Gazi University
Discipline

Rekreasyon Yönetimi Anabilim Dalı

Gazi University

119

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yirmi dakikalık sanal gerçeklik uygulamalarının rekreasyonel fayda üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, Sanal Gerçeklik uygulamalarının Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerine rekreasyonel açıdan kişiye sağladığı faydalar ve sanal gerçeklik hakkındaki tutumları üzerindeki etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada öğrencilere VR (Virtual Reality) gözlükleri ile bir aktif katılımcı oldukları bir de pasif olarak yalnızca etrafı gözlemledikleri uygulamalar denetilmiştir. Çalışmada ölçüm aracı olarak Rekreasyon Fayda ölçeği ve Sanal Gerçeklik Tutum ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca sanal gerçeklik gözlüğü ile öğrenciler iki farklı aktiviteye dahil edilmiş ve sonuçlar buna göre değerlendirilmiştir. Araştırmaya Trakya Üniversitesi Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencileri arasından 33 kişi katılmıştır. Ho tarafından 2008 yılında geliştirilen, Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması ise 2018 yılında Beyza Merve Akgül, Ezgi Ertüzün ve Suat Karaküçük tarafından yapılan (Cronbach Alpha değeri .83 olup üç alt boyut için ise iç tutarlılık katsayıları .80-.86 arasında değişmektedir.) Rekreasyon Fayda Ölçeği ve 2023 yılında F. Gizem Karaoğlan Yılmaz, Ramazan Yılmaz, Ke Zang, Ahmet Berk Üstün tarafından geliştirilen ve geçerlik güvenirliği yapılan (Cronbach alfa edVR tutum ölçüm aracının katsayısı 0,92 ve aracın test-tekrar test güvenirliği 0,94'tür.) Sanal Gerçeklik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların Rekreasyon Fayda düzeyleri Fiziksel, Sosyal ve Psikolojik alt boyutları ile birlikte Sanal Gerçeklik Tutumuna da bakılmıştır. Rekreasyonel Fayda Ölçeği alt boyutları ve Sanal Gerçeklik Tutum Ölçeği skorlarının deney ve kontrol gruplarındaki ilk ve ikinci ölçüm değerlerinin karşılaştırılması sonucunda, ilk ölçümde fiziksel fayda skorlarının kontrol grubunda deney grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu; ikinci ölçümde ise Sanal Gerçeklik Tutum Ölçeği skorlarının kontrol grubunda deney grubuna göre anlamlı düzeyde düşük olduğu belirlenmiştir. Rekreasyonel Fayda Ölçeği alt boyutları ve Sanal Gerçeklik Tutum Ölçeği ilk ölçüm skorlarının cinsiyete göre karşılaştırılması sonucunda, sosyal fayda skorlarının erkeklerde kadınlara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Diğer karşılaştırmalarda ise anlamlı bir fark elde edilememiştir. Fiziksel fayda ve Sanal Gerçeklik tutumlarında ise interaksiyon etkisi anlamsız olup grup etkisi anlamlı olduğu için; fiziksel fayda üzerinden gelişen rekreasyonel fayda bakış açısının ve VR tutumunun deney grubunda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde farklı olduğu, ancak oyun oynama öncesi ve sonrasında bu farklılığın değişmediği söylenebilir. Rekreasyonel Fayda ve Sanal Gerçeklik Tutumları açısından deney ve kontrol grupları arasında yapılan analizlerde, katılımcıların sosyal Fayda ile ilgili rekreasyonel fayda perspektiflerinin ve genel rekreasyonel fayda bakış açılarının deney öncesi ve sonrası Sanal Gerçeklik ile oyun oynayan grupta anlamlı düzeyde arttığı belirlenmiştir.

Sena Kedersiz
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesinde okuyan öğrencilerin ve spor bilimleri fakültesinde görev yapan akademisyenlerin engelli bireylere karşı duyarlılık ve tutumlarının incelenmesi

Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan öğrencilerin ve Spor Bilimleri Fakültesinde görev yapan akademisyenlerin engelli bireylere karşı duyarlılık ve tutumlarının incelenmesi amaçlanan bu çalışmaya, Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan ve Spor Bilimleri Fakültesinde görev yapan akademisyenlerden 114 kişi katılmıştır. Sosyo-demografik veri formunun yanı sıra çalışmaya katılan kişilerin engellilere yönelik tutumlarını ölçmek için Dökmen (2000) tarafından geliştirilmiş olan Engellilere Yönelik Tutum ölçeği uygulanmıştır. Engellilere Yönelik Tutum ölçeği 30 maddeli "tamamen katılıyorum" 1, "katılıyorum" 2, "kararsızım" 3, "katılmıyorum" 4, "hiç katılmıyorum" 5 olarak puanlanan 5 basamaklı Likert tipi bir tutum ölçeğidir. Engellilere Yönelik Tutum Ölçeğinde duyarlılık, (13 madde) kaynak dağılımı, (4 madde) ve toplumsal değerler (13 madde) olmak üzere üç alt boyutu bulunmaktadır. 2, 11,12, 14, 15, 16, 17, 19, 22, 25 numaralı maddeler ters kodlanan maddelerdir. Duyarlılık alt boyutu: 1, 5, 6, 8, 9, 12, 14, 15, 17, 19, 25, 26, 29. Kaynak Dağılımı alt boyutu: 30, 22, 11, 10. Toplumsal Değerler alt boyutu: 2, 3, 4, 7, 13, 16, 18, 20, 21, 23, 24, 27, 28. Ölçekten alınabilecek en yüksek puan 150 ve en düşük puan 30'dur. Engellilere Yönelik Tutum Ölçeğin güvenirlik katsayıları; Cronbach alfa .91 ve iki yarım güvenirlik katsayısı da .83 bulunmuştur. Çalışmamızda kullanılan haliyle yapılan iç güvenirlik testlerinde ise Duyarlılık alt boyutu için .89, Toplumsal Değerler alt boyutu için .92, Kaynak Dağılımı alt boyutu için .85 ve toplam ölçek için .90 olarak Cronbach's alfa değerleri bulunmuştur. Çalışmada Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan öğrencilerden ve Spor Bilimleri Fakültesinde görev yapan akademisyenlerden kadınların erkeklere oranla skorlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu aynı zamanda medeni durumlarına göre evli olanların bekar olanlara oranla skorlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Engellilere yönelik ders alma ve araştırma/seminere katılma durumlarına göre ders alan, araştırma ya da seminere katılanların katılmayanlara oranla skorlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Engelli bireyle yaşama ve hayatının bir döneminde engelli bireye bakım verme durumlarının engelli bireylere yönelik duyarlılık ve tutuma farklılık göstermediği belirlenmiştir. Eğitim durumuna bakıldığında akademisyenlerle öğrenciler arasında farklılık göstermediği belirlenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada engelli bireylere yönelik duyarlılık ve tutumların kadınlarda erkeklere oranla, evlilerde bekarlara oranla ve engelliler ile ilgili eğitim alan ya da araştırma/seminere katılanlarda duyarlılık ve tutumun olumlu sonuçlandığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Engelliler, Tutum, Spor Bilimler

Nursel Aktürk
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Güreş organizasyonlarındaki kriz yönetimlerinin güreşçi özelliklerine göre değerlendirilmesi

Bu çalışmada, güreş ile uğraşan sporcuların güreş organizasyonlarında doğabilecek krizlerin yönetilmesiyle ilgili bakış açılarının demografik özelliklerine göre değişip değişmediğinin belirlenebilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç ile Abdullah Çalışkan tarafından geliştirilen "Kriz Yönetimi Ölçeği" çeşitli spor kulüplerinden rastgele seçilmiş 189 güreşçiye uygulanmıştır. Ölçeğin sonuçları SPSS 26 paket programı analiz edilmiştir. Verilerin frekans ve yüzde gibi tanımlayıcı istatistikleri gösterilmiş, ölçeğe ait her bir alt boyutun betimleyici istatistikleri çıkartılarak yorumlanmıştır. Toplanan verilere yapılan normallik testleri sonucu verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir; bu sebeple bağımsız değişkenlerin karşılaştırılmasında non-parametrik istatistiksel testlerden Mann Whitney-U Testi ve Kruskal Wallis Testi uygulanmıştır, anlamlı farklılık bulunan sonuçlarda, farkın kaynağının etki değeri Rosenthal formülü ile hesaplanmıştır. Ayrıca verilerin güvenirliği Cronbach Alfa katsayıları hesaplanarak kontrol edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, güreşçilerin kriz yönetimini benimsediği ve güreş organizasyonlarında yönetim kademelerinde görev alacak kişilerin güreş sporu ile uğraşmış kişiler olması gerektiği, mesleki deneyimin arttığında kriz yönetiminin daha tecrübeli yapıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Güreş, Organizasyon, Kriz Yönetimi

Faruk Akkoyun
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Elit güreşçilerin spora bağlılık düzeylerinin farklı değişkenler açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada, güreş yapan sporcuların spora bağlılık düzeylerinin, güreşçi demografik özelliklerine göre değişip değişmediğinin belirlenebilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç ile Schaufeli, Bakker tarafından 2004 yılında geliştirilmiş, Gözde Sırgancı tarafından 2019 yılında Türkçe 'ye uyarlanmış ölçek, çeşitli spor kulüplerinden rastgele seçilmiş 212 güreşçiye uygulanmıştır. Ölçeğin öncelikle örneklem grubuna uygunluğu AMOS programı ile test edilmiştir. Araştırma verileri SPSS 26 paket programı analiz edilmiştir. Verilerin frekans ve yüzde gibi tanımlayıcı istatistikleri gösterilmiş, ölçeğe ait her bir alt boyutun betimleyici istatistikleri çıkartılarak yorumlanmıştır. Toplanan verilere yapılan normallik testleri sonucu verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Bu sebeple bağımsız değişkenlerin karşılaştırılmasında non-parametrik istatistiksel testlerden Mann Whitney-U Testi ve Kruskal Wallis Testi uygulanmıştır, anlamlı farklılık bulunan sonuçlarda, farkın kaynağının etki değeri Rosenthal formülü ile hesaplanmıştır. Ayrıca verilerin güvenirliği Cronbach Alfa katsayıları hesaplanarak kontrol edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre güreşçilerin spora bağlılık düzeyleri, cinsiyet, güreş kategorisi, ekonomik gelir, spor ile uğraşma yılı ve başarı derecelerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güreş, Spor, Bağlılık

Zafer Dama
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Badminton sporcularına göre antrenör davranışlarının incelenmesi

