Özbakım

Bu konu başlığı altında 94 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Zihin engellilere özbakım ve ev içi becerilerinin öğretiminde ailelere yönelik beceri öğretimi yazılımının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

Zihin engelliler bireyler, akranlarına göre akademik, sosyal, dil ve öz bakım becerileri yönünden açık bir şekilde gerilik göstermektedir ve özel eğitime ihtiyaç duymaktadır. Bu bireylerin yaşam kaliteleri, uygun sosyal yardım ve eğitim ile yükseltilebilmektedir. Zihin engelli bireyler zamanlarının çoğunu aileleriyle birlikte geçirdikleri için yaşamlarında ve eğitimlerinde en büyük etkiye sahip kişiler anne ve babadır. Ancak zihin engelli çocuğa sahip birçok aile evde çocuklarına nasıl eğitim verecekleri konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Bu nedenle ailelere bu konuda destek olmak ve onları eğitmek oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalar, beceri öğretimi konusunda eğitilen ailelerin, çocuklarına etkili şekilde beceri öğretimi yapabildiklerini göstermektedir. Bu eğitimler ve destek için aileleri belli mekanlarda ve belli zamanlarda toplamak zor, maliyetli ve zaman alıcı olabilmektedir. Bilgisayar, İnternet ve mobil teknolojiler bu noktada ailelere çevrimiçi bir ortamda zaman ve mekandan bağımsız destek verebilmeyi mümkün kılmaktadır. Zihin engelli bireylerin eğitiminde en yaygın kullanılan ve kabul görmüş yöntemler, genel olarak davranışçı yaklaşım ve uygulamalı davranış analizi yöntemleridir. Zihin engelli bireylere beceri öğretiminde çevresel koşulların sistemli bir şekilde düzenlenmesini gerektiren uygulamalı davranış analizi yönteminin etkili şekilde kullanılabildiğini gösteren çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Uygulamalı davranış analizi yönteminin aileler tarafından bilinmesi ve etkili şekilde kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, ailelerin yapacakları beceri öğretimi etkinliklerinde uygulamalı davranış analizi yöntemi temel alınacaktır. Bu araştırmanın amacı; yetişkin (16-22 yaş) zihin engelli bireylere günlük yaşam becerilerinin öğretiminde aile bireylerinin ve zihin engelli bireylerin kullanımına yönelik mobil beceri öğretimi yazılımı geliştirmek ve bu yazılımın etkililiğini incelemektedir. Araştırma; yazılımın geliştirilmesi ve yazılımın etkililiğinin incelenmesi olmak üzere iki temel aşamadan oluşmaktadır. Yazılım geliştirme aşamasında tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tasarım tabanlı araştırma, öğrenme ortamlarının tasarlanması ve teorilerin üretilmesinde, geliştirme ve araştırma sürecinde sürekli olarak devam eden tasarım, karar verme, analiz ve tasarımın gözden geçirilmesi döngüsüne sahiptir. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında dört ebeveynin yazılımı kullanarak beceri öğretimi çalışmaları yapmaları sağlanmış ve bu beceri öğretimi çalışmalarından elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Bu çalışmada nitel ve nicel veriler; yarı yapılandırılmış görüşmeler, video kayıtları, yazılıma aileler tarafından girilen bilgiler ve yazılımın kullanım kayıtları gibi değişik kaynaklardan toplanmıştır. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında yapılan çalışmadan elde edilen sonuçlara göre yazılımı kullanan katılımcıların gerçekleştirdikleri öğretim çalışmaları sonuncunda zihin engelli bireyler yeni bir bağımsız yaşam becerisi öğrenebilmişlerdir. Bu durum, yazılım kullanılarak yapılan öğretim çalışmalarının etkili olduğunu göstermektedir.

Beceri kazandırmaEv içi becerisiTeknoloji destekli öğretim+4
Serkan Çankaya
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gebelikte bulantı ve kusmanın öz bakım gücüne ve yaşam kalitesine etkisi

Bu çalışma, gebelikte bulantı ve kusmanın (GBK) öz bakım gücüne ve yaşam kalitesine etkisinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırma Türkiye'nin Orta Karadeniz Bölgesi'nde bir eğitim ve araştırma hastanesinin doğum ve kadın hastalıkları polikliniğine 01.06.2019-01.01.2020 tarihleri arasında başvuran, 18-40 yaş arası, spontan gebe kalan, bulantı ve kusma (BK) şikâyeti olan, 5-20. gebelik haftası arasında olan 278 gebe ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Öz Bakım Gücü Ölçeği (ÖBGÖ) kullanılmıştır. Araştırmaya dâhil edilen gebelerin ÖBGÖ puan ortalaması 103,5±19,6 olarak belirlenmiştir. BK sebebiyle gebenin desteğe ihtiyaç duyma durumu (p<0,05), gebeye destek olabilecek kişi varlığı (p<0,01) ile ÖBGÖ toplam puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Daha önceki gebeliklerinde BK'sı olan (p<0,05), BK sebebiyle desteğe ihtiyaç duyma durumu (p<0,05), BK'nın günlük işleri etkilemesi (p<0,05), BK'nın cinsel yaşamı etkilemesi (p<0,05), BK başlama haftası (p<0,05), BK'nın günlük seyri (p<0,01), BK süresi (p<0,05) ile SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği'nin bazı alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Gebelikte BK'nın gebelerin %62,2'sinin günlük işlerini, %42,4'ünün cinsel yaşamını olumsuz etkilediği saptanmıştır. Sonuç olarak GBK'nın, gebenin öz bakım gücünü ve yaşam kalitesini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kavramlar: Gebelik, bulantı ve kusma, yaşam kalitesi, öz bakım gücü

BulantıGebelikKusma+2
Feyza Çalışır
Hitit University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tip II diyabetlilerde sağlık okuryazarlığının diyabet öz yeterlilik ve ayak öz bakımına etkisi

Tip II diyabetlilerde sağlık okuryazarlığının diyabet öz yeterlilik ve ayak öz bakımına etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. 01 Eylül 2021 -31 Ağustos 2022 tarihleri arasında tanımlayıcı ve kesitsel tipteki çalışma 187 kişi ile gerçekleştirildi. Çalışmada "Tanıtıcı Bilgi Formu", "Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği", "Diyabet Öz Yeterlilik Ölçeği" ve "Diyabetik Ayakta Öz Bakım Davranışı Ölçeği" kullanıldı. IBM SPSS 26 programında sıklık, yüzde, ortalama, Kruskal Wallis ve Mann Whitneyy U ve korelasyon analizleri yapıldı. Katılımcıların eğitim seviyesinin düşük ve ileri yaşta olduğu, diyetine uymadığı ve egzersiz yapmadığı, çoğunun ayağının muayene edilmediği ve ayağında yara olmadığı belirlendi. (TSOY-32) Ölçeği ortalama puanı 22.50±10.65, Diyabet Öz Yeterlilik Ölçeği puan ortalaması 72.83±11.84 ve Diyabetik Ayakta Öz Bakım Davranışı Ölçeği' nin puan ortalaması 22.60±5.44 olarak bulundu. Katılımcıların %57.8' inin sağlık okuryazarlık düzeyi yetersiz olarak bulundu. Tip II diyabetlilerin (TSOY-32) Ölçeği ve Diyabet Öz Yeterlilik puanı arasında ilişki olduğu, sağlık okuryazarlığı arttıkça diyabet öz yeterliliğinde arttığı saptandı (p<0.01). (TSOY-32) Ölçeği ile Diyabetik Ayakta Öz Bakım Davranışı Ölçeği puanları arasında anlamlı farklılık bulunmadı. (p>0.05)

AyakAyak hastalıklarıDiabetes mellitus+4
Burcu Karatün
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 pandemi sürecinde KOAH hastalarının öz bakım yönetimi ve ilişkili faktörler

Bu araştırma, COVID-19 pandemi sürecinde KOAH hastalarının öz-bakım yönetimi ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amacıyla kesitsel bir araştırma olarak gerçekleştirildi. Araştırma Temmuz 2020-Nisan 2021 tarihleri arasında İstanbul'da iki devlet hastanesinin göğüs hastalıkları servisleri ve iki göğüs hastalıkları hastanesinin servislerinde yatan 173 KOAH tanılı hasta ile gerçekleştirildi. Verilerin toplanmasında Sosyodemografik Özellikler ve Hastalık Bilgi Formu, Kronik Hastalıklarda Öz-Bakim Yönetimi Ölçeği (SCMP-G) ve KOAH Değerlendirme Testi (CAT) kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel analizler (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma), Student-t testi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi kullanıldı. Çalışmaya katılan KOAH hastalarının yaş ortalaması 49,20±10,25 olup, %59'u erkek, %30,6'sı ilköğretim mezunu, %53,2'si evli, %61,8'inin gelir durumu ortadır. Hastaların KOAH tanı süresi 10,33±6,96 yıl olup, KOAH nedeniyle hastaneye yatma sayısı ortalama 3,92±2,66, KOAH nedeniyle acile başvurma sayısı ortalama 1,48±0,61'dir. KOAH hastaların %17,9'unun COVID-19 geçirdiği belirlendi. KOAH hastalarının CAT puan ortalaması 26,51±4,12, Kronik Hastalıklarda Öz-bakım Yönetimi Ölçeği Öz koruma alt boyutu puan ortalaması 66,63±5,39, Sosyal Koruma alt boyutu puan ortalaması 17,12±5,48 ve Kronik Hastalıklarda Öz-bakım Yönetimi Ölçeği toplam puan ortalaması 52,61±14,00 bulundu. Araştırmada CAT puan ortalaması 65 yaş üstü hastaların, eğitim düzeyi düşük hastaların, evlilerin, geniş aile ve parçalanmış aile yapısında olan, çalışmayanların köyde yaşayan, ruhsal hastalığı olan, pnömokok aşısı yaptıran, COVID-19 geçiren, KOAH dışı kronik hastalığı olan, pandemide sağlık kontrolüne gitmeyen, fiziksel aktivite yapmayan, 4-5 saat uyuyan, uyku problemi olan hastaların daha yüksek bulundu (p<0,05). Araştırmada 65 yaş ve üstü hastaların 65 yaş ve altında olan hastalara göre Sosyal Koruma alt boyut puan ortalaması yüksek, Öz Koruma alt boyut puan ortalaması düşük bulundu. Ortaokul, lise ve üniversite mezunu olan KOAH'lı hastaların Öz Koruma alt boyut puan ortalaması, okuryazar olmayan ve okur yazar hastalara göre yüksek bulundu. Okur yazar olmayan ya da okur yazar olan hastaların Sosyal Koruma alt boyut puan ortalaması diğer hastalara daha yüksek bulundu. Çekirdek aile tipindeki KOAH lı hastaların Öz Koruma alt boyut puan ortalaması diğer hastalara göre yüksek bulundu. Yaşamlarının çoğunu şehirde geçirmiş olan hastaların Öz Koruma alt boyut puan ortalaması diğer hastalara göre yüksek bulundu. Pnömokok aşısı yaptıran KOAH hastalarının Sosyal Koruma alt boyut puan ortalaması, pnömökok aşısı yaptırmayanlara göre yüksek bulundu. Pandemide hastane kontrolüne giden hastaların Öz Koruma alt boyut puan ortalaması daha yüksek bulundu. Fiziksel aktivite yapan hastaların yapmayanlara göre Öz Koruma alt boyut puan ortalaması ve Sosyal Koruma alt boyut puan ortalaması düşük bulundu. Günlük 4-5 saat uyuyan hastaların Sosyal Koruma alt boyut puan ortalaması, 7-8 saat uyuyan hastalara göre yüksek bulundu. Sigara içip bırakan ve hiç içmemiş hastaların Sosyal Koruma alt boyut puan ortalaması, sigaran içen hastalara göre yüksek bulundu. Hastaların KOAH evresi arttıkça CAT puanında arttığı belirlendi. CAT ile Öz Koruma alt boyutu arasında negatif yönde çok zayıf ilişki, Sosyal Koruma alt boyutu arasında pozitif yönde zayıf ilişki bulundu. CAT ile Öz Koruma alt boyutu arasında negatif yönde çok zayıf ilişki, Sosyal Koruma alt boyutu arasında pozitif yönde zayıf ilişki bulunuldu (p<0,05). Araştırmada çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre hastanın yaşının, pandemide sağlık kontrolüne gitme durumunun ve aile tipinin kronik hastalık öz-bakım yönetimi Öz Koruma alt boyutunun anlamlı belirleyicileri olduğu belirlendi (R²=0,152, p<0,001). Çekirdek aile yapısında olanların ve pandemide sağlık kontrolüne gidenlerin öz koruması daha yüksektir. Hastanın yaşı yükseldikçe öz koruması azalmaktadır. Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre CAT puanının, pandemide sağlık kontrolüne gitme durumunun, sigara kullanımının ve KOAH dışı kronik hastalık olma durumunun kronik hastalık öz-bakım yönetimi Sosyal Koruma alt boyutunun anlamlı belirleyicileri olduğu belirlendi (R²=0,226, p<0,001). Pandemide sağlık kontrolüne gidenlerin, KOAH hastalık şiddeti yüksek olanların ve KOAH dışı kronik hastalığı olanların sosyal koruması daha yüksektir. Sigara kullananların sosyal koruması daha düşüktür. Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre pandemide sağlık kontrolüne gitme ve CAT puanının kronik hastalık öz-bakım yönetiminin anlamlı belirleyicileri olduğu belirlendi (R²=0,080; p<0,001). Pandemide sağlık kontrolüne giden ve KOAH hastalık şiddeti yüksek olanların kronik hastalık öz-bakım yönetimi daha yüksektir. Anahtar Kelimeler: COVID-19 pandemisi, KOAH, Kronik Hastalıklarda Öz-bakım Yönetimi, KOAH Değerlendirme Testi.

Akciğer hastalıklarıAkciğer hastalıkları-obstrüktifCOVID 19+3
Ece Yiğit
Bezmialem Vakıf University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyabet yönetiminde algılanan engeller ve öz yönetimin öz bakım davranışları üzerine etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı diyabetli bireylerin diyabet yönetiminde algıladıkları engelleri ve diyabet öz yönetimin öz bakım davranışları üzerine etkisini değerlendirmektir. Ayrıca diyabetlinin algıladıkları engeller ile diyabetlinin sosyodemografik, hastalık özellikleri ve metabolik parametreleri ile olan ilişkisini incelemektir. Materyal ve Metot: Çalışma tanımlayıcı-ilişki arayıcı tipte tasarlanmış olup, Eylül 2022- Şubat 2023 tarihleri arasında İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi yataklı dahiliye servislerinde çalışmaya katılmayı kabul eden diyabetliler ile yürütülmüştür. G-Power 3.1 programı ile %95 güven aralığında ve 0.95 güç oranıyla görülüş sıklığı 0.5 ve standart sapma ±0.05 kabul edilerek yapılan analiz sonucunda diyabetli sayısı 300 olarak belirlendi. Dahil edilme kriterlerine uygun 300 tip 2 diyabetli basit tesadüfi örnekleme ile belirlendi. Veriler yüz yüze görüşme yoluyla toplanmıştır. Veriler ''Diyabetli Birey Tanıtıcı Bilgi Formu'', "Diyabet Öz Bakım Aktiviteleri Anketi, "Diyabette Engeller Ölçeği", ve "Diyabette Öz-yönetim Algı Skalası (DÖYAS)" kullanılarak elde edilmiştir. Bulgular: Çalışmada diyabetli bireylerin %51,3' ünün kadın, %35,3' ünün tanı süresinin 6 ile 10 yıl arası ve %78,7' sinin diyabet dışında bir kronik rahatsızlığı olduğu bulundu. Diyabetlilerin %52'sinin retinopatisi olup, %43,7'si insülin kullanmaktadırlar. Diyabetliler en fazla diyet (x :3,61±0,72), en az egzersiz (x :2,3±1,4) özbakım aktivitesini gerçekleştirmektedir. Diyabetli bireylerin yarısından fazlasının (%56,2) en çok insülin kullanımında engel algıladığı ve yaklaşık üçte birinin (%36,7) diyabet tedavisine uyumunun olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar en fazla kendi kendini izlemede (x : 0,68±0,88), en az ise sağlık profesyonelleri ile ilişkilerinde (x : 0,028±0,38) engel yaşamaktadır. Diyabette Öz-yönetim Algısının orta düzeyde olduğu (x : 21,8±2,97) bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, medeni durum, tanı süresi, başka bir kronik rahatsızlığın olması, komplikasyon yaşama durumu diyabetle yaşamda engel algılamanın farklı alt boyutları ile ilişkili bulundu (p<0,05). Özbakım aktivitelerinden diyet puanı ilaç kullanımında (r:-0,208) ve yaşam değişikliğinde (r:-0,236), egzersiz puanı yaşam şekli değişikliğinde (r: -0,576 ) engel algılama ile ilişkilidir. Kan şekerine bakma sıklığı puanı diyabetle başa çıkmada (r: 0,141) engel algılama ile ilişkilidir (p<0,05). Diyabetle başa çıkmada engel algısı arttıkça özyönetim algısı zayıf düzeyde artmaktadır (r:0,019). Diyabet öz yönetim algısı ile diyabet özbakım aktiviteleri ve diyabette yaşanan engeller arasında ilişki bulunamamıştır (p<0,001).Metabolik parametrelerin kötü olması diyabetlinin yaşam şekli değişikliği yapmada ve ilaç kullanımı ile ilgili alanlarda engel algılamasına neden olmaktadır (p<0.005). Sonuç: Başarılı bir diyabet yönetimi için diyabetlinin algıladığı engellerin azaltılması ve engeller ile başa çıkmanın öğretilmesi, özbakım aktivitelerinin gerçekleştirilmesinde, öz yönetimlerinin güçlendirilmesinde ve metabolik parametrelerinin iyileştirilmesinde önemlidir. Bu kapsamda diyabetliler ile çalışan hemşireler diyabetlilerin yaşadıkları engelleri ve bu engellerin diyabetlilerin özbakım aktiviteleri ve özyönetimleri üzerindeki etkisini değerlendirmeli ve yapacakları eğitimlerde bunu dikkate almalıdır. Gelecekteki çalışmalar farklı diyabet grupları ve cinsiyetler arasında karşılaştırmalı olarak yapılabilir. Öz bakım davranışlarını ve öz yeterliliği geliştirmek için diyabetle yaşamda engellerle mücadele gücünün arttırılmasına yönelik diyabet politika yapıcılarının uygun, kolay erişilebilir ve sürdürülebilir program desteğine ihtiyaç bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Diyabet, diyabette yönetiminde algılanan engeller, diyabet öz bakımı davranışları, diyabet öz yönetimi

Diabetes mellitusÖzbakım
Hülya Işıklı
Bezmialem Vakıf University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tip 2 diyabetli bireylerin insülin tedavi sürecinde yaşadıkları engeller ve öz bakım davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Tip 2 diyabeti olan bireylerin insülin tedavi sürecinde yaşadıkları engeller ve öz bakım davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılan tanımlayıcı kesitsel bir araştırmadır. Araştırma verileri Aralık 2021-Mayıs 2022 tarihleri arasında Ankara iline bağlı Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları, Endokrinoloji ve Metabolizma bölümlerine ait poliklinik ve yataklı servislerde hizmet alan 215 kişi ile yüzyüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Araştırma verilerin toplanmasında Hasta Tanıtım Formu, İnsülin Tedavisinde Engeller Ölçeği (İTEÖ) ve Diyabet Öz Bakım Ölçeği (DÖBÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde, minimum/maksimum, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis testi ve Pearson korelasyon testleri kullanılmıştır. Katılımcıların %52,1'i kadın, %76,3'ü evli, %56,3'ü ilkokul mezunu, %47,0'ı ev hanımı, %53,5'ünün diyabet tanı süresi 10 yıl ve üzeri, %42,8'inin insülin tedavi süresi 6 ay-5 yıl, HbA1c ortalaması 10,19±2,81, BKİ 29,95±5,83'dür. İTEÖ toplam puan ortalaması 4,59±1,04, DÖBÖ toplam puan ortalaması 81,82±13,39'dur. DÖBÖ toplam puan ortalaması ile İnsülinle İlişkili Olumlu Sonuç Beklentisi ve Hipoglisemi Korkusu arasında pozitif yönde zayıf, İnsülin Tedavisinde Beklenen Zorluk alt boyutu ile negatif yönde zayıf ilişki belirlenmiştir (p<0,05). Diyabet öz bakım gücü yüksek bireylerin tedavi sürecinde daha olumlu sonuçlar bekledikleri, hipoglisemi korkusu yaşadıkları ve insülin tedavisi sürecinde daha az zorluk bekledikleri saptanmıştır. Diyabetli bireylerin öz bakım gücü arttırılarak insülin tedavisine karşı olan olumsuz tutum ve davranışları engellenebilir. Anahtar Kelimeler: İnsülin tedavisi, İnsülin tedavisinde engeller, Öz bakım, Tip 2 diyabet, Hemşirelik bakımı.

Diabetes mellitusDiabetes mellitus-tip 2Engeller+4
Sema Gözel
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kolorektal kanserli hastalara uygulanan kısa öz-şefkat programının öz-şefkat ve öz-bakım üzerine etkisi

Kolorektal kanser hastalarında öz-şefkat, bireyin fiziksel, psikolojik ve sosyal gereksinimlerine şefkatle yaklaşmasını kolaylaştırarak, öz-bakım uygulamalarını destekleyen güçlü bir içsel kaynak olabilir. Öz-şefkatli öz-bakım, bireyin kanser sürecindeki yeni yaşamına uyumunu kolaylaştırarak savunma mekanizmalarını güçlendirebilir, olumsuz duyguları azaltabilir ve böylece iyileşme ile tedaviden yararlanma düzeyini artabilir. Bu çalışma kolorektal kanser hastalarına uygulanan kısa öz-şefkat programının öz-şefkat ve öz-bakım üzerine etkisini incelemek amacıyla tek merkezli, prospektif (ön test-son test), iki kollu (1:1), randomize kontrollü deneysel tasarımdadır. Çalışma örneklemini 15 Kasım 2024-15 Şubat 2025 tarihleri arasında Ankara Etlik Şehir Hastanesi Genel Hastane Binası Yetişkin Genel Cerrahi Kliniği'nde yatan 66 kolorektal kanser hastası (deney=33-kontrol=33) oluşturmuştur. Çalışma verileri Hasta Tanıcı Bilgi Formu, Öz-Duyarlılık (Öz-Şefkat) Ölçeği ve Bilinçli Öz-Bakım Ölçeği) ile yüz yüze Kısa Öz-Şefkat Programı öncesi (ön-test) ve sonrası (son-test) toplanmıştır. Deney grubundaki hastalara 1 haftalık (3 oturum) şeklinde Kısa Öz-Şefkat Programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmadı. Verilerin analizinde frekans, yüzde değerleri, ortalama, standart sapma, ki-kare testi, Independent Samples t-test ve Paired Samples t-test kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak p<0,05 alındı. Araştırmanın deney kaydı ClinicalTrils.gov adresinden prospektif olarak alınmıştır (deney numarası:NCT06707337). Kısa Öz-Şefkat Programı sonrası deney grubundaki kolorektal kanser hastalarının öz-şefkat (p=0,004) ve öz-bakım (p<0,001) düzeylerinin kontrol grubuna kıyasla anlamlı şekilde arttığı saptanmıştır. Sonuç olarak, Kısa Öz-Şefkat Programı, kolorektal kanser hastalarında öz-şefkat ve öz-bakımı artırmada etkili bir psikoeğitsel müdahale olarak öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda, öz-şefkat temelli uygulamaların klinik bakım süreçlerine entegrasyonu, kolorektal kanser hastalarının psikolojik iyilik hallerini desteklemek ve öz-bakım davranışlarını güçlendirmek açısından önemlidir. Gelecek çalışmalarda, daha uzun süreli izleme verileriyle ve farklı kanser hasta gruplarında yapılacak çok merkezli araştırmalarla bu bulguların genellenebilirliği artırılmalıdır.

Kolorektal neoplazmlarPsikiyatrik hemşirelikSağlık bilimleri+1
Kübra Dakdevir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Self-care management among adult patients with diabetes mellitus type2 in Thi-Qar city

Diabetes Mellitus, a "silent disease" that manifests with few symptoms in the beginning but progresses rapidly to the point of causing organ damage, has emerged as a significant public health. The primary purpose of this research to assess the self-care management among adult patients with diabetes mellitus type2, and to find out the relationship between self-care management and patient's age, gender, education level, occupation, and duration of disease. This descriptive cross-sectional study, conducted in Dhi-Qar Da (Al-Shatri general hospital), Iraq, was conducted from February 20 to June 1, 2022. One hundred fifty patients were randomly selected for the trial, besides , questionnaire collected research data. Demographics: contains nine items about the patients' socio-demographics part and Self-reported Diabetes Self-Management Questionnaire has four subscales with 16 items and a four-point Likert scale validaty of the questionnaire was translated into Arabic utilizing forward and backward translation. IBM SPSS version 25.0 was used to analyze data descriptively and inferentially. According to the research findings, study results that indicate the overall evaluation of self-care management among adult patients with diabetes mellitus type2 is moderate study results that explain the correlation between demographic data and overall evaluation of self-care management at p value of more than 0.05. In comparison, there is a positive relationship between the level of education and self-care management at p value of less than 0.05.

Diabetes mellitus-type 2IraqAdults+2
Watheq Alwan Husseın Husseın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Roy adaptasyon modeline göre verilen eğitimin hemodiyaliz hastalarının stres, psikososyal uyum ve öz bakım gücüne etkisi

Araştırma, ayaktan hemodiyaliz tedavisi gören hastalara Roy Adaptasyon Modeline göre verilen eğitimin hastaların stres, psikososyal uyum ve öz bakım gücüne etkisini değerlendirmek amacıyla randomize kontrollü deneysel çalışma olarak yapılmıştır. Evreni; 01 Eylül- 30 Kasım 2016 tarihleri arasında Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Hemodiyaliz Bölümünde tedavisi süren 80 diyaliz hastası oluşturdu. Araştırmanın örneklemini 40 kontrol, 40 deney olmak üzere evrenin tamamındaki hastalar oluşturdu. Deney grubuna Roy Adaptasyon Modeline göre eğitimlerde bulunulurken, kontrol grubunun eğitimi hemodiyaliz kliniğindeki hemşireler tarafından yapıldı. Ön test verileri için deney ve kontrol grubuna tanıtıcı bilgi formu, kronik diyaliz hastalarının hastalıklarına yönelik öz-bakım gücünü değerlendirme ölçeği, hemodiyaliz stresör ölçeği ve hastalığa psikososyal uyum öz-bildirim ölçeği uygulanarak toplandı. Ön testten sonra deney grubundaki hastaların eğitim gereksinimleri belirlenip evlerinde ve klinikte ayda iki defa olmak üzere toplamda 6 kez eğitim yapıldı.Her ayın sonunda deney grubuna aynı veri toplama araçları uygulanarak ara test verileri toplandı. Ara testlerden 2 hafta sonra ölçümler tekrarlanarak son test verileri elde edildi ve hazırlanan eğitim kitapçığı çalışma sonunda hastalara verildi. Kontrol grubuna ara testler uygulanmadı ve son test verileri ise herhangi bir girişim yapılmaksızın deney grubunun son test verileriyle beraber toplandıktan sonra bu gruba da eğitim kitapçığı verildi. Deney ve kontrol gruplarının ön test karşılaştırmalarında; deney grubundaki hastaların öz bakım gücünü değerlendirme ölçeği alt boyutlarından olan hijyenik bakım puan ortalaması (5.0±1.0), kontrol grubunda ise; hastalığa psikososyal uyum öz bildirim ölçeği alt boyutlarından sağlık bakımına oryantasyon (7.8±4.5), mesleki çevre (10.8±3.3) , aile çevre (9.8±5.3), seksüel ilişki (10.7±4.1), geniş aile ilişkileri (4.9±3.5), sosyal çevre (7.8±4.6), ve ölçek toplam puanı (60.7±21.1) anlamlı şekilde daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Deney grubunun tekrarlı ölçümlerinde ise öz bakım gücünü değerlendirme ölçeği alt boyutlarından kendini izleme haricindeki tüm alt boyutlar anlamlı şekilde pozitif yönde ilerleme sağlanmıştır (p<0.05). Deney ve kontrol gruplarının son test karşılaştırmalarında ise, öz bakım gücünü değerlendirme ölçeği alt boyutlarından ruhsal durum haricindeki tüm alt boyutlar deney grubunda anlamlı şekilde istendik yönde değişim göstermiştir. Bu bulgular çalışmanın; Hemodiyaliz hastalarına Roy Adaptasyon Modeline göre verilen eğitimin hastaların stres düzeyini azaltmada, psikososyal uyum ve öz bakım gücünü arttırmada etkili olmuştur. Hemodiyaliz hastalarıyla çalışan hemşirelerin hasta eğitiminde Roy Adaptasyon Modeline göre eğitim vermeleri, eğitim etkinliğini değerlendirme araçları olarak da söz konusu ölçekleri uygulamaları önerilir. Anahtar kelimeler: Hemodiyaliz, Roy Adaptasyon Modeli, Stres, Özbakım Gücü, Psikososyal Uyum, Hemşirelik.

GerilmeHasta eğitimiHasta uyumu+3
Emine Kılıç
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Total larenjektomili hastalara verilen eğitimin öz bakım gücüne etkisinin değerlendirilmesi

Total Larenjektomili Hastalara Verilen Eğitimin Öz Bakım Gücüne Etkisinin Değerlendirilmesi Öz-bakım, bireyin sağlığını, yaşamını ve iyilik halini koruması için gerekli aktiviteleri uygulaması olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma, total larenjektomili hastalara verilen eğitimin öz-bakım gücüne etkisinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yarı-deneysel olarak planlanan çalışmanın örneklemini, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği'nde tedavi gören 50 kontrol, 50 deney olmak üzere toplam 100 hasta oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında "Hasta Tanıtım-Bilgi Formu", "Hasta Ön Test-Son Test Formu", "Öz Bakım Gücü Ölçeği", "Hastalara Yönelik Özel Periyodik Eğitim Planı" ve hasta memnuniyetini belirlemek amacıyla "Görsel Analog Skala" kullanılmıştır. Çalışma ÇÜTF Balcalı Hastanesi kurum izni ve Çukurova Üniversitesi Etik Kurul izni alındıktan sonra Mart 2011-Aralık 2015 tarihleri arasında yapılmıştır. Verilerin istatiksel analizinde SPSS 17.0 paket programı kullanılmıştır. Kontrol ve deney grubu hastaların, öz-bakım gücü ölçeğinden aldıkları puanlar, kötüden çok iyiye doğru gruplandırıldığında, deney grubu puanlarının %8'nin orta, %14'nün iyi, %78'nin çok iyiyken; kontrol grubunun %22'sinin kötü, %68'nin orta, %8'nin iyi ve %2'sinin çok iyi olduğu saptanmıştır (p=0.0001). Her iki grupta da başlangıç bilgi düzeylerinin birbirlerine denk olduğu saptanmıştır. Ancak, eğitim verilen deney grubunun bilgi düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı saptanmıştır (p=0.0001). Çalışma sonucunda, kontrol grubu hastaların, öz-bakım gücü puan ortalaması 76.5–15.3 iken; deney grubu hastaların öz-bakım gücü puan ortalaması 120.0–12.2 olarak belirlenmiş olup (p=0.0001), verilen eğitimin, istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturduğu saptanmıştır. Bu çalışma sonucunda, hastalara verilen eğitimin etkili olduğu, verilen eğitim ile hastaların tedavi ve bakım ile ilgili bilgi düzeylerinin, öz-bakım güçlerinin ve memnuniyetlerinin anlamlı şekilde arttırdığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Hasta Eğitimi, Hemşirelik, Larenks Kanseri, Öz-Bakım Gücü, Total Larenjektomi

Hasta eğitimiHemşirelerHemşirelik+5
Sevda Fırat
Çukurova University
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyabetik hastaların öz yeterlilikleri ile öz bakım aktiviteleri arasındaki ilişki

ÖZET DİYABETİK HASTALARIN ÖZ YETERLİLİKLERİ İLE ÖZ BAKIM AKTİVİTELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ Hülya USLUOGLU Yüksek Lisans Tezi, Hemşirelik Anabilim Dalı Halk Sağlığı Hemşireliği Yüksek Lisans Programı Danışmanı: Doç. Dr. Zeynep GÜNGÖRMÜŞ Haziran 2018, 78 sayfa Bu çalışma, Diyabetik Hastaların Öz Yeterlilikleri İle Öz Bakım Aktiviteleri Arasındaki İlişkinin belirlenmesi amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın veri toplama tarihlerinde (15.06. ile 15.09.2017) Hatay Devlet Hastanesi Dahiliye Servisine gelen Diyabetes Mellitus tanısı konulmuş 216 kadın, 186 erkek toplam 402 hasta üzerinde yapılmıştır. Veriler; Hasta Tanılama Formu, Diyabetli Hastalar İçin Diyabet Yönetimindeki Öz Yeterlilik Ölçeği ve Diyabet Öz Bakım Aktiviteleri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Hastaların Diyabet Öz Bakım Aktiviteleri Ölçeği toplam ve alt boyutların puan ortalamaları sırasıyla; Ayak bakımı (2.7±2.4), Diyet (2.3±1.4), Egzersiz (1.0±1.8), Genel diyet (2.7±2.6) ortalamanın altında iken, sigara (0.1±0.3), Kan şekeri testi (3.9±2.6) ve Özel diyet (3.9±2.6) ortalamanın üstünde bulunmuştur. Diyabetli hastalar için diyabet yönetimindeki öz yeterlilik ölçeği toplam ve alt boyutların puan ortalamaları sırasıyla; Kan şekeri (3-15, 9.1±4.5), Genel beslenme ve tıbbi tedavi kontrolü (9-45, 29.9±8.1), Toplam puan ortalaması (60.9±19.9) olarak ortalamanın üzerinde saptanmışken, Özel beslenme ve kilo (5-25, 13.4±6.7) ve Fizik egzersiz (3-15, 7.6±3.9) ortalamanın altında bulunmuştur. Diyabetli hastalar için diyabet yönetimindeki öz yeterlilik ölçeği ile Diyabet Öz Bakım Aktiviteleri Ölçeği Alt Boyutları arasında yapılan korelasyon analizinde önerilen özel diyet ile genel toplam, Özel beslenme ve kilo, kan şekeri, Genel beslenme ve tıbbi tedavi ve fizik egzersiz; Kan şekeri testi ile fizik egzersiz; sigara ile Özel beslenme ve kilo, Genel beslenme ve tıbbi tedavi ve genel toplam dışındaki tüm alt boyutlarında pozitif yönde anlamlı düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Sonuç olarak hastaların beslenme, egzersiz, kan şekeri ve tıbbi tedaviye ilişkin öz yeterlilikleri arttıkça öz bakım davranışları da artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Diyabet, Öz yeterlilik, Öz Bakım Aktiviteleri, Hemşirelik

Diabetes mellitusHemşirelikÖz yeterlilik+1
Hülya Usluoglu
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemodiyaliz hastalarında öz bakım gücü değerlendirilmesi

Hemodiyaliz tedavisi gören kronik böbrek yetmezliği hastalarında öz bakım gücünü değerlendirmek amacıyla yapılan bu çalışma tanımlayıcı ve kesitsel niteliktedir. Araştırma, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi ve Özel Koç Diyaliz Merkezi'nde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Mart -Mayıs 2016 tarihleri arasında bu iki merkezde tedavi gören 190 hasta oluşturmuştur. Evrenin tamamı örnekleme alınmış olup, araştırmaya katılmayı kabul eden 151 hasta ile araştırma tamamlanmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için kurumlardan gerekli izinler, etik kurul izni ve hasta onamları alınmıştır. Verilerin toplanmasında öz bakım gücü ölçeği ve araştırmacı tarafından literatür taranarak oluşturan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Tukey ve Tamhane, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis H Testi, ANOVA testi, t testi kullanılmıştır. Araştırmada, hastaların öz bakım gücü ölçeği puan ortalaması 89,31±24,64 olarak tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; yaş, öğrenim düzeyi, yaşanılan kişiler, yaşanılan yer, sosyal güvencesi, ekonomik durum, hastalıkla ilgili eğitim alma durumu gibi değişkenlerin öz bakım gücünü etkilediği belirlenirken (p<0,05); cinsiyet, medeni durum, meslek, çalışmama sebebi, kullanılan vasıta, diyaliz sıklığı, diyalize girme süresi, hemodiyalize giriş yolu, kronik böbrek yetmezliği tanısını alma zamanı, ek kronik hastalığa sahip olma, günlük ihtiyaçlarını karşılama durumunun ise öz bakım gücünü etkilemediği saptanmıştır (p>0,05). Araştırmanın sonucuna göre; hemşirelerin bakımı planlarken yaş, öğrenim düzeyi, yaşanılan kişiler, sosyal güvencesi, ekonomik durum gibi değişkenleri göz önünde bulundurmaları, yaşanılan yerle ilgili eşitsizlikleri ortadan kaldırmak için hastaların ulaşımlarının kolaylaştırılması, hastalara hastalıklarıyla ilgili eğitim verilmesi konusunda hemşirelerde farkındalık oluşturulması önerilmiştir.

BöbrekBöbrek hastalıklarıBöbrek yetmezliği-kronik+4
Betül Kirik
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dahili polikliniklere başvuran kronik hastalığı olan hastalarda öz bakım yönetimi ve ilaç uyumu

Araştırma Yozgat ili merkezinde bulunan iki hastanenin dahili polikliniklerine başvuran, en az bir kronik hastalığa sahip olan 112 hasta ile yürütülmüştür. Araştırmanın yapılması için Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü'nden ve Bozok Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan izin alınmıştır. Araştırmanın verileri tanıtıcı özellikler formu, Öz Bakım Yönetimi Ölçeği (SCMP-G) ve İlaca Uyum ve Reçete Yazdırma Ölçeği (İURYÖ-7) kullanılarak yüz yüze görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Verilerin istatistiksel hesaplanmasında sayı, yüzdelik, minimum ve maksimum değerler, ortalama ve standart sapma, Shapiro Wilk, Mann-Whitney U, Kruskal Wallis ve Dunn's kullanılmıştır. Hastaların yaş ortalaması 61,55±16,66, beden kitle indeksi ortalaması 27,55±4,38 olup %53,6'sının kadın, %30,4'ünün çalıştığı ve %33,9'unun emekli olduğu saptanmıştır. Hastaların öz bakım toplam ölçek puanı (SCMP-G) ve alt ölçek puanları incelendiğinde; ölçek genel toplam puanının 121,72±13,84 ve Öz Koruma alt ölçek puanının 73,33±8,51, Sosyal Koruma alt ölçek puanının 48,39±7,04 olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan hastaların, mesleğine, bir işte çalışma durumuna, sigara içme ve ameliyat olma durumuna göre öz bakım yönetimi ölçeğinden ve sosyal koruma alt ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Hastaların ölçek genel toplam puanının 10,99±2,91, İlaca Uyum alt ölçek puanının 5,53±1,90 ve Reçete Yazdırma alt ölçek puanının 5,45±1,37 olduğu belirlenmiştir. Hastaların sigara içme, alkol içme durumu ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılık düzeyine göre İlaca Uyum ve Reçete Yazdırma Ölçeği (İURYÖ) genel ve alt ölçeklerinden aldıkları puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Çalışma sonucunda hastaların öz bakım yönetimi ve ilaç uyumuna farkındalıklarının artırılması için hemşirelerin eğitici videolar, afişler ve broşürler hazırlaması önerilir. Anahtar Kelimeler: Kronik hastalık, öz bakım yönetimi, ilaç uyumu

Kronik hastalıkTedaviye bağlılık ve uyumÖzbakım+2
Nigmet Kaya
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pandemi dönemi sonrasında yaşlı bireylerin algıladıkları sosyal destek düzeyinin diyabet öz yönetimine etkisi

Bu çalışmanın amacı pandemi dönemi sonrasında yaşlı bireylerin algıladıkları sosyal destek düzeyinin diyabet öz yönetimine etkisini değerlendirmektir.Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışma İzmir'in Menderes ilçesinde bulunan 1 No'lu Aile Sağlığı Merkezi'nde Temmuz 2023-Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirildi. Örneklemi belirlenen tarihlerde Menderes 1 No'lu Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran, dâhil edilme kriterlerine uygun ve katılmaya gönüllü olan 334 kişi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Sosyodemografik Form, Diyabet Öz Yönetim Ölçeği ve Kronik Hastalıklarda Sosyal Destek Ölçeği-TR kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır.Katılımcıların %58.4 ü kadın, %61,7 si ise 65 yaş üstündedir. Katılımcıların %61,7 si eşiyle yaşamaktadır. Diyabet öz yönetim puanı kadınlarda 183,22; kronik hastalıklarda sosyal destek ölçeğinde ise kadınlarda 60,24 olarak saptanmıştır. Sosyal desteğin diyabet öz yönetimine etkisi %16'dır. Kronik hastalıklarda sosyal destek ve diyabet öz yönetimi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05).Yapılan çalışmada pandemi dönemi sonrası algıladıkları sosyal destek düzeyinin diyabet öz yönetimine pozitif yönde etki ettiği tespit edilmiştir. Katılımcıların kronik hastalıklarda sosyal destek puanlarının yüksek olduğu ancak diyabet öz yönetim ölçeği puanlarının düşük olduğu belirlenmiştir. Kadın katılımcıların sosyal destek ve diyabet öz yönetimi konusunda puanlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Kronik hastalığı olan bireylerin sosyal destek sistemlerini güçlendirerek hastalığı yönetme becerileri geliştirilebilir. Böylece yaşlı bireylerin sağlığının korunması mümkün olabilecektir.

Algılanan sosyal destekHalk sağlığı hemşireliğiÖzbakım
Zehra Yıldırım
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üriner inkontinansı olan kadınların konfor düzeyi ve öz bakım gücünün belirlenmesi

Bu çalışma, üriner inkontinansı olan kadınların konfor düzeyi ve özbakım gücünün belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel yapılan çalışma, Şubat 2016- Nisan 2018 tarihleri arasında, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kadın Doğum Servisinde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kadın Doğum Servisinde yatan, üriner inkontinans tanısı alan kadınlar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini Kadın Doğum servisinde yatan, henüz üriner inkontinans sebebiyle cerrahi operasyon geçirmemiş, 18 yaş ve üzerinde, iletişim güçlüğü ve mental yetersizliği olmayan, Türkçe bilen ve araştırmaya katılmayı kabul eden 124 kadın oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu", ''Üriner İnkontinans & Sıklık Konfor Skalası'' ve ''Özbakım Gücü Ölçeği'' kullanılmıştır. Veriler, yüzyüze görüşülerek toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizleri SPSS Windows version 24.0 paket programında yapılmıştır. Üriner inkontinansı olan kadınların Üriner İnkontinans & Sıklık Konfor Skalası toplam puan ortalaması 3,35±0,59 ve Öz Bakım Gücü Ölçeği toplam puan ortalaması 88,09±14,59 olarak saptanmıştır. Kadınların idrar kaçırma çeşidi, idrar kaçırma süresi ve idrar kaçırma sıklığı ile Üriner İnkontinans & Sıklık Konfor Skalası puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). İdrar kaçırma süresi ve idrar kaçırma sıklığı ile Öz Bakım Gücü Ölçeği puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Üriner İnkontinans & Sıklık Konfor Skalası ile Öz Bakım Gücü Ölçeği arasında, istatistiksel olarak pozitif yönde orta şiddette anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0,479 P=0,001). Araştırmada üriner inkontinansı olan kadınların konforlarının orta düzeyde olduğu ve öz bakımlarını gerçekleştirmede bağımsız ve yeterli oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Konfor, Özbakım, Üriner İnkontinans

GaziantepKadınlarKonfor+2
Meltem Oyman
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Total kalça artroplastisi yapılmış hastaların öz-bakım gücü ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Kezban KIZIL, Total Kalça Artroplastisi Yapılmış Hastaların Öz-Bakım Gücü ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi, Gaziantep, 2018. Bu araştırma, total kalça artroplastisi yapılmış hastaların ameliyattan sonra 4. ve 8. haftalar arasındaki öz-bakım gücünü değerlendirerek öz-bakımını etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik tanımlayıcı bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini araştırma sürecinde Kilis Devlet Hastanesinde total kalça artroplastisi yapılmış hastalar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, araştırmaya dâhil edilme ölçütlerini sağlayan ve araştırmaya kendi rızası ile katılan hastalar oluşturmaktadır. Araştırma 1 Kasım 2017-1 Mayıs 2018 tarihleri arasında Kilis Devlet Hastanesi ortopedi kliniği/polikliniğinde gerçekleştirildi. Veri toplama araçları olarak Hasta Tanımlama Formu ve Öz-Bakım Gücü Ölçeği kullanıldı. Veriler hastalar hastaneye kontrole geldiklerinde yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak 33 hastadan elde edildi. Verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS for windows 21.0 istatistik paket programı kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, ortalama, yüzde hesaplamaları, standart sapma, minimum ve maksimum değerler kullanıldı. Normal dağılımın incelenmesi için Kolmogorov-Smirnov dağılım testi, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında ise Kruskal-Wallis Varyans Analizi ve Mann Whitney U testi kullanıldı. İstatistik hesaplamalar ve yorumlamalar p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Hastaların öz-bakım gücü puan ortalaması 90.45±15.22 olarak saptandı. Cinsiyet değişkenine göre erkeklerin öz-bakım gücü kadınlara göre yüksek bulundu. Taburculuk eğitimi alan hastaların öz-bakım gücü puan ortalaması taburculuk eğitimi almayan hastaların öz-bakım gücü puan ortalamasından yüksek saptandı. Hastaların eğitim düzeyi ile öz-bakım gücü arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p=0.003). Sonuç olarak total kalça artroplastisi hastaların öz-bakımını ve öz-bakım gücünü etkileyen büyük bir ortopedik cerrahi girişimdir. Anahtar Kelimeler: Öz-Bakım, Öz-Bakım Gücü, Hemşirelik, Kalça Eklemi

ArtroplastiHemşirelerKalça+3
Kezban Kızıl
Hasan Kalyoncu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyabetli hastalarda diyabet okulu eğitiminin öz bakıma etkisinin araştırılması

Araştırma, Hatay Reyhanlı Devlet Hastanesi Diyabet Polikliniğine başvuran, araştırmaya dahil olma kriterlerine uyan 100 hasta ile diyabet okulunun diyabetli bireylerde özbakım algısına etkisini incelemek amacıyla ön test-son test kontrol gruplu deneysel olarak yapıldı. Veriler "Kişisel Özellikleri Tanıtıcı Anket Formu" ve "Diyabet Özbakım Aktiviteleri Anketi" kullanılarak toplandı. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edildi. Deney ve kontrol grubundaki bireylerin sosyo-demografik özellikleri, diyabete ilişkin özellikleri, diyabetik parametre özellikleri incelendiğinde iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmedi. Deney grubunda diyabet okulu eğitiminden sonraki diyet yapma, egzersiz yapma, ayak bakımı ve kan şekeri testleri puanlarında eğitimden önceki puanları arasında anlamlı bir fark bulundu (p<0,05).

Diabetes mellitusHasta eğitimiHemşirelik+1
Emre Uzun
Hasan Kalyoncu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kalp yetersizliği olan hastalarda öz bakım davranışları ve semptom durumunun incelenmesi

Bu çalışma; kalp yetersizliği olan hastalarda özbakım davranışları ve semptom durumunun incelenmesi amacıyla tanımlayıcı bir çalışma olarak yapıldı. Çalışma, Eylül 2021- Mart 2022 tarihleri arasında, Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi Kardiyoloji Kliniği ve Koroner Yoğun Bakım Ünitesinde 212 hasta ile yürütüldü. Araştırmada verilerin toplanması amacıyla Hasta Tanıtıcı Özellikler Formu, Avrupa Kalp Yetersizliği Öz-bakım Davranış Ölçeği ve Kalp Yetersizliği Semptom Durumu Ölçeği kullanıldı. Verilerin istatistiksel analizinde t-testi ve ANOVA kullanıldı. Hastaların özbakım davranışları ölçeği puan ortalaması 31.70±4.88 ve hastaların çoğunluğunun (%84.0) özbakım davranışlarının uygun olduğu bulundu. Hastaların en çok uyum gösterdikleri özbakım davranışları, nefesinin daralması durumunda sakinleşmeye çalışma, gün içinde dinlenme, ilaçlarını düzenli olarak alma ve alkol kısıtlaması iken, en az uyum gösterdikleri özbakım davranışları kilo takibi, düzenli egzersiz yapma ve her yıl grip aşısı olma şeklinde belirlendi. 75 yaş ve üzeri, bekar, düşük eğitim düzeyine sahip, sosyal güvencesi olmayan, hastane kontrollerine gitmeyen hastaların özbakım davranışlarına uyumlarının anlamlı düzeyde düşük olduğu bulundu. Hastaların kalp yetersizliği semptom durumu ölçeği puan ortalaması 45.22±14.78 ve orta düzeyde semptom yoğunluğu yaşadıkları belirlendi. Hastaların yoğun olarak deneyimledikleri semptomlar, dispne, yorgunluk/enerji azlığı ve uyku problemleriydi. 75 yaş ve üzerindeki hastalar, eğitim düzeyi düşük olan, çalışmayan, sosyal güvencesi olmayan, kırsal kesimde yaşayan, tanı süresi 6 yıl ve üzerinde olan, son 1 yıl içinde hastaneye yatmış olan, New York Kalp Birliği evresi yüksek olan hastaların daha fazla semptom yaşadıkları bulundu. Hastaların özbakım davranışları ile semptom durumu arasında, anlamlı olmayan, pozitif yönde zayıf bir ilişki saptandı. Hemşirelerin hastaların özbakım davranışlarını ve semptom durumlarını geçerli ve güvenilir ölçüm araçları ile periyodik olarak değerlendirmeleri, hastaların özbakım davranışlarını geliştirmeye yönelik hasta eğitimi ve takip programları uygulamaları önerilmektedir.

Belirti ve semptomlarHemşirelikKalp hastalıkları+2
Tuğba Bayazıt
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kronik kalp hastalığı olan bireylerin hastalığa uyumlarının öz etkililiklerine ve öz bakım gücüne etkisi

Bu tanımlayıcı ve kesitsel araştırma, kronik kalp hastalığı olan bireylerin hastalığa uyum düzeylerinin hastalık yönetimindeki öz etkililikleri ve öz bakım güçleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya, bir devlet hastanesinde kalp yetmezliği tanısıyla takip edilen 143 hasta katılmıştır. Veriler, 15 Ocak 2024 – 15 Haziran 2024 tarihleri arasında Kişisel Bilgi Formu, Kronik Hastalık Yönetimi İçin 6 Maddelik Öz-Etkililik Ölçeği (KHYÖEÖ), Kronik Hastalıklara Uyum Ölçeği (KHUÖ) ve Öz-Bakım Gücü Ölçeği (ÖBGÖ) kullanılarak toplanmıştır. Veriler IBM SPSS v23 ve R 4.4.1 programlarıyla analiz edilmiştir. Normal dağılıma uygunluk Kolmogorov-Smirnov testiyle değerlendirilmiş; uygunluk durumuna göre Pearson ve Spearman korelasyonları kullanılmıştır. Normal dağılmayan bağımlı değişkenler için MASS paketiyle Robust regresyon analizi uygulanmıştır. Robust regresyon analizine göre, hastalığa uyum düzeyindeki artış, öz etkililiği anlamlı düzeyde artırmakta (β = 0,049; p <0,001) ve model varyansın %25,6'sını açıklamaktadır (R² = 0,256). Aynı şekilde, hastalığa uyumun öz bakım gücü üzerindeki etkisi güçlü düzeyde bulunmuş (β = 1,454; p <0,001) ve bu değişken öz bakım gücü puanlarındaki değişimin %67,0'ını açıklamıştır (R² = 0,670). Alt boyutlar düzeyinde incelendiğinde, fiziksel uyum (β = 0,080; p <0,001) ve sosyal uyum (β = 0,069; p = 0,002) alt boyutlarının öz etkililik üzerinde anlamlı ve pozitif etkileri olduğu; psikolojik uyumun ise öz etkililik üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir (β =-0,014;p = 0,615). Bu üç alt boyut birlikte öz etkililik düzeyindeki değişimin %28,1'ini açıklamaktadır (R² = 0,281). Öz bakım gücü açısından ise fiziksel uyum (β = 2,200;p <0,001), sosyal uyum (β = 0,775; p = 0,002) ve psikolojik uyum (β = 1,185; p <0,001) alt boyutlarının tamamı anlamlı ve pozitif yordayıcı olup, model varyansın %70,8'ini açıklamaktadır (R² = 0,708). Kronik kalp hastalarında hastalığa uyumun hem öz etkililik hem de öz bakım gücünü anlamlı biçimde güçlendirdiği; bu etkinin öz bakım gücünde daha belirgin olduğu saptandı. Hemşirelik bakımında özellikle fiziksel ve sosyal uyumu destekleyen girişimler, hastaların hastalık yönetimine daha etkin katılımını kolaylaştırabilir; psikolojik destek ise öz bakım kapasitesini ek olarak artırabilir. Anahtar kelimeler: Kronik kalp hastalığı, hastalığa uyum, öz etkililik, öz bakım gücü, hemşirelik

HemşirelikKalp hastalıklarıÖzbakım
Ayşegül Aslan
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşlı hipertansiyon hastalarında kırılganlık ve öz-bakım gücü arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma, yaşlı hipertansiyon hastalarında kırılganlık ve öz-bakım gücü arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmış tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini evreni belli olmayan örnekleme yöntemine göre, %5 örneklem hatası ve %5 anlamlılık düzeyinde Ekim 2019- Ekim 2020 tarihleri arasında Düzce Atatürk Devlet Hastanesi dahili yataklı servisleri ve dahili polikliniklerine başvuran 65 yaş ve üzeri 299 hipertansiyon hastası oluşturmuştur. Araştırmanın verileri; "Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu", "Edmonton Kırılganlık Ölçeği" ve "Öz-bakım Gücü Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel metodlar, paremetrik karşılaştırma testleri ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Hastaların yaş ortalaması 71.40±6.597'dir. Edmonton Kırılganlık Ölçeği toplam puan ortalaması 5.71±2.87, Öz-bakım Gücü Ölçeği puan ortalaması ise 90.19±12.06 olduğu saptanmıştır. Hastaların kırılganlık ve öz-bakım gücü düzeyleri arasında orta düzeyde negatif anlamlı doğrusal ilişki olduğu belirlenmiştir (r:-0.306; p<0.000). Araştırma sonucunda hastaların %37.1'inin çeşitli düzeylerde kırılgan olduğu, öz-bakım güçlerinin orta düzeyde olduğu; kırılganlık düzeyi arttıkça öz-bakım gücünün azaldığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar ışığında hemşirelerin yaşlı hipertansiyon hastalarının kırılganlık ve öz-bakım gücünü eş zamanlı değerlendirmesi, gereksinimleri doğrultusunda eğitimler planlanması önerilmektedir

GeriatriHipertansiyonKırılganlık+2
Merve Çelik
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyabetik ayak öz-bakım davranışı ölçeği'nin (DAÖD) Türkçe geçerlilik ve güvenilirliği

Amaç: Diabetes Foot Self-Care Behavior Scale (DFSBS) Türkçe Formu' nun geçerlilik ve güvenilirliğini değerlendirmek. Yöntem: Bu araştırma metodolojik bir çalışmadır. Örnekleme; Haziran – Aralık 2016 tarihleri arasında Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları polikliniğine muayene olmak üzere gelen Tip 2 diyabet tanısıyla tedavi gören 330 hasta alınmıştır. Araştırmada etik kuruldan onay, ölçek sahibinden, kurumlardan ve hastalardan yazılı izin alınmıştır. Veriler; Tanıtıcı Bilgi Formu ve DFSBS Türkçe Formu ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizleri için korelasyon analizi, Cronbach alpha güvenirlik katsayısı, Kendall W testi, Kaiser Meyer Olkin ve Barlett's Test ve açımlayıcı faktör analizi yöntemleri kullanılmıştır. Bulgular: Ölçeğin dil geçerliliğinde çeviri-geri çeviri yapılmıştır, içerik geçerliliğinde ise alınan uzman görüşlerinin uyumlu olduğu saptanmıştır (kendal uyuşum katsayısı W= 0.38, p <0.005). DFSBS Türkçe formunun 7 maddelik hali ile madde-toplam puan korelasyon katsayıları 0.27-0.88'dir. Ölçeğin tümü için Cronbach alfa katsayısı 0.84, olarak saptanmıştır. Ölçeğin KMO uyum ölçüsü değeri: 0.776'dır. Bu değer kritik olarak kabul edilen 0.70'in üzerindedir. Aynı veriler için hesaplanan Bartlett Küresellik Testi 1334.578 olup, 0.001 düzeyinde anlamlıdır. Çalışmaya katılan ve diyabetik ayak komplikasyonu yaşayan Tip 2 diyabetlilerin ölçek ortalama puanı 23.89 ± 6.37 olarak bulundu. Sonuç: Diyabetik ayak komplikasyonları yaşayan diyabetli hastaların diyabetik ayak öz-bakım davranışlarının değerlendirilmesi için DFSBS / DAÖD'nün geçerli ve güvenilir bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Tip 2 Diyabetli Hasta, Geçerlilik ve Güvenilirlik, Diyabetik Ayak, Öz-bakım.

AyakAyak hastalıklarıDiabetes mellitus+5
Ekrem Bakır
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyabetes mellituslu hastaların telefonla izleminin ve eğitimin metabolik kontrole ve öz-bakıma etkisi

Diyabet kontrolü için belirlenen en önemli hedef; hastanın kendi kendine hastalık yönetimini sağlayabilmesidir ve bu hedefe ulaşmada izlenebilecek yollardan biri de hastaların düzenli olarak telefonla izlemidir. Telefonla izlemin, hastaların evlerinde hizmet almalarını sağladığı, sağlık eğitimine uyumları açısından izlendiği ve hangi konularda eğitime ihtiyaç uyduklarının belirlenerek sağlık eğitiminin verilebildiği bir yöntem olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle araştırma diyabetik hastaların telefonla izleminin öz-bakıma ve metabolik kontrole etkisini incelemek amacıyla, Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesine 31 Ekim 2011- 20 Mart 2012 tarihleri arasında müraacat eden, 44 müdahale, 44 kontrol olmak üzere 88 diyabetik hastayla yarı deneysel olarak yapıldı. Araştırmaya başlamadan önce araştırmanın yapıldığı kurumdan ve etik kuruldan yazılı izin, hastalardan sözel izin alındı. Veriler, sosyo-demografik özellikleri içeren hasta bilgi formu, diyabet tedavisine ilişkin soru formu, Diyabet Öz Bakım Ölçeği ve metabolik kontrol değişkenleri formu ile toplandı. Diyabet öz-bakım ölçek puanı 140-210 arasında değişmektedir ve ölçeğin puanı arttıkça hastaların öz-bakım aktiviteleri de artmaktadır Çalışma sonucunda; müdahale grubunda telefonla izlem öncesinde öz-bakım puanı 61.3±10.9 iken, telefonla izlem sonrasında 89.9±12.3'e yükseldiği (p <0.005) kontrol grubunda ise üç aylık dönem öncesinde 56.5±7.6 iken, sonrasında 54.7±9.3'e düştüğü tespit edildi. Telefonla izlemin metabolik kontrol değişkenlerinden; HbA1c, total kolesterol, trigliserid, LDL kolesterol, sistolik kan basıncı değerlerini de düşürdüğü saptandı. Sonuç olarak diyabetli hastaların telefonla izleminin öz bakım puanını arttırdığı ve metabolik kontrol değişkenlerini olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda hastaların öz bakıma yönelik kazandıkları davranışların sürekliliğini sağlayacak şekilde, düzenli olarak telefonla izlemin sağlanması önerilebilirAnahtar kelimeler: Diabetes mellitus, öz bakım, telefonla izlem, metabolik değişkenler.

Diabetes mellitusHasta eğitimiHasta takibi+3
Keriman Aytekin Kanadlı
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Loğusaların doğum sonrası dönemdeki sağlıkla ilgili davranışlarının ve öz bakım özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışma 01 Ocak- 01Nisan tarihleri arasında Kahramanmaraş kadın doğum ve çocuk hastanesi doğum kliniği, sezaryen servisi-yeni doğan yoğun bakım ünitesinde bulunan 600 lohusanın bilgi düzeyini, sağlık davranışlarını ve öz bakım gücünü belirlemek amacıyla yapılmıştır. Verilerin analizinde SPSS istatistik paket proğramı kullanılmıştır.Lohusaların %31,8'i 19-24 yaş arasında; %91 ev hanımı; %49,8'i SGK'lı, %73,2'si çekirdek aileye sahip; %71,7'si 1-3 gebelik geçirmiş; %33,5'i 2 doğum yapmıştır. Loğusaların,%69,5 gebelikte sağlık sorunu olmadığını, %16,7'si kronik hastalığı olduğunu, %77,5'i kontrollere gittiğini; %14,8'i ebe/hemşireden bilgi aldığını söylemiş, %53,5'i sezaryen doğum yapmıştır.Doğum sonu %32'si 15-30 gün sonra akıntısının temiz, berrak ve kokusuz olduğunu söylemiştir. Lohusaların %50,2'si 8.günden sonra %51,8 ayakta, %45,8'i haftada 1 banyo yaptığını, %70,7'si arkadan öne taharetlendiğini belirtmiştir.Lohusaların %43,8'i bebeklerini yarım-1 saat içinde emzirdiğini; %18,5'i emzirme sorunu olduğunu; %46,9'u emdiği kadar emzireceğini; %16'sı anne sütünü artırmak için uygulama yaptığını; beslenmesinde %25,6'sı şekerli gıdaları artırıp %20,7'si acı, ekşi gıdayı azaltacağını söylemiş, %27,2'si aşıları bildiğini. Doğum sonu %21,8'i kontrole gideceğini; %65,3'ü 40 günden sonra cinsel ilişkiye gireceğini %31'i 40 günden sonra gebelikten korunmaya başlayacağını söylemiştir.Doğum sonu %6,8'i barsak sorunları yaşadığını, %21,6'sı eğilip-doğrulmakta zorlandığını; %55,7'si sosyal hayatının etkilendiğini; %23,3'ü korku, kaygı ve endişe duyduğunu %67,7'si uyku süresinin azaldığını; %89,7'si egzersiz yapmadığını %72,8'i Doğum sonu ilaç kullandığını, %26.5'i bilgi destek ihtiyacı olduğunu; %15,8'i aile planlaması konusunda bilgi almak istediğini belirtmiştir.Öz bakım puanı ile lohusaların emzirme zamanı, gebelikte kontrol gitme, sıvı gıda tüketimi, aşıları bilme, doğum sonu zorlandığı aktivite, sağlık sorunu yaşama, doğum sonu bilgi alma, sezaryen olma, banyo pozisyonu, taharetlenme arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler; Doğum sonu dönem, Sağlık davranışı, Öz bakım gücü

KahramanmaraşPostnatal bakımPostpartum dönem+3
Hatice Gül Akbaba
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Biyopsikososyal faktörlerin diyabet çıktısına etkisinin araştırılması

Günümüzde özellikle yaşam tarzındaki değişiklikler ve artan obezite oranları, diyabet prevalansında artışla sonuçlanmaktadır. Diabetes mellitus (DM) dünya çapında en karmaşık kronik hastalıklardan biri olarak bilinmekte ve morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenidir. Tip 2 DM'nin yönetimine etki eden birçok risk faktörü dikkate alındığında, diyabetik bireylerin bakımını en üst düzeye çıkarmak için multidisipliner ve bütüncül yaklaşım esastır. Mevcut araştırmada, diyabet yönetimine katkı sağlayabilmek için bireyin biyopsikososyal faktörlerinin diyabet çıktıları üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipteki araştırmanın evrenini Fırat Tıp Fakültesi hastanesine takip ve tedavi için başvuru yapan 18 yaş üzeri tip 2 diyabetik bireyler oluşturmuştur. Student t test tabanlı Power analiz testinde (G-power 3.1 package programe) güç=0.80 (beta=0.05), alpha=0.05 ve etki büyüklüğünde (d=0.55) çalışmanın evreni en az 106 diyabetik hasta olarak hesaplanmıştır. Araştırmaya Kasım 2021 ile Mart 2022 tarihleri arasında 210 gönüllü katılımcı dahil edilmiştir. Katılımcıların biyopsikososyal özellikleri; sosyodemografik anket formu, beck depresyon envanteri, çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeği (ÇBASDÖ), genel öz yeterlilik ölçeği (GÖYÖ) ve diyabet özbakım aktiviteleri ölçeği (DÖAA) ile değerlendirilmiştir. Diyabet çıktılarının değerlendirilmesi için tüm katılımcıların biyokimyasal parametreleri elde edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen 210 katılımcının yaş ortalaması 60,49±10,69 yıl ve HbA1c ortanca değerleri ise %7,75 (5,50-15,00) idi. Kontrolsüz diyabet grubunda diyabet ile geçirilen yıl daha uzun idi (p=0,001). Kontrolsüz DM grubunun DÖAA ortanca puanı kontrol altında ki gruba göre daha yüksekti. Herhangi bir diyabetik komplikasyonu olanlarda Beck depresyon envanter puan ortancası daha yüksekti (p<0.001). Herhangi bir komplikasyonu olmayan bireylerin ise GÖY ölçek puanları daha yüksek saptanmıştır (p=0.005). katılımcıların DÖAA total puanı ile Beck depresyon envater puanı arasında anlamlı negatif korelasyon, GÖY ölçeği ve ÇBASD ölçeği puanları arasında ise pozitif korelasyon saptanmıştır. Sonuç olarak öz yeterlilik ölçek puanı yüksek katılımcıların diyabetik komplikasyonlar ile ilişkili idi. Yüksek Beck depresyon envanter puanı düşük diyabet öz bakım puanı ile ilişili iken, bireylerin genel öz yeterliliklerinin ve yüksek sosyal destek algısı ise artmış diyabetik özbakım puanı ile ilişki idi. Diyabetik bireylerin depresif duygu durumlarının azaltılması ve öz yeterliliğinin arttırılması diyabet çıktılarını olumlu etkileyebilir ve komplikasyonları azaltabilir. Anahtar kelimeler: Tip 2 diyabetes mellitus, bütüncül yaklaşım, sosyal destek, depresyon, özbakım

Biyopsikososyal yaklaşımBütünsel sağlıkDepresyon+5
Emel Olğun Öztürk
Fırat University
2022
00

İlgili konular