fizik, kimya gibi derslerinde ihtiyaç duyulan deney setlerinin maliyeti çok yüksektir. Benzeşim ve animasyon yazılımlarıyla bu deney setlerinin yüksek maliyeti ortadan kalkmaktadır. Bilgisayarlarda kullanılan benzeşim ve animasyon yazılımları, hemen her okulda mevcut olan bilgisayar laboratuvarında kullanılacağından ekstra bir fiziki alan gereksinimi oluşturmamaktadır. Ayrıca benzeşim ve animasyon yazılımlarıyla gerçek deney setlerinde kullanılması zorunlu olan malzemelere bağımlılık ortadan kalkacaktır. Bu araştırmanın temel amacı, benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretimin lise 9. sınıf fizik dersi "Elektrik ve Manyetizma" ünitesinde, öğrenci başarısına etkisini incelemektir. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desene göre yapılmıştır. Benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretim etkinlikleri öğrencilerin kendi kendilerine öğrenmelerine yönelik olarak yapılandırmacı öğrenme kuramına göre düzenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Elazığ ili Palu ilçesi Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi okulunun, 2012-2013 eğitim-öğretim yılındaki 9. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın başında, araştırmaya katılan 103 öğrenciye ön test uygulanmış ve bu sonuçlarla beraber öğrencilerin ortaokul mezuniyet puanları dikkate alınarak kümeleme analizi yapılmıştır. 103 kişilik öğrenci grubu öncelikle iki kümeye ayrılmıştır. Birinci küme 66 öğrenciden ikinci küme ise 47 öğrenciden oluşmuştur. Birinci küme sayı olarak daha fazla öğrenciden oluştuğu için araştırmada birinci küme seçilmiş ve öğrenci deney gurubu 32 öğrenciden kontrol gurubu ise 34 öğrenciden oluşturulmuştur. Deney gurubuna geliştirilen benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı eğitim aracıyla ders işlenmiştir. Kontrol gurubuna ise geleneksel yöntem kullanılarak ders anlatılmıştır. Uygulama toplam 6 hafta sürmüştür. Öğrencilerin akademik başarıları yönünden, geliştirilen eğitim aracıyla öğretim yapılan deney gurubunda işlenen ders ile geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenen ders arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, benzeşim ve animasyon kullanılan web tabanlı öğretimin, geleneksel öğretim yöntemine göre öğrenci başarısını daha fazla arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonunda öğrencilerin geliştirilen eğitim aracı ile ilgili görüşleri alınmıştır. Öğrenciler genel olarak geliştirilen eğitim aracının "iyi" derecede olduğu yönünde cevaplar vermişlerdir. Daha önce yapılan araştırmaların yanında bu tez çalışmasında da ortaya çıkan sonuçlara göre öğrencilerin geleneksel öğretim yöntemiyle öğrenebilecekleri kavram ve olayları benzeşim, animasyon ve web tabanlı öğretim yöntemiyle daha etkin ve daha kısa zamanda öğrenebilmektedirler. Bu bağlamda yapılan bu araştırmada benzeşim ve animasyon destekli web tabanlı öğretimin öğrencilerin akademik başarısını geleneksel yönteme göre daha olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Benzeşim tabanlı öğrenme, benzeşim, animasyon, web tabanlı öğretim, fizik, elektrik ve manyetizma

Akademik başarıBenzetimBilgisayar destekli benzetim+7
Şerif Fatih Akkağıt
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim meslek lisesi son sınıf öğrencilerinin empatik iletişim beceri düzeylerine ilişkin bir araştırma

İletişim meslek liseleri öğrencilerini hem mesleğe hem de yüksek öğrenime hazırlayan eğitim kurumlarıdır. Bu liseler basın yayın, gazetecilik, halkla ilişkiler, reklamcılık, radyo televizyon alanlarında çalışabilecek nitelikli insan gücünü yetiştirmektedir.Ankara ilinde üç iletişim meslek lisesinde dokuzuncu, onuncu, onbirinci ve onikinci sınıflarda öğrenim gören öğrencilerin iletişim beceri düzeylerinin sosyo-demografik değişkenler açısından incelenmesi çalışmanın temel amacını oluşturmuştur.Araştırma evrenini, 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılı güz döneminde Ankara İl merkezinde bulunan üç iletişim meslek lisesinde, dokuzuncu, onuncu, onbirinci ve onikinci sınıflarda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada örnekleme gidilmemiş, araştırmayı kabul eden katılımcılar ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerini 450 öğrencinin verileri oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak 7 sorudan oluşan kişisel bilgi formu ve 45 sorudan oluşan iletişim beceri envanteri ölçeğinden oluşan soru formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi, SPSS 11,5 (Statistical Packages for Social Sciences) programı kullanılarak yapılmıştır.Varsayımların testi, verilerin parametrik test varsayımlarını sağlaması nedeni ile iki grup karşılaştırmalarında bağımsız iki grup ortalama karşılaştırma t ? testi, ikiden fazla grup ortalaması karşılaştırmalarında ise tek yönlü varyans analiz testi ile gerçekleştirilmiştir. Hipotezlerin testinde önemlilik düzeyi, alfa yanılma düzeyi olarak 0,05 kullanılmıştır. Araştırma sonucunda cinsiyetlere göre iletişim beceri puan ortalamaları arasındaki farklılık toplamda ve 3 alt boyutta % 5 önem seviyesinde bağımsız gruplarda t- testi ile sınandığında anlamlı bulunmuş ve ilgili Ho hipotezi red edilmiştir (p< 0,05). Sınıflara göre toplam iletişim beceri puanları arasındaki farklılık gerçekleştirilen tek yönlü varyans analizi hipotez testi ile duygusal iletişim beceri puanı haricindeki tüm alt boyutlarda ve toplamda istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş (p<0,05) Ho hipotezi red edilmiştir.Anahtar Sözcükler:1. İletişim2. Empati3. İletişim becerisi4. İletişim becerileri envanteri5. Kişilerarası iletişim

Empatik beceriHalkla ilişkilerMeslek ve teknik lise öğrencileri+2
Yasemin Karcı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

A study on vocational and technical anatolian high school students' motivational orientations and use of self-regulated learning strategies in language learning

This study mainly aims to determine the motivational orientations and self-regulated learning strategies which vocational high school students use in language learning. Another purpose of the study is to investigate both overall relation between vocational high school students' motivational orientations and their use of self-regulated learning strategies and the relation between all sub-factors with each other. The study was conducted with 190 students in Niğde Faik Şahenk Vocational and Technical Anatolian High School. In this study, data was obtained by using quantitative research method. The quantitative data was collected through Motivated Strategies for Language Learning (MSLQ), which developed by Pintrich, Smith, Garcia and McKeachie (1991). The analysis of quantitative data was done with the help of SPSS20. Besides, in order to support the quantitative data and provide the participants to reveal their opinions in detail, semi-structured interviews were done. The results of the study showed that vocational high school students' firstly beliefs to learn English and extrinsic motivation is more important than other motivational orientations for these students. Also, it is found out that vocational high school students' motivation is least affected by test-anxiety. In addition to motivation, vocational high school students' use of self-regulated learning strategies in language learning is investigated and the results show that while the most frequent learning strategy is elaboration, the least frequent is peer-learning. Finally, it is determined that there was the correlation between motivational orientations and self-regulated learning strategies in a positive way.

Motivational orientationVocational high schoolsVocational and technical high school students+5
Tuğba Alagöz
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
10
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi dersi alan mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin duygu düzenleme güçlükleri ile sosyo-demografik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Antakya örneği

Bu araştırmada 14-17 yaşları arasındaki beden eğitimi dersi alan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin duygu düzenleme güçlüklerini incelemek ve etkileyen faktörleri saptamak amaçlanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini 2017-2018 öğretim eğitim yılında Hatay ilinde Antakya ilçesine bağlı rastgele yöntemle seçilmiş Serinyol Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrenim gören 14-17 yaşlar arası değişen, 103 kadın, 231 erkek öğrenci olmak üzere toplam 334 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğrencilerin duygu düzenleme güçlüklerinin etkilediği düşünülen 11 değişkenden oluşan kişisel bilgi formu,. Öğrencilerin duygu düzenleme güçlüklerini ölçmek içinse 4 alt boyutu olan Ergenler İçin Duygu Düzenleme Ölçeği (EİDDÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, katılımcılara uygulanan anketlerden elde edilen veriler toplandıktan sonra kodlanarak bilgisayara yüklenmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde IBM SPSS statistics 20,00 paket programı kullanılmıştır. Analizlerde frekans tabloları, verilerin normal dağılıma uygunluğu için Shapiro Wilk testi, ölçek alt boyut puanı ortalamaların karşılaştırılmasında ise Student T testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. P<0,05 istatiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Katılımcıların sosyo-demografik özelliklere göre içsel işlevsel duygu düzenleme boyutu puanları incelendiğinde büyükşehirde doğanların, köyde doğanlara göre içsel işlevsel duygu düzenleme puanları daha yüksek olduğu gözlenmektedir (p˂0,05). Spor yapmanın kendisini olumlu yönde etkilediğini düşünenlerin içsel işlevsel duygu düzenleme puanları olumsuz yönde etkilediğini düşünenlerden daha yüksek olduğu saptanmıştır (p˂0,05). Katılımcıların sosyo-demografik özelliklere göre içsel işlevsel duygu düzenleme boyutu puanları incelendiğinde köyde doğanların içsel işlevsel olmayan duygu düzenleme puanları şehirde doğanlardan daha yüksek saptanmaktadır (p˂0,05). Spor yapmanın kendisini olumsuz yönde etkilediğini düşünenlerin içsel işlevsel olmayan duygu düzenleme puanları olumlu yönde etkilediğini düşünenlerden daha yüksek olduğu gözlenmektedir (p˂0,05). Anne eğitim durumu lise mezunu olanların dışsal işlevsel olmayan duygu düzenleme puanları annesi ilkokul mezunu olanlardan daha yüksek olduğu saptanmaktadır (p˂0,05). Yapılan analizler sonucunda sporun ergenler üzerinde olumlu sonuçlar gösterdiği ve duygu düzenlemede bireylere yardımcı olduğu görülmüştür.

Anadolu meslek liseleriAnadolu teknik liseleriBeden eğitimi ve spor dersi+6
Cem Uğur
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerinin akademik güdülenme düzeylerinin anne baba tutumu ve sosyodemografik değişkenlerle ilişkisinin incelenmesi

Öğrencilerin okul ortamındaki öğrenmelerini, buna bağlı olarak da akademik başarılarını etkileyen önemli faktörlerden bir diğeri de ailedir. Bu araştırmanın temel amacı, meslek lisesi öğrencilerinin algıladıkları anne baba tutumları ile akademik güdülenme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Adana ili Çukurova ilçesinde bulunan üç mesleki ortaöğretim kurumuda 9, 10, 11, ve 12. sınıflarda öğrenim gören 418 meslek lisesi öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada anne-baba tutumlarının akademik güdülenme sürecine etkisini belirleyebilmek için 'anne-baba tutum envanteri', akademik güdülenme düzeylerindeki kişisel farklılıkları belirlemek amacıyla 'akademik güdülenme ölçeği' ve kişisel özelliklere ilişkin bilgileri elde etmek için 'kişisel bilgi formu' kullanılmıştır. Bu çalışmada verilerin analizleri SPPS 25 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu, yaşları 14-18 arasında değişen (ort = 15.63 ± 1.32) 28'i (% 6.7) kız ve 390'ı (% 93.3) erkek olmak üzere toplam 418 ergen oluşturmaktadır. Araştırma sonuçları, akademik güdülenme düzeylerinde demografik özelliklere bağlı farklılaşmaların olduğu görülmektedir. Buna göre meslek lisesi öğrencilerinin akademik güdülenme düzeylerinin sınıf düzeylerine göre farklılaştığı; cinsiyet, yaş, okuduğu bölüm, başarı puanı, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, anne-baba durumu ve ailenin ortalama aylık gelirine göre farklılaşmadığını göstermiştir. Ayrıca anne-baba tutumlarının akademik güdülenme sürecine olan yordayıcı etkisinin, algılanan demokratik ebeveynliğin kendini aşma, bilgiyi kullanma ve keşif boyutlarını anlamlı düzeyde ve pozitif yönde açıkladığı ancak koruyucu-istekçi ve otoriter ebeveyn tutumlarının ergenlerin akademik güdülenme düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Elde edilen sonuçlar algılanan demokratik ebeveynliğin, akademik güdülenmenin kendini aşma, bilgiyi kullanma ve keşif boyutlarını anlamlı düzeyde ve pozitif yönde açıkladığını göstermektedir (p < .001). Ancak koruyucu-istekçi ve otoriter ebeveyn tutumlarının ergenlerin akademik güdülenme düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır (p >.05). Çalışmamızda, meslek lisesinde okuyan öğrencilerin algıladıkları anne-baba tutumlarının akademik güdülenme düzeylerinde anlamlı bir farklılaşma olduğu görülmektedir. Ebeveynlerin, eğitimcilerin ve öğrencilerin içinde bulundukları durumu daha iyi analiz ederek tutum ve davranışlara yönelik farkındalık oluşturulması, çocuk ve ergenlerin olumsuz güdülenmelerine neden olan faktörlerin belirlenmesi ve sonuç olarak onların akademik ve sosyal becerilerinin arttırılması açısından önemlidir

Akademik başarıAna-baba tutumuBaşarı güdüsü+4
Menzil Yüksel
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ordu ili mesleki eğitim merkezindeki kuaförlük bölümü öğrencilerinin temel nitelikleri ve işyerinde karşılaştıkları sorunlar

Bu arastırmada, Ordu li Mesleki Egitim Merkezindeki Kuaförlük Bölümü Ögrencilerinin Temel Nitelikleri ve syerinde Karsılastıkları Sorunlara iliskin görüslerinin saptanması amaçlanmıstır. Çalısma, tarama modeline dayalı, betimsel arastırma yöntemi ile yapılmıstır. Arastırmada kullanılan anket, Ordu ili mesleki egitim merkezindeki kuaförlük bölümü ögrencilerinin temel nitelikleri ve isyerinde karsılastıkları sorunları belirlemek üzere arastırmacı tarafından hazırlanmıstır. Bu arastırmanın çalısma evrenini Ordu ili mesleki egitim merkezinde 2006- 2007 egitim ögretim ikinci yarıyılında egitim görmekte olan kuaförlük bölümü ögrencileri olusturmustur. Örneklem ise belirlenen evrene giren 151 ögrenci grubundan olusturulmustur. Arastırmada kullanılan veriler, arastırmacı tarafından gelistirilen anket formu aracılıgıyla toplanmıstır. Anket formu kisisel bilgiler, isyeri ortamı ve çalısma sartları, isyeri çalısanları, koordinatör ögretmen ve müsteri iliskileri, isverenin görev ve sorumlulukları, saglık sorunları baslıkları altında düzenlenen 58 sorudan olusmustur. ii Verilerin istatistiksel çözümlemeleri SPSS Windows paket programı kullanılarak yapılmıstır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde teknikleri, kikare testi uygulanmıstır. Arastırmada ögrencilerin demografik özellikleri ve temel nitelikleri arastırmaya ısık tutması açısından ayrı bir bölüm halinde incelenmistir. Ögrencilerin incelenen baslıklar altında isyeri ortamı ve çalısma sartları, isyeri çalısanları, koordinatör ögretmen ve müsteri iliskileri, isverenin görev ve sorumlulukları, saglık sorunlarına iliskin olarak minimum % 10 ve maksimum % 80 arasında sorunları oldugu tespit edilmistir. Sorunların her biri tek tek incelenerek önerilerde bulunulmustur. Tüm bu sonuçlar dogrultusunda Mesleki Egitim Merkezi ögretmenleri, isverenler, belediyeler, l Mesleki Egitim Kuruluna, Esnaf ve Sanatkar Odalarına, Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıgına, Yesilay Kurumuna, Çıraklık ve Yaygın Egitim Genel Müdürlügü'ne önerilerde bulunulmustur. Ayrıca ülkemizde Mesleki Egitim Merkezlerinde bulunan çırakların daha mükemmel egitim ve ögretim almaları ve daha iyi sartlarda çalısabilmeleri için önerilerde bulunulmustur.

KuaförlükMeslek ve teknik lise öğrencileriMesleki eğitim+3
Birsen Çelenk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Korunma altında olan lise ve meslek lisesi öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırma, korunma altında olan lise ve meslek liselerine devam eden öğrencilerin mesleki olgunluk düzeylerinin cinsiyete, sınıfa, okul başarısına, korunma altına alınış surelerine, yetiştirme yurduna geldikleri yere, korunma altına alınmadan önce yaşadıkları yere, aile durumlarına, 1. derecedeki algılanmış yetenek, ilgi ve değer alanlarına göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 1999-2000 öğretim yılında, Ankara, İstanbul, İzmir,Uşak, Isparta, Eskişehir, Çankırı, Bilecik, Afyon, Çorum, Nevşehir, Konya, Kastamonu, Kütahya ve Bursa illerindeki Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı yetiştirme yurtlarında kalan, lise birinci ve üçüncü sınıfa devam eden 405 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri Kuzgun ve Bacanlı (1996) tarafından geliştirilen "Mesleki Olgunluk Ölçeği" ile, 1. derecede algılanmış ilgi, yetenek ve değer alanları da Kuzgun (1988) tarafından geliştirilen "Kendini Değerlendirme Envanteri" ile, bağımsız değişkenleri de kişisel bilgi anketi ile tespit edilmiştir. Analizde okul türü (lise/meslek lisesi) temel alınmıştır. Bu faktöre ilaveten cinsiyet, sınıf, okul başarısı, korunma altına almış süresi, yurda gelinilen yer, korunma altına alınmadan önceki yaşam yeri, aile durumları ile birinci derecede algılanmış yetenek, ilgi ve değer alanları katılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, öğrencilerin ölçeklerden elde ettikleri puanlar belirlenmiştir. Öğrencilerin bağımsız değişkenlere göre, mesleki olgunluk puanlarına ilişkin aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Okul türü ile diğer bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkileri bulunmak istendiğinde çift yönlü varyans analizi kullanılmıştır ( F testi). F'ninönemli olduğu durumlarda farkların hangi grup ortalamaları arasındaki farklardan kaynaklandığını belirlemek için Tukey Cramer testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul türü ve diğer bağımsız değişkenlerin mesleki olgunluk düzeyi üzerinde birlikte etkileri anlamlı düzeyde bulunmamıştır. Lise ve meslek lisesi öğrencilerinin mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında lise öğrencileri lehine 0.05 düzeyinde, sınıfa göre üçüncü sınıf lehine 0.01 düzeyinde ve cinsiyete göre kız öğrenciler lehine 0.01 düzeyinde önemli fark bulunmuştur. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları okul başarısına göre 0.01 düzeyinde önemli bulunmuş ve farkın kaynağı okul başarısı düşük olan grupla yüksek olan grup arasında (P<.01), orta olan grupla yüksek olan grup arasında(P<.05) yüksek olan grup lehine bulunmuştur. Korunma altına almış sürelerine, yetiştirme yurduna geldikleri yere, korunma altına alınmadan önce yaşadıkları yere ve aile durumlarına göre mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında önemli bir fark görülmemiştir. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında birinci derecedeki algılanmış yetenek alanlarına göre gruplar arasında 0.05 düzeyinde önemli bir fark bulunmuş, bu farkın kaynağı birinci derecede algılanmış yetenek alam sözel olan grupla sayısal olan grup arasında sözel olan grup lehine (P<.01) olduğu bulunmuştur. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında birinci derecedeki algılanmış ilgi alanlarına göre gruplar arasında 0.05 düzeyinde önemli bir fark bulunmuş, bu farkın birinci derecede algılanmış ilgi alanı ikna olan grupla müzik olan grup arasında ikna olan grup lehine (P<.05) olduğu bulunmuştur. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında birinci derecedeki algılanmış değer alanlarına göre gruplar arasında 0.01 düzeyinde önemli bir fark bulunmuş, bu farkın birinci derecede algılanmış değer alam yeteneği kullanma olan grupla kazanç olan grup arasında yeteneği kullanma olan grup lehine (P<.01); birinci derecede algılanmış değer alam yeteneği kullanma olan grupla iş birliği olan grup arasında yeteneği kullanma olan grup lehine (P<.05); birinci derecede algılanmış değer alam yaratıcılık olan grupla kazanç olan grup arasında yaratıcılık olan grup lehine (P<.05) olduğu bulunmuştur. ii

Korunmaya muhtaç çocuklarLise öğrencileriMeslek seçimi+4
Süreyya Acısu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2002
00

Related subjects