Civil aviation companies
124 theses under this subject heading
Türkiye'de sivil havacılığın gelişimi ve sorunları: THY'de bir uygulama
Türkiye'de sivil havacılığın sorunları ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışma Atatürk Havalimanı'nda faaliyet gösteren THY havayolu şirketinde çalışan 108 personel üzerinde uygulanmıştır. Sivil havacılığın sorunlarını ve çözüm önerilerini belirlemek için Serkan Batur tarafından geliştirilmiş havayolu taşımacılığı sorunları ve çözüm önerileri isimli anket formu uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen sonuçlarda sivil havacılık sektörünün sorunları olarak teknik altyapının oluşturulamaması, sivil havacılık meslek yüksekokulu mezunlarından tam istihdam sağlanamaması, bilet fiyatlarının ortalama gelir düzeyine göre belirlenmemesi olarak tespit edilmiştir. Sorunlara getirilebilecek çözüm önerileri olarak devletin sivil havacılığın gelişiminde önemli bir konumda olduğu ve kamu özel işbirliği projeleri sektörün gelişiminde önemli rol oynadığı tespit edilmiştir. Ayrıca devlet, havayolu işletmelerine sağlayacağı teknik desteklerle beraber yeni havalimanlarının kurulmasını sağlamalarıyla da sorunların ortadan kalkmasında en önemli konumdadır. Anahtar Kelimeler : Sivil Havacılık, GeliĢimi, Sorunları
Civil aviation as an element of soft power in Turkish foreign policy: Turkish Airlines case study
The political, socio-economic, cultural, commercial and technological improvements in today's world removed all the obstacles that slow down globalization and turned the world into societies which need each other and are in communication with. Improving trade and technology, triggered people demand to move and travel to different parts of the world and thus air transportation became the most reliable, minimizing the distance quickly option. In a globalizing world, establishing several bodies about civil aviation became necessary in order to form the standards in quality, safety, hygiene, navigation systems, the training of aviation personnel and the purpose of implementing aviation activities in the maximum safety and quality. In this study, the overall structure of the civil aviation, the history of aviation in Turkey, Turkish foreign policy and policy components are examined, focusing onto Turkish Airlines Incorporate Company, established in 1933, with the name of Governmental General Management. In this regard, whether new opened THY destinations is parallel with Turkish foreign policy followed is determined, with an insight to effectiveness of politicians at intra-firm decisions. And also discussed, THY the undertook ''Soft Power'' mission of Turkey or not. In the conclusion, the idea of private entities other than Turkish Airlines (THY) undertaking similar missions is suggested. Meanwhile, need of encouraging aviation sector that grows rapidly is mentioned. Keywords: THY, Soft Power, Foreign Policy, Civil Aviation
Türkiye'de sivil havacılık sektöründe müşteri ilişkileri yönetimi: Turkish Ground Services A.Ş. örneği
İşletmelerin varlıklarının sebepleri olan müşteriler, satın alma faaliyetlerine devam ettikleri sürece işletmeler rekabet avantajı sağlayacaklardır. Küreselleşme ve pazarların serbestleşmesi ile birlikte müşteriler için oldukça farklı alternatifler mevcuttur. Müşteri, bu alternatifler arasından tercih yaparken seçici davranacaktır. İşletmeler de bu seçim sürecinde, müşteri memnuniyetini sağlamanın ve bağlılıklarının oluşturulması konusunda çeşitli alternatif yaklaşımlar sergileyeceklerdir. Günümüz rekabet koşulları altında işletmelerin ayakta durabilmelerinin şartı da budur. Bu temel ihtiyaçtan yola çıkarak hazırlanan tez iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, müşteri kavramı, müşteri ilişkileri ve müşteri ilişkilerinin ölçümlenmesi yöntemleri detaylı olarak açıklanmıştır. İkinci bölümünde ise sivil hava ulaştırma sektörü tanıtılmış olup, sektöre yer hizmetlerini sağlayan TGS Yer Hizmetleri A.Ş.'nin müşteri anlayışı çerçevesinde oluşturulan müşteri memnuniyeti politikaları açıklanmaya çalışılmış ve bu kapsamda öneriler geliştirilmiştir.
Yüksek performanslı iş sistemlerinin örgütsel çevikliğe etkisi: Sivil havacılık sektöründe faaliyet gösteren yer hizmetleri işletmelerinde bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, Yüksek Performanslı İş Sistemlerinin Örgütsel Çevikliğe etkisini bütüncül bir model ile incelemektir. Çalışmada, Yüksek Performanslı İş Sistemlerinin Örgütsel Çeviklikle ilişkisinde aracılık rolü oynayabileceği öngörülen Girişimci Örgüt İklimi ve bu değişkenin etkileri de araştırılmıştır. Bu çalışmanın uygulama kısmı, Sivil Havacılık Sektöründe faaliyet gösteren ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verilen çalışma ruhsatına sahip Yer Hizmetleri İşletmelerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede söz konusu işletmelerdeki yöneticilerin düşünce ve algıları temel alınmıştır. Araştırmada, tam sayım yapılarak ilgili işletmelerin tüm yöneticilerine ulaşılmaya çalışılmış; bu işletmelerde görev alan 171 yöneticiden alınan cevaplar araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; Yüksek Performanslı İş Sistemleri ile Örgütsel Çeviklik arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu ve Girişimci Örgüt İkliminin de bu ilişkide kısmi aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir. Bu çalışmanın, literatüre kuramsal ve uygulamada katkısı bulunmaktadır. Çalışmanın kuramsal katkısı, Yüksek Performanslı İş Sistemlerinin Örgütsel Çevikliğe etkisinin ilk kez ele alınarak açıklanması ve bu ilişkide aracılık rolü üstlenen Girişimci Örgüt İkliminin bütüncül bir modelde incelenmesidir. Bu çalışmanın uygulamadaki katkısı ise, Yüksek Performanslı İş Sistemlerinin Örgütsel Çevikliğe etkisinin Türkiye'de faaliyet gösteren Yer Hizmetleri işletmelerinde ilk kez araştırılmış olmasıdır.
Tükenmişlik düzeyinin örgütsel bağlılığa etkisi; sivil havacılık çalışanları üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, sivil havacılık sektöründeki vardiyalı çalışanların tükenmişlik düzeylerinin örgütsel bağlılık düzeylerine olan etkisi saptanarak üst yönetimin konu ile ilgili gerekli çıkarımlar sağması hedeflenmektedir. Araştırmanın örneklemini vardiyalı sistemde çalışan 200 personel oluşturmaktadır. Çalışanlara, Allen – Mayer ' in geliştirdiği "Örgütsel Bağlılık Anketi" ve tükenmişlik düzeyini belirlemek amacı ile "Maslach Tükenmişlik Envanteri" uygulanmıştır. Çalışanlara aynı zamanda sosyo-demografik formu verilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 21.0 programı ile değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik düzeyi, Örgütsel Bağlılık, Sivil Havacılık, Vardiyalı Sistem.
Havacılık endüstrisinde blockchain teknolojisinin potansiyelini keşfetmek
Blockchain teknolojisi, kurumsal yapıların işleyişlerinde bulunan sorunlar ve global kriz ile beraber bir kere daha sarsılmakta olan güvene paralel olarak meydana gelmektedir. Yeni bir sistem sunmasından dolayı blockchain teknolojisi önemli ve dikkat çeken bir alandır. Blockchaine benzemekte olan pek çok teknolojinin geliştirilmesi için çabalanmıştır. Merkezi sistemlere karşı gücün dağınık bulunduğu daha güvenilir ve özgür bir veri ağı modelinin oluşturulmaya çabalanması, bu teknolojilerin ortak özeliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Buradan hareketle merkezi kurumlara karşı bulunan güvensizlik ve işleyişte olan sorunların daha önceden fark edildiği ve değiştirilmesi için uğraşıldığı anlaşılmaktadır. Bu teknoloji, bir merkeze bağlı olmadan kriptografi kullanılarak ve veri blokları şeklinde zincirlenmesi modeli ile meydana getirilmektedir. Güvenilir olmaları ise söz konusu teknolojilerin en mühim noktalarıdır. Var olan sistemlere kıyasla blockchain teknolojisinin değer, veri ya da öteki bilgilerin muhafaza edilmesi ve transferinin sağlanmasında daha kullanışlı olması söz konusudur. Blockchain teknolojisi, bilhassa havacılık sektöründe önemli değişimleri sağlamıştır. Havacılık sektöründe blockchain teknolojilerinin ele alınması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu araştırmada yalnızca literatür taraması kapsamında elde edilen verilerden faydalanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Teknoloji, Blockchain, Havacılık Endüstrisi
Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe kurum kültürü, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma
Çalışmanın amacı, çalışanlar tarafından benimsenen örgüt kültürünün, örgütsel bağlılığa yansımasını ve Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe iş tatmini üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırmada ilk olarak örgüt kültürü, örgütsel bağlılık ve iş tatmini kavramları hakkında detaylı araştırmalar yapılmış, literatür taraması sonucunda elde edilen bilgilerle araştırmanın genel hatları oluşturulmuştur. Araştırmanın birinci bölümünde örgüt kültürü ile ilgili literatür araştırması yapılarak, örgüt ve kültür kavramları ayrı ayrı açıklanmış, örgüt kültürünün önemi, özellikleri, unsurları, etkileyen faktörler üzerinde durulmuş, örgüt kültürü üzerine ortaya atılmış farklı modeller sunulmuştur. Örgütsel bağlılığı içeren ikinci bölümde ise örgütsel bağlılık kavramı tanımlanmış; oluşumuna, önemine, karakteristik özelliklerine değinilmiştir. Ayrıca örgütsel bağlılık göstergeleri ve düzeyleri hakkında da bilgi verilmiş; örgüt kültürüyle arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise iş tatmini kavramı açıklanmış, bu kavramı etkileyen faktörlerden bahsedilmiştir. Bir çalışma sürecinin sonucu olarak ise iş tatmini ve tatminsizliğinin sonuçları sunulmuştur. Araştırmanın son bölümü olan dördüncü bölümde ise örgüt kültürü ve örgütsel bağlılığın, Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe iş tatminine etkisinin ölçülmesi için; seçilen ölçekleri ve demografik etmenleri içeren bir anket uygulaması yapılmıştır. Anket, Türkiye'de havayolu taşımacılığı sektöründe aktif olarak çalışan 96 çalışana uygulanmıştır. Uygulanan anketten sonra toplanan verilerin IBM SPSS Statistics 25.0 programında değerlendirilmesi ile örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasında pozitif ve anlamlı etkileri olduğu gözlemlenmiştir.
Yöneticilerin entelektüel yeterliliklerinin rekabetçi örgüt kültürü geliştirilmesine ve örgütsel performansa etkilerinin araştırılması: Sivil havacılık işletmelerinde bir uygulama
Yoğun bir rekabet ortamının olduğu günümüz küresel dünyasında ve bunun önemli aktörlerinden biri olan havacılık sektöründe entelektüel yeterliliğe sahip yöneticiler ortak bir amaç etrafında şekillenen bir kültür ile takipçilerini örgütün hedefleri doğrultusunda yönlendirebilirler. Bu çalışmada Türkiye'de faaliyet gösteren havayollarındaki yöneticilerin entelektüel yeterliliklerinin rekabetçi örgüt kültürü ve örgüt performansını nasıl etkilediğini açıklayan kavramsal bir çerçeve geliştirilmiş ve geçerli, güvenilir özgün bir ölçek ile ampirik olarak test edilmiştir. Aynı zamanda orijinali Savsar tarafından geliştirilen performans karnesinin boyutlarında yer alan performans ölçütleri tarafımızca ifadelere dönüştürülmüştür. Betimleyici istatistikler ve ölçeklerin temel faktör yapısını ortaya çıkarmak için SPSS kullanılmıştır. Göstergelerin seçilen gizil değişkenlere yüklenip yüklenmediğini ölçmek için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve varsayılmış kavramsal modeli test etmek için ise Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kullanılmıştır. Bulgular, nitel modeldeki kavramsal bağlantıları desteklemekte ve niceliksel modeldeki varsayımsal ilişkilerin çoğunu doğrulamaktadır. Bu araştırma, entelektüellik ve yönetim literatürü taramasına dayanarak bütünleştirici bir çerçeveyi teorik ve deneysel olarak geliştiren ve test eden ilk çalışmadır. Ayrıca geliştirilen algısal performans karnesi değerlendirme ölçeği de literatüre önemli bir katkıda bulunmaktadır. Sonuçlar yeni istatiksel, teorik ve pratik yaklaşımlar hakkında fikir vermektedir.
Sivil havacılık işletmelerinde sürdürülebilirlik politikalarının örgütsel performansa etkisi: TAV Havalimanı örneği
Günümüzde tüketiciler, devlet, çalışanlar, yerel halk ve yatırımcılar işletmelerin kurumsal davranışlarının denetlenmesini daha fazla talep eder hale gelmiştir. Örgütsel performansın d değerlendirilmesinde, finansal verimlilik göstergelerine ek olarak, işletmelerin sürdürülebilirlikle ilgili göstergelerini dâhil etmesi, sosyal ve çevresel yatırımların, çeşitli raporlamalarla sunulmasıyla, kurumlar paydaş grubunun desteğini alacağı için firma riski azalmakta ve uzun vadede şirket değerinde artış olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, BIST Sürdürülebilirlik Endeksine kote olan tek havalimanı işletmesi TAV Havalimanları Holding A.Ş'nin 2013-2019 yılları arasındaki finansal performansı ve 2013-2017 yılları arasında yayınlamış olduğu sürdürülebilirlik raporlarından alınan verilerle sürdürülebilirlik performansı, çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP ve TOPSİS yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. İşletmenin bu yıllara göre en iyiden en kötüye doğru sürdürülebilirlik ve finansal performans değerleri belirlenerek sıralanmıştır. Örgütsel-finansal performans ile sürdürülebilirlik performansı arasında yıllar bazında pozitif-negatif yönlü yada nötr bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Sonuç olarak yıllara göre değişen bu iki performans değerleri arasında kesin bir paralellik görülmemekle birlikte bunun konjonktürel olası nedenleri tartışılmıştır.
Türkiye'de sivil havacılık sektöründe istihdam edilen uçuş ekibinin çalışma koşullarına ve haklarına yönelik bir araştırma
Havacılık sektörü yüksek rekabet ortamının mevcut olduğu bir sektör olarak karşımıza çıkmaktadır. Sektörde başarıyı yakalamak için entelektüel sermaye olarak da nitelendirebileceğimiz insan faktörüne önem verilmesi gerekmektedir. İnsan faktörü, yani işletmeler için işgörenler, havacılık sektöründe uçuş operasyonu sürecinin her basamağında etkin rol oynamaktadır. Bu çalışmada, havacılık sektörüne emek veren kabin / kokpit personelinin çalışma koşulları, bağlı bulundukları sendikalar ve sözleşmelerden bahsedilmiş olup, sivil havacılık sektöründe istihdam edilen bu kişilerin haklarına yönelik bir araştırma yapılmıştır. Çalışmada derinlemesine mülakat tekniği uygulanmış olup, havacılık sektöründe aktif olarak görev alan 20 kişi ile görüşme yapılmıştır. Elde edilen bu veriler betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi kullanılarak yorumlanmıştır "İşgören" olarak nitelendirilen havacılık personelinin bağlı olduğu sözleşmeler, sendikalar ve işgörenlerin yan haklarına dair bilgiler ortaya konmuştur. Ayrıca sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan çalışanların hakları ile ilgili bir karşılaştırma yapılmıştır. Bu çalışma, havacılık sektöründe görev yapan 20 işgörenin verdiği yanıtlarla sınırlıdır.
The impact of cargo and ancillary revenues on net profit for full-service carrier airlines
Air transport has become an increasingly common tool used by most people today and has been a constantly growing industry. On the other hand, it is a sector with low profitability despite high investment costs and risks, which are quickly affected by increasing competition, economic, political, and natural events. That's why airline companies have had to manage their capacities better and generate new revenues due to low profitability rates, high risk, and increasing competition conditions. Ancillary Revenue is defined as the income earned as part of the travel experience through sales made to passengers directly or indirectly before, during, or after the trip. Ancillary revenues are what airline companies offer to their passengers other than the tickets they have sold, services such as inflight catering, baggage fees, loyalty programs, seat fees, advertising and commission revenues, and in-flight entertainment systems. In this study, the relationships between cargo revenues, ancillary revenues, and net profitability of airline companies for the period 2014Q1-2019Q4 were examined in the examples of three full-service airline companies (Turkish Airlines, American Airlines, and Delta Air Lines). The study revealed that there is cointegration between cargo revenues, ancillary revenues, and net profit, and there are one-way causality relationships from both cargo revenues to net profit and from ancillary revenues to net profit. The study also indicated a positive correlation between cargo and ancillary revenues, and net profit. In other words, cargo revenues and ancillary revenues have a positive effect on the net profit of airline companies. In addition, the study found that aviation ancillary revenues provide an essential resource for airline companies; furthermore, two American companies are among the top three companies with the highest incomes in the world in terms of Cargo and Ancillary Revenues; also showed that Turkish Airlines' ancillary revenues are lower than those of these two American companies. On the other hand, the study showed that the contribution of Turkish Airlines' cargo revenues to net profit is much higher than the other two companies.
The perceptive analysis of the effect of proactive maintenance scheduling on maintenance costs and airline profitability: A case study of Turkish Airlines Technic
The accelerated development trend that the industry is going through has created an intensively competitive environment between global airlines. Intense competition in the sector and the pronounced decline in profit rates have increased the importance of reducing expenses and costs, in addition to the management of incomes. Towards this aim, airlines implement various methods to reduce their own costs. Maintenance comprises one of the significant expenses incurred by airlines, while airlines adopt various approaches in their cost-reduction efforts, including general maintenance enhancement programs. It has been seen that some of these methods positively affect cost-reduction efforts that have begun to be implemented. Proactive maintenance planning, on the other hand, is considered one of the methods aimed at reducing maintenance costs and thus increasing airline profitability and is actively used by many airlines. Turkish Airlines is playing a leading role in the effective use of proactive maintenance planning management. However, some proactive maintenance practices are controversial. In order to clear the air about these controversies, this research was carried out to make a perceptive analysis of the Turkish Airlines Technic employees. I carried out this study by using a quantitative survey with a sample of 133 Turkish Airlines Technic staff, which consists of technicians, engineers, planning staff, clerks, and managers. Staff was chosen among departments relating to maintenance. Besides questions that measure the perception of Turkish Airlines Technic staff on the effects of proactive maintenance scheduling on maintenance costs and airline scheduling, some questions relating to demography and experience are also posed. The data which is obtained as a result of this study were collected using an online survey method and analyzed with SPSS version 22. Chi-square and Fisher's tests, which are the most appropriate methods for comparing independent variables, were carried out to analyze the results. Keywords: Aircraft ground times, airline costs, airline profitability, aviation and finance, maintenance costs, proactive aircraft maintenance planning.
The effects of motivation and innovation in Libyan civil aviation sector on operating performance
In the global competitive environment, innovation based on stored information and technology due to the need for change plays a crucial role in the long-term survival of businesses. Keeping up with the changing conditions depends on the innovations to be made inside and outside the company. The extent to which employee motivation affects the innovation performance of the employee has become one of the issues that business managers have been wondering about recently. This study will be conducted in the civil aviation sector to determine the effects of the independent variables innovation and employee motivation on the dependent variable operating performance. In this direction, the impact of innovation and employee motivation on the civil aviation sector was examined. As a result of the study it is aimed to obtain and present information that will benefit the interested parties. This study was carried out only on the employees of Libyan Airlines in Mitiga International Airport and Misrata International Airport operating in the civil aviation sector of Libya, which was determined before the research was conducted. The study used a questionnaire technique, and the data obtained from the participants were analyzed with the SPSS package program. In line with the information obtained from the analyses, it has been determined that the operating performance has increased as a natural result of improving employee motivation and innovation activities in Libyan Airlines enterprises. From this point of view, civil aviation sector enterprises need to increase employee motivation and attach importance to innovation activities simultaneously. Keywords: Civil Aviation, Enterprises, Innovation, Libya, Motivation, Operating Performance.
Sustainability in full service carriers and low cost carriers: A comparison of the Turkish Airlines and Pegasus Airlines
Sustainability is important in aviation industry due to its continuous growth and the use of finite natural resources. Thus, airline companies should implement sustainable business strategies to reduce detrimental environmental and social effects. Strategies in technological improvements may be strong solutions to improve sustainability. These include environmental-friendly aircraft design, use of alternative fuels, low emission engine design, advanced air traffic management procedures. This study explores how two airline carrier types, Turkish Airlines, a Full Service Carrier (FSC), Pegasus Airlines, a Low Cost Carrier, have addressed sustainability in their business models. The results reveal that Turkish Airlines and Pegasus are both doing well in the strategic integration of sustainability due to their large investments in fleet renewal and advancements, which reduce fuel consumption and emissions. While Turkish Airlines follows publicly available policies and publish sustainability reports disclosing the progresses, Pegasus Airlines is not successful in addressing and communicating its sustainability activities to the shareholders and stakeholders. Thus, as a FSC Turkish Airlines' strategies leans more strongly towards sustainability than Pegasus Airlines.
Digital transformation maturity of airline firms: A tool for self-assessment
Technological developments are in a rapid change. Market places are global and transparent. With digital transformation (DT), everything is connected and communicating. Manual processes are now automated for most of the businesses. Habits and needs are changing which, in turn, effects the conventional way that firms offer their goods and services to customer. Airlines have been pushed to this new journey as well. Those who adapt quickly to this new world will gain a greater share of the pie. However, most of the airlines have bulky and rigid systems that are designed based on strict rules and regulations of the industry. Thus, the transformation process required to adapt to the new era of digitalization is not a simple task staying ahead of aviation companies. Several interrelated factors, such as strategy, organization, customer, technology, operations, ecosystem, and innovation, have to be redefined to conceptualize a valid and functioning business framework. From passengers' perspective, on the other hand, connectivity and accessibility is the name of the game. They demand the processes that can be carried out on their digital and mobile devices in many areas from planning to the realization stage of travel. Acknowledging the necessities of the new era, the aim of this study is twofold: (i) to highlight the essence of DT by examining the role of DT's sub-dimensions in civil aviation industry, (ii) and propose a Digital Transformation Maturity (DTM) self-assessment tool for determining the DT maturity level of aviation firms.
The influence of redemption controlling policies of frequent flyer programs on consumers' attitudinal loyalty
Customers want to be compensated with loyalty benefit programs, which are an effective competitive way to attract and maintain them. Interestingly, in airline industry, reward redemptions receive limited attention from studies. Evidence indicates that customers are gradually quitting them because of controlling redemption policies, despite massive frequent flyer program offerings. This study aims to explore how differently redemption controlling policies of an airline frequent flyer program impact costumers' attitudinal loyalty. We divided FFPs' economic benefit related redemption controlling policies to three main areas; cost controlling policies (CCP), accumulative controlling policies (ACP) and protective controlling policies (PCP). Our core findings indicate that to increase attitudinal loyalt firms should keep satisfied customers with both CCP and PCP; whereas, ACP should be treat carefully since its influence founded negative to attitudinal loyalty. Furthermore, descriptive analysis show that perceived satisfaction of the some sub controlling policies significantly vary accross the travel purpose type and membersip level.
Impacts of the COVID-19 outbreak on the aviation industry: The case of Qatar Airways during the COVID-19 pandemic
The world economy, historically, has been challenged by many negative happenings such as terrorist attacks, diseases, economic crises, and these happenings have negatively affected many sectors across the globe. The aviation industry that has become one of the major contributors to the world economy, especially, after the second world war, has been dramatically affected by such happenings. For example, global crises that have happened after the 2000s such as September 11, 2001, terrorist attacks, the 2003 Iraq war, the SARS pandemic, and recently, the COVID-19 outbreak have had long-term effects on the aviation industry as well as other industries in the world. The main aim of this paper is to examine the influence of the COVID-19 outbreak on the aviation industry during the last two years and the strategies implemented to minimize the effects of this outbreak. Within the study, the impacts of some global crises on the aviation industry have been analyzed based on the secondary data and sectorial reports, and afterward, relevant case studies and SWOT analyses have been used to understand the strategies applied by Qatar Airways and might be useful towards the COVID-19 outbreak. Outcomes of this research propose significant hints for other entities within the aviation industry to diminish the influence of the pandemic. Keywords: Aviation; Crisis; COVID-19; Qatar Airways
Etkinlik modellemesinde stokastik sınır analizi ve kategorik veri zarflama analizi: Havayolu şirketleri uygulaması
Bu çalışmada ticari hava taşımacılığı alanında faaliyetlerini sürdüren uluslararası havayollarının karşılaştırmalı olarak etkinlik analizi yapılması amaçlanmıştır. Etkinlik analizi hesaplanmasında parametrik olan Stokastik Sınır Analizi ve parametrik olmayan Veri Zarflama Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın veri seti 62 uluslararası havayolunun 2016 yılına ait verilerle oluşturulmuştur. Veriler Bloomberg veri tabanı, şirketlere ait yıllık raporlar ve sektör verilerinin bulunduğu çeşitli raporlar kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler finansal, havayolu özel (operasyonel) ve pazarlama performans göstergeleri ve değişkenler olarak sınıflandırılmıştır. Öncelikli olarak Stokastik Sınır Analizi, Kategorik Veri Zarflama Analizi ve Süper Etkinlik Ölçümü yöntemleriyle şirketlerin etkinlik skorları hesaplanmıştır. Sonraki aşamada şirketlerin farklı açılardan etkinliklerini değerlendirmek amacıyla her boyut için elde edilen modeller yardımıyla yöntemler içinde karşılaştırma yapılmıştır. Daha sonra ise şirket etkinliklerinin yöntemlerde nasıl değiştiğini incelemek amacıyla aynı boyutlar altında farklı yöntemlerle oluşturulan modellerle karşılaştırma yapılmıştır. Sonuç olarak Amerikan menşeli havayolu taşıyıcılarının finansal açıdan etkin olan şirketler olduğu, pazarlama ve operasyonel boyutlarda ise Avrupa ve Uzakdoğu menşeli şirketlerin etkin şirketler olduğu çalışmanın sonunda elde edilmiştir.
COVİD-19 sürecinde havayolu şirketlerinde yaşanan örgütsel değişimin çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışı duygularına etkisine dair bir araştırma
2020 yılından bu yana havayolu sektörü, Covid-19 nedeniyle istihdam ve tesislerin sürdürülmesinde zorluklarla birlikte bir durgunluk yaşamıştır. Bu durum biyolojik risklerin yanında psikolojik olumsuzlukları ve kaygıları da beraberinde getirmiştir. Sivil havacılık sektörü de bu sorunlardan büyük ölçüde etkilenmiştir. Havacılık sektörüyle birlikte diğer birçok sektör değişimin önemine odaklanmışken çalışanların örgütsel vatandaşlık benzeri duyguları da önemini korumaktadır. Araştırmada, mevcut süreçte yaşanan Covid-19 pandemisinin oluşturduğu koşullar altında havayolu şirketlerinde meydana gelen değişime odaklanılmakta ve bu değişimlere ilişkin havayolu çalışanlarının örgütsel değişime ilişkin algılarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini bir havayolu işletmesinde çalışan havayolu personeli oluşturmaktadır. Bu kapsamda araştırmanın nihai verileri toplam 390 katılımcının yanıtlarından oluşmuştur. Bu çalışmada havacılık alanında çalışan havayolu görevlileri örnekleminde gerçekleştirilen nicel araştırmanın SPSS istatistik programıyla elde edilen ampirik bulgular, Covid-19 pandemisi sırasında ortaya çıkan örgütsel değişimlerden etkilenmenin örgütsel vatandaş davranışında etkili olduğunu göstermiştir. Katılımcılar, Covid-19'un yarattığı değişimlerden olumsuz yönde etkilenmiş olsalar da bu durum, örgütsel vatandaşlık davranışlarını kuvvetlendirmiştir.
Uçar parça üretimi ve bakım operasyonları arasındaki ilgileşim üzerine bir çalışma
Havacılıkta Bakım faaliyetleri önemli bir masraf kalemidir ve uygun yürütülmediğinde hem emniyet, güvenilirlik ve uçuşa emniyet konusunda büyük sıkıntılara yol açabilmektedir hem de uçuş operasyonlarının yapılabilirliğine engel olmaktadır. Bakım faaliyetleri için hava aracında kullanılan uçar parçaların tasarımı, sınanması, onaylanması, üretimi, depolanması ve kullanılmasına yönelik süreçlerin doğru planlanması, tasarlanması ve uygulanması gereklidir. Uçar parçaların bu süreçlerdeki serüveni içinde farklı yaklaşımlar kullanılagelmiştir. Son dönemde eklemeli ürün teknolojisinin tezahürü ile oyunun kuralları değişmeye başlamıştır. Bu çalışmada havacılıkta kullanılacak uçar parçaların üretim ve bakım ilişkisine yönelik nicel araçların kullanımı incelenmiş ve özellikle eklemeli üretimin getirdiği üstünlükler incelenmiştir.
İş tatmini ve motivasyon unsurlarının işten ayrılma niyeti ve örgütsel bağlılığa etkisi: Sivil havacılık sektöründeki havayolu çalışanları üzerine bir araştırma
Sivil havacılığın 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişmeye başladığı bilinmektedir. Bu gelişmenin en önemli sebebi ise II. Dünya Savaşı sonunda boşa çıkan savaş uçaklarının sivil havacılıkta kullanılmaya başlanmasıdır. Sivil havacılığın gelişme seyri yıllar içerisinde sürmüş ve 21. yüzyılla birlikte havayolu ulaşımı çok önemli bir pazar haline gelmiştir. Meydana gelen gelişmelerle paralel olarak özel veya kamu niteliği olan çok sayıda büyük organizasyon/işletme ortaya çıkmıştır. Bu işletmeler direkt veya dolaylı olarak sivil havacılık sektöründe hizmet vermektedir. Dinamik bir yapıya sahip olan sivil havacılık sektörü işletmeleri pazardan pay almak için başarılı bir organizasyon geliştirmek durumundadır. Çünkü sektördeki dinamik yapı hem arz-talep hem iç-dış müşterinin etkileşimi bakımından gelişmektedir. Bu bağlamda; çalışmanın amacı, sivil havacılık sektörü çalışanlarının çalışan motivasyonu ve iş tatmininin örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin tespit edilmesidir. Havayollarında örgütsel başarının sağlanması için organizasyon yapısının temelini oluşturan çalışanların iş tatmini ve motivasyonlarının oldukça önemli bir yeri vardır. Bu iki unsurun çıktıları örgütsel bağlılık veya işten ayrılma niyeti gibi zıt iki sonuçtan birinin gelişmesine kaynaklık edebilmektedir. Bu çalışmanın havayolu işletmelerinin organizasyon başarısını etkileyen temel unsurlarından olabilecek faktörler arasındaki etkileşimi ortaya koyması ve literatürdeki boşluğu doldurması bakımından önem taşıdığı düşünülmektedir. Çalışmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmış olup, veri toplama aracı olarak anketten yararlanılmıştır. Hazırlanan ankette iş tatmini, örgütsel bağlılık, çalışan motivasyonu ve işten ayrılma niyeti değişkenlerini ölçen ölçekler kullanılmıştır. Çalışmanın araştırma evrenini Türkiye'deki sivil havacılık sektörünün çalışanları oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde olasılığa dayalı olmayan örnekleme türlerinden kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Bu yöntem sonucu toplam 422 havayolu çalışanından veriler elde edilmiştir. Veriler online olarak toplanmış ve elde edilmelerinde çevrimiçi platformlardan yararlanılmıştır. Katılımcıların tümünün sivil havacılık sektör çalışanları olması, homojen bir dağılım göstermesi, ekonomik, sosyal, kültürel ve mesleki tecrübe bakımından farklı sosyo-kültürel çevreye ait bireylerden oluşması gibi nedenler sonuçların sivil havacılık sektörünün tümüne genellenebilmesini mümkün kılmaktadır. Çalışmanın sonuçları, havayolu işletmelerinde organizasyon başarısını etkileyen bazı değişkenler arasındaki etkileşimi ortaya koyarken, bazı değişkenler arasında ilişki tespit edilmemiştir. Çalışan motivasyonu, havayolu çalışanlarının örgütsel başarıdaki davranışlarını etkilemezken, iş tatmini havayolu çalışanlarının örgütsel başarıdaki davranışlarını etkilemektedir.
Uygulanan ambargoların İran havacılık kazalarıyla ilişkisi
1980 yılında İran'a yönelik başlatılan yaptırımlar, zaman içerisinde sivil havacılık sektörünü de önemli ölçüde etkilemeye başlamıştır. Yaptırımlar, %10'dan fazla Amerikan teknolojisine sahip uçakların satın alınmasını engellemek için konulmuştur. Yaptırımlar, bu türden uçakların ticaretinin yapılmasını ABD Hazine Bakanlığı'nın iznine bağlamıştır. Bu kurala uymayan aracı şirketler de ABD yaptırımlarına tabi olma riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışma, İran'a uygulanan ambargoların kazalara etkisini araştırmak üzere tasarlanmıştır. Çalışmada Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünün (ICAO) son yedi yıllık verileri kullanılarak İran, benzeri sayıda uçuş sayısına sahip 3 bölge ülkesi (Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır) ve uzak doğudan bir ülke (Tayland) ile kıyaslanmış ve aralarındaki farkın istatistiki olarak ne derece anlamlı olduğu test edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki İran'daki kaza oranları, karşılaştırılan dört ülkeden de fazladır ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Diğer ülkeler de karşılıklı olarak birbirleriyle karşılaştırılmış ve bu karşılaştırma sonucunda farkın istatistiksel düzeyde anlamlı olmadığı, sadece İran ile aralarındaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Bu durum da İran'da meydana gelen hava araçlarının karıştığı kazalarla uygulanan ambargoların birbiriyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu durum sadece İran ve İran vatandaşlarını değil, tüm dünyayı ilgilendirmektedir. Elde edilen veriler bakımından böyle bir çalışmanın ilk olması, alan adına önemli olduğu düşünülmektedir.
Havacılık sektöründe yalın yönetim uygulamalarının oluşturduğu kriz ve riskler
Yalın yönetim anlayışı katma değer sağlamayan faaliyetlerin elimine edilmesi, süreçlerin sürekli iyileştirilmesi ve israfın en aza indirilmesi temel felsefesine sahiptir. Yalın yönetim birçok kuruluş tarafından küresel ağda rekabet edebilmek için tercih edilmektedir. Öte yandan, dünya çapındaki olumlu etkileri yanı sıra yalın yönetim anlayışının yaratabileceği bir takım olumsuz etkiler ile kriz-risk durumları oluşturabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda tezin amacı, havacılık sektöründe yalın yönetim uygulamalarında karşılaşılan veya olası kriz ve riskleri belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olasılıksız örnekleme yöntemi türü olan amaçlı örnekleme kullanılmıştır. Araştırma kapsamında havacılık sektöründe bulunan 21 yöneticiyle ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak havacılıkta yalın yönetim uygulamalarında mevcut kriz ve riskler değerlendirilmiştir. Araştırmanın veri analizleri sonuçlarına göre işletmeler üzerinde olumlu etki yarattığı düşünülen yalın yönetim uygulamalarının da olumsuz etkiler yaratabileceği temel savı desteklenmektedir. Araştırma sonucunda, personel üzerinde fazla iş yükü birikimi, üst yönetimin yalın yönetim uygulamaları konusundaki kararlılık ve devamlılık eksikliğinin oluşturduğu olumsuz durumlar ve yanlış uygulamalar sonucu oluşan müşteri memnuniyetsizliği veya kaybına yol açabildiği bulguları saptanmıştır. Çalışmanın çıktıları, şirketlerin yalın yönetim sürecini uygulamak için çalışanların bağlılığını artırarak farkındalığın oluşturulması konusunda analizlerin doğru yapılmasında yol gösterici olabilir.
Pilotların, pilot akran destek programları çerçevesinde bilgi ifşasına (Whistleblower) eğilimleri ile örgütsel özdeşleşmelerinin havacılık emniyet kültürüne etkisinin araştırılması
Dünya literatürüne hem havacılık hem psikoloji bilim alanlarında bir ilki kazandıracak bu multidisipliner araştırmanın amacı; pilotların pilot akran destek programları çerçevesinde, gereken durumlarda bilgi uçuran kişi (whistleblower) olarak bilgi ifşasında bulunma eğiliminin örgütsel özdeşleşebilme halleri ve havacılık emniyet kültürü sistemlerine etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmanın temelini nicel yöntemler oluşturmuş, Türkiye'de görev yapan 250 pilot araştırma örneklemini teşkil etmiştir. Katılımcılara; "Kişisel Bilgi Formu", "Havacılık Emniyet Kültürü Ölçeği", "Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği" ve "Bilgi İfşası Ölçeği" uygulanmıştır. Uygulanan ölçekler arasında anlamlı ve yüksek düzeyde güvenilir istatistiksel ilişkiler belirlenmiş ve bu ilişkiler Pearson Korelasyon analiziyle detaylandırılmıştır. Elde edilen veriler, örgütsel özdeşleşmesi yüksek olan pilotların bilgi ifşasına daha açık olduğunu göstermiştir. Ayrıca bu eğilim, havacılık emniyet kültürüyle olumlu yönde ilişkili bulunmuştur. Bu da emniyetin sadece teknik bir mesele değil, aynı zamanda kurumsal iklim ve psikolojik güvenlikle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle, Pilot Akran Destek Programları gibi uygulamaların yalnızca destek mekanizmaları değil, aynı zamanda örgütsel güvenliğin stratejik yapı taşları olarak ele alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pilot Akran Destek Programı, Whistleblowing, Bilgi İfşası, Örgütsel Özdeşleşme, Havacılık Emniyet Kültürü, Klinik Psikoloji, Havacılık Psikolojisi, Havacılık Psikoloğu, Pilot, Pilot Akran Destek Programları