Medicine-traditional

94 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İnmeli hastalarda tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemlerinin kullanımı

Bu çalışma inmeli hastaların tamamlayıcı alternatif tedavi (TAT) kullanım durumunu ve etkileyen faktörleri belirlemek, sağlık personelinin dikkatini bu konuya çekerek hastayı bütüncül olarak değerlendirebilmek amacıyla tanımlayıcı türde planlanmıştır. Araştırma için 01.07.2018-21.12.2018 tarihleri arasında Tekirdağ ilindeki bir hastanenin nöroloji ile fizik tedavi ve rehabilitasyon polikliniklerinde inme tanısı almış 227 hasta ve yakınıyla görüşülmüştür. Veriler 'Hasta Bilgi Formu', 'Barthel İndeksi' ve 'Hastalık Algısı Ölçeği' ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde en az-en çok değerleri, sayı-yüzde, ortalama, Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı, bağımsız örneklem t testi, Ki-kare testi, Levene testi kullanılmıştır. Çalışmadaki inmeli hastaların yaş ortalaması 67,7±13,2 olup, hastaların %44,1'i kadındır. Hastaların TAT kullanım oranı; yöntemler arasına dua dahil edildiğinde %85,5, dahil edilmediğinde %51,5 olarak saptanmıştır. Hastaların %74,2'si TAT kullanımına dair sağlık personelini bilgilendirmemekte, bu hastaların %68,8'i tedaviyi etkilemediğini düşünerek bilgilendirmeyi 'gereksiz' görmektedir. Hastaların %58,3'ü TAT kullanımına dair öneriyi arkadaş/aileden almışlardır. İki hasta TAT kullanımından zarar gördüğünü ifade etmiştir. Kadınların, gelir düzeyini 'kötü' algılayanların, inme rehabilitasyonuna devam edenlerin, rekürren inme geçirenlerin, bulantı yakınması olanların, Barthel İndeksine göre orta düzeyde bağımlı olanların daha fazla TAT kullandıkları belirlenmiştir (p<0,05). TAT kullanımına göre hastalık hakkındaki görüşlere ait; kişisel kontrol, tedavi kontrolü, süre (döngüsel) ve duygusal temsiller alt başlıklarında fark saptanmıştır (p<0,05). İnmenin olası nedenlerini bağışıklık ile ilişkilendirme TAT kullanan hastalarda daha fazla bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak TAT kullanımı inme geçiren hastalar arasında oldukça yaygın olup, rehabilitasyonu sürdürmeyi olumsuz etkilememektedir. Tedavinin aksamaması, TAT kullanımı ile etkileşmemesi için hastaların TAT kullanımı yönünden sorgulanması ve kanıta dayalı yönlendirmelerin yapılması ile karşılaşabileceği olası risklerin azaltılması önemlidir.

Tamamlayıcı tedavilerTedaviTıp-geleneksel+2
Melek Yalçın Arslan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde dismenoreye yönelik kullandıkları tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemlerinin belirlenmesi

Bu araştırma menarş yaşından itibaren dismenore problemi yaşayan kadınların kullanmayı tercih ettikleri tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemlerinin (TAT) neler olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 04.01.2020 – 01.01.2021 tarihleri arasında Beykent Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda primer dismenore yaşayan 330 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı tipteki araştırmada literatür doğrultusunda hazırlanan soru formunda 37 adet soru bulunmaktadır. Dismenore yaşayan öğrencilerin %93'ü 18-24 yaş aralığındadır. Dismenoreli öğrencilerin tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemlerini tercih edenlerin oranı ortalama %56 olarak belirlenmiştir. En çok tercih edilen tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemleri %37 oranında bitki çayı tüketmek, %32 oranla da masaj yapmak ve %22,4 oranında karına sıcak uygulama yapmak olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak TAT kullanım oranının yüksek olduğu bulunmuştur. TAT yöntemlerinin kullanımının yaygınlaştırılmasında hemşireler büyük önem arz etmektedir. TAT yöntemlerinin gerek hizmet içi eğitimlerde gerekse lisans eğitimine ders olarak eklenmesi ve bu konuda hemşirelerin araştırma yapmaları faydalı olacaktır.

Bilgi düzeyiDismenoreHastane hemşireleri+6
Gamze Oyardı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tip 2 diyabetli bireylerin kullandıkları alternatif tedavi yöntemlerinin beslenme alışkanlıkları ve özbakımları üzerine etkilerinin incelenmesi

Diabetes mellitus, insülinin etkisinde kusurlara neden olan kontrolsüz kan şekeri seviyeleri ile karakterize edilen metabolik bir hastalıktır. Tip 1, tip 2, gestasyonel diyabet, neonatal diyabet, erişkin başlangıçlı diyabet ve endokrin kaynaklı diyabet gibi birçok diyabet alt kategorisi vardır. Tip 2 diabetes mellitus (T2DM), karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasındaki anormallikler ile karakterizedir ve insülin sekresyonu, insülin direnci veya her ikisinin bir kombinasyonundan kaynaklanır. Bu araştırma Tip 2 diyabetli bireylerin kullanmış olduğu alternatif tedavi yöntemlerinin yeme alışkanlıkları ve özbakımları üzerine olan etkilerini incelemek üzere yapılmıştır. Araştırmaya toplam 48 birey katılım göstermiştir. Hastaların ortalama diyabet süreleri 10,77 yıldır ve %58,7'si oral anti-diyabetik ilaç kullanmaktadır. Hastaların %47,9'u daha önce TAT yöntemi kullandığını ve %55'inin ilacın yan etkisinde kurtulmak için TAT yöntemini kullandığını belirtmiştir. Hastaların TAT tutum düzeyi ortalamalarının 32,33±8,10 ve özbakım düzey ortalamalarının 71,96±13,44 olduğu belirlenmiştir. Memur olan hastaların (40,33), diğer meslek sahibi hastalara göre daha yüksek TAT tutumuna sahip oldukları tespit edilmiştir (p<,05). Hastaların öğün sayıları, diyabet süresi, açlık ve tokluk kan şekeri ile öz bakım düzeyleri arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir (p<,05). Oral anti-diyabetik+diyet (80,67) ve oral anti-diyabetik+insilün (80,22) kullanan hastaların, diğer hastalara göre daha yüksek öz bakım düzeyleri vardır (p<,05). Ayrıca düzenli kan şekeri ölçen hastaların (74,62), ölçmeyen (65,50) hastalara göre daha yüksek öz bakım düzeyleri vardır (p<,05). Hastaların öz bakım düzeyleri ile Na değerleri arasında negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir (p<,05).

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıDiabetes mellitus+3
Dilanur Sönmez
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Diyabet hastalarında geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları kullanım durumu ve belirleyici faktörler

Amaç: Bu çalışma diyabet hastalarının GETAT uygulamaları kullanım durumlarını ve bunda etkili olan faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı, kesitsel ve prospektif tipte bir çalışmadır. Çalışma Aralık 2021-Ağustos 2022 tarihleri arasında Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniği ve Aile Sağlığı Merkezlerine başvuran 244 diyabet hastası ile yapılmıştır. Veriler "Anket Formu" ve Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Hastaların herhangi bir sebeple GETAT kullanım oranı %48,36, diyabet tedavisi için GETAT kullanım oranı %38,52'dir. En sık fitoterapi uygulaması kullanılmıştır. GETAT hakkında bilgi sahibi olma, ek hastalık varlığı ile GETAT kullanımı arasında istatiksel açıdan anlamlı ilişki vardır (p<0,005). Diyabet tedavisinde GETAT kullanma ile alt ölçeklerden alınan puanlar arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0,005). Sonuç: Bu çalışmadan elde edilen verilere göre çoklu hastalığı olan bireylerin tedavide alternatif uygulamalara yöneldiği saptanmıştır. Bu nedenle bu hastalara daha bütüncül yaklaşılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda bitkisel ürün kullanımı çok yaygın olduğundan bu konuyla alakalı çalışmaların artırılması hasta tatmini, tedavi etkinliği açısından önem teşkil etmektedir. Anahtar Kelimeler: Diyabet, Geleneksel ve Tamamlayıcı ve Tıp, Alternatif Tıp, GETAT Tutum Ölçeği

Diabetes mellitusTamamlayıcı tedavilerTutum ölçekleri+2
Nuran Bülbül
Harran University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Halk ilacı ve gıda olarak kullanılan prunus mahaleb L. tohum ve meyve kabuklarında farmakognozik araştırmalar

Tıbbi bitkiler arasında yer alan Prunus mahaleb L. (syn. Cerasus mahaleb L. Mill.) mahlep, mehlep, idris agac, pis agac olarak bilinmekte olup özellikle tohumları gıda olarak tüketilmekte ve diğer ülkelere ihraç edilmektedir. Tez çalışmamızda P. mahaleb tohum ve meyve kabukları üzerinde ayrıntılı fitokimyasal ve biyolojik etki çalışmaları yapılmıştır. Meyve kabuklarından (endokarp) elde edilen sulu metanollü ekstreden çeşitli kromatografik metotlarla gerçekleştirilen izolasyon çalışmaları sonucunda 15 saf bileşik elde edilmiş, 1 tanesi doğa için yeni olmak üzere 11 tanesinin yapısı (2-O-β-glukopiranoziloksi-4-metoksi-hidrosinnamik asit, cis-melilotozit, dihidromelilotozit, trans-melilotozit, 2-O-β-glukoziloksi-4-metoksi trans-sinnamik asit, 2-hidroksi-4-metoksi hidrosinnamik asit, gallik asit, kersetin-3-O-(2-O,6-O-α-diramnopiranozil)- β-glukopiranozit, kemferol-3-O-(2-O,6-O-α-diramnopiranozil)- β-glukopiranozit, β-sitosterol 3-O-β-glukopiranozit ve ursolik asit) ileri spektroskopik yöntemler kullanılarak aydınlatılmıştır. P. mahaleb tohum ve meyve kabuklarından (enkokarp) elde edilen ekstre, fraksiyon ve saf bileşiklerin mantar tirozinaz enzim inhibisyonları incelenmiştir. Tohum ve kabuk etilasetatlı fraksiyonlar ile bazı saf bileşiklerin etkisinin oldukça yüksek olduğu bulunmuştur. Etkili bulunan sinnamik asit türevi yapısındaki bileşiklerin enzim kinetiği incelenerek, inhibisyon tipleri ve enzime bağlanma sabitleri Ki hesaplanmıştır. Melanogeneze karşı etkilerini belirlemek için saf bileşiklerin spektrofotometrik yöntem kullanılarak B16F10 hücrelerindeki melanin içeriğine olan etkileri ve hücresel tirozinaz enzim inhibisyonu araştırılmış ve yapı-etki ilişkisi ortaya konmuştur. Ekstre ve fraksiyonların DPPH, NO, SO, ABTS radikallerine karşı süpürücü etkileri ile TEAC ve CUPRAC yöntemleri kullanılarak antioksidan kapasiteleri belirlenmiştir. L929 (fare fibroblast), B16F10 (fare melanoma), A2058 (insan melanoma) ve HeLa (insan servikal karsinoma) hücre hatları üzerinde sitotoksik etkileri araştırılmıştır. Tüm yöntemlerde belirgin antioksidan etki gösteren ekstre ve fraksiyonlar, melanoma hücrelerine karşı konsantrasyona bağlı yüksek sitotoksik etki gösterirken, HeLa ve L929 hücrelerine karşı etki çok düşük bulunmuştur. Sonuçlar sitotoksik etkinin seçici olduğunu göstermiştir. Tez çalışmamız, yüksek etkili cilt beyazlatıcı özelliğe sahip bileşikleri içeren P. mahaleb meyve kabuklarının kozmetik endüstrisi için önemli potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, halen ciddi anlamda kullanılmayan mahlep kabuklarının tohumlardan sonra ekonomik olarak değer kazandıracak olması açısından önem arz etmektedir.

AntioksidanlarFarmakognoziFitokimya+5
Zühal Güven
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel ve tamamlayıcı tıbba yönelik görüşlerin değerlendirilmesi: Aile sağlığı merkezi örneği

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) geçmişten günümüze kullanılmakta olup, son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sağlık sisteminde önemli bir konu haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, bireylerin GETAT'a yönelik görüşlerinin, GETAT yönetmeliğinde geçen fitoterapi, kupa uygulaması, sülük uygulaması, akupunktur ve ozon uygulamasına yönelik kullanım durumları ve faydalı bulma durumlarının saptanması ve değerlendirilmesidir. Çalışmaya, Kırklareli'de bir Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran 400 erişkin dahil edilmiştir. Araştırmada kullanılan ankette, sosyodemografik bilgileri içeren soruların yanı sıra GETAT kullanımına ve GETAT'a yönelik görüşlerin değerlendirmesine ilişkin sorular yer almaktadır. Ayrıca Araz ve Harlak (2006) tarafından geliştirilen Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıbba Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Toplam puanın 8-40 arasında değiştiği ölçekte toplam puanın artış göstermesi GETAT'a yönelik olumlu tutumda artış olduğu anlamına gelmektedir. Çalışmada GETAT'a yönelik tutumun ve seçilen tedavi yöntemlerine yönelik kullanım ve faydalı bulma durumunun sosyodemografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Çalışma sonucunda bireylerin GETAT'a yönelik ortalamanın üzerinde olumlu tutum sergiledikleri, GETAT yöntemlerinden herhangi birini kullanma oranlarının ve seçilen tedavi yöntemlerine yönelik faydalı bulma düzeylerinin yüksek, fakat bilgi düzeylerinin düşük olduğu saptanmıştır. GETAT kullanım oranının yüksek fakat GETAT yöntemlerine yönelik bilgi düzeyinin düşük olduğu göz önünde bulundurulduğunda; GETAT alanından eğitim almış sağlık çalışanları tarafından GETAT yöntemleri hakkında toplum bilgilendirilmesi ve özellikle bilinçsiz kullanımın önüne geçmek için önlemler alınması önerilebilir

Aile sağlığı merkeziTamamlayıcı bakımTamamlayıcı tedaviler+4
Fatma Yükselir Alasırt
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nevşehir ili'nde biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilginin belirlenmesi

Bu çalışmada, Nevşehir ilinde biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilgi (BGB) sistematik bir yöntemle tespit edilmiş ve kapsamlı biçimde değerlendirilmiştir. Araştırma, 13 Nisan 2020 ile 5 Ekim 2021 tarihleri arasında yürütülen ve toplam 30 günü kapsayan saha çalışmaları sonucunda gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında, Nevşehir iline bağlı 8 ilçedeki toplam 30 köyde incelemeler yapılmıştır. Bu süreçte, 101 erkek ve 61 kadın olmak üzere toplam 162 kişiyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda, tekrarlar hariç 142 farklı geleneksel kullanım biçimi kaydedilmiştir. Kategorik dağılım incelendiğinde bu bilgilerin; 106'sının sağlık, 14'ünün beslenme, 16'sının endüstriyel, 3'ünün tarım ve hayvancılık, 3'ünün ise diğer kullanım alanlarına ait olduğu belirlenmiştir. Saha verilerine ek olarak yapılan literatür taraması sonucunda 874 adet ek veri toplanmış ve saha verileriyle birlikte toplam 1573 ham BGB kaydı elde edilmiştir. Tekrarlar ayıklandığında ise 172 tekil geleneksel bilgi tespit edilmiştir. Bu verilerin dağılımı; 120 sağlık, 17 beslenme, 22 endüstriyel, 8 tarım ve hayvancılık, 5 diğer alanlar şeklindedir. Floristik açıdan değerlendirildiğinde, çalışma sonucunda 74 familya, 161 cins ve 188 türden oluşan bir taksonomik çeşitlilik belirlenmiştir. Bu türlerden 168'i bitki, 16'sı hayvan, 4'ü mantar olup, bunlar arasında 3 adet endemik tür yer almaktadır. En fazla tür, Asteraceae (19 takson) familyasında kaydedilmiş; bunu Rosaceae (15), Apiaceae (11), Lamiaceae (11), Fabaceae (9) ve Brassicaceae (9) familyaları takip etmiştir. Sonuç olarak, saha ve literatür verileri bir arada değerlendirildiğinde, 349 bitki, 17 hayvan ve 5 mantar türüne ait toplam 371 takson kayıt altına alınmıştır. Bu taksonlar, 86 familya ve 239 cins içerisinde sınıflandırılmıştır.

EtnobotanikTıp-geleneksel
Roowaıda Akbarı
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ebelik öğrencilerinin doğum ağrısının yönetiminde kullanılan nonfarmakolojik yöntemlere ilişkin bilgi tutum davranışları

Amaç: Bu çalışma ebelik öğrencilerinin doğum ağrısının yönetiminde kullanılan nonfarmakolojik yöntemler konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi ve farkındalıklarının arttırılması amacıyla planlandı ve uygulandı. Gereç ve Yöntem: Araştırma İstanbul Bilim Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Ebelik bölümünde okuyan, araştırmaya katılmayı kabul eden 60 öğrenci ile tanımlayıcı olarak yürütüldü. Veriler kurum izni ve etik kurul onayı alınarak anket formu ile toplandı. Anketler SPSS 22.0 programı kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya göre ebelik öğrencilerinin %43.3'nün (n=26) nonfarmakolojik yöntemler hakkında bilgi sahibi olduğu ve bu yöntemlerden en az bir tanesini gebeye uyguladığı tesbit edildi. Doğum ağrısı yönetiminde kullanılan nonfarmakolojik yöntemlere ilişkin bilgi düzeyi değerlendirme formu puanları, ebelik öğrencilerinin yaş grubuna göre karşılaştırıldığında; davranış alt boyutu puanları arasında anlamlı bir fark olduğu, öğrenim gördükleri sınıfa göre karşılaştırıldığında; 2. sınıfların tutum alt boyutu puanlarının, 4. sınıfların puanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu, yaşları karşılaştırıldığında ise 18-19, 22-23 ve 24 yaş ve üzeri öğrenci ebelerin Davranış alt boyutu puanlarının, 20-21 yaş grubundaki öğrenci ebelerin puanlarına göre istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu ve daha önce doğum ağrısı yönetimine ilişkin bilgi alma durumuna göre karşılaştırıldığında ise Tutum alt boyutu puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tesbit edildi (p<0,05). Sonuç: Öğrencilerin doğum ağrısının yönetiminde kullanılan nonfarmakolojik yöntemler konusunda bilgilerinin arttırılmasına gereksinim vardır. Bunun için öğrencilerin konu ile ilgili teorik eğitimlerinin yanı sıra, görsel öğrenme teknikleri ve simülasyon uygulama yöntemleri kullanılarak bilgileri pekiştirilmelidir.

Ağrı yönetimiDoğumDoğum ağrıları+7
Ayfer Arslan
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık personellerinin tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarına ilişkin bilgi ve görüşleri ile infertiliteye yönelik tutumları arasındaki ilişki

Araştırma, sağlık personellerinin tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarına ilişkin bilgi ve görüşleri ile infertiliteye yönelik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacı ile yapıldı. Kesitsel tipte yapılan çalışma 01.11.2021-31.03.2022 tarihleri arasında Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde yürütüldü. Örneklem büyüklüğünü, Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde çalışan tabakalı rastgele örnekleme yöntemi ile seçilerek araştırmaya katılmaya kabul eden 180 (56 hemşire/ebe, 84 doktor ve 40 diğer sağlık personeli) sağlık personeli oluşturdu. Analizlerde tanımlayıcı istatistiksel metotlar, Student's t testi, ANOVA testi, ileri analizlerde çoklu doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Araştırma verileri; sağlık personellerinin sosyodemografik özellikleri ile tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarına yönelik bilgi ve görüşlerini belirlemeye yönelik "Tanıtıcı Bilgi Formu" ve 'İnfertiliteye Yönelik Tutum Ölçeği- İYTÖ' ile toplandı. Sağlık personellerinin 'İnfertiliteye Yönelik Tutum Ölçeği-İYTÖ' toplam puan ortalaması 21.42±6.37 bulundu. Sağlık personellerinin %51,7'si infertiliteye yönelik tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemleri hakkında bilgisi olduğunu, %37,8'i infertilite tedavisi görüyor olsa bu yöntemleri kullanacaklarını ve %55'i bu yöntemleri hastalara önerebileceklerini ifade etti. İnfertilite tedavisi görülmesi halinde tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemlerini kullanmayı düşünen, infertiliteye yönelik tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemlerini öneren ve mezuniyet sonrası tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemleri hakkında eğitim verilmesi gerektiğini düşünen sağlık personellerinin diğer gruplara göre İnfertiliteye Yönelik Tutum Ölçeği puan ortalamaları anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sağlık profesyonellerinin infertiliteye yönelik TAT yöntemleri hakkında bilgi düzeylerinin arttırılması ile farkındalıklarının sağlanması önerilmektedir.

KısırlıkSağlık personeliTamamlayıcı tedaviler+1
Özge Şayan
Balıkesir University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ayvalık (Balıkesir/Türkiye) ve Midilli adası (Yunanistan)'nın etnobotanik kültür açısından karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, Ayvalık ve Midilli Adası halkının çeşitli amaçlarla faydalandıkları bitkileri belirlemek, kullanım çeşitliliğini inceleyerek benzerlik ve farklılıklara dayalı karşılaştırma yapmaktır. Bu amaçla 2018-2024 yılları arasında Ayvalık'ta ve Midilli Adası'nda arazi gezileri düzenlenerek 246 kaynak kişiden yarı yapılandırılmış görüşmelerle bilgi toplanmış, 555 öğrenciye anket uygulanmıştır. Çalışmada etnobotanik kullanımı olan toplam 81 familyaya ait 297 takson tespit edilmiştir. Ayvalık'ta 80 familyaya ait 291 taksondan 166 gıda, 167 tıbbi, 56 hayvan hastalıkları, 41 hayvan yemi, 36 süs, 30 boya, 27 el sanatları, 21 arı bitkisi, 18 yakacak, 10 oyuncak ve 33 taksonun diğer etnobotanik kullanımları kaydedilmiştir. Midilli Adası'nda 39 familyaya ait 86 taksondan 49 gıda, 27 tıbbi, 16 süs, 11 hayvan yemi, 9 arı bitkisi, 4 el sanatları, 3 boya, 2 oyuncak, 1 hayvan hastalıkları, 1 yakacak ve 14 taksonun diğer etnobotanik kullanımları kaydedilmiştir. Etnobotanik kullanımı en çok olan familyalar Asteraceae, Lamiaceae ve Fabaceae, taksonlar Olea europaea ve Hypericum perforatum'dur. Ayrıca 65 taksona ait 90 yöresel ad, ilk kez kayıt altına alınmıştır. Çalışma verileri UV, FIC, CI, PPV ve JI veri değerlendirme yöntemleriyle analiz edilmiştir. UV değeri en yüksek taksonlar; Olea europaea (0,97), Hypericum perforatum (0,84) ve Origanum onites (0,73)'dir. İnsan hastalıklarında en yüksek FIC değeri sindirim sistemi hastalıklarında (0,73) görülmüştür. Her iki ülkede gıda benzerlik (JI) %23 ve tıbbi benzerlik (JI) %12'dir. Yapılan bu çalışmayla ilk kez Ayvalık ve Midilli Adası'nın etnobotanik envanteri çıkartılarak karşılaştırılmıştır. İlgili taksonların Türkiye ve Yunanistan'da yapılmış olan tüm etnobotanik çalışmaları taranarak detaylı bir veritabanı oluşturulmuştur.

Aromatik bitkilerEtnobotanikTıbbi bitkiler+1
Funda Akçay Koç
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Ankara Üniversitesi Tıp fakültesi dönem 4, 5, 6 öğrencilerinin geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına yönelik bilgi ve tutumlarının incelenmesi

Amaç: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp uygulamalarının kullanımı ülkemizde ve dünyada giderek artmaktadır. Bu çalışmada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin GETAT uygulamaları ile ilgili tutumlarını ve bilgi düzeylerini değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu araştırma, Ekim 2022 – Aralık 2022 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenim gören 4., 5. ve 6. dönem tıp öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışmamız sosyodemografik verileri içeren sorular ve GETAT tutum ölçeğini içeren anket formu ile yürütülmüştür. Bulgular: Çalışmaya katılan toplamda 289 öğrenciden 144'ü (49,8%) kadın, 145'i (50,2%) erkek olup yaş ortalaması 22,92 (±1,72) yıldır. Tıp fakültesi öğrencileri arasında en sık duyulan GETAT yöntemleri akupunktur (%92,4), hacamat/kupa (92,4), fitoterapi (%86,5), hipnoz (%83,7), mezoterapi (%80,3), ozon terapi (%79,9), sülük tedavisi (%76,5) olarak saptanmıştır. Çalışmamıza katılan öğrencilerin %47,1'i daha önce bir veya daha fazla GETAT uygulamasını kullanmış olup, en çok kullandıkları GETAT uygulamaları hacamat/kupa (%13,1), mezoterapi (%11,4), karyopraktik (%6,2), akupunktur (%5,5) olarak bulunmuştur. Öğrencilerin GETAT uygulamaları ile ilgili en sık bilgi edindikleri kaynaklar aile ve arkadaş çevresi, sosyal medya ve medya olarak saptanmıştır. Öğrencilerin "Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Tutum Ölçeği (GTTTÖ)" ile ölçülen toplam puanı ortalaması 90,6 ±16,82 olarak hesaplanmıştır. Sonuç: GETAT uygulamaları ile ilgili tutumunu değerlendirdiğimiz bu çalışmada öğrencilerin tutumlarının olumlu olduğunu tespit ettik. Öğrencilerin yaklaşık yarısının uygulamaları kullandığını ve uygulamalar ile ilgili eğitim alma konusunda istekli oldukları sonucuna vardık.

Bilgi düzeyiTamamlayıcı tedavilerTutumlar+3
Hidayet Onur Pekdemir
Ankara University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile ilgili tutumu ve kullanım durumları

Amaç: Bu çalışmada birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile ilgili tutumu ve kullanım durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu araştırma Hatay İl Sağlık Müdürlüğü tarafından izin verilen dört Aile Sağlığı Merkezine 01 Haziran 2020 – 31 Ağustos 2020 tarihleri arasında herhangi bir nedenle başvuran 18-65 yaş arası hastalardan katılmayı kabul eden 303 hasta ile gerçekleştirildi. Çalışma anketimiz sosyodemografik bilgileri içeren 12 soru ve GETAT ile ilgili tutum ve kullanım durumu sorularını içeren 22 sorudan oluşturuldu. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 35,8±13,8 yıl olup, GETAT kullanan hastalar daha yaşlıydı (p=0,027). Katılımcıların %44,2'si (n=134) erkekti ve GETAT kullanımı her iki cinste de benzerdi (p=0,247). Çalışmada GETAT kullanma oranı %24,1'di (n=73). GETAT kullanımı sağlık çalışanlarında ve işsizlerde anlamlı olarak yüksek bulundu (p= 0,045). GETAT kullanımı ile öğrenim durumu, gelir seviyesi, sağlık güvencesi, medeni durum, ikamet yeri, sosyal alışkanlıklar, komorbidite ve ilaç kullanımı ile arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. GETAT ile ilgili bilgi kaynaklarının başında, %30,7 (n=93) ile sosyal medya ve %30,4 (n=92) ile arkadaş/komşu gelmektedir. En sık GETAT kullanma sebebinin, daha önce aynı şikayetlerle tekrarlayan doktor başvurusu (%76,6) olduğu tespit edildi (n=56). En sık kullanılan yöntemin %28,4 (n=86) ile fitoterapi ve %22,8 (n=69) ile sülük tedavisi olduğu saptandı. Olguların GETAT'a en sık kas iskelet hastalığı (%43,8) sebebiyle başvurduğu tespit edildi (n=32). Sonuç: GETAT yöntemleri modern tıbba yardımcı olarak kullanılabilecek yöntemler olup, GETAT ile ilgili olarak yapılacak çalışmalar ile kullanılan yöntemlerin geliştirilmesine katkıda bulunulması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp, Birinci basamak, Tutum, Aile Hekimliği

Aile hekimliğiBirinci basamak sağlık hizmetleriTamamlayıcı tedaviler+2
Eren Babacan
Hatay Mustafa Kemal University
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Aile hekimliği polikliniğine başvuran bireylerin geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile ilgili bilgi ve kullanım durumlarının araştırılması

Son yıllarda genel iyilik ve sağlık durumunun devamının sağlanması için Dünya'da ve Türkiye'de Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarının kullanımında artış olduğu görülmektedir. Çalışma, 01.07.2022-01.12.2022 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran 216 hasta üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmadır. Veri toplamak amacıyla kullanılan anket formu, sosyodemografik özellikler ve GETAT uygulamaları ile ilgili bilgi ve kullanım durumlarının sorgulandığı 22 sorudan oluşmaktadır. Çalışmada katılımcıların en çok bilgi sahibi oldukları GETAT uygulaması sülük tedavisi (hirudoterapi) olarak bulundu. Katılımcıların büyük çoğunluğu GETAT ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak istediklerini belirtti. Araştırmaya katılanların yaklaşık dörtte biri daha önce bir GETAT yöntemi kullanmış olup en sık kullanılan getat yöntemi ise kupa terapisi olarak bulundu. Çalışmada, katılımcıların GETAT uygulamaları hakkında en sık olarak komşu, akraba gibi yakın çevresinden bilgi aldıkları bulundu. Sonuç olarak GETAT yöntemleri giderek daha fazla tercih edilen uygulamalar olduğundan önem arz etmektedir. Dolayısıyla bu konuda kanıta dayalı çalışmalar artırılmalı, bilgilendirmeler yapılarak toplumun farkındalığı artırılmalı ve olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi için gerekli denetlemeler yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, geleneksel tıp, tamamlayıcı tıp

Aile hekimliğiBilgi düzeyiTamamlayıcı tedaviler+1
Hale Yalçın Çeltiklioğlu
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Aile hekimliği polikliniğine başvuran 18 yaş üzeri erişkinlerin geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) kullanım sıklığı, bu konudaki bilgi ve tutumlarının incelenmesi

Çalışmamızın amacı aile hekimliği polikliniğine başvuran 18 yaş üzeri erişkinlerin Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) kullanım durumu, bilgi ve tutumlarını incelemektir. Çalışmamız Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Aile Hekimliği Polikliniği'ne başvuran 325 katılımcıya anket verilerek uygulanmıştır. Bireylerin sosyodemografik özellikleri, GETAT yöntemlerinin hangileri hakkında bilgi sahibi olduğu, bu bilgileri nereden öğrendiği, hangilerini kullandığı ve bu konudaki tutumunu ölçen daha önceki çalışmalar ve literatür eşliğinde hazırlanan anket uygulanmıştır. GETAT uygulamaları ile ilgili tutumu değerlendirmek için Bütüncül Tamamlayıcı ve Alternatif Tıbba Karşı Tutum Ölçeği (BTATÖ) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 21 paket programında değerlendirilmiş ve p<0.05 olan değerler anlamlı kabul edilmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması ve standart sapması 33.56±11.94, %56.6'sı kadın ve %56.3'ü bekârdır. Kronik hastalığı olan ve devamlı ilaç kullananlar bireylerin %20.3'ünü oluşturmaktadır. Bireylerin %32.6'sı GETAT uygulamaları ile ilgili hiçbiri hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtmiştir. En çok bilgi sahibi olunan uygulamalar sülük, kupa ve hacamat, fitoterapi ve akupunktur olarak sıralanmaktadır. Daha önce GETAT uygulamalarını en az bir kez kullananların sıklığı %28.9 olarak bulunmuştur. En çok kullanılan GETAT uygulamaları ise fitoterapi, kupa ve hacamat, akupunktur olarak bulunmuştur. GETAT kullanımı ile yaş aralığı, medeni durum, meslek, kronik hastalık ve devamlı ilaç kullanımı arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0.05). Katılımcıların BTATÖ puan ortalama ve standart sapması 32.19±5.4147'dir. BTATÖ puanı ile GETAT kullanımı arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0.000). Çalışmanın sonucu olarak GETAT kullanımı yaygın olarak görülmektedir. GETAT uygulamalarını kullanacak olan bireylerin bu konu ile ilgili bilgi sahibi olması sağlanmalı, kanıta dayalı tıp ile kullanılmalıdır.

Aile hekimliğiBilgi düzeyiTamamlayıcı tedaviler+3
Ömer Özen
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Üçüncü basamak bir hastanenin aile hekimliği polikliniğine başvuran hastaların kırsal ve kentsel bölgede yaşamalarına göre geleneksel ve tamamlayıcı tıp konusundaki bilgi ve tutumları

Giriş ve Amaç: İnsanlık tarihi boyunca değişmeyen öncelikli amaçlardan biri sağlıklı olmaktır. Toplumların, modern tıptaki gelişmelerden önce, sağlık için uyguladıkları yöntemleri içinde yaşadıkları coğrafyaya, kültürlerine veya inançlarına göre şekillendirdikleri görülür. Dünyada ve ülkemizde, konvansiyonel tıp dışı yöntemlere olan talep artmıştır. Bu çalışmada, Çorum ilinde kentsel ve kırsal bölgede yaşayan halkın, yaygınlığı giderek artan geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemleri ile ilgili bilgi ve tutumlarını araştırmak, bunu etkileyen faktörleri ortaya koyabilmek ve buradan elde edilen verilerle halk sağlığına ve literatüre katkı sağlayabilmektir. Gereç ve Yöntem: T.C. Sağlık Bakanlığı Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi aile hekimliği polikliniğine başvuran 18-65 yaş arası bireylerin kentsel ve kırsal yaşam bölgelerine göre gruplandırılarak 10 Mart – 31 Mart 2021 tarihleri arasında katılımı ile kesitsel-tanımlayıcı bir çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara yüz yüze anket yöntemi ile çalışma ekibi tarafından oluşturulmuş geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) konusundaki bilgi ve tutumları sorgulayan anket uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmamıza toplam 385 kişi katıldı. Katılımcılardan 277 (%71,9) kişi kentsel bölgede yaşayan katılımcılardan, 108 (%28,1) kişi kırsal bölgelerde yaşayan katılımcılardan oluşmaktaydı. Kentsel bölgede yaşayan katılımcıların yaş ortalaması 40,59±11,95 yıl, kırsal bölgede yaşayan katılımcıların yaş ortalamaları 41,01±14,61 yıl idi. En az bir veya daha fazla GETAT yönteminin duyulması, kentsel bölgede %92,1 (n=255) kırsal bölgeye göre %76,9 (n=83) daha yüksek saptanmıştır (P<0,001). En sık duyulan yöntemlerin kentsel bölgede sülük tedavisi (Hirudoterapi) %79,1, kırsal bölgede %62 masaj terapisinin olduğu görülmüştür. Bu duruma etkili faktörler olarak, her iki bölgede de daha yüksek eğitim düzeyine sahip olunması ve aylık gelirin daha iyi olması arasında istatistiksel anlamlı ilişki olduğu saptandı. GETAT yöntemi uygulatılmasında ise yaşam bölgeleri arasında istatistiksel anlamlı fark olmamakla birlikte, kentsel bölgede yaşayan 255 kişiden 130'u (%51,0), kırsal bölgede yaşayan 83 kişiden 36'sı (%43,4) en az bir veya daha fazla GETAT yöntemi uygulattıklarını belirtmiştir (P=0,229). Her iki bölgede de masaj terapisinin en sık uygulatılan uygulama (kentsel bölgede %27,1, kırsal bölgede %21,3) olduğu görülmüştür. Kentsel bölgede yaşayanlar GETAT yöntemlerini en sık sırasıyla; %62,5 internet, %54,3 televizyon, %50,8 arkadaş çevresinden duyduklarını belirtirken, kırsal bölgede yaşayanlarda ise en sık %63,4 televizyon, sonrasında %48,8 ile internet ev %47,5 ile arkadaş çevresinden duyduklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların GETAT yöntemlerini uygulatmayı düşündüğünde en sık danışacağı kişiler; kentsel bölgede %84,3, kırsal bölgede %89,5 ile aile hekimleri olduğu gözlendi. Sonuç: Kentsel ve kırsal bölgede yaşayanlar arasında GETAT yöntemleri farklılık gösterebilmektedir. Bu farklılıkta eğitim durumu ve aylık gelir durumu etkili faktörler olarak saptanmış olsa da sosyokültürel etkinin ve yaşam alanına özgü faktörlerin etkisi de bulunmaktadır. Anahtar kelimeler: Aile Hekimliği, Geleneksel ve Tamamlayıcı tıp, Kentsel, Kırsal

BilgiBilgi düzeyiHastalar+4
Hülya Yılmaz Başer
Hitit University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Etik pazarlamada tamamlayıcı ve alternatif tıp ürünlerinde müşteri memnuniyetinin değerlendirilmesi

Gelişen iletişim teknolojileri tamamlayıcı ve alternatif tedavi ürünlerinin farklı kanallardan kolaylıkla pazarlanabilmesine olanak tanımıştır. Tamamlayıcı ve alternatif ürünlerin kullanıcılarından önemli bir bölümünü kronik hastalığı bulunan kişiler oluşturmaktadır. Çalışmada bir kronik hastalığı bulunan 491 kişiye demografik bilgilerin yanı sıra, müşteri memnuniyeti, kullandıkları ürünü tekrar satın alma, tamamlayıcı ve alternatif tedaviler hakkında bilgi edinme düzeyleri, çevreden etkilenme düzeyleri ve etik bilinç düzeylerine yönelik sorular yöneltilmiştir. Sonraki aşamada araştırmanın modeli doğrultusunda oluşturulan hipotezler gerekli istatistiksel analizlerle test edilmiştir. Analiz sonucunda; araştırma modeli kapsamında geliştirilen H3, H4b, H5a, H5d, H6a, H6b, H6c, H7 hipotezleri kabul edilmiş olup diğerleri reddedilmiştir.

Etik pazarlamaMüşteri tatminiPazarlama+2
Serap Kaya Özçetin
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mide ve bağırsak hastalıklarında bitkisel ve diğer doğal tedavi yöntemlerinin kullanımı "Retrospektif anket çalışması"

Mide ve bağırsak hastalıklarında kullanılan bitkisel ve diğer doğal tedavi yöntemlerinin yaygınlığının belirlenmesi, kullanılma nedenlerinin ve hastalar üzerindeki etkilerinin araştırılması amacıyla İstanbul, Anadolu Yakası'nda özel bir polikliniğin gastroenteroloji bölümüne ayaktan başvuran 115 gönüllü hasta (yaş ort: 46 ± 14,9 yıl, E/K= 39/76) ile bir anket çalışması yapılmıştır. Buna ek olarak mide ve/veya bağırsak hastalığı tanısı almış hastaların kullandığı bitkisel ve diğer doğal tedavi yöntemlerine ait bilgi kaynaklarının ve kullanımlarını sağlık personeliyle paylaşma oranlarının belirlenmesi ile paylaşmamalarındaki nedenlerin araştırılmıştır. İstatistiksel analiz SPSS 15.0 Windows programı kullanılarak yapılmıştır. Çalışmamızın sonucunda, erkek ve kadın hastaların bu yöntemleri kullanım oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır (p<0,05). Yapılan analizlerde, bu yöntemlerin kullanımı ve uygulanan medikal tedaviler arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Bitkisel ve diğer doğal tedavi yöntemlerini kullanmayanların %76'sı farmakoterapi almaktadır. Bu yöntemlere yönelmedeki ana neden ile uygulanan medikal tedavi arasında istatiksel olarak anlamlı fark vardır (p<0,05). Bitkisel ve diğer doğal tedavi ürünlerinin satın alınma yerleri ve satın alınırken dikkat edilen unsurlar arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,05). Bu yöntemlere inanma dereceleri ve kullanım oranları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p<0,05). Kullanmama nedenleri ve uygulanan medikal tedavi oranlarında istatiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p<0,05). Rezene çayı, zeytinyağlı kudret narı ve probiyotikler en çok kullanılan ürünler olarak bulunmuştur. Hastaların bu yöntemlerin doğru kullanımı, olası etkileri hakkında bilgilendirilmelerinin ve sağlık personeliyle paylaşmaları konusunda bilinçlendirilmelerinin gerekliliği bir kez daha ortaya konmuştur.

AnketlerFitoterapiGastrointestinal hastalıklar+7
Yasemin Beceren
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Diyabette bitkisel ve diğer doğal tedavi yöntemlerinin kullanımı "Retrospektif anket çalışması"

Bu çalışma ile diyabet hastaları tarafından kullanılan bitkisel ve diğer doğal tedavi yöntemlerinin yaygınlığının ve türünün, bu tedavi yöntemlerine dair bilgi kaynaklarının, hastaların bu yöntemleri kullanmaya yönelmelerinin temel nedenlerinin ve kullanımlarını sağlık personeline bildirme oranlarının araştırılması amaçlanmıştır. İstanbul, Anadolu Yakası'nda yer alan özel bir tıp merkezinin beslenme ve diyet polikliniğine ayaktan başvuran 110 diyabet hastasının (yaş ort: 60,4±13,4 (18-87 yıl), E/K 53/57) katıldığı bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Verilerin istatistik analizi SPSS 15.0 Windows programı kullanılarak yapılmıştır. Çalışma sonucunda, tip 1 ve tip 2 diyabet hastalarının bitkisel ve diğer doğal tedavi yöntemlerini kullanım oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p=0,037). Tip 2 diyabet hastalarının kullanıp devam etme oranının tip 1 diyabetlilere kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bitkisel ve diğer doğal tedavi yöntemlerine inanma dereceleri ve bu yöntemleri kullanma oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir (p<0,001). Ayrıca, diyabete bağlı komplikasyonların varlığı ile bu yöntemleri kullanma oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p=0,006). Diyabete bağlı komplikasyonlara sahip olan hastaların bu yöntemleri kullanıp bırakma oranı yüksektir. Tarçın, omega-3 ve çörek otunun en çok kullanılan bitkisel ilaç veya gıda desteği oldukları saptanmıştır. Elde edilen bulgular, hastaların bu tedavi yöntemlerinin olası olumlu/olumsuz etkileri ve kullanımlarını ilgili sağlık personeline bildirmelerinin gerekliliği konusunda bilinçlendirilmesinin ve bilimsel verilere dayanan doğru bilgi kaynaklarına erişmelerinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

AnketlerBesin destekleriDiabetes mellitus+5
Zübeyde Demet Cerit
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı ticari at kuyruğu örneklerinin avrupa farmakopesine uygunluğunun araştırılması

Equisetum türleri (Equisetaceae) insanlık tarihi boyunca geleneksel tıp alanında çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmıştır. Piyasada atkuyruğu ve kırk kilit otu adı altında ürünler satılmaktadır. Bu çalışma, aktar ve baharatçılarda 'atkuyruğu' adı altında satılan, altı adet örneğin Avrupa Farmakopesi 7.0 esas alınarak incelenmesini içerir. Her bir materyal üzerinde makroskobik, mikroskobik incelemeler, yabancı madde tayini, kurutmada kayıp, toplam kül tayini, teşhis ve tayin deneyleri ayrıca ince tabaka kromotografi analizleri yapılmıştır. Her deney sonucunda atkuyruğu materyallerinden elde edilen bulguların Avrupa Farmakopesi 7.0'da yer alan 'Atkuyruğu (Equiseti herba)' monografındaki kriterlere uygunluğu hiperozit, rutin ve kafeik asit numunesiyle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Yapılan bu testler sonucunda incelenen altı materyalden hiçbirinin farmakopeye uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu çalışma bitkisel ürünlerin tedarik merkezi olarak bilinen baharatçıların güvenilirliğinin sorgulanması ve satılan ürünlerin denetlenmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Equisetaceae, Atkuyruğu, Avrupa Farmakopesi, İTK, Equisetum sp.

AtkuyruğuAvrupa FarmakopesiEquisetaceae+5
Ayşenur Servet
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay ilinde etnobotanik bir çalışma

Bu çalışma, Hatay ilinde halkın tıbbi olarak yararlandıkları bitkileri, bu bitkilerin hangi yerel adlarla isimlendirildiklerini, bitkinin hangi kısmını ne amaçla ve nasıl kullandıklarını belirlemek amacı ile yapıldı. Nisan – Ağustos 2019 döneminde Hatay'ın Antakya, Kumlu, Reyhanlı ilçeleri dışında tüm ilçeleri ziyaret edildi. İlaveten, Hatay'ın 21 köyü ve 5 yaylası ziyaret edildi. Toplam 207 kişiyle birebir görüşmelerle anket yapıldı. Bu kişiler arasında bitki kullanımına ait tecrübelerini fazla olduğu düşünülen korucu, çoban, avcı ve köy ebeleriyle görüşüldü. Bu görüşmeler sırasında bitki örnekleri toplanarak, herbaryum yapıldı. Sonuç olarak, 63 tane familyaya ait 146 bitki taksonun Hatay halkı tarafından kullanıldığı tespit edildi. Halk arasında en sık kullanılan bitkiler Olea europaea L. (zeytin), Allium cepa L. (soğan), Allium sativum L. (Sarımsak), Citrus limon (L.) Burm.f. (limon), Hypericum perforatum L. ve Hypericum triquetrifolium Turra ve Laurus nobilis L. (defne) olarak saptandı. Halkın en sık kullandığı bitkiler Oleaceae, Amaryllidaceae, Rutaceae, Hypericaceae familyalara aittir. Familya bakımından sık kulanılan familyalar ise Rosaceae (%8), Lamiaceae (%7) Asteraceae (%6), Solanaecae (%5), Cucurbitaceae (%4) olduğu tespit edildi.

EtnobotanikHatayTıbbi bitkiler+1
Zahide Varlıbaş Odunkıran
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Farmakopesi esas alınarak Althaeae flos monografının hazırlanması

Althaea türleri (Malvaceae), Türkiye'de ve dünyada geleneksel tıpta çeşitli rahatsızlıklarda yüzyıllardan beri kullanılmaktadır. Piyasada da ?hatmi? adı altında çiçekli bitkisel ürünler satılmaktadır. Fakat Avrupa Farmakopesi 6.0'da sadece Althaea officinalis (hatmi) bitkisinin yaprak (Althaeae folium, Marshmallow leaf) ve kök (Althaeae radix, Marshmallow root) kısımlarına ait monograflar yer almaktadır. Bu çalışma, aktarlarda hatmi bitkisinin yaprak ve kök kısımlarından daha çok satılan hatmi bitkisinin çiçek kısmına ait bir monografın olmaması sonucunda Avrupa Farmakopesi 6.0'da yer alan ?Malvae sylvestris flos (Mallow flower)? monografı esas alınarak Althaeae flos'a (Marshmallow flower, hatmi çiçeği) ait bir monograf hazırlamak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, Althaea cinsinin botanik özellikleri, yaprak, kök ve çiçek kısımlarının kimyasal içeriği, biyolojik aktivite çalışmaları ve kullanılışı ile ilgili genel bilgiler ayrıntılı olarak incelenmiştir. ?Hatmi? adı altında aktarlardan alınan 33 adet çiçek materyallerinin Avrupa Farmakopesi 6.0'da belirtilen analizlere benzerliği ?Malvae sylvestris flos (Mallow flower)? monografı referans alınarak araştırılmıştır. Her hatmi çiçeği materyalinin üzerinde makroskobik ve mikroskobik incelemeler, yabancı madde tayini, kurutmada kayıp, bütün kül tayini, şişme indisi ve YPİTK deneyleri yapılmıştır. Her deneyin sonunda hatmi çiçeği materyallerinden elde edilen bulguların Avrupa Farmakopesi 6.0'da yer alan ?Malvae sylvestris flos (Mallow flower)? monografında belirtilen kriterlere uygunlukları, 1 adet ebegümeci çiçeği ve 1 adet Alcea sp. çiçeği materyalleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, analizlerden elde edilen tüm bulgular ve Avrupa Farmakopesi 6.0'da yer alan ?Malvae sylvestris flos (Mallow flower)? monograf bilgileri doğrultusunda Avrupa Farmakopesi 6.0 formatına uygun olarak ?Althaeae flos (Marshmallow flower) monografı? hazırlanmıştır.

Althaeae flosAvrupa FarmakopesiFarmakognozi+4
Esra Saçıcı
Yeditepe University · Institute of Health Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanser hastalarının geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını kullanım durumları ve etkileyen faktörler

Kanser günümüzün önde gelen halk sağlığı sorunlarındandır. Dünyada ve Türkiye'de Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamaları kullanımı kanser hastalarında giderek yaygınlaşmaktadır. Bu araştırmada kanser hastalarının sosyodemografik özellikleri, GETAT uygulamalarını kullanım durumları ve etkileyen faktörlerin saptanması amaçlanmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu araştırma Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Servisi ve Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi'nde tedavi gören 407 kanser hastasında yapılmıştır. Katılımcılara içerisinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Tutum Ölçeği (GTTTÖ)'nin de yer aldığı anket yüz yüze anket tekniği ile uygulanmıştır. Araştırmanın saha çalışması Temmuz-Eylül 2021 ayları arasında yapılmıştır. İstatistiksel analiz için Statistical Package for Social Sciences 22.0 programı kullanılmıştır. Çalışmada tanımlayıcı istatistikler frekans (n), yüzde (%), Ortalama±Standart sapma (Ort±SS) değerleri ile gösterilmiştir. Gruplar arası kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında ki-kare analizi (Pearson Chi-Square) uygulanmıştır. Kolmogorov Smirnov testi ile verilerin normal dağılmadığı değerlendirilmiş olup, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, Bonferroni testi, Spearman korelasyon testinden yararlanılmıştır. İstatistiksel analizlerde p<0.05 anlamlı olarak kabul edilmiştir. Çalışma kapsamına alınan bireylerin yaş ortalaması 60.09±14.67 olup, %50.4'ü kadındır. Kanser tedavisi sürecinde bireylerin %76.2'sinin GETAT yöntemlerini kullandığı belirlenmiş olup, %65.2'sinin GETAT yöntemlerini kullandığını sağlık profesyonelleriyle paylaşmadığı tespit edilmiştir. Hastaların kullandıkları GETAT yöntemleri incelendiğinde ilk sırada fitoterapi, ikinci sırada dua-manevi uygulamalar yer almaktadır. 55-64 yaş grubunda, evlilerde, ortaokul mezunu olanlarda, sosyal güvencesi bulunanlarda, ailede kanser öyküsü varlığında, tanı alma süresi 1-5 yıl olanlarda, kanserden önce GETAT kullanım öyküsü varlığında, sürekli ilaç kullanımı olanlarda, sigara içmeyenlerde GETAT kullanımı anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05). Hastaların toplam GTTTÖ puanları 112.20±16.53'tür. Sigara içmeyen, fazla kilolu-obez, tedavi sürecinde GETAT kullanan bireylerin GTTTÖ puanları anlamlı olarak yüksektir (p<0.05). Bireylerin GETAT kullanım sıklığı arttıkça GTTTÖ puanları anlamlı olarak artmaktadır (p<0.05). Sonuç olarak, bu araştırmada kanser hastalarının üçte ikisi GETAT kullanmaktadır. GETAT kullanan hastaların yarısından fazlası sağlık personeliyle GETAT kullanımını paylaşmamaktadır. Kanser hastaları arasında GETAT kullanımının yaygınlığı ve geleneksel ilaçlarla potansiyel etkileşimleri göz önüne alındığında, GETAT kullanımıyla ilgili hekim-hasta iletişimi önemlidir. Sağlık profesyonelleri kanser hastalarını GETAT kullanımı yönünden değerlendirmeli ve bilgilendirmelidir. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Tıp, Tamamlayıcı Tıp, Kanser, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp.

Kanser hastalarıNeoplazmlarTamamlayıcı tedaviler+1
Ezgi Genç
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dismenore ile baş etmede kullanılan tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemleri

Araştırmanın amacı, dismenore ile baş etmede kullanılan tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemlerinin neler olduğunu ve dismenore ile ilişkisini incelemektir. Araştırma, 15 Haziran 2015- 31 Ekim 2015 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran 15-49 yaş grubu, menstruasyon döneminde 'dismenore' yaşadığını sözel olarak ifade eden 250 kadın üzerinde tanımlayıcı olarak gerçekleşmiştir. Araştırma verileri araştırmacı tarafından literatüre dayalı olarak hazırlanan 44 adet sorudan oluşan soru formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırmada, dismenore yaşayan kadınların yaş ortalamasının 30,44±7,90 olduğu, çoğu kadının menstruasyon süreci ile ilgili bilgi edindikleri (%81,2) ve bu bilgileri daha çok annelerinden aldıkları (%53,2) bulunmuştur. Çalışmadaki kadınların daha çok her menstrual dönemde (%45,2), orta şiddette (%36,8) ve menstruasyonun birinci gününde (%56) dismenore yaşadıkları görülmüş; ayrıca kadınların kız kardeşlerinde de (%44,8) dismenore yaşandığı tespit edilmiştir. Dismenorenin, araştırmadaki çoğu kadının günlük yaşamını etkilediği (%69,2), dismenore ile baş etmek için daha çok TAT yöntemini (%78,8) tercih ettiği ve TAT yöntemine inanan kadınların (%46,4) fazla olduğu saptanmıştır. Kadınlar TAT yöntemlerinden papatya çayı (%42,8), masaj (%63,6) ve karına sıcak uygulamayı (%52,8) daha çok kullandıkları bulunmuştur. Eğitim durumu yüksek (X2=48,698; p=0,024), 25-34 yaş grubu ( X2=11,237; p=0,033), gelir getiren bir işte çalışmayan (x2=10,563; p=0,037) ve TAT yöntemlerine inanan kadınlarda (X2= 8,319;p=0,012) TAT kullanımı anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Bunlara ilaveten her menstrual dönemde ağrı yaşayan (X2=15,882; p=0,011), adet başladıktan sonra dismenoresi 24 saat devam eden (X2=40,337;P=0,038) ve dismenore ile baş etmede ilaç kullanmayan kadınlarda (X2=6,981;P=0,043) TAT kullanımının fazla olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak TAT yöntemleri dismenore yaşayan kadınlar tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Dismenorede ile baş etmede kullanılan TAT yöntemlerinin neler olduğu, etkinliği ve güvenirliği konusunda daha fazla araştırma gerekmektedir. Bu konuda hemşireler ve diğer sağlık profesyonelleri çalışmalar yaparak yeterli bilgiye sahip olmalı ve kadınların TAT kullanma yönünü doğru değerlendirerek etkin danışmanlık vermelidir. Anahtar Kelimeler: Dismenore, Tamamlayıcı Tedavi, Alternatif Tedavi, Hemşirelik

AğrıDismenoreHemşirelik+5
Döndü Demirci
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kanser hastalarında geleneksel ve tamamlayıcı tedavi kullanımının hasta yakınmalarına etkisi

Çalışma, kanser hastalarında geleneksel ve tamamlayıcı tedavi kullanımının semptomlara etkisinin değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır. Tanımlayıcı nitelikteki araştırmanın evrenini 2022 yılında bir kemoterapi ünitesinde tedavi gören tüm hastalar, örneklemini ise bu hastalar arasından çalışmaya katılmayı kabul eden 131 hasta oluşturmuştur. Veriler, araştırmacılar tarafından hazırlanan ve sosyodemografik özellikleri içeren anket formu, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Yaklaşımları Ölçeği (TATYÖ), SF36 Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Nightingale Semptom Değerlendirme Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, yüzdelikler, ortalamalar, t testi, One-Way Annova testi Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Olguların %42,7'sinde meme kanseri ve %19,1'inde akciğer kanseri tanısı vardır. Olguların %18,3'ü tamamlayıcı ve alternatif tedaviler konusunda bilgi sahibidir. Olguların %5,3'ü daha önce tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemi kullandığını ifade etmektedir. Hastalar geleneksel ve tamamlayıcı tedavi yaklaşımlarından, daha çok besinsel (yoğurt, kırmızı et ve sebzeler) yaklaşımları kullanmayı tercih etmektedir. Bunu sırasıyla, bilişsel- davranışsal terapiler ve manipulatif yaklaşımlar (dua etme, gülme ve namaz kılma) ile bitkisel yaklaşımlar (ıhlamur, kuşburnu çayı ve vitamin) izlemektedir. Olguların TATYÖ bilişsel alt boyut puanının sosyodemografik özelliklerden cinsiyete, bitkisel alt boyut puanının yaşa, TATYÖ toplam puanının yaşa göre anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Olguların TATYÖ bilişsel alt boyut puanının sağlık/hastalıkla ilişkili özelliklerden ameliyat olma durumuna; TATYÖ toplam puanının kanser türüne göre anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Olgularda, TATYÖ puanı ile Nightingale Semptom Değerlendirme Ölçeği ve SF 36 Yaşam Kalitesi Ölçeği puanları arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmektedir (p<0,05). Olgularda geleneksel ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri kullanımı, semptom düzeyini ve yaşam kalitesini etkilemektedir.

Kanser hastalarıNeoplazmlarTamamlayıcı tedaviler+2
Zişan Şen
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2022
00

Related subjects