Yahudilik

84 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kur'an'da Yahudi imajı

İslam ve Yahudilik, birbirleri ile olumlu olumsuz yakın tarihsel, sosyolojik ve kültürel ilişkileri olan iki etkin dindir. Sayısal anlamda dünya genelinde Müslüman nüfusa oranla Yahudi sayısı orantılanamayacak kadar az olsa da, tarihsel köken ve özgül ağırlıklarıyla iki büyük dünya dini olarak karşımıza çıkan İslam ve Yahudilik aynı coğrafyada ortaya çıkmıştırlar. Tipolojik olarak da birtakım benzerlikler taşımaktadır. Ancak zaman zaman birbirlerine pejoratif bir yaklaşım sergilemeleri ile tüm dikkatleri üzerlerine çekmektedir. İslam'ın ortaya koyduğu Yahudi portresinin sınırlarını belirlemek için çalışmada Kur'an'ın Yahudileri ele alış şekli detaylıca ortaya konmaya çalışılmıştır. Kur'an'ın bu yaklaşımının olumsuz; hatta çok sert olduğu görülmektedir. Hakikati gizlemeleri, Müslümanlarla alay etmeleri, Allah'a oğul isnat etmeleri, ahde vefa göstermemeleri, nankör oluşları, fırsatçılıkları yalancılıkları ve benzeri vasıflarıyla Yahudiler Kur'an tarafından sert bir şekilde eleştirilmektedir. Bu çalışma, giriş ve sonuç bölümleri ile iki ana bölümden oluşmaktadır. Tez konusuna bir hazırlık mahiyetinde Yahudilerin tarihsel sürecine kısaca değinilen giriş kısmında bu tezin konusu, amacı, önemi ve kullanılan yöntem hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde Yahudilerin tarihsel süreçte ilk olarak Arap yarımadasına gelişleri ve buraya yerleşmeleri, Hz. Peygamber'in ortaya çıkmasıyla ona karşı olan tavırları, savaş ve barış dönemlerinde Mekke ve Medine dönemleri Yahudi-Müslüman ilişkileri ele alınmıştır. Burada ayrıca Yahudilerin bir peygamber olarak ortaya çıkan Hz. Peygamber'e ve bu dinin temel kutsal kitabı Kur'an'a karşı yaklaşımlarına yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Mekkî ve Medenî ayetlerde Yahudilerin ele alınış şekli ve buralarda karşımıza çıkan hitap farklılıklarına yer verilerek ortaya konan temel Yahudi karakteristikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Tezin sonuç kısmında ise araştırma konusuna ilişkin ulaşılan bulgu ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Çalışma, kaynakça ile son bulmaktadır. Anahtar Kavramlar: Kur'an'da Yahudi, Yahudilik İmajı, Yahudi Karakteri

Karakteristik özelliklerKur'an-ı KerimYahudiler+3
Saliha Salman
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bir ideoloji olarak siyasi Siyonizm

Bu çalışmada Siyonizm'le ideoloji arasındaki ilişki incelenerek ideolojiler dünyasında Siyasi Siyonizm'in konumu tartışılacaktır. İdeoloji, bir Aydınlanma ürünü olarak sosyal bilimlerin en önemli kavramlarından olmakla birlikte oldukça geniş tanımlama alanı bulunan bir kavramdır. Bireyin katılımcılığı ve etkinliğinin her alanda söz konusu olmasıyla kitleleri ve devletleri yönetme noktasında ideoloji önemli bir sorumluluğu üstlenmektedir. Asırlardır sürgün edildikleri topraklardan uzakta yaşayan Yahudiler, bir gün mutlaka vaat edilmiş topraklara dönecekleri inancı ve hayaliyle yaşamışlardır. Nitekim Yahudilerin kutsal kaynaklarına göre bu ancak Mesih'in gelmesiyle mümkün olacaktır. Bu inanca gönülden bağlı kalarak yaşayan Yahudiler, diasporada maruz kaldıkları kötü muamelenin artması üzerine ortaya atılan Siyon'a dönüş (Siyonizm) fikirlerini sorgulamaya başlamışlardır. Özellikle milliyetçilik ideolojisinin kendisini hissettirdiği 19. yüzyılda ulus devlet fikri etrafında gelişen sosyo-politik hareketlilikten etkilenmişlerdir. Nitekim bu dönemde Theodor Herzl'in, Yahudilerin artık buhrandan kurtuluşunun bir Yahudi devletinin kurulmasıyla mümkün olacağı iddiası çerçevesinde savunduğu Siyonizm, onunla hiç olmadığı kadar ilgi çekmeye başlamış ve ideoloji anlamı kazanmıştır. Onun başlattığı bu hareket Siyasi Siyonizm olarak kabul edilmiştir. Ortadoğu'daki varlığı sürekli tartışılan, gayri insani politikalarıyla gündemden düşmeyen İsrail Devleti'nin kurucu ideolojisi olan Siyasi Siyonizm'in tanımlanması oldukça önemlidir. Bu noktada "Siyon'da Yahudi Devleti" hareketinin ilkeleri, söylemleri ve programlarıyla ideoloji kavramının özellikleri, tanımları ve kuramları karşılaştırıldığında Siyonizm'in bir ideoloji olduğu, siyasal ideolojilerden milliyetçilik ve faşizm ideolojileriyle iç içe olduğu değerlendirmelerinin yapılması mümkün olmaktadır.

Herzl, TheodorSiyasi SiyonizmSiyonizm+2
İbrahim Ethem Şenocak
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

IV. Lateran Konsilinde Yahudilere yönelik alınan kararlar

Dinler tarihinde farklı din mensuplarına muamele biçimi kültür ve medeniyet tarihi tartışmalarının önemli bir konusu olmuştur. Bu bağlamda örneğin Yahudi-Hristiyan ilişkileri tarihinde, Yahudilerin Hristiyanlar tarafından nasıl ötekileştirildiklerinin Hristiyan teolojik ve politik tarihinde pek çok örneği vardır. Kilise babalarının eserlerindeki Yahudi imajından konsillerde Yahudilerle ilgili alınan kararlara kadar pek çok örnekte Yahudilerin Hristiyanlar tarafından nasıl baskı, zulüm, işkence ve katliamlara maruz kaldıkları meselesi Yahudi-Hristiyan tarihinin önemli konularından birisi olmuştur. Bu bağlamda bu tezde söz konusu konsillerden özellikle IV. Lateran Konsil'inde Yahudiler hakkında alınan kararların Avrupa tarihinin daha sonraki safhalarında hatta modern çağdaki gelişmelere kadar uzanan bir etkisi olduğu fikriyle hareket edilmiştir. Orta çağdan günümüze uzanan tarihsel süreçte Hristiyan-Yahudi ilişkilerini anlamada önemli bir yeri olan ve kilise reformasyonu, heretikler, dini azınlıklar meselesi açısından kilise tarihinde önemli bir yere sahip olan bu konsil, Yahudilerin Avrupa'daki varlığını etkileyen sonuçlar doğurmuştur. "IV. Lateran Konsil'inde Yahudilere Yönelik Alınan Kararlar ve Yansımaları" adlı bu çalışmada, 1215 yılında gerçekleştirilen IV. Lateran Konsili'nin Yahudilere yönelik dört kararı ile bu kararların sonuçları ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde 13. yüzyılda Avrupa'nın dini durumu; Papalık, haçlı seferleri ve Avrupa'nın kültürel ve siyasi şartları göz önünde bulundurularak değerlendirilmiş, bahsi geçen olayların konsil sürecine katkısı genel bir perspektifle sunulmuştur. İkinci bölümde konsil öncesi yaşanan gelişmeler ile konsilin toplanma nedenleri ve Yahudilere yönelik hangi kararların alındığı incelenmiştir. Son bölümde ise alınan kararların Papalık mektupları çerçevesinde dini, toplumsal ve sosyal yansımaları değerlendirilmiştir. Yahudilere yönelik resmi bir tavır olan konsil kararlarının Yahudi-Hristiyan ilişkilerinin boyutlarını anlamak açısından önemi incelenmiştir. Kilisenin "öteki" olarak Yahudilere yönelik tutumunun konsil sonrası süreci ne ölçüde etkilediği tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: IV. Lateran Konsili, Orta Çağ, Yahudiler, Hristiyanlık, III. Innocent, Antisemitizm, Haçlı Seferleri

Dinler tarihiKonsilLateran Konsili IV+2
Bahar Dündar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yahudilikte dini sorumluluk çağı: Bar Mitzva ve Bat Mitzva

İnsan hayatının doğum, ergenlik, evlilik ve ölüm gibi belli evreleri dönüm noktası olarak addedilmektedir. Bir aşamadan diğerine geçişi ifade eden ve bu dönemlerde uygulanan ritüeller geçiş törenleri olarak isimlendirilmektedir. Birçok dinde olduğu gibi Yahudilikte de bu törenlere önem verilmekte ve çeşitli uygulamalar gerçekleşmektedir. Bu çalışmanın da konusunu teşkil eden ve bahsi geçen törenlerden biri olan bar mitzva (erkekler için) ve bat mitzva (kızlar için) çocukluktan ergenliğe geçişin sembolü olarak görülmekte ve genç Yahudi bireyler bu süreçle birlikte dini hükümlerden sorumlu sayılmaktadırlar. On üç yaşını doldurmuş erkekler için kullanılan bar mitzva ve on iki yaşını doldurmuş kızlar için ifade edilen bat mitzva kavramları zamanla bu dönemlerde kutlanan törenlerin de adı olmuştur. Genel kabule göre, günümüze eş değer bar mitzva törenlerinin görülmeye başlaması on altıncı yüzyıla dayanmakta ve bu törenlerde Tora okuma, tefilin takma, deraşa verme ve seuda düzenleme gibi uygulamalar yerine getirilmektedir. Bat mitzva törenleri ise Yahudilikte kadının konumuna ilişkin dile getirilen farklı görüşlerin de etkisiyle yirminci yüzyılda düzenlenmeye başlamıştır. Bar mitzva ve bat mitzva törenleri Türk Yahudi toplumu da dahil, birtakım farklılıklar içermekle birlikte neredeyse bütün Yahudi cemaatleri tarafından kutlanmaktadır. Bu çalışmayla bar ve bat mitzvanın tarihsel sürecinden yola çıkılarak Yahudiler nezdindeki önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bar Mitzva, Bat Mitzva, 13. Yaş, Geçiş Töreni, Yahudilik

Bar MitzvaBat MitzvaDini tören+7
Hamide Erdağ
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kitab-ı mukaddes ve Kur'an-ı Kerim'de eşcinsellik

Bu tez çalışmasının amacı, Kitab-ı Mukaddes ve Kur'an-ı Kerim'de bulunan eşcinsellikle ilgili ayetleri incelemektir. Bu tezde, üç ilahi dinin kitaplarındaeşcinsellik için neler söylendiği ve İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlığainanan insanların kendi kutsal kitaplarından elde edilmiş ayet ve cümlelere bakarak bu konu hakkında bilgi edinmeleri amaçlanmıştır. Birinci bölümde eşcinsellikle ilgili temel kavramlar verilmiş ve tanımlanmış, ardından eşcinselliğin nedenleri ve tarihteki varlığı özet şekilde incelenmiştir. İkinci bölümde Kitab-ı Mukkaddes içerisindeki cümleler ve tefsirleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise,eşcinsellikle ilgiliKur'an ayetleri ve tefsirleri incelenmiştir. Neticede, eşcinselliğin üç ilahi dinin kutsal kitaplarında da yasaklandığı tespit edilmiştir.

AyetlerEş cinsellikHristiyanlık+6
Kevser Ölmez
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kitab-ı Mukaddes'te peygamber görümleri

Dinler tarihinde kutsalı tecrübe eden kişilerin yaşadığı vizyonlar (görümler) önemli bir yer tutar. İnsanlık tarihi kadar eski denilebilecek bu kutsalı tecrübe anı günümüze kadar önemini korumuştur. İnsanlar bazen tanrıların doğrudan konuşmadığını sembollerle ve olağanüstü tasavvurlarla insanlara mesaj verdiğini düşünmüşlerdir. Eski Yunan'da 'orakller' Sümer medeniyetinde zigguratlarda görev yapan kahin sınıfı, Orta Asya'da esrime geçiren kam ve şamanlar, kutsalı tecrübe ettikleri anlarda tanrı yahut tanrılarla konuşmalarını çoğunlukla semboller ve simgelerle anlatmışlardır. Kutsal Kitap'ta da pek çok peygamber ya da tanrı adamı olarak isimlendirilen kişiler söz konusu anları yaşamış ve 'Rabb'in' kendisine gösterdiği olağanüstülükleri insanlara, krallara anlatmışlardır. Görümler (Vizyon, görü, müşahede) insanların bilinçleri açıkken diğer bir ifadeyle rüyada değilken kutsalı tecrübe anlarıdır. İnsanlar ve peygamberler görümleri oldukça sık bir şekilde müşahede etmiş ve uluslarına bu görümler vasıtasıyla müjdeler yahut uyarılar getirmişlerdir. Görümler genellikle tabiatları itibariyle olağanüstü semboller ve mecazlarla vuku bulmuştur. Bu görümleri defalarca tecrübe eden peygamberler bile görümlerin anlamlarını her zaman açık seçik anlamlandıramamışlardır. Biz de bu çalışmamızda söz konusu görümlerin dinler tarihindeki yerini tespit etmeye ve görümlerin insanların hayatlarında hangi anlamlara geldiğini bulmaya çalıştık.

Dinler tarihiHristiyanlıkKehanet+6
Oğuzhan Karahanlı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlahi dinlerde ilk ve son mesajlar

Ill ÖZET İL AHİ DİNLERİN İLK VE SON MESAJLARI Sedat ALTUNKANAT Yüksek Lisans Tezi, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Danışman Yrd. Doç. Dr. Kadir ALBAYRAK Eylül, 2003, Sayfa, 307 ilahi dinler dünyada en çok inanını bulunan monoteist dinlerdir. Bu dinlerin kutsal kitapları, insanlık tarihini derinden etkilemiş, aynı zamanda şekillendirmişlerdir. Ancak bu kitaplara inanlar kendi kutsal kitaplarım tanıdıkları gibi aynı kaynağa sahip olan diğer kutsal kitaplar hakkında yeterince bilgi sahibi olamadıklarım, bundan dolayı bu dinler arasında bazı problemler ortaya çıktığım görmekteyiz. İlahi dinlerin elde mevcut kutsal kitapları objektif bir şekilde incelendiğinde bu problemlerin ilahi dinlerin kutsal kitaplarından kaynaklanmadığını, bu dinlere inanların, kutsal kitapları kendi filolojik ve sosyo-kültürel değerleriyle yorumlamalarından kaynaklamıştır. İlahi dinlerin kutsal kitaplarının ilk ve son mesajlarını karşılaştırmakla ilahi dine inanların birbirlerini tanımalarına bir katkıda bulunacağı kanaatindeyiz. İlahi kitapların ilk ve son mesaj larını incelerken ilahi kitaplar arasında bir tarihsel tekamülün olduğunu gördük. İlahi dinlerin son kitabı Kur'an-ı Kerim'in kendinden Önceki ilahi kitaplara atıfta bulunması ve bu kitaplardaki bazı bilgileri onaylaması ve bazı yanlış inanışlardan bahsetmesi bu görüşümüzü doğrular niteliktedir. Ayrıca ilahi kitapların bazı hükümlerine baktığımızda birbirini tamamlar nitelikte olduğu gibi, kendinden önceki bazı hükümleri nesh ettiklerini de görmekteyiz. İlahi dinler arası diyalogun başladığı günümüzde ilahi dinlerin insanlığa sunmuş olduğu ortak değerleri kutsal metinlerin redaksiyon tenkitleri yapılarak yeniden ortaya koyabiliriz. Bu çalışmalar, tarih boyunca savaşların nedeni olarak gösterilen dinler, artık savaşların bir nedeni olarak değil, insanların dünyada barış ve kardeşlik içinde yaşamalarını sağlayacak ilkelerin kaynağı olarak görebiliriz Bu da, ilahi din inanları arasında kaynaşma ve danışmayı güçlendirecektir.

DinlerHristiyanlıkMesaj+5
Sedat Altunkanat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Tefsirde İsrâiliyyât'ın kaynak ve bilgi değeri

Bu çalışma Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi farklı din ve kültürlerden İslamî literatüre, özellikle de tefsir edebiyatına giren rivayetlere atıfla kullanılan İsrâiliyyât kavramı, bu kavramın anlam alanı, kaynak ve bilgi değeri gibi konuların incelenmesine dairdir. Beş bölümden oluşan çalışmanın giriş ya da birinci bölümünde konu, kapsam, yöntem ve temel başvuru kaynaklarıyla ilgili genel bilgiler sunulmuştur. İkinci bölüm İsrâiliyyât kelimesinin kökeni, anlam içeriği ve terimleşme/kavramlaşma sürecine tahsis edilmiş, bununla birlikte erken ve modern dönemlerde İsrâiliyyât algısı üzerinde durulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde İsrâilî rivayetlerin nakli konusundaki hadisler ve bu hadislere dayalı farklı görüşler ele alınmış, bu arada söz konusu görüşlerden hangisinin daha isabetli olduğu tartışılmıştır. Dördüncü bölümde, İsrâiliyyât'ın muhtemel kaynakları, ilk Müslüman nesillerin özellikle Yahudi ve Hıristiyan kültürleriyle irtibatları ele alınmış, bu bağlamda Kur'an'ın nazil olduğu dönemin Arap Yarımadası'ndaki Yahudi ve Hıristiyan varlığı hakkında bilgi, görüş ve değerlendirmeler sunulmuştur. Beşinci bölümde İsrâiliyyât'ın kaynak ve bilgi değeri meselesi ele alınmış, sonuç kısmında ise tespitler ve neticeler aktarılmıştır. Anahtar Sözcükler: İsrâiliyyât, tefsir, bilgi, kaynak, değer

Bilgi kaynaklarıEhl-i KitabHadis+6
Ertuğrul Döner
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yahudi ve İslam kaynaklarına göre İlyâs Peygamber

Bu çalışma, Kitâb-ı Mukaddes'te zikredilen büyük peygamberlerden biri olan İlyâs'ın Yahudi ve İslam literatüründe nasıl ele alındığını içermektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm olan giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı, önemi, yöntem ve kaynakları ele alınmıştır. İkinci bölümde Yahudi kaynaklarına göre İlyâs peygamberin adı, şeceresi, fiziksel görünümü, tarihsel dönemi, Musa ve Hızır ile ilişkisi, Ba'l inancı ve mucizeleri gibi konulara değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise İslami kaynaklara göre İlyâs peygamberin adı, şeceresi, şemaili, tarihsel dönemi, Hz. Peygamber ve Hızır ile ilişkisi gibi konulara değinilmiştir. Sonuç kısmında ise İsa ve Musa'ya nisbet edilen bazı nitelik ve mucizelerin İlyâs peygambere de nisbet edildiğine ulaşılmıştır. Ayrıca yapılan kıyaslamalar ile İlyâs'ın Elyesa ve Hızır şahsiyetleri ile aynı olup olmadığı tartışmaları açıklığa kavuşturulmuştur.

Bilgi kaynaklarıHz. HızırHz. İlyas+4
Sacide Ünsal Ölmez
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Giritli Sırrı Paşa'nın Ehl-i Kitap eleştirisi

Tarih boyunca dünya üzerinde çeşitli inanç sistemleri ortaya çıkmıştır. Bunların bir kısmı ilahi dinlerken, bir kısmı ilahi olmayan dinlere aittir. İlahi dinler, Allah tarafından gönderilen peygamberler aracılığıyla insan hayatını düzenlemek amacıyla var olduklarından, bu dinlere ait kitaplar ilahi kaynaklıdır. Kur'ân'ı Kerim'de Ehl-i kitap olarak anlatılan bu zümreler tevhid ehli inançlar olarak karşımıza çıkarlar. Bu zümrelerden biri olan Yahudilik ilk ilahi dindir. Bu inanışın Ehl-i kitap kategorisine girmesinin sebebi kendilerine Tevrat ve Zebûr adlı kitapların verilmesidir. İkinci tevhid eksenli din olan Hristiyanlık ise İncil'den dolayı kitap ehlinden sayılmıştır. Sırrı Paşa, geniş bir ilmi birikime sahip olan ve dinler hakkında kapsamlı çalışmalar yapan önemli bir mütefekkirdir. Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşamış ve çeşitli disiplinlerde derinleşmiş olan Sırrı Paşa'nın eserleri, döneminin düşünsel zenginliğini yansıtmaktadır. Bu bağlamda, özellikle Ehl-i kitap olarak adlandırılan Yahudilik ve Hristiyanlık üzerine yoğunlaşmış, bu toplulukların inanç sistemleri ve pratikleri hakkında derinlemesine bilgiler sunmuştur. Sırrı Paşa'nın eserleri, İslam'ın diğer dinlere yönelik tutumunu anlamamıza önemli bir katkı sağlamaktadır. Özellikle Ehl-i kitap olan Yahudiler ve Hristiyanlar ile ilgili eleştirileri, farklı inanç sistemlerinin karşılaştırılmasına ve anlaşılmasına olanak tanır. Müellif Yahudilerin dinlerini tahrif edip inançlarına şirk bulaştırmalarını eleştirirken, arz-ı mev'ûd konusunu ele alır. Yahudiler kendilerini özel bir millet saydıklarından dolayı inançlarını millileştirme yönünde değiştirmişlerdir. Özellikle kendi özel topraklarının olması, hususi olarak Tanrı ile aralarında ahit olması ve peygamberliği sadece Yahudilerin ayrıcalığı olarak görmeleri, bu özel millet anlayışlarını destekleyen unsurlardan kaynaklanmaktadır. Yazar, kendisi toplumla iç içe olmasından dolayı dinlerin halka tesiri üzerinde düşünmüş ve eserlerini bu minvalde ele almıştır. Hristiyanlıkla ilgili ele aldığı konular bunun en güzel örneğidir. Hristiyan halkının yoğun olduğu yerlerde görev yapmasından dolayı onlara özel olarak bir eser kaleme alan Sırrı Paşa, Hristiyanların temel inançları üzerinde eleştirilerde bulunmuştur. O, Hristiyanlara yönelik en büyük eleştirisini, tevhid inancına şirk bulaştırmaları konusunda yapmıştır. Başlangıçta tevhid inancını benimseyen, ancak sonradan üçlü tanrı anlayışına kayan Hristiyanlığın en temel ilkesi İsa-Mesih'in Tanrı ve Tanrı oğlu oluşudur. Hristiyanlar, başlangıçta tevhid esaslarına dayanan bir inanç sistemine sahip olmalarına rağmen, zaman içinde Hz. İsa (a.s)'ın ilah olduğunu kabul etmeleriyle bu inançlarında şirk unsurlarını barındırmaya başlamışlardır. Hz. İsa (a.s)'ın tabiatı hakkındaki görüşlerin yanı sıra, Havarilere dayandırılan özellikler de tarih boyunca tartışmalı konular arasında önemli bir yer edinmiştir. Kur'an-ı Kerim, Hristiyanlara bir kitap verildiğine değindiği halde, Hristiyanlar dört İncil ile beraber yirmi yedi kitaba inanırlar. Ancak, içlerinde birçok çelişki barındıran bu eserlerin yazılışı ve tespiti, şüphelerle dolu bir konudur. Özellikle tevhid esaslarına odaklanan ve Hz. İsa (a.s)'ın insan ve peygamber olduğunu vurgulayan İncillerin apokrif olarak kabul edilmesi, bu konuda duyulan en büyük şüpheler arasında yer almaktadır. Aynı zamanda, tevhid inancına sahip olduklarını iddia etmelerine rağmen Hristiyanlar, Hz. Muhammed (s.a.s)'in peygamberliğini kabul etmemişlerdir. İncillerde Hz. İsa (a.s)'ın Hz. Muhammed (s.a.s)'i müjdelediğine dair kapsamlı bilgilerin bulunmasına ve Kur'an'da bu yönde ayetlere yer verilmesine rağmen, Hristiyanların Hz. Muhammed (s.a.s)'in peygamberliğini kabul etmemeleri doğru bir tutum değildir. Anahtar Kelimeler: Ehl-i kitap, Sırrı Paşa, Yahudilik, Hristiyanlık, Arz-ı Mev'ûd, Pavlus, Peygamberlik, Kur'ân-ı Kerim, İncil, Tevrat, Zebûr.

Giridli Sırrı PaşaHristiyanlıkSırrı Paşa+1
Harun Cengiz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Batı'da ve Türkiye'deki dinî gelişim modellerinin kuram ve yöntem açısından karşılaştırılması

Bu çalışma Batı'da ve İslam coğrafyasında, özellikle Türkiye'de ortaya konan dinî gelişim teorilerini kuram ve yöntem açısından ele almaktadır. Batı'daki dinî gelişim teorilerinin Yahudi-Hıristiyan kültürünün etkisinde gelişmesi ve pozitivist bir anlayışı benimsemesi, başka coğrafyaların inanç-kültür gerçekliğinin göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Dinî gelişimin yaşlara ve dönemlere göre evrensel ilkelerinden bahsedilip bahsedilemeyeceği, bu bağlamda sosyo-kültürel yapıların dinî gelişime etkisi araştırmamızın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmamızda literatür tarama yöntemi kullanılarak elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Batı'daki yaklaşımların ağırlıklı olarak bilişsel temelli olduğu görülmüştür. Batı'da psikanalitik, sosyal-bilişsel ve ahlâk gelişimini esas alan ömür boyu dinî gelişim teorileri de önemli yer tutmaktadır. Batı'daki dinî gelişim modelleri evreci, evrensel ve normatif bir yapıdadır. Buna karşılık İslam coğrafyasında geleneksel bir anlayışa sahip tasavvufî yaklaşımın, kendine özgü yöntemlerle bireyin gelişimini idiyografik olarak ele aldığı görülmektedir. Ayrıca İslam âlimleri sistematik olarak dinî gelişimi açıklayan bir yaklaşımda bulunmamış olsa da dinî sorumlulukların yerine getirilmesinde aklın gelişimine ayrı bir önem atfetmişlerdir. Bu yaklaşım da kısmen bilişsel gelişim kapsamında değerlendirilebilir. Türkiye'de son yıllarda dinî gelişim konusunda belirli yaş dönemlerini ele alan çalışmalar ve model denemeleri Türk-İslam kültürüne özgü kavram ve insan yetiştirme biçimleri hakkında bilgi vermektedir. Türk-İslam coğrafyasında dinî gelişim konusunda kültürel bağlamda yapılan model deneme çalışmaları, eklektik bir karakterde ve Batı kaynaklı kuramların özeti düzeyinde bulunmaktadır. Batı'daki dinî gelişim teorileri, gelişimin evrensel boyutunu ortaya koysa da kültürel ve yerel olanı açıklayamamaktadır. Bununla birlikte bilginin tarihe ve mekâna göre değiştiği anlayışı, yerel ve evrensel anlayışların birlikte ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Dinî Gelişim Teorileri, Yahudi-Hıristiyan kültür, Türk-İslam kültürü, pozitivist anlayış, yerel-kültürel inanç.

Batı toplumuDin kültürüDini gelişim+5
Sevil Tuncer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hellenistik ve Roma çağlarında Yahudi isyanları

Bu çalışmanın amacı, Yahudilerin, Hellenistik Krallıklar ve Roma İmparatorluğu dönemlerinde çıkardıkları isyanları inceleyip bu isyanların nedenlerini ve sonuçlarını ortaya koymaktır. Yahudi tarihinde Hellenistik ve Roma dönemleri, büyük dinî ve politik değişimlerin yaşandığı, direniş ve isyanların sıkça görüldüğü zamanlardır. MÖ II. yüzyılda Seleukos Krallığı'nın Hellenistik kültürü yayma politikası, Yahudi dinî ve kültürel kimliğine büyük bir tehdit oluşturmuştu. Yahudiler, monoteist bir dine sahip oldukları için Hellenistik kültürün getirdiği politeist inançlar, onlar açısından kabul edilemez bir durum oluşturmuştur. Artık bağımsızlık için harekete geçen Makkabiler, MÖ 167 yılında Seleukoslara karşı çıkardıkları isyan sonucunda zafer elde etmişler ve MÖ 164 yılında da Iudeia'yı ele geçirmişlerdi. Böylece Makkabiler, MÖ 143 yılında Haşmonayim Devleti'ni kurmuşlar ve yaklaşık yüz yıl boyunca bağımsız bir devlet olarak varlıklarını sürdürmüşlerdi. MÖ 67 yılında Iudeia'da yaşanan iç karışıklıklar, Roma ile olan münasebetler ve MÖ 63 yılında Roma'nın Iudeia'ya hâkim olması iki taraf arasında gerilimin çıkmasına neden olmuşu. Roma yönetimi, Yahudi dinî ve kültürel uygulamaları üzerinde kontrol kurmaya çalışmıştı. Roma'nın ağır vergi politikaları ve ekonomik baskıları Yahudi halkı arasında büyük bir hoşnutsuzluğa neden olmuştu. Yahudiler, Roma'nın putperest inançlarını ve politikalarını kendi dinlerine ve kimliklerine tehdit olarak görüyorlardı. Bu durum, Yahudilerin Roma'ya karşı direnişe geçmelerine neden olmuştu. MS 66-73 yılları arasında Yahudilerin, Roma'ya karşı başlattıkları ilk isyan, Roma'nın büyük bir askerî seferiyle bastırılmış, Iudeia ve Mabed ele geçirilerek yerle bir edilmişti. Bu isyan Roma İmparatorluğu'na karşı Yahudilerin çıkardığı en büyük ve en şiddetli isyandı. İlk isyanın bastırılmasından sonra kaçmayı başaran Yahudiler Iudeia'nın dışında Akdeniz'in çeşitli bölgelerine dağılarak MS 115-117 yılları arasında Kyrene, Kıbrıs, Mezopotamya ve İskenderiye'de Roma'ya karşı ikinci ayaklanmayı başlatmışlardı. Ancak kısa süren bu isyan Romalılar tarafından bastırılmıştı. Bar Kokhba İsyanı, Yahudilerin MS 132-135 yılları arasında Roma'ya karşı çıkardıkları son büyük direniş hareketiydi. Bu isyan da Roma tarafından katı bir şekilde bastırılmış olup Roma–Yahudi ilişkileri açısından önemli bir dönüm noktası olmuştu. Bu isyanın bastırılması Yahudilerin yıllarca sürecek olan sürgünün başlangıcı olmuştu.

Helenistik DönemHelenistik YahudilikRoma Dönemi+2
Fatma Tezcan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Semitik dinlerin kutsal metinlerinde toplumsal cinsiyet ve roller üzerine bir araştırma

Cinsiyet özellikleri, insanların doğuştan sahip olduğu biyolojik unsurlardır. Bir edim sonucu oluşmayan cinsiyet, modern tıp alternatifleri bir yana kişinin değiştirmesi mümkün olmayan bir durumdur. Cinsiyet özellikleri üzerinden oluşturulan kalıp yargılar ve kültürün atadığı cinsiyet rolleri ise toplumsal cinsiyet şeklinde ifade edilmektedir. Çeşitli coğrafyalar üzerinde doğan dinler, kültürü beslemekle birlikte cinsiyet rollerinin kapsamını ve sınırlılıklarını da çizebilmektedir. Dokümantasyon yöntemi kullanılan bu çalışma ile semitik dinler olan Yahudilik, Hıristiyanlık, İslamiyet dinleri ele alınarak metinlerinin toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında incelenmesi hedeflenmiştir. Elde edilen bulgular ile kişilerin hayatlarında büyük etkisi olan dini bilgilerin çoğu yerde kültürün etkisinde kalarak uygulanıldığı ya da dinin kültürden bağımsız bir yönde gelişmediğini göstermektedir. Toplumun kadınlık veya erkeklik kavramları ile ilgili bireylerden beklentileri dini bir düzleme oturtulmuş kutsal kitaplardan argümanlar ile desteklenmiştir. Dolayısıyla toplumun kültürü bilinmeden dinin bakış açısını çözmek zorlaşır. Aynı eksende, dinin toplum üzerindeki etkisinin de bilinmesi ve bu karşılıklı etkileşiminden doğan toplumsal cinsiyet rollerinin anlaşılmasında fayda sağlayacağı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Din, kutsal metinler, cinsiyet, cinsiyet rolü.

Cinsiyet rolleriDinlerDinler tarihi+6
Şifa Demir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlahi dinlerde oruç

Oruç, İslam dışındaki dinlerde de varlığını gösteren önemli bir ibadettir. Oruç, dünya genelindeki dinlerde şekil ve keyfiyet bakımından farklıdır. Ancak gaye ve anlam yönünden birbirine yakındır. Oruç; ilkel kabilelerde, kadim kültür ve beşeri dinlerde olduğu gibi; aslı vahye dayanan Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam gibi dinlerde çeşitli şekillerde mevcuttur. Yahudiler, orucun nefsi alçaltma, nefsi terbiye etme olarak kabul edip oruçlunun hiçbir şey yapmayacağını belirtmiş ve ayrıca matemin, tarihi felaketlerin anısına oruç tutmuşlardır. Hıristiyanlar da orucu perhiz olarak uygulamış ve gününü çoğaltmışlardır. İslam dini ise orucu bağlayıcı hükümlerle daha fonksiyonel hale getirerek disiplinli bir ibadet formu kazandırmıştır. İnsanlar orucun hem ruh hem de beden için pek çok yarar olduğuna inanmaktadır. Oruç, köklü bir eğitim metodudur ve nefsin olumsuz eğilimlerinin önüne geçmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, ilahi dinlerdeki oruç formlarını bütün yönleriyle ortaya koymaktır.

HristiyanlıkOruçYahudilik+2
Hasan Büyükkaya
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kitabı Mukaddes ve Kuran'ı Kerim'de Hz. Yakub

Kitab-ı Mukaddes ve Kuran-ı Kerim'de Hz. Yakub'u anlattığımız bu çalışmamızda Hz. Yakub'un dinler tarihi açısından önemi ele alınmıştır. O birçok açıdan ilklerin sahibi olup peygamberlik görevinden ziyade sahip olduğu insani vasıfların yüceliğiyle de dikkat çeken bir peygamberdir. Oğlu Hz. Yusuf'tan ayrı kalışına ve evlatlarıyla yaşadığı imtihana gösterdiği sabrı, Allah'a olan sonsuz teslimiyeti, tevekkülü ve tüm olumsuzluklara rağmen inancındaki sarsılmaz boyut onu farklı bir konuma taşımaktadır. İki kutsal kitapta Hz. Yakub önemli peygamberlerden birisidir. İsrailoğullarının atası oluşu açısından Yahudilikte önemli bir yere sahiptir. Yakub (a.s)'un Yahudi kaynaklarına göre peygamberliği elde ediş serüveni, kardeşi Esav ile mücadelesi bir yana iki ilahi dinde de oğlu Yusuf ve diğer evlatlarıyla olan ilişkileriyle dikkat çekmektedir.

Dinler tarihiHz. YakubKitab-ı Mukaddes+5
Esma Yetişken Kaplan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fahreddin Razi'nin Tefsir-i Kebir'inde yer alan Yahudilik ile ilgili bilgilerin dinler tarihi açısından değerlendirilmesi yüksek lisans tezi

Bu tez çalışması, Kur'an'da geçen Yahudilik ile ilgili bilgilerin Tefsir-i Kebir'deki yorumları, bunların Dinler Tarihi açısından tafsilatlı değerlendirmeleri ve tahkikini konu edinmektedir. Yahudilikle ilgili mevzular öncelikle Yahudi kaynakları ve literatüründe, sonrasında ise Tefsir-i Kebir'de nasıl ele alındığı ortaya konulmuş ayrıca tefsirde Yahudilikle ilgili yer alan bu açıklamalar Dinler Tarihi açısından mütalaa edilerek değerlendirilmeye çalışılmıştır. Tezimiz giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Fahreddin Razi'nin hayatı, eserleri ayrıca tefsirdeki metodu ve "TEFSİR-İ KEBİR" adlı eseri hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, Yahudiliğin ilahi din kaynaklı olması münasebetiyle öncelikle iman ve inanç esasları Razi'nin bakışıyla irdelenerek bunların neliği genel çerçevede verilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde ise Fahreddin Razi tefsirindeki bilgiler ışığında Yahudilikle ilgili başlıca ibadet ritüelleri, Yahudi prototipi, karakteristik özellikleri ve diğer bazı konular değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tefsir-i Kebir, Fahreddin Razi, Yahudilik, İnanç ve İman esasları

Dinler tarihiKur'an-ı KerimRazi+7
Mine Sönmez
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

"El-Esas fi't Tefsir"de (Said Havva) Yahudilik ile ilgili bilgilerin dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

Bu tez çalışması, El-Esas Fi't Tefsir'de Yahudilik ile ilgili ayetlerin yorumlarının, Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesini konu almaktadır. Yahudilikle ilgili konuların önce Yahudi kaynaklarında, sonra El-Esas Fi't Tefsir'de nasıl ele alındığı ortaya konulmuş ve Yahudilikle ilgili tefsirde yer alan açıklamalar Dinler Tarihi açısından değerlendirilmiştir. Tezimiz giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde, çalışmanın konusu, önemi, amacı ve metodu hakkında bilgiler verilmiş, İslam'da tefsir geleneği kısaca anlatılmıştır. Birinci bölümde, Yahudiliğin isimlendirilmesi ve tarihçesi incelenmiştir. İkinci bölümde, El-Esas Fi't Tefsir'e göre Yahudilikte inanç esasları üzerinde durulmuş ve üçüncü bölümde ise Yahudilikte ibadetler ve diğer bazı konular anlatılmıştır.

Dinler tarihiKur'an-ı KerimSaid Havva+4
Reyhan Kaçar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

"Kur'an Yolu Tefsiri'nde Yahudilik ile ilgili bilgilerin dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

Bu tez çalışması, Kur'an Yolu Tefsirinde Yahudilik ile ilgili ayetlerin yorumlarının, Dinler Tarihi açısından değerlendirilmesini konu almaktadır. Yahudilikle ilgili konuların önce Yahudi kaynaklarında, sonra Kur'an Yolu Tefsirinde nasıl ele alındığı ortaya konulmuş ve son olarak Yahudilikle ilgili tefsirde yer alan açıklamalar Dinler Tarihi açısından değerlendirilmiştir. Tezimiz giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde, çalışmanın konusu, önemi, amacı ve metodu hakkında bilgiler verilmiş, İslam'da tefsir geleneği kısaca anlatılmıştır. Ayrıca Kur'an Yolu Tefsiri yazarları hakkında kısaca bilgi verilmiş ve genel olarak Yahudilik anlatılmıştır. Birinci bölümde, Yahudiliğin isimlendirilmesi ve tarihçesi incelenmiştir. İkinci bölümde, Kur'an Yolu Tefsirine göre Yahudilikte inanç esasları üzerinde durulmuş ve üçüncü bölümde ise Yahudilikte ibadetler ve diğer bazı konular anlatılmıştır.

Dinler tarihiKur'an YoluKur'an-ı Kerim+3
Hülya Taner
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yahudi kutsal metinlerine göre hastalıklar ve çeşitleri

Tarih boyunca hastalık ve tedavi uygulamaları, sadece tıbbın alanı olmamış, dinlerin ve kültürlerin de ilgi alanı içerisinde yer alan konulardan birisi olmuştur. Dinler arasında ise kutsal metinlerinde bu konuya detaylı yer veren dinlerden birisi Yahudilik'tir. Yahudi kutsal kitabı Tanah metinlerinde hastalıklarla ilgili müstakil bölümler yer almaktadır. Diğer taraftan bu metinlerde hastalıkların teşhisi ve hastalık sonrası arınma süreci ile ilgili koenlere önemli görevler verilmiştir. Konunun Yahudi kutsal metinleri içerisinde yer alması, uygulamaların modern tıp dışında inanç ve ritüele dayalı olması ve ayrı bir din adamı sınıfının bu hususta yetkili olması, bu konuda dikkat çeken hususlardandır. "Yahudi Kutsal Metinlerine Göre Hastalıklar ve Çeşitleri" isimli çalışma, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında, çalışmanın konusu, problemin önemi, amacı, konunun sınırlılıkları, yöntemi, kavramsal çerçeve yanı sıra "Tarihi Arka plan" da, Yahudiliğin tarihçesi ve kutsal kitapları hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Hz. İbrahim'den II. Mabet Dönemine kadarki süreçte Yahudi kutsal metinlerinde yer alan kitlesel/salgın hastalıklar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, Yahudi kutsal metinlerindeki erkeklere ve kadınlara özel hastalıklar ortaya konulmuştur. Üçüncü bölümde ise Yahudi kutsal metinlerinde en fazla üzerinde durulan tsaraat hastalığı ile hastalık ve hastalarla ilgili bazı hususlar incelenmiştir.

HastalıkKutsal kitaplarTanah+2
Bilge Kağan Aksoy
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Taberi tefsiri'nde inanç ve ibadetleri açısından Yahudilik

Bu çalışmanın amacı Taberi Tefsiri'nde inanç ve ibadetleri açısından Yahudilik dininin incelenmesidir. Bu amaçla hazırlanan çalışma giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberî'nin hayatı, ilmi kişiliği, eserleri ve tefsir yöntemi hakkında genel bilgiler ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Yahudi inancının Taberi tefsirindeki tasviri ve değerlendirilmesine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Bu bölümde Yahudilerin inançlarıyla alakalı literatür bilgileri, Kuran ayetleri, Taberî tefsiri ve bazı müfessirlerin tefsirleri değerlendirilmiştir. Çalışmada Yahudilerin inançlarına ilişkin Kuran'da yer alan ayetlerin yanı sıra Yahudilerin kutsal kitapları olan Tevrat'ta ele alınış biçimine de verilerek benzer ve farklı yönleri karşılaştırılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Yahudilikte ibadetler ve Yahudilerin karakteristik özelliklerinin ayetlerde ve Taberî tefsirinde ele alınış biçimlerine yer verilmiştir.

Dinler tarihiKur'an-ı KerimTaberi+6
Kübra Köseli
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yahudilikte gelenek ve haskala ilişkisi

"Yahudilikte Gelenek ve Haskala İlişkisi" adlı doktora çalışmamız, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş kısmında araştırma konusu, amacı, önemi ile metodu ve sınırlılıkları hakkında bilgiler verilmiştir. Tezde, Haskala Dönemi merkezi bir konumda olsa da geleneksel din anlayışının tutumunu ortaya koyabilmek amacıyla Yahudilikte geleneğin ne olduğunun ve geleneksel din anlayışının nasıl oluştuğunun ortaya konulması gerekmektedir. Bu doğrultuda tezin birinci bölümünde, erken dönemden itibaren geleneksel anlayışın şekillenmesini sağlayan "ilk dönem mezhep çatışmaları", uzun bir süreç içerisinde oluşan ve kutsal kabul edilen "dini metinler" ve Mabed Dönemi'nden günümüze gelinceye kadar aralıksız bir şekilde varlığını devam ettiren "din adamları" ele alınmıştır. İkinci bölümde Haskala öncesinde Avrupa'daki Yahudi Toplumu hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde, Haskala'nın hangi toplumsal, kültürel, ekonomik, dini ve siyasi çevrede oluştuğu belirtilmekle birlikte erken modern dönem öncesinde Avrupa'daki Yahudi hayatının nasıl olduğu da ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yahudilerin, farklı bölgelerde kimlik ve gelenek farklılıkları, Hıristiyan-Yahudi ilişkilerinin oluşturduğu gergin atmosfer, Yahudi cemaat yaşamını oluşturan unsurlar bu bölüm içerisinde ele alınan başlıca konular olmuştur. Üçüncü Bölüm'de Haskala hareketinin Yahudi cemaatlerine yönelik yürürlüğe koymaya çalıştığı modernizasyon faaliyetleri ve bu faaliyetler karşısında rabbani din adamlarının tutumu "bilim", "eğitim", "dil", "kutsal metin", "dini hukuk", "Yahudi kimliği" gibi temel konular etrafında karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Bu bölümde dikkat çekilen konulardan birisi ise erken maskilim ile Haskala'nın etkili olduğu dönemdeki genç maskilimin hareket alanlarındaki farklılıklar ve rabbani din adamlarının bu değişen alanlara yönelik ayrı tutum göstermesi olmuştur. Anahtar Kelimeler: Aydınlanma Dönemi, Rabbani Yahudilik, Gelenek, Haskala, Rabbi, Maskil, Emansipasyon, Herem, Modernizasyon, Responsa, ha-Measef

Din anlayışıDinler tarihiGelenekler+3
Abdullah Altuncu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Mordecai Menahem Kaplan ve Yahudilikte yeniden yapılanma hareketi

Ortodoks Yahudi bir aileden gelen Mordecai Menahem Kaplan (1881-1983), XX. yüzyılda Amerika'da ortaya çıkan Yeniden Yapılanma Hareketi'nin kurucusu ve lideri olarak kabul edilmektedir. O, modern dönem Amerika Yahudi düşünce tarihinin en tartışmalı ve aynı zamanda en etkili düşünürlerinden biri olmuştur. Kaplan'a göre Yahudilik bir din değil, bir medeniyettir, din bu medeniyetin önemli bir parçasıdır. Bu medeniyetin içinde Yahudilerin tarihi, edebiyatı, dili, estetiği, folklörü, sosyal örgütlenmesi olduğu gibi; dini inançları, halk inanışları, kutsalları ve manevi idealleri de yer almaktadır. Kaplan'a göre, siyasi, ekonomik ve ideolojik düzen, Yahudiliğin zayıflamasına yol açmış, Yahudilik bir krizin içine girmiş ve modern dönem Yahudilik versiyonları (Reform, Muhafazakarlık ve Neo-Ortodoks) da bu krize bir çözüm sunamamıştır. Bu krizden çıkmanın yolu Yahudi yaşamını yeniden yapılandırmaktan geçer. Bu da Yahudiliği doğaüstücülükten kurtararak, naturalistik bir zemine yerleştirmekle mümkün olabilir. Başta Tanrı, İsrail ve Tora olmak üzere Yahudiliğin tüm temel kavramları yeniden değerlendirilmeli, Amerikan değerleriyle uyuşan pragmatik ve demokratik bir yapılanma ile Yahudiler, Amerika medeniyeti içinde kendi medeniyetlerini yaşayabilmelidir. Kaplan, bir Yahudi teoloğu, eğitimcisi, filozofu ve reformcusu olarak, Yahudilik kavramına getirdiği bu yeni yaklaşım ile çağdaş Yahudilikte farklı ve özel bir konuma sahip olmuş, bilhassa Yahudi mezhepleri içinde kendine bir yer bulamayan Yahudiler için akla ve mantığa dayalı yeni bir anlayış ortaya koymaya çalışmıştır. Bu çalışma, Mordecai M. Kaplan'ın öncülük ettiği Yeniden Yapılanmacı Yahudiliğin doğuşu, ortaya çıkış sebepleri, amaçları, esasları, yöntemleri ve kurucu unsurlarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Mordecai Menahem Kaplan, Yahudilik, Medeniyet, Modernizm, Yeniden Yapılanma Hareketi

Din sosyolojisiDini akımlarDini hareketler+5
İbrahim Ethem Aydın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

II. Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın Yahudi siyasetine karşı Türk diplomasisi

Yahudilerin Anadolu coğrafyasındaki varlığı çok eski dönemlere dayansa da Türkler ile kaynaşması ve nüfus olarak artması, 1492 yılında İspanya'dan göçe zorlanan Sefarad Yahudilerinin Osmanlı İmparatorluğu tarafından ülkeye kabul edilmesiyle başlar. Uzun yıllar bir arada yaşayan Türkler ve Yahudiler arasında birkaç istisna durum dışında çatışmaya sebebiyet verecek gelişmeler yaşanmamıştır. Gerek I. Dünya Savaşı yıllarında gerekse Milli Mücadele döneminde Türklerle kader birliğini sürdüren Yahudilerin, daha sonra büyük bir kısmı Avrupa'daki hayat şartlarının cazibesi ve bir Avrupa ülkesinin vatandaşı olmanın getireceği avantajlar nedeniyle Türkiye'den ayrılmıştı. II. Dünya Savaşı yıllarına gelindiğinde, Avrupa'da Almanya ve Alman işgali altında bulunan birçok ülkede Yahudi soykırımı baş göstermişti. Türkiye ise bu soykırıma karşı Türkiye'den göç etmiş de olsalar halen vatandaşı olan Yahudileri korumak gibi bir yaklaşım sergilemişti. Türk vatandaşı Yahudilerin kurtarılması, Türk Hükümeti ve Avrupa'da görev alan Türk diplomatların yoğun gayretleri ile gerçekleşmişti.

AlmanyaDiplomasiDünya Savaşı II+5
Hilal Demirol
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tevrat ve Kur'an-ı kerim açısından hile ve yalan kavramlarının değerlendirilmesi

Yahudilik ve İslam kadim geleneğe sahip iki dindir. Yahudilik uzun bir tarihi süreç geçirmiştir. Bu nedenle de İslam ile ortak bir geçmişe sahiptir. İslam, onu ilahi dinler arasında saymakla birlikte kitaplarının bozulduğunu kabul etmektedir. Hile ve yalan bütün inançların reddettiği davranış şekillerindendir. Tevrat ve Kur'an da hile ve yalanı reddetmektedir. Genel anlamda yasak kabul edilen bu davranışların istisnai durumları farklı kriterlere bağlanmıştır. Tevrat hile ve yalanı genel anlamda sonuçları yönüyle değerlendirmeye tabi tutmuştur. Onun iyi veya kötü olması Yahudi'ye ve Yahudiliğe etkisi yönüyle ele alınmıştır. Kur'an-ı Kerim ise amacı önceleyen bir bakış açısına sahiptir. Buna göre hile ve yalan amacına göre doğru ya da yanlış kapsamında değerlendirilecektir.

HileKur'an-ı KerimTevrat+3
Esra Uslu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects