Vergi uyuşmazlıkları

Bu konu başlığı altında 68 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk vergi uyuşmazlıklarında idari çözüm yolları

Devletin başlıca gelir kaynağı olan vergiler, kamu giderlerinin finansmanı için karşılıksız olarak yasalara uygun biçimde cebren alınmaktadır. Devlet, vergi gelirlerini eksiksiz olarak bir an evvel hazinesine aktararak gelirlerini arttırmak istemekte iken vergi mükellefleri de genel itibariyle vergiyi hiç ödememek veya daha az ödemek suretiyle kendi gelirlerini arttırmak istemektedir. Verginin tarafları arasındaki bu çıkar çatışmasından kaynaklanan birtakım uyuşmazlıklar meydana gelebilmektedir. Bu uyuşmazlıklar, barışçıl çözüm yolu olarak da adlandırılan idari çözüm yolları ile yargı yolu olmak üzere iki şekilde çözümlenmektedir. Bu çalışmada, öncelikle vergilendirme işlemlerinden kaynaklanan vergi uyuşmazlıklarından bahsedilecek olup, vergi uyuşmazlıklarının yargısal çözümüne kısaca değinilerek, vergi uyuşmazlıklarının idari aşamada çözümlenmesi incelenecektir.

Türk vergi hukukuTürk vergi sistemiVergi cezaları+4
Mustafa Özdemir
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de uzlaşma mekanizmasının işleyişi ve anayasal vergileme ilkeleri açısından analizi

Türk vergi hukukunda vergilendirme süreci içerisinde mükellef ile idare arasında çeşitli nedenlerden dolayı uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü için idari ve yargısal yöntemler kullanılmaktadır. Bunların içerisinde uzlaşma müessesesinin yeri çok önemlidir. Devlet, sunmuş olduğu kamu hizmetlerinin finansmanını sağlamak için vergi toplarken, mükellef ile idare arasında yaşanan sorunları barışçıl yollarla çözüme kavuşturulmasını istemektedir. Vergileme sürecinde yaşanan anlaşmazlıkların idari aşamada çözüm yolu olarak kullanılan uzlaşma mekanizması barışçıl çözüm yollarından biridir. Bu çalışmada, Türkiye'de uzlaşma mekanizmasının işleyişi incelenmiş ve anayasal vergilendirme ilkeleri açısından uzlaşma sonuçlarının analizi yapılarak yorum ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Çalışma üç bölümde ele alınmıştır. Birinci bölümde, vergi uyuşmazlığının ortaya çıkış süreci ve bu sürece etki eden unsurlar incelenmiştir. İkinci bölümde, vergi uyuşmazlıklarının idari aşamada çözümüne ve uzlaşma mekanizmasının amacı, kapsamı, işleyişi ve sonuçları üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise, Türkiye'deki uzlaşma mekanizmasının tarihsel gelişimi ve uygulama sonuçlarının sayısal ve Anayasal vergileme ilkeleri açılarından değerlendirilmesi yapılmıştır.

AnayasaAnayasal vergi politikasıKanunilik+7
Mehmet Gedikoğlu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi uyuşmazlıklarının çözümünde uzlaşma müessesesinin etkinliği: Uşak ili örneği

Vergi idaresi ile mükellef arasında vergilendirme işlemlerine ilişkin olarak ortaya çıkan ve idare ile mükellefi karşı karşıya getiren anlaşmazlıklara vergi uyuşmazlıkları denir. Türk vergi hukukuna uyuşmazlıkların çözümü için; idari aşamada çözüm yolları ve yargı aşamasındaki çözüm yolları olarak alternatif yollar getirilmiştir. İdari çözüm yolları içindeki uzlaşma kurumu ise uyuşmazlıkları yargı yoluna gitmeden mükellefle idareyi bir araya getirerek karşılıklı görüşme ve pazarlık yöntemine dayanarak uyuşmazlığı kısa sürede çözüme kavuşturduğu için uygulamada en çok tercih edilen çözüm yoludur. Uzlaşma ise tarhiyat durumlarına göre tarhiyat öncesi uzlaşma ve tarhiyat sonrası olarak ikiye ayrılır. Çalışmada; belge tarama yöntemi kullanılarak, 2013-2017 dönemine ait Uşak Vergi Dairesi bünyesinde kurulan tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonlarının uzlaştıkları miktarlardan yola çıkarak, uzlaşmayla devletin alacağının ne kadarından vazgeçtiği, uzlaşılan miktarların ne kadarını tahsil etti, tahsil edilemeyen alacaklar yüzünden Devlet Hazinesinin ne kadar kayba uğradığı analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda elde edilen verilerden yola çıkarak, vergi sistemimizde yer alan uzlaşma müessesesinin etkinliğini ortaya koymak bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır.

Türk vergi sistemiUyuşmazlıkUzlaşma+4
Bahar Topal
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk vergi yargısında istinaf sisteminin değerlendirilmesi

Uyuşmazlıkların çözümünde taraflar adil ve hakkaniyete uygun bir yargılama beklerken aynı zamanda bunun en kısa sürede gerçekleşmesini umarlar. Ülkemizde 1982 yılına kadar tek dereceli bir yargılama sistemi mevcuttu. Mahkeme tarafından verilen kararın bir üst mahkeme tarafından denetlenemeyeceğinden hataların ve yanlışlıkların tespit edilmesi mümkün olmuyordu. Böyle bir hukuk sisteminde adil bir yargılamadan söz edilemez. Bu olumsuzlukları bertaraf etmek amacıyla 1982 yılında yargı sistemimiz, ilk derece mahkemesi olarak vergi ve idare mahkemeleri üst derece mahkemesi olarak da bölge idare mahkemesi ve Danıştay olmak üzere iki dereceli bir yapıya bürünmüştür. Ancak iki dereceli yargılama sistemi beklenen başarıyı sağlamamıştır. Danıştay'ın iş yükünün artmasına, yargılamanın uzamasına ve asıl görevi olan içtihat birliğini sağlama görevini yerine getirememesine neden olmuştur. Böylece ilk derece mahkemelerinin kararlarını maddi ve hukuki bir denetime tabi tutarak gerekirse kendisi yeniden ikinci bir yargılama yapacak olan istinaf kanun yolu 2014 yılında 6545 Sayılı Kanun ile yargı sistemimize dâhil edilerek yargı sistemimiz üç dereceli bir yapıya kavuşturulmuştur. 2016 yılında fiilen istinaf incelemesi yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada istinaf kanun yolunun getirilme amacı, getirdiği yenilikler, faydaları ve sakıncaları, istinaf usulü, süreci incelenecek olup, bölge idare mahkemelerinin iş yükü ve istinaf kanun yolu düzenlemesinin Danıştay'ın iş yükü üzerindeki etkisi üzerinde durulacaktır. Anahtar Kelimeler: İdari Yargı, İstinaf Kanun Yolu, Adil Yargılama, Bölge İdare Mahkemesi

Adil yargılamaBölge adliye mahkemesiUyuşmazlık+4
Merve Gündüz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk vergi hukukunda hata kavramı ve düzeltme yolu

Vergilendirme işlemlerinde yapılan hatalar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile öngörülen düzeltme yolu ile giderilebilmektedir. Düzeltmenin konusunu aynı Kanun ile tanımlanan vergi hataları oluşturmaktadır. Düzeltme yolunun öngörülmesindeki amaç, vergi hatalarının sebebiyet verdiği hukuka aykırılıkların, yargılama yoluna gidilmeksizin hızlı ve pratik bir şekilde giderilmesidir. Ancak düzeltme yoluyla giderilebilecek vergi hatalarının kapsamının belirlenmesine ve düzeltme başvurusunun reddi halinde yargı yoluna başvuru usulünün ne şekilde olacağına ilişkin hususların yanlış değerlendirilmesi halinde, ilgililerin hak kaybına uğraması söz konusu olabilir. İdari aşamada çözüm yöntemi olarak öngörülen bu yola ilişkin olarak; vergi hatalarının kapsamının belirlenmesi, düzeltme başvurusu ile başvurunun reddi halinde yargı organlarına başvuru usulünün incelenmesi bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.

HataHata düzeltmeKamu hukuku+4
Didem Hande Kılıç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mülkiyet hakkına vergi müdahaleleri (İnsan hakları bağlamında değerlendirme)

Bu çalışmanın amacı, ülkemiz hukuk uygulamasında tamamen yeni bir hukuki kurum olan bireysel başvuru sisteminin, kamu otoritelerince kişilerin mülkiyet haklarına yapılan vergisel müdahaleler çerçevesinde hangi kapsam ve bağlamda bir hukuki güvence teşkil edebileceği, devletlerin egemenlik haklarından doğan vergi alma hakkı ile mülkiyet hakkının korunması bağlamında söz konusu olabilecek bireysel başvuru kaynaklı sınırlamalar arasında nasıl bir denge kurulabileceği sorularına cevap bulabilmek olmuştur. Çalışma sonucunda da ortaya konulduğu üzere Anayasa Mahkemesi, önüne bireysel başvuru yoluyla getirilmiş olan pek çok vergisel müdahale hakkında, şayet bu müdahalenin hukuka dayalı olmadığını, meşru amaç gütmediğini ya da ölçüsüz nitelikte olduğunu tespit etmiş ise, Anayasa'nın 35. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözlesmesi'ne Ek 1 No.lu Protokol'de yer alan "mülkiyet hakkının" ihlal edildiğine karar vermiştir. Üstelik vergisel uyuşmazlıklara ilişkin pek çok kararında Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru müessesesinin kuruluş amacına da uygun olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin konuya ilişkin içtihadi birikimini kendisine yol haritası olarak belirlemiş olmasına karşın kimi zaman vergi ödevlilerini daha fazla koruyucu nitelik arzeden hükümlere imza atmıştır. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkına yönelik vergisel müdahalelere ilişkin olarak tesis etmiş olduğu kararlar ile, hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin vergisel uyuşmazlıklar hakkında daha etkili olarak uygulanırlık kazanması sağlanmış hem de ülkemiz insan hakları yargı anlayışında gelişmekte olan hak merkezli paradigmaya katkı sağlanmıştır.

Anayasa 1982AnayasaAnayasa Mahkemesi+7
Muhammed Emin Şahiner
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi hukukunda izaha davet kurumu

Devlet, vergi hukukunda mükellefe birtakım imkânlar sunan çeşitli mekanizmalar yaratarak vergi gelirlerinin hazineye en kısa sürede intikalini sağlamayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, 2016 yılında 6728 sayılı Kanun ile vergi hukuku sistemimize giriş yapan ve 2017 yılında uygulanmaya başlanan izaha davet kurumu bahsi geçen mekanizmalardan biri olarak ihdas edilmiştir. Özü itibariyle izaha davet kurumu ile vergiyi ziyaa uğrattığından şüphelenilen mükellefler belli koşullar altında konuya ilişkin olarak izahta bulunmaya davet edilmekte ve izahın değerlendirilme sonucuna göre mükelleflere birtakım imkânlar sağlanmaktadır. İzaha davet kurumunun vergi hukukunda yeni bir kurum olması nedeniyle tüm yönleriyle incelenmesi ihtiyacı doğmaktadır. Daha çok yeni bir kurum olmasına rağmen, kurumun 2020 yılında 7194 sayılı Kanun ile birtakım değişikliklere uğraması da bu ihtiyacı pekiştirmektedir. Söz konusu ihtiyacın giderilmesine bir katkı sağlamak adına, izaha davet kurumunun çeşitli yönleriyle incelenmesi ve eleştirel bir değerlendirmesinin yapılması amacını taşıyan bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde izaha davet kurumu hakkında genel bilgilere yer verilmiş olup; öncelikle kurumun işleyiş açısından genel bir çerçevesi çizildikten sonra, izaha davet kurumunun tarihsel süreci, amacı ve hukuki niteliğine ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. İzaha davet kurumunun yapısal bir analizine yer veren ikinci bölümdeyse; izaha davet kurumu kapsamı, yetki unsuru, koşulları bakımından inceleme konusu yapılırken, kurumun sonuçları ilgili olduğu ölçüde mükellefler hakları kapsamında da tartışılarak değerlendirilmiştir.

Hukuksal yorumlarKanunilikMükellef hakları+7
Asucan Odçıkın
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk vergi yargısının Eskişehir ili örneğinde etkinliğinin araştırılması ve değerlendirilmesi

Devlet, kamusal mal ve hizmetleri finanse etmek amacıyla ihtiyaç duyduğu geliri, büyük oranda vergilerle karşılamaktadır. Vergilendirme işlemini yapan idareye karşı bireylerin korunması hukuk devletinin bir gereğidir. Bu nedenle vergilendirmeler yasal mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmek zorundadır. Ancak yükümlülerin ve idarenin hukuk kurallarına göre birbiriyle örtüşmeyen görüşleri nedeniyle vergisel uyuşmazlık ortaya çıkabilmektedir. Uyuşmazlıklar, idari aşamada barışçıl yollarla çözüme kavuşturulabileceği gibi doğrudan yargı aşamasında da çözüme kavuşturulabilmektedir. Bireylerin yargıdan beklentisi, uyuşmazlığın süratle, hakkaniyete uygun olarak, adil yargılama içerisinde çözüme kavuşturulmasıdır. Bunun için de etkin bir yargılama düzenine ihtiyaç vardır. Etkin bir yargılama, davaları sürüncemede bırakmayan, tarafların adalet duygularını zedelemeyen, zamansal ve parasal açıdan tarafları zarara uğratmayan süratle ve hakkaniyete uygun olarak uyuşmazlığı ortadan kaldıran bir yargılamadır. Bu çalışmada Türk vergi yargısının etkinliği Eskişehir ili örneğinde araştırılmaktadır. Birinci bölümde vergi yargısının konusu, kapsamı ve işlevleri teorik düzlemde ortaya konulmuştur. İkinci bölümde yargıda stratejik yönetim ve planlama konusuna değinildikten sonra vergi yargılamasında etkinliğin belirlenmesinde temel ölçüt olan adil yargılama ve bunun unsurları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde Eskişehir Vergi Mahkemesi ve Türkiye geneli vergi mahkemelerinde dava konuları, davalarda artış ve azalışların nedenleri, iş yükü durumları sayısal veriler ile ele alınmıştır. Ayrıca mahkemelerin karar türleri, davaların karara bağlanma süreleri ve mahkemelerde dosya temizlenme durumu analiz edilerek vergi yargısının etkinliği; yargılamanın hakkaniyete uygunluğu, makul sürede yargılama ve yargı hizmetlerinin işleyişi olarak belirlenen etkinlik ölçütleri çerçevesinde incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Adil yargılama, makul süre, yargıda etkinlik, yargılamada hakkaniyet.

Adil yargılamaEtkinlikMakul süre+3
Müslüm Gümüş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi ihtilaflarının çözümünde yerel mahkemelerin rolü; Aydın ili örneği

Çalışmanın temel amacı; vergi ihtilaflarının çözümünde mahkemelerin rolünün incelenmesidir. Bu amaca yönelik olarak Türkiye'de ve Aydın ilinde Vergi ve Bölge İdare Mahkemelerinde vergi ihtilaflarının durumu incelenmiştir. Yıllar itibariyle görülen konuyla ilgili dava sayıları araştırılarak kıyaslama yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, araştırmayı kapsayan 2010-2015 yılları arasında Türkiye'deki vergi mahkemelerinde açılan dava türü bakımından dava konusuna göre dava sayısı en yüksek vergi davalarının sırasıyla; 2010 yılında Diğer Vergi Cezaları, 2011-2012-2013 yılları arasında Vergi Cezaları ve 2014-2015 yılları arasında ise KDV'nin olduğu tespit edilmiştir. Aydın ili için ise; 2010-2015 yılları arasında Aydın Vergi Mahkemesinde karara bağlanan dava türü bakımından dava konusuna göre dava sayısı en yüksek vergi davalarının ise Vergi Cezaları davalarının olduğu görülmüştür. 2010-2015 yılları arasında Aydın ilindeki en fazla mükellef sayısının KDV mükellefi olduğu tespit edilmiş olup, yıl içinde Aydın Vergi Mahkemesinde açılan vergi davası sayılarının mükellef sayıları ile karşılaştırılması yapıldığı zaman; açılan dava sayısının mükellef sayısına göre düşük oranda olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Vergi, Vergi Davaları, Vergi Uyuşmazlıkları

AydınMahkemelerUyuşmazlık+6
Tarık Özdemir
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dış ticaret ve gümrük anlaşmazlıkları: Cezalar ve çözüm yollarının yapısal eşitlik modeli ile analizi

Ülke ekonomilerinin gelişmesinde zaman içerisinde daha büyük bir role sahip olan dış ticaretin, kurumsallaşması ve sağlıklı bir şekilde işleyişi önem arz etmektedir. Bu nedenle giderek artan ve çeşitlenen hacim ile birlikte daha karmaşık bir hâle gelen dış ticaret sürecinin birtakım kurallar ve standartlar çerçevesinde işlemesi gerekmektedir. Bu çerçevede geçmişten günümüze uluslararası düzeyde birtakım anlaşmalar düzenlenmiş, kuruluş ve organizasyonlar oluşturulmuştur. Ancak tüm düzenlemelere ve çabalara rağmen bu alanda taraflar arasında sıklıkla anlaşmazlıklar gündeme gelmektedir. Anlaşmazlıklar, ulusal ve uluslararası düzeyde çözüm mekanizmaları ile çözümlenmektedir. Bu çalışmada dış ticaret ve gümrük anlaşmazlıklarına ilişkin teorik bilgilerin yanı sıra söz Türkiye'de gümrük idaresi ile doğrudan muhatap olan gümrük müşavirleri ve dış ticaret sorumlularının gümrük işlem ve uygulamaları sürecinde karşı karşıya kaldıkları anlaşmazlıkların kaynağını ve bunların çözümüne ilişkin algı ölçümünü konu alan anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Yapısal Eşitlik Modeli ile dış ticaret sorumluları ve gümrük müşavirlerinin "gümrük sorunlarına", "gümrük cezalarına", "uyuşmazlık çözüm yollarına" bakışlarına ilişkin algılarını tespit etmek amacıyla üç ölçek geliştirilmiştir. Anket 925 katılımcıya uygulanmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Analiz sonuçları genel olarak ölçekler bazında değerlendirildiğinde, gümrük müşavirlerinin dış ticaret sorumlularına göre algı düzeyinin daha yüksek olduğu görülmektedir. Gümrük müşavirlerine ilişkin alt ölçekler bazında yapılan değerlendirmelerde; idarenin gerek gümrük işlem ve uygulamaları gerekse idari çözüm yolları süreçlerindeki performansının iyi olduğu, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü hususunda mevcut idari yolların tatmin edici olduğu, mevcut cezaların yeterince caydırıcı ve makul bir düzeyde olduğu gibi sonuçlar öne çıkmaktadır. Buna karşılık mevzuatın karışıklığı, idareler arası uygulama farklılıkları ile idarenin teknik sistemlerinde birtakım iyileştirmelerin gerekli olduğu düşünülmektedir.

CezaGümrük vergisiMali hukuk+6
Neslihan Kızıler
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de vergi uyuşmazlıklarının çözümünde uzlaşma müessesesinin değerlendirilmesi ve öneriler

Türk vergi hukukunda uyuşmazlıkların çözümü için farklı yöntemlerin belirlendiği görülmektedir. İdari aşama ve yargı aşaması olarak sınıflandırılan bu yöntemlerin içerisinde uzlaşma müessesesinin önemli bir fonksiyonu bulunmaktadır. Bununla birlikte devlet tarafından kamu giderlerini karşılamak üzere alınan verginin, toplumsal yaşamı sağlamadaki önemli bir rolü olduğu da yadsınamaz. Bu nedenle, vergi mükellefi ile vergi idaresi arasında vergi miktarı ve cezası üzerinde bir anlaşmaya varılması, kamu yararı gözetilerek genel hukuk kuralları çerçevesinde titizlikle uygulanması gerekmektedir.Bu çalışmada; vergi uyuşmazlıklarının çözümünde uzlaşma müessesesinin Türkiye'deki yapısı incelenmiş, uygulamadaki durumu değerlendirilmiş ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu kapsamda çalışmanın ilk iki bölümünde vergi uyuşmazlıkları ve uzlaşma müessesesi üzerinde durulmuş, tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmanın uygulanmasına yönelik literatüre uygun olarak bir alt yapı oluşturulmuştur. Daha sonra Türkiye'deki uzlaşma sistemi, istatistiki veriler, genel hukuk kuralları, vergi denetimleri yönünden ve diğer ülkelerdeki uygulamalar yönünden değerlendirilerek öneriler sunulmuş ve yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Vergi, Uyuşmazlık, Uzlaşma, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma, Tarhiyat Sonrası Uzlaşma

FinansTarhiyatTürkiye+5
Kenan Taşcı
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alternatif çözüm yöntemleri ve vergi uyuşmazlıklarında uygulanabilirliği

Kollektif ihtiyaçlarını karşılamak için bir arada bulunan, belli bir coğrafi alanda yaşayan ve ortak bir kültürü paylaşan insanların oluşturduğu birlikteliğe "toplum" denir. Toplumdaki ilişkiler çok yönlü olabilmektedir. Bu nedenle kimi zaman olumlu, kimi zaman da olumsuz ilişkiler yaşanabilmektedir. Yaşanan uyuşmazlıkların çözümü adalete erişim açısından önemli bir husustur. Bu bağlamda, ortaya çıkan uyuşmazlıkların mahkeme dışında ama toplumca kabul görmüş ve resmi otoritece de tanınmış olan yöntemlerce çözümlenmesine alternatif çözüm yöntemleri denmektedir. Uyuşmazlıklar, özel hukuk kişileri arasında çıkabileceği gibi kamu hukuku kişileri arasında da çıkabilmektedir. Başta Amerika ve çeşitli Avrupa Birliği ülkelerinde olmak üzere çeşitli ülkelerde idari ve yargısal yollara ek olarak alternatif yöntemlere de başvurulmaktadır. Türk Vergi Hukuku açısından bakıldığında, doğrudan ADR'ye ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple, sınırlı sayıda ve farklı mevzuatlarda yer almaya başlayan ADR'nin, uygulamadaki başarısı da dikkate alınarak, mükellef odaklı bir yaklaşımla vergi uyuşmazlıklarının çözümünde de uygulanabilir duruma getirilmesi vergi uyuşmazlıklarının çözümüne ciddi katkı sağlayacağı gibi mükellefin vergiye gönüllü uyumunu yönünden de faydalı olacaktır. Anahtar sözcükler: Uyuşmazlık, Alternatif Çözüm Yolu, Avrupa Birliği (AB), Vergi Uyuşmazlıkları

Alternatif uyuşmazlıkAlternatif çözümlerAvrupa Birliği+6
Dilşad Keleş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gümrük işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yolları

Ülkelerarası ticari ilişkilerin gelişmesi beraberinde iç piyasa ve dış piyasa mal ve hizmet piyasalarını gündeme getirmiştir. Her devlet dış ödemeler dengesini sağlamak bakımından başta gümrük vergileri olmak üzere gümrük politikalarını hayata geçirmeye çalışır. Gümrük uygulamaları belirli bir hukuki rejime uygun şekilde gümrük idaresinin işlemleri şeklinde ortaya çıkar. Gümrük mevzuatı bakımından işlemler, kararlar, gümrük vergileri ve gümrük kabahatleri olarak karşımıza çıkar. Anılan işlemlerin yükümlülerle uyuşmazlığa dönüşmesi halinde Gümrük Kanunu'nun 242'nci maddesi önemli bir yer oluşturur. Gümrük işlemlerinden (karar, vergiler ve vergi kaybına bağlı cezalar ile kabahatler) kaynaklanan uyuşmazlıklar için idari ve yargısal aşama olmak üzere çeşitli hukuki çözüm yolları öngörülmüştür. Bu çalışmada gümrük mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar ve öngörülen çözüm yollarına yer verilmiştir.

Gümrük KanunuGümrük tarifesiGümrük vergisi+4
Edanur Şenyüz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk vergi yargısı sisteminde 1982 yılı reformu ve uygulamasının değerlendirilmesi

Türk vergi yargısı sisteminde 1982 yılı reformu ve uygulamasının değerlendirilmesi çalışmasında, vergi uyuşmazlıklarının çözümü yolunda 1982 yılı öncesi uygulanan vergi yargısı sistemi ile bu tarihte yapılan değişiklikle uygulanmaya başlayan yeni sistem tezin konusunu oluşturmaktadır. Konu Türk Vergi Yargısı sisteminde yeniden yapılanmaya ilişkin 2575. 2576, 2577 sayılı Kanunların yürürlüğünden öncesi ve sonrası dönemler ile yabancı ülkelerde uygulanan vergi yargı sistemleri ve bu sisteme düşünülebilecek alternatif modeller şekliyle irdelenmiştir. Bu çalışma ile ulaşılmak istenen amaç vergi uyuşmazlıklarının çözümünde ülkemizde mevcut uygulanan vergi yargısı sisteminin artık ihtiyaca cevap vermediğini aleni şekilde ortaya koymaktır. 20 Ocak 1982 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren üç Yasa ile vergi yargısı alanında gerek kuruluş ve işleyiş, gerekse yargılama usulü ile ilgili önemli düzenlemelerden önce uygulanan sistem ve eleştirileri ile vergi yargısının bugünkü kuruluşunu, işleyişini, mensuplarının hak ve görevlerini, vergi yargısında uygulanan usulü ve reform niteliğinde sayılan bu düzenlemelerin artık ihtiyaca cevap verip vermediği konusu tezin araştırma konuşu olmuş, ikinci ve üçüncü bölümde yeni sistemin uygulanmasına geniş yer verilerek ortaya çıkan sorunların değerlendirilmesi yapılmış, yabancı ülkelerde uygulanan vergi yargı sistemleri hakkında kısa bilgi verilerek yeni alternatif modeller geliştirilmiş. Tezde araştırma yöntemi olarak, belge tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sırasında ihtiyaç duyulan verilerin büyük bir çoğunluğu literatür taraması sonucunda, bir kısmı ise yetkili ve ilgili kişilerle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Tez çalışması ile elde edilen en önemli sonuç; belirtilen üç yasanın yürürlüğe girmesiyle yapılan düzenlemeler günümüzde ihtiyaca cevap verememektedir. Yeni sistemin uygulanmasında ortaya çıkan sorunlar iyi teşhis edilmeli idarenin, üniversitenin ve vergi yargısının müşterek çalışmasıyla sistemde ortaya çıkan tıkanıkların giderilmesi yoluna gidilmelidir.

Vergi HukukuVergi reformuVergi uyuşmazlıkları+1
Fikret Erkan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi uyuşmazlıklarının çözümünde uzlaşma kurumunun değerlendirilmesi

Vergi idaresi ile vergi mükellefleri arasında vergilemeden kaynaklanan uyuşmazlıklar, vergilendirme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya çıkabilmektedir. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkan bu uyuşmazlıklar idari aşamada ve yargı aşamasında olmak üzere iki şekilde çözüme kavuşturulmaktadır. Çalışmamızda, vergi uyuşmazlıklarının idari aşamadaki çözüm yollarından birisi olan uzlaşma müessesesi ve bu müessesenin etkinliği değerlendirilmeye çalışılmıştır. Uzlaşma müessesesi 1963 yılında 205 sayılı kanun ile Vergi Usul Kanunu'muza eklenen bir kurumdur. 205 sayılı kanun gerekçesinde uzlaşmanın amacının; kamu alacağının hızlı bir şekilde tahsili, idare ile mükellefler arasındaki ihtilafların süratle çözülerek mükelleflerin huzura kavuşturulması ve yargının iş yükünü hafifletmek olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulmasında müessesenin etkinliği değerlendirilirken, belirtilen amaçlara ne ölçüde ulaşıldığı ve bu amaçlardan ne ölçüde uzaklaşıldığı üzerinde durulmuştur. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, vergi uyuşmazlığı kavramı ve uyuşmazlıkların ortaya çıkış nedenleri açıklanmış, uzlaşma müessesesinin ülkemizde uygulamaya girdiği 1963 yılından bu yana çıkarılmış olan kanun ve yönetmeliklerle geçirdiği değişiklikler ele alınmıştır. Uzlaşma kurumunun çeşitli ülkelerdeki uygulamalarına yer verilmiştir. İkinci bölümde, uzlaşma müessesesinin bu konudaki kanun ve yönetmeliklerde yapılan düzenlemeler kapsamında uygulamasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise, uzlaşmanın idare ve mükellefler açısından faydalı yönleri ile müesseseye yöneltilen eleştirilere değinilmiş olup, uzlaşma sonuçlarına ait istatistiki verilere dayanılarak geçmişte yapılmış olan uzlaşma görüşmelerinin sonuçları değerlendirilmiştir. Ayrıca uzlaşma müessesesi ile ilgili olarak uygulamada karşılaşılan sorunlar dikkate alınarak müessesenin daha etkin işleyebilmesi için çeşitli görüş ve önerilerde bulunulmuştur.

Kamu Denetçiliği KurumuMali hukukUyuşmazlık+3
Okyay Ulaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi uyuşmazlıklarının çözümünde alternatif yöntemlerin değerlemesi: Örnek olay çalışması

Vergi, devletin kamusal hizmetlerini idame ettirmek amacıyla egemenlik gücünü kullanarak, ekonomik birimlerden cebren ve karşılıksız olarak aldığı ekonomik değerlerdir. Bu bağlamda vergi alacaklısı olarak devlet, hizmetten yararlananlara daha fazla kamu hizmeti sunabilmek için, Anayasa ve kanunların öngördüğü ölçüde, toplayacağı vergi miktarını maksimize etmeye çalışmak isterken; vergi borçlusu olarak vergi mükellefleri, sorumluları ve ceza muhatapları ise, daha az vergi vererek, harcanabilir gelirlerini maksimize etmek isteyeceklerdir. Taraflar arasında çatışan bu iki çıkar, kimi zaman vergi uyuşmazlıklarına sebep olabilmektedir. Vergi borçluları da bu uyuşmazlıkları ortadan kaldırmak amacıyla çeşitli çözüm yollarına başvurmaktadır. Ancak ortaya çıkan uyuşmazlık karşısında kullanılacak çözüm yollarından kendileri açısından en avantajlısının, çeşitli faktörlerin etkisiyle, seçilememesi, uyuşmazlıkların çözümlenmesinde birtakım sakıncaları doğurmaktadır. Kullanılan yanlış bir yol, vergi borçluları açısından çeşitli ekonomik zararlara yol açmaktadır. Bu çalışma, öncelikle vergi uyuşmazlığının ne olduğu, ne şekilde doğduğu ve uyuşmazlığın doğumuna neden olan etkenlerin çeşitlerinin neler olduğu hususunda geniş bir literatür çalışması ile başlamıştır. Daha sonra uyuşmazlıkların ortadan kaldırılması için hangi yolların kullanıldığından bahsedilerek, bunlar arasındaki farklılıklar ve benzerliklerin neler olduğu hususuna değinilmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde ise vergi idaresi ile vergi mahkemelerinden rasgele seçilen örneklerle mükelleflerin hangi yolu kullanmalarının kendileri açısından en avantajlı olacağı karşılaştırmalı olarak tespit edilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Vergi Uyuşmazlıkları, Çözüm yolları.

Vergi uyuşmazlıkları
Mehmet Hanifi Baki
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi uyuşmazlıklarına yol açan hallerin tespiti ve muhasebeleştirilmesi

Vergi uyuşmazlıkları, verginin tarafları arasında vergisel yükümlülükler bağlamında ortaya çıkan anlaşmazlıklardır. Vergi incelemeleri sırasında yapılan tespitler ve beyanda yapılan hatalar, vergi uyuşmazlıklarının ortaya çıkmasındaki temel nedenler olup, uyuşmazlıkların çözümlenmesinde tarafların başvurdukları idari ve yargısal çözüm yolları şeklinde iki başlık altında toplanan alternatif çözüm yolları bulunmaktadır. Pişmanlık ve ıslah, uzlaşma, cezalarda indirim ve vergi hatalarında düzeltme, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde idari aşamada başvurulan yöntemler olup, vergi mahkemelerinde dava açma ise yargısal çözüm yollarının temelini oluşturmaktadır. Çoğunlukla vergi incelemesi ile ortaya çıkarılan ve idari veya yargısal yollarla çözümlenen vergi uyuşmazlıklarına yol açan muhtemel nedenlerin hangilerinin yaygın olduğunun tespiti, kamu gelirleri içerisinde en önemli gelir türlerinden olan vergilerin etkin bir şekilde toplanmasında son derece önemlidir. Ancak vergi uyuşmazlıklarına yol açan halleri uygulamalı olarak inceleyen çalışmaların oldukça sınırlı olduğu tespit edilmiştir. Literatürdeki boşluğun giderilmesine katkı sağlamayı amaçlayan bu çalışmada, vergi uyuşmazlıklarına yol açan haller ve bunların uyuşmazlığın çözümlenme sürecinde nasıl muhasebeleştirilmesi gerektiği, vergi inceleme raporları üzerinden yapılan bir araştırma ile tespit edilmiştir. Araştırmada, vergi uyuşmazlıklarına yol açması muhtemel nedenlerin en çok "defter ve belgelerin noksan, usulsüz veya karışık olması" ile "fatura ve benzeri evrakların eksik düzenlenmesi veya düzenlenmemesi" olduğu, bu ve benzeri nedenlerle tespit edilen matrah ve vergi farklarının beyan edilen tutarlara, kesilmesi öngörülen vergi cezalarının ise tespit edilen vergi farklarının yaklaşık üç katına ulaştığı belirlenmiştir. Ayrıca, vergi cezalarının vergi mevzuatında kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmesinin, vergi muhasebesi ile genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre yapılan muhasebe kayıtlarında farklılıklara yol açtığı ve vergi muhasebesine göre işletmelerin bu cezaları ortaklardan alacaklar hesabında muhasebeleştirmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Vergi Uyuşmazlıkları, Vergi İncelemesi, Muhasebeleştirme

Maliye politikalarıMuhasebeMuhasebe uygulamaları+5
Muhammet Emre Diri
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de vergi uyuşmazlıklarının yargı aşamasında çözümlenmesi

Devletin kamusal gelir kaynakları denildiğinde akla ilk gelen gelir kaynağı vergilerdir. Vergiler belli bir süreç takip edilerek ve vergi kanunlarına uyularak hazineye gelir olarak girmektedir. Vergi kanunlarının uygulanmasından veya yorumlanmasından kaynaklanan bazı durumlarda idare ile mükellef arasında uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir. Vergi uyuşmazlığı; vergi alacaklısı (kamu idaresi) ile vergi borçlusu (kişi veya kurumlar) arasında vergisel işlemler nedeniyle yaşanan sorunları ifade etmektedir. Bunun yanında vergi mevzuatının karmaşık ve çok olması, ekonomik koşullara uyum sağlamak amacıyla vergi kanunlarının sık sık değişmesi ve gerek idare gerekse mükellefin bu değişimlere uyum sağlayamamasından kaynaklı hatalar yapması da bazı vergi uyuşmazlıklarına neden olmaktadır. Mükellef ile idare arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iki yol mevcuttur. Bu yollardan ilki idari çözüm yolları, diğeri ise yargısal çözüm yollarıdır. Mükellefler uyuşmazlığın çözümünde diledikleri yolu kullanabilirler. Yargı yoluna başvurabilmek için idari çözüm yollarının tüketilmesi zorunluluğu yoktur. Çalışmanın konusu, vergi uyuşmazlıklarının yargı aşamasında çözümlenmesi olmakla birlikte, uyuşmazlıkların çözümünde kullanılan diğer bir yol olan idari aşamada çözüm yollarına da kısaca değinilmiştir. Ayrıca uyuşmazlıklarda kullanılabilecek alternatif yollar, bazı yabancı ülkelerin vergi yargı sistemleri ve uyuşmazlıkların yargıda çözümlenmesine dair verilerin yorumlanması ve bunun sonucunda bazı çözüm önerileri sunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Vergi, Vergi Uyuşmazlığı, Vergi Uyuşmazlıklarının Yargıda Çözümü

Vergi uyuşmazlıklarıVergilerYargı
Huriye Öncel
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi uyuşmazlıklarının çözümünde pişmanlık ve ıslah müessesesi ve etkileri

Türk Vergi Hukuku içinde yer alan müesseselerden biri olan pişmanlık ve ıslah; vergide ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, bazı koşulların sağlanması halinde, idari aşamada çözüm üretebilecek müesseselerden biridir. Olumlu sonuçlarıyla, sorunsuz bir şekilde uygulanarak hem idarenin, hem de yükümlünün işlerini kolaylaştırmayı amaçlar. Hali hazırda, fazla olan yargının yükünü azaltıcı etkisi vardır. Vergi Usul Kanununun 371. maddesinde yazılı olan şartları yerine getiren yükümlülerin cezadan kurtulmasını ve vergi idaresinin alacağını bir an önce tahsil edip hazineye intikalini sağlar. Bu özelliğiyle pişmanlık ve ıslah müessesesi, vergi idaresi ve yükümlüler açısından önemli bir düzenlemedir. Bu çalışmayla amaçlanan, vergi uygulamaları içinde pişmanlık ve ıslah müessesesinin yerini değerlendirip, Türk vergi yargısına etkilerini ortaya koymaktır.

PişmanlıkTürk vergi hukukuTürk vergi sistemi+5
Zübeyde Özgür Anıl Akbalık
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yargı kararları ışığında ithalatın vergilendirilmesine ilişkin uyuşmazlıklar ve değerlendirilmesi

Dış ticaretten alınan vergiler, ülkelerarası mal ve hizmetin yer değiştirmesi nedeniyle, ticarete konu olan mal ve hizmetin miktarı veya kıymeti üzerinden alınan ekonomik, sosyal ve mali işlevlerinin yanında önemli bir dış ticaret ve ekonomi politikası aracıdır. Dış ticaret işlemlerini, ağırlıklı olarak ithalat ve ihracat işlemleri oluşturmakla birlikte, ülkemizde ihracatın teşvik edildiği ve daha ziyade ithalat işlemlerinden vergi alındığı göz önüne alındığında; dış ticaret işlemleri üzerinden alınan vergilerle ağırlıklı olarak ithalat işlemleri üzerinden alınan vergiler ifade edilmek istenmektedir. Bu nedenle, tezin konusunu da ithalat işlemlerinden alınan vergiler ve benzeri mali yükümlülükler oluşturmaktadır. Türkiye'de ithalat işlemleri üzerinden başta gümrük vergisi olmak üzere çeşitli isimler altında vergi ve eş etkili mali yükümlülükler alınmaktadır. Vergilendirilme sürecine ilişkin temel düzenleme Vergi Usul Kanunu iken, gümrük vergileri bu kanunun kapsamı dışında tutularak Gümrük Kanunu ile düzenlenmiştir. İthalat işlemlerinden alınan özel tüketim vergisi, katma değer vergisi, damga vergisi gibi vergiler kendi kanunlarında düzenlenmekle beraber, Vergi Usul Kanunu sistematiğine tabidir. İthalat işlemlerinin vergilendirilmesi sürecinde, ithalat işlemlerinin uluslararası hukuk kuralları ile ilişkisinin bulunması, ticari ilişkilerin dinamik yapıya sahip olması, gümrük işlemlerinin teknik bilgiyi gerektirmesi, mevzuatın karmaşık ve dağınık olması gibi sebeplerle çeşitli uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Uyuşmazlıklara ilişkin çözüm yollarının hepsinin yasalarda düzenlenmiş olması mümkün olmadığından, yargı yoluyla çözümüne ilişkin kararların incelenmesi ve değerlendirilmesi, uygulayıcılara yol göstermesi bakımından büyük önem arz etmektedir. Tez konumuz, üç bölüm altında incelenecektir. Birinci bölümde, genel olarak dış ticaret ve vergilendirilmesi, seçilmiş ülkeler çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, ithalattan alınan vergi ve eş etkili mali yükümlülüklerin temel vergilendirme aşamalarına yasal mevzuat kapsamında yer verilmiştir. Tezin son bölümünde, gümrük vergisine ilişkin uyuşmazlıkların çözüm süreci, diğer vergilerde oluşan süreçten farklı olduğundan öncelikle zorunlu idari itiraz yolu ve yargı yoluna ana hatlarıyla yer verilmiş, ithalattan alınan vergilere ilişkin uyuşmazlıklara ait yargı kararlarından örnekler verilmek suretiyle uygulama hakkında değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: İthalat, Gümrük Vergisi, Vergi Yargısı, Gümrük Uyuşmazlıkları.

Gümrük vergisiHukuki uyuşmazlıklarMali hukuk+6
Özge Mertoğlu
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi Hukuku bağlamında Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu

İnsanların insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için elzem olan insan hakları, devletlerin ve hükümetlerin kendilerini meşru kabul ettirmelerindeki en önemli kıstastır. Devlet ve vatandaş ilişkisinde zayıf konumda olan vatandaşların temel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla yüksek mahkeme statüsüne sahip Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Mahkeme, vatandaşlar tarafından kamu gücünün temel hak ve özgürlük ihlallerine karşı yapılan bireysel başvuruları karara bağlamaktadır. Çok sayıda devlet, temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü işlemlerine karşı korunması amacıyla, bireylere Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı tanımıştır. Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu, 2010 yılında yapılan halk oylaması sonucunda kabul edilmiştir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunla yürürlüğe giren uygulama insan haklarının iç hukukta etkin olarak korunmasını sağlamaktadır. Her ne kadar bu yolun kabul edilmesindeki esas sebep Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nde Türkiye aleyhine başvuruların artması olsa da bireyler bu sayede ihlal edilen hak ve özgürlükleri için yeni bir yol bulmuşlardır. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu uygulamasının vergi hukuku bağlamında değerlendirilmesini ele aldığımız bu çalışmada amaçlanan; temel hakların etkili biçimde korunmasına yönelik olarak, vergilendirme alanında Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak bireysel başvurunun işleyişini, koşullarını ve uygulamadaki karşılığını göstermektir. Bu amaçla tez çalışması, 3 ana bölüm halinde planlanmıştır. Birinci bölümde anayasal gelişmeler ile Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş aşamaları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru Yolu'nun şartları ve diğer bilgiler yer almış, üçüncü bölümde ise, vergi hukuku alanında bireysel başvuruda verilen kararların değerlendirilmesi yapılacaktır. Anahtar Sözcükler: Bireysel Başvuru, Anayasa Yargısı, Anayasa Mahkemesi, Vergi Uyuşmazlıkları, Vergi Cezaları, Temel Hak ve Özgürlüklerin Korunması

Anayasa MahkemesiAnayasa yargısıBireysel başvuru+4
Sebahat Çetinel
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi uyuşmazlıklarının yargı aşamasında çözümlenmesi ve vergi davalarının değerlendirilmesi

Vergi, devletin kamu harcaması yapabilmesi bakımından gerekli olan en önemli finansman kaynağıdır. Bu nedenle verginin adil ve doğru bir şekilde toplanması oldukça önemlidir. Fakat verginin tarafları olan vergi dairesi ve mükellefler arasında hatalar ya da anlaşmazlıklardan dolayı ihtilaf dediğimiz 'vergi uyuşmazlıkları' ortaya çıkar. Bu uyuşmazlıkların verginin kanuniliği ilkesi gereği kanuna dayalı, adalet ilkesi gereği adaletli, doğruluk ilkesi gereği doğru bir şekilde ele alınması için çözüm yolları açılmıştır. Vergi uyuşmazlıklarının idari aşama ve yargı aşaması olmak üzere iki çözüm yolu vardır. Taraflar uyuşmazlığın çözümü için vergi mahkemelerinin iş yükünün arttırılmaması sebebi ile düzenlenen ve barışçıl çözüm yolları olarak adlandırılan idari aşamaya başvurabildiği gibi, yargı aşamasına da başvurabilir. Bu çalışmanın esas amacı vergi uygulamalarından doğan vergi ihtilaflarını ortaya koymak, idari ve yargı olmak üzere çözüm yollarını belirterek mükelleflerin karşılaştığı sorunlar karşısında hangi sorunda nasıl bir yol izleyeceğini belirleyebilmektir. Buna istinaden ilk bölümde; vergi uyuşmazlıkları ve buna neden olan durumlar incelenmiş, ikinci bölümde çözüm yolları verilmiş ve son bölümde de yargı aşaması ele alınarak mükellef ve idare açısından durumuna yer verilmiştir. Bu amaca yönelik olarak Türkiye'de son 20 yıl örneklerine ait Danıştay kararları incelenmiştir. Yıllar itibariyle görülen konuyla ilgili davalar araştırılarak kıyaslama yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, araştırmayı kapsayan 1998-2018 yılları arasında Türkiye'deki vergi mahkemelerinde açılan ve Danıştay'a intikal eden davalar incelenmiş, mükellef lehine ya da aleyhine verilen kararların karşılaştırılması yapılmıştır.

DavalarMali hukukUyuşmazlık+5
Hazal Yıldız Bilgen
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dünyada ve Türkiye'de petrol ürünlerinin dış ticareti, Türkiye'de gümrük işlem süreci ve vergilendirilmesi üzerine bir araştırma

Bu tezin amacı: petrol ve türevlerinin, dünyada ve Türkiye'de enerji sektöründeki yeri, gelecek tahminleri ve dış ticaretini değerlendirmektir. Bunun yanında, petrol ve petrol ürünlerinin gümrük işlem süreci, vergilendirilmesi üzerine bilgi vermek ve ithalinde ortaya çıkan vergi ihtilaflarının incelenmesi ile ihtilafların minimize edilebilmesine yönelik öneriler sunmaktır. Ayrıca, Petrol ürünleri kaçakçılığı ve bununla mücadeleye ilişkin mevzuat ve alınan önlemleri değerlendirmektir. Günümüzde birincil enerji tüketiminde en büyük paya sahip olan petrol, gelecekte de bu alanda liderliğini korumaya devam edecektir. Petrole olan talep en çok taşımacılık ve petrokimya sektörlerinde yaşanacaktır. Dünyada en az 52 yıllık talebi karşılayacak ispatlanmış petrol rezervi mevcuttur. 2017 yılında dünyada 2.184 milyon tonluk ham petrol, 1.135 milyon tonluk petrol ürünü ticareti gerçekleşmiştir. Birincil enerji tüketimi yıllara göre artış gösteren Türkiye'de, 2017 yılında birincil enerji tüketimi içinde petrolün payı %32'dir. 2016 yılında Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılık oranı %74; petroldeki dışa bağımlılık oranı ise %90'dır. Türkiye'de 2018 yılında 21 milyon ton ham petrol ithalatı. 2017 yılında da 16,9 milyon ton petrol ürünü ithalatı ve 10,1 milyon ton petrol ürünü ihracatı gerçekleşmiştir. Petrol ürünleri gümrük iş ve işlemlerinde idare ile yükümlüler arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların ağırlıklı bölümü eşyanın tarife pozisyonunun belirlenmesinden kaynaklanmaktadır. Gümrük İdaresi, Gelir İdaresi Başkalığı ve EPDK'nın koordinasyonu ve uyumu ile özellikle ihtilafların çözümünde sade, açık ve anlaşılır kararların üretilmesi ve yapılan düzenlemelerin aynı nitelikleri taşıması ihtilafların azaltılmasına önemli katkı sağlayacaktır.

GümrüklerPetrolPetrol ürünleri+3
Kutay Köse
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk vergi yargısında istinaf kanun yolu

Türkiye'de vergi uyuşmazlıklarının yargı yolu ile çözüme kavuşturulması konusunda idari yargı düzeninde yer alan vergi mahkemeleri yetkilidir. Vergi uyuşmazlıklarının çözümlendirildiği ilk derece mahkemesi olan vergi mahkemesi kararlarının davanın taraflarından biri tarafından denetlenmesi ihtiyacı kanun yolları ile giderilmektedir. Vergi mahkemesi kararlarına karşı başvurulan kanun yolları, Bölge İdare Mahkemesi'nde itiraz kanun yolu ve Danıştay'da temyiz kanun yoluydu. Ancak Danıştay'ın iş yükünün yıllar geçtikçe artması ve içtihat mahkemesi olma görevini tam olarak yapamaması sebepleri ile idari yargı sisteminde yapılan köklü değişiklik neticesinde istinaf kanun yolu yargı sistemimize dâhil olmuştur. 6545 sayılı Kanun ile 2014 yılında idari yargı düzenimize istinaf kanun yolunun girmesiyle itiraz kanun yolu yürürlükten kaldırılmış ve temyiz kanun yolunda da yeni sistemin gerektirdiği değişiklikler yapılmıştır. Yapılan düzenlemeler neticesinde vergi yargısında iki dereceli denetim mekanizması oluşturulmuştur. Vergi yargısında iki dereceli denetim mekanizması oluşturulurken kanun yollarına başvuru için parasal sınırlar getirilmiştir. Bununla vergi uyuşmazlıklarının çözümünün büyük ölçüde istinaf mahkemelerinde gerçekleştirilerek, Danıştay'a temyiz incelemesine giden dosya sayısının azaltılması amaçlanmıştır. Böylece Danıştay'ın iş yükünün hafifletilmesi ve içtihat mahkemesi olarak çalışma amacının tam olarak gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. Vergi yargısında denetim sistemini tamamen değiştirmesi sebebiyle 6545 sayılı Kanun ile yürürlüğe giren istinaf sisteminin incelenmesi son derece önemlidir. Bu sebeple yapılan çalışmada, istinaf sisteminin ayrıntılı olarak açıklanması amaçlanmış ve vergi yargılamasında istinaf kanun yolu ile getirilen yeni sistemin etkileri mahkeme kararları ile de örneklendirilerek ele alınmış, istinaf kanun yolunun olumlu ve olumsuz yanları üzerinde durulmuştur.

Mali hukukVergi hukukuVergi uyuşmazlıkları+4
Gamze Yakupoğlu
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular