Öğrenme başarısı
59 theses under this subject heading
Lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisi düzeyleri ve yükseköğretim programlarının öz düzenlemeli öğrenme becerisini geliştirmedeki rolü
Bu araştırmanın amacı lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisi düzeyini belirlemek ve yükseköğretim programlarının lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisini geliştirmedeki rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda, lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisi düzeyi, lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisinin cinsiyet, sınıf düzeyi, fakülte bazında sınıf düzeyi, yabancı dil hazırlık eğitimi alıp almama durumu, fakülte türü, mezun olunan ortaöğretim kurumu ve devam ettikleri programı tercih etme nedenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Bununla birlikte, lisans öğrencilerinin görüşlerine göre yükseköğretim programlarının öz düzenlemeli öğrenme becerisini geliştiren unsurları, öz düzenlemeli öğrenme becerisinin gelişimini engelleyen unsurları ve öz düzenlemeli öğrenmenin yükseköğretim programlarında teşvik edilmesine ilişkin önerileri belirlenmiştir. Karma araştırma yönteminin benimsendiği bu araştırmanın deseni yakınsayan paralel desendir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Öz Düzenleyici Öğrenme Ölçeği (Turan, 2009) ve araştırmacı tarafından oluşturulan Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyuttaki örneklemi seçkisiz ve tabakalı örnekleme yoluyla belirlenen 1411 lisans öğrencisinden oluşmakta olup nitel boyutta ise 9'u erkek 8'i kadın toplam 17 lisans dördüncü sınıf öğrencisiyle görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre lisans öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme becerisinin yüksek olduğu görülmüştür. Lisans öğrencileri Öz Düzenleyici Öğrenme Ölçeği'nden en yüksek puanı güdülenme ve öğrenme için harekete geçme boyutundan elde ederken, en düşük puanı ise öğrenmede bağımsızlık boyutundan elde etmişlerdir. Ayrıca, öz düzenlemeli öğrenme becerisinin lisans öğrencilerinin cinsiyetlerine, fakülte bazında sınıf düzeyine, yabancı dil hazırlık eğitimi alıp almama durumlarına, fakülte türüne, mezun olunan ortaöğretim kurum türüne ve devam ettikleri programı tercih etme nedenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Öte yandan araştırmanın nitel bulgularına göre, yükseköğretim programlarında öz düzenlemeli öğrenmenin teşvik edilmesinde eğitim programlarına ilişkin unsurlar, öğretime ilişkin unsurlar, öğretim elemanlarına ilişkin unsurlar ve diğer unsurlar önem taşımaktadır. Yükseköğretim programlarında öz düzenlemeli öğrenme becerisinin daha fazla desteklenebilmesine ilişkin lisans öğrencileri ağırlıklı olarak fiziksel olanakların artırılması, alternatif ölçme-değerlendirme yöntemlerinin işe koşulması, program değerlendirme ve geliştirme çalışmalarının yürütülmesi, öğrenme-öğretme sürecinde uygulamaya daha fazla yer verilmesi, verilen dönütlerin ve ders materyallerinin niteliğinin ve niceliğinin artırılması, strateji öğretimine yer verilmesi, işbirlikli öğrenme ortamlarının artırılması, öğretim elemanlarının öğreticilik becerilerinin geliştirilerek öğrencilere daha fazla rehberlik etmeleri ve gezi, kariyer günleri vb. etkinliklerin düzenlenmesi önerilerini sunmuşlardır. Anahtar Sözcükler: Öz düzenleme, Öz düzenlemeli öğrenme, Yükseköğretim, Lisans öğrencileri.
Teachers and students' views on anxiety in English classrooms and attitudes towards English
The responsibility of being a teacher is different and much more difficult than any other job in that it lends high importance to human beings as both the instrument (the teacher) and the aim (the student). The process of teaching involves the development of a person with the help of that person, which requires a great deal of effort, patience and time. The purpose of this study was to find what learners and ELT teachers thought about the relationship between learning/teaching a foreign language and affective dimensions of language learning (i.e. anxiety and attitudes). The data were collected through both quantitative [The Foreign Language Classroom Anxiety Scale (FLCAS) (developed by Horwitz et al. (1986) and translated into Turkish by Dalkılıç, 2001), and a Questionnaire on Attitudes Toward English (developed by Aiken (1979) and translated into Turkish by Tunç, 2003)] and qualitative (interviews and observation) data collection tools from sixth grade learners attending three different middle schools in Karaisalı, Adana, Turkey. Depending on the results of the quantitative data, sixteen interviews with learners (eight about anxiety, eight about attitudes) were conducted. Additionally, interviews with instructors of these learners were carried out in order to reveal their views regarding anxiety and attitudes in teaching English. In addition to interviews, each teacher was observed in their classrooms three times during the 2008-2009 academic year in the spring term. The results showed the acts and applications of the teacher in the classroom, being evaluated in English lesson, L1 and L2 use in the classroom, seating arrangement and motivation were related to students? anxiety in the classroom and their attitudes towards English lessons. Also, the inclusion of an assortment of activities and materials suitable to the learners? needs and interests were found to have positive influences on students? anxiety and attitudes. Additionally, students? fears of making errors in English (L2), their peers? reactions, family pressure, and self-confidence were found to be effectual on students? anxiety negatively. On the other hand, students? goals for learning English and their regarding English as a lesson vs. English as a foreign language were recognized to be effective on their attitudes towards English lessons.Key Words: Teacher, Student, Affective Factors, Anxiety, Motivation, Attitudes, EFL, ELT
Emzirme süresinin ve anne-baba tutumunun lise giriş sınavı'na (LGS) etkisi
Emzirme ve emzirme süresi ile bebeğin sonraki gelişimi, bilişsel, eğitimsel, zihinsel, psikomotor ve davranışsal işleyişi arasında ilişkiler bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin akademik başarısı ile emzirme süresi, anne baba tutumu ve diğer değişkenlerle olan ilişkisini ortaya koymaktır. Bu çalışma kesitsel tipte olup, 2019 yılında Yozgat il merkezindeki lise 9.sınıfta okuyan öğrenciler arasında yapılmıştır. Araştırmaya katılmaya ailesi ve kendisi tarafından yazılı onam veren ve liselere giriş sınavına (LGS) giren, 238'i sınavla öğrenci alan okullardan olmak üzere toplam 501 öğrenci ve ailesi araştırmaya katılmıştır. Veriler, emzirme, bebek beslenmesi ve gelişimi, anne-baba tutum ölçeği (ABTÖ) ve babanın bebek bakımına katılım ölçeği (BBKÖ) ile toplanmıştır. Veriler, ki-kare, t testi, Anova, lineer ve çok multinominal regresyon ile değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan çocukların %11,6'sın 6 aydan daha kısa süre, %66,9'unun 12 ay ve daha uzun süre emzirildiği, ortalama emzirme süresinin 16,2 ay olduğu saptanmıştır. Doğumda ilk olarak anne sütünün verilmesi, ilk 4 ay ve daha fazla sadece anne sütü ile besleme emzirme süresinin 12 ay ve daha olmasını olumlu etkilerken (p<0,05), ilk emzirmeye başlama zamanı, emzirme sıklığı, babanın bebek bakımına katılım düzeyi ve annenin emzirme konusunda eğitim alması, aile ve doğumla ilgili diğer faktörler önemli bulunmamıştır. Akademik başarıyı çok değişkenli doğrusal regresyon analizinde önem sırasına göre, baba eğitim düzeyinin yükselmesi (β=0,204), sınava hazırlanma (β=0,199), koruyucu (β=0,179) ve demokratik (β=0,097) anne-baba tutumunun artması, ilk yürümeye başlama yaşının kısalması (β= -0,121) ve anne yaşının artması (β=0,091) LGS puanını artırmaktadır. Bu değişkenler LGS başarısının %19,7 (R2=0,197)'nı açıklamaktadır. Emzirme süresi, ek gıdaya başlama zamanı, otoriter ana-baba tutumu ve diğer faktörler istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Emzirme süresinin akademik başarı üzerine etkisi önemli bulunmazken, anne-baba tutumunun koruyucu ve demokratik olması, baba öğretim düzeyin yüksek olması ve erken yürüme olumlu yönde etkilemektedir.
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenme verimliliğini etkileyen öğretmen davranış ve özellikleri
Bu araştırmanın amacı, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenme verimliliğini etkileyen öğretmen davranış ve özelliklerini tespit etmektir. Durum çalışması yöntemli nitel bu çalışmanın evrenini, 2021-2022 akademik yılında resmî üniversitelerin Türkçe öğretim merkezlerinde Türkçe öğrenen yabancı uyruklu öğrenciler ve yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretim elemanları oluşturmaktadır. Çalışmanın katılımcılarını ise bu evrenden amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle belirlenen elli öğrenci (bir Türkçe öğretim merkezinde Türkçe öğrenen en az A2 seviyesindeki öğrencilerden seçilmiş) ve yirmi iki öğretim elemanı (bir Türkçe öğretim merkezinde görev yapan) oluşturmaktadır. Öğrencilerden veriler; odak grup görüşmesi yöntemiyle, öğretim elemanlarından ise bireysel görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Çalışmanın verileri içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonunda, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenme verimliliğini etkileyen öğretmen davranış ve özellikleri saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, öğretim elemanının öğretimin planlayıcısı ve yol göstericisi, mesleki açıdan iyi yetişmiş olması ve öğrencilerin Türkçeyi iyi öğrenmeleri için olumlu öğrenme ortamları hazırlaması gerektiğine işaret etmektedir. Araştırma iki aşamalı olarak yürütülmüştür. İlk aşamada tez konusu ile ilgili hazırlanan öğrenci soruları, yabancı uyruklu öğrencilere sorularak cevaplar alınmıştır. İkinci aşamada ise tez konusu ile ilgili hazırlanan öğretim elemanı soruları, bu alanda eğitim veren öğretim elemanlarına sorularak cevaplar alınmıştır. Çalışmada veriler; öğrencilerden odak grup görüşmesi tekniği ve araştırmacının hazırladığı görüşme sorularıyla, öğretim elemanlarından ise bireysel görüşme tekniği ve yine araştırmacının hazırladığı görüşme sorularıyla toplanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğrenme, Öğrenme Verimliliği, Yabancı Dil Olarak Türkçe, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi
Investigating social-emotional language learning competences of English language and literature students with regard to demographic factors
The world is becoming increasingly interconnected with trade, culture, technology, tourism and people. This globalization necessitates a common language to communicate effectively. Language studies carry utmost importance in this context. Language learners need to use this common language successfully and effectively. What makes a student successful? Teachers used to evaluate the success by tests and performance. Yet, in the century we live, it is realized that getting A+ from a language test does not show success. The students need to be self-aware and socially aware, get the ability of self-management, make responsible decisions and manage healthy relationships in terms of the target language and the society. The items written are the social-emotional foreign language learning competences for students. The present study indents to investigate the social-emotional foreign language learning competences of English language learners who are enrolled in English Language and Literature Department. This study also aims to reveal if there are statistically meaningful differences in SEFLL competences of the participants in terms of demographic factors. Gender, GPAs, the year of the study and the students' being monolingual or bilingual L2 learners are the demographic factors in this research. To measure SEFLL competences, "Social Emotional Foreign Language Learning Scale", which is developed by Zaimoğlu (2018), was utilized. The study was implemented in Mustafa Kemal University with 173 undergraduate students. The results revealed that gender and GPAs affected some of the SEFLL competences. The participants' being monolingual or bilingual L2 learners and their year of the study did not form a statistically meaningful difference in SEFLL competences.
İşbirlikli dijital hikaye anlatımının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma ve sosyal duygusal öğrenme becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, işbirlikli dijital hikaye anlatımının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma ve sosyal duygusal öğrenme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmada, yarı deneysel desenlerden, ön-test / son-test kontrol gruplu deney modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Manisa ili Alaşehir ilçesinde bulunan bir devlet ilkokulunun 4. sınıfında öğrenim gören, 30'u deney, 30'u kontrol grubu olmak üzere 60 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma 2017-2018 Eğitim–Öğretim yılında gerçekleştirilmiş, uygulama süreci 11 hafta sürmüştür. Uygulama aşamasında, deney grubundaki öğrenciler işbirlikli dijital hikaye hazırlamıştır. Öğrencilere ön-test ve son-test olarak Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca, öğrencilerin serbest yazı çalışmaları Yaratıcı Yazma Dereceli Puanlama Anahtarı ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde bağımlı gruplar için t-testi, bağımsız gruplar için t-testi ve tek faktörlü ANCOVA analizi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, deney ve kontrol gruplarının her ikisinde de yaratıcı yazma ve sosyal duygusal öğrenme becerilerine ilişkin ön-test ve son-test puanları arasında anlamlı bir gelişme olduğu ortaya konulmuştur. Deney ve kontrol grupları arasında yaratıcı yazma becerilerine ilişkin ön-test puanları kontrol altına alındığında son-test puanları arasında deney grubunun lehine anlamlı bir farklılık olduğu ve bu sonucun orta düzeyde bir etki gösterdiği görülmüştür. Sosyal duygusal öğrenme becerileri için deney ve kontrol grupları arasında, ön-test puanları kontrol altına alındığında son-test puanları arasında anlamlı bir farkın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, işbirlikli dijital hikaye hazırlamanın yaratıcı yazma becerilerini anlamlı bir şekilde arttırdığı, sosyal duygusal öğrenme becerilerini ise anlamlı bir şekilde arttırmadığı görülmüştür.
Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin kişiliklerine göre başarı hedeflerinin ve ders çalışma yaklaşımlarının incelenmesi
Amaç: Bu çalışmada, Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin kişiliklerine göre öğrenme yaklaşımları ve başarı hedefi kavramlarının önemi ve bu kavramların birbirleriyle olan ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: : Araştırmanın evrenini, 2018-2019 Eğitim öğretim yılında İzmir ve Manisa İllerinde bulunan Ege Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi, örneklemini ise bu üniversitelerin Spor Bilimleri Fakültesinin 3 farklı bölümünde (beden eğitimi ve spor öğretmenliği, spor yöneticiliği ve antrenörlük eğitimi bölümü) öğrenim gören 292 kadın, 646 erkek toplamda 938 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada, öğrencilere araştırmacı tarafından hazırlanmış, kişisel bilgi formu ile 2X2 Başarı Yönelimi Ölçeği, Ders Çalışma Yaklaşımları Ölçeği ve Beş Faktör Kişilik Envanteri Kısa Formu uygulanmıştır. Bulgular: Beş Faktör Kişilik Envanteri'nin alt boyutlarını öngörme bakımından başarı yönelimi hedefleri ve ders çalışma yaklaşımlarına yönelik gerçekleştirilen adımsal çoklu regresyon analizi sonuçları incelendiğinde, öğrenme yöneliminin uyumluluk, sorumluluk ve zeka/hayalgücü alt boyutlarının en önemli belirleyicisi olduğu belirlenirken, performans yönelimi yapısının duygusal dengelilik alt boyutunu en fazla açıklayan yapı bulunmuştur. Sonuç: Uyumluluk, sorumluluk ve zeka/hayalgücü kişilik özelliklerine sahip bireylerin daha çok öğrenme yönelimini kullandıkları, duygusal dengelilik kişilik özelliğine sahip bireylerin ise daha çok performans yönelimini benimsedikleri sonucu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Başarı yönelimi, Kişilik, Derin Yaklaşım, Yüzeysel Yaklaşım
The Effects of using learning strategies on student success at the University of Gaziantep
This study which has been carried out at the preparatory section of the University of Gaziantep is an attempt to investigate the relationship between teaching learning strategies to students and their effect in students' success afterwards. A questionnaire of 26 items was administered to 161 students at the beginning. Later on, 50 students who were given a pre-test at the beginning and a post-test at the end of the study were instructed for forty hours towards the end of the second term of the academic year 1997-1998. The t-test was conducted to research the relationship between the effect of the teaching of learning strategies and students' success. A statistically significant relationship was found.
An analysis of the relationship between learner`s foreign language classroom anxiety and achievement in learning English as a foreign language in the freshman classes at the University of Gaziantep
This study was designed to investigate the relationship between learners' foreign language classroom anxiety and their success in learning English as a foreign language in the Freeshman Section of the University of Gaziantep. Furthermore, the native speaker teachers' influence on students' anxiety levels was examined. The data were gathered by means of three instruments: The Turkish version of Foreign Language Classroom Anxiety Scale (Horwitz, E. K., Horwitz M. B., & Cope, J., 1986) assessing students' anxiety levels, an English achievement test to determine students' success in learning English as a foreign language and a five point rating scale which was completed by the teachers to evaluate students' oral proficiency in English. The findings of this study indicated that there was a significant moderate negative relationship between students' language anxiety and their achievement in learning English as a foreign language; a significant moderate negative relationship between their language anxiety levels and their achievement in English reading comprehension; and a significant moderate vinegative relationship between students' language anxiety levels and their oral English proficiency. However, the study yielded that there was statistically no significant difference between the anxiety levels of the students taught by native speaker teachers and those who were taught by non-native speaker teachers. Keywords: anxiety, foreign language anxiety, situation specific anxieties, trait anxiety, test anxiety, communication apprehension, affective factors in learning
Bilgisayar destekli öğretimin, ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin matematik dersi, "Tablo ve Grafikler" alt öğrenme alanındaki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bilgisayar teknolojisindeki ilerlemelere paralel olarak, eğitimde hızlı gelişmeler yaşanmaktadır. Öğrencilerin derse olan ilgilerini artırmak ve aktif katılımını sağlamak için bilgisayar destekli eğitime verilen önemin hızla arttığı gözlenmektedir. Bu araştırmanın amacı, bilgisayar destekli öğretimin, ilköğretim yedinci sınıf öğrencilerinin matematik dersi, ?Tablo ve Grafikler? alt öğrenme alanındaki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini incelemektir. Bu etkiyi belirlemek amacıyla, ön test, son test kontrol gruplu deneysel yöntem uygulanmıştır. Bu araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılının birinci yarıyılında Ankara ilinde bulunan bir devlet okulunda yapılmıştır. Deney grubunda 17 öğrenci ve kontrol grubunda 20 öğrenci olmak üzere, toplam 37 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen 25 maddelik matematik başarı testi gruplara, öğretimler öncesinde ön test, 8 ders saatlik öğretim sonrasında son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca uygulama öncesinde ve sonrasında öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarını belirlemek için matematik tutum ölçeği uygulanmıştır. Deney grubu ?Tablo ve Grafikler? alt öğrenme alanını, MEB Vitamin yazılımı ile bilgisayar destekli işlerken, kontrol grubu ise mevcut sınıf ortamında, geleneksel öğretim yöntemi ile işlemiştir. Araştırmanın bulgularına göre, bilgisayar destekli öğretim gören deney grubunun akademik başarısı, geleneksel öğretim gören kontrol grubunun akademik başarısından daha fazla artış göstermiştir. Matematik dersine yönelik tutumlarında ise deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar destekli öğretim, MEB Vitamin yazılımı, Tablo ve Grafikler, Geleneksel öğretim yöntemi.
İlköğretim matematik öğretmen adaylarının lineer cebir dersine yönelik tutumları ve alan dili becerilerinin incelenmesi
Bu çalışma ilköğretim matematik öğretmen adaylarının lineer cebir dersine yönelik tutumlarının ve alan dili becerilerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İç Anadolu Bölgesi?nde bulunan üç devlet üniversitesinde öğrenim gören, ilköğretim matematik öğretmenliği bölümünde lineer cebir dersi almış, 2, 3 ve 4. sınıftaki 442 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma tarama modelindedir ve ölçme aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen Lineer Cebir Kavramları Başarı Testi ve Lineer Cebir Dersine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek ve testten elde edilen veriler SPSS paket programına girilmiş ve verilerin analiz aşamasında t-testi, tek faktörlü varyans analizi (ANOVA) ve korelâsyon analizi yapılmıştır. Analizler sonucu ortaya çıkan bulgular incelendiğinde ilköğretim matematik öğretmen adaylarının lineer cebir dersine yönelik tutumları ve becerileri, adaylara ait cinsiyet, öğretim şekli ve çalışma değişkenlerine göre anlamlı bir fark göstermemiştir. Ancak sınıf düzeyi ve yaş değişkenlerine göre anlamlı farklar göstermiştir. Bulgulara göre, 2. sınıfta öğrenim gören veya 17-19 yaş aralığındaki öğrencilerin lineer cebir dersine yönelik tutumları diğer katılımcılara göre daha olumlu, lineer cebir dersi kavramlarını öğrenme başarıları da daha yüksektir. Öğretmen adaylarının lineer cebir dersine yönelik tutumları mezun olunan ortaöğretim kurumu değişkenine göre anlamlı fark göstermezken, lineer cebir dersi kavramlarını öğrenme başarıları anlamlı fark göstermiştir. Öğretmen adaylarının genel olarak lineer cebir dersine yönelik tutumlarının olumsuz, lineer cebir kavramlarını öğrenme başarılarının düşük olduğu tespit edilmiştir.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin kazanım okuryazarlığı
Bu çalışmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin kazanım okuryazarlığı durumlarını, bu araştırmada oluşturulan bileşenlere göre incelemek ve söz konusu yeterliğe sahip olup olmadıklarını tespit etmektir. Bu bağlamda, öğretim programında yer alan kazanımların etkili öğretim ve öğrenimini planlama ve değerlendirme aşamasında, öğretmenlerin kazanımı anlama ve öğrencilere edindirmeye yönelik yorumlama durumları incelenmiştir.Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Katılımcılar çeşitli ortaokullarda görev yapan 5 matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme ve gözlemlerden elde edilmiştir. Görüşme ve gözlemler, İlköğretim 6-8. Sınıflar Matematik Dersi Öğretim Programı?nın 6. sınıf Cebir ve Sayılar öğrenme alanlarından seçilmiş olan 10 kazanım temel alınarak yapılmış olup, her bir kazanım için ayrı ayrı görüşme formları hazırlanmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından ortaya konan kazanım okuryazarlığının bileşenlerine göre kategorilere ayrılmış ve betimsel analiz metodu kullanılarak analiz edilmiştir. Öğretmenlerin, bileşenlerdeki bilgi ve yeterlik durumlarına göre kazanım okuryazarlıkları betimlenmiştir.Verilerin analizi sonucunda, öğretmenlerin söz konusu 10 kazanım için kazanım okuryazarlıklarının zayıf olduğu tespit edilmiştir. Kazanımı anlamanın, onu öğrencilere edindirebilmek için tek başına yeterli olmadığı, aynı zamanda kazanımı anlamadan, bu kazanımı arzu edilen biçimde edindirmenin de mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca kazanım okuryazarlığının tüm bileşenleriyle birlikte dikkate alınarak geliştirilmesi gerektiği ortaya çıkan bir diğer önemli noktadır. Anahtar Kelimeler: Öğretmen Yeterlikleri, Öğretimi Planlama, Öğretim Programı, Kazanım
Sosyal bilgiler dersinde bireysel ve grupla zihin haritası oluşturmanın öğrenci başarısına, kalıcılığa ve öğrenmedeki duyuşsal özelliklere etkisi
Bu çalışmanın amacı, Sosyal Bilgiler dersinde bireysel ve grupla zihin haritası oluşturmanın öğrenci başarısına, kalıcılığa; derse ilişkin tutuma, motivasyona etkilerini belirlemektir. Aynı zamanda, yapılan uygulamalara dönük olarak, sürece ilişkin algıları ortaya çıkarmak da hedeflenmiştir. Araştırma, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinde İstiklal İlköğretim Okulunda altıncı sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada iki deney biri de kontrol grubu olmak üzere üç grup bulunmaktadır. Deney I grubunda bireysel zihin haritası, deney II grubunda ise grupla zihin haritası uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise geleneksel yöntem kullanılmıştır. Deney I grubunda 25, deney II grubunda 24 ve kontrol grubunda ise 25 öğrenci bulunmaktadır. Uygulamalar Sosyal Bilgiler dersinde ?Ülkemizin Kaynakları? ünitesinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada nicel ve nitel araştırma desenleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın verileri başarı testi, tutum ve motivasyon ölçekleri, gözlem ve görüşme formlarıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutu öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desene uygun olarak yürütülmüştür. Nitel boyutta ise uygulama sonrasında deney gruplarının her birinden seçilen öğrencilerle ve uygulama öğretmeniyle görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca uygulama süresince gözlemler yapılmış ve her hafta öğrencilerden düzenli olarak öğrenme günlükleri toplanmıştır.Araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi 64 sorudan oluşmaktadır. Başarı testinin ortalama güçlüğü .57, KR-20 güvenirlik kat sayısı ise .94 olarak belirlenmiştir. Beşli likert tipinde geliştirilen ve 29 maddeden oluşan tutum ölçeği sevme, fayda, ilgi, istek ve güven olmak üzere beş alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçeğin KMO değeri .95; Barttlet testi sonucu 8.152; Cronbach Alpha katsayısı .606 olarak belirlenmiştir. Motivasyon ölçeğinde toplam 23 madde bulunmaktadır. Ölçeğin KMO değeri .890; Barttlet testi sonucu 4.395 ve Cronbach Alpha katsayısı ise .792 olarak belirlenmiştir. Motivasyon ölçeği içsel motivasyon, dışsal motivasyon ve önemseme alt boyutlarından oluşmaktadır. Nicel verilerin analizinde SPSS-16 istatistik programı, nitel verilerin analizinde ise N-VIVO-8 programı kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, grupla zihin haritası yönteminin kullanıldığı deney II grubu öğrencilerinin geleneksel yöntemin kullanıldığı kontrol grubu öğrencilerine göre daha başarılı oldukları görülmüştür. Her üç grubun kalıcılık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Grupların toplam tutum puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık belirlenmemiştir. Deney I ve deney II gruplarının tutum puanlarının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin ilgi alt boyutunda deney I grubunun tutum puanı kontrol grubunun tutum puanından daha yüksek çıkmıştır. Grupların motivasyon toplam puanlarının istatistiksel açıdan farklılaşmadığı; ancak içsel motivasyon alt boyutunda deney I ve deney II gruplarının lehine bir farkın ortaya çıktığı görülmüştür.Araştırmanın nitel boyutunda ise gerek bireysel gerekse grupla zihin haritası uygulamaları sonucunda yedi tema ortaya çıkmıştır. Bu temalar, uygulamanın nasıl yapılması gerektiği, uygulama için nelerin gerektiği, uygulamanın beğenilen yönleri, uygulamada yaşanan problemler, uygulamanın yararları, uygulama sonucunda ortaya çıkan duyuşsal durum, uygulamanın tekrar yapılması biçimindedir. Ortaya çıkan bu temalar ve gerçekleştirilen kodlamalar araştırmanın nicel ve nitel sonuçlarının birbiriyle paralel olduğunu göstermiştir. Çünkü araştırmanın her iki boyutunda birbirini destekler sonuçlara ulaşılmıştır. Bu bağlamda gerek bireysel gerekse grupla zihin haritası uygulamalarının ilköğretimin birinci ve ikinci kademelerinde daha fazla kullanılması önerilmiştir. Böylece zihin haritası tekniğinin olumlu etkilerinden daha fazla yararlanmak söz konusudur. Daha çok katılımcının bulunduğu ve daha uzun uygulama süreli çalışmaların yapılması önerilmektedir. Yine, farklı ders ve konular kapsamında da benzer çalışmaların yürütülmesi ve yine benzer çalışmaların bilgisayar destekli biçimde de gerçekleştirilmesi önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Zihin haritalama, bireysel zihin haritası, grupla zihin haritası, duyuşsal özellikler, motivasyon, tutum, algı, Sosyal Bilgiler.
Teachers' awareness and actual practices of 21st century learning and innovation skills
This thesis aims to examine Turkish teachers of English language awareness, motivation, organization, and classroom practices in terms of 21st century learning and innovation skills which are communication, collaboration, critical thinking, and creativity skills. For this purpose, 26 Turkish teachers of English language in Fırat University School of Foreign Languages were chosen as the participants. With the aim of manage the research study, mixed method descriptive case study was employed. In order to collect data, a questionnaire (self-report instrument) and interviews were implemented. Convenience sampling was employed in the stage of participant selection. Moreover, the collected quantitative data was analysed on SPSS version 2.00 and qualitative data was analysed with reference to interview questions. At the result chapter, the analysis were defined and discussed in order to be a source and a different perspective for the further researches. The findings of the study presented that Turkish teachers of English Language in the context of the study were lack of theoretical and conceptual knowledge regarding 21st century learning and innovation skills, though they were motivated to promote them in the classrooms.
Attributions of university preparatory class students on their success and failure in the process of learning English
With globalization, learning more than one language has gained importance, as a result of researchers' focusing on language learning skills of the learners. The aim of this study is to find out the success and failure attributions of students in four skills (listening, speaking, reading and writing) while learning English. For this purpose, mixed method research design was used; opinions of students studying in English preparatory programs at two different universities, Pamukkale University and Harran University, were gathered. The data were collected both through a questionnaire and face-to-face semi-structured interviews. The data obtained from the questionnaires were analyzed with SPSS and the data from the interview were analyzed through content analysis. As a result of the research; considering the success levels of the students, it was seen that the highest success rate was in listening skill and the lowest success rate was in speaking skill. According to the students' opinions, the factors affecting their English learning skills are; ability to make inferences, suitability of educational texts and videos for students, teacher feedback, encouragement and attitude, practice, motivation and self-confidence. These factors are generally internal and controllable. In general, it has been observed that the learning areas of reading, writing, listening and speaking are interrelated.
Bilgisayar okuryazarlığı becerisi ediniminde e-portfolyo sürecinin öğrenen performansına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, bilgisayar okuryazarlığı becerisi ediniminde e-portfolyo sürecinin öğrenen performansına ve sürece yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Araştırmada e-portfolyo ölçme-değerlendirme aracının geleneksel ölçme-değerlendirme araçlarına oranla öğrenci performansının daha ayrıntılı ve bireysel bazda değerlendirilmesine olanak sağlayan alternatif bir araç olup olmadığı ortaya konarak, öğrencilerin öğrenmelerine katkıda bulunacağı öngörülmüştür.Araştırma 2008-2009 öğretim yılında Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği A.B.D 1. sınıfta okuyan ve Bilgisayar I dersine kayıtlı örgün öğretim öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. 1. sınıfta bulunan 3 şube arasından tesadüfi olarak seçilen iki şubeden, deney grubu olarak alınan şubede 35, kontrol grubunda ise 34 öğrenci bulunmaktadır.Araştırmada hem nitel hem de nicel araştırma yöntemleri yürütülmüş olup, öğrencilerin performanslarını ortaya koymak için bilgisayar okuryazarlığı kapsamında belirlenen konularda teorik ve uygulama becerileri ölçülmüş ve buna ek olarak öğrencilerin kendi öz değerlendirmelerine başvurulmuştur. Öğrencilerin tutumlarını ortaya koymak içinse e-portfolyo sürecine yönelik tutum ölçeği ve elektronik ortamdan alınan görüşme kayıtları kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ön test - son test kontrol gruplu deneysel modelde deney ve kontrol gruplarına deney öncesi ve deney sonrası aynı koşullar altında ve aynı anda başarı testi, öz değerlendirme formu ve e-portfolyo sürecine yönelik tutum ölçeği uygulanmış, son test olarak uygulama sınavı kontrol listesi kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi olarak araştırma sonrasında öğrenci görüşlerine başvurulmuştur. Nicel verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi, Mann Whitney U testi analizlerinden faydalanılırken, nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; e-portfolyo kullanımın bilgisayar okuryazarlığı öğretiminde kullanımının, öğrencilerin teorik bilgi düzeylerinde herhangi bir etkisi olmamış, fakat uygulama becerilerinin gelişmesinde etkili olduğu ve öğrencilerin öz değerlendirmelerine olumlu yansıdığı görülmüştür. Buna ek olarak e-portfolyo sürecine dahil olan öğrencilerin sürece yönelik olumlu tutum geliştirmekte oldukları sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin e-portfolyo sürecine ilişkin görüşlerinde ise, sürecin kendilerini araştırmaya sevk etmesi, sorumluluk duygusu kazandırması, organize ve düzenli olmalarına katkı sağlaması açısından olumlu görüşler bildirmişlerdir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda e-portfolyo sürecinin uygulamasına ilişkin önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Okuryazarlığı, Elektronik Portfolyo, Öz değerlendirme
Web ortamında öge gösterim kuramına göre tasarlanan kavram öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi
Bu araştırmada temel amaç, web ortamında Öge Gösterim Kuramı'na(ÖGK) göre hazırlanmış ders içeriğinin kavram öğretiminde öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisini ortaya koymaktır.Araştırma "ön test ? son test deney kontrol gruplu deneme modeline" göre desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi Büro Yönetimi Eğitimi Bölümü'nde 2008-2009 eğitim-öğretim yılı güz döneminde 2. sınıfta okuyan Programlamaya Giriş dersine kayıtlı 74 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrenciler deney ve kontrol gruplarına eşit ve yansız olarak atanmıştır. Deneysel çalışma bu öğrencilerin katıldığı dört haftalık bir öğretim programıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmada bağımlı değişkenlere ilişkin veriler başarı testi ve tutum ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerlerinden yararlanılmış, karşılaştırmalarda ise t testi ve ANCOVA tekniği kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; deneysel işlemin başında önemli bir farklılık göstermeyen deney ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı düzeyleri, deneysel işlem sonunda deney grubu lehine farklılık göstermiştir. Kalıcılık ölçümlerinde ise, konum açısından yine deney grubu öğrencileri daha başarılı olmuşlardır. Deney grubunun web tabanlı eğitim (WTE)'ye karşı tutumunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak araştırmada, web ortamında ÖGK'nın sunu biçimleriyle yapılan öğretimin; öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisinin olumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Güzel sanatlar lisesi müzik bölümü öğrencilerinde piyano başarısı ile duygusal zekâ arasındaki ilişki
Bilindiği gibi Güzel Sanatlar Liseleri, ortaöğretim düzeyinde mesleki müzik eğitimi veren kurumlardır. Hiç kuşkusuz; Eğitim fakültelerinin müzik öğretmenliği ana bilim dalları, konservatuarlar ve güzel sanatlar fakültelerinin müzik ve sahne sanatları bölümlerinde okumayı hedefleyen müzik bölümü öğrencileri için piyano dersi oldukça önem arz etmektedir. Yapılan araştırmalarda sadece yetenek ve zekânın enstrüman eğitiminde yeterli olmadığı görülmüş ve EQ ile ister sanatçı, ister öğretmen veya müzik araştırmacısı olmayı hedefleyen GSL öğrencilerinin piyano ders başarısı ile anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı tespit edilmek istenmiştir. Bu çalışmanın amacı; güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin piyano başarısının duygusal zekâ boyutu ile arasındaki ilişkinin irdelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda İstanbul Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi'nde öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. sınıf müzik bölümü öğrencilerine ,kişisel bilgi formu ve Ergin (2017)'nin uyarlama çalışması olan Duygusal Zekâ Ölçeği Adölesan Kısa Formu uygulanarak, anket sonuçları SPSS 23 programında değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda duygusal zekâ ve piyano başarısı cinsiyete, yaşa, piyano çalışma süresi, piyanoya ilgi ve evinde piyano olması durumu ile arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Fakat elde edilen verilere göre duygusal zekâ ölçek skoru ile piyano başarı puanları arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.
İlköğretim okullarındaki Türkçe ders kitaplarında kullanılan kitap resimleri (İllüstrasyonlar), teknikleri ve öğrenmeye katkısı
ÖZET Bu çalışma, genel olarak ders kitaplarindaki illüstrasyonlara nitelikleriyle, özel olarak da ilköğretim birinci kademede okutulan Türkçe ders kitaplarindaki illüstrasyonların etkileriyle ilgilenmektedir. Bu doğrultuda, ilköğretim birinci kademe türkce ders kitaplarindaki illustrasyonlarin öğrencilerin öğrenme davranışları ve dikkatleri üzerindeki etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde; grafik sanatlar ve illüstrasyon, Türkiye'de grafik sanatların tarihçesi, illüstrasyonun biçim ve içerik özellikleri, illüstrasyon teknikleri gibi bir takım kuramsal ve pratik bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise; Türkiye'deki ilköğretim birinci kademe Türkçe ders kitaplarındaki illüstrasyonların işlevlerim Ölçmeye yönelik olarak yapılan alan araştırmasında kullanılan yöntem ve teknikler ele alınmıştır. Araştırma evrenini temsil eden örneklem tanımlanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümü olan araştırma yönteminde ise çalışmanın hangi evren dahilinde yapıldığı anlatılmış ve bu evreni temsil eden örneklem seçiminden bahsedilmiştir. Verilerin toplanması ve toplanan verilerin analizi gene bu bölüm dahilinde yapılmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde; alan araştırmasında kullanılan anketin bulguları ele alınmış ve bunlar yorumlanmaya çalışılmıştır, ilköğretim birinci kademe öğrencilerini temsil ettiği varsayılan örneklemin anket formundaki sorulara verdikleri yanıtlar tablolara dökülmüş, ortaya çıkan niceliksel sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde; başlangıçta ortaya atılan sayıltılar, tanımlanan ana ve alt problemler ile alan araştırmasının sonuçlan birarada ele alınmıştır. Çalışmada, Türkçe ders kitaplarındaki illüstrasyonların öğrencilerin öğrenme davranışları ve dikkatleri üzerinde olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuçtan hareketle de, bu olumlu etkilerin daha etkin kılınması adına Türkçe ders kitaplarındaki illüstrasyonlara ilişkin bazı öneriler sunulmaya çalışılmıştır.
Fen bilgisi öğretmenlerinin mezun oldukları branşların öğrenmeye etkisi üzerine bir araştırma
II ÖZET Fen Bilgisi Öğretmenlerinin Mezun Oldukları Branşların Öğrenmeye Etkisi Üzerine Bir Araştırma (Yüksek Lisans Tezi) Erhan EKİCİ GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Haziran, 2004 Yapılan çalışmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapan fen bilgisi öğretmenlerinin mezun oldukları fakülte ve bölümlerinin (branşlarının) öğrencilerin 6. ve 7. sınıf fen bilgisi dersi ünite konularındaki başarıları üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu incelemektir. Çalışmanın örneklemini, Denizli ili Merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan 26 ilköğretim okulunda öğrenim gören 1282 8. sınıf öğrencisi ile yine bu okullarında içerisinde olduğu toplam 37 ilköğretim okulunda görev yapan 94 fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır.Ill Araştırmada, genel tarama türlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Önce 8. sınıf öğrencilerine 6. ve 7. sınıf konularını içeren ve araştırmacı tarafından geliştirilen bir test uygulanmış, öğrencilerin 6. ve 7. sınıftaki fen bilgisi öğretmenlerinin adlarını cevap anahtarına yazmaları sağlanmıştır. Öğretmenlere ise kişisel bilgileri ile ilgili bir anket uygulanmış, mezun oldukları fakülte ve bölüm itibari ile branşları tespit edilerek öğrenci verileri ile ilişkilendirilmiştir. Yapılan çalışmada, araştırma hipotezlerini test etmek için İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler İçin t-testi (Independent Samples T-Test) analizi ile İlişkisiz Örneklemler İçin Tek Faktörlü Varyans (One-Way Anova) analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarında, öğretmenlerin mezun oldukları fakülte ve bölümlerin (branşlarının), öğrencilerin fen bilgisi başarılarında etkili olduğu ve bu etkinin genellikle kendi branşları ile ilgili konu alanlarında olumlu, diğerlerinde ise olumsuz olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın bulgularına dayanarak, ilköğretim fen bilgisi eğitim ve öğretiminde, öğrencilerin başarıları üzerinde, öğretmenlerin ve mezun oldukları fakülte ile bölümlerin (branşlarının) etkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi, Öğretmen, Branş, Fen Başarısı, Öğretmenin Başarıya Etkisi
Detay Teorisi'ne dayalı özel ders yazılımının öğrenme üzerindeki etkisi
Bu tez çalışmasında eğitim amaçlı hazırlanan Ders Yazılımları ile Detay Teorisi'ne dayalı hazırlanan ders yazılımları, öğrencilerin akademik başarılarına etkileri bakımından karşılaştırılmıştır. Araştırma, Lise 2. sınıf öğrencilerinden seçilen 26 denek üzerinde gerçekleştirilmiştir. Seçilen öğrenciler iki gruba ayrılmıştır. Ünite başında her iki gruba da ön test uygulanmıştır. Deney grubuna Detay Teorisine dayalı olarak hazırlanan yazılım ile kontrol grubuna da diğer ders yazılımı ile eğitim verilmiştir. Ünite sonunda her iki gruba son test uygulanmıştır.II Elde edilen veriler frekans, t-testi ve ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre kullanılan ders yazılımları arasında öğrencilerin akademik başarılarına etkisi bakımından anlamlı bir farkı yoktur. Anahtar Kelimeler: Öğretimde Detay Teorisi, Eğitim Yazılımları
Ortaokul öğrencilerinin fen öğrenme motivasyonlarına sınav kaygısının etkisi
Bu çalışma ortaokul 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersini öğrenme motivasyonlarına sınav kaygısının etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca farklı değişkenlere göre öğrencilerin fen öğrenme motivasyonları ve sınav kaygı düzeyleri de incelenmiştir. Bu bağlamda veri toplama araçları olarak öğrencilerin demografik bilgilerini alabilmek için "Kişisel Bilgi Formu", ortaokul öğrencilerinin fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarının seviyesini belirlemek amacıyla "Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği" ve öğrencilerin girdikleri sınavlarda yaşadıkları sınav kaygı düzeyini belirlemek amacıyla "Westside Sınav Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Diyarbakır ili merkezinde yer alan 7 ortaokul ve her okuldan ölçek uygulamaya müsait olan 5, 6, 7 ve 8. sınıf seviyelerinden birer şubeye ölçekler uygulanmıştır. İstatistiksel çözümlemeler öncesinde demografik değişkenler gruplandırılmış ve değişkenlerin betimleyici frekans ve yüzde değerleri çıkarılmıştır. Levene's testi kullanılarak grupların homojenliği test edilmiştir. Normal dağılım göstermeyen gruplar için nonparametrik testlerden Mann-Whitney U testi, normal dağılım gösteren gruplar için de parametrik testlerden ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf değişkeninin öğrencilerin fen öğrenme motivasyonları üzerinde etkili olmadığı fakat sınav kaygı düzeyleri üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Anne eğitim durumu öğrencilerin fen öğrenme motivasyonları üzerinde etkili olmazken sınav kaygı düzeyleri üzerinde etkili olmuştur. Baba eğitim durumunun ise öğrencilerin fen öğrenmeye yönelik motivasyonları ile sınav kaygıları üzerinde etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin sınavlara kiminle hazırlandığının onların fen motivasyonları üzerinde etkili olmadığı fakat sınav kaygı düzeyleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin sınavlara nasıl hazırlandığının fen öğrenme motivasyonları ve sınav kaygı düzeyleri üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin sınavlara çalışmaya başlama sürelerinin fen öğrenme motivasyonları ve sınav kaygıları üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Fen dersini çok zor bulan öğrencilerin fen öğrenme motivasyonlarının düşük, sınav kaygı düzeylerinin de yüksek olduğu bulunmuştur. Fen dersini seven öğrencilerin fen öğrenme motivasyonlarının yüksek, sınav kaygılarının düşük olduğu bulunmuştur. Sınav kaygısı ile öğrencilerin fen öğrenme motivasyonları arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Motivasyon, Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon, Kaygı, Sınav Kaygısı
Bilimsel söylevlerle desteklenmiş birleştirme I tekniğinin öğrencilerin çevre konularındaki öğrenmeleri üzerine etkisi
Çalışmanın temel amacı, bilimsel söylevlerle desteklenmiş birleştirme I tekniğinin çevre eğitiminde; küresel ısınma, sera etkisi, ozon tabakasının incelmesi ve yanardağ patlamaları konularında ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları üzerindeki etkisini belirlemektir. Tekniğin etkilerini uygulamaya katılan öğrencilerin kurdukları bilimsel söylevlerin kalitesiyle tespit etmektir. Çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Çalışma kapsamında geliştirilen öğretim materyali; beş adet çalışma yaprağı ve dört adet video filmi ile ilgili etkinlikleri içermektedir. Araştırmanın örneklemi 2010-2011 eğitim öğretim yılında eğitim gören Rize'de bulunan iki ilköğretim okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 70 kişiyi kapsamaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak; akademik başarı testi ve bilimsel söylev kayıtları kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan akademik başarı testi literatür taranarak mevcut kavram yanılgılarının tespit edecek şekilde hazırlanmıştır. Akademik başarı testi ön test ve son test olarak iki kez kullanılmıştır. Öğrencilerin yapmış olduğu tartışmalar kayıt altına alınarak ve analiz edilmiştir. Test bulgularına SPSS paket programıyla bağımlı ve bağımsız t-testi yapılmıştır. Elde edilen bulguların sonuçlarına göre, deney ve kontrol grupları arasında deney grubunun lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Geliştirilen öğretim materyalinin öğrencilerde kavram yanılgılarını gidermede etkili olmasının yanında bu değişimin öğrenci zihninde kalıcı olmasını sağlamada da etkili olduğunu görülmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlara bağlı olarak araştırmacılara bilimsel söylevlerle desteklenmiş Birleştirme I tekniği uygulamasının lise ve üniversitede de araştırılması önerilmektedir.Anahtar Kelimeler;Birleştirme I Tekniği, Bilimsel Söylevler, Çevre Eğitimi, Çalışma Yaprakları
Hiperaktif çocukların davranış bozuklukları ve akademik öğrenmeleri ile ebeveyn tutumları arasındaki ilişki
Bu tez çalışmasında hiperaktif çocukların akademik öğrenmeleri ve sosyal uyumları ile ebeveyn tutumlarının arasındaki ilişki ele alınmıştır. Hiperaktif çocuklar tüm duygularını kontrol edemedikleri hareketleri ile yaşarlar. Mutlu, mutsuz, öfkeli, heyecanlı tüm anlarında içlerinden gelen hareketli olma durumları sergilenir. Bu durumda hiperaktif çocuklara bilgi aktarımı yapmak, onların davranışlarını anlayıp istedikleri şekilde cevaplar verebilmek daha çok titizlik gerekmektedir. Tüm bu durumlar sonucunda böyle bir araştırma ortaya çıkmıştır. Araştırma, anaokulu ve ilkokul a giden hiperaktif çocuklar üzerinde yapılmıştır. Okula gitmeleri, sosyal gelişimlerini daha rahat izleyebilmek için göz önüne alınmıştır. Araştırma da çeşitli ebeveyn tutumlarının hiperaktif çocukların davranışlarını, tepkilerini, bilgiyi öğrenmelerini, yönergelere karşı tepkilerini nasıl etkiliyor diye bakılmıştır. Sosyal ortamlar da aktif, pasif, çekingen, lider olmak gibi davranışlar çocukların ebeveynlerinin tutumları ile fazlası ile alakalıdır. Anne ve babaların demokratik davranmaları hiperaktif çocukları nasıl etkiliyor, ilgisiz kayıtsız davranmaları nasıl etkiliyor, aşırı ilgili davranmaları, fazla fedakar davranmaları nasıl etkiliyor diye bakılmıştır. Olumlu ve olumsuz birçok sonuç bulunmuştur.