Tükenmişlik-mesleki
84 theses under this subject heading
Hemşirelerin merhamet yorgunluğu ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi
Hemşirelik merhamet yorgunluğunun en çok yaşandığı mesleklerdendir. Fiziksel, duygusal ve sosyal tükenme semptomları merhamet yorgunluğu yaşayan hemşirelerde ortaya çıkabilmektedir. Araştırma hemşirelerde merhamet yorgunluğu ve tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla kesitsel tipte yapılmıştır. Araştırma Hatay ili İskenderun ilçesinde bulunan İskenderun Devlet Hastanesinde görev yapan 481 hemşireden örnekleme yöntemine gidilmeden araştırmaya katılmayı kabul eden gönüllü 339 hemşire üzerinde Mayıs 2018-Ekim 2018 tarihleri arasında yapılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Merhamet Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Merhamet ölçeğinden alınabilecek en düşük puan 24 en yüksek puan 120'dir. Tükenmişlik ölçeğinden alınabilecek en düşük puan 21 en yüksek puan 105'tir. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik, One Way Anova, Student t, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, All pairwise, Pearson ve Ki-kare testleri kullanılmıştır. Hemşirelerin %46.6'sı 26-25 yaş arasında, %74'ü kadın ve %56.6'sı evlidir. Hemşirelerin Merhamet Ölçeği toplam puanı 3.77±0.55, Tükenmişlik Ölçeği toplam puanı 3.78±1.10 olarak belirlenmiştir. Merhamet Ölçeği alt boyutlarından umursamazlık ile duygusal tükenme arasında pozitif yönlü orta şiddette anlamlı ilişki olduğu tespit bulunmuştur. Merhamet ve tükenmişlik arasında negatif yönlü zayıf anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Merhamet Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği ile hemşirelerin yaş, cinsiyet, çocuk sayısı, en uzun yaşanılan bölge, çalışma yılı, mesleği isteyerek seçme, klinikte görevlendirilme şekli, meslekten memnuniyet, hastalarla empati kurma, hastaların acısından etkilenme gibi değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilmiştir (p<0.05). Araştırmamızın sonuçları doğrultusunda hemşirelerin orta düzeyde merhamet yorgunluğu ve tükenmişlik yaşadıkları belirlenmiştir. Sonuç olarak hem yönetimsel hem de bireysel açıdan hemşirelerin merhamet yorgunluğu ve tükenmişliklerini önlemeye ve etkili baş etme yöntemleri geliştirmeye yönelik eğitimler planlanması ve uygulanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Merhamet, Merhamet Yorgunluğu, Tükenmişlik.
Mesleki tükenmişliğin, işe yabancılaşma ve sanal kaytarma ile ilişkisinin incelenmesi: Muhasebe meslek grupları üzerine bir araştırma
Bu çalışma, mesleki tükenmişliğin, sanal kaytarma ve işe yabancılaşma davranışı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla muhasebe meslek grupları ve büro çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma genel tarama niteliğinde gerçekleştirilmiş ve örnekleme ulaşılmasında kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma için muhasebe sektörü çalışanları tercih edilmiş ve 239 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada gerekli verilerin toplanması için nicel veri toplama tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır Anketin ilk bölümünde katılımcıları tanımlayıcı demografik sekiz soru (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, tecrübe yılı, mesleki unvan, odadaki kişi sayısı ve gelir); diğer bölümlerde ise " Maslach Tükenmişlik Ölçeği", "Sanal Kaytarma Ölçeği" ve "İşe Yabancılaşma Ölçeği" olmak üzere üç ölçek yer almaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS V22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırmada yer alan demografik değişkenler ile farklılıkların incelenmesinde ikili grupların karşılaştırılmasında t-testi; çoklu grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testi uygulanmadan önce grupların homojenliğinin incelenmesi için ise Levene's varyans homojenlik testinden yararlanılmıştır. Homojenlik göstermeyen çoklu karşılaştırmalarda ise Welch veya Brown-Forsythe testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için serpilme diyagramı yapılmış ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; Tükenmişliğin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği; yaşa göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutlarında; eğitim durumuna göre kişisel başarı boyutunda; tecrübe yılı ve mesleki unvana göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutunda anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Sanal kaytarma değişkeninin cinsiyet değişkenine göre e-posta faaliyetleri boyutunda; yaşa, eğitim durumuna, tecrübe yılına, mesleki unvana göre her iki alt boyutta da anlamlı farklılıklar görülmüştür. İşe yabancılaşma değişkeninde ise cinsiyet, eğitim durumu ve tecrübe yılı değişkenlerine göre gruplar arası anlamlı bir farklılık bulunmazken; yaş ve mesleki unvana göre gruplar arası anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda ise, sanal kaytarmanın internette gezinme alt boyutu ile yalnızca duyarsızlaşma boyutu arasında anlamlı bir ilişki olduğu; işe yabancılaşmanın tükenmişliğin bütün boyutları ile anlamlı ilişkisinin olduğu; işe yabancılaşma ile sanal kaytarmanın alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleğe yönelik davranış ve yaşantı modellerinin belirlenmesi ve bazı değişkenler açısından incelenmesi (Eskişehir ili örneği)
Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleğe yönelik davranış ve yaşantı modellerini belirlemek ve farklı değişkenler açısından incelemektir. Çalışmaya 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Eskişehir'de görev yapan 149'u (%61.8) erkek, 82'si (%38.2) kadın öğretmenden oluşan toplam 241 beden eğitimi ve spor öğretmeni katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Mesleğe Yönelik Davranış ve Yaşantı Modelleri Ölçeği" kısa formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler: Doğrulayıcı Faktör Analizi, Güvenilirlik Analizi, Tanımlayıcı Analiz, Bağımsız Örneklem t Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ile değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan beden eğitimi öğretmenlerin 117'si (%48.5) Tip "G" (Güzel Sağlık), 14'ü (%5.8) Tip S (Sakınmacı Davranış), 80'i (%33.2) Tip A (Aşırı Bağlılık) ve 30'u (%12.4) Tip B (Burnout-Tükenmişlik) davranış ve yaşantı modelindedir. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleğe yönelik davranış ve yaşantı modelleri, çalıştıkları kademeye göre fark gösterirken; yaş ve mesleki deneyim ile ilişki göstermektedir.
Hemşirelerin fiziksel aktivite düzeylerinin yaşam kalitesi ve tükenmişlik düzeylerine etkisi
Fiziksel aktivite düzeyinin iyi olmasının, fiziksel ve ruhsal sağlığa olumlu etkilerinin olduğu açık bir şekilde bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, HİTÜ Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapmakta olan hemşirelerin fiziksel aktivite düzeylerinin yaşam kalitesi ve tükenmişlik düzeylerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya 212 hemşire (147 kadın ve 65 erkek) gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmanın yapılabilmesi için gerekli izinler çalışma öncesinde alınmıştır. Verilerin toplanması amacıyla, Maslach Tükenmişlik Envanteri, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi ve SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılmıştır. Deneklerin demografik verilerinin toplanması için ise kişisel bilgi formu kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerin yapılabilmesi için SPSS 22.0 kullanılmıştır. Elde edilen verilerin normal dağılıma uygunluğun test edilmesi için Shapiro-Wilk testi uygulanmış, normal dağılıma uygun olmadıkları görüldüğünden, parametrik olmayan testler kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. İkili grup karşılaştırmalarında MannWhitney U testinden, ikiden fazla grupların karşılaştırılması için ise Kruskal-Wallis H testinden faydalanılmıştır. Gruplar arasındaki ilişkilerin incelenmesi için Spearman korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Tüm istatistiklerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Gerekli durumlarda Bonferroni düzeltmesi yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, tükenmişlik düzeyi ile fiziksel aktivite düzeyi arasında negatif yönlü ve orta düzeyde korelasyon olduğu, duygusal tükenme ve duyarsızlaşma arasında ise pozitif yönlü ve orta düzeyde korelasyon olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, hemşirelerin 112 hemşirenin inaktif ve 53 hemşirenin minimal aktif kategoride yer aldıkları ve bunun da %77,8'lik bölümü oluşturduğu görülmüştür. SF-36 puanlarına göre; BKİ kategorisi, cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu ve mesleki tecrübe değişkenlerine göre fiziksel fonksiyon puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Deneklerin tükenmişlik ölçeği alt boyutlarından elde ettikleri puanların; medeni hal, BKİ kategorisi, mesleği isteyerek seçme durumu, kıdem yılı ve görev yeri değişkenlerine göre anlamlı farkların olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde, hemşirelerin çalışma koşullarının yoğun olduğu, fiziksel aktivite düzeylerinin istenilen düzeyde olmadığı, kıdem yılı arttıkça tükenmişlik ve yaşam kalitesi düzeylerinin kötüleştiği bulunmuştur.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinde mesleki tutum, iş doyumu ve mesleki tükenmişlik ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum, iş doyumu ve mesleki tükenmişlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu doğrultuda araştırma, ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri anket yöntemi ile toplanmış olup 522 beden eğitimi ve spor öğretmenine ulaşılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde parametrik olmayan analizlerden Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tutum ile iş doyumu arasında pozitif yönlü; her iki değişkenin mesleki tükenmişlik ile arasında ise negatif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin mesleki tutumları olumlu düzeyde arttıkça iş doyumu düzeyleri de artmaktadır. Öte yandan öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeyleri arttıkça olumlu mesleki tutum ve iş doyumu düzeyleri de azalmaktadır. Ayrıca mesleki tutum ve iş doyumu düzeylerinde, refah durumu iyi olanların refah durumu orta olanlardan; mobbinge uğramayanların mobbinge uğrayanlardan; mesleğinde başarılı hissedenlerin başarılı hissetmeyenlerden; öğretmenlik yaptığı yerleşim biriminden memnun olanların memnun olmayanlardan; emekli olana kadar öğretmenlik yapma düşüncesi olanların bu yönde düşüncesi olmayanlardan; bir şans daha verilse tekrar öğretmen olmayı isteyenlerin bunu istemeyenlerden anlamlı düzeyde yüksek puan aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Mesleki tükenmişlik düzeyinde ise mobbinge uğrayanların mobbinge uğramayanlardan; mesleğinde başarılı hissetmeyenlerin başarılı hissedenlerden, öğretmenlik yaptığı yerleşim biriminden memnun olmayanların memnun olanlardan; emekli olana kadar öğretmenlik yapma düşüncesi olmayanların bu yönde düşüncesi olanlardan; bir şans daha verilse tekrar öğretmen olmayı istemeyenlerin bunu isteyenlerden anlamlı düzeyde yüksek puan aldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Turnover intention in relation to job demands and burnout; The moderating effect of job embeddedness
This study aims to investigate how the turnover intentions of healthcare professionals are related to certain characteristics of job demands and burnout. It also examines the moderating role of job emmbeddeness as a buffer between the impacts of emotional labor, workload on burnout within the Turkish healthcare environment. The direct and indirect effects of emotional labor, perceived workload, burnout, and job embeddedness on turnover intention are tested via path analysis. The results of this study show that emotional exhaustion dimension of burnout fully mediates the effects of emotional labor and workload on turnover intentions. Workload and surface acting are positively associated with burnout; whereas, deep acting correlates negatively with burnout. Job embeddedness moderates the effects of these job-related demands on turnover intentions. The findings of this research can provide some new insights into how the turnover intentions of healthcare professionals are related to certain aspects of job demands and burnout. Since burnout is becoming more and more prevalent in all industries, particularly the helping professions, there is an urgent need to address this issue in the shortest span of time as to avoid serious consequences related to burnout, turnover intentions and other withdrawal behaviors. Job embeddedness applications can help improve retention of employees by providing them a wide range of resources to utilize when challenged by various job demands. It can be a tool to boost not only the well-being of the healthcare providers and the patient but also the functioning of the organization and the system. Key words: Turnover intention, burnout, emotional labor, workload, job embeddedness, path analysis
Sınıf öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile öz liderlik becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin mesleki tükenmişlikleri ile öz liderlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini Şanlıurfa ilinin Birecik ilçesindeki merkez ilkokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma ilçe merkezindeki sınıf öğretmenlerinin tamamını kapsadığı için evrenin tamamına ulaşmak hedeflenmiş ve örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Bu durumda araştırmanın evrenini merkez ilkokullarda görev yapan 220 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada gerekli verileri elde edebilmek için araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, İnce & Şahin (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Maslach Tükenmişlik Envanteri Formu" ve Tabak, Sığrı & Türköz (2013) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Öz Liderlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeyleri "orta düzey" ve öz liderlik düzeyleri "yüksek düzey" olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile öz liderlik beceri düzeyleri arasında ölçek genelinde anlamlı bir ilişki yoktur. Ancak mesleki tükenmişlik ve öz liderlik alt boyutları arasında anlamlı ilişkilerin varlığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında; öz liderlik ve alt boyutları (kendini gözlemleme, hatırlatıcılar belirleme, kendi kendine konuşma, başarılı performans hayal etme) ile kişisel başarı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Ayrıca kendini cezalandırma ile kişisel başarı alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Bir özel üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerde tükenmişlik
Tükenmişlik her meslekte görülebildiği gibi, insanlarla yüz yüze ilişki gerektiren, doğrudan insana hizmet veren mesleklerde daha sık rastlanmaktadır. Günümüzde hemşireler, çalışma koşulları, fazla mesai yapmaları, çalışma saatlerinin yüksek olması gibi sebeplerden dolayı tükenmişlik yaşama riski altındadır. Hemşirelerin tükenmişlik düzeylerini ve tükenmişliği nelerin etkilediğini belirlemek, konunun önemini vurgulamak amacıyla yapıldı. Araştırmanın verileri hemşirelerden elde edildi. Örneklemi bu özel hastanede çalışan gönüllü 190 hemşirenin tümüne ulaşmak hedeflendi(n=121). Veri toplamada sosyo-demografik ve mesleki özellikleri tanımlayıcı "Tanıtıcı Form" ve "Tükenmişlik Ölçeği- Kısa Formu" kullanıldı. Verilerin analizinde "SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 17. 0 programı" kullanılıp, tanımlayıcı istatistiksel metotlardan yararlanıldı. Önemlilik değeri p<0,05 olarak alındı.Ankete katılan hemşirelerin %22,3'ünün tükenmişlik düzeylerinin çok düşük olduğu, %32,2'sinin tükenmişlik için tehlike sinyallerinin olduğu, %26,5'inin tükenmişlik durumu içinde olduğu, %12,4'ünün çok ciddi bir tükenmişlik problemi yaşadıkları, %6,6'sının ise en kısa zamanda profesyonel yardım almaları gerektiği belirlendi. Sosyo-demografik değişkenlerden olan cinsiyet, medeni durum ve eğitim seviyesinin tükenmişlikle ilişkili olmadığı belirlendi. Mesleki özellikleri incelendiğinde, hemşirelerin çalıştıkları pozisyon, çalıştıkları bölüm, çalıştıkları bölümde kendi istekleriyle çalışıp çalışmamaları, vardiyalı olup olmamaları, kurumdaki ve birimdeki deneyim süreleri gibi değişkenlerin tükenmişliğe etki etmediği gözlemlendi. Hemşirelerin, yaş, çocuk sahibi olma ve gelir durumunun, toplam deneyim sürelerinin, haftalık tuttukları gece nöbeti sayısının, kendi istekleriyle gece nöbeti tutmalarının, fazla mesai yapmalarının ve fazla mesaiyi kendi istekleri ile yapmamalarının, kurumda çalışmaktan memnuniyetlerinin tükenmişlik düzeyleri analiz edildi. Çalışma sonuçlarına göre yaş ile beraber artan deneyim süresinin tükenmişlik ile negatif yönde ilişkisi saptandı. Haftalık gece nöbeti fazla olan hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri diğerlerine göre daha yüksek olarak bulundu. Kendi istekleri ile nöbet tutan ve fazla mesai yapan hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri daha az bulundu. Kurumda çalışmaktan memnun olan hemşirelerin tükenmişlik düzeylerinin ciddi oranda düşük olduğu gözlemlendi. Kurum yöneticileri, kurumda verilen sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmek için sağlık sektöründe büyük orana ve öneme sahip hemşirelerin tükenmişlik düzeylerini azaltıcı ve önleyici tedbirler uygulamalıdır. Hemşirelerin motivasyonlarını artırmaya yönelik çalışmaları faaliyete geçirmeleri etkili olacaktır. Anahtar kelimeler: Tükenmişlik, hemşirelik, tükenmişlik düzeyi.
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin COVID 19 döneminde iş streslerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri üzerine etkisi: Ankara ili örneği
Tükenmişlik günümüz bilgi çağının önemli sorunlarından biri olup kişilerin beklentileri ile elde ettikleri durum arasındaki negatif farktan ileri gelen, çalışma hayatını tehdit eden fizyolojik ve psikolojik bir tepkidir. Yoğun iş yükü, baskı, belirsizlik, yüksek tempolu ve sürekli çalışma, aşırı talep ve beklentiler psikolojik dengeyi bozmakta, tükenmişliğe ve stres neden olabilmektedir. Her iki durum, insan ilişkilerinin yoğun olduğu hizmet sektöründe yer alan meslek dallarında sıklıkla görülmekte, tükenmişlik ve stres söz konusu olduğunda fiziksel ve ruhsal sorunlar ortaya çıkabilmekte ve bunlar iş ve özel yaşamda olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Yüz yüze iş ilişkileriyle çalışan, kesintisiz ve hatasız işlem yapmak zorunda olan muhasebe meslek mensupları, mesleğinden doğasından ileri gelen stres faktörüyle karşı karşıyadırlar ve tükenmişliğe görece daha yakındırlar. Covid 19 pandemisiyle birlikte muhasebe meslek mensuplarının daha karmaşık, çözülmesi güç ve belirsiz bir çalışma sürecine girmişler, bu onların daha fazla tükenmişlik riskine ve strese maruz kalmalarına yol açmıştır. Muhasebe meslek mensuplarının Covid 19 pandemisi dönemi özelinde tükenmişlik ve stres durumlarının tespit edilebilmesi amacıyla hazırlanan bu araştırma, anket uygulaması yapılarak Ankara ilinde faaliyet gösteren 305 meslek mensubunun katılımıyla hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda muhasebe meslek mensuplarının Covid 19 pandemisi altında tükenmişlik ve stres riskini artıran nedenlerin; Covid 19'a yakalanma korkusu, gelirlerde azalma, görev tanımlarının belirsizleşmesi, iş yükündeki artış, aşırı sorumluluk, uzun ve yorucu çalışma, teknolojik sorunlar, mükelleflerin iş ve etik dışı talepleri, iş yaşam dengesinin bozulması ve mevzuat değişiklikleri olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca iş stresinin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutlarında tükenmişlik üzerine pozitif yönlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir.
COVID-19 pandemisi döneminde yoğun bakımda artan iş yüküyle hemşirelerin tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişki
Araştırma, Covid-19 yoğun bakımlarında artan iş yükü ile hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi inceleyen kesitsel ve tanımlayıcı tipte araştırmadır. Araştırmanın evrenini Covid-19 yoğun bakımında çalışan hemşireler oluşturmaktadır. Örneklemi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Covid-19 yoğun bakımında çalışan, araştırmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan, çalışmaya katılmaya gönüllü hemşireler oluşturmuştur. Veriler 1 Kasım 2022- 1 Şubat 2023 tarihlerinde toplanmıştır. Veriler; Hemşire tanımlayıcı bilgi formu, MTÖ ve BİYAÖ kullanılarak toplanmıştır. Veriler değerlendirilirken, yüzde, frekans ortalama, standart sapma, Kolmogorov- Smirnov Testi, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis H testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular; MTÖ alt boyutlarından Duygusal Tükenme alt boyutunda hemşirelerin medeni durumları, çocuğu olma, meslekteki çalışma yılı açısından istatistiksel anlamlılık olduğu (p<0,05), MTÖ alt boyutlarından Duyarsızlaşma alt boyutunda hemşirelerin çocuğu olma, nöbetli çalışma, açısından istatistiksel anlamlılık olduğu (p<0,05), BİYAÖ alt boyutlarından Meslektaş Desteği alt boyutunda hemşirelerin genel olarak meslek memnuniyeti, çocuğu olma açısından istatistiksel anlamlılık olduğu (p<0,05), BİYAÖ alt boyutlarından Genel Hemşire Memnuniyeti alt boyutu açısından hemşirelerin medeni durum, çocuk sahibi olma, çalışma şekilleri arasında istatistiksel anlamlılık olduğu (p<0,05), MTÖ alt boyutlarından Duygusal Tükenme alt boyutu ile BİYAÖ alt boyutlarının puan dağılımları arasında 0,01 anlam düzeyinde negatif yönlü anlamlılık olduğu saptanmıştır (p<0,05). Hemşirelere destek programlarının verilmesi ve yoğun bakımlara yönelik personel istihdamının arttırılması önerilmiştir.
Kadın sınıf öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin geçici koruma statüsü kapsamındaki öğrencilere yönelik tutumları üzerine etkisinin incelenmesi: Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi örneği
Türkiye'nin özellikle Suriye kaynaklı kitlesel göç süreciyle birlikte eğitim ortamlarında ortaya çıkan çokkültürlü yapı, sınıf öğretmenlerinin pedagojik sorumluluklarını genişletmiş ve mesleki yüklerini artırmıştır. Dil farklılığı, uyum sorunları ve travmatik yaşam deneyimlerine sahip öğrencilerin sınıflara dâhil olması, öğretmenlerin duygusal ve mesleki açıdan zorlayıcı koşullarla karşılaşmasına neden olmaktadır. Bu durum, özellikle kadın sınıf öğretmenlerinde tükenmişlik riskinin artmasına ve geçici koruma statüsü kapsamındaki öğrencilere yönelik tutumların etkilenmesine yol açabilmektedir. Araştırma, bu değişkenler arasındaki ilişkileri incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde görev yapan kadın sınıf öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile geçici koruma statüsü kapsamındaki öğrencilere yönelik iletişim, uyum ve yeterlik tutumları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmanın kapsamını yalnızca kadın sınıf öğretmenleri ve onların tükenmişlik düzeyleri ile geçici koruma statüsü kapsamındaki öğrencilere yönelik tutumları oluşturmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılan çalışmada Maslach Tükenmişlik Envanteri ile Mülteci Öğrenci Tutum Ölçeği uygulanmış, örneklemi 351 kadın sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Veriler bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon katsayısı ile değerlendirilmiştir. Bulgular, öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin genel olarak orta seviyede olduğunu ve özellikle duygusal tükenmenin daha yüksek algılandığını göstermiştir. Geçici koruma kapsamındaki öğrencilere yönelik tutumların ise genel olarak olumlu olmakla birlikte iletişim ve uyum boyutlarında çeşitli güçlükler içerdiği belirlenmiştir. Korelasyon sonuçları, duygusal tükenme ve duyarsızlaşma arttıkça iletişim ve uyum tutumlarının olumsuz yönde etkilendiğini; kişisel başarı hissi yükseldikçe tutumların daha olumlu seyrettiğini ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, mesleki tükenmişlik değişkenlerinin göçmen öğrencilere yönelik tutumlarla anlamlı ilişkiler taşıdığını göstermektedir.
6 haftalık psikolojik beceri (mental) antrenmanının futbol hakemlerinin özgüven, kaygı ve mesleki tükenmişlik düzeylerine olan etkisi
Amaç: Bu çalışmada psikolojik beceri (mental) antrenmanın futbol hakemlerinin özgüven, kaygı ve zihinsel (mental) dayanıklılığı üzerine olan etkisini incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya, İzmir ilinde yer alan 15 deney ve 15 kontrol grubu olmak üzere toplam 30 futbol hakemi katılmıştır. Önceden araştırmacı tarafından düzenlenmiş olan gruplar, amaca yönelik olarak deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Her iki gruba da çeşitli ölçekler uygulanmıştır. Bu sürece ön test süreci adı verilmiştir. Daha sonrasında deney grubuna önceden belirlenmiş olan 6 haftalık psikolojik beceri (mental) antrenmanı uygulanmıştır. Bulgular: Sonuçlar: Araştırmanın sonuçlarından biri, psikolojik beceri (mental) antrenmanının futbol hakemlerinin özgüvenin seviyelerini geliştirdiğini göstermiştir. Araştırmanın bir diğer sonucu, psikolojik beceri (mental) antrenmanının futbol hakemlerinin kaygı seviyelerini azalttığı yönündedir. Araştırmanın bir diğer sonucu ise psikolojik beceri (mental) antrenmanın futbol hakemlerinin mesleki tükenmişlik seviyelerinde herhangi bir değişiklik meydana getirmediği şeklindedir.
Öğretmenlerin rekreatif etkinliklere katılımlarında serbest zaman katılım engelleri ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, toplum mimarı olan öğretmenlerin rekreatif etkinliklere katılımlarında serbest zaman katılım engelleri ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Manisa ili Turgutlu ilçesinde ilkokul (130), ortaokul (182) ve lisede (265) görev yapmakta olan toplamda (577) öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmenlerden (303)'ü erkek, (274)'ü kadındır. Araştırmaya katılan gönüllü öğretmenlere "Boş Zaman Engeli Ölçeği" Gürbüz ve diğ. (2012) ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" Ergin (1992) doldurmaları istenmiştir. Verilerin istatistiksel analizi SPSS20 programı ile gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan bulgular serbest zaman engeli ve mesleki tükenmişlik düzeyi perspektifinde tartışılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında, tanımlayıcı istatistikilerle birlikte Independent t testi ve Anova t testi kullanılmıştır. Öğretmenlerde boş zaman engeli ile mesleki tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin medeni durum, yaş, mesleki kıdem, görev yaptığı okul türü ve serbest zaman etkinlikleri ile uğraşı durumlarına göre boş zaman engeli ölçeği açısından (p<.05); yaş, mesleki kıdem, görev yaptığı okul türü ve serbest zaman etkinlikleri ile uğraşı durumlarına göre mesleki tükenmişlik ölçeği açısından anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Araştırmaya katılan öğretmenlerin boş zaman engeli ile mesleki tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişki için yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, pozitif yönlü ve düşük düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir (ölçek ortalama r: 0,140, p<.01). Çalışma sonucunda Turgutlu ilçesinde görev yapmakta olan öğretmenlerin rekreatif etkinliklere katılımlarında serbest zaman katılım engelleriyle karşılaştığı ve mesleki tükenmişlik yaşadığı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Serbest Zaman, Serbest Zaman Engeli, Rekreasyon, Tükenmişlik, Mesleki Tükenmişlik, Tükenmişlik Sendromu.
İzmir'de görev yapan çocuk hemşirelerinin tükenmişlik düzeyleri ile tıbbi hata yapma eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Amaç: İzmir'de görev yapan çocuk hemşirelerinin tükenmişlik düzeyleri ile tıbbi hata yapma eğilimleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, kesitsel ve korelasyonel nitelikte olup örneklem sayısı 227'dir. Aralık 2018 – Nisan 2019 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi'nde ve T.C. Sağlık Bakanlığı İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Buca Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde görev yapan çocuk hemşireleriyle yürütülmüştür. Veriler: 'Birey Tanıtım Formu', 'Hemşirelikte Tıbbi Hata Eğilim Ölçeği' (HTHEÖ) ve 'Tükenmişlik Ölçeği' (TÖ) ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde; tanımlayıcı analizler, "Tek Yönlü Varyans analizi", ''Kruskal Wallis Varyans analizi'', ''Mann-Whithney U testi'', korelasyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan çocuk hemşirelerinin; çalışırken %51. 5' inin tıbbi hata yapmadığı, %80. 2' sinin tıbbi hata yapıldığına şahit olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin HTHEÖ puan ortalaması 4.59±0.32, TÖ puan ortalaması 3.68±1.08 olarak bulunmuştur. Hemşirelerin, yaş grupları, eğitim durumları, mesleki ve çocuk hemşireliği deneyim yılı, çalışırken tıbbi hata yapma, çalışırken tıbbi hata yaptığında veya tıbbi hata yapıldığına şahit olduklarında gerekli bildirimde bulunma ile HTHEÖ puan ortalamaları arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır (p<0,05). Hemşirelerin TÖ ile HTHEÖ puan ortalamaları arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur (r=0.137, p=0.039*). Sonuçlar: İzmir'de çalışan çocuk hemşirelerinin tükenmişlik düzeyleri arttıkça tıbbi hata yapma eğilimlerinin arttığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocuk Hemşireliği; Hemşirelikte Tıbbi Hata Yapma Eğilimi; Tükenmişlik
Acil servis hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik durumlarının incelenmesi
Bu çalışma acil servis görev yapan hemşirelerin, iş doyumu ve tükenmişlik durumlarının incelenmesi amacıyla yapılan tanımlayıcı bir araştırmadır. Çalışmanın verileri; Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Minesota İş Doyum Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Çalışmaya araştırmaya katılmayı kabul eden 60 hemşire alınmıştır. Veriler SPSS for Windows programı ile analiz edilmiştir. Hemşirelere yönelik çalışmanın bulgularına göre; duyarsızlaşma düzeyi arttıkça içsel doyum, dışsal doyum ve genel doyum düzeyleri düşmektedir. Ortalamalara göre, 22-25 yaş grubunun dışsal doyum düzeyinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Ayda 1-9 nöbet tutanların içsel doyum, dışsal doyum ve genel doyum düzeyleri 10 ve daha fazla nöbet tutanlara göre daha yüksektir. Mesleğini değiştirmek isteyen hemşirelerin; daha yüksek düzeyde duygusal tükenmişlik seviyesine, daha düşük bir içsel doyuma ve genel doyum düzeyine sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, mesleği değiştirmek istemeyenlerin; isteyen ve bazen isteyenlere göre daha düşük bir duyarsızlaşma düzeyinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular literatürde yer alan araştırmalar ile karşılaştırılarak acil serviste görev yapan acil servis hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik durumlarına ilişin öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Acil Servis, İş Doyumu, Tükenmişlik, Meslek.
Pediatrik rehabilitasyon alanında çalışan fizyoterapistlerde fiziksel aktivitenin mesleki tükenmişlik, depresyon ve uyku kalitesi üzerine etkisinin araştırılması
Araştırmamız, rehabilitasyon merkezinde çalışan fizyoterapistlere uygulanan fiziksel aktivite programının yaşam kalitesi, mesleki tükenmişlik, depresyon ve uyku kalitesi üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya 35 fizyoterapist dahil edildi. Bireyler gönüllülük esasına bağlı olarak, kontrol grubu (n=11) ve eğitim grubu (n=24) olarak ikiye ayrıldı. Eğitim grubuna 12 hafta fiziksel aktivite (haftada 7 gün / 40.000-65.000 adım) verildi. Kontrol grubuna günlük faaliyetleri haricinde ekstra fiziksel aktivite verilmedi. On iki haftalık fiziksel aktivite öncesi ve sonrasında her iki gruba dahil olan fizyoterapistlerin mesleki tükenmişliği Maslach Tükenmişlik Ölçeği, yaşam kalitesi EQ-5D Yaşam Kalitesi Ölçeği, uyku kaliteleri Pittsburg Uyku Kalitesi, depresyonları Beck Depresyon Ölçeği ve iş doyumlarını Minnesota İş Doyum Ölçeği ile değerlendirildi. On iki hafta sonunda eğitim ve kontrol gruplarında iş doyum, uyku kalitesi, depresyon düzeyi düzeylerinde değişim saptanmadı (p>0,05). Kontrol grubunda 12 hafta sonunda yaşam kalitesi düzeyinde anlamlı bir iyileşme gözlemlendi (p<0,05). Mesleki tükenmişlik düzeyinde ise eğitim grubunda on iki hafta sonunda düşük kişisel başarı düzeyinde azalma belirlenirken (p<0,05); duygusal tükenme, duyarsızlaşma düzeylerinde değişim saptanmadı (p>0,05). Gruplar arası değerlendirmeler incelendiğinde eğitim grubu lehine mesleki tükenmişlik parametresinin duyarsızlaşma parametresinde iyileşme görüldü (p<0,05), diğer tüm parametrelerde ise fark gözlemlenmedi (p>0,05). Fizyoterapistlerin günlük yaşamlarındaki fiziksel aktivitelerine eklenen fiziksel aktivitenin, mesleki tükenmişlik envanterinin düşük kişisel başarı ve duyarsızlaşma alt parametreleri üzerinde etkili olduğu, depresyon ve yaşam kalitesi üzerinde etkili olmadığı sonucuna varıldı.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'ndeki sağlık çalışanlarının COVID-19 salgınında fiziksel aktivite durumu ve tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişkinin araştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı hastanemizde hizmet veren sağlık çalışanlarının tükenmişlik ve fiziksel aktivite düzeylerini ve arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız kesitsel tipte bir çalışmadır. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde hizmet veren 294 kişi çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırma verileri 10 Kasım 2021 – 10 Şubat 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi ve araştırma ekibi tarafından geliştirilen sosyodemografik form olarak toplamda 47 soruluk bir anket kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen katılımcıların %63,9'u kadın, %36,1'i erkek olup yaşları ortalaması 29,40±6,39'dur (min:19, maks:58). Hekim ve hemşirelerde, COVID-19 ile ilgili birimde görev alanlarda duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutu daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Çalışmamızdaki katılımcıların %13,9'u yeterli fiziksel aktivite düzeyine sahiptir. Katılımcılardan bekar olanlarda fiziksel aktivite düzeyi daha yüksek saptanmıştır (p<0,05). Katılımcıların tükenmişlik durumları ile fiziksel aktivite düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda hekim ve hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri diğer sağlık çalışanlarına göre daha yüksek bulunmuştur. COVID-19 ile ilgili birimlerde hizmet veren çalışanlar daha tükenmiş bulunmuştur. Çalışmamıza katılan sağlık çalışanlarının fiziksel aktivite düzeyi düşük saptanmıştır. Sağlık çalışanlarının tükenmişliğinin azaltılması için çalışma koşulları iyileştirilmeli, psikolojik ve ekonomik destek sağlanmalıdır. Sağlık çalışanlarının fiziksel aktivite düzeyinin arttırılması için hastane içerisinde ve etrafında spor olanakları geliştirilmesi fayda sağlayabilir.
Mesleki tükenmişlik ve iş doyumunun çalışan motivasyonuna etkisi: Öğretmenler üzerine görgül bir araştırma
Bu tez çalışmasında, mesleki tükenmişliğin en çok görüldüğü mesleklerin başında gelen öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeylerinin ve iş doyumlarının çalışan motivasyonlarına etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Araştırmada veriler, Adana ilinde öğretmen olan 311 kullanıcıdan çevrimiçi anket yöntemi ile toplanmıştır. İstatistik paket programından yararlanılarak veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; mesleki tükenmişliğin iş doyumu üzerinde beklendiği gibi anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna, mesleki tükenmişliğin çalışan motivasyonu üzerinde beklendiği gibi negatif düzeyde anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna, iş doyumunun çalışan motivasyonu üzerinde beklendiği gibi anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna, çalışan motivasyonunun iş doyumu üzerinde beklendiği gibi anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ve mesleki tükenmişlik ile iş doyumunun çalışan motivasyonuna doğrudan anlamlı bir etkisinin olmasına karşın mesleki tükenmişlik ile çalışan motivasyonu arasındaki ilişkide iş doyumunun beklenildiği gibi dolaylı bir aracılık etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Görevdeki sağlık profesyonellerinin temel empati düzeylerinin araştırılması
Amaç: Bu araştırma tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte olup, amacı profesyonel sağlık çalışanlarının temel empati düzeylerinin cinsiyet, yaş ve meslek gibi değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek ve kendini ifade etme, yaşam doyumu, meslekte hissedilen tükenme gibi bazı değişkenlerle ne derecede ilişkisinin olduğunu saptamaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne bağlı Turgut Özal Hastanesi Ek Binası' nda hizmet veren hemşire, doktor, sağlık teknisyeni, ebe ve acil tıp teknisyeninden seçkisiz örnekleme yoluyla seçilen 164 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada "Sosyo Demografik, Mesleki Özellikler ve Meslekle İlgili Düşünceler Soru Formu" (SDMÖMDSF), "Temel Empati Ölçeği" (TEÖ), "Yaşam Doyumu Ölçeği" (YDÖ) ve "İfade Etme Ölçeği" (İEÖ) kullanılmıştır. Veri analizinde Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 22 paket programı kullanılmıştır. Pearson momentler çarpımı korelasyonu, bağımsız örneklemler t testi, ANOVA analizi ve basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Araştırma örnekleminde; kadınların erkeklere göre, ortalama yaş olarak hesaplanan 34,55'ten büyük olan yaş grubunun küçük olan yaş grubuna göre ve hemşirelerin doktorlara göre temel empati düzeyleri yüksektir. Sonuçlar: Ülkemizde sağlık çalışanlarında iletişim, empati, kendini ifade etme, yaşam doyumu, hizmeti kalitesini arttırıcı çalışmaların yapılabilmesi için üzerinde daha fazla araştırma yapılması gereken önemli kavramlardır. Anahtar Sözcükler: Profesyonel Sağlık Çalışanı, Temel Empati Düzeyi, Sağlık Hizmetlerinde İletişim
Koronavirüs hastalarına bakım veren hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri ve tıbbi hata eğilimlerinin belirlenmesi
Araştırma, koronavirüs hastalarına bakım veren hemşirelerin tükenmişlik düzeylerinin ve tıbbi hata eğilimlerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Nisan 2021- Şubat 2022 tarihleri arasında Ankara ilinde bir üniversite hastanesinde pandemi kliniklerinde çalışan 235 hemşire oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, "Kişisel Bilgi Formu", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve ''Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği'' kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, paremetrik karşılaştırma testleri ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucundan elde edilen bulgular, Maslach Tükenmişlik Ölçeği toplam puanı 36.06±12.81 ve Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği toplam puanı 227.86±15.74 olup, hemşirelerin tükenmişlik ve tıbbi hata eğilim düzeyleri düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca hemşirelerin Maslach Tükenmişlik Ölçeği puanları ve Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği toplam puanları arasında zayıf düzeyde, negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.05:r=-0.303). Bu sonuçları doğrultusunda pandemi sürecinde hemşirelerin tükenmişlik düzeyini ve tıbbi hata eğilimlerini etkileyen risk faktörlerinin tespiti ve bu faktörlere yönelik bireysel, kurumsal ve yönetimsel politikaların geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Koronavirüs, Salgın, Tıbbi hata, Tükenmişlik.
Farklı kültürden gelen hastalarla çalışan hemşirelerin kültürel duyarlılıkları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki
Bu çalışma farklı kültürden hastalara bakım veren hemşirelerin kültürel hassasiyetinin tükenmişlik düzeylerini nasıl etkilediği tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Mart-Mayıs 2019 tarihleri arasında bir devlet hastanesinde çalışan 230 hemşireyle yapılmıştır. Araştırma için gerekli izinler alınmıştır. Tanımlayıcı olarak tasarlanan çalışmada araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyo-demografik özellikler Formu, Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği kullanıldı. Veriler bireylerle yüz yüze görüşmeyle ortalama 30 dakikada toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde; iki düzeyli değişkenlerin karşılaştırmalarında veriler normal dağılıp dağılmamasına göre t testi (Independent-t test), Mann–Whitney U testi kullanılmıştır. Üç veya üzeri düzeyli karşılaştırmalardaysa veriler normal dağılıp dağılmamasına göre tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile Kruskal-Wallis testi ile analiz edilmiştir. Sürekli değişkenler arasındaki ilişkiler bazı verilerin normal dağılmadığı göz önüne alınarak Spearman's rho korelasyon analizi ile incelenmiştir. Çalışmaya katılan 200 hemşireden elde edilen veriler incelendiğinde hemşirelerin %48.5'inin 26 ile 33 yaş aralığında, %58.5'inin evli ve %56'sının lisans veya yüksek lisans mezunudur. Ayrıca sadece %27.5'i yabancı dil bildiğini dil bilenlerin %92.7'i de yabancı dil olarak İngilizceyi bildiğini belirtmiştir. Yine veriler %48'inin yoğun bakım ünitelerinde çalıştığı, %98.5'inin Suriyeli ya da yabancı hastaya baktığı, hemşirelerin %51.5'i çalıştığı birimi kendi belirlemese de %88'i çalıştığı birimi sevdiğini ve %73'ü mesleğini severek yapmaktadır. Bakıldığında hemşirelerin %66'sı farklı kültürden hasta bakmayı sevmediğini, %14'ünün farklı kültürlerden hastaya baktığı ve hemşirelerin %92'si farklı kültürden hasta bakarken sıkıntı yaşadığını bunların başında dil sorunları ile kültürel farklılıklar geldiği görülmektedir. Hemşirelerin tükenmişlik düzeyi ve kültürlerarası duyarlılık ölçeği alt boyutları arasında negatif yönde istatistiksel olarak negatif bir ilişki mevcuttur. Kültür ile ilgili eğitimler önerilir.
Yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanların mesleki tükenmişlik düzeylerinin işten ayrılma niyetine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Gaziantep'te faaliyet gösteren yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanların mesleki tükenmişlik düzeyinin, işten ayrılma niyetine etkisini belirlemektir. Bu amaçla öncelikle alanyazın taraması yapılmıştır. Sonrasında yiyecek-içecek işletmelerinde çalışan 412 kişiye anket uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların mesleki tükenmişlik düzeyleri ile işten ayrılma niyetleri arasında doğrusal ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre duygusal tükenme boyutunda yüksek düzeyde; duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık boyutlarında zayıf düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Aynı zamanda katılımcıların duygusal tükenmişlik düzeylerinde meydana gelen artışın, işten ayrılma niyetlerini de artırdığı tespit edilmiştir. Bu etkiye, duygusal tükenme boyutunda en yüksek düzeyde, duyarsızlaşma boyutunda en düşük düzeyde rastlanmaktadır. Benzer şekilde, tükenmişlik seviyesi düşük düzeyde olan katılımcıların, işten ayrılma niyetlerinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir.
Hemşirelerde tükenmişlik düzeyinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi: Bir üniversite hastanesi örneği
Bu araştırma üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerde tükenmişlik düzeylerini belirlemek ve tükenmişliğin sosyo-demografik değişkenlerle ilişkisini incelememesi amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmada örneklem seçilmesine gidilmemiş evrenin tamamı örnekleme alınmıştır. İlgili hastanede çalışıp araştırmamıza katılmaya gönüllü olan 192 hemşire ile çalışma tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri Mayıs 2015 tarihinde toplanmıştır. Veri toplamada 31 sorudan oluşan sosyodemografik veri formu ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Mann-Whitney U ve Kruskall Wallis Test ile T-test ve One-way ANOVA testi kullanılmıştır. Hemşirelerin MTÖ 'den aldıkları puan ortalamalarına göre tükenmişlik düzeyi yüksek bulunmuştur. Tükenmişlik alt boyutlarında katılımcıların duygusal tükenme yüksek ve kişisel başarı algısı düşük olarak belirlenmiştir. Duyarsızlaşma alt boyutunda da tükenme orta düzeyde seyretmiştir. Üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerde tükenmişlik düzeyi ile ilişkili bulunan başlıca faktörler cinsiyet, aile yaşantısı, gelir düzeyi algısı, tanısı konulmuş hastalık durumu, psikolojik destek öyküsü, çalışılan klinikteki toplam hizmet süresi, yıllık izin kullanım durumu, mesleki yönden gelişim faaliyetleri, iş yerindeki sorun algısı, mesleki adanmışlık düzeyidir. Tükenmişlik düzeyleri ile ilişkili bulunmayan bazı değişkenler ise yaş, medeni hal, eğitim düzeyi, sürekli kullanılan ilaç varlığı, mesleki esaslar (mesai çalışma şekli, nöbet sayısı, çalışılan klinik vb.), kişisel alışkanlıklardır. Sonuç olarak; tükenmişlik sendromu hemşirelerin kişisel özellikleri ile iş yeri ve mesleki özelliklerinin etkileşimleri sonucunda yaşanabilmektedir. Tüm bu değişkenler tükenme düzeylerini ve tükenme alt boyutlarını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, Profesyonel, Hemşireler, Risk Faktörleri.
Çalışan bireylerde yaşam doyumu, mesleki tükenmişlik ve dini başa çıkma arasındaki ilişkinin incelenmesi
Çalışan bireylerde stres, yıpranma ve mesleki tükenmişlik günümüz modern çağında bireyselleşme ve azalan sosyalleşme ile beraber gittikçe artmakta, bu durum bireylerin yaşam doyumunu etkilemektedir. Yaşanan bu stres ve tükenmişlik ile bireyler çeşitli şekillerde başa çıkmaya çalışmaktadır. Din ve inanç birçok birey için önemli bir olgu olması nedeni ile bireyler başa çıkma yolu olarak dini tutum ve düşüncelerini kullanabilmektedir. Bu araştırmanın amacı; çalışan bireylerin mesleki tükenmişlik düzeyleri, yaşam doyumu düzeyleri ve dinî başa çıkma türleri arasındaki ilişkiyi incelemek, ayrıca demografik değişkenlere (cinsiyet, medenî durum, yaş, eğitim düzeyi, meslek, görev süresi ve aylık gelir düzeyi) göre tükenmişlik düzeylerinin, yaşam doyumu düzeylerinin ve dinî başa çıkma türlerinin farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırma 2019 yılında farklı illerde yaşamakta olan, farklı yaş, meslek (öğretmen, hemşire ve polis), eğitim durumu ve gelir düzeyine sahip bireylerin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırma grubunun belirlenmesinde basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmış, online ve yüz yüze anket yöntemi ile 286 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada, Maslach ve Jackson tarafından hazırlanan ve Türkçe uyarlaması Ergin (1992) tarafından oluşturulan "Mesleki Tükenmişlik Ölçeği", Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından hazırlanan, Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve Ekşi ve Sayın (2016) tarafından geliştirilen "Dini Başa Çıkma Ölçeği" kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda yaşam doyumu ile olumlu dinî başa çıkma arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir ilişki bulunmuştur. Yaşam doyumu düzeyi, mesleki tükenmişlik düzeyi ve dini başa çıkma stilleri demografik değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Ulaşılan sonuçlar bulgular kısmında ayrıntılı olarak verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yaşam doyumu, mesleki tükenmişlik, dini başa çıkma 2019, 110 sayfa Bilim Kodu:…