Psikolojik ihtiyaçlar
Bu konu başlığı altında 75 tez
Beliren yetişkinlerde psikolojik ihtiyaçların doyumu ve algılanan stres arasındaki ilişki: Öz-düzenlemenin aracılık rolü
Bu çalışmada, beliren yetişkinlerde psikolojik ihtiyaçların doyumunun algılanan stres üzerindeki etkisinde öz-düzenleme değişkeninin aracı rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir araştırma niteliğindedir. Araştırmanın çalışma grubu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Yabancı Dil, Türkçe-Matematik, Fen, Matematik, Sosyal ve Güzel Sanatlar alanlarında farklı üniversite ve sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan 396 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ), İhtiyaç Doyumu Ölçeği (İDÖ) ve Öz-Düzenleme Ölçeği (ÖDÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS ve AMOS istatistik paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde, betimsel istatisikler ve değişkenler arasındaki ilişkileri hesaplayabilmek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Psikolojik ihtiyaçların doyumunun algılanan stres üzerinde, öz-düzenleme aracılığıyla etkilerini belirleyebilmek amacıyla basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki dolaylı etkilerin anlamlılığı bootstrap yöntemiyle test edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular sonucunda, algılanan stres ile psikolojik ihtiyaçların doyumu arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler olduğu ve algılan stres ile öz-düzenleme arasında da negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca, öz-düzenleme ile psikolojik ihtiyaçların doyumu arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Yapılan aracılık analizleri sonucunda algılanan stres ile psikolojik ihtiyaçların doyumu arasındaki ilişkide öz-düzenlemenin kısmi aracılık rolü üstlendiği görülmüştür. Bu bulgular ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış ve gelecekteki çalışmalara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: algılanan stres, özerklik, yeterlik, ilişkili olma, öz-düzenleme, psikolojik ihtiyaç doyumu
Ergenlerin akademik erteleme davranışları, internet bağımlılığı ve temel psikolojik ihtiyaçları: Bir model önerisi
Bu araştırma, ergenlerin akademik erteleme davranışlarının, internet bağımlılığı ve temel psikolojik ihtiyaçlar açısından nasıl açıklandığını araştırmaya yönelik yapılmış olan betimsel bir çalışmadır. Bu çalışmada ergenlerin akademik erteleme davranışlarını internet bağımlılığı ve temel psikolojik ihtiyaçlar açısından açıklayan kavramsal bir model önerilmiştir. Ayrıca ergenlerin akademik erteleme davranışlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, not ortalaması, anne baba eğitim düzeyleri, ailelerin aylık gelirleri ve bir günde internette geçirdikleri zaman gibi bazı sosyo demografik değişkenler açısından incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırma evrenini, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul ili Bayrampaşa ilçesinde öğrenim görmekte olan ortaöğretim öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi ise, evrenden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen farklı lise türlerinde öğrenim gören 493 kız ve 421 erkek toplam 914 öğrencidir. Veriler, Akademik Erteleme Ölçeği, İnternet Bağımlılık Ölçeği, Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği-Lise Formu ve araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgiler Formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, Bağımsız Örneklemler için t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı ve Yol (Path) Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, ergenlerin akademik erteleme davranışlarının, sınıf düzeyine, not ortalamasına ve bir günde internette geçirdikleri süreye göre farklılaştığı; cinsiyete, okul türüne, anne-babalarının eğitim düzeyine ve ailelerinin aylık gelirlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Bulgulara göre ergenlerin akademik erteleme davranışlarının, İnternet bağımlılık düzeyleri ile orta düzeyde pozitif yönde; temel psikolojik ihtiyaçların alt boyutları olan yeterlik ihtiyacı, ilişki ihtiyacı ve özerlik ihtiyacı ile zayıf düzeyde negatif yönde anlamlı düzeyde ilişkili olduğu belirlenmiştir. Ergenlerin akademik erteleme davranışlarını, İnternet bağımlılık düzeylerinin ve temel psikolojik ihtiyaçlardan yeterlik ihtiyacının doğrudan anlamlı düzeyde açıkladığı, özerklik ve ilişki ihtiyacının ise dolaylı olarak açıkladığı belirlenmiştir. Ayrıca İnternet bağımlılığının temel psikolojik ihtiyaçları doğrudan negatif yönde anlamlı düzeyde açıkladığı, ergenlerin akademik erteleme davranışlarını ise temel psikolojik ihtiyaçlar üzerinden dolaylı olarak açıkladığı bulgusu elde edilmiştir. Sonuçlar ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erteleme, Akademik Erteleme, İnternet Bağımlılığı, Temel Psikolojik İhtiyaçlar, Ergenler, Yol Analizi
Üniversite öğrencilerinin akademik motivasyon profillerinin psikolojik ihtiyaç doyumu, akademik erteleme ve yaşam doyumu ile ilişkisi
Akademik motivasyon, öğrencilerin eğitim sürecinde sergiledikleri davranışların önemli belirleyicilerden biridir. Bu önemli kavrama ilişkin kapsamlı açıklama getiren kuramlardan birisi Öz-belirleme kuramıdır. Öz-belirleme kuramında yedi farklı akademik motivasyon türü tanımlanmıştır. Öğrenciler bu motivasyon türlerine aynı anda farklı düzeylerde sahip olabilmekte ve bu motivasyonel özelliklerine dayalı olarak çeşitli profilleri sergileyebilmektedirler. Bu araştırmada Öz-Belirleme Kuramına dayalı olarak geliştirilen Akademik Motivasyon Ölçeğinde yer alan akademik motivasyon türleri temel alınmış olup, bu türlere dayalı olarak üniversite öğrencilerinin sergiledikleri motivasyon profillerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu profillerin öğrencilerin cinsiyetleri, algıladıkları başarıları, psikolojik ihtiyaç doyumları, akademik erteleme ve yaşam doyumları ile ilişkisinin ortaya konması da hedeflenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Anadolu Üniversitesine devam eden 1700 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Akademik Motivasyon Ölçeği", "İhtiyaç Doyumu Ölçeği", "Tuckman Erteleme Eğilimi Ölçeği", "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve "Bilgi Anketi" ile toplanmıştır. Veri analizinde akademik motivasyon profillerini belirlemek için hiyerarşik ve hiyerarşik olmayan kümeleme analiz yöntemleri ve motivasyon profilleri ile diğer değişkenlerin ilişkisini ortaya koymak için ise ki kare istatistiği, tek yönlü varyans analizi ve tek yönlü kovaryans analizi kullanılmıştır. Araştırmanın kümeleme analizi bulguları öğrencilerin üç farklı akademik motivasyon profili sergilediklerini göstermiştir. Bu profillerden ilki yüksek düzeyde içsel ve dışsal motivasyon düzeylerine, düşük düzeyde motivasyonsuzluk düzeyi sahip öğrencilerden oluşan "yüksek düzey motivasyonlu profil"dir. İkinci profil ise orta düzeyde içsel ve dışsal motivasyon ve ortalamanın altında motivasyonsuzluk düzeyine sahip öğrencilerden oluşan "orta düzeyde motivasyonlu profil"dir. Son profil ise düşük düzeyde içsel ve dışsal motivasyonsuzluk puanları ile yüksek düzeyde motivasyonsuzluk puanına sahip öğrencilerden oluşan "düşük düzeyde motivasyonlu profil"dir. Bulgular yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin psikolojik ihtiyaç doyum düzeylerinin diğer profilde yer alan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek, akademik erteleme düzeylerinin ise anlamlı düzeyde düşük olduğunu göstermiştir. Ayrıca orta düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin de psikolojik ihtiyaç doyum düzeylerinin düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilere göre önemli düzeyde yüksek, akademik erteleme düzeylerinin ise düşük olduğunu ortaya koymuştur. En düşük psikolojik ihtiyaç doyum düzeyine ve en yüksek akademik erteleme düzeyine ise düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin sahip olduğu belirlenmiştir. Benzer biçimde öğrencilerin psikolojik ihtiyaç doyum düzeyleri kontrol edildiğinde yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin yaşam doyum düzeylerinin diğer profilde yer alan öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca orta düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin de yaşam doyum düzeylerinin düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alanlara göre önemli düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. En düşük yaşam doyumu düzeyine ise düşük düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrencilerin sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak öğrencilerin üç farklı motivasyon profili sergilediği, bu profillerin motivasyonel açıdan benzer eğilimler gösterip, sadece niceliksel açıdan farklılaştığı görülmektedir. Araştırmanın bulguları yüksek düzeyde motivasyonlu profilde yer alan öğrenciler diğer profillerde yer alan öğrencilere göre daha az akademik erteleme davranışı sergilediği, yaşamlarından daha çok doyum elde ettiği ve psikolojik ihtiyaçlarının ise daha yüksek düzeyde doyuma ulaştığına işaret etmektedir. Anahtar Sözcükler: Akademik motivasyon, akademik erteleme, motivasyon profili,Öz-belirleme Kuramı, psikolojik ihtiyaç doyumu, yaşam doyumu
Ergenlerin internet ve problemli internet kullanım davranışlarının bazı psiko-sosyal özellikler açısından incelenmesi
Bu araştırma, ergenlerin internet kullanım davranışlarını ortaya koymayı ve problemli internet kullanım davranışının bazı psiko-sosyal özellikler ile ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu temel amaç kapsamında, ergenlerin internet kullanım davranışları, internette kimlik denemeleri yapma durumları, sosyal paylaşım sitesi (Facebook) kullanımları, internet kullanımının yaşamlarına etkisine yönelik algılamaları betimlenmekte ve ergenlerin psikolojik ihtiyaçları, kimlik statüleri, heyecan arama ve yaşam doyumu düzeylerinin problemli internet kullanım düzeylerinin önemli bir yordayıcısı olup olmadığı ortaya konmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, Eskişehir il merkezindeki devlet liselerinde öğrenim gören 2729 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmanın verilerini toplamak için Problemli İnternet Kullanım Ölçeği-Ergen, Temel İhtiyaçlar Ölçeği, Benlik Kimliği Statüleri Ölçeği, Arnett Heyecan Arama Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Kişisel Bilgi Anketi kullanılmıştır. Verilerin analizi ise betimsel istatistikler ve hiyerarşik regresyon analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları ergenlerin önemli bir kısmının internete en çok evdeki bilgisayardan bağlandıklarını, en çok akşam bağlandıklarını, çoğunlukla haftada ortalama 1-5 saat arasında internet kullandıklarını göstermiştir ve internet uygulamalarının kullanımı açısından ise en çok sırasıyla genel bilgi arama, oyun ve chat için kullanımın olduğu ve interneti en çok eğlenceli zaman geçirmek için kullandıkları bulunmuştur. Ergenlerin internette başka biri gibi davranarak kimlik denemeleri yapma sıklıkları açısından ise asla kimlik denemesi yapmayanların oranı % 32,50, bazen yapanların oranı % 66,40 ve sık sık yapanların oranı ise % 1,10'dır. İnternette çoğunlukla yapılan kimlik deneme biçimi ise hayali biri gibi davranma olarak belirlenmiştir. Ayrıca, ergenler çoğunlukla insanları daha kolay tanımak için ve daha kolay konuşmak için internette kimlik denemeleri yaptıklarını ifade etmişlerdir. Yine, ergenlerin % 90,70'inin Facebook kullanıcısı olduğu ve Facebook kullanmalarının temel nedeni olarak ilk sırada "sohbet etmek" olduğu ortaya çıkmıştır. Ergenlerin internetin yaşamlarına etkisine yönelik algılamalarına ilişkin ise ergenlerin % 50'si internetin arkadaşlarıyla ilişkilerini, % 33'ü günlük rutinlerini tamamen olumlu etkilediğini belirtmişlerdir. Ergenlerden % 28'i internetin sağlığını, % 27'si öğretmenlerle ilişkisini, % 26'sı okul performansını ve aile ilişkisini tamamen olumlu etkilediğini belirtmiştir. Araştırmada, regresyon analizi sonuçları dağınık, kararsız ve başarılı kimlik statülerinin, güç ve sevme/sevilme psikolojik ihtiyaçlarının, heyecan arama ve yaşam doyumu niteliklerinin problemli internet kullanımında önemli yordayıcılar olduğu ve bu değişkenlerin birlikte toplam varyansın % 20'sini açıkladığı ortaya çıkmıştır. Araştırmada kız ergenlerin problemli internet kullanımının yordayıcıları; sevme/sevilme ve güç ihtiyaçları, başarılı, kararsız ve dağınık kimlik statüleri ve heyecan arama olarak belirlenmiştir. Bu değişkenler birlikte toplam varyansın % 17'sini açıklamıştır. Erkek ergenlerin problemli internet kullanımının yordayıcıları ise sevme/sevilme ve güç ihtiyaçları, başarılı ve dağınık kimlik statüleri, heyecan arama ve yaşam doyumudur. Bu değişkenlerin birlikte toplam varyansın % 16'sını açıkladığı ortaya çıkmıştır. Kızlar ve erkekler ayrı ayrı incelendiğinde hemen hemen aynı yordayıcıların önemli olduğu görülmüştür. Sadece kızlarda yaşam doyumu, erkeklerde kararsız kimlik statüsü problemli internet kullanımının önemli yordayıcısı değildir. Anahtar Sözcükler: Problemli internet kullanımı, internet bağımlılığı, psikolojik ihtiyaç, kimlik statüsü, heyecan arama, yaşam doyumu, ergen
Lise öğrencilerinin beden eğitiminde temel psikolojik ihtiyaçlarının ve beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin temel psikolojik ihtiyaçları ile beden eğitimi dersine yönelik tutum arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Araştırmanın evreni Çorum ili Alaca ilçesinde üç farklı genel müdürlüğe bağlı (Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü, Dini Öğretim Genel Müdürlüğü) öğrenim gören 1343 öğrenciyi kapsamaktadır. Araştırmanın örneklemini ise (Nerkek 472=Nkadın 616) 1088 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama araçları; 'Sosyo-Demografik Bilgiler', Güllü ve Güçlü (2009) tarafından hazırlanan 'Beden Eğitimi Dersine Yönelik Tutum Ölçeği' ve Lachopoulos vd. (2011) tarafından hazırlanan Turkay vd. (2019) tarafından Türkçeye uyarlanan 'Beden Eğitiminde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği' olmak üzere anket kullanılmıştır. Uygulanış biçimi olarak yüz yüze yöntemi ile veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde SSPS 26 paket programı kullanılmıştır. Araştırmadaki ölçekler ve boyutlarının, demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini tespit edebilmek amacıyla T-Testi ve Anova analizi kullanılmıştır. Anova analizi sonucunda anlamlı farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu tespit edebilmek için Tukey Testi yapılmıştır. Temel psikolojik ihtiyaçlar ve alt boyutları ile beden eğitimi dersine yönelik tutum arasındaki ilişkinin tespit edilebilmesi amacıyla Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenin (Temel psikolojik ihtiyaçlar) bağımlı değişken (Beden eğitimi dersine yönelik tutum) üzerindeki etkisini tesit edebilmek amacıyla basit regresyon analizi yapılmıştır. Ayrıca Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği 'ne ait alt boyutları beden eğitimi dersine yönelik tutum üzerindeki etkisini tesit edebilmek amacıyla çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde anlamlılık düzeyi için %95 güven aralığı (p<,05) kullanılmıştır. Sonuç olarak; temel psikolojik ihtiyaçlar ile beden eğitimi dersine yönelik tutum açısından, temel psikolojik ihtiyaçlar düzeyi arttıkça beden eğitimi dersine yönelik tutum düzeyi de artış göstermektedir. Temel psikolojik ihtiyaçların beden eğitimi dersine yönelik tutumlara etkisi yaklaşık %19'unu açıklamaktadır. Temel psikolojik ihtiyaçları alt boyutlarının ise beden eğitimi dersine yönelik tutumlara etkisi yaklaşık %23'ünü açıklamaktadır. Anahtar Kavramlar: Beden Eğitimi ve Spor, Psikolojik İhtiyaç, Lise Öğrencileri Bilim Kodu: 130105
Crossfit antrenmanı yapan bireylerin yaralanma kaygı düzeyleri ile sporda psikolojik ihtiyaç durumlarının incelenmesi
