Üretim

316 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Rekabeti etkileyen faktörler açısından Muğla ilinde zeytinyağı üreten işletme topluluğunun incelenmesi

Tez çalışmasının temel amacı, Michael E. Porter tarafından geliştirilen beş güç modeli çerçevesinde zeytinyağ üretimi gerçekleştirilen işletmelerin rekabet güçlerini etkileyen faktörleri incelemekti. Bu kapsamda Muğla İlinde faaliyet gösteren toplam 82 işletme üzerinde bir tarama araştırması yürütüldü. Tarama araştırması sürecinde zeytinyağ üretimi gerçekleştiren iki farklı iş modeline sahip işletme kategorisi olduğu tespit edildi. Bu iki farklı iş modeline sahip işletmeler yağhaneler ve butik işletmeler olarak isimlendirildi ve beş güç modeli karşılaştırmalı bir biçimde bu iki farklı işletme kategorisi açısından değerlendirildi. Araştırma bulguları, bu iki kategorideki işletmelerin temel özelliklerini ve özellikleri açısından temel farklılıkları ortaya koymakla birlikte, aynı iş kolunda farklı iş modelini benimseyerek faaliyet gösteren işletmelerin rekabetçiliklerini beş güç modelindeki faktörlerin farklı biçimlerde etkileyebileceğini göstermektedir. Tez araştırması ayrıca Türkiye'deki zeytinyağ imalatı gerçekleşen işletmelerin rekabetçiliklerini beş güç modeli temelinde inceleyen öncü çalışmadır.

Beş Güç ModeliMuğlaRekabet+6
İbrahim Özoktay
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketimi – üretimi ilişkisi; Türkiye örneği

Gelişmiş ekonomiler, büyümeye devam ederken doğaya verilen zararı en aza indirmeye çalışmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımı da bu çabanın temelini oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin de hede-fi istikrarlı büyümedir. Literatürde özellikle CO2 salınımının tehlikeli boyutla-ra ulaştığı 21.yy'ın başlarından sonra bu konuda yapılmış olan çalışmalar hız kazanmıştır. Konu üzerinde yapılan çalışmalara göre dört ana hipotez mevcut-tur. Bunlardan birincisi ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketimi ara-sında ilişki yoktur. İkinci hipotez ise yenilenebilir enerji tüketiminden ekono-mik büyümeye doğru bir nedensellik ilişkisinin bulunmasıdır. Üçüncü hipo-tez, ekonomik büyümeden yenilenebilir enerji tüketimine doğru bir nedensel-lik ilişkisinin bulunmasıdır. Dördüncü ve son hipotez ise feedback (geribildi-rim) hipotezi olarak adlandırılır. Feedback hipotezi; yenilenebilir enerji tüke-timi ve ekonomik büyüme arasında çift yönlü bir nedensellik bulunmasını ifa-de eder. Bu çalışmanın amacı Türkiye nezdinde yenilenebilir enerji tüketimi ile ekono-mik büyüme arsındaki nedensellik ilişkisinin incelenmesidir. Granger Neden-sellik Testi; 1980 – 2013 yılları arasındaki 2005 yılı sabit dolar ile ölçülmüş GSYH verileri ve 1980 – 2013 yılları arasındaki yakılabilir yenilenebilir enerji kaynakları ve atık enerjisi tüketimi verileri ile yapılmıştır. Test sonucunda teo-rik beklentilerden birisi olan ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketi-mi arasında, yenilenebilir enerjiden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Yenilenebilir enerji, Ekonomik büyüme, Granger Nedensellik Testi, Yeşil ekonomi, Çevre.

BüyümeEkonomik büyümeEnerji+5
Özgür Akçiçek
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Varlık olarak mobilya ve endüstri devriminin mobilya üzerine etkileri

Varlığın ne olduğuna ilişkin soru felsefenin en eski problemlerinden biridir. Bu çalışma da en temelde varlık olarak mobilyayı sorgulamaktadır. Mobilyanın bir varlık olarak ele alınmasında çalışmanın ilk aşaması olarak mobilya için yapılmış tanımlara değinilmektedir. Devamında Aristoteles ve Heidegger'in varlık felsefelerinin temelleri aktarılarak mobilyayı varlık yapan unsurların neler olduğu ortaya koyulmaya çalışılmaktadır. Birinci bölümde elde edilen veriler doğrultusunda ikinci bölümden itibaren Endüstri Devrimi öncesinde Aristoteles'in varlık felsefesi ekseninde mobilya değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde Endüstri Devrimine, bu devrimin toplum yapısında ve üretim biçimlerinde ne gibi değişimlere yol açtığına yer verilmektedir. Endüstri devriminin üretim ve tasarım alanlarında sebep olduğu değişimlerin mobilyaya yansımaları Heidegger'in varlık felsefesi ekseninde incelenmektedir. Sonuç bölümünde ise Aristoteles ve Heidegger'in varlık felsefeleri bir arada ele alınarak bir varlık olarak mobilya tanımlanmaya çalışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Mobilya, mobilya tasarımı, endüstri devrimi, varlık felsefesi, Aristoteles, Heidegger

Endüstri DevrimiMobilyaMobilya endüstrisi+4
Ozan Peker
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye hizmet sektöründe yapısal değişim, üretkenlik ve rekabet edebilirlik

Ekonomik kalkınma ile birlikte gelişen ve değişen ekonomilerde ortaya çıkan önemli yapısal değişimlerden biri de, hizmet sektörünün genel ekonomi içerisindeki payının hem üretim hem de istihdam açısından hızla artmasıdır. Türkiye ekonomisinde de benzer bir süreç gözlenmiş ve 1960'larda %32 seviyelerinde olan hizmet sektörünün toplam ekonomi içerisindeki payı son yıllarda %64'lerin üzerine çıkmıştır. Hizmet sektöründeki bu gelişime ve değişime rağmen, özellikle hizmet sektörünün yapısı gereği ortaya çıkan ölçme sorunları Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün yeterince araştırılamamasına neden olmuştur. İşte bu nedenle, bu çalışmanın amacı, Türkiye ekonomisi içerisinde hizmet sektörünün evrimini ve dinamiklerini incelemektir. Bu amaçla, öncelikle 1960-2014 yılları arası Türkiye hizmet sektörü; üretim, istihdam, üretkenlik ve dış ticaret açısından betimlenmiştir. İkinci olarak, hizmet sektörü içerisinde yapısal değişim araştırılmış ve hizmet sektöründeki yapısal değişimin, hizmet sektörü üretkenliğine etkisi ortaya konulmuştur. Son olarak Türkiye ve seçilmiş ülkelerde, hizmet sektörünün rekabet edebilirliği sabit pazar payı analizi ile incelenmiştir. Bu çalışmada Dünya Bankası'nın (WB), Dünya Kalkınma Göstergelerinden (WDI), UN Service Trade Data ve TÜİK'in hizmet sektörü ile ilgili verileri kullanılmıştır.

DeğişimHizmetHizmet sektörü+6
Zühal Yurtsızoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin ekogirişimcilik faaliyetleri kapsamında sürdürülebilir (temiz) üretim uygulamaları: Arçelik buzdolabı fabrikası örneği

1970'li yılların başında artan nüfus ve çevre sorunlarının problem yaratmasıyla gündeme gelmeye başlayan sürdürülebilir kalkınma, ülkeleri bu doğrultuda politikalar uygulama ve çözüm önerileri geliştirmeye itmiştir. Zamanla kalkınmanın sadece ekonomik ölçütlerden ibaret olmadığı, bunun yanında çevresel ve sosyal göstergeleri içinde barındıran bir sürdürülebilirlik anlayışıyla hareket etmenin doğruluğu kabul görmüştür. Bu anlamda, ekogirişimcilik faaliyetlerini benimseyerek daha az kaynak kullanarak ve az atık ve kirlilik yaratarak daha fazla mal ve hizmet yaratma felsefesine dayanan sürdürülebilir (temiz) üretim, imalat sanayisinin sürdürülebilir kalkınma yolunda atılan adımlar konusunda büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Arçelik Buzdolabı Fabrikasının çevre konularına yaklaşımı doğrultusunda benimsediği politika ve gerçekleştirdiği ekogirişimci faaliyetlerin üretim süreçlerine ve işletme performansına etkilerini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında, şirketin ekogirişimcilik algısını ölçmek ve Arçelik Buzdolabı Fabrikasında yapılan sürdürülebilir (temiz) üretim faaliyetlerini belirlemek için yarı-yapılandırılmış görüşme formu ile analiz yapılmıştır. Ayrıca işletmelerin sürdürülebilirliği ve ekogirişimciliğini tespit etmek adına Arçelik Eskişehir Kampüsünün ekolojik ayakizi hesaplanmıştır. Değerlendirme sonucunda Arçelik'in gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuata uyumu, benimsediği çevre politikaları ve bu kapsamda gerçekleştirdiği ekogirişimci faaliyetlerle sürdürülebilir (temiz) üretim uygulamaları gerçekleştirebilmek adına alt yapı oluşturduğu ve bu yönde çalışmalar yaptığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda ekolojik ayak izi hesaplamalarına ve sürdürülebilir (temiz) üretim performanslarını artırmaya yönelik yapılabilecekler, şirketin yanı sıra karar alıcılara ve diğer şirketlere de öneri olarak sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Girişimcilik, Ekogirişimcilik, Ekolojik Ayak İzi, Sürdürülebilirlik, Temiz Üretim

ArçelikBeyaz eşya sektörüEkogirişimcilik+6
Başak Demiray
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye imalat sanayi bileşenleri konjonktür dinamiklerinin Markov geçiş modelleri ile incelenmesi ve gelişmiş Avrupa ekonomileri ile bir karşılaştırma

İmalat sanayi, özellikle küresel finansal krizin reel sektör üzerindeki yıkıcı etkileri sonrasında, sanayisizleşme tartışmaları paralelinde yeniden sürdürülebilir büyüme ve kalkınma politikalarının odağı haline gelmiştir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler, sürdürülebilir büyüme çerçevesinde krizin devam eden etkilerini ortadan kaldırarak ekonomilerini güçlendirmeyi ve daha istikrarlı bir ekonomik büyüme dinamiği hedeflemektedir. Çalışmada, 2005:01-2015:12 dönemi kapsamında aylık imalat sanayi üretim endeksleri kullanılmış ve gelişmiş Avrupa ekonomileri ile karşılaştırılarak Türkiye imalat sanayi ve bileşenlerinin asimetrik döngüsel dinamikleri incelenmiştir. Çalışma, saklı Markov modelleri kullanılarak elde edilen model tahmin sonuçlarına göre, Türkiye ve gelişmiş Avrupa ülkeleri için imalat sanayi ve alt sektörlerinde döngüsel fazlar boyunca durum bağımlı asimetrik davranışların ve heteroskedastisitenin varlığını ortaya koymaktadır. Çalışmadan elde edilen bulgular, global piyasalarda rekabet gücünü artırmak üzere etkin politikalar tasarlanması açısından Türkiye imalat sanayi ve alt sektörlerinin dinamiklerinin değişken yapısına dair politika yapıcılara daha detaylı ve anlaşılır bilgiler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: İmalat Sanayi, Döngüsel Analiz, Markov Değişim Modelleri.

Avrupa BirliğiAvrupa ülkeleriDöngüsel çizelgeleme+7
Gözde Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Exporting and employment generation: A study on Turkish manufacturing

The aim of this thesis is to analyze the impact of exports on labor demand in Turkish manufacturing industry. Firm-level production and trade data of Turkish manufacturing industry for 2003-2013 is used in the analysis. GMM (Generalized Methods of Moments) and Random Effects models were used to explore the impact of exports on labor demand. The estimations were carried out for different technology oriented industries, firm sizes, and 2-digit NACE sub-industries to check if the labor demand dynamics change. The results showed that both manufacturing exports and imports have significant and positive impact on the labor demand of the firm. The impact, on the other hand, was found to differ not only in the firms operating in different technology oriented industries but also in different sub-industries of manufacturing and the firms in different sizes. Keywords: Trade and Labor Market Interactions, Labor demand, Manufacturing Industry, Turkey.

International tradeProductionProduction industry+3
Mustafa Özsarı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

Effect of perceived service outputs of customer participation behaviour on production in travel agencies

Co-production provides new business opportunities for companies and satisfaction for the customers' personalized requests, which affects not only provided but also perceived outputs. This taken into account, this study aims to investigate the relationship between customer's behaviors in co-production and perceived output of services provided by travel agencies. A questionnaire was prepared to collect data from local tourists who visited Istanbul and thus contributed to tourism by purchasing culture tours from travel agents through a co-production system. These data were then analyzed by explanatory factor analysis, confirmatory factor analysis and structural equation modeling, as result of which it was determined that consumers' co-production behaviors can have both direct and indirect impacts upon perceived service outputs. The analyses also indicate that while the behaviors of customers participating in co-production have direct positive effects upon perceived tourist service quality, perceived tourist value and repetition in participation in co-production, they may have direct negative effects upon consumer satisfaction. Finally, recommendations on co-production with customers have been provided for both travel agencies and researchers.

Cultural tourismCustomer behaviorCustomer preferences+7
Reşat Arıca
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bir şeker üretim tesisinde çalışanların ergonomik risk değerlendirme yöntemleri ile çalışma ve duruşlarının incelenmesi

Tarladan fabrikaya getirilen şeker pancarından şeker üretimi yapılabilmesi için tazeliğini koruması gerekmektedir. Şeker pancarının hasat edilmesi genellikle eylülün ilk haftasında başlayıp aralık ayının son haftası bitmektedir. Bu süre zarfında şeker pancarının tarladan hasat edilerek fabrikaya getirilmesi bir planlama eşliğinde yapılmaktadır. Dolayısıyla şeker fabrikaları eylül ayının başından aralık ayının sonuna kadar üretim yapmaktadır. Geri kalan zamanlarda ise şeker fabrikalarının temizlenerek bir sonraki şeker üretimine hazırlanması, fabrika bünyesinde tamir ve bakım işlerinin yapılması, üretim kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla yatırım yapılması, çalışan kişilerin çalışma şartlarının iyileştirilmesi vb. işler yapılmaktadır. Şeker fabrikalarında şeker üretimi yapılan döneme "kampanya dönemi" şeker üretimine hazırlık yapılan döneme ise "revizyon dönemi" denilmektedir. Tezime konu olan çalışmasını yaptığım şeker fabrikasında bir kampanya döneminde günde on dört bin ton (14.000 ton), toplamda ise bir milyon iki yüz bin bin ton (1.200.000 ton) şeker pancarı işlenmektedir. Şeker fabrikalarında seri üretim yapılması fabrikada çalışan kişilerde uzun süren ve sürekli tekrar eden çalışma ve uygun olmayan vücut hareketleri şeker fabrikasında çalışan kişilerde kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları (KİSR) görülme olasılığını artırmaktadır. KİSR artması ergonomik açıdan risk değerlendirmesi yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu çalışmada değerlendirme yapılırken ergonomik risk analiz yöntemlerinden olan REBA (Rapid entire body assessment), RULA (Rapid upper limb assessment), NIOSH (National Institute of Occupational Safety and Health) risk değerlendirme yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda sürekli ve uzun süreli olarak tekrar eden işlerde (şeker istiflenmesi, küspe balyalama yapılması, parke kumu tesviyesi vb.) ve çalışma esnasında postür duruşun bozulduğu işlerde (su jeti ile şeker pancarının kanala taşınması, el ile çapa yapma, santifüj parçalarının temizlenmesi vb.) ergonomik açıdan risk seviyesinin yüksek olduğu görülmüştür. Sürekli ve uzun süreli olarak tekrar eden işlerde kişi sayısının artırılarak çalışanın kas hareketi tekrarı ve çalışma süresi azaltılmalıdır. Çalışma sırasında postür duruşun bozulduğu iş gruplarında ise uygun duruş şekillerinin belirlenerek çalışan kişinin doğru pozisyonda çalışması sağlanmalıdır.

Beden durumuDuruşDuruş analizi+7
Fatih Arık
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Karbon fiber takviyeli kompozit bal peteği yapıların tasarımı, üretimi ve mekanik davranışlarının incelenmesi

Sandviç yapılar havacılık, uzay, otomotiv ve savunma sanayi gibi sektörlerde üstün mekanik özellikleri, yüksek enerji sönümleme kabiliyetleri ve yüksek özgül dayanımlarından dolayı yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yapılar farklı yüzey malzemeleri ile köpük, kafes ve bal peteği gibi çekirdek yapıların bir araya getirilmesi ile oluşturulmaktadır. Bunlar arasında bal peteği çekirdek yapıları üstün mekanik özellikleri ve üretim kolaylığı gibi avantajlarından dolayı uygulamalarda sıklıkla tercih edilmektedir. Diğer taraftan, bal peteği çekirdek yapıların tasarım ve malzeme özelliklerinin mekanik davranış ve enerji sönümleme kabiliyetleri üzerinde oldukça önemli etkileri bulunmaktadır. Bu bağlamda, Nomex ve alüminyum gibi malzemelerden çeşitli geometrilerde üretilen bal peteği çekirdek yapıları uygulamalarda yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ancak, ince cidarlı metalik bal peteklerinin burkulmaya yatkınlıkları bu yapıların en önemli zayıflığı olup, yüksek dayanım gerektiren uygulamalarda bu geleneksel yapılar genellikle arzu edilen performans isterlerini sağlayamamaktadırlar. Bu noktada, fiber takviyeli kompozit malzemeler yüksek dayanımlı ve düşük ağırlıklı bal peteği yapıların geliştirilmesi açısından paha biçilmez bir fırsat sunmaktadır. Bu motivasyonla hazırlanan bu tez çalışması kapsamında, karbon fiber takviyeli polimer (KFTP) kompozit malzemeden yüksek özgül dayanıma ve enerji sönümleme performansına sahip bal peteği yapıların tasarım, üretim ve testlerine odaklanılmış olup, bu yapıların çeşitli tasarım parametreleri dikkate alınarak mekanik ve enerji sönümleme davranışları deneysel olarak detaylı bir biçimde incelenmiştir. KFTP bal peteklerinin üretim sürecinde oluklu fiber kompozit levhaların düşük maliyetli ve seri bir şekilde üretime olanak veren kalıplama ve yapıştırma tekniği uygulanmıştır. KFTP kompozit bal peteklerinin üretimi 3K Twill [0/90] fiber yönelimli kumaş ve epoksi reçine kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Hücre topolojisinin bal peteği yapıların mekanik davranışlarına etkilerinin incelenmesi bağlamında tasarımlarda kare, daire ve altıgen olmak üzere üç farklı çekirdek topolojisi dikkate alınmış olup, bu yapılar alüminyum kalıplardan faydalanılarak üretilen oluklu levhaların epoksi reçine kullanılarak birleştirilmesiyle üretilmiştir. Ayrıca, duvar kalınlığı ve yükseklik parametrelerinin yapıların mekanik davranışlarına etkileri her bir parametrenin üç farklı değeri için incelenmiştir. Üretim sürecinin ardından, tasarlanan bal peteği yapıların mekanik davranışları ve enerji sönümleme özellikleri hem düzlem içi hem de düzlem dışı sanki-statik yüklemeler altında incelenmiştir. Bu bağlamda, dikkate alınan tasarım parametreleri özelinde 81 adet senaryo için testler gerçekleştirilmiştir. Her bir senaryo için en az üç tekrar yapılarak testler gerçekleştirilmiş ve tasarım parametrelerinin bal peteği yapıların mekanik davranışlarına ve enerji sönümleme performanslarına etkileri ortaya konmuştur. Bu bağlamda, dayanım, toplam sönümlenen enerji, özgül sönümlenen enerji, ortalama ezilme kuvveti, maksimum ezilme kuvveti ve ezilme kuvveti verimliliği gibi kriterler yapıların performansının incelenmesinde dikkate alınmıştır. KFTP bal peteği yapıların hem düzlem içi hem de düzlem dışı yükleme koşulları altındaki mekanik performansları ayrıca literatürdeki çeşitli gözenekli yapıların performanslarıyla kıyaslanmış ve üstün yönleri ortaya konmuştur. Elde edilen sonuçlar KFTP bal peteği yapıların hem düzlem içi hem de düzlem dışı yükleme koşulları altında yüksek mekanik dayanım ve enerji sönümleme performansına sahip olduklarını göstermiştir. Sonuçlar ayrıca uygun tasarım parametrelerinin seçimi ile kompozit bal peteği yapıların ezilme performanslarının dikkate değer ölçüde iyileştirilebileceğini göstermiştir. Elde edilen deneysel bulgular 155-283 kg/m3 yoğunluğa sahip KFTP bal peteği yapıların yaklaşık 61 MPa kadar dayanıma ve 192 J/gr kadar özgül enerji sönümleme kapasitesine sahip olduğu göstermiştir. Bu bulgular yüksek özgül dayanım ve enerji sönümü gerektiren uygulamalar bağlamında bu yapıların kullanılabilme potansiyelini ortaya koymuştur.

Karbon liflerKompozit levhalarKompozit malzemeler+5
Levent Pehlivan
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kiraz üretimi ve pazarlaması: Bursa ili örneği

Türkiye bulunduğu coğrafi konum itibariyle birçok meyve türlerinin yetiştirildiği önemli merkezlerden biridir. Bu meyve türleri içerisinde yer alan kiraz, üretimi ve ihracatı ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Türkiye'nin birçok il ve ilçesinde kiraz üretimi yapılmakta olup, modern tarım yöntemleri uygulanmaktadır. Kiraz üretimi yapan bölgeler arasında yer alan Bursa İli 2020 yılı verilerine göre en çok üretim yapan iller arasında 3. sırada yer almaktadır. Bu çalışmada Bursa İli Keles İlçe' sinde kiraz üretimi yapan 52 üreticiden veriler toplanarak bölgenin kiraz üretim potansiyeli ve pazarlama koşullarının analizi yapılmıştır. Anket verileri SPSS 25.0 paket programıyla analiz edilmiştir. İncelenen işletmelerin kiraz üretim alanı ortalama 25 dekar olarak bulunmuştur. İşletme sahiplerinin %50'si 46 ile 60 yaş arasında dağılım göstermektedir. Tarımsal deneyimi 26 ile 35 yıl arasında olan işletmelerin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bölgede kiraz üretimi haricinde ceviz, badem gibi ürünlerin de üretimi yapılmaktadır. İncelenen işletmelerin %98,1'inde "Türk Kirazı" olarak bilinen Ziraat 0900 çeşidi kiraz üretimi yapılmaktadır. Üretilen kirazların satışları, hasat döneminde kurulan toptancı hallerinde gerçekleşmektedir. Bölge kendi pazarına sahip olması nedeniyle pazara ulaşım konusunda üreticiler sorun yaşamamaktadır. Araştırma sonuçları bölgede kiraz yetiştiriciliğinin ekonomik olarak yapılabildiğini göstermektedir. Dolayısıyla kiraz üretimine yatırım yapacak girişimler için önemli bir alternatif olduğunu söylemek mümkündür.

BursaKirazPazarlama+2
Burcu Gümül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Değişken yoğunluklu kaynak kısıtlı proje çizelgeleme için matematiksel modelleme ve genetik algoritma yaklaşımı

Üretim planlaması için proje çizelgeleme yaklaşımları, ürün karmaşık ve yüksek oranda özelleştirilmiş olduğundan, genellikle sipariş üzerine üretim (MTO) veya sipariş üzerine mühendislik (ETO) sistemlerinde kullanılır. Bu sistemlerde, üretimin her aşamasının kendi karmaşıklıkları ve özellikleri vardır. Bu sebeple genel olarak üretimin tüm faaliyetleri bir projenin aşamaları olarak düşünülebilir. Bu tür üretimde, basit bitiş-başlangıç öncüllük ilişkileri gerçek üretim sürecini doğru bir şekilde temsil etmez, bu nedenle üretim süresini ve maliyetini en aza indirmek için faaliyetler arasındaki örtüşmeye izin verilmelidir. Bu çalışmada, değişken yoğunluk formülasyonu ve dört farklı öncüllük ilişkileri kullanılarak kaynak kullanımını dengelemek ve üretim süresini en aza indirmek için bir matematiksel model geliştirilmiştir. Bu modelde tüm proje faaliyetleri değişken yoğunluk formülüne göre gerçekleştirilmektedir. Bu, belirli bir süre içinde tamamlanan bir faaliyetin yüzdesinin, o anda gereken kaynak tahsisi miktarına bağlı olduğu anlamına gelir. Bu model, NP (non-deterministic polynomial) zor problemler sınıfına aittir; bu nedenle, bahsedilen problemdeki uygun çözümleri hesaplamak için bir genetik algoritma yeni bir kromozom yapısı ile birlikte önerilmiştir. Genetik algoritmanın parametreleri üç seviyeli deneyler üzerinden optimize edilmiştir. Sonuçların, matematiksel model ve genetik algoritma için küçük problemlerde aynı olduğu, orta ve büyük problemlerde ise matematiksel modelin sonuç bulamadığı görülmektedir.

Genetik algoritmalarKaynak dengelenmesiKaynak kısıtlı çizelgeleme+3
Mastaneh Joushanı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Üretim işletmeleri için finansal başarısızlığın tahmininde veri madenciliği uygulaması

Finansal başarısızlığın tahmin edilmesi ve buna ilişkin çalışmalar kırk yılı aşkın süredir ilgi gören ve literatürde geniş yer edinen alanlardan biri olmuştur. Gerek akademik gerek sektörel açıdan önemini her zaman koruyan finansal başarısızlığın tahmin edilmesine ilişkin; farklı veri setleri ve yöntemlerinden faydalanan pek çok model geliştirilmiştir. Fakat her durum ve şartlar altında geçerli olabilecek genel bir tahmin modeline rastlanmasa da; önemi itibariyle bu konuda araştırmalar artan hızla devam etmektedir. Bu çalışmada, işletmelerin finansal olarak başarısızlığını yüksek bir doğruluk yüzdesiyle tahmin edebilecek ve pek çok durum için genellenebilecek bir model geliştirilmesi amaçlanmaktadır. 2008 – 2017 yılları arasında BİST'te (Borsa İstanbul) işlem gören üretim işletmelerinin finansal verilerinden faydalanılmış, ilgili işletmelerin başarısızlığının tahmin edilmesinde veri madenciliği tekniklerinden Karar Ağaçları, Rassal Ormanlar ve Yapay Sinir Ağları yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmada, işletmeleri finansal olarak başarılı ve finansal olarak başarısız şeklinde sınıflandırmanın yanında; tahmin doğrultusunda önlemlerin alınması ve stratejilerin geliştirilmesi açısından finansal olarak riskli işletmeler sınıfının da ele alınmasının faydalı olacağı düşünülmüştür. Çalışmanın bu yönüyle farklılaşacağı ve literatüre katkı sağlayacağı umulmaktadır. Çalışmada işletmelerin başarısızlığına ilişkin geliştirilen altı tahmin modeli, veri indirgeme işlemlerine göre farklılaştırılmıştır. Ayrıca geliştirilen modellerden elde edilen sonuçlar klasik yöntemle karşılaştırılmıştır.

BaşarısızlıkFinansal başarısızlıkTahmin modelleri+4
Rıdvan Yüksel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yalın üretimin strese etkisinin yapısal eşitlik modeli ile incelenmesi

Yalın üretim, Japonya'da II. Dünya savaşının neden olduğu sermaye sıkıntısını aşabilmek amacıyla geliştirilmiştir. Oluşan sermaye sıkıntısı şirketlerin çalışma saatlerini uzatarak, işleri yoğunlaştırarak ve ücretleri düşürerek maliyetleri azaltmasını gerektirmiştir.Amerikan otomotiv endüstrisindeki üretim biçimi savaş sonrasında Japonlara referans olmuştur. 1937'de kurulan Toyota şirketi'nin ortaklarından mühendis Eiji Toyoda, 1950'de Ford'un Detroit'deki Rouge fabrikasını ziyaret etmiş ve Toyota'daki üretim sisteminin geliştirilmesinin mümkün olduğu, ancak Fordist/kitlesel üretimin Japonya'da asla başarılı olamayacağı sonucuna varmıştır. Amerikan endüstri sistemi, sınırlı sayıda modelden büyük miktarlarda üretilerek, üretim maliyetlerini kısmıştır. Bu tipik Amerikan modeliydi, Japon değildi. Yeni sistem ile hedef üretim maliyetini çok çeşitli modelden sınırlı sayıda üretim yaparak düşürmekti (Ohno, 1996;40).Deneme amaçlı bazı çalışmalardan sonra kimi zaman tam zamanında üretim (just-in time production), kimi zaman Toyota üretim (Toyota production), kimi zaman da stoksuz üretim (non-stock production) olarak da adlandırılabilen yalın üretim (lean production) sistemleri Japonya'da 1940'lı yılların sonunda gelişmiştir. Sonrasında da Amerika Birlesik Devletleri'nde yaygınlaşmaya başlayan bir üretim ve yönetim sistemi haline gelmiştir.Bu tezin amacı, Yalın üretimin gelişmesiyle hızlı sanayileşme, ağırlaşan çalışma koşulları ve teknolojinin çalışanlar üzerinde stres oluşturup oluşturmadığını incelemektir. Birinci bölümde, yalın üretim felsefesi, gereklilikleri, temel özellikleri, Yalın üretim sistemindeki endüstri ilişkilerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, Yalın üretimin temel özellikleri ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, Stres, iş stresi, stresin yol açtığı faktörler açıklanarak, Yalın üretimin stres üzerindeki etkilerine değinilmiştir. Dördüncü Bölümde ise, Yapısal eşitlik modellemesi genel hatları ile anlatılarak yalın üretimin stres üzerindeki etkileri bu modelleme ile analiz edilmiş ve sonuçları açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Yalın Üretim, Yalın Üretim Felsefesi, Yapısal Eşitlik Modeli, Stres.

StresYalın üretimYapısal eşitlik modeli+2
Güneş Çetintürk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ve orta büyüklükteki işletmelere sağlanan devlet teşvik belgelerinin üretim ve istihdam üzerindeki etkisi Türkiye uygulaması-

KOBİ'ler esnek yapıları ve üstlenmiş oldukları roller nedeniyle birçok araştırmacı tarafından incelenmeye alınmıştır. Çalışmaların genelinde KOBİ'lerin finansman sorununa değinilmiş ve çözüm yolları üretilmeye çalışılmıştır.Devletler ekonomik sosyal ve bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi, bölgeler arasındaki refah düzeyindeki farklılıkların giderilebilmesi, dış ticarette rekabetin arttırılabilmesi, ekonomik büyümenin sağlanması ve işsizliğin azaltılması için teşvik tedbirleri uygulamaktadır.Bu çalışmada devlet tarafından verilen teşvik belgelerinin üretim ve istihdam üzerindeki etkileri incelenmiş ve 2000 ? 2009 yılları arasındaki Devlet Teşvik Belgeleri ile verilmesi amaçlanan Yatırım Teşvik Miktarı ve yaratılan İstihdam Sayıları, GSYİH ve İstihdam verilerine ulaşılarak korelasyon analizi tekniği ile aralarındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır.Birinci bölümde, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler ve Yatırım Teşvik Belgesi kavramları üzerinde durulmuş, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin tarihi gelişimi üzerinde durulmuş KOBİ'lerin ekonomi içindeki yerine değinilmiştir. İkinci Bölümde, yatırım, istihdam ve GSYİH kavramları üzerinde durulmuş ve birbirleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Üçüncü bölümde, Hazine, Türkiye İstatistik Kurumu, OECD, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın resmi internet sayfaları üzerinde yer alan veri sayfalarından sağlanan Yatırım Teşvik Belgesi, İstihdam, GSYİH verileri açıklanmaya çalışılmış, SPSS Programı üzerinde analiz edilerek aralarındaki ilişki incelenmeye çalışılmıştır. Son bölümde çalışma sırasında karşılaşılan sorunlar ile analiz sonuçları açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla, KOBİ, İstihdam, Yatırım Teşvik Belgesi

Gayri safi milli hasılaKOBİTeşvik belgeleri+5
Mahmut Emre Bahtiyar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir rekabet üstünlüğünün sağlanmasında inovasyonun üretim maliyetlerine etkisi ve ampirik bir uygulama

Günümüzün hızlı değişen dünyasında, küresel rekabetin her geçen gün arttığı ekonomik ortamda işletmelerin ayakta kalabilmesi, rekabette söz sahibi olabilmeleri ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü elde edebilmeleri, işletmelerin rekabet avantajı yaratabilme yeteneklerine ve işletmenin inovatif faaliyetleri sonucu rakiplerine karşı üstünlük sağlayabileceği avantajlara bağlı olarak gelişmektedir.Rekabet ortamında üstünlük elde etmek isteyen işletmeler maliyet stratejisi, farklılaştırma stratejisi ve odaklanma stratejilerinden birinde yetkinlik kazanarak rekabet üstünlüğü elde etmeye çalışmaktadırlar. İşletmeler inovatif faaliyetlerle bahsedilen stratejilerde yetkinlik kazanarak rekabet üstünlüğü elde etmeye çalışmakla birlikte, bu üstünlüğün devamlılığını korumak için mücadele etmektedirler. İşletmelerin rekabet üstünlüğünü sürdürülebilir hale getirebilmesinin kaynağı inovatif faaliyetler geliştirebilme yeteneklerine bağlıdır. İnovasyon sayesinde işletmeler hem maliyetlerindeki düşüşlere bağlı olarak diğer işletmelere karşı maliyet üstünlüğü sağlamakta, hem de ürün ve hizmetlerindeki farklılaştırmalar sayesinde diğer işletmelere karşı rekabet üstünlüğü elde etmektedir.Bu çalışmada, öncelikle rekabet ve rekabet teorisi, inovasyon teorik olarak anlatılmış daha sonra uygulama olarak sofra camı üreten bir işletme ele alınarak, işletmenin ürettiği cam kase ürününün üretim sürecinde yaptığı inovatif değişiklik, bu değişikliğin ürünün toplam maliyetlerine etkisini ve yapılan bu inovatif faaliyetin işletmenin rekabet üstünlüğüne katkıları incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Rekabet, Yetenek, Sürdürülebilir Rekabet Üstünlüğü, Rekabet Stratejileri, İnovasyon

MaliyetRekabetRekabet stratejileri+5
Adil Akıncı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi ve örgütsel performansın üretim performansına etkisi

ÖZET TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ VE ÖRGÜTSEL PERFORMANSIN ÜRETİM PERFORMANSINA ETKİSİ ÖZDEN, Selma Yüksek Lisans Tezi, İşletme Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Cengiz DURAN Ağustos, 2014, 120 sayfa Kalite kavramı günümüzde yaşamın her aşamasında kullanılmakta ve bu kavram ile ilgili pek çok tanımlama yapılabilmekte, kullanım amacına göre değişik manalar ifade edebilmektedir. Kalitenin iyileştirilmesi ve sürekli gelişiminin sağlanabilmesi için yapılacak her faaliyet Toplam Kalite Yönetimi'nin ilgi alanına girmektedir. Kalite Yönetim Sistemleri, kaliteyi iyileştirmek ve sürekli gelişimi sağlayabilmek için işletmelerin neleri yapmaları gerektiğini söylerken, Toplam Kalite Yönetimi anlayışı da işletmelerin bu hedeflere nasıl ulaşabileceğine dair ipuçları vermektedir. Bahsedilen söz konusu kalite hedeflerine ulaşmak, işletmelerin, bu hedeflerin bireysel hedeflere indirgenerek tüm çalışanların katılımının sağlandığı bir performans değerlendirme modeli geliştirmeleri ile mümkün olabilir. Bu çalışma Ankara-Ostim Sanayi Bölgesinde Üretim Performansının TKY ve Örgütsel Performans arasındaki ilişkide aracılık etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Yönetimi, Örgütsel Performans, Üretim Performansı

KalitePerformansPerformans değerlendirme+3
Selma Özden
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Renkli zirkonya diş bloklarının üretimi ve karakterizasyonu

RENKLİ ZİRKONYA DİŞ BLOKLARININ ÜRETİMİ VE KARAKTERİZASYONU Büşra GÜNHAN Seramik Mühendisliği Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, 2014 Tez Danışmanı: Doç. Dr. Güray KAYA ÖZET Yakın geçmişte metal destekli protez malzemelerine olan ilginin azalmasıyla ön plana çıkan zirkonya (3Y-TZP) destek sistemleri, üstün mekanik özellikleri ve mükemmel biyolojik uyumluluğunun yanı sıra beyaz renge ve tatminkar ışık geçirgenliği özelliklerine sahip olmaları nedeniyle günümüzde oldukça yaygın bir kullanıma sahiptir. Zirkonya blokların diş formunda işlenmesi sonucu elde edilen destekler hastanın diş rengi ile uyumlu olması ve yüksek estetik beklentileri karşılaması amacıyla çeşitli renklendirme solüsyonları yardımıyla renklendirilmektedir. Bu renklendirme işlemi, zaman kaybı ve ekstra maliyete neden olmakta ve malzemenin mekanik özeliklerini olumsuz yönde etkileyerek protezin hasta ağzındaki ömrünü kısaltmaktadır. Bu çalışmada, söz konusu olumsuzları elimine edecek, malzemenin beklenen performansından ödün vermeden arzu edilen estetik sonuçlara ulaşılmasını kolaylaştıracak kendinden renkli zirkonya desteklerin üretimi ve karakterizasyonu, ISO 6872, Dental Ceramics standartları doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: renkli zirkonya blok, 3Y-TZP, zirkonya destek, karakterizasyon.

Dental implantlarKarakterizasyonZirkonya+1
Büşra Günhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Üretim açısından ömür devri maliyet modelinin analizi: Yat ve gezinti tekneleri imalatında uygulanabilirliğine yönelik bir model önerisi

Üretim işletmeleri bir kısa ömür devri içinde seri üretim verimliliği ve bireysel müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli ürünler üretmeye gereksinim duymaktadırlar. Üretim açısından ömür devri maliyetleme bu üretilecek olan ürünlerin üretim öncesi, üretim sırasında ve üretim sonrası oluşan toplam maliyetlerinin değerlendirilmesini içeren bir ekonomik değerlendirme tekniğidir. Günümüzde küresel rekabette gerek pazarlama gerekse üretim alanında "farklı insanlara artık farklı davran" modeli geçerlidir. Türkiye "one-off" denilen "tekil" projelere dayanan "megayat" üretimiyle isim yapmış bir ülkedir. Megayat imalatı üst düzey zengin gelir grubuna hitap ettiği için insanlar kendilerini farklı kılacak ürünler talep etmektedirler. Projelerde, bir tekrarlama olmadığından, her proje, kendi öznel koşullarına göre şekillenen bir süreçle işlemektedir. Bazı imalatçılar tamamen yat ve gezi tekne sahibinin belirlediği boyutlar ve standartlar içerisinde inşa ederek "Full Custom Projects" denilen üretim tarzını tercih ederken, kimisi ana karakteristiklerini kendi belirlediği fakat detayları, daha çok interior kısmını, müşterinin fikrine açık tuttuğu "Semi-Custom Project" denilen üretim tarzını benimsemektedirler. Bu nedenle yat imalatına dönük standart bir maliyet sistemide bulunmamaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin otomotivden sonra büyük başarılara imza atan yat imalatı konusunda imalat yapan işletmelerin rekabet gücünü artırma amacıyla bir matematiksel model üzerinden ömür devri maliyet analizini oluşturma amacıyla hazırlanmıştır. Bundan sonra bu alanda yapılacak olan daha geniş akademik çalışmalara temel oluşturabilecek bir veri tabanı olabilecektir. Anahtar Kelimeler: LCC, Ömür Devri Maliyetleme, Yat Dizayn, Yat İmalat Maliyeti.

MaliyetMaliyet sistemleriTekneler+5
Metin Çalık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Karaman Eyaletinde güherçile üretimi; 968 Numaralı Güherçile Tahrir Defterinin değerlendirilmesi ve Latin harflerine çevrilmesi

Bu çalışmanın temel kaynağını oluşturan 968 Numaralı Güherçile Tahrir Defteri, Osmanlı Devleti'nin sosyal, ekonomik, beşeri ve askeri durumu hakkında bilgiler vermektedir. Çalışmamızda 968 Numaralı Güherçile Tahrir Defteri esas alınarak Karaman Eyaleti'nde bulunan madenler konusunda tespitler yapılmıştır. Konya, Larende, Niğde, Beyşehri, Seydişehri, Akşehir, Aksaray, Kayseri ve İç-il livalarını kapsayan alanda bol miktarda güherçile toprağı bulunmaktadır. Osmanlı hakimiyetinden sonra bölgede bulunan güherçile madeni işletmeleri devlet tarafından yönetilmiştir. Güherçile barut yapımında kullanılan bir hammaddedir. Askeri bir devlet olarak öne çıkan Osmanlılarda barut yapımı ve kullanımı son derece yaygındı. İmparatorluğun birçok yerinde barut ve güherçile işletmesi kurulmuştur. Bu işletmeler bölgedeki askeri, sosyal, ekonomik hayatı derinden etkilemiştir. Güherçile işletilen yerlerde askeri sınıfa mensub kişiler nöbetleşerek görev yapmaktadır. Bu görev karşılığında Osmanlı Devleti tarafından kendilerine tanınan bazı ayrıcalıklar kazanmışlardır. Anahtar Kelimeler: Güherçile, Karaman, Konya, Eşkünci, Barut,

KaramanMadenlerOsmanlı Dönemi+5
Ekrem Gürdal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tam zamanında üretim sisteminin üretim maliyetlerine etkisi ve bir uygulama

Hedef olarak küresel rekabetin önem kazandığı günümüzde, üretim teknolojilerinde değişiklik yapılması zorunlu hale gelmiştir. Buna bağlı olarak işletmelerin yüksek kalite ve düşük maliyetli gereksinimi karşılamaktan başka seçenekleri kalmamıştır. Bunun sonucu olarakta TZÜ Sistemi ortaya çıkmıştır. TZÜ Sistemi, bir israfi önleme felsefesidir. TZÜ Sistemi ilk madde ve malzemenin satın alınmasında nihai mamul halinde müşteriye teslimine kadar olan üretim sürecinde tüm israfı ortadan kaldırmak; kaliteyi ve verimliliği artırarak üretim maliyetlerini azaltmayı amaçlamaktadır. Stokları varlık olarak değil İşletme için bir yük olarak görmektedir. TZÜ Sistemi, üretim ortamını fiziksel yapısını değiştirerek gerek üretim maliyetlerinin doğasında ve gerekse söz konusu maliyetlerin ölçümlenmesi ve kontrolünde değişikliklere neden olmuştur. Böylece, TZÜ Sistemini başarıyla uygulayan işletmeler maliyet muhasebesi sistemlerinde geleneksel yöntemleri terk ederek bu anlayışa uygun yeni ve yaratıcı yöntemler geliştirmek zorunda kalmışlardır. TZÜ sistemini işletmede uygulayabilmek için bazı şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.İşletme yönetimi başta olmak üzere tüm çalışanların bu sisteme inanmaları gerekmektedir.Dünyada bu sistemi uygulayan işletmeler önemli ölçüde maliyet azaltımı sağlamışlardır.Üretim sistemine bağlı olarak üretim maliyetlerini ve maliyet muhasebesi hesaplama yöntemlerini değiştirmişlerdir. Ülkemizde TZÜ sistemi pek yaygın olmamakla birlikte uygulayan büyük işletmeler de mevcuttur.İşletmelerimizin küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri için bir an önce bu sisteme geçmeleri bir zorunluluk olmaktadır.

Maliyet muhasebesiTam zamanında üretimÜretim+1
Metin Çalık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Bor madeninin stratejik açıdan incelenmesi

ÖZET Günümüzde işletmelerin ticari faaliyetlerindeki en önemli gelişme ve değişme dış pazarlarda yaşanmıştır. İşletmelerin dış pazarlarda daha etkin olabilmesi için stratejik ürünler üretmesi gerekir. İşletmelerin, dış pazarlara girme konusundaki politikalarını düzenlemeleri gerekir. Dış pazarlarda rekabet etmek, yeni pazarlar bulmak, pazar payım korumak ve arttırmak, mal ve hizmet kalite kontrolü, fıyatlandırması gibi pazarlama faaliyetlerinin akılcı ve sistemli bir şekilde işletme tarafından yapılması için yönetim stratejilerinin geliştirilmesi gereklidir. Bor ürünleri çağımızın modern teknolojisinde seçkin bir yere sahiptir. Endüstri, ziraat ve ulaştırma ile, kısaca birey ve toplum çalışmalarının her kesiminde insanlığın en zorlu gereksinimlerine cevap veren bor ürünleri gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Türkiye sahip olduğu bor mineralleri rezervinin büyüklüğü ve nitelikleri itibariyle dünyada birinci sırada yer almaktadır. Konunun öneminden ötürü, 1 978 yılında çıkarılan 2172 sayılı yasa ile, bor cevherlerinin değerlendirmesinde bir kamu kuruluşu olan Etibor A.Ş. tek yetkili kılınmıştır. Etibor A.Ş.'nin uzun yıllardır yürüttüğü arama, üretim, zenginleştirme, pazarlama ve araştırma faaliyetleri ile bor ürünleri, ülkemizdeki toplam maden ihracatı içersinde önemli bir paya sahip duruma gelmiştir. Bor madeni dünya pazarında stratejik bir ürün haline gelmektedir. Dünyanın en büyük bor rezervlerine sahip olan Türkiye aym oranda pazar payına değildir. Bu çalışmada, Türkiye'deki bor madeni stratejik açıdan incelendi. Yönetim stratejilerinin nasıl daha etkin ve verimli hale getirebilmesi üzerine, Eti Holding A.Ş. ve Emet Eti Bor A.Ş. 'deki yöneticilerle görüşmelerde bulunuldu. Bunun sonucunda, Türkiye dünya bor pazarındaki payım arttırabilmesi için, şu anki yönetim stratejilerini gözden geçirmesi, pazarlama ve satış stratejilerini değiştirmesi gerekir. Ayrıca, rafine bor ürünleri üretmeli ve bunun için yeni teknolojiler, geliştirmelidir.

BorBor mineralleriMaden işletmeleri+7
Ömer Altaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap sandalye üreten bir fabrikanın teknik ve ekonomik fizibilite çalışması

Bu çalışmada, ahşap sandalyenin seri üretimi amaçlanmış ve bu amaç doğrultusundayatırım imkanları araştırılmıştır.Fizibilite çalışmasında sırasıyla; pazar ve talep araştırması, teknoloji, kapasite vekuruluş yeri seçimi, ürün tasarımı ve projelendirme, üretim süreci, kalite kontrol politikasınınbelirlenmesi, fabrika içi düzenlemelerin yapılması, personel ihtiyacı, departmanlarınbelirlenmesi ve yatırım analizleri yapılarak teknik ve ekonomik açıdan yatırımın yapılabilirliği(fizibilitesi) araştırılmıştır.şletme teknik donanım ve imkanlarıyla seri olarak ahşap sandalye üretimigerçekleştirebilecektir. Ekonomik etkinlik ölçütleri böyle bir işletmenin yatırımcı ve ülkeekonomisi için karlı bir yatırım olduğunu göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Ahşap sandalye, Fabrika planlama, Fizibilite, Kapasite, Taleparaştırması, Toplam kalite yönetimi, Üretim.

Ahşap mobilyaFabrika yerleşim düzenlemesiFizibilite+2
Günay Özbay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Hatay yöresi sürk (küflü çökelek) ve carra (testi) peynirlerinin üretimi, özellikleri ve standardizasyon olanakları üzerine bazı araştırmalar

öz DOKTORA TEZİ Hatay Yöresi Sürk (Küflü Çökelek) ve Carra (Testi) Peynirlerinin Üretimi, Özellikleri ve Standardizasyon Olanakları Üzerine Bazı Araştırmalar Mutlu Buket GÜLER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ GIDA MÜHENDİSLİĞİ ANABİLÎM DALI Danışman : Prof. Dr. Atilla KONAR Yıl: 1998, Sayfa: 118 Jüri: Prof. Dr. Atilla KONAR Prof. Dr. Atilla YETİŞMEYEN Doç Dr. Mehmet GÜVEN Bu çalışmada öncelikle, Hatay'ın yöresel Carra peynirinin geleneksel üretim yöntemi incelenmiş ve piyasa örneklerinin (30 adet) fîzikokimyasal ve duyusal nitelikleri belirlenmiştir. Daha sonra geleneksel üretim yöntemi, laboratuvar koşullarında geliştirilerek çiğ ve pastörize inek ve keçi sütlerinden Carra peynirleri üretilmiştir. Ayrıca sırlı testiye alternatif olabilecek şeffaf polietilen kap (pet kavanoz) kullanılarak geleneksel toprağa gömerek olgunlaştırmanın yam sıra buzdolabı koşullarında da 90 gün olgunlaştınlmışür. Laboratuvarda böylece üretilen Carra peynirlerinin fîzikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal nitelikleri saptanmıştır. Araştırma bulgularına göre en kaliteli Carra peynirinin pastörize keçi sütünden üretilerek pet kavanozda buzdolabında 3 ay olgunlaştıranlar olduğu saptanmıştır. Bu peynirin ortalama bileşimleri kurumadde %52.43, yağ %25.67, protein %23.09, tuz %6.35 ve olgunlaşma indeksi %48.33 olarak saptanmıştır, Çalışmama ikinci bölümünde ele alınan yine Hatay'ın yöresel bir başka ürünü olan küflü Sürkün geleneksel üretim yöntemi önce belirlenmiş ve bu yöntem uygulanarak laboratuvarda inek sütünden Sürk yapılmıştır. Gerek piyasadan alman (36 adet) ve gerekse laboratuvarda üretilen Sürk örneklerinde fîzikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal nitelikler saptanmıştır. Laboratuvar koşullarında üretilerek cam ve pet kavanozlarda 30 gün süre ile olgunlaştırman Sürklerden, genelde de kullanılan cam kavanozdakiler beğenilmiş olup, bileşimleri kurumadde %39.57, yağ %6.50, protein %23.15, tuz %4.87 ve olgunlaşma indeksi %47.62 olarak saptanmıştır. Ancak normalde olduğu gibi çevre sıcaklığında 25-30 gün küflendirilerek tüketilen Sürklerde, küflerden dolayı daima mikotoksin ve bu arada aflatoksin oluşma olasılığı nedeni ile Sürkün yaygın olarak üretimi ve tüketiminin pek önerilemeyeceği ve bu küflerin yakından incelenmesinin yararlı olacağı kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Carra peyniri, Sürk, olgunlaşma, standardizasyon.

HatayPeynirlerStandartlaşma+1
Mutlu Buket Güler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00

Related subjects