Geçerlik
Bu konu başlığı altında 127 tez
SCOPA uyku ölçeği Türkçe versiyonunun geçerliği ve güvenirliği
Uyku bozuklukları, Parkinson hastalarında sık görülen nonmotor semptomlardandır ve uyku sorunlarının azaltılabilmesi için öncelikle hastanın uyku alışkanlıklarının ve uyku problemlerinin doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Araşırma amacımız; Parkinson hastalarının uyku kalitelerini değerlendirmek için Marinus ve diğ. tarafından geliştirilmiş olan "SCOPA Uyku Ölçeği"nin (SCOPA Sleep Scale) Türkçe versiyonunun geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yaparak ölçeğin Türk toplumunda kullanılabilirliğini kanıtlamaktır. Mayıs-Aralık 2017 tarihleri arasında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Polikliniğine başvuran ve araştırmaya dahil edilme kriterlerine uyan 105 İdiopatik Parkinson hastası ile yüz yüze görüşülerek, Hasta Tanılama Formu, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi, Epworth Uykululuk Skalası ve SCOPA Uyku Ölçeği uygulandı. Test tekrar test güvenilirliği için ilk uygulamadan 15 gün sonra hastalara ikinci kez SCOPA Uyku Ölçeği uygulandı. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik dağılım, ortalama, faktör analizi, Pearson korelasyon testi, cronbach α güvenirlilik katsayısı analizleri kullanıldı. Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 71,08±1,01 yıl olup, %53,3'ünün erkek, %49,5'inin okuryazar, %59'unun evli, %95,2'sinin çalışmadığı saptandı. Faktör analizi sonucunda ölçeğin iki faktörlü olduğu, madde toplam puan korelasyonlarının 0,73 ile 0,87 arasında değiştiği belirlendi. İç tutarlık analizinde cronbach alfa güvenirlik katsayısı gece uykusu alt boyutu için 0,907, gündüz uykululuğu alt boyutu için 0,906 olarak bulundu. Test-tekrar test analizinde, her iki uygulama arasında farklılık saptanmadı (p>0,05). Sonuç olarak SCOPA Uyku Ölçeği'nin Türkçe uyarlamasının psikometrik özelliklerinin iyi düzeyde ve kabul edilebilir olduğu, ölçeğin Türk toplumunda kullanılabileceği sonucu elde edildi. Anahtar Kelimeler: Parkinson hastalığı, Uyku, Ölçekler, Geçerlik, Güvenirlik
Sağlık çalışanlarının anksiyete ve depresyon düzeylerinin Cenevre Duygusal Veritabanı görselleri kısa formunun değerlik ve uyarılma dereceleri üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada sağlık çalışanlarının anksiyete ve depresyon düzeyleri ile pozitif, negatif ve nötr tema içerikli GAPED görsellerinden yararlanılarak oluşturulmuş kısa formun değerlik ve uyarılma dereceleri arasındaki ilişki incelenirken, diğer taraftan ülkemiz normlarına uygun, duygu alanında yapılacak çalışmalarda kullanılabilecek bir veri tabanı oluşturulabilir mi sorusuna cevap aranmıştır. Literatür taramalarında benzer bir çalışmaya rastlanmamıştır. GAPED (Cenevre Duygusal Resim Veri tabanı) görsellerinden seçilen 60 görselin yer aldığı kısa formun değerlik (hoşa gitme, beğenme) ve uyarılma (etkilenme) puan ortalamaları İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi'nde 230 sağlık çalışanının katılımı ile incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak Cenevre Duygusal Resim Veri tabanı Kısa Formu, Demografik Bilgi Formu, Beck Depresyon Ölçeği ve Beck Anksiyete Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel uygulamalarında katılımcılardan, bilgisayar ekranında 4 sn. süreyle izletilen görsellerin her birini değerlik ve uyarılma boyutunda 1-9 arası puanlanmaları istenmiş ve elde edilen veriler SPSS 22,0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım göstermediğinden non-parametrik analizler kullanılmıştır. Katılımcıların cinsiyet, yaş, el tercihleri, görme bozukluğu ve uyku bozukluğu değişkenlerinin farklılık gösterip göstermediği Mann Whitney U-Testi ile, eğitim durumu, sigara kullanımı, günlük kahve ve çay tüketimi değişkenlerinin farklılık gösterip göstermediği Kruskal Wallis H-Testi ile analiz edilmiştir. Beck Anksiyete Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği puanları ile Cenevre Duygusal Resim Kısa Formu puanları arasındaki ilişkinin incelenmesinde ise Spearman Korelasyon analizinden faydalanılmıştır. Pozitif, negatif, nötr görsellerin değerlik ve uyarılma puan ortalamalarının cinsiyet, yaş, eğitim durumu, görme bozukluğu değişkenine göre farklılaştığı, sağlık çalışanlarının anksiyete düzeylerinin cinsiyet, yaş, eğitim durumu değişkenine göre, depresyon düzeylerinin yaş, eğitim durumu ve uyku bozukluğu değişkenine göre farklılaştığı saptanmıştır. Sağlık çalışanlarının anksiyete düzeyleri ile negatif görsellerin değerlik puan ortalamaları arasında zıt yönlü zayıf anlamlı bir ilişki, anksiyete düzeyleri ile negatif görsellerin uyarılma puan ortalamaları arasında doğrusal zayıf anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırma psikoloji, nöroloji ve ilgili diğer bilim alanlarda duygu açığa çıkaracak bir veri tabanı oluşturma çalışmalarının bir ön çalışması niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: GAPED, Duygu, Anksiyete, Depresyon, Sağlık çalışanı
İçsel aile sistemleri ölçeğinin Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirlik çalışması
Bu çalışmanın temel amacı İçsel Aile Sistemleri Ölçeği' nin Türkçe formunun psikometrik özelliklerini incelemektir. Ölçeğin psikometrik özellikleri ise açımlayıcı ve dogrulayıcı faktör analizi, madde analizi ve güvenilirlik çalışmaları, iç tutarlılık katsayısının hesaplanması ve test-tekrar test yöntemleriyle incelenmiştir. Araştırmaya tümü klinik dışı alandan olan İstanbul, Ankara ve Çorum'dan katılan yaşları 18 ile 50 yaş (M=31.12, Ss=8.74) arasında olan toplam 300 kişiden veri toplanmıştır. Katılımcılara; Sosyodemografik Bilgi Formu, Ontological Well-Being (Ontolojik iyi oluş), Otantik Kişilik Ölçeği, Biriciklik, Brief Symptom Inventory (Kısa Semptom Envanteri), Belirsizlikten Hoşnutsuzluk Ölçeği, İçsel Aile Sistemleri (İAS) ölçekleri uygulanmıştır. İAS için yapılan açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda ölçeğin orijinalinde ki gibi iki boyutlu olduğu anlaşılmıştır. Bunlar benlik nitelikleri ve benlik liderliğidir. İAS için Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı .93 çıkmıştır. Alt boyutları olan benlik nitelikleri için .91 ve benlik liderliği için .90 bulunmuştur. Test–tekrar test için Cronbach alfa ise .92 çıkmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler, Liseral ile incelenmiştir. İAS' nin araştırmacı tarafından yapılan test-tekrar test güvenilirlikleri de araştırıldıktan sonra ölçein Türkçesi' nin yeterli düzeyde geçerli ve güvenilir olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe form, geçerlilik, güvenilirlik, İçsel Aile Sistemleri
Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği'nin Türçeye uyarlanması geçerlik ve güvenirlik çalışması
Bu çalışmanın amacı Covin ve Dozois (2011) tarafından geliştirilen Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği'ni Türkçeye uyarlamak ve geçerlik-güvenirlik analizlerini yapmaktır. Çalışma, ölçeğin Türkçeye uyarlanması, kültür ile uyumu ve bunun sonucunda da daha güvenilir sonuçların elde edilmesini amaçlamaktadır. Bu çalışma kapsamında 10 bilişsel çarpıtma türü ve 5 ruh sağlığı değişkeni değerlendirilmiştir. Değerlendirilen depresyon, anksiyete, ruminasyon gibi ruh sağlığı değişkenleri ile bilişsel çarpıtmalar arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra bilişsel çarpıtmaların kendi aralarında yapılan analizler de anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya çıkarmıştır, yani bilişsel çarpıtmalar birbirlerini tetiklemekte ve bir düşünce tarzı olarak tüm hayatı etkilemektedirler. Uyarlaması yapılan ölçek ile bilişsel hataları tespit etmek mümkün olmaktadır. Böylece bilişsel çarpıtmaların neden olabileceği hastalıklar da önlenip tedbir alınabilecektir. Bu açıdan önemli olan bu çalışmada kullanılan ölçek ile hastanın bilişsel çarpıtmaları saptanıp bu yönde bir terapinin uygulanması da mümkün olabilecektir. Anahtar Sözcükler: Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği, Bilişsel Çarpıtmalar, Geçerlik-Güvenirlik
Yönetim inovasyonu ölçeğinin uyarlanması: Geçerlik ve güvenirlik analizi
Bu çalışmanın amacı literatür taraması sonucunda üç boyutlu bir yönetim inovasyonu ölçeği geliştirilerek geçerlik ve güvenirliğini test etmektir. Yönetim inovasyonun ölçülmesiyle ilgili olarak henüz literatürde bir ölçeğin geliştirilmediği ve bu anlamda bir eksikliğin olduğu yapılan araştırmalarda görülmektedir. Bu çalışmada kapsamlı bir literatür taraması yapılarak uyarlanan 28 maddelik bir ölçekle yönetim inovasyonu ölçülmeye çalışılmıştır. Oslo Kılavuzu (2005)'e uygun olarak "Ticari Uygulamalarda İnovasyon", "İşyeri Organizasyonunda İnovasyon" ve "Dış İlişkilerde İnovasyon" olmak üzere üç boyutlu bir ölçek geliştirilmiştir. Bu bağlamda yapılan çalışmanın mevcut literatüre teorik anlamda katkı sağlaması amaçlanmıştır.
Development of empathy scale: A study of validity and reliability
The purpose of this study is to develop a valid and reliable empathy scale, measuring the empathy aspects of the teachers. The developed scale is an empathy scale in the form of five-point Liker. Factor analysis has been done on the scale to develop the scale. After getting opinions of the experts, the scale having consisted of 38 questions were reduced to 27 items. The scale has been applied to 653 teachers. Likewise, the relation of the teachers with students in terms of various variables has been analyzed. Within the scope of the validity and reliability studies of teachers empathy scale, before the general reliability, Bern Bach alpha reliability coefficient was analyzed, and after the analysis, it was calculated as 0,771. Within the scope of the development validity, as a result of the exploratory and confirmatory factor analysis, the draft scale has been decreased to the 7 items scale. To check whether the data structure is appropriate or not, factor analysis has been checked by benefiting from KMO and Barlett test methods. As a result, the value of KMO test has been determined as 0,848 and the Bartlett test has been founded as 878, 969 (p<0, 05). For personal information form, a Questionnaire consisting of Teachers empathy Scale was applied to 653 teachers working in the Duhok province. In the evaluation of the data obtained from the questionnaires, percentage and frequency statistics were used to determine the descriptive characteristics of teachers, and average and standard deviation statistics were used to determine empathy. T-test and One-Way ANOVA tests were used to determine a teacher's empathy. As a result of the research, it was found that the empathy of the teachers has a statistically significant and positive effect on relationship between them and their students. Also, it was determined that there were differences in empathy and relationship with students according to the descriptive characteristics of teachers. The female teachers empathy scale score (x ̅=21, 86); SD=4, 54) was little more than the male teachers' empathy scale score (x ̅=20, 82); SD=4, 39). And according to their martial statues, there is not any difference between them, and also according to their satisfaction with their life, we didn't find any difference. According to experience years, it was determined that those who had more experience had more empathy and higher score. Empathy scale score of the teachers who had 10-12 years' experience was determined as ( x ̅=21,61). According to the findings obtained from the teachers who participated in the study, a significant difference was found between the teachers who are 51 or over, however, for the other categories, there was not any difference.
Development of the tolerance scale: A study of validity and reliability
This study aimed to develop a valid and reliable teacher's tolerance scale. During the development phase of the scale, the scale with 45 items was reduced to 32 items according to the view of expert academicians. A scale form of 32 items was prepared and this scale with the type of five-point Liker was applied to 654 teachers. After the period of developing the scale, factor analysis has been done on the scale and the study related to the scale items and dimensions has been done. The exploratory factor analysis was applied to the scale containing 32 items. After exploratory factor analysis, a structure with 3 factors containing 17 items was obtained. These factors are named (ignorance), (forgiving), and (respect and mercy (. Moreover, for the validity and reliability studies of teachers tolerance scale, Bern Bach alpha reliability coefficient was calculated and, it was calculated as 0,840. Within the scope of the development validity, as a result of the exploratory and confirmatory factor analysis, the scale has been decreased to the 17 items scale. To check whether the data structure is appropriate or not, the factor analysis has been used by benefiting from KMO and Barlett test methods. The value of KMO test has been established as 0,878 and the Bartlett test has been founded as 2335,160 (p<0, 05). For personal information form, a Questionnaire consisting of Teachers tolerance Scale was applied to 654 teachers working in the Duhok province. In the evaluation of the data obtained from the questionnaires, percentage and frequency statistics were used to determine the descriptive characteristics of teachers, and average and standard deviation statistics were used to determine tolerance. According to the descriptive characteristics of the teachers, t-test and One-Way ANOVA tests were used to determine a teacher's tolerance. As a result of the research, it was found that the tolerance of the teachers is statistically positive and good. In addition, it was determined that there were differences in tolerance and according to the descriptive characteristics of teachers. The female teachers tolerance scale score (x ̅=48, 59); SD= 9.77) was little more than the male teachers' tolerance score (x ̅=46, 30); SD= 9.78). And according to their ages, there were differences in the control sub-dimension, and a significant difference was found between the age range of 20-30 and between the age range of 51 and over. Accordingly, it was found that the mean score of the tolerance control subscale (x= 49.22) of those aged 20-30 was higher than that of those aged 51 and over (x= 45.43). Also, when checking whether there was a significant difference in other age ranges, significant difference was found between the age range of 31-40 and the age range of 51and over. Key Words Tolerance, Education, Teachers, scale development
Elektronik sözleşmelerin kurulması ve geçerlilik şartları
İnternet teknolojisinde meydana gelen gelişmeler sonucunda, sözleşme kurmak için daha öncesinde kullanılmakta olan telefon, faks, televizyon, radyo gibi araçlar artık yerini web sitesi, e-posta ve iletişim uygulaması gibi araçlara bırakmıştır. Bu bakımdan ortaya çıkan yeni durumlara uyum sağlayıp çıkabilecek sorunlara çözüm bulmak ve gerçekleştirilen işlemlerde güven tesis edip faaliyetlerin gelişmesine katkı sağlamak amacıyla hem uluslararası kuruluşlar hem de ülkeler internet ortamında gerçekleştirilen ticari faaliyetler konusunda hukuki düzenlemeler yapmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; elektronik sözleşmenin tanımı, hukuki niteliği, türleri ve kuruluş şekilleriyle birlikte elektronik sözleşmelere yönelik yapılan düzenlemeler ve elektronik sözleşmelerin benzer işlemlerden farkları ortaya koyulacaktır. İkinci bölümde, elektronik sözleşmenin kurulma aşamalarına ve elektronik sözleşmenin geçerli olabilmesi için gerekli olan şartlara yer verilecektir. Son bölümde ise, tüketicilerin tarafı olduğu elektronik sözleşmeler bakımından tüketicileri korumaya yönelik düzenlemeler ele alınacaktır.
Hemşireliğin geleceğine yönelik algı ölçeğinin geliştirilmesi
Bu araştırma, hemşireliğin geleceğine yönelik algıyı belirlemede kullanılmak üzere "Hemşireliğin Geleceğine Yönelik Algı Ölçeği" nin geliştirilmesi amacıyla metodolojik olarak planlanmıştır. Araştırmaya hemşire grubuyla birlikte, hemşirelerin alanda birlikte çalıştığı ve birebir temasta bulunduğu grup olmaları sebebiyle hekimler ve ebeler, aynı zamanda hemşirelik öğrencileri, tıp öğrencileri ve ebelik öğrencileri olmak üzere toplam 401 kişi dahil edilmiştir. Örnekleme yöntemi olarak kartopu örnekleme yöntemi seçilmiş, veriler Nisan-Mayıs 2023 tarihleri arasında online sosyal medya platformları aracılığıyla çevrimiçi olarak toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ve Hemşireliğin Geleceğine Yönelik Algı Ölçeği Taslağı kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından literatür taraması yapılarak hazırlanan, uzman görüşü ve pilot uygulama sonucu 55 madde olarak tasarlanan "Hemşireliğin Geleceğine Yönelik Algı Ölçeği" taslağının geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; iki faktörlü, toplam varyans oranı %50.6 olan, doğrulayıcı faktör analizi sonrası uyum indeksi değerlerini sağlayan, Cronbach Alfa katsayısı 0.938 olan bir ölçek yapısı elde edilmiştir. Ölçek alt boyutları 'Mesleki Değer Algısı' ve 'Mesleki Değişim ve Gelişim Algısı' şeklinde isimlendirilmiştir. Sonuç olarak, "Hemşireliğin Geleceğine Yönelik Algı Ölçeği" nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak kullanılabileceği saptanmıştır.
Yönetici hemşirelerin krize hazır olma durumlarına ilişkin görüşleri ve yönetici hemşirelerin krize hazır oluş ölçeğinin geliştirilmesi
Bu doktora tez çalışması; yönetici hemşirelerin krize hazır olma durumuna ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve yönetici hemşirelerin krize hazır oluşunu ölçmeye yönelik bir ölçme aracının geliştirilmesi amacıyla, nitel (bireysel derinlemesine görüşme yöntemi) ve nicel (metodolojik yöntem) tasarımla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini birinci aşama olan nitel aşamada 45 yönetici hemşire; ikinci aşama olan nicel aşamada ise 550 yönetici hemşire oluşturmuştur. Birinci aşamada veri toplama aracı olarak "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu"ndan yararlanılırken, ikinci aşamada, 55 maddelik "Yönetici Hemşirelerin Krize Hazır Oluş Ölçeği" taslağı kullanılmıştır. Nitel veriler MAXQDA 2020, nicel veriler ise SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel verilerden, kriz algısı (ani ve beklenmedik olması, belli kalıpları izlemesi, bütüncül bir bakış açısını gerektirmesi, çalışma pozisyonuna göre farklılık arz etmesi, düzenin bozulması), kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz öncesi, kriz esnasında ve kriz sonrası) ve yönetici hemşirelerin kriz durumlarına yaklaşımı (yönetici rol ve sorumluluk, hemşire insan kaynakları yönetimi, malzeme/stok yönetimi, fiziksel yapı-donanım yönetimi, iletişim yönetimi, kendini yönetme durumu/kendini güçlendirmek) olmak üzere üç ana tema ve alt tema elde edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında; oluşturulan 72 maddelik taslak ölçek uzman görüşüne sunulmuş, 5 madde uzman görüşü sonrası çıkarılmış, kapsam geçerlik indeksi ise 0.96 olarak bulunmuştur. Uzman görüşleri ve tez izlem jürisinin önerileri doğrultusunda oluşturulan 55 maddelik taslak ölçeğe açımlayıcı faktör analizi uygulanarak 44 maddelik bir yapı elde edilmiş, sonrasında doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve sonucuna göre uyum iyilik indeksi değerleri Chi-square/df (cmin/df) (1.43), CFI(1,00), NNFI(1,00), NFI(0,99), IFI(1,00), GFI(1,00), SRMR(0.045), RMSEA(0.028) değerlerinin iyi uyum sınırları içinde belirlenmiştir. Ölçeğin zamana karşı güvenilirliği 41 katılımcı ile test tekrar test yöntemiyle değerlendirilmiş, iki ölçüm arasında anlamlı bir fark olmadığı (p>0,05) bulunmuştur. Ölçeğin toplam Cronbach's Alpha değeri 0,975 olarak elde edilmiş olup kriz algısı alt boyutu 0,740, kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz öncesi) alt boyutu 0,925, kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz anı) alt boyutu 0,937, kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz sonrası) alt boyutu 0,966, yönetici hemşirelerin kriz durumuna yaklaşımı (yönetici hemşire) alt boyutu 0,969, olduğu saptanmıştır. Ayrıca ölçek toplamı ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir (p<0,01). Araştırmanın sonucunda, çalışmaya katılan yönetici hemşirelerin krize hazır olmak için kriz yönetimi ve hastane afet planlama eğitimlerinin, kriz planlarının hazırlanmasında etkin rol almalarının ve üst yönetim desteğinin önemli olduğunu göstermiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise geliştirilen Yönetici Hemşirelerin Krize Hazır Oluş Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ve yönetici hemşirelerin hazır oluşluk düzeyi belirlemek üzere kullanılabileceği saptanmıştır.
Sözel olmayan kapsamlı zeka testinin ikinci versiyonunun Türk ve Arap kültürüne uyarlanması
Bu araştırmanın amacı Pearson, Donald ve Wierdeholt (2009) tarafından geliştirilen Sözel Olmayan Kapsamlı Zeka Testinin ikinci versiyonunun (Comprehensive Test of Nonverbal Intelligence – CTONI-2) 8-10 yaşındaki öğrenciler için Türkçe ve Arapçaya uyarlanmasına yönelik geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını gerçekleştirmektir. CTONI-2 testinin katılımcılarını Ankara ve İstanbul illerinde yaşayan 8-10 yaşları arasındaki Türk ve Arap 1000 öğrenci oluşturmuştur. Geçerlik çalışması kapsamında bir gruba Sözel Olmayan Kapsamlı Zeka Testi-2 ve bu teste benzer Raven Standart Progresif Matrisler (SPM) Testi uygulanarak ölçüt geçeliğine ilişkin kanıt toplanmıştır. Uygulanan iki testten elde edilen puanlar arasındaki Pearson korelasyon katsayıları 0.48-0.58 arasında bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi yöntemi kullanılarak, yapı geçeliğine ilişkin kanıt toplanmıştır. Buna gore tek faktörlü doğrulayıcı faktör analizi (DFA) modeli için standartlaştırılmış faktör yükleri Türk çalışma grubunda 0.55-0.64 arasında, Arap çalışma grubunda 0.54-0.76 arasında değişkenlik göstermiştir. DFA sonucunda Türk çalışma grubu ve Arap çalışma grubu için testin tek faktörlü yapısının kabul edilebilir olduğu görülmektedir. Güvenirlilik çalışması kapsamında testten elde edilen toplam test ve alt test puanlarına ilişkin Kuder-Richardson 20 (KR-20) katsayıları ve test-tekrar test güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır. KR-20 katsayıları Türk çalışma grubunda 0.79-0.94 arasında, Arap çalışma grubu için 0.76-0.95 arasında değişkenlik göstermiştir. Test-tekrar testi yöntemi için kararlılık katsayıları Türk çalışma grubunda 0.81-0.96 arasında, Arap çalışma grubunda 0.74-0.96 arasında değişkenlik göstermiştir. Bu çalışmada, Arap ve Türk çalışma grupları için CTONI-2'de yer alan maddeler için ülkeye ve cinsiyete göre Mantel-Haenszel ve lojistik regresyon DMF (değişen madde fonksiyonu) analizleri yürütülmüştür. DMF analizlerinin sonuçları incelendiğinde, maddelerin ülkelere göre DMF göstermediği ancak bazı maddelerin cinsiyete göre DMF gösterdiği bulunmuştur. Anahtar sözcükler: CTONI-2 testi, sözel olmayan zeka testi, güvenirlik, geçerlik, değişen madde fonksiyonu
ICECAP-O kapasite ölçeğinin [ICEpop CAPability measure for older people (ICECAP-o)] Türkçe'ye uyarlanması ve sağlık kurumuna başvuran yaşlılarda geçerlik-güvenilirlik çalışması
Dünyada yaş ortalamasının giderek artmasıyla yaşlı hastaların değerlendirilmesi ve bakımı daha da önem kazanmaktadır. Beklenen yaşam süresinin artması yaşlı bireylerde hayat kalitesini artırma ve fonksiyonel bağımsızlığı sürdürmenin önemini artırmaktadır. Son yıllarda gündeme gelen kapasite kavramı, kişinin gerçekleştirebileceği farklı işlevler bileşimini ve bunlar içinden tercihini yansıtmaktadır. Yaşlılar için kapasite değerlendirme ölçeği olarak geliştirilen ICECAP-O [ICEpop CAPability measure for Older people] Ölçeği, sağlıktan ziyade, daha geniş anlamda tanımlanan refah/iyilik durumu üzerine odaklanmaktadır. Bu araştırmada sağlık kuruluşuna başvuran 65 yaş ve üzerindeki kişilerde ICECAP-O Kapasite Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlanması ve geçerlik-güvenirliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarihleri arasında Ankara'daki bir eğitim araştırma hastanesi Aile Hekimliği polikliniklerine başvuran 65 yaş ve üzerindeki 239 kişiye, sosyodemografik özelliklerini ve sağlık durumu sorgulayan anket formu uygulanmıştır. Buna ek olarak mental iyilik durumunu değerlendiren Genel Sağlık Anketi-12, yaşam kalitesini değerlendiren EQ-5D-3L Ölçekleri ile Türkçe'ye uyarlanan yaşlılarda kapasite ölçeği ICECAP-O uygulanmıştır. ICECAP-O Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlamasının gerçekleştirildiği bu araştırmada, ICECAP-O Türkçe versiyonunun hem güvenirlik hem geçerlik açısından toplam puan ve bazı alanlarda orta-iyi düzeyde kabul edilebilir olduğu gösterilmiştir. ICECAP-O Ölçeği'ninTürkçe versiyonu ile GSA-12 ve EQ-5D-3L, EQ-VAS arasında güçlü ve anlamlı korelasyon saptanmıştır. Bu araştırmada yaş, emeklilik durumu, eğitim durumu, medeni durum, gelir durumu, düzenli fiziksel aktivite yapıp yapmama, kronik hastalık varlığı, multimorbidite, ilaç kullanma durumu ve mutluluk düzeyinin ICECAP-O Ölçek puanı, bir başka deyişle kişinin kapasitesi ile ilişkili olduğu saptanmıştır
Ortaöğretim kurumlarına yerleştirmede kullanılan merkezi sınav puanlarının geçerlik çalışması
Bu araştırmanın amacı; seçme yerleştirme amaçlı yapılan ve yüzbinlerce öğrenci hakkında hayati kararlar veren, sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezi sınav (OKMS) puanlarının ölçüt geçerliğine ve sonuçsal geçerliğine ilişkin kanıtların toplanmasıdır. Karma yöntemle modellenen araştırmanın nicel boyutunda, eğitim sisteminin geri bildirimi ve bütünlüğüne katkı sunmak ve eğitim müfredat sisteminin sarmal yapısının görülmesi amacıyla aynı öğrencilerin 8. ve 9. sınıf akademik başarı puanları ile OKMS alt testleri ham puanlarından elde edilen veri setleri arasındaki ilişkileri açıklamak için merkezi sınavın uygunluk (uyum) ve yordama geçerlik düzeyleri belirlenmiştir. Nitel boyutta ise bu sınavın hedeflenen amaçlarla ve diğer sosyal değerlerle ne kadar tutarlı olduğunun belirlenmesi ve ölçme sonuçlarının ters etkileri konularında bilgi toplayabilmek adına sonuçsal geçerlik ve ölçüt geçerliği bağlamında farklı paydaşlardan (öğrenci, öğretmen, veli) görüşler alınmıştır. Araştırmanın ölçüt geçerliğine ilişkin nicel sonuçlarına göre 8. ve 9. sınıf yılsonu akademik başarı puanları OKMS alt test puanlarını yeterli düzeyde açıklamaktadır. Bununla birlikte uygulamaya konulan yenilikler, araştırmaya konu olan paydaşlar tarafından kısmen olumlu olarak nitelendirilmesine rağmen, günümüze kadar sıklıkla değişikliğe uğrayan sistemlerin genelinde olduğu gibi uygulanan son sistemin de bazı temel problemleri ortadan kaldırmadığı göze çarpmaktadır.
Andropoz belirtileri öz değerlendirme ölçeğinin Türkçe geçerlik ve güvenirliğinin araştırılması ve yaşlanmaya bağlı gelişen andropozun fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi ile ilişkisinin incelenmesi
Çalışma, Andropoz Belirtileri Öz Değerlendirme Ölçeği (ABÖDÖ)'nin Türkçe versiyonunun geçerlik ve güvenirliğinin incelenmesi ve andropoz belirtileri ile fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla planlandı. Çalışmaya yaş ortalaması 54,24± 6,51 yıl olan 125 erkek katıldı. Olguların demografik bilgileri kaydedildi. İlk olarak ABÖDÖ'nün Türkçeye uyarlaması yapıldı. Güvenirlik testi için ölçek katılımcılara 1 hafta sonra tekrar uygulandı. Test-tekrar test güvenirliği ICC (Intraclass Correlation Coefficient), iç tutarlık Crocbach's Alpha ile tanımlandı. Geçerlik analizinde içerik geçerliği, uzman görüşüne göre belirlendi. Kriter geçerliği için Yaşlanan Erkekte Semptom Sorgulama Formu (YESSF) kullanıldı. Çalışmaya katılan erkeklere; andropoz belirtilerini ölçmek için ABÖDÖ ve YESSF, fiziksel aktivite düzeylerini değerlendirmek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu (UFAA-KF), yaşam kalitelerini değerlendirmek için Nottingham Sağlık Profili Anketi (NSPA) uygulandı. ABÖDÖ ile UFAA-KF ve NSPA arasındaki ilişkinin incelenmesi için korelasyon analizi yapıldı. ABÖDÖ toplam ve alt boyutlarının (cinsel, somatik, psişik ve davranış) test-tekrar test puanları arasındaki ICC değerleri sırasıyla 0,987, 0,939, 0,973, 0,951, 0,887 olarak bulundu (p<0,05). ABÖDÖ toplam ve alt boyutlarının (cinsel, somatik, psişik ve davranış) Cronbach's α değerleri sırasıyla 0,924, 0,870, 0,747, 0,865, 0,667 olarak hesaplandı. Elde edilen ICC değerlerine göre, ABÖDÖ'nün yüksek derecede güvenirliğe sahip olduğu bulundu. İç tutarlık sonuçlarına göre; ilk 3 alt boyutun (cinsel, somatik ve psişik) yüksek derecede güvenilir olduğu, davranış alt boyutunun ise oldukça güvenilir olduğu bulundu. Uzmanların görüşüne göre ölçekten çıkarılması ya da ölçeğe eklenmesi gereken soru bulunmadığı, ifadelerin yalın ve anlaşılır olduğu belirlendi ve ABÖDÖ'nün içerik geçerliğinin olduğuna karar verildi. ABÖDÖ'nün YESSF puanları arası ilişkiye dayanarak kriter geçerliği ortaya konuldu. Kriter geçerliği sonuçlarına göre; YESSF seksüel alt boyut puanı ile ABÖDÖ cinsel alt boyut puanı arasında mükemmel düzeyde (r=0,889, p=0,001), YESSF somatik alt boyut puanı ile ABÖDÖ somatik alt boyut puanı arasında mükemmel düzeyde (r=0,851, p=0,001), YESSF psikolojik alt boyut puanı ile ABÖDÖ psişik alt boyut puanı arasında mükemmel düzeyde (r=0,777, 0,001), YESSF psikolojik alt boyut puanı ile ABÖDÖ davranış alt boyutu puanı arasında iyi düzeyde (r=0,636, p=0,001), YESSF toplam puanı ile ABÖDÖ toplam puanı arasında mükemmel düzeyde (r=0,938, p=0,001) istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulundu. Korelasyon analizi sonuçlarına göre; UFAA-KF'nin haftalık yürüme puanı ile ABÖDÖ somatik alt boyut puanı arasında ilişki olduğu bulundu (r=-0,192, p= 0,032). Diğer fiziksel aktivite düzeyleri ile ABÖDÖ puanları arasında herhangi bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Ayrıca, ABÖDÖ ile NSPA'nın toplam puan ve tüm alt boyut puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulundu (p<0,05). Sonuç olarak; ABÖDÖ'nün Türk erkeklerde kullanılabilir geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu belirlendi. Andropoz belirtilerinin fiziksel aktivite düzeyi ile ilişkisi nedeniyle andropozal semptomların azaltılması için kişiler aktivite düzeylerini arttırmaya teşvik edilmelidir.
Spastik serebral palsili çocuklarda selektif motor kontrolün değerlendirilmesi ve aktivite, katılım ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, spastik Serebral Palsili (SP) çocuklarda selektif motor kontrolün değerlendirilmesi ve selektif motor kontrolün aktivite, katılım ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi üzerine etkisini araştırmaktı. Ayrıca çalışma kapsamında Alt Ekstremite Selektif Kontrol Değerlendirme Skalası'nın (SCALE) ve Üst Ekstremite Selektif Kontrol Skalası'nın (SCUES) Türkçe versiyon, geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılması da planlandı. Çalışmaya yaşları 4-18 yıl arasında değişen 52 spastik SP'li çocuk dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen çocukların selektif motor kontrol becerileri, fonksiyonel seviyeleri, kas tonusları, üst ekstremite fonksiyonları, kaba motor fonksiyon seviyeleri, aktivite-katılım düzeyleri ve yaşam kaliteleri değerlendirildi. İlk değerlendirmeler sırasında video çekildi. Aradan 2 hafta geçtikten sonra SCALE ve SCUES video üzerinden tekrar skorlandı. SCALE ölçüm aracının gözlemci içi güvenirliği yüksek bulundu (ICC=0,996). SCALE'in Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sistemi (GMFCS), Modifiye Ashworth Skalası (MAS), Modifiye Hekim Değerlendirme Skalası (PRS) ve Kaba Motor Fonksiyon Ölçütü (GMFM) ile yüksek derecede ilişkili olduğu bulundu (r= - 0,786/- 0,743/0,761/0,863, p<0,001). SCUES ölçüm aracının gözlemci içi güvenirliği yüksek bulundu (ICC=0,982). SCUES'in El Becerileri Sınıflandırma Sistemi (MACS), Üst Ekstremite Hekim Değerlendirme Skalası (ULPRS), MAS ve Üst Ekstremite Becerileri Kalite Testi (QUEST) ile yüksek derece korelasyona sahip olduğu bulundu (r= - 0,672/0,879/- 0,937/0,813, p<0,001). Selektif motor kontrol becerisinin aktivite-katılım ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi üzerine etkili olduğu bulundu (p<0,001-0,05). Spastik SP'li çocuklarda selektif motor kontrol becerisinin değerlendirilmesi çok önemlidir. Selektif motor kontrol becerisinde sağlanacak gelişme aktivite-katılım ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesinde de gelişme sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: serebral palsi, alt ekstremite, üst ekstremite, selektif motor kontrol, yaşam kalitesi
Okul motivasyonu ölçeğinin cinsiyete ve sınıf düzeyine göre ölçme değişmezliğinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencileri için okul motivasyonu ölçeğinin (Kan, Özhan ve Kaynak, 2017) cinsiyet ile sınıf düzeyi değişkenleri açısından ölçme değişmezliğini incelemek ve ölçeğin yapı geçerliğine ilişkin kanıt elde etmektir. Araştırmanın çalışma grubunu, Gaziantep ilinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören ortaokul kademesinde 5., 6., 7. ve 8. sınıf düzeylerindeki toplam 600 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan okul motivasyonu ölçeği, üç alt boyut ve toplamda 14 maddeden oluşan beşli Likert tipinde bir ölçektir. Verilerin analizine başlamadan önce analize ilişkin varsayımlar kontrol edilerek, veriler analize uygun hale getirilmiştir. İlk aşamada okul motivasyonu modeli, grubun tamamına ilişkin veri kullanılarak doğrulayıcı faktör analiziyle doğrulanmıştır. İkinci aşamada ise doğrulanan modelin cinsiyet ve sınıf düzeyi alt grupları arasında ölçme değişmezliğini sağlayıp sağlamadığı çok gruplu doğrulayıcı faktör analizi yöntemiyle aşamalı olarak test edilmiştir. Analiz bulgularına göre okul motivasyonu modelinin, cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre kısmi metrik değişmezliği sağladığı gözlenmiştir. Dolayısıyla faktörlerin cinsiyet ve sınıf düzeylerine ilişkin alt gruplarda kısmen aynı şekilde ölçüldüğü söylenebilir. Okul motivasyonu ölçeğinden elde edilen puanlara dayanarak alt gruplar arasında karşılaştırmalar ve yorumlar yapılırken, modelin yapısal değişmezliği ve metrik değişmezliği sağladığı; ölçek değişmezliği ve katı değişmezliği sağlamadığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Zihin kuramının bilişsel psikoloji bağlamında incelenmesi: Yönetici işlevlerden ayrıştırma ve bilgisayar temelli batarya geliştirme çalışması
Bu doktora tez çalışmasının temel amacı, Zihin Kuramı'nı (ZK) bilişsel psikoloji kuram ve yaklaşımları çerçevesinde deneysel yöntembilim açısından farklı boyutlarıyla (bilişsel ve duygusal) irdeleyen, sosyal etkileşim niteliği olan ve canlı-renkli animasyonlardan oluşan özgün bir ZK bataryası geliştirmek ve Hacettepe-Bilgisayar Temelli ZK (Hacettepe-BTZK) Bataryası olarak adlandırılan bataryadaki görevlerin geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını yapmaktır. İkincil amaç ise, ZK'nin yönetici işlevlerden ayrı bir bilişsel beceri olup olmadığını göstermeye yönelik özgün bilgisayar temelli canlı-renkli animasyonlardan oluşan yönetici işlev görevleri geliştirmek ve geliştirilen bütün görevlerin iki farklı yaş grubu için kültürümüze özgü normlarını belirlemektir. Bataryanın geçerlik ve güvenirlik çalışmaları 18-36 (20.56±3.19) yaş aralığında toplam 214 gönüllü sağlıklı yetişkinle, yaşa göre norm belirleme ve hipotez testlerine yönelik çalışmalar 18-64 yaş aralığında toplam 112 gönüllü sağlıklı yetişkinle yürütülmüştür. ZK bataryasının yapı geçerliği DFA ile değerlendirilmiş ve elde edilen uyum indeksleri modelin çok iyi bir uyuma sahip olduğunu ortaya koymuştur [χ2 (19, N = 214) = 26.14, p>0.05, χ2/sd = 1.38, RMSEA = 0.042, SRMR = 0.05, GFI = 0.97, AGFI = 0.95, CFI = 0.98, TLI (NNFI) = 0.97]. Ölçüt geçerliği ölçümü için kullanılan Dokuz Eylül Zihin Teorisi Ölçeği (DEZTÖ) ile geliştirilen Hacettepe-BTZK Bataryası'ndan alınan puanlar arasında pozitif yönde ve anlamlı (r=0.32, p<0.05) bir ilişki bulunmuştur. Yargıcılararası güvenirlik ve iç tutarlılık katsayıları sırasıyla r=0.94 ve r=0.72 olarak bulunmuştur. Ayrıca bilişsel ve duygusal ZK görevleriyle alternatif yönetici işlev görevlerine ilişkin norm verileri ayrı ayrı belirlenmiştir. Hipotezlerin test edilmesi için yapılan analizler sonucunda, bilişsel ZK puanlarının duygusal ZK puanlarından; ironi görevlerinden alınan puanların ise ikinci derece yanlış-inanç görevlerinden alınan puanlardan daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0.05). Elde edilen sonuçlara göre, geliştirilen Hacettepe-BTZK Bataryası'nın ekolojik geçerliği yüksek, kültürümüze uygun ve psikometrik açıdan güçlü bir değerlendirme aracı olduğu; ayrıca ZK'nin yönetici işlevlerden deneysel olarak ayrıştığı gösterilmiştir. Bununla birlikte, geliştirilen alternatif yönetici işlev görevlerinin de ZK ve diğer bilimsel araştırmalar kapsamında kullanılabileceği düşünülmektedir.
Alkol bağımlılığı şiddeti ölçeği'nin Türkçe geçerlik ve güvenirliği
Amaç: Bu araştırma, alkol kullanım bozukluğu olan olgularda bağımlılık şiddetini değerlendirmek üzere, Tim Stockwell ve arkadaşları tarafından 1983 yılında geliştirilen Alkol Bağımlılığı Şiddeti Ölçeğinin Türkçe uyarlamasının geçerlik ve güvenirliğini belirlemek amacıyla yapılan metodolojik tipte bir çalışmadır. Yöntem: Araştırma Nisan 2014- Nisan 2015 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü'ne başvuran ve DSM-V tanı ölçütlerine göre alkol kullanım bozukluğu tanısı almış 200 kişinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Öncelikle ölçeğin dilsel eşdeğerliği incelenmiş geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Test-yeniden-test değerlendirmesi için ölçek ayrıca iki hafta ara ile 37 kişiye uygulanmıştır. Karşılaştırma amacıyla katılımcılara Michigan Alkolizm Tarama Testi de verilmiştir. Bulgular: Ölçeğin güvenirliğini belirlemek için hesaplanan Cronbach alfa iç tutarlık katsayısı α=0,914 olarak bulunmuştur. Ölçeğin toplam puan korelasyonlarına bakıldığında ise, toplam puan korelasyonları 0.309 (ABŞÖ 13) ila 0.730 (ABŞÖ 11) arasında değiştiği bulunmuştur (p< 0.01).Ölçek ve alt boyutlarının zamana göre değişmezliğini değerlendirmek için yapılan güvenirlik analizi (test - tekrar test) ile elde edilen puan ortalamaları bağımlı gruplarda t testi ile karşılaştırılmış, ortalamalar arasında bulunan farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı saptanmıştır. Ayrıca test-tekrar test korelasyon katsayısı 0.855 (p<0.01) olarak hesaplanmıştır. Ölçek bağıntılı geçerlik için, Michigan Alkolizm Tarama Testi puan ortalamalarına ait korelasyon kat sayıları karşılaştırılmıştır. Katılımcılarımızın ABŞÖ skorlarının MATT skorları ile yüksek korelasyon gösterdiği saptanmıştır (r=0,557 p<0,001). Yapılan faktör analizi sonucunda dört alt boyut belirlenmiştir. Elde edilen alt boyutların faktör yükleri 0.49 - 0.91 olarak saptanmıştır. Sonuç: Sonuç olarak çalışmamızdan elde ettiğimiz veriler ABŞÖ'nün dört faktörlü Türkçe versiyonu alkol bağımlılığı şiddetinin değerlendirilmesinde geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermiştir.
Kanser hastalarında James Destekleyici Bakım Gereksinimlerini Belirleme Ölçeği'nin geçerlik ve güvenirlik çalışması
Araştırma, kanser tanısı almış bireylerin yaşadığı distresi ölçmek amacıyla Wells-Di Gregorio ve arkadaşları (2013) tarafından geliştirilen James Destekleyici Bakım Gereksinimlerini Belirleme Ölçeği'nin (James Supportive Care Screening) Türk toplumuna uyarlanarak, geçerlik ve güvenirliğini yapmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne bağlı Tülay Aktaş Onkoloji Hastanesi'nde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, Tülay Aktaş Onkoloji Hastane'sine, ayakta kemoterapi tedavisi almak için başvuran bireyler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise, araştırmaya dahil olma kriterlerini taşıyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 280 kanser tanısı almış birey oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, Tanıtıcı Bilgi Formu, James Destekleyici Bakım Gereksinimlerini Belirleme Ölçeği (JDBGBÖ) ve ölçüt geçerliliği için EORTC QLQ-C30 Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılmıştır. JDBGBÖ'nin geçerlik çalışmasında ilk olarak; dil geçerliği sağlamak için, ölçeğin Türkçe'ye çevirisi ve geri çevirisi yapılmıştır. Dil geçerliği sağlandıktan sonra, içerik geçerliği için ölçek, uzman görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşleri, Davis tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Uzman görüşlerine göre, tüm maddelerin Kapsam Geçerlik İndeksi (KGİ) istenilen değer olan 0.80'in üzerinde bulunmuştur (KGİ>0.80). Ölçeğin ön uygulamasından sonra, veriler yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Bireylerin verdiği cevaplar, araştırmacının kendisi tarafından ölçeğe işaretlenmiştir. Ölçeğin kapsam geçerliği için, Temel Bileşenler Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yöntemi kullanılmıştır. Temel Bileşenler Analizine göre, ölçek orijinal yapısına uygun olarak altı faktör altında sıkıştırılmıştır. DFA uyum indeksleri değerleri kapsam geçerliği için uygun değerler arasında bulunmuştur (x2/df=2.073, RMSEA=0.62, CFI=0.91, NFI=0.90, NNFI=0.91, SRMR=0.07, GFI=0.90). Ölçeğin ölçüt geçerliliği için, ölçeğin Duygusal Sorunlar alt boyutu ile eşdeğer ölçeğin Duygusal Fonksiyon skoru arasında negatif yönde, ölçeğin Bilişsel Alanda Yaşanan Sorunlar alt boyutu ile eş değer ölçeğin Kavrama Fonksiyon skoru arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca ölçeğin Fiziksel Belirtiler alt boyutu ile eş değer ölçeğin Semptom Ölçeği arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu bulgulara göre, James Destekleyici Bakım Gereksinimlerini Belirleme Ölçeği Türk toplumu için geçerli bir ölçme aracıdır. JDBGBÖ'nin güvenirlik çalışması için ilk olarak, madde-toplam puan korelasyonları incelenmiştir. Madde 28'in madde-toplam puan korelasyon değeri en az istenilen değer olan 0.20 altında ve korelasyon için hesaplanan p değeri istatistiki açıdan anlamsız bulunmuştur (r=0.068, p=0.253). Madde 28, ölçekten çıkarıldığında, ölçeğin Cronbach alfa'sında önemli derecede değişiklik oluşmadığı ve orjinal ölçeğin kuramsal yapısını bozmamak adına madde çıkarma işlemine gidilmemiştir. Ölçeğin Cronbach alfa değeri 0.918 olarak, alt boyut Cronbach alfa değerleri ise; 0.549 ile 0.875 arasında bulunmuştur. JDBGBÖ'nin zaman karşı değişmezliğini belirlemek için, ölçek birinci uygulaman iki hafta sonra 30 kişiye tekrar uygulanmış ve iki ölçüm arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. İlk ve son ölçümler incelendiğinde; alt boyut toplam puan ve ölçek toplam puan korelasyonları arasında pozitif yönde ileri düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.01). Bu bulgulara göre, JDBGBÖ Türk toplumu için güvenilir bir ölçme aracıdır. Sonuç olarak, "James Destekleyici Bakım Gereksinimlerini Belirleme Ölçeği" (JDBGBÖ) Türk toplumu için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Anahtar Kelimeler: Kanser, Distres, Geçerlik, Güvenirlik
Linking national business system with firm level innovation: The mediating role of intellectual capital and absorptive capacity
As business becomes more fast-paced in the early of 21st century, organizational success relies ever increasingly on innovation. Firm's capability to innovate, however can be influenced by a range factors that reside at different analytical levels. In recent years, institutionalists are increasingly trying to explore the impact of macro-level institutions on micro-level (i.e. firm) phenomena. A large body of research in this field, however, has failed to delineate clear mechanisms to explain such linkages. Therefore, this study develops an integrated model with the aim to explore the link between national business system and innovation output at firm level through examining the mediating role of intellectual capital and absorptive capacity in a developing country context. To test the research hypotheses, this study has followed positivist philosophical research tradition and has applied quantitative research methodology. This approach statistically tests theories to determine effects or outcomes of the study and facilitates to generalize such outcomes to the overall population. The research design of this study bears the qualities of the cross-sectional survey research. Target respondents of the survey were set as primarily owner/ managers and in case that this criterion was not met; senior managers and managers were set as secondary respondents. This study followed snowball-sampling method consistent with the loosely coupled sampling frame and key informants methodology. In order to consider a firm as a part of sample, this study has set two relatively simple criteria. First, it was specified that sample firms should be driven from knowledge intensive industries in order to observe a variance in the dependent variable, the innovation output. Second, firms to be included in the sample should be driven by the population of private and local firms in order to concentrate our attention in dominant economic actors of the Pakistani setting. Prior to the data collection, current study engages in an extensive scale development effort to collect representative data about the national institutions and business system of the Pakistani setting, complemented by relevant validity and reliability tests. To do so, this study followed established guidelines and close attention was paid to item wording, structure of the statements, item meaning, item scaling, and appropriate numbers of items so that respondents can understand the statements without any difficulty and confusion which normally result from 'double barreled' items. Likewise, scaling is an important aspect in scale development activity. The research espoused a Likert-type scale that is the best known and widely used in behavioral research tradition. Next, this study has created an initial pool of items that would tap into each construct's domain and considering the centrality of societal institutions and business systems scales, their items, and other constructs' items were reviewed by subject matter experts (SMEs) to assess the face and content validity. Prior to this, SMEs were briefed about the conceptualizations of all constructs. Based on their feedback, all items of each construct were included in the initial scale and sent to fifteen businesses executives for further identification of any ambiguity or difficulty that might hamper filling the questionnaire out. Furthermore, they were asked to provide suggestions for improvement or any other changes that they deemed necessary. Minor improvements were suggested in wordings of several items, which were adjusted after consulting with the SMEs. After developing a preliminary version of the scales including cover letter and guidelines, it was decided to launch a pilot study to ensure the reliability and usability of scales. The objective of pretesting was to minimize those errors that can be problematic during final data collection, and these errors generally become apparent due to a poor research design or use of ambiguous wording in the questionnaire. Out of 60 distributed questionnaires, 35 filled questionnaires were received back. Two were having substantial missing data, with the omission of these two, remaining 33 were of use. After reviewing the comments of respondents regarding item wording, sentence structure, and level of difficulty or confusion in understanding the language used in the questionnaire, few suggestions about changing some words and sentence structure for several items, which we incorporated in the final survey. Additionally, exploratory factor analysis (EFA) was carried out to examine the factor structure and internal consistency (reliability) of the scales. The coefficient alpha for each construct achieved the threshold value of 0.70. However, it is suggested that these results should be treated with extra caution because EFA needs relatively larger sample size, particularly in the case of unclear factor pattern. Accordingly, these results were considered as indicative of main study data patterns, rather than final. Therefore, no items were deleted merely based on these findings. Target population of this study is firm from knowledge intensive industries including textile, pharmaceutical, engineering, information technology, electrical/electronics, and automotive/automobile. In order to reduce potential variation caused by the macro-level factors, extensive effort was put to collect data in a short interval between the months of April, 2016 and October, 2016. Research assistants, who were postgraduate students, collected the data with face-to-face and on-site visits. They were adequately trained about the purpose of the research and theoretical nature of constructs prior to the data collection. Researchers made visits to the companies with one month interval after the initial visit in cases that the data were not collected within the first round. Out of 1,235 distributed questionnaires, 228 questionnaires collected back with 18.46% response rate. Out of these, 14 questionnaires dropped out due to a large amount of missing data, thus 214 usable questionnaires were included for further data analysis. Before testing the hypotheses of study, several data cleaning methods such as missing data analysis, outliers' detection and assessment of normality were applied to obtain precise results. After cleaning the data, exploratory and confirmatory factor analyses were applied. Lastly, reliability and validity of each scale was tested. The results of all these tests were found satisfactory to proceed the main analysis of the study. The overall theoretical model was tested by structural equations using partial least squares approach. This approach is suitable for small sample size studies and does not require data normality as needed in covariance-based SEM approaches. The results of fit and quality indices of the model achieve the set criteria, thus confirming a high predictive power of the model. The results of path coefficients of the relationship between latent variables were obtained after controlling firm age, firm size, export, R&D budget, firm type (family or non-family), and affiliation with business group. Firm size significantly influences both the radical and incremental innovation. These results are obtained after controlling firm age, firm size, export, R&D budget, firm type (family or non-family), and affiliation with business group. Almost, all variables have nonsignificant impact on both types of innovation output, except business group application on incremental innovation. In addition to this, R&D budget and firm size have insignificant negative impact on radical innovation. Export has insignificant negative impact on both radical and incremental innovation output. The results exhibit strong support for the mediating role of repository (intellectual capital) and enabling (absorptive capacity) cognitive factors in the association of macro and meso level institutional characteristics and firm-level innovation. Thus, this study significantly extends the literature about the national business systems approach by providing a clear-cut mechanism about how abstract institutional templates constituted at the societal and business system level are translated into actionable sets by the help of aforementioned cognitive factors. Moreover, hypotheses on direct links between the study constructs were also supported, thereby indicating variables reside at different analytical levels are closely linked in a topdown manner. In addition, the particular characteristics of the Pakistani setting also reflect themselves in the empirical results. First, the fragmented and informal nature of the dominant societal institutions necessitated the use of non-ownership based control and coordination mechanisms alongside with ownership based control and coordination mechanisms. Thus, it can be argued that the owners pragmatically resort to any means necessary to control and coordinate the economic resources of their firms by engaging in relationships with a variety of stakeholders including the state, competitors, employees, financial organizations and the community. Although, theoretical discussions in the NBS approach suggest that there are only few possible NBS typologies because of the interdependencies between different institutional templates, the Pakistani setting seems to exhibit the characteristics of a hybrid model. Pakistan's business model generally displays relatively higher levels of direct ownership control and coordination characteristics, lower levels of non-ownership based coordination and control characteristics, and relatively tighter levels of interdependence between employer-employee relations. The implication of present research is to contribute institutional theory and to elaborate how NBS theory could be used in developing countries. It particularly demonstrates how the Pakistani business system influences firm level innovation outputs and offers guidelines for management in designing successful innovation related policies and practices in Pakistan. Moreover, this study pinpoints for managers how knowledge management activities inside the firms and grasping outside knowledge can enhance innovation output that can lead them to stay ahead of competitors. Although constraints exist in the form of lack of resources or access to the resources, yet firms can manage such constraints by developing network ties be more innovative.
Pieper-zulkowski basınç yarası bilgi testi'nin Türk toplumu için geçerlik ve güvenirliği
Bu araştırma metodolojik desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya başlamadan önce etik ve yasal izinler alınmıştır. Araştırmanın evrenini, Haziran 2022- Kasım 2022 tarihleri arasında Antalya ilinde bulunan bir devlet hastanesinde çalışan hemşireler; araştırmanın örneklemini N=306 hemşire oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, Hemşire Tanıtım Formu ve Pieper-Zulkowski Basınç Yarası Bilgi Testi-2021 versiyonu kullanılmıştır. Araştırma verileri, çevrimiçi platformda, bilgilendirilmiş onam formu onayı ile araştırmaya katılmayı kabul eden hemşirelerden elde edilmiştir. Verilerin analizinde IBM SPSS v26 yazılımı kullanılmıştır. Pieper-Zulkowski Basınç Yarası Bilgi Testi 2021 Versiyonu'nun dil geçerliliğinin gerçekleştirilmesinde ileri ve geri çeviri yöntemi kullanılmıştır. Kapsam geçerliği, uzman görüşleri ile değerlendirilmiştir. Yapı geçerliğinin değerlendirilmesi, açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi ile yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizinde, Kaiser-Meyer Olkin (KMO) ve Bartlett küresellik testi kullanılmıştır. Güvenirlik değerlendirmesinde, Cronbach Alfa katsayısı, Spearman-Brown Split-Half analizi, test-tekrar test ölçümü ve madde toplam puan kolerasyonları kullanılmıştır. Uzman görüşleri doğrultusunda kapsam geçerlik indeksi 0,960 olarak saptanmıştır. Yapı geçerliği değerlendirmesinde, açımlayıcı faktör analizleri Bartlett testi istatiksel olarak anlamlı (p<0.001) ve Kaiser-Meyer Olkin değeri 0.849 sonucuna ulaşılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizinde ölçek maddelerinin faktör yükünün 0.297 ile 0.667 arasında değiştiği görülmüştür. İç tutarlılığının değerlendirilmesinde ölçeğin ilk yarısının Cronbach Alfa değeri 0.856, ikinci yarısının ise 0.904 olarak tespit edilmiştir. Ölçeğin iki yarısı arasında kolerasyon 0.775 ve Spearman- Brown kat sayısı 0.873 sonucuna ulaşılmıştır. Test-tekrar test ölçümünde, iki test arasında tüm alt boyutlar ve ölçek toplam puanı için istatiksel anlamlı ilişki (p<0.05) saptanmıştır. Bu araştırma sonucunda Pieper-Zulkowski Basınç Yarası Bilgi Testi 2021 versiyonunun, Türk toplumu için geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu saptanmıştır.
Yönetici karmaşık dikkat işlevlerini değerlendiren testlerin 8, 9 ve 10 yaş grubu Türk çocuklarında güvenilirlik ve geçerlilik çalışmaları
Bu araştırmada, yönetici tipte karmaşık dikkat işlevlerine yönelik olarak geliştirilmiş olan Stroop Testi (Stroop Color Word Test), Children?s Color Trails Test (Renkli İz Sürme Testi), Verbal Fluency Test (Sözel Akıcılık Testi) ve Symbol Digit Modalities Test (Sembol Sayı Modalitesi Testi) adlı testlerin 8, 9 ve 10 yaş grubundaki Türk çocukları örnekleminde güvenilirlik ve geçerlilik çalışması yapılmıştır. Araştırmaya İstanbul?da bulunan özel bir ilkokulda 3., 4. ve 5. sınıf düzeylerinde okuyan, yaşları 8 ile 11 arasında değişen 160 öğrenci katılmıştır. Ayrıca güvenilirlik çalışmasında Çapa Tıp Fakültesi Nöroloji bölümünde, klinik tanı almış, denk yaş düzeylerinde olan 20 katılımcı (14 kız ve 6 erkek) ile birlikte toplam 180 katılımcının verileri incelenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilere araştırmacı tarafından seçici ve odaklanmış dikkati ölçmek üzere Stroop Testi, görsel algı ve iz sürmeyi ölçmek üzere Children?s Color Trails Test, sözel akıcılığı ölçmek üzere Verbal Fluency Test, görsel tarama, görsel iz sürme ve sürekli görsel dikkati ölçmek için Symbol Digit Modalities Test uygulanmıştır. Test tekrar test (retest) uygulamak için yine örneklem grubundan rastgele (random) olarak seçilmiş olan 15 katılımcıya bu testlerin yanı sıra ayrıca, İz Sürme Testi, WİSC R Şifre Testi ve Stroop T-Bag Testi uygulanmıştır. Araştırma veri analizleri betimsel istatistik analizler, güvenilirlik ve geçerlilik analizleri çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak elde edilen bulgular Stroop Testi, Children?s Color Trails Test, Verbal Fluency Test ve Symbol Digit Modalities Test adlı testlerin 8, 9 ve 10 yaş grubundaki klinik ve sağlıklı Türk çocukları örnekleminde yararlanılabilecek güvenilir ve geçerli nöropsikolojik değerlendirme araçları olduğunu desteklemektedir.
Merhametli bakım değerlendirme ölçeği'nin Türk kültürüne uyarlanması: Geçerlik ve güvenirlik çalışması
Amaç: Bu araştırmada, "Merhametli Bakım Değerlendirme Ölçeği"nin Türkçe formunun hazırlanması, geçerlik ve güvenirlik çalışmasının gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Ankara ilinde bulunan bir kamu hastanesinin dahili ve cerrahi kliniklerinde yatmakta olan 300 yetişkin hasta oluşturmuştur. Araştırma verileri, Bilgi Formu ve 'Merhametli Bakım Değerlendirme Ölçeği' ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, yüzde, korelasyon analizi, Cronbach Alpha Analizi, Açıklayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada, ölçeğin yapı geçerliğini belirlemek amacıyla Açıklayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Ölçeğin KMO değerinin 0,902 olduğu, Barlett Küresellik Testi sonucu elde edilen ki- kare değerinin manidar olduğu saptanmıştır (χ2(153) = 1779,100 p<0,01). Varimax rotasyonu ile yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucu ölçek maddelerinin öz değeri birden büyük üç faktör altında toplandığı saptanmıştır. Ölçekte binişiklik gösteren maddeler analiz dışı bırakılmış ve 18 maddeli, üç faktörlü ideal bir yapı elde edilmiştir. Bu faktörler "Mesleki Yeterlilik", "Manevi Boyut ve "İletişim" olarak adlandırılmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonuçlarına dayalı olarak ortaya çıkan faktör yapısının geçerliğini değerlendirmek amacıyla yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin üç faktörlü yapıyı doğruladığı ve maddeler ile alt faktörlerin ölçekle ilişkili olduğu saptanmıştır. Ölçeğin Cronbach Alpha katsayıları incelendiğinde hastanın merhametli bakım faktörü algısı yönü için 0,742, alt faktörler için 0,632- 0,707 arasında olduğu, hemşirenin sunduğu merhametli bakımın değerlendirilmesi yönü için 0,872, alt faktörler için 0,749- 0,798 arasında olduğu, ölçeğin genel Cronbach Alpha katsayısının ise 0,914 olduğu saptanmıştır. Ölçeğin test tekrar test ölçüm korelasyon katsayıları en düşük 0,758; en yüksek 0,933 olarak bulunmuştur. Sonuç: Tümü likert tipi olan, ölçeğin Türkçe formunun 18 madde ve üç faktör yapısı ile geçerli ve güvenilir olduğu belirlenmiştir. Ölçek merhametli bakımın değerlendirmesinde kullanılabilir bir ölçme aracı olarak Türk toplumuna kazandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Geçerlik, Güvenirlik, Hemşirelik, Merhamet, Merhametli Bakım.
Hemşirelerde Yas Bağlamında Kişilik Özellikleri ve Durum ölçeği'nin çocuk hemşirelerinde Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması
Amaç: Bu araştırma ile hemşirelerde profesyonel yası değerlendiren "Hemşirelerde Yas Bağlamında Kişilik Özellikleri ve Durum Ölçeği (The Grief traits and State Scale for Nurses)'nin çocuk hemşirelerinde Türkçe uyarlanması yapılarak ülkemize kazandırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Metodolojik tipteki bu araştırma 30 Mart – 2 Temmuz 2023 tarihleri arasında, çocuk kliniklerinde en az 1 yıl çalışma tecrübesi olan ve hasta kaybı yaşamış çalışmaya katılmaya gönüllü 205 çocuk hemşiresi ile yapılmıştır. Araştırma verileri Tanıtıcı Bilgi Formu ve Hemşirelerde Yas Bağlamında Kişilik Özellikleri ve Durum Ölçeği kullanılarak, Google Form üzerinden online veri formuna dönüştürülerek toplanmıştır. Verilerin analizinde sayı/yüzde, t testi, korelasyon analizi, Cronbach α güvenirlik katsayısı ve faktör analizi yöntemleri kullanılmıştır. Bulgular: Ölçeğin tüm maddeleri ile her iki bölüm ve alt boyutlarının Kurtosis ve Skewness değerleri incelenmiş ve normal dağılım gösterdiği bulunmuştur. Ölçeğin birinci bölümü için KMO=0.791, AFA Toplam Varyans=%74.462 ve cronbach alfa değeri 0,803 olarak bulunmuştur. Ölçeğin ikinci bölümü için KMO=0.873, AFA Toplam Varyans=%61.108 ve cronbach alfa değeri 0,871 olarak saptanmıştır. Her iki bölüm ve alt boyutları için standardize edilmiş katsayılar incelenmiş faktör yüklerinin yüksek, standart hata değerlerinin düşük, t değerlerinin anlamlı ve faktör analizine alınan değişkenler arasında ilişkinin olduğu (p=0.000<0.05) belirlenmiştir. Ölçeğin kompozit güvenirlik (CR) ve Ortalama Açıklanan Varyans (AVE) değerlerinin anlamlı Tukey Toplanabilirlik Testinin p<0,05'ten küçük olduğu sapanmıştır. Ölçeğin her iki bölümü için Alt %27 ile Üst %27 grupları arasında anlamlı farklılık gösterdiği (p<0,05) ve ayırt edici hassas ölçüm yaptığı saptanmıştır. Hemşirelerin birinci bölüm puan ortalaması 18,634±5,523 (Min=7; Maks=35), ikinci bölüm puan ortalaması 29,010±7,443(Min=12; Maks=50) ve toplam puan ortalaması 47,644±11,551 (Min=22; Maks=81), olarak tespit edilmiştir. Sonuç: Verilerin analizi sonucunda Hemşirelerde Yas Bağlamında Kişilik Özellikleri ve Durum Ölçeği'nin Türk kültürü için geçerli ve güvenilir bir araç olduğu bulunmuştur. Ülkemizdeki hemşirelerde yas düzeyini değerlendirmek için kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuk Hemşireliği, Geçerlik ve Güvenirlik, Yas, Yas Ölçeği