Professionalism
86 theses under this subject heading
Quality of interlingual subtitles created by professional and non-professional translators: An assessment of a crowdsourced translation project
Democratization of technology has set a stage for prosumers, who have started to take on an active role in online translation activities, and also has brought about the appearance of new practices and environments. This thesis, circling around the quality assessment of interlingual subtitles created by professional and non-professional translators, aims to investigate a crowdsourced translation project as one of those new translation environments, where volunteer translators with distinctive backgrounds engage and collaborate in a participatory culture. In accordance with this aim, the TED Translators program was determined as the data source of the thesis and profiles of volunteer translators were reviewed to recognize professionals and non-professionals according to self-identification data. Conforming to the purposive sampling strategy, four professional and four non-professional volunteer translators that had translated TED-Ed Lessons were chosen at random. The interlingual subtitles translated into Turkish by the volunteers were evaluated following the framework of the FAR Model (2017), drawn by Jan Pedersen, and a mixed-methods quality assessment was conducted searching for an answer to the question of whether the quality of interlingual subtitles produced by different groups of translators for the same crowdsourced translation project shows disparities. The analysis, in which TED's in-house translation guidelines were also employed to feed the FAR Model, additionally concentrated on the sufficiency of in-house guidelines to ensure a standard of quality between the translators. The results of the quality assessment present insightful perspectives on Audiovisual Translation training, translation competence, and online collaborative translation practices.
Professionalism in pharmacy profession: Comparison between Türkiye and Saudi Arabia
The pharmacy philosophy has changed from product-oriented to patient-oriented in the last three decades. And due to the evolution of the medical field and the profound changes in the health system, including the pharmacy profession, the need to value ethics is becoming a necessity through building a system that determines and supports professional ethics; thus, pharmacists become more proficient and aligned with code of ethics. This aim can be achieved by continuously updating the ethical codes, evaluating pharmacists' professionalism, and measuring and incorporating mandatory subjects in the curriculum of pharmacy schools. However, in Türkiye and some Arab countries, the educational and practicing system continued to be product oriented. The main objective of this master's thesis is to shed light on professionalism by discussing its dimensions and finding a tool to evaluate pharmacists' professionalism and compare multiple countries regarding their pharmacists' professionalism. The professionalism assessment tool PAT is used, a 33-item self-evaluation tool that evaluates professionalism through five main dimensions. The participating pharmacists were from fourteen countries, but only Türkiye and Saudi Arabia participants were incorporated for the results and discussion because both countries achieved the required sample size. A cross-sectional data collection method was used, which resulted in 440 pharmacists have accepted to participate in the study by pressing "agree" for the participation consent; only 38.18% of them completed the evaluation to the end, thus being included in the data analysis. According to the collected data, we considered seventy-five percent of our pharmacists are professional according to their score from the 33-item tool. Despite a lot of legal and cultural differences, the Independent T-test and Multivariate analysis of variance MANOVA test have been carried out to reveal no difference between Türkiye's and Saudi Arabia's regarding the pharmacists' professionalism. At the end of the thesis, unprofessional observations in the pharmacy community in Türkiye were mentioned and discussed by the author in the discussion chapter. Recommendations and commentary for the pharmacy community, pharmacy schools, and researchers in the field have been pointed out in the last section of the discussion chapter.
Çağdaş kapitalizmde eğlencenin profesyonelleşmesi: Türkiye'de elektronik spor oyunculuğu
Bu çalışma, kapitalist üretim sisteminin çağdaş uğrağında metalaştırma mantığının sirayet ettiği yeni alanlardan birisi olarak video oyun oyunculuğunu ve onun özel bir biçimi olarak elektronik sporculuğu incelemeyi kendisine çıkış noktası olarak belirlemiştir. Çalışma, çağdaş kapitalizm koşulları içerisinde daha önceleri bir 'boş zaman' etkinliği olarak kavranan video oyun oyunculuğu gibi bir pratiğin e-sporculuk kimliği içerisinde ne şekilde değer üretim mantığı içerisinde kendine yer bulduğunu açıklamaya çalışırken maddi olmayan emek teorisinden yararlanır. Bunun yanında bir değer üretim pratiği olarak e-sporculuğu var eden e-spor endüstrisini ele alırken ise bireysel yaratıcılık söylemi üzerinde temellenen yaratıcı endüstriler yaklaşımıyla da ne ölçüde ilişkili olduğunu da ortaya koymayı amaçlar. Bu bağlamda çalışmanın ilgi odağı faydalı bir sınırlılığı sağlayabilmek adına Türkiye'de e-spor ekosistemi içerisinde en köklü ve baskın video oyun olan ve aynı zamanda endüstriye dair en tutarlı bilgiye ulaşmanın mümkün olduğu League of Legends oyunuyla sınırlı kalmıştır. Bu doğrultuda ise 10 League of Legends oyuncusundan yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler aracılığıyla veri toplanmıştır. Böylelikle çalışma, teorik yola çıkış noktasıyla sahadaki pratiğin arasında ne ölçüde bir ilişkinin bulunduğunu göstermeyi de kendisine amaç edinmiştir.
Göç alanında sivil toplum profesyonelleri
Bu tez çalışmasının ana konusu göç alanına odaklanan sivil toplum kuruluşları ve bu kurumlar içinde gelişen profesyonellik kültürüdür. Çalışma sivil toplumun tarihsel arka planı ve kavramsal dönüşümü ile başlamaktadır. Sivil toplumda profesyonelleşme eğiliminin oluşmasında sektörleşme ve Türkiye'nin Avrupa Birliği adaylık sürecinin hızlandırıcı etkisi üstünde durulmaktadır. Araştırmanın temel problemi, sivil toplumda göç alanında profesyonelliğin oluşumunun nasıl gerçekleştiğidir. Göç alanı sivil toplumda profesyonelleşmenin ortaya çıkışında belirleyici bir alan olması nedeniyle tercih edilmiştir. Elde edilen veriler eleştirel bir perspektifle analiz edilerek sivil toplumun sektörleşmesinin göç alanında profesyonelliğin oluşumunu ortaya çıkaran birinci eksen olduğu sonucuna varılmıştır. Göçe özgü problemlerin ise göç alanında sivil toplumda profesyonelliğin oluşumunda ikinci eksen olduğu ortaya çıkmıştır. Bu iki eksen üstünden sivil toplumda göç alanında profesyonelleşmenin gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
Hizmet sektöründe profesyonel yöneticiler üzerinde örgütsel iletişim boyutlarının iş tatmin düzeyi üzerindeki etkisi
İşletmelerin performanslarını yükseltebilmek ve korumak için çalışanların iş tatminini sağlamaları gerektiği günümüzde genel kabul görmüş bir husustur. Bu noktada iş tatmini üzerinde hangi faktörlerin etkili olduğunun tespiti önem taşımaktadır. Bu kapsamda iletişimin organizasyonlar için taşıdığı önemde dikkate alınarak örgütsel iletişimin iş tatmini üzerinde taşıdığı etkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bununla beraber çalışma kapsamında demografik etkenlerin iş tatmini ve örgütsel iletişim etkinliği üzerindeki etkisi de incelenmiştir. Çalışmada iletişimin yönü üzerinde durulmuş ve örgütsel iletişim etkinliği yatay ve dikey yönü ile incelenmiştir. İş tatmini de içsel ve dışsal boyutları ile araştırma kapsamına dahil edilmiştir. Çalışma sonucunda örgütsel iletişim etkinliği ve boyutları ile iş tatmini ve alt boyutları üzerinde olumlu ilişki tespit edilmiştir. Örgütsel iletişim etkinliğinin artışı iş tatminini arttırmaktadır. Demografik özelliklerde ağırlıklı olarak hem iş tatmini hem de örgütsel iletişim etkinliği üzerinde etki sahibidir. Çalışma sonucunda demografik özelliklere göre iş tatmini ve örgütsel iletişim etkinliğinin farklılaştığı tespit edilmiştir.
Profesyonelleşme ve özel güvenliğin profesyonelleşme düzeyinin araştırılması
Meslekler sürekliliği olan ve toplumsal sorunları çözmek için özel bilgi ve beceri gerektiren, üyelerinin bireysel inisiyatif ve karar verme süreçlerini kontrol edebildiği ve kârdan önce hizmet etme güdüsüyle hareket ettiği sürekli, örgütlü ve bilinçli bir uğraşıdır. Geçmişte belirli bazı toplumsal ihtiyaçların yerine getirilmesi için ortaya çıkan ve zaman içerisinde meslekleşen bu uğraşların; günümüzde yaşanan hızlı toplumsal değişim ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle, toplumsal ihtiyaçları karşılama işlevlerini yerine getirirken en az hata ile çağın gereksinimlerine uygun ve düzenli bir şekilde yürütülmeleri beklenmektedir. Bu beklenti mesleklerin profesyonelleşme düzeyinin artması ihtiyacının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Profesyonelleşme konusunda Türkçe literatür incelendiğinde ise çalışmaların hemen hemen hepsinin sağlık (doktor ve hemşire) ve eğitim (öğretmenlik) üzerine olduğunu görmekteyiz. Buradan hareketle toplumsal bir ihtiyaç olan güvenlik hizmetini yerine getirmekte olan özel güvenlik görevlilerinin profesyonelleşmesi ve profesyonelleşme düzeyinin araştırılmasının profesyonelleşme konusundaki Türkçe literatüre katkı sağlayacağından yola çıkarak bu çalışma yapılmıştır. Çalışma kapsamında bir meslek olarak özel güvenlik incelenecek olup; meslek mensubu kişilerin mesleklerini profesyonelce yerine getirmelerinin, o mesleğe toplum ve diğer meslekler tarafından verilen değeri artırması ve böylece mesleğin devamlılığının da sağlamasından yola çıkılarak özel güvenliğin profesyonelleşmesi, profesyonelleşme düzeyinin araştırılması, profesyonellik düzeyini etkileyen mesleki, kişisel ve diğer özellikler arasındaki ilişkinin incelenmesi ve profesyonelleşme düzeyinin artırılmasına yönelik öneriler geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Profesyonel sporcuların ınstagram uygulamasındaki görsel benlik sunumlarının analizi
Amaç: Instagram, bireylerin fotoğraf ve video paylaşımı ile kendilerini etkili bir şekilde ifade edebilmelerine olanak sağlayan en popüler sosyal medya uygulamalarından birisidir. Bu çalışmanın amacı dünya çapında profesyonel sporcuların Instagram uygulamasındaki benlik sunumlarını incelemektir. Yöntem: Çalışmada yirmi dört profesyonel sporcunun Instagram'daki fotoğraf ve videolarını incelemek için Nitel araştırma analiz yöntemlerinden biri olan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Örneklem olarak her bir sporcunun 2017 yılı hesaplarındaki toplam 5030 fotoğraf ve 854 video kodlanmıştır. Önceki çalışmalara dayalı olarak bir kod çizelgesi ve bir kodlama protokolü geliştirilmiştir. Kodlayıcılar arasında güvenirliği sağlamak için Cohen Kappa katsayısı hesaplanmıştır. Cinsiyet, branş, ve spor türü (bireysel ya da takım) farklılıklarını belirlemek için Ki-Kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Cohen Kappa analizleri kodlayıcılar arasındaki uyumluluğun istatiksel olarak anlamlı olduğunu göstermiştir. En düşük %89 (sporcunun paylaşım kategorileri), en yüksek %92 (sporcunun göründüğü paylaşım kategorileri) olarak hesaplanmıştır. Paylaşılan fotoğraf ve video türleri açısından Ki-kare testi sonuçlarında paylaşım kategorileri ile sporcunun göründüğü paylaşım kategorilerinde cinsiyet, branş, ve spor türüne ilişkin farklılıklar belirlenmiştir. Sonuç: Profesyonel sporcuların, mesleki kariyerlerini desteklemek ve kitlelerle iletişim kurmak amacıyla Instagram uygulamasını kişisel imajlarını geliştirmede ve küresel anlamda bir marka haline gelmede bir basamak olarak kullandıklarını söyleyebiliriz. Dolayısıyla böyle bir çabanın dikkatli ve etkili yönetilmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Profesyonel Sporcular, Sosyal Medya, Instagram Görsel Benlik Sunumu
Bir grup profesyonel futbolcunun futbolu bırakmadan önce ve bıraktıktan sonra madde kullanım profilinin incelenmesi
Bu çalışmada madde kullanımının profesyonel futbol oynamış ve bırakmış kişiler arasında yaygınlığı incelenmiştir. Bu kişilerin madde kullanım profillerini araştırarak, aktif sporculuk dönemi içerisinde sigara, alkol ve diğer madde kullanımının değerlendirilmesi yapılmıştır. Madde kullanımı, futbolu bırakmadan önce ve bıraktıktan sonra, her iki dönemi ele alarak çok yönlü değerlendirilmiştir. Bu çalışmadaki amacımız; geriye dönük sorgulamaya dayanarak sporcuların hem futbolculuk dönemi hem günümüzdeki madde kullanma davranışlarının sosyo-demografik bileşenlerini saptamaktır. Çalışmanın futbolu bırakmış kişiler ile yapılmasının nedeni, profesyonel olarak aktif oynayan futbolculardan mesleki kaygıları sebebiyle madde kullanımı ile ilgili sorulan sorulara samimi cevaplar alınamayacağının düşünülmesidir. Yapılan araştırmada, çalışma evrenini İzmir'de yaşayan profesyonel futbolu bırakmış kişiler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, İzmir ili içinde yaşayan, 25-65 yaş aralığında olan, en az 5 yıl futbol oynamış ve bırakmış bir grup eski futbolcu oluşturmaktadır. Örneklemin tamamı erkektir. Herhangi bir istatistiki seçme yöntemi kullanmadan 238 gönüllü kişiye bireysel olarak anket uygulaması yapılmıştır. Çalışmamızın konusunu teşkil eden profesyonel futbolcuların futbolu bırakmadan önce ve bıraktıktan sonra madde kullanım alışkanlıklarının olduğu ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak, çalışmamıza katılan futbol oyuncuların genelinde özellikle alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıkların yaygın olduğu ve bu maddelerle tanışmaları futbol ortamında gerçekleştiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler; Profesyonellik; Futbolcu; Madde Kullanımı
The elite professional class in Kayseri: A preliminary interpretation
The purpose of this thesis is to explore the formation and nature of the elite professional class in Kayseri, a newly emergent upper class group triggered by industrialization and urbanization, of educated, occupational elites who earn high incomes in manufacturing, construction, and financing sectors. Specifically, this study seeks to 1) examine the question of how the economic development in Kayseri has shaped the elite professional class, exploring the underlying mechanisms which have helped form them, and 2) analyze the classed characteristics of the elite professionals in contemporary Kayseri. This study deals with the issues presented above, focusing on the period from 1990 to 2013. I assert that the elite professionals occupied in private sector in Kayseri creates a homogenous class identity in which individuals form a set of lifestyle, taste, and political outlook. So as to prove this proposal, I will firstly discuss the theoretical approaches to the elite professional class, and then theorize Kayseri in accordance with my framework of study. Finally, I will prove my stand as my qualitative study in Kayseri reveals classed identities of individuals belonged to the elite professional class.
Leadership of department heads in higher education and their professionalization as leaders
The aim of this study is to reveal the perceptions of department heads working in public and private universities in Turkey about their leadership roles and styles and professionalization. Gender and university type, as the variables of this study, are also investigated in terms of leadership and professionalization of department heads. This study has the quality of being the first study, connecting leadership and professionalization concepts in Turkey. By using a qualitative approach, fourteen department heads from four universities in the province of Istanbul were interviewed. The interview questions were semi-structured and formed by the researcher based on the interview questions of similar studies. All participants had at least two years of experience as a department head in their institution. In this study, thematic analysis method was used for data analysis and four main themes emerged during the analysis: becoming a department head, administration of a department, perceptions on the extent of leadership and perceptions on the extent of professionalization. All main themes were supported by sub-themes and statements of participants. The findings of this study indicated that department heads usually expressed negative opinions on their roles because they had some problems related to their position. These problems included their obligation to undertake this role, heavy workload, responsibility without authority, and having no incentives. It was also concluded from this study that most department heads adopted some leadership styles without recognizing them and some even did not like the concept of leadership. However; they especially made use of servant leadership and transformational leadership unwittingly to fulfill this role. Lastly, it reached the conclusion that being a department head was not a professionalized field in Turkey, as it was not in most countries in the world. In the light of the findings, it can be stated that there needs to be new regulations to determine the future of being a department head in Turkey.
Okul yöneticilerinin mesleki profesyonellik düzeyleri ile politik becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada amaç, devlet okullarında görev yapan okul müdürlerinin mesleki profesyonellik düzeyleri ile politik becerileri arasındaki ilişkiyi cinsiyet (kadın, erkek), Okul Kademesi (İlkokul-Ortaokul-Lise), Mezuniyet (Lisans -Yüksek Lisans), Branş (Sosyal Bilimler –Fen Bilimleri) Öğretmenlik ve Yöneticilikte geçen Toplam Hizmet Süresi demografik değişkenlerine göre incelemektir. Araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Adana Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde bulunan (Çukurova, Seyhan, Yüreğir ve Sarıçam) ve devlet okullarında görev yapmakta olan 286 erkek, 73 kadın okul müdürü katılmıştır. Araştırmaya katılan yöneticilerin demografik özelliklerinin belirlenmesinde kişisel bilgi formu, mesleki profesyonellik düzeylerinin belirlenmesinde "Mesleki Profesyonellik Ölçeği", politik becerilerinin belirlenmesinde ise "Politik Beceri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde, ölçeklerin toplamlarına ve alt boyutlarına yönelik yapılan normallik test sonuçlarına göre veriler normal dağılım gösterdiği için iki grup içeren karşılaştırmalarda bağımsız örneklemler t testi, üç ve daha fazla grup içeren karşılaştırmalarda varyans analizi testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler pearson korelasyon analizi ile incelenmiştir. Araştırma bulguları sonucunda okul müdürlerinin mesleki profesyonellik düzeyi ile politik becerileri arasında anlamlı bir istatistiksel farkın olmadığı, mezuniyet, branş, okul türü, toplam hizmet süresi değişkenlerine göre okul müdürlerinin mesleki profesyonellik ölçeği ile politik beceri ölçeğinden aldıkları puanların anlamlı bir farklılık göstermediği, ancak mesleki profesyonellik ölçeği alt boyutları olan karara katılım sağlama, mesleki etik, ve mesleki özerklik puan ortalamaları, toplam hizmet süresine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği, mesleki profesyonellik ölçeği alt boyutlarından mesleki gelişim ve politik beceri ölçeği alt boyutu samimi görünme düzeyinden aldıkları puanların yöneticilikte geçen hizmet süresine göre istatistiksel olarak farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yönetici hemşirelerin profesyonellik davranışlarının yönetsel stres ile ilişkisi
Bu çalışma yönetici hemşirelerin profesyonellik davranışları ve yönetsel stres ile ilişkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Konya ilinde bulunan beş hastanede yönetici pozisyonunda çalışan toplam 154 hemşire oluşturmuştur. Veriler araştırmacılar tarafından hazırlanan Sosyo Demografik Bilgi Formu, Hemşirelikte Profesyonelliğe İlişkin Davranışsal Envanter (HPDE) ve Yönetsel Stres Ölçeği (YSÖ) ile toplanmıştır. Veriler bağımsız gruplarda t-testi, varyans analizi, ANOVA testleri ve pearson korelasyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Önemlilik düzeyi p<0,05 kabul edilmiştir. Yönetici hemşirelerin %73,4'ünün kadın, %57,8'inin lisans ve üzeri eğitim almış ve %60,4'ünün 1-5 yıldır yönetici hemşire olarak görev yaptığı tespit edilmiştir. Katılımcıların profesyonel davranış ölçeği toplam puan ortalaması 5,26±3.34, yönetsel stres ölçeği toplam puan ortalaması 103,53±30,11'dir. Profesyonel davranış ölçeği üzerinde etkili olan demografik değişkenler cinsiyet ve yöneticilikteki kıdem süresi olarak bulunmuştur. Kadınlar erkeklere, yöneticilikte kıdem süresi fazla olanlar düşük olanlara göre daha yüksek profesyonel davranış puanları almışlardır. Yönetsel stres ölçeği üzerinde etkili olan faktörler yaş, eğitim durumu ve meslekte kıdem süresidir. Yaş, meslekte kıdem süresi arttıkça yönetsel stres puanı da artmaktadır. Lisans ve üzerinde eğitim almış hemşireler daha yüksek yönetsel stres düzeyine sahiptirler. İki ölçek toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki yoktur. Ancak profesyonel davranış ölçeği alt boyutlarından eğitimsel hazırlık alt boyutu ve toplam yönetsel stres puanları arasında pozitif bir korelasyon mevcuttur. Çalışma sonuçlarına göre, yönetici hemşirelerin profesyonel davranış düzeyleri düşük, yönetsel stres düzeyleri ise orta derecede yüksektir. Aynı zamanda yönetici hemşirelerin profesyonellik davranışı ve yönetsel stres düzeyi birbiri ile ilişkili faktörler değildir. Yönetici hemşirelerin profesyonellik davranışları ve stres durumlarının incelenmesi amacıyla büyük gruplarda çalışmaların yapılması bu konuya daha fazla ışık tutacaktır. Anahtar Kelimeler: Profesyonellik davranışları, Yönetici hemşire, Yönetsel stres
Diyaliz hemşireleri işlevlerinin profesyonel yaklaşım yönünden değerlendirilmesi
Bu araştırma; değişik diyaliz merkezlerinde çalışan hemşirelerin mesleki eğitim ve diyaliz eğitiminde aldıkları bilgi ve öğrendikleri becerileri yani profesyonel hemşirelik işlevlerini doğru kabul etme ve uygulama durumlarını değerlendirmek ve profesyonel yaklaşımlarını etkileyebilecek faktörleri belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.Çalışma, Aralık 2009-Mayıs 2011 tarihleri arasında; anket uygulaması İstanbul'da özel ve vakıflara bağlı 7 hastanede görev yapan sayıları 20 ile 50 arasında değişen toplam 210 hemşirede yapılmıştır.Elde edilen verilerin analizi bilgisayar ortamında SPSS 17.0 programında analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan hemşirelerin dağılımını değerlendirmek için Frekans dağılımı ? %), Aritmetik ortalama ?? x), Standart sapma ?? SD) dağılımın yaygınlık ölçüsünden; farklı grup ortalamaları arasındaki anlamlılığı değerlendirmek için parametrik olmayan önemlilik testlerinden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis analizinden faydalanılmıştır.Araştırma sonucunda; hemşirelerin çoğunluğunun (% 80 ve üzeri) profesyonel hemşirelik işlevlerini doğru kabul ederek uyguladıkları saptanmıştır. Ayrıca; 31-40 yaş aralığındaki hemşirelerin; ön lisans mezunu olanların, hemodiyaliz sertifikası bulunanların; kendi sağlık bilgilerini ve verilen hasta eğitimlerini yeterli bulanların; hekim ve yönetiminden memnun, toplum ve ekip arkadaşlarından görülen saygı ve hoşgörüden memnun olanların; ünitesinde performans değerlendirilmesi yapılan, görev, yetki, sorumluluk ve görev tanımları belirlenen hemşirelerin, profesyonel hemşirelik işlevlerini uygulama düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir.
Geleceğin sağlık profesyonellerinin uygulamadaki yaşadıkları risklerin kaygı düzeyine etkisi (Trabzon ili örneği)
Bu araştırma Avrasya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 3. ve 4. sınıflarında eğitim gören öğrencilerin, uygulamaları esnasında maruz kaldıkları tehlikeleri ve riskleri belirlemek ve bu tehlikelerin kaygı düzeylerine üzerine etkisini saptamak,bu risklerden etkilenme derecesini en az düzeye indirerek hemşirelik öğrencilerin kaygı düzeylerini azaltmak için öneriler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Kesitsel, tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Eylül-Ekim 2017' de araştırmanın yapıldığı Üniversitenin Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik bölümünde uygulamalara daha çok katılmış 3. ve 4. sınıflarında eğitim gören öğrenciler (110 kişi) oluşturmaktadır. Araştırma yapılan tarihlerde derslere aktif katılan 109 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; sosyo-demografik özellikler, çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler algısı, iş sağlığı ve güvenliği(İSG) uygulamaları ile Sağlık Çalışanlarının Güvenliği Ölçeği ve Beck Anksiyete Ölçeği sorularından oluşan anketin direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin analizi frekans, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve korelasyon analizi kullanılarak yapılmıştır. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin %20.2'si (22 kişi) erkek, %79.8'i (87 kişi) kadın olup yaş ortalamaları 21.8±1.85 (Min:19, Max:30)'tir. 3.sınıf öğrencilerin BAÖ puan ortalamaları (t=2.3, p=0.02), 4. sınıf öğrencilerin ise SÇGÖ puan ortalamaları (t=-2.2, p=0.02) daha yüksek bulunmuştur. Öğrencilerin SÇGÖ ile BAÖ arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır (r=-0.33, p=0.001). Bu araştırmada uygulama yapan 3. ve 4. sınıf öğrencilerin uygulama yaptıkları hastanede iş güvenliğinin sağlandığı ancak orta düzeyde anksiyete yaşadığı saptanmıştır.
Dijital hastane ve hekimlerin tıbbi profesyonalizmleri
18. yüzyılda mekanik dokuma ile başlayan endüstrileşme çabalarından günümüze gelinceye kadar teknolojide baş döndürücü gelişmeler yaşanmış ve halen de yaşanmaya devam etmektedir. Günümüzde gelinen noktada ise birbirine bağlı süreçlerin iletişim halinde olduğu, internet üzerinden iletişim kuran nesnelerin veri toplayıp üretim sürecini tümüyle değiştirdiği, makinelerle bireylerin etkileşiminin ön plana çıktığı IV. Endüstri Devrimi (Endüstri 4.0) yaşanmaktadır. Gen dizilemeden nanoteknolojilere kadar birçok alanda eş zamanlı ilerlemelerin olduğu Endüstri 4.0, bu teknolojilerin iç içe geçip kaynaşmasını ve fiziksel, dijital ve biyolojik alanlarda karşılıklı etkileşimlerini olanaklı hale getirmektedir. Dolayısıyla tüm endüstri devrimlerinin temelinde yer alan teknolojiler ve bunların üretim süreçlerine aktarılmasıyla üretim ilişkileri dönüşmektedir. Nitekim kapitalist üretim ilişkilerinin yaratmış olduğu rekabet baskısı sebebiyle teknolojik gelişmeler üretim süreçlerine gün geçtikçe daha fazla uygulanmaktadır. Hal böyle olunca toplumun üretim ilişkileri ile belirlenen toplumsal koşullar, sağlık ve sağlık hizmetlerine etki etmekte ve toplumsal koşullar tarihsel süreç içerisinde değişim gösterdikçe sağlık ve sağlık hizmetleri de değişim göstermektedir. 17. yüzyılın sonlarından itibaren, Endüstri Devrimi sonrası emek gücünün "işe yarar" durumda hazır bulundurulması, tıbbın 18. yüzyıldan itibaren kurumsallaşıp merkezileşmesi, 19. yüzyılda sosyal güvenlikle birlikte sağlık sistemlerinin temellerinin atılması ve tıptaki bilimsel gelişmelerin "tıbbın/sağlığın piyasalaşmasına" yol açması sayesinde kapitalizm ve sağlık ilişkisi tarihsel bir süreçle 20. yüzyıla kadar gelmiştir. Gelişen süreçte, kapitalizmin küreselleşmesi, devletin neoliberal bir anlayışla yeniden biçimlendirilmesi, sağlık hizmetlerinin piyasalaşmasında etkili olmuştur. Dolayısıyla toplumsal koşulları belirleyen egemen ideoloji sağlıkla hastalık kavramlarını belirlediği gibi hizmet, meslek ve iş bölümünü de biçimlendirmektedir. Böylelikle hekimlik mesleği; geleneksel ve muhafazakâr bir görüntüye sahip olmasına rağmen hızlı bir şekilde bu etkenlerin yönlendirmesiyle pratik ve kavramsal çerçevede yeniden tanımlanmaya doğru evrilmekte ve teknoloji tarafından yeniden kurulmaktadır. Nitekim 2000'li yılların başında Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte uygulanan neoliberal uygulamaların da etkisiyle hekimler, mesleki özerkliklerinin kısıtlanması ve piyasa kurallarına göre hareket etmeleri sonucunda statü kaybı yaşamaya başlamışlardır. Öte yandan dijital hastanede Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) aracılığıyla yaşanan dönüşümün/dönüşümlerin ürettiği gelişmelerin meşruiyeti, tartışmalara açık bazı dinamikleri de (bilgilerin/verilerin metalaşması riski, mahremiyet ihlalleri, yeni gözetim ve denetim pratikleri, mesleki özerkliklerin kısıtlanması gibi) üretebilme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda hekimlik mesleğinin pratik ve ontolojik dönüşümü devam etmekte olan Endüstri 4.0 tartışmalarından bağımsız olamamaktadır. Hal böyle olunca bu çalışma hekimlerin Endüstri 4.0 teknolojisine bağlı olarak çalışma yaşamlarının nasıl dönüştüğü sorunsalına odaklanmaktadır. Bu çalışmadaki temel amaç, dijital hastanelerin sağlık hizmetlerinin üretilmesinde yaratacağı/yarattığı dönüşümün (teknolojik gelişmelerin neoliberal politikalarla eklemlenmesine bağlı olarak) hekimlik mesleği ve hekimlerin tıbbi profesyonalizmlerine içkin süreçler ve dinamikler üzerinden irdelemektedir. Bu amaç doğrultusunda, nitel araştırma deseninde tasarlanan bu araştırma Türkiye'nin "Seviye 7" unvanını alan ilk dijital hastanesi olan Tire Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilmiştir. 11 Kasım 2019 - 21 Kasım 2019 tarihleri arasında 31 katılımcı hekim ile derinlemesine görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Sonuç olarak; gerek teknolojilerin (BİT, bilgi sistemleri, tıbbi teknolojiler) gerek neoliberal politikaların etkisiyle hekimlerin emeğinin; metâya dönüşmesi, anlamının değişmesi ve değerinin düşmesi, hekimlerin ustalık bilgisinin, profesyonalizmlerinin, teknoloji karşısında çelişki yaşamasına ve mesleki becerilerinin dönüşüm geçirmesine neden olduğu belirtilebilir.
Tıp fakültesi 4. ve 6. sınıf programlarının profesyonalizm açısından Demirel'in analitik modeline göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada tıp fakültesi öğretim programlarının hedef boyutunda profesyonalizm ve alt boyutları ile ilgili hedefleri barındırma durumunun ve öğrencilerin bu boyutlara ne düzeyde ve hangi öğrenim aşamasında edindikleri ve tıp fakültesi öğretim programlarının hedef boyutunun Demirel'in Analitik Program Değerlendirme Modeli (DAPDEM)'ne göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamına alınan profesyonalizm boyutları; empati, motivasyon, klinik liderlik, kültürel zeka, mesleki adanmışlık, psikolojik dayanıklılık ve klinik karar vermedir. Araştırma karma araştırma desenlerinden sıralı açıklayıcı/açıklayıcı ardışık desen ile tasarlanmıştır. Tarama ve ilişkisel modelde tasarlanan nicel boyutu tamamlanıp analiz edildikten sonra bütüncül çoklu durum çalışması modelinde tasarlanan nitel boyutuna ilişkin veriler toplanmış ve çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları ayrı ayrı ve araştırma deseni gereğince harmanlanıp anlamlı bir bütün oluşturularak verilmiştir. Araştırma 2021-2022 yılında tıp fakültesi dördüncü ve altıncı sınıfta öğrenim gören 337 öğrenci ile yürütülmüştür. Nicel veriler analiz edilerek profesyonalizmin her boyutu için puan ortalamaları sıralanmış, alt ve üst %27'lik gruptaki öğrenciler belirlenmiş ve bu öğrenciler araştırmanın nitel çalışma grubunu oluşturmuştur. Nicel verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, alt-üst değer, yüzdelikler hesaplanmış, MANOVA ve MANCOVA analizleri yapılmıştır. Nitel veriler için MAXQDA programında içerik analizi ve doküman analizi yapılmıştır. Son olarak da DAPDEM Öğretim Programı Değerlendirme Ölçütlerine göre programlar değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında ele alınan profesyonalizm boyutları puanları orta ve ortalama üstü olarak belirlenmiştir. Bu boyutların birçoğunda birbiri ile pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir. Altıncı sınıf öğrencilerinin dördüncü sınıf öğrencilerine göre anlamlı bir şekilde klinik liderlik ve mesleğe adanmışlık puan ortalamaları düşük bulunmuştur. Cinsiyet değişkeni kontrol altına alındığında ise altıncı sınıftaki kadın öğrencilerin motivasyon, klinik liderlik ve mesleğe adanmışlık puan ortalamaları dördüncü sınıflara göre anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Benzer şekilde altıncı sınıf erkek öğrencilerin mesleğe adanmışlık puan ortalamasının dördüncü sınıf öğrencilerine göre düşük olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular nitel bulgular tarafından da desteklemektedir. Profesyonalizmin her boyutuna ilişkin kategoriler ve bu kategorilere ait kodlar belirlenmiştir. Kodları desteklemek için alıntılardan faydalanılmıştır. Ulaşılan kodlar her boyut ve her sınıf için ayrı ayrı karşılaştırılmıştır. Öğrencilerin kliniğe giriş ve çıkış kod dağılımları olarak dördüncü ve altıncı sınıf öğrencilerinin kod dağılımları incelenmiştir. Programlarda profesyonalizm boyutları olarak empati ve motivasyon ile ilişkili hiçbir hedefe rastlanmazken, klinik liderlik, kültürel zeka, mesleğe adanmışlık ve psikolojik dayanıklılıkla ilgili sınırlı sayıda hedef ve bu hedeflerin çoğunlukla klinik eğitim yıllarında olduğu belirlenmiştir. Klinik karar vermeye ilişkin klinik eğitim yıllarında hedef sayısının oldukça fazla olduğu fakat bu hedeflerin bazılarının oldukça yoğun ve uzmanlık öğrencisi yetiştirmeye yönelik olduğu tespit edilmiştir. DAPDEM Öğretim Programı Değerlendirme Ölçütlerinde programlardaki hedeflerin hedef yazma ilkelerine uygun bir şekilde tasarlanmadığı, hedefler belirlenirken herhangi bir taksonomi kullanılmadığı, hedeflerde binişiklik olduğu belirlenmiştir. Hedeflerin ifadesi bu hedeflerin eğitim yoluyla gerçekleştirilip gerçekleştirilememesi ve değerlendirilmesi konularında da sıkıntılar doğurmuştur. Ayrıca programların dayandığı temel felsefe açık bir şekilde ortaya konulmamış, bu durum programlarda programın ögeleri arasında tutarsızlığa neden olmuştur. Buna karşın, hedeflerin toplumun ihtiyaç ve beklentisine, öğrencinin düzey ve gereksinimine uygun tasarlandığı görülmüştür. Tüm bu bulgular ışığında program geliştirmeyle ilgili eğitimler düzenlenerek programların tümüyle revize edilmesi, profesyonalizme yönelik hedef sayısının artırılması önerilmektedir.
Ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişki (Muğla ili Milas ilçesi örneği)
Bu araştırmanın temel amacı, ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile mesleki profesyonellik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Muğla ili Milas ilçesi ortaokul ve liselerinde görev yapan öğretmenlerin, örgütsel adalet algıları ve mesleki profesyonellik düzeyleri belirlenmeye çalışılmış ve örgütsel adalet algıları ile mesleki profesyonellik düzeyleri arasındaki ilişkiye cinsiyet, okul türü, mesleki kıdem değişkenleri göz önünde bulundurularak bakılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılarak tasarlanmıştır. Araştırma evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılı Muğla ili Milas ilçesi devlet ortaokul ve liseleri oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşılması planlanmıştır. Araştırma kapsamında 153 ortaokul öğretmenine 102 ise lise öğretmenine ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlere Taştan ve Yılmaz (2008) tarafından Türkçeye uyarlanan Örgütsel Adalet Ölçeği, Yılmaz ve Altınkurt (2014) tarafından geliştirilen Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeği uygulanmıştır. Analizlerde SPSS 20'nin frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, ANOVA korelasyon teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda aşağıda belirtilen bulgulara ulaşılmıştır: (1) Ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algısı "yüksek" olarak bulunmuştur. (2) Ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algısı cinsiyet, okul türü ve mesleki kıdem değişkenleri göz önünde bulundurulduğunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. (3) Araştırmaya katılan ortaokul ve lise öğretmenlerinin mesleki profesyonellik düzeyleri "yüksek" olarak bulunmuştur. (4) Ortaokul ve lise öğretmenlerinin mesleki profesyonellik düzeyleri cinsiyet, okul türü, mesleki kıdem değişkenleri göz önünde bulundurulduğunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. (5) Ortaokul ve lise öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile mesleki profesyonellik düzeyleri arasında orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Bir hemşirelik yüksekokulunda eğitim gören öğrencilerin meslek seçimlerini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
Amaç: Bu çalışma bir hemşirelik yüksekokulunda eğitim gören öğrencilerin meslek seçimlerini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma 10 Ocak- 21 Ocak 2022 tarihleri arasında 1, 2, 3, 4. sınıfta öğrenim gören öğrenciler ile gerçekleştirildi. Tanımlayıcı nitelikte olan bu çalışmada örneklem grubunu 18 yaş ve üzerinde olan, hemşirelik yüksekokulunda öğrenim gören ve araştırmaya katılmayı kabul eden 420 öğrenci oluşturdu. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin meslek seçiminde en çok etkili olan faktörler sırasıyla "Her zaman insanlara yardım etmek istemişimdir" ve "çevremdeki insanlar iyi bir hemşire olacağımı söylerler" olarak bulundu. Araştırmaya katılan öğrencilerin %69'u hemşirelik mesleğini isteyerek seçtiği ve %37,6'sının mezuniyet sonrası klinisyen hemşire olarak çalışmak istediği belirlendi. Öğrencilerin Hemşirelikte Meslek Seçimi Ölçeği puan ortalaması 59,82 ±14,00; mesleki uygunluk alt boyut puan ortalaması 70,48 ±18,22 ve yaşamsal nedenler alt boyut puan ortalamasının 40,27 ±20,11 olarak bulundu. Ölçeğin mesleki uygunluk alt boyutundan alınan puan ortalamasının yaşamsal nedenler alt boyutundan alınan puan ortalamasından daha yüksek olduğu saptandı. Ölçekte en yüksek puanı "Mesleki uygunluk" alt boyutunun "Her zaman insanlara yardım etmek istemişimdir" (85,55±20,61) maddesi alırken en düşük puanı "Yaşamsal nedenler" alt boyutunda "Hemşirelik dışında yapabileceğim başka iş yok" (21,05±27,94) maddesi almaktadır. Sonuç: Hemşireliği tercih etmek isteyen öğrencilerin bilinçli ve doğru karar vermelerine yardımcı olmak amacıyla hemşireliğin tüm yönleriyle öğrenci ve ailelerine profesyonel bir meslek olarak anlatılması önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Hemşirelik, öğrenciler, meslek seçimi, profesyonellik
Teacher autonomy and its relation with teacher professionalism, reflection and self-efficacy: A sample of high school EFL teachers in Çorum
The concept of teacher autonomy has been an incredibly popular issue to explore over the last decade, reflecting a type of national and educational trend (Sokolov, 2017). Although the topic of teacher autonomy has grabbed careful attention in the teacher education literature because of the significant benefits it provides for both instructors and students (Yıldrm, 2017), there have not been many studies concentrating on its relation with different constructs (Canbolat, 2020). That is why, this current study aimed at revealing the perceived level of teacher autonomy and its relation with teacher professionalism, reflection and self-efficacy. To serve this purpose, 202 high school EFL teachers working in Çorum took part in this study. In this particular study, a quantitative method design was adopted in the sense of gathering and analysing the data statistically. The online survey approach was used to collect data in the study. The questionnaire form designed for research purposes is divided into five sections. The first section contains the personal information form, the second section contains the Teacher Self-Efficacy Scale (Pearson & Moomaw,2006), the third section contains the Teacher Professionalism Scale (Cerit,2013), the fourth section contains the Reflective Teaching Scale (Akbari et al.,2010) , and the final section contains the Teacher Self-Efficacy Scale Tschannen-Moran & Hoy (2001) . The findings showed that the perceived level of teacher's autonomy was not very weak. And more importantly, it had a positive relation with teacher professionalism, reflection, and self-efficacy since when autonomy increases the level of other constructs increase respectively.
Medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine etkisi: Haber siteleri örneğinde bir alan araştırması
Bu çalışmanın amacı; medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine etkisini, haber siteleri örneği çerçevesinde incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, çalışma kümesini oluşturan 12 medya profesyoneli ile yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve görüşme yöntemini desteklemek için gözlem temelli alan araştırması yapılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden olgubilime dayandırılarak gerçekleştirilen araştırma sonucunda elde edilen veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, medya profesyonellerinin çalışma alanı olan haber kavramının değiştiği, bunun da medya profesyoneli kimliğini dönüştürmeye başladığı ve yayın sürecini esnekleştirdiği ortaya çıkmıştır. Çalışmada ayrıca, gelir modellerinin farklılaşmaya başladığı bu yeni medya ikliminin, örgüt yapısını ve çalışma koşullarını da etkilediği vurgulanmıştır. Son olarak ise 5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun, medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine yansımalarını düzenlemede yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yeni medya, Medya işletmeciliği, Medya profesyonelleri, Çalışma ilişkileri, Medyada çalışma hayatı.
Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterlikleri ile mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişki (Bitlis ili - Ahlat ilçesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterlikleri ve mesleki profesyonelliklerinin yaş, cinsiyet, medeni hal, mezun olunan okul türleri, sosyo-ekonomik durum, kıdem, okulda çalışma süresi, branş ve sınıf kademelerine ilişkin değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmanın örneklemini, Bitlis ili Ahlat ilçesinde resmi ilk-orta ve lise okullarında görev yapan (% 41,35) 98'i kadın, (% 58,65) 139'u erkek olmak üzere toplam 237 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu, Mesleki Yeterlik ve Sınıf Yönetimi Yeterlik ölçekleri ile elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesi amacıyla istatistiksel tekniklerden, Ortalama, Standart sapma, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon testi, Scheffe testi, T testi, Anlamlılık derecesi teknikleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına genel olarak bakıldığında, Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterlik düzeylerinin branş ve çalıştığı okul türü değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği, Mesleki profesyonellik düzeylerine göre ise değişkenlerin herhangi bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler : Öğretmen, Yeterlik, Mesleki Profesyonellik
Hemşirelerde profesyonel benlik kavramı ile hastaların ve hemşirelerin bireyselleştirilmiş bakım algılarının incelenmesi
Amaç: Bu araştırmada, hemşirelerin profesyonel benlik kavramı ile hastaların ve hemşirelerin bireyselleştirilmiş bakım algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı tipte ve kesitsel desende planlanarak uygulanan bu araştırmanın örneklemini Niğde'de bir eğitim ve araştırma hastanesinde dahiliye, kadın doğum, ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji, nöroloji, üroloji ve beyin cerrahi ve genel cerrahi servislerinde çalışan 100 hemşire ve bu servislerde 16 Ağustos- 30 Kasım 2019 tarihlerinde yatan ve bilgilendirilmiş onamları alınan 357 hasta oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında, araştırmacı tarafından hazırlanan hastalar ve hemşireler için kişisel bilgi formları ile Klinik Hemşireler İçin Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği, Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A/B ve Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A/B-Hemşire kullanılmıştır. Veriler; SPSS 22.0 programında, tanımlayıcı istatistiksel analizler (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, minimum-maksimum değer), ki-kare analizi, korelasyon analizi, tek yönlü (One-Way) ANOVA testi ve bağımsız örneklemde t testi kullanılarak, %95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmanın etik kurul onayı, İl Sağlık Müdürlüğü izni ve hastane onayı alınmıştır. Bulgular: Araştırmada hemşirelerin yaş ortalaması 33,58±7,05; %79'unun kadın, %80'inin evli, %59'unun lisans mezunu olduğu ve Klinik Hemşireler İçin Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği puan ortalamalarının, 60,75±12,44 olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin cinsiyet ve gelir gider durumu gibi bazı sosyo-demografik özelliklerine göre ve serviste çalışma süresi, meslekten memnun olma durumu gibi bazı mesleki özelliklerine göre Klinik Hemşireler İçin Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği ve bazı alt boyutlarının puan ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark olduğu saptanmıştır (p<0,05). Hemşirelerin Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A-Hemşire ve Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası B-Hemşire puan ortalamalarının 3,57±0,73 ve 3,67±0,76 olduğu bulunmuştur. Hemşirelerin çalışma şekli, haftalık çalışma süresi, aynı şifte çalışan hemşire sayısı ve meslekten memnun olma durumu gibi bazı mesleki özelliklerine göre Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A-Hemşire ve bazı alt boyutlarının puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Hemşirelerin meslekten memnun olma durumu ve bir günde bakım verilen hasta sayısı gibi bazı mesleki özelliklerine göre Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası B-Hemşire ve bazı alt boyutlarının puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Araştırmada Hemşirelerin Klinik Hemşireler İçin Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği ile Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A ve B-Hemşire ve bazı alt boyutlarının puan ortalamaları arasında pozitif yönde zayıf bir ilişkinin olduğu bulunmuştur (p<0,05, r=0,467, r=0,375). Araştırmada hastaların yaş ortalamalarının 52,92±14,37; %52,1'nin kadın ve %32,2'sinin ilkokul mezunu olduğu; Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A ve Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası B puan ortalamalarının 1,91±0,66 ve 2,05±0,65 olduğu saptanmıştır. Hastaların cinsiyet, medeni durumu, gelir gider durumu ve sosyal güvence tipi gibi sosyo-demografik özelliklerine göre Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A ve bazı alt boyutlarının puan ortalamaları arasında; yaşı, medeni durumu, çocuğu bulunma durumu ve sosyal güvence bulunma durumu gibi bazı sosyo-demografik özelliklerine göre Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası B ve bazı alt boyutlarının puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Hastaların hastanede yatış nedeni, hastanede yattığı gün sayısı, gündüz bakım veren hemşire sayısı ve bakım veren hemşirenin ismini bilme durumu gibi bazı hastalık özelliklerine göre; daha önce hastaneye yatma durumu ve hemşirelik bakımından memnun olma durumu gibi bazı hastane deneyimi özelliklerine göre Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A ve bazı alt boyutlarının puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu saptanmıştır (p<0,05). Hastaların hastanede yattığı gün sayısı, serviste yattığı gün sayısı, gündüz bakım veren hemşire sayısı ve bakım veren hemşirenin ismini bilme durumu gibi bazı hastalık özelliklerine göre; refakatçi bulundurma durumu, hastalık nedeniyle yaşamının etkilenme durumu, hastalığın yaşam üzerindeki bazı etkilerine ve hemşirelik bakımından memnun olma durumu gibi bazı hastane deneyimi özelliklerine göre Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası B ve bazı alt boyutlarının puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu saptanmıştır (p<0,05). Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın bulguları, hemşirelerin profesyonel benlik kavramlarının olumlu yönde gelişmesinin bireyselleştirilmiş bakımı destekleme ve bakımı bireyselleştirme algılarını arttırabildiği; hemşirelerin, uygulamalarında hastaların bireyselliğini desteklediği ve hastaların bakımlarını bireyselleştirdiği algısının, hastaların bireyselliğini destekleyen hemşirelik eylemlerinin farkına varma ve bakımının bireyselleştirildiği algısından yüksek olduğu; hemşirelerin sunduğu bakımda hasta bireylerin bireysel özelliklerini göz önüne alan uygulamalar ile hastanın bireyselliğini desteklediği ve bakımı bireyselleştiği algıları yüksek iken, hastaların karar verme kontrolü desteklendiği ve bakımda kişisel yaşam durumu özellikleri dikkate alınarak bakımın bireyselleştirildiği algılarının yüksek olduğu bulunmuştur. Sonuçlar doğrultusunda hemşirelik eğitimi ve uygulama alanına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bireyselleştirilmiş Bakım, Profesyonel Benlik Kavramı, Profesyonel Benlik, Hemşire, Hasta.
Hemşirelerin profesyonel benlik kavramının ve profesyonelliğe ilişkin davranışlarının incelenmesi
Amaç: Bu araştırmada hemşirelerin profesyonel benlik kavramları, profesyonelliğe ilişkin davranış düzeyleri ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı tip ve kesitsel desende planlanarak uygulanan bu araştırmanın evrenini İstanbul'da Anadolu yakasında özel bir vakıf üniversitesinin iki hastanesinde Haziran-Temmuz 2018 tarihleri arasında çalışan 136 gönüllü hemşire oluşturmuştur. Veriler, Hemşire kişisel bilgi formu, Klinik Hemşireler İçin Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği ve Hemşirelikte Profesyonelliğe İlişkin Davranışsal Envanter uygulanarak toplanmış ve SPSS 23.0 programında, tanımlayıcı istatistiksel analizler (sayı, yüzde, standart sapma, minimum-maksimum), bağımsız gruplarda t testi ve One-Way ANOVA testleri kullanılarak %95 güven aralığında ve p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırma için kurum etik kurul onayı ve araştırmaların yapıldığı hastanelerden izin alınmıştır. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalamasının 28.00±4.905 olduğu; %87.5'inin kadın, %80.1'inin lisans mezunu, %59.6'sının 1-5 yıl süredir çalıştığı, %85.3'ünün servis hemşiresi, %46.3'ünün dahili kliniklerde çalıştığı, %62.5'inin çalışma şeklinin bazen gece bazen gündüz olduğu, %81.6'sının meslek ile ilgili ödül almadığı, %52.9'unun en fazla dahiliye/cerrahi birimlerde klinik deneyime sahip olduğu bulunmuştur. Klinik Hemşireler İçin Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği toplam puan ortalamasının 117.35±12.801 olduğu ve mesleki yetkinlik alt boyutu puan ortalamasının (23.07±2.966) diğer boyutların puan ortalamasına göre yüksek olduğu; Hemşirelikte Profesyonelliğe İlişkin Davranışsal Envanter toplam puan ortalamasının 7.53±4.334 olduğu ve envanterin alt boyutlarından en yüksek puan ortalamasının teori, en düşük puan ortalamasının ise, yayın alt boyutunda olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin eğitim düzeyine göre ölçeğin mesleki yetkinlikler alt boyutu puan ortalaması ile envanterin eğitimsel hazırlık, mesleki organizasyonlara katılma, yeterlik ve sürekli eğitim, teori ve otonomi alt boyutları ve toplam envanter puan ortalamaları; çalıştığı servise göre ölçeğin mesleki tutum ve becerileri alt boyutu puan ortalaması ile envanterin eğitimsel hazırlık, araştırma, mesleki organizasyonlara katılma, yeterlik ve sürekli eğitim, otonomi alt boyutları ve toplam envanter puan ortalamaları; günde çalıştığı süreye göre ölçeğin mesleki memnuniyet, mesleki tutum ve beceriler alt boyutları ve toplam ölçek puan ortalamaları ile envanterin mesleki organizasyonlara katılma, yeterlik ve sürekli eğitim, teori, otonomi alt boyutları puan ortalamaları; mesleki ödül alma durumuna göre ölçeğin mesleki tutum ve beceri alt boyut ve toplam puan ortalaması ile envanterin eğitimsel hazırlık, araştırma, mesleki organizasyonlara katılma, yeterlik ve sürekli eğitim, teori, otonomi alt boyutları ve toplam envanter puan ortalamaları farkının istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca hemşirelerinin yaşı, cinsiyeti, meslekte çalışma süresi, kurumdaki görevi ve çalışma şekli gibi özelliklerine göre toplam HPDE veya alt boyutları puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.05). Klinik Hemşireler İçin Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği ve Hemşirelikte Profesyonelliğe İlişkin Davranışsal Envanter toplam puan ortalamaları arasında pozitif yönde zayıf anlamlı bir ilişki olduğu (p<0.05), alt boyutların korelasyonunda ise, ölçeğin mesleki yetkinlik alt boyutu puan ortalaması ile envanterin araştırma, yeterlik ve sürekli eğitim ve otonomi alt boyutları puan ortalamaları arasında; ölçeğin mesleki tutum ve beceri alt boyutu puan ortalaması ile envanterin yeterlik ve sürekli eğitim ve hemşirelik kodları alt boyutu puan ortalamaları arasında da pozitif yönde zayıf bir ilişki olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç ve Öneriler: Hemşirelerin eğitimi, çalıştığı servis, günde çalıştığı süre ve mesleki ödül alma durumu özelliklerinin profesyonel benlik kavramının olumlu yönde gelişmesini ve profesyonel davranışların sergilenme düzeyini olumlu yönde etkilediği; hemşirelerin profesyonel benlik kavramının olumlu yönde gelişmesinin, profesyonel davranışları sergileme düzeyini olumlu yönde etkileyebileceği bulunmuştur. Bu kavramları etkileyen özelliklerin vurgulanması ve desteklenmesine yönelik hemşirelik eğitimi, uygulaması ve yönetimi alanlarına önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Profesyonellik, Profesyonel Benlik Kavramı, Profesyonellik Davranışı, Hemşirelik
Ortaokullarda profesyonel öğrenme topluluklarının uygulanmasına ilişkin nitel bir çalışma
Bu çalışmanın amacı profesyonel öğrenme topluluğunun ortaokullarda uygulanmasına ilişkin Elazığ ilindeki öğretmen ve yönetici görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Elazığ il merkezindeki ortaokullarda görev yapan 12 yönetici ve 40 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okul yöneticileri ve öğretmenler profesyonel öğrenme topluluğu niteliğine sahip olan okullarda iş birliğinin çok fazla geliştiğini ifade etmiştir. Bu okullarda görev yapan öğretmenlerin birbiri ile ve yöneticilerle iş birliği içinde olumlu ilişkiler halinde oldukları belirlenmiştir. Yöneticilerin destekleyici liderlik davranışı gösterdiği tespit edilmiştir. Katılımcı öğretmen ve yöneticiler, öğretmenlerle öğrenciler arasında ise sevgi, saygı gibi olumlu tutum ve davranışlar geliştiğini dile getirmiştir. Katılımcı yöneticilerin çoğunluğu görev yaptıkları okulların profesyonel öğrenme topluluğu niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Katılımcı öğretmenlerin çoğunluğu ise okullarının profesyonel öğrenme topluluğu niteliğinde olmadığını dile getirmiştir. Okul yöneticilerinin profesyonel bir öğrenme topluluğuna liderlik etme düzeyinin katılımcı okul yöneticileri yeterli düzeyde olduğunu ifade ederken katılımcı öğretmenler ise yetersiz düzeyde olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Okulda görev yapan öğretmenlerin profesyonel öğrenme toplumunun üyesi olmaya yönelik tutumuna ilişkin katılımcı okul yöneticileri de katılımcı öğretmenler de okuldaki öğretmenlerin olumlu tutum içinde olduklarını ifade etmiştir. Okulların profesyonel öğrenme topluluğu haline gelmesi için neler yapılması gerektiğine ilişkin katılımcı okul yöneticileri okulun fiziksel ve ekonomik koşulların iyileştirilmesi, mesleki gelişim çalışmalarının yapılması, farkındalık oluşturulması gerektiğini ifade etmiştir. Katılımcı öğretmenler ise olumlu okul ikliminin oluşturulması, fiziksel ve ekonomik koşulların iyileştirilmesi ve iş birliğinin desteklenmesi gerektiğini ifade etmiştir.