Soft power

138 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yumuşak güç çerçevesinde Rusya Federasyonu dış politika konseptleri ve pratikleri

Rusya İmparatorluğu ve Sovyetler Birliği geçmişi ile birlikte değerlendirildiğinde Rusya Federasyonu küresel siyasette önemli bir yere sahiptir. Bu devlet belirli aralıklar ile Dış Politika Konsept metinleri yayınlayarak dış politikasının ana hatlarını çizmektedir. Bu çalışma, Rusya Federasyonu'nun yumuşak güç ile kamu diplomasisi bağlamında kavramsal metinleri ve pratikteki davranışlarının nasıl geliştiğini açıklamaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak öncelikle güç, yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları hakkında bir araştırma sunulacaktır. Daha sonra 1993, 2000, 2008, 2013 ve 2016 tarihli Rusya Federasyonu Dış Politika Konseptleri yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları öncülüğünde ele alınacaktır. Sonraki bölüm ise Rusya Federasyonu'ndaki yumuşak güç kavramı ve yumuşak güç faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu veriler ışığında ele alınan konuda Rusya Federasyonu'nun günümüze gelinen süreçte yumuşak güç ve kamu diplomasisine verdiği önemin arttığı gözlemlenmekte ancak bu kavramların algılanış biçimi farklılık içermektedir.

Kamu diplomasisiRusyaUluslararası ilişkiler+2
Uğur Tatlı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu diplomasisi ve yumuşak güç kapsamında yerel yönetimleri yeniden düşünmek: Şarköy Belediyesi örneği

Küreselleşme süreçleri uluslararası ilişkilerde gücün ve diplomasinin uygulanışını değiştirdiği gibi yerel yönetimlerin de görev ve yetkilerini değiştirmiştir. Günümüzde yerel yönetimler sadece yerleşik görevlerini (yol, temizlik, aydınlatma vb.) yerine getiren kurum olmanın çok ötesindedir. Zira yerel yönetimler; devletler, STK'lar, şirketler gibi pek çok uluslararası alanda faaliyetler yürütebilmektedir. Bu çalışmada; uluslararasılaşan yerel yönetimlerin kamu diplomasisi aktörü olarak değerlendirmenin ne ölçüde mümkün olduğu incelenmiştir. Bu doğrultuda yerel diplomasinin içeriği detaylandırılarak kamu diplomasisiyle benzer yönler aranmıştır. Yerel diplomasinin reeldeki durumunu tespit edebilmek için Şarköy Belediyesinin uluslararası faaliyetleri incelenmiş; ilgili kişilerle görüşmeler yapılmıştır. Yerel diplomasinin kamu diplomasisiyle ilişkisi, vaka incelemesi üzerinden tespit edilmeye çalışılmış; söz konusu faaliyetlerin toplumlarla ilişki kurmada ve olumsuz algıların değişimindeki rolü üzerinde durulmuştur. Bu durum; arşiv kayıtları incelenerek, yetkili kişilerle ve kardeş şehirlerle iletişim kurularak tespit edilmeye çalışılmıştır. Nihayetinde şehirlerin, ülkelerinin yumuşak güçleri; şehir yönetimlerinin yani yerel yönetimlerin kamu diplomasisi aktörleri olabilecekleri görülmüş; bu amaçla birtakım öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Kamu diplomasisi, Yumuşak Güç, Yerel Diplomasi, Yerel Yönetim

BelediyelerKamu diplomasisiKüreselleşme+2
Buket Yıldız
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretimde bilim diplomasisi

Bu araştırmanın amacı, devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapan dekan ve dekan yardımcılarının görüşlerine göre yükseköğretim kurumlarınca yürütülen bilimsel çalışmaların bilim diplomasisi uygulamalarına etki düzeyini belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma deseninde kesitsel tarama modeli tercih edilmiştir. Türkiye genelinde 433 dekan ve dekan yardımcısına ulaşılarak "Yükseköğretimde Bilim Diplomasisi Ölçeği" ile veriler toplanmıştır. Araştırma sonucunda dekan ve dekan yardımcıları yükseköğretim kurumlarınca yürütülen bilimsel çalışmaların, bilim diplomasisi uygulamalarına genel olarak "orta" düzeyde etki ettiğini belirtmiştir. Dekan ve dekan yardımcıları, "iş birliği ve bilimsel çalışma" ile "eğitim ve öğretim" alt boyutunda yer alan bilimsel çalışmaların, bilim diplomasisi uygulamalarına "orta" düzeyde; "ortaklık ve toplumsal katkı" ile "kurumsal uluslararasılaşma" alt boyutunda yer alan bilimsel çalışmaların ise bilim diplomasisi uygulamalarına "düşük" düzeyde etki ettiği yönünde görüş bildirmiştir. Yükseköğretim kurumlarınca yürütülen bilimsel çalışmaların bilim diplomasisi uygulamalarına etki düzeyi dekan ve dekan yardımcılarının cinsiyetine, görev yaptıkları fakülte türüne, üniversite türüne, coğrafi bölgeye ve yurtdışında çalışma/görev alma durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermekte iken yaşlarına ve görev durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Ayrıca yükseköğretim kurumlarında bilim diplomasisi uygulamalarını etkin yürüten araştırma kapsamındaki ülkeler sırasıyla; İngiltere, ABD, Çin, Türkiye ve İran'dır.