Bu araştırma, badminton sporcularının bakış açısından antrenör davranışlarını çok boyutlu bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamıştır. Marmara bölgesindeki amatör ve profesyonel düzeylerdeki 300 badminton sporcusu, antrenörlerin davranışlarını Sporcular için Antrenör Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği (SADDÖ) aracılığıyla değerlendirmiştir. Kesitsel tarama modelinin benimsendiği çalışmada, katılımcılar rastgele örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir.SADDÖ, antrenörlerin fiziksel antrenman ve planlama, teknik beceri öğretimi, zihinsel hazırlık, hedef belirleme, yarışma stratejisi belirleme, olumlu ve olumsuz davranışlar gibi yedi temel boyuttaki tutum ve davranışlarını ölçmektedir. İstatistiksel analizler, sporcuların cinsiyetleri, yaşları ve çalışma durumları ile antrenör davranışı algıları arasında bazı boyutlarda anlamlı farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Bulgular, erkek sporcuların antrenman ve kondisyon, zihinsel hazırlık, hedef belirleme ve olumlu antrenör davranışları boyutlarında kadın sporculara kıyasla antrenörlerinin davranışlarını daha olumlu algıladıklarını göstermiştir. Yaş grupları karşılaştırıldığında ise 18 yaş ve üzeri sporcuların, hedef belirleme ve olumlu antrenör davranışları boyutlarında diğer gruplara göre antrenörlerini daha olumlu değerlendirdikleri görülmüştür. Ayrıca çalışan sporcuların, antrenman ve kondisyon boyutunda antrenörlerinin davranışlarını çalışmayanlara göre daha olumlu buldukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, badminton antrenörlerinin davranışlarının sporculara olumlu yansımalarının yanı sıra bazı iyileştirme alanlarına da işaret etmektedir. Çalışma, antrenörlerin özellikle fiziksel antrenman ve planlama, zihinsel hazırlık, hedef belirleme ve olumlu davranışlar konularında daha etkili olmalarının sporcu algılarını olumlu yönde etkileyebileceğini göstermiştir. Bununla birlikte, antrenörlerin cinsiyete, yaşa ve sporcuların durumlarına duyarlı bir yaklaşım sergilemeleri de önem arz etmektedir. Gelecekte antrenör eğitim programlarının bu bulguları dikkate alarak tasarlanması ve antrenörlerin belirli yetkinliklerinin güçlendirilmesi, sporcu memnuniyetini ve performansını artırmada katkı sağlayabilir.

Fiziksel rekreasyonOkul sporları
Tezcan Aydın
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel e-sporcuların oyuna karşı bağımlılıkları, stres ve kaygı düzeylerinin incelenmesi

Araştırma kapsamında profesyonel e-spor oyuncularının oyuna karşı bağımlılıkları, stres ve kaygı düzeyleri incelenip, e-sporcuların cinsiyet ve oynadıkları oyun türleri değişkenine göre farklılıklarının araştırılması amaçlanmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Çevrimiçi Oyun Bağımlılığı Ölçeği, Depresyon, Anksiyete, Stres Ölçeği ve Sürekli Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmaya 39 kadın 61 erkek olmak üzere toplam 100 profesyonel e-sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi aşamasında SPSS 22.0 paket programından yararlanılmıştır. Grup karşılaştırmalarında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek için T testi ve Anova testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda profesyonel e-sporcuların cinsiyet değişkeni açısından oyuna karşı bağımlılık ve kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0,05). E-sporcuların oynadıkları oyun türlerine göre bağımlılık, stres ve kaygı düzeyleri incelendiğinde aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0,05). Ancak CS:GO oynayan oyuncuların diğer oyunculardan ortalama olarak daha fazla kaygı düzeyine sahip oldukları (ort. 2.56), aynı zamanda CS:GO oynayan oyuncuların diğer oyunculardan bağımlılık düzeylerinin ortalama olarak daha fazla olduğu sonucu ortaya çıkmıştır (ort. 4.1). Bu sonucun ortaya çıkmasında CS:GO oyununun uzun yıllardır oynanması ve e-sporun en köklü oyunlarından biri olması etkili olabilir. Profesyonel e-sporcuların cinsiyetlerine göre stres düzeyleri incelendiğinde aralarında istatistiksel olarak kadın e-sporcular lehine anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Bağımlılık, stres ve kaygı düzeylerinin ölçek alt boyutları incelendiğinde de oyuncuların cinsiyetlerine göre stres alt boyutunda istatistiksel olarak kadın e-sporcular lehine anlamlı fark görülmüştür (p<0,05). Sporcuların stres düzeyleri oyun türüne göre incelendiğinde PubG oynayan oyuncuların diğer oyunları oynayan oyunculardan ortalama olarak daha yüksek stres düzeyine sahip oldukları sonucu ortaya çıkmıştır (ort. 2.39). PubG oyununda karakterin hayatta kalması temel oynanış amacı olduğundan dolayı oyuncuların stres düzeylerinin ortalama olarak yüksek olması oyunun oynanış dinamiğinden kaynaklı olduğu düşünülebilir. DOTA oynayan oyuncuların da diğer oyunculardan başarı düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür (ort. 4,42). Bu bulgular, e-spor endüstrisinin psikolojik sağlık üzerindeki etkilerini anlamak ve oyunculara uygun destek ve yönlendirmeler sağlamak için önemlidir.

Berkay Geldi
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın A-Milli Güreş takımının müsabaka esnasındaki üst bilişsel süreçlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmada, Kadın A-Milli Güreş takımının müsabaka esnasında üst bilişsel süreçlerinin, demografik özelliklerine göre değişip değişmediğinin belirlenebilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç ile Love, Dymand ve Lovell (2019) tarafından geliştirilen ve Beytullah Gürsal tarafından 2022 yılında Türkçe 'ye uyarlanan "Performans Esnasındaki Üst Bilişsel Süreçler Ölçeği (Metacognitive Processes during Performance Questionnaire) uygulanmıştır. Ölçeğin öncelikle örneklem grubuna uygunluğu AMOS programı ile test edilmiştir. Araştırma verileri SPSS 26 paket programı analiz edilmiştir. Verilerin frekans ve yüzde gibi tanımlayıcı istatistikleri gösterilmiş, ölçeğe ait her bir alt boyutun betimleyici istatistikleri çıkartılarak yorumlanmıştır. Toplanan verilere yapılan normallik testleri sonucu verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Bu sebeple bağımsız değişkenlerin karşılaştırılmasında non-parametrik istatistiksel testlerden Kruskal Wallis Testi ve Mann Whitney-U Testi uygulanmıştır, anlamlı farklılık bulunan sonuçlarda, farkın kaynağının etki değeri Rosenthal formülü ile hesaplanmıştır. Ayrıca verilerin güvenirliği Cronbach Alfa katsayıları hesaplanarak kontrol edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre güreşçilerin müsabaka esnasındaki üst bilişsel süreçlerinin; yaş, eğitim durumu, sporla uğraşma yılı, en iyi başarı derecesi, antrenörümün düşüncelerine önem veririm ve müsabaka anında antrenörümün bildirimleri beni etkiler değişkenlerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güreş, müsabaka, üst biliş

Elif Yanık
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek öğretim kredi yurtlar kurumuna bağlı fitness merkezlerinde algılanan hizmet kalitesi ve memnuniyet düzeyi: Edirne ili örneği

Spor hayatımızda önemli bir rol oynamaktadır. Son dönemde spor bilincinin artmasıyla beraber, fitness sağlıklı yaşamanın temel unsurlarından biri olarak görülmektedir. Fitness sporunun sağlıkla ilişkisi düşünüldüğünde, fitness yapan kişilerde obezite, kalp krizi, yüksek tansiyon, kanser gibi hastalıklara yakalanma oranı ve riskini daha düşük olduğu gözlemlenmektedir. Bununla birlikte fiziksel aktivite yağ oranını azalttığı, kas kütlesini arttırdığı söylenebilir. Fitness sporundan yararlanma oranının fazla olabilmesi için spor gerekliliklerinin uygulanmasının yanında, sporun yapıldığı tesislerin sağlıklı olması, huzurlu olması gerekmektedir. Bu bağlamda sporcu sağlığı düşünülerek spor tesisleri icrası stratejik önem taşımaktadır. Bu çalışmada Yükseköğretim Kredi Yurtlar Kurumuna (KYK) bağlı fitness merkezlerinde spor yapan öğrencilerin fitness merkezine karşı bakış açılarının tespit edilmesi, verilen hizmetin ve yeterlilik seviyesini değerlendirilerek sonraki çalışmalara öncülük etmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda fitness merkezlerinin yeterliliği ve öğrencilerin memnuniyet düzeyi belirlenmiştir.Edirne KYK'de kalan öğrencilerin sağlık için spor yaparken görüşlerini değerlendiren bu tez çalışması, konuyla ilgili sonraki çalışmalara yön vererek yapılan fitness merkezlerinin iyileşmesine yardımcı olacak bir kaynak olacağı düşünülmüştür. Çalışmanın evrenini Edirne'de fitness merkezlerinin bulunduğu KYK'de barınma sağlayan toplam 6006 öğrenci; örneklem grubunu ise yurtlardaki fitness merkezlerine kayıtlı 500 öğrenci oluşturmuştur. Yazıcıoğlu ve Erdoğan, 2004'e göre; ±0.05 örnekleme hatasında 500 elemanlı bir evreni temsil için en az 217 eleman yeterli görülmüştür. Örneklem seçiminde kabul edilecek hata payları için %95 güven aralığı (α=0.05) temel alınmıştır. Tüm istatistiksel analizler SPSS 25.0 programı ile yapılmıştır. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler frekans (n), yüzde (%),ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler şeklinde verilmiştir. Anket yoluyla elde edilen veriler ile algılanan hizmet kalitesi ölçeği, müşteri memnuniyeti ölçeği kullanılmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda, algılanan hizmet kalitesi alt boyutları ile algılanan değer arasında pozitif yönde orta düzeyde ve müşteri memnuniyeti ile arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuç ve bulgulara göre yükseköğretime bağlı kredi yurtlar kurumuna bağlı fitness merkezlerinde algılanan hizmet kalitesi ve memnuniyetinin artması için salon düzeninin oldukça önemli olduğu, yeterli ekipmanların bulunması gerekliliği ve fitness eğitmenlerinin ilgi düzeyinin spor yapanlarda olumlu etkiye sahip olduğu söylenebilir.

Sevim Yıldırım
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik ve Spor İl üdürlüğü çalışanlarının sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile rekreasyon alanı katılım engellerinin incelenmesi

Bu araştırmada Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personelinin sosyal medya bağımlılığı düzeyleri ve rekreasyon alan katılım engelleri ile bu düzey ve engellerin farklı değişkenlere göre farklılık gösterme durumu; sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile rekreasyon alan katılım engelleri arasındaki ilişkinin düzeyi incelenmiştir.2024 yılında Edirne'de görev yapan 283 personel üzerinde yapılan bu çalışmada, sosyal medya bağımlılığı ile rekreasyon alan katılım engellerinin cinsiyet, yaş, medeni durum ve eğitim seviyesi gibi demografik faktörlere göre nasıl değiştiği analiz edilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Demografik Bilgi Formu", "Sosyal Medya Bağımlılık Ölçeği" ve "Rekreasyon Alan Katılım Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Buna göre veriler normallik varsayımını sağladığından t-testi, ANOVA testi ve Pearson korelasyon parametrik testleri kullanılmıştır. Sonuçlara göre katılımcıların sosyal medya bağımlılığı düzeylerinin ortalama bağımlılık düzeyinde (X̅ 45.55), rekreasyon alan katılım engelleri konusunda ortalama düzeyde algıya sahip olduğu görülmüştür (X̅ 48.44). Cinsiyete göre, erkeklerin spor alanı engellerinde (X̅ 3.01), kadınların ise bireysel engellerde (X̅ 3.23) daha yüksek puanlar aldığı görülmüştür. Bekar katılımcıların sanal tolerans puanları evlilere göre daha yüksek (X̅ 2.54) olup, evli bireyler bireysel engellerde (X̅ 3.12) daha fazla zorluk yaşamaktadır. Eğitim ve yaş gibi faktörlerin de etkili olduğu gözlemlenmiştir. SMBÖ geneli ve RAKE ölçeği geneli Pearson korelasyon analizi testi sonucunda iki ölçekten elde edilen verilerin çok düşük düzeyde anlamlı bir ilişki gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır (r=-.225; p <.01). Araştırma sonucunda elde edilen veriler tartışılmış ve bu veriler eşliğinde bazı öneriler dile getirilmiştir.

Fatih Yakut
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sanal sosyalleşmenin rekreasyonel sosyal sağlık üzerindeki etkilerinin Y ve Z kuşağı üzerinden incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sanal sosyalleşmenin rekreasyonel sosyal sağlık üzerindeki etkilerini Y ve Z kuşakları özelinde incelemektir. Çalışma grubunu, Trakya Üniversitesi Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim görmekte olan toplam 204 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların 111'i kadın, 93'ü erkektir. Yaş gruplarına göre sınıflandırıldığında 166'sının Z kuşağına, 38'inin ise Y kuşağına mensup olduğu belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Rekreasyonel Sosyal Sağlık Ölçeği (RSSÖ) ve Sanal Ortam Yalnızlık Ölçeği (SOYÖ) kullanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, Y kuşağı bireylerinin zaman yönetimi, iletişim ve mutluluk-huzur alt boyutlarında Z kuşağı bireylerine göre daha yüksek puanlara sahip olduğunu göstermiştir. Cinsiyet değişkenine göre yapılan analizlerde ise erkek katılımcıların sanal sosyalleşme, sanal paylaşım ve sanal ortam yalnızlık düzeylerinin kadın katılımcılardan anlamlı düzeyde yüksek olduğu; buna karşın kadınların rekreasyonel sosyal sağlık düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca, rekreasyonel sosyal sağlık düzeyleri ile sanal ortam yalnızlık düzeyleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak araştırma, bireylerin dijital ortamlarda geçirdikleri sürenin artmasının sosyal sağlık üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceğini, yüz yüze sosyal etkileşimlerin ise rekreasyonel sosyal sağlığı olumlu yönde desteklediğini ortaya koymuştur. Çalışma bulguları literatürdeki benzer araştırmalarla örtüşmekte ve üniversite öğrencileri özelinde yapılacak rekreasyonel programların dijital bağımlılığı dengeleyecek biçimde tasarlanması gerektiğine işaret etmektedir.

Nur Zeynep Gülay
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde belediyelerin gerçekleştirdikleri rekreatif spor etkinliklerinin fayda ve yeterliliğinin incelenmesi: Çorlu örneği

Bu çalışmanın amacı, belediyeler tarafından gerçekleştirilen rekreatif spor etkinliklerine katılan bireylerin rekreasyonel fayda ve yeterlilik düzeyleri üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini Çorlu Belediyesi tarafından düzenlenmiş sportif etkinliklere katılan 18 yaş üstü bireyler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ölçek yöntemi kullanılmıştır. Demografik sorular Ağılönü (2007) tarafından geliştirilen Rekreasyonel Beklentiler Ölçeğinden oluşturulmuş, ölçme araçları olarak Türkçe uyarlaması Akgül ve arkadaşları (2018) tarafından yapılan Rekreasyon Fayda Ölçeğinin iki alt boyutu (fiziksel ve psikolojik), Gökçe ve Orhan (2011) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Doyum Ölçeğinin iki alt boyutu (psikolojik ve eğitimsel) kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Öncelikle verilerin dağılım özelliklerini belirlemek amacıyla çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiştir. Ardından, tanımlayıcı istatistikler hesaplanmış ve gruplar arası karşılaştırmalar için bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Anlamlı farklılıkların olduğu durumlarda Tukey HSD testi ile post-hoc karşılaştırmalar yapılmıştır. Ölçekler arası ilişkileri belirlemek için Pearson korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, katılımcıların rekreasyon fayda düzeyleri ile serbest zaman doyumu, çalışma durumu ve rekreasyon faydanın psikolojik alt boyutu dışında hiçbir değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bununla birlikte, rekreasyon fayda ile serbest zaman doyumu alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon olduğu belirlenmiştir.

Belediye hizmetleriRekreasyonYerel yönetimler
Hatice Elif Koşak
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

8 haftalık Life Kinetik antrenmanlarının 6-10 yaş kız çocuklarında reaksiyon süresi ve çeviklik üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 8 haftalık Life Kinetik antrenman programının, standart spor antrenmanlarına ek olarak uygulandığında, 6-10 yaş kız çocuklarının reaksiyon süresi ve çeviklik performansları üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desende yürütülmüştür. Cimnastik ve hentbol branşlarına devam eden 6-10 yaş arası 24 kız çocuğu, rastgele olarak deney (n=12) ve kontrol (n=12) gruplarına ayrılmıştır. Deney grubu, 8 hafta boyunca haftada 3 gün standart antrenmanlarına ek olarak Life Kinetik antrenmanları yaparken, kontrol grubu sadece standart antrenmanlarına devam etmiştir. Katılımcıların reaksiyon süresi Ruler Drop (Cetvel Düşürme) testi ile, çeviklik performansı ise T-testi ile ön test ve son test olarak ölçülmüştür. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, gruplar arası ve grup içi karşılaştırmalar için uygun istatistiksel testler (t-Testi, Mann-Whitney U, Wilcoxon) kullanılmıştır (p<0.05). Başlangıçta gruplar arasında reaksiyon süresi ve çeviklik açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. 8 haftalık müdahale sonunda, deney grubunun reaksiyon süresinde istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme (azalma) tespit edilirken (p=0.005), kontrol grubunda anlamlı bir değişiklik olmamıştır (p=0.786). Son test karşılaştırmasında, deney grubunun reaksiyon süresi kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha iyi bulunmuştur (p=0.011). Çeviklik performansında ise hem deney (p=0.001) hem de kontrol grubunda (p=0.002) anlamlı iyileşmeler gözlenmiştir. Ancak, son testte iki grup arasında çeviklik performansı açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0.958). Sonuç olarak, 8 haftalık Life Kinetik antrenmanları, 6-10 yaş kız çocuklarında reaksiyon süresini geliştirmede standart antrenmanlara kıyasla ek bir fayda sağlamıştır. Bu durum, Life Kinetik'in bilişsel-motor entegrasyon yoluyla nöral işlemleme hızını artırma potansiyelini desteklemektedir. Ancak, T-testi ile ölçülen çeviklik performansı üzerinde Life Kinetik'in ek bir etkisi gözlenmemiştir; her iki grup da benzer düzeyde gelişim göstermiştir. Bu, standart cimnastik ve hentbol antrenmanlarının bu yaş grubunda çevikliğin fiziksel bileşenlerini zaten yeterince uyarıyor olabileceğini veya Life Kinetik'in çeviklik üzerindeki etkilerinin ortaya çıkması için daha uzun süreye ihtiyaç duyulabileceğini düşündürmektedir. Bulgular, çocuk antrenman programlarında hedeflenen beceriye özgü (bilişsel ağırlıklı veya fiziksel ağırlıklı) metodolojilerin seçilmesinin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: life kinetik, orta çocukluk dönemi, reaksiyon süresi, çeviklik

Taha Töraydın
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Rekreatif dans faaliyetlerine katılan bireylerin esenlik düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, serbest zamanlarında dans etkinliklerine katılan kişilerin elde ettikleri esenlik seviyelerini incelemek ve bu seviyeleri belirli demografik özellikler çerçevesinde karşılaştırmaktır. Araştırmanın evrenini daha önce hiç rekreatif olarak dans aktivitelerine katılmamış üniversite öğrencileri oluştururken, örneklem grubunu ise tesadüfi örnekleme yöntemine dayalı olarak Trakya Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerden seçilmiş, toplamda 68 gönüllü öğrenci, 34 erkek ve 34 kadın olacak şekilde bir araya getirilmiştir. Araştırma kapsamında veri toplamak için kişisel bilgilerin yer aldığı bir form ve VanderWeele (2017)'nin geliştirdiği, "Yeni Esenlik Endeksi (New Florishing Index)" olarak adlandırılan ve Alkan (2022) tarafından Türkçe Formu Geçerlilik ve Güvenirliliği yapılan "Yeni Esenlik