Parenting behaviors

73 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar ve babalarının etkileşimsel davranışlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklar ve babalarının etkileşimsel davranışlarının incelenmesidir. Araştırma, OSB olan çocuklar ile babalarının etkileşimsel davranışlarının incelenmesine yönelik betimsel ve ilişkisel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 30 OSB olan çocuk-baba çifti oluşturmaktadır. Çalışmada baba ve çocuklara ilişkin demografik veriler, bilgi formu ile toplanmıştır. Baba-çocukların etkileşimleri ise 15-25 dakikalık serbest oyun bağlamında video kaydına alınmıştır. OSB olan çocuk ve babalarının etkileşimsel davranışlarını analiz etmek amacıyla Ebeveyn Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği- Türkçe Versiyonu (EDDÖ-TV; Diken, 2009) ile Çocuk Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği- Türkçe Versiyonu (ÇDDÖ-TV; Diken, 2009) kullanılmıştır. Araştırma sonuçları; hem babaların OSB olan çocuklarıyla olan etkileşimlerinde, ortadan düşük düzeye doğru etkileşimsel davranışlar sergilediklerini ortaya koymuştur. Babaların duyarlı-yanıtlayıcı olma ve duygusal ifade edici olma davranışları arttıkça, çocukların etkileşimsel davranışları olumlu yönde artarken, babaların başarı odaklı-yönlendirici olma davranışları arttıkça çocukların etkileşimsel davranışları azalmıştır. Ayrıca araştırmada babaların eğitim ve yaş gibi demografik özellikleri ile çocukların etkileşimsel davranışları arasında ilişki bulunmuştur.

Ana-çocuk etkileşimiBaba-çocuk etkileşimiEbeveyn davranışı+3
Saime Arslan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklarını imam-hatip ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir araştırma Çorum örneği

Bu araştırmada çocuklarını İmam-Hatip Ortaokuluna gönderen veliler üzerine betimsel bir inceleme yapmak amaçlanmıştır. Günümüz şartlarında bünyesinde 700 binin üzerinde öğrenci barındıran İmam-Hatip Ortaokullarını velilerin tercih etme nedenleri, bu okullardan eklentileri, ailelerin sosyal profili belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmamız nitel bir araştırmadır. Araştırmamızın evreni Çorum ili Merkez ilçesinde dört ayrı mahallede bulunan dört İmam-Hatip Ortaokulunda öğrenim gören 40 öğrencinin velilerinden oluşmaktadır. Araştırmamıza katılan velilerimiz 20 anne ve 20 babadan oluşmaktadır. Araştırma yöntemi olarak yarı yapılandırılmış mülakat(görüşme) tekniği seçilmiştir. Yapılan mülakatlar esnasında velilerimizin kendilerini rahat ifade edebilmeleri için kimlik bilgilerinin alınmayacağı belirtilmiştir. Yapılan mülakatlar sonucunda edinilen veriler başlıklarına göre incelenmiş ve ihtiyaç görülen yerlerde alıntılar yapılarak kullanılmıştır. Araştırmamız beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, araştırmamızın problemi, amacı, önemi, sınırlılıkları ve alanla ilgili yapılmış çalışmalardan oluşmaktadır. İkinci bölüm, yöntem, örneklem, veri toplama teknikleri, verilerin analizi başlıklarından oluşmaktadır. Üçüncü bölüm de araştırmamızın daha iyi anlaşılması için imam-hatip Okullarının tarihsel gelişimi ve günümüze kadar olan öğrenci haraketliliği ele alınmıştır. Dördüncü bölümde araştırma sonucunda elde edilen bulgular ortaya konmuş ve bu bulgular yorumlanmıştır. Beşinci bölümde ise araştırmamızın sonucuna yer verilmiş ve öneriler getirilmiştir. Araştırmamızın sonucunda elde etmiş olduğumuz bulgulara dayanılarak, ebeveynlerin öğrencilerini İmam-Hatip Ortaokuluna, Kur'an-ı Kerim'i öğrenmelerini, ibadetlerine dikkat eden terbiyeli ahlaklı bireyler olmalarını, iyi bir din eğitimi almalarını istedikleri için ve aynı zamanda akademik olarak da başarılı bireyler olmalarını istedikleri için gönderdikleri soncuna varılmıştır. Anahtar Kavramalar: Din, Din Eğitimi, İmam-Hatip Okulları, Tercih.

Din eğitimiDin eğitimi kurumlarıEbeveyn davranışı+7
İsmail Zurnacı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Anne baba davranışları ile çocuklarda gözlenen problem davranışlar arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı ebeveyn davranışları ile çocuklarda görülen problem davranışlar arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma verileri 2018-2019 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde, ilkokula devam etmekte olan 125 kız ve 125 erkek öğrencinin anne ve babalarından toplanmıştır. Verilerin toplanabilmesi amacıyla; "Kişisel Bilgi Formu", "Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği" ve "Conners Anababa Derecelendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek faktörlü ANOVA, Mann Whitney U testi ve Pearson Basit Doğrusal Korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Bulgular çocuklardaki davranış sorunlarının cinsiyete, anne babanın eğitim durumuna ve ebeveynlerinin kendi çocukluklarındaki aile ortamlarına göre değiştiğini göstermektedir. Annelerin çocukla ilgilenme ve olumlu ebeveynlik davranışları ile çocukların davranış sorunları arasında negatif korelasyon; zayıf ebeveyn takibi, tutarsız disiplin ve dayakla cezalandırma davranışı ile çocukların davranış sorunları arasında pozitif korelasyon gözlenmiştir. Babaların çocukla ilgilenme davranışı ile çocukların davranış sorunları arasında negatif korelasyon; zayıf ebeveyn takibi, tutarsız disiplin ve dayakla cezalandırma davranışı ile çocukların davranış sorunları arasında pozitif korelasyon; olumlu ebeveynlik davranışı ile çocukların davranış sorunları arasında ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı gözlenmiştir. Ayrıca anne ve babaların ebeveynliğe ilişkin davranışları arasındaki farklılıklar incelendiğinde annelerin ebeveynliğe ilişkin istendik davranışlarda daha yüksek puan ortalamalarına sahip oldukları görülürken, çocuklarının davranış problemlerine yönelik algılamaları açısından ise bir farklılık gözlenmemiştir. Anahtar kelimeler: Çocuklar, Davranış Problemleri, Ebeveyn Davranışları.

Ana-baba tutumuEbeveyn davranışıProblem davranış+4
Pınar Güler
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği Çocuk Formunun Türkçeye uyarlanması: Geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu çalışmanın amacı Frick (1991) tarafından geliştirilen orijinal adı 'Alabama Parenting Questionnaire Child Form' olan Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği Çocuk Formunun (AEDÖ-ÇF) Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılmasıdır. Ebeveyn davranışlarının ölçülmesi amacıyla geliştirilen AEDÖ-ÇF 5'li likert tipinde 42 madde ve beş alt boyuttan oluşmaktadır. Uyarlama çalışması ilkokul ve ortaokula devam eden 679 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. AEDÖ-ÇF'nin uyarlanması için ilk olarak ölçeği geliştiren araştırmacının onayı alınmıştır. Ölçeğin orjinal formu alan uzmanı üç uzman tarafından İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir. Türkçe form Türkçe Öğretmenliği alan uzmanı tarafından incelenmiş ve önerileri doğrultusunda gerekli değişiklikler yapılmıştır. Elde edilen Türkçe form ilkokulda farklı sınıf düzeyinden 15 öğrenciye uygulanarak, alınan geri bildirimler doğrultusunda son hali verilmiştir. Ölçeğin faktör analizi için uygun olup olmadığına karar vermek için Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) katsayısı hesaplanmış, verilerin çok değişkenli normal bir dağılımda olup olmadığı ise Bartlett Küresellik (Sphericity) testi ile incelenmiştir. Ayrıca Skewness (çarpıklık) ve Kurtosis (basıklık) değerlerine bakılmıştır. Yapı geçerliği için doğrulayıcı faktör analizi [DFA] yapılmıştır. Ölçeğin güvenirlik analizleri için test- tekrar test güvenirliği, Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı, Spearman sıra farkları ilgileşim katsayısı, Kolmogorav-Smirnov değerleri ve Spearman-Brown değerleri hesaplanmıştır. Ölçeğin uyarlanan formu ile toplanan verilerin güvenirliğini belirlemek amacıyla, madde toplam korelasyonları bulunmuş ve madde özellikleri tespit edilmiştir. Maddelerin iç tutarlılıkları hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla ölçeğin tamamının cronbach alfa katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma bulguları, AEDÖ-ÇF'nin Türk kültürü için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermiştir.

Ebeveyn davranışıEğitim psikolojisiGeçerlik+4
Fatma Nur İspenoğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel gereksinimli bir birey olan ailelerdeki ebeveynlerin ve kardeşlerin duygu ve düşünceleri

Bu araştırma, özel gereksinimli birey olan ailelerdeki ebeveynlerin ve kardeşlerin duygu ve düşüncelerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum araştırması niteliğindeki bu araştırmanın çalışma grubu, Mersin ili Silifke ilçesinde bulunan hem özel gereksinimli hem de normal gelişim gösteren çocukları olan 10 anne, 10 baba ve bu anne babaların normal gelişim gösteren 6-18 yaş aralığındaki sekiz çocuğundan oluşmaktadır. Toplamda 17 özel gereksinimli bireyin ailesi çalışmaya katılmıştır. Üç ailede hem anne hem baba hem de normal gelişim gösteren kardeşler çalışmada gönüllü olarak yer almıştır. Bu üç ailenin tüm aile fertleri ile görüşülmüş fakat diğer ailelerde tüm aile bireyleri ile görüşülememiştir. Çalışmada yer alan katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. Katılımcı anne babalarla ve okuma yazma bilmeyen altı yaşındaki normal gelişim gösteren çocukla yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış olup diğer yedi çocuğun verileri yazılı doküman incelemesi (kompozisyon) ile toplanmıştır. Altı yaşındaki çocukla oyunlaştırılmış ortamda görüşme gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak; anne babaların büyük çoğunluğunun kendinden sonra özel gereksinimli çocuğunun bakımı konusunda kaygılı oldukları, anne babaların normal gelişim gösteren çocukları ile özel gereksinimli çocukları hakkında konuştukları, onlara sorumluluklar yükledikleri, özel gereksinimli çocuğun gelecekte bakımı konusunda öncelikle normal gelişim gösteren çocuklarına daha sonra ise eşlerine güvendikleri bulunmuştur. Annelerden sadece üçü bu süreçte psikolojik destek almış, diğer anne ve babalar ise destek almamıştır. Anne ve babalar özel gereksinimli çocukları ile normal gelişim gösteren çocukları arasındaki ilişkinin olumlu olduğunu ifade etmişlerdir. Normal gelişim gösteren çocuklardan elde edilen verilere göre kardeşleri ile ilgili ilk tanı sürecinde durumun ne olduğunu anlamakta güçlük yaşadıkları, kardeşlerinin hasta olduğunu düşündükleri görülmüştür. Ebeveynlerinin anlatımları ile kardeşlerinin gereksinim durumları hakkında bilgi sahibi oldukları, normal gelişim gösteren kardeşlerin de bu süreçte herhangi bir psikolojik destek almadıkları tespit edilmiştir. Özel gereksinimli kardeşlerinin ihtiyaçları ile şimdi ilgilendikleri ve gelecekte de kardeşlerinin sorumluluklarının kendi üzerilerinde olduğu bilinci ile gelecek planları yaptıkları görülmüştür. Anne babaların duygu ve düşünceleri ile normal gelişim gösteren kardeşlerin duygu ve düşüncelerinin birbiri ile örtüştüğü ortaya çıkmıştır. Ayrıca, aynı aileden çalışmaya katılan kardeşlerin de özel gereksinimli kardeşleri hakkındaki duygu, düşünce ve gelecek planlarının birbirine benzediği tespit edilmiştir.

Ebeveyn davranışıEbeveynlerKardeşler+4
Nuray Taşcı Karalı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mühendislik fakültesi öğrencilerinde öz-duyarlık düzeylerinin algılanan ebeveyn tutumları açısından incelenmesi

Bu araştırmada mühendislik bölümlerinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin algıladıkları ebeveyn tutumları ve öz-duyarlık düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2016-2017 yılı sonbahar döneminde İstanbul Teknik Üniversitesi'nde öğrenim gören 121 kadın, 188 erkek toplam 309 mühendislik öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma verileri Eldeleklioğlu (1996) tarafından geliştirilen Ana Baba Tutum Ölçeği, Neff (2003) tarafından geliştirilen ve Akın, Akın Abacı (2007) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Öz-duyarlık Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu aracılığıyla elde edilmiştir. Toplanan veriler üzerinde istatistiksel çözümlemelerin yapılabilmesi için SPSS (Statistical Package For Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Analiz için bağımsız örneklem t testi, ANOVA, Pearson Korelasyon analizi gibi yöntemler kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öz-duyarlık ve alt boyutları ile algılanan ebeveyn tutumları arasında ilişki olduğu bulunmuştur. Algılanan demokratik ebeveyn tutumuyla öz-duyarlık arasında pozitif yönde, algılanan otoriter ebeveyn tutumu ile öz-duyarlık arasında negatif yönde, algılanan koruyucu istekçi ebeveyn tutumu ile öz-duyarlık arasında negatif yönde ilişki olduğu sonucu elde edilmiştir. Bağımsız örneklem t testi analizinde algılanan anne tutumuna göre öz-duyarlık ortalama puanları arasındaki fark anlamlı bulunmuştur [t(1-303)=2,907; p<0,05]. Annelerini demokratik olarak algılayan katılımcıların öz-duyarlık ortalamaları (x ̅=65,20) annelerini koruyucu olarak algılayan katılımcıların ortalamalarından (x ̅=58,26) anlamlı şekilde yüksektir. Algılanan anne tutumuna göre diğer alt ölçeklerden alınan ortalama puanlar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Algılanan baba tutumuna göre öz-duyarlık ortalama puanları arasındaki fark anlamlı bulunmuştur [t(1-302)=3,977; p<0,05]. Babalarını demokratik olarak algılayan katılımcıların öz-duyarlık ortalamaları (x ̅=66,34) babalarınu koruyucu olarak algılayan katılımcıların ortalamalarından (x ̅=57,27) anlamlı şekilde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular literatür eşliğinde tartışılmış ve ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Öz-duyarlık, ebeveyn tutumları, algılanan ebeveyn tutumları

Algılanan ebeveynlik biçimleriEbeveyn davranışıEğitim+7
Duygu Şahan Sağır
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde algılanan ebeveyn affediciliği ile umut ve iyimserlik arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, ergenlerin umut ve iyimserlik puanları ile algılanan ebeveyn affediciliği puanları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığına bakılmıştır. Amaçsal örnekleme yöntemi kullanılarak ulaşılan çalışma grubu, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Gaziantep'te MEB'e bağlı okullardaki (321'i kız, 341'i erkek, 1'i belirtmeyen) toplam 663 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Ebeveyn Affediciliği Ölçeği, Umut Ölçeği, İyimserlik Ölçeği ve Anne-Baba Tutum Ölçeği kullanılmıştır. İlişkisel Tarama Modeline dayanarak araştırma gerçekleştirilmiştir. Pearson Korelasyon Tekniği, Tek Faktörlü Varyans Analizi (ANOVA), çoklu karşılaştırma için Games-Howell post-hoc testi kullanılmıştır. Algılanan ebeveyn affediciliği ile umut arasında düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki, algılanan ebeveyn affediciliği ile iyimserlik arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki, umut ile iyimserlik arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Umut ve iyimserlik puanları algılanan ebeveyn affediciliğinin her düzeyinde farklılaşmaktadır. Sonuçlar, algılanan ebeveyn affediciliğinin çocukların iyilik hallerine etkisi açısından tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Algılanan ebeveyn affediciliği, umut, iyimserlik

Ana-baba algısıAna-baba tutumuBağışlama+6
Makbule Cevher Fincan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocukların tüketici olarak sosyalizasyonu sürecinde sosyalleşme aracıları, bezdirme gücü ve ebeveyn satın alma davranışı ilişkisi

Çocuklar alışveriş sırasında kullanacakları bilgi ve davranışları tüketici olarak sosyalizasyon süreci içinde öğrenirler. Bu süreç bireysel faktörler, sosyalleşme aracıları, öğrenme modelleri ve bunlar sonucunda çocukta oluşan davranışlardan meydana gelir. Tüketici sosyalleşmesi olarak da ifade edilen tüketici sosyalizasyonu sürecinde en etkili unsurun sosyalleşme aracıları olduğu ve bu sürecin değişik sosyal ortamlarda çocuğun aile, akranlar, kitle iletişim araçları gibi sosyalleşme aracılarıyla etkileşimi sonucunda oluştuğu kabul edilmektedir. Çocuklar tüketici olma sürecinde daha çok ailelerinden etkilenmekte, tüketimle ilgili beceri ve tutumları ebeveynleri aracılığıyla edinmektedir. Ebeveynler bir yandan çocukların tüketim davranışlarını belirlemede etkili bir aracı iken, aynı zamanda çocuklarının etkisi altında kalarak satın alma davranışı gerçekleştiren bireylerdir. Kitle iletişim araçları da çocukların sosyalleşmesinde en az aileler kadar etkilidir. Kitle iletişim araçlarında yayınlanan programlar ve reklamlar sayesinde çocuklar daha fazla tüketim davranışı öğrenmektedirler. Bu noktada özellikle çocuklara yönelik gıda reklamlarının rolü büyüktür. Son yıllarda çocuklara yönelik reklamların çoğu, kalorisi yüksek ve besin değeri düşük olan gıda ürünlerini içeren televizyon ve çevrimiçi reklamlardan oluşmaktadır. Bu reklamların özellikle küçük yaştaki çocukları savunmasız hale getirdiği, çünkü televizyon ve çevrimiçi reklamların ikna edici amacını anlamak için bu yaştaki çocukların bilişsel becerilere sahip olmadıkları görülmektedir. Dolayısıyla, medyada yayınlanan gıda reklamlarının etkisi altında doğrudan alım gücüne sahip olamayan küçük çocukların, özellikle kalorisi yüksek ancak besin değeri düşük gıdalara yönelik satın alma taleplerinde ebeveynlerine bezdirme gücü uyguladıkları da yaygın görülen bir davranıştır. Çocukların tüketici sosyalleşmesi süreci boyunca medya etkisine ailelerin ne şekilde arabuluculuk edecekleri ve çocuklarının satın alma taleplerinde uyguladıkları bezdirme gücüne nasıl karşılık verecekleri ebeveynlik tarzına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Bu tez çalışmasında, çocukların kalorisi yüksek ancak besin değeri düşük ve genellikle abur cubur gıdalar olarak bilinen paketli gıdalara yönelik geliştirdiği bezdirme gücünde ebeveynlik tarzları ve medyanın rolü ebeveyn arabuluculuğu ile ilişkilendirilerek incelenmiştir. Aynı zamanda bezdirme gücünün ebeveyn satın alma davranışına etkisi de incelenmiştir. Araştırma kapsamında hem nitel hem de nicel araştırma yöntemlerine başvurulmuştur. Öncelikle 5-8 yaş aralığında çocuğu olan 20 anne ile derinlemesine görüşmeler yapılmış, daha sonra 360 anneye yüz yüze yöntem ile anket çalışması uygulanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimleyici analiz, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada ulaşılan sonuçlara göre; aktif ve kısıtlayıcı medya aracılığı ebeveynlik tarzlarına göre farklılık göstermektedir. İlgi düzeyi yüksek (demokratik ve izin verici) annelerin ilgi düzeyi düşük annelere (otoriter ve ihmalkâr) kıyasla medya içerikleri ve reklamlar konusunda çocuklarıyla iletişim kurma konusunda daha istekli oldukları görülmektedir. Benzer şekilde demokratik, otoriter ve izin verici annelerin ihmalkâr annelere kıyasla medya içeriğine yönelik daha fazla kısıtlama koyduğu görülmektedir. Çocuklarına aktif biçimde aracılık eden ebeveynler medya içerikleri ve reklamlar hakkında konuşup tartışmayı tercih ederken; kısıtlayıcı biçimde aracılık edenler ise içeriklere ve reklamlara ne derece maruz kalındığını kontrol etme ve sınırlama yöntemine başvurmaktadırlar. Her iki yöntemin de çocukların reklamı yapılan ürünlere yönelik satın alma isteklerinde anneleri üzerindeki bezdirme gücünü azalttığı bulunmuştur. Ayrıca, çocukların geliştirdiği bezdirme gücünün ebeveynlik tarzları ile ilişkili olduğu, otorite düzeyi düşük olan annelerin yüksek olan annelere kıyasla çocukları tarafından daha fazla baskı altında tutulduğu gözlemlenmiştir. Son olarak, çocuklardaki bezdirme gücünün ebeveyn satın alma davranışı ile ilişkili olduğu, bu gücün etkisi altında kalarak çocuklarının talep ettikleri paketli gıdaları ebeveynlerin satın aldıkları belirlenmiştir.

Bezdirme gücüEbeveyn davranışıEbeveynler+6
Naz Demirkılıç
Çukurova University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

3-6 yaş grubu çocukların duygu düzenleme becerilerinin yordayıcısı olarak babaların babalık rolü algısı, ebeveynliğe yönelik tutumu ve baba katılımı

Bu araştırmanın amacı 3-6 yaş grubu çocuğu olan babaların babalık rolü algısı, baba katılımı ve babanın ebeveynliğe yönelik tutumu ile çocuğun duygu düzenlemesi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma nicel araştırma türlerinden ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Adana ili merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 13 okulda anaokuluna devam eden 413 çocuk ve babası araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu; tipik durum örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Veri toplama araçları olarak araştırmaya katılanların demografik özelliklerini belirleyebilmek için araştırmacı tarafından oluşturulan "Genel Bilgi Formu", Batum ve Yağmurlu (2007) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Duygu Düzenleme Ölçeği (DDÖ)", Kuzucu (1999) tarafından geliştirilerek, geçerlik ve güvenirliği yapılan "Babalık Rolü Algı Ölçeği (BRAÖ)", Seçer ve diğerleri (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Ebeveynliğe Yönelik Tutum Ölçeği-Baba Formu (EYTÖ)" ve Sımsıkı ve Şendil (2014) tarafından geliştirilerek, geçerlik ve güvenirliği yapılan "Baba Katılım Ölçeği (BAKÖ)"kullanılmıştır. Verilerin analizinde iki grup arasındaki fark normal dağılıma sahip ölçümlerde bağımsız örneklem t testi, ikiden fazla grup puanlarının karşılaştırmalarında normal dağılıma sahip olan ölçümler için varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan değişkenler arasındaki ilişkinin ölçülebilmesi için Pearson korelasyon analizi yapılmış ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunması durumunda, farkın hangi iki grup arasında olduğunun tespit edilebilmesi için Bonferroni analizi yapılmıştır. Her bir bağımsız değişken için 3 farklı basit regresyon analizi yapılmıştır. Bağımsız değişkenlerin alt boyutlarının, bağımlı değişkenin toplam puan ve alt boyutlarını yordamasına ilişkin basit regresyon analizi yapılmıştır. Son olarak da ebeveynliğe yönelik tutumunun, baba katılımının ve babalık rolü algısının çocukların duygu düzenleme becerilerini yordamasına ilişkin hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda çocukların duygu düzenleme becerilerinin çocukların yaşına, babanın yaşına, çocuk sayısına göre anlamlı bir farklılık yaratmadığı ancak ölçeğin değişkenlik/olumsuzluk alt boyutunun çocuğun cinsiyetine göre kız çocukları lehine ve ölçeğin duygu düzenleme alt boyutunun babanın eğitim durumuna, annenin eğitim durumuna, ailenin gelir durumuna göre anlamlı farklılık yarattığı belirlenmiştir. Basit regresyon analizi sonucunda ölçeklerden elde edilen puanlar arasındaki ilişki incelendiğinde babaların algıladığı babalık rolünün, çocuğun duygu düzenleme becerilerinin anlamlı birer yordayıcısı olmadığı görülmüştür. Yine yapılan basit regresyon analizi sonucunda ebeveynliğe yönelik tutumda ebeveynliğe yönelik sağlanan doyumun, çocukların düzenlemeye yönelik değişkenlik/olumsuzluk gösteren becerilerinin ve duygu düzenlemeye yönelik genel becerilerinin anlamlı birer yordayıcısı olduğu saptanmıştır. Benzer şekilde baba katılımında keyfi meşguliyetin, çocukların duygu düzenlemeye yönelik olumlu becerilerinin anlamlı birer yordayıcısı olduğu görülmüştür. Hiyerarşik regresyon analizi sonucunda ölçeklerden elde edilen puanlar arasındaki ilişki incelendiğinde babalık rolünden, baba katılımından ve ebeveynliğe yönelik tutumdan sadece ebeveynliğe yönelik tutumun, duygu düzenlemeye yönelik becerilerinin anlamlı birer yordayıcısı olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Duygu düzenleme, babalık rolü, ebeveynliğe yönelik tutum, baba katılımı.

Baba katılımıBabalıkBabalık işlevi+6
Huri Sena Aksoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aile eğitim programının annelerin ebeveynlik davranışlarına ve çocuklarında gözlenen davranış problemlerine etkisi

Bu araştırma ADDT'ye dayalı Aile Eğitim Programının annelerin ebeveynlik davranışları üzerindeki etkisini ve annelerin çocukların da algıladıkları davranış problemleri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlanmıştır. Çalışmaya çocukları ilkokula devam eden 28 anne katılmıştır. Katılımcılardan 14 anne deney grubunu oluştururken 14 anne kontrol grubunu oluşturmaktadır. Uygulama öncesinde deney ve kontrol gruplarına Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği ve Conners' Anababa Derecelendirme Ölçeği uygulanmıştır. Öntest ölçümlerinin ardından deney grubunda yer alan anneler ile 7 oturumdan oluşan Akılcı Duygusal Aile Eğitim Programı gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubu ile herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Deney grubu ile uygulamaların bitiminden 1 hafta sonra sontest ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde 2x2 yönlü varyans analizi tekniği kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda aile eğitim programına katılan annelerin çocuklarında bu eğitim programına katılmayan annelerin çocuklarına göre annelerin çocukları için algıladıkları davranış problemlerinde önemli düzeyde azalma olduğu annelerin işlem öncesine göre kendi ebeveynlik rollerine ilişkin olumlu tutum ve davranışların arttığı olumsuz tutum ve davranışların azaldığı görülmektedir.

Aile eğitimiAkılcı duygusal eğitimAnne davranışı+7
Çiğdem Altuntaş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelliler ilköğretim okullarında veli memnuniyeti: Ankara ili örneği

Bu araştırma, Ankara ilindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı işitme engelliler ilköğretim okullarındaki öğrencilerin velilerinin bu okullardan memnuniyet düzeyinin ölçülmesi amacıyla yapılmıştır. Hizmet sektöründe hizmet kalitesinin tanımlanması ve ölçülmesi reel sektöre göre daha zor ve karmaşıktır. Hizmet kalitesinin tanımlanması ve ölçülmesi ancak algılanan hizmet kalitesi ve arzulanan (beklenen) hizmet kalitesi boyutları arasındaki ilişkinin açıklanması ile sağlanabilir. Bu çalışmada; işitme engelliler ilköğretim okullarındaki velilerin memnuniyeti üzerine 3 (üç) okuldan 85 (seksen beş) veliyle anket yapılarak velilerin eğitim hizmetlerine yönelik algıları ile beklentileri arasındaki farklar SPSS 20 programı kullanılarak İstatistik analiz yöntemleri ile incelenmiş olup velilerin memnuniyet düzeyi değerlendirilmiştir. 15 (on beş) değişkenle yapılan araştırma sonuçlarına göre genel bir memnuniyet görülmekle birlikte bir takım düzenlemelerin yapılması ile memnuniyet düzeyinde artış sağlanacaktır.

AnkaraEbeveyn davranışıÖzel eğitim+4
Sedanur Savcı Sulhan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin öz düzenleyici öğrenme stratejileri ile öğrenci-öğretmen ilişkisi ve ebeveyn tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim düzeyindeki dördüncü sınıf öğrencilerinin öz düzenleyici öğrenme stratejileri ile öğrenci-öğretmen ilişkisi ve ebeveyn tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek hedeflenmiştir. Araştırma, ilişkisel tarama modeli adı verilen bir nicel araştırma yöntemi kullanılarak tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini, ilkokulda eğitim gören 377 çocuk ve bu çocukların öğretmenleri (N: 19) ile ebeveynleri (N: 377) oluşturmaktadır. Araştırmada, katılımcıların demografik bilgileri "Kişisel Bilgi Formu" aracılığıyla elde edilmiştir. Ek olarak, öğrencilerin öz düzenleyici öğrenme stratejilerini (öz düzenleme becerileri) ölçmek için "Öz Düzenleme Ölçeği", ebeveyn davranışlarını ölçmek için "Ebeveyn Davranışları Ölçeği" ve öğretmenlerin öğrencileriyle ilişkilerini ölçmek amacıyla "Öğrenci-Öğretmen İlişki Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin işlenmesi ve yorumlanması için SPSS 25 (Statistical Package for Social Sciences) programı kullanılmıştır. İlişkisel bir model kullanıldığından, öz düzenleyici öğrenme stratejileri, ebeveyn davranışları ve öğrenci-öğretmen ilişkisi arasındaki ilişkiyi saptamak için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon tekniği kullanılmıştır. Öz düzenleyici öğrenme stratejileri, ebeveyn davranışları ve öğrenci-öğretmen ilişkisi düzeylerinde demografik değişkenlere bağlı olarak aralarındaki ilişkileri belirleyebilmek amacıyla t testi ve tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin öz düzenleyici öğrenme stratejilerinin hedef belirleme ve plan yapma alt boyutları cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Ancak, öğrencilerin öğrenme stratejisi, çaba harcama ve öz değerlendirme alt boyutları cinsiyete bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermiştir. Öğrencilerin öz düzenleme becerilerinin alt boyutları, okul türüne ve yerleşim yerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Velilerin ebeveyn davranışları ölçeği alt boyutlarından sadece olumlu ebeveynlik ve dayakla cezalandırma özellikleri cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Okul türü ve ekonomik durum gibi faktörlere bağlı olarak velilerin ebeveyn davranışları ölçeği alt boyutlarında anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Ancak, çocukla ilgilenme özelliği alt boyutu yerleşim yerine bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Eğitim durumu ise yalnızca dayakla cezalandırma özelliği alt boyutunda anlamlı bir farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin öğrenci-öğretmen ilişki ölçeği alt boyutlarından çatışma ve yakınlık özellikleri cinsiyet ve okul türüne bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Yakınlık özellikleri ise yerleşim yerine bağlı olarak anlamlı bir farklılık gösterirken, çatışma özellikleri bakımından anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Öğretmenlerin öğrenci-öğretmen ilişki ölçeği alt boyutlarından çatışma ve yakınlık özellikleri, öğretmenlerin statüsü, kıdem yılları ve yaşlarına bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Ancak, okul türü ve cinsiyete bağlı olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Araştırmada, öğretmenlerin öğrenci-öğretmen ilişki ölçeği alt boyutlarından çatışma ve yakınlık özellikleri, cinsiyet ve okul türüne göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Ancak, yakınlık özellikleri yerleşim yerine bağlı olarak anlamlı bir farklılık gösterirken, çatışma özellikleri açısından anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Öğretmenlerin öğrenci- öğretmen ilişki ölçeği alt boyutlarından çatışma ve yakınlık özellikleri, öğretmenlerin statüsü, kıdem yılları ve yaşlarına bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Ancak, okul türü ve cinsiyete bağlı olarak anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Öz düzenleyici öğrenme stratejileri (öz düzenleme becerileri), ebeveyn davranışları ve öğrenci-öğretmen ilişkisi arasındaki ilişkinin belirlenmesi için gerçekleştirilen Pearson Korelasyon analizi sonuçlarına göre, tüm özellikler ve alt boyutlar arasında düşük düzeyde pozitif veya negatif yönde ilişkiler bulunmaktadır. Ancak, öğrencilerin mükemmeliyetçi özellikleri ile kendi değerini yadsıma alt boyutu arasında pozitif doğrultuda yüksek düzeyde bir ilişki gözlenmektedir. Bu da, öğrencilerin yetersizlik duyguları arttıkça mükemmeliyetçi özelliklerinin de arttığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn davranış özellikleri, Öğrenci-öğretmen ilişkisi, Öz düzenleyici öğrenme stratejileri (öz düzenleme becerileri).

Ana-baba tutumuEbeveyn davranışıÖlçekler+5
Sena Alagöz Şen
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anne babaların akılcı olmayan inançları ve ebeveynlik davranışları ile çocukların algıladıkları aile ilişkisi ve benlik algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada anne-babaların akılcı olmayan inançları ve ebeveynlik davranışları ile çocukların algıladıkları aile ilişkisi ve benlik algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma için tabakalı örnekleme yöntemiyle Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'nın 10 eğitim bölgesi içerisindeki 12 ilkokul belirlenmiştir. Araştırma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde ilgili okullarda 4. sınıfa devam eden 500 öğrenci ve bu öğrencilerin anne ve babaları olmak üzere 1500 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada anne-baba ve çocukların demografik özellikleri hakkında bilgi toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, anne-babaların akılcı olmayan inançlarını ölçmek üzere Anne-Baba Düşünceleri Ölçeği (ABDÖ) ve ebeveynlik davranışlarını ölçmek üzere Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği (AEDÖ), öğrencilerin algıladıkları aile ilişkisini ölçmek üzere Çocuklar İçin Aile İlişkileri Ölçeği (ÇAİÖ) ve benlik algılarını ölçmek üzere Çocuklar İçin Benlik Algısı Profili (ÇİBAP) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t-testi, basit doğrusal korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Ayrıca AEDÖ'nün anne formunun Çocukla İlgilenme, Zayıf Ebeveyn Takibi, Dayakla Cezalandırma ve Olumlu Ebeveynlik alt boyutları ile ilgili analizler yapılırken ilişkisiz örneklemler için t-testi'nin non-parametrik karşılığı olan Mann-Whitney U testi'nden yararlanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerin sonucuna göre, anne-babaların akılcı olmayan inançları ve ebeveynlik davranışları ile çocukların aile ilişkileri algısı ve genel öz-değerleri arasında anlamlı bir fark vardır. Anne-babaların akılcı olmayan inançları, ebeveynlik davranışları, çocukların algıladıkları aile ilişkileri ve genel öz-değerleri arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Son olarak, yapılan regresyon analizine göre çocuğun genel öz-değer düzeyini destekleyici aile ilişkisi, engelleyici aile ilişkisi, annelerin ve babaların gerçekçi olmayan beklentileri, babaların çocukla ilgilenme, zayıf ebeveyn takibi ve dayakla cezalandırma davranışlarının yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ebeveynlerin Akılcı Olmayan İnançları, Ebeveyn Davranışları, Aile İlişkisi, Çocukların Benlik Algısı

Aile içi ilişkilerAkılcı olmayan inançlarBenlik algısı+5
Gözde Akşab
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde algılanan anne baba davranışlarıyla akran ilişkileri arasında özerkliğin aracı rolü

Araştırmanın amacı, ergenlerde algılanan anne baba davranışlarıyla akran ilişkileri arasında özerkliğin aracı rolünün incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel ve betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma katılımcılarını Gaziantep ilinin Şehitkamil ilçesinde fen, anadolu ve meslek liselerinde öğrenim gören 444' ü erkek, 519' u kadın toplam 963 ergen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında 'Akran İlişkileri Ölçeği', 'Leuven Algılanan Ana Babalık/Ergen Sürümü Ölçeği' ve 'Ergen Özerklik Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 21 paket programı ve AMOS 22.0 programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amaçlarını test etmek üzere Pearson Momentlar Çarpımı Korelasyonu ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda anne ve baba davranışları ile akran ilişkileri arasında özerkliğin kısmi aracı rol oynadığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları alanyazındaki başka araştırma sonuçlarıyla tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Ergen, Algılanan Anne Baba Davranışları, Özerklik, Akran İlişkisi

Akran ilişkileriAna-baba algısıEbeveyn davranışı+5
Fatma Akın Gökalp
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ana babaların çocuklarına yönelik sevgilerini destekleyen davranışlarının farklı değişkenlere göre incelenmesi

Araştırmanın temel amacını ana babaların çocuklarına sevgilerini destekleyen bilişsel ve davranışsal etmenlerin ana babaların tutumu, çocuğun cinsiyeti, anne ya da baba olma durumu, çocuk sayısı, eğitim düzeyi, sosyo-ekonomik düzeyi ve yaşamın çoğunun geçtiği yer değişkenleri ile birlikte incelenmesi oluşturmaktadır. Karma araştırma yönteminde kurgulanan çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2-6 yaş aralığında çocuğu olan 169 ana baba oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verileri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, Barnett Çocuk Sevme Ölçeği ve Ebeveyn Tutum Ölçeği (ETÖ) kullanılmıştır. Ele alınan amaçlar doğrultusunda SPSS 21 paket programı kullanılarak betimleyici istatistikler yapılmıştır. Ana babaların çocuk sevme düzeylerinin çocuğa yakınlık ve cinsiyet değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığı t testi; sahip olunan çocuk sayısı, eğitim düzeyi, yaşamın çoğunun geçirildiği yer ve ortalama gelir düzeyi değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ise tek yönlü ANOVA ile incelenmiştir. Araştırmada ana baba tutumlarının ve adı geçen demografik değişkenlerin çocuk sevme düzeylerini yordayıp yordamadığını belirlemek amacıyla çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği uygulanmıştır. Nitel araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış, içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, çocuk sevme ölçeğinden alınan puanlar ile çocuğa yakınlık durumu, çocuğun cinsiyeti, çocuk sayısı, ana babanın eğitim düzeyi, sosyo-ekonomik düzeyi ve yaşamın çoğunun geçtiği yer değişkenleri arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Regresyon analizi sonuçları; ana baba tutumları ve ana baba ile ilgili demografik değişkenlerin, ana babaların çocuk sevme düzeyinin %27'sini açıkladığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte sadece çocuğa yakınlık ile ana baba tutumlarından demokratik ve otoriter ana baba tutumlarının, modele katkısının anlamlı olduğu belirlenmiştir.

Anne davranışıBabalık davranışıBilişsel davranışlar+7
Hediye Sağlam
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tersine toplumsallaşma: Ergen ve ön ergenlerin ebeveyn satın alma davranışlarına etkisinin karşılaştırılması

Sosyal varlık olan insanoğlu, doğumundan ölümüne kadar geçen süreyi sosyal yapı içerinde geçirmektedir. İçine doğduğu toplumun kültürel aktarımı onun kişiliğini, davranışlarını, inançlarını ve tutumlarını oluşturmaktadır. Yaşanan tüm ekonomik, teknolojik ve çevresel değişiklikler sosyal alanda da etkisini göstermektedir. Toplumun en küçük yapısı olan ailenin tarihsel gelişimine bakıldığında; yaşanan değişimlerden etkilendiği gibi etkilediği de görülmektedir. Satın alma davranışının da aile üyelerinin üstlendikleri rollerin aile türlerine paralel olarak değişmektedir. Geniş aileden çekirdek aileye doğru evrilen ailede, ataerkil yapıdan çocuk erkil yapıya doğru da değişimler olmuştur. Annenin çalışma hayatına atılmasıyla birlikte ailenin gelir seviyesindeki artış, çocuğa bakacak kişi anne ya da büyükanne yerine okul, kreş olması, boşanmış ailelerin sayıca artması gibi birçok etki ergenlerin erken sosyalleşmesine ve sorumluluklarının artmasına sebep olmuştur. Birçok alanda olduğu gibi teknolojik ürün satın alım konusunda da ergenlerin etkisi artmıştır. Geleneksel toplumlarda ürün bilgisinin ve satın alma kararlarının etkileyicisi baba ya da anne iken; teknolojik ürünlerin satın alımında ergenlerin belirleyici olduğunu ifade etmek amacıyla ortaya atılmış Tersine Toplumsallaşma kavramı çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Teknolojik ürün satın alımlarında ergen ve önergen etkilerini ve söz konusu etkilerin arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı bu çalışmada Tersine Toplumsallaşma kavramı aracılığıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde tüketici, tüketici davranışları ile aile kavramı, türleri ve satın alma aşamaları; ikinci bölümünde ise ergenler ve ergenlerin teknolojik ürün ilgileri ile Tersine Toplumsallaşma kavramına yer verilmiştir. Tersine Toplumsallaşma kavramı; teknolojik satın alımlarda ergenler ile önergelerin etkilerinin neler olduğu, bu etkilerin arasında ne şekilde farklar olduğunu açıklamak amacıyla yapılan bu çalışmanın ilk bölümünde; tüketici ve tüketici davranışları ile aile kavramı, türleri ve satın alma aşamaları ikinci bölümünde ise ergenler ve ergenlerin teknolojik ürün ilgileri ile Tersine Toplumsallaşma kavramı açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde, Elazığ ilinde yaşayan 6. ve 12. sınıflarda öğrenim gören ergenlerin cep telefonu ve otomobil gibi ürünlerin satın alımına etkisi araştırılmak üzere İl merkezinde bulunan Genel, Özel, Anadolu, Fen ve Meslek Lisesinde öğrenim gören 400 Ergene anket yapılmıştır. Yapılan anket Lisanslı SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tersine Toplumsallaşma, Toplumsallaşma, Ergen-Ön Ergen Satın Alma Davranışı, Tüketici Davranışı.

Ebeveyn davranışıErgenlerErken ergenlik+5
Ülkü Demir Yılmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Evlilik sorunlarının yaşanmasında eşlerin aile bireylerinin müdahalelerinin etkisi

Araştırmanın temel amacı eşlerin aile bireylerinin evliliğe müdahalelerinin evlilik çatışmalarındaki yerini irdelemektir. Çalışmada bireylerin eşlerinin aile üyeleriyle yaşadığı problemlerin nedenleri ve bu problemlerin eşler arasındaki ilişkilere yansıması üzerine odaklanılmaktadır. Araştırma kapsamında, katılımcılarının Elazığ'da yaşayan gelin, damat, kayınvalide ve kayınbabaların oluşturduğu, toplamda 34 kişiyle derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Bu araştırmada evlilikte eşlerin aile bireylerinin müdahalelerinin, evliliğin özellikle ilk dönemlerinde, eşler arasında çatışmaların yaşanmasında ve hatta boşanma kararının alınmasında önemli bir neden olduğu, evlilikte uyum ve mutluluğu azalttığı ve aile müdahalelerinden kaynaklanan problemlerin gelin, damat, kayınvalide ve kayınbabalar tarafından farklı algılandığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile, Evlilikte Ebeveyn Müdahaleleri, Evlilikte Çatışma.

Aile içi ilişkilerAile müdahalesiAile sorunları+7
Semra Altuğ
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitime devam eden çocukların kaygıları ile ebeveynlerinin kaygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Kaygı, kaynağı belirsiz olan, belirli bir süre devam eden endişe durumu olarak ortaya çıkar. Kaygı insanların günlük hayatlarında sık sık ve farklı düzeylerde yaşadıkları duygu durumu olarak adlandırılabilir. Hem okul öncesi dönem çocuklarında ve hem de onların ebeveynlerinde farklı zamanlarda farklı düzeylerde kaygıya rastlanmaktadır. Kaygı ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmıştır. Ancak ebeveyn kaygıları ile çocuk kaygılarının birlikte çalışıldığı araştırmaların sınırlı sayıda olduğu görülmüştür. Yapılan bu araştırma, çocuklarının kaygıları ile ebeveynlerin kaygıları arasındaki ilişkiyi, bunları etkileyen çeşitli değişkenleri ortaya koyması bakımından önemlidir. Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitime devam eden çocukların ve ebeveynlerinin kaygılarının çeşitli demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi ve çocukların kaygıları ile ebeveynlerinin kaygıları arasında bir ilişki olup olmadığının ortaya konmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu okul öncesi eğitime devam eden 468 çocuk ve onların ebeveynleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; çocuk ve ebeveyn bilgi formları ile Okul Öncesi Kaygı Ölçeği ve Yetişkinlik Ayrılma Anksiyetesi Anketi kullanılmıştır. Verilerin normal dağılmadığından verilerin analizinde; non-parametrik testlerden Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve Spaerman RHO'su kullanılmıştır Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; kız çocukların kaygı düzeyleri erkek çocuklardan anlamlı derecede yüksektir. Ayrıca çocukların okul öncesi eğitime devam süresi arttıkça kaygı düzeylerinin azaldığı ve öğrenim düzeyi yüksek ebeveynlerin daha az kaygılı çocuklar yetiştirdikleri görülmüştür. Ebeveynlerin kaygı düzeylerine ilişkin bulgularda ise; annelerin babalara göre daha kaygılı oldukları, eğitim düzeyi ve gelir durumu yüksek ebeveynlerin kaygı düzeylerinin düşük olduğu bulgusu el edilmiş ve ebeveyn kaygıları ile çocuklarının kaygıları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Çocuk kaygısı, Ebeveyn kaygısı, Okul öncesi

AileAile tutumuEbeveyn davranışı+5
Ahmet Bora
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki çocukların öz-düzenleme becerileri ile annelerin ebeveynliğe yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, okul öncesi dönemdeki çocukların öz-düzenleme becerileri ile annelerin ebeveynliğe yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Hatay ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören dört-altı yaş grubu 392 çocuk ile bu çocukların ebeveynleri olan 392 anne olmak üzere toplam 784 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; "4-6 Yaş Çocuklarına Yönelik Öz-Düzenleme Becerileri Ölçeği (Anne Formu)" ve "Ebeveynliğe Yönelik Tutum Ölçeği (Anne Formu)" ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde; verilerin normallik değerlerinin incelenmesi için basıklık-çarpıklık değerlerine bakılmıştır. Buna göre; 4-6 Yaş Çocuklarına Yönelik Öz-Düzenleme Becerileri Ölçeği ile Ebeveynliğe Yönelik Tutum Ölçeğine ait verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Çocukların öz-düzenleme becerilerinin, demografik değişkenlere (cinsiyet, yaş, doğum sırası, kendisine ait odasının olma durumu, anne-baba yaş ve anne-baba öğrenim düzeyi) göre incelenmesinde t-test ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca annelerin ebeveynliğe yönelik tutumlarının bazı değişkenlere ( yaş, öğrenim düzeyi, çocuk sayısı) göre incelenmesinde, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Son olarak 4-6 yaş çocukların öz-düzenleme becerileri ile annelerin ebeveynliğe yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; çocukların öz-düzenleme becerileri, cinsiyet, anne-baba yaşı, anne-baba öğrenim düzeyi, kendisine ait odasının bulunması değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ayrıca, annelerin ebeveynliğe yönelik tutumları, yaş ve öğrenim düzeyi değişkenlerine göre farklılık göstermektedir. Araştırmadan elde edilen diğer bir sonuca göre; çocukların öz-düzenleme becerileri ile annelerin ebeveyenliğe yönelik tutumları arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Araştırmadan elde ettiğimiz bu sonuca göre; annelerin ebeveynliğe yönelik olumlu tutumları arttıkça çocuklarının öz-düzenleme beceri düzeylerinin yükseldiği şekilde yorumlanmıştır. Çocukların öz-düzenleme becerileri ile anne ebeveynliğe yönelik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi, farkındalık oluşturması bakımından önemli görülmekte ve araştırmanın, ilgili alanda yapılacak diğer çalışmalara fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

Ebeveyn davranışıEbeveynlerEbeveynlik becerileri+5
Özge İrem Aktaş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabul ölçeğinin geliştirilmesi ve ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabulünün bazı değişkenler açısından incelenmesi

Kişi, doğum öncesinde ya da doğum sonrası hayatlarının bazı bölümlerinde günlük hayatın ortaya koyduğu işlevleri yerine getirme konusunda geçici ya da kalıcı problemlerle karşılaşabilmektedir. Çocuğun engeli varsa karşılaşılan zorluklar ailenin çocuğun engelini ve çocuğu kabul etme seviyesine doğrudan etki edebilmektedir. Bu araştırma iki temel amaca yönelik yapılmıştır. Araştırmanın birinci amacı, ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabul düzeyini ölçmeyi amaçlayan geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Araştırmanın ikinci amacı ise ebeveynlerin özel gereksinimli çocuklarını kabulünün bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Ölçek geliştirme çalışması kapsamında Isparta ilinde özel gereksinimli çocuğu olan 260 ebeveyn ile ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabulünün bazı değişkenlere göre incelenmesi amacıyla da 224 ebeveyn ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında araştırmacı tarafından geliştirilern Ebeveynin Özel Gereksinimli Çocuğunu Kabul Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği Kullanılmıştır. Geliştirilen ölçeğin güvenirlik hesaplamasında Cronbach Alpha katsayıları hesaplamaları kullanılmıştır. Ölçeğin kapsam geçerliliği için alanyazın incelenerek ölçek maddeleri yazılmış ve uzman görüşüne başvurulmuştur. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmaları için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Benzer ölçekler geçerliliği için Pearson Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Veri analizleri SPSS paket programı ve Lisrel 8.7 paket programları kullanılmıştır. Araştırmanın birinci aşamasına ait verilerin analizleri sonucunda 7 madde ve tek boyutlu ölçek elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında ebeveynlerin özel gereksinimli çocuğunu kabulü bazı değişkenlere göre incelenmiştir. Verilerin analizinde Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis Testi kullanılmıştır. Ebeveynlerin özel gereksinimlli çocuğunu kabul düzeylerinde cinsiyet, anne ve baba yaşı bakımından, sosyoekonomik anlamda, evlilik süresinde, eğitim durumu, yaşadığı yerleşim yeri açısından anne ve babanın özel gereksinimli çocuğunu kabul seviyesinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ebeveynin özel gereksinimli çocuğunu kabulünde çocuğun yaşı, tanısı, ebeveynin medeni durumu açısından anlamlı farklılık bulunmuştur.

Ebeveyn davranışıEbeveyn kabul veya reddiEbeveyn-çocuk ilişkisi+5
Muhammed Konar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
11
Master'sOpen AccessTR

Otizmli çocuğa sahip ebeveynlerde benlik saygısı üzerine bir inceleme

Bu çalışmanın amacı otizm tanısı almış çocukların ebevenyleri ile bu tanıyı almamış çocukların ebeveynlerinin benlik saygısı açısından karşılaştırılmasıdır. Çalışmada 94 otizm tanısı almış çocuğu olan 94 ebeveyn deney grubuna, otizm tanısı almamış çocuğa sahip 94 ebeveyn ise kontrol grubuna atanmıştır. Kişilerin benlik saygısı ölçeğini belirlemek için Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve sosyo demografik veri formu kullanılmıştır. İlk olarak deney grubu ve kontrol grubu benlik saygısı açısından karşılaştırılmış, daha sonraki analizde ise otizm tanısı almış çocuğa sahip ebeveynler cinsiyet açısından karşılaştırılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20.0 programı ile analiz edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırma için Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda otizmli çocuğa sahip ebeveynlerin bu tanıyı almamış ebeveynler ile karşılaştırıldıklarında daha düşük benlik saygısına sahip oldukları görülmektedir. Öte yandan otizm tanısı almış ebeveynler cinsiyet açısından karşılaştırıldığında erkeklerin kadınlara göre daha yüksek benlik algısı puanları aldıkları görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Otizm, Benlik Saygısı, Düşük Benlik Saygısı

Aile içi ilişkilerAile sorunlarıAile tutumu+7
Aynur Kaya
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenciler ve ebeveynlerindeki sosyal fobi düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, öğrencilerde ve bu öğrencilerin ebeveynlerinde sosyal fobi görülme sıklığı ve bu ikisi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Kesitsel bir çalışma olarak tasarlanan araştırma, 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Nisan 2018- Mayıs 2018 tarihleri arasında Adana merkez ilçelerinde tesadüfi olarak seçilen 4 ortaokul ve 8 lisede yapılmıştır. Ortaokulların 8, liselerin 9 ve 10. sınıflarda öğrenim gören 178 kız, 190 erkek olmak üzere toplam 368 öğrenci örnekleme alınmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan sosyodemografik değişkenlerden oluşan bireysel bilgi formu, liebowitz sosyal kaygı ölçeği kullanılmıştır. Belirgin düzeyde sosyal fobi görülme sıklığı hem çocuklarda (%17,1) hem de ebeveylerde (%13,6) yüksektir. Ebeveyn sosyal fobi puanı ile çocuk sosyal fobi puanı arasında orta derece korelasyon olduğu saptanmıştır (r=0,59, p<0,0001). Sosyal fobi puanının yaş, cinsiyet, akademik başarı durumu ve anne babanın eğitim düzeyi, aile yapısına göre anlamlı fark gösterdiği saptanmıştır. Bu çalışmadan elde edilen bulgular çocuklar ve ebeveynlerin sosyal fobi düzeyleri arasında orta düzeyde bir ilişki olduğunu, sosyal fobinin aile tarafından çocuklara transfer edildiğine işaret etmektedir. Aile bağlarının güçlü olduğu ülkemizde çocukların ebeveynlerine benzer sosyal tutum geliştirdikleri düşünülmektedir. Bu bulgular, psikoloji alanında sosyal fobi ile mücadele ederken çocuklar veya erişkinlerin tek tek tedavi edilmesinin yanı sıra aileye birlikte tedavi edilmesinin uygun olacağına işaret etmektedir.

Ebeveyn davranışıEbeveynlerErgenler+4
Ahmet Kılıç
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

48–66 aylık okul öncesi çocukların duygu düzenleme becerileri ile davranış sorunları ve ebeveyn tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 48-66 aylık çocukların duygu düzenleme becerileri ile davranış sorunları ve ebeveyn tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Adana ilinde Çukurova, Seyhan ve Sarıçam ilçelerinde bulunan özel okul öncesi eğitim kurumlarındaki 48-66 aylık 342 çocuk ve bu çocukların ebeveynleri ile kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma verilerin toplanmasında ise tarama modellerinden sıklıkla kullanılan tekniklerden birisi olan anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada 48-66 aylık çocukların öğretmenlerine Kanlıkılıçer (2005) tarafından geliştirilen Okul Öncesi Davranış Sorunları Tarama Ölçeği ile Batum ve Yağmurlu (2007) tarafından geliştiren Duygu Düzenleme Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmaya dahil edilen çocukların ebeveynlerine ise Demir ve Şendil (2008) tarafından geliştirilen Ebeveyn Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların demokratik ve aşırı koruyucu ebeveyn tutumlarının "düşük" düzeyde, otoriter ve izin verici tutumlarının ise "orta" düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmada 48-66 aylık çocukların "düşük duygu düzenleme zorluğu" olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte 48-66 aylık çocukların "yüksek duygu düzenleme becerilerine sahip" olduğu ve "düşük duygu düzenleme zorlukları" yaşadığına yönelik sonuçlar ortaya çıkmıştır. Araştırmada 48-66 aylık çocukların "değişkenlik/olumsuzluk" düzeyi ile "kavgacı-saldırgan olma" düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ancak "endişeli ağlamaklı olma, aşırı hareketli dikkatsiz olma" düzeyi arasında yüksek düzeyde negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.

Ana-baba tutumuDavranış bozukluklarıDavranışsal tutum+6
Hanım Hande Erçakallı
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklarda ebeveyn tutumlarının çocukların sosyal kaygı düzeyleriyle ilişkisi

Günümüzde ebeveynler çocuklarıyla ilgili konularda geçmişe nazaran daha hassas davranmaya başladılar. Bu hassasiyet dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklar için çok daha özverili bir şekle dönüşebilmektedir. Ailelerin çocuklarının en küçük bir eksikliğinde bile çok duyarlı olmaları çocukların da belli noktalarda sorunlar yaşamalarına neden olabilmektedir. Özellikle kekemelik başlangıcında ailelerin yeterli bilgiye sahip olmamaları çocuktaki anksiyeteyi artırarak kekemeliğin şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Sosyal anksiyete, kekeme çocuklarda çok daha baskın bir şekilde ortaya çıkmakla birlikte ebeveynlerin tutumlarının anksiyeteyi artıran ya da yavaşlatan bir faktör olma ihtimali yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir. Buna bağlı olarak kekemeliğin hayat boyu devam etmesi veya daha çocuk yaşlarda iken geçmesi yüksek bir ihtimal olarak değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında dil ve konuşma bozukluğu olan çocukların ebeveyn tutumlarını ölçmek ve bu tutumların çocukların sosyal kaygı düzeyleriyle ilişkisini araştırmak amacıyla Malatya'daki ilköğretim çağındaki dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklar ve ailelerine yönelik bazı çalışmalar yapılmıştır. Araştırmamıza toplamda 77 dil ve konuşma bozukluğu olan çocuk ve ailesi katılarak gerekli görüşmeler yapılmış; anketler uygulanmıştır. Katılımcı çocukların 59'u erkek, 18'i kız çocuğudur. Çocukların 1'i anaokulu, 8'i 1. sınıf, 32'si 2. sınıf, 21'i 3. sınıf, 9'u 4. sınıf, 6'sı ortaokul öğrencisidir. Araştırmamız "Ebeveyn Tutum Ölçeği", "Dil ve Konuşma Bozukluklarına Yönelik Tutum ve Bilgi Anketi" ve "Çocuklar İçin Sosyal Anksiyete Ölçeği-Yenilenmiş Biçim" ölçekleri kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmalarımız neticesinde ebeveyn tutumlarından otoriter tutumun diğer ebeveyn tutumlarına göre daha etkili sonuçlar doğurduğu bilgisine ulaşıldı. Annenin yaşının ilerledikçe dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklara olan tutumunda pozitif yönde bir değişimin olduğu tespitinde bulunuldu. Gelir seviyesi düştükçe ebeveynlerin daha fazla sorunlar yaşamalarından kaynaklanan dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklardaki sosyal anksiyetenin arttığı yönündeki bulgulara ulaşıldı. Ayrıca ortaokul mezunu babalar ile lise mezunu babalar arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Lise mezunu babaların Ebeveyn Tutum Ölçeği puanları daha yüksek bulunmuştur. Babanın ortaokul mezunu olduğu katılımcıların Ebeveyn Tutum Ölçeği ortalamaları babanın lise mezunu olduğu katılımcılardan daha düşüktür. Araştırmalarımızda yapılan bu tespitler ve literatürdeki bilgiler dil ve konuşma bozukluğu olan çocukların ebeveyn tutumlarıyla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkili olduğunu göstermektedir.

Dil bozukluklarıEbeveyn davranışıEbeveyn-çocuk ilişkisi+3
Mesut Karataş
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects