Consumption habits

68 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Uluslararası yabancı firmaların pazarlama stratejilerinin yerel tüketim kültürüne etkileri

Son zamanlarda yaşanan değişim ve etkileşim çağını başlatan küreselleşme ile ülkesel sınırların ortadan kalktığı ve dünya üzerinde hareketin kolaylaştığı bir dönem başlamıştır. Bu sayede sermaye, insan, teknoloji ve kültürler daha akışkan hale gelmiştir. Kolaylaşan iletişim ve hareketle beraber, toplumların kültürel özelliklerinin birbirini etkilemesi ya da homojenleşmesi gibi pek çok tartışmalar da ortaya çıkmıştır.Küreselleşmeyi etkileyen baş faktörlerden olan uluslararası firmalarla küreselleşme arasında karşılıklı bir döngü vardır. Firmaların küreselleşmeyle birlikte duvarları yıkılan yabancı pazarlara girmeleri sadece onların büyük kar elde etmeleri açısından değil, tüm dünyada yaşanan kültürel etkileşimler açısından da büyük önem taşımaktadır. Küreselleşme, firmaları uluslararasılaştırırken, uluslararasılaşan firmalar küreselleşmeye yardımcı olmaktadır.Yabancı pazarlara açılan pek çok firmanın, girdikleri pazardaki toplumların kültürlerine göre şekil aldıkları görülmektedir. Çünkü tüketici ihtiyaç ve isteklerinin şekillenmesinde kültür önemli bir aktördür. Özellikle bazı firmaların yabancı pazarlara girerken seçtikleri ulusüstü olma stratejileri, onların bir ulusa ait olmak ya da girdikleri yeni ulusun kültürel özelliklerine göre değişime uğramaları yerine, uluslararası olmalarına sebep olmakta ve sundukları ürünlerin de uluslararası olmasına imkan sağlamaktadır.Uluslararası firmaların belki de en büyük güdüleme unsuru kültürün öğrenilebilir olduğu gibi öğretilebilir olması özelliğidir. Buradan yola çıkan, dünya çapında başarılı olan bu firmaların yerel tüketim kültürlerinde yarattıkları birtakım değişiklikler var mıdır ya da literatürde tartışılan homojenleşme, hibritleşme, değişim, benzeşme gibi çeşitli tanımlarla açıklanmaya çalışılan küreselleşme kavramının uluslararası firmaların lugatındaki tanımı hangisidir soruları bu araştırmaya başlanmasında önemli rol oynamıştır. Ayrıca literatürde genel olarak küreselleşme ile birlikte yerel kültürlerin yabancı firmalara etkileri araştırılmasına karşın, boşluk olarak görülen ters yönlü bir etkinin nasıl ve ne ölçüde olacağına ışık tutulması amaçlanmıştır.

KüreselleşmePazarlamaPazarlama stratejileri+5
Hanife Gülin Koçak
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ev dışı gıda tüketimini etkileyen faktörler

Günümüzde beslenme alışkanlıklarındaki değişimler, işgücüne katılımın artması, gelir ve satın alma gücündeki artışlar, kentli nüfusun büyümesi, hanehalkı boş zaman kısıtının azalması, kültürel ve sosyal yapıdaki değişmeler ev-dışı gıda tüketim harcamalarının toplam tüketim harcamaları içerisindeki payının artmasına neden olmaktadır. Ev-dışı gıda tüketim harcamaları özellikle gıda tüketim analizlerinde ve yoksulluk çalışmalarında sıklıkla göz ardı edilmektedir. Ayrıca literatürde ev dışı gıda harcamalarının mutlak veya oransal büyüklükler üzerinden araştırıldığı, alışkanlık veya davranış biçimi olarak analiz edilmesinin göz ardı edildiği gözlemlenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, hanehalklarının ev dışı yemek tüketim alışkanlıklarını etkileyen faktörleri araştırmaktır. Çalışmada gıda dışı tüketimi belirleyen sosyoekonomik faktörler 2018 yılı Türkiye İstatistik Kurumu Hanehalkı Bütçe Anketi verileri yardımıyla lojistik regresyon yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Model tahmin sonuçlarından elde edilen önemli bulgulara göre; evli olanlar ile kadın bireylerde ev-dışı gıda tüketim harcaması yapma olasılığı yüksek, çalışan bireylerde az iken; yaş arttıkça ve eğitim seviyesi düştükçe bireylerin ev-dışı gıda tüketimi yapma olasılığı azalmaktadır. Demografik değişkenlerin yanı sıra hane büyüklüğünün artışı ve ev sahipliği durumlarına göre de ev-dışı gıda tüketimi yapma olasılığı azalmaktadır. Ek olarak, alışveriş hizmetlerine ulaşabilme durumu, kredi kartı sahipliği, internet alışveriş sıklığı ve pazar alışkanlığı gibi değişkenlerin de ev-dışı gıda tüketim yapma olasılığı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilmiş bulgular istenilen anlam düzeyinde olup etki yönlerine göre beklentileri karşılar niteliktedir.

Dışarıda yemek yeme amaçlarıGıda tüketimiHanehalkı+3
Umutcan Özer
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of online advertisement on new generation consumer's buying behavior in the case of afghanistan

Advertising is the most commonly used way of informing the customers about brands and products of a company. Television, newspapers, and radio are the most traditional ways for creating image of brands that also help in generating sales revenue. In current times, with technological advancements, new advertising mediums have emerged such as the Internet, social media and digital marketing. There are various factors linked with the online advertisement such as interactivity of online advertisement, trust level built by online advertisement, irritation caused by online advertisement, entertainment of online advertisement, informativeness of online advertisement and accessibility of online advertisement. All these factors formed the basis of this research where the impact of these factors was evaluated on the purchase intentions (buying behavior) of young generation of Afghanistan. In order to do so, data was collected from the respondents of age group 15 – 30 yrs from Afghanistan and to test the relationship amongst independent and dependent variables, confirmatory factor analysis (CFA) and structural equation modeling (SEM) techniques were used in SPSS version 20 and SPSS AMOS version 23. The study used quantitative research method and data was collected on questionnaire which was formulated as a result of comprehensive literature review on the subject matter. The results of the study revealed that there was no significant relationship between interactivity, trust level, irritation, entertainment (independent variables) and young generation's buying behavior whereas positive relationship is amongst informativeness and accessibility of online advertisement with young generation consumer's buying behavior.

AfghanistanAdvertisingAdvertisements+7
Mohammad Hamed Murad
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni teknolojide algılanan fayda, algılanan keyif satın alma niyeti ve alışkanlıklar: GSM sektöründe bir uygulama

Sürekli gelişim içinde olan insan isteklerinin karşılanması amacı ile ticari şirketlerden ülkelerin yönetim sistemlerine kadar her alanda yenilikler yapılması zorunlu olmuştur. Yabancı dildeki karşılığı ile "inovation" bu yenilik anlayışının adıdır. Hemen her alanda yapılan yenilikleri kastetmesine rağmen inovasyon kelimesi ülkemizde genel olarak firmalar tarafından yenileştirilmiş bir ürünü anlatmak için kullanılmaktadır. Fakat inovasyon asıl olarak yeni bir ürün, hizmet sunumu, ya da üretim biçimini de kapsamaktadır. Firmalar inovasyonu piyasadaki rekabet şanslarını artırmak, şirketlerini büyütmek ve karlılıklarını artırmak için kullanırken düşünce alanındaki inovasyon toplumların ilerleme şansını artırmak için düşünce kuruluşları ve okullar tarafından kullanılır hale gelmiştir. İnovasyon ayrıca bu çalışmanın konusu olan teknolojik alanda yaşanan gelişmelere ve yeni teknolojik ürünlere de işaret etmektedir. Yeni teknolojilerin ve teknolojik ürünlerin meydana getirilmesindeki amaç ticari olarak karlılık getirecek satış grafiğinin yakalanmasıdır. Bu durumda çalışmada algılanan fayda, algılanan keyif, alışkanlıklar ve satın alma niyeti gibi argümanların iyi tahlil edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı da yeni teknolojilerin öncelikle 4.5 G teknolojisinin algılanan fayda ve algılanan keyif açısından satın alma niyetine ve alışkanlıklara etkisini açıklamaktır. Anahtar kelimeler: Yeni Teknoloji, Algılanan Fayda, Algılanan Keyif, Alışkanlıklar, Satın Alma Niyeti

Algılanan keyifAlışkanlıklarFaydalılık algısı+5
Serkan Karabulut
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ili su ürünleri tüketim alışkanlıkları üzerine bir anket çalışması

Bu çalışmada Ege Bölgesinin gelişmekte olan Uşak İlinin merkezinde yaşayan 1000 birey ile görüşülerek anket çalışması yapılmış ve su ürünleri tüketim alışkanlıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Ankete katılanların %55,5'i kadın, %44,5'i erkeklerden oluşmaktadır. Ankete katılanların %59,3'ü lise mezunudur. Katılımcıların %27,6'sı öğrenci,%21,1'i işçi, %28,0'i ev hanımı, %19,3'u memur,%1,5'i emekli ve %2,5'i de diğer meslek mensuplarıdır. Ankete katılanlar arasında 1501-3000 TL geliri olanlar, %36,7 oran ile en fazla birey sayısına sahiptir. Katılımcıların %23,5'i kırmızı eti, %18,9'u tavuk eti, %15,5'i balık eti tüketirken, %36'sı bütün et çeşitlerini ve %6'sının da et tüketmedikleri belirlenmiştir. Ankete katılanların balık tüketim sıklıkları haftada bir %38,1 oranla birinci sıradadır. En fazla tercih ettikleri deniz balıkları ve deniz balıklarından da hamsidir. Katılımcılar en fazla balığı ise pazar yerlerinden temin etmektedirler. Balık, büyük çoğunlukla (%79,1) kış aylarında ve %83,63'ü evde, %8,99'u lokantada ve %7,38'i piknikte tüketmektedirler. Balığın kızartılarak pişirilmesi %76,9 ile daha çok tercih edilmektedir.

AnketlerBalık tüketimiBalıklar+6
Mustafa Şahan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şanlıurfa ilinde tüketicilerin zeytinyağı tüketim alışkanlıklarının belirlenmesi

Bu tez çalışması, Şanlıurfa ilinde yaşayan hane halkı bireylerinin zeytinyağı tüketim alışkanlıklarını ve bu alışkanlıkları etkileyen temel faktörleri belirlemeyi amaçlamıştır. Araştırma, tüketicilerin zeytinyağına ilişkin tercih ettikleri türler, satın alma sıklıkları, fiyat ve marka hassasiyetleri, sağlıkla ilgili algıları, duyusal değerlendirmeleri, kültürel eğilimleri, alışkanlık düzeyleri, algılanan kalite ve değer, ürüne ilişkin algılanan engeller ile bilgi kaynaklarını kapsamaktadır. Ayrıca demografik değişkenlerle zeytinyağı tüketim alışkanlıkları arasındaki ilişkiler incelenerek farklı tüketici grupları arasında anlamlı farklılıkların ortaya konulması hedeflenmiştir. Araştırmanın temel veri kaynağı, Şanlıurfa ilinde 18 yaş ve üzeri 536 bireyden anket yoluyla toplanan birincil verilerdir. Verilerin analizinde parametrik analiz yöntemleri kullanılmış; ölçeklerin yapı geçerliliği açımlayıcı faktör analizi ile güvenilirliği ise Cronbach Alfa katsayısı ile değerlendirilmiştir. Zeytinyağı tüketim yoğunluğunu etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla hiyerarşik regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın temel bulgularına göre, Şanlıurfa ilinde zeytinyağı tüketim yoğunluğunu etkileyen faktörler arasında yaş, eğitim, kültür, alışkanlık ve algılanan değer değişkenlerinin pozitif yönlü anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Özellikle, bireylerin zeytinyağını uzun süredir kullanmaları ve evde genel olarak zeytinyağı tüketilmesi gibi yerleşik alışkanlıkların, tüketim miktarını belirlemede en kritik rolü oynadığı görülmüştür. Kültürel bağlamın da zeytinyağı tüketimini artırıcı bir etkiye sahip olduğu, zeytinyağının aile geleneği veya kültürel bir unsur olarak algılanmasının tüketimi desteklediği belirlenmiştir. Ayrıca, tüketicilerin zeytinyağına ödedikleri paranın karşılığını aldıklarını düşünmeleri, yani algılanan değerin yüksek olması, tüketim yoğunluğunu artıran bir diğer önemli faktördür. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, zeytinyağının sağlık yararları algısı, duyusal çekicilik ve algılanan kalitenin zeytinyağı tüketim yoğunluğu üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki göstermemesidir. Bu durum, zeytinyağı tüketenler arasında bu faktörlere yönelik zaten yüksek ve homojen bir olumlu algının bulunmasından kaynaklanmaktadır. Zeytinyağı tüketmeyen veya yeterince tüketmediğini düşünenler için fiyatın önemli bir engel olduğu, ayrıca zeytinyağını yemeklerde ağır bulma veya diğer yağlardan farkı olmadığını düşünme gibi algılanan engellerin de tüketimi kısıtladığı ortaya konulmuştur. Ürün nitelikleri açısından yapılan değerlendirmelerde, içsel niteliklerden kokunun tüketiciler için en önemli özellik olduğu, dışsal niteliklerde ise üretici ve satıcının güvenilirliğinin en belirleyici faktör olduğu saptanmıştır.

Regresyon analiziTüketim alışkanlıklarıTüketim davranışları+1
Cansu Tekin
Harran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Eko-gastronomi bağlamında yerel halkın yenilebilir yabani otlara yönelik tüketim alışkanlıkları: Şırnak ili araştırması

Özellikle pandeminin etkisi ile son yıllarda tüketicilerin doğal ve yerel ürünlere yönelik talepleri artmaktadır. Bu durumda özellikle daha önce yerelde üretilen ve tüketilen ürünlerin gün yüzüne çıkarılması önem arz etmektedir. Bu açıdan bakıldığında henüz pek bilinmeyen ve yerel ürün ve gastronomi açısından dikkate alınmamış olan yerlerin potansiyelinin ortaya çıkarılması elzemdir. Bu minvalde bu çalışmanın amacı; Şırnak ilinde yetişen yenilebilir yabani otlara yönelik yerel halkın tüketim alışkanlıklarının belirlenmesi ve eko-gastronomi bağlamında değerlendirilmesidir. Bu amaç çerçevesinde karma yöntemin keşfedici deseni kullanılarak araştırma yapılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde durum deseni kullanılmış olup, veri toplama aracı olarak yüz yüze görüşme yönteminden yararlanılmıştır. Nitel verileri toplamak için kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak çalışma grubu oluşturulmuştur (n:42). Nitel araştırmadan sonra nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda çevrimiçi anket formundan yararlanılmış ve kolayda örnekleme yöntemi ile katılımcılar belirlenmiştir (n:276). Verilerin içerik analizi için MAXQDA 2022 ve tanımlayıcı istatistiki analizler için SPSS programlarından yararlanılmıştır. Araştırmada otların yerelde hangi isimler ile anıldığı, saklama koşulları, hangi hastalıklara iyi geldiği, ne kadar sıklıkla kullanıldığı ve tüketim alışkanlığını kazanma şekli, nasıl tüketildikleri gibi soruların cevapları aranmıştır. Araştırma bulgularına (nitel ve nicel) göre yerel halkın mutfakta yararlandığı 75 adet farklı ot tespit edilmiş ve 46 tanesi bilimsel olarak sınıflandırılmış ve bunlardan 42 tanesinin kullanım amaçları ortaya konmuştur. Ot tüketimine yönelten nedenler daha çok lezzetli, sağlıklı ve doğal olmasıdır. Bu otların gıda haricinde hastalıkları tedavi edici, süs amaçlı, kozmetik, kimyevi amaçlarla da kullanıldığı tespit edilmiştir. En çok kahvaltıda, salata- turşuluk ve baharat için kullanıldığı belirlenmiştir. Bu bulgular neticesinde Şırnak'ta yenilebilir otların tüketim alışkanlığı ile ilgili veriler ortaya konmuştur. Ayrıca bu veriler sonuç bölümünde eko-gastronomi bağlamında değerlendirilerek çeşitli öneriler sunulmuştur.

GastronomiOtlarTüketim alışkanlıkları+4
Fikret Ertaş
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yetişkinlerde gıda tüketim alışkanlıklarının demografik özelliklere göre karşılaştırılması

Gıda tüketim alışkanlıkları, insan davranışının en karmaşık yönlerinden biridir. Birden çok güdü ile belirlenmekte, birden çok uyaran tarafından yönlendirilmekte ve kontrol edilmektedir. Kişideki bazı özellikler demografik yapısını belirler. İnsanları ve toplulukları birbirinden ayıran, aynı zamanda da birbirine bağlayan bu özelliklerin bazıları cinsiyet, yaş, ırk, din, sosyal sınıf, coğrafya ve aile yapısı olarak tanımlanmaktadır. Yetişkinlerde gıda tüketim alışkanlıklarının demografik özelliklere göre karşılaştırılması konulu çalışmada yetişkinlerin gıda tüketim alışkınlıklarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak, elde edilen sonuçlardan hareketle özellikle gıda tüketim alışkanlığı konusunda eksik ve hataları olan yetişkinlere önerilerde bulunmaktır. Sağlıklı yetişkinler sağlıklı yaşlılık döneminin yaşanması ve bu sayede sağlıklı toplumlar yaratılması anlamına gelmektedir. Özellikle günümüzde beslenme kaynaklı yaşanan problemlerin kaynağını yetişkinlerin oluşturduğu düşünülmektedir. Nitekim çocukların doğru beslenme alışkanlığı kazanmasında yetişkin ebeveynler önemli rol oynarken yaşlılık döneminin sağlıklı olarak geçirilmesinde de yetişkinlik döneminde edinilen beslenme alışkanlıkları olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla yaş, cinsiyet, gelir, öğrenim durumu, yaşanılan yer gibi değişkenlerin yetişkinlerin gıda tüketimi üzerine olan olumlu ve/veya olumsuz etkilerinin aslında tüm toplumun sağlıklı beslenme davranışlarını etkileyen önemli bir problem olduğu düşünülmektedir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Anket formunun hazırlanmasında Özmetin (2006) ve Çetin (2007) tarafından yapılmış olan çalışmalarda yer alan ölçeklerden yararlanılmıştır. Bu ölçekler sayesinde yetişkinlerin beslenme alışkanlık ve davranışları ölçülmüştür. Çalışma evreninin Türkiye'de yaşayan 20-59 yaş arası yetişkinler oluşturmaktadır. Çalışmada örneklem belirleme yoluna gidilmiş ve çalışma kapsamına 405 kişi kolayda örnekleme yöntemiyle alınmıştır. Çalışma, beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde beslenme alışkanlıkları, gıda tüketimi ve gıda tüketim alışkanlığını etkileyen faktörler ele alınmıştır. İkinci bölümde yetişkinlerde gıda tüketimi, beslenme davranışları, yetişkinlerde öğün tüketimi ile ilgili kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde araştırmanın problemi, araştırmanın amacı ve kapsamı, araştırmanın önemi, araştırmanın evren ve örneklemi, veri toplama yöntemi, pilot çalışma, literatür taraması, hipotezler, varsayımlar ve çalışmanın sınırlılıklarına, dördüncü bölümde toplanan veriler sonucu elde edilen bulgulara değinilmiştir. Son bölümde ise araştırma sonuçlarına yer verilmiştir.

Demografik özelliklerGıda tüketimiGıdalar+3
Kübra Sezgin
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinde sosyalleşme aracı olarak 3. dalga kahveciler ve tasarım kültürü

Küreselleşme süreciyle birlikte ortaya çıkan tüketim toplumu ve kültür endüstrisinin etkisi, bireylerin giderek kendine ve topluma yabancılaşmasına yol açmıştır. Gündelik yaşama yansımaları görülen bu etkilerin giderilmesi, ontolojik güvenlik yıkımının üstesinden gelebilme ve sosyalleşme ihtiyacını sağlayabilmek için yeni toplumsal alanlar ve akımlar ortaya çıkmakta ve bu alanlara yönelim artmaktadır. Bu çalışmada, dünyanın ikinci büyük ticaret hacmine sahip olan kahvenin ekonomik anlamlarının yanı sıra sosyal anlamlarına odaklanılmış ve bu bağlamda yeni bir girişimcilik modeli olarak üçüncü dalga kahve akımı kapsamında açılan butik kahve dükkanları konu edilmiştir. Bu kapsamda çalışmada lternatif bir bakış açısı ve yaşam tarzı benimsemiş üçüncü dalga kahvecilik alanındaki girişimcilerle görüşülmüştür. Çalışmanın temel amacı, bireyleri butik kahveci olmaya götüren süreci, hangi alanlarda eğitimi ya da iş deneyimi olan bireylerin bu alana yöneldiklerini, bunun nedenlerini ve bu süreçte yaşadıkları deneyimleri katılımcıların anlam dünyası üzerinden ortaya koymaktır. Ankara'nın Çankaya bölgesinde yer alan butik kahve dükkanları araştırmanın evrenini oluşturmuş, bu kapsamda 11 girişimci ile görüşme tekniği ile veri toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda ise sayıları hızla artan butik kahve dükkanlarının, şehrin hayata alternatif bir yerden bakan özellikle genç kesiminin sosyalleşme alanları olduğu ve sadece nitelikli kahve sunmanın ötesine geçerek sembolik anlamlar taşıdığı görülmüştür. Kişileri girişimci olmaya yönlendiren nedenler ise üçüncü dalga kahve akımına yönelik ilginin artması, özgürlük ihtiyacı, yaşama biçimine uygunluk, sanatla alakalı bir şeyler yapma fikri ve ticari fizibilite sonucu karar almış olmalarıdır.

KahveKahveKahvehaneler+7
Özlem Özdamla Akkaya
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Self servis kahve işletmelerinden algılanan müşteri deneyimi değeri ve tekrar ziyaret niyeti: Mersin örneği

Araştırmanın temel amacı, Mersin ilinde bulunan self servis kahve dükkânlarından alışveriş gerçekleştiren tüketicilerin kahve tüketim alışkanlıklarını tespit etmektir. Bu kapsamda hazırlanan anket formu, Mersin ilinde bulunan self servis kahve işletmelerinden alışveriş gerçekleştiren 425 kişiden 15 Nisan 2023 – 6 Mayıs 2023 tarihleri arasında kolayda örnekleme yöntemiyle yüz yüze toplanmıştır. Ulaşılan 425 ankete uygulanan kayıp veri ve sapan analizleri sonucunda 20 anket veri setinden çıkartılarak analizler 405 anket üzerinden gerçekleştirilmiştir. Güvenilirlik analizlerinin yanı sıra açıklayıcı faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizi gibi analiz tekniklerinden yararlanılmıştır. Müşteri deneyiminin alt boyutları olan ürün kalitesi, servis kalitesi ve deneyim kalitesi faktörleri boyutlarına ve değer ile tekrar ziyaret niyeti boyutlarına analizler tek tek gerçekleştirilmiştir. Regresyon analizleri ile hipotezler test edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, müşteri deneyimi faktörleri olan ürün kalitesi, servis kalitesi ve deneyim kalitesi boyutlarının tekrar ziyaret niyeti üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu ortaya koyulmuştur. Ancak değer boyutu devreye girdiğinde müşteri deneyimi faktörleri olan servis kalitesi ve deneyim kalitesinin tekrar ziyaret niyetine etkisi anlamsız hale gelerek, bu etki değerin tam aracılığı üzerinden gerçekleşmiştir. Ürün kalitesinin tekrar ziyarete etkisi ise anlamsızlaşmadığından değer bu noktada kısmi aracılık rolü üstlenmiştir. Sonuç olarak Mersin ilinde bulunan self servis kahve işletmelerinden alışveriş gerçekleştiren tüketiciler kendilerini değerli hissettiklerinde servis kalitesi ve deneyim kalitesini ikinci plana itip tekrar ziyaret niyetinde bulunmaktadır. Buna karşın kendilerini değerli hissetseler dahi ürün kalitesini önemseyerek ön planda tuttukları söylenebilir. Bu bulgular ışığında, self servis kahve işletmeleri müşterilerin kendilerini değerli hissettirmeleri yönünde yeni araştırmalar ve geliştirmeleri yapmaları önerilmektedir.

Deneysel ekonomiKahveKahvehaneler+5
Fatih Bayhan
Mersin University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Alışveriş merkezlerinde doğal peyzaj ögelerinin değerlendirilmesi

Tarihin her döneminde alışveriş kavramı, tüketim olgusunun yanında farklı sosyal etkinlikleri içinde barındırarak kent merkezlerinde var olmuş, insanlar için toplumsallaşma aracı olarak, bir araya geldiği mekânları oluşturmuştur. Kamusal alanlarda gerçekleşen alışveriş eylemi, zamanla mekânsal değişime uğramıştır. Kentlerde yaşanan nüfus artışıyla birlikte mekânların dönüşümü ve sanayi toplumundan bilgi çağına geçen toplumun gereksinimleri doğrultusunda yeniden düzenlendiği bir süreç başlamıştır. Bu süreçte, yaşanan değişimler sonucu ticari ve sosyal faaliyetlerin gerçekleştiği yeni mekânlar olan alışveriş merkezleri, önem kazanmış ve tüketim davranışlarına farklı bir anlayış getirmiştir. Özellikle Sanayi Devrimi'nden sonra alışveriş alışkanlıklarında köklü dönüşüme uğramıştır. Bu değişimler sonucu ticari ve sosyal faaliyetlerin gerçekleştiği yeni mekânlar olan alışveriş merkezleri, önem kazanmış ve tüketim davranışlarına farklı bir anlayış getirmiştir. Günümüzde alışveriş merkezleri hızlı bir gelişme göstermekte ve sundukları imkânlar da gün geçtikçe artarak devam etmektedir. İnsanların çevreyle etkileşiminde alışveriş merkezlerinde kullanılan doğal peyzaj ögeleri önemli bir yer tutmaktadır. Doğanın bir parçası olan insanların çevre ile etkileşiminin sürdürülmesi açısından, alışveriş merkezlerinde doğal peyzaj ögelerinin etkin kullanımı önem taşımaktadır. Alışveriş merkezlerinde kullanılan doğal peyzaj ögeleri kendi içinde farklı nitelikte estetik değeri yüksek mekânlar oluşturmasının yanı sıra alışveriş merkezlerinde ayırt edici unsurlar olarak da ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı; değişen tüketim alışkanlıklarının oluşturduğu; yeni kamusal mekânlar olan alışveriş merkezlerinde kullanılan doğal peyzaj ögelerinin etkilerinin yansımalarını incelemektir. Bu bağlamda merkezi iş alanı içinde yer alan dört farklı alışveriş merkezi seçilerek, burada doğal peyzaj ögelerinin etki değerlendirilmesi yapılmıştır. İstanbul'un merkezi iş alanı içinde yer alan bu dört alışveriş merkezi açık ve kapalı özelliklerine göre seçilerek iki grup şeklinde ayrılmış, burada kullanılan doğal peyzaj ögelerinin etkin kullanımı anket yöntemi ile araştırılmıştır. Bu değerlendirme sonucunda; açık alışveriş merkezlerinde, doğal peyzaj ögelerinin etkinliğinin kapalı alışveriş merkezlerine göre fazla olduğu görülmüştür. Doğal peyzaj ögelerinden su ögesinin etkilerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Alışveriş merkezi kullanıcıları da kendi içinde çalışanlar ve ziyaretçi olarak ayrılmış ve etki değerlendirmesindeki farklılıkları ortaya konmuş, buna göre çalışanların doğal peyzaj ögeleri ile etkileşiminin daha fazla olduğu görülmüştür.

Doğal peyzajKamusal alanKamusal mekanlar+4
Ece Şahin
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Dijital pazarlamanın etkisiyle COVID-19 pandemisi döneminde alışveriş alışlarındaki değişiklikler: İstanbul Şişli mangal sektörü örneği

In light of the spread of the COVID-19 pandemic and the growing significance of e-commerce, the study of online consumer behavior is important. The aim of this study was to establish a methodological framework to evaluate how different factors influence the shopping behavior of online consumers, specifically in the Grocery Sector of Sisli, Istanbul, during the COVID-19 pandemic. The research methodology involved modifying a questionnaire and conducting correlation analysis to determine the degree of correlation between different factors. In this study, the questionnaire method was used to find out how online shoppers tend to act when making a purchase decision. An online survey is given to 403 grocery store customers in Istanbul's Sisli district to find out how they are changing their buying habits for different grocery and hygiene products during the Covid-19 pandemic. Utilizing Google Forms containing a set of closed-ended questions, with a 5-point Likert scale, was distributed to the participants. The literature review and analysis of the available data provided support for each of the hypotheses tested during the research process. Previously, numerous similar research studies, by a variety of researchers, demonstrated that shifting consumer needs had a significant impact on their way of life, prompting companies to adjust their production patterns accordingly.

COVID 19Electronic marketingElectronic commerce+5
Anas Abu Taha
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılık düzeyinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerine etkisinin tespiti

Gelişen teknoloji ile birlikte iletişim alanında birçok değişim yaşanmaktadır. İnternet dünyasında meydana gelen son gelişmeler iletişimin yönünü de değiştirmiştir. Web 2.0 teknolojilerinin gelişmesi ile bireyler bizzat içerik üreten ve içerik yayan etkin bir hedef kitle oluşturmuştur. Sosyal medya dünya üzerindeki sınırları ortadan kaldırmıştır. İnsanlar tüm yaşananlardan haberdar olurken aynı zamanda ürünlere ilişkinde bir takım bilgilere ulaşabilmektedir. Sosyal medyayı, bilgi elde etmek, eğlenmek, insanlarla tanışmak ve yaşam yükünden kurtulmak gibi gereksinimlerle kullanmaktadır. Böylece sosyal medya insanları durağan bir yapıda olmaktan çıkarıp yaratıcı bireylere dönüştürmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde; araştırma konusu, önemi, amacı, kapsamı, araştırmanın modeli, değişkenleri ve veri toplama yöntemleri yer almaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde; Web 2.0 teknolojisi sayesinde hayat bulan sosyal medya platformlarına yönelik kavramsal ve yapısal bilgiler, sosyal medya bağımlılığı, gösterişçi tüketim ve narsisizm kavramları yer almaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümde araştırma örneklemine ilişkin demografik bulgular, araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirliğinin değerlendirilmesi, faktör analizinin değerlendirilmesi ve regresyon- process analizinin değerlendirilmesi yer almaktadır. Çalışmanın uygulama kısmında, sosyal medya bağımlılığını ölçmek için Andreaessen ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirilen Bergen Facebook Bağımlılığı Ölçeği ve Taylor ve Strutton (2016), tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Narsisizm boyutunun ölçülmesi için ise, Ames vd. (2006), çalışmalarında yer alan Narsistik Kişilik Envanteri ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanın son bölümünde elde edilen sonuçlar ve bu sonuçların tartışması yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Gaziantep Üniversitesinde halen eğitim gören öğrencilerin narsisizm düzeyinin, sosyal medya bağımlılık düzeyine ve gösterişçi tüketim eğilimi üzerinde etkisinin tespit edilmesidir. Yüz yüze görüşme tekniği ile Gaziantep Üniversitesi öğrencilerinden 708 kişi üzerinde çalışmanın verileri toplanmıştır. Araştırma sonucunda narsistik kişilik boyutlarının ve sosyal medya bağımlılık faktörlerinin gösterişçi tüketim eğilimleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0, Sosyal Medya, Sosyal Medya Bağımlılığı, Narsisiszm, Gösterişçi Tüketim

BağımlılıkGösterişçi tüketimSosyal medya+3
Sema Atalar
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ergen bireylerde tüketim alışkanlığı ile kanaatkârlık ve maneviyat arasındaki ilişki üzerine bir araştırma

Topluma ait olan ve bireylerin kazanması istenilen değerler, bireylere doğru kararlara varmalarında yardımcı olan temel ahlaki ilkeleri içermektedir. Bu değerlerden kanaatkârlık gibi bazılarının yitirilmesiyle bencillik davranışı ortaya çıkmaktadır. Bencillik sonucunda da sürekli zevk arayan ve tüketen narsist bir insan modeli oluşmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın konusunu, kanaatkârlık ve maneviyatın tüketim alışkanlığı ile ilişkisinin incelenmesi oluşturmaktadır. Çalışmanın temel amacı ise, ergenlerden yola çıkarak bireylerde oluşan tüketim alışkanlığının ahlaki değer yargılarından kanaatkârlık ve maneviyat ile olan etkileşiminin yönünü ve ilişkisini ortaya koymaktır. Elde edilen bu veriler, bireylerin tüketim esnasındaki tutumlarını ve iradelerini ele alıp din psikolojisi bağlamında değerlendirerek hem bu alana hem de bireylerdeki bu konuya olan bakışına katkı sağlamak açısından önemlidir.Araştırma teorik bölümünde dokümantasyon yönteminden, uygulama bölümünde ise tarama metodu olan nicel araştırma deseni bağlamında anket tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Ankara ilindeki ortaöğretim kurumlarının 4 ayrı okulunda öğrenim gören 443 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Maneviyat Ve Kanaatkârlık Ölçeği ve Hedonik Tüketim Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS(IBM SPSS for Windows, ver.26) istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre ergen bireylerin tüketim alışkanlıklarının kanaatkâr olma ve maneviyat düzeyleriyle anlamlı negatif yönlü ilişkili olduğu, kanaatkâr ve maneviyat değerine az sahip olan bireylerin hedonik tüketim alışkanlığının fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sosyo-demografik değişkenlerle ilgili bulgulara bakıldığında, hedonik tüketim alışkanlığı ölçek puanı ile cinsiyet, ekonomik düzey ve okul türü arasında; maneviyat eğilimi ile cinsiyet ve okul türü arasında; kanaatkârlık düzeyi ile okul türü arasında anlamlı bir ilişki bulunurken diğer demografik değişkenler arasında anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir.

ErgenlikKanaatManeviyat+1
Havva Öztürk
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kapitalizm, medya emperyalizmi ve tüketim kültürü bağlamında "99 Francs" filminin analizi

Kapitalizm, üreticilerin mallarını satmak amacıyla örgütlenmesidir. Kapitalist sistem ürünlerini satmak için toplumları etkilemekte ve yarattığı etki ile insanları tüketime yönlendirmektedir. Tüketim, insan hayatının başlangıcından beri her dönemde bulunmaktadır. Ancak önceleri yeme, içme gibi temel ihtiyaçları karşılayan tüketim günümüzde kapitalist sistemin oluşturduğu ihtiyaçlara yönelmektedir. Bu dönemde insanlar ihtiyaç duymadıkları ürünleri modaya uymak, trendi yakalamak, demode olamamak için almakta bu durum ise kapitalist sistemin işine yaramaktadır. Küreselleşme ve medyanın etkisi ile bu akımlar dünyada yayılarak popüler hale gelmekte ve medyanın yarattığı emperyalizm ile kitle kültürü kavramı ortaya çıkmaktadır. Tüm bu bilgiler çerçevesinde çalışmanın amacı "99 Francs" filmini kapitalizm, medya emperyalizmi ve tüketim kültürü çerçevesinde incelemek ve filmin göstergebilimsel ve söylem analizini yapmaktır. Çalışmada söz konusu kavramların nasıl işlendiği, film içerisinde bu kavramlara yönelik eleştirilerin neler olduğu ortaya konmaya çalışılmaktadır. Filmde dünyanın en büyük reklam ajanslarından birinde metin yazarlığı yapan Octave'in hikâyesi anlatılmaktadır. Kendisine çok güvenen ve yaşamının hep mutlu ve huzurlu gideceğine inanan Octave'in yaşadığı iki olay hayatında büyük bir kırılma yaşamasına neden olmaktadır. Bunlardan ilki Madone şirketindeki toplantıda fikrinin beğenilmemesi diğeri ise sevdiği kızın kendisini terk etmesidir. Zaten uyuşturucu madde bağımlısı olan Octave bu süreçten sonra aklını oynatmakta ve Madone şirketine yaptıkları reklâm kampanyasını sabote ederek kendi yaratmış olduğu sisteme isyan etmektedir. Filmi çözümleme aşamasında söylem analizi ve göstergebilimsel analiz yöntemleri kullanılmaktadır. Bu filmin seçilmiş olmasının nedeni ise kapitalizm, medya emperyalizmi ve tüketim kültürü bağlamında söylem analizine ve göstergebilimsel analize elverişli bir film olmasıdır. Söylem analizi sonucunda filmde kapitalizm, medya emperyalizmi ve tüketim kültürü konularına sık sık değinildiği görülmektedir. Bu kavramlar açıkça başrolün anlatımı ve sahnelerin uyumuyla göze çarpmaktadır. Filmin göstergebilimsel analizinde ise daha çok kapitalizm ve tüketim kültürü ön plana çıkmakta, medya emperyalizmi konusunun görsellerde pek yer almadığı görülmektedir. Bunun nedeni ise filmde medya emperyalizminin kahramanın iç sesiyle anlatılması ama göstergelerde yer almamasıdır.

Dijital kapitalizmEmperyalizmFransız sineması+7
Figen Güneş
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Loyal or habitual? exploring differences of loyalty and habits for FMCG brands in Turkey

This dissertation is an exploration of the brand loyalty and habitual behavior of consumers in Turkey when it comes to fast-moving consumer goods (FMCG) brands in the personal care industry. The literature on habitual behavior and brand loyalty, with a specific focus on attitudinal loyalty, has separate studies on these topics that significantly affect consumer behavior, however, few studies examine their associations. Therefore, this paper aims to address this gap by concentrating on both concepts as a whole. Moreover, due to its economic standpoint and changing consumer attitudes, Turkey provides an intriguing environment to conduct this research. The study examines Turkish consumers' habits and loyalties by utilizing a qualitative research method through a research design of in-depth interviews. The findings were categorized around ten themes which were subjected to thematic analysis and analyzed individually. The analysis revealed that there are five main habitual behaviors that consumers in Turkey utilize, consciously or subconsciously, when shopping for or consuming personal care brands, such as familiarity, price sensitivity, ease of accessibility, prior research, and advertising and marketing efforts. The study suggests that while personal care consumers in Turkey still regard brands highly, their decisions are largely influenced by habits which aid in consumers making decisions more quickly and ensuring satisfaction.

HabitsFast foodBrand+4
Ebru Efendioğlu
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin yöresel ürünlere yönelik tutumları: Öncül ve ardıllar bağlamında temel kavramsallaştırma

Küreselleşmenin tüketim alışkanlıklarına etkisi rekabetin şiddetinde artışa yol açmış, tüketiciler çok çeşitli alternatifler arasında onları en mutlu edecek ve en fazla faydayı sağlayacak seçenekleri aramaya yönelmişlerdir. Bu arayış kuşkusuz ürünlerin sembolik değeri ve yerel-küresel ayrımı bağlamında farklı şekillerde sonuçlanabilmektedir. Günümüzde tüketicilerin yerel-küresel ekseninde farklı noktada bulunan ürünlere yönelik eğilimleri önemli bir pazar bölümlendirme aracı olarak önerilmiş, bu karakteristiğin tüketim deneyimlerini şekillendiren ve tetikleyen bir araç olduğu belirtilmiştir. Bu noktada yöresel ürünler bölgelerin geleneksel kültürlerini yansıtmalarında birer araç rolü oynamakta ve tüketici tercihlerini etkilemektedir. Bu kapsamda çalışmanın temel amacı yöresel ürünlere yönelik tüketici tutumlarının, öncül ve ardıllar bağlamında incelenmesidir. Kısmi en küçük kareler yöntemi ve Smart PLS programı yardımıyla gerçekleştirilen analiz sürecinde tüketici kozmopolitanizmi biçimlendirici, diğer yapılar ise yansıtıcı yapılar olarak araştırma modeline dâhil edilmiştir. Analiz sonuçları, yerel ve küresel kimlik algıları tarafından etkilenen tüketici etnosentrizmi ve tüketici kozmopolitanizmi yapılarının, literatürde birbirlerinin zıttı yapılar olarak önerilmelerine karşın ürün özelliği ve deneyim boyutları bağlamında yöresel ürünlere yönelik tutumun üzerinde birer öncül olarak etkisini ortaya koymaktadır. Yöresel ürünlere yönelik olumlu tutum ise söz konusu ürünlere yönelik satın alma eğilimlerini olumlu yönde etkilemektedir. Çalışma yöresel ürünlere yönelik etkin pazarlama stratejilerine ulaşmak adına çıkarım ve önerilerle sonlandırılmıştır.

Satın alma davranışıTüketici davranışıTüketici tutumları+2
Can Efecan Akhan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim ve israf: Ortaköy ilçesi üzerine bir değerlendirme

Ortaköy ilçe halkının tüketim ve israf ile alakalı görüş ve düşüncelerinin ele alındığı bu çalışmanın temel amacı: İlçe halkının gündelik yaşantısında tüketim ve israf yapmalarına sebep olan faktörleri ve ihtiyaç olgusunun bu faktörler içindeki yerini belirlemek ve dinin tüketim ve israf ile olan ilişkisini ele almaktır. Bu çalışmanın konu zaman ve yer bakımından üç temel sınırlılığı vardır. Konu açısından tüketim ve israf genel bir konu olması hasebiyle tüketimi ve sebeplerini; tüketim toplumu ideolojisi, ihtiyaç, marka ve reklam olarak belirlerken tüketimi dini, kültürel ve toplumsal boyutlarıyla ele aldık. Aynı şekilde israfın sebepleri, savurganlık, cimrilik, dünyevileşme, liyakat istismarı ve zaman bilincinin kaybı olarak belirlenmiştir. İsrafı maddi yönüyle gıda ve giyim israfı, manevi (değer) yönüyle de insan ve zaman israfı olarak sınırladık ve israfı dini ve toplumsal boyutlarıyla ele aldık. İkinci sınırlılığımız ise zamandır. Bu kısımda araştırmanın saha çalışması (Aralık 2019) tarihinde yapılmış olup bundan sonraki süreç verilerin analizi ve raporlaştırma süreci olmuştur. Araştırmamızın son sınırlandırması ise yer ile alakalıdır. Araştırmamız Ortaköy ilçe merkezi ile sınırlandırılmıştır. Araştırma sonucunda ihtiyaç olgusu ve dini tutumların tüketim ve israfa dair davranışların belirlenmesinde etkin rol oynadığı tespit edilirken, geçim şartları, sosyokültürel durum ve kapitalizmin de ilçe halkının tüketim ve israf algısını şekillendirdiği görülmüştür.

Dini hayatTüketimTüketim alışkanlıkları+2
Mediha Taş
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortak tüketime bir geçiş yöntemi olarak airbnb: Ortak tüketim değişkenleri, memnuniyyet ve yeniden satın alma niyeti

Gelişen teknoloji ile ortaya çıkan yeni iletişim platformları tüketim alışkanlıklarının da değişmesine yol açmıştır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler insanların çevrimiçi platformlar aracılığı ile mal ve hizmet tüketimi yapmasını sağlar. Ürün ve hizmetlerin karşılıklı ya da tek taraflı paylaşılmasını konu alan paylaşım ekonomisi ve ortaklaşa tüketim platformları oldukça popüler olmakla birlikte sayıları da giderek artmaktadır. Geleceğin ekonomik sistemi ve tüketim hareketi olarak ön görülen bu tür platformların sayıları arttıkça akademik araştırmalar için önemli hale gelmektedir. Bu araştırmanın amacı ortaklaşa tüketim değişkenlerinin tüketici memnuniyeti ve yeniden satın almasına etkisini araştırmaktır. Araştırma sonuçlarının gelecekteki akademik çalışmalara ve yeni kurulacak olan platformlara yol gösterici olması hedeflenmiştir. Bu kapsamda ortaklaşa tüketim platformu olan konaklama ve deneyim sağlama uygulaması Airbnb ele alınmıştır. Airbnb değişkenleri olan güven, fiyat, benzersiz ve yerel olması memnuniyet ve yeniden satın alma arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma sonucunda güven, fiyat, benzersiz ve yerel olmasının memnuiyeti ve ortaklaşa tüketimin sağladığı memnuniyetin de yeniden satın almada etkili olduğu görülmüştür. Paylaşım platformlarına tüketicilerin güven duyduğu, maddi olarak fayda sağladığı ve yeni deneyimler elde etmekten memnun olduğu sonuçlarına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Airbnb, Deneyim, Ortaklaşa Tüketim, Paylaşım Ekonomisi, Paylaşma

AirbnbFiyatKullanıcı tatmini+7
Eren Destanoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hedonik ve faydacı tüketim bağlamında tüketici davranışlarının incelenmesi: Gençlerin hedonik tüketim eğilimlerini belirlemeye yönelik bir araştırma

Tez çalışmasının ilk bölümünde; tüketici davranışları üzerinde durulmuştur. Kökenleri 18. yüzyıla kadar dayanan felsefi ve iktisadi açıdan fayda ve faydacılık kavramları incelenmiş ve İktisat Bilimi'nde kullanılan Fayda Teorileri ortaya konulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde; rasyonel insan varsayımıyla şekillenmiş Faydacı Tüketim ve tüketimin daha çok duygusal ve haz almaya yönelik boyutu olan Hedonik Tüketim üzerinde durulmuştur. Ayrıca Lüks Tüketim ve duygusal tatmin yönüyle Hedonik Tüketimle benzerlik gösteren Plansız Satın Alma Davranışı, Plansız Satın Alma ile Hedonik Tüketim arasındaki ilişki ve bu alanlarda yapılan önceki çalışmalar yine bu bölümde incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümü ise, 18-25 yaş arasındaki genç tüketicilerin tüketim eğilimini belirlemeye yönelik uygulanan bir anket araştırmasına ve bu araştırmanın amaç, yöntem ve sonuçlarına ayrılmıştır. Dumlupınar Üniversitesi öğrencileriyle yürütülen anket çalışması sonuçlarında, kadın katılımcıların Hedonik Tüketim ve Plansız Satın Alma davranışlarına erkeklerden daha eğilimli olduğu, erkek katılımcıların da Faydacı Tüketim ve Gösterişçi Tüketim eğilimlerinin kadınlardan daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan Anova analizleri sonuçlarına göre; Aylık toplam kişisel gelir dağılımlarına göre ölçeklerin farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Faydacı Tüketim eğiliminin, Hedonik Tüketim, Plansız Satın Alma ve Gösterişçi Tüketim eğilimleriyle negatif bir ilişki içerisinde olması, çalışmadan çıkan bir diğer sonuçtur.

FaydacılıkGençlerHedonizm+5
Mine Yaşar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Lüks ürün tüketimine müşteri memnuniyetinin etkisi: İstanbul'daki lüks gözlük tüketimine yönelik araştırma

Nowadays, luxury goods providers face a strong competitive environment. The continuity of the business is related to the importance of comprehensive ability of the customer wants and expectations. In an increasingly competition conditions, firms which can offer products that meet customer expectations could survive. It is very important to define, measure and develop consumer satisfaction in order for producers of products to gain advantage with competitive advantage. Firms that offer luxury products need to focus on creating customer loyalty and protection strategies that are tailored to these product characteristics in order to provide consumer satisfaction. The first step in this strategy is to identify and manage the key factors that influence customer satisfaction as far as possible. In this context, the purpose of this research is to investigate the effects of differentiated value perceptions on satisfaction levels of consumers who consume luxury products. In this direction, a questionnaire which is covering 41 questions was applied to 300 consumers within the Istanbul provincial border. When effects of customer satisfaction on luxury goods consumption is examined; most important 3 factors affecting customer satisfaction are entertainment, price and quality. The entertainment factor has become one of the most important dimensions on luxury product consumption. As a result of analysis, administrative inferences, research limitations and recommendations for future works are also discussed in this research.

EyeglassesLuxury consumptionCustomer satisfaction+4
Bahar Cana Eker Kan
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Children and consumption; identifying preschool children's consumption behavior with individual, environmental (family) and television viewing (advertisements) determinants

This thesis aims to explore the possible effects of determinants on consumption behavior of preschool children?s. It consists of eleven chapters. After the introduction a literature review about consumption, consumer and consumer behavior are given. Nature of consumer - as an individual; nature of consumer ? as in her or his environment; family and household influences; consumption role of children?s in a family group; defining television viewing; defining television advertising; children and television advertising; the evaluation of the research; conclusions and recommendations are the other chapters.Thesis is also divided into three main parts. The first part that is named `nature of consumption? identifies the consumer role and variables effecting consumption process with individual and environmental determinants. Family/household influences and consumption role of children?s in a family group are also included at this part.The second part is about television viewing and advertising variables affecting children?s (preschoolers?) consumption processes.The third part of the thesis is the evaluation of the research which includes a questionnaire implemented to families of 102 preschool children. All the work aims to analyze the effects of all determinants on children and to be useful for parents and educators to minimize negative effects of whole consumption process.

FamilyFamily relationsShopping+11
Özlem Akbülbül
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Obeziteyi önlemede obezite vergilerinin potansiyel rolü: İstanbul ili örneği

Bu çalışma Türkiye' de İstanbul ili baz alınarak uygulanabilecek bir obezite vergisinin, bireylerin tüketim alışkanlıkları üzerinde etkisinin olup olmadığını araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 504 denekten elde edilen veriler dikkate alınmıştır. Araştırmada yer alan hipotezlerin test edilmesine yönelik Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi ve Ki Kare Testi uygulanmıştır. Araştırmada yer alan hipotezler Basit Regresyon Analizi ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda, bireylerin obezite vergisine yönelik genel olarak olumlu bir tutum sergiledikleri ve verginin sağlıksız gıda tüketiminde azalmaya yol açacağı görülmektedir. Ancak diğer bir tarafta, verginin, devlet tarafından gelir amacı güdülerek çıkarıldığı, düşük gelirli bireyleri ve vergilendirilecek gıda üreticilerini olumsuz etkilediği, özel hayata müdahele ettiği ve gelir dağılımında bozucu etkilere neden olduğu yönünde olumsuz görüşlerde mevcuttur. Ayrıca mükellefler, obezite ile mücadelede, eğitim ve bilgilendirme politikalarını vergiye kıyasla daha etkili yöntem olarak görmüşlerdir.

MaliyetObezitePiyasa ekonomisi+2
Hatice Yayla
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi dönemi kahve tüketim alışkanlıklarının güdüsel tercihlere göre değişiminin incelenmesi: Gaziantep Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Lisans Bölümü örneği

Geleneksel Türk Mutfağının vazgeçilmez unsurlarından biri Türk Kahvesidir. Hem içimi hem yapılışı hem de elde edilişi ile öteki kahve çeşitleri dikkate alındığı zaman kendine özgü nitelikler taşır. Türk kahvesinin özel olmasını sağlayan bir diğer sebep de kendisine has bir kültür meydana getirmiş olmasıdır. Ne var ki içinde bulunduğumuz zaman dilimde yaşadığımız Covid -19 salgını ve bu salgın sonucunda karşılaşılan kısıtlamalar bireyleri hem sosyal hem de bireysel yaşantılarında alışageldikleri kahve tüketim tercihlerini değiştirmeye mecbur bırakmıştır. Bu tercihler bireyleri satın alma aşamasında farklı ürün tercih etmeye ve bu ürünlerin tüketim kültürlerini yeni hayat koşullarına uyarlamaya yönlendirmiştir. Dolayısıyla güdülenme odakları değişiklik göstermiştir. Tüm bu parametreler gözetildiğinde kahve tüketim alışkanlıklarının da bu doğrultuda incelenmesine gerek vardır. Bu kapsamda Gaziantep Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünde öğrenim gören lisans öğrencilerinin Covid 19 salgını öncesi ve sonrasında kahve tüketim alışkanlıklarının güdüsel tercihlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; büyük çoğunluğun kahve tükettiği ve haftalık kahve tüketim miktarları salgın öncesinde ve salgın tedbirleri ile yaşanmaya başlanılan günümüzle karşılaştırmalı olarak incelendiğinde tüketim yapmayanlarda bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Aynı zamanda salgın tedbirleri ile yaşanılırken tüketim mekânı tercihlerinde değişiklik yapanların bu değişimi çoğunlukla salgın ve salgından korunma amaçlı yapmış oldukları görülmüştür. Katılımcıların salgın esnasında kahve tüketim sebeplerinde meydana gelen değişimlere ait bulgular incelendiğinde değişim sebeplerinde en fazla oranın sosyal ortamlardan uzaklaşma olduğu görülmüştür. Salgın öncesi ve sonrasında kahve pişirme türüne göre tercih edilen kahve türlerine ilişkin bulgular incelendiğinde her iki dönemde de en fazla Türk kahvesinin tercih edildiği tespit edilmiştir. Kahvenin sağlıkla ilişkisi üzerine verilen bilgilere öğrencilerin katılım durumuna ilişkin bulgular incelendiğinde kahve içerisinde günlük ihtiyacımız olan bazı vitaminler barındırır ifadesine katılanların en fazla olduğu bulunmuştur.

COVID 19Hazır kahveKahve+7
Hurrem Armağan Karakaş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects