Böbrek yetmezliği ile hastanede yatan hastalarda enfeksiyonların dağılımı ve klinik seyri
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Akut ve kronik böbrek yetmezliği ileri yaşla birlikte görülme insidansı artan, komplikasyon ve mortalite oranları yüksek hastalıklarıdır. Akut böbrek yetmezliği tüm hastane başvurularının %1-5'inde, yoğun bakım hastalarının ise yaklaşık %30'unda görülmektedir. Türk nefroloji derneği kayıtlarına göre akut böbrek yetmezliğinde en sık mortalite nedenleri; ilk sırada kardiyovasküler hastalıklar, ikinci sırada enfeksiyon hastalıkları ve takiben solunum yetmezliği ve serebrovasküler olaylardır. Hemodiyaliz hastalarında en sık mortalite nedenleri sırasıyla kardiyovasküler hastalıklar, malignite, serebrovasküler olaylar ve enfeksiyon hastalalıkları iken; periton diyalizi hastalarında en sık mortalite nedenleri sırasıyla kardiyovasküler hastalıklar, enfeksiyon hastalıkları ve serebrovasküler olaylardır. Türk nefroloji derneğinin kayıtlarına göre hem akut böbrek yetmezliği hem kronik böbrek yetmezliği hastalarında en sık mortalite nedeni kardiyovasküler hastalıkları iken; yapılan bazı çalışmalarda en sık mortalite nedeni enfeksiyon hastalıkları olarak dökümente edilmiştir. Böbrek yetmezliğinde enfeksiyonun tanısı, bozulmuş immün yanıt ve kronik inflamasyon varlığı nedeniyle güçtür. Böbrek yetmezliği, edinilmiş immun yetmezlik olarak da düşünülebilir. Hastalarda ciddi enfeksiyon olmasına rağmen ateş yükselmeyebilir, enfeksiyon bulguları daha silik olabilir. Bu çalışmada 2018 aralık-2020 mart tarihleri arasında Namık Kemal Üniversitesi'nde yatan akut ya da kronik böbrek yetmezliği ve enfeksiyon şüphesi olan 426 hasta takip edildi. Hastaların; demografik verileri, böbrek fonksiyon bozukluğu tipleri, böbrek fonksiyon testlerindeki progresyon, elektrolit imbalansı varlığı, karaciğer enzimleri, ateş ve diğer enfeksiyon parametreleri, idrardaki lökosit değerleri, kültür sonuçları, antibiyotik seçimi ve değişim gerekliliği, enfeksiyon odağı, mortalite durumu ve eşlik eden kronik hastalık ya da malignite varlığı kayıt altına alındı. Çalışmamızda böbrek yetmezlikli olgularda enfeksiyon varlığını ortaya koymada yardımcı olacak ve mortalite açısından yol gösterici olabilecek parametreler ortaya konmuştur. Çalışmamızın öne çıkan en önemli bulguları böbrek yetmezlikli olgularda enfeksiyon varlığını ortaya koymada prokalsitonindense CRP'nin daha etkin olduğu, AST ile enfeksiyon varlığı arasındaki pozitif korelasyon varlığı, böbrek fonksiyon testlerinin takibinin ve progresyon miktarının ortaya konmasının hem enfeksiyon varlığı hem mortalite göstergesi olması açısından önemi, böbrek yetmezlikli olgularda enfeksiyonlarda ateşin anlamlı olmadığı, kronik zemini olmayan ABYli olguların KBY olgularına göre daha yüksek mortaliteyle seyrettiği, DM-HT ya da malignensi varlığının tek başına mortaliteyi artırmadığı olmuştur.
Yazar
Semanur Özyılmaz Güven
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Semanur Özyılmaz Güven (Tıpta Uzmanlık Tezi). Böbrek yetmezliği ile hastanede yatan hastalarda enfeksiyonların dağılımı ve klinik seyri, 2020, Tekirdağ Namık Kemal University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Tekirdağ Namık Kemal University tezlerinden daha fazlası
- Arı poleni ile zenginleştirilmiş dondurmanın bazı fiziksel, kimyasal ve duyusal özelliklerinin belirlenmesi(2022)
- Küçük hücreli dışı metastatik akciğer kanserli hastalarda hematolojik parametre değişkenlerinin prognoz üzerine etkisinin değerlendirilmesi(2016)
- Kombine spinal epidural anestezi ile total diz protezi operasyonu olacak hastaların preoperatif bilgilendirilmesinin hasta anksiyetesi üzerine etkisinin araştırılması(2017)
- Ultrasonik pakimetri, speküler mikroskopi ve optik koherans tomografi ile ölçülen merkezi kornea kalınlık verilerinin karşılaştırılması(2017)
- Biaksiyel küçük kesi tekniği kullanılarak yapılan eliptik ve torsiyonel fakoemülsifikasyon yöntemlerinin karşılaştırılması(2017)
- Miyofasiyal ağrı sendromu ile vitamin D ilişkisi, D vitamini eksikliğinin yaşamsal parametreler üzerindeki etkisi(2017)