Gazi University
Discipline

Department of Educational Sciences

Gazi University

5,436

Archived Theses

5

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin öğrenci tanıma yeterliğine Enneagram kişilik tipleri hizmet içi eğitiminin etkisi

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin öğrencileri tanıma yeterliğine Enneagram kişilik tipleri hizmet içi eğitiminin etkisini incelemektir. Araştırmada ön test son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi İstanbul ili Beylikdüzü ilçesi devlet okullarında görev yapan ve hizmet içi eğitime katılmaya gönüllü olan 24 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Öğretmenlerin Öğrencileri Tanıma Yeterliliği Ölçeği, Enneagram Kişilik Ölçeği ve demografik özellikleri belirlemek için araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.00 for Windows paket programı kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubu katılımcılarının denkliğini belirlemek için bağımsız gruplar için t-testi kullanılmıştır. Deney grubu katılımcılarının öğrenci tanıma yeterliğine eğitimin etkisini ölçmek için de ön test ve son test puanlarına ilişkin bağımlı gruplar t testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda deney grubu katılımcılarının öğrenci tanıma yeterliğine Enneagram hizmet içi eğitimin pozitif yönde, anlamlı ve önemli etkisinin olduğu bulunmuştur. Kontrol grubu katılımcılarının öğrenci tanıma yeterliklerinde herhangi bir değişimin olmadığı tespit edilmiştir.

Hizmet içi eğitim programlarıKarakter tanımaÖğretmen yeterliliği
Gökçen Sağıroğlu Ten
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin okul iklimine etkisi (Erzurum ili örneği)

Bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin okul iklimine etkisini araştırmaktır. Bu genel amaç doğrultusunda araştırmada okul yöneticilerinin psikolojik sermaye ve bileşenlerinin düzeylerini belirlemeye, pozitif psikolojik sermaye düzeylerine ilişkin algıları ile okul iklimi arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığına ve psikolojik sermaye düzeylerine ilişkin algılarının cinsiyet, yaş, toplam iş deneyimi ve aylık gelir sosyo-demografik özellikleri açısından farklılık gösterip göstermediğine de cevap aranmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Erzurum ilinde devlet ve özel ortaokullarda görev yapmakta olan 327 okul müdürü oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcıların demografik bilgilerini edinebilmek için araştırmacı tarafından oluşturulan ''Anket Formu'' uygulanmış sonrasında ise Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" ile Canlı, Demirtaş ve Özer (2018) tarafından geliştirilen "Okul İklimi Ölçeği" uygulanarak veriler elde edilmiştir. Pozitif psikolojik sermaye ölçeği ve okul iklimi ölçeklerinin güvenirliğini belirlemek amacıyla Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısına, her iki ölçeğin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Basıklık (Skewness) ve Çarpıklık (Kurtosis) katsayılarına, pozitif psikolojik sermaye düzeyinin okul iklimine etkisini belirleyebilmek içinse çok değişkenli regresyon analizi sonucuna bakılmıştır. Araştırmaya katılan yöneticilerin grup ortalamaları arasındaki farklılıkları saptamak için T-testi ve Anova analizi yapılmıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin ''Çok İyi'' düzeyde psikolojik sermayeye sahip olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin pozitif psikolojik sermayelerine ilişkin algı düzeylerinin sosyo-demografik özellikler açısından cinsiyet değişkenine göre ''psikolojik dayanıklılık'' alt boyutunun anlamlı farklılaştığı, yaş değişkeninin ''öz yeterlilik'' alt boyutu üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisinin görüldüğü, mesleki deneyim değişkeninin yöneticilerin pozitif psikolojik sermaye algıları üzerinde anlamlı bir etkisinin görülmediği ve gelir değişkeninin ''iyimserlik ve dışa dönüklük'' boyutları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Yöneticilerin pozitif psikolojik sermaye algılarının okul iklimini pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Alanyazın taramasında yurt içinde ve yurt dışında yapılan araştırma sonuçlarıyla yapılan çalışma sonuçlarının paralellik gösterdiğini söylemek mümkündür. Sonuç olarak yöneticilerin algıladıkları pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin okul iklimini ve alt boyutlarını anlamlı ve pozitif olarak etkilediği görülmektedir.

Hülya Tilkioğlu
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Proje okulunda görev yapan okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin dışlanmışlık düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, proje okullarında görev yapan okul yöneticilerinin liderlik stillerinin öğretmenlerin dışlanmışlık düzeyleri ile ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemi ile ilişkisel tarama modelindedir. Veri toplama aracı olarak Ferris, Brown, Berry ve Lian (2008) tarafından geliştirilen Kurum ve Erdemli (2022) tarafından Türkçeye uyarlanan "İş Yerinde Dışlanma Ölçeği" ile Akan, Yıldırım ve Yalçın (2014) tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Liderlik Stilleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri Gaziantep merkez ve ilçelerinde proje okullarında görev yapan öğretmenlere ölçekler uygulayarak elde edilmiştir. Örneklem büyüklüğü için öncelikle evrendeki öğretmen sayısı öğrenilmiştir. 2022 – 2023 eğitim-öğretim yılı Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü İstatistik Şubesi verilerine göre, Gaziantep il merkezinde proje okullarında görev yapan öğretmen sayısı (Şehitkâmil 738; Şahinbey 704) 1442' dir. Gaziantep ilçelerinde bulunan 10 proje okulunda görev yapan öğretmen sayısı (İslahiyede 167; Nizipte 314; Nurdağı 42) 523' tür. Gaziantep ilinin proje okullarında görev yapan toplam öğretmen sayısı 1965'tir. Araştırmanın birinci alt evreni olan 1965 proje okulu öğretmenini α = .05 anlamlılık düzeyinde, 443 öğretmenin temsil edebileceği varsayılmıştır. Bu örneklemin seçiminde "Basit tesadüfi örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS programından yararlanılarak yapılmıştır. Sorulara verilen yanıtların frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlere göre yöneticilerinin liderlik stillerine ilişkin algıları ile iş yerinde dışlanmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi için pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı testi yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin liderlik stili ve dışlanma düzeyine ilişkin görüşleri arasında cinsiyet, eğitim durumu, yerleşim birimi değişkenine göre anlamlı bir farklılığın bulunup bulunmadığı tespit amacıyla t-testi kullanılmıştır. Branş, kıdem ve mevcut okulda görev yapma süresi gibi değişkenlere göre anlamlı bir farklılığın bulunup bulunmadığı ise tek yönlü varyans analizi ANOVA testi ile test edilmiştir. Ayrıca anlamlı farklılığı bulunan sonuçlara post hoc testi yapılmıştır. Analiz sonuçları araştırmanın amacına uygun olarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda okul yöneticililerinin liderlik anlayışları ile dışlanma arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Serbest Bırakıcı ve Dönüşümcü Liderlik anlayışını sergileyen okul yöneticileri olduğunda öğretmenler kendilerini az dışlanmış ya da dışlanmamış hissederken Sürdürümcü liderlik anlayışı sergileyen okul yöneticisi karşısında öğretmenler kendilerini diğer liderlik türlerine göre daha dışlanmış görmektedirler. Araştırmanın diğer bulguları ise okul yöneticililerinin liderlik anlayışları ile dışlanma arasında ilişki araştırılırken bağımsız değişkenlerin etkisine bakılmıştır. Cinsiyet, yaş, eğitim durumu gibi bağımsız değişkenlerde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Branş bakımından sayısal branş öğretmenleri ve mesleki kıdem yılı 11-15 olan öğretmenler kendilerini daha dışlanmış görürken ilçelerde görev yapan öğretmenler merkezde görev yapan öğretmenlere kıyasla daha fazla sürdürümcü liderlik anlayışını benimseyen okul yöneticileriyle karşılaşmaktadır. Araştırma sonuçları doğrultusunda okul yöneticilerinin liderlik anlayışları ve iş yerinde dışlanma konularında daha derinlemesine bilgi edilmesini sağlayacak çalışmalar yapılabilir. Araştırmanın örneklemi sadece Gaziantep ili ile sınırlı kalmayıp diğer iller de araştırmaya dâhil olabilir.

LiderlikOkul yöneticileriProje okullar+2
Celal Murat Yavuz
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki çocuk gelişimi lisans programlarının incelenmesi

Bu araştırmada, Türkiye'deki uygulanan çocuk gelişimi lisans programlarının programın ögeleri bakımından incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca ulaşmak için çocuk gelişimi lisans programı bulunan üniversitelerin Bologna ders bilgi paketlerine erişilerek nitel araştırma yöntemlerinden "doküman analizi" yönteminden yararlanılarak incelenmiştir. Konuyla ilgili her üniversitenin çocuk gelişimi lisans programı için Bologna ders bilgi paketlerinde bulunan program yeterlilikleri, dersler ve derslerin öğrenme çıktıları, derslerin içerikleri, önerilen strateji yöntem ya da teknikler ile ölçme ve değerlendirme yaklaşımları bir araya getirilerek analiz edilmiştir. Program yeterlilikleri ve öğrenme çıktılarının analizinde Bloom ve arkadaşları tarafından oluşturulan Bloom Taksonomisi dikkate alınmıştır. Dersler ve derslerin içerik boyutunu analiz ederken Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesinin (TYYÇ) eğitim öğretim temel alanları ve Çocuk Gelişimi Lisans Eğitimi Ulusal Çekirdek Programı (ÇUÇEP) baz alınmıştır. Önerilen strateji, yöntem ya da teknik ile ölçme değerlendirme yaklaşımlarında sıklıklarına bakılmıştır ve tüm bulgular alanyazında tartışılarak sonuca varılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; analiz edilen çocuk gelişimi lisans programlarında program yeterliliklerin üst düzey eğilimlere yönelik olduğu ancak derslerdeki öğrenme çıktılarının alt düzey eğilimlere yönelik olduğu tespit edilerek program yeterlilikleri ile öğrenme çıktıları arasında uyumun istenilen düzeyde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Derslerde zorunlu derslerin ÇUÇEP'e göre biraz fazla çıksa da istenilen düzeyde olduğu kabul edilebilir. Zorunlu derslerin dağılımı ÇUÇEP'in önerdiği zorunlu derslere uygun iken seçmeli dersler farklılık göstermiştir. Ancak ÇUÇEP'te her üniversitenin kendi ihtiyaçları doğrultusunda karar verebileceğini belirtmiştir. Ders içeriklerinin TYYÇ eğitim öğretim temel alanlarından sağlık, eğitim bilimleri ve sosyal hizmet alanında dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Önerilen strateji, öğretim yöntem ya da tekniklerden öğretmen merkezli yöntem tekniklerin ağırlıkta olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ölçme ve değerlendirme yaklaşımları açısından da yoğunluğun geleneksel ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarında olduğu görülmüştür.

Ahmet Mert Demir
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim müfettişlerinin ders denetimine ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, eğitim müfettişlerinin ders denetimine ilişkin görüşlerini öğrenmek, değerlendirmek ve böylece varılan sonuçlar çerçevesinde çözüm önerileri geliştirmektir. Araştırmada nitel yöntem kullanılmış ve veriler dört farklı ilde görevde bulunan otuz eğitim müfettişi ile yapılan derinlemesine görüşme yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın içerik analizleri, Nvivo nitel veri analizi programıyla yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, eğitim müfettişlerinin ders denetiminin tanımı, vazgeçilmezliği, eğitim müfettişleri tarafından yerine getirilmesi ve eğitim müfettişlerinin sürekli bir gelişim çabası içerisinde olmaları gerekliliğini güçlü bir şekilde vurguladıkları görülmektedir. Bunun yanında görev alanlarıyla karşılaştırıldığında eğitim müfettişlerinin sayılarının oldukça az olduğu; rehberlik/denetim çalışmalarıyla disiplin iş ve işlemlerinin nitelik itibariyle bir biriyle uyuşmayan faaliyet alanları olduğu, dolayısıyla bu alanlarda çalışacak eğitim müfettişlerinin ayrıştırılmalarının gerektiği; üniversitelerin eğitim yönetimi ve denetimi lisans programlarının tekrar açılmasının eğitim müfettişlerinin niteliklerini olumlu anlamda geliştireceği ve bu çerçevede eğitim müfettişlerinin lisansüstü eğitim almalarının da teşvik edilmesi gerektiği hususlarında büyük oranda görüş birliği içinde olunduğu anlaşılmaktadır. Denetim sürecinde ilgili tüm paydaşlarla birlikte çalışma gereği de çok fazla sayıda eğitim müfettişi tarafından vurgulanmıştır. Araştırma sonuçlarından, etkin bir ders denetimi için eğitim müfettişlerinin seçim ve yetiştirilme niteliklerinin artırılması, yeterli sayıda müfettiş görevlendirmesi ve ders denetim ölçütlerinin nesnel bir şekilde belirlenmesinin önemli olduğu anlaşılmaktadır.

Ömer Naci Diktaş
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin duygusal zekâ düzeyleri ile örgütsel sessizlik arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin duygusal zekâ algılarını ve örgütsel sessizlik algılarını belirleyerek aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel (korelasyonel) araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2023-2024 Eğitim- Öğretim yılında Ankara ili, Etimesgut ilçesindeki kamuya ait ilkokullarda ve ortaokullarda görev yapmakta olan 4369 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada "uygun örnekleme" yöntemi kullanmış olup 361 öğretmenden veri toplanmıştır. Verilerin toplanması için Pekaar, Bakker, Linden ve Born (2017) tarafından geliştirilen ve 2019 yılında Tanrıöğen ve Türker tarafından Türk kültürüne ve Türkçe'ye uyarlanan "Rotterdam Duygusal Zekâ Ölçeği" ve Kahveci ve Demirtaş (2013) tarafından geliştirilen "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlemeleri için; bağımsız örneklemler t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey testi ve Pearson korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenler duygusal zekâ ve örgütsel sessizliği "yüksek" düzeyde algılamaktadır. Öğretmenlerin duygusal zekâ düzeyleri cinsiyet, eğitim durumu, mesleki kıdem, yaş ve çalıştıkları kurumda geçirilen süre değişkenlerine göre farklılık göstermemektedir. Sadece eğitim kademesi değişkenine göre "Başkalarının Duygularını Değerlendirme" alt boyutunda ilkokulda çalışan öğretmenlerin puan ortalaması, ortaokulda çalışan öğretmenlerin puan ortalamasından daha yüksektir. Öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerinin ise cinsiyet, eğitim durumları ve çalıştıkları kurumda geçirilen süreye göre farklılık göstermediği; buna karşın mesleki kıdem, yaş ve eğitim kademesi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Buna göre 11-15 yıl kıdeme sahip öğretmenlerin 20-30 yıl kıdeme sahip öğretmenlere göre anlamlı olarak daha yüksek düzeyde sessiz kaldıkları belirlenmiştir. Yaş değişkenine göre ise örgütsel sessizlik ölçeğinin genelinden alınan puanlara bakıldığında 50 ve üzeri yaşta olan öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeylerinin; 21-30 yaş grubundaki, 31-40 yaş grubundaki ve 41-50 yaş grubundaki öğretmenlere göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu görülmüştür. Eğitim kademesi değişkenine göre ise ilkokul öğretmenlerinin sessizlik düzeylerinin örgütsel sessizliğin genelinde ve tüm alt boyutlarında ortaokul öğretmenlerine göre daha anlamlı olarak daha düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre öğretmenlerin duygusal zekâ düzeyleri ve örgütsel sessizlik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sadece Rotterdam Duygusal Zekâ Ölçeği'nde yer alan "Başkalarının Duygularını Kontrol" boyutu ile Örgütsel Sessizlik Ölçeği'nde yer alan "Okul Ortamı", "Duygu", Sessizliğin Kaynağı" ve "Izolasyon" boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü ve düşük düzeyde bir ilişki belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda bulgulara dayalı olarak önerilerde bulunulmuştur.

Furkan Can Çavdar
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki çağdaş Yunan dili ve edebiyatı lisans programlarının incelenmesi

Bu araştırmada, Türkiye'deki Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı lisans programlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma nitel araştırma modellerinde durum çalışması deseninde olup doküman analizi ile verileri toplanmış ve betimsel analiz yaklaşımıyla veriler incelenmiştir. Bu kapsamda Türkiye'deki üç farklı üniversitede bulunan Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı lisans programlarının bulunan üniversitelerin Bologna ders bilgi paketlerine erişilmiştir. Bologna ders bilgi paketlerinde program yeterlilikleri, dersler ve öğrenme çıktıları, ders içeriği, önerilen strateji, yöntem veya teknikler ile ölçme ve değerlendirme yaklaşımları derlenip analiz edilmiştir. Programın yeterlilikleri ve öğrenme çıktıları analiz edilirken Bloom'un oluşturduğu taksonomi dikkate alınmıştır. Derslerin içerikleri ve maddi boyutları incelenirken Türkiye Yükseköğretim Yeterlilik Çerçevesi'nin (TYYÇ) temel eğitim alanları ele alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre program yeterliliklerin neredeyse tamamı bilişsel ve duyuşsal alandandır. Dil ve edebiyatın tarihsel gelişimle iç içe bir yapıya sahip olması, Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı programlarında derslerin sıralamasını da şekillendirmiştir; bu doğrultuda önce dil, ardından tarih ve edebiyat, en son ise kültür derslerine yer verilmektedir. Bu derslerin dağılımı neredeyse yarı yarıya olacak şekilde seçmeli ve zorunlu dersler olarak dağıtılmıştır. Ders çeşitliliği oldukça yüksektir. Elde edilen sonuçlara göre en çok ifade edilen ya da kullanılan öğretim tekniği anlatım olup onu sırasıyla soru-cevap ve tartışma tekniği takip ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Ders içeriklerine bakıldığında, zorunlu ve seçmeli dersler yarı yarıyadır. Seçmeli ve zorunlu ders yoğunluğu dengededir. Ölçme ve değerlendirme de sadece yazılı ara sınav ve final uygulandığı belirlenmiştir.

Sıoule Gıousouf
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin matematiğe karşı görüş ve davranışları: PISA 2022'den kanıtlar

Bu araştırma, öğrencilerin matematiğe yönelik görüşleri ile matematiği öğrenmek için sergiledikleri davranışları belirlemeyi ve bu görüş ve davranışların bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2022 Türkiye örneklemi kullanılmıştır. Araştırmada 7.250 öğrenciye ait veriden yararlanılmıştır. Araştırmada nicel veriler ile çalışılmış veri seti uygun istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin matematiğe yönelik görüşleri ile bu derse ilişkin çaba düzeyleri frekans ve yüzde gibi betimsel istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Ayrıca, cinsiyet değişkenine göre gruplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla Mann-Whitney U testi uygulanmış; kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi gibi çoklu grupların yer aldığı değişkenler için ise Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Bulgular, öğrencilerin matematiğe yönelik görüşlerinin, kaygı odaklı olduğunu göstermiştir. Cinsiyet ile anne ve baba eğitim düzeyinin öğrencilerin kaygı düzeylerinde anlamlı farklılıklar oluşturduğu; kardeş sayısının matematiğe yönelik kaygı düzeyinde etkili olamadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin matematik öğrenmek için gösterdikleri davranışların olumlu çabalar içerdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyinin öğrencilerin matematiği öğrenmek için sergiledikleri davranışlarında anlamlı farklılıklar oluşturduğu da belirlenmiştir. Bu bulgulardan hareketle öğrencilerin matematik öğrenmek için belli bir düzeyde kaygıya sahip olmalarının matematik öğrenmek için gösterecekleri davranışları olumlu etkildiği söylenebilir.

Demografik değişkenlerMatematik eğitimiUluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı+2
Nur Serin Erel
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre yenilikçi okul ile okul etkililiği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen algıları doğrultusunda yenilikçi okul ile okul etkililiği arasındaki ilişkiyi incelemektir. İlişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen bu araştırmanın evrenini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde İstanbul ili Silivri ilçesindeki tüm resmi ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan 1728 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme metodu ile seçilen öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu kapsamda araştırmaya toplam 494 öğretmen dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Yenilikçi Okul Ölçeği" (Aslan ve Kesik, 2016) ve "Algılanan Okul Etkililiği Ölçeği" (Yıldırım ve Ada, 2018) katılımcılara uygulanmıştır. Bu çalışma kapsamında kullanılan ölçeklere ilişkin yapı geçerliği kanıtları doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile elde edilmiş olup, analizler Mplus 7.0 ve JASP 0.18.3 programlarında gerçekleştirilmiştir. Veri analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistik teknikleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, öğrenim durumu, branş ve çalıştıkları okul kademesi değişkenlerine göre yenilikçi okul algıları ve okul etkililiği algıları karşılaştırılmıştır. Bu görüşlerin karşılaştırılmasında T-testi ve tek yönlü ANOVA testlerinden faydalanılmıştır. Öğretmen algılarına göre yenilikçi okul ile okul etkililiği arasındaki ilişkinin düzeyi ya da miktarını ve yönünü açıklayabilmek için Pearson Korelasyon analiz testi uygulanmıştır. Anlamlılık testlerinde α=.05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin yenilikçi okula yönelik algıları, yenilikçi okul ölçeği ve tüm alt boyutlarında "orta" düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin yenilikçi okula yönelik algıları cinsiyet, yaş ve mesleki kıdem değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; öğrenim durumu, branş ve çalıştıkları okul kademesi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermiştir. Öğretmenlerin okul etkililiğine yönelik algıları, "biraz yüksek" düzeyinde bulunmuştur. Bu sonuç, öğretmenlerin okul etkililiği algılarının ortalamanın biraz üzerinde olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin okul etkililiği algıları cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve branş değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; öğrenim durumu ve çalıştıkları okul kademesi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermiştir. Öğretmen algılarına göre yenilikçi okul ile okul etkililiği arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yenilikçi okul, Okul etkililiği, Etkili okul, Öğretmen, Okul yönetimi

Eğitim yönetimiOkul etkililiğiOkul yönetimi+4
Gökhan Yaman
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ile PISA'da yüksek performans sergilemiş ülkelerdeki yönetici seçme, yetiştirme, atama ve hizmetiçi eğitim süreçlerinin karşılaştırılması

Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) tarafından yürütülen ve üye olmayan ülkelerin de katılım sağlayabildiği PISA değerlendirmeleri, uluslararası düzeyde eğitim sistemlerini karşılaştırmalı olarak analiz etmeye olanak tanıyan çok uluslu bir değerlendirme programıdır. Bu çalışmada, PISA sonuçlarına göre yüksek başarı gösteren ülkeler ile Türkiye'nin okul yöneticilerini seçme, atama, yetiştirme ve yer değiştirme süreçleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırma, Almanya, Danimarka ve Singapur örnekleriyle sınırlandırılmış; veri toplama yöntemi olarak literatür taramasına dayalı analitik karşılaştırma yöntemi (Bereday Modeli) kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, PISA'da başarılı olan ülkelerde okul yöneticiliğine ilişkin süreçlerin sistemli ve nitelikli kriterlere dayandığını ortaya koyarken, Türkiye'de bu alanda çeşitli yapısal eksikliklerin bulunduğunu göstermektedir. Türkiye'de okul yöneticisi adaylarına üniversite düzeyinde yöneticilik eğitimi verilmemesi, yönetici atamalarında farklı değerlendirme süreçlerinin bulunmaması, hizmet öncesi eğitimin uygulanmaması, hizmet içi eğitimin hem zorunlu olmaması hem de yeterli düzeyde planlanmaması, lisansüstü eğitim ve yöneticilik sertifikasının zorunlu tutulmaması temel eksiklikler arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda, Türkiye'de okul yöneticiliği süreçlerine ilişkin olarak lisansüstü eğitim ve yöneticilik sertifikası zorunluluğu getirilmesi, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimin yapılandırılması, değerlendirme süreçlerinin çeşitlendirilmesi ve eğitim liderliği anlayışının güçlendirilmesi yönünde politika geliştirilmesi önerilmektedir.

Tuğba Şahin
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin yaşam becerilerini edinmesinde yaşam becerileri ilkokul etkinlik kitabının etkisinin öğretmenlerin gözünden belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul düzeyinde yaşam becerilerinin kazandırılmasında kullanılan etkinliklerin etkililiğini değerlendirmek ve öğretmen görüşleri doğrultusunda bu etkinliklerin sınıf içi uygulamalar üzerindeki yansımalarını ortaya koymaktır. Araştırmada nicel veriler kullanılmıştır. Bu amaçla, öğretmenlere uygulanan anket aracılığıyla yaşam becerileri etkinliklerine yönelik tutum ve gözlemler ölçülmüş ve analiz edilmiştir. Araştırmaya Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde görev yapan ilkokul öğretmenleri katılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yaşam becerilerine yönelik hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin iletişim kurma, empati geliştirme, problem çözme, öz denetim sağlama ve iş birliği yapma gibi temel becerilerini desteklediği görülmüştür. Öğretmenlerin çoğu, etkinliklerin öğrencilerin günlük yaşamla bağlantı kurmasını kolaylaştırdığını ve olumlu davranış gelişimini desteklediğini ifade etmiştir. Bununla birlikte, bazı öğretmenler uygulamada günlük hayatta uygulayamama, materyallere ulaşamama ve etkinliklerin tüm kazanımları kapsamadığı yönünde sınırlılıklara da dikkat çekmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, yaşam becerilerinin öğrencilere etkili biçimde kazandırılabilmesi için yapılandırılmış ve uygulanabilir etkinlik içeriklerinin geliştirilmesi; öğretmen eğitimlerinin artırılması önerilmektedir. Ayrıca, yaşam becerilerinin kalıcılığını sağlamak adına uzun vadeli etki değerlendirme çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Yaşam becerileri programıÖğretmen görüşleriİlkokullar
Mine Ekmekciler
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kosova Prizren"deki okullarda öğretmen ve yöneticilerin epistemolojik inançları ve yenilik yönetimine ilişkin görüşleri

Bu araştırma, Kosova'da görev yapan Türk öğretmenlerin epistemolojik inançları ile yenilik yönetimi uygulamaları arasındaki ilişkiyi incelemiş ve bu değişkenlerin demografik faktörlere göre nasıl farklılıklar gösterdiğini anlamaya yönelik bir analiz sunmuştur. Çalışmada özellikle öğrenme süreci ve doğuştan getirilen epistemolojik tutumların, yenilik yönetimi ile nasıl bir etkileşim içerisinde olduğu değerlendirilmeye çalışılmıştır. Katılımcıların bilgiye ulaşımda esnek, sorgulayıcı ve deneyime dayalı yaklaşımlar sergiledikleri; bu yaklaşımların ise yenilikçi düşünceyi ve kurumsal gelişimi destekleyici nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Araştırma bulguları, öğretmenlerin epistemolojik inançlarının bireysel öğrenme süreçlerinin yanı sıra örgütsel yenilik faaliyetleri üzerinde de belirleyici bir rol oynayabildiğini ortaya koymaktadır. Öğrenmeye açıklık ve bilgiye sürece dayalı yaklaşım, proje yönetimi, stratejik planlama ve girdi yönetimi gibi alanlarda olumlu etkiler sağlamaktadır. Buna karşılık, öğrenme çabası ve bilginin kesinliği alt boyutlarında daha sınırlı ve değişken eğilimler olduğu gözlemlenmiştir. Özellikle bilginin değişebilirliği konusundaki esnek tutumlar, katılımcıların yaratıcı düşünmeye ve alternatif çözüm üretmeye daha açık olduklarını göstermektedir. Demografik değişkenler açısından yapılan incelemelerde, cinsiyet ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre epistemolojik inançlar ile yenilik yönetimi uygulamaları arasında belirgin bir fark gözlemlenmemiştir. Ancak kıdem yılı bağlamında, özellikle "bilginin kesinliği" alt boyutuna ilişkin yaklaşımlarda bazı farklılıkların ortaya çıktığı dikkat çekmektedir. 1–5 yıl deneyime sahip öğretmenlerle 15 yıl ve üzeri deneyime sahip öğretmenlerin bilgiye yaklaşım biçimlerinde belirli düzeyde farklılıklar olduğu görülmüştür. Ayrıca görev yapılan eğitim kademesine göre de benzer bir çeşitlilik gözlemlenmiştir. Ortaokul öğretmenlerinin bilgiye daha eleştirel ve süreç odaklı yaklaştıkları anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin epistemolojik inançlarının güçlü olması, yenilikçi düşünme, proje geliştirme ve örgütsel kültür oluşturma süreçlerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bununla birlikte, bireysel farklılıklar bu süreçlerde çeşitlilik ve zenginlik yaratmaktadır. Araştırma, özellikle eğitim kurumlarında epistemolojik farkındalığın artırılmasının ve yenilik yönetimi becerilerinin geliştirilmesinin birbirini desteklediğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, yöneticilere yönelik profesyonel gelişim atölyeleri, öğretmenlerin sürekli mesleki gelişim temalı hizmet içi eğitimler ve okul temelli yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılması gibi öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Epistemolojik inançlar, stratejik planlama, yenilik yönetimi

Bilge Şinik
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin denetim görevlerini yerine getirme düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı; öğretmen görüşlerine göre, "okul müdürlerinin denetim görevlerini yerine getirme düzeyleri"nin belirlenmesidir Araştırma, betimsel tarama modelinde nicel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini temsil edebilecek örnekleme ulaşmak için basit seçkisiz (random) örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Siirt ili merkez ve merkeze bağlı ilçe, belde ve köylerde bulunan resmi ilkokul, ortaokul ve ortaöğretimde görev yapan 1783 (bin yedi yüz seksen üç) öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Gündüz (2015) tarafından geliştirilen okul müdürlerinin denetim görevini yerine getirme düzeylerini belirleme ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlemesi ile öğretmenlerin görüşlerine göre, okul müdürlerinin denetim görevlerini "orta" düzeyde yerine getirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, okul müdürlerinin öğretmen görüşlerine göre sırasıyla en yüksekten en düşüğe doğru " fiziki mekânların denetimi ", "öğretmeni denetleme" ve "eğitim-öğretimi denetleme" alt boyutlarında denetim görevlerini yerine getirdikleri tespit edilmiştir.

DenetimDenetim sistemleriEğitim denetimi+3
Handan Görgün Karakış
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullardaki örgütsel sapma düzeylerinin öğretmen algılarına göre incelenmesi: Siirt örneği

Bu araştırmanın amacı, okullardaki örgütsel sapma düzeylerinin, öğretmen algılarına göre incelenmesidir. Araştırma açıklayıcı karma yöntemle desenlenmiştir. Araştırmanın nicel kısmında evreni 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2051 öğretmen oluştururken, bu evrenin örneklemini ise basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 529 öğretmen oluşturmaktadır. Nitel kısmında ise çalışma grubunu 40 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmında Aksu ve Girgin (2013) tarafından geliştirilen "Okullarda Örgütsel Sapma Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen bulgular betimsel analizler ve fark testleriyle yorumlanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre: Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sapma algıları bireysel, örgütsel ve genel boyutlarda "katılmıyorum-düşük"; etik boyutunda ise "kesinlikle katılmıyorum-çok düşük" düzeyinde algılandığı görülmüştür. Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sapma düzeylerine yönelik algılarında görev türü, branş, kıdem ve okul türünde anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür. Okullardaki örgütsel sapma düzeyini korumak ya da daha da düşürmek adına "mesleki yeterlilik, okul iklimi, iş birliği, kamu etiği, iletişim ve yönetsel destek gibi temaların öne çıktığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgüt, Sapma, Örgütsel Sapma, Okullar.

Eğitim kurumlarıOkullarSiirt+2
Ayhan Başdemir
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullardaki örgütsel politika algısı ile Herzberg'in çift faktör hijyen-motivasyon kuramı arasındaki ilişki

Bu arastırmanın amacı, öğretmenlerin, örgütsel politika algısı ve Herzberg Çift Faktör Kuramı iş motivasyonu algıları arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırma evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Siirt İl Merkezindeki resmi okullarda bulunan 2051 öğretmen; örneklemi ise basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 522 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Kacmar ve Ferris (1991) tarafından geliştirilen ve Mohan Bursalı (2008) tarafından Türkçe'ye çevrilen "Örgütsel Politika Algı Ölçeği" ve Herzberg Çift Faktör Kuramı temel alınarak Büyükgöz (2008) tarafından geliştirilen "İş Motivasyonu" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler istatistik programlarında organize edilerek, frekans tabloları, güvenirlik analizleri, t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Mann Whitney U, Pearson Korelasyon analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizleri yapılarak tablolaştırılmış ve test sonuçları p>0.05 hata düzeylerinde yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmen algılarının; örgütsel politika algısı alt boyutlarında orta düzeyde, iş motivasyonu hijyen alt boyut orta, motive alt boyut ise üst düzeyde olduğu görülmüştür. Örgütsel politika algısı alt boyutu olan çıkarcılık, yükselmek için gerekeni yapmak ve üst'ün ve çalışma arkadaşının davranışı alt boyutlar ile Herzberg çift faktör iş motivasyonu hijyen ve motive alt boyutları arasında negatif yönde, düşük düzeyde, yine örgütsel politika algısı alt boyutu olan örgüt politikaları ve uygulamaları ile Herzberg çift faktör iş motivasyonu hijyen ve motive alt boyutları arasında pozitif yönde, orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgütsel Politika Algısı, Motivasyon, Herzberg Çift Faktör Kuramı

HerzbergMotivasyonOkullar+3
Abdullah Acar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin politik yeti düzeyleri ile informel iletişimi kullanma biçimleri arasındaki ilişki

Bu araştırma okul yöneticilerinin politik yeti düzeyleri ile informel iletişimi kullanma biçimleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Ölçme araçları olarak "Politik Yeti" ve "Okullarda İnformel İletişim" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada evren Batman İl Merkezinde bulunan tüm resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 436 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmada örneklem basit seçkisiz örnekleme metodu ile seçilen 211 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular paket programda düzenlenerek, frekans tabloları, homojenlik istatistikleri, geçerlilik ve güvenirlik analizleri, One Way ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon analizleri tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, okul yöneticilerinin politik yetileri yüksek düzeydedir. Politik yetinin alt boyutlarından içtenliği en fazla, sosyal becerikliliği ise en az kullandıkları tespit edilmiştir. İnformel iletişimde en yüksek algı "İnformel İletişimin Kullanılma Sıklığı" ve "İnformel İletişimin Olumlu Sonuçları" alt boyutlarında görülmüştür. Yöneticilerin informel iletişimin diğer boyutlarını kullanmada temkinli davrandıkları söylenebilir. Okul türünün ve okulda çalışma süresinin politik yeti ve informel iletişim üzerinde anlamlı bir fark oluşturmadığı görülmüştür. Politik yetinin sosyal beceriklilik ve kişilerarası etki alt boyutlarında kıdem değişkenine bağlı anlamlı farklar tespit edilmiştir. Son olarak yapılan korelasyon analizinde politik yetinin geneli ve alt al boyutları ile informel iletişimin kullanılma sıklığı ve olumlu sonuçları arasında pozitif yönlü, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.

Okul yöneticileriSiyasal etkiSiyasi yönetim+4
Cuma Gülcü
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim çağındaki çocukların değer düzeylerine ilişkin anne-baba ve öğretmen görüşleri

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIN DEĞER DÜZEYLERİNE İLİŞKİN ANNE-BABA VE ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ Bireylerin değer yargıları çocukluk çağında ebeveynlerinden ve çevrelerinden aldıkları değerlerle oluşmaktadır. Gelişim çağında olan çocukların değer yargılarını bilhassa etkileyen unsurlar aile ve okul çevresidir. Burada da ebeveynlerin ve öğretmenlerin sahip oldukları değer yargıları önem arz etmektedir. Söz konusu değerlerin çocuğa yansıma durumu da sergilemiş oldukları tutumlarla ilgilidir. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocukların sahip oldukları değerlere ilişkin değerlendirmelerini ve ebeveynlerin çocuklara yönelik tutumlarını belirlemeye yönelik bu araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Batman il merkezinde bulunan okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören 3-6 yaş grubu çocukların ebeveynleri ve öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, elverişli örnekleme yöntemiyle seçilen 17 okul öncesi eğitim kurumunda çocuğu olan 317 ebeveyn ve çocukların bulundukları sınıfların öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Neslitürk ve Çeliköz (2015) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Değerler XI Ölçeği Aile Formu", "Okul Öncesi Değerler Ölçeği Öğretmen Formu" ve Karabulut-Demir (2007) tarafından geliştirilen "Ebeveyn Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Bu çalışmada verilerin normal dağılımının tespitinden sonra hem demografik hem de ölçeklere ilişkin maddelerin frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma analizlerine yer verilmiştir. Ayrıca araştırmada yer alan değişkenler arasında bir bağ olup olmadığının tespiti amacıyla karşılaştırma analizleri (bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis H testi) yapılmıştır. Bunun dışında da değişkenler arasındaki etkiyi belirlemek amacıyla Çoklu Regresyon Analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre; aileler, çocukların en çok dostluk-arkadaşlık değerine sahip olduklarını ifade ederken, en az ise sorumluluk değerine sahip olduklarını ifade etmektedirler. Ebeveynlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocukların sahip oldukları değerlere ilişkin görüşleri, çocukların cinsiyet ve yaş değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamaktadır. Öğretmenler, çocukların en çok dostluk-arkadaşlık değerine sahip olduklarını ifade ederken, en az ise dürüstlük değerine sahip olduklarını ifade etmektedirler. Öğretmenlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocukların sahip oldukları değerlere ilişkin görüşleri, çocukların cinsiyet ve yaş değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Ebeveynler, okul öncesi eğitim çağındaki çocuklara yönelik demokratik tutumlarının en yüksek düzeyde olduğunu ifade ederken, izin verici tutumlarının ise en düşük düzeyde olduğunu ifade etmektedirler. Ebeveynlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocuklara yönelik tutumlarının cinsiyet, aylık gelir durumu ve çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Ebeveynlerin okul öncesi eğitim çağındaki çocuklara yönelik tutumlarının, çocukların sahip olduğu değerlere ilişkin değerlendirmelerini ne şekilde yordadığını ortaya koymaya yönelik olarak yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda; demokratik, otoriter ve izin verici değişkenleri birlikte, çocukların sahip olduğu değerlere ilişkin aile değerlendirmelerini yordadığını ortaya çıkarmıştır.

Ana-baba tutumuDeğer ölçüleriDeğerler+4
Suna Deniz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

11. sınıf rehberlik programının öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma, ortaöğretim 11. sınıf rehberlik programına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezinde bulunan 25 devlet okullarında öğrenim görmekte olan ortaöğretim 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, 863 ortaöğretim 11. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Topçu (2014) tarafından geliştirilen "Okul Rehberlik Programı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Katılımcıların ölçeklere vermiş olduğu yanıtların veri girişleri yapılarak betimsel istatistik ile puan ortalamalarının karşılaştırılması için T Testi, Mann Whitney U, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis analiz yöntemleri uygulanmıştır. Öğrencilerin ölçekte yer alan, alt boyutlara göre görüşlerinin değerlendirildiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre yanıtların puan aralıkları doğrultusunda, öğrencilerin yanıtlarının tüm alt boyutlarda orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğrencilerin demografik değişkenlerine göre rehberlik programına ilişkin alt boyutların karşılaştırılması analizlerinde, öğrencilerin daha önce rehberlik ve psikolojik danışmanlık biriminden hizmet alıp almama durumu, lise türü, not ortalaması ile anne ve baba eğitim düzeyi bakımından anlamlı ölçüde farklılaştığı bulunmuştur.

Ders programlarıLiselerProgram değerlendirme+6
Burak Bingöl
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanma düzeylerini incelemektir. Araştırma evrenini Siirt il merkezinde öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem, 2019 yılında, Siirt il merkezinde beş farklı lise türünde öğrenim gören 896 ortaöğretim 10. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilere "Kişisel Bilgi Formu" ve araştırmada veri toplama aracı olarak Oran (2013) tarafından geliştirilen "Öğrenci Anketi" uygulanmıştır. Öğrencilerin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin ölçek alt boyutlarına vermiş oldukları yanıtlara göre incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri alt boyutlarının tümünde orta düzey katılım gösterdiği görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmet alanları alt boyutlarından en yüksek katılım gösterdiği yararlanma boyutunun "Danışmana güven duyma" alt boyutu olduğu görülmektedir. En düşük katılım gösterilen alt boyutun ise "İhtiyaç olarak görme" alt boyutu olduğu bulunmuştur. 10. sınıf öğrencilerinin demografik değişkenlerine göre okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin farklılıklarına ilişkin sonuçlara göre, daha önce okul rehberlik servisinden yararlanma durumu bakımından tüm alt boyutlarda farklılığın anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca, not ortalaması ve anne eğitim düzeyi bakımından okul rehberlik servisinden yararlanma alt boyutlarının farklılığının anlamlı olduğu bulunmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Siirt il merkezindeki 10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerine ilişkin güncel durum hakkında bilgi edinilmiştir. Sonuçların sonraki araştırmalara ve okul rehberlik servisine yönelik düzenlemelere yönelik katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Ortaöğretim, Öğrenci Kişilik Hizmetleri, Rehberlik Hizmetleri.

Eğitim kurumlarıEğitim psikolojisiOrtaokul öğrencileri+5
Mesut Yılmaz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aday öğretmenlerin MEB aday öğretmen yetiştirme programına yönelik tutumlarının ve mesleki öz yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, Siirt il merkezi ve ilçelerine bağlı devlet okullarında (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) aday öğretmen olarak görev yapan öğretmenlerin aday öğretmenlik programı ile ilgili tutumlarının ve özyeterlik inançlarının incelenmesidir. Araştırmada aday öğretmenlerin 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Yetiştirme Programına yönelik tutumlarının ve mesleki özyeterlik inançlarının belirlenmesi amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Siirt il merkezi ve ilçelerinde görev yapan 587 aday öğretmen oluşturmaktadır. Tüm aday öğretmenlere ulaşılmış ve olumlu dönüt alınan toplam 476 kişi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Aday Öğretmen Bilgi Formu", "Aday Öğretmen Tutum Ölçeği" ve "Öğretmen Özyeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Aday öğretmenlerin kişisel bilgilerinin dağılımı frekans ve yüzde ile gösterilmiştir. Araştırmada kullanılan Aday Öğretmen Tutum Ölçeği ve Öğretmen Özyeterlik Ölçeğinden alınan puanların normal dağılıma uyma durumlarının incelenmesinde Kolmogorov-Smirnov testi yapılmış olup, her iki ölçekten elde edilen puanların normallik şartını sağlamadığı belirlenmiştir. Bu sebeple gruplar arası farklılığın araştırılmasında nonparemetrik testler kullanılmış olup, Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testine başvurulmuştur. Üç ve üçten fazla gruplu değişkenlerde farklılaşan grupların tespitinde parametrik olmayan çoklu karşılaştırma testlerinden Dunn's testi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde %95 güven aralığı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak Siirt ilinde görev yapan aday öğretmenlerin; 2015-2016 Eğitim Öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Programına yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu ve mesleki öz yeterliklerini yüksek düzeyde algıladıkları belirlenmiştir. Ayrıca aday öğretmenlerin çeşitli değişkenlere göre özyeterlik ve tutumlarının anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aday Öğretmen Yetiştirme Programı, Mesleki Öz Yeterlik, Aday Öğretmenlik

Aday öğretmenlerEğitim programlarıMesleki yeterlilik+4
Abdusselam Acar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin yeterlik düzeylerine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin yeterlik düzeylerini belirlemektir. Araştırma kapsamında karma yöntem modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda "Okul Yöneticileri Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 öğretim yılında Siirt il merkezindeki ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan toplam 2211 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 13 ilkokuldan 109, 11 ortaokuldan 152 ve 11 lisede eğitim kademelerinde görev yapan 141 öğretmen olmak üzere toplamda 402 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmadaki nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Siirt il merkezinde bulunan okullarda görev yapan değişik branşlardan seçilen on beş öğretmen ile yarı yapılandırılmış soruları kapsayan görüşme gerçekleştirilmiştir. Okul yöneticilerinin yeterlik düzeyleri olgusu ile ilgili görüşleri doğrultusunda elde edilen veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak kodlanmış ve bu kodlar daha sonra araştırma soruları çerçevesinde tema ve kategoriler başlığı altında bir araya getirilmiştir. Araştırma sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşlerinin "iyi düzeyde" olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin yeterlikleri alt boyutlarına ilişkin görüşleri incelendiğinde, en yüksek düzeyde çıkan yeterlik insancıl yeterlik olduğu görülmüştür. Ardından da sırasıyla; teknik, teknolojik ve kavramsal yeterlikler olduğu ifade edilmiştir. Okul yöneticilerinin yeterliklerine ilişkin öğretmen görüşleri cinsiyete, mesleki kıdeme ve öğrenim durumuna göre aralarında anlamlı farklılıklar bulunmazken mevcut okul yöneticisi ile çalışma süresi ve okul yöneticisi ile aynı sendikaya üye olma durumu değişkenlerine göre öğretmen grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Nitel araştırmada ise öğretmenler okul yöneticilerinde yüksek/olumlu olarak gördükleri yeterliklerin öncelikle teknik yeterlik ve kavramsal yeterlikleri olduğu daha sonra ise sırasıyla teknolojik yeterlik ve insancıl yeterlik olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinde düşük/olumsuz olarak gördükleri yeterlikler arasında öncelikle insancıl ve kavramsal yeterliklerin olduğu daha sonra ise teknolojik ve teknik yeterliklerin olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak karma yöntemin kullanıldığı araştırmada, nicel verilere göre en yüksek yeterliğin insancıl yeterlik olduğunu, nitel araştırmaya göre en yüksek yeterliğin ise teknik yeterlik olduğu tespit edilmiştir. İki farklı yöntem sonucunda elde edilen zıt bulgular, öğretmenler ile okul yöneticileri arasındaki insani ilişkilerin bireyden bireye farklılık göstermesine dayandırılmaktadır.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriOkul yönetimi+3
Naci Ufuk Yüksekli
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının ve aday öğretmenlerin öğretmenlik mesleği genel yeterlikleri ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlikleri

Bu araştırma ile Siirt Üniversitesinde öğrenimlerine devam eden öğretmen adaylarının ve Siirt'te kamu okullarında görev yapan aday öğretmenlerin öğretmenlik mesleği genel yeterliklerini ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik algı düzeylerini belirlemek ve bunlar arasındaki ilişkinin durumuna bakılması amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2019-2020 ve 2020-2021 eğitim-öğretim yıllarında Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesinde, İlahiyat Fakültesinde ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda 4. sınıfta öğrenim gören 1935 öğretmen adayı ile 2020-2021 eğitim- öğretim yılında Siirt'te kamu okullarında görev yapan ve henüz adaylık döneminde bulunan 987 aday öğretmen oluşturmaktadır. Evrenden tabakalı örnekleme yoluyla seçilen 325 öğretmen adayı ve basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 300 aday öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmen adayları ve aday öğretmenler öğretmenlik mesleği genel yeterlik ölçeğinin toplamında, mesleki beceri ile tutum ve değerler yeterlik alanlarında kendilerini çok yeterli; mesleki bilgi yeterlik alanında ise yeterli görmektedirler. Bölüm, okumaya ayrılan zaman, internete ayrılan zaman, televizyon izlemeye ayrılan zaman, bilimsel, sosyal ve sanatsal faaliyetlere katılım değişkenlerine göre öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği genel yeterlik algıları farklılaşmaktadır. Bilimsel, sosyal ve sanatsal faaliyetlere katılım değişkenlerine göre öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği genel yeterlik algıları farklılaşmaktadır. Öğretmen adayları ve aday öğretmenler 21. Yüzyıl becerileri öz yeterlik ölçeğinin toplamında ve alt boyutlarında 21. yüzyıl becerileri öz yeterliklerine çok yüksek düzeyde sahip oldukları görüşündedirler. Okumaya ayrılan zaman, internete ayrılan zaman ve not ortalaması değişkenlerine göre öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik düzeyleri farklılaşmaktadır. Cinsiyet ve bilimsel, sosyal ve sanatsal faaliyetlere katılım değişkenlerine göre aday öğretmenlerin 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik düzeyleri farklılaşmaktadır. Öğretmen adaylarının algılarına göre öğretmenlik mesleği genel yeterlik düzeyleri ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlikleri düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Aday öğretmenlerin algılarına göre öğretmenlik mesleği genel yeterlik düzeyleri ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlikleri düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmen adaylarının ve aday öğretmenlerin öğretmenlik mesleği genel yeterliklerinin 21. yüzyıl becerileri öz yeterliklerinin anlamlı yordayıcısı olduğu görülmüştür.

21. yüzyılAday öğretmenlerMesleki yeterlilik+4
İhsan Erbek
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Taşımalı eğitimde taşıma kaynaklı sorunların okul yöneticileri görüşü bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, taşımalı eğitimde taşıma kaynaklı sorunların okul yöneticileri görüşü bağlamında incelemektir. Araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 öğretim yılında Siirt ilindeki taşımalı eğitim kurumunda (toplam 197 okul) görev yapan okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş sayım evren esas alınmıştır. Araştırmaya katılan yöneticilere araştırmacı tarafından geliştirilen 'Taşıma Kaynaklı Taşımalı Eğitim Sorunları Ölçeği' uygulanmıştır. Veriler pandemiden dolayı Google Form uygulamasıyla toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel analizler ile fark testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada öne çıkan bazı sonuçlar şöyledir: Okul yöneticilerinin görüşlerine göre taşıma sürecinde bazı güvenlik açıklarının olduğunu (çocukların emniyet kemerini takmamaları, ayakta yolculuk yapmaları, servis içine yabancıların alınması, ilkyardım müdahale bilgisinin yetersizliği vs.), iletişim problemlerinin yaşandığı (nöbetçi öğretmenlerle tartışma, servis araçlarının zamanında gelmemesi, velilerle ters düşme vs.) görülmüştür. Yine katılımcıların yöneticilik pozisyonu, yöneticilikteki görev yılı, taşımalı okullardaki toplam tecrübesi ve okulun bulunduğu yerleşim yerine göre taşıma kaynaklı sorunlarda anlamlı farklılıklar görülmüştür.

Eğitim sorunlarıOkul yöneticileriSiirt+2
Yunus Yıldız
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları ile psikolojik iyi olma durumları arasındaki ilişki

Bu araştırmada okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları ile psikolojik iyi olma durumları arasındaki ilişkinin betimlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, okul sistemini başarıya ulaştırmada önemli görevler üstlenen okul yöneticilerinin, benlik saygısı düzeylerinin psikolojik iyi oluşlarına etkilerinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinden tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Mardin ili Artuklu, Midyat, Ömerli, Savur, Derik, Mazıdağı, Kızıltepe, Nusaybin, Yeşilli ve Dargeçit ilçelerinde resmi anaokul, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretimde görev yapan toplam 1232 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, tesadüfî (random) örnekleme yöntemlerinden basit rastgele örnekleme tekniği kullanılarak 191 okul müdürü, 23 müdür başyardımcısı ve 241 müdür yardımcısı olmak üzere toplam 455 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada "Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği" ve "Perma İyi Oluş Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları ve psikolojik iyi olma durumları arasındaki ilişki incelenirken katılımcıların görevdeki hizmet yılına, branşına, idarecilik süresine, görev yapılan okul türüne, medeni duruma, cinsiyete ve idarecilik görevlerine ilişkin değişkenler ele alınmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistikler ile t-testi, ANOVA (tek yönlü varyans analizi), Pearson Korelâsyonu ve Regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin benlik saygısı düzeyleri ile psikolojik iyi olma düzeylerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları ile psikolojik iyi olma durumlarına ilişkin algılarının araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerin benlik saygısı ile psikolojik iyi oluş alt faktörü olan olumlu duygular düzeyleri arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde; psikolojik iyi oluş alt faktörleri olan olumlu duygu durumları ile yalnızlık ve olumsuz duygular alt boyutları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde; sağlıklı olma hissi, başarı, anlam, olumlu ilişkiler, bağlanma alt boyutları arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin benlik saygısı algıları, psikolojik iyi oluş ölçeğinin alt faktörü olan anlam, yalnızlık, olumlu duygular ve olumsuz duyguların olumlu ve anlamlı yordayıcısıdır.

Benlik saygısıOkul yönetici algısıOkul yöneticileri+2
Özgür Başboğa
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin toplumsal cinsiyet algıları ile kadın yöneticilere karşı tutumları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin toplumsal cinsiyet algıları ile kadın yöneticilere karşı tutumları arasındaki ilişki incelemektir. Çalışma ilişkisel desende yapılandırılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Siirt ili merkez ve ilçelerinde bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kamu okullarında görev yapan kadın yöneticilerin bulunduğu okullardaki 965 öğretmen oluşturmaktadır. Evrenden küme örnekleme yoluyla seçilen 445 öğretmen çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik Ölçeği ve Kadın Yöneticilere Karşı Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre çelişik duygulu cinsiyetçilik alt boyutlarından düşmanca cinsiyetçilik puanı ile öğretmenlerin kadın yöneticilere yönelik tutumları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin çelişik duygulu cinsiyetçilik algıları kadın yöneticilere karşı tutumlarını yordamaktadır. Çelişik duygulu cinsiyetçilik alt boyutlarının kadın yöneticilere yönelik tutumlarının %21'ini açıklayabildiği saptanmıştır.

CinsiyetçilikKadın yöneticilerOkul yöneticileri+4
Dilan Erbek
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel dedikodu ile örgütsel tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin okullarındaki örgütsel dedikodunun işlevlerine ilişkin görüşleri ile tükenmişlik düzeylerini tespit etmek ve aralarındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında Batman ilinde görev yapan 7600 öğretmenden oluşmaktadır. Bu evrenden basit tesadüfi (seçkisiz) yöntem ile seçilen 340 öğretmen, araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Han ve Dağlı (2018) tarafından geliştirilen Örgütsel Dedikodu Ölçeği ile Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen İnce ve Şahin (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlemeleri için; frekans ve yüzde, ortalama, standart sapma, t-Testi, ANOVA testi, ve Pearson korelasyon analizleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel dedikodunun boyutlarına ilişkin görüş ortalamalarının; haberdar olma boyutunda kısmen katılıyorum, ilişkileri geliştirme boyutunda katılmıyorum ve örgütsel zarar boyutunda katılıyorum düzeyinde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin duygusal tükenmişlik düzeyleri düşük, duyarsızlaşma düzeyleri çok düşük, kişisel başarı hissi düzeyleri yüksek ve genel tükenmişlik düzeyleri ise orta düzeydedir. Öğretmenlerin örgütsel tükenmişlik düzeyleri, cinsiyet ve istihdam değişkenleri dışındaki diğer tüm değişkenlerde anlamlı bir fark göstermemektedir. Erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre duyarsızlaşma düzeyleri daha yüksek, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlere göre duygusal tükenmişlik düzeyleri ise daha düşük düzeydedir. Öğretmenlerin örgütsel dedikodunun alt boyutları ile tükenmişlik düzeyleri arasında; haberdar olma boyutuyla pozitif yönlü düşük düzeyde, ilişkileri geliştirme boyutuyla pozitif yönlü çok düşük düzeyde ve örgütsel zarar boyutuyla pozitif yönlü çok düşük düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, okul, informal iletişim, örgütsel dedikodu, tükenmişlik, örgütsel tükenmişlik.

DedikoduTükenmişlikTükenmişlik düzeyi+5
Tamer Petek
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kullandığı motivasyonel dil ile okul öncesi öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının incelenmesi

Araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin kullandığı motivasyonel dil ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan okullarda görev yapan toplam 730 okul öncesi öğretmeni; örneklemini ise tesadüfi (raslantısal) örnekleme yöntemi ile belirlenen okullarda görev yapan 352 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Motivasyonel Dil Ölçeği" (MDÖ) ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (ÖBÖ) kullanılmıştır. Toplanan veriler istatistik paket programına aktarılarak; yüzde analizi, frekans, ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA testi, sperman korelasyon analizi, regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanım düzeyleri katılıyorum düzeyinde, öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ise kararsızım düzeyinde tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin motivasyonel dil algılarında; cinsiyet, müdür cinsiyeti, müdürün eğitim durumu, okul türü ve öğretmen yaşı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde; müdürün eğitim durumu, okul türü, öğretmen yaşı, aynı okulda çalışma süresi, kıdem ve aynı yönetici ile çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Motivasyonel dil ile örgütsel bağlılık arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu ve okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanımının öğretmenlerin örgütsel bağlılığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu saptanmıştır.

MotivasyonMotivasyon diliOkul yöneticileri+3
Havane Yeşim Şama
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda okul iklimi ile örgütsel sessizlik arasındaki ilişki

Bu araştırma, ilkokullarda okul iklimi ile örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Batman ili merkezi ve merkeze bağlı köylerdeki kamu ilkokulunda (84 ilkokul) görev yapan 1977 ilkokul öğretmeninden oluşmakta olup araştırmanın örneklemi 347 ilkokul öğretmeninden ibarettir. Araştırmada veri toplamak amacıyla, Hoy ve Tarter (1997) tarafından geliştirilen, Yılmaz ve Altınkurt (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel İklimi Ölçeği" ve Kahveci ve Demirtaş (2013)'ın geliştirdiği "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlemeleri için; frekans ve yüzde, ortalama, standart sapma, t testi, ANOVA (Tukey) testi ve Pearson korelasyon analizleri kullanılmıştır. Bağımsız değişkenlerin, bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek amacıyla çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, araştırmaya katılan öğretmenlerin görüşlerine göre müdürlerinin en çok destekleyici müdür davranışı, öğretmenlerin de en az umursamaz öğretmen davranışı sergilediklerini algıladıkları ortaya çıkmıştır. Örgütsel sessizlik ile ilgili olarak en yüksek ortalamanın yönetici boyutunda çıktığı görülmektedir. Bunun da yöneticilerden kaynaklı güven eksikliği, ben bilirim anlayışından olabileceği düşünülebilir. Örgütsel sessizlikteki en düşük ortalamanın ise sessizliğin kaynağı boyutunda olduğu görülmektedir. Sessizliğin kaynağı adaletsiz ortam, duygu ve düşüncelerin rahatlıkla ifade edilememesi, deneyimsizlik gibi durumlardan ortaya çıkmış olabilir. Katılımcıların okul iklimi ve örgütsel sessizlik görüşleri ile bazı kişisel bilgi değişkenleri arasında anlamlı şekilde farklılıklar görülmüştür. Örgüt iklimi ölçeği faktörleri ile örgütsel sessizlik ölçeği faktörleri arasında anlamlı ilişkilerin olduğu görülmektedir. Regresyon analizi sonuçlarına göre; örgüt iklimi ölçeği faktörleri, örgütsel sessizlik ölçeğinin genelindeki değişimin % 51'ini açıklamaktadır. Bu oranla örgütsel iklim faktörlerinin örgütsel sessizlikteki değişimin yarısını etkilediği görülmektedir.

Okul iklimiÖlçeklerÖrgüt iklimi+2
Veysi Aktan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin fiziksel şiddete ilişkin kaygı düzeyleri ve fiziksel şiddet yaşamış öğretmenlerin görüşleri

Bu araştırmanın amacı öğretmelerin fiziksel şiddete ilişkin kaygı düzeylerini çeşitli değişkenlere ‎göre incelemek ve mesleki yaşamlarında fiziksel şiddete uğramış öğretmenlerin şiddetten nasıl ‎etkilendiklerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen ‎kullanılmıştır. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın nicel aşaması 2019 - 2020 eğitim – ‎öğretim yılında Siirt ili ve ilçelerindeki liselerde görev yapan 657 öğretmen ve yöneticinin katılımı ile ‎gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel aşamasında ise mesleki yaşamında fiziksel şiddet yaşamış 10 ‎öğretmen ve yönetici ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri geliştirilen Fiziksel Şiddet ‎Kaygı Ölçeği (FŞKÖ) kullanılarak, nitel verileri ise geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ‎kullanılarak elde edilmiştir. Nicel verilerin çözümlenmesinde; tanımlayıcı istatistikler, t-testi, tek yönlü ‎varyans analizi (ANOVA), Kruskall Wallis testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Ayrıca çoklu ‎karşılaştırma testlerinden Tukey HSD testi kullanılmıştır. Nitel veriler betimsel analiz ve içerik analizi ‎yapılarak betimlenmiştir.‎ Araştırmanın nicel verilerinin analiz sonuçlarına göre; liselerde görev yapan öğretmen ve ‎yöneticilerin ölçeğin genel toplamındaki kaygılarının, maruz kalma kaygılarının ve destek algılarının yüksek ‎düzeyde, olumsuz sonuç kaygılarının ise çok yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmen ve ‎yöneticilerin olumsuz sonuç kaygıları ve destek algıları; cinsiyet, görev yeri, okul türü değişkenlerine göre ‎farklılaşmaktadır. Öğretmen ve yöneticilerin olumsuz sonuç kaygıları kıdem değişkenine göre ‎farklılaşmaktadır. Katılımcıların ölçeğin toplamındaki kaygıları memleket değişkenine göre ‎farklılaşmaktadır. Katılımcıların en çok fiziksel şiddet kaygısı yaşadıkları kişilerin ise öğrenci ve veliler ‎olduğu tespit edilmiştir.‎ Araştırmanın nitel aşamasında öğretmenlerin en çok öğrencilerin fiziksel şiddetine maruz ‎kaldıkları belirlenmiştir. Ayrıca velilerin, yöneticilerin ve diğer çalışanların fiziksel şiddetine maruz kalan ‎öğretmenler de vardır. Fiziksel şiddet yaşayan öğretmenler kişisel, duygusal, ailevi, mesleki ve sosyal ‎anlamda çeşitli sıkıntılar yaşamışlardır. Fiziksel şiddet yaşayan katılımcıların hiç biri profesyonel destek ‎almazken, bir kısmı çevre desteği almıştır.

Eğitimde şiddetFiziksel şiddetKaygı+5
Mehmet Erkan Demir
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin değer yönelimleri ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişki

Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin değer tercihlerine bakıldığında öğretmenler evrensellik değerini daha çok tercih etmektedir. Evrensellik değerinden sonra sırasıyla, öz yönelim, iyilikseverlik ve güvenlik değerlerini tercih ettikleri görülmektedir. Bununla birlikte güç ve uyarılım ise öğretmenlerin en az tercih ettiği değerler olarak görülmektedir. Öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeylerinin yüksek olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin değer yönelimleri ile psikolojik iyi oluş algıları arasında ise anlamlı orta düzeyde pozitif yönde ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin değer yönelimi alt boyutları ile psikolojik iyi oluş algılarının kullanılan bazı demografik değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılıkların olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin değer yönelimleri alt boyutlarının psikolojik iyi oluş algılarına ait varyansın %21.6'sını açıkladığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin değer yönelimleri kategorileri ile psikolojik iyi oluş algılarına ait varyansın %22'sinin değişkenler tarafından açıklandığı sonucuna ulaşılmıştır ve bu sonuca göre öğretmen algıları, değer kategorilerinden değişikliğe açıklığın, psikolojik iyi oluşu düşük düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Değer orientasyonuDeğerlerPsikolojik iyi oluş+2
Ekrem Taşcı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of the relationship between teachers 'culturalcapital competency and organizational socialization levels

The aim of this study is to examine the relationship between teachers' cultural capital competence levels and organizational socialization levels. The universe of the study conducted with the relational screening model consists of 7837 teachers working in preschool, primary, secondary and high schools among 375 schools in Batman and Siirt city center in the 2019-2020 academic year. In the study, 468 teachers working in 70 schools determined by simple random method were reached as a sample. "Cultural Capital Scale" and "Organizational Socialization Scale" were used as data collection tools in the study. The data obtained in the study were analyzed with a statistical package program. Independent sample t-test, descriptive statistics, one-way analysis of variance, correlation and regression analysis were used in the analysis of the data in the study. According to the results of the research, both the cultural capital competencies and the organizational socialization levels of the teachers were found to be "high". In the cultural capital adequacy levels of teachers; A significant difference was found according to education level, professional seniority, school level and broadcast time followed. At teachers' organizational socialization levels; A significant difference was determined according to education level, monthly income, professional seniority, school level and the duration of the broadcast followed. A moderate positive relationship was found between teachers' cultural capital competencies and their organizational socialization. Teachers' cultural capital competencies are a significant predictor of organizational socialization.

Cultural capitalSufficiencyScales+3
Metin Toprakçı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgüt iklimi algıları ile mesleki iş birliğine yönelik tutumları arasındaki ilişki

21. yüzyılın çağdaş eğitim ve okul anlayışının önemli becerileri arasında yer alan (4C; 'Critical Thinking/eleştirel düşünme', 'Collaboration/iş birliği', 'Communication/iletişim' ve 'Creativity/yaratıcılık') iş birliği, önemli bir eğitimsel süreç olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada örgüt iklimi ile mesleki iş birliği arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evreni Mardin il merkezindeki 26 ortaöğretim kurumunda görev yapmakta olan 819 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada tam sayı esasına göre evrenin hepsine ulaşılmak hedeflenmiş örnekleme yoluna gidilmemiştir. Bu kapsamda bütün öğretmenlere ulaşılmış ve analizler çalışmaya gönüllü katılan 470 öğretmenle yürütülmüştür. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, örgüt iklimi alt boyutunda okul müdürleri için açıklık düzeyinin ölçek değerlerine göre "çok yüksek" öğretmenler için ise "düşük" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre öğretmenler, okul müdürlerinin okulun iklimine yönelik pozitif katkısının çok yüksek; kendilerinin ve meslektaşlarının pozitif katkısının ise düşük düzeyde olduğunu düşünmektedirler. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenlerin, meslektaşlar arasındaki iş birliğine ilişkin tutumları oldukça yüksektir. Araştırmada elde edilen diğer sonuçlara göre meslekte yeni olan öğretmenler okul müdürlerini daha emredici bulmuştur. Erkek öğretmenler, kadın öğretmenlere göre okul müdürlerini daha kısıtlayıcı bulmaktadır.

Lise öğretmenleriMesleki iş birliğiOkul iklimi+7
Baran Selimoğlu
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların mekân kalitesi ile öğretmenlerin iş yaşam kalitesi arasındaki ilişki

Bu çalışmada; kamu liselerinde görev yapan öğretmenlerin görev yaptıkları okulların mekân kalitesine ilişkin algıları ile iş yaşam kalitesine ilişkin algılarının ve bunlar arasındaki ilişkinin belirlenmesi, okulların mekân kalitesinin öğretmenlerin iş yaşam kalitesini yordama durumunu tespit etmek amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan araştırma, 2020-21 eğitim-öğretim yılı Diyarbakır ve Batman merkez ilçeleri kamu liselerinde görev yapan 446 öğretmenin katılımı ile yürütülmüştür. Veriler, Kaliteli Okul Binaları Ölçeği ve İş Yaşam Kalitesi Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde; tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğretmenler genel olarak okulların mekân kalitesinden biraz/kısmen memnundurlar. Öğretmenlerin genel olarak iş yaşam kalitesi algıları orta düzeydedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin okul mekân kalitesi ve iş yaşam kalitesine ilişkin algılarının kullanılan bazı bağımsız değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Okulların mekân kalitesi ile öğretmenlerin iş yaşam kalitesi arasında pozitif yönde yüksek düzeyde ilişki belirlenmiştir. Genel olarak öğretmenlerin okul mekân kalitesi algıları, iş yaşam kalitesi algılarının olumlu ve anlamlı yordayıcısıdır. Anahtar Sözcükler: Okul mekân kalitesi, okul mekân tasarımı, okulların fiziksel ortamı, iş yaşam kalitesi, lise, öğretmen.

Devlet okullarıKaliteLiseler+7
Mensure Sezen Çiçek
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kullandıkları güç türleri ile öğretmenlerin işten ayrılma niyeti arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin kullandıkları güç türleri ile öğretmenlerin işten ayrılma niyeti arasında bir ilişkinin olup olmadığını ve varsa bu ilişkinin yönünü ve düzeyini belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde yapılan araştırmanın evreni 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Siirt il merkezi ile Kurtalan, Baykan ve Şirvan ilçelerindeki 209 ilkokul ve bu ilkokullarda görev yapan 1.281 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini, tabakalı örnekleme yoluyla seçilen 425 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Okullarda Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği" ve "İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin genel olarak okul yöneticilerinin kullandıkları güç türlerine ilişkin algı düzeyi yüksek iken işten ayrılma niyetlerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin okul yöneticilerinin kullandıkları güç türlerine ve işten ayrılma niyetlerinin araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin işten ayrılma niyetleri güç türleri alt ölçeklerinden ödül ve uzmanlık gücü ile negatif yönlü düşük düzeyde, karizmatik güç ile negatif yönlü orta düzeyde, yasal güç ile pozitif yönlü düşük düzeyde ve zorlayıcı güç ile pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca güç türleri alt ölçeklerinden yasal, ödül, karizmatik, uzmanlık ve zorlayıcı gücün işten ayrılma niyetine ait varyansın %22'sini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Güç kaynaklarıGüç kullanımıOkul yönetici algısı+5
Sefa Tuaç
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin denetim rolleri ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişki

.Bu araştırmanın amacı okul müdürlerin denetim rolleri ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Tarama modeliyle desenlenmiş olan bu çalışmanın evrenini, 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Siirt il merkezi ve ilçelerinde okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan 5813 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise olasılığa dayalı basit tesadüfi örnekleme yöntemine başvurularak belirlenmiştir. Araştırmaya 1103 öğretmen katılmıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin denetim rollerini belirlemeye yönelik Bayraktutan (2011) tarafından geliştirilen ''Okul Yöneticilerinin Denetim Rolleri Ölçeği'' ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerini tespit edilmesinde Chao, O'Leary-Kelly, Wolf, Klein ve Gardner' in (1994) geliştirdiği ve Balcı, Öztürk, Saylık, Polatcan ve Bil (2016) tarafından Türkçe' ye uyarlanan "Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul müdürlerinin denetim rollerini yerine getirme düzeyleri ve öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmeleri yüksektir. Okul müdürlerinin denetim rollerini yerine getirme düzeylerine ilişkin öğretmen algıları ile cinsiyet, kıdem, yaş, medeni durum ve atama türü değişkenleri arasında anlamlı bir fark bulunmazken branş, eğitim durumu ve okul müdürü ile çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmeye ilişkin algıları ile cinsiyet, medeni durum, branş, eğitim durumu ve atama türü değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme algıları ile kıdem, yaş ve okul müdürü ile çalışma süresi değişkenleri arasında ise anlamlı farklılık söz konusudur. Okul müdürlerin denetim rollerini yerine getirme düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme algıları arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu ve okul müdürlerinin denetim rollerinin, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmelerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

DenetimEğitim denetimiEğitim yönetimi+5
Serdar Hazar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin bilişsel esneklik düzeyleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişki

​​Bu araştırma, okul yöneticilerinin bilişsel esneklik düzeyleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi ve bu iki değişkenin; cinsiyet, yaş, medeni durum, branş, yöneticilik kıdemi ve okul kademesine göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla, ilişkisel desende yapılandırılmış bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde kamu okullarında görev yapan 564 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri okul yöneticileri arasından araştırmaya katılmaya gönüllü olan 50 kadın ve 261 erkek yöneticiden toplanmıştır. Araştırmada, Dennis ve Vander Wal (2010) tarafından geliştirilen ve Dağ ve Gülüm (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 'Bilişsel Esneklik Envanteri' ile Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilen ve Savaşır ve Şahin (1997) tarafından Türkçe' ye uyarlanan 'Problem Çözme Envanteri' kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; okul yöneticilerinin bilişsel esneklik düzeyleri ile problem çözme becerileri cinsiyet, medeni durum ve okul kademesine göre anlamlı fark göstermezken, yöneticilik kıdemi, branş ve yaşa göre anlamlı farklılık göstermiştir. Araştırmaya katılan okul yöneticilerinin, bilişsel esneklikleri ve problem çözme yeterlik algılarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin bilişsel esneklikleri ile problem çözme becerileri arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu sonuç okul yöneticilerinin bilişsel esneklik düzeyleri arttığında problem çözme becerilerinde de artış olacağı, bilişsel esneklik düzeyleri azaldığında ise problem çözme düzeylerinde azalış olacağını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bilişsel Esneklik, Problem Çözme, Okul Yöneticileri

Bilişsel esneklikEğitim yönetimiOkul yöneticileri+1
İlknur Çetin Dalgıç
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile okul öncesi öğretmenlerin performans düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin performans düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmuştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Siirt il ve ilçe merkezlerinde bulunan 228 okulda görev yapmakta olan 451 okulöncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın evreni ulaşılabilir olduğundan örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmada "Okul Müdürlerinin Hizmetkâr Liderlik Davranışları Ölçeği" ve "Öğretmen Performansı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veriler, SPSS 22 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA),korelasyon ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, öğretmenlerin genel olarak hem okul yöneticilerinin hizmetkârliderlik davranışlarına ilişkin algıları hem de öğretmen performansına ilişkin algılarının iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerininhizmetkârliderlik davranışlarına ve öğretmen performansına ilişkin araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında öğretmen algılarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Genel olarakokul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin performans düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda iseokul yöneticilerinin hizmetkârliderlik davranışlarıöğretmenlerin performans düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.Genel olarak okul yöneticilerinin hizmetkârliderlik davranışları öğretmen performansına ait varyansın %18'ni açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Hizmetkar liderlikLiderlikOkul yöneticileri+6
Elif Sözgün
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin psikolojik sağlamlıkları ile prososyal motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin psikolojik sağlamlıkları ile prososyal motivasyonları arasında ilişkiyi incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde görev yapan 5081 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 564 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırm kapsamında Karaırmak (2007a) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" ile Kesen ve Akyüz (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Prososyal Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin psikolojik sağlamlıklarına ilişkin algıları orta düzeyde, prososyal motivasyon düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin psikolojik sağlamlıkları ve prososyal motivasyonlarına ilişkin algılarında bazı değişkenlerin anlamlı farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda; öğretmen algılarına göre prososyal motivasyon ile psikolojik sağlamlıkta düşük düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Regresyon analizinde ise öğretmenlerde psikolojik sağlamlığın prososyal motivasyonu anlamlı bir şekilde yordadığı (%10) sonucuna ulaşılmıştır.

MotivasyonPrososyal davranışPsikolojik sağlamlık+3
Mahfuz Güran
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kayırmacı tutumları ile örgütsel affedicilik arasındaki ilişki

Bu çalışmada, kamu okullarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin ‎kayırmacı davranışları ve öğretmenlerin okullardaki kişisel ilişkilerinde sergiledikleri affedicilik ‎davranışları araştırılmıştır. 2019-2020 eğitim-öğretim yılında, Siirt ilinde ilkokul, ortaokul ve lise ‎kademelerinde görev yapan 540 öğretmenin katılımı ile yapılan araştırma, ilişkisel tarama modelinde ‎yürütülmüştür.‎ Araştırmanın verileri, Okul Yönetiminde Kayırmacılık Ölçeği ve Örgütsel Affedicilik Ölçeği ‎kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans ‎analizi (ANOVA), tekniklerinden, korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Tek yönlü ‎varyans analizi sonuçlarından elde edilen anlamlı farklılığın kaynağının tespit edilmesinde ise Tukey ‎testi kullanılmıştır. ‎Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin algılarının okul yöneticilerinin nadiren ‎kayırmacı davranışlar sergilediği yönündedir. Öğretmenlerin okullardaki kişisel ilişkilerinde ise bazen ‎affedici oldukları belirlenmiştir. ‎Ayrıca öğretmenlerin okul yöneticilerine yönelik kayırmacılık algıları ile okuldaki affedici ‎davranışları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ve öğretmenlerin kayırmacılık algılarının affedici ‎davranışları üzerinde yordayıcı olmadığı belirlenmiştir‎

BağışlamaKayırmaOkul yöneticileri+5
Sedat Sırrı Aydın
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite örencilerinin gençlik liderlik özellikleri ile sosyal duygusal yetkinlikleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, üniversitesine devam eden öğrencilerin gençlik liderlik özellikleri ile sosyal-duygusal yetkinlikleri arasında bir ilişkinin olup olmadığını ve varsa bu ilişkinin öğrencilerin sosyal-duygusal yetkinlik düzeylerini hangi yönde ve ne düzeyde etkilediğini belirlemektir. İlişkisel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmada, veri toplama aracı olarak "Gençlik Liderlik Özellikleri" ve "Sosyal-Duygusal Yetkinlik" ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Siirt Üniversitesinde lisans düzeyindeki 7 fakültede öğrenim gören toplam 6656 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Çalışma grubunda üniversiteye devam eden toplam 713 lisans öğrencisi bulunmaktadır. Araştırmada veriler SPSS 21 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, üniversite öğrencilerinin algılarına göre genel olarak gençlik liderlik özelliklerine "sıklıkla", sosyal duygusal yetkinliklerine ise "yüksek" düzeyde sahip oldukları tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda, üniversiteye devam eden öğrencilerin gençlik liderlik özellikleri ile sosyal-duygusal yetkinlikleri arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin gençlik liderlik özellikleri ile sosyal duygusal yetkinlikliğin anlatımcılık ve uyumluluk alt boyutları arasında ise pozitif yönlü ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda, genel olarak üniversite öğrencilerinin gençlik liderlik özellikleri öğrencilerin sosyal duygusal-yetkinlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir. Genel olarak üniversite öğrencilerinin gençlik liderlik özellikleri öğrencilerin sosyal-duygusal yetkinlik düzeylerine ait toplam varyansın %61'ini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Gençlik liderliğin alt boyutlarından karar verme becerileri değişkeninin sosyal duygusal yetkinliğin anlatımcılık ve uyumluluk alt boyutları üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkisinin olmadığı, mücadele isteği ve hedef koyma, iletişim kurabilme, grup becerileri, güven duyma ve güvenilir olma, problem çözme becerileri, sorumluluk değişkenlerinin ise anlatımcılık ve uyumluluk alt boyutları üzerinde anlamlı bir şekilde yordayıcı etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.

Şükran Bingöl
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının öz yeterlilik inançları ile mesleki kaygıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının öz yeterlik inançları ile mesleki kaygı düzeylerini ve bunlar arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde yapılan araştırmanın evreni 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt Üniversitesinde öğrenim gören 1863 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini, tabakalı örnekleme tekniğiyle seçilen 319 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Öz Yeterlik Ölçeği" ve "Mesleki Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, parametrik fark analizleri ve korelasyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğretmen adaylarının genel mesleki kaygılarının düşük, öz yeterlik inançlarının ise yüksek olduğu saptanmıştır. Öğretmen adaylarının öz yeterlik inançları ile mesleki kaygıları arasında orta düzeyli anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının özyeterlik inançları mesleki kaygı düzeylerini anlamlı yordayıcısı olduğu görülmüştür.

Aday öğretmenlerKaygıMesleki kaygı+3
Abdullah Tetik
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu okullarında görevli öğretmenlerin bilimsel epistemolojik inançlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, Siirt ili kamu okullarında görevli öğretmenlerin bilimsel epistemolojik inançlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Siirt il merkezinde görev yapmakta olan ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini tabakalı örnekleme yoluyla belirlenen 478 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, Acat, Tüken ve Karadağ (2010) tarafından Türkçe 'ye ve Türk kültürüne uyarlanan "Bilimsel Epistemolojik İnançlar Ölçeği " ile toplanmıştır. Ölçek 5 alt boyut ve 25 maddeden meydana gelen 5'li likert tipinde bir ölçektir. Araştırmanın analizlerinde R programı versiyon 4.0.3 kullanılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde t-testi ve Anova testi kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin bilimsel epistemolojik inançlarının genel olarak gelişmiş (sofistike) düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin bilimsel epistemolojik inanç alt boyutlarından akıl yürütme en yüksek ortalamaya sahipken, otorite ve doğruluk alt boyutunun ise en düşük ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir. Ölçeğin tüm alt boyutlarında; cinsiyet, unvan, okul türü ve branş değişkenine göre anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Yaş değişkenine göre bilginin kaynağı ve bilginin değişirliği, öğrenim değişkenine göre bilgi üretme süreci ve akıl yürütme, mesleki kıdem değişkenine göre otorite ve doğruluk, bilginin kaynağı, akıl yürütme ve bilginin değişirliği alt boyutlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.

Bilimsel epistemolojik inançlarDevlet okullarıEpistemolojik inançlar+2
Nejdet Şahin
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Examination of the relationship between organizational gossip and commitment in schools according to teacher views

In this study, teachers ' views on organizational gossip and organizational commitment were examined. Organizational gossip can be defined as positive or negative evaluative conversations between at least two people about those who are not in the environment; organizational commitment can be defined as employees continuing to stay in the organization, adhering to the goals of the organization, and working decisively to reflect their good feelings for their and work, the organization. The aim of this research is to examine the relationship between teachers ' views on the functions of organizational gossip and their level of organizational commitment. This research is quantitative research patterned as a relational survey model. The population of the study consists of preschool, primary, secondary and high school teachers working in Siirt province, and the sample is 384 teachers working at the specified school levels. Data from the study was obtained by using the "Organizational Gossip Scale" developed by Han and Dağ lı (2018) and the "Organizational Commitment Scale" adapted by Dağlı, Elçiçek and Han (2018). It was found that the mean of teachers ' views in the dimension of having information of organizational gossip was "medium", the mean of their views on the dimension of developing relations was "low", and the mean of their views on the dimension of organizational harm was "high". No significant differences were found between teachers ' views on organizational gossip according to gender, marital status, school grade, education status, task, professional seniority, and school size variables. A significant difference was found in favor of teachers aged 27-31 in the dimension of having information and developing relations according to the age variable, and teachers who said that they use social media a lot in the dimension of having information compared to the frequency of social media use .It was found that the mean of teachers 'views on the dimension of emotional commitment of organizational commitment was "high", the mean of their views on the dimension of continuance commitment was "moderate", and the mean of their views on the dimension of normative commitment was also "moderate". There was no significant difference between teachers ' views on organizational commitment according to the school size variable. Significant difference was found in the dimension of emotional commitment according to the gender variable, ( male teachers),in the dimension of the continuance commitment and normative commitment according to the age variable, (teachers aged 37 and over), in the dimension of the the continuance commitment and emotional commitment according to the marital status variable (married teachers), in the dimension of continuance commitment according to the school grade worked variable (against teachers working in secondary school), in normative commitment according to the level of education variable, (education status of undergraduate teachers), in the dimension of the variable of emotional commitment and continuance commitment according to the task variable, (teachers whose duties are administrators), in the dimension of continuance commitment and emotional commitment according to the professional seniority variable, (in favor of teachers with professional seniority of 11 years and above.) A negative, low-level, meaningful relation was found between teachers- ' views on the function of having information of organizational gossip and their commitment. It has been found that organizational gossip in school is a meaningful predictor of the level of organizational commitment of teachers. As the harmful functions of organizational gossip increase, teachers- ' commitment decreases.

GossipScalesOrganizational commitment+3
Hamza Alakaşlı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin okul yöneticilerinin toksik liderlik davranışlarına ilişkin algıları ile performansları arasındaki ilişki

Bu araştırma Öğretmenlerin okul yöneticilerinin toksik liderlik davranışlarına ilişkin algıları ile performansları arasındaki ilişkiyi yaş, medeni hal, cinsiyet ve branşa göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla, ilişkisel tarama desende yapılandırılmıştır. Araştırma evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde resmi ilkokul ve ortaokullarında görev yapan 1471 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem seçim sürecinde tesadüfü örneklem yöntemi kullanılmıştır. Tesadüfü örneklem yoluyla araştırmaya katılmaya gönüllü olan 177 erkek ve 178 kadın öğretmenden veri toplanmıştır. Araştırmada Örgütsel Performans Ölçeği (Wharton County Junior Kolej, 2000; Balcı, Öztürk, Polatcan, Saylık, Bil, 2016) ve Toksik liderlik ölçeği (Güner, Yıldız ve Çelebi, 2015) kullanılmıştır. Araştırmada dağılımı belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalama ve medyan parametreleri incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma dahilinde güvenilirlik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem testi, ANOVA ve korelasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin toksik liderlik düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel performans düzeyleri arasında yüksek düzeyde negatif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Buna göre Okul yöneticilerinin toksik liderlik davranışları azaldıkça öğretmenlerin örgütsel performansları artmaktadır.

LiderlikOkul yönetici algısıOkul yöneticileri+6
Lala Mammadova
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre okul iklimi ile lider üye etkileşimi arasındaki ilişki

Bu araştırmada farklı eğitim kademelerinde görev yapan öğretmenlerin okul iklimi ve lider üye etkileşimi algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Siirt il merkezinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 410 öğretmen katılmıştır. Araştırmanın veri toplama aşamasında "Kişisel Bilgi Formu", "Okul İklimi Ölçeği" ve "Lider Üye Etkileşimi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analiz sürecinde SPSS 22.0 programında T test, ANOVA analizi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin okul iklimi algıları ile lider üye etkileşimi algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Kişisel değişkenlere göre incelendiğinde öğretmenlerin okul iklimi algılarının yaş grubu, görev yapılan eğitim kademesi ve mevcut okul müdürü ile çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği, lider üye etkileşimi algılarının ise sadece cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. Bağımlı değişkenler arasındaki ilişkiler incelendiği zaman lider üye etkileşimi ile okul iklimi algısı arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerde lider üye etkileşiminin kalitesinin okul iklimi algısını olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, okul iklimi algısı, lider üye etkileşimi

Lider-üye etkileşimiOkul iklimiÖlçekler+3
Mehmet Şefik Seday
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışlarına ilişkin algıları ile örgütsel mutlulukları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışlarına ilişkin algıları ile örgütsel mutlulukları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Mardin ili merkez Artuklu ilçesinde bulunan ilkokul, ortaokul ve lise eğitim kurumlarında görev yapan toplam 2698 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 378 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, "Okul Müdürlerinin Hizmetkâr Liderlik Davranışları Ölçeği" ve "Okul Örgütsel Mutluluk Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, Tukey testi, Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin örgütsel mutluluk algılarının "yüksek düzeyde'' olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışlarının yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Araştırma bulguları, okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel mutluluk algıları arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışlarının öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu olumlu yönde yordadığı görülmüştür. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak önerilerde bulunulmuştur.

Hizmetkar liderlikLiderlikMardin-Artuklu+6
Nusret Arslan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme ve yabancılaşma algılarına cinsiyet ve medeni durumun etkisi: Bir meta analiz çalışması

Bu çalışmanın amacı; öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme ve yabancılaşma algılarına cinsiyet ve medeni durumun etkisini meta analiz yoluyla incelemektir. Geliştirilen tarama stratejisi doğrultusunda örgütsel sosyalleşme konulu cinsiyet değişkenini içeren 11, medeni durum değişkenini içeren 4; yabancılaşma konulu cinsiyet değişkenini içeren 27, medeni durum değişkenini içeren 20 çalışma meta analize dâhil edilmiştir. Çalışmada okul kademesi ve coğrafi bölge değişkenleri açısından moderatör analizi yapılmıştır. Tüm meta analizlerde rassal etki modeli temel alınmıştır. Çalışmada, Excel, Comprehensive Meta-Analysis programlarından yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre örgütsel sosyalleşme konusunda, örgüt dili tarihi alt boyutunda erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre ve örgüt politikası alt boyutunda evli öğretmenlerin bekar öğretmenlere göre örgütsel sosyalleşme algılarının düşük düzeyde daha yüksek olduğu görülmüştür. Yabancılaşma konusunda ise Anlamsızlık ve Yalıtılmışlık alt boyutunda erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre ve yine yalıtılmışlık alt boyutunda bekar öğretmenlerin evli öğretmenlere göre yabancılaşma algılarının düşük düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul, öğretmen, örgütsel sosyalleşme, yabancılaşma, meta analiz

CinsiyetMedeni durumMeta analizi+4
Halil İbrahim Göztok
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kamu liderliği davranışları ile öğretmen özerkliği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin kamu liderliği davranışları ile öğretmen özerkliği arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırma nicel yöntemli olup ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmada korelasyonel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2020- 2021 eğitim ve öğretim yılında Siirt ilinde kamu okullarında görev yapan 4176 öğretmenden oluşmaktadır. Bu evrenden basit seçkisiz yöntem ile seçilen 361 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma verileri Tummers ve Knies (2015) tarafından geliştirilen ve Tösten, Çelik Şahin ve Han (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Kamu Liderliği Ölçeği ile Çolak (2016) tarafından geliştirilen Öğretmen Özerklik Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde; frekans, ortalama, standart sapma, Anova testi, Kruskal-Wallis H testi, Mann Whitney U testi ve Spearman Korelasyon testi kullanılmıştır. Okul yöneticilerinin kamu liderliği davranışlarının katılıyorum düzeyinde olduğu saptanmıştır. Ayrıca araştırmada, öğretmenlerin özerklik algılarının yüksek olduğu ve en düşük ortalamanın mesleki gelişim özerkliği alt boyutunda olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, öğretmenlerin özerklik düzeylerinin çalışılan okul kademesine göre farklılık gösterdiği; ancak yaş, kıdem ve cinsiyet değişkenleri arasında anlamlı bir fark oluşturmadığı tespit edilmiştir. İlkokul ile lise kademelerinde, öğretmenlerin özerklik algılarının alt boyutlarından olan öğretme süreci özerkliği ve mesleki iletişim özerkliğinde arasında anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Buna göre ilkokulda çalışan öğretmenlerin lisede çalışan öğretmenlere nazaran öğretmen özerkliği algılarının daha yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak araştırmada; Okul yöneticilerinin kamu liderliği davranışları ile öğretmen özerkliği arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu gibi, benzer şekilde okul yöneticilerinin kamu liderliği davranışlarının tüm alt boyutları ile öğretmen özerkliğinin tüm alt boyutları arasında pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur.

Devlet okullarıKamu liderliğiLiderlik+3
Necmettin Fırat
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda örgütsel dedikodu ile örgütsel sinizm arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kamu okullarında görevli öğretmenlerin örgütsel dedikodunun işlevine ilişkin algıları ile örgütsel sinizme ilişkin algıları arasındaki ilişkilerinin incelenmesidir. Bu amaçla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2891 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklem almada seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme kullanılmıştır. Her biri bir tabaka olarak ele alınan Siirt il merkezindeki okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise okul kademelerinde görev yapan 411 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; öğretmenler örgütsel dedikodunun haberdar olma ve ilişkileri geliştirme işlevlerinin düşük, örgütsel zarar işlevinin ise yüksek olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin örgütsel sinizmin geneli ile bilişsel, duyuşsal ve davranışsal boyutlarına ilişkin algıları düşüktür. Örgütsel dedikodunun haberdar olma, ilişkileri geliştirme ve zarar işlevlerine ilişkin algı arttıkça öğretmenlerin sinizm algıları da artmaktadır. Araştırmada örgütsel dedikodunun öğretmenlerin örgütsel sinizm algılarının istatistiksel bakımdan anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir.

DedikoduDevlet okullarıOkullar+4
Perihan Sevda
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin duygusal emekleri ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkide örgütsel bağlılığın aracı rolü

Bu çalışmada öğretmenlerdeki duygusal emek davranışının tükenmişlik üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracı rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda yapılan çalışmada duygusal emek, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık konuları genel çerçevede incelenmiştir. Konu ile ilgili olarak öncelikle duygusal emek kavramı ele alınmış, duygu ve emek kavramları açıklanarak duygusal emek yaklaşımları, duygusal emeği etkileyen faktörler, sonuçları ve öğretmenlerde duygusal emek konularına yer verilmiştir. Ardından örgütsel bağlılık tanımı, düzeylerine göre sınıflandırılması, örgütsel bağlılığın önemi, sonuçları ve yaklaşımlarına değinilmiştir. Son olarak genel hatları ile tükenmişlik kavramına değinilerek öğretmenlerde tükenmişlik ele alınmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeliyle yapılandırılmaya çalışılan bu araştırmanın örneklemi, Siirt ili merkezinde görev yapmakta olan ilk ve ortaokullarında görev yapan 1490 öğretmen arasından kolay örnekleme tekniği ile ulaşılan 371 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenlerin duygusal emek, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi için araştırmanın verileri literatürde kabul görmüş "Duygusal Emek Ölçeği", "Örgütsel Bağlılık Ölçeği", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Analiz sonuçları incelendiğinde, öğretmenlerin duygusal emek ölçeğinin, samimi davranış alt boyutunda; tükenmişlik ölçeğinin duygusal tükenme alt boyutunda; örgütsel bağlılık ölçeğinin ise duygusal bağlılık alt boyutunda en yüksek ortalamaya sahip oldukları anlaşılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi sonucu, öğretmenlerin duygusal emek davranışının tükenmişlikleri üzerinde orta düzeyde pozitif yönlü etkiye; örgütsel bağlılıkları üzerinde düşük düzeyde negatif yönlü etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte örgütsel bağlılıklarının ise tükenmişlikleri üzerinde düşük düzeyde negatif yönlü etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca araştırmada duygusal emek ile tükenmişlik arasındaki ilişkide örgütsel bağlılığın düşük düzeyde aracılık etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Duygusal emekTükenmişlikÖrgütsel bağlılık+1
Ekrem Baysal
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00