Öğretmen yetiştirme programları

62 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Japonya ve Finlandiya'da öğretmen yetiştirme ve atama sisteminin Türkiye ile karşılaştırılması

Eğitim sistemini geliştirmeye yönelik yapılacak herhangi bir düzenlemede ilk akla gelen, eğitim sisteminin vazgeçilmez ve en önemli öğelerinden biri olan öğretmenlerin yetiştirilmesi, seçimi ve atanması ile hizmet içi eğitimi geliştirme gibi düzenlemelerdir. Bu araştırma, Japonya ve Finlandiya'da öğretmen yetiştirme, öğretmen yetiştiren eğitim kurumlarına öğretmen adayı seçme, atama ve hizmet içi eğitim sistemlerinin incelenmesi ve sonuçta da Türkiye'ye yönelik öneriler geliştirilmesi amacıyla yapılmıştır. Karşılaştırmalı eğitim araştırması olan bu betimsel çalışmada, Japonya ve Finlandiya'nın eğitimde yakaladıkları büyük başarı bakımından dünyanın önde gelen ülkelerinden olmaları ve bu başarının asıl sebebinin öğretmenler olarak gösterilmesi dikkate alınmış, bu ülkelerin araştırma için iyi bir örneklem olacakları düşünülmüştür. Çalışma kapsamında seçilen ülkelerin eğitim sistemleri ve öğretmen yetiştirme sistemleri ile ilgili ülke ve dünya alanyazınında internet ve üniversite kütüphanelerinden ulaşılan makale, tez, bildiri ve raporlar belge tarama modeli ile yatay yaklaşım kullanılarak ayrı ayrı paralel bir şekilde incelenmiş, güncel verilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Örnek olarak seçilen bu iki ülkenin eğitim sistemleri ayrı ayrı betimlenmiş, sonrasında bu ülkelerde ve Türkiye'de öğretmenlerin hizmet öncesi süreçte nasıl yetiştirildiği, mesleğe nasıl seçilip atandıkları, hizmet içi eğitim süreçleri ve meslek dahilinde sahip oldukları hak ve sorumluluklar benzer başlıklar altında paralel olarak incelenerek üç ülkedeki öğretmen yetiştirme, seçme, atama ve hizmet içi eğitim sistemi karşılaştırılmış ve tespit edilen benzerlik ve farklılıklar irdelenmiştir. Çalışma sonunda Japonya ve Finlandiya'daki öğretmen yetiştirme sistemine öğrencilerin Türkiye'de olduğu gibi tek bir sınav ile seçilmediği, ilk aşama olan sınavdan sonra mülakat ve uygulamalı sınavların da yapıldığı; hizmet öncesi verilen eğitimde uygulamaya çok önem verilerek Türkiye'den farklı olarak atama sürecinde yerel uygulamalara da gidildiği ve atama koşullarının daha fazla nitelik gerektirdiği saptanmış, hizmet içi eğitimin daha çok özendirildiği, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal anlamda daha önde oldukları belirlenmiştir. Tüm bu bulguların ışığında Türkiye'de değişmesi önerilen hususlar ele alınmış ve daha sonraları bu konu üzerine yapılacak çalışmalar için öneriler geliştirilmiştir.

AtamalarEğitim sistemiFinlandiya+7
Eda Abbasioğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de öğretmen açığının giderilmesinde başvurulan alternatif uygulamaların incelenmesi

Türkiye'de Öğretmen Açığını Gidermede Başvurulan Alternatif Uygulamaların İncelenmesi (1961-1996) Türkiye'de 1961 yılından itibaren öğretmen istihdamı konusunda yaşanan alternatif kaynakların kullanımı sorunu detaylı bir şekilde ele alınmış değildir. Türkiye'de normal atama yolları dışında gerçekleştirilen "10" ayrı öğretmen atama uygulamasına doküman incelemesi yoluyla ulaşılmıştır. Bu atama yollarına ait gerekçe, süreç ve sonuçlar, ulaşılan birinci, ikinci el kaynaklardan elde edilen veriler ışığında ele alınmıştır. Alternatif öğretmen atama yolları, ulaşılan bulgular aracılığıyla açıklanmaya çalışılmış, önceki ve sonraki öğretmen atama uygulamaları ile ilişkilendirilmiş ve son olarak tüm bu alternatif yolların gerekçe ve sonuçları anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Elde edilen veriler, Araştırmada, bu alternatif formüllerin esas gerekçesinin, çeşitli nedenler ile sürekli artış gösteren öğretmen açığından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Uygulamaya konulan plan ve programların kısa vadede yarar sağlaması umulmuş ancak hem dönemin ekonomik yapısı hem de siyasi ve sosyal ortamı buna imkân vermemiştir. Bazı uygulamalar ilgili öğretim yılında sona ermiş ya da birkaç yıl içinde başka öğretim mevzuatı içerisinde yer almıştır. Diğer taraftan ücretli öğretmenlik ve yedek subay öğretmenlik uygulamalarının ise halen devam ettiği görülmektedir. Bu tür uygulamalar, sonuçları itibariyle nitelik açısından önemli kayıplara neden olmuştur. Bu araştırmada, öğretmenliğin niteliğinin, söz konusu süreçte nicelik karşısındaki durumu kronolojik ve metodolojik olarak aydınlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Alternatif uygulamalar, eğitim, öğretmenlik, öğretmen açığı, öğretmen atamaları

Öğretmen yetiştirme programlarıİstihdam politikaları
Abdullah Albayrak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Zenginleştirilmiş ve etkileşim temelli etkinliklerin öğretmenlik uygulamalarına yönelik etkilerinin incelenmesi

Türkiye'de öğretmenlik uygulamaları, lisans öğretiminin son yılında görülen Okul Deneyimi ve Öğretmenlik Uygulaması dersleri ile yürütülmektedir. 1997 yılında yapılan köklü değişiklikler ve 2007 yılında gerçekleştirilen bazı düzenlemelerle birlikte öğretmenlik uygulamalarına belirli bir düzen getirilmiş olup, uygulamaların süresi ise arttırılmıştır. Bu çalışmada, sınıf öğretmeni adaylarına mesleğin hem fiziki, bilişsel, yönünü hem de görünmeyen, duyuşsal boyutunu kazandırabilmek ve Öğretmenlik Uygulaması dersini daha etkin bir hale getirebilmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, mevcut öğretmenlik uygulamalarındaki kazanımlar da dikkate alınarak bunlara ilaveten 11 tane zenginleştirilmiş ve etkileşim temelli etkinlikleri kapsayan 9 haftalık bir program uygulanmıştır. Çalışma nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma modelle gerçekleştirilmiş olup, bir durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırma Uşak Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümü son sınıf öğretmen adaylarından oluşan bir grubu kapsamaktadır (n=9). Çalışmada nicel veri toplama kaynağı olarak Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeği ve Öğretmen yeterliklerini belirleme ölçeği kullanılmıştır. Nitel veri toplama araçları olarak ise, odak grup görüşmesi, görüşme, ders-etkinlik-video kayıtları, haftalık raporlar, değerlendirme raporları ve araştırmacı tarafından geliştirilen ders gözlem tespit formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre; geliştirilen zenginleştirilmiş ve etkileşim temelli etkinliklerin öğretmen adaylarının mesleğe yönelik tutumlarını olumlu yönde arttırdığı ve öğretmen yeterliliklerinin gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı tespit edilmiştir. Nitel verilerden elde edilen sonuçlara göre ise; geliştirilen etkinliklerin öğretmen adaylarının mesleki aidiyet kazanımlarına, kendilerini öğretmen gibi hissetmelerine, sorumluluk bilincinin oluşmasına katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca uygulanan etkinliklerin öğretmen adayları boyutunda, öğreneni/öğrenciyi tanımaya, veli fobisinin kırılmasına, mesleki boyutta duyuşsal özelliklerin kazanılmasına, öğretim stili inşasına, değerlendirme algısının şekillenmesine, etkili öğretmenlik becerileri kazanımına, sıradışı öğretmen becerileri edinimine katkı sağladığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Aday öğretmenler, öğretmen yetiştirme, öğretmenlik uygulama dersi, sınıf öğretmenliği, zenginleştirilmiş model

Aday öğretmenlerEtkileşimli öğretim teknikleriEtkileşimsel yöntem+7
Süleyman Balcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessEN

The impact of an induction program on novice teachers' efficacy beliefs

The first year of teaching experience is overwhelming and stressful for all beginning teachers regardless of the teacher education program they attend, and that over the course of the year they usually experience a decreased strength of belief in their own efficacy and in the learning potential of their students. Therefore, the first year of teaching experience is a crucial period of learning and professional development. It is apparent that there is a considerable need for beginning teacher support programs in order to prepare competent and successful teachers in the field. This qualitative study described the development and implementation of a support program for novice teachers in Turkish primary schools for the 2001-2002 school year. The study involved four beginning teachers with no teaching experience. The first phase of the study included seeking beginning teacher problems in public primary schools in Turkey. The second phase of the study included development and the delivery of the support program around participant teachers' needs. The four sources of efficacy beliefs (i.e. mastery experiences, vicarious experiences, verbal persuasion, and physiological and emotional states) were used as a theoretical framework for the support program (NTEP-Novice Teacher Efficacy Program). Methodology included a combination of reflection sheets collected prior to the program and after each session of the program, interviews conducted at the end of the NTEP, and Repertory Grids administered both at the beginning and end of the NTEP. The data gathered through these sources were used to evaluate the program and toinvestigate changes taking place in beginning teachers' perception of an effective teacher and their assessment of "self as teacher at the end of a support program. The findings suggested that there are several key program essentials for providing support for the beginning teachers. The program essentials include: (1) determining beginner teacher needs; (2) identifying benefits to program participants; (3) encouraging collaborative work among participants; (4) creating a non-threatening atmosphere; (5) encouraging participants to reflect on their own experiences and learning; (6) providing beginning teachers with specific and constructive feedback; (7) creating opportunities for beginning teachers to compare and contrast their own teaching practices and beliefs to other teachers; (8) viewing beginning teachers as professionals and incorporating their ideas into the content of the program; (9) instead of loading content knowledge as a recipe, equipping beginning teachers to work on their own problems in their own teaching; (10) establishing the norm of on-going professional development; (1 1) conducting the program in a place which is not associated with participant teachers' teaching context The findings also indicated that the participant teachers felt supported and appreciated in their first year of teaching experience. Considering participants' constructs of an effective teacher, we observed a considerable change both in structure and content at the end of the NTEP. As regards their efficacy beliefs, we observed that the participant teachers reconsidered their efficacy beliefs on the skills and activities, which they ascribe to an effective teacher. That is, while some participant teachers viewed themselves more similar to their perception of an effective teacher, some became uncertain on some features of an effective teacher. KEYWORDS Novice teacher (Beginning Teacher) Induction Program (Beginning Teacher Support Program) Self-Efficacy Theory Teacher Efficacy Repertory Grids

Foreign language teachingSelf-efficacyTeacher Training Programs+3
Figen Şat Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Pedagojik formasyon eğitimi alan öğretmen adaylarının Türkiye yükseköğretim yeterlikleri çerçevesinde eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme temel alan yeterlikleri algı düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada Kırıkkale ilinde bulunan Kırıkkale Üniversitesi ve Kırşehir ilinde bulunan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde Pedagojik Formasyon için öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının Türkiye Yükseköğretim Yeterlikleri Çerçevesinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Kırıkkale ili Kırıkkale Üniversitesi ve Kırşehir ili Ahi Evran Üniversitesinde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamlamış öğrencilerinin yeterliklerinin cinsiyet, mezun olunan lise türü, liseden mezun olunan alan, öğrenim görülen program, öğrenim görülen programdan memnuniyet durumu ve akademik başarı değişkenleri açısından incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini Kırıkkale ilinde bulunan Kırıkkale Üniversitesinde ve Kırşehir ilinde bulunan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde Pedagojik Formasyon öğrenimi gören 294 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak YAĞMUR (2016) tarafından geliştirilen, Türkiye Yükseköğretim Yeterlikler Çerçevesi Eğitim Bilimleri ve Öğretmen Yetiştirme Temel Alanı Yeterlikleri Lisans düzeyi esas alınarak oluşturulan 'Öğretmen Adayları Yeterlik Ölçeği' ve 'Kişisel Bilgi Formu' uyarlanarak kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizi SPSS 22.0 programı ile yapılmış ve toplanan veriler Mann Whitney U testi, T testi, Kruskall Waillis testi, Anova testi ve pearson korelasyon testi uygulanarak sınanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda öğretmen yeterlikleri ile cinsiyet, mezun olunan lise türü, mezun olunan alan ve mezuniyet not ortalaması arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Öğretmen yeterlikleri ile öğrenim gördükleri programdan memnun olma arasında ise istatistiksel anlamlı bir farklılık bulunmuştur.

Aday öğretmenlerEğitim bilimleriPedagojik formasyon+5
Fatma Betül Erol Pektaş
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının epistemolojik ve fen öğretimi yeterlik inançları açısından teknoloji kabullerinin incelenmesi

Okullarda teknolojiye sahip olma girişimi, öğrencilerin eğitim düzeyini zenginleştirmeye yardımcı olabilir. Teknoloji öğretmenlere öğretim görevlerinde de yardımcı olur. Bununla birlikte, teknoloji öğretmenler tarafından kabul edilmezse, o zaman teknoloji yeterince kullanılmayacak ve potansiyel olarak bir etkisi görülmeyecektir. Bu bağlamda, araştırmada öğretmen adaylarının mesleki hayatlarında etkisi olduğu bilinen teknoloji kabullerinin dış değişkenler (örn. fen öğretimine yönelik yeterlik, epistemolojik inanç) tarafından ne derece yordandığı ve bu değişkenler arasında nasıl bir ilişki olduğunun araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma betimsel araştırma desenlerinden kesitsel tarama modeli kapsamında yürütülmüştür. Çalışmanın hedef evreni Orta Anadolu'da öğrenin görmekte olan Fen Bilgisi, Okul Öncesi ve Sınıf Eğitiminde öğrenim görmekte olan 3. ve 4. sınıf öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Araştırma örneklemi ise bu hedef evren içerisinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kapsamında seçilen 714 öğretmen adayından oluşmaktadır. Veri toplama aracı dört bölümden uluşmaktadır. Ölçeğin birinci bölümünde öğretmen adaylarının inançları üzerinde potansiyel ılımlı etkisinin olduğu düşünülen cinsiyet, yaş, akademik başarı gibi değişkenlerin yer aldığı Kişisel Bilgi Formu, ikinci bölümde ise Conley, Pintrich, Vekiri ve Harrison (2004) tarafından geliştirilen Epistemolojik İnanç Ölçeği (EİÖ) yer almaktadır. EİÖ 26 maddeden ve 4 faktörden (bilginin kesinliği, gelişimi, kaynağı ve gerekçesi) oluşmaktadır. Üçüncü bölümde Enochs ve Riggs (1990) tarafından geliştirilen Fen Öğretimi Yeterlik İnanç (FÖYİ) ölçeği kullanılmıştır. FÖYİ ölçeği 23 maddeden ve iki alt faktörden (sonuç beklentisi ve özyeterlik) oluşmaktadır. Dördüncü bölümde ise Kartal ve Kartal (2018) tarafından geliştirilen Teknoloji Kullanım Niyeti ölçeği kullanılmıştır. Teknoloji Kullanım Niyeti ölçeği 28 maddeden ve 4 faktörden (algılanan kullanışlık, algılanan kullanım kolaylığı, kullanıma yönelik tutum ve davranışsal niyet) oluşmaktadır. Verilerin analizine geçmeden önce verilerin normallik varsayımlarına ilişkin Kolmogorov-Smirnov ve Çarpıklık-Basıklık analizleri yapılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Betimsel analizlerde yüzde, frekans, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Cinsiyet ve sınıf düzeyi gibi ikili değişkenler için bağımsız gruplar t testi, ikiden fazla değişkenler için ise ANOVA testi kullanılmıştır. Gruplar arası farkın anlamlı çıkması durumunda Cohen's d ve eta-kare (η2) etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla Pearson korelasyon katsayısı, değişkenlerin yordama gücünü̈ hesaplamak için çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen adaylarının davranışsal niyetleri ile algılanan kullanışlık, algılanan kullanım kolaylığı ve kullanıma yönelik tutum arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Öğretmen adaylarının teknoloji kullanımdaki davranışsal niyetleri ne derece güçlü ise teknoloji kullanışlılığı, kullanım kolaylığı ve teknolojiyi kullanmaya yönelik tutumlarının da o derece güçlüdür. Ayrıca öğretmen adaylarının teknoloji kullanım niyetindeki değişimin önemli bir oranı epistemolojik ve fen öğretimine yönelik yeterlik inançları tarafından açıklanmaktadır.

Aday öğretmenlerBilimsel epistemolojik inançlarEpistemolojik inançlar+5
İbrahim Serdar Kızıltepe
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Almanya'da sınıf öğretmeni adayları için yürütülen öğretmenlik uygulaması programının incelenmesi

Bu araştırmada, Almanya'da ilkokul öğretmeni adayları için yürütülen öğretmenlik uygulamaları incelenmiştir. Türkiye'de yürütülen Sınıf Öğretmenliği Programı'nın belirli aralıklarla revize edildiği görülmektedir. Yapılan düzenlemelerle, uygulamada yaşanan sorunların çözümlenmesi amaçlanmaktadır. Türkiye'de öğretmen yetiştirme eğitiminde yaşanan en büyük sorunlardan bir tanesinin kuram-uygulama dengesi olduğu bilinmektedir. 1998 yılında YÖK ve Dünya Bankası iş birliğiyle hazırlanan "Milli Eğitimi Geliştirme Projesi" kapsamında geliştirilen öğretmen yetiştirme programı, bu sorunu çözmek için atılan ilk adımlardan bir tanesidir. Okul Deneyimi I-II ve Öğretmenlik Uygulaması derslerinin programa eklenmesiyle başlayan bu süreç 2006, 2009 ve yakın geçmişte 2018 yılında olmak üzere bazı değişikliklerle devam etmiştir. Bu değişiklikler sonucunda, Okul Deneyimi dersi programdan tamamen kaldırılmıştır. 2018-2019 yılında kademeli olarak uygulamaya alınan yeni Sınıf Öğretmenliği Programı'nda, uygulamalar Öğretmenlik Uygulaması I-II olacak şekilde düzenlenmiştir. Yapılan çalışmalara rağmen aynı sorunların uzun yıllardır devam ettiği görülmektedir. Nitelikli sınıf öğretmenlerinin yetiştirilebilmesi için başarılı ülkelerin uygulamalarının değerlendirilmesi yoluyla öğretmen yetiştirme sistemlerinin geliştirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu bağlamda, bu konuda başarı gösteren Almanya'nın öğretmenlik uygulaması programının incelenmesinin alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırma nitel araştırma yöntemi desenlerinden iç içe geçmiş durum çalışmasıdır. Bu araştırma kapsamında, incelenecek olan ülke ve üniversite seçilirken nitel araştırmanın doğasına uygun olan amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Almanya'nın Schleswig-Holstein Eyaleti'nde ilkokul öğretmeni yetiştiren tek kurum olan Flensburg Üniversitesi'nde öğrenim gören öğretmen adayları (n=6) ve öğretim elemanları (n=4) oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde, Flensburg Üniversitesi'nde ilkokul öğretmeni adayları için yürütülen Öğretmenlik Uygulaması Programı'nın dayandığı staj yönetmeliği, programın nasıl yürütüldüğü, programın yürütücü paydaşları ve bu paydaşların görevleri incelenmiştir. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılını kapsamak üzere toplamda bir yıl, Almanya'nın Flensburg şehrinde sürdürülmüştür. Veri toplama sürecinde doküman toplama ve görüşme tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmada, Patton'ın görüşme türlerinden "Mülakat Kılavuzu Yaklaşımı" kullanılmıştır. Dokümanlardan elde edilen veriler, görüşmelerden elde edilen verilerle desteklenmiştir. Elde edilen verilere betimsel analiz yapılmış; bu sayede sık sık doğrudan alıntılar kullanılarak programın detaylı bir şekilde okuyucuya aktarılması amaçlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; 1) Almanya'nın federal bir devlet olması nedeniyle eyaletlerin eğitim alanında da özerk bir yapıya sahip oldukları; Schleswig-Holstein Eyaleti'nde yürürlükte olan ilkokul öğretmeni yetiştirme programının yapısının, lisans eğitiminden sonra yüksek lisans eğitimini kapsadığı ve iki alanda uzmanlaşmayı sağladığı; Flensburg Üniversitesi'nde yürürlükte olan İlkokul Öğretmeni Yetiştirme Programı'nın teori-pratik dengesi üzerine kurulduğu, 2) Flensburg Üniversitesi'nde yürütülen alan deneyimlerinin öğretmen yetiştirme eğitiminin ilk yılından başlayarak eğitimin son yılına kadar yayıldığı, 3) Üniversite dersleriyle bağlantılı bir blok olarak tasarlandığı, 4) Öğretmenlik Uygulaması Programı'nın yürütücü paydaşlarının Flensburg Üniversitesi, Schleswig-Holstein'daki Okullarda Kalite Geliştirme Enstitüsü ile uygulama okullarından oluştuğu ve tüm staj işlemlerinin Flensburg Üniversitesi bünyesindeki Öğretmen Eğitim Merkezi tarafından yürütüldüğü, 5) Öğretmenlik Uygulaması Programı'nda görev alan mentorların uygulama okullarında çalışan uygulama öğretmenleri olduğu ve uygulama okullarında oldukları zaman öğretmen adaylarının mentorlarıyla sürekli iletişim içinde oldukları 6) Mentorların öğretmen adaylarının akademik ve mesleki kimlik gelişiminden birebir sorumlu kişiler oldukları, 7) Öğretmen adaylarının anlattıkları ders değerlendirmelerinin yansıtıcı değerlendirme şeklinde yapıldığı, 8) Öğretmen adaylarının, süreçte portfolyo ve bilimsel araştırma hazırlamak zorunda oldukları, 9) Öğretmenlik Uygulaması Programı'nın Geçti/Kaldı şeklinde nitelendirilerek değerlendirildiği ve 10) Öğretmen adaylarının bu süreçte öğretmen kimliği kazandıklarını düşündükleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, benzer temalar bir arada verilerek bütüncül bir şekilde tartışılmıştır. Son olarak, yapılacak çalışmalara ilişkin önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerAlmanyaSınıf öğretmenliği+3
Hülya Akdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

An investigation on possible contributions of the professional development course to the training of the prospective English language teachers

In recent years, the professional development of English language teachers has gained importance at a high level to make the teaching process more effective and make teachers continue their interests, creativity and enthusiasm in their teaching careers. Some of the Continuous Professional Development (CPD) activities have been applied to contribute to the professional development of English language teachers. Although having such an essential place, CPD is not given much space in the curriculum of English Language Teaching (ELT) education programs. Besides, studies on perceptions of pre-service English language teachers on PD are quite limited while much research has been carried out to find out the PD perceptions, attitudes and activities of in-service English language teachers. Therefore, this research primarily aims to examine the possible contributions of a rare PD (Professional Development) course given in the ELT department of a Çukurova University in Turkey on the prospective teachers' education. Utilizing a mixed research approach, prospective ELT students who enrolled on the course were asked to fill out a questionnaire including both Likert-scale and open-ended items before and after the course while pre and post semi-structured interviews were conducted besides reflection papers which were filled out during the course as qualitative data. To examine the data obtained, SPSS 25.0 and thematic analysis were used. The findings unveiled that PD course raised awareness on a better understanding of ELT profession, professional development concept and PD activities, also encouraged future teachers on being lifelong learners through reflective teaching and affected prospective EFL teachers' feelings positively as prepared, confident, conscious, comfortable and committed for their future teaching careers. This study has important implications for future research into professional development in English language teaching and teacher education programs. Keywords: Professional Development, Teacher Education, English Language Teaching

CurriculumVocational educationProfessional development+5
Güllü Yanık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenliği programında kullanılan öğretim yöntemlerinin öğrenme stillerine uygunluğunun değerlendirilmesi (d.kolb örneği)

Bu Çalışmanın amacı, Sınıf Öğretmenliği Programı derslerinde kullanılan yöntemlerin D. Kolb' un öğrenme stili sınıflandırmasına göre öğrencilerin öğrenme stillerine uygunluğunun araştırılmasıdır.Örneklemin belirlenmesi, amaçlı örnekleme yoluyla yapılmıştır. Celal Bayar Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Programı' nda öğrenim gören 564, Dokuz Eylül Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Programı' nda öğrenim gören 385 öğrenci olmak üzere toplam 949 öğrenci örnekleme alınmıştır. Her iki üniversiteden de 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri örneklemi oluşturmaktadır.Araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek amacıyla Kolb (2005) tarafından geliştirilen Kolb Öğrenme Stili Envanteri (KÖSE) Versiyon 3.1. uygun görülmüş ve uzmanlar tarafından Türkçe' ye çevrilerek kullanılmıştır.Sınıf Öğretmenliği Programı derslerinde kullanılan yöntemleri belirlemek amacıyla literatür taraması sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilere yönelik bilgi edinme formu hazırlanarak uygulanmıştır.Bu araştırmada elde edilen verilere dayanılarak şu sonuçlara ulaşılmıştır:?Sınıf Öğretmenliği Programı öğrencilerinin çoğunluğunun özümseyen ve değiştiren öğrenme stiline sahip oldukları tespit edilmiştir.?Farklı üniversitelerdeki Sınıf Öğretmenliği Programı derslerinde kullanılan öğretim yöntemlerinin kullanım sıklıklarındaki farklılıklar ortaya konmuştur. Bu farklılıklar doğrultusunda üniversiteler ve dersler bazında yapılan incelemelerde bazı öğrenme stillerine uygun yöntem seçilirken bazılarına yönelik yöntem seçilmediği tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Öğrenme, Öğrenme Stili, Öğretim Yöntemi

ÖğrenmeÖğrenme Biçimi Tercihleri EnvanteriÖğretim+4
Süeda Erol Çalışır
Manisa Celal Bayar University
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Aday öğretmen değerlendirme sürecinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; aday öğretmen yetiştirme ve değerlendirme sürecinde yer alan paydaşların (aday öğretmenler, danışman öğretmenler, okul müdürleri, maarif müfettişleri/şube müdürleri) aday öğretmen yetiştirme programı değerlendirme sürecine ilişkin görüş ve önerilerinin tespit edilmesidir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde, amaçlı örnekleme yöntemi ve buna bağlı olarak maksimum çeşitlilik ve ölçüt örnekleme teknikleri kullanılmıştır. Bu bağlamda, araştırmanın çalışma grubunu; gönüllülük esasına göre Şanlıurfa iline ataması yapılan Aday Öğretmen Yetiştirme Programı'na katılan 5 aday öğretmen ve aday öğretmenlere danışmanlık yapmak için görevlendirilen 5 danışman öğretmen, 5 okul müdürü ve 5 maarif müfettiş/şube müdürü olmak üzere, toplam 20 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak, çalışma grubunun aday öğretmen değerlendirme sürecine ilişkin görüş ve önerileri ile ilgili verilere ulaşmak için, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme sorularından elde edilen verilerin analizinde ise, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; aday öğretmen değerlendirme sürecine ilişkin görüşlerine göre sürecin zayıf yönlerinin güçlü yönlerine göre daha fazla olduğu görülmektedir. Bunu da süreçteki performans değerlendirme kriterlerinin/modelinin teoride kaldığı (evrakları formalite icabı doldurma, danışmanların bilgisiz ve ilgisiz oluşları, programın plansız yürümesi, MEB'in örnek kitap listesinin veya film listesinin özetinden yararlanma gibi), ancak pratikte yaşanan sorunlar (danışmanların yeterli bilgiye sahip olmamaları, iş yükü, zaman ve denetim yetersizliği gibi) nedeniyle Aday Öğretmenlerin Yetiştirme Programı'nın etkili olmadığı ortaya çıkmıştır.

Aday öğretmenlerAday öğretmenlerDeğerlendirme+4
Lütfü Özçınar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Temel eğitimde disiplinlerarası yaklaşıma dayalı çevre eğitimi programının öğretmenlerin mesleki gelişimine etkisi

Bir ülkenin refah seviyesini yükseltecek doğru bilgi iyi bir eğitim sistemi ile toplumdaki bireylere aktarılacaktır. Bu noktada eğitim sisteminin kalitesini artırmanın yolu, değişime her alanda olduğu gibi eğitim noktasında da gereken önemin verilmesinden geçmektedir. Hızla değişen dünyada eğitim sistemi içerisinde en fazla öneme sahip olduğu düşünülen alan ise öğretmen eğitimidir. Bu sebeple çalışmada disiplinlerarası çevre eğitimine yönelik hazırlanan mesleki gelişim programının temel eğitim düzeyinde görev alan okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine etkisi araştırılmıştır. Öğretmenlerin mesleki gelişimleri çevre öğretimi ile ilgili bilgileri, disiplinlerarası yaklaşım ile ilgili bilgileri, sınıf içi çevre öğretimi uygulamaları, çevre öğretiminde sınıf içi iletişimleri açısından incelenmiştir. Disiplinlerarası Çevre Eğitimi Programının (DÇEP) etkilerini derinlemesine ortaya koymak amacıyla çalışma nitel araştırmaların durum deseni ile yürütülmüştür. Çalışma grubuna aynı okulda görev yapan okul öncesi ve sınıf öğretmeni olmak üzere toplamda 4 öğretmen katılmıştır. Disiplinlerarası Çevre Eğitim Programında (DÇEP) öncelikli olarak öğretmenlerin 7 hafta boyunca çalıştaylara katılımı sağlanmıştır. Öğretmen çalıştayları teorik olarak bilgilendirme ve örnek uygulamalar şeklinde yürütülmüştür. Çalıştayların tamamlanmasından 3 hafta sonra sınıf içi öğretmen uygulamalarına geçilmiştir. DÇEP sınıf içi uygulamalarında etkinliklerin ilk 2'si araştırmacı desteğiyle öğretmen tarafından, diğer 3 etkinlik ise araştırmacı desteği olmadan öğretmen tarafından uygulanmıştır. Sınıf içi uygulanan etkinliklerden son etkinlik öğretmen tarafından tasarlanmıştır. DÇEP'nin sınıf içi uygulama süreci her bir öğretmen için toplamda 5 hafta sürmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, araştırmacı gözlem notları ve sınıf içi video kayıtları kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularında öğretmenlerin çevre öğretimi bilgilerinde, disiplinlerarası yaklaşım ile ilgili bilgilerinde, sınıf içi çevre öğretimi uygulamalarında, çevre öğretimindeki sınıf içi iletişimlerinde gelişme olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucuna göre genel olarak öğretmenlere uygulanan mesleki gelişim programlarının yalnızca seminerlerle sınırlı kalmaması aynı zamanda sınıf içi uygulama sürecinin olması ve iş başı destekle öğretmenlerin gelişimlerinin izlenmesi önerilmektedir. ANAHTAR KELİMELER:Mesleki gelişim, disiplinlerarası yaklaşım, temel eğitim, okul öncesi eğitimi, sınıf eğitimi

DisiplinlerarasıEğitim programlarıMesleki gelişme+5
Arefe Yurttaş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Dale'in yaşantı konisine göre yapılandırılmış ölçme ve değerlendirme dersinin öğretmen adaylarının akademik başarısına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Dale'nin yaşantı konisine göre yapılandırılmış ölçme ve değerlendirme dersinin öğrenenlerin akademik başarılarına etkisini araştırmaktadır. Deneysel desene sahip bu araştırma için Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören Sınıf Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği üçüncü sınıf öğrencilerinden birer deney ve birer kontrol grubu olmak üzere toplam altı grup oluşturulmuştur. Çalışma gruplarından sınıf öğretmenliği bölümü öğrencileri üzerinde ölçme araçlarının geçerlik ve güvenirlik ve pilot uygulama çalışmaları yürütülmüştür. Araştırmada pilot uygulamanın yapıldığı sınıf öğretmenliği bölümünde gerçek deneysel desen, sosyal bilgiler ve ilköğretim matematik öğretmenliği gruplarında ise yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubu "Ölçme ve Değerlendirme" dersini Dale'in yaşantı konisine göre yapılandırılmış öğrenme yöntemine göre alırken, kontrol grubuna ise geleneksel yöntem uygulanmıştır. Verilerin başarı testi, performansa dayalı rubrikler ve final sınavı ile toplandığı bu araştırmada elde edilen bulgular şunlardır: • Sosyal bilgiler öğretmenliği bölümü için öntest-sontest başarı puanlarına ait deney ve kontrol gruplarının son test puanları arasından anlamlı fark bulunmamaktadır. • İlköğretim Matematik öğretmenliği bölümü için öntest-sontest başarı puanlarına ait deney ve kontrol gruplarının son test puanları arasında anlamlı fark bulunmamaktadır. • Sosyal bilgiler öğretmenliği bölümü için performansa dayalı etkinlik puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. • İlköğretim Matematik öğretmenliği bölümü için performansa dayalı etkinlik puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı düzeyde fark bulunmuştur. • Sosyal bilgiler öğretmenliği bölümü için final sınavı puanlarının arasında deney grubu lehine anlamlı düzeyde fark bulunmuştur. • İlköğretim Matematik öğretmenliği bölümü final sınavı puanları bakımından gruplar arasında anlamlı düzeyde bir fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Akademik Başarı, Dale'in Yaşantı Konisi, Ölçme Ve Değerlendirme, Eğitim Teknolojisi.

Aday öğretmenlerDale yaşantı konisiDale, Edgar+4
Ömer Yılmaz
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim fakültelerinin sınıf öğretmenliği bölümü programlarının öğretmenlik mesleği genel yeterliklerini kazandırma düzeyi

Bu araştırma, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen öğretmenlik mesleği genel yeterliklerinin öğretmen yetiştiren fakültelerde ne derece kazandırıldığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarının öğretmen yetiştirme sistemine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Bu araştırmada; nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin ve verilerinin her ikisinin kullanılması ya da karıştırılması olarak tanımlanan karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada, karma yöntemin farklı modellerinden en uygun olan ?eş zamanlı çeşitleme stratejisi? uygulanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunu oluşturan anket uygulaması gerçekleştirilirken nitel boyutunu oluşturan görüşme ve uygun ortamlarda gözlem yapma çalışmaları beraberinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutu için örneklemini Mustafa Kemal Üniversitesi; Abant İzzet Baysal Üniversitesi; Yüzüncü Yıl Üniversitesi; Gazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversiteleri Eğitim Fakültelerinde görevli, sınıf öğretmenliği bölümünde derse giren öğretim elemanları; eğitim fakülteleri sınıf öğretmenliği bölümü son sınıf lisans öğrencileri ve bu okullardan 2006 yılından sonra mezun olan ve halen görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Örneklem ?Neyman Dağıtım Yöntemi? uygulanarak her bir grup için belirlenmiştir. Nitel boyut için çalışma grubu ise ?Ölçüt Örnekleme? yöntemiyle öğretim elemanları ve öğrenciler arasından belirlenmiştir.Araştırmanın ilk dönemini, veri toplama araçlarının hazırlanması ve kurumlardan gerekli izin ve desteklerin alınması için resmi yazışmaların sürdürülmesi oluşturulmuştur. Nicel veri kaynağı olan anketler, MEB, Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğünün izniyle ?Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri (ÖMGY)? çalışmasında uygulanan aracın düzenlenmesiyle oluşturulmuştur. 2006 yılında mezun olan ve Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan öğretmenlere anket uygulanması amacıyla MEB, Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi'nden (EARGED) araştırma izni ve destek alınmıştır. Ayrıca anket uygulamaları ve görüşmelerin yapıldığı fakültelerden gerekli izinler alınarak, uygulamalar için uygun zamanlar belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci dönemi veri toplama çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. İlgili üniversitelerde öğretim elemanları ve son sınıf öğrencilerine anket uygulanmış, her üniversiteden 2-3 öğretim elemanı ve 6 öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Öğretmenlerin anketleri EARGED tarafından okullara posta yoluyla gönderilmiş ve okullarda uygulanması gerçekleştirilmiştir. Hacettepe ve Gazi Üniversitesi öğrencilerinden 20 kişi, uygulama okullarındaki ders anlatımları sürecinde gözlenmiştir. Her bir gruba uygulanan anket verileri SPSS 17 programı kullanılarak analiz edilmiş, yüzde ve frekansları ile aritmetik ortalamaları hesaplanmıştır. Ayrıca üç grubun görüşlerini karşılamak amacıyla Kay-Kare testi uygulanmıştır. Görüşme ve gözlem bulguları nitel veri analiz yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma bulgularına göre;1.Öğrenciler, ÖMGY'nin eğitim fakültelerinde genelde ?Oldukça? ve ?Çok? kazandırıldığını düşünürken, yapılan görüşmelerde ve gözlem bulgularında, bazı anket sonuçlarının tersine yeterliklerin yeterince kazandırılmadığı yönünde görüşlerin olduğu belirlenmiştir. Öğrenciler özellikle mesleki gelişim ve okulun iyileştirilmesine yönelik alt yeterliklerde anket sonuçlarına göre yeterli olduğunu düşünmelerine karşın görüşme sonuçlarına göre kendilerini yetersiz bulmaktadır. Öğrenme ve öğretme süreçleriyle ilgili olarak ise anket ve görüşme sonuçlarına göre öğrenciler kendilerini yeterli bulurken yapılan gözlemlerde performans göstergelerini yeterince yerine getirmedikleri belirlenmiştir.2.Öğretim elemanları, ÖMGY'nin eğitim fakültelerinde genelde ?kısmen? ve ?oldukça? kazandırdıklarını düşünmektedir. Görüşme bulgularında zaman zaman bu bulgulara uymayan sonuçlara rastlanmıştır. Özellikle kişisel ve mesleki değerler ? mesleki gelişim, yeterlik alanına yönelik olarak anket sonuçlarına göre öğrencilerini oldukça yeterli bulmalarına karşın görüşme bulguları bu yeterliklerin kısmen kazandırıldığı ya da kazandırılmadığı yönünde olduğu belirlenmiştir. Öğrenme ve öğretme süreçlerine ait zaman ve davranış yönetimi alt yeterliğine ilişkin de benzer sonuçlar elde edilmiştir.3.Sınıf öğretmenlerinin ÖMGY'yi mezun oldukları fakültelerde kazanma düzeyine ilişkin görüşlerinin genel anlamda olumlu olduğu yönünde bir sonuca ulaşılmıştır. Öğretmenlerin hemen hemen tüm alt yeterliklerde ?Oldukça? düzeyinde bir ortalamayı veren görüşler sunduğu belirlenmiştir. Ancak öğretmenlerin bir kısmının özellikle ?Mesleki Gelişmelere Katkı Sağlama?, ?Verileri Analiz Ederek Yorumlama, Geri Bildirim Sağlama?, Ders Dışı Etkinlikleri Düzenleme?, ?Okulu Kültür Merkezi Durumuna Getirme? ve ?Özel Alan öğretim Programını İzleme, Değerlendirme ve Geliştirme? alt yeterliğine ilişkin kendilerini fakültede aldıkları eğitimle yeterli bulmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.4.Her üç grubun görüşleri arasında ise bazı alt yeterlik maddeleri için anlamlı fark bulunurken bazıları için anlamlı farkın olmadığı belirlenmiştir.5.Araştırma sonunda öğretmen yetiştirme programlarının ÖMGY çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlik uygulamasının süre ve nitelik açısından yeniden gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması yönünde bir sonuç çıkarılmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri, Sınıf Öğretmenliği Programları, Öğretmen Yeterlikleri

Ders programlarıEğitim fakülteleriEğitim programları+8
Mesude Ayan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Pedagojik formasyon yoluyla öğretmen yetiştirme uygulamalarında karşılaşılan güçlükler ve mezunların istihdamlarının değerlendirilmesi

Türk eğitim siteminin en önemli konularından birini öğretmen yetiştirme sistemi oluşturmuştur. Öğretmen yetiştiren ilk kurum olan Darülmüallimin-i Rüşdi' nin kurulduğu 1848 yılından bugüne kadar ülkemizde çok farklı öğretmen yetiştirme ve istihdam modelleri uygulanmıştır. Bu modellerden biri de Pedagojik Formasyon Eğitimi uygulaması olmuştur. Süreç içerisinde pedagojik formasyon eğitimine dair çok farklı kararlara ve uygulamalara gidilmiştir. Ancak pedagojik formasyon eğitimine dair alınan son karar çerçevesinde pedagojik formasyon eğitimi daha yaygın bir hale gelerek öğretmen yetiştirme sistemine iyice yerleşmiştir. Bu araştırmanın amacı pedagojik formasyon eğitimi uygulamalarında karşılaşılan güçlükler konusunda pedagojik formasyon eğitimini alan öğrenci, pedagojik formasyon eğitiminde görevli öğretim elemanı ve yöneticilerin (dekan ve dekan yardımcıları) görüşlerini belirlemeyi ve pedagojik formasyon uygulamasının öğretmen istihdamındaki yerini değerlendirmektir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin elde edilmesinde yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler görüş alma formlarının katılımcılara dağıtılarak ve yazılı olarak doldurmaları sonucunda elde edilmiştir. Görüşme formu PFE alan öğrenciler, PFE' de görevli öğretim elemanları ve yöneticiler (dekan ve dekan yardımcıları) için ayrı olarak hazırlanmış ve elde edilen görüşler ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Ayrıca 2011-2014 yılları itibariyle KPSS' ye giren ortaöğretim branş bazında öğrenci sayıları ve yapılan atama sayıları nicel olarak belirtilirken doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirliğini artırmak için YÖK, ÖSYM ve MEB orijinal belgeleri ve ilgili web sayfalarına ulaşılması sağlanmış, incelenerek konu çerçevesinde içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Fırat Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Dicle Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesinde görev yapan yöneticiler (dekan ve dekan yardımcıları), PFE' de görevli öğretim elemanları ve PFE alan öğrenciler oluşturmaktadır. 400 öğrenci, 48 öğretim elemanı, ve 12 yönetici araştırmaya katılmıştır. Araştırma sonucunda pedagojik formasyon eğitimi alan öğrenciler, öğretim elemanları ve yöneticiler pedagojik formasyon eğitiminin yanlış (eksik, kötü, verimsiz) bir uygulama olduğunu belirtmektedirler. Ayrıca öğrenciler, öğretim elemanları ve yöneticiler pedagojik formasyon eğitimi boyunca birçok farklı sorunla karşı karşıya kaldıklarını belirtmektedirler. Öğrencilerin farklı şehirlerden ya da farklı çalışma koşullarından gelerek bu dersleri almaya çalışmaları hem maddi hem de manevi yönden kendilerini olumsuz etkilemektedir. Sadece bu dersleri almalarının atamalarının yapılması için çözüm olmayacağını bilmeleri yani istihdamın az olması motivasyonlarının da olumsuz yönde etkilenmesine neden olmaktadır. Benzer şekilde öğretim elemanlarının da Eğitim Fakültesinin derslerinin yanı sıra pedagojik formasyon eğitimi derslerine girmeleri iş yükünü artırmakta ve öğretim elemanlarının ders etkililiğini azaltmaktadır. Ayrıca istihdam politikalarında çerçevesinde elde edilen bulgulara göre 2011- 2014 yılları itibariyle yapılan atama sayısı ile KPSS' ye giren aday sayısı arasında arz- talep dengesi bir türlü sağlanamadığı ifade edilmektedir. Pedagojik formasyon eğitimi ile öğretmen yetiştirilmemeli ve bu eğitim lisans eğitimi boyunca verilmeli gerekliliği belirtilmektedir. Anahtar kelimeler: Öğretmen yetiştirme, pedagojik formasyon eğitimi, öğretmen istihdamı, pedagojik formasyon eğitiminde karşılaşılan sorunlar

Eğitim sorunlarıEğitim yöntemleriPedagojik formasyon+4
Gülden Yılmaz
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen yetiştirme programlarının yaşam boyu öğrenme yetkinliğini kazandırmadaki etkililiğinin değerlendirilmesi

Araştırmanın amacı, öğretmen yetiştirme programlarının yaşam boyu öğrenme yetkinliğini kazandırmadaki etkililiğini öğretmen adayı ve öğretim elemanı görüşlerine göre değerlendirmektir. Çalışmada, nicel araştırma yöntemi benimsenerek tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma evreni, Türkiye'nin her coğrafi bölgesinden bir devlet üniversitesinin eğitim fakültelerinin birinci ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören öğretmen adayları ve bu fakültelerde görev yapan öğretim elemanlarıdır. Çok aşamalı örnekleme yöntemine göre belirlenen araştırmanın örneklemi, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Afyon Kocatepe, Yıldız Teknik, Kastamonu, Fırat, Ankara, Dicle ve Çukurova Üniversitelerinin eğitim fakültelerinde öğrenim gören 2159 öğretmen adayı ve bu fakültelerde görev yapan 371 öğretim elemanından oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak üzere; geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış Kişisel-Mesleki Yetkinlikler Algı Ölçeği (KMYAÖ) ve Etkili Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği (EYBÖÖ) öğretmen adayları için, Öğretmen Yetiştirme Programlarının Kişisel-Mesleki Yetkinlikleri Kazandırmadaki Etkililiğine İlişkin Görüşler Ölçeği ise öğretim elemanları için kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, MWU, KWH testleri ve Path analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğretmen adaylarının etkili yaşam boyu öğrenme düzeylerinde etkili olan yetkinlik algılarına ilişkin oluştu¬rulan modelin doğrulandığını göstermiştir. Buna göre; bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme yetkinlik algısının, alana özgü yetkinlik algısının, öğrenme yetkinlik algısının, iletişim-sosyal yetkinlik algısının yaşam boyu öğrenmeyi etkileyen yetkinlik algıları olduğu belirlenmiştir. Araştırmada yaşam boyu öğrenmeyi en belirgin "öğrenme" yetkinlik algısının açıkladığı ve bunu sırasıyla "bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme", "iletişim-sosyal" ve "alana özgü" yetkinlik algılarının izlediği ortaya çıkmıştır. Öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenmelerini etkileyen yetkinlik algılarına yönelik oluşturulan model, birinci ve dördüncü sınıftakilere göre karşılaştırıldığında, birinci sınıftaki öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenmelerini "bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme", "öğrenme" ve "iletişim-sosyal" yetkinlik algılarının etkilediği belirlenmiştir. Birinci sınıftaki öğretmen adaylarının "alana özgü" yetkinlik algılarının ise, yaşam boyu öğrenmeleri üzerinde etkili olmadığı ortaya çıkmıştır. Dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının ise bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme, alana özgü, öğrenme ve iletişim-sosyal yetkinlik algıları olmak üzere modeldeki tüm yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenmeleri üzerinde etkili oldukları saptanmıştır. Bununla birlikte araştırma sonuçları, birinci ve dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının kişisel-mesleki yetkinlik algılarının (bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme, alana özgü, öğrenme, iletişim-sosyal) yaşam boyu öğrenmeleri üzerine etkisinin farklı olduğunu göstermektedir. Dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının "bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme" ve "iletişim-sosyal" yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenme düzeyleri üzerindeki etkisi küçük ama, birinci sınıftakilerden daha yüksektir. Bir diğer sonuç ise, birinci sınıftaki öğretmen adaylarının "alana özgü" yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenme düzeyleri üzerindeki etkisinin anlamsız iken dördüncü sınıf örneklemi için bu etkinin daha yüksek ve anlamlı oluşudur. Dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının "öğrenme" yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenme düzeyleri üzerindeki etkisinin birinci sınıftaki öğretmen adaylarınkinden düşük oluşu ise dikkat çekici bir sonuçtur. Bununla birlikte birinci ve dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme, alana özgü, öğrenme ve iletişim-sosyal yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenmelerini açıklama düzeylerinin birbirine çok yakın olması, öğretmen yetiştirme programlarının, yaşam boyu öğrenmeye etki eden kişisel-mesleki yetkinlik algılarının etkisini artırmada, dolayısıyla yaşam boyu öğrenme yetkinliği kazandırmada sadece küçük bir rolünün olduğunu göstermiştir. Araştırma bulguları, öğretim elemanlarının görüşlerinin, öğretmen yetiştirme programlarının öğretmen adaylarına "bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme yetkinliği" ve "öğrenme yetkinliği" kazandırmada orta derecede etkili; "alana özgü" ve "iletişim-sosyal" yetkinlikleri kazandırmada ise az etkili olduğu yönünde olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte öğretim elemanlarının görüşlerine göre öğretmen yetiştirme programlarının öğretmen adaylarına genel olarak yaşam boyu öğrenmeye etki eden kişisel-mesleki yetkinlikleri kazandırmada az etkili olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak araştırma, öğretmen yetiştirme programlarının öğretmen adaylarına yaşam boyu öğrenmeye yönelik yetkinlikleri kazandırmada yetersiz kaldığını ortaya çıkarmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda; Eğitim Fakülteleri'ndeki Bologna Süreci'ne yönelik düzenlemelerin, uygulamaya dönük etkinliklere ağırlık verilerek gerçekleştirilmeye çalışılması, öğretmen yetiştirme programlarının tüm öğelerinin kalite standartlarının sürekli kontrol edilmesi ve geliştirilmesi, öğrenme-öğretme sürecinin yetkinlik temelli öğrenmeyi sağlayıcı etkinliklerle daha donanık hale getirilmesi gerektiği gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Öğretmen yetiştirme programları, Yaşam boyu öğrenme, Yükseköğretim yeterlilikler çerçevesi, Kişisel-mesleki yetkinlikler.

Eğitim programlarıProgram değerlendirmeYaşam boyu öğrenme+3
Demet Demiralp
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Fen Bilgisi öğretmeni yetiştirme programlarından mezun olan yabancı uyruklu öğretmen adaylarının programlar hakkındaki tutumları

Öğretmenlik mesleği ve öğretmen niteliği Türkiye de olduğu gibi pek çok ülkede de sıkça gündeme gelen bir konu olmuştur. Bu da öğretmen yetiştirme sistemleri ve üniversitelerde öğretmen yetiştirme programlarının önemini ortaya koymaktadır. Farklı ülkelerde ve toplumlarda öğretmen yetiştirme ile ilgili farklı sistemler uygulanmaktadır. Uygulanmakta olan eğitim programlarının toplumun ihtiyaç ve beklentilerine, bireylerin ilgi, ihtiyaç ve özelliklerine, bilim ve teknolojideki gelişmelere, konu alanındaki değişme ve gelişmelere uygun olup olmamasına göre değerlendirilmesi önemli bir araştırma konusudur. Öğretmenlik mesleği alan bilgisi, genel kültür ve pedagoji bilgi ve becerisini gerektiren bir meslektir. Öğretmenlerin eğitim sürecindeki kişisel özellikleri, öğrenme etkinliklerini yönetme kabiliyeti, öğrenme sürecini izleme ve ders vermedeki yeterliliği, özgeçmişi, öğrenci ve kişilerarası ilişkileri başarısını etkilemektedir. Bu araştırma da, yabancı uyruklu öğretmen adaylarının sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada yabancı uyruklu öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine ilgi duydukları, sevdikleri fakat meslekle ilgili bazı alanlarda yetersiz olduklarını düşündükleri tespit edilmiştir. Türkiye'deki Fen Bilgisi Öğretmeni Yetiştirme Programlarından memnun olmuşlardır. Sonuç olarak öğretmenlerin nitelikli olarak yetiştirilmesi her toplum için ayrı bir öneme sahiptir. Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretmeni, Öğretmen Yetiştirme Programları, Öğretmen Modeli.

Aday öğretmenlerFen bilgisiFen bilgisi dersi+7
Mohammed Mohammed Tukur
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmaya ilişkin görüşleri ve sınıf içi uygulamaları

Tarama metodunun kullanıldığı bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi (FB) öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmaya ilişkin görüşlerini belirlemek ve sahip oldukları görüşlerini sınıf içi uygulamalarına nasıl yansıttıklarını araştırmaktır. Araştırmaya 2015-2016 öğretim yılında Fırat Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği 4. sınıfta öğrenim gören 19 FB öğretmen adayı ile Elazığ ve çevre illerde görev yapan toplam 21 FB öğretmeni katılmıştır. FB öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğasına ilişkin görüşlerini belirlemek için "Bilimin Doğasıyla İlgili Görüş Anketi", bilimsel araştırmaya ilişkin görüşlerini belirlemek için ise "Bilimsel Araştırma Hakkında Görüş Anketi" kullanılmıştır. Anketlerin uygulamalarından hemen sonra daha derinlemesine veri elde etmenin yanı sıra FB öğretmen ve öğretmen adaylarının derslerini bilimin doğası ve bilimsel araştırma bakış açısıyla nasıl işleyeceğini belirlemek ve bu sayede bilimin doğası ve bilimsel araştırmalar ile ilgili ana unsurları derslerine nasıl entegre edecekleri konusundaki görüşlerini ortaya çıkarmak için her bir katılımcıyla yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlar anketlerdeki sorularla paralel bir şekilde yürütülmüştür. FB öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşlerini, sınıf içi uygulamalarına nasıl yansıttıklarını belirlemek için ise ders planları, ders video kayıtları, gözlem notları gibi veri toplama araçları kullanılmıştır. Açık uçlu anketlerden ve mülakatlardan elde edilen nitel veriler daha önce yapılan çalışmalarda kullanılan bir yaklaşımla nicel veri haline dönüştürülmüştür (Aydemir, 2012; Kaya, 2009; Vazquez-Alonso ve Manassero-Mas, 1999). Bu sayede veri toplama araçlarından elde edilen veriler bütüncül bir yaklaşımla analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, FB öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmaya ilişkin görüşlerinin birbirine yakın seviyede ve genel olarak kısmen bilimsel düzeyde olduğu tespit edilmiştir. ayrıca hem bilimin doğası hem de bilimsel araştırmanın her ana unsura ilişkin yapılan Kay-Kare analizleri, bilimin doğasının tüm ana unsurları ile bilimsel araştırmanın "bilimsel araştırma bir soru ile başlar" ana unsuru (p<0,05) dışındaki diğer tüm ana unsurlarda FB öğretmen ve öğretmen adayları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık çıkmamıştır (p>0,05). Sınıf içi uygulamalarına ilişkin elde edilen verilerin analizi ise ne FB öğretmenlerinin ne de öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmaya ilişkin görüşlerini derslerine yansıtamadıkları ya da ihmal ettikleri gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Bilimsel Araştırma, Sınıf İçi Uygulamaları, FB Öğretmenleri, FB Öğretmen Adayları

Aday öğretmenlerBilimin doğasıBilimsel araştırmalar+6
Selçuk Aydemir
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının dijital vatandaşlık seviyelerinin dijital vatandaşlık alt boyutlarına göre incelenmesi

Bu çalışma sınıf öğretmeni adaylarının dijital vatandaşlık ve onun alt boyutlarına yönelik algılarını incelemek amaçlı gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın katılımcılarını 2014/2015 yılında Trabzon ili merkez Piri Reis Ortaokulu'na Öğretmenlik Uygulaması dersi için gelen 11 öğretmen adayı oluşturmuştur. Katılımcıların 7'si kadın, 4'ü erkek, yaş aralıkları 20 ile 23 arasında değişmektedir. Dijital vatandaşlık kavramı algısının ise küçük yaşlarda öğrencilere verilmesinin iyi dijital vatandaşların yetiştirilmesine katkıda bulunacağı düşünüldüğünden bu çalışmada sınıf öğretmeni adaylarıyla çalışılmış ve Prensky'nin (2001) deyimiyle dijital yerli olarak adlandırılan öğretmen adaylarının dijital vatandaşlık algıları incelenmeye çalışılmıştır.Bu araştırmada veriler Kocadağ (2012) tarafından öğretmen adayları için hazırlanan Dijital Vatandaşlık Ölçeği, araştırmacı tarafından öğretmenlik uygulaması dersi için yapılan 5 haftalık gözlemler ve gözlemler sonucu yapılan görüşme sonucu elde edilmiştir. Nicel veriler betimleyici istatistik tekniği ile analiz edilmiştir. Elde edilen nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Veriler başka araştırmacılar tarafından da analiz edilerek tutarlıklıkları kontrol edilmiştir. Öğretmen adaylarının anket sonucunda dijital vatandaşlık seviyelerinin yüksek çıktığı görülmüştür. Ama yapılan gözlem ve görüşmelerden elde dilen sonuçlar öğretmen adaylarının cevapları ile tutarlı değildir. Araştırmada öğretmen adaylarının dijital vatandaşlığı e-devlet uygulamaları, dijital okuryazarlığı çevrimiçi ortamda haberleri ve web sayfalarını okuma ve yazma, dijital ticareti çevrimiçi ortamda alışveriş yapma, dijital etiği telif hakları, dijital erişimi dijital teknolojilere erişim, dijital iletişimi e-posta ve dosya paylaşımı, dijital sağlığı internet ortamında sağlık hakkında bilgi edinme, dijital güvenliği çevrimiçi ortamdaki şifrelerinin karmaşık ve zor olması, dijital hak ve sorumluluklar ifadesini çevrimiçi ortamdaki hakları, dijital kanunu özgürlüğün kısıtlanması olarak algıladıkları görülmüştür. Lisans öğretiminde yaptıkları uygulamaların ise genelde teknoloji becerisi düzeyinde kaldığı ve dijital vatandaşlık kavramını içermediği görülmüştür. 21. yüzyılın gerektirdiği eğitim anlayışına sahip öğrenciler yetiştirilmek isteniyorsa öncelikli olarak öğretmen adayları bu alanda rol model olacak şekilde eğitilmelidir. Dijital vatandaşlık eğitimi öğretmen yetiştirme programlarına, Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersine veya ilköğretim seviyesinden başlanarak okul müfredatlarına entegre edilmelidir.

Aday öğretmenlerSayısal vatandaşlıkSınıf öğretmenliği+2
Eda Bakır
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Almanya'daki okul öncesi öğretmeni yetiştirme programlarının matematik eğitimi bağlamında karşılaştırılması

Bu çalışmada, Türkiye ve Almanya'daki okul öncesi öğretmenliği yetiştirme programları karşılaştırmalı bir yaklaşımla giriş koşulları, öğretim programları, öğretim süreleri, görev alma koşulları ve matematik eğitimi bilgisi incelenmektedir. Karşılaştırmalı çalışmaların doğası gereği iki farklı kaynağın dokümanları üzerinden gidilerek veriler elde edilmiş ve betimsel analizler yapılmıştır. Verilerin toplanması aşamasında; Almanya ve Türkiye'deki mevcut öğretmen yetiştirme uygulamalarıyla ilgili tez, kitap, dergi, makale gibi basılı bilimsel kaynaklardan yararlanılmıştır. Elde edilen karşılaştırmalı bulgulara göre, okul öncesi öğretmeni yetiştiren kurumlara giriş koşulları bakımından Almanya'nın Türkiye'den daha titiz davrandığı ve gerek öğrenci profili bakımından gerek ise giriş için getirdiği koşullar bakımından daha seçici davrandığı sonucuna ulaşılmıştır. Programların süre, içerik ve mezuniyet koşulları bakımından her iki ülke programının da alan bilgisi ağırlıklı olduğu, sürelerinin hemen hemen benzerlik gösterdiği ancak mezuniyet koşulu bakımından Almanya'daki öğretmen adaylarının her üç yetiştirme programından da devlet tarafından tanınan okul öncesi öğretmeni olarak mezun edildiği ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan her iki ülkedeki mesleğe başlama koşullarının birbirinden farklı olduğu, Türkiye'de mesleğe asil öğretmen olarak atanmak için aday öğretmenlerin birçok süreçten geçtiği, ancak Almanya'nın öğretmen adaylarına daha az fırsat sunduğu ve Türkiye kadar seçici davranmadığı görülmüştür. Programların sunduğu matematik eğitimi bağlamında Almanya'nın öğretmen adaylarına her üç yetiştirme programında da Türkiye'den daha fazla fırsat sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AlmanyaKarşılaştırmalı eğitimMatematik eğitimi+5
Bahar Bektaş Baki
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin öğretmen yetiştirme sisteminde klinik uygulama modelinin uygulanabilirliği

Toplumların, 21. yüzyılda giderek artan bilimsel ve teknolojik değişimleri iyi değerlendirmeleri ve değişen değerlere uyum göstermeleri eğitim yoluyla gerçekleşecek bir olgudur. Eğitimin; değişen koşullara uyum sağlayabilecek, teknolojiyi kullanan, güncel bilgi ve becerilerle donatılmış, kendi kültürel değerlerini benimsemiş ve rekabet gücü yüksek bireyler yetiştirmeye odaklandırılması gereklidir. Söz konusu bireyleri yetiştirmek de öğretmenlerin önderliğinde gerçekleşir. Toplumu değiştirme ve geliştirmede öğretmenlerin rolü yadsınamayan bir gerçektir. Her alanda olduğu gibi, öğretmenlik mesleğinin de çağın gerekliliklerinin gerisinde kalmaması, meslekle ilgili anlayış ve yaklaşımların sürekli gelişip yenilenebilmesi ve öğretmen yetiştiren programların farklı yapılandırılması büyük bir önem arz etmektedir. Bu bağlamda, öğretmen yetiştirme programlarını uluslararası standartlara ve yeterliliklere uygun ve ülke menfaatleri doğrultusunda düzenlemek gerekmektedir.Bu çalışmada, Türkiye ve gelişmiş ülkelerdeki öğretmen yetiştirme alanında yapılan düzenlemeler ve değişikler dikkate alınmış ve Türkiye'de öğretmen yetiştirme sistemine katkısı olabilecek konular irdelenmiş ve derlenmiştir. Bu doğrultuda, Türkiye'de Cumhuriyet'ten günümüze kadar öğretmen yetiştirmede yaşanan değişiklikler ile YÖK'ün öğretmen yetiştirme programlarında yaptığı düzenlemelere ve öğretmen eğitiminde sık kullanılan uygulama modellerine değinilmiştir. Ayrıca, öğretmenlik uygulamalarıyla ilgili 100 çalışma incelenmiş ve içerik analizine tabi tutularak çalışmaların sonuç ve önerilerine yer verilmiştir. Analiz edilen çalışmalardan öğretmenlik uygulamalarında yaşanan sorunların tespitine gidilmiştir. Uygulamalarda en çok karşılaşılan sorunların; kurumlar arası işbirliğinin yetersiz olması, uygulama öğretmenlerinin özensiz seçilmesi ve gerekli hizmet içi eğitim almamaları, konu üzerine uzmanların yetiştirilmemesi, Fakülte-Okul İşbirliği kapsamındaki paydaşların sorumluluklarını nasıl yerine getireceklerinin standartlara bağlanmaması ve teknolojik yetersizlikler vb. olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen yetiştirmede karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik; tıp eğitiminde karşımıza çıkan ve kısaca teori ile uygulamanın iç içe geçmesiyle oluşan yeni bir öğretmen yetiştirme modeli olan klinik uygulamanın kavramsal çerçevesi çizilmiştir. Temel prensiplerinin neler olduğu örnek uygulamalarıyla birlikte betimlenmiş ve mevcut model ile arasındaki farklılıklar sunulmuştur. Ayrıca, içerik analizine tabi tutulan çalışmalar ve klinik uygulama modeli ile ilgili veriler sentezlenerek söz konusu modelin Türkiye'nin öğretmen yetiştirme sisteminde uygulanabilirliği tartışılmıştır. Çalışmanın sonunda, genel değerlendirme ışığında ülkemizde öğretmen eğitimi için yeni bir model önerisi getirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; mevcut uygulama modelinin klinik temelli uygulamaya dönüştürülmesi için öğretmen eğitimi sürecindeki bütün paydaşların birlikte çalışması şarttır. Öğretmenlik uygulaması alanında yüksek lisans ve doktora bölümleri açılmalı, uygulama öğretmenlerinin uzmanlaşması için konu üzerine hizmet içi eğitimlerinin verilmesi ve klinik uygulama alanında seminerler düzenlenmesi gereklidir. Araştırmaya dayalı bulgular üzerine öğrenmeyi inşa etmek için öğrenmeye uygun ortamlar oluşturulmalı ve klinik gözetim için güçlü sistemlere, karşılaştırmalı araştırmalara ve öğrenci başarılarını arttırıcı öğretim uygulamalarına yönelik özel olarak hedeflenmiş geri bildirim sağlama sistemlerine yatırım yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Öğretmen Yetiştirme, Öğretmenlik Uygulaması, Klinik Uygulama

Eğitim programlarıÖğretim programlarıÖğretmen yetiştirme+3
Emin Tamer Yenen
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The perspectives of teacher educators about the 2018 English Language Teaching Education Program

Since English is the most widely spoken communication language in the world, it is presented as courses from the early ages of childhood internationally. Governments in countries take particular attention on English language teaching in order to make individuals a successful communicator globally. Teachers who manage the classrooms are one of the key elements of education system. To achieve desired goals in education, it is vital that teachers must have some qualifications regarding to field knowledge, pedagogical knowledge and general culture knowledge. Pre-service teacher education is the phase where future teachers shape their beliefs and attitudes toward professional identity. An education program which meets the necessity of present-day standards are an important. Deriving from this knowledge, this study aims to find out opinions of teacher educators in English language teaching department about English Language Teaching Education Program (ELTEP). Participants of the study are academicians who teach courses in English language teaching departments across state universities in Turkey. Study was conducted electronically in 2020. Firstly, academicians in respective departments were invited via e-mail then a reminder e-mail was sent two weeks later to ensure announcement of the study. 80 participants who have different academic titles were agreed to take part in the study. As data collection tools, a questionnaire based on Peacock's evaluation model and follow-up semi-structured interviews were performed. Findings of the study present the parts where teacher educators in English language departments are satisfied, dissatisfied and neutral on the education program. Teacher educators mostly find program successful about up-to-datedness, teaching materials, testing and evaluation in foreign language and covering modern issues of English, on the other hand, they mostly find program unsuccessful about setting of course hours, training opportunities, promoting self-awareness, improving classroom management skills, balancing different language skills and preparing student teachers for teaching at different stages. Teacher educators mostly reflect a neutral position on parts like connection through courses and overlapping between courses. Further, the study reveals that teacher educators consider need analysis as a must in program development. The study includes discussion of findings and recommendations for future researches.

Candidate teachersBranch teachersEducation programs+6
Ali Ersoy
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmeni yetiştirme programlarının seçili değişkenlere göre incelenmesi (Türkiye, Japonya, Finlandiya) ve model önerisi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'nin Beden Eğitimi öğretmeni yetiştirme programlarının seçili değişkenlere göre farklı ülkelerle karşılaştırmalı olarak incelenerek Türkiye'deki eğitim programı geliştirme çalışmalarına katkı sağlamaktır. Araştırmada durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmada ilk aşamada doküman analizi kullanılmış ve ikinci aşamada ise alanında uzman öğretim elemanları ile görüşmelere yapılarak ses kayıtları alınmış sonrasında araştırmacı ve alanında uzman iki öğretim elemanı ile kayıtlar dinlenmiş, içerik analizi ile temalar ve kategoriler belirlenmiştir. Araştırma bulgularına göre üniversiteye giriş sınavında üç ülkede genel bir sınavın yapılıyor olması açısından benzerlik göstermekte, Japonya'nın özel yeteneği olan adaylar için sağladığı ayrıcalıklar farklılık olarak dikkat çekmektedir. Türkiye ve Japonya'da Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği eğitimi dört yıllık lisans eğitimi olması açısından benzerlik sağlarken, Finlandiya'da üç yıllık lisans eğitimi ve iki yıllık yüksek lisans eğitimi şeklinde olması farklılık göstermektedir. Ülkelerin müfredat içeriğine bakıldığında temel dersler açısından benzerlik gösterdiği ancak Japonya ve Finlandiya Öğretmenlik uygulamasına büyük önem vermekte ve dil eğitimine de oldukça önem verilmektedir. Ayrıca Japonya'da seçmeli ders havuzunun daha kapsamlı olması farklılık olarak gösterilebilir. Atama için gerekli şartlar ilk aşamada Türkiye ve Japonya'da benzerlik göstermekte ancak ikinci aşamada Japonya'nın örnek ders anlatımı uygulaması aşamasında farklılık göstermektedir. Bu aşamada Finlandiya da ise tamamen farklı bir yöntem olarak genel bir sınav yapılmadan atamalar gerçekleştirilmektedir. Öğretmen yeterlilikleri incelendiğinde; Japonya ve Finlandiya'da yeterlilikler günlük şartlara göre ve aşamalı olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda belirlenen yeterliliklerin büyük bir oranda üniversite eğitimi zamanında kazandırıldığı, Türkiye'de ise belirlenen yeterlilikler ile üniversite sürecinde alınan eğitimlerin entegrasyon sağlayamadığı saptanmıştır. Hizmet içi eğitimler Japonya ve Finlandiya'da birçok farklı kurum tarafından ihtiyaca göre gerçekleştirildiği, Türkiye'de ise sadece MEB tarafından gerçekleştirilmesinin bir sınırlılık oluşturduğu saptanmıştır. Öğretim elemanlarının görüşleri incelendiğinde; üniversite giriş sınavlarının öğretmen seçimi için uygunluk sağlayamadığı, kariyer planlaması yapılmadığı için üniversiteye girişte bilinçli seçimler yapılmadığı, formasyon verilmesinin yığılmayı arttırdığı, Beden Eğitimi dersinin uygulamasının çeşitli çevresel faktörlerden dolayı olması gerektiği gibi incelenemediği, Türkiye'de ders sayısının niteliğinin yetersiz olduğu, öğretmenlik uygulamasının yetersiz olması sebebiyle öğretmen adaylarının yeterli düzeyde niteliklere ulaşamadığı, hizmet içi eğitimlerin denetim, ölçme ve değerlendirmesinin yapılmamasının sonucu olarak amaçlara uygun gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenemediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Elde edilen bu veriler doğrultusunda bir model önerisi oluşturulmuştur. Oluşturulan model önerisi var olan programda yapılan düzenlemeler şeklinde gerçekleştirilmiştir. Buna göre ders sayısı artırılmış, öğretmenlik uygulama süresi artırılmış, akademik çalışma gerçekleştirilebilecek dersler eklenmiş ve teknoloji kullanımının eğitimde kullanılabilmesi amacıyla teknoloji dersleri eklenmiştir.

Beden eğitimiEğitimEğitim programları+3
Zeynep Gündaş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirme programlarının incelenmesi: Türkiye-Belçika karşılaştırması

Bu çalışmanın amacı; Avrupa Birliği'nin kurucu ülkelerinden olan Belçika ile Türkiye'deki Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni yetiştirme programlarının karşılaştırmalı olarak incelenerek, programlardaki benzerlik ve farklılıkların ortaya konmasıyla beden eğitimi ve spor öğretmenliği alanındaki eksiklik ve yeterliliklerin belirlenmesidir.Bu araştırma, konusu gereği ülkelerarası karşılaştırmalı eğitim çalışmasıdır. Görüşme, gözlem ve doküman analizi yoluyla yapılan nitel araştırma yöntemi kullanılan bu çalışmada verilerin analizi için kısmen sayısal işlemlere de başvurulmuştur.Araştırma için Belçika'da merkezi sistem olmaması nedeniyle Flaman Topluluğu ele alınmış ve bu bölgedeki Ghent Universitesi, Leuven Üniversitesi ve Brüksel Üniversitesi ile Katho Zuid West Vlaanderen Hogeschool değerlendirmeye alınmıştır. Öte yandan Türkiye'deki merkezi sistem uygulaması nedeniyle mevcut beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirme programı incelemeye alınmıştır.Araştırmada ortaya koyma, açıklama, analiz etme ve önerilerde bulunma tekniklerinin yanında kısmen dikey yaklaşım; ağırlıklı olarak yatay yaklaşım kullanılmıştır. Bu anlamda, çalışma kapsamında bizzat araştırmacı tarafından ziyaret edilerek incelenen Ghent, Leuven ve Brüksel Üniversiteleri ve Katho Zuid-West-Vlaanderen Hogeschool ile ülkemizdeki beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirme müfredatları araştırma soruları çerçevesinde yan yana getirilmiş ve yatay yaklaşım kullanılarak benzerlik ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır.Belçika'daki mevcut uygulamalar incelendiğinde ilköğretim ve ortaöğretimin alt basamağında ve ortaöğretimin üst basamağında beden eğitimi öğretmenliği programlarında farklı eğitim sisteminin sunulduğu belirlenmiştir. Üniversiteye ya da yüksekokula girişte Belçika Flaman Topluluğunda herhangi bir ön şart olmadığı bunun yerine birimlerin bilgilendirme toplantısı yaptığı ve ortaöğretim diploması ile direk kayıt yapılabildiği bilgisine ulaşılmıştır. Brüksel Üniversitesi, Leuven Üniversitesi ve Ghent Üniversitesi lisans programları ve Türkiye'deki beden eğitimi ve spor öğretmenliği programlarında alan bilgisi derslerinin ağırlıklı olduğu buna karşılık Katho Zuid West Vlaanderen'de ise derslerin meslek bilgisi ağırlıklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Brüksel, Leuven ve Ghent Üniversitelerinde sunulan farklı master programları ile öğrencilere farklı iş alternatifleri sunulurken Katho Zuid West Vlaanderen'de ve tüm yüksekokullarda ikinci eğitim konusu zorunlu tutularak ikinci bir alanda da uzmanlaşma sağlanması ve istihdamın kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra ülkemizdeki öğretmenlik uygulaması dersinin saati de Brüksel, Leuven ve Ghent Üniversitelerinde ve Katho Zuid West Vlaanderen yüksekokulundakinden oldukça azdır. Araştırmada bu bulgular çerçevesinde çeşitli öneriler sunulmuştur.

Avrupa BirliğiBeden eğitimiBelçika+4
Duygu Harmandar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

Efl state school teachers? perceptıons on ın-servıce teacher development programs ın the Turkısh educatıonal system

The aims of this study are to figure out the EFL state school teachers? perceptions on in-service teacher development programs, to determine the factors that force the EFL state school teachers to attend in-service development programs and to reveal the fields that need to be improved. The participants of the study were 100 EFL teachers working in state schools. The data was gathered through using a questionnaire. The gathered data was analyzed by using mean scores and standard deviation. The analysis of the obtained data revealed that the EFL state school teachers believe in-service development activities have beneficial contributions for their organizational and individual improvements. Furthermore, it has been seen that ??scientific, technological and social developments?? is the primary grounded factor that causes the teachers to get in-service development programs.

In service trainingIn service training programsInstructional development+5
Ömer Gökhan Ulum
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
10

Related subjects