Profesyonellik
72 theses under this subject heading
Medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine etkisi: Haber siteleri örneğinde bir alan araştırması
Bu çalışmanın amacı; medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine etkisini, haber siteleri örneği çerçevesinde incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, çalışma kümesini oluşturan 12 medya profesyoneli ile yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve görüşme yöntemini desteklemek için gözlem temelli alan araştırması yapılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden olgubilime dayandırılarak gerçekleştirilen araştırma sonucunda elde edilen veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, medya profesyonellerinin çalışma alanı olan haber kavramının değiştiği, bunun da medya profesyoneli kimliğini dönüştürmeye başladığı ve yayın sürecini esnekleştirdiği ortaya çıkmıştır. Çalışmada ayrıca, gelir modellerinin farklılaşmaya başladığı bu yeni medya ikliminin, örgüt yapısını ve çalışma koşullarını da etkilediği vurgulanmıştır. Son olarak ise 5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun, medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine yansımalarını düzenlemede yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yeni medya, Medya işletmeciliği, Medya profesyonelleri, Çalışma ilişkileri, Medyada çalışma hayatı.
Öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ile tükenmişlikleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemi Kütahya il merkezindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan 358 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma verileri, Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ve tükenmişlikleri hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson Çarpım Moment Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, öğretmenler orta düzeyde bir mesleki profesyonellik algısına sahiptir. Araştırmaya katılan öğretmenler mesleki profesyonellik alt boyutları arasında en yüksek katılımı sırası ile Mesleki Duyarlılık, Duygusal Emek, Kuruma Katkı ve Kişisel Gelişim boyutlarına göstermiştir. Öğretmenlerin mesleki profesyonelliklerine ilişkin görüşleri; cinsiyet, branş, kıdem ve okuldaki toplam öğrenci sayısı değişkenlerine göre bazı boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; yaş, medeni durum, okul türü, eğitim durumu ve okuldaki toplam öğretmen sayısı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler düşük düzeyde bir tükenmişlik algısına sahiptir. Öğretmenler tükenmişlik alt boyutları arasında en yüksek katılımı sırası ile Kişisel Başarı, Duygusal Tükenme ve Duyarsızlaşma boyutlarına göstermiştir. Öğretmenlerin tükenmişliklerine ilişkin görüşleri; yaş, okul türü ve kıdem değişkenlerine göre Kişisel Başarı boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterirken; cinsiyet, medeni durum, branş, eğitim durumu, okuldaki toplam öğrenci sayısı ve okuldaki toplam öğretmen sayısı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin mesleki profesyonellik toplam puanları ile Duygusal Tükenme ve Duyarsızlaşma ile ilgili görüşleri arasında düşük düzeyde, ters yönde ve anlamlı ilişkiler varken Kişisel Başarı ile ilgili görüşleri arasında orta düzeyde, aynı yönde ve anlamlı ilişki vardır. Anahtar kelimeler: Mesleki profesyonellik, tükenmişlik, öğretmen
Profesyonel futbolcularda durumluk kaygı düzeyini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
ÖZET Günümüzde, spor dünyasının en önemli kavramları içerisinde yer alan yüksek performansa ulaşma ve sportif basan elde etme düşüncesi, sporcuların fiziksel, ruhsal ve duygusal yönden daha iyi gelişimi ile mümkün olmaktadır. Özellikle büyük miktarda maddi beklentinin olduğu, seyirci, medya ve yakın çevrenin baskısı altında müsabakalara katılan sporcuların normal ruh sağlığının korunması ile yüksek kaygı seviyesinden uzak tutulması amacıyla sporcularda kaygıya neden olan faktörlerin bilinmesi onlara yardım sürecinde en Önemli yeri oluşturmaktadır. Bu amaçla yapılan bu çalışmada futbolcuların durumluk kaygı düzeylerini etkileyen faktörlerin neler olduğunun tespit edilmesi ve bunların farklı lig ve kategorilerde mücadele eden futbolcular üzerindeki etkilerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu çerçevede dördüncü bölümde profesyonel futbolcuların durumluk kaygı düzeylerini etkileyen faktörler ele alınarak, oyuncular hangi davranış ve şartlarda kaygı düzeylerinin yükseldiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye Profesyonel Futbol Liglerinde oynayan 4231 profesyonel futbolcu oluşturmuş ve toplam 201 futbolcunun cevapladığı anket formu Örneklem grubunu oluşturmuştur. Verilerin analizinde SPSS 12 paket programı kullanılmıştır. Futbolcuların kişisi bilgileri takımlara göre frekans ve yüzde dağılımları alınarak belirlenmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde kişisel bilgiler bölümündeki değişkenler ile durumluk kaygı düzeyi ölçeğindeki sorular arasında Monte Carlo Simülasyonu kullanılarak Ki-kare testi uygulanılarak ilişki aranmış ve elde edilen sonuçlar değerlendirmeye alınmıştır. Sonuç olarak, profesyonel futbolcular üzerinde yapılan çalışmada sporcuların durumluk kaygı düzeylerini etkileyen faktörlerin farklı şekillerde kendini gösterdiği ve bunlar içerisinde de sporcuların durumluk kaygı düzeyinin farklı şekillerde etkilendiği görülmüştür. Bütün sporcuları aynı şekilde motive etmenin sporcular üzerine farklı etkilerde bulanabileceğinin göz önünde bulundurulmalıdır.
Hemşirelerin profesyonellik tutumlarının hemşireler arası işbirliğine etkisi
Bu araştırma hemşirelerin, mesleki profesyonellik tutumlarının hemşireler arası işbirliğine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapılan bu araştırmanın evrenini Kayseri Şehir Hastanesi'nde çalışan tüm hemşireler (n=1020) oluşturmuştur. Bu hastanede aktif çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden hemşireler örneklemi oluşturmuştur (n=409). Araştırmanın etik izni, Kırıkkale Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu tarafından, Ocak 2019 da alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel verileri içeren sosyo-demografik özellikler formu, Çelik Durmuş (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Hemşire-Hemşire İşbirliği Ölçeği", Erbil ve Bakır (2006) tarafından hazırlanan "Mesleki Profesyonel Tutum Envanteri" kullanılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen veriler SPSS 17 programında uygun testler yapılarak incelenmiştir. Araştırmada Mesleki Profesyonel Tutum Envanteri puan ortalaması 4,26 ± 0,45 ile Hemşire-Hemşire İşbirliği Ölçeği puan ortalaması 2,47 ± 0,72 olarak belirlenmiştir. Araştırmada erkek hemşirelerin, acil ve ameliyathane hemşirelerinin işbirliği puan ortalamaları yüksek çıkmıştır. Bu araştırmada hemşirelerin profesyonellik tutum düzeyleri incelendiğinde; cinsiyet, medeni durum, hemşire olarak çalışma yılı ve çalışılan birimde geçirilen yılın hemşirelerin profesyonellik tutum düzeylerini etkilemediği görülmektedir. Araştırma sonucunda ise hemşirelerin profesyonellik tutumları ile hemşireler arası işbirliği üzerinde pozitif zayıf bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.
Profesyonel futbolcuların psikolojik savaşlarını keşfetmek
Bu çalışma; profesyonel futbolcuların psikolojik savaşlarının keşfetmek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya, Türkiye Futbol Federasyonu profesyonel ligler bünyesinde ve farklı farklı kulüplerde oynayan 10 erkek futbolcu katılmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma desenlerinden biri olan ve nasıl niçin sorularını ön plana çıkaran durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak ''Görüşme Formu Tekniği'' çerçevesinde araştırmacı tarafından açık uçlu sorular oluşturulabilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile sonuçlandırılmıştır. Araştırma sonucunda profesyonel futbolcuların oynadıkları kulüplerin %40'ında psikolojik danışman olmadığı, yaşadıkları olumsuzluklar karşısında aileleri ve yakın çevreleri ile bu süreci atlattıkları sonucuna ulaşılmış ve bazı durumlar da kulüplerde futbolculara psikolojik danışmanlık verilmesi gerekliliği söylenebilir.
Sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğindeki profesyonelliğe ilişkin görüşlerinin incelenmesi (Hatay ili örneği)
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin mesleklerindeki profesyonelliğe ilişkin görüşlerinin ne olduğuna, mesleğe ve meslektaşlarının profesyonelliğine ilişkin görüşlerinin ne olduğuna, profesyonel bir öğretmende olması gereken unsurlara, profesyonelliklerini etkileyen unsurlara ve profesyonelleşme süreçlerine ilişkin öğretmen görüşlerinin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırma nitel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubu 17 öğretmenden oluşmaktadır ve bu çalışma grubu maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi belirlenmiştir. Araştırmada çalışma grubunda yer alan 17 öğretmenle yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşme yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yapılmıştır. Araştırma bulgularında ise, öğretmenlerin profesyonellik tanımlamaları literatürdeki tanımlarla uyumlu olduğu görülmüştür. Demografik özelliklere göre profesyonellik tanımlamalarında ise kadın öğretmenlerin daha çok duyuşsal alanı ön plana alan ifadeler kullandığı, erkek öğretmenlerin ise daha çok kuralları izleme, alanında ilerleme gibi tanımları kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin çoğunluğu mesleklerini profesyonel bir meslek olarak görmekte iken, meslektaşlarını yarı profesyonel olarak gördükleri ortaya çıkmıştır. Profesyonel öğretmende olması gerekenlerin ise öğretmen bilgisi, kişisel ve mesleki özellikleri ile ifade edilmiştir. Profesyonelliğe katkısı olan etkenlere, sırası ile eğitim ve seminerlere, teşvikler, statü, kariyer sistemine değinilmiştir. İş tatminsizliği, yasalar, program ve ders kitaplarına bağlı kalma gibi durumların profesyonelliğe olumsuz etkisi ifade edilmiştir. Öğretmenlerin çoğu profesyonelliğin bir süreç ile oluşacağını ifade etmektedir. Bu süreci etkileyen faktörlere değinerek; alınan eğitimlerin etkili olduğuna, deneyimlere, kişinin çabasına ve seçim kriterlerindeki olumsuzlara yönelik görüş bildirmişlerdir. Elde edilen bulgular literatür ile tartışılarak uygulamaya ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Profesyonellik, Öğretmenlik Mesleği, Öğretmen, Profesyonelleşme süreci
Okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Okul yöneticisinin sahip olduğu özellikler okulun genel performansını ve öğrencilerin akademik başarısını etkilemektedir. Bu bağlamda okul yöneticilerinin okuma motivasyonları eğitim alanındaki yeni araştırmaları ve uygulamaları, meslekleriyle ilgili güncel gelişmeleri takip etmeleri açısından önem taşımaktadır. Ayrıca bir yöneticinin öz yeterlilik algısı, kendi yeteneklerine olan güvenini ifade eder. Dolayısıyla yüksek okuma motivasyonu ve öz yeterlilik algısı okul yöneticisinin sürekli öğrenme ve gelişme yolunda kendine inanarak daha etkili liderlik sağlamasına yardımcı olabilir. Bu çalışmanın amacı okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda "Okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellik düzeyleri arasındaki ilişki nasıldır?" sorusuna cevap aranmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel desende tasarlanmıştır. Çalışmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Manisa ilinde Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki resmi devlet okullarında ilkokul, ortaokul ve lise kademesinde görev yapan okul yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini uygun örnekleme yoluyla seçilen 177 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgiler Formu, Schutte ve Malouff (2007) tarafından geliştirilen, Yıldız, Yıldırım, Ateş ve Çetinkaya (2013) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Yetişkin Okuma Motivasyonu Ölçeği; Yazıcı ve Akyol (2021) tarafından geliştirilen Okul Müdürlerinin Mesleki Profesyonellik Ölçeği ve Tschannen-Moran ve Gareis (2004) tarafından geliştirilen, Baltacı (2020) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Okul Müdürü Öz Yeterlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler aracılığıyla toplanan veriler Jamovi programı kullanılarak analiz edilmiştir. İkili bağımsız gruplar için t-testi, üç veya daha fazla bağımsız gruplar için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Ayrıca yöneticilerin okuma motivasyonları kontrol altına alındığında öz yeterlilik algılarının mesleki profesyonelliklerini nasıl yordadığını saptamak için hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında okul yöneticilerinin öz yeterlilik algılarının mesleki profesyonellik algıları ve okuma motivasyonlarına göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellik düzeyleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve düşük düzeyde ilişki olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bir diğer önemli sonucu da okul yöneticilerinin öz yeterlilik algısı puanlarının okul yöneticilerinin mesleki profesyonellik düzeyi puanlarını yordayıcı etkisi istatiksel olarak anlamlı olması ve bağımlı değişkendeki varyansın %42.2'sini açıklamasıdır. Okuma motivasyonu analize dahil edildiğinde ise okuma motivasyonu değişkeninin okul yöneticilerinin mesleki profesyonellik düzeyleri üzerindeki etkisinin istatiksel olarak pozitif ve anlamlı olup tek başına bağımlı değişkendeki değişimin %1.4'ünü açıkladığı görülmektedir. Yordayıcı değişkenlerin okul yöneticilerinin mesleki profesyonellikleri üzerindeki göreceli önem sırasında öz yeterlik algıları daha ön planda iken okuma motivasyonları çok daha arka planda yer almıştır. Okul yöneticilerinin eğitimle ilgili güncel çalışmaları takip etmenin ve okumaları pratik uygulamalara dönüştürmenin mesleki profesyonellik düzeyine katkısını fark etmeleri için okuduğu makale ya da kitaptan edindiği bilgiyi uygulayarak fark yaratmış okul yöneticileri varsa bunları paylaşmaları önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Okul Yönetimi, Okul Yöneticileri, Okuma Motivasyonu, Öz Yeterlilik, Mesleki Profesyonellik.
Yönetici hemşirelerin profesyonel değerleri
Yönetici hemşirelerin profesyonel değerlerini belirlemek amacı ile tanımlayıcı olarak yapılan bu çalışma, Adana ilinde bulunan iki üniversite ve bir devlet hastanesinde çalışan 98 gönüllü sorumlu hemşire ile yapılmıştır. Çalışmada literatür taranarak geliştirilmiş olan kişisel bilgi formu ile Weis ve Schank tarafından 2000'de geliştirilmiş, Türkçe uyarlaması Orak tarafından 2005'te yapılmış, beşli likert tarzda olan Hemşirelerin Profesyonel Değerleri Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma için gereken tüm izinler ve etik kurul onayı, katılımcılardan sözel onam alınmıştır. Veriler araştırmacı tarafından 15.09.2018-15.01.2019 tarihleri arasında, yüzyüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS Statistics 24 paket programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirmesinde frekans çizelgeleri, tanımlayıcı istatistikler, independent sample-t, ANOVA, Tukey, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H testleri kullanılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 40,09±5,69 yıl olup %93,9'unun kadın, %71,4'ünün lisans mezunu olduğu belirlenmiştir. Katılımcı hemşirelerin profesyonel değerleri ölçeğinin toplam puan ortalama değeri 123,23±18,54 olarak tespit edilmiştir. Çalışmada ölçeğin iç tutarlılık katsayısı 0.91, insan onuru boyutu 0.89, sorumluluk boyutu 0.87, harekete geçme 0.85, güvenlik 0.88 ve otonomi alt boyutu 0.87 bulunmuştur. Sosyo-demografik ve mesleki özellikleri ile profesyonel değerleri arasında yaş hariç herhangi bir ilişki olmadığı saptanmıştır. Hemşirelerin profesyonel değerleri ölçeğinin insan onuru ile sorumluluk, harekete geçme ve otonomi alt boyutları arasında pozitif yönde, yüksek derecede ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Hemşirelerin profesyonel değerleri ölçeği toplam puanı ile de diğer tüm alt boyutlar arasında pozitif yönde, yüksek derecede ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Hemşirelerin profesyonel değerler ölçeğinden aldıkları puanın yüksek olduğu ve ölçek üzerinde sadece yaşın etkili olduğu tespit edilmiştir.
Fizyoterapistlerin mesleki profesyonelliklerini uygulayabilme düzeylerinin araştırılması
DEDEOĞLU T., Fizyoterapistlerin mesleki profesyonelliklerini uygulayabilme düzeylerinin araştırılması, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep 2018. Bu çalışma, Amerikan Fizyoterapi Derneği'nin (AFD) tanımladığı fizyoterapi de temel değerler kapsamında Türkiye'deki fizyoterapistlerin profesyonellik düzeylerini değerlendirmek ve profesyonellik düzeylerine etki eden faktörleri incelemek amacıyla planlandı. Çalışmaya yaş ortalaması 29,8±5,8 yıl ve mesleki deneyim süresi 6,7±5,9 yıl olan 384 fizyoterapist katıldı. Fizyoterapistlerin profesyonellik düzeylerini değerlendirmek için AFD tarafından geliştirilen "Fizyoterapide Profesyonellik: Temel Değerler Öz Değerlendirme Ölçeği (FPTDÖ)" kullanıldı. Araştırma kapsamında öncelikle FTPDÖ' nün Türkçeye uyarlanması yapıldı. Test-tekrar test güvenirliği (Intraclass Correlation Coefficient-ICC) ve iç tutarlılık güvenirliği (Cronbach α) test edildi. İç tutarlılık güvenirliliğinin yüksek (α=0,97) ve test tekrar test güvenirliliğinin (ICC=0,82) kabul edilebilir düzeyde olduğu belirlendi. Fizyoterapistlerin genel FPTDÖ puan ortalaması 269,7±36,4'idi. Sonuç olarak fizyoterapistlerin mesleki değerleri sık sık sergiledikleri, profesyonellik düzeylerinin yüksek olduğu görüldü. Ayrıca mesleki değerler hakkında yeterince farkındalıklarının olmadığı ve lisans eğitimlerinde de yeterince farkındalık kazandırılmadığı görüldü. Doktora veya yüksek lisans derecesine sahip, üniversitede çalışan, meslek içi eğitim, kurs veya seminerlere destek veren kurumlarda çalışan, mesleği devam ettirme eğiliminde olan, mesleğini seven ve mesleğin icrasından memnun olan fizyoterapistler FPTDÖ'den daha yüksek puan aldığı ve FPTDÖ' de yer alan mesleki değerleri daha yüksek düzeyde sergilediği görüldü (p<0,05). Ayrıca fizyoterapistlerin mesleki değerler hakkındaki farkındalık düzeyi ile FPTDÖ puanları arasında pozitif yönde güçlü bir ilişki olduğu belirlendi (r=0,716 p<0,001). Bu çalışmada görülmüştür ki Türkiye'deki fizyoterapistler arasında profesyonellik düzeylerini iyileştirmek için fizyoterapi müfredat, eğitim değişiklikleri ve çalışma koşullarının gözden geçirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Fizyoterapist, Profesyonellik, Mesleki Değerler, Türkiye
Özel hastanelerde yönetimin profesyonelleşmesinin kurumsallaşma süreci üzerindeki etkisi: Gaziantep ilindeki özel hastanelerde bir uygulama
Özel hastanelerin artışıyla birlikte sağlık hizmetlerinin kâr odaklı bir anlayış içine girmelerine neden olmuştur. Özel hastane yönetimi anlayışı patron ve yönetici kavramlarını birbirinden ayrı şekilde kullanmaya başlamış ve patronun veya kurucunun yönetsel anlamda yetersiz kalmasıyla birliktede profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Özel hastanelerin profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmesi hastanelerin kurumsallaşması ihtiyacını doğurmuştur. Son yıllarda yasal, teknolojik ve bilimsel gelişmelerinde etkisiyle rekabet ve sağlık hizmetlerinin bir arada olduğu özel hastanelerde rekabet durumu oluştuğu görülmektedir. Bu durum kurumsallaşmanın olduğu nitelikli iş gücünün kullanıldığı özel hastanelerin tercih edilmesini sağlamıştır. Bu çalışmada özel hastanelerde yönetimde yaşanan profesyonelleşme ve kurumsallaşma üzerine etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma Gaziantep ilindeki özel hastanelerden anket ile toplanan verilerle yapılmıştır. Araştırmanın amacı Gaziantep ilindeki özel hastanelerde yönetimin profesyonelleşmesi ve kurumsallaşma üzerindeki etkisini incelemektir. Yapılan bu çalışmada özel hastanelerin yönetiminin profesyonelleşmesinin kurumsallaşma üzerinde etkili olup olmadığı incelenmiş ve yapılan analizler sonucunda kurumsallaşmanın gerçekleşebilmesi için yönetimin profesyonelleşmesinin büyük bir öneme sahip olduğu görülmüştür.
Hemşirelerin meslekte profesyonel tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi
Amaç: Bu araştırma, tanımlayıcı nitelikte olup, hemşirelerin meslekte profesyonel tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Araştırmanın evreni, Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde çalışan 327 hemşireden oluşmaktadır (N=327). Araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen toplam 271 hemşire örneklemi oluşturmuştur (n=271). Araştırmanın verileri "Hemşireler İçin Tanıtıcı Bilgi Formu'' ve ''Meslekte Profesyonel Tutum Envanteri-MPTE'' ile toplanmıştır. Araştırma analizleri SPSS 15.0 istatistik analiz programı ile yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma, bağımsız değişkenlere göre meslekte profesyonel tutum puan ortalamalarının karşılaştırılmasında bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi, regresyon analizi, ileri analiz olarak Posthoc Tukeys HSD analizi, kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 31.19±6.11'dir. Hemşirelerin %55.4'ü lisans mezunu, %73.4'ü servis hemşiresi olarak görev yapmakta, %74.5'i haftada 40 saatten fazla çalışmaktadır. MPTE puan ortalaması 138.33±11.36 olarak iyi düzeyde saptanmıştır. Çalışmada, lisansüstü eğitim yapanların, sorumlu hemşire olarak çalışanların, kliniklerde ve polikliniklerde çalışanların, 11 yıldan daha fazla süre meslekte çalışanların, sadece gündüz çalışanların, hemşire olarak isteyerek çalışanların, mesleğini sevenlerin, mesleğini yeniden seçse yine hemşireliği seçecek olanların, meslekte profesyonel olduğunu düşünenlerin, kurum dışı bilimsel aktivitelere katılanların, mesleki yayınları takip edenlerin meslekte profesyonel tutum puan ortalamalarının yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,05). Sonuç ve Öneriler: MPTE puanları üzerinde en fazla etkiye sahip değişkenler mesleki deneyim, meslekte profesyonel olduğunu düşünme ve meslekle ilgili yayınları takip etme durumu olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin profesyonel tutumlarını destekleyecek fırsatların geliştirilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir.
Görevdeki sağlık profesyonellerinin temel empati düzeylerinin araştırılması
Amaç: Bu araştırma tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte olup, amacı profesyonel sağlık çalışanlarının temel empati düzeylerinin cinsiyet, yaş ve meslek gibi değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek ve kendini ifade etme, yaşam doyumu, meslekte hissedilen tükenme gibi bazı değişkenlerle ne derecede ilişkisinin olduğunu saptamaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne bağlı Turgut Özal Hastanesi Ek Binası' nda hizmet veren hemşire, doktor, sağlık teknisyeni, ebe ve acil tıp teknisyeninden seçkisiz örnekleme yoluyla seçilen 164 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada "Sosyo Demografik, Mesleki Özellikler ve Meslekle İlgili Düşünceler Soru Formu" (SDMÖMDSF), "Temel Empati Ölçeği" (TEÖ), "Yaşam Doyumu Ölçeği" (YDÖ) ve "İfade Etme Ölçeği" (İEÖ) kullanılmıştır. Veri analizinde Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 22 paket programı kullanılmıştır. Pearson momentler çarpımı korelasyonu, bağımsız örneklemler t testi, ANOVA analizi ve basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Araştırma örnekleminde; kadınların erkeklere göre, ortalama yaş olarak hesaplanan 34,55'ten büyük olan yaş grubunun küçük olan yaş grubuna göre ve hemşirelerin doktorlara göre temel empati düzeyleri yüksektir. Sonuçlar: Ülkemizde sağlık çalışanlarında iletişim, empati, kendini ifade etme, yaşam doyumu, hizmeti kalitesini arttırıcı çalışmaların yapılabilmesi için üzerinde daha fazla araştırma yapılması gereken önemli kavramlardır. Anahtar Sözcükler: Profesyonel Sağlık Çalışanı, Temel Empati Düzeyi, Sağlık Hizmetlerinde İletişim
Ortaokul öğretmenlerinin mesleki profesyonelliklerinin geliştirilmesinde bir araç olarak hesap verebilirlik
Bu araştırmanın amacı; ortaokul öğretmenlerinin hesap verebilirliklerine ve mesleki profesyonelliklerine yönelik görüşlerinin ve hesap verebilirlik ile mesleki profesyonellik arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilindeki ortaokullarda görev yapan ve basit tesadüfi örnekleme yoluyla belirlenen 576 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; kişisel bilgi formu ile öğretmenlerin hesap verebilirliklerinin ve mesleki profesyonelliklerinin incelenmesine yönelik ölçekler kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde, betimsel istatistikler hesaplanmış; t testi, ANOVA testi, Pearson korelasyon analizi, basit doğrusal regresyon analizi, aşamalı çoklu regresyon analizi ve Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; ortaokul öğretmenlerinin çoğu zaman hesap verebilir oldukları ve kendilerini mesleki açıdan tamamen profesyonel olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerin hesap verebilirlikleri ile mesleki profesyonellikleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır ve hesap verebilirlik, mesleki profesyonelliğin anlamlı bir yordayıcısıdır. Hesap verebilirlik ile mesleki duyarlılık arasındaki ilişkide, kuruma katkı ve duygusal emeğin kısmi aracılık rolü bulunmaktadır. Mesleki profesyonellik ile görev ve sorumluluk arasındaki ilişkide ise, beklentiler ve iletişim kısmi aracılık rolüne sahiptir. Araştırmanın bulgularına dayalı olarak; öğretmenlerin mesleki profesyonelliklerini artırabilmek için, öğretmenlerin hesap verebilir olmalarını sağlayabilecek okul temelli yönetimsel uygulamaların tasarlanması önerilmektedir.
An analysis of lesson observation through peer-coaching in a continuing professional development program: Teachers' perceptions of professional development, efficiency and feedback
Teachers' continuing professional development is one of the significant factors both in terms of their job satisfaction and students' academic progress. At this point, it cannot be denied that being responsible for their own learning process during their professional life and managing their perceptions in a proper way have determining roles in achieving the predetermined goals for teachers. In this respect, the purpose of present study was to investigate the teachers' perceptions of continuing professional development and observe to what extend peer-coaching effects their perceptions of professional development. A qualitative research case study design was applied for the present study in accordance with its purpose. 16 instructors (9 female and 6 male) working at the School of Foreign Languages in a private university took part in this study as participants. Collected data was analyzed with Creswell's (2012) inductive content analysis. The findings reached as a result of the study revealed that teachers' perceptions of continuing professional development before peer-coaching process were categorized under four headings. They were (1) lifelong learning, (2) staying up to date, (3) skills development, and (4) team-building process. As a result of the peer-coaching process, a new concept as self-leadership emerged. It was also observed that while the number of participants perceiving the CPD as staying up to date, skills development and team-building process increased, the number of participants perceiving the CPD as lifelong learning remained the same. It was observed that the most meaningful change occurred in perceptions was team-building process with the highest increase followed by skills development with the second highest increase. Additionally, according to the findings, the majority of the participants stated that peer-coaching model was efficient on their professional development processes. Keywords: Continuing Professional Development, Peer-coaching, Professionalism, Efficiency
The relationship between occupational professionalism and job satisfaction of EFL teachers: Kilis sample
Today, occupational professionalism and job satisfaction have an important place in education as in all sectors. Teachers' occupational professionalism and job satisfaction are important factors that increase the quality of education. It is thought that occupational professionalism affects job satisfaction and job satisfaction also affects occupational professionalism. In this context, the purpose of this study is to reveal the relationship between English teachers' occupational professionalism and job satisfaction. The research sample consists of 150 English teachers working at different schools in Kilis province. In this study, quantitative and qualitative research methods were used together and thus mixed design was preferred. Two scales were used to obtain quantitative data which were Occupational Professionalism of Teachers Scale and Teacher Job Satisfaction Scale. SPSS Statistics 23 was used to analyze the data obtained through the questionnaire. Means, standard deviations, percentages and frequencies were calculated through this program. Spearman's rho correlation coefficient was used to examine the relationship between occupational professionalism and job satisfaction. In addition, one-way ANOVA and Kruskal Wallis H test were used to find out whether the occupational professionalism and job satisfaction of English teachers differ according to demographic characteristics. In the qualitative dimension of the study, interviews were conducted with 15 teachers according to the scale scores among the English teachers who participated in the survey. The findings showed that English teachers' occupational professionalism level is high and their job satisfaction level is medium. Besides, a significant positive relationship was found between the occupational professionalism of English teachers and their job satisfaction. Based on the demographic characteristics of the participants, there was no significant difference between their occupational professionalism and job satisfaction. Finally, the results obtained from the interviews with the teachers also support the quantitative results.
Sağlık profesyonellerinin yalın uygulamalara direncini belirlemeye yönelik bir araştırma
Üretim işletmelerinde başarılı uygulamaları olan yalın üretim tekniklerinin, ülkemizde 2000 yılından sonra sağlık işletmelerinde karşılaşılan problemlerin çözümünde önemli katkıları olduğu, kurumlarda yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Örgütsel değişimi beraberinde getiren yalın uygulamalar sağlık profesyonellerinin direnci ile karşılaşmaktadır. Yalın yolculukta sağlık profesyonellerinin direncini en aza indirebilmek için ortak kurum hedeflerinin ve değişim için gerekli kültürel alt yapıyı sağlamak gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama Araştırma Merkezinde görev yapan sağlık profesyonellerinin yalın uygulamalarına karşı direnç durumlarının belirlenmesidir. Bu çalışma kapsamında; literatürde benzer çalışmalarda kullanılan''Değişime Karşı Tutum Ölçeği''doğrultusunda hazırlanan anket soruları Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama Araştırma Merkezinde görev yapan 202 sağlık profesyoneline uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; yalın uygulamaların getirisi olan sağlık merkezindeki değişimin, yönetilmesi aşamasından sağlık profesyonellerin memnun oldukları, anacak sağlık profesyonellerin performans ve ödüllendirme yönetiminden memnun olmadıkları görülmüştür. Kurum aidiyeti düşük bulunmuştur. Yalın Uygulamaları her aşamasında hizmetiçi eğitimlerin ağırlık verilmesinin olumlu sonuçlar getirdiği ortaya konulmuştur. Yalın uygulamalara karşı direnç orta düzeyde değerlendirilmiştir.
Türkiye'de gazetecilik mesleğinin güvencesizleşme süreci
Bu araştırma Türkiye'de gazetecilik mesleğinin güvencesizleşme sürecini, çalışma ilişkilerinde yaşanan güvencesizleşmeyi ve buna bağlı olarak mesleki pratiklerde meydana gelen değişimi anlamaya yönelik yapılmıştır. Yapılan çalışmayla Türkiye'de gazetecilik mesleğindeki güvencesizleşme sürecini çalışma koşullarında yaşanan kötüleşmeler üzerinden açıklamak ve buna bağlı olarak mesleki pratiklerde meydana gelen dönüşümü ve gazetecilerin bu duruma yönelik mücadelesini anlamlandırabilmek amaçlanmaktadır. Bu kapsamda öncelikle güvencesizleşme kavramı, güvencesizleşmenin tarihsel süreci, mesleklerin profesyonelleşmesi ile güvencesizleşme arasındaki ilişki ve güvencesizleşme sürecine yönelik örgütlenme pratikleri kavramsal çerçevede açıklanmıştır. Sonrasında gazetecilik mesleğinin profesyonelleşme süreci ve 1980 sonrası neoliberal politikalarla birlikte alanda görünürlüğünü artıran güvencesizleşme tartışılmıştır. Bulgular kısmında nitel ve nicel veri toplama tekniklerinin bir arada kullanılmasına imkân tanıyan karma yöntem kullanılmıştır. Yazılı, görsel, dijital ve serbest alanda, ulusal düzeyde gazetecilik faaliyetini yürüten 209 kişiyle online anket yapılmış, 15 gazeteciyle ise derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. Anket ve mülakatlardan elde edilen veriler karma yöntemin açıklayıcı ardışık sıralı desenine göre değerlendirilmiştir. Öncelikle düşük ücretler, işsizlik, sendikasızlaşma, sosyal haklarda gerileme, esnek istihdam, çalışma sürelerinin ve yoğunluğunun artışı gibi çalışma koşullarında meydana gelen güvencesizleşme süreci incelenmiş, sonrasında ise bu sürecin mesleki pratiklerde meydana getirdiği uzmanlaşma, vasıfsızlaşma, editoryal bağımsızlık başlıkları ele alınmıştır. Bununla birlikte gazetecilerin tüm bu sürece yönelik nasıl bir mücadele ortaya koydukları, bu mücadelenin hangi düzeyde (bireysel/örgütsel) seyrettiği gazetecilerin deneyimleri üzerinden açıklanmıştır. Yapılan çalışmanın sonucuna göre ücret, istihdam, sosyal haklar, çalışma süresi ve yoğunluğu gibi çalışma ilişkilerine yönelik unsurlarda güvencesizleşmenin arttığı, bu durumun uzmanlaşma, eğitim, editoryal bağımsızlık gibi mesleki pratikleri olumsuz yönde etkilediği, buna yönelik gazetecilerin güçlü bir örgütlenme ortaya koyamadıkları bulgulanmıştır.
Kadına yönelik şiddeti önlemede kadın sığınmaevi modelleri: İhtisaslaşma örneği
Kadına yönelik şiddet dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir sorundur. Şiddet; fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel olarak farklı türleri içinde barındırmaktadır. Şiddet gören kadınların şiddet ortamından uzaklaşması, destek alarak güçlenmesi noktasında "sığınma evleri" kavramı ortaya çıkmaktadır. Farklı sosyokültürel ve ekonomik yapıdan gelen kişilerin zorunluluk nedeniyle aynı ortamda kalması durumunda etkin bir iletişim olması pek mümkün olmamaktadır. Aynı zamanda kişilerin deneyimlerinin de farklı olması ihtiyaçlarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Bu noktada ihtisaslaşma önemli bir unsurdur. Bu çalışmada, doküman inceleme yöntemi kullanılarak Türkiye'de ve Dünya'da bazı ülkelerdeki sığınmaevleri incelenmiş ve sığınmaevlerinde ihtisaslaşma konusu incelenmiştir.
Amatör ve profesyonel erkek futbolcuların karar verme, problem çözme ve iletişim becerilerinin bazı değişkenler bakımından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, amatör ve profesyonel erkek futbolcuların, karar verme, problem çözme ile iletişim becerileri arasındaki ilişkileri belirlemek, ayrıca yaş, eğitim durumu ve oynadıkları mevkilerin etkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır.Çalışma evreni olarak Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel ve amatör spor kulüplerinde oynayan erkek futbolcular belirlenmiştir. Örneklem olarak ise Ankara Bölgesinde yer alan MKE Ankara Gücü, Gençler Birliği Spor Kulübü, Hacettepe Spor Kulübü, BUGSAŞ SK, Keçiören SK, Şekerspor SK, Ankara Demir SK, Kızılcahamam SK ve Keçiören SK profesyonel futbol takımları ile amatör liglerde futbol oynayan erkek futbolcular arasından tesadüfi seçim yöntemi kullanılarak seçilen 284 futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; ?Problem Çözme Becerileri Ölçeği?, ?Melbourne Karar Verme I-II Ölçeği? ve ?Futbolda Antrenör İletişim Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, amatör ve profesyonel erkek futbolcular arasında karar verme, problem çözme ve iletişim becerilerinin amatör futbolcuların lehine olduğu saptanmıştır. Amatör ve profesyonel erkek futbolcuların karar verme, problem çözme ve iletişim becerilerinin yaş gruplarına göre farklılaşmadığı, amatör ve profesyonel erkek futbolcuların karar verme, problem çözme ve iletişim becerilerinin eğitim durumlarına göre farklılaşmadığı ve amatör ve profesyonel erkek futbolcuların karar verme, problem çözme ve iletişim becerilerinin oynadıkları mevkilere göre farklılaşmadığı saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Futbolcu, Problem Çözme Becerileri, Karar Verme Becerisi ve Antrenörle İletişim
Hemşirelerin profesyonellik davranışlarının iş doyumuna etkisi
Araştırma, hemşirelerin profesyonellik davranışlarının iş doyumuna etkisine bakmak amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırma, Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan birisi Sağlık Bakanlığı'na, biri Üniversite'ye diğeri Özel bir kuruma bağlı üç ayrı hastanede, hemşirelerin görev aldığı tüm ünitelerde yapılmıştır. Araştırmaya en az ön lisans mezunu eğitimi almış hemşireler dahil edilmiş ve araştırma 531 hemşire üzerinde yapılmıştır.Veriler, ?Kişisel Bilgiler?, ?Hemşirelikte Profesyonelliğe İlişkin Davranışsal Envanter? ?Minnesota Doyum Ölçeği?, kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya katılmayı kabul eden hemşirelere veri toplama formu verilerek araştırmacının gözetiminde doldurmaları sağlanmıştır.Veri toplama formu 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde hemşirelerin tanıtıcı özelliklerini içeren 9 soru, ikinci bölümde profesyonelliğe ilişkin 39 soru, üçüncü bölümde iş doyumuna ilişkin 20 soru ve son olarak hemşirelerin profesyonellik ve iş doyumuna ilişkin görüşlerini içeren 4 soru olmak üzere toplam 72 soru yer almaktadır.Verilerin kodlama ve değerlendirme işlemleri SPSS 18.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, Tek Yönlü Anova, Ki-Kare Testi, Tukey ve LSD Post Hoc testleri, Korelasyon analizi, Regresyon Analizi, sayı, yüzde, frekans ve ortalama SD hesapları kullanılmıştır.Araştırmada hemşirelerin sorulara verdikleri cevaplar bakımından, genel olarak orta düzeyde iş doyumu algıladıklarını (özel hastane =3.400±0.696; üniversite hastanesi =3.130±0.659; devlet hastanesi =2.770±0.682 ), özel hastanede çalışan hemşirelerin en yüksek profesyonellik ortalaması aldıkları ( = 8.410±3.213), profesyonellik ile iş doyumu arasında pozitif yönde bir ilişki ve bu ilişkinin anlamlı olduğu (r=0.299; p= 0.000) saptanmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.
An investigation of EFL teachers' perceptions of their professional identity throughout the covid-19 pandemic
There are insufficient words to define the significance of teachers for the future; therefore, universal acknowledgement is required in which the professional identity of teachers is clarified and better understood. The sacrifices made by teachers cannot be ignored, particularly during COVID-19, when the entire world is affected. This study aimed to assess how the COVID-19 pandemic influenced educators' identities. The purpose of the study was to investigate the personal and professional experiences that influence the identities of EFL teachers and to determine how factors such as teaching beliefs, professional socialization, career development, and professional competence influence the identities of EFL teachers during the COVID-19 pandemic. For the aim of this study, the quantitative method was used. Participants in the study were EFL teachers from public schools in Malatya, Turkey. The total number of participants was 120. Participants in this descriptive study were chosen at random. EFL teachers' identities were disclosed using a 40-item, 5-point Likert scale questionnaire adapted from Noi et al. (2016) that focused on the following aspects: (1) teaching beliefs, (2) professional socialization, (3) career development, and (4) professional competence. The results of the study indicated that the teachers who participated in the survey had a high level of professional identity perception regarding their learning needs. Moreover, teachers' perceptions of their professional identity in regards to professional socialization, career advancement, and professional competence were above the medium level.
Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki profesyonellik ve mesleğe adanmışlık düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki adanmışlık ve mesleki profesyonellik düzeylerini belirleyerek, aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın çalışma örneklemini 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar dönemi Bolu ili ve ilçelerinde görev yapan 142 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplanmasında beden eğitimi öğretmenlerinin sosyodemografik özelliklerini belirleyebilmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Kozikoğlu ve Senemoğlu (2018) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Adanmışlık Ölçeği" ve Yılmaz ve Altınyurt (2014) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Mesleki Profesyonellik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, çarpıklık ve basıklık testleri, Levene Testi, bağımsız gruplar t testi ve Pearson Korelasyon testinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde çalışmaya katılan beden eğitimi öğretmenlerinin mesleğe adanmışlık düzeylerinin yüksek seviyede olduğu belirlenmiştir. Mesleğe adanmışlık ölçeğinin tüm alt boyutları ve ölçeğin tamamından elde edilen puanlar cinsiyet, görev yapılan okul türü, eğitim seviyesi ve mesleki kıdem değişkenlerine göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır (p>0,05). Ayrıca, Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki profesyonellik düzeylerinin yüksek seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ölçeğinin tüm alt boyutları ve ölçeğin tamamından elde edilen puanlar cinsiyet, eğitim seviyesi ve mesleki kıdem değişkenlerine göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır (p>0,05). Beden eğitimi öğretmenlerinin, "Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeğinin" mesleki duyarlık, kuruma katkı, duygusal emek alt boyutları ve ölçeğin tamamından elde ettikleri puanlar arasında görev yapılan okul türü değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmazken (p>0,05), kişisel gelişim alt boyutunda görev yapılan okul türü değişkenine göre ortaokulda görev yapan öğretmenler lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmiştir (t=2,143; p<0,05). ANAHTAR KELİMELER: Beden Eğimi Öğretmeni, Mesleki Adanmışlık, Mesleki Profesyonellik
Hastane hemşiresinin profesyonellik düzeyinin değerlendirilmesi
Çalışmada 9(dokuz) kamu hastanesinde görev yapan hemşirelerin profesyonellik düzeyleri, meslekle ilgili değerlerden yola çıkılarak bulmaya çalışılmıştır. Çalışma ölçeği olarak 'hastane hemşirelerin profesyonel değerleri ' kullanılmıştır. Araştırmada veriler, veri toplama aracıyla bilgisayar ortamına aktarılmış' SPSS21.0' istatistik paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Veri analizinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmış, % 5 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Hastanede çalışan hemşirelerin Hemşirelerin profesyonel değer ölçeği(HPDÖ)'den aldıkları puan yaş, eğitim düzeyi, meslekte toplam çalışma yılı, kurumda toplam çalışma yılı, çalıştığı birim, çalıştığı pozisyon olarak gruplandırılıp ortalamaların anlamlılıkları karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda hastanede çalışan hemşirelerin profesyonellik düzeyleri yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler :Hastane, hemşirenin profesyonelliği, profesyonellik
Turizm çalışanlarının profesyonel değerleri ile örgütsel bağlılık düzeylerinin ilişkisinin incelenmesi
Turizm çalışanlarının Profesyonel Değerleri ile Örgütsel Bağlılık düzeyleri ilişkisi incelenmiştir. Hedefler; çalışanların mesleki değerlerini geliştirmektir, Örgütsel Bağlılık düzeylerini arttırmaktır. İlişkisel Tarama Metodu kullanılmıştır. Turizmin bünyesinde bulunan otel, seyahat, yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanları kapsayan anket, Profesyonel Değerler ile Örgütsel Bağlılık ölçeklerinden oluşmaktadır. 1-4 aralıklı likert tipi Profesyonel Değerler ölçeği 31 maddelik faktör sorularından oluşmaktadır. Profesyonel Değerler Ölçeği 5 alt boyutludur. Kaynak; "Hemşirelerin Profesyonel Değerleri Ölçeği'nin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması" başlığındadır. 1-5 aralıklı likert tipi Örgütsel Bağlılık ölçeği 17 maddelik faktör sorularından oluşmaktadır. Örgütsel Bağlılık ölçeği 3 alt boyutludur. Kaynak; "Sessizlik Girdabı ve Bağlılık İkilemi: İşgören Sessizliği ile Örgütsel Bağlılık İlişkisi ve Bir Araştırma" başlığındadır. Evren İstanbul Şişli'deki 8 Turizm işletmesi çalışanlarından oluşmaktadır. Araştırma, Kolayda Örneklem Metodu'na göre belirlenen toplam 115 Turizm çalışanını kapsamaktadır. SPSS analiz metoduyla veriler analiz edilmiştir. Frekans, T-testi, Anova, Korelasyon, Regresyon istatistiki programları ile veriler incelenmiştir. Örgüte Bağlılık yüksektir. Duygusal ve Normatif Bağlılık yüksektir. Devam Bağlılık orta seviyededir. Profesyonel Değerler yüksektir. Turizm eğitimi almamış olanların Duygusal Bağlılık düzeyi yüksektir. Profesyonel Değerler artışı Duygusal Bağlılık'ı arttırmaktadır. Örgütsel Bağlılık Düzeyi Geneli ve Profesyonel Değerler Düzeyi Geneli yüksek bulunmuştur. Otonomi, Duygusal Bağlılık'a yol açmaktadır. Profesyonel Değerler, Devam Bağlılık ve Normatif Bağlılık üzerinde etkili değildir. Eğitime, ödüllendirmeye, iletişime, bütünleşmeye öncelik verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler : Örgütsel Bağlılık, Profesyonel Değerler, Turizm Çalışanları