Bu araştırmada, düzenli olarak CrossFit sporu yapan bireylerin sporda yaralanma kaygısı düzeyleri ile sporda psikolojik ihtiyaç durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya katılan 100 gönüllü bireyin yaş ortalaması 30.30±6.75 yıl, boy uzunluğu ortalaması 1.74±0.08 m, vücut ağırlığı ortalaması 76.20±15.99 kg ve vücut kitle indeksi ortalaması ise 24.84±3.73 (n:100) olarak belirlenmiştir. Araştırma da betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Spor Yaralanması Kaygı Ölçeği ve Sporda Psikolojik İhtiyaçlar Durum Ölçeği kullanılmıştır. Analizler için SPSS paket programı kullanılmış, Kolmogorov-Smirnov ve Levene testleri normallik ve homojenlik kontrolü uygulanmıştır. Bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi ile LSD düzeltme testi kullanılarak elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Spor yaralanması kaygı ölçeğinin alt boyutları ile cinsiyet, medeni durum, CrossFit yapma amacı ve eğlence anlayışı değişkenleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bulgulara göre, spor yaralanması kaygı ölçeğinin cinsiyet değişkenine göre acı çekme kaygısı alt boyutunda anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). Medeni durum değişkeni açısından ise spor yaralanması kaygı ölçeğinin tüm alt boyutları ve toplam skorunda anlamlılık bulunmuştur (p<0.05). CrossFit yapma amacına göre ise sporda psikolojik ihtiyaçlar durum ölçeği yeterlik engellenmesi alt boyutunda kilo vermek lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Bu sonuçlar, spor yapan bireylerin yaralanma kaygıları ile psikolojik ihtiyaçları arasındaki ilişkileri daha detaylı bir şekilde değerlendirmelerine ve spora katılımlarını, performanslarını ve psikolojik tepkilerini anlamalarına yardımcı olabilecek önemli bulgular sunmaktadır.
Yurtta ve ailesinin yanında kalan lise öğrencilerinin yaşam anlam ve amaçları ile ruhsal belirtileri ve psikolojik ihtiyaç durumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Araştırma yurtta ve ailesinin yanında kalan lise öğrencilerinin yaşam anlam ve amaçları ile ruhsal belirtileri ve psikolojik ihtiyaç durumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Çankırı ilindeki lise öğrencileri (N=9746), örneklemi ise, dahil edilme kriterlerini taşıyan öğrenciler oluşturmuştur (N=858). Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Kısa Semptom Envanteri (KSE), Yaşamın Anlam ve Amacı Ölçeği (HAVAÖ), Yeni Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (YPİDÖ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistik olarak yüzdelik, aritmetik ortalama, standart sapma, Kruskal-Wallis H testi, Mann-Whitney U, regresyon ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin yaşam anlam ve amaçları, ruhsal belirti ve psikolojik ihtiyaç puanlarının orta düzeyde olduğu, yurtta veya ailesinin yanında kalmanın bu durumları etkilemediği saptanmıştır. Sosyodemografik özelliklere göre; kadınların, sigara ve alkol kullananların, kronik bir hastalığı olan, çok çocuklu ailede yaşayan aile içi ilişkilerinde sorun yaşayan, ilgisiz, kayıtsız ve tutarsız anne baba tutum algısı olan, fiziksel bir kavgaya dahil olan öğrencilerin HAVAÖ alt boyutlarından hayatın anlamsızlığı ve amaç yoksunluğu ve KSE puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca, öğrencilerin KSE, HAVAÖ, YPİDÖ puanları arasındaki korelasyon analizinde önemli ilişkiler olduğu, hayatın anlam ve amacı azaldıkça, ruhsal belirti gösterme düzeylerinin ve psikolojik ihtiyaçların arttığı belirlenmiştir. Sonuç olarak; çalışma lise öğrencilerinin hayatlarında önemli anlam ve amaçlarının olmasının, ruhsal sağlık durumlarını belirlemede önemli bir etken olduğunu göstermektedir. Bu bakımdan, lise öğrencilerinin ruhsal olarak koruyucu ve geliştirici sağlık uygulamalarına öncelik verilmelidir.
Psikolojik danışman-danışan ilişkisinin çözümlenmesi ve bazı süreç, sonuç değişkenleri açısından incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı, psikolojik danışma sürecindeki danışman ve danışan etkileşimini, sözel davranış düzeyinde karşılıklı bağımlılık açısından incelemektir. Bununla birlikte danışman ile danışanın, oturumlara ve birbirlerine ilişkin değerlendirmelerinin; ayrıca psikolojik danışma sonrasında yaşantı ve davranışlardaki değişimin, süreçte gözlenen davranışlarla ilişkisini analiz etmek bu araştırmanın genel amacını oluşturmuştur.Psikolojik danışman ve danışanların birbirlerine ve psikolojik danışma oturumlarına ilişkin memnun olma düzeylerini belirlemek amacıyla Schindler, Revenstorf, Hahlweg ve Brengelmann'ın (1983) ?Psikolojik Danışman (Terapist) ve Danışanın Karşılıklı Algılamaları Ölçeği? ve Schindler, Hohenberger-Sieber ve Hahlweg'in (1989) ?Oturum Değerlendirme Ölçekleri? kullanılmıştır. Psikolojik danışma süreci sonunda danışanların yaşantı ve davranışlarında bir değişikliğin olup olmadığını belirleyebilmek amacıyla Zielke ve Kopf-Mehnert'in (2001) ?Yaşantı ve Davranışlarda Değişim Ölçeği? kullanılmıştır. Her üç ölçeğin Türkçe'ye uyarlaması bu araştırma kapsamında yapılmıştır.Bu araştırma ile öncelikle 69 psikolojik danışman adayının Bireysel Psikolojik Danışma Dersi kapsamında yaptıkları psikolojik danışmalar yaşantı ve davranışlarda değişim ölçütü açısından değerlendirilmiştir. Psikolojik danışman adaylarının büyük bir yüzdesi değişimi % 0.1 düzeyinde gerçekleştirmişlerdir. Psikolojik danışma sürecindeki danışan ile danışman arasındaki etkileşim, sözel davranış düzeyinde Schindler'in (1991) geliştirdiği ?Psikolojik Danışma veya Psikoterapideki Etkileşimi Kodlama Sistemi? aracılığıyla kodlanmıştır. Sözel etkileşimle ilgili elde edilen verilerin 1. düzen geçiş olasılıkları hesaplanmış ve davranışların bağımlılık gösterip göstermediği markov zinciri analizi ile sınanmıştır.Analiz sonuçlarına göre psikolojik danışma sürecinde danışan ile danışmanın bazı davranışları karşılıklı bağımlılık göstermektedir. Yaşantı ve davranışlarda değişim ölçütü açısından başarılı ve daha az başarılı olan gruplar kıyaslandığında başarılı grupta yer alan danışmalarda oturumların hem danışan hem de danışman bakış açısından daha olumlu değerlendirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Yine aynı şekilde başarılı grupta yer alan danışanların psikolojik danışmana yönelik değerlendirmeleri de başarısız grupta yer alan danışanlara göre anlamlı düzeyde farklılaşma gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.Yaşantı ve davranışlarda değişim ölçütü açısından bakıldığında başarılı ve daha az başarılı grubun süreçteki davranışları psikolojik danışman boyutunda empati ve destek davranışları açısından başarılı grup lehine anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Sonuçlar, başarılı bir psikolojik danışmada danışmanların daha çok empati ve/veya destek davranışları gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Danışan boyutundan bakıldığında ise başarılı grupta yer alan danışanların daha fazla işbirliği / katılım gösterdiklerini, değişim ile ilgili bildirimlerde bulunduklarını ve duygusal açıklık gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Buna karşın daha az başarılı grup anlamlı düzeyde daha fazla engelleyici davranış (ret, isyan, teslimiyet) ortaya koyduğunu göstermektedir. Yanı sıra 1. düzen geçiş olasılıkları incelendiğinde başarılı grupta empati / destek davranış kategorisi ile danışanların sorumluluk üstlenmeleri ve/veya işbirliği göstermeleri koşullu (bağımlı) olasılığı, yaşantı ve davranışlarda daha az değişim gerçekleştirmiş gruba göre anlamlı düzeyde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Yine aynı şekilde sorumluluk ve işbirliği ile empati /destek koşullu olasılığının başarılı grup lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşın daha az başarılı grupta keşfetme/araştırma ile engelleyici davranış başarısız grup lehine anlamlı düzeyde farklılaşmıştır.
Spor yöneticilerinin psikolojik iyi oluş, yaşam doyumu ve psikolojik ihtiyaç doyumunda denge düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, spor kulüplerinde görev alan yöneticilerin psikolojik iyi oluş, yaşam doyumu ve psikolojik ihtiyaç doyumu düzeylerinin incelenmesidir. Araştırma grubunu Hatay Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu ve Hatay Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı olan spor kulüplerinden 242 spor yöneticisi oluşturmaktadır. Katılımcılara kişisel bilgileri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", Telef (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği", Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan Yaşam Doyumu Ölçeği" ve Kardaş ve Yalçın (2018) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan "Psikolojik İhtiyaç Doyumunda Denge Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programına işlenerek analiz işlemleri yapılmıştır. Verilerin analizinde, demografik özellikleri tanımlamak için sayı yüzde dağılımı ve tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğuna Skewness ve Kurtosis değerleri ile bakılmıştır (Skewness ve Kurtosis değerleri -1,5 ile +1,5 arasında). Verilerin analizinde tek yönlü Varyans Analizi T testi, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi değerlendirmede ise Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Psikolojik İhtiyaç Doyumunda Denge Ölçeğinden algıladıkları puanların spor yöneticilerinin yaş, medeni durum, meslek, eğitim, yöneticilik süresi, gelir, sigara kullanımı, kaygılı bir insan olma değişkenlerine göre farklılaştığı; Psikolojik İyi Oluş Ölçeği puanlarının medeni durum, gelir, alkol kullanımı, kaygılı ve stresli bir insan olma değişkenlerine göre farklılaştığı görülmüştür. Analiz sonucunda anlamlı bir regresyon modeli ve psikolojik iyi oluş değişkendeki varyansın %37'sinin ilişkisellik, yeterlik ve özerklik alt boyutları tarafından açıklandığı bulunmuştur. Bu bulgulara göre, ilişkisellik, yeterlik ve özerklik alt boyutları psikolojik iyi oluşu olumlu ve anlamlı olarak yordamaktadırlar.
Examination of adolescents with different levels of internet addiction in terms of psychological needs according to gender, social anxieties and perception of parental attitudes
The purpose of this study is to reveal about whether or not adolescents' psychological needs according to gender, social anxieties and perception of parental attitudes vary with high and low levels of internet addiction and adolescents' views about the use of the internet. The research is conducted with a survey on 644 high school students, 344 girls and 300 boys who attend 9th, 10th and 11th grades. "Scale of Internet Addiction" (Young, 1996), "Scale of Instinctual Psychological Needs" (Deci and Ryan, 2000), "Scale of Social Avoidance and Distress" (Watson and Friend, 1969) and "Scale of Parental Attitude" (Sümer and Güngör, 1999) are used to obtain data for the research. Additionally, seven students who scored high and eight students who scored low in the "Scale of Internet Addiction" were interviewed using "Semi-Structured Interview Form" developed by the researcher. In the research, whether the psychological needs according to gender, social anxiety levels and perception of parental attitute in different levels of internet addict adolescents vary in a significant degree is examined using two factor variance analysis. The data obtained from high and low level internet addict adolescents by semi-structured interview is used for context analysis. The research showed that adolescents' internet addiction levels and psyhcological needs according to gender (relationship, competence, autonomy) and perception of parental attitudes (acceptance/attention and strict supervision/control) did not differ in a significant degree but there was a differentiation from the point of internet addiction level. Adolescents with low levels of addiction had more autonomy, competence and relationship needs compared to adolescents with high levels of addiction. Moreover, adolescents with low levels of addiction perceived their parents to be more accepting/attending while adolescents with high levels of addiction perceived their parents to be authoritarian. According to their internet addiction levels and gender, there was also significant difference in the social anxiety levels of adolescents. Adolescent girls with low levels of addiction compared to adolescent girls with high levels of addiction and adolescent boys with high levels of addiction compared to adolescent boys with low levels of addiction was observed to be socially more anxious. According to the results of the analysis of interview data, adolescents with high levels of internet addiction were observed to use the internet in earlier ages and more frequently, increasing the time they spend on the internet correspondingly to the technological improvements compared to adolescents with low levels of addiction. Also, while adolescents with high levels of internet addiction was use the internet for social networking and gaming websites, adolescents with low levels of addiction used the internet for doing homework and research. It was observed that adolescents with high levels of addiction had trouble limiting the time they spend and controlling their behaviour, feeling angry and bored when they are not on the internet. Furthermore, they could not detach from the internet in social occasions they encounter. On the other hand, adolescents with low levels of addiction were observed to be better able to restrain themselves about internet and had hobbies and pursuits beside the internet.
Eğitim fakültesi öğrencilerinin düşünme stilleri ile düşünme ihtiyaçları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, eğitim fakültesi öğrencilerinin düşünme stilleri ile düşünme ihtiyaçları arasındaki ilişkiyi ve bu iki değişkenin, cinsiyet, okudukları bölüm, sınıf düzeyleri, ortaöğretimde öğrenim gördükleri alan, aile aylık geliri ve ailenin en uzun süre ikamet ettiği yere göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin farklı bölümlerinde öğrenimine devam eden 820öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Düşünme stillerine ilişkin veriler "Düşünme Stilleri Ölçeği" (Sternberg ve Wagner (1992); Türkçe'ye uyarlama Buluş (2005) ile toplanmıştır. Düşünme ihtiyacına ilişkin veriler "Düşünme İhtiyacı Ölçeği"(Cacioppo ve Petty (1982); Türkçe'ye uyarlama Gülgöz&Sadowski, 1996)" ile toplanmıştır. Öğrencilerin kişisel bilgilerini elde etmek amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 20. kullanılmıştır. Verilerin analizinde; pearson korelasyon testi, t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre eğitim fakültesi öğrencileri en çok yasama, en az ise muhafazakâr düşünme stilini kullanmaktadır. Eğitim fakültesi öğrencilerinin düşünme stilleri ile düşünme ihtiyacı, cinsiyet, okudukları bölüm, ailenin aylık gelir miktarı ve ailenin en uzun süre ikamet ettiği yer arasında anlamlı bir fark bulunurken; sınıf düzeyi, ortaöğretimde öğrenim gördüğü alan arasında istatiksel açıdan anlamlı bir fark saptanmamıştır. Eğitim fakültesi öğrencilerinin düşünme ihtiyacı ile düşünme stilleri, sınıf düzeyleri ve ailenin en uzun süre ikamet ettiği yer arasında anlamlı bir farklılaşma bulunurken; cinsiyet, ortaöğretimde öğrenim gördükleri alan, ailenin aylık geliri arasında istatiksel açıdan anlamlı bir fark saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Düşünme Stilleri, Düşünme İhtiyacı
Evli bireylerin problemli internet kullanımı, evlilik uyumu, eş tükenmişliği ve temel psikolojik ihtiyaçlarının karşılanma düzeylerinin incelenmesi
Evli bireylerin problemli internet kullanımı, evlilik uyumu, eş tükenmişliği ve temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi arasındaki ilişkinin incelendiği bu araştırmada; bu değişkenler arasındaki ilişki bazı değişkenler açısından da analiz edilmiş temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi ile eş tükenmişliği arasındaki ilişkide evlilik uyumunun aracı rolü de incelenmiştir. Betimsel bir çalışma olarak ilişkisel tarama modeline göre desenlenen bu çalışmanın örneklemi, Osmaniye'de ikamet eden 348 evli bireyden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği (Ceyhan, Ceyhan ve Gürcan, 2007); Evlilikte Uyum Ölçeği (Locke ve Wallace, 1959; Tutarel-Kışlak, 1999); Eş Tükenmişlik Ölçeği (Pines, 1996; Çapri, 2008) ve Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (Deci ve Ryan, 2000; Kesici vd., 2003) kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılarak, evli bireylerin sosyo-demografik özelliklerine ilişkin veriler elde edilmiştir. Araştırma sonucunda; problemli internet kullanımı ölçeğinden elde edilen toplam puanların, cinsiyet ve günlük internet kullanım süresi açısından; sosyal fayda/sosyal rahatlık alt boyutu puanlarının, eşin eğitim durumu ve algılanan sosyo-ekonomik düzey (SED) açısından; aşırı kullanım alt boyutu puanlarının da, eşin günlük internet kullanım süresi açısından anlamlı derecede farklıklaştığı; evlilik uyumu ölçeğinin tarz alt boyutu puanlarının, günlük internet kullanım süresi açısından anlamlı derecede farklıklaştığı; eş tükenmişliği ölçeğinden elde edilen toplam puanların, cinsiyet, algılanan SED, kendisinin günlük internet kullanım süresi ve eşin günlük internet kullanım süresi açısından anlamlı derecede farklıklaştığı; temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyine ölçeğinin ilişki ihtiyacı alt boyutu puanlarının eğitim durumu açısından; Yeterlik alt boyutu puanlarının algılanan SED açısından anlamlı derecede farklılaştığı görülmüştür. Ancak araştırmada kullanılan ölçekler ve ölçeklere ait alt boyutlara ait puanların, yaş, evlilik süresi, çocuk sayısı, interneti kullanma süresi, günlük internet kullanımı saatleri değişkenleri açısından farklılaşmadığı görülmüştür. Ayrıca, problemli internet kullanımı ile eş tükenmişliği; evlilik uyumu ile temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi arasında pozitif yönde; evlilik uyumu ile eş tükenmişliği, eş tükenmişliği ile temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi arasında negatif yönde anlamlı ilişkilere rastlanmış; evlilik uyumu, temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi ve problemli internet kullanımının; eş tükenmişliğinin toplam varyansının %42,8'ini açıkladığı ve evlilik uyumunun, temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi ile eş tükenmişliği arasındaki ilişkide kısmî aracılık rolü olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonuçları, ilgili literatür eşliğinde tartışılmış ve yorumlanmıştır. Bunun yanı sıra elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.
Bazı kişisel özellikleri ve sosyal destek algıları farklı olan ergenlerin temel psikolojik ihtiyaçları
Bu araştırmada bazı kişisel özellikleri (yaş, kardeş sayısı, tam aile veya tek ebeveynli aile olma, anne-baba eğitim düzeyi, ebeveyn kontrolü) ve sosyal destek algıları (aile ve arkadaştan algılanan) farklı 14-18 yaş aralığında bulunan ergenlerin temel psikolojik ihtiyaçlarının (ilişki, yeterlik, özerklik) incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Çekmeköy, Sancaktepe, Ümraniye ve Sultanbeyli ilçelerinde yer alan Resmi Lise ve Özel Liselere devam etmekte olan 14-18 yaş aralığındaki 9, 10 ve 11. sınıflardan uygun örneklem yöntemi ile seçilen 1155 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin sosyal destek algılarına ilişkin veriler Procidano ve Heller (1983) tarafından geliştirilen ve Güçray (1998) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 'Aile ve Arkadaştan Algılanan Sosyal Destek Ölçeği', temel psikolojik ihtiyaçlara ilişkin veriler Deci ve Ryan (2000) tarafından geliştirilen, Şahin (2007) tarafından lise öğrencilerine uyarlaması yapılan 'Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği' ve ebeveyn kontrolüne ilişkin veriler Jessor, Turbin ve Costa (2004) tarafından geliştirilen ve Siyez (2006) tarafından uyarlanan "Ergen Sağlığı ve Gelişimi Envanteri" nin 'Ebeveyn Kontrolü' alt ölçeği ile toplanmıştır. Kişisel ve ailesel özelliklere ilişkin veriler araştırma kapsamında hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde iki faktörlü ANOVA, tek faktörlü ANOVA ve Bağımsız Gruplar t-Testi'nden yararlanılmıştır. Temel psikolojik ihtiyaçlara ilişkin bulgularda; ilişki ihtiyacı alt boyutunda cinsiyetler arasında farklılaşma olduğu görülmüş, kız ergenlerin ilişki ihtiyacı, erkek ergenlere göre daha fazla bulunmuştur. Aileden ve arkadaşlardan yüksek sosyal destek algılayan ergenlerin yeterlik ve özerklik ihtiyacının, düşük sosyal destek algılayan ergenlere göre daha fazla olduğu gözlenmiştir. Arkadaşlardan algılanan sosyal destek ve cinsiyet ortak etkisine bakıldığında ise, arkadaşlardan yüksek sosyal destek algılayan erkek ergenlerin yeterlik ihtiyacının, düşük sosyal destek algılayan erkek ergenlere göre; arkadaşlardan yüksek sosyal destek algılayan erkek ergenlerin özerklik ihtiyacının, yüksek sosyal destek algılayan kız ergenlere göre daha fazla olduğu görülmüştür. Bazı kişisel özelliklere (yaş, tam aile veya tek ebeveynli aile olma, baba eğitim düzeyi) göre psikolojik ihtiyaçlarda anlamlı bir farklılaşma görülmemiştir. Bununla birlikte çok kardeşi olan ergenlerin yeterlik ihtiyaçlarının, tek çocuk olan ergenlerden yüksek olduğu görülmüştür. Annesi ortaokul ve üzerinde eğitim almış olan ergenlerin özerklik ihtiyacı, annesi okuma yazma bilmeyen ergenlerden daha yüksek bulunmuştur. Yüksek ebeveyn kontrolü olan ergenlerin düşük ebeveyn kontrolü olan ergenlere göre ilişki ihtiyacının daha yüksek, özerklik ihtiyacının ise daha düşük olduğu gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Ergenlik, aile ve arkadaşlardan algılanan sosyal destek, temel psikolojik ihtiyaçlar
Sporcu ve sedanter üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş ve temel psikolojik ihtiyaçlarının incelenmesi
Bu çalışma, sporcu ve sedanter üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş ve temel psikolojik ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın modeli nedensel karşılaştırma modeli olarak belirlenmiştir. Çalışmanın evreni 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Gaziantep Üniversitesinde öğrenim görmekte olan öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu ise randomize yöntem ile ve gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 436 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde Tuzgöl (2005) tarafından geliştirilen Öznel İyi Oluş Ölçeği'nin, Özen (2005) tarafından lise formu geliştirilerek lise öğrencileri üzerinde geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış 37 maddeden oluşan "Öznel İyi Oluş Ölçeği" ile öğrencilerin psikolojik ihtiyaçlarını tespit etmek amacıyla Deci ve Ryan (2000) tarafından geliştirilen; Kesici, Üre, Bozgeyikli ve Sünbül (2003) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde "İlişkisiz Örneklemler İçin t–Testi" ve "İlişkisiz Örneklemler İçin Tek Faktörlü ANOVA" analizleri yapılmıştır. Sonuç olarak, spor bilimleri alanında öğrenim gören öğrencilerin, öznel iyi oluş ve temel psikolojik ihtiyaçları özelliklerinin diğer bölümlerde öğrenim gören öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca üniversite öğrencilerinin temel psikolojik ihtiyaçlarının, öznel iyi oluş özelliklerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kadın üniversite öğrencilerinin, öznel iyi oluş özellikleri ile özerklik ihtiyaçları arasında pozitif yönde kuvvetli bir ilişkiye rastlanmıştır. Diğer alt boyutlar ile ve temel psikolojik ihtiyaçlar ölçeğinin alt boyutlarının birbirleri arasındaki ilişki orta düzeyde ve pozitif yönde çıkmıştır. Erkek üniversite öğrencilerinin ise öznel iyi oluş özellikleri ile özerklik, ilişki ihtiyaçları arasında kuvvetli, pozitif yönde bir ilişkiye rastlanmıştır. Yeterlik ihtiyacı ile ve temel psikolojik ihtiyaçlar ölçeğinin alt boyutlarının birbirleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde ilişkilere rastlanmıştır. Dolayısıyla üniversite öğrencilerinin temel psikolojik ihtiyaçlarının arttığı durumda öznel iyi oluş özelliklerinin de arttığını söyleyebiliriz.
Ergenlerde siber zorbalık ve siber mağduriyetin yordayıcıları olarak akılcı olmayan inançlar psikolojik sağlamlık ve psikolojik ihtiyaçlar
Bu araştırmanın amacı Psikolojik Sağlamlık, Akılcı Olmayan İnançlar ve Psikolojik İhtiyaçların ergenlerde siber zorbalık ve mağduriyetin anlamlı birer yordayıcısı olup olmadığının araştırılmasıdır. Bunun yanı sıra bazı demografik değişkenlerin (cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim düzeyi, ebeveyn tutumları, internete bağlanma yeri, internet kullanım sıklığı) siber zorbalık ve mağduriyet ile olan ilişkisine bakılmıştır. Bu araştırmada ilişkisel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında Malatya ilinde okuyan toplam 67180 lise öğrencisi oluşturmakta olup; örneklemini de 2015-2016 Eğitim – Öğretim yılında Malatya'da dört devlet lisesinde 9,10,11 ve 12. sınıfa devam eden 430'u kız, 419'u erkek olmak üzere toplam 849 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplamada Kişisel Bilgi Formu, Yenilenmiş Siber Zorbalık Envanteri, Akılcı Olmayan İnançlar Ergen Formu, Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği Kısa Formu, Yeni Psikolojik İhtiyaçlar Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 21 paket programıyla analiz edilmiş olup analizlerde .05 güven düzeyi esas alınmıştır. Veri analizinde istatistiksel yöntemler olarak t testi, ANOVA, Tukey HSD, Pearson Momentler korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğrencilerin % 14,9' unun siber zorba, % 18,6'sının siber mağdur ve % 8,9'unun siber zorba/mağdur olduğu bulunmuştur. Ayrıca cinsiyet, anne-baba eğitim düzeyi, ebeveyn tutumları ve internet kullanım sıklığı ile siber zorbalık ve mağduriyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bir bütün olarak akılcı olmayan inançlar, psikolojik sağlamlık ve psikolojik ihtiyaçların (başarı, başatlık, özerklik ve ilişki ihtiyacı) siber zorbalık ve mağduriyeti anlamlı şekilde yordadığı bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında sonuçlar tartışılmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.
Lise öğrencilerinde akran zorbalığına maruz kalma: Temel psikolojik ihtiyaçlar ve anne-babaya duygusal erişilebilirlik
Bu araştırmada lise öğrencilerinin akran zorbalığına maruz kalmalarının yordayıcıları olarak temel psikolojik ihtiyaçlar ve anne-babalarına duygusal erişilebilirlikleri incelenmiştir. Araştırma Osmaniye ili Kadirli ilçesinde yer alan altı lisenin 9., 10., 11. ve 12. sınıfına devam eden 588 kız, 610 erkek öğrenci olmak üzere toplam 1198 lise öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada lise öğrencilerinin akran zorbalığına ilişkin veriler 'California Zorba Mağduriyeti Ölçeği' (Felix, Sharkey, Green, Furlong ve Tanigawa, 2011), Temel psikolojik ihtiyaçlara ilişkin veriler 'Temel Psikolojik İhtiyaçları Ölçeği (Deci ve Ryan, 2000), anne-babaya duygusal erişilebilirliğine ilişkin veriler 'Ebeveyn Duygusal Erişilebilirlik Ölçeği' (Lum ve Phares, 2005) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler temel istatistiksel analizler ve lojistik regresyon analizi ile elde edilmiştir. Araştırma sonucunda lise öğrencilerin mağduriyet puanları özerklik, yeterlik, ilişki ihtiyaçları ve anne-babaya duygusal erişilebilirlik arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulgulanmıştır. Lise öğrencilerinin akran zorbalığına maruz kalma, temel psikolojik ihtiyaçlar ve anne-babaya duygusal erişilebilirlikleri cinsiyetlerine göre incelendiğinde erkek öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalma puan ortalamalarının kız öğrencilerin puan ortalamalarından daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin cinsiyetlerine göre anne ve babaya duygusal erişilebilirlik puanlarında ise anlamlı farklılaşma olmadığı saptanmıştır. Temel psikolojik ihtiyaçlar açısından bakıldığında öğrencilerin cinsiyetlerine göre yalnızca yeterlik ihtiyacı puanlarında anlamlı farklılaşma olduğu, erkek öğrencilerin yeterlik ihtiyaç puan ortalamaları kız öğrencilerin puan ortalamalarından daha yüksek olduğu, özerklik ve ilişki ihtiyacı puanlarında ise cinsiyete göre anlamlı farklılaşma olmadığı bulgulanmıştır. Araştırmada akran zorbalığı mağduru olmalarının yordayıcıları incelendiğinde, yalnızca özerklik ihtiyacının anlamlı yordayıcı olduğu, diğer değişkenlerin anlamlı katkı yapmadığı belirlenmiştir. Özerklik ihtiyacı puanlarındaki artış akran zorbalığı mağduru olma olasılığını azaltmaktadır. Araştırmada kızların ve erkeklerin zorbalık mağduru olmalarını yordayan temel psikolojik ihtiyaçlar ve anne- babaya duygusal erişilebilirliğe ilişkin analiz ayrı ayrı yapılmıştır. Özerklik ihtiyacı ve anneye duygusal erişilebilirliğin kız ergenlerde görülen akran zorbalığına maruz kalmayı yordamada anlamlı katkı yapan değişkenler olduğu görülmüştür. Özerklik ihtiyacı ve anneye duygusal erişilebilirlikteki artış kız ergenlerin akran zorbalığı mağduru olma olasılıklarını azaltmaktadır. Erkek ergenlerde ise, özerklik ve ilişki ihtiyaçları akran zorbalığına maruz kalmayı yordamada anlamlı katkı yapan değişkenler olarak belirlenmiştir. Özerklik ve ilişki temel psikolojik ihtiyaçlarındaki artış erkek ergenlerin akran zorbalığı mağduru olma olasılıklarını azaltmaktadır.
Okul öncesi eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları
Bu araştırmanın amacı; okul öncesi eğitimde psikolojik danışmanların, öğretmenlerin ve velilerin görüşleri çerçevesinde var olan ve ihtiyaç duyulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin belirlenmesidir. Nitel araştırma deseninde olan çalışmada görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise gönüllülük esasına dayalı olarak Kırşehir ili Merkez ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel anaokulları, resmi anasınıfları ve bağımsız anaokullarında görev yapan ya da daha önce yapmış 15 psikolojik danışman ile bu okullarda görev yapan 30 öğretmen ve çocukları bu okullarda öğrenim gören 30 veli oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen psikolojik danışmanlar, okul öncesi öğretmenleri ve veliler için ayrı ayrı oluşturulan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Bu kapsamda katılımcılar ile gönüllülük esasına dayalı olarak görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Görüşmeler sonunda alınan ses kayıtları araştırmacı tarafından detaylı bir şekilde deşifre edilmiş, katılımcıların görüşleri değiştirilmeden aktarılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Psikolojik danışmanların, okul öncesi öğretmenlerinin ve velilerin görüşleri incelenerek psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri kapsamında belirlenen kodlar çerçevesinde eğitsel rehberlik, kişisel-sosyal rehberlik ve mesleki rehberlik temaları oluşturulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular; psikolojik danışman, okul öncesi öğretmeni ve velinin verdiği yanıtlara göre okul öncesi eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri kapsamında sunulan ve ihtiyaç duyulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri şeklinde sınıflandırılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen bulgulara göre psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçlarının eğitsel rehberlik temasında akademik destek ve konsültasyon; kişisel-sosyal rehberlik temasında bireysel rehberlik ve gelişimsel destek; mesleki rehberlik temasında ise çocuk odaklı faaliyetler ve aile odaklı faaliyetler alt temalarında yoğunlaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışmanlardan elde edilen bulgulara göre ise okul öncesi öğretmeninin belirttiği ihtiyaçlara ek olarak kişisel-sosyal rehberlik alanında aile rehberliğine ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. Son olarak velilerden elde edilen bulgularda ise eğitsel rehberlik temasında akademik destek; kişisel-sosyal rehberlik temasında bireysel rehberlik ve gelişimsel destek; mesleki rehberlik temasında meslek tanıtım faaliyetlerine ihtiyaç duyulduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan hareketle çocuğa ve aileye yönelik psikolojik danışma ve rehberlik faaliyetleri eğitsel rehberlik, kişisel-sosyal rehberlik ve mesleki rehberlik ihtiyaçları doğrultusunda planlanabilir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim, okul öncesi öğretmeni, psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları, psikolojik danışman.
Hatırlanan anne-baba kabul ve reddi ile ebeveyn öz yeterliği, evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaçların aracı rolü
Temel psikolojik ihtiyaçların doyurulmasında yaşanacak sıkıntılar ve eksiklikler bireylerin kişilik gelişimlerinde olumsuzlukların yaşanmasına neden olurken, temel psikolojik ihtiyaçları sağlıklı bir şekilde doyurulan çocuklar, yetişkinlik dönemlerinde daha sağlıklı dinamikler gösterirler. Bu çalışmanın temel amacı hatırlanan anne-baba kabul reddi ile ebeveynlik doyumu, evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaçların aracı rolünü incelemek olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda çalışmanın diğer amacı doğrultusunda hatırlanan anne-baba kabul reddi ile ebeveynlik doyumu, evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaçların aracı rolününün cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ilinde ikamet eden evli ve çocuk sahibi 250 yetişkin birey oluşturmuştur. Katılımcılara demografik bilgilere ilişkin kişisel bilgi formuyla birlikte beş öz-bildirim ölçeği (Yetişkin Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği- Kısa Formu, Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği, Evlilik Yaşamı Ölçeği, Ebeveyn Rolüne İlişkin Kendilik Algısı Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği) uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve LISREL programlarından yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modeli (YEM) ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre aracılığı test edilen temel psikolojik ihtiyaçlar değişkeninin erkeklerin hatırladıkları baba kabul-reddi ile ebeveynlik doyumu, evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide tam aracılık ettiği ancak anne kabul reddiyle arasında ilişki olmadığı görülmüştür. Yapılan araştırma sonucunda cinsiyete göre elde edilen diğer bulgu ise; temel psikolojik ihtiyaçlar değişkenin kadınların hem anne hem de baba ile olan ilişkilerinden hatırladıkları kabul red ile evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide tam aracılık ettiği ancak ebeveynlik doyumuyla arasında ilişki olmadığı şeklindedir. Araştırma bulguları ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış, araştırmanın sınırlılıkları, güçlü yönleri belirlenmiş ve araştırmacılar ile aile danışmanlığı alanında çalışanlara yönelik öneriler sunulmuştur.
Romantik ilişkilerde doyum modeli: Temel psikolojik ihtiyaçlar, bilinçli farkındalık, ilişki niteliği, yükleme tarzları
Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinde romantik ilişki doyumu ile temel psikolojik ihtiyaçlar, bilinçli farkındalık, ilişki niteliği ve yükleme tarzları arasındaki ilişkiler, önerilen Romantik İlişkilerde Doyum modeli çerçevesinde incelenmiştir. Ayrıca araştırmada, İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği'nin Türk örneklemine uyarlama çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Ölçek uyarlama çalışması için 105'i erkek, 136'sı kadın toplam 241; Romantik ilişkilerde Doyum Modeli'nin test edilmesi için 584 kadın, 473 erkek olmak üzere toplam 1057 kişi çalışmaya katılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği'nin uyarlama çalışmalarında, ölçeğin orijinalinde olduğu gibi, özerklik, yeterlik, ilişkili olma olmak üzere 3 faktör ve 9 maddeden oluşan, 7'li Likert tipinde geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Romantik İlişkilerde Doyum Modeli testine göre; Temel Psikolojik İhtiyaçlar, Romantik İlişkilerde Doyumu yordamaktadır. Ayrıca Temel Psikolojik İhtiyaçlar ve Romantik İlişki Doyumu ilişkisine; Nedensellik-Sorumluluk Yükleme Tarzları, Bilinçli Farkındalık ve İlişki Niteliği aracılık etmektedir. Nedensellik-Sorumluluk Yükleme Tarzları Romantik İlişkilerde Doyumu yordamaktadır. Nedensellik- Sorumluluk Yükleme Tarzları Romantik İlişkilerde Doyumu ilişkisinde, İlişki Niteliği ve Bilinçli Farkındalık aracılık etmektedir. Bilinçli Farkındalık Romantik İlişkilerde Doyumunu yordamaktadır. Bilinçli Farkındalık ve Romantik ilişki Doyumu ilişkisinde, İlişki Niteliği I.Yapısal Model için aracılık etmekte, II.Yapısal Model için aracı etkisi anlamlı bulunmamaktadır. Anahtar kelimeler: Romantik ilişki doyumu, temel psikolojik ihtiyaçlar, bilinçli farkındalık, ilişki niteliği, yükleme tarzları
Üniversite öğrencilerinde kariyer uyumluluğununun yordanmasında psikolojik ihtiyaçlar ve azmin rolü
Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde kariyer uyumluluğunu yordamada psikolojik ihtiyaçlar ve azimin rölünü incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın deseni yordayıcı korelasyonel araştırma olarak belirlenmiştir. Araştırma Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde eğitim gören 382 öğrenci üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS 22.0 istatistik programı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni kariyer uyumluluğu, bağımsız değişkenleri ise psikolojik ihtiyaçlar ve azimdir. Araştırma amacına bağlı olarak kullanılan hiyerarşik regresyon analizine ilk olarak psikolojik ihtiyaçlar, ikinci olarak ise azimin alt boyutlarından gayrette ısrar dahil edilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde psikolojik ihtiyaçların tek başına kariyer uyumluluğunun %41'ini açıkladığı görülmektedir. Modele gayrette ısrar eklendiğinde ise kariyer uyumluluğunun %49'u açıklanır hale gelmiştir.
Psikolojik danışmanların psikolojik danışma öz-yeterlikleri ve psikolojik ihtiyaç doyumları
Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışmanların psikolojik danışma öz-yeterlikleri ile psikolojik ihtiyaç doyumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın yöntemi, korelasyonel tarama modeli olup örneklemi ise uygun örnekleme yöntemi ile Türkiye'de MEB'e bağlı okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve rehberlik ve araştırma merkezilerinde çalışan 350 psikolojik danışmandan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik Danışma Öz-yeterliği Ölçeği ve İhtiyaç Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi kapsamında Pearson Korelasyon analizi, çoklu regresyon analizi ve MANOVA analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda psikolojik danışmanların psikolojik danışma öz-yeterlikleri ile ihtiyaç doyumları arasında anlamlı düzeyde pozitif bir ilişki olduğu ve psikolojik danışma öz-yeterliğinin alt boyutları bir bütün olarak psikolojik danışmanların ihtiyaç doyumu varyansının %22'sini açıklamaktadır. Bununla beraber, psikolojik danışmanlardan mesleki kıdemi ve mesleki gelişim programlarına katılma sayılarına göre psikolojik danışma öz-yeterliklerinin ve ihtiyaç doyumlarının farklılaştığı elde edilen diğer bulgulardandır. Ayrıca bu araştırmada, psikolojik danışmanların çalıştıkları kurum türü ve sorumlu oldukları öğrenci sayısına göre psikolojik danışma öz-yeterliklerinin ve ihtiyaç doyumlarının farklılaşmadığı sonucuna da ulaşılmıştır.
Kariyer Karar Verme Grup Rehberliği Programının kariyer karar verme güçlüklerine ve temel ihtiyaçlara etkisi
Bu araştırmanın amacı araştırmacı tarafından geliştirilen "Kariyer Karar Verme Grup Rehberliği Programı"nın ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin kariyer karar verme güçlüklerine ve temel psikolojik ihtiyaçlarına etkisini incelemektir. Araştırma kontrol gruplu ön test- son test ve izleme testi deseni ile deneysel bir çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubu, kariyer karar verme güçlük düzeyleri yüksek olan 15'i deney grubuna, 15'i kontrol grubuna yansız olarak atanan öğrencilerden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Kariyer Karar Verme Güçlükleri Ölçeği Lise Formu ve Temel İhtiyaçlar Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler Mann Whitney U ve çift faktörlü ANOVA ile analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara bakıldığında kariyer karar verme grup rehberliği programının 10. sınıf öğrencilerinin kariyer karar verme güçlükleri toplam puanlarını azalttığını, temel psikolojik ihtiyaçlar puanlarında ise anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kariyer karar verme, kariyer karar verme güçlükleri, temel psikolojik ihtiyaçlar
COVID-19 pandemi döneminde lise öğrencilerinin kaygı ve temel psikolojik ihtiyaçlarının incelenmesi
Amacı, Covid-19 pandemi döneminde lise öğrencilerinin kaygı ve psikolojik ihtiyaçları arasındaki ilişkinin incelenmesi olan bu araştırmada, karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın deseni "Zenginleştirilmiş Model" olup nicel veriler için "Kişisel Bilgi Formu", "Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği" ve "Durumluluk Kaygı Ölçeği" ve nitel veriler içinse, araştırmacı tarafından hazırlanan, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, Güneydoğu bölgesinde öğrenim görmekte olan lise öğrencileri, örneklemi ise 531 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda, verilerin analizi için T-Testi, Tek Faktörlü Varyans Analizi,Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney Testi,Pearson Korelasyon ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Nitel boyut için ise içerik analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, temel psikolojik ihtiyaçlar, toplam ve alt boyutları açısından; temel psikolojik ihtiyaçların, kardeş sayısı, okul türü, sınıf, aile aylık ortalama gelir düzeyi, anne/baba eğitim düzeyi, yakın çevrede hastanede tedavi gören bir tanıdığın varlığına göre anlamlı farklılaştığı bulunmuştur. Kaygı düzeyinin, kardeş sayısı, okul türü, sınıf, aile aylık gelir toplamı, anne/baba eğitim düzeyi, salgının bitiş tarihi hakkında tahmin, yakın çevrede hastanede tedavi gören bir tanıdığın varlığına göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. Temel psikolojik ihtiyaçların alt boyutlarından sevgi ve ait olma ve güç boyutunun, kaygı düzeyinin anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel kısmı, öğrencilerin Covid-19 pandemi dönemindeki temel psikolojik ihtiyaçları ve kaygı düzeyleri hakkındaki görüşleri ışığında incelenmiştir.
Zorbalık mağduriyetinin yordayıcıları olarak öz-şefkat, çocukluk deneyimleri ve temel psikolojik ihtiyaçlar: Bir karma yöntem araştırması
Bu araştırmada lise öğrencilerinin zorbalık mağduriyetini yordamada öz-şefkat, çocukluk deneyimleri ve temel psikolojik ihtiyaçların rolü ele alınmaktadır. Ayrıca lise öğrencilerinin zorbalık mağduriyeti konusundaki görüşleri de nitel bulgular eşliğinde incelenmiştir. Bir karma yöntem araştırması olan bu çalışmada "Kişisel Bilgi Formu", "Çok Boyutlu Zorbalık Mağduriyeti Ölçeği", "Öz-Şefkat Ölçeği Kısa Formu", "Ergenler İçin Okulda Temel Psikolojik Gereksinimler Ölçeği","Çocukluk Deneyimleri Ölçeği" ve "Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi nicel boyutta 579 öğrenci, nitel boyutta 12 öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin analizi için T-Testi, Pearson Korelasyon ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılmış ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularında demografik değişkenlerden ekonomik durum, sınıf düzeyi ve okul türü ile öz-şefkat, çocukluk deneyimleri ve temel psikolojik ihtiyaçların zorbalık mağduriyetinin anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Ayrıca lise öğrencilerinin görüşleri ışığında zorbalık mağduriyetine ilişkin deneyimler, mağduriyetin etkileri, risk faktörleri ve koruyucu faktörler belirlenmiştir. Sonuç olarak, lise öğrencilerinin zorbalık mağduriyetinin bireysel özellikler ve geçmiş yaşantılar ile ailesel ve çevresel faktörlerle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.