Veliler
139 theses under this subject heading
Okul öncesi din ve değerler eğitiminde Montessori yaklaşımının uygulanabilirliği ve veli görüşleri (Çorum örneği)
Bu araştırma okul öncesi din ve değerler eğitiminde Montessori eğitim yaklaşımının uygulanabilirliği probleminden hareketle okul öncesi din ve değerler eğitiminde Montessori yaklaşımının kuramsal çerçevesini ve Montessori materyallerinin okul öncesi din ve değerler eğitimine uyarlanmasını ele almıştır. Çalışmamız Çorum ili Hz. İbrahim Camii 4-6 Yaş Kur'an Kursu Din ve Değerler Eğitimi Montessori Sınıfında gerçekleştirilen uygulama etkinliklerinin sonucunda çocukların kazanımlarına ilişkin veli gözlemlerine dayalı, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile elde edilen verilerle Montessori yaklaşımı ile üretilen din ve değerler alanına ait materyallerin 4-6 Yaş Kur'an Kurslarında din ve değerler eğitiminde ne derece etkin olduğu ve Montessori modelinin 4-6 yaş Kur'an Kurslarında din ve değerler eğitiminde uygulanabilirliğinin tespitini amaçlamıştır. Araştırmamızın çalışma grubu Çorum ili Hz. İbrahim Camii 4-6 Yaş Kur'an Kursu Din ve Değerler Eğitimi Montessori Sınıfında eğitim gören öğrencilerin velilerinden oluşmaktadır. İlgili kursta 2021-2022 eğitim-öğretim döneminde eğitim gören 90 öğrenciden oluşan Montessori sınıfında eğitim almış 35 öğrencinin velisi ile mülakat yöntemi kullanarak araştırma yapılmıştır. Her bir katılımcıya K1 (Kadın Katılımcı Bir), K2 (Kadın Katılımcı İki)… (E1 (Erkek Katılımcı Bir) E2 (Erkek Katılımcı İki)… şeklinde kodlar verilmiştir. Bu kodlarla amaçlanan katılımcı görüşlerinin araştırma metnine aktarılması sağlanmasıdır. Katılımcılarla görüşmeler sözlü iletişim şeklinde yapılmıştır. Bu teknik ile hedeflenen amaç için sistematik bilgi toplanılmış aynı zamanda görüşmeci tarafından ihtiyaç duyulduğu anda ek sorularla istenilen bilgilerin eksiksiz toplanması sağlanmıştır.
A study on the dynamics of parent satisfaction and student academic achievement at schools using system dynamics modeling
Education is dynamic and complex system. Many parameters are interrelated independently. Student Academic Achievement is an important outcome. But, to evaluate causes behind achievement and school satisfaction have always been conflicting process for educationalists and school administration. System dynamics is suitable for this research because it emphasizes multi-loop character of education system. It is powerful tool that can make future predictions for complex systems. Group model building was implemented among twenty managers to use the most important parameters in the model. The aim of this study is to develop a system dynamics simulation tool that could be used by school administrators to increase effectiveness of school. This study covers effects of student, parent, teacher and school sectors on student academic achievement. A wide literature review was made over effects of parent, teacher, student and school sectors on student academic achievement. Causal loops for each sector were drawn. Only teacher and parent sectors were considered for drawing stock-flow diagrams. Four stocks were formed. To test the model, direct structure and structure-oriented behavior tests have been implemented. After simulation and multivariate sensitivity analysis, parameter effects are same as they are in real life. Parent and Teacher parameters have strong effect on student academic achievement as found in literature and observed in real life. Parent Involvement is key stock to increase student academic achievement. In the future, researchers may focus on how to create effective school organization and satisfy its clients from system perspective. Educational researchers may focus on curriculum development using system dynamics modeling.
Sosyo-ekonomik açıdan farklı bölgelerdeki ilkokul müdürlerinin öfkeli velilerle çatışma durumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı; sosyo-ekonomik açıdan farklı bölgelerde görev yapan ilkokul müdürlerinin, velilerle yaşadıkları çatışma durumlarının incelenmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda; müdürlerin velilerle en sık yaşadıkları potansiyel çatışma durumları, müdürlerin en sık kullandıkları çatışma çözüm stratejileri, tüm çabaları boşa çıktığında müdürlerin öfkeli velilerle başa çıkmak için kullandıkları en stratejiler, müdürlerin öfkeli veli şikayeti karşısında en sık kullandıkları stratejiler, çatışmaların en aza indirilmesi ve ilişkilerin kuvvetlendirilmesi için müdürlerin en işe yarar gördükleri ve en sık kullandıkları stratejiler, öfkeli veliye rehberlik etmede müdürlerin rehber öğretmeni önemli görme dereceleri, farklı alt kültürlerin veli-müdür çatışmasına etki derecesine ilişkin müdürlerin algıları ve müdürlerin çatışma çözümü ile ilgili almış oldukları dersler veya kurslar incelenmiştir.Araştırmanın verileri, İstanbul ili Büyükçekmece, Kadıköy, Fatih, Bakırköy, Tuzla ve Sultanbeyli ilçelerinde bulunan ilkokullarda görev yapan toplam 138 müdüre anket uygulayarak toplanmıştır. Araştırmada verileri toplamak için Sturges (1965)?in ?Analysis of Conflict Situations Communicated Between Parents and The Elementary Principal in The Westminster Elementary School District? isimli yüksek lisans tezinde kullanmış olduğu anketten faydalanılarak, araştırmacının oluşturduğu anket formu kullanılmıştır.Araştırmadan şu sonuçlar elde edilmiştir: (1) Müdürlerin görev yaptığı ilçenin sosyo-ekonomik düzeyi fark etmeksizin, müdürlerin velilerle yaşadıkları çatışma nedenlerinde ilk sırada öğrenciler arası ilişkiler yer almaktadır. (2) Müdürlerin görev yaptığı ilçenin sosyo-ekonomik düzeyi fark etmeksizin, müdürlerin velilerle yaşadıkları çatışmaları çözmede en sık kullandıkları strateji okulda veli-müdür görüşmesidir. (3) Tüm çabaları boşa çıktığında, müdürlerin velilerle yaşadıkları çatışmaları çözmede en son başvurdukları strateji, mümkün olan her şeyi yaptığını açıklama ve taviz vermemedir. (4) Müdürlerin görev yaptığı ilçenin sosyo-ekonomik düzeyi fark etmeksizin müdürlerin, öfkeli veli şikayeti karşısında en sık kullandıkları çatışma çözüm stratejisi önce veliyi dinleme, sonra açıklama yapmadır. (5) Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ilçelerdeki müdürlere göre, çatışmaların en aza indirilmesinde en işe yarar strateji ?veli ile sık sık iletişime geçmesi için öğretmenleri motive etmek? iken, sosyo-ekonomik düzeyi düşük ve orta ilçelerdeki müdürlere göre ?veli eğitim toplantıları? dır. (6) Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ve düşük ilçelerdeki müdürlerin, velilerle çatışmaları en aza indirmek ve ilişkileri kuvvetlendirmek için en sık kullandıkları strateji ?veli ile sık sık iletişime geçmesi için öğretmenleri motive etmek? iken; sosyo-ekonomik düzeyi orta ilçelerdeki müdürlerin en sık kullandıkları strateji?veli eğitim toplantıları? dır. (7) Yüksek, orta ve düşük ilçelerdeki müdürler, öfkeli veliye rehberlik etmede okul rehberlik öğretmenini çok önemli görmektedir.(8) Müdürlerle veliler arasında çatışma durumu oluşmasını farklı alt kültürler, yüksek ve orta sosyo-ekonomik düzeye sahip ilçelerdeki müdürlere göre çatışmayı ?nadiren? etkilerken, sosyo-ekonomik düzeyi düşük ilçelerdeki müdürlere göre?ara sıra? etkilemektedir. (9) Müdürler çatışma ile ilgili kurs veya ders aldıklarını belirtseler de, aldıkları eğitimlerin çatışma haricindeki başka alandaki eğitimler olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çatışma, Veli-Müdür Çatışması, İlkokul.
Fatih Projesine ilişkin öğrenci, öğretmen ve veli görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi" kısaca FATİH Projesi olarak adlandırılan çalışmanın uygulandığı kurumlardan birindeki etkililiğini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel yöntemlerden ise en çok kullanılanları olan görüşme ve gözlem tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak ise araştırmacı ve danışmanının birlikte geliştirdiği yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formu kullanılmıştır. Görüşme formu her bir paydaş grubu için ayrı ayrı ve grubun özelliğine uygun sorulardan oluşacak şekilde üç farklı form olarak düzenlenmiştir. Görüşme formları için ayrıca uzman görüşü alınmıştır. Bu sayede FATİH Projesi'nin uygulayıcıları olan paydaşlardan en detaylı bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. Gözlem formunda ise FATİH Projesindeki öğretim teknolojilerinin kullanılma sıklığına yer verilmiştir. Araştırmada, durum çalışması tekniği kullanıldığı için örneklem seçilmemiş, bunun yerine bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verilmiştir. Bu amaçla 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakasındaki FATİH Proje'si kapsamında projenin başından bu yana projede yer alan bir lisede görev yapan 3 idareci, 7 öğretmen ve okulun 10 öğrencisi olmak üzere toplam 20 kişi çalışma grubu olarak seçilmiştir. Görüşmeler araştırmacı tarafından çalışmanın yapıldığı okulda birebir olarak yapılmıştır. Gözlemler ise araştırmanın yapıldığı okulda ve öğrencilerin kaldığı yurtta yine araştırmacı tarafından yapılmıştır. Çalışmada her bir paydaş grubu ile yapılan görüşmeler ayrı ayrı ele alınıp incelenmiş olup gözlem formları ile birlikte irdelenmiştir. Sonuç ve öneriler kısmı ise tüm paydaşların ve araştırmacının ortak görüşünü ifade edecek şekilde düzenlenip çalışmanın sonunda ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: FATİH Projesi, Öğretim Teknolojisi, Durum Çalışması
Öğretmen ve veli görüşlerine göre yerel yönetimlerin okul dışı öğrenme ortamına katkısı: Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi örneği
Bu çalışma, eğitimde yerelleşme ve okul dışı öğrenme ortamlarının bir örneği olarak öne çıkan Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nde sunulan eğitimin, akademiye katılan çocukların gelişimine katkısının incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 yılında Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nde atölye çalışması yürüten 10 öğretmen ve akademiye devam eden 16 öğrenci velisinden oluşmaktadır. Nitel bir araştırma yöntemi kullanılarak yapılan çalışma, durum çalışması desenine sahiptir. Çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Çalışma sonucunda, Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nin çocukların genel gelişimine önemli katkılar sağladığı ve aileler ile öğretmenler tarafından olumlu bir şekilde değerlendirildiği belirlenmiştir. Öğrenme deneyimlerini daha da zenginleştirmek için okul dışı öğrenme ortamlarının sayısının ve kalitesinin artırılması önerilmektedir. Araştırma sonuçlarına dayanarak araştırmacılar, uygulayıcılar ve yerel yönetimler için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Eğitimde yerelleşme, okul dışı öğrenme ortamları, Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi
Okuma alışkanlığı kazandırmada veli etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin okuma alışkanlığını belirlemek ve öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasında ailelerin rolünü incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de 2021-2022 yılında devlet ve özel okullarda ilköğretim ikinci kademede eğitim gören 427 öğrenci ve 426 veli oluşturmuştur. Araştırmada velilere araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşü alınarak kapsam geçerliği sağlanan 'Ailelerin Okuma Alışkanlığına Dair Ebeveyn Formu' ve öğrencilere 'Öğrenci Okuma Alışkanlıkları Formu' ile veriler toplanmıştır. Araştırmanın verileri betimleyici istatistikler (frekans ve yüzde) yoluyla SPSS 26 programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada ailelerin kitap okumanın önemini bilmelerine ve rol model olmanın önemine inanmalarına rağmen yoğun çalışma temposu ve evdeki diğer sorumlulukları bahane göstererek çocuklarıyla birlikte kitap okumadıkları ve okuma etkinliklerine (kütüphaneye gitme, okuma saatleri düzenleme, kitap fuarına gitme vb.) katılmadıkları bulunmuştur.
İlköğretim okulu I. kademe öğrenci velilerinin okul ve çocuklarına ilişkin bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırma ile ilköğretim okulu birinci kademede öğrencisi bulunan bir velinin, okula ve çocuğuna ilişkin neleri bildiğini ve bu bilgileri hangi kaynaklardan elde ettiğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma genel tarama modelinde yapılmış ve araştırmanının evrenini Adana İli merkez ilçelerinde bulunan ilköğretim okulu birinci kademe öğrencilerinin velileri oluşturmuştur.Verilerin analizindeki istatistiksel işlemler için SPSS WIN 17.0 paket programı kullanılmıştır. Velilerin her soruya verdikleri cevaplar incelenerek, frekans (f) ve yüzde (%) dağılımları hesaplanmış, cinsiyet değişkeni açısından anlamlı farkın olup olmadığını belirlemek için t testi yapılmıştır. Ekonomik durum değişkeninde anlamlı faklılık olup olmadığını belirlemek için tek yönlü varyans analizi (Anova) yapılırken, eğitim durumu değişkenine göre anlamlı faklılık olup olmadığının tespiti Kruskall Wallis Testi ile yapılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında .05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre velilerin büyük bir çoğunluğu okul ve çocuklarına ilişkin yeterli bilgiye sahiptir. Velilerin cinsiyetlerine göre bilgi düzeyleri arasında anlamlı farklılık dikkat çekmezken, sosyo-ekonomik düzeyleri ve eğitim düzeyleri değişkenleri açısından farklılıklar vardır. Veliler en çok öğretmenlerden, veli toplantılarından ve çocuklarından okulla ilgili bilgileri edinmektedirler. Radyo, gazete ve kitap en az kullanılan bilgi edinme kaynaklarıdır.Anahtar Sözcükler: Aile, Okul, Okul-Aile İşbirliği, Velilerin Bilgi Düzeyleri, Velilerin Bilgi Edinme Yolları
Öğretmen, öğrenci ve ailelerin ilköğretim II. kademede gözlenen disiplin problemleri ve baş etmede kullanılan stratejiler ile ilgili görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırma, ilköğretim okullarının ikinci kademesinde (6.,7. ve 8. sınıflarda) gözlenen disiplin problemleri ve baş etmede kullanılan stratejiler ile ilgili öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşlerini belirlemeye yönelik nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı tarama modelinde betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini Adana merkez ilçelerinde (Seyhan, Yüreğir, Çukurova, Sarıçam) bulunan devlet ilköğretim okullarının ikinci kademesinde görev yapan öğretmenler, bu okullarda eğitim-öğretim gören öğrenciler ve bu öğrencilerin velileri oluşturmaktadır. Araştırma verileri iki aşamada gerçekleşen bir süreçte toplanmıştır. İlk olarak ?yansızlık ilkesi? ne uygun bir şekilde ?tesadüfî küme örnekleme? yapılmış ve bu bağlamda alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzey çevrelerden 10' ar okul seçmek yoluyla 30 okul belirlenmiştir. Bu aşamaya gönüllük esasına dayalı olarak 310 öğretmen ve 508 öğrenci katılmış ve veriler ?Disiplin Problemlerini Değerlendirme Anketi (DPDA) uygulanarak elde edilmiştir. İkinci aşamada görüşme yapılacak öğretmen, öğrenci ve veli çalışma gruplarının belirlenmesinde ise nitel araştırma geleneği içinde yer alan olasılık temelli olmayan örneklem tekniklerinden, amaçlı örnekleme, kolay ulaşılabilir örnekleme ve maksimumum çeşitlilik örneklemesi izlenmiş ve gönüllülük esasına dayalı olarak 15 öğretmen, 15 öğrenci ve 15 veli ile görüşme yapılmıştır.Araştırma sonucunda öğretmenlerin disiplin problemi olduğu konusunda en fazla hem fikir olduğu öğrenci davranışları; gürültü yapmak, arkadaşlarına saygısızlık etmek, eşyalara zarar vermek, ders dışı şeylerle ilgilenmek, dersle ilgisiz konularda sürekli konuşmak, izin almadan konuşmak ve arkadaşlarını rahatsız etmek olmuştur. Öğrencilerin disiplin problemleri olarak nitelendirdikleri davranışların başında ise arkadaşlarına saygısızlık etmek, gürültü yapmak, eşyalara zarar vermek, hırsızlık yapmak, iftira atmak, başkalarının eşyalarına zorla el koymak, öğretmene saygısızlık yapmak, öğretmen masasına bir şeyler atmak, sınıfı kirletmek, arkadaşlarını rahatsız etmek davranışları gelmiştir.Öğretmen ve öğrenciler disiplin problemlerinin okullarında ?ara sıra? gözlendiği yönünde hem fikir olurken; öğretmenler izin almadan konuşmak, şikâyet etmek, sınıfı kirletmek, derse karşı ilgisizlik, arkadaşlarına saygısızlık etmek, ödevlerini yapmamak, teneffüste sınıf dışına çıkmamak davranışlarıyla daha sık karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Benzer görüşte olan öğrenciler de izin almadan konuşma, gürültü yapma, dersle ilgisi olmayan konularda sürekli konuşma, komiklik yapma, ders dışı şeylerle ilgilenme ve öğretmene karşı gelmek davranışlarının diğer davranışlara göre daha sık gerçekleştiğini belirtmişlerdir. Veliler ilköğretim ikinci kademedeki öğrencilerde öğretmene ve arkadaşlarına saygısızlık, saldırgan davranışlar, argo ve küfürlü konuşmaları çok sık gözlemlemeye başladıklarını ifade ederken; kendi çocukları hakkında da öğretmenlerinden ders esnasında başka şeylerle ilgilendikleri/ konuştukları ve arkadaşlarıyla kavga ettikleri yönünde şikayet aldıklarını belirtmişlerdir. Çete kurma- çete üyesi olma, hırsızlık yapma, kumar oynama ve okula-sınıfa kesici, delici vb. alet getirme davranışları öğretmenlerin en ciddi buldukları disiplin problemleri olurken; hırsızlık yapma, sigara içme, okula -sınıfa kesici, delici vb. alet getirme, başkalarının eşyalarına zorla el koymak, kumar ya da benzeri oyunlar oynamak davranışları öğrencilerin en ciddi algıladıkları disiplin problemleri olmuştur. Velilerin en ciddi buldukları disiplin problemi ise öğretmene saygısızlık olmuştur. Disiplin problemlerinin nedenleri öğretmenler tarafından aile, arkadaş çevresi,toplumsal ve kültürel yapıdaki değişim ve kitle iletişim araçları; öğrenciler tarafından, arkadaş çevresi ve kendileri ile ilgili olarak açıklanırken veliler aile, öğrenci ve arkadaş çevresinin yanı sıra öğretmen ve okul çevresinin özelliklerini de öne çıkarmışlardır.Öğretmenler olumlu pekiştireç, doğrudan sözel uyarı, rehberlik yapma, davranışın nedenini araştırma, açıklama yapma,beden diliyle uyarı, öğrenciye yaklaşma fiziksel yakınlık denetimi ve dolaylı sözel uyarıda bulunma stratejilerini her zaman kullandıklarını belirtirken; öğrenciler bu stratejilerin ara sıra kullanıldığını ifade etmişlerdir. Öğrenci ile bire bir görüşme yapma, gerek öğretmenler gerekse öğrenciler tarafından disiplin problemleriyle baş etmede en etkili algılanan strateji olmuştur. Veliler ise öğretmenlerin bir sorun olduğunda daha çok kendilerini aradıklarını ve durumu bire bir görüştüklerini ifade etmişlerdir. Öğretmenler öğrencilerden çoğunlukla kendilerini kontrol etmelerini, beklentiler yönünde davranmalarını ve uyarıları dikkate almalarını beklerken; öğrenciler ise öğretmenlerden daha çok yakın ilgi beklediklerini belirtmişlerdir. Ailelerin öğretmenlerden beklentileri de çocuklarının beklentilerine paralel olmuş ve öğretmenlerden çocuklarına karşı daha hoşgörülü ve sabırlı yaklaşmalarını beklediklerini ifade etmişlerdir. Velilerin disiplin konusunda öğretmenlerden diğer beklentileri ise; dengeleri koruma, otorite kurma; kuralları öğretme ve uyulmadığı takdirde kesinlikle yaptırımları uygulamadır. Veliler disiplin problemleriyle baş etme konusunda öğretmene sağladıkları desteği ise çoğunlukla çocuklarıyla konuşma, açıklama yapma, düzenli okul ziyareti yaparak öğretmenleriyle görüşme olarak belirtmişlerdir.Bayan öğretmenler verilen davranışları erkek öğretmenlere göre daha fazla problem olarak nitelendirmiş ve daha ciddi algılamışlardır. Kız öğrenciler verilen davranışları erkek öğrencilere göre daha fazla problem olarak nitelendirmiş ve daha ciddi algılamışlardır. Alt sosyo ekonomik çevrede görev yapan öğretmenler disiplin problemlerinin daha sık gözlendiğini belirtmişlerdir. Kız öğrenciler öğretmenleri doğrudan ve dolaylı sözel uyarı, beden diliyle uyarı ve açıklama yapma stratejilerinin daha çok kullanıldığını belirtirken, erkek öğrenciler sınıf çevresini değiştirme, sosyal izolasyon, bedensel olarak acı verme, alay etme/küçük düşürme ve dersi bırakıp, işlenmiş sayma stratejilerinin öğretmenler tarafından daha çok kullanıldığını belirtmişlerdir.
Öğrencilere verilen ödüllerin etkililiğine ilişkin öğretmen ve veli görüşleri
Bu araştırma, öğretmenler ve veliler tarafından öğrencilere verilen ödüllerin etkililiğine ilişkin görüşleri ortaya çıkararak ödül verilmesiyle beklenen faydaların elde edilip edilemediğini anlamaya çalışmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi ve fenomenoloji deseninde kurgulanmıştır. Araştırma 2019-2020 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Yozgat ili Merkez ilçesinde görev yapan ortaokul öğretmenleri ve bu öğretmenlerin görev yaptıkları okullardaki öğrencilerin velileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak ilgili alanyazın ve uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Görüşme formları; ödülün kullanım durumu, ödülün kullanım amaçları, ödülün olumlu ve olumsuz taraflarına yönelik görüşleri ortaya çıkarmayı amaçlayan dört bölümden oluşmaktadır. Araştırma verileri derinlemesine görüşme (mülakat) yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmadan edinilen sonuçlara göre öğretmen ve velilerin tamamının ödül yöntemini kullandığı görülmüştür. Öğretmenlerin ödül yöntemini öğrencilerin akademik başarılarını artırmaya yönelik çalışmalarını desteklemek ve ders etkinliklerine katılımı artırmak için kullandıkları; velilerin ise çocuklarının akademik başarılarını artırmak ve aile içinde olumlu davranışlarını artırmaya yönelik kullandıkları görülmüştür. Öğretmenler ödül yönteminin öğrencilerin ders etkinliklerine katılımını artırdığı ve motivasyonu yükselttiğini belirtmişlerdir. Veliler de ödül yönteminin çocuklarının olumlu davranışlarını artırdığını belirtmişlerdir. Araştırma sonuçlarından öğretmenlerin görüşlerine göre ödülün öğrencileri ödül için çalışır hale getirdiği, öğrencilerin sürekli ödül beklentisi içerisine girdikleri, ödül pazarlığı yapar hale geldikleri, sınıf ortamında birtakım sorunlara neden olduğu ve bazı öğrencilerin motivasyonlarını düşürdüğü sonuçlarına ulaşılmıştır. Velilerin görüşlerine göre ödülün pek de işe yaramadığı, akademik başarıyı artırmadığı, ödülün beğenilmediği, etkisinin çok kısa olduğu, çocuklarının ödül için çalışır hale geldiği ve ödül için olumsuz davranışlar yapıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ödüller motivasyonu artırma, verilen görevleri yerine getirme, davranışları kısa sürede değiştirme ve ödev yaptırma konularında öğretmenler ve veliler tarafından etkili bulunmuştur. Kalıcı davranış değişikliği yapılamaması, etkisinin çok kısa olması, bazı öğrenciler için anlam ifade etmemesi, motive etme özelliğinin azalması ve ödülden beklenen etkinin elde edilememesi konularında da ödüllerin yeterli etkiye sahip olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğrenci, Öğretmen, Veli, Ödül, Pekiştireç, Pekiştirme, Motivasyon.
Okul öncesi eğitimde öğretmen veli çatışma durumlarının incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi eğitimde öğretmenle-veli arasındaki çatışma durumlarını incelemek, çatışmanın nedenlerini belirlemek ve çatışmanın çözümüne yönelik önerileri öğretmen görüşleriyle sunabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma Yozgat ili Merkez ilçesinde 2020-2021 eğitim-öğretim yılında resmi anaokulu ve ana sınıflarında çalışan 50 öğretmenle görüşülmüştür. Araştırma nitel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Öğretmenler tarafından algılanan, öğretmen-veli çatışması durumlarını belirlemek üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, okul öncesi öğretmenleri ile velilerin en çok hissedilen çatışma boyutunda çatışmalar yaşadıkları belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin velilerle çatışmaya girdikleri konular: Veli beklentilerinin çok yüksek olması, velilerin okul öncesi eğitimin kazanımları içinde yer almayan harf öğretimi ve sure ezberi konusunda taleplerde bulunmalarıdır. Öğretmenlerin algısıyla, çatışmanın en önemli nedeni ise veli kaynaklı durumlar olarak gruplanan, velilerin okul öncesi eğitim konusunda bilgi eksiklikleri olması ve okul öncesi eğitime gereken önemin verilmemesidir. Okul öncesi eğitimde öğretmen veli çatışmasının öğretmenlerin işlerine en önemli etkisinin psikolojik boyutta olduğu, öğretmenlerin motivasyonlarını düşürdüğü ve performanslarını azalttığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin velilerle çatışmaları azaltmak için önerileri uzlaşma boyutunda yoğunlaşmaktadır. Okul öncesi eğitimde öğretmenlerin kendilerine yönelik velilerden beklentileri; öğretmenlere saygılı davransınlar, öğretmenlere eğitim konusunda destek versinler, öğretmenlerle işbirliği yapsınlar, öğretmenlere güvensinler, öğretmene ve sınıfa müdahale etmesinler. Okulda öğrencilere öğretilenleri evde tekrar ettirsinler, eve gönderilen çalışmalarda çocuklara yardım etsinler ve çocuklarının gelişimine destek versinler olarak sınıflandırılmıştır.
Ortaokullarda okutulan seçmeli derslerin seçiminde velilerin göz önünde bulundurduğu kriterlerin incelenmesi
Bu çalışma ortaokullarda okutulan derslerin seçiminde velilerin göz önünde bulundurduğu kriterlerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma Tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın amacına uygun olarak velilerin, seçmeli derslerin amaçları, içeriği, öğrenme öğretme süreçleri ve değerlendirme süreçleri ve seçimine ilişkin görüşleri ile seçmeli dersler programı uygulamalarına ilişkin genel görüşleri alınmıştır. Araştırmanın evreni 2012-2013 Öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde (Yenişehir, Bağlar, Sur ve Kayapınar) ortaokul 5.sınıf öğrenci velileri oluşturmaktadır. Araştırmaya 400 öğrenci velisi katılmıştır. Bu araştırmada kullanılan anket formu araştırmacı tarafından bu alandaki literatür taranarak uzman görüşlerine başvurularak hazırlanmıştır. Anket formu iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde kişisel bilgilere ilişkin sorular, ikinci bölümde seçmeli derslerin seçimine ilişkin sorular yer almıştır. Araştırma sonucunda velilerin seçmeli ders seçiminde öğrencinin ilgi ve yeteneklerinden ziyade okulun fiziksel şartlarını göz önüne aldığı belirlenmiştir. Genel olarak seçmeli derslerin öğrenciler için gerekli ve yararlı olduğu ifade edilmiştir. Buna karşılık velilerin öğrencilerin seçmeli derslerinin verimli yürütülmesini istedikleri belirlenmiştir. Ayrıca seçmeli dersin branş öğretmenin olmaması öğrenci velilerini kaygılandırdığı belirlenmiştir. Fiziksel şartların yetersizliği nedeniyle okul yönetimi velileri başka ders seçmek için tavsiyelerde bulunduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan çalışma neticesinde öğrenci cinsiyetinin ders seçiminde etkili olmadığı saptanmıştır. Seçmeli dersler programında yenileşme ve gelişme çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seçmeli dersler, ortaokul, öğretim programı, ders programı program değerlendirme.
İlkokul birinci sınıf öğretim programına yönelik öğretmen ve veli görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırma Adana ili merkez ilçelerindeki okullarda görev yapan ilkokul birinci sınıf öğretmenlerinin ve bu okullarda öğrenim gören birinci sınıf öğrencilerin velilerinin, ilkokul birinci sınıf öğretim programına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Betimsel olarak modellenen araştırmada, hem nicel hem de nitel tekniklerin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel kısımda anket, nitel kısımda ise görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırma anket ve görüşme yapılan iki farklı çalışma grubu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın anket uygulanan çalışma grubunu, farklı sosyo ekonomik düzeydeki okullarda görev yapan 265 ilkokul birinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Görüşme yapılan çalışma grubu ise yine farklı sosyo ekonomik düzeydeki okullarda görev yapan 14 ilkokul birinci sınıf öğretmeni ile, 14 birinci sınıf öğrenci velisinden oluşmaktadır. Anketten elde edilen veriler bilgisayarda "SPSS for windows ver:17.0" programında çözümlenmiş, yüzde ve frekans değerleri incelenmiştir. Nitel veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin, 60-66 aylık çocukların ilkokul birinci sınıfa alınmasına çoğunlukla katılmadığı, programın amaçlarının 60 aylık öğrencilerin seviyelerine kesinlikle uygun olmadığı görüşünde oldukları görülmüştür. Öğretmenler programın amaçlarını kısmen birbiriyle tutarlı bulmaktadır. Öğretmenler programın amaçlarını ulaşılabilir düzeyde bulmuşlar ancak sınıf ortamında 60, 66, 72 ay ve üzeri öğrencilerin birlikte bulunmasının amaçlara ulaşmayı zorlaştırdığını belirtmişlerdir. Öğretmenler okuma yazma öğretiminin el yazısı ile yapılmasına rağmen ders kitaplarındaki metinlerin dik temel harflerle yazılmış olmasının sorun oluşturduğu görüşündedirler. Araştırma sonuçları paralelinde 60-66 aylık çocukların öncelikle okul öncesi eğitime yönlendirilmelerine ve programın amaç, içerik, etkinlik, değerlendirme ve düzeye uygunluk açısından yeniden gözden geçirilmesine yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim ve öğretim, ilkokul birinci sınıf öğretim programı, okuma yazma öğretimi.
Velilerin görüşleri doğrultusunda öğretmen kavramı (Metaforik bir çalışma)
Bu çalışmanın temel amacı, velilerin öğretmenlik mesleğini algılanışını metaforlar yardımı ile analiz etmektir. Araştırmada karma metodu deseni kullanılarak nitel ve nicel araştırma yöntemleri uygulanmıştır. Çalışma örneklemi olarak, seçkisiz olmayan örneklem yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Kullanacağımız anketi oluştururken ilk önce literatür taraması yapılmış ve araştırmanın evreninde bulunan 140 veliye taslak anket uygulanmıştır. En son olarak da alanında uzman iki öğretim görevlisinin taslağı incelmesinden sonra anket maddesi yeniden düzenlenmiş ve uygulamaya hazır hale getirilmiştir. Çalışmada veri toplama için araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılmıştır. İlk bölümde velilerin kişisel bilgileri, ikinci kısmında ise metafor önermeleri yer almaktadır. Önermeler 1"Hiç katılmıyorum", 2 "Kısmen katılıyorum", 3 "Fikrim yok", 4 "Katılıyorum" ve 5 "Tamamen katılıyorum" şeklinde değerlendirilmiştir. Veri toplama aracında bir de açık uçlu soru bulunmaktadır. Kahramanmaraş il merkezi ve ilçelerinde ilkokul, ortaokul ve lisede öğrencisi olan velilerden tesadüfi seçim yöntemi kullanılarak 1200 veliye sorulmuş bunlardan 930 velinin anketi geri dönmüştür. Anket yoluyla elde edilen verilerin geçerlilik için faktör analizi yapılmış, verilerin çözümlenmesinde SPSS 20 programı kullanılarak analizinde aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri bulunulmuştur. Velilerin aylık gelir durumu, eğitim durumu ve çocuklarının bulunduğu eğitim kademesi değişkenlerine göre farklılık olup olmadığını bakmak için anketteki maddeleri birer birer tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Anlamlı farkların hangi gruplar arasında olduğunu bulmak için de Post-Hoc Tukey Hsd testi kullanılmıştır. Cinsiyet değişkeni için de t -testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre veliler 125 tane farklı metafor oluşturmuştur. Bu metaforlar 13 farklı kategoriye ayırtılmıştır. Anketteki metaforlarla ilgili en fazla öğretmenlik mesleği için; mum-ışık- güneş, şemsiye ve kalem metaforlarına katılım olduğu görülmüş, velilerin algısına göre en düşük düzeyde; tatilci, yasak savar ve tehditkâr metaforlarına katıldıkları görülmüştür.
Eğitim sürecine veli katılımının bir boyutu olan öğrenmeyi destekleyici ev ortamının veli toplantılarında yer alma durumunun incelenmesi (Durum çalışması)
Bu çalışmada eğitim sürecine veli katılımının bir boyutu olan öğrenmeyi destekleyici ev ortamının veli toplantılarında nasıl yer aldığı ve velileri yönlendirilmeye yönelik neler yapıldığı konusunun araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni ile desenlemiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ili Şehitkâmil ilçesine bağlı iki ilkokulda 25 öğretmen, 30 veli (2 velinin öğrencisi BEP'li) oluşturmaktadır. Çalışma grubundan veriler görüşme tekniği ile toplanmıştır. Ayrıca 2016/2017 Eğitim-Öğretim yılında 1.dönem ve 2.dönem yapılan sınıf veli toplantı tutanaklarından 60 tanesi incelenmiştir. Öğretmenlerden, velilerden ve tutanaklardan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Kuramsal çerçevesi ilgili literatür araştırılarak oluşturan 8 temaya göre kodlar çıkartılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin sınıf veli toplantılarında öğrenmeyi destekleyici ev ortamı için bazı öğretmenlerin önerilerde bulunduğu, bazıların az da olsa değindiği ve bazıların da hiç değinmediği görülmüştür. Velilere sorulan sorular neticesinde ise, bazı velilerin sınıf veli toplantılarında öğrenmeyi destekleyici ev ortamı için bazı öğretmenlerin öneride bulunduğunu, bazılarının da az da olsa değindiği bazılarının da hiç değinmediği görülmüştür. Yapılan sınıf veli toplantı gündem maddelerini incelediğimizde çok az sayıda öğretmenin öğrenmeyi destekleyici ev ortamı için önerilerde bulundukları tespit edilmiştir. Ancak öğretmenlerin düzenlemiş olduğu toplantılarda, önerilerin gündem maddesi olarak yer almasına rağmen velilerin yeterince bilgilendirilmediği, belli başlı bazı maddeler üzerinde durulduğu görülmüştür. Bu durumun oluşmasının nedenlerinden biri öğretmenin söylesem de veliler tarafından dikkate alınmayacağı kaygısı, velilerin eğitim seviyesinin düşüklüğü ve velilerin maddi durumlarının yetersizliğinden kaynaklı olduğu söylenebilir. Buna rağmen bazı öğretmenlerin önerilerde bulunduğu görülmüştür. Öğrencinin akademik başarısının artırılmasına yönelik olarak, velilerle işbirliğinin sağlanması şart olduğu ve ailelerin desteği ile bunun mümkün olduğu unutulmamalıdır.
Mevsimsel tarım işçileri (MTİ) olarak çalışan ailelerin, okul çağındaki çoçuklarının eğitim sorunlarının öğretmen, veli ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Türkiye'de tarım sektöründeki işgücünün önemli bir kısmı geçici mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmaktadır.Bu işçiler, çalışacakları bölgelere çoğunlukla aileleri ile birlikte geçici olarak göç etmektedir.Bu mevsimlik çalışma göçü, birçok sorunu barındırmakta ve özellikle de çocukların eğitimini olumsuz yönde etkilemektedir.Bu araştırmanın amacı, Mevsimlik Tarım İşçisi (MTİ) olarak çalışan ailelerin okul çağındaki çocuklarının eğitim sorunlarını incelemektir. Araştırmada, nitel yaklaşım kapsamında durum çalışması deseni kullanılmıştır.Araştırma kapsamına Şanlıurfa İlinin Akçakale ilçesinde seçilen 18 öğretmen, 10 veli, 15 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından her bir katılımcı grup için hazırlanan görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Toplanan veriler Nvivo yazılımı ile analiz edilmiştir. Öncelikle veriler serbest kodlama ile kodlandıktan sonra kodlar kategori ve temalar altında toplanmıştır. Ham kodlama bir ay sonra tekrar gözden geçirilmiş ve tekrar kodlanmıştır. Her iki kodlamadaki benzer ve farklılıklar belirlenerek kodlama güvenirliği hesaplanmıştır. Farklı kodlar sayısı 15 iken benzer kod sayısı 149 olduğu tespit edilmiştir. Benzerlik oranı %90 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda i) MTİ olarak çalışan ailelerin çocuklarının ailelerinden yeterince destek almadıkları ve bunların büyük kısmının kız çocukları olduğu; ii) Öğrencilerin okul devamsızlıkları ve sürekli yer değiştirmeleri sonucu okula yönelik tutumlarının negatif olduğu; iii) Öğrencilerin gerek akademik gerekse sosyal ve psikolojik sorunlar yaşadığı ve iv) Öğrenciler için yeterli düzeyde telafi eğitim hizmeti sağlanamadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmada ayrıca, velilerin ve öğretmenlerin sorunların çözümü için ekonomik ve istihdam odaklı öneriler getirdiği görülmüştür.
Okul öncesi eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları
Bu araştırmanın amacı; okul öncesi eğitimde psikolojik danışmanların, öğretmenlerin ve velilerin görüşleri çerçevesinde var olan ve ihtiyaç duyulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin belirlenmesidir. Nitel araştırma deseninde olan çalışmada görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise gönüllülük esasına dayalı olarak Kırşehir ili Merkez ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel anaokulları, resmi anasınıfları ve bağımsız anaokullarında görev yapan ya da daha önce yapmış 15 psikolojik danışman ile bu okullarda görev yapan 30 öğretmen ve çocukları bu okullarda öğrenim gören 30 veli oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen psikolojik danışmanlar, okul öncesi öğretmenleri ve veliler için ayrı ayrı oluşturulan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Bu kapsamda katılımcılar ile gönüllülük esasına dayalı olarak görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Görüşmeler sonunda alınan ses kayıtları araştırmacı tarafından detaylı bir şekilde deşifre edilmiş, katılımcıların görüşleri değiştirilmeden aktarılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Psikolojik danışmanların, okul öncesi öğretmenlerinin ve velilerin görüşleri incelenerek psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri kapsamında belirlenen kodlar çerçevesinde eğitsel rehberlik, kişisel-sosyal rehberlik ve mesleki rehberlik temaları oluşturulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular; psikolojik danışman, okul öncesi öğretmeni ve velinin verdiği yanıtlara göre okul öncesi eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri kapsamında sunulan ve ihtiyaç duyulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri şeklinde sınıflandırılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen bulgulara göre psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçlarının eğitsel rehberlik temasında akademik destek ve konsültasyon; kişisel-sosyal rehberlik temasında bireysel rehberlik ve gelişimsel destek; mesleki rehberlik temasında ise çocuk odaklı faaliyetler ve aile odaklı faaliyetler alt temalarında yoğunlaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışmanlardan elde edilen bulgulara göre ise okul öncesi öğretmeninin belirttiği ihtiyaçlara ek olarak kişisel-sosyal rehberlik alanında aile rehberliğine ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. Son olarak velilerden elde edilen bulgularda ise eğitsel rehberlik temasında akademik destek; kişisel-sosyal rehberlik temasında bireysel rehberlik ve gelişimsel destek; mesleki rehberlik temasında meslek tanıtım faaliyetlerine ihtiyaç duyulduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan hareketle çocuğa ve aileye yönelik psikolojik danışma ve rehberlik faaliyetleri eğitsel rehberlik, kişisel-sosyal rehberlik ve mesleki rehberlik ihtiyaçları doğrultusunda planlanabilir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim, okul öncesi öğretmeni, psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları, psikolojik danışman.
7. sınıf öğrenci velilerinin matematik eğitiminden beklentilerinin kaygı, tutum ve akademik yılmazlıkları açısından incelenmesi
Öğrencilerin özelliklerini açıklayan birçok kuram bulunmasına rağmen, onların eğitiminde büyük rol sahibi olan velilerine yönelik araştırmalara da ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yüzden öğrenci velilerinin matematik eğitimine ilişkin beklentilerin ortaya çıkarılmasının önemli olduğu söylenebilir. Bu beklentilerin ortaya çıkmasıyla birlikte belki de öğrencilerin düşünme süreçleri, hazırbulunuşluluk, öğrenme yaklaşımları, üst bilişsel farkındalıkları, matematik kaygı ve tutumları, akademik yılmazlıkları gibi çeşitli faktörler hakkında daha geniş bilgiler edinilebilir. Yapılan bu çalışmada ortaokul öğrenci velilerinin matematik eğitiminden beklentileri ile öğrencilerin matematiğe karşı kaygı ve tutumları arasındaki ilişki ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. İlişkisel tarama yönteminin kullanıldığı bu araştırmada toplam 917 tane 7. sınıf öğrencilerinden oluşan 391 erkek ve 526 kız öğrenci ve bu öğrencilerin velileri olan 721 tanesi anne, 184 tanesi baba ve 12 tanesinin diğer veli türü ile yapılmıştır. Araştırmada veri toplamı aracı olarak Aytekin, Baltacı, Altunkaya, Kıymaz ve Yıldız (2016) tarafından geliştirilen "Matematik Eğitimi Veli Beklenti Ölçeği", Bindak (2005) tarafından geliştirilen "Matematiksel Kaygı Ölçeği", Önal (2013) tarafından geliştirilen "Matematiksel Tutum Ölçeği", Ricketts, Engelhard ve Chang (2015) tarafından geliştirilen ve bu ölçeği Türk kültürüne Pekdemir, Yazıcı, Altun, Tosun (2019) tarafından uyarlanan "Matematiksel Yılmazlık Ölçeği" olmak üzere 4 ölçek kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin matematik kaygıları ile velilerin kavramsal anlama ve aktif katılım beklentisi arasında pozitif anlamlı ilişki olduğu tespit edilirken, velilerin öğretmen merkezli ve kural odaklı eğitim beklentileri arasında negatif yönlü istatistiki olarak önemli olmayan bir ilişki tespit edilmiştir. Yine matematiksel tutum alt boyutlarından olan ilgi ve kaygı alt boyutları ile velilerin kavramsal anlama ve aktif katılım beklentisi arasındaki ilişkinin pozitif yönlü ve istatistiki olarak önemli olduğu belirlenmiştir. Velilerinin olumlu tutum ve davranış kazandırma beklentileri ile matematiğe yönelik tutumun alt boyutlarından matematik dersine olan ilgileri arasında pozitif anlamlı ilişki tespit edilirken, matematik dersine olan kaygı, çalışma tutumu ve gereklilik tutumları arasındaki ilişkinin istatistiki olarak önemli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bir diğer faktör olan akademik yılmazlık ile velilerin kavramsal anlama ve aktif katılım beklentisi ile olumlu tutum ve davranış kazandırma beklentisi arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Velilerin öğretmen merkezli ve kural odaklı eğitim beklentisi ile akademik yılmazlık arasındaki ilişkinin istatistiki olarak önemli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Matematik eğitiminden veli beklentilerinin matematik öğrenme yaklaşımı ve üst bilişsel farkındalık açısından incelenmesi
Bu araştırma "Velilerin beklentilerinin çocukların matematik öğrenme yaklaşımları ve üst bilişsel farkındalıkları üzerinde nasıl bir etkisi vardır?" sorusuna yanıt bulmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın yöntemi ilişkisel tarama yöntemidir. Araştırmaya katılan öğrencilerin sınıf düzeyine göre cinsiyet dağılımına bakıldığında; 5. sınıf öğrencilerinden 401 tanesinin erkek ve 418 tanesinin kız, 6. sınıf öğrencilerinden 314 tanesinin erkek ve 447 tanesinin kız, 7. sınıf öğrencilerinden 420 tanesinin erkek ve 502 tanesinin kız, 8. sınıf öğrencilerinden ise 401 tanesinin erkek ve 459 tanesinin kız araştırmaya katıldığı görülmektedir. Araştırmaya 1536 tane erkek ve 1826 tane kız öğrenci olmak üzere toplamda 3395 tane öğrenci ortaokul öğrencisi katılmıştır. Araştırmaya katılan öğrenci velilerinin sınıf düzeyine göre dağılımına bakıldığında; 5. sınıf öğrencilerinin 605 tanesinin velisinin anne, 189 tanesinin velisinin baba ve 25 tanesinin velisinin diğer veli türü, 6. sınıf öğrencilerinin 574 tanesinin velisinin anne, 177 tanesinin velisinin baba ve 10 tanesinin velisinin diğer veli türü, 7. sınıf öğrencilerinin 700 tanesinin velisinin anne, 192 tanesinin velisinin baba ve 30 tanesinin velisinin diğer veli türü, 8. sınıf öğrencilerinin 646 tanesinin velisinin anne, 182 tanesinin velisinin baba ve 32 tanesinin velisinin diğer veli türü olduğu görülmektedir. Araştırmaya 2525 tane anne, 740 tane baba ve 97 tane diğer veli türü olmak üzere toplamda 3362 tane ortaokul öğrenci velisi katılmıştır. Araştırmanın verileri 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde Matematik Eğitimi Veli Beklenti Ölçeği, Ortaokul Öğrencilerinin Matematik Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği ve Üst Bilişsel Farkındalık ölçeğinin kullanımıyla toplanmıştır. Verilerin analizi için SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre velilerin kavramsal anlama ve aktif katılım beklentisi ile öğrencilerin derinlemesine öğrenme yaklaşım puanları arasında (r=-090) ve velilerin olumlu tutum ve davranış kazandırma beklentisi ile öğrencilerin derinlemesine öğrenme yaklaşım puanları arasında (r=-031) negatif korelasyon bulunurken, velilerin öğretmen merkezli ve kural odaklı eğitim beklentisi ile öğrencilerin öğrenme yaklaşımları arasında pozitif korelasyon bulunmaktadır. Velilerin kavramsal anlama ve aktif katılım beklentisi ile öğrencilerin üst bilişsel farkındalıkları arasında ve velilerin olumlu tutum ve davranış kazandırma beklentisi ile öğrencilerin üst bilişsel farkındalıkları arasında pozitif korelasyon bulunmaktadır. Diğer yandan ise velilerin öğretmen merkezli ve kural odaklı eğitim beklentisi ile öğrencilerin bilgisel üst bilişsel farkındalık puanları arasında negatif korelasyon bulunmaktadır (r=-,005).
Ortaokul matematik öğretmenlerinin, öğrencilerinin ve velilerin ödev vermeye yönelik algılarının incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul matematik öğretmenlerinin, öğrencilerinin ve velilerinin ödev vermeye yönelik algılarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Karma yöntem araştırması olarak düzenlenen araştırmanın örneklemini, 2016–2017 eğitim – öğretim yılında Adana ilinde ansız olarak belirlenen ortaokullarda öğrenim gören 750 öğrenci, ortaokullarda matematik derslerine giren 120 öğretmeni ve ortaokullarda öğrencisi okuyan 170 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcıların karakter eğitiminde öğretmen niteliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Matematik Dersi Öğrenci Ödev Algı Ölçeği (MDÖ1ÖAÖ), Matematik Dersi Öğretmen Algı Ölçeği (MDÖÖAÖ) ve Matematik Dersi Veli Ödev Algı Ölçeği (MDVÖAÖ) geliştirilmiş ve 2016-2017 Öğretim yılında belirlenen katılımcılara uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise verilerin toplanmasında yarı-yapılandırılmış görüşme formları kullanılmış ve ölçeğin uygulandığı okullardan gönüllülük esasına göre belirlenen 25 öğrenci,12 matematik öğretmeni ve 9 öğrenci velisi olmak üzere toplam 46 kişi ile görüşmeler yapılmıştır. Nicel veriler için bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Mann Whitney- U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmış, nitel veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir. Nicel verilerin analizi sonucunda; Öğrencilerin matematik ödevlerine ilişkin algıları genel olarak olumludur. MDÖ1ÖAÖ'nin toplam puanların ortalamaları arasında cinsiyete göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. MDÖ1ÖAÖ'nin alt faktörlerinde ise anlamlı fark bulunmuştur. Ortaokul öğrencilerinin ödeve yönelik görüşleri incelendiğinde sınıf düzeyine göre anlamlı fark bulunmuştur. Ortaokul matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik algıları olumlu bulunmuştur. Matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik cinsiyete göre anlamlı bir fark görülmemiştir. Ortaokul matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik görüşleri mesleki kıdeme göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik görüşleri mezun olunan yüksek öğretim programına göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ortaokul velilerinin matematik ödevlendirmelere yönelik algıları uygun olduğu görülmektedir. Velilerin matematik ödevlendirmelerine yönelik görüşleri cinsiyete göre anlamlı fark bulunmamıştır. Velilerin matematik ödevlendirmelerine yönelik görüşleri okulun bulunduğu bölgeye göre anlamlı fark bulunmamıştır. Velilerin matematik ödevlendirmelerine yönelik görüşleri öğrenim düzeylerine göre anlamlı fark bulunmamıştır. Nitel verilerin analizi sonucunda; Öğrencilerin matematik ödevlerini zamanında yapma nedenlerini ödevin test olması, öğretmenin davranışları ve matematiği sevme şeklindedir. Öğrenciler ödev kontrolünün arkadaşları tarafından yaptığını belirtmişlerdir. Öğrenciler ödevlerin gerekliliği olarak pekiştirme yapmak ve notumun yükselmesi şeklindedir. Öğrenciler ödev yaparken arkadaşlarından ve ders defterinden yararlandıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler öğrencilerden test çözmelerini, defterden yararlanmalarını ve ödevi zamanında yapmaları tavsiyesinde bulunduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler ödev verirken ödevin kazanımlarla uyumlu olmasına, sınavın test olmasına ve sınıf seviyesine dikkat ettiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin birçoğu ödev kontrolünü öğrenciye yaptırdığını ve ödevin ders başarısına etkisini olumlu olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin öğrencilerin konuyu pekiştirmeleri ve TEOG sınavına hazırlanması amacıyla ödev verdiklerini belirtmişlerdir. Veliler ödev kontrolünün öğretmenleri tarafından yapıldığını ve velilerin tamamı ödevin ders başarısını olumlu etkilediğini belirtmişlerdir. Velilerin birçoğu ödevi öğrenci faydası için gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Bazı veliler ise ödevi maddi yük getirdiği için gerekli değildir şeklinde görüş belirtmişlerdir. Sonuç olarak, öğretmenler ödev verme stratejilerini benimsediklerini göstermektedir. Öğretmenlere ödev verirken nelere dikkat edeceği, ödevin amaçları ve ödev hakkında bilgilendirmek için hizmet içi eğitim çalışmaları yapılmalıdır. Öğretmenler ödev verme sürecinde sınav odaklı bir yaklaşım sergilendiğini ortaya koymaktadır. Eğitim sistemimizde, bu durumun nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemeler yapılmalıdır. Velilerin ödev yönelik algılarının olumlu olduğu görülmektedir. Velilere öğrencilerin ödevlerine nasıl yardım etmeleri konusunda bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır. Ödevlendirmelere ilişkin velilerin eğitim düzeylerine ve okulun bulunduğu bölgeye göre farklılaşma olmadığından okulların ödevle ilgili çalışmalar yapılarak veli okul işbirliği arttırmaları sağlanır Anahtar kelimeler: Ödev, ödev kontrolü, veli ve ödev, ödev algısı
Zekâ oyunları dersine yönelik öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin görüşleri
Eğitim, toplumun en geniş ve çok yönlü faaliyet alanlarından birisidir. Eğitim yoluyla önceden belirlenen amaçlar doğrultusunda insanların duygusal, bedensel, zihinsel yetenekleri geliştirilirken farklı yöntem, teknik ve materyallerden faydalanılır. Oyunlar, bu amaçlar doğrultusunda kullanılan materyallerin en önemlilerinden biridir. Oyun çocukların dünyasında birçok bilginin aktarımında başvurulan en etkili yollardandır. Çocuklar oyun oynadıkları süreçte zekâlarını da aktif olarak kullanmaktadırlar. Yani oyunlar çocukluk döneminde zekâ gelişimine önemli bir katkı sağlamaktadır. Özellikle zekâ oyunları bu gelişim sürecinde önemli bir yere sahiptir. Zekâ oyunlarında çocuklar oyuna aktif olarak katılım sağlamaktadırlar. Bu oyunlar çocuklara mantıksal çözümler üretme kabiliyeti kazandırmaktadır. Temel eğitim ve orta öğretim çağındaki çocuklara sağladığı olumlu kazanımlar nedeniyle zekâ oyunları Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müfredata alınmıştır. Bu çalışmanın amacı eğitim sürecinin merkezinde yer alan öğrencilerin, öğretmenlerin ve öğrenci velilerinin Zekâ Oyunları dersine yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Bu araştırmada nitel ve nicel tekniklerin bir arada kullanıldığı karma desen tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel çalışma kısmında tarama modeli türlerinden genel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise durum çalışması modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın örneklemini kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile belirlenen ve gönüllülük esasına göre seçilen 335 öğrenci, 201 veli ve 13 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında belirlenen problemleri yanıtlamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen iki farklı 5'li likert tipi ölçek formu ve yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin Zekâ Oyunları dersine yönelik "katılıyorum" düzeyinde olumlu görüşe sahip oldukları ve çalışma grubundaki öğrencilerin cinsiyetlerine ve sınıf düzeylerine göre görüşlerinin anlamlı düzeyde farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenci velilerinin Zekâ Oyunları dersine yönelik görüşlerinin "çok yüksek" düzeyde olumlu olduğu, velilerin görüşlerinin cinsiyetlerine göre "Zekâ Oyunları dersinin çocukların gelişimine etkisi" alt boyutunda kadınların lehine anlamlı farklılık gösterdiği ancak diğer alt boyutlarda anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışma grubundaki velilerin eğitim düzeylerine göre Zekâ Oyunlarına yönelik görüşlerinin üniversite mezunlarının lehine anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerden toplanan verilere göre ise öğrencilerin Zekâ Oyunları dersini seçme nedenlerinin; "çevrim içi uygulamalara olan ilgileri, Zekâ Oyunları dersinin işlenişinde karşılaşılan sorunlar; sınıfların kalabalık olması, Zekâ Oyunları ders saatinin az olması", Zekâ Oyunları dersi öğretim programına konu ve kazanım olarak eklenmesi gereken hususların; "Zekâ Oyunları dersinin tarihi, Zekâ oyunları çeşitliliği", olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Zekâ Oyunları dersi için programa ve dersin işleniş sürecine eklenmesi gereken değerlendirme etkinlikleri ile ilgili olarak ise "ülke geneli zekâ oyunları turnuvaların yapılması ve üniversitelere ya da liselere giriş sınavlarında zekâ oyunları ile ilgili sorular sorulması gerektiği" sonuçlarına ulaşılmıştır.
İlköğretim velilerine göre okul aile işbirliği
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 1.kademede çocuğu bulunan velilerin okul aile işbirliğine ilişkin durumlarını araştırmaktır. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Aydın ili Nazilli ilçesinde bulunan 13 ilköğretim devlet okullarında kayıtlı öğrencilerin velileri, örneklemi ise küme yöntemiyle seçilen 266 veli oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplanmasında; araştırmacı tarafından geliştirilen "İlköğretimde Okul ve Aile İşbirliği Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek altı alt boyutta ('Okul Yönetimine Katılım', 'Öğretmenle İletişim', 'Yönetimle İletişim', 'Diğer Velilerle İletişim', 'Okul Etkinliklerine Katılım', 'Finansman') değerlendirilmiştir. Verilerin çözümlenmesi için SPSS 23 (Statistical Package Program for Social Sciences) programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, One Way Anova testi, Tukey, LSD çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Anlamlılık testlerinin hepsinde alfa değeri α=. 05 düzeyinde kabul edilmiştir. Araştırmanın sonucunda velilerin görüşlerine göre, "İlköğretimde Okul ve Aile İşbirliği Ölçeği" nin alt boyutlarından biri olan "Öğretmenle İletişim" düzeyinin diğer alt boyutlara oranla yüksek düzeyde algılandığı, "Okul Etkinliklerine Katılım" düzeyinin ise diğer alt boyutlara oranla daha düşük düzeyde algılandığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada cinsiyete ve yaşa göre velilerin okul-aile işbirliği düzeylerinde anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Fakat gelir durumu, eğitim durumu ve sahip olduğu çocuk sayısına göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. Farklılık gösteren bu değişkenlerin ailelerin sosyo-ekonomik düzeyleriyle paralellik gösterdiği söylenebilir. Ekonomik düzeyi iyi olan, sahip olduğu çocuk sayısı az olan, eğitim durumu yüksek olan velilerin, çocuklarının eğitimine katkı sağlamada da yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Sosyo-ekonomik ve diğer alanlarda okula katkı sağlamada yetersiz olan ailelerin tespit edilmesi ve okuldaki tüm paydaşların üzerine düşen görev ve sorumlulukları yapması gerektiğinin ve böylece okul-aile işbirliğinin arttırılmasında etkili olacağı önerilmektedir.
Veli liderliğine ilişkin öğretmen algıları
Araştırma veli liderliğine ilişkin ortaokul öğretmenlerinin algılarını ortaya çıkarmak amacıyla betimsel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın hedef evrenini; 2019-2020 eğitim öğretim yılında, Aydın ili Nazilli ilçe merkezindeki ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 233 öğretmenle yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu" ve Kıral (2019) tarafından geliştirilen "Veli Liderliği Ölçeği"kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel ve kanıtlamasal istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre veli liderliğine ilişkin öğretmenlerin algısı en yüksek düzeyde dönüşümsel liderlik boyutunda sonra sırasıyla hizmetkar, vizyoner ve öğretimsel liderlik boyutlarında gerçekleşmiştir. Öğretmenlerin veli liderliğine ilişkin genel algısı orta düzeyde çıkmıştır. Öğretmenlerin veli liderliğine ilişkin algıları onların kıdemine ve branşına göre anlamlı bir farklılık göstermemiş olsa da; görev yaptıkları okul türüne göre tüm boyutlarda özel okullarda görev yapanların lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür. Dönüşümsel liderlik boyutunda veli liderliğine ilişkin öğretmen algıları cinsiyet değişkenine göre erkekler lehine anlamlı bir farklılık yaratmıştır fakat vizyoner, hizmetkar, öğretimsel liderlik boyutlarında ve genel veli liderliğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Okuldaki görev sürelerine göre öğretmen algıları vizyoner, hizmetkar, dönüşümsel liderlik boyutlarında ve genel veli liderliğinde farklılık gösterirken, öğretimsel liderlik boyutunda anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Vizyoner, hizmetkar liderlik boyutlarında ve genel veli liderliğinde okuldaki görev süresi 3 yıl ve daha az olan öğretmenlerin puan ortalamaları, okuldaki görev süresi 4 – 6 yıl arası ile 7 yıl ve daha fazla olanlardan daha yüksek çıkmıştır. Dönüşümsel liderik boyutunda okuldaki görev süresi 3 yıl ve daha az olan öğretmenlerin puan ortalamalarının, görev süresi 7 yıl ve üstü olanlardan daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Öğretmenlerin yaşı onların veli liderliği algılarını hizmetkar, dönüşümsel, öğretimsel liderlik boyutlarında ve genel veli liderliğinde etkilememiştir. Fakat vizyoner liderlik boyutunda 30 yaş ve altı olan öğretmenlerin puan ortalamalarının, 41 yaş ve üzeri olan öğretmenlerden daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada elde edilen bulgulara dayalı olarak konuya ilgi duyan velilere liderlik eğitimleri (çalışma grupları, atölye vb.) verilmesi, kadın öğretmenlerin dönüşümsel veli liderliği algılarının düşük çıkmasının altında yatan nedenlerin belirlenmesine yönelik nitel araştıma yapılması gibi uygulamacı ve araştırmacılara yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Liderlik, Veli, Öğretmen, Okul
Ortaokul kademesindeki öğrenci velilerinin eğitim sürecinden beklentileri
Bu araştırma, ortaokul kademesindeki öğrenci velilerinin eğitim sürecinden beklentilerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma betimsel bir alan araştırmasıdır. Velilerin eğitim sürecinden beklentileri konusunda anket hazırlanmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu ankette kendinizi okula gittiğinizde rahat hisseder misiniz?, Okulda iletişimin yeterli olarak sağlandığına inanıyor musunuz?, Okulun bulunduğu çevreyle ilgili sorunları var mıdır?, Okulda verilen kursların, piyasadaki özel kurslar kadar yeterli olduğuna inanıyor musunuz?, Öğrenci sayısı, ideal öğrenci sayısı olan 25-30 öğrenci sayısına uygun mudur?, Öğrenciler laboratuar araç ve gereçlerinden iyi yararlanıyorlar mı?, Okulunuzda öğretmen-öğrenci-veli işbirliği yeterli midir?, Okul idaresinden, çocuğunuz hakkında almak istediğiniz bilgileri rahat alabiliyor musunuz? gibi sorular hazırlanmıştır. Yapılan değerlendirmelere göre veliler eğitim sürecinden, çocuklarının en iyi şekilde eğitim alarak hayata hazırlanmaları ve memleket için erdemli insanlar olarak yetiştirilmelerini beklemektedirler. Anahtar Kelimeler: Aile, Eğitim, Eğitim Süreci, İletişim.
Suriyeli lise öğrencilerinin kariyer planlarına etki eden faktörler: Öğrenci ve veli görüşleri
Bu araştırmanın amacı geçici koruma altındaki Suriyeli lise öğrencilerinin kariyer planlamalarına etki eden faktörlere yönelik öğrenci ve veli görüşlerinin incelenmesidir. Bu kapsamda 6 kadın 6 erkek 12 öğrenci ve bu öğrencilerin velileri olan 6 kadın 6 erkek 12 veliyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına yönelik olarak nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji/ phenomenology) deseni kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından bu araştırma için geliştirilen ''Göçmen Lise Öğrencilerinde Kariyer Görüşme Formu'' ve ''Göçmen Lise Öğrenci Velilerinde Kariyer Görüşme Formu'' veri toplamak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmelerde kullanılmıştır. Toplanan verileri Nvivo 10 bilgisayar destekli analiz programında içerik analizine tabii tutulmuştur. Bu bağlamda öğrenci ve veli görüşmelerinde, öğrencilerin kariyer planlarına etki eden faktörlerin daha çok kişisel faktörler olduğu; kişisel faktörlerinde sırasıyla öz-yetkinlik inançları, sonuç beklentileri ve seçim hedefleri olduğu anlaşılmıştır. İki grupta da ilgilerin ve performansın öz-yetkinliği önemli şekilde etkilediği, yetenek alanlarının performans ve ilgilerle örtüştüğü, görüşlerin sırasıyla; yabancı dil öğrencimi, spor faaliyetleri, teknoloji kullanımı ve el becerisi alanlarına yoğunlaştığı görülmüştür. Sonuç beklentilerinde Suriyeli öğrencilerde sırasıyla; yardım etme, saygınlık kazama ve maddi kazanç ön plana çıkarken velilerde sırasıyla; saygınlık kazanma, yardım etme ve özerklik-bağımsızlık elde etme ön plana çıkmıştır. Bağlamsal faktörlerden kariyer engelleri konusunda öğrencilerde ön plana çıkan faktörler; ekonomik yetersizlik, toplumsal dışlanma ve savaşın olumsuz etkileri olmuştur. Veli görüşmelerinde ise öne çıkan kariyer engelleri sırasıyla ekonomik yetersizlik, fırsat eşitsizliği ve gelecek belirsizliği olmuştur. İki grupta da öne çıkan kariyer desteği aile desteği olmuştur.