Tedarik zinciri
175 theses under this subject heading
The impact of supply chain integration on firm performance: The food retail sector in Turkey
The concept of supply chain integration and its effects on firm's performance has received many attentions from researchers for some time. Even though, majority of the previous research have found a positive relationship between supply chain integration and firm performance, researchers are still calling for further research to be conducted on the real effects. None of the previous research has concentrated solely on the other parties of supply chain management including retailers and hence, this study researched into the impact of supply chain integration and firm performance of food retailers in Turkey. Two big cities, Eskişehir and Istanbul, in Turkey were selected for this study due to the availability of major food retailers in these cities. Supply chain integration was classified into internal and external; and firm performance was also classified into operational and business performance. Stratified sampling method was used to select the respondents. In total, 216 firms were selected out of which only 208 firms responded to the questionnaire distributed. Structural Equation Model specifically Amos was used to analyse the data since the independent variables were more than one. The study found a positive and significant relationship between internal and external integration, and a significant and a positive relationship between internal integration and firms' operational and business performance. The study also found a significant and a positive relationship between external integration and firms' operational and business performance. Generally, retailers and firms were admonished to practice strong collaboration activities by first managing internal collaborations and extending it to outside partners namely both customers and suppliers. Keywords: Supply Chain Management, Supply Chain Integration, Food retailers, Operational Performance and Business Performance.
Akıllı tedarik zinciri yönetimi ve alan yazınına ilişkin bibliyometrik analiz
Tezin hareket noktası ve amacı, tedarik zinciri alanının, endüstri 4.0 bağlamında akıllı sistemler ile olan etkileşimi açısından akademik anlamda hangi kavram ve temalar üzerinde geliştiğinin belirlenmesidir. Bibliyometrik analiz yöntemi ile Web of Science veri tabanında yayınlanan akademik makale ve bildiriler eşkelime yöntemi ile incelenerek ana temalar ve bu temalar arasındaki ilişkiler belirlenmiştir. Ayrıca, elde edilen temaların kümelenerek görsel haritalandırılması gerçekleştirilmiştir. Yapılan analiz neticesinde belirlenen kümelere ve bu kümelerde yer alan alt-temalara göre hipotetik bir kavramsallaştırma yapılmıştır. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm tedarik zincirindeki değişimin sanayi devrimleri bağlamında nasıl olgunlaştığı üzerinde durmaktadır. İkinci bölümde ise akıllı tedarik zinciri olgusunun yapısı ve içeriği açıklanmıştır. Üçüncü bölüm ise belirtildiği üzere akıllı tedarik zinciri alanına yönelik yapılan bibliyometrik analizi içermektedir. Bunu takiben, elde edilen bulgular ışığında sonuç ve tartışma alt bölümleri yer almaktadır. Anahtar kelimeler: Akıllı tedarik zinciri, tedarik zinciri 4.0, elektronik tedarik zinciri, dijital tedarik zinciri, bibliyometrik analiz, vosviewer,
Tedarikçi bölgelerinde kümelenme ve otomotiv sektöründen uygulamalar
Globalleşmenin firmalara, bölgelere ve kümelere sağladığı fırsatlar ve tehditlerle birlikte, son yıllarda kümelerin giderek tedarik zincirinin bir parçası haline gelmeleri de yadsınamayan bir gerçektir. Hemen hemen tüm sektörlerde tasarımdan tüketime ve geri dönüşümü de kapsayacak şekilde tedarik zinciri dünyanın farklı bölgelerine dağılmış ve farklılaşan tedarik yapısının bir parçası olan kümelerde yaşam alanları olan tedarik zincirleri içerisinde aktif rol oynamaya başlamışlardır. Günümüzde tedarik zincirlerinin bölgesel halkalarını kümeler olarak nitelendirmek mümkündür. Diğer taraftan firmaların ve kümelerin başarısında, faaliyet gösterdikleri bölgenin özellikleri de önemli bir faktördür. Bölgelerin üstün rekabetçi avantajlara sahip olabilmesi bu bölgelerde yer alacak firmaları ve kümeleri daha nitelikli hale getirebilmektedir. Bölgelerin rekabetçi güce sahip olabilmelerinin arkasındaki güç ise lojistik süreçler, ilişki düzeyi, satışlar, esneklik, inovasyon, ürün geliştirme düzeyi olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, tedarik zinciri yönetimi ve tedarikçi değerlendirme yaklaşımları açıklanmıştır. Ayrıca bu bölümde kavramlar arası ilişkilere yer verilerek tedarikçiler açısından değerlendirme yapılmıştır. İkinci bölümde, lojistikten kısmen bahsedilmiş ve otomotiv sektörü açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Üçüncü, bölümde otomotiv sektörünün geldiği nokta hakkında bilgi verildikten sonra Tedarikçi Bölgeleri ve Kümelenme literatürüne değinilmiştir. Dördüncü bölüm de ise merkezi, Gebze'de bulunan Taşıt Araçları Yan Sanayicileri (TAYSAD) ve/veya Konya Otomotiv Sanayi İş Kümesine üye, işletmelerden elde edilen anket verileri analiz edilerek yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Otomotiv Lojistiği, Tedarik Zinciri, Tedarikçi Değerlendirme Yaklaşımları, Lojistik Süreç, İlişki Düzeyi, Satışlar, Esneklik, İnovasyon, AR-GE/ÜR-GE, Küme/Kümelenme.
Tedarik zinciri risklerinin azaltılmasında işbirliği yaklaşımı: Üretim işletmelerinde bir araştırma
Tedarik zinciri riskleri son dönemde dünya ticaretinde ve ekonomilerinde yaşanan dalgalanmalardan dolayı tedarik zinciri yönetimi literatürünün en önemli konularından biri haline gelmiştir. Tedarik zinciri risk yönetiminde en önemli soru riskin ne olduğudur. Genel olarak tedarik zinciri riskleri dışsal riskler, tedarik zinciri boyunca ancak işletme dışı riskler ve işletme içi riskler olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Tedarik zinciri yönetiminde risk yönetimi süreci risklerin tanımlanması, ölçülmesi ve değerlendirilmesi, uygun risk yönetiminin seçilmesi, risk yönetimin stratejisinin uygulanması ve risklerin azaltılması şeklinde ifade edilmiştir. Uygun risk yönetim stratejisi sürecinin içeriğini tedarik zinciri zaaflarını giderilmesine yönelik uygun risk azaltma yönteminin bulunmasıdır. İşbirliği bu anlamda önleyici bir risk yönetim ve azaltma stratejisi olarak ifade edilmektedir. Bu çalışmada risk değişkenlik temelli bir yaklaşımla tedarik zincirinin hedeflerinden saplamalar olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda operasyonel seviyede tedarik zinciri boyunca ancak işletme dışı riskler olarak adlandırılan; talep riskleri ve tedarik riskleri ele alınmıştır. Tedarik zincirlerinde işbirliği ise tedarikçi işbirliği ve müşteri işbirliği olarak ele alınmış ve talep ve tedarik riskleri ile ilişkilendirilmiştir. Türkiye'de yer alan sanayi işletmelerinin tedarik zincirleri boyunca operasyonel risklerinin azaltılmasında işbirliği faaliyetlerinin etkisinin ortaya konması çalışmanın ana amacıdır. Bu amaca yönelik olarak İstanbul Sanayi Odası tarafından 2014 yılına ilişkin belirlenen Türkiye'nin en büyük bin sanayi işletmesi uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında anket uygulamasında Dumlupınar Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonundan proje desteği sağlanmıştır ve toplam 214 işletmeden anketler yoluyla veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tedarik Zinciri, Tedarik Zinciri Yönetimi, Tedarik Zinciri İşbirliği, Tedarikçi İşbirliği, Müşteri İşbirliği, Tedarik Zinciri Risk Yönetimi, Talep Riski, Tedarik Riski.
Çevre belirsizliği altında, rekabet stratejileri ile tedarik zinciri stratejilerinin firma performansına etkisi: İMKB imalat sektörü uygulaması
Firmaların daha fazla karlılık ve daha fazla büyüme gibi hedeflere ulaşma gayeleri vardır. Günümüzde firmaların bu amaçlarına ulaşmaları için bir yandan yerli ve küresel rakiplerle rekabet etmeleri gerekmektedir. Diğer yandan da mevcut yapılarını değişen ve gelişen koşullara göre revize etmeleri gerekmektedir. Rekabette ayakta kalabilmek için uzun dönemli rekabetçi yapılarını devam ettirmeleri aynı zamanda tüm kaynaklarını etkin kullanmaları gerekmektedir. Bu durum firmaların rekabetçi bir konum belirlemeleri ve rekabet stratejilerinden kendilerine uygun olan bir stratejiyi belirleyip kullanmalarını gerektirmektedir. Aynı zamanda kaynaklarının etkili kullanımı için de tedarik zinciri sistemi ve buna bağlı olarak da uygun bir tedarik zinciri stratejisi benimsemeleri gerekmektedir.Bu çalışmada Tedarik zinciri stratejileri ve rekabet stratejileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Tedarik ve rekabet stratejileri arasındaki ilişki için firmaların finansal performansına olan etki kullanılmıştır. Ayrıca tedarik zinciri stratejilerini, rekabet stratejilerini ve firma performansını çevre belirsizliğinin etkileyip etkilemediği ölçülmüştür. Ölçme aracı olarak geçerliği ve güvenirliği başka bir ülkede hazırlanıp uygulanmış olan anket soruları kullanılmıştır. Gaziantep'te faaliyette bulunan 12 halıcılık sektörü firmasına pilot anket uygulanmıştır. Anket verileri SPSS 20,0 paket programında analize tabi tutulmuştur. Yeterli güvenirlik değeri sağlandığından İMKB imalat sanayindeki 16 firmaya ikinci pilot uygulama yapılarak ölçek güvenirliği hesaplanmış ve 0,856 bulunmuştur.Ana uygulama İMKB imalat sanayindeki 174 firmaya yapılmış ve 90 tanesinden geçerli anket alınarak analizlere tabi tutulmuştur. Ana uygulama faktör analizine tabi tutularak önce faktörler belirlenmiş ve daha sonra her faktörün güvenirliği hesaplanmıştır. Faktör yükü düşük olan maddeler analizden çıkarılmıştır. Daha sonra araştırma için belirlenen hipotezlerin test edilmesi için yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Bunun için AMOS 20,0 paket programı kullanılmıştır. Kurulan model yapısal eşitlik modeliyle test edilerek modelin doğruluğu belirlenmiştir. Analiz sonucunda; rekabet stratejilerinin tedarik zinciri stratejileri üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Çevre belirsizliği yüksek olduğunda maliyet liderliği stratejisinin ile yalın tedarik zinciri stratejisi kullanımının diğerlerine göre daha yüksek bir etki oluşturduğu, çevre belirsizliğinin düşük olduğu koşullarda ise farklılaştırma stratejisi ile yalın tedarik ve çevik tedarik stratejileri arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Ayrıca yüksek belirsizlikte yalın tedarik zincirinin, düşük belirsizlikte ise çevik tedarik zinciri stratejilerinin firma performansını daha yüksek oranda açıkladıkları görülmüştür.Bu sonuçlar doğrultusunda firmalara belirsizliğin yüksek olduğu koşullarda maliyet liderliği stratejisi ile yalın tedarik zinciri stratejisini kullanmaları ve belirsizliğin düşük olduğu koşullarda ise farklılaşma stratejisi ile çevik tedarik zinciri stratejisini kullanmaları önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: Tedarik Zinciri Yönetimi, Finansal Performans, Yapısal Eşitlik Modeli, AMOS, Rekabet Stratejileri, Tedarik Stratejileri, Firma Performansı, İMKB.
Belirsizlik ve risk algısının firma performansına etkisi
Günümüzde rekabet sadece firmalar arasında değil aynı zamanda firmaların tedarik ağ yapıları içinde de yaşanmaktadır. Ayrıca tüm bu rekabet koşulları giderek daha fazla belirsizleşen çevre koşulları altında gerçekleşmektedir. Teknolojinin hızla gelişimi, artan rekabet ortamı, müşteri beklenti ve ihtiyaçlarının değişmesi, fiyat farklılıkları firmaların belirsiz ortamda karar almasına (vermesine) ve bunun neticesinde çeşitli riskler ile karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Bu noktada firmalar belirsizlik ve riskin yarattığı yıkıcı sonuçlar ile baş edebilmek ve bunların etkilerini azaltabilmek için çeşitli stratejileri (esneklik, tedarik zinciri görünürlüğü, tedarik zinciri risk uygulamaları) tedarik ağ yapıları ile birlikte geliştirmekte ve uygulamaktadır. Bu bağlamda çalışma; esneklik, çevresel belirsizlik ve tedarik zinciri görünürlüğü kavramları ile risk ve tedarik zinciri risk uygulamaları arasındaki ilişkiyi inceleyerek; bunların işletme performansı üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket uygulanmış (200 firma) ve araştırma hipotezleri "korelasyon" ve "regresyon" analizleri ile test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; çevresel belirsizlik ile risk, tedarik zinciri görünürlüğü ile tedarik zinciri risk uygulamaları arasında anlamlı ilişkiler bulmanın yanı sıra, tedarik riski ile işletme performansı arasında negatif, tedarik zinciri risk uygulamaları ile işletme performansı arasında pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir.
Endüstri 4.0 uygulamalarının tedarik zinciri performansına etkisi
Günümüzde, sürekli değişen ve gelişen teknoloji, bireyler ve işletmeler için birçok uygulamayı beraberinde getirmektedir. Ancak bu uygulamaları tedarik zinciri ve üretim süreci içerisine entegre etmek, ek maliyet oluşturabileceği gibi ek işgücü ihtiyacı da oluşturabilmektedir. Bu gibi nedenler teknolojiyi benimseme konusunda firmaların kararlarını etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Endüstri 4.0 uygulamalarının Tedarik Zinciri Performansına olan etkisini test etmektir. Bu tez çalışmasının bir diğer amacı ise firmaların çalışan sayısı, hukuki yapısı ya da faaliyet yılı gibi etmenler ile Endüstri 4.0 kullanımı ve Tedarik Zinciri Performansı arasında herhangi bir farklılık oluşup oluşmadığını incelemektir. Bu amaç için toplam 103 üretici firmaya anket uygulaması yapılmıştır. Bu anket sonuçları, SPSS İstatistik 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Firmalardan toplanan verilere, faktör analizi uygulanarak boyutlar elde edilmiştir. Bu veriler daha sonra Yüzde – Frekans Analizi, T-Testi, Korelasyon ve Regresyon Analizi gibi testlere tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. T-Testi Analizi sonucunda Siber Fiziksel Sistemler teknolojisini kullanım düzeyinin firmaların faaliyet yılına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Firmaların çalışan sayısı ile Büyük Veri, Siber Fiziksel Sistemler ve Bulut Bilişim boyutlarının kullanım düzeyi arasında da anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Ayrıca Bulut Bilişim boyutu kullanım düzeyi ile firmaların hukuki yapısı arasında da yine anlamlı bir farklılık oluştuğu görülmüştür. Ancak katılımcı firmaların çalışan sayısı, faaliyet yılı ve hukuki yapıları ile Tedarik Zinciri Performansı arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Yapılan Regresyon analizi sonuçlarına göre Yapay Zeka ve Bulut Bilişim boyutlarının Maliyet Performansı boyutu üzerinde, Bulut Bilişim Boyutunun Müşteri Performansı boyutu üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon Analizleri sonuçlarına göre Bulut Bilişim, Siber-Fiziksel Sistemler, Büyük Veri ve Yapay Zeka boyutları ile Tedarik Zinciri Performansı boyutları arasında pozitif yönlü ve zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Çok modlu taşımacılık sistemlerinin stratejik planlamasında kritik faktörlerin modellenmesine yönelik bir çözüm yaklaşımı
Ürün maliyetlerinin büyük bir kısmını oluşturan lojistik ve özellikle taşımacılık maliyetleri, işletmelerin ve dolayısıyla ülkelerin rekabet gücü üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bu etkinin pozitif yöne doğru çekilebilmesi için, taşımacılık sektörünün ekonomik etkinlik ve hizmet kalitesi açılarından belirli performans kriterlerini sağlaması gerekmektedir. İlgili performansın artması ise, bu alanda uzmanlaşmış lojistik hizmet sağlayıcılarının lojistik kaynakları en uygun şekilde kullanarak optimum sonuçlar elde etmesine bağlıdır. Tez çalışması kapsamında, taşımacılık faaliyetlerinde bulunan lojistik hizmet sağlayıcılarının taşıma ağı kurma gibi stratejik düzeyli bir konuda kararlar alırken oluşturacakları modelde, taşıma modlarının etkisini dikkate almaları gerekliliği üzerinde durulmuştur. Uygun taşıma modunun seçim sürecinde, gerekli tüm kriterler literatür bazlı ve uzman görüşlerine dayalı olarak belirlenmiş ve analitik ağ süreci metodolojisi ile çözüm getirilmiştir. Yine taşıma ağının farklı aşamalarında kullanılacak taşıma modları ile aktarma noktaları arasındaki yakın ilişki üzerinde durulmuş ve belirli aşamalardaki alternatif lokasyonların seçimine de analitik ağ süreci uygulanmıştır. Bu iki önemli nokta üzerinde kararlar alındıktan sonra, çok modlu taşımacılık ağı içindeki tüm aşamalarda uygun noktaları seçerek, tedarik ve talep noktaları arasındaki yük akışının optimize edilmesi hedeflenmiştir. Bunu gerçekleştirmek için, çok seviyeli programlama tekniğinden faydalanılarak lojistik hizmet sağlayıcı işletmenin organizasyonunda, hem hiyerarşik açıdan farklı seviyelerde bulunan, hem de fonksiyonel alan açısından farklı ilgi alanları olan karar vericilerin amaçları etkileşimli ve uzlaşımcı şekilde optimize edilmiştir. Son olarak, çok modlu ve çok aşamalı bir taşıma ağı üzerinde taşımacılık yapan bir lojistik hizmet sağlayıcısının spesifik bir taşıma projesi üzerinde, önerilen model uygulanarak elde edilen sonuçlar, farklı senaryolar üzerinden mevcut durum ile kıyaslanmıştır. Anahtar kelimeler: Çok modlu taşımacılık, çok aşamalı taşımacılık ağı, analitik ağ süreci, çok seviyeli programlama, bulanık yaklaşım.
Tedarik zinciri yönetimi ve bir uygulama
Günümüzde,Tedarik Zinciri Yönetimi özellikle pazarlama ve üretim yönetimi literatüründe ilgi odağı haline gelmiştir. Bilgi paylaşımı ve zincir entegrasyonu, belirsizliğin yaratacağı riskleri minimize edecektir. Tedarik Zinciri Yönetimi'nin benimsenmesi ile tedarikçiler, üretici firmalar, müşteriler ve diğer sistemler arasında bağlantı kurularak etkin bir yapı elde edilir. Çalışmanın birinci bölümünde, Tedarik Zinciri konusunda daha önceden yapılmış akademik çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir. Literatürde, Tedarik Zinciri Yönetimi 'nde önemli bir unsur olan tedarikçi seçimi çok ölçütlü bir karar problemi olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde, Tedarik Zinciri Yönetimi'nin önemli kavramları ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümün sonunda genellikle örnek gösterilen bazı uygulamalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Migros Türk AŞ. mülakat verileri sunulmuştur. Firmanın Tedarik Zinciri için yaptığı çalışmalar ve sağladığı avantajlar hakkında bilgi verilmiştir. Bu çalışma, Tedarik Zinciri Yönetimi ile elde edilen avantajların değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada Türkiye'nin perakendecilik sektörünün önde gelen firmalarından olan ve Tedarik Zinciri 'ni verimli bir şekilde yönetmeyi hedefleyen Migros Türk AŞ. uygulama yeri olarak seçilmiştir. Mülakat şeklinde gerçekleştirilen görüşmelerin sonuçlarına göre, Migros Türk AŞ.'nin tedarikçileriyle bilgi paylaşımına yönelik çalışmaları firmaya rekabet avantajı sağlamıştır. Anahtar kelimeler: Tedarik Zinciri Yönetimi, Lojistik Yönetimi, Entegrasyon, Bilgi Paylaşımı, Rekabet Avantajı.
İlaç sektöründe yaşanan lojistik sorunlar ve bu sorunların çözümüne ilişkin bir araştırma
Çalışmanın amacı, ilaç sektöründe öne çıkan lojistik sorunların tespit edilerek, çözüm önerileri geliştirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, sektörde faaliyet gösteren üç ecza deposu ve bir lojistik firma ile yarı yapılandırılmış mülakat tekniğine dayalı görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, firma yöneticilerine 5'li Likert Tutum Ölçeği ile hazırlanmış bazı ifadelere cevap vermeleri istenmiştir. Araştırma kapsamında, ilaç tedarik zincirinin son halkası olan eczanelerle basit tesadüfi örneklem yoluyla anketler yapılmış ve 48 anket değerlendirmeye alınmıştır. Anketteki önermeler; firmalarla ve eczanelerle yapılan ön görüşmelerin ve literatür araştırmalarının sonucunda, sorunların hangi başlıklar altında toplandığının belirlenmesinin ardından oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda, mevcut sorun kategorilerinin; "pazarlama-piyasa sorunları, rekabet sorunları, ağ sorunu, bilinç sorunu, standartlaşma sorunu, denetim sorunu, iletişim sorunları, takipsizlik-izlenebilirlik sorunları, işgücü kaynaklı sorunlar" olduğu tespit edilmiştir. Öne çıkan sorunların ise; piyasada bulunmayan ilaçlar, zamanında yapılamayan sevkiyatlar, sektörde yaşanan yoğun rekabet, üretim maliyetlerinin yüksekliği, müşterilerin lojistik sorunların farkında olmayışı, ilaç fiyatlarının düşük tutulmasına yönelik politikalar, lojistikte dış kaynak kullanımı eksikliği, kalifiye eleman sıkıntısı ve gümrük sorunları olduğu bulgusuna ulaşılmıştır Çalışmanın amacı, ilaç sektöründe öne çıkan lojistik sorunların tespit edilerek, çözüm önerileri geliştirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, sektörde faaliyet gösteren üç ecza deposu ve bir lojistik firma ile yarı yapılandırılmış mülakat tekniğine dayalı görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, firma yöneticilerine 5'li Likert Tutum Ölçeği ile hazırlanmış bazı ifadelere cevap vermeleri istenmiştir. Araştırma kapsamında, ilaç tedarik zincirinin son halkası olan eczanelerle basit tesadüfi örneklem yoluyla anketler yapılmış ve 48 anket değerlendirmeye alınmıştır. Anketteki önermeler; firmalarla ve eczanelerle yapılan ön görüşmelerin ve literatür araştırmalarının sonucunda, sorunların hangi başlıklar altında toplandığının belirlenmesinin ardından oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda, mevcut sorun kategorilerinin; "pazarlama-piyasa sorunları, rekabet sorunları, ağ sorunu, bilinç sorunu, standartlaşma sorunu, denetim sorunu, iletişim sorunları, takipsizlik-izlenebilirlik sorunları, işgücü kaynaklı sorunlar" olduğu tespit edilmiştir. Öne çıkan sorunların ise; piyasada bulunmayan ilaçlar, zamanında yapılamayan sevkiyatlar, sektörde yaşanan yoğun rekabet, üretim maliyetlerinin yüksekliği, müşterilerin lojistik sorunların farkında olmayışı, ilaç fiyatlarının düşük tutulmasına yönelik politikalar, lojistikte dış kaynak kullanımı eksikliği, kalifiye eleman sıkıntısı ve gümrük sorunları olduğu bulgusuna ulaşılmıştır Anahtar Kelimeler: İlaç sektörü, ilaç lojistiği, lojistik sorunlar, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği.
Üretim işletmelerinde modern stok yönetim modellerinin uygulanabilirliği üzerine bir araştırma
Stok yönetimi son yıllarda işletmelerin çok büyük kar elde etmelerinin ya da çok kayıp vermelerinin sebebi olmuştur. Bundan dolayı işletmeler kendi stoklarını yönetebilmek için çaba göstermektedir. İşletmelerin büyük kısmının stok yönetimi hakkındaki bilgileri çok azdır. Son yıllarda yeni nesil teknolojiyle ortaya çıkan stok kontrol ve yönetim modelleri, işletmelerin stokları çok kolay kontrolleri altına alması ve büyük zararlar olmaması için imkân sunmaktadır. Bu tez çalışması, işletmelerin modern stok yönetim modellerini ne düzeyde uyguladıklarını ve bilgi sahip olduklarını incelemek için yapılan anket sonucunda, işletmelerin birkaç modern stok yönetim modelleri hakkında bilgi sahibi olduklarını göstermiştir. İşletme yetkililerinin ise şirketlerinde kullanılan modellerin dışında pek fazla bilgiye sahip olmadıkları anlaşılmıştır. Sonuç olarak ise işletmeler, stokların ne kadar önemli olduğunun farkında olsalar da bu konuda çok bilgi sahibi olmadıkları ve sadece bir iki tane model tercih ettikleri görülmüştür. Bu durumun bilgi eksikliğinden kaynaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Stok, Stok kontrol, Stok yönetim, Tedarik zinciri.
Sipariş üretimindeki gecikmelerin lojistik regresyon analizi ile belirlenmesi
Günümüzde Tedarik Zinciri Yönetimi olgusunun işletmelerin yaşam süreçleri ve performansları üzerindeki ekkisi büyüktür. İmalat sanayi sektöründe varlığını sürdüren bir işletmede ise, tedarik zinciri yönetiminin en önemli halkalarından birisi sipariş bilgileri ve işletmenin üretim performansıdır. Bu çalışma, sipariş parametrelerinin, siparişin zamanında gerçekleşme ihtimalini tahmin etmede kullanılabilir olduğunu kanıtlamayı amaçlamaktadır. Böylelikle imalat sanayi işletmelerinin ve işletme karar alıcılarının bu modelleme ile siparişler üzerine karar almada ve kararlarının sonucuna ulaşabilmede, daha isabetli olmaları sağlanabilinecektir. Bununla birlikte, tedarik zinciri yönetiminin birçok halkasında da bu yaklaşımın uygulanabilirliği tartışılacaktır
Tedarik zinciri elemanları arasında güven ilişkisi, etik kurallar ve bilgi paylaşımının tedarik zinciri performansı üzerine etkisi
Nihai müşteriye, doğru ürünün, doğru yerde, doğru zamanda, doğru fiyata tüm zincir elemanları açısından mümkün olan en düşük maliyetle ulaşmasını sağlayan malzeme, bilgi ve para akışının yönetimi olan Tedarik Zinciri Yönetimi, rekabetçi avantajdan faydalanmak isteyen işletmeler için büyük önem arz etmektedir. Tedarikçiler ve diğer stratejik ortaklarla yakın ve uzun vadeli ilişki kurabilme yeteneği, firmalar açısından önemli bir hal almıştır. Bu ilişki sayesinde ortak bir fayda anlayışında buluşan işletmeler, maliyet, kalite, hız ve cevap verebilirlik gibi rekabet öncelikleri açısından büyük avantaj elde etmektedir. Bu yakın ilişkinin kurulabilmesi ve takiben zincir performansını etkilemesi bakımından işletmeler arası güven ve bilgi paylaşımı büyük önem taşımaktadır. Bahsi geçen bu unsurlardan herhangi birinin yokluğu, beklenen zincir performansını olumsuz yönde etkileyecektir. Bu bağlamda çalışmada, tedarik zinciri elemanlarının güven ilişkisi, etik kurallar ve bilgi paylaşımının tedarik zinciri performansı üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak amacıyla Gaziantep ilinde çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren üretim işletmelerinden elde edilen veriler kullanılmıştır. Elde edilen veriler "SPSS 21.0 ve AMOS" istatistik paket programları aracılığıyla "Korelasyon" ve "Yapısal Eşitlik Modeli" analizleri yapılarak değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda bilgi paylaşımı ile tedarik zinciri performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Tedarik zincirinde risk kaynakları algıları, risk yönetim faaliyetleri ve performans ilişkisi: Mersin'de faaliyet gösteren perakende işletmeler üzerine bir araştırma
Tedarik zinciri yönetimi kavramı, lojistik faaliyetlerin zincirde yer alan her bir örgütün katılımıyla, toplam müşteri faydası yaratacak şekilde yönetilmesi anlamına gelmektedir. Söz konusu lojistik faaliyetler, ürüne ilişkin hammaddelerin tedariğini, nihai ürünün son müşteriye teslimini ve daha sonraki ürün geri dönüşlerini kapsamaktadır. Tedarik zinciri yönetimi, günümüz iş dünyasında işletmelerin müşterilerine, rakiplerine nazaran daha iyi ürün ve hizmetleri, daha düşük maliyetle ve daha hızlı biçimde sunmalarına yardımcı olarak rekabette öne geçmelerini sağlayacak önemli bir yönetim sürecidir. Tedarik zinciri yönetim sürecinde müşteriye ürünün ve ürüne bağlı ek hizmetlerin sunumunu zorlaştıran, bazı durumlarda ise olanaksız hale getiren pek çok risk faktörü bulunmaktadır. Tedarik zincirlerinin giderek daha karmaşık hale gelmesi, ürün yaşam sürelerinin kısalması, siyasi istikrarsızlık gibi gelişmeler tedarik zinciri kaynaklı riskleri arttırmakta ve bu nedenle hem araştırmacıların hem de uygulayıcıların tedarik zinciri risk yönetimi konusuna olan ilgisini arttırmaktadır. Bu çalışmada tedarik zinciri risk kaynakları algıları, tedarik zinciri risk yönetim faaliyetleri ve tedarik zinciri performansı hususları ve bu hususlar arasındaki ilişkiler, Mersin'deki perakende işletmeler (n=429) üzerinde belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre işletmelerin tedarik zinciri risk kaynakları algılarının tedarik zinciri risk yönetim faaliyetlerini, tedarik zinciri risk yönetim faaliyetlerinin de tedarik zinciri performans düzeylerini anlamlı biçimde etkilediği, ayrıca işletme türleri arasında tedarik zinciri risk kaynakları algıları ve tedarik zinciri risk yönetim faaliyetleri açısından anlamlı farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır.
Türkiye'de lojistik köyler incelemesi: Mersin Yenice lojistik köyü örneği
Lojistik köyleri küreselleşme sonucu artan ticaret hacmi ve üretim bölgelerinin çeşitlenmesine bağlı olarak ortaya çıkan bir ihtiyaçtır. Ağır vasıta yük taşıtları kullanılarak uluslararası mal ve servis transferinin artması, fosil yakıt tüketimine paralel yükselen hava kirliliği ve trafik gibi sorunlar insanların yaşam standartlarının düşmesine sebebiyet vermiştir. Diğer taraftan, işsizliğin düşürülmesi ve finansal aktivitenin en üst seviyeye çekilebilmesi için olumlu bir etkiye sahiptir. Ortaya çıkan bu ikilemin en uygun çözüm yolu ile ortadan kaldırılması için ağır taşıtların şehir içi trafiğine hiç sokulmadan, çevre yollarından götürülmesi planlanmıştır. Buna bağlı olarak intermodal taşımacılık kavramı oluşmuş ve lojistik köylerin kurulması sağlanmıştır. Bu çalışmada Türkiye'de ve Dünya'da hâlihazırda açılmış olan lojistik köylerin özellikleri ve uygulanan stratejiler incelenmiştir. Lojistik köylerde bulunması gereken tüm organizasyonel birimlerin performansı, lojistik köylerdeki terminal büyüklükleri, depolama alanları ve ihtiyaçları, teknolojik cihazlar, demiryolu bağlantıları, konteyner elleçleme âdeti vb. girdilerin mevcut lojistik köylerdeki uygulamaları araştırılmıştır. Mersin, Yenice bölgesinde kurulması planlanan lojistik köyünün ihtiyaç analizinin yapılabilmesi için bölgedeki lojistik hizmeti alan ve veren firmalar ile görüşülmüştür. Elde edilen verilerden hangi hizmetlerin öncelikli olduğu belirlenmiş ve değerlendirilmiştir. Akabinde Mersin bölgesi için SWOT analizi ile değerlendirme yapılmıştır. Böylece Mersin'de kurulacak lojistik köyün üstün ve zayıf yönleri belirlenmiş ve buradan hareketle geleceğe yönelik fırsatlar ve tehditler ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: Lojistik köyleri, tedarik zinciri, intermodal taşımacılık, SWOT
Tedarik zinciri yönetiminde SCOR modeli ve bisiklet firmasında uygulaması
Artan rekabet koşullarının küresel boyutta işletmeler üzerindeki etkisi gün geçtikçe daha çok hissedilmektedir. İşletmeler, müşterilerin sürekli değişen ürün ve hizmet beklentilerine esnek bir şekilde cevap verebilmek için müşteri odaklı anlayış benimsemeleri gerekmektedir. Rekabet üstünlüğü sağlamak ve müşteri memnuniyetini arttırmak ve iyileştirmek için tedarik zinciri yönetimi yaklaşımı geliştirilmiştir. Tedarik zinciri yönetimi, zincirin yönetim ve performans değerlemesi faaliyetlerinin bir bütün olarak ele alındığı ve sürekli olarak geliştirilmekte olan bir anlayıştır. Literatürde birçok performans değerleme yöntemi görülmektedir. 1996 yılında Tedarik Zinciri Konseyi (SCC) tarafından endüstriler arası standart olarak Tedarik Zinciri Referans Modeli (SCOR) geliştirilmiştir. SCOR modelinin temeli tedarik zinciri süreçlerinin tanımlanması, ölçülmesi ve sürekli olarak geliştirilmesi ile zincirin bir bütün olarak ele alınmasına dayanır. Bu araştırma kapsamında bisiklet sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin tedarik zinciri faaliyetleri özelliklerini belirleyen değişkenler arasındaki ilişkileri açıklayacak istatistiksel araştırmalar yapılmıştır. Değerlendirme soruları, performans metrikleri SCOR modeli V12.0 metrikleri baz alınarak hazırlanmış ve tedarik zinciri yöneticisine yöneltilmiştir. Amaç, bisiklet sektöründe faaliyet gösteren işletmenin tedarik zinciri yönetiminde tedarikçileriyle kurduğu ilişkilerin ve kriterlerin ne derece uygulandığı ve performansın değerlendirilmesi şeklindedir. Tedarikçi seçim kriterlerini etkileyen faktörler ve tedarikçi performansını değerlendirmeye yönelik sorular 5'li Likert ölçeği ile derecelendirilmektedir. Faktör analizi öncesi, verilerin uygunluğu Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) testi ve Barlett Küresellik testi ile ölçülmüştür. Analiz sonucunda tedarikçi seçimini etkileyen faktörler faktör analizi ile test edilmiş ve kurulan hipotezler test edilmiştir. Bağımlı değişkenlerin piyasa çalışma durumuna göre etkisi t-testi analizi ile irdelenmiş, sektörel bazda tedarikçi seçim faktörleri ise Tek Yönlü Anova tekniği ile analizlenmiştir.
Tedarik zinciri risklerinin işletme performansına etkisi ve tedarikçi ilişkilerinin moderatör (Düzenleyici) rolü
Telekomünikasyon ve bilgi teknolojilerinde gerçekleşen hızlı değişim ile küresel dünyada işletmeler zorlu rekabet koşulları altında varolma mücadelesi vermektedir. Özellikle doğal felaketler, sosyo politik nedenler işletmelerin bu amaçlarını tehdit etmeye, işletmelerin performansları üzerinde olumsuz bir baskı oluşturmaya başlamıştır. Tedarik zinciri risklerinin işletme performansına olan olumsuz etkilerini en aza indirmek, işletmelerin açısından önemlidir ve tedarikçilerle ilişkilerin, oluşabilecek olumsuz etkilerin azaltılmasında önemli katkısı olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma; tedarik zinciri risklerinin işletme performansı üzerindeki etkisini ortaya çıkarmayı ve bu etkileşimde tedarikçi ilişkilerinin düzenleyici rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma TRC1 Bölgesi'nde bulunan OSB'lerdeki işletmeler üzerinde yapılmıştır. 302 orta ve üst düzey yöneticiden toplanan veriler SPSS ve AMOS paket programlarıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde; tedarik zinciri riskleri alt boyutları ile işletme performansı ve tedarikçi ilişkileri arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiş, tedarik zinciri risklerinin işletme performansı üzerinde, tedarikçi ilişkilerinin tedarik zinciri riskleri üzerinde, ayrıca tedarikçi ilişkilerinin tedarik zinciri risklerinin işletme performansına etkisinde moderatör (düzenleyici) etkisinin olduğu bulgularına ulaşılmıştır.
İmalat işletmelerinde tedarik zinciri entegrasyonunun lojistik performansı üzerindeki etkisinde çevresel belirsizliğin düzenleyici rolü
Küreselleşmenin rekabet koşullarını zorlaştırması ve daha belirsiz çevreler yaratması sonucu işletmeler, iş birliği içerisinde oldukları diğer işletmelerle ilişkilerini güçlendirmekte ve birbirlerine daha çok entegre olmaya çalışmaktadır. Belirsiz çevrelerde, aynı tedarik zinciri içerisinde faaliyet gösteren işletmelerin, operasyonlarını entegre ettiklerinde, performanslarının arttığı birçok çalışmada ispatlanmıştır. Bu sebeple tedarik zinciri entegrasyonuyla lojistik performans arasındaki ilişki merak edilmiş ve çevresel belirsizlik altında, bu ilişkinin nasıl değişeceği araştırılmak istenmiştir. Araştırmanın evreni olarak, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren Organize Sanayi Bölgesine (OSB) kayıtlı, orta ve büyük ölçekli imalat işletmeleri seçilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, tedarik zinciri entegrasyonunun, lojistik performansı pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği görülmüştür. Tedarik zinciri entegrasyonunun alt boyutlarının, lojistik performansın alt boyutları üzerindeki etkisi analiz edildiğinde, iç entegrasyonun kaliteyi, tedarikçi entegrasyonun kaliteyi, hız ve güvenirliği ve esnekliği, müşteri entegrasyonun kaliteyi, hız ve güvenirliği, esnekliği ve maliyeti pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca tedarik zinciri entegrasyonunun, lojistik performansı üzerindeki etkisinde, çevresel belirsizliğin düzenleyici rolü ispatlanmıştır.
Dijital tedarik zincirinden blok zincir teknolojisine paradigma sıçraması ve dijital paralar
Bu çalışmanın amacı, blok zinciri teknolojisinin teorik çerçevesini çizerek, lojistik ve dijital tedarik zincirinin uygulamalarına katkısının nasıl olduğunu, gelecekte bu teknolojinin gelişim potansiyelini ortaya koymaktır. Bu teknolojinin ortaya çıktığı 2008 yılından bu yana, neredeyse tüm endüstri alanlarıyla entegrasyon sağlayarak tam bir teknolojik devrime neden olmuştur. Bitcoin'in arka planında yatan blok zinciri, bloklar halinde şifrelenmiş dijital verilerin dağıtık kayıtlar yolu ve protokollerle birebir paylaşım sistemi olarak açıklanabilmektedir. Tez çalışmasında, blok zinciri teknolojisiyle tedarik zinciri yönetimi entegrasyonunun teknolojik dönüşüm süreci incelenmiş olup, 27 soru hazırlanarak,blok zinciri sistemini kullanan yöneticilerden oluşan 20 kişiyle görüşüldü. Birebir mülakat yapılarak açık uçlu ve likert ölçekli sorularla blok zinciri teknolojisi ve finans ilişkisi, tedarik zinciri üzerindeki etkileriyle ilgili veri toplanmıştır. MAXQDA 12 analiz programıyla elde edilen nitel veriler görselleştirilmiş, yapay sinir ağlarından da faydalanılarak ilişkiler ortaya çıkartılmıştır. Çalışma sonucunda mülakata katılan kişilerden elde edilen verilerin detaylı analizinde, hemen hemen tüm katılımcılar bu teknolojinin birçok alanda kullanılması, özellikle tedarik zinciri yönetiminde hızlı bir dönüşüme öncülük ettiğini söyledikleri ortaya çıkmıştır. Yine çalışmada teknoloji adaptasyonu ve kullanımı, sektörden sektöre, katılımcılarının çalışma alanlarına göre birbirinden farklılık gösterdiği sonucu ortaya çıkmıştır.
Lojistik köylerin kurulması ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi; yeşil ekonomi bağlamında Gaziantep ili için bir değerlendirme
Bu tez çalışmasında Gaziantep'te kurulması planlanan ve proje aşamasında olan Gaziantep Lojistik Köyü'nün Türkiye'nin jeopolitik konumu göz önüne alındığında Gaziantep ilinin kilit bir noktada bulunması lojistik faaliyetlerde yer alan üreticilerin, tedarikçilerin ve lojistik hizmet sağlayıcılarının mikro çapta işletmelere sağlayacağı katkılar makro çapta ise küresel rekabet ortamında ticarete katkıları değerlendirilmeye çalışılmıştır. Lojistik kavramı; lojistik yönetimi, lojistik köy, sürdürülebilir kalkınma ilişkisi ve yeşil ekonomi kavramalarıyla beraber incelenmiştir. Gaziantep Lojistik Köyü' nün kentteki sosyal yaşam, istihdam ve işlem hacmin açısından beklentilerin ne yönde ilerlediği analiz edebilmek adına derinlemesine yarı mülakat tekniği ile söz konusu Gaziantep Lojistik Köyü proje sorumluları olan İpek Yolu Kalkınma Ajansı, Gaziantep Ticaret Odası ve Gaziantep Büyük Şehir Belediyesi ile lojistik sektörün önde gelen iki üretici firması ve bir lojistik hizmet sağlayıcısı ile görüşülmüştür. Bu bağlamda lojistik köy ve merkez yapılanmaları için öncelikli olarak taşıma alt yapısının geliştirilmesi, Türkiye lojistik master planının hazırlanması, işletmelerinin yönetim şeklinin vereceği hizmetlerin kullanıcı isteklerine göre şekillendirilmesi gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Anahtar Kelimeler: Lojistik Köy, Lojistik Tedarik Zinciri, Sürdürülebilirlik Kavramı, Yeşil Ekonomi
Tedarik zinciri stratejilerinin lojistik performansına etkisi: Gaziantep imalat sektöründe bir uygulama
Önceden küreselleşme olarak nitelendirdiğimiz dönemin bir üst segmenti olan dijital çağın son sürat gelişmeye devam etmesiyle, ülkeler arasındaki fiziki sınırlar ortadan kalkmış neredeyse ulusal ticaret yapılan bir hal almıştır. Tüketim döngüsünün çok fazla arttığı bu çağda, üretim yapan birçok firmanın ayakta durmakta zorlandığını bunun yanında bazılarının da bu hızlı döngüyü fırsata dönüştürerek pazar paylarını artırdığını ve hızlı şekilde büyüdüğünü görmekteyiz. Bu başarıyı elde eden firmalar incelendiğinde arka planda iyi bir tedarik zinciri koordinasyonu ve stratejisi olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı da tedarik zinciri stratejisinin iki ana parametresi olan yalın ve çevik stratejilerinin, lojistik performans boyutlarından kalite, esneklik, maliyet, hız ve güvenirlilik boyutlarına olan etkisi, işletmelerin orta ve üst düzey yöneticilerinden, anket tekniğiyle toplanıp analiz etmektir. Araştırmanın evreni Gaziantep Sanayi Odasına üye toplam 463 imalat yapan firmadan oluşmaktadır Araştırmanın örneklemi, bu firmalar arasından kolayda örnekleme yöntemi ile 211 firma hedeflenmiştir ancak Covid-19 Pandemi dönemine denk gelmesinden dolayı 154 imalat firma örneklemimizi oluşturmaktadır. Elde edilen veriler SPSS ve Yapısal Eşitlik Modellemesi ile analiz edilmiştir. Yapısal eşitlik modelinin analizi neticesinde çevik tedarik zinciri stratejisinin kalite, hız ve güvenilirlik, esneklik ve maliyet performanslarını pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Yalın tedarik zinciri stratejisinin ise lojistik performansı boyutlarını anlamlı olarak etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Yalın tedarik zinciri stratejisi ile ilgili hipotezlerin çalışmamızda doğrulanamamış olmasının temel sebebinin, çalışmanın döneminden kaynaklandığı ve araştırma için oluşturulan anket Covid-19 Pandemi döneminde toplandığından dolayı, beklenenin dışında sonuçlar elde edildiği düşünülmektedir. Yalın tedarik zinciri stratejisi tahminlerin doğruluğuna ve daha öngörülebilir ortamlara göre çalışmaktadır. Çevik tedarik zinciri stratejisinin kararsız ve belirsiz ortamlarda şirketlerin ortaya çıkan faktörleri yeniden yapılandırma ve uyarlama yeteneğine sahip olması yani böyle kaotik ortamlarda kendini sürekli hazır olarak tutması nedeniyle Covid-19 Pandemi süreci gibi öngörülemeyen ortamlarda çevik strateji izleyen şirketler bunu fırsata çevirebilmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Tedarik zinciri stratejisi, lojistik performansı, yapısal eşitlik modeli
Depo operasyonlarında yalın yönetim yaklaşımı: Gıda makinaları sektöründe faaliyet gösteren bir firmada uygulama
Her geçen gün rekabetin boyutunun arttığı ve küresel ölçekte giderek daha sert koşullar altında işleyen günümüz işletme dünyasında işletmelerin maliyetlerini kontrol altında tutmaları ve her tür maliyet unsuruna yönelik iyileştirme girişimlerinde bulunmaları kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. İşletmelerin tedarik zinciri yapıları içerisinde depo yönetimi odaklı olarak gerçekleştirdikleri faaliyetler maliyet iyileştirmelerine açık yapısıyla bu alanda pek çok farklı uygulama alternatifinin uygulanmasını mümkün hale getirmektedir. Depo yönetimi temelli uygulamaların yalın üretim yaklaşımına uygun olarak gerçekleştirilmesi bu açıdan işletmelere önemli maliyet avantajları yaratacak ve süreçlerinin daha anlaşılır şekilde işlemesini sağlayacak önemli unsurlardan biridir. Tüm bu bilgilerin ışığında bu araştırmanın literatür taraması olarak değerlendirilebilecek ilk iki bölümünde depo yönetimi, tedarik zincirinde depo yönetiminin yeri, yalın üretim teknikleri gibi unsurlar yer almaktadır. Araştırmanın uygulama bölümü olan üçüncü bölümünde ise Türkiye'de gıda makinaları imalatı sektöründe faaliyet göstermekte olan bir işletmenin depo operasyonlarının yalın üretim yaklaşımıyla değerlendirilerek gerekli iyileştirmelerin gerçekleştirilmesinin ardından elde edilen sonuçlar paylaşılmıştır. Gerçekleştirilen yalın üretim uygulamalarının sonucunda işletmenin stok seviyelerinin azalması sayesinde stok maliyetlerinde, depo içi işlemlerle ilgili çeşitli faaliyetlerde harcanan zaman maliyetlerinde, insan kaynağının kullanımına yönelik maliyetlerde önemli faydalar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yalın Üretim, Depo Yönetimi, Tedarik Zinciri
Tedarik zinciri yönetimi uygulamalarının işletme performansına etkisi: Gaziantep ilinde bir uygulama
Küreselleşmeyle beraber artan rekabet ortamında tedarik zinciri yönetimi; işletmelerin performanslarını etkileyen etmenlerden birisi olarak görülmektedir. İşletmeler global pazardaki rekabet ortamında, bir yandan rekabetçi konumlarını korumak isterken diğer yandan da yeni müşterilerinin isteklerini yerine getirmede tedarik zinciri yönetimini uygulamaktadırlar. Bu bağlamda, tez çalışmamın amacı tedarik zinciri yönetimi uygulamalarının işletme performansına etkisinin araştırılması olarak belirlenmiştir. Araştırmada tedarik zinciri yönetimi ve işletme performansı ölçekleri kullanılarak oluşturulan anket Gaziantep ilinde üretim yapan 176 üretim işletmesine uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS ve AMOS programları ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; tedarik zinciri yönetimi uygulamalarının işletme performansı üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: tedarik zinciri, tedarik zinciri yönetimi, işletme performansı
Örgüt kültürünün tedarik zinciri entegrasyonuna ve firma performansına etkisi
Bu çalışmada çevresel belirsizlikler, çevik tedarik zinciri ve esnek tedarik zincirinin aracılık rolü bağlamında, örgüt kültürünün tedarik zinciri entegrasyonu ve firma performansına etkisi araştırılmıştır. Model tasarımı örgüt kültürünün tedarik zinciri bütünleşmesi üzerindeki etkisinde çevresel belirsizliklerin aracılık rolü ve tedarik zinciri bütünleşmesinin firma verimi üzerindeki etkisinde çevik ve esnek tedarik zincirinin aracılık rolünü ortaya çıkaran bir model geliştirilmiş ve hipotezler, yapısal eşitik modeli (YEM) ile test edilmiştir. Çalışmanın evrenini Mersin ilinde Serbest Bölge ve Organize Sanayi Bölgesinde imalat firmaları oluşturmaktadır. Bu çalışmada toplamda 238 anket uygulanmıştır. Araştırma SPSS ve AMOS programları ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda örgüt kültürünün tedarik zinciri entegrasyonu üzerindeki etkisi ile çevresel belirsizliğin tedarik zinciri entegrasyonu üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ancak örgüt kültürünün çevresel belirsizlik üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Son olarak tedarik zinciri esnekliği ve çevikliğinin aracılık rolünün, tedarik zinciri entegrasyonun firma performansı üzerindeki etkisinde var olduğu bulgusu elde edilmiştir. Anahtar sözcükler: Örgüt Kültürü, Çevresel Belirsizlik, Tedarik Zinciri Entegrasyonu, Firma Performansı