Atasözleri
Bu konu başlığı altında 89 tez
Atasözlerindeki sıfatların yapı ve anlam incelemesi
"Atasözlerindeki Sıfatların Yapı ve Anlam İncelemesi" adlı bu çalışmada, Türkiye Türkçesi sahasına ait atasözlerindeki dil malzemesinden hareketle, bir gramer konusu olarak, sıfatların gramatikal ve anlamsal boyutu incelenmiştir. Çalışma: 1. Kökenlerine göre Sıfatlar, 2. Yapılarına göre Sıfatlar, 3. İşlevlerine göre Sıfatlar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümündeki, "Sıfatlar Hakkında Genel Bir Değerlendirme" başlığı altındaki bölümde sıfat teriminin tanımı üzerine yapılan değerlendirmelere yer verilmiş ve sıfatlarla ilgili bir karşılaştırma yapılmıştır. "Atasözleri Hakkında Genel Bir Değerlendirme" adlı bölümde ise atasözlerinin tanımı ve atasözleri üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. Yapılan incelemede Zeynep Korkmaz'ın "Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi)" eseri esas alınsa da gerekli yerlerde bazı eklemeler ve çıkartmalar yapılmıştır. Birinci bölümde Türkiye Türkçesi atasözlerinden tespit edilen sıfatların kökenlerine göre tasnifi yapılmış ve bu bölümde yer alan sıfatlar ve eklerin bağlı oldukları diller ayrıntılı bir şekilde gösterilmiştir. İkinci bölümde Türkiye Türkçesi atasözlerinden tespit edilen sıfat görevli sözcüklerin yapılarına göre tasnifi yapılmış ve türetme şekilleri ayrıntılandırılmıştır. Üçüncü bölümde ise sıfatların işlevlerine göre tasnifi yapılmış ve anlamsal boyutu değerlendirilmiştir. Son olarak ele alınan malzeme köken, yapı ve işlev bakımından değerlendirilmiştir. Böylece atasözlerindeki sıfat kullanımları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Atasözleri, Sıfat, Dil Bilgisi
Eski Türkçe, Orta Türkçe ve Türkiye Türkçesi atasözlerinde klitikler
Bağımlı ve bağımsız biçim birimi özellikleri gösterebilen, bağımsız biçim birimlerin bağımlı biçim birimi olarak kendisinden önceki veya sonraki ağırlayıcıya daima eğilimli olan ve böylece fonolojik bir birliktelik oluşturabilen yapılar klitiklerdir. Aynı zamanda ekler ve sözcüklerle ortak özellikler taşıyan, vurgusuz ve vurguyu kendisinden önceki heceye atan yapılardır. Klitiklerin tipolojileri ve sınıflandırılması için yapılmış test çalışmaları, bu tezde detaylı bir biçimde verilmiştir. Eski Türkçe, Orta Türkçe ve Türkiye Türkçesindeki klitikler, atasözleri temelinde ele alınmıştır. Zamir kökenli kişi eklerinin klitikleşme durumu ve ek fiilin klitikleşme durumu incelenmiş ve diğer incelenen klitikler ise ayrı bir başlık içerisinde değerlendirilmiştir. Diğer incelenen klitiklerin çoğu ekleşme, dil bilgiselleşme ve parçacık özelliği gösteren yapılardır. Bu klitikler şunlardır: A / -+A, -+CA, -+çI, dA, erinç, erki ve ki, -gIl, gU / -+gU, kim, klitik +ki, -lA ve -(y)lA ̴ ile, mA / -mA, mX soru klitiği, Ok, takı, teg, üçün ve için, yme. Türk atasözlerindeki klitikler, tezin sonuç bölümünde "Eski Türkçe ve Orta Türkçe Atasözlerinde İncelenen Klitikler" ve "Türkiye Türkçesi Atasözlerinde İncelenen Klitikler" olarak sınıflandırılmıştır.
Türk halk edebiyatının dili ve poetikası
Aristo'dan bu yana çok hızlı bir seyir izleyen poetika kavramı, zamanla dünya çapında önemli bir disiplin halini almıştır. Günümüzde daha çok şiir incelenmesiyle özdeşleşen, onun biçimini, içeriğini, üslubunu ve estetiğini kapsayarak bir örneğe bağlı kalmaksızın ortaya koyan poetika; edebiyatın varoluşuyla ortaya çıkan, gelişen ve zamanla değişik manalar kazanan bir bilimdir. Dil, sadece söylemek istediklerimizi aktarmakla kalmayıp, aynı zamanda kim olduğumuz ve nereden geldiğimiz konusunda bize bilgi verir. Folklorun işlevlerinden birisi de, bireylerin toplumda kabul edilmiş kültürel değerlere uyumunu sağlamasıdır. Folklor ve dili yüzyıllarca toplumun haberciliğini üstlenmiş, ezgiyle desteklenmiş şekil ve tür özellikleriyle günümüze taşınmıştır. Folklor, yalnızca bir kişinin ya da yazarın değil, bir milletin ortak dehasının ve yaratımının mahsulüdür. Türk Edebiyatının kadim örneklerinden Dede Korkut Kitabı ile Köroğlu gibi destanlar, türküler, ninniler, masallar, bilmeceler sözlü edebiyat geçmişleri boyunca yaşayan toplumu yansıtarak yazıya geçirildikleri için, toplumsal hayatların dönemsel özelliklerini net ve açık şekilde gözler önüne sermektedirler. Çalışmamızda Türk Halk Edebiyatının poetik unsurları, adı geçen iki destandan örneklerle kendisine yer bulmuştur.