BilimDekanlarTürkiye+2
Zeynep Olgun
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Civil aviation as an element of soft power in Turkish foreign policy: Turkish Airlines case study

The political, socio-economic, cultural, commercial and technological improvements in today's world removed all the obstacles that slow down globalization and turned the world into societies which need each other and are in communication with. Improving trade and technology, triggered people demand to move and travel to different parts of the world and thus air transportation became the most reliable, minimizing the distance quickly option. In a globalizing world, establishing several bodies about civil aviation became necessary in order to form the standards in quality, safety, hygiene, navigation systems, the training of aviation personnel and the purpose of implementing aviation activities in the maximum safety and quality. In this study, the overall structure of the civil aviation, the history of aviation in Turkey, Turkish foreign policy and policy components are examined, focusing onto Turkish Airlines Incorporate Company, established in 1933, with the name of Governmental General Management. In this regard, whether new opened THY destinations is parallel with Turkish foreign policy followed is determined, with an insight to effectiveness of politicians at intra-firm decisions. And also discussed, THY the undertook ''Soft Power'' mission of Turkey or not. In the conclusion, the idea of private entities other than Turkish Airlines (THY) undertaking similar missions is suggested. Meanwhile, need of encouraging aviation sector that grows rapidly is mentioned. Keywords: THY, Soft Power, Foreign Policy, Civil Aviation

AirlinesAirline transportAviation+7
Sibel Bilkay
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The role of religion in Iranian foreign policy as a soft power in the Middle East

Middle East lies in a geopolitical area which has gained attraction of the regional and the global powers throughout the history. This region is the connecting bridge between Asia, Europe and Africa, which encompasses different nationalities and religions and till today it has been politically unstable mainly because of direct and indirect religious conflicts. After Islam and its division into two main sub groups by the name of Sunni and Shia, this process continued and till today competition between the two groups Sunnis and Shias has been carried on in the Middle East. Iran Islamic Revolution happened as a remarkable evolution in the Shia-centric community of Iran and after that the leaders of Iran did not focus only in their internal affairs, but rather shifted their concentration on regional politics, particularly through Shia Revolutionists in order to play a considerably active role in the Middle Eastern region. Iran got an active position in the world, especially in the Middle East, after the revolution as a Shia-centric community. Different educational, cultural and political activities of Iran outside its borders are clear examples of Iran's international actions after the revolution. This thesis is based on the research regarding the methods and approachs that Iran has used to expand its borders and influence in the Middle East. It also investigates the elements and factors which Iran has used to have influence over the Middle East. The main objective of this thesis is to investigate and search on foreign politics of Iran and the usage of religion as a soft power in the Middle East. In this essay the religious factors of Iranian politics would be researched and the way it is used. In addition to these, this essay would research about the political and cultural opposition between Iran and other countries in the Middle East. After investigating about the usage of religious factors of Iran in the Middle East, the role of Iran as a regional power and a pro-Shia in the Middle East will be discussed. It will be clarified how Iran has used the Shia factor as a tool in order to reach its political and cultural aims in the Middle East. Keywords: Religion, Revolution, Cultural Struggle, Shia, Soft power, Middle East

SectsMiddle East policyMiddle East+5
Sadruddın Ebrahımı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of the Taliban reappearance on Afghanistan foreign policy on Pakistan during Hamid Karzai period

This thesis focuses on the foreign policy of Afghanistan towards Pakistan, especially in terms of the impact of the Taliban's reappearance on the foreign policy of Afghanistan towards Pakistan during Hamid Karzai's period. The main aspects behind the controversial relations with Pakistan, are further analyzed within the two phase. The thesis answers the questions of 'what impactful factors have determined Afghan foreign policy towards Pakistan' and 'how Islamic fundamentalism is used as a soft power instrument of Pakistan foreign policy towards Afghanistan'. Qualitative analysis is employed within this research on the basis of the political and historical developments in Afghanistan within the designated periods-from 1947 to 2001 and the latter being 2001 to 2014. This thesis consists of five main sections. First section gives a general framework on the study. Second chapter defines some key concepts like fundamentalism, soft power, Afghanistan's historical background and Afghanistan foreign policies doctrine. Third chapter presents historical background of Afghanistan's foreign policy toward Pakistan in consideration with the international developments such as bipolar era, Cold War and 9/11 events with a brief overview of the relations of the two countries in relation to Afghanistan's historical and political developments. Furthermore in this section it attempts to explain the main factors that have influenced the two nation's relations within both periods-the Durand Line and the Pashtunistan problem. However, in the following years, while maintaining the real problem, new problems emerged. Such new problems include the Taliban terrorist organization, India-Afghanistan relations, Transit issue problem and Water sharing problem. Fourth chapter presents the impact of Taliban reappearance as the most influential factors on Afghanistan's foreign policy on Pakistan in Hamid Karzai's period, especially in explaining the role of Taliban fundamentalist group as soft power in instrument of Pakistan's foreign policy toward Afghanistan. Furthermore, it attempts to explain the impact of what is termed as 'Pakistani double game' on the Afghanistan's peace process. It focuses on interesting phenomena played by both Pakistan and the international players within the region. Since Pakistan's establishment, the nation has exercised political intervention in the Afghanistan internal affairs, and thus, weakening the central government in Kabul as an approach in overcoming the controversial problems between the two nations. In order to solve and exercise control within the mentioned problems, Pakistan has been using fundamentalist groups such as Mujahedeen groups which had close ties to her and later on the Taliban. In conclusion, analysis on how the post reappearance of the Taliban served to worsen the two neighboring nations' already weak relations are provided. Pakistan's use of fundamentalism as a soft power in its foreign policy following the 9/11 September has further fragmented the weak relations with Afghanistan. Keywords: Afghanistan, Foreign Policy, Fundamentalism, Pakistan, Soft Power, Taliban.

AfghanistanFundamentalismKarzai, Hamid+5
Ezatullah Afzalı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of Turkish public diplomacy in sub Saharan Francophone African countries on the brand image of Turkish Airlines: A quantitative research about Turkish Airlines as a soft power tool

Turkish Airlines was founded as a state airline, and today, 49% of the airline belongs to the Republic of Türkiye. From the very beginning, Turkish Airlines acted in accordance with Turkish foreign policy even though it prevented the airline from making a profit. The purpose of this research is to understand the Government-Airline relations within the scope of Turkish Public Diplomacy's effects on Turkish Airlines' brand image with scientific methods. This study aims to understand the relation between Turkish image, Türkiye's image, and Turkish Airlines' image on the continent. To base this study on a scientific basis, a survey is conducted in Istanbul Airport between 24-27th of December 2021 with 126 Sub-Saharan African participants. Results are analyzed by SPSS. The study clearly reveals that there is a positive linear correlation between the images of Türkiye, Turkish people, and Turkish Airlines in African people. It can be concluded that the Turkish Government's longlasting policies and activities in African countries have a positive effect on Turkish Airlines' brand image. Keywords: Brand image, Public diplomacy, Soft Power, Turkish Airlines

AfricaAfrican countriesPublic diplomacy+6
Emin Aslan
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of economic and political relations on Turkish Airlines' route decisions

This thesis research aims to put a clear understanding on strategic decisions and activities of Turkish Airlines as a part of the public diplomacy, in other words, soft power. Since the 1980s, Turkish Airlines made an important contribution to Turkish foreign policy. The company has often been used as a tool of public diplomacy. This situation increased significantly after the declaration of the Africa Opening Policy. The objective of this study is to investigate the relationship between economic and political decisions made by Turkish authorities and the private sector and the strategic decisions of Turkish Airlines. For this purpose, an analysis of data considering 9 countries which are Colombia, Latvia, Sri Lanka, Tanzania, Cameroon, Mali, Madagascar, Chad and Ghana, is conducted to figure out whether there is such a relationship. The findings suggest that, there is a positive correlation between traffic numbers and foreign trade. However, a significant result can be obtained by adding revenue per flight, detailed passenger number and increase in the sample countries. Both values, traffic numbers and export level increased significantly after the opening of the embassy in the chosen countries, these actions were supported by other means of soft power such as TIKA and DEIK.

Economic relationsAirlinesPublic diplomacy+7
Anıl Burak Özen
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Amerika Birleşik Devletleri dış politikasının iletişim ve kültür boyutu

ABD Dış Politikası, gerek dayandığı ideolojik ve teorik arka plan gerekse tarihi dönemler içinde geçirdiği dönüşümler açısından çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Ancak en az bu yapı kadar ilgi çekici olan, ABD dış politikasının inşası, uygulanması, temsili ve ABD'nin sahiplendiği değerlerin uluslararası topluma taşınması gibi amaçlarla kullanılan iletişim ve kültür stratejileridir. Bu tez, ABD dış politikasının askeri ve ekonomik stratejilerden ibaret olmadığı; iletişim ve kültüre dayalı stratejilerin ABD dış politikasında güçlü bir alan ifade ettiği önermesi etrafında şekillenmiştir. Yumuşak güç, kamu diplomasisi, kültürel diplomasi gibi kavramlar, tezin içerdiği tartışmaların merkezi niteliğindedir. ABD'nin uluslararası alandaki kimlik inşası, farklı coğrafyalardaki toplumlar tarafından nasıl resmedildiği; yürüttüğü politikalara ilişkin meşruiyet kazanma çabaları, sahiplendiği değerlerin temsili, kültürel hegemonya gibi başlıklar bu stratejilerin hedefleri arasında irdelenmiştir. Çalışma boyunca, bu stratejilerin zaman içindeki dönüşümleri, hangi dış politik yaklaşımlarla uyumlu oldukları, hangi kültürel alanların araçsallaştırıldığı ve sert güce kıyasla dış politika bütününde kapladığı alanın büyüklüğü sorgulanmıştır. Bulgular, tarihsel dönemler arasında dikkate değer değişimlerin varlığına; bu değişimlerin ilgili dönemde takip edilen ideolojik yaklaşımlarla uyumlu olduğuna; yumuşak güç stratejilerinin soğuk savaş sonrası dönemde güçlendiğine; Hollywood sineması, TV dizileri, eğitim, burs ve değişim programları, insani yardımlar, kalkınma fonları, bilim ve sanat merkezli çalışmaların kültürel diplomasi bağlamında araçsallaştığına işaret etmektedir. Bunun yanı sıra dış politika - medya ilişkisi irdelenmiş; propaganda - denetim dengesi sorgulanmıştır. Medyanın bu iki işlevinin yöntemleri tartışılmıştır. Bulgular medyanın hem hükümetlerin toplum üzerindeki rıza inşası ve meşruiyet arayışına hem de toplumun politika yapıcılar üzerindeki denetim ve baskı talebine hizmet ettiğine; bu çift yönlü işlevin çeşitli politik dinamiklerle ilişkisine işaret etmiştir. Çalışmada literatür tarama yöntemi izlenmiş, bununla birlikte çeşitli vakalar ve filmler incelenmiştir.

Akıllı güçAmerika Birleşik DevletleriDış politika+4
Ulaş Odabaşı
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında Türk dış politikasında yumuşak güç uygulamaları

Güç kavramı gerek Siyaset Bilimi'nin gerekse Uluslararası İlişkiler'in merkezindeki bir kavramdır. Siyasette gücün dönüşümü sonucunda ortaya çıkmış olan yumuşak güç kavramı ve buna getirilen eleştirilere de bakılmış ve Ak Parti dönemindeki yumuşak güç uygulamaları önemli bir çalışma alanı olarak görülmüştür. Çalışmada; eksen kayması tartışmaları da dikkate alınarak, Afrika'ya yönelik faaliyetlerin analiziyle araştırmaya sınır kazandırılmış ve özgün sonuçların elde edilmesi sağlanmıştır. Çalışmanın temel savı; Ak Parti'nin yumuşak güç uygulamaları olarak nitelendirilen faaliyetleri, Afrika örneğinde incelendiğinde bu coğrafya ile geliştirilen ilişkiler, değişen dünya konjonktürü ve düzeni sonrasında ortaya konulan çok yönlü bir dış politika tercihinin sonucudur. Türkiye'nin dış politikadaki uygulamaları, yaklaşımı ve diğer aktörlerin tarihi süreçteki ve günümüzdeki uygulamaları dikkate alınarak yumuşak güç kavramı irdelenmiştir. Literatür taraması sonrası, yumuşak güç kavramının, bazı aktörlerin kıtaya karşı gösterdiği sömürgeci anlayışın devamında gelişen, bu anlayışın günümüzde form değiştirmiş hali olduğu düşünülmüştür. Türkiye'nin ilişkilerde kullandığı dil ve uygulamalarının içeriğinin ise farklı özellikler taşıdığı görülmüştür. Bu tespit sonrasında, Türkiye'nin yaklaşımını karşılayacak, adaptif güç olarak tanımlanan farklı bir güç tanımlaması önerilmiştir. İlk bölümünde araştırmanın problemi ve yöntemi, ikinci bölümde, güç ve çeşitleri ele alınarak teorik çerçeve oluşturulmuştur. Üçüncü bölümünde Türk dış politikası dönemlere ayrılarak incelenmiş, genel özellikleri belirlenmiştir. Dördüncü ve Beşinci bölümde ise, söz konusu dönemdeki yumuşak güç uygulamaları ve Afrika örneklemi üzerindeki uygulamalar analiz edilmiştir. Tez çalışması, "Değerlendirme ve Sonuç" kısmı ile tamamlanmıştır.

Adalet ve Kalkınma PartisiAfrikaEksen kayması+5
Tuba Özbilen
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çin'in yumuşak güç stratejisi çerçevesinde Afrika ile olan ilişkileri

Çin Halk Cumhuriyeti'nin son kırk yılda gösterdiği ekonomik gelişim, eşi benzeri olamayan bir kalkınma örneği olarak kayıtlara geçmiştir. Öyle ki bundan elli yıl önce dünya ekonomisi için hiçbir şey ifade etmeyen Çin, artık kendini dünyanın bir numaralı ekonomisi olmaya hazırlamaktadır. Bir ''küresel güç'' olarak gücünü daha fazla artırmanın yollarını arayan Çin, hammadde ve pazar arayışlarını Afrika kıtasında yoğunlaştırmıştır. Kıtanın her ülkesine gitmiş olmasına rağmen zengin kaynakları ve stratejik limanları nedeniyle özellikle Sahra Altı Afrika ülkeleriyle ilgilenmiştir. Batılı ülkelerinin yüzyıllar boyunca sürdürdükleri sömürgecilik faaliyetlerinden dolayı sahip oldukları zenginliği kullanamayan Afrika ülkeleri, son yirmi yılda Çin ile ilişkilerini geliştirerek ekonomik kalkınma, altyapı, sağlık alanlarında önemli aşama kaydetmiştir. Ancak Çin'in kıta genelindeki faaliyetleri kimi yerel kaynaklar ve uluslararası toplumda ''sömürgecilik'' faaliyetleri olarak algılanmıştır. Bu nedenle Çin, gerek kıta genelinde gerekse de uluslararası düzlemde 'Yumuşak Güç' araçlarını aktif bir şekilde kullanarak akılları ve kalpleri kazanmaya çalışmaktadır. Bu çalışma, Çin'in Sahra Altı Afrika'daki yumuşak güç uygulamalarına ve alternatif bir kalkınma modeli olma çabalarına odaklanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çin, Sahra Altı Afrika, Güç, Yumuşak Güç, Yeni-Sömürgecilik

AfrikaGüçSahraaltı Afrika+6
İnan Özdemir
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'nin kamu diplomasisi aracı olarak eğitim diplomasisi: İstanbul ili örneği

Eğitim diplomasisi, bir ulusun küresel etkisini artırmada önemli bir rol oynayarak kamu diplomasisinin önemli bir bileşeni olarak ortaya çıkmıştır. Eğitim değişim programları aracılığıyla devletler, kendi eğitim sistemleri, kültürel zenginlikleri ve bilimsel çalışmalarını uluslararası arenada tanıtarak diğer devletlerle karşılıklı öğrenme ve anlayış ortamı oluşturmaktadırlar. Bu araştırma, eğitim diplomasisinin bir devlet için olumlu ve kalıcı bir imajın geliştirilmesine nasıl katkıda bulunabildiğini ortaya koyarak eğitim almak için Türkiye'ye gelen uluslararası öğrencilerin Türkiye algısını İstanbul örneğine odaklanarak incelemektedir. Devletlerin uluslararası öğrencileri çekme veya değişim programlarına entegre eğilimleri, kamu diplomasisi aracı olarak eğitim diplomasisinin önemini göstermektedir. Eğitim diplomasisinin önemli bir yönü olan eğitim değişim programları, uluslararası öğrencilere ev sahibi ülkeyi doğrudan deneyimleme fırsatı sunarak önyargısız bir algıya yol açabilmektedir. Bu programlar, devletler arası ilişkilerin iyileştirilmesi ve karşılıklı anlayışı artırmaları dolayısıyla önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Bu programlara katılan uluslararası öğrenciler, ev sahibi ülkenin dilini, kültürünü ve entelektüel başarılarını dünyaya tanıtan kültürel ve akademik elçiler olarak hizmet etmektedirler. Türkiye de, eğitim gören uluslararası öğrenci sayısını artırmaya odaklanarak eğitim diplomasisine aktif olarak katılmaktadır. Türkiye, çeşitli burs ve değişim programları aracılığıyla dilini, kültürünü ve akademik tekliflerini tanıtmayı ve böylece küresel imajını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu noktada çalışmada uygulanan anket ile Türkiye'nin yumuşak gücünü ölçmede eğitimin rolü bilimsel olarak analiz edilmektedir.

Eğitim diplomasisiKamu diplomasisiUluslararası öğrenciler+1
Mehmet Özek
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu diplomasisi açısından Türk yapımı tarihi dizilerin yurtdışı izleyiciler üzerindeki etkilerinin analizi

Devletlerin hedeflerine ulaşmaları için ihtiyaç duydukları gücün doğası tarihsel süreçte birçok faktöre bağlı olarak değişmiş, aynı zamanda politika yapımı da devletlerin tekelinden çıkmıştır. Tüm bu değişen dinamikler, günümüzde kamuoylarının uluslararası politikada önemini arttırmıştır. Bu doktora tezi de dünyanın birçok ülkesine ihraç edilen ve yabancı kamuoyları tarafından beğeniyle takip edilen tarih konulu Türk televizyon dizilerinin aynı zamanda Türkiye'nin yumuşak gücüne katkı sağlayıp sağlamadığını araştırmayı hedeflemiştir. Bu bağlamda araştırma için seçilen üç tarihi Türk dizisi, ihraç edildiği ülkelerde hem elit kesimler hem de kamuoylarında yapmış olduğu yankılar açısından değerlendirilmiştir. Çalışma alanı olarak seçilen üç farklı bölgede (Latin Amerika, Balkanlar, Orta Doğu) medyaya yansıyan yorumlar, izleyicilerin dijital platformlarda yaptığı yorumlar ve akademisyenlerin konu ile ilgili yaptığı çalışmalar üzerinden yapılan geniş bir söylem analizine ek olarak anket çalışması da yapılmıştır. Çalışmaların bulguları ile hedef kamuoylarını söz konusu diziler vasıtası ile etkileme ve Türkiye'ye yönelik tarihsel travmalardan kaynaklı önyargıların yumuşatılma kapasitesi olup olmadığı, en nihayetinde Türkiye'nin Kamu Diplomasisi açısından değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hedeflenmiştir. Hem olumlu hem de eleştirel yorumlar analiz edilerek gelecekte yapılabilecek benzer kamu diplomasisi uygulamalarının daha başarılı sonuçlar getirebilmesi adına önerilerde bulunulmuştur.

Kamu diplomasisiKültürel diplomasiTürk televizyon dizileri+1
Füsun Kayan Ardaman
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Soft power and conflict transformation: The case of Taiwan

This thesis examines the role of soft power in conflict settings and its impact on the transformation of conflict. The research is aimed at drawing a theoretical framework that would depict the relationship between the use of soft power and conflict transformation. The Taiwan conflict is chosen for elaboration as the case study.The general proposition is that the use of soft power in conflict settings paves the way for the transformation of conflict, as it is observed in Taiwan case. The following research questions are answered: Does increasing use of soft power make the way for conflict transformation? In what direction has the Taiwan conflict been influenced by the increasing use of soft power by the parties? To what extent does the use of soft power by the PRC and Taiwan affect the future of the conflict between them? The main contribution of this thesis is that it generates a middle-range theory that identifies the relationship between two concepts, soft power and conflict transformation, with a constructivist approach to the Taiwan conflict. Keywords Soft power, conflict transformation, China, Taiwan, constructivism

Regional conflictsTaiwanInternational relations+5
Tural Ismayılzada
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir yumuşak güç aracı olarak ulus markalaşması: Türkiye ve Kolombiya örnekleri

Profesör Joseph Nye, modern devletlerin rekabetçi serbest piyasada daha alakalı olması için doğal ve benzersiz varlıklarını kullanarak uluslararası arenada ilgi çekici olmalarını ve ikna etmelerini nasıl kullanabileceğini açıklamak için 1990'da "yumuşak güç" terimini kullandı. Yumuşak Güç, yine de, yeni bir güç yüzü olan özünde, nispeten yeni ve soyut bir kavramdır. Bu yeni güç durumundan tam olarak yararlanmak için, Ülke Markalama disiplini geliştirilmiştir, Ülkelerin çekiciliğinin gücünü tam olarak toplamak ve dünyaya en basit ve açık yoldan sunmak. Ülkelerin bu yeni disipline yaklaşma şekli ülkeden ülkeye değişmektedir. Bu nedenle, bu tez iki ülkenin bir örneğini aldı - Kolombiya ve Türkiye- Her iki ülkenin stratejilerinin zaman içindeki gelişimini analiz etmek ve alınan farklı yaklaşımları açıkça görmek için çok farklı geçmişlere, kültürlere ve tarihsel sorunlara sahip ülkeler. Bunu yapmak için, bu araştırma projesi, Ülke Markalaşmasını disiplinlerarası bir çalışma alanı olarak anlamak için Kamu Diplomasi teorisi, kamu yönetimi ve Uluslararası ilişkiler teorilerini temel almıştır, ve eğer ülke markalaması iyi uygulanırsa, yeni bir propaganda yüzü olmadığını gösterin. Anahtar Kelimeler: Ülke Markası, Ulus Markası, Yer Markası, Kamu Diplomasi, Türkiye, Kolombiya, Yumuşak Güç, Liberalizm, Neoliberalizm ve Uluslararası İlişkiler

Kamu diplomasisiKolombiyaTürkiye+6
Francısco Nıcholls Smıth
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Turkish Airlines as a soft power tool in the context of Turkish foreign policy

The aim of the thesis is to demonstrate the close relationship between Turkish Airlines and Turkish foreign policy. Overall, it is found that Turkish Airlines as a national airline company has always been affected by the developments in Turkish foreign policy in history. However, since the 1980s Turkish Airlines has been openly used by Turkey as a foreign policy tool to facilitate its opening up to new countries, regions and continents. It is also suggested that despite the privatization of Turkish Airlines, the Turkish state is still very influential in the decision-making process that manifests itself in the area of foreign policy. In that sense, Turkish Airlines acts in accordance with the two main pillars of Turkey in the Middle East, which are establishing visa free travel and signing free trade agreements with the countries in the region. Furthermore, Turkish Airlines is a major tool of Turkey?s opening to the African continent not only with its flights but also its contribution to humanitarian aid. In the former Soviet Union and the Balkans, Turkish Airlines contributes to Turkey?s political, economic and cultural potential to develop close ties with the countries that declared their independence in the post-Cold War period. The involvement of Turkish Airlines in those regions parallel to the developments in Turkish foreign policy adds up to Turkey?s attraction in the minds of foreign people. Hence, Turkish Airlines as a national airline company has become a soft power tool that promotes Turkey?s image and the ability to influence the behavior of others to get the outcomes that it desires.

AfricaBalkansSoviet Union+5
Orçun Selçuk
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Ülke imajının Türkiye'yi ziyaret etme niyeti üzerine etkisinde yumuşak güç unsurlarının düzenleyici rolü: Çin pazarı

Destinasyon imajının bir ülkeyi tekrar ziyaret etme niyeti üzerinde belirleyici ve açıklayıcı bir rolü bulunmaktadır. Buna karşın bir ülkenin turistik cazibesinden doğan destinasyon imajına ek olarak, ülkenin uluslararsı ilişkiler açısından inşa ettiği siyasi cazibesi de ülkeyi tekrar ziyaret etme niyeti üzerinde etkili olabilmektedir. Herhangi bir ülkenin kültürünün diğer ülke vatandaşları üzerinde hayranlık uyandırması, ülkenin; evrensel insani değerlere olan bağlılığı, dış politikasındaki söylem ve eylemlerinde meşruiyet arayışı, o ülkeye yönelik olumlu imajı ve algıyı pekiştirebilir. Bu varsayımdan hareketle araştırmanın amacı, destinasyon imajı ile Türkiye'yi tekrar ziyaret etme niyeti arasındaki ilişkide yumuşak güç unsurlarının (kültür, siyasi değerler ve dış politika) düzenleyici etkisinin olup olmadığının açığa çıkarılmasıdır. Araştırma, Türkiye genelindeki muhtelif turizm destinasyonlarından kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen Çinli turistlere yüz yüze anket toplama tekniği uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Toplamda 270 anket analize tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda, destinasyon imajı ile Türkiye'yi tekrar ziyaret etme niyeti arasındaki ilişkide yumuşak gücün her üç unsurunun da düzenleyici etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, Çinli turistlerin Türkiye'ye dair yumuşak güç algılarının yüksek olması durumunda, turistlerin destinasyon imajına olumlu bakışları arttıkça, Türkiye'yi tekrar ziyaret etme niyetlerinin de arttığı görülmüştür. Benzer bir şekilde, Çinli turistlerin Türkiye'ye dair yumuşak güç algıları düştükçe Türkiye'yi tekrar ziyaret etme niyetleri de azalmaktadır. Sonuç olarak, Destinasyon imajı ve yumuşak güç unsurlarının ikisi birlikte, araştırma modelinin bağımlı değişkeni olan Türkiye'yi tekrar ziyaret etme niyeti üzerinde aynı yönlü ve özellikle birlikte kullanıldığında daha güçlü bir etkiye sahiptir.ldurulacaktır.

DestinasyonTekrar gelme niyetiYumuşak güç+4
Emin Güleç
Balıkesir University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yumuşak güç bağlamında Türkiye'de uluslararası kültür enstitüleri

19. yüzyılda Alliance Française ve Dante Alighieri Cemiyeti ile ilk uygulamaları başlayan hükümet destekli uluslararası kültür enstitüleri 21. yüzyıla gelindiğinde ülkelerinin yumuşak güçlerinin önemli bir enstrümanı hâline gelmiştir. Önceleri uluslararası alanda sürdürülen kültürel tanıtım faaliyetlerine ve dil eğitimine yeterince önem vermeyen, bunun yerine sadece sert güce yatırım yapan ülkeler bile içinde bulunduğumuz çağda yumuşak gücün öneminin farkına varmıştır. Buradan hareketle günümüz küresel neo-liberal dünyasında bir ülkenin maddi ve beşerî kaynak ayırıp neden kendi dilini, kültürünü, sanatını diğer ülkelere anlatma gereği duyduğu bu çalışmanın sorunsalıdır. Bu bağlamda tezin amacı, literatürdeki yumuşak güç kavramından faydalanılarak uluslararası kültür enstitülerinin Türkiye'deki rol ve işlevlerini ortaya koymaktır. Çalışmada, bu enstitülerin kuruluş amaçları, politikaları ve faaliyetleri incelenmektedir. Böylelikle söz konusu enstitülerin varoluşsal işlevlerinin ve üstlendikleri rollerin anlaşılması amaçlanmaktadır. Bu çalışmada veri toplamak için literatür taramasının yanı sıra nitel araştırma yönteminin bir başka tekniği olan yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeden faydalanılmıştır. Elde edilen verilerden hareketle uluslararası kültür enstitülerinin hedef ülkelerin vatandaşlarını kendi ülkelerinin lehine etkileme, onların kalplerini kazanma, onlara karşı sempati ve olumlu imaj oluşturma amaçlarıyla kendi ülkelerinin dilinden sanatına kadar cezbedici bütün kültür araçlarından faydalanma biçimleri ortaya koyulmuştur.

GüçKamu diplomasisiKültür enstitüleri+4
Ahmet Akalın
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yakın dönem Türkiye-Suriye ilişkilerinde yumuşak gücün rolü

Türkiye son yıllarda dünyanın pek çok coğrafyasında yardım ve hibe programları yürütmektedir. Bu faaliyelerin büyüklüğü, yaygınlığı ve çeşitliliği, Türkiye'nin eskiye göre dış politikada yumuşak güce daha fazla başvurduğunu göstermektedir. Yardım faaliyetlerinin yoğunlaştığı coğrafyalardan biri de Suriye'dir. Ancak Türkiye'nin Suriye'de özellikle askeri olarak kontrolü altında tuttuğu bölgelere yönelik faaliyetlerinin yumuşak güç uygulaması olarak ele alınıp alınamayacağı tartışmalıdır. Bu bağlamda bu çalışma, Türkiye'nin Suriye'nin kuzey bölgesine yönelik kültürel faaliyetlerinin ve yardımlarının sıklıkla kullanılan yumuşak güç kavramı ile ifade edilip edilmeyeceği sorusunu sormaktadır. Bu sorunun yanıtı verilirken Türkiye'nin özellikle 2000'li yıllarda köklü dönüşümler geçiren Suriye politikaları gözden geçirilmekte, Türkiye'nin bu ülkedeki faaliyetleri de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bu çalışmada öncelikle güç, yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramları teorik olarak incelenmiştir. Daha sonra bu teorik tartışmanın ışığında Türkiye'nin Cumhuriyet tarihi boyunca yürüttüğü kamu diplomasisi faaliyetleri ve bu faaliyetlerin amaçları üzerinde durulmuştur. Türkiye'nin Suriye politikasının ve bu ülkede yürüttüğü faaliyetlerin daha iyi kavranabilmesi için Suriye'nin tarihi, etnik ve dini yapısı detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Yakın dönem Türkiye-Suriye ilişkileri ise, Arap baharı öncesi ve sonrası olmak üzere iki döneme yoğunlaşarak incelenmiştir. Son olarak, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine yapmış olduğu askeri harekatlar sonrası bölgede yürüttüğü faaliyetler üzerinde durulmuş ve bu faaliyetlerin yumuşak güç kavramının sınırlarını ne derece zorladığı tartışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Güç, Sert Güç, Yumuşak Güç, Yakın Dönemde Türkiye-Suriye İlişkileri.

GüçSert güçSuriye+6
Kurtuluş Erol
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of Kawaii culture on gender and Japan's national image

The aim of this thesis is to examine Japan's usage of kawaii culture as a soft power and to discuss whether it has been trying to change its worldwide image, while considering masculinity and femininity dimensions in culture. In this respect, historical progress and characteristics of Japan's kawaii culture will be analyzed, and the global effects of kawaii will be explained with examples. As a country with a high masculinity index, Japan always had a negative image of a tough, militarist nation. Recently, kawaii culture has been drawing attention with its feminine qualities and has sparked an interest both in Japan and around the world. Japanese government has also been contributing to the spread of kawaii culture and has made many attempts for that purpose. In this study, Japan in terms of masculinity and femininity dimensions will be analyzed and arguments about them will be evaluated. Emphasizing the importance of soft power, the influence of gender roles in Japan and kawaii culture will be studied, and as a result the direction of Japan on the international platform will be discussed. In order to discover to what extent Japan has achieved to replace its negative image with a positive one and affected gender role perceptions around the world, examples of kawaii's spread into other countries will be studied.

Gender rolesJapanese cultureJapan+5
Ebru Duman
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

German soft power in Turkey and the Balkans in the interwar era, 1918-1939

This thesis examines German soft power policies in the Balkans and Turkey in the Interwar Era. How certain German non-state actors such as the Messeamt, the Leipzig Trade Fair, chambers of commerce, ete. took the initiative and reestablished German economic presence in certain Balkan countries in the mid-192os in the absence of the Weimar government's support is discussed. How German economic drive in the Balkans gained speed following the proclamation of the New Plan in 1934 and how the Balkans played a decisive role in realizing Hitler' s rearmament venture by supplying Germany with various raw materials needed by German war industry are also examined. Similarly, how Turkish-German political, economic, military and cultural relations were re-established and developed in the Weimar period and what kind of changes came out in the bilateral relations and Germany' s soft power practices with the emergence of the Nazi rule in Germany are also addressed. Certain German soft power practices such as investments, student exchange programs, supporting the enıployment of German specialists and academicians in Turkey, arms trade, and using well-established German institutions in Turkey to achieve imperialist aims, ete. are examined in the light ofa variety of primary and secondary sources.

GermanyMilitary relationsBalkans+7
Mert Doğukan Perk
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

Turkey's soft power and public diplomacy in Bosnia-Herzegovina and Sandžak (2002–2017)

As an emerging regional power, Turkey's soft power and public diplomacy are attracting the attention of academia in recent years. One of the principal elements of Turkish soft power and public diplomacy are religious diplomacy run by Diyanet, today one of the strongest religious institutions in the Sunni World, student exchange diplomacy run by Turkiye Burslari, and a very vibrant city diplomacy run by the different municipalities and municipality unions, among which the most prominent is the Union of Turkish World Municipalities. For centuries Balkan peninsula was an area of interest for the Ottoman Empire and later for Turkey. The region serves Turkey as the only gateway to Europe. After a break during the Cold War, Turkey's active engagement in the region has been restored. Today it is possible to say that Turkey is back in the region. It is the soft power that has been the main tool of Ankara's influence in the region and public diplomacy lies at the core of that soft power. Public diplomacy institutions are serving as the visible face of Turkey's policies, ambitions, goals, and vision in the region. For that reason, analysis of the Turkish public diplomacy provides a clear insight into what Turkey's aims and potentials in the Balkans are.

Bosnia-HerzegovinaPublic diplomacySancak region+5
Jahja Muhasilovic
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Iranian soft power in Azerbajan and the Second Karabakh War

The various dimensions of Azerbaijan-Iran relations contain certain mechanisms of influence that the two states use against one another. One of these mechanisms is the projection of soft power by Iran onto Azerbaijan. This thesis focuses on the projection of soft power by the Islamic Republic in Azerbaijan through analyzing the available literature. Furthermore, the study makes a contribution to the literature by providing new knowledge about different kinds of Iranian soft power, which are categorized as religious and non-religious. Both methods of Iran's soft power projection are explored in detail and possible transformations of Iranian soft power in the context of shifting balance of power in the region after the Second Karabakh War at the end of 2020 are examined. To analyze Iranian soft power in Azerbaijan and the impact of the Second Karabakh War, this research uses two methods: expert interview and content analysis. Thus, it is intended that the thesis will give valuable insights into Azerbaijan-Iran relations and the use of soft power by the Islamic Republic while taking into consideration the consequences of the new balance of power in the region following the Second Karabakh War.

AzerbaijanNagorno-Karabakh WarKarabakh+6
Anar Imanzade
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Arnavutluk'ta uyguladığı kültür politikası ve Bektaşiler

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'yi Arnavutluk'ta temsil eden aktörler tarafından yapılan faaliyetlerinin, Arnavutluk ve Arnavut Bektaşileri üzerindeki etkisinin kültür politika çerçevesinde incelemektir. Bu bağlamda, aktörlerin faaliyetleri incelenmiş ve değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın geniş bir perspektif sunmasını sağlamak amacıyla Türkiye'nin faaliyetleri üzerinden değerlendirme yapılırken gözlem ve saha çalışması gibi yöntemler kullanılmış olup kurumların 2016-2022 tarihleri arasındaki yaptığı faaliyetler dikkate alınmıştır. Kültür politikası adına yapılan faaliyetlerin Türkiye'nin uluslararası arenada gün geçtikçe daha bilinir olması ve daha aktif bir rol oynamasında payı büyüktür. Türkiye'nin faaliyetlerinin en büyük kısmını Arnavutluk'ta başta Türk Büyükelçiliği, Yunus Emre Enstitüsü, Türkiye İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı, Türkiye Maarif Vakfı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Sivil Toplum kuruluşları yönetmekte ve sürdürmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin Arnavutluk'ta gerçekleştirmiş olduğu kültür sanat etkinliklerinden alt yapı ve ekonomik desteğe, eğitimden sağlık faaliyetlerine değin birçok alanda yapmış olduğu etkinlik neticesinde hem kültür politikasının yönetimini katkı sağlayıp hem de Balkan dış politikasında müttefik kazanılmasına yardım sağlamaktadır. Türkiye'nin Arnavutluk'taki aktif rolü ve iki ülke arasındaki istikrarlı ilişkiyi desteklemekte yürüttüğü faaliyeteler toplumun içinde var olan alt kimlik gruplarıyla ilişkilerini geliştirmeyi amaçladığı ve ülke tanıtımını yaparken ülkenin dünyadaki ve bölgedeki imajına olumlu yönde katkılar sunmaktadır. Bu çalışma sonucunda, Türkiye Cumhuriyeti'nin Arnavutluk'ta kültür politikalarına yön veren önemli aktör devlet kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin ve etkinliklerinin toplum üzerinde etkili olduğu görülmekte iken Bektaşiler üzerine bir faaliyeti sürdürülmemesi nedeniyle etkili ve belirleyici olmadığı görülmüştür. Türkiye'nin Arnavutluk'ta daha itibar kazanması ve ilerlemesi adına aktörlerin diploması faaliyetlerini ülke içinde bulunan gruplara ve kültürel çeşitliliğe göre yeniden düzenlenmesinin yararlı olacağı tespit edilmiş sonuç bölümünde önerilere yer verilmiştir.

ArnavutlukBektaşilerBektaşilik+6
Sena Absarılıoğlu
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects