Visually impaired
93 theses under this subject heading
Türkiye'de sesli kütüphane hizmetleri ve görme engellilerin sesli kütüphane hizmetlerine karşı tutumları
İnsanlık tarihi boyunca üretilen bilgi miktarı sürekli olarak artmaktadır. Bu bilgilere ulaşmak da giderek önem kazanmaktadır. Engelliler, engeli olmayan insanlar gibi her türlü bilgiye erişim hakkına sahiptirler. Engellilerin içinde bulundukları durum, onları bilgiye erişimden ve diğer bilgi hizmetlerinden alıkoymamalıdır. Halk kütüphaneleri yaşam boyu öğrenme ve bağımsız karar vermede etkili olduğu kadar, kültürel ve kişisel gelişimin artmasına da katkı sağlamaktadır. Kısaca bilgi dünyasına açılan bir kapıdır. Kütüphaneler bütün kullanıcıların istek ve beklentilerini karşılamalıdır. Kütüphaneler engelli gruplarına göre hizmetlerini esnetebilmelidir. Görme engellilere hizmet veren kütüphaneler kullanıcı potansiyeline uygun politikalar üretip, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Ancak görme engelli kullanıcılar Braille, sesli ya da büyük punto basılı kaynaklara erişim konusunda sıkıntılar yaşamaktadır. Bu çalışma Türkiye'de Sesli Kütüphane Hizmetlerinin durumunu ve görme engellilerin tutumlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Görme engelli bireylerin tercih ettiği kütüphaneler ve bu kütüphanelerden aldıkları hizmetler incelenmiştir. Ayrıca bilgi kaynaklarına erişimde yaşadıkları sorunlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Görme engellilere hizmet veren kütüphanelerin sağladığı olanaklar ve yaşanan sıkıntılar araştırılmıştır. Araştırma kapsamında görüşmeler ve anketlerden elde edilen veriler sonucunda değerlendirmeler yapılmıştır. Kütüphanelerin görme engelli kullanıcıların gereksinimlerini karşılayamadığı gözlemlenmiştir. Kütüphanelerde görme engellilere özel bölümler oluşturulmalıdır. Kütüphanelerde görme engellileri ilgilendiren kaynaklar hem niteliksel hem de niceliksel olarak görme engellileri tatmin edici hale getirilmelidir. Görme engelli kullanıcıların kaynak ve dokümanlara erişimlerini sadeleştirmek gerekmektedir. Sesli kütüphaneler için teknolojik yenilikler yakından takip edilmelidir. Türkiye'de görme engellilere hizmet veren kütüphane çok azdır. Kütüphanelerin azlığının yanında verilen hizmetlerde yetersizdir. Görme engellilere hizmet verecek kütüphane sayısı artırılıp, bu kütüphanelerde kendi içerisinde bir ölçü ve standart oluşturması sağlanabilir.
Türkiye görme engelliler goalball sporcularının fiziksel uygunluk ve antropometrik özelliklerinin müsabaka başarıları ile karşılaştırılması
Bu çalışmada, görme engelli erkek sporcuların fiziksel uygunluk parametreleri ve antropometrik ölçümlerin, müsabaka başarıları ile arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmaya, Türkiye Görme Engelliler ilköğretim Okulları Arası Goalball Şampiyonası'na katılan değişik görme keskinliğine sahip ( B1, B2, B3) 59 erkek sporcu katılmıştır. Katılımcıların ortalama yaşı 14,95±1,28yıl, vücut ağırlığı 52,06±8,89 kg, boy 163,58±10,39 cm, spor yaşı 02,39±1,50 yıl olarak belirlenmiştir. Katılımcıların, fiziksel uygunluk parametrelerinden; vücut yağ yüzdeleri (holtain marka skinfold aleti), el kavrama (takei marka dinamometre) ve omurga hareketliliği (inklinometre aleti) ölçümleri alınmıştır. Antropometrik ölçümlerden üst extremite uzunlukları (kol, ön kol, el) ve alt extremite uzunlukları (bacak ve ayak) alınmıştır. Ayrıca, araştırmacı tarafından Sporcunun İsabetli Atış Performansı hesaplanmıştır. Çalışmada gerçekleştirilen tüm istatistiksel analizler SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla yapılmıştır. Verilerin normal dağılış gösterip göstermediğini test etmek için Shapiro-Wilk testi sonucuna bakılmıştır. Analiz sonucunda p=,106 çıktığından verilerimiz normal dağılım göstermektedir. Bu nedenle üçlü karşılaştırmalarda One Way Anova, ikili karşılaştırmalarda ise Independent Sample t-test kullanılmıştır. Ayrıca tüm parametrelerin isabetli atış performansı ile ilişkisine bakmak için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ilk sekiz takım sporcularının görme keskinliği grubu değerlerine göre, isabetli atış performansları arasında az görenler lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir (p=,025). Ayrıca ilk sekiz takım sporcularının antropometrik ve fiziksel uygunluk değerleri ile isabetli atış performansları istatistiksel olarak incelendiğinde; sağ el kavrama kuvveti ile isabetli atış performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür (pearson r =,374, p=,029). Ancak, diğer parametreler arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak; görme keskinliğinin ve üst ekstremite kas kuvvetinin goalball sporunda büyük önem taşıdığı görülmektedir. Antrenmanlarda özellikle isabetli şut atımı için kas kuvvetine yönelik çalışmaların daha sık yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Goalball, Görme engelliler, Antropometrik ölçümler, Fiziksel uygunluk.
Ortopedik ve görme engelli bireylerin özgüven düzeylerinin beden algıları açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortopedik ve görme engelli bireylerin cinsel özgüvenlerinin beden algıları ve demografik özelliklere göre incelemektir. Araştırmanın örneklemi farklı illerde yaşayan, google form ve mail yoluyla katılan 52 ortopedik ve 44 görme engelli toplam 96 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada kişisel bilgi formu, Çelik tarafından (2015) geliştirilen Cinsel Özgüven Ölçeği ve Secord ve Jourard tarafından (1953) geliştirilen ve Hovardaoğlu (1989) tarafından geçerlik çalışması tamamlanan Beden Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde parametrik yöntemlerden t testi ve değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacı ile regresyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Parametrik olmayan yöntemlerden ise; Mann Whitney U ve Kruskal Wallis analiz yöntemleri kullanılmıştır. Tüm veriler 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Araştırma bulgularına göre beden algısı iki engel grubunda cinsel özgüvenini anlamlı düzeyde yordamaktadır. Görme engellilerin cinsel özgüven puanlarının ortopedik engellilerden daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Bu farkın da cinsel özgüven ölçeğinin kendini açığa vurma ve cinsel farkındalık alt boyutlarında görme engelliler lehine olduğu ortaya çıkmıştır. Görme engelli erkeklerin beden algıları görme engelli kadınlardan daha yüksek çıkmıştır.
Sesli betimleme ile hazırlanan eğitim videosunun görme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi üzerine etkisi
Amaç: Araştırmanın amacı, sesli betimleme ile hazırlanan eğitim videosunun görme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi becerisine etkisini incelemektir. Gereç Yöntem: Araştırma yarı deneysel tiptedir. Araştırmanın evrenini Manisa Altı Nokta Körler Derneği'ne kayıtlı görme engelli kadınlar (N:70) oluşturmuştur. Sesli betimleme içeren KKMM eğitim videosu hazırlanıp veri toplama aracı olarak eğitim öncesi sosyo-demografik özellikleri, KKMM bilgi formu ve Champion-Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (CSİMÖ), eğitim sonrası KKMM Beceri Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Deney grubuna sesli betimleme içerikli KKMM eğitim videosu, kontrol grubuna sesli betimleme içermeyen eğitim videosu dinletilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması deney grubunda 38,4±9,4, kontrol grubunda ise 39,6±11,3'tür. Deney grubunun engellilik ortalaması %81,5±%15,1 kontrol grubunun engellilik ortalaması %81,9±17,4'tür. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Eğitim öncesi kadınların CSİMÖ Duyarlılık ve Ciddiyet alt boyut toplam puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptanmamıştır(p>0,05).Eğitim sonrası; deney ve kontrol grubunun KKMM beceri basamaklarını yapabilme açısından aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur(p<0,05). Sonuç:Eğitim öncesi,görme engelli kadınların çoğunun KKMM'yi duymadığı ve yapamadığı belirlenmiştir. Eğitim sonrası,sesli betimlemeli eğitim videosunu dinleyen kadınların KKMM beceri basamaklarının çoğunu yaptığı;sesli betimleme içermeyen eğitim videosunu dinleyenlerin ise oldukça düşük oranda yaptığı bulunmuştur.
Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'nin (TMPK) işleyişi ve engelli sporlarına yaklaşımı
Türkiye'de engelli sporlarının gelişimi Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'nin (TMPK) kurulmasıyla ivme kazanmış, uluslararası arenada her geçen gün daha fazla yer almaya başlamıştır. Bu araştırmanın amacı; TMPK'nin sorumlulukları,görevlerini,ve fonksiyonları ele alarak incelemek ve Engelli Spor Federasyonları ile ilişkileri yoluyla engelli sporlarına yaklaşımını tespit etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşme yöntemi türlerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu tercih edilmiştir. Bu araştırmanın görüşme verilerini Araştırma da amaçlı örneklem yoluyla seçilen TMPK ve engelli spor federasyonları yöneticileri oluşturmaktadır.Araştırma özellikle engelli sporlarına yaklaşımınna odaklandığından bir durum çalışmasıdır.Veriler TMPK ve komitenin paydaşları olan engelli spor federasyonlarında çeşitli kademelerde görev yapan toplamda 11 yönetici, antrenör ve IPC üyesi ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır.Araştırma da görüşmecilerden elde edilen veriler betimsel ve sistematik analiz yöntemi ile içerik analizi yöntemi kullanılarak yorumlanıp 3 kişi tarafından kodlanmıştır.Benzer kodlar bir araya getirilerek temalar oluşturulmuştur. Araştırmada TMPK'nin engelli sporlara katkısı ile ilgili bulunan kodlarda Engelli Spor Federasyonlarına, engelli sporlarına, engelli sporculara ve Spor Genel Müdürlüğü'ne değinilmiştir. Paralimpik branşlara katılamama sebebi ile ilgili yasa ve yapılanma, kotalar ve fonksiyonel engel dış sebepler olarak tespit edilmiştir. Katılımcılar, engelli federasyonları, bütçe, alt yapı, sporcu yetiştirme, spor kültürünün gelişimi ile ilgili olumsuz görüşlerini bildirmişlerdir. Araştırma sonucunda, TMPK'nin işleyişi ile yaşadığı sorunlara rağmen, Türkiye'de engelli sporuna, engelli sporcuya ve engelli spor federasyonlarına önemli katkıları olduğu tespit edilmiştir.Kanuni yapılanma gereği yürütme işinin engelli spor federasyonlarında olduğu ve ilişkilerde sorunlar yaşandığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Türkiye Milli Paralimpik Komite, engelli sporları, engelli sporcular, engeli spor federasyonları
Yükseköğretime devam eden görme engelli öğrencilere yönelik öğretimsel uyarlamalar hakkındaki görüşler
Bu araştırmanın genel amacı görme engelli üniversite öğrencilerinin akademik süreçlerine yönelik öğretimsel uyarlamaları; öğretimi planlama, uygulama, değerlendirme ve bireysel başarılarının izlenmesi boyutunda değerlendirmektir. Nitel bir desenle kurgulanan bu araştırmada görme engelli dokuz üniversite öğrencisi ve görme engelli öğrencilerin derslerine girmiş 10 akademisyenle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. İçerik analizi sonucunda sekiz ana tema ortaya çıkmış ve araştırma bulguları bu temaların altında sunulmuştur. Görme engelli öğrencilerin en az bir dönem dersine giren akademisyenler ile görme engeli olan üniversite öğrencilerinin kişisel deneyimlerine dayalı elde edilen bulgular, yükseköğretimde engellilik kavramı çerçevesinde; yasal düzenlemeler, özel gereksinimler, akademik, sosyal ve kültürel katılım ilkesi ile bu alanlarda karşılaşılan sorunlar, çözüm önerileri, engelli öğrenci birimleri, personel yeterlilikleri; süreç, iletişim ve iş birliği açısından incelenmiştir. Araştırma sonucuna göre üniversitelerde görme engelli öğrencilere yönelik birtakım düzenlemeler yapılmasına karşın önemli eksiklik ve tutarsızlıkların olduğu da göze çarpmaktadır. Bununla birlikte bulgular yardımcı teknoloji kullanımı, olumlu tutum ve engellilik algısına göre değişkenlik göstermekte ayrıca engellilik alanında yapılacak çalışmalara duyulan ihtiyaç ve önemi vurgulamaktadır. Anahtar kelimeler; Yükseköğretim, görme engeli, öğretimsel uyarlama, erişilebilirlik, fırsat eşitliği
Görme+zihinsel yetersizliğinden etkilenmiş öğrencilere günlük yaşam becerilerinin kazandırılmasında davranış öncesi ipucu ve sınama ipucu işlem süreci ile öğretimin etkililiği
Bu ara?tırmanın amacı, görme + zihinsel yetersizlikten etkilenmi? bir öğrenciye meyve sıkacağı kullanma, sandviç hazırlama ve ütü yapma becerilerinin kazandırılmasında davranı? öncesi ipucu ve sınama i?lem süreciyle yapılan öğretimin etkili olup olmadığını, öğrencinin kazandığı becerileri öğretimden sonra sürdürüp sürdüremediğini, farklı materyale genelleyip genelleyemediğini ortaya koymaktır. Ara?tırmada tek denekli deneysel desenlerden ?beceriler arası çoklu yoklama modeli? kullanılmı?tır. Araştırmanın deneklerini, 2012?2013 öğretim yılında Adnan Ağır Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kursu?na devam eden ve görme + zihinsel yetersizlikten etkilenmi? üç öğrenciden olu?turmaktadır. Bu üç öğrenciden biri asıl, ikisi de yedek denekler olarak seçilmi?tir. Ön uygulama için de yetersizlikten etkilenmemi? bir öğrenciyle çalı?ılmı?tır. Ara?tırma verilerinin toplanabilmesi için, öğretmen ve aile görü?me formları, beceri kontrol listesi, ölçüt bağımlı ölçü araçları ve davranı? öncesi ipucu ve sınama ipucu i?lem süreciyle öğretim yapılırken, öğretimde ilerlemelerin kaydedileceği kayıt çizelgeleri, uygulama güvenirliği formu, aileye ve öğrenciye yönelik peki?tireç ivbelirleme formları, aileye ve sınıf öğretmenine yönelik sosyal geçerlilik formları geli?tirilmi? ve kullanılmı?tır. Davranı? öncesi ipucu ve sınama i?lem süreciyle öğretimyapabilmek için öğretim materyali hazırlanmı? ve ara?tırmacı tarafından uygulanmı?tır. Ara?tırmada elde edilen verilerin analizinde grafiksel analiz kullanılmı?tır. Ara?tırmada elde edilen bulgulara göre, öğrencinin meyve sıkacağı kullanma, sandviç hazırlama ve ütü yapma becerilerini kazanmasında davranı? öncesi ipucu ve sınama i?lem sürecinin etkili olduğu izlenimi edinilmektedir.Davranı? öncesi ipucu ve sınama i?lem süreciyle yapılan öğretimin öğrencinin kazandığı meyve sıkacağı kullanma, sandviç hazırlama ve ütü yapma becerilerini, öğretim bittikten 7, 14, 21 gün sonra da sürdürmesi ve farklı materyale genellemesi açısından etkili olduğu izlenimi edinilmektedir
Görme engelliler okulunda öğrenim gören öğrencilerin sağlık sorunlarının tarama ile belirlenmesi
Engellilik, çocukluk çağında önemli ve evrensel sağlık önceliklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Okul çağı döneminde sağlıklı çocuklar ve gençlerle birlikte engelli öğrenciler de sağlık hizmeti almaya gereksinim duymaktadırlar. Bu araştırma, görme engelliler okulunda öğrenim gören öğrencilerin sağlık sorunlarını tarama ile belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini görme engelliler ilköğretim okulunda öğrenim gören öğrenciler (N:99) oluşturmuştur. Çalışmaya katılmayı kabul eden ve velileri tarafından izin verilen toplam 74 öğrenci örnekleme alınmıştır. Verilerin toplanmasında soru formu ve tarama formu kullanılmıştır. Veriler, Mart- Mayıs 2011 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans dağılımları, yüzde değerleri, ortalama, standart sapma ve ki-kare testi kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 10.43±2.9 olup; %58'i 12 yaş altında, %48.6'sı erkektir. Öğrencilerin yaşa ve cinse göre boy değerlendirmesinde %90.5'inin ( ±SS:140.57 ±17.39 cm; min:101, max:176 cm); kilo değerlendirmesinde %83.8'inin ( ±SS: 39.89 ±15.39 kg; min:13.4, max:94.6kg) `normal (3. ve 97. Persantil arası)' olduğu belirlenmiştir. Beden kitle indeksine göre; öğrencilerin %64.9' u normal kiloludur. Öğrencilerin % 91.8'inin sistolik kan basıncının ( ±SS:101.85±11.82 mmHg), %93.2'sinin diyastolik kan basıncının ( ±SS:61.49±10.8 mmHg) `normal' olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin dmf-t indeksine göre %55.4'ünün ağız- diş sağlığı `iyi' ( ±SS:3.29±2.29), %27'sinin işitme sorunu ve %39.2'sinin skolyoz açısından riskli olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, okul sağlığı hizmetleri açısından özel bir grup olan engelli öğrencilere yönelik kapsamlı sağlık taramalarının yapılmasında okul sağlığı hemşiresinin rolünü ortaya koymaktadır. Görme engelli çocuk ve gençlere yönelik boy- kilo, kan basıncı, ağız- diş sağlığı, işitme ve skolyoz taramalarının yapılması önerilmektedir.Anahtar kelimeler: Görme engelli, öğrenci, okul sağlığı, sağlık taraması, okul sağlığı hemşiresi
Görme engelliler için geliştirilen Türk Müziği nota yazım programının değerlendirilmesi
Bu araştırma, görme engelliler için geliştirilen KAMHI nota yazım programının, görme engelli müzik öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya, 2021-2023 yılları arasında Eğitimde Görme Engelliler Derneği ve Bartın Üniversitesi işbirliği ile yürütülen "Notalara Dokunmak" (TREEST2.1.IQSES/152) projesi kapsamında geliştirilen KAMHI programını kullanmaya yönelik eğitim alan, 12'si görmeyen ve 4'ü az gören olmak üzere toplam 16 görme engelli müzik öğretmeni katılmıştır. 2022 yılı eylül-kasım ayları arasında düzenlenen eğitimlerde öğretmenlere, KAMHI kullanarak proje oluşturma, bilgisayar klavyesi aracılığı ile nota girişi, notaların süre ve oktavlarını düzenleme, kesme, kopyalama, yapıştırma ve silme işlemleri, şarkı sözlerinin yazımı konularının yanı sıra, Türk müziği notalarının yazımı ile notaların Braille ve mürekkep baskı alınması konularında da bilgiler verilmiştir. Araştırmanın etik izinleri Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Etik Kurulu'nun 16.11.2022 tarih ve 2022/21 sayılı onayı ile alınmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeler gerçekleştirilmeden önce katılımcılardan onam formu alınmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmada öncelikle, araştırmaya katılan görme engelli müzik öğretmenlerinin, KAMHI programını kullanmadan önce müzik dersi sürecinde notaları öğretirken yaşadıkları sorunlar incelenmiştir. Bu bölümde, öğretmenlerin yaşadıkları sorunları ortadan kaldırmaya yönelik uyguladıkları yöntem ve teknikler de öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda aktarılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, KAMHI programını klasik batı müziği, klasik Türk müziği ve Türk halk müziği notalarını okuma ve yazmada kullanmalarına ilişkin görüşlerine ayrı başlıklar altında yer verilmiştir. Bunun yanı sıra, KAMHI programının Braille ve mürekkep baskı nota üretiminde kullanılmasına yönelik görüşleri de incelenmiştir. Son bölümde ise, programın görme engelli müzik öğretmenlerine derslerini yürütme sürecinde sağlayacağı faydalar ile programın geliştirilmeye ihtiyaç duyulan yönlerine ilişkin öğretmen görüşlerine, ayrı başlıklar altında yer verilmiştir. Araştırma sonucunda görmeyen öğretmenlerin KAMHI programını kullanmadan önce notaları öğretirken, notaların sembollerini öğretmede zorlandıkları ve notaları öğretirken gören birine ihtiyaç duydukları saptanmıştır. Az gören öğretmenlerin yaşadıkları sorunların ise çoğunlukla fiziksel ortama bağlı sorunlar olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin KAMHI programını kullanarak klasik batı müziği, klasik Türk müziği ve Türk halk müziği notalarını kolay bir şekilde okuyup yazabildikleri görülmüştür. Bu sonuç doğrultusunda, KAMHI programının öğretmenlerin notaları öğretme sürecinde yaşadıkları sorunları ortadan kaldırabileceği söylenebilir. Araştırmaya katılan öğretmenler, KAMHI programını kullanmadan önce notaları Braille ya da mürekkep yazı ile basmakta zorlandıklarını ifade ederken, programı kullanırken notaları Braille ve mürekkep yazı olarak basmakta bir sorun yaşamadıklarını belirtmişlerdir. Bu ifadeler doğrultusunda KAMHI programının görme engellilerin Braille ve mürekkep baskı nota almada yaşadıkları sorunları da ortadan kaldırdığı söylenebilir. KAMHI programının görme engelli öğretmene nota sembollerini öğretme, görme engelli öğrenciler için materyal hazırlama ve notaları ders anında öğrencilere gösterebilme bakımlarından fayda sağladığı tespit edilmiştir. Öğrenciyi eş zamanlı takip etmeyi sağlama ve gören öğrenci ile iletişim problemlerini ortadan kaldırma yönleriyle de ölçme değerlendirme sürecinde yaşanan sorunların çözümüne önemli katkı sağlamaktadır. Araştırmanın sonunda, KAMHI programını iyileştirmeye yönelik önerilerin yanı sıra, araştırmanın diğer sonuçlarına ilişkin de önerilerde bulunulmaktadır.
Türkiye'de görme engelliler ortaokullarında öğretmen görüşlerine göre müzik dersi kazanımlarının gerçekleşebilme durumu
Araştırma; Türkiye?de görme engelliler ortaokullarında öğrenim gören öğrencilerin müzik eğitimine yönelik durum saptaması yapma, bu durum saptamasına göre görme engellilerin müzik eğitimindeki mevcut durumun belirlenmesini sağlama amacındadır. Bu doğrultuda, ilköğretim müzik dersi öğretim programı dört öğrenme alanında yer alan müzik dersi kazanımlarının öğretmen görüşlerine göre gerçekleşebilme durumlarının araştırılması gerekli görülmüştür. Araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Bu bağlamda araştırma, betimsel niteliktedir. Türkiye?de görme engelliler ortaokullarında öğretmen görüşlerine göre müzik dersi kazanımlarının gerçekleşebilme durumunun saptanması için, görme engelliler ortaokulları belirlenerek müzik öğretmeni bulunan okullar araştırma kapsamına alınmıştır. Bu okullarda görev yapan müzik öğretmenlerine anket uygulanmıştır. Anket, eski adı ile görme engelliler ilköğretim okulları, yeni adı ile görme engelliler ilkokulları ve ortaokullarında sürdürülen ?ilköğretim müzik dersi öğretim programı ve kılavuzu? baz alınarak hazırlanmıştır. Müzik öğretmenlerinin bir kısmının görme engelli bireyler olmasından ötürü, bir kısım veriler, görme engelli öğretmenler ile görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler, frekans ve yüzde hesaplamaları ile sayısal ifadelere dönüştürülmüştür.Kazanımlara ve sınıf düzeyine göre değişkenlik gösterse de, müzik dersi dört öğrenme alanından dinleme-söyleme-çalma öğrenme alanı ile müzik kültürü öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumu, çokseslilik ve müzik arşivi oluşturma dışında genel olarak olumlu yönde sonuçlanmıştır.Müziksel algı ve bilgilenme öğrenme alanı ile müziksel yaratıcılık öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumunda sorunların olduğu ortaya çıkmıştır.Müziksel algı ve bilgilenme öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumunda; temel müzik yazı ve öğeleri ile Türk müziği makam dizilerinin tanınmasındaolumsuzlukların olduğu görülmüştür. Braille müzik yazısının, müzik dersinde kullanılmasının, müziksel algı - bilgilenme öğrenme alanı ve bununla beraber müziksel yaratıcılık öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumuna pozitif yönde etki edeceği ortaya çıkmıştır. Müziksel yaratıcılık öğrenme alanı kazanımlarının gerçekleşebilme durumunda; müzikleri harekete ve dansa dönüştürme gibi devinim içeren kazanımlar, görme engeli olgusu ile düşük seviyede sonuçlanmıştır. Ayrıca ezgi seslendirmede de sıkıntıların olduğu belirlenerek; eğitim, özel eğitim, müzik eğitimi, görme engelli bireylerin müzik eğitimi konularında çeşitli öneriler paylaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Müzik eğitimi, özel eğitim, görme engelliler, görme engelliler okulları
Az gören öğrencilerin kullandıkları okuma yazma araçlarının uygunluğunun belirlenmesi
Bu çalÕúmanÕn genel amacÕ, görme engelliler ilkö÷retim okulu 4. ve 5. SÕQÕIÕna devam eden az gören ö÷rencilerin kullandÕ÷Õ okuma yazma araçlarÕQÕn uygunlu÷unu belirlemektir. AraúWÕrmada betimsel araúWÕrma yöntemlerinden tarama modeli kullanÕlmÕúWÕr. AraúWÕrma grubu, 2010-2011 e÷itim-ö÷retim yÕOÕnda Ankara Mitat Enç Görme Engelliler ølkö÷retim Okulu ve østanbul Türkan SabancÕ Görme Engelliler ølkö÷retim Okulu ve øú Okulu 4. ve 5. az gören sÕQÕIÕna devam eden 15 ö÷renciden oluúmaktadÕr. AraúWÕrmada verilerin toplanabilmesi için okuma yazma de÷erlendirme aracÕ, her bir sÕQÕf için 3 tane yapÕlandÕUÕlmÕú bilgi veren metin, 3 tane öykü ve her bir metin ve öykü için de÷erlendirme sorularÕ kullanÕlmÕúWÕr. Okuma yazma aracÕ de÷erlendirme süreci, ö÷retmen görüúmesi ve ö÷renci gözlemleri olmak üzere iki aúama olarak gerçekleútirilmiútir. Ö÷retmen görüúmesi sürecinde; ö÷rencinin kullandÕ÷Õ okuma yazma aracÕ ve bu araca neye göre karar verildi÷i, varsa alternatif okuma yazma aracÕ, ö÷rencinin kullandÕ÷Õ punto büyüklü÷ü, |÷rencinin kullandÕ÷Õ optik, optik olmayan ve elektronik yardÕmcÕlar ve klavye becerilerinin ö÷retilip ö÷retilmedi÷ine dair bilgi toplanmÕúWÕr. g÷renci gözlemleri sürecinde; ö÷rencinin okuma hÕ]Õ performansÕ, okudu÷unu anlama düzeyi, görsel yorgunluk düzeyi, okuma mesafesi, ö÷rencinin kullandÕ÷Õ punto büyüklü÷ü, el yazÕVÕ verimlili÷i verilerini toplamak için gözlem yapÕlmÕúWÕr. AraúWÕrmada, araúWÕrma verileri tablo olarak gösterilmiú ve tablolar yorumlanmÕúWÕr. AraúWÕrmada ö÷retmen görüúmesi sonucunda; - Az gören sÕQÕIÕna devam eden ö÷rencilerin kullandÕ÷Õ okuma yazma aracÕQÕn basÕOÕmateryal oldu÷u, -Az gören ö÷rencilerin okuma yazma aracÕna ?fonksiyonel görme de÷erlendirmesi? yapÕlarak karar verildi÷i, - Az gören ö÷rencilerin en küçük 12 puntoyu, en büyük 24 puntoyu kullandÕ÷Õ, - Az gören 15 ö÷renciden 13?nün optik yardÕmcÕ olarak okuma gözlü÷ü kullandÕ÷Õ, 2 |÷rencinin aynÕ zamanda teleskop kullandÕ÷Õ, - Az gören ö÷rencilerden sadece bir tanesinin çevresel düzenlemelerden loú ÕúÕ÷a ihtiyaç duydu÷u, - Az gören ö÷rencilerden sadece bir tanesinin ?KapalÕ Devre Televizyon Sistemi (KDTV)? kullandÕ÷Õ, - Az gören ö÷rencilerden sadece 4 tanesine alternatif okuma yazma aracÕ olarak kabartma alfabe ö÷retildi÷i, - Az gören 15 ö÷renciden 7 tanesine klavye becerileri ö÷retildi÷i ö÷retmenler tarafÕndan belirtilmiútir. g÷rencilerle yapÕlan gözlemler sonucunda; - Az gören ö÷rencilerin okuma hÕzlarÕQÕn 4. SÕQÕfta ortalama ?54? kelime, 5. SÕQÕfta ortalama ?61? kelime oldu÷u, - Az gören ö÷rencilerin öykülerdeki okudu÷unu anlama düzeylerinin bilgi veren metinlere göre daha yüksek oldu÷u, - 4. SÕQÕftaki az gören 3 ö÷renciden sadece 1 tanesinde, 5. sÕQÕftaki 12 ö÷renciden 6 tanesinde görsel yorgunluk oluútu÷u, - Az gören ö÷rencilerin en uzak okuma mesafesinin 17 cm, en yakÕn okuma mesafesinin ise göz hizasÕnda oldu÷u, - Az gören ö÷rencilerin bir tanesi haricinde 14 ö÷rencinin el yazÕlarÕQÕ verimli bir úekilde kullanabildikleri, el yazÕlarÕQÕn kendileri ve baúka bir yetiúkin tarafÕndan okunabildi÷i belirlenmiútir. Anahtar kelimeler; az gören, okuma yazma aracÕ de÷erlendirmesi.
Görme engelliler için bilgisayar kullanımının etkinleştirilmesi, erişilebilirlik ve bir türkçe hece tabanlı konuşma sentezleme sisteminin geliştirilmesi
Bu çalışma, görme engellilerin bilgisayar kullanmalarını etkinleştirmeyi amaçlamaktadır. Görme engelliler, bilgisayarı normal bireyler gibi kullanamazlar. Bilgisayarı kullanmak için engellerine yönelik geliştirilmiş destek teknolojilere ihtiyaç duyarlar ve en büyük yardımcıları konuşma sentezleme yazılımlarıdır. Ancak görme engelli bireylerin internete ulaşmaları için bu yazılımlar da tek başına yeterli değildir. Görme engelliler internette bulunan içeriğe ulaşabilmek için konuşma sentezleme teknolojilerinin yanında erişilebilir internet sayfalarına ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle, erişilebilirlik ve konuşma sentezleme konuları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. İnternet erişilebilirliği konusuna yönelik olarak öncelikle kuramsal temellere yer verilmiş ve Türkiye'de yayın yapan bazı büyük şirket ve kurumların internet sayfaları WCAG erişilebilirlik standartlarına göre değerlendirilerek erişilebilirlik seviyeleri incelenmiştir. Elde edilen veriler farklı iki ülkenin verileri ile nitel olarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, Türkiye'deki internet erişilebilirliği seviyesine ilişkin önemli saptamalar yapılmıştır. Konuşma sentezleme konusuna yönelik olarak ise; daha kolay ve daha pratik kesimleme ve etiketleme yapısı sunan, parça tabanlı ardışık eklemeli(concatenative) konuşma sentezleme tekniği kullanılan bir hece tabanlı Türkçe metinden konuşma sentezleme(MKS) yazılımı geliştirilmiştir. Girdi metni, yazılım içine entegre edilen Türkçe heceleme algoritması ile hecelere ayrılarak ses sinyallerine dönüştürülmektedir. Yapılan doğrulama ve geçerleme çalışmaları sonucunda yazılımda üretilen konuşmanın kalitesi MOS benzeri bir derecelendirmeden 5 üzerinden 3,7 puan almıştır.
Görme engeli olan çocuklara özbakım becerilerini kazandırmada video ile model olunarak sunulan aile eğitim programının etkililiği
Bu araştırmanın genel amacı; Video ile Model Olunarak Sunulan Aile Eğitiminin, araştırmaya katılan annelerin, özbakım becerilerini öğretme basamaklarını uygulama düzeylerinde etkili olup olmadığı ve görme engelli çocukların, anneleri tarafından kendilerine öğretilen özbakım becerilerini gerçekleştirme düzeyleri ve gerçekleştirdikleri becerileri sürdürme düzeylerinde ki etkililiğini belirlemektir.Araştırmanın iki bağımlı değişkeni bulunmaktadır. Birincisi, ?araştırmaya katılan annelerin özbakım becerilerini öğretme basamaklarını gerçekleştirme düzeyleri?. İkinci ise ?görme engelli çocukların, anneleri tarafından kendilerine öğretilen özbakım becerilerini kazanma ve kazandıkları becerileri sürdürme durumlarıdır?. Araştırmanın bağımsız değişkeni ise geliştirilen Video ile Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programıdır. Bağımsız değişkenin, birinci bağımlı değişken üzerindeki etkililiği test edilirken ?denekler arası çoklu yoklama deseni?; ikinci bağımlı değişken üzerindeki etkisi test edilirken de ?beceriler arası çoklu yoklama deseni? kullanılmıştır. Araştırmanın deneklerini, 2009-2010 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlı Özel Adnan Ağır Özel Eğitim Okuluna devam eden, görme engelli ve okul öncesi dönemde bulunan üç çocuk ve bu üç çocuğun anneleri oluşturmaktadır.Araştırmada, annelere görme engelli çocuklarına özbakım becerilerini öğretme basamaklarını uygulayabilmeleri amacıyla Video ile Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programı geliştirilmiştir. Geliştirilen program, Cavkaytar (1999) tarafından geliştirilen Özbakım ve Ev İçi Becerilerinin Öğretimi El Kitabından uyarlanmış ve video görüntüleri ile desteklenerek ölçüt temelli olarak hazırlanmıştır. Program, annelere beş oturumda sunulmuştur. Oturumların sunumunda; ?bilgilendirme, örnek video filmlerinin izlettirilmesi ve uygulama? aşamaları izlenmiştir. Birinci oturumda; özbakım becerileri ile ilgili temel bilgiler ve çocukların ihtiyaç duyduğu özbakım becerilerinin öncelik sırasının anneler tarafından belirlenmesi amaçlanmıştır. İkinci oturumda; annelere beceriyi basamaklarına ayırma sürecini öğretme amaçlanmıştır. Üçüncü oturumda; annelere ipucu çeşitlerinin ne olduğu ve ipuçlarının kullanımını öğretme amaçlanmıştır. Dördüncü oturumda; annelere özbakım becerisi öğretiminde ortam düzenlemesinin nasıl yapılması gerektiği, araç-gereç seçimi ve seçilen araçlarda gerekli uyarlamaların nasıl yapılması gerektiği, öğretim zamanını belirleme, ödül çeşitleri ve ödül kullanımının nasıl yapılması gerektiğini öğretme amaçlanmıştır. Beşinci oturumda da; annelere özbakım becerisinin öğretimini yaparken hangi basamakların izlenmesi gerektiğini öğretme amaçlanmıştır.?Uygulama? aşaması rehberli uygulama ve bağımsız uygulamalar olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Rehberli uygulama aşamasında ev ortamında ve araştırmacı gözetiminde annenin çocuğuyla, izlediği video filmlerindeki becerilerden farklı bir beceriyi öğretmeye çalışmış ve gerekli yerlerde araştırmacı anneye düzeltici dönütler vermiştir. Bağımsız uygulama aşaması ise programı tamamlayan annenin ev ortamında çocuğunun ihtiyaç duyduğu bir özbakım becerisini yine araştırmacı denetiminde uygulamasıdır. Araştırmanın bütün aşamalarındaki veriler, araştırmacı tarafından videoya kayıt edilip veri kayıt formlarına geçirilmiştir.Araştırma sonunda elde edilen bulgular şu şekildedir; Araştırmaya katılan annelerin üç'ü de, Video ile Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programına katılmadan önce çocuklarına özbakım becerilerini öğretebilmeyle ilgili oniki öğretim basamağından sadece bir'ini gerçekleştirdiği görülürken. Video İle Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programını tamamlayan annelerin çocuklarına özbakım becerilerini öğretebilmeyle ilgili oniki öğretim basamağının tamamını gerçekleştirmiştir. Araştırmaya katılan çocukların tamamı anneleri onlara öğretim çalışmaları yapmadan önce ihtiyaç duydukları özbakım becerileri ile ilgili başlama düzeyi verileri ve annelerinin Video İle Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programını tamamladıktan sonra çocukların ihtiyaç duydukları özbakım becerileri ile ilgili öğretim sonu verileri arasında büyük farklılıklar ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan çocukların ihtiyaç duydukları özbakım becerileri ile ilgili anneleri öğretim çalışmalarını tamamladıktan sonra beş'er gün ara ile süreklilik verileri toplanmıştır. Toplanan süreklilik verileri, bütün becerilerdeki öğretim sonu toplanan verilerle aynı düzeyde olduğu görülmektedir. Bu verilere dayanarak çocukların öğrendikleri becerileri sürdürdükleri görülmüştür.
Görme engelli öğrencilerin okuma etkinliğinde dikkatlerini sürdürme becerileri üzerine kendini izleme tekniğinin etkililiği
Bu araştırmanın amacı görme yetersizliğinden etkilenmiş öğrencilerin sessiz okuma etkinliğinde dikkatini sürdürme davranışları üzerine kendini izleme tekniğinin etkililiğini incelemektir. Araştırmanın denekleri 2009-2010 eğitim öğretim yılında, Ankara ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir Görme Engelliler İlköğretim Okulu'na devam eden, yaşları 7 ile 8 arasında değişen 3 görme engelli öğrencidir. Araştırma deneklerinden ikisi aynı sınıfa, 1.sınıfa, diğeri ise 2.sınıfa gitmektedir. gitmektedir. Öğrencilerden ikisi Braille yazı okuyan, biri ise gören yazı okuyan görme engelli öğrencilerdir. Araştırma tek denekli desenlerden çoklu yoklama deseni uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonuçları kendini izleme tekniğinin araştırmaya katılan üç öğrencinin de dikkatini sürdürme davranışlarını yüksek düzeyde arttırdığını göstermiştir. Araştırmanın bulguları deneklerin dikkatini sürdürme davranışlarını araştırma tamamlandıktan 2 hafta sonra da sürdürdüklerini göstermiştir. Araştırmaya katılan öğretmenler kendini izleme tekniğini uygulanması kolay ve etkili bir teknik olarak ifade etmişlerdir. Araştırma bulguları tartışılmış ve ileride yapılacak araştırmalara yönelik önerilere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Görme Yetersizliği, Az Gören, Kendini İzleme, Dikkatini Sürdürme Davranışı, Sessiz Okuma.
13-18 yaşlar arası aktif spor yapan ve yapmayan görme engelli öğrencilerin kendini kabul düzeylerinin karşılaştırılması
Sağlıklı bireyin kendisiyle ve çevresiyle sürekli bir uyum içinde olması kendini kabul düzeyi açısından son derece önemlidir. Bedensel sapmalar ise bireyin toplumsal yönden kabulü açısından da bir engeldir.Bu çalışmanın amacı, spor yapan ve yapmayan 13-18 yaş aralığındaki görme engelli öğrencilerin, kendini kabul düzeyi arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Araştırma toplam 60 görme engelli öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. 6 hafta sürmüştür.Çalışmada, spor yapan ve yapmayan görme engelli öğrencilerin kendini kabul düzeylerini ölçmek için Temuge (1987) tarafından geliştirilen ?Kendini Kabul Envanteri? kullanılmıştır. Ayrıca, çalışmaya katılan görme engelli öğrencilerin demografik bilgilerine ulaşmak için araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır.Elde edilen veriler, SPSS 12,0 istatistik programı ve MS Office Programları kullanılarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın kuramsal kısmında kendini kabulde sporun etkisi açıkça görülmektedir. Ancak yapılan anket sonuçları neticesinde sporun kendini kabul düzeyi üzerinde beklenen etkisinin görülmediği tespit edilmiştir.Görme engelli öğrencilerin kendini kabul süreçlerini değerlendirme ile ilgili yapılan anket sonuçlarına göre 30 spor yapan ve 30 spor yapmayan görme engelli öğrencilerin toplam 116 soruya verdikleri yanıtların 6'sında fark vardır sonucuna ulaşılmıştır: ?Yabancılarla tanışmak ve yeni dostlar edinmekten hoşlanırım,?, ?Başkaları beni seyrederken iş yapamıyorum? ?Yerinde ve haklı olsa bile yüzüme yapılan övgülerden utanırım,? ?Genellikle kendimden çok başkalarını memnun etme çabasındayım,? ?Arkadaşlarımın birçoğu kadar güzel ya da yakışıklıyım,? ?İstemediğim halde çabuk kızıyor ve sinirleniyorum,? önermeleri için P değeri< 0,05 olduğundan anlamlıdır.
Görme engelli ortaokul öğrencilerinin çevreye yönelik bakış açılarının ve çevre sorunlarına yönelik zihinsel modellerinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı görme engelli ortaokul öğrencilerinin ekosentrik, antroposentrik ve antipatik tutumlar açısından çevreye yönelik bakış açılarını, bu bakış açılarının bazı demografik özelliklere göre nasıl farklılık gösterdiğini belirlemek ve bu bakış açıları çerçevesinde çevre sorunlarına yönelik zihinsel modellerini ortaya koymaktır. Yapılan çalışmada hem nicel hem de nitel yaklaşımları bir arada kullanan karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, farklı iki ildeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı görme engelli ortaokullarında öğrenim gören 87 öğrenci (33 kız ve 54 erkek) ile yürütülmüştür. Yapılan çalışma kapsamında, öğrencilerin çevreye yönelik bakış açılarını belirleyebilmek için "Çevreye Yönelik Tutum Anketi (ÇYTA)", öğrencilerin bu bakış açıları doğrultusunda çevre sorunlarına yönelik zihinsel modellerini belirleyebilmek için ise yapılandırımış mülakat ve "Bağımsız Kelime İlişkilendirme Testi (BKİT)" kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen nitel veriler için içerik analizi ve betimsel analiz kullanılırken nicel veriler için ise SPSS 22 istatistik paket programı aracılığıyla parametrik analizlerden bağımsız t-testi ve tek yönlü varyans analizi (one way ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonunda görme engelli ortaokul öğrencilerinin çevreye yönelik bakış açılarının sadece aile gelir düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık gösterirken bunun dışındaki tüm değişkenler için ise çevreye yönelik bakış açılarının ekosentrik, antroposentrik ve antipatik tutumlar açısından anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Görme engelli ortaokul öğrencilerinin genel olarak çevrenin, çevre sorunlarının, çevre sorunlarının nedenlerinin, etkilerinin ve çözüm yollarının farkında oldukları ancak bu sorunları daha çok yakın çevreleri ile ilişkilendirip küresel boyuta taşıyamadıkları ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin zihinsel olarak 7 farklı çevre sorununa odaklandıkları ve bu sorunları görerek, işiterek, duyarak ve koklayarak hissettikleri tespit edilmiştir. Görme engelli ortaokul öğrencileri yaşanan bu sorunların nedenlerini doğrudan ve dolaylı insan kaynaklı nedenlere bağlarken, doğal afetlerin de çevre sorunlarına neden olduğunu ifade ettikleri ortaya çıkmıştır. Görme engelli öğrencilerin ekosentrik tutumlarını daha fazla geliştirmek için ve bu tutumlarını çevreye yönelik davranışlarına yansıtmaları açısından öğrencilere daha fazla doğayla iç içe olma fırsatı verilmelidir.
Görme engelli, zihinsel engelli ve olağan gelişim gösteren çocukların sosyal becerilerinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı, görme yetersizliğinden etkilenmiş, zihinsel yetersizlikten etkilenmiş ve olağan gelişim gösteren çocukların sosyal becerilerini yaş, cinsiyet ve eğitim ortamı değişkenleri açısından karşılaştırmaktır. Araştırmanın çalışma grubu, 2009-2010 eğitim- öğretim yılında, İstanbul İlinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı İlköğretim Okulları, Eğitim Uygulama Okulları ve İş Eğitim Merkezleri'nde eğitim almakta olan 7-12 yaş arası, toplam 169 çocuktan oluşmuştur. Araştırmanın sonuçları görme yetersizliğinden etkilenmiş çocukların sosyal becerilerinin olağan gelişim gösteren akranlarının sosyal becerilerinden daha düşük düzeyde olduğunu göstermiştir. Ek olarak, araştırma sonuçları kaynaştırma ortamında eğitim alan yetersizlikten etkilenmiş çocukların sosyal becerilerinin ayrıştırılmış ortamda eğitim alan çocukların sosyal becerilerinden daha yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir. Araştırma bulguları ilgili literatür ışığında tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Görme Yetersizliği, Zihinsel Yetersizlik, Kaynaştırma, Sosyal Beceri.
Görme engelli öğrencilerin modelaj-iş etkinliklerinin estetik beğenilerini güçlendirme düzeyine yönelik görüşleri
Görme engelliler okullarında sanat eğitiminin yerini tutan Modelaj- İş dersi öğrencilerin sanatsal ve estetiksel beğenilere sahip olmasını amaçlamaktadır. Bu çalışma görme engelliler okuluna giden öğrencilerin Modelaj- İş derslerinin estetik beğenilerine katkısını saptamak amacıyla yapılmıştır. Betimsel yöntemlerle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ilinde MEB'e bağlı görme engelli ilköğretim okullarının 6, 7 ve 8. sınıflarında eğitim gören 74 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen üçlü dereceleme ölçekli bilgi toplama formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, görüşlerin dağılımını yansıtmak için f, % ve aritmetik ortalamaya bakılmıştır. İki başlık altındaki görüşler arasındaki ilişkiyi betimlemek için korelasyon katsayısı; görüşlerin cinsiyet, görme derecesi, sınıf gibi bazı değişkenlerle arasında anlamlı bir farkın olup olmadığının saptanması için de f testinden yararlanılmıştır.Bulgulara göre, Modelaj- İş dersinde kullanılan öğretim yöntemlerine bağlı olarak öğrenciler dersin hedeflerine kısmen ulaşmakta ve öğrencilerin estetik beğenileri yeterince gelişmemektedir. Öğrencilerin Modelaj- İş dersi ve estetik beğenilerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin Modelaj- İş dersi ve estetik beğenilerine yönelik görüşlerinde sınıf, cinsiyet, okul gibi faktörler arasında farklılıklar görülmüş; görme dereceleri arasında bir farka rastlanmamıştır.Araştırmanın sonuçlarına bağlı olarak; ders içeriği hedeflere uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, öğretmenlere Modelaj- İş dersi ile ilgili hizmet içi eğitim verilmesi yönünde öneriler geliştirilmiştir.
Görme engelliler için bir mobil yön yardım cihazı tasarım ve uygulaması
Günümüzde en yaygın kullanılan yön bulma aracı küresel konum belirleme (KKB) sistemidir. Teknolojiden nispeten az yararlanan görme engelli bireylerin ulaşım problemlerinin çözümünde KKB sisteminin olanakları yeteri kadar kullanılmamaktadır. Bu tezde, görme engelli bireyler için KKB sistemi kullanan bir yön yardım cihazı tasarım ve uygulaması gerçekleştirilmiştir. Test ortamı olarak Gazi Üniversitesi Merkez Kampüsü seçilmiştir. Bu amaçla kampüsün anahtar noktalarının koordinatları ölçülmüş ve koordinatlar tasarlanan cihaz içerisine yüklenmiştir. Cihaz bir gönüllü görme engelli bireyin tarafından test edilmiş ve bireyin yardım almadan kampus içerisinde hareketliliği sağlanmıştır.
Görme engelli bireylerin sosyalleşme sürecine sporun etkisi
Sosyalleşme, bireysel ve sosyal açıdan farklı anlamlar taşıyan bir süreçtir. Sosyal açıdan kültürün kuşaklar arası aktarımının ve bireyin örgütlenmiş bir sosyal yaşam içerisinde belirlenmiş normlara, yaşam düzenine uymasını ifade ederken; bireysel açıdan benlik ve kişilik kazanmasını ve gelişimini içermektedir.Tarama modelindeki bu çalışmanın amacı; sporun görme engelli bireylerin sosyalleşme süreci üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırma 2008-2009 öğretim yılının güz yarıyılında Ankara ili Çankaya Belediyesi Spor Kulübünde yapılmıştır. Araştırma toplam 80 görme engelli birey üzerinde gerçekleştirilmiştir, 5 hafta sürmüştür.Bu araştırmanın kuramsal kısmında belgesel kaynak derlemesi yapılmış; uygulama bölümünde ise anket yöntemi kullanılmıştır. Ampirik araştırma bölümünde ise, ankete verilen cevaplar analiz edilerek incelenmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 12,0 istatistik programı ve MS Office programları kullanılarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın kuramsal kısmında sosyalleşmeye sporun etkisi açıkça görülmedir. Ancak yapılan anket sonuçları neticesinde sporun sosyalleşme süreci üzerinde beklenen etkisinin görülmediği tespit edilmiştir.Görme engelli bireylerin sosyalleşme süreçlerini değerlendirme ile ilgili yapılan anket sonuçlarına göre 40 spor yapan ve 40 spor yapmayan görme engelli bireyin toplam 32 soruya verdikleri yanıtların 4'ünde fark vardır sonucuna ulaşılmıştır: ?Her türlü sosyal etkinliklere katılmaktan hoşlanırım?, ?Toplumsal değerlere aykırı davranan bireylerin davranışları beni rahatsız eder?, ?Spor kulüpleri, farklı kültürdeki insanların tanışmasını sağlar, dolayısıyla toplumsal bütünleşmenin etkin faktörüdür?, ?Yeni insanlarla tanışıp, sosyal aktivitelere katılmaktan hoşlanırım? önermeleri için P değeri < 0,05 olduğundan anlamlıdır.Günümüzde spor ve insan yaşamı birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmiştir. Bu nedenle hangi yaşta olursa olsun bilinçli ve sistemli yapılan spor insanın tüm yaşamı boyunca sağlıklı, uyumlu, başarılı, mutlu olmasında ve moral gücünün yüksek tutulmasında önemli bir rol oynamaktadır.Anahtar Kelimeler: görme engelliler, sosyalleşme ve spor.
Görme engelliler için yeni bir arayüz tasarımı
Görme engelli bireyler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye nüfusunun da önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Görme engelliler, engellerinin ve toplumun ön yargılarının da etkisiyle eğitim ve günlük yaşamlarında birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar. Toplumun bir parçası olan bu bireylerin sıkıntılarının en aza indirilebilmesi için eğitim almaları gerekmektedir. Görme engellilerin eğitimde en önemli sorunlarının başında kabartma (Braille) yazıyla hazırlanan kaynakların yetersizliği ve bu kaynaklara erişimde yaşadıkları zorluklar gelmektedir. Bu çalışma ile Braille alfabesini bilmeyen bireylerinde bu yazı sitemiyle hazırlanmış kaynakları okuyabilmesi, yazılı kaynakların çoğaltılması ve görme engellilerin başkalarından bağımsız bir şekilde eğitimlerine devam etmeleri amaçlanmaktadır. Bu tez çalışmasında Braille yazı sisteminin özelliklerine değinilmiş ve Braille yazı ile hazırlanmış dokümanların Türkçe metinlere dönüştürülmesi için bir arayüz geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Braille karakterlerinin bilgisayarlı tanınması sonucu %86 başarı elde edilmiştir. Bu çalışma ile görme engellilerin gelişen teknolojiyi kullanarak hayatlarını kolaylaştırabilecekleri gösterilmiş ve Braille yazının Türkçeye dönüştürülmesi için farklı bir yaklaşım sunulmuştur.
Cumhuriyet dönemi Anadolu sahasında görme engelli âşıklar – naratif bir inceleme
Kam, baksı ve ozan geleneğinin devamı olan ve 16. yüzyılda teşekkülünü tamamladığı bilinen âşık tarzı halk edebiyatı, Türk halk edebiyatı araştırmalarının anonim halk edebiyatı ve dinî tasavvufî halk edebiyatı ile birlikte üçüncü boyutunu oluşturmaktadır. Türk kültür coğrafyasının hemen her bölgesinde âşık karakterinin özelliklerini taşıyarak enstrüman becerileri ve doğaçlama şiir kabiliyetleriyle tanınan pek çok tip ortaya çıkmıştır. Öyle ki günümüz teknolojik gelişmeleri halk edebiyatı ürünlerinin yaratma ve icra bağlamlarını dönüştürmüş olsa da bu tipler yeni bağlamlar ve kültür ortamları içerisinde görünür olmaya devam etmektedirler. Anadolu sahası halk edebiyatı çalışmalarının da önemli bir bileşeni olan âşıklar Cumhuriyet döneminden sonra da yetişmeye devam ederek geleneğin temsilcileri olmuşlardır. Sanatsal yaratım anlamında bakıldığında engelli bireylerden de âşıklık geleneğine uyum sağlayan temsilciler yetiştiği görülmektedir. Bir diğer ifadeyle işitme engelliliği dışında bedensel diğer engellilerin âşıklık geleneğinde olumsuz bir yönü bulunmamaktadır. Nitekim çalışmada eksen olarak alındığı gibi Cumhuriyet dönemi Anadolu sahası âşıklık geleneğinde 48 görme engelli âşık tespit edilmiştir. Türk halk edebiyatı araştırmaları içerisinde ilk defa uygulamaya çalışılan araştırmada Cumhuriyet döneminden sonra Anadolu sahasında yetişen görme engelli âşıklar yaşadıkları yıllara ve bölgelere; cinsiyetlerine; görme yeteneklerini kaybetme sebeplerine; eğitim durumlarına; mesleki kariyerlerine; usta-çırak ilişkilerine; mahlas alma yöntemlerine göre incelenerek âşıkların kendileri ve eserleri hakkında yapılan yayınlar ve eserlerinde işledikleri konular ele alınmıştır.
Görme engelli müzik öğretmenlerinin mesleki açıdan karşılaştıkları güçlükler
oz GÖRME ENGELLİ MÜZİK ÖĞRETMENLERİNİN MESLEKİ AÇIDAN KARŞILAŞTIKLARI GÜÇLÜKLER DOĞAR Cafer Yüksek Lisans Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Nezihe SENT ÜRK Mayıs 2004, 70 Sayfa. Bu araştırmada, örgün eğitim kurumlarında görev yapan görme engelli müzik öğretaerüerinin, daha etkili ve verimli çalışabilmesi için, mesleki açıdan karşılaşüklan problemlerin kendi değerlendirmeleri doğrultusunda ortaya konulması ve çözüm yollan aranması amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2003,2004 öğretim yılında MEB'na bağlı ilk ve orta öğretim okulları, görme engelliler eğitim kurumlarında görev yapan görme engelli öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket ve görüşme formu kullanılmıştır. Anket ve görüşme formları araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Anket ve görüşme formları, görme engelli müzik öğretmenlerine bire bir ulaşılarak ve yüz yüze görüşülerek ulaşılmıştır. Verilerin analizi, yüzde (%), frekans (f) analizlerinin yanı sıra görüşme formundaki ifadelerin değerlendirilmesinde çetele tekniği kullanılmıştır. Analizler sonucunda, görme engelli müzik öğretmenlerinin, en çok hizmet içi eğitim, müzik eğitim ile ilgili gelişmeleri izleyememe, okul çevresindeki müzik kültürünün olumsuzluğu, insanların sürekli ön yargılı olması, ders dışı etkinliklerde etkin rol oynayamama, eğitimi, öğrenci merkezli kılacak etkinliklerde bulunamama ve eğitim-öğretim araçlarından yeterince yararlanamama konularında sorunlarla karşılaşüklan sonuçlarına ulaşılmıştır.
Görme engellilerde tarih eğitimi (öğretmen ve öğrenci görüşleri temelinde)
II ÖZET Tarih Eğitiminin görme engelli öğrencilere nasıl uyarlanacağına ilişkin bu çalışma kapsamında önce görmezlerin özel eğitimi ve tarih eğimi ile ilgili literatür taraması yapılmış sonra da toplam 12 ayrı okuldan 20'si Tarih Öğretmeni, 40'ı görmez öğrenci olma üzere 60 kişiyle bire bir görüşme yapılmıştır. Literatür taraması ve dile getirilen görüşler ışığında tarih eğitimim görmezlere uyarlanmasında yönelik olarak onlara ilişkin duyma ve dokunma esaslı yöntem-teknik ve araç-gereçlerin kullanılması gerektiği ortay konulmuştur.