Kemal Bilbaşar'ın romanlarındaki kalıplaşmış ifadeler üzerine bir inceleme
Bu çalışmada Kemal Bilbaşar'ın Denizin Çağırışı, Ay Tutulduğu Gece, Cemo, Memo, Yeşil Gölge, Yonca Kız, Başka Olur Ağaların Düğünü, Kölelik Dönemeci, Bedoş ve Zühre Ninem adlı romanları incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı; bu romanlarda geçen atasözü, deyim, ölçülü sözler, yeminler, alkışlar (dua), dilekler, kargışlar (beddua), argo ve küfürler gibi kalıplaşmış ifadelerin bulunması ve tasnifidir. İlk başta, bu konuyla ilgili yapılan çalışmalara bakıldı ve konu hakkında Türkologların yaptıkları tanımlara ve bu konular hakkında öne sürdükleri düşüncelere yer verildi. İncelenen romanlarda bu tanım ve düşüncelere uyan kalıplaşmış ifadeler ve başlıklar belirtilerek bunların içinden TDK'nin Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü'nde olmayan ifadeler ayrı bir başlık halinde belirtilmiştir. Bu çalışmayla "kalıplaşmış ifadeler" başlığı altında incelenen türler tanım ve örneklerle birbirinden ayrılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kemal Bilbaşar, Kalıplaşmış İfadeler, Deyim ve Atasözleri, Cemo, Memo, Ay Tutulduğu Gece, Yeşil Gece, Denizin Çağırışı, Zühre Ninem.
Nurettin Albayrak'ın Türkiye Türkçesinde Atasözleri Sözlüğü ile Manzûme-i Durûb-ı Emsâl, Durûb-ı Emsâl ve Atalar Sözü Risalelerindeki atasözlerinin karşılaştırılması (Değerlendirme ve dizin)
Atasözü, atalardan günümüze ulaşan, onların yüzyıllar süren gözlem ve deneyimlerine dayanan düşüncelerini öğüt ve yargı biçiminde nakleden anonim, kısa, özlü ve kalıplaşmış sözdür. Bulunan en eski yazılı Türkçe metinlerden itibaren hemen her eserde bulunan atasözleri üzerine pek çok derleme hazırlanmıştır. Bu çalışmada Hıfzî'nin 1728-30 yıllarında kaleme hazırladığı Manzûme-i Durûb- ı Emsâl, Ahmed Vacid'in 1858'de yayımlanan Durûb-ı Emsâl ve Haşim Veli'nin 1926'da basılan Atalar Sözü risaleleri ile Nurettin Albayrak'ın 2009'da yayımlanan Türkiye Türkçesinde Atasözleri sözlüğü ele alınmıştır. Adı geçen eserlerdeki atasözleri karşılaştırılmış, 18. yüzyıldan günümüze atasözü kayıtlarının ve atasözü derlemeciliğinin gelişimi izlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın Giriş bölümünde atasözünün tanımı ve özellikleri açıklanmış, atasözleri hakkında temel eserlere değinilmiş, Türkiye'de ve Türk cumhuriyetlerinde atasözü araştırmalarının tarihi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde çalışmada ele alınan eserler ve bu eserlerin yazarları tanıtılmıştır. İkinci bölümde Türkiye Türkçesinde Atasözleri esas olmak üzere atasözleri karşılaştırılmış söz ve söz dizimi farklılıkları belirtilmiştir. Sonuç, Dizin, Kaynaklar ve Ekler ile çalışma tamamlanmıştır.
Yabancılara Türkçe öğretiminde TV dizisi kullanmanın atasözü ve deyim öğretmedeki etkisi (Aslan Ailem TV dizisi örneği)
Bu araştırmanın amacı yabancılara Türkçe öğretiminde görsel ve işitsel materyal olarak TV dizisi kullananın atasözü ve deyim öğretmedeki etkisini görmektir. "Aslan Ailem" dizisinin ilk 4 bölümünde geçen 20 deyim ve 5 atasözü öğretilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın modeli nitel araştırma yöntemlerinden biri olan eylem araştırmasıdır. Çalışma grubunu Uşak Üniversitesi TÖMER'de 2018-2019 yılında yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B2 seviyesinde 24 öğrenci oluşturmuştur. Uygulama 6 gün sürmüştür. Uygulamalar öncesinde öğretilecek deyim ve atasözleriyle ilgili öğrencilere ön bilgi değerlendirmesi yapılmıştır. Uygulamalar esnasında etkinlik desteğiyle atasözü ve deyim öğretim çalışmaları yapılmıştır. 2., 3., ve 4. gün yeni deyim atasözleri öğretimi çalışmalarına geçmeden tekrar çalışması gerçekleştirilmiştir. Uygulamalar sonunda da öğretilen atasözleri ve deyimleri ile ilgili son test değerlendirmesi yapılmıştır. Ön bilgi ve son test değerlendirme sonuçları karşılaştırıldığında ve uygulama esnasındaki gözlemlere göre çalışmanın sonucunda ders ortamında görsel ve işitsel materyal olarak TV dizisi kullanmanın atasözü ve deyim öğretiminde etkili olduğu ve olumlu sonuçlar verdiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil Edinimi, Görsel ve İşitsel Materyal, TV Dizisi, Atasözü ve Deyimler
Siirt Arap diyalektinde kullanılan atasözü ve deyimler üzerine bir çalışma
Tezimizde, Siirt Merkez ve Tom (İkizbağlar), Fırsêf (Dereyamaç), Fıskın (Doluharman), Isnép (Çatılı) ve Ĥalenzé gibi civar köyleri ile Tillo ilçesinde yaşayan Arapların, yerel Arap lehçesinde kullandıkları atasözleri ve deyimlerini konularıyla ele aldık. Bu bağlamda öncelikle Siirt'in tarihi, Arap dili ve Arap lehçeleri gibi konuları; akabinde Siirt Araplarını ve Siirt Arapçasını; en son da tezimizin esas konusunu teşkil eden Siirt'te yaşayan Arapların atasözleri ve deyimlerini inceledik. Tezi hazırlarken söz konusu yerleşim merkezlerinde birtakım saha araştırmalarına da başvurduk. Böylece unutulmaya yüz tutmuş Siirt Arapçasını bir nebze de olsa kayıt altına almaya ve özellikle de atasözleri ve deyimleri özerinde Siirt ve çevresinde konuşulan Arap lehçesinin zengin bir diyalekt olduğunu göstermeye çalıştık. Anahtar Kelimeler: Arapça, Siirt, Rıstak, Atasözleri, Deyimler,
Türk ve Kore kültüründe hayvan adı içeren atasözleri üzerine bir karşılaştırma
Dünyadaki birçok ülkenin dili, ülkenin tarihinin, kültürünün, geleneklerinin ve fikirlerinin çoğunu içerir. Bu, kelime dağarcığı ve cümlelerde kolayca bulunabilir ancak dilin bu özelliğinin en büyük temsilcisi atasözleridir. Halkının tarihi ile birlikte yapılan ve yazılan atasözleri, insanların duygu, yaşam tarzı ve alışkanlıklarını içeren değerli bir dil materyali ve insanların yaşayış biçiminin bir sonucudur. Yani, bir milleti tanımak için onların atasözülerini bilmemiz gerekir. Özellikle insanlar nesnelerin sembolik anlamını kullanarak atasözleri yaratmışlardır. Bunların arasında hayvan atasözleri, insanların içinde yaşadıkları deneyimleri incelemek için önemli veriler olabilir. Bu çalışma, hayvanların atasözlerindeki sembol kullanım örneklerini hayvanlarla sınırlayarak incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada, Kore ve Türk kültüründe bulnan hayvan atasözlerinin ifade yöntemi ve içerisindeki farklılıklar- benzerlikler üzerinden inceleyerek bu yapıyı açıkladım. Bu tezde her bir hayvan için Korece ve Türkçe ortak imgeler ve ortak imgelerin ötesinde hayvanın atasözlerinde nasıl ifade edildiğine baktım. Korece ve Türkçe atasözlerinin benzerlik ve farklılıklarına bakıldığında insanlara yakın olan hayvanların aynı olduğu ve ortak anlayışı taşıdığı görülmektedir. En çarpıcı fark, Kore'nin tarıma dayalı olduğundan çiftçilik için ihtiyaç duyulan sığırlarla ilgili birçok atasözü varken Türkiye'de hayvancılığa ağırlık verdikler için koyun ve keçi ile ilgili atasözleri daha çok var olmasıdır. Genel kültüründe din ve geleneksel farklılık olduğundan ve farklı coğrafi koşularından dolayı her iki kültüre özel olan hayvanlar görülmektedir. Bu tezde iki kültürü karşılaştırarak çok zevk aldım, umarım bu araştırma aracılığıyla ileri çalışmalara bir yol açmış olur.
Özel yetenek tanısı olan ve olmayan ilkokul öğrencilerinin deyim ve atasözü algıları
Bu çalışmanın amacı özel yetenek tanısı olan ve olmayan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin deyim ve atasözü algılarının karşılaştırılması ve incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, öncelikle ilkokul dördüncü sınıf Türkçe ders kitabı incelenerek deyim ve atasözleri belirlenmiştir. Sonrasında hazırlanılan görüşme soruları aracılığıyla her iki öğrenci grubu ile mülakatlar düzenlenmiş ve bu görüşmelerin analizi yapılmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ankara'dan amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklem ile seçilerek iki kurumdan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Bu kurumlar Ankara'daki bir Bilim ve Sanat Merkezi ve bir özel ilkokuldur. Nitel yaklaşım benimsenerek bütüncül çoklu durum çalışması şeklinde desenlenen araştırmada veriler görüşme ve doküman inceleme yoluyla elde edilmiştir. Araştırma sonucunda özel yetenek tanısı olan dördüncü sınıf öğrencilerinin, özel yetenek tanısı olmayan öğrencilere göre deyim ve atasözlerini daha çok mecaz anlamıyla algıladıkları ve özel yetenek tanılı öğrencilerin, özel yetenek tanısı olmayan öğrencilere göre farklı düşünce ve eleştirel düşünme becerisi sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Plant-themed metaphors in Turkish proverbs: A cognitive approach
Plants play an unneglectable role in human-life; therefore, they are among the most used concrete items that the human mind takes advantage of while understanding abstract concepts. The aim is to find out how Turkish people conceptualize plant-themed metaphors in Turkish proverbs. To this end, the Conceptual Metaphor Theory developed by Lakoff & Johnson (1980) was adopted. 2.298 proverbs contain plant-themed concepts. Based on the data, the plant-themed concepts are listed in a Table with their English translations. The most frequent concepts are found to be AĞAÇ (TREE), BAĞ (VINEYARD), GÜL (ROSE), HARMAN (THRESHING), OT (WEED); hence, these concepts were chosen. First, possible socio-economical and culture-specific justifications for the salience of each concept were investigated. For each metaphorical concept, twenty proverbs were used for target domain detection. In total, one hundred proverbs were examined. The proverbs were also analyzed by an interrater. Using the Miles-Hubermann reliability coefficient (1994), the source-target match's reliability was calculated. At this stage, the Cohen's Kappa Test (1960) was employed to analyze the reliability. Kappa values are found to be 0.73. The attributes denoted to each plant-themed concept were classified as negative, positive or neutral. The conceptual metaphors identified through the analysis are as follows: AĞAÇ İNSANDIR (TREE IS HUMAN), BAĞ MÜLKTÜR (VINEYARD IS PROPERTY), BAĞ EMEKTİR (VINEYARD IS WORK), BAĞ İSTENDİK SONUÇTUR (VINEYARD IS FAVORABLE OUTCOME), BAĞ AİLEDİR (VINEYARD IS FAMILY), GÜL GÜZELLİKTİR (ROSE IS BEAUTY), HARMAN DEĞERLİ VARLIKTIR (THRESHING IS VALUABLE POSSESSION), HARMAN ZAMANDIR (THRESHING IS TIME), HARMAN BOLLUKTUR (THRESHING IS ABUNDANCY), HARMAN EMEKTİR (THRESHING IS WORK) , OT GÜZELLİKTİR (WEED IS BEAUTY), OT İSTENMEYENDİR (WEED IS UNWANTED). The attributes classified as follows: AĞAÇ (TREE) is highly neutral, BAĞ (VINEYARD) is neutral or positive, GÜL (ROSE) is positive, HARMAN (THRESHING) is neutral or positive, and OT (WEED) is mostly positive.
Fransa'daki Türk çocukların Türkçe atasözlerini algılama düzeyleri ve atasözlerinin öğretimine yönelik araştırma
Bu çalışmanın amacı Fransa'da 6, 7, 8 ve 9. sınıflarda (11-15 yaş) öğrenim gören iki dilli Türk kökenli çocukların Türkçe atasözlerini algılama düzeylerini incelemek, atasözlerini algılamada öğrencilerin hangi noktalarda sorun yaşadıklarını tespit etmek ve toplanan verileri öğrencinin Türkçe dersindeki akademik başarısı, Türkçe kitap okuma sıklığı ve aile içindeki dil kullanımı gibi farklı değişkenlere göre değerlendirmektir. Ayrıca, Fransa'daki Türkçe ve Türk Kültürü öğretmenlerine atasözleri öğretimi anketi uygulanarak Türkçe ve Türk Kültürü dersleri atasözleri öğretimi açısından incelenip hem genel hem de 2020-2021 eğitim-öğretim yılı için bir durum değerlendirmesi yapılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında uygulanan Atasözlerini Algılama Düzeyi Ölçeği (Önel, 2008) ve Atasözleri Öğretimi Anketi (Önel, 2008) çözümlenmesi için tarama modeli kullanılmıştır. Bulgular betimleme yöntemi ile ortaya konmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Fransa'da yaşayan ortaokul düzeyindeki iki dilli Türk kökenli çocuklar için kültürel değerlerin aktarımında ve Türkçe dil becerilerinin gelişiminde atasözleri kullanımına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
A structural and stylistic analysis of Turkish proverbs
This study examined Turkish proverbsin terms of structural analysis and proverbial markers to reveal what structures are prominant and how they affect Turkish proverbs. The universe of this study consist of 2667 proverbs and the sample size is determined as 338. The number of samples was obtained according to the total number of proverbs corresponding to each letter and they were selected randomly. The descriptive statistics was used to analyze the data. In syntactic analysis, findings show that tense markers and negation are significantly used. Passive, time/place adverbials and relative clauses are moderately used in the examples. Furthermore, aspect markers and modals are statistically insignificant. Frequently found structures among the categories mentionedare agentless passives, internal negation, present tense, modality morpheme –(y)mE(z)and relative clause –An. Examining grammatical structures, it is remarkably seen that suffixes are much more used rather than words. The reason for this is that suffixes are mostly attached at verbs, and nominal sentences are found less in the samples. Proverbial markers are examined under three categories: sentence type, proverbial devices and sentence function. In those three categories, simple sentences, compound – complex sentences, complex sentences, syntactic parallelism, rhyme, declerative sentencesand imperative sentences are significantly used. Findings also show that syntactic features affect the occurance of the elements of proverbial markers. In complex sentences, subordinate clause often consructed with relative clause suffixes.Also, in complex sentences, sub – clauses are mostly nominal. Most of the metaphors are used in nominal sentences, because it resemblesone thing to another by using the structure X is Y. Keywords Proverbs,syntactic analysis, proverbial marker
Kazakça atasözü ve deyimlerde eskicil unsurlar
Bir lehçede aktif olan bir sözü başka bir lehçenin deyimlerinde, atasözlerinde, ikilemelerinde, ağızlarında bulmak mümkündür. Kazak dilinin deyimlerinde, atasözlerinde, ikilemelerinde, ağızlarında kullanılıyor olsa bile, Kazakça edebî dilinde kullanılmayan ve bir Kazak için anlamı bilinmeyen birtakım sözcükler mevcuttur. Bu sözcüklerin kaynağını anlayabilmek için yaşayan veya tarihî Türk lehçelerine başvurmak gerekir. Türkiye Türkçesindeki su uyur düşman uyumaz atasözünde yer alan "su" sözcüğü, bildiğimiz "su" (içecek) anlamında olmayıp, Eski Türkçede "asker" anlamına gelen 'sü' sözüdür. Yanar döner deyiminde de "döner" sözü edebî dilde bilinen bir sözdür ancak "yanmak" fiilinin de "dönmek" fiiliyle eş anlamlı olduğunu diğer bazı Türk lehçelerinde de "dönmek" anlamında kullanılmasından dolayı anlayabiliriz. Kazakçada da buna benzer örneklere rastlamak mümkündür. Bundan dolayı Kazakça deyimlerinden bazı örnekleri göz önünde tutarak, tek başına anlamı anlaşılamayan, deyimler dışında edebî dilde kullanılmayan bazı kelimeleri kelimeleri Türk lehçeleri yardımıyla açıklamaya çalıştık. Bir örnek: Türk yazı dilleri ve ağızlarında "ses" anlamında birçok söz vardır: tawış (dowıs, dawıs, dawış), ün, avaz (awaz, awez), kü, çaw, ses. Bunların içinde "ses" Oğuzcaya özgü bir sözdür, diğerlerinde yoktur. Kazakçada ise bu anlamda dawıs kullanılır. Bununla birlikte, Kazakça bir deyimde "ses" sözcüğüne rastlanır: ses körsetüw "ses vermek". Tek başına iken bir anlamı olmayan ve sadece budeyimde geçen "ses" kelimesini Türkiye Türkçesindeki anlamımdan dolayı anlayabiliriz. Bu tezde, yukarıdaki örnekte olduğu gibi Kazak edebî dilinde tek başına kullanılmayan ancak deyimlerde anlam kazanan sözcükler Türk lehçelerinde anlamlarıyla açıklanmaya çalışılmıştır.
Başkurt atasözleri ve deyimlerinde renkler
Türkler, tarih boyunca çeşitli coğrafyalara dağılıp farklı kültürler ve farklı diller ile etkileşime girerek kültürlerine yeni kavramlar, dillerine yeni ifadeler eklemişlerdir. Türk kültürü ve Türk dilindeki yenilikler, renk ifadelerini de etkilemiştir. Yaşayan Türk lehçelerinden biri olan Başkurt Türkçesi, hem eski Türk kültüründen kalma inançlar ve kendi kültürel kavramlarını hem de zaman içinde bir araya geldiği inançlar ve kültürleri öz benliği içerisinde birleştirmiştir. Bu bağlamda, çalışmada Başkurtların tarih boyunca kullandıkları renk ifadelerinin sözlü kültür eserlerindeki anlamlarının incelenmesi ve etkileşime girdikleri kültürlerden kendi kültürlerine kattıkları renklerin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmaya Başkurt kültürünün sözlü eserlerinden olan atasözleri ve deyimlerinin aktarıldığı "Başqort Ḫalıq Meqelderé hem Eytémderé Hüzlégé" (Başkurt Atasözleri ve Deyimleri Sözlüğü, "Başqortsa – Russa Meqelder hem Eytémder Hüzlégé" (Başkurtça- Rusça Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü), "Başqort Télénéñ Frazeologik Hüzlégé" (Başkurt Dilinin Frazeolojik Sözlüğü), ve "Başqort Ḫalıq İjadı- Meqelder hem Eytémder" (Başkurt Halk Edebiyatı-Atasözleri ve Deyimler) adlı dört eser kaynaklık etmiştir. Başkurt kültürünün hazineleri olan atasözleri ve deyimlerinin aktarıldığı bu eserlerde, renk kavramları içeren atasözleri ve deyimler taranarak 241 adet renk adı geçen örnek tespit edilmiştir. Fişleme yöntemi ile tespit edilen atasözü ve deyim örnekleri, Latin alfabesine transkript edilip Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Örneklerden elde edilen renk ifadelerinin sıklık tablosu çıkarılmıştır. Bu verilere ek olarak Başkurt Türkçesinde yer alan renk adlarının kökeni ve renklerin adlandırılmasındaki kültürel gelişimler incelenmiştir.
Türkiye Türkçesinde suç kavramı ve bu kavramın ortaöğretim ders kitaplarında değerler eğitimi açısından incelenmesi
Kavramlar, dış dünyayı nasıl algıladığımızın ve anlamlandırdığımızın göstergeleridir. Bu göstergeler insanlıkla birlikte değişen ve gelişen bir yapı olan dille ifade kazanır. Dildeki bu değişim ve gelişimin tespit edilmesi için kavram alanı çalışmalarının önemli bir yeri vardır. Kavram alanı çalışmaları yalnızca bir sözcüğün biçimsel ve anlamsal olarak ne tür değişiklikler geçirdiğini göstermez aynı zamanda sözcüğün ortaya çıktığı ve kullanıldığı toplumlarda bireylerin o kavramın karşıladığı durum ve olguları nasıl anlamlandırıldığını, bu anlamlandırmanın neye bağlı olarak değişiklik gösterebileceğini de ortaya koyar. Bu bakımdan kavram alanı çalışmalarının biçimsel ve anlamsal boyutta alanımıza önemli katkıları vardır. Her birey ve toplum özellikle suç gibi hukukî, dinî, sosyal olmak üzere farklı boyutları olan bir sözcüğü elbette farklı şekillerde tanımlayacak ve anlamlandıracaktır. Bu farklılık ise çalışmamıza konu olan suç sözcüğünün kavram alanındaki çeşitliliği beraberinde getirmiştir. Üstelik çoğu zaman benzer anlamlar taşıyan suç, günah, hata, kabahat sözcüklerinin kullanıldıkları bağlamdaki değişiklik de oldukça ilgi çekicidir. Bu dikkat çekici çeşitlilik çalışmamızın da çıkış noktası olmuştur. Çalışmamızda hem suç sözcüğünün kavram alanına giren hata, kabahat, günah, cürüm gibi sözcüklerin aralarında anlamsal olarak ayrım olup olmadığı hem de hangi durum ve eylemlerin suç, hata, kabahat ve günah olarak adlandırıldığı üzerinde durulmuştur. Bu çalışmada suç kelimesinin kökeni, tarihi olarak dilimize girişi ve kullanım alanı ele alınmıştır. Sözcüğün dilimizdeki en eski kullanımını tespit etmek ve tarihî seyir içindeki yerini belirlemek için incelemeye Orhon Yazıtları'ndan başlanarak Dîvânü Lugati't-Türk, Tarama Sözlüğü, Derleme Sözlüğü, Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü ve Etimolojik Sözlük gibi eserlerden faydalanılmıştır. Sözcüğün kullanım sıklığı ve işlekliğinin tespit edilmesinde ise Sıklık Sözlüğü'ne başvurulmuştur. Son olarak kavramın toplumsal ve kültürel boyutunun tespiti için Atasözü ve Deyimler Sözlüğü taranmıştır. Çalışmamızda suç sözcüğü ekseninde bu sözcükle birlikte kullandığımız hata, günah, kabahat gibi sözcüklerin anlamlarına, doğrudan veya dolaylı olarak suç, günah, hata ve kabahat ile ilgili olan diğer sözcüklerin anlamlarına, kullanım sıklıklarına, tarihi seyir içerisindeki gelişimine, suç sözcüğünün etimolojisine ve sözcüğün toplumsal bilinçteki yerini tespit etmek amacıyla atasözü ve deyimlerdeki örnekleri çeşitli başlıklarda gruplandırılarak verilmiştir. Atasözü ve deyimlerden elde edilen veriler çalışmamızın sonunda tablo halinde sunulmuştur. Bu verilerin sonucunda suç kavramdaki çeşitliliğin sebeplerinin: Sözcüğün kullanıldığı bağlam, kültürel birikimin etkisi ve kişinin bireysel olarak karşılaştığı durum veya olaya bakış açısı şeklinde olabileceği sonucuna varılmıştır. Çalışmamızın son bölümünde ise Ortaöğretim 11. ve 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders kitaplarındaki metinlerden hareketle suç kavramı incelenmiş ve değerler eğitimi açısından dahil edilebileceği temalar yorumlanmıştır. Anahtar kelimeler: günah, hata, kabahat, kavram alanı, suç.
Hatay / Ovakent Özbek Türklerinden derlenen atasözlerinde isim
Bu çalışmada 1982 yılında savaştan kaçarak Pakistan'a giden ve Türkiye Cumhuriyeti'nin "İskânlı Göç" emriyle Türkiye'ye getirilerek Hatay'ın Ovakent bölgesine yerleşen Özbek Türklerinin günlük hayatta kullandıkları Özbek atasözlerini derleyip, atasözlerinde bulunan isimlerin isimden isim ve fiilden isim yapan yapım ekleri, isim çekim ve hâl eklerini incelendi. Konu üzerine kaynak taraması ve ön derleme çalışması yapıldı. 14 aylık derleme çalışmasının sonunda 1092 adet atasözü toplanarak bölgenin atasözü üzerinde zengin bir potansiyelinin olduğu görüldü. Çalışma "giriş, inceleme ve sonuç" 3 bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araşatırmanın konusu, önemi, sınırlılıkları ve araştırmada kullanılan yöntemler hakkında genel bilgiler verildi. Çalışmanın ikinci kısmı olan inceleme bölümünde Özbek Türklerinin adının menşei ve tarihsel gelişimi, Özbek Türklerinin dil ve ağız özellikleri, tarihsel gelişimi, Hatay / Ovakent bölgesi hakkında, Ovakent Özbeklerinin genel özellikleri ve tarihsel gelişimi, Ovakent Özbek Türklerinin dil, kültür ve ağız özellikleri ve gelişimi, Türk atasözlerinin menşei, atasözleri üzerine yapılan tanımlar ve çalışmalar, Türk ve Özbek atasözleri hakkında genel bilgiler kısaca verildi. Derlenen atasözlerinde bulunan sözcüklerde isimden isim, fiilde isim yapım ekleri, isim çekim ve hâl ekleri tespit edilerek verilmeye çalışıldı. Ekler hakkında Eski Türkçe dönem ve lehçelerinden mevcut kaynaklardan bilgi aktarıldı. Her ekle ilgili en az 4-5 örnek vermeye çalışıldı. Fakat atasözlerinde ve Özbek Türkçesinde bulunan bazı eklere ulaşamadığımız için örnek verilemedi. İncelenen metinde 10 tane ünlü ses vardır: "a, ä, å, e, ı, i, o, ö, u, ü" bunlardan "o – ö" ve "u – ü" seslerinin söylenişi birbirine yakındır. "a" sesinin ise düz (a), yarı yuvarlak (å) ve ön damağa yakın söylenen (ä) olmak üzere üç farklı söyleniş şekli vardır. Ayrıca hırıltılı "h" dediğimiz "x" sesi de "ḫ veya ḳ" olarak transkribe edilmiştir. Sonuç bölümünde atasözlerinde isimlere gelen yapım ve çekim ekleriyle ilgili tespitler aktarılmaya çalışıldı. Anahtar kelimeler: Özbek Türkleri ve Türkçesi, Hatay/Ovakent Özbek Türkleri ve Türkçesi, Türk ve Özbek Atasözleri, İsim.
Kazak Türkçesinde sağlıkla ilgili söz varlığı
Bu çalışmada Kazak Türkçesinde sağlıkla ilgili söz varlığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Kazaklardaki geleneksel tedavi yöntemleri, Kazakların sağlık konusuna yaklaşımı, günümüzde Kazakistan'da sağlıkla ilgili durum ve çalışmalar da tez içerisinde ele alınmıştır. Sağlıkla ilgili kelime, tamlama, terim, deyim ve atasözleri madde başı olarak verilirken Türkiye Türkçesindeki karşılıkları da açıklamalı olarak verilmiştir. Madde başları Kazakçanın sözlükleri taranarak tespit edilmiştir. Daha iyi anlaşılması için madde başlarının geçtiği örnek cümleler de seçilmiştir. Sağlıkla ilgili kelimelerin istatistiği de yapılmıştır. Çalışmaya "sağlık'' ile ilgili kelimeler ve kullanım alanları için kısaltma bölümü eklenmiştir.
Kaşkay atasözlerinde ad aktarmaları
Kaşkay Türkçesi Oğuz Türkçesinin bir ağzı olup coğrafi olarak da Oğuzcanın en güneydeki kolunu temsil etmektedir.Kaşkay Türkleri İran'ın Fars bölgesinde konargöçer olarak yaşamaktadır. Hayat şartları ve siyasî sebeplerle bugün Kaşkay Türklerinin büyük bir çoğunluğu yerleşik hayata geçmek zorunda kalmıştır. Yerleşik hayata geçenler tabii olarak gelenek, görenek ve dillerinden uzaklaşmaktadırlar. Bu hızlı değişim kısa bir süre sonra önemli bir Türk kültür varlığının da yok olması sonucunu doğuracaktır. Bu sebeple Kaşkay Türkçesine ait metinlerin bir an önce derlenip yayınlanması ve Türk dünyasına tanıtılması büyük önem arz etmektedir.Çalışmamızın esasını, Esadullah Merdani Rahimî'nin Atalar Sözü ?Darbu'l-meselha-yı Türkî-i Kaşkai? adlı eseri teşkil etmektedir. Eser, Kaşkay Türkçesiyle yazılmış olup, eserde atasözlerinin Farsça açıklamaları da verilmiştir.Öncelikle Arap alfabesiyle yayınlanmış Kaşkay dil malzemesinin transkripsiyonunu yaparak Latin alfabesine aktardık. Eserde atasözleri dışında karışık olarak verilen deyimler, dualar, beddualar, tekerlemeler çeşitli tabirler, dörtlük ve beyitler de yer almaktadır.Çalışmamızın konusunu ?Kaşkay Atasözlerinde Ad Aktarmaları? ile sınırladığımız için eserde yer alan atasözlerinin dışındaki deyim, dualar, tabirler, beddualar, tekerlemeleri incelememizin dışında bıraktık. Tasnif ettiğimiz 2564 atasözünün Türkiye Türkçesindeki karşılığı olan atasözlerini verdik, karşılıkları olmayanları da Türkiye Türkçesine aktarmakla yetindik.Kaşkay atasözlerinde ad aktarmalarını tespit ettiğimiz bu 2564 atasözü üzerinde yaptık. Ad aktarmaları çeşitlerini tespit ederken M.A. Yekta SARAÇ'ın Klâsik Edebiyat Bilgisi-Belâgat adlı eserindeki tasnife bağlı kaldık.Ayrıca atasözlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için çalışmamızın sonuna bir de seçme sözlük ekledik.Bu çalışmamızın amaçlarından biri de bugüne kadar Kaşkay atasözlerini Türk dünyası atasözleri içerisindeki eksikliğinin giderilmesidir. İlerde yapılacak ?Türk Dünyası Atasözleri Sözlüğü?ne bir katkı sağlamaktır.
Mirze Elekber Sabir "Hophopname": Hophopname'de yer alan atasözü, deyim, alkış ve kargışlar
Çalışmamıza kaynak olan eser, Mirze Elekber Sabir'in 1979 yılında Memmed Memmedov tarafından tertip edilen ?Hophopname?sidir. Bu eser Bakü'de ?Yazıçı Neşriyyat?ında Kiril harfleriyle basılmıştır.Eser Azerbaycan'da 1912 yılında ilk kez yayınlandığından bu yana çok ilgi görmüş ve yüzyıllık sürede birçok kez yayınlanmıştır. Halk dilinin öğelerinden olan atasözleri, deyim, dua ve bedduaların çokluğundan dolayı dikkat çeken bir eserdir.Bu çalışma ?Deyimler?, ?Atasözleri?, ?Alkışlar ve Kargışlar?, ?Dizinler? olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde önce Mirze Elekber Sabir'in hayatı ve edebi kişiliği, ?Hophopname? daha sonrasında ise deyimler, atasözleri, alkışlar ve kargışlar hakkında bilgiler verilmiştir.Eserin ilk bölümünü deyimler oluşturmaktadır. Deyimler yapılarına göre alt başlıklar halinde sıralanmıştır. Her alt başlıkta ise Türkiye Türkçesi ile aynı olan deyimler ve Türkiye Türkçesiyle anlamca aynı olan deyimler şeklinde ikiye ayrılmıştır.İkinci bölümde ise atasözleri yer almaktadır. Atasözleri yapılarına göre alt başlıklara ayrılmıştır. Her alt başlıkta ise kendi içinde Türkiye Türkçesi ile aynı olan atasözleri ve Türkiye Türkçesiyle anlamca aynı olan atasözleri şeklinde ikiye ayrılmıştır.Üçüncü bölümde alkışlar ve kargışlar vardır. Aynı şekilde alkışlar ve kargışlar kendi içinde Türkiye Türkçesi ile aynı olanlar ve Türkiye Türkçesiyle anlamca aynı olanlar şeklinde iki alt başlığa ayrılmıştır.Son bölüm olan dördüncü bölümde ise deyimler, atasözleri, alkış ve kargışların dizinleri yer almaktadır. Eserde geçen her deyim, atasözü, alkış ve kargış madde başı olarak verilmiş ve eserde geçtiği yerlerin sayfa numaraları yanında belirtilmiştir.Anahtar sözcükler: Hophopname, Deyimler, Atasözleri, Alkışlar ve Kargışlar
Özbek halk masalları(Özbek halk atasözleri)
Bu çalışmada, ``Özbek Halk İcadı'' serisinde basılmış olan ``Özbek ?alk Makållari'' (Ğ.Ğulam Edebiyat ve sanat neşriyatı, Taşkent 1989. Derleyenler: T. Mirzayev, B. Sarimsakov, A. Musakulov) adlı eseri incelenmiştir.Çalışmamız iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde İnceleme çalışması yapılmıştır. İlk olarak çeşitli kaynaklardan alınan atasözleri tanımları verilerek, atasözlerinin biçimsel özellikleri üzerinde durulmuştur. Sonra Özbek Türkçesi atasözleri ile Türkiye Türkçesinde kullanılan atasözlerinin karşılaştırılması yapılmış ve ahenk unsurları ele alınmış, son olarak da sıralı cümle örnekleri verilmiştir. İkinci bölümde ise metin Kiril alfabesinden Latin alfabesine çevrilerek, Türkiye Türkçesine aktarma yapılmıştır. İncelenen metinde on tane ünlü ses vardır: ``a, ä, å, e, ı, i, o, ö, u, ü'' bunlardan ``o ? ö'' ve ``u ? ü'' seslerinin söylenişi birbirine yakındır. ``a'' sesinin ise düz (a), yarı yuvarlak (å) ve ön damağa yakın söylenen (ä) olmak üzere üç farklı söyleniş şekli vardır. Bunlar transkripsiyonda gösterilmiştir. Ayrıca hırıltılı ``h'' dediğimiz ``x'' sesi de ``?'' olarak transkribe edilmiştir.Metinde anlamını bulamadığımız ya da anlamında tereddüt ettiğimiz atasözleri bulunmaktadır. Bu atasözleri sonuna soru işareti konularak belirtilmiştir.Eser çeşitli konularda tasnif edilmiş yetmiş bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda zaman darlığından yetmiş bölümün ilk kırk dört bölümü ele alınmıştır. Geri kalan bölümler daha sonraki çalışmalarda incelenecektir.Anahtar Kelimeler: Atasözü, Vatan Severlik, Yiğitlik, Korkaklık, İyilik, Kötülük, Aile, Komşu
Moğolca atasözleriyle Türkiye Türkçesi atasözlerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada Metin Yurtbaşı'nın 'Sınıflandırılmış Atasözleri Sözlüğü' ve Moğolca atasözleri için Zayabaatar.D, Ş.Çoimaa'ların Mongol züir tsetsen ügiin gurvan myangan deej' sözlükleri esas kaynak olarak, ihtiyaç duyuldukça diğer atasözleri çalışmaları da dikkate alınarak tarama yoluyla Moğolcada ve Türkiye Türkçesinde kullanılan atasözleri karşılaştırılmıştır. Ortaklık gösteren atasözleri, biçim ve anlam açısından üç ayrı başlık altında incelenmiştir. Hem biçim hem anlam yönünden benzer, biçim yönünden kısmen benzer, anlam yönünden aynı, biçim yönünden farklı, anlamı aynı olan atasözleri tespit edilmiştir. Tespit edilen atasözlerindeki ortaklıklar, Türk ve Moğol halklarının ortaklığını vurgulayacaktır. Anahtar kelimeler: Atasözü, Moğolca Atasözleri, Türkiye Türkçesi Atasözleri, Türkçe, Moğolca
Ürdünlü öğrencilerin Türkçe atasözleri ve deyimleri öğrenmede yaşadıkları güçlükler ve çözüm önerileri
Atasözü ve deyimler, bir toplumun duyuş, düşünüş ve yaşayış şekillerini yani kültürünü yansıtması açısından bakıldığında yabancı dil öğretiminin önemli parçalarından biridir. Bu anlamda, dil öğretiminin hedeflerinden biri olan kültür aktarımını gerçekleştirebilmek için de atasözü ve deyimlerin doğru şekilde ve doğru yerde kullanımının öğretilmesi gereklidir. Bununla birlikte; mecaz, benzetme gibi anlatım unsurları atasözü ve deyimlerde çokça görüldüğü için bu dil ögelerinin öğrenilmesi yabancı dil öğrenen öğrenciler için birtakım zorlukları beraberinde getirmektedir. Bu noktadan hareketle, çalışmamızda Türkçeyi öğrenen Ürdünlü öğrencilerin atasözü ve deyimleri öğrenme konusunda yaşadıkları güçlükleri belirlemek ve çözümlerine ilişkin öneriler sunmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Ürdün Üniversitesi Yabancı Diller Fakültesi Türkçe ve İngilizce Bölümünde okuyan 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile Amman Yunus Emre Enstitüsü B2 ve C1 seviyesindeki gönüllü öğrencilerden oluşan gruba atasözü ve deyimler hakkında bir bilgi testi uygulanmıştır. Ayrıca yine gönüllülük esasına göre bu grup içinden 20 kişi ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Test ve görüşme sonuçlarının analizinde Ürdünlü öğrencilerin atasözü ve deyim kavramlarının anlamlarını, özelliklerini birbirine karıştırdıkları, nasıl ve hangi durumlarda kullanılması gerektiğini belirleyememeleri, benzer anlam taşıyan atasözü ve deyimleri birbirine karıştırmak gibi bir dizi sorunla karşılaştıkları görülmüştür. Ayrıca, Arapçada bire bir bulunan Türkçe atasözü ve deyimleri daha rahat öğrendikleri de gözlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle, atasözü ve deyim öğretimine yönelik hazırlanan örnek etkinlikler ve sınıf içi uygulamalarla birlikte, Âmmî Arapça ile Türkçe arasında ortak olduğu belirlenmiş olan 200 atasözü ve deyime çözüm önerileri kısmında yer verilmiş; bu dil ögelerinin öğretimine bir katkı olmak üzere tarafımızca hazırlanan ve kullanıma sunulan internet sayfasından örnek görüntüler de yine öneriler kısmında sunulmuştur.
Irak Türkmen atasözleri üzerine halk bilimsel bir inceleme
Yaşanmışlıkların ve yaşanma ihtimali olan durumların anlatılmaya çalışıldığı atasözleri üzerine yapılan çalışmalar kültür aktarımı konusunda önemli bir yer teşkil etmektedir. Irak Türkmen söz varlığı ürünlerinden biri olan atasözleri, Irak Türkmenlerinin sözlü kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmada önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada bu durum gözetilerek ve atasözleri üzerine yapılan çalışmaların nitelikleri de göz önüne alınarak farklı bir yaklaşım denenmiştir. Konuyla ilgi birçok çalışma bulunmakla birlikte çalışmaların benzer nitelikte oldukları da görülmektedir. Bugüne değin Irak Türkmen atasözleri genellikle derlenmiş fakat içerikleri üzerine çalışmalar kısıtlı kalmıştır. Bu çalışmada Irak Türkmen atasözleri konularına göre sınıflandırılmış ve halk bilimsel bir inceleme yapılmıştır. Literatürde doğan bu boşluğun doldurulması adına yapılacak çalışmalara yol gösterici nitelikte olacağı düşünülmektedir.
Azerbaycan Türkçesi atasözlerinde kelime grupları
Bu çalışma, "Azerbaycan Atasözleri" kitabındaki atasözlerinde yer alan kelime gruplarını ele alır. Çalışmanın giriş bölümünü kelime grupları hakkında yapılan tanımlar, sınıflandırmalar oluşturmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde "Azerbaycan Atasözleri" kitabında yer alan kelime grupları yer almaktadır. Bu bölümde Azerbaycan Türkçesi atasözlerinde kelime grupları kapsamlı ve detaylı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde tespit edilen kelime grupları değerlendirilmiştir.