Work-life balance
81 theses under this subject heading
Otel çalışanlarında dönüşümcü liderliğin presenteeism üzerindeki etkisi: İş yaşam dengesinin aracılık rolü
Teknolojinin hızla gelişmesi bazı sektörlerde insan kaynağına olan ihtiyacı azaltmasına rağmen otel işletmelerinde insan kaynağına olan ihtiyaç hala önemini korumaktadır. Fakat otel işletmelerin emek yoğun özelliği, çalışma saatlerinin uzun ve vardiyalı olması, müşteri ile çalışan arasındaki yüz yüze ilişkinin yoğun olması ve yöneticilerin olumsuz tutum ve davranışları çalışanlar üzerinde fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilmektedir. Nitekim çalışma ortamındaki olumsuzluklar çalışanların iş yaşam dengesizliği yaşamasına ve iş yerinde olmalarına rağmen görevlerini tam olarak yerine getirememesi (presenteeism) sorununa zemin hazırlayabilmektedir. Bu tez çalışmasında, otel işletmelerinde dönüşümcü liderliğin çalışanların presenteeism davranışı üzerindeki etkisinde iş yaşam dengesinin aracılık rolünü incelenmesi amaçlanmaktadır. Karma yöntem kullanılarak gerçekleştirilen araştırmanın, nicel kısımda İstanbul İli'nde faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı otel çalışanlarından nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği ile 442 adet veri toplanmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 24 aktarılmış ve araştırmanın kavramsal modeli AMOS 23 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise, nicel araştırmaya katılan katılımcılardan gönüllü olan 25 otel çalışanı ile derinlemesine görüşmeler yapılmış ve MAXQDA 12 ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel analiz kısmında, araştırmada kullanılan ölçeklerin yapı geçerliliklerini test etmek için doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiş ve kavramsal modeli test etmek için de yol analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları, dönüşümcü liderliğin presenteeismi ve iş yaşam dengesi pozitif, iş yaşam dengesinin presenteeismi pozitif yönde etkilediği ortaya çıkmıştır. Buna ilaveten, dönüşümcü liderliğin presenteeism üzerinde etkisinde iş yaşam dengesinin kısmı aracılık etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Nitel araştırma kısmında ise dönüşümcü liderliğin presenteeismi pozitif etkilemesinde, yöneticilerin çalışanlar ile iş odaklı ilişki kurması, çalışanlara değer vermemesi ve güvenmemesi en önemli unsurlar olarak gösterilebilir. Son olarak, araştırmanın sonuçları doğrultusunda da otel yöneticilerine ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Dönüşümcü liderlik, İş Yaşam Dengesi, Presenteeism, Otel Çalışanları
İş yaşam dengesinin işten ayrılma niyetine etkisinde iş tatmininin aracılık rolünün belirlenmesine yönelik bir araştırma
İş hayatı ve onun getirileri, günümüze kadar farklı gereksinimleri getirse de temelde insan duygusal bir varlık olduğu için iş dışı yaşamına etkileri hemen hemen aynıdır. Çalışanlar için işin özellikleri ne kadar önemliyse, iş dışındaki zamanlarını dengeleyebilmeleri de önemlidir. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarla bireyin bu dengeyi sağlayamamasının işten ayrılma fikrini etkilediği doğrulanmıştır. İş ve yaşam dengesinin işi bırakma niyetindeki etkisinde, iş tatminin aracı rolünü belirlemek araştırmanın ana amacı olmuştur. Kayseri'de özel sağlık kurumlarında çalışmakta olan bireylerden cevaplanması istenen anket soruları ile veriler oluşturulmuştur. Literatür incelenmiş olup,daha önce yapılan çalışmalar da aktarılmıştır. Toplanan verilerle katılımcıların demografik bilgileri yer almakta olup, frekans, güvenilirlik, keşifsel faktör, doğrulayıcı faktör, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bu analizlerin sonucunda iş tatmininin iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyeti üzerine etkisinde aracılık rolü oynadığı kabul edilmiştir.
Evden çalışmanın iş-yaşam dengesine etkisi: Medya ve reklam sektöründe bir araştırma
Evden çalışma iş ve iş dışı yaşam alanlarını aynı ortamda buluşturmaktadır ve bu, çalışanların iş yaşam dengesini etkilemektedir. Bu çalışmada evden çalışmanın medya ve reklam sektörü çalışanlarının iş yaşam dengesini nasıl etkilediği araştırılmıştır. Araştırmada bir nitel araştırma yöntemi olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini çoğunluğu Eskişehir'de olmak üzere İstanbul ve Bursa illerinde yaşayan 21 katılımcı oluşturmaktadır. 21 katılımcının 12'si ile yüz yüze görüşme 9'u ile telefon görüşmesi yapılmıştır. Evden çalışmanın sağladığı zaman ve mekân esnekliğinin çalışanların iş yaşam dengesi kurmalarını kolaylaştırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yaşamdaki öncelikler ile iş yaşam dengesi arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Evden çalışmanın çalışanların sosyal hayatlarını olumlu etkilediği, iş yerindeki sosyalliği ve iş arkadaşlığı ise olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Öğretmenlerin işkoliklik eğilimleri ile iş-yaşam dengeleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, öğretmenlerin işkoliklik eğilimleri ile iş-yaşam dengeleri (iş-aile çatışması, aile-iş çatışması, yaşam doyumu) arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlamıştır. Tarama modelindeki araştırmanın evrenini Kütahya il merkezinde kamu okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde 520 öğretmen bulunmaktadır. Araştırmanın verileri, İşkoliklik Ölçeği ve İş-Yaşam Dengesi Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin yarısından fazlası işkolik eğilimler göstermemektedir. İşkolik eğilimler gösteren öğretmenler daha çok hevesli bağımlı, iş meraklısı ve en az da iş bağımlısı çalışan tipindedir. İşkolik eğilimler göstermeyen öğretmenler ise daha çok serbest (umarsız) çalışan, gönülsüz çok çalışan, yabancılaşmış uzman, rahat (gevşek) çalışan ve en az da inancını yitirmiş çalışan tipindedir. Öğretmenlerin yaşam doyumu düzeyleri, iş-aile çatışması ve aile-iş çatışması boyutlarıyla karşılaştırıldığında daha fazladır. İş meraklısı tipindeki çalışanların işten haz duyma düzeyleri yükseldikçe, yaşam doyumu düzeyleri de yükselmektedir. Serbest çalışan tipindeki öğretmenlerin ise işe bağlılık düzeyleri yükseldikçe, iş-aile çatışması boyutundaki çatışma düzeyleri azalmaktadır, ya da işe bağlılık düzeyleri düştükçe, iş-aile çatışması boyutundaki çatışma düzeyleri artmaktadır. Serbest çalışan tipindeki öğretmenlerin işten haz duyma düzeyleri yükseldikçe, aile-iş çatışması boyutundaki çatışma düzeyleri azalmaktadır, ya da işten haz duyma düzeyleri düştükçe, aile-iş çatışması boyutundaki çatışma düzeyleri artmaktadır. Anahtar kelimeler: İşe bağımlılık, işkoliklik, iş-yaşam dengesi, öğretmenler, yaşam doyumu
İş yükü ile iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyeti üzerine etkisi
Bireyler, iş ve yaşamlarında sürekli olarak devam ettirdikleri görev ve sorumluluklara sahiptirler. Bu görev ve sorumlulukları yerine getirme çabası, iki alan arasında kurulan ve her bireyin kendi sınırlarını belirlediği bir dengenin varlığını gerektirir. İş ile yaşam arasındaki dengede önemli bir kavram ise bireylerin sahip olduğu iş yükü olmaktadır. Dengenin kurulamaması birtakım olumsuz sonuçları beraberinde getirerek işten ayrılma niyetinin oluşmasında etkili olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, iş yükü, iş-yaşam dengesi ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerin incelenerek, iş yükü ve iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyeti üzerinde etkisini araştırmaktır. Çalışmanın ilk bölümünde, teorik çerçeve verilerek üç temel kavram açıklanmıştır. İkinci bölümde kavramları birbirleriyle ilişkilendiren benzer çalışmalara ve araştırma modellerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise iş yükü ile iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyeti üzerine etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilen araştırma yer almaktadır. Araştırmadaki veriler, anket yöntemi kullanılarak, Bursa ilinde bankacılık sektöründeki 102 çalışandan elde edilmiştir. Elde edilen tüm veriler ile ilgili analizler "SPSS 17.0 for Windows" programı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, iş yükü ile iş-yaşam dengesi arasında anlamlı ve ters yönlü; iş yükü ile işten ayrılma niyeti arasında ise anlamlı ve aynı yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. İş-yaşam dengesi ile işten ayrılma niyeti arasında ise anlamlı ve ters yönlü bir ilişki saptanmıştır. Yapılan analizlerde modelin anlamlı olduğu ve iş yükü ile iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyetini etkilediği tespit edilmiştir. Cinsiyet, yaş, medeni durum, öğrenim durumu ve çalışma süresi demografik değişkenlerine göre üç kavram arasında yapılan analizlerde iş yükü ile yaş değişkeni; iş-yaşam dengesi ile medeni durum ve işten ayrılma niyeti ile öğrenim durumu arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir.
İş görenlerin iş yaşam dengesi algılamaları ile cinsiyet rolleri ve bireysel özelliklerinin ilişkisi: Büyük ölçekli bir işletmede inceleme
Bireylerin yaşamlarını alanlara ayıracak olursak, iş ve özel yaşam olmak üzere iki alandan bahsedilebilir. Günümüz yaşam şartlarında bireyler özel yaşamlarına verdikleri önemi işlerine de göstermeye başlamışlardır. Hatta bazıları iş yaşamlarındaki yoğunluktan dolayı özel yaşamlarına gereken önemi bile gösteremez olmuşlardır. Bazıları da özel işlerinden dolayı işlerini aksatabilir hale gelmişlerdir. Bu durumda da iş yaşam dengesizliği yaşamak kaçınılmaz olmaktadır. İş yaşam dengesi denilen kavram bireylerin her iki alana ayıracakları zamanı, önemi ayarlayamamaktan kaynaklanmaktadır. Günümüzde kadın ve erkeğin iş yaşam dengesi birbirinden farklılık göstermektedir. Geçmişten günümüze kadına ve erkeğe toplumun yüklemiş olduğu cinsiyet rollerinden kaynaklı, toplumun cinslerden beklentileri kalıplaşmıştır. Örneğin, özel yaşamda kadına anne olmasından kaynaklı, ev işlerinden kaynaklı sorumluluklar yüklenirken, erkeğe aileyi koruyucu, savaşçı roller yüklenmiştir. Günümüzde kadın ve erkek hem iş yaşamlarında kendilerinden beklenen rolleri erine getirmeye çalışırken, hem de özel yaşamlarından kaynaklı sorumluluklarını yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Bu noktada da bazı bireyler iş yaşam dengesini sağlamada başarılı olurken bazıları da iş yaşam dengesini sağlayamamaktan şikayetçi olmaktadırlar. Bireylerin iş yaşam dengesi algılamalarının cinsiyet rolleri ve bireysel özellikleri ile ilişkisinin incelenmesi bireylerin kendilerini daha iyi tanımaları açından önemlidir. Kendilerine yüklenen rolleri iş yaşam dengesini sağlamak adına daha esnek hale getirebilirler. Diğer taraftan iş yaşam dengesi algılamalarının cinsiyet rolleri ve bireysel özellikler ile ilişkilerinin incelenmesi mevcut akademik yazını da genişletecektir.Bu çalışmanın temel amacı bireylerin iş yaşam dengesi algılamaları ile cinsiyet rolleri ve bireysel özelliklerinin ilişkisinin incelenmesidir. Bu amaçla iş yaşam dengesi algılamalarının cinsiyet rollerinden olan bağlılık, duyarlılık, özgüven, akılcılık, bağımsızlık vs. ile ilişkisi ve bunların bireysel özellikler ile ilişkileri incelemeye tabi tutulmuştur.Çalışma evrenini büyük ölçekli bir firmanın beyaz yaka çalışanları oluşturmaktadır. Bu çalışanların 97'sine ulaşarak gerekli veriler sağlanmıştır. Sağlanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın temel bulgusuna göre, daha aktif, daha akılcı davranan, özgüveni yüksek, empati yeteneği güçlü olan bireylerin, pasiflik, duygusallık ve saldırganlık özellikleri fazla olan bireylere göre iş yaşam dengesini sağlamada daha başarılı oldukları ortaya çıkmıştır. Bunların yanı sıra evli olan ve çocuk sahibi olmayan bireylerin de iş ve özel yaşam arasındaki denge, bekar olanlara göre daha sağlamdır.
Tükenmişlik ve iş yaşam dengesi: Engelli bakım merkezleri ve huzurevlerinde çalışan bakım personeline ilişkin bir araştırma
Bu çalışmada engelli bakım merkezinde ve huzurevinde çalışan bakım personelinin tükenmişlik ve iş-yaşam dengesi arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın bir diğer amacı ise bakım personelinin sosyo-demografik değişkenlerine göre tükenmişlik ve iş-yaşam dengesi düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesidir. Araştırma, Kırşehir il merkezinde bulunan engelli bakım merkezleri ve huzurevlerinde görev yapan 241 bakım personeli üzerinde yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak tükenmişlik ölçeği ve iş yaşam dengesi ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerde frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmış, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis, korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada; çalışılan kurum, cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, medeni durum, çocuk sahibi olma durumu, haftalık çalışma saati, vardiyalı çalışma ve kurumda çalışma süresine göre katılımcıların tükenmişlik ve iş yaşam dengesine ilişkin algıları anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırmada tükenmişliğin iş yaşam dengesi üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda engelli bakım merkezi ve huzurevinde çalışan bakım personelinin iş-yaşam dengesinin sağlanması ve tükenmişliğin azaltılması için çalışma şartlarının, çalışan personelin, çalışma ortamının ve çevresel şartların bir bütün olarak değerlendirmesine ihtiyaç duyulduğu söylenebilir.
İş yaşam dengesi ve iş yaşam dengesinin çalışan verimliliği üzerine etkileri: İstanbul ili Kağıthane ilçesi lise ve dengi okul öğretmenleri üzerinde bir alan araştırması
Kendimizin ve ailemizin ihtiyaçlarını karşılamaktan başlayıp bir çok yönüyle bize kişisel tatmin ve özgüven sağlayan ve dünyada bir iz bırakma imkanı veren çalışma hayatı her geçen gün toplam zaman ve enerjimizden daha fazlasını talep eder duruma gelmiştir.Çalışanların çalışma sürelerine,yaşlarına,kariyer hedeflerine ve ailelerindeki dönemsel gelişmelere göre işlerinin ve özel yaşamlarının önceliği değişmektedir. Ortalama insan ömrünün yükselmesine paralel emeklilik yaşının da yükselmesiyle hayatlarının büyük bölümünü ev dışında çalışarak geçirecek insanların iş yaşamlrının özel ve aile yaşamlarıyla uyumlu olarak yürütülmesi zorunluluk olmuştur.Bu sayede iş yaşamında yetenekleri değerlendirilen insan kaynağı,ülke ekonomisi için itici bir güç olurken kendine ve ailesine yeterli zamanı ayırabildiği için sosyal dokuyu da güçlendirebilecektir. Anahtar Kelimeler: Çalışan, verimlilik, iş-yaşam dengesi.
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin iş – yaşam dengesi üzerine bir araştırma: Diyarbakır örneği
Hizmet sektörünün doğrudan müşteri memnuniyetine yönelik olmasının getirdiği stres ile emek yoğunluğu göz önünde bulundurulduğundasadece uzun çalışma saatleri ve ucuz ücret gibi yaygın iki faktörün bile, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirliği meslek olarak benimseyen iş-yaşam dengesininin mesleki koşullardan etkilemesi kaçınılmazdır. Muhasebecilik Türkiye'de uzun geçmişe sahip olduğu ve üstlendiği işlevler tarih boyunca hem ekonomik hem de sosyal hayata doğrudan etki eden, işletmeler ve devlet açısından önemlilik teşkil eden bir meslektir. Buna rağmenTürkiye'de muhasebecilik mesleğini sosyal ve ekonomik açılardan etkileşimini ölçen güçlü bir literatür henüz oluşmamıştır. Bu çalışma muhasebecilerin iş-yaşam dengesini ölçerek muhasebe literatüründe önemli bir boşluğu doldurmayı hedefleyerek, litaretürü ilgililerin, muhasebecilik çevresinin ve araştırmaların bu konudaki bilgi ihtiyacını karşılama amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında Diyarbakır'da çalışmakta olan serbest muhasebeci mali müşavrilerin iş-yaşam dengesini ölçmek için anket formu kullanılmıştır. Anket formunda kişisel bilgiler ile birlikte, İş-Yaşam Dengesi Ölçeği yer almaktadır. Araştırmaya, 40 kadın ve 107 erkek olmak üzere 147 kişi dahil edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; eğitim, kişisel yaşamın işe etkisi ve eşle beraber çalışmanın etkisi üzerinde anlamlı etkiler yaratmaktadır. Bununla birlikte medeni durum, işin kişisel yaşama etkisi üzerinde anlamlı bir etki yaratırken; katılımcı grubuna ait diğer kişisel bilgilerin iş-yaşam dengesi üzerinde herhangi bir etki yaratmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş-yaşam Dengesi, İş-aile Çatışması, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
İş yaşam dengesinin bağlamsal performans ve iş tatmini ile ilişkisinde yönetici desteğinin rolü: Samsun'da hizmet sektörü çalışanları üzerine bir araştırma
Günümüz dünyasında çalışan bireylerin hem iş hem de aile/özel hayatlarını birlikte uyumlu bir şekilde götürmeleri oldukça önemli bir hale gelmektedir. Bireyler işin ve ailesinin getirdiği sorumlulukların altından kalkabildiği takdirde motivasyon sağlayabilmekte ve rol çatışması yaşamadan kendilerini daha iyi hissetmektedirler. Bireyin bir sorumluluğu diğer sorumluluğunu gerçekleştirmesinin önüne geçiyorsa iş yaşam dengesizliği içinde olduğu görülmektedir. İşinin ya da ailesinin taleplerini zamanında veya istenilen şekilde gerçekleştiremiyen bireyin hem kişisel hem de örgütsel olarak istenmeyecek durumlar yaşaması muhtemel olmaktadır. Çalışanların sadece işini yapan mekanik bir yapı olmadığı ve yaşadığı problemlerin başka alanlara yansıyabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle çatışma içinde olan bireyin kendisi-ailesi-işi arasında üçlü bir denge oluşturması gerekmektedir. Dengenin oluşumunda kişinin kendisine, ailesine ve çalıştığı kuruma önemli sorumluluklar düşmektedir. Kişi çatışmayı fark eder etmez sorunun üstüne gitmeli ve problemi ortadan kaldırmalıdır. Benzer şekilde çalışanlarına değer veren, onların sorunlarıyla ilgilenen ve iş yaşam dengesi kurabilmeleri adına yardımcı olan bir kurum yapısının olması gerekmektedir. Çalışanlarının iş yaşam dengelerini koruyabilmeleri için onlara gerekli desteği veren işletmeler çalışanlarından da çıktısını olumlu olarak almaktadır. Bu çalışmada iş yaşam dengesi kavramı ve ilişkili olabileceği düşünülen iş tatmini ve bağlamsal performans üzerinde durulmuştur. Daha sonrasında ikili ilişkilerde yönetici desteğinin düzenleyici rolünün olup olmadığı incelenmiştir.
Birey-örgüt uyumu, iş-yaşam dengesi ve çalışan mutluluğu ilişkisi: Banka çalışanları üzerine bir araştırma
Bu çalışmada; birey-örgüt uyumu, iş-yaşam dengesi ve çalışan mutluluğu değişkenleri arasındaki ilişkinin araştırılması ve birey-örgüt uyumu ile çalışan mutluluğu ilişkisinde iş-yaşam dengesinin aracılık rolünün olup olmadığının araştırılması amaçlanmaktadır. Söz konusu model bağlamında değişkenlerin birbirleri ile ilişkileri araştırılmış ve aracı değişken analizi yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren kamu bankaları ve özel bankalarda aktif olarak çalışan 217 katılımcı oluşturmaktadır. İlgili veriler anket yoluyla toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Söz konusu analizler dâhilinde normallik analizi, güvenilirlik analizi, açımlayıcı (keşifsel) faktör analizleri yapılmıştır. Hipotezlerin test edilmesi amacıyla da Hayes (2013) tarafından geliştirilen, Process Macro programı yardımıyla analizler yapılmıştır. Bu doğrultuda değişkenler arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amacıyla basit etki analizi, aracılık etkisinin belirlenmesi için ise aracılık etkisi analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda elde edilen verilere göre çalışmada öne sürülen modeldeki tüm hipotezler desteklenmiştir. Buna göre birey-örgüt uyumunun iş-yaşam dengesi üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu, aynı zamanda iş-yaşam dengesinin çalışan mutluluğu üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Birey-örgüt uyumunun çalışan mutluluğu üzerinde pozitif ve anlamlı etkisinin bulunduğu hipotezi de desteklenmiştir. Çalışmada birey-örgüt uyumunun çalışan mutluluğu üzerindeki etkisinde iş-yaşam dengesinin tam aracılık rolü üstlendiği bulgusuna ulaşılmıştır.
Vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde iş-yaşam dengesinin aracı rolü: Çukurova Bölgesi'nde faaliyet gösteren bankalar üzerine bir araştırma
Küreselleşmenin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği sektörlerden biri olan bankacılık sektörü, hem ekonomik gelişime vermiş olduğu destek hem de sahip olduğu yüksek istihdam potansiyeli nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir yere sahiptir. Günümüz iş dünyasında örgütlerin başarılı olabilmeleri ve rekabet üstünlüklerini koruyabilmeleri için en önemli kaynaklarından biri olan insan kaynağının örgütsel bağlılığı ve kendini geliştirebilmesi çok önemlidir. Bunu sağlayabilmek için örgütlerin vizyon, bilgi ve empati sahibi liderlere ve ayrıca, iş-yaşam dengesini sağlıklı bir şekilde kurabilmiş çalışanlara ihtiyaçları vardır. Bu çalışmada modern liderlik türlerinden vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi incelenmiş olup, iş-yaşam dengesinin söz konusu ilişkideki aracılık rolü araştırılmıştır. Vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini ve iş-yaşam dengesinin bu ilişkideki aracılık rolünü test etmek üzere bankacılık sektöründe bir uygulama yapılmış ve 450 banka çalışanından anketler vasıtasıyla veriler elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesi neticesinde elde edilen bulgulara göre; vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerinde olumlu etkisinin olduğu ve vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde iş-yaşam dengesinin kısmi aracılık etkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Liderlik, vizyoner liderlik, iş-yaşam dengesi, örgütsel bağlılık
Materyalist eğilim, iş stresi, yönetici desteği ve iş-aile yaşam çatışmasının iş ve yaşam tatmini üzerindeki etkisi
Araştırmanın amacı; Düzce Emniyet Müdürlüğü personelinin görüşlerine dayalı olarak materyalist eğilim, iş stresi, yönetici desteği ve iş-aile ile aile-iş çatışmalarının iş ve yaşam tatmini üzerindeki etkisini tespit etmektir. Araştırma evrenini Düzce Emniyet Müdürlüğünde yer alan merkezde 631, ilçelerde 208 olmak üzere toplam 839 çalışan oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise evrende yer alan çalışanların 153'ü oluşturmaktadır. Veriler 18.07.2017-15.08.2017 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmanın verileri Düzce Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin, anketleri personeline ulaştırması ve dönüşleri alarak teslim etmesiyle elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre materyalist eğilimin, iş stresinin ve iş-aile ile aile-iş çatışmasının çalışanların iş ve yaşam tatminleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Yönetici desteğinin ise iş ve yaşam tatmini üzerinde pozitif yönlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Materyalist Eğilim, İş Stresi, Yönetici Desteği, İş-Aile Yaşam Çatışması, İş - Yaşam Tatmini
Vardiyalı çalışma sisteminin çalışanların işten ayrılma niyetine etkisinde iş yaşam dengesinin aracılık rolü
Havacılık sektöründe vardiyalı çalışma düzeninin çalışanların işten ayrılma niyetine etkisini ve bu nedensellik ilişkisinde iş yaşam dengesinin -veya dengesizliğinin- aracılık rolünü tespit etmek için gerçekleştirilmiştir.
Muhasebe meslek mensubu kadınların iş ve yaşam dengesi üzerine bir araştırma: Antalya ili örneği
Son yıllarda ekonominin iyileşmesi, teknolojinin ilerlemesi ve insanların giderek sosyalleşmesi ile çalışmak için yaşayan insan anlayışının yerini, yaşamı elde etmek için çalışan insan anlayışı almıştır. İş yaşamında kişinin üretime sağladığı katkı kadar, duygusal istekleri de önemli görülmeye başlamıştır. İş yaşamında kişinin işindeki verimliliğini ve işteki başarısını sağlamak için, birey olarak özel hayatına ayırdığı zaman da önem kazanmıştır. Muhasebe mesleğinde iş yaşam dengesi; bireyin önce kendisine sonra ailesine ve daha sonra topluma sağlayacağı fayda açısından önemlidir. Muhasebe mesleğinde, kadın meslek mensubunun artması ve mesleğin çalışma şartları, iş yaşam dengesi sorununu ortaya çıkarmıştır. Kadın meslek mensubu, uzun çalışma saatleri, mesleki sorunlar, aşırı iş yükü nedeni ile, iş yaşam dengesini sağlayamamakta, özel hayatını ertelemekte ve ihmal etmektedir. Araştırma, muhasebe meslek mensubu olan kadınların iş-yaşam dengesini Antalya ili evreni üzerinden incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma tekniklerinden biri olan derinlemesine görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak; 25 muhasebe meslek mensubu kadın ile yapılan derinlemesine görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Görüşmeler analiz edilerek kodlanmıştır. Elde edilen veriler Maxqda Analytics Pro 2020 analiz programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda muhasebe meslek mensubu kadınların mesleki koşullar nedeniyle iş yaşam dengesini sağlayamadıkları tespit edilmiştir. Mesleğin iş yoğunluğu, çalışma saatlerinin belirsizliği nedeniyle iş hayatı, özel yaşamı ve aile yaşamı arasında kalan meslek mensubu kadınlardan özellikle anne olanların iş yaşam dengesizliğinden daha fazla etkilendiği görülmüştür. Araştırma sonucundan hareketle; meslek mensubu kadınların iş yaşam dengesini sağlamaya yönelik devletin ve işverenin çalışma koşullarını iyileştirici düzenlemeler yapması gerektiği belirlenmiş ve anne olan kadın meslek mensuplarına yönelik geliştirilmesi gereken politikalar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Muhasebe Mesleği, Kadın, İş Yaşam Dengesi, Antalya
Kadın serbest muhasebeci mali müşavirlerin mesleğe girerken karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri: Bursa ilinde bir araştırma
Hızla gelişen ve değişen dünyada kadının yeri her zaman tartışma konusu olmuştur. Toplum tarafından geçmişte yeri sadece evi ile sınırlandırılan, eğitim alamayan kadınlar yıllar geçtikçe daha bağımsız, daha güçlü ve her alanda kendini kanıtlayan bir hale gelmiştir. Öyle ki gelinen son noktada kadınların yer almadığı çok az sayıda meslek kalmıştır. Muhasebe bölümü ve beraberindeki mali müşavirlik mesleği de buna örnektir. Mali müşavir unvanının kazanılması belki de en zor unvanlardan biri olup bu unvan için uzun ve yorucu bir süreçten geçilmektedir. Bu zorlu sürece ve toplumsal baskılara rağmen kadınlar titiz ve düzenli çalışmaları ile bu mesleği ve unvanı sonuna kadar hak ettiklerini göstermiş ve bu meslek için aranılan bireyler haline gelmişlerdir. Çalışmada serbest muhasebeci mali müşavir olma süreçleri ele alınmış olup bu süreçte karşılaştıkları sıkıntılar ve sorunlar üzerinde durulmuştur. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırma 25 kadın serbest muhasebeci mali müşavir ile gerçekleştirilmiş ve araştırma kapsamı da Bursa ili ile sınırlandırılmıştır. Araştırmanın sonucunda toplumdaki ve muhasebedeki gelişmelere rağmen kadınların bazı işverenler, mükellefler, meslek mensupları ve bireyler tarafından mesleğe yakıştırılmadığı ve ikinci plana atıldığı tespit edilmiştir. Katılımcılar unvan sahibi olmak için süreç boyunca önyargılı ve cinsiyetçi tavırlarla mücadele ettiğini, süreç boyunca büyük fedakarlıklar yapmak zorunda kaldıklarını, meslekte tatil ve mesai kavramının yer almaması nedeniyle ailelerine, çevrelerine ve kendilerine vakit ayıramadıklarını ifade etmişlerdir. Araştırma sonucundan hareketle yetkililer tarafından yapılabilecek mesleki düzenlemeler ve seminerlerle meslek içindeki eşitlik sağlanabileceği gibi kadınlar için de bu süreç daha sağlıklı bir hale getirilebileceği düşünülmektedir.
İş ve yaşam tatmini arasındaki ilişkiye etki eden demografik değişkenler üzerine araştırma (Bir uluslararsı firma uygulaması)
İşgören bireylerin iş yaşam dengesinin sağlanması örgütler için oldukça önemlidir. İş yaşam dengesi kişinin işinden ve yaşamından tatmin olma düzeyleri olarak da ifade edilebileceğinden, işletmeler verimli bir işgücü için işgörenlerinin tatminlerini sağlamak durumundadırlar. İş ve yaşam birbirinden bağımsız alanlar olarak düşünülemediğinden bireylerin birinde yaşadığı tatmin veya tatminsizliğin diğerini etkilemesi kaçınılmazdır. Bu bağlamda bireylerin iş ve yaşam tatminine etki eden unsurların belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu araştırma yaşam kalitesi envanteri kapsamında bulunan iş alanındaki tatminle, bilişsel bir yargılama süreci olarak tanımlanan "yaşam kalitesinin" bizzat kendisine etki eden demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediği ve aynı envanterde yer alan iki tatmin çeşidi arasında ilişki olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. İstanbul ilinde ulusal ve uluslararası olarak faaliyet gösteren bağımsız bir denetim şirketinde 5 farklı departmanda çalışan 194 işgörenle gerçekleştirilen araştırmada, rassal örneklem yöntemi kullanılmış; 3 bölüm ve 34 sorudan oluşan 2 ölçekli bir anket uygulanmıştır. Kayıp veri analizi sonucu, kullanılabilir olan 166 işgörenin sonuçlarının analize tabi tutulduğu çalışmada, IBM SPSS Statistics 20.00 ile demografik değişkenler için frekans ve yüzde dağılımı, ölçek puanlarının demografik özelliklere göre farklılıklarının testinde t-testi ve tek yönlü ANOVA testi, varyansların değerlendirilmesinde Tukey ve Tamhane testleri, iki ölçek arasındaki ilişkinin tespit edilmesinde Pearson momentler çarpımı korelasyondan faydalanılmıştır. Veri analizleri ölçeklerden elde edilen toplam puanlar üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın analizleri sonucunda, işgörenlerin iş tatminlerinin aylık gelir düzeyi, kurum içi çalışma süresi, işyerindeki pozisyon, medeni durum, yaş ve departman değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilirken; cinsiyet, eğitim durumu ve çocuk sayısı değişkenlerine göre farklılaşma bulunmamıştır. Bu araştırmanın bir diğer sonucunda, işgörenlerin yaşam tatminleri ile aylık gelir düzeyi, kurum içi çalışma süresi, medeni durum ve departman değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar bulunurken; yaş, cinsiyet, eğitim durumu, işyerindeki pozisyon ve çocuk sayısı değişkenleriyle anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir. Ayrıca her iki tatmin çeşidinde farklılık oluşturan değişkenler ise gelir düzeyi, medeni durum, kurum içi çalışma süresi diğer bir deyişle kıdem ve departman olarak saptanmıştır. Değişkenler arası korelasyon sonucunda ise iş tatmini ile yaşam tatmini arasında pozitif yönlü ve orta derecede bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Yaşam Tatmini, Demografik Özellikler.
Çalışanların dönüşümcü liderlik algısının işten ayrılma niyeti üzerine etkisinde iş-yaşam dengesinin aracı rolü: Türk finans sektörü üzerinde bir araştırma
Küreselleşmenin dönüştürücü etkilerini hızlandırdığı günümüz iş ortamında, nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyan finans sektöründe, işletmelerin çalışanların işten ayrılma niyetlerini yönetmeleri önem arz etmektedir. Kurumsal uygulamaların benzeşmesi karşısında liderlerin rolünün artması ve iş-yaşam dengesine önem veren kültürel yapıların pozitif çalışan deneyimi yaratması, çalışanların işten ayrılma niyetlerini düşürecek yönde etkiye sahip olacaktır. Bu çalışmanın temel amacı çalışanların dönüşümcü liderlik davranışı algısının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde iş-yaşam dengesinin aracı rolünü incelemektir. Araştırmada istatistiksel analize uygun veri sağlama kapasitesi olması nedeniyle nicel araştırma yöntemlerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma pandemi döneminde gerçekleştirildiği için anket uygulaması çevrimiçi uygulama aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Veriler kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak 411 Türk finans sektörü çalışanından toplanmıştır. Verilerin analizinde SmartPLS v.3.3.6 kullanılmıştır. Araştırma modelinin test edilmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesinden yararlanılmıştır. Analizler ikinci nesil çok değişkenli bir istatistiksel teknik olan Varyans Tabanlı Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi (PLS_SEM) uygulama prensiplerine göre gerçekleştirilmiştir. Araştırma modeli değişkenlerinin yapısı ile ilgili tespitler yapıldıktan sonra ölçüm modeli ve yapısal model kabul görmüş yaklaşım ve referans değerler kullanılarak test edilmiştir. Bulgular dönüşümcü liderlik algısının işten ayrılma niyeti üzerinde negatif yönlü ve istatistiksel açıdan anlamlı, iş-yaşam dengesi üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel açıdan anlamlı bir etkiye sahip olduğunu, iş-yaşam dengesinin ise işten ayrılma niyeti üzerinde istatiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir etkisinin olduğunu göstermiştir. Araştırma sonuçlarına göre iş–yaşam dengesinin dönüşümcü liderlik algısı ve işten ayrılma niyeti arasında kısmi aracılık etkisi olduğu bulunmuştur.
İş-yaşam dengesinin çalışanların işe olan tutumuna etkisi
Günümüzde iş yaşamının bireylerin hayatında daha fazla yer almaya başlaması ve iş / iş dışı yaşamın gerektirdiği yükümlülüklerin artması ile iş yaşam dengesi daha önemli hale gelmektedir. Özellikle yaşam şartları ve ağır çalışma koşulları iş yaşam dengesini sağlamayı zorlaştırarak bireylerin iş yaşamlarına karşı tutumlarını olumsuz hale getirmektedir. Havacılık sektöründe çalışan kabin memurlarının kesintisiz hizmet sunması, görev sürelerinin çok uzun olabilmesi ve özellikle işin gereği yoğun dönemlerde çalışma saatlerinin üst limitlerde uygulanıyor olması iş yaşam dengesini kurmalarını zorlaştırmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı; havayollarında görev yapan kabin memurlarının iş - yaşam dengesini sağlayabilmelerinin / sağlayamamalarının işe karşı tutumlarını nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Çalışmada öncelikle literatür taraması yaklaşımı ile alan yazın araştırması yapılmış, devamında konunun amacı doğrultusunda ülkemizdeki özel havayolu ve kamu ortaklı havayollarının İstanbul'da ikamet eden 581 kabin memuruna, iş yaşam dengesi ve iş tutumu ile ilgili toplam 41 soruluk anket doldurtulmuştur. 512 anket değerlendirmeye alınmıştır. SPPS 21 programında güvenilirlikleri ve geçerlilikleri kontrol edilerek, faktör analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi yöntemleri ile incelenmiştir. Ankete verilen cevaplar ışığında, kabin memurlarının iş yaşam dengesini kısmen kurabildikleri ortaya çıkmıştır. Regresyon analizi sonucuna göre iş yaşam dengesinin işe olan tutum üzerine anlamlı ve pozitif yönde etkisi tespit edilmiştir.
Hizmet sektöründe hibrit çalışanların iş aile yaşam dengesi ve motivasyon düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Hibrit çalışma, hem ev hem ofisten çalışan bireylerin uyguladığı bir çalışma stilidir. İş-aile-yaşam dengesi, hibrit çalışan bireylerin motivasyon düzeyleri üzerinde oldukça etkilidir. Bu çalışmada, hizmet sektöründe hibrit çalışan bireyler kapsamında iş-aile-yaşam dengesi ve motivasyon düzeyleri birlikte değerlendirilmiştir. Analizlerde ampirik model kullanılmıştır. Araştırma on sekiz yaş ve üzeri yetişkin bireylere belirli ölçekler aracılığıyla çevrimiçi anket formu şeklinde uygulanarak yapılmıştır. Araştırma evrenini 102 kadın (%50,5), 100 erkek (%49,5) olmak üzere 202 adet hizmet sektöründe hibrit çalışan kişiler oluşturmaktadır. Çalışmada, "İş-Aile-Yaşam Dengesi Ölçeği", "Yetişkin Motivasyon Ölçeği", ve demografik form kullanılmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasında bir ilişki bulunmazken işin aileye olumsuz etkisi ile ailenin işe olumsuz etkisi arasında düşük orta düzeyde pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur.
COVID-19 sürecinde uzaktan çalışmanın özerklik ve işyaşam dengesi noktasında çalışan algısında performans ve motivasyona etkisi- Ankara'da özel sektör çalışanı evli kadınlar üzerine nitel bir araştırma
Çalışmanın amacı, COVID-19 salgını sırasında özel sektör çalışanı evli kadınlar için uzaktan çalışma ile iş yaşam dengesi ve özerklik seviyesi noktasında çalışanın performans ve motivasyon algısı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. 2019 yılında COVID-19 salgının ortaya çıkması ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından kısa sürede pandemi olarak kabul edilmesinin ardından salgının etkilerini azaltmak amacıyla dünya genelinde kapanmalar, sosyal mesafe vb. tedbirler alınmıştır. Alınan bu tedbirler dolayısıyla işyerlerinde örgüt yapısı ve çalışma hayatı anlamında önemli değişiklikler gerçekleşmiştir. Bu değişikliklerden biri de pek çok örgütün zorunlu olarak uzaktan çalışma modelini uygulamaya koyması olmuştur. Bu model daha önce kısmen uygulanmış olsa da pandemi ile birlikte bir anlamda zorunlu olarak çok daha yaygın hale gelmiş, uzaktan çalışma modeli neredeyse tamamen evden çalışma modeline dönüşmüştür. Bu çalışmanın amacı, uzaktan çalışma modeli ile çalışanın iş-yaşam dengesi ve özerklik açısından performans ve motivasyon algısı arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bunun için küresel salgın döneminde zorunlu uzaktan çalışma modelini uygulayanların yeni bir iş yeri olarak eve ne ölçüde uyum sağlayabildiğinin belirlenmesi önemlidir. Bu bağlamda, yukarıda bahsedilen ilişki çıktılarını ortaya koymak amacıyla bu araştırmada örneklem grubu olarak COVID-19 nedeniyle uzaktan çalışan evli kadınlar seçilmiştir. Daha güvenilir bilgilere ulaşmak için nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve kartopu örnekleme yoluyla farklı sektörlerde çalışan kadınlar seçilmiştir. Görüşmeler yapıldıktan sonra ses kayıtları ve görüşme notları incelenerek kodlara, kategorilere ve temalara ulaşılmıştır. Çalışma ile katılımcıların dönem içinde yaşadıkları durumların, performanslarını nasıl etkilediği ve motivasyon algılarının derinlemesine incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen bulgular sonucunda, iş yaşam dengesi ve özerklik noktasında uzaktan çalışmanın çalışma hayatına bağlı olarak uzaktan çalışan kadınların performans algısı ve motivasyonu üzerinde kişiden kişiye farklı bir etkisinin olduğu gözlemlenmiştir.
Çalışma hayatında tükenmişlik ve iş-yaşam çatışması ilişkisinde cinsiyetin rolü üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı iş-yaşam çatışması ve boyutlarının, tükenmişlik ve boyutları üzerindeki etkisi ve bu etkide cinsiyetin rolünün ne şekilde farklılaştığının araştırılmasıdır. Ankara'da farklı kurumlarda faaliyet gösteren kadın ve erkek çalışanlardan oluşan toplamda 350 kişinin oluşturduğu bir örneklem üzerinde anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (20,0) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde; tükenmişliğin alt boyutları olan duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutlarında, kadın ve erkekler arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Analiz sonuçlarına göre, tükenmişliğin bir diğer alt boyutu olan kişisel başarı boyutunda, kadınların erkeklere göre daha fazla tükenmiş olduğu istatistiksel olarak kanıtlanmıştır. İş-yaşam çatışması değişkeninin cinsiyete göre farklılaşması incelendiğinde ise; alt boyutlar olan iş-aile ve aile-iş çatışmalarında, kadınların iş-aile çatışması alt boyutunda erkeklere göre daha yüksek ortalamaya sahip oldukları, ancak; erkeklerin ise aile-iş çatışması boyutunda kadınlara oranla daha yüksek ortalamaya sahip oldukları gözlenmiştir. Cinsiyet unsurunun iş-yaşam çatışması boyutlarının ve tükenmişlik ve boyutları üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmadığı gözlenmiştir.
İş yaşam dengesinin örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisi
Değişen çevresel koşulları, yaşam şartlarının giderek zorlaşması, taleplerin artması, beklentilerin karşılanamaması, bireylerin yaşamlarını giderek zorlaştırmakta ve bunun sonucu olarak da bireyler,iş ve aile yaşamlarıarasındaki dengeyi kurmakta zorlanmaktadırlar. Bu bakımdan iş ve yaşam dengesi, iş ve aile etkileşiminde bulunan bireyler ve aile üyeleri için ulaşılması beklenen en önemli hedeftir. İş ve yaşam dengesinin sağlanabilmiş olması ise, çalışan bireyler kadar içinde bulunduğu toplum içinde önem taşımaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, inşaat sektöründe çalışan işgörenlerin iş yaşam dengelerinin örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetleri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırmada iş yaşam dengesi alt boyutlarını; iş yaşam uyumu, yaşamı ihmal etme, kendine zaman ayırma ve yaşamın işten ibaretliği oluşturmaktadır. Örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti ise tek boyut altında ele alınmıştır.Araştırma evrenini,Afyon ili Sinanpaşa ilçesi Taşoluk Kasabası'nda ikamet eden 1500'e yakın iş görenin oluşturduğu evrende 375 iş gören oluşturmaktadır.Araştırmada boyutlar arasında anlamlı ilişkiler olup olmadığını belirlemek adına korelasyon analizinden yararlanılmıştır. İş görenlerin iş yaşam dengelerinin örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetleri üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik ise çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Ayrıca iş görenlerin demografik özelliklerine göre iş yaşam dengeleri, örgütsel bağlılıkları ve işten ayrılma niyetlerine yönelik algılarını belirlemeye yönelik T-Testi,ANOVA analizi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenilirlikleri ise Cronbach Alfa ile test edilmiştir. Elde edilen çoklu regresyon analizi sonucunda ise, iş görenlerin iş yaşam dengelerine yönelik tutumlarının, örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. İş görenlerin demografik özelliklerine göre algılanan iş yaşam dengeleri, örgütsel bağlılıkları ve işten ayrılma niyetlerine yönelik tutumları da farklılık göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İş Yaşam Dengesi; Örgütsel Bağlılık; İşten Ayrılma Niyeti; İnşaat Sektörü
İş-yaşam dengesi: Antalya'daki A grubu seyahat acentelerinde bir araştırma
Çalışmanın temel amacı, A Grubu Seyahat Acenteleri Çalışanlarının iş-yaşam dengesini ortaya koymaktır. Çalışmada öncelikle araştırma yöntemini belirlemek ve kolaylaştırmak için konuyla ilgili bilgiye sahip akademisyenlerle ön görüşmeler yapılmış; konu ve kapsam açıkça anlaşıldıktan sonra literatürdeki Türkçe kaynaklar incelenmiş olup, yabancı kaynakların çevirileri tamamlanmıştır.Üçüncü kısım olan araştırma bölümünde verilerin analizleri gerçekleştirilmiştir. Alan olarak Antalya'da faaliyet gösteren A Grubu Seyahat acenteleri tercih edilmiştir. Acentelere gönderilen anket örneklerinin yöneticiler tarafından incelenerek onaylanmasının ardından, anket formları dağıtılmış ve toplanmıştır.Elde edilen bulgulara göre, acente çalışanlarının iş-yaşam dengesi üzerinde çalışma saatlerinin etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İş-yaşam dengesi ile demografik özellikler (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışılan departman, çalışma süresi, hastalık ve tatil günleri hariç 1 yılda işletmenize gelmeme durumu, pozisyon, çalışma şekli, aylık gelir) arasında beklenilenin aksine anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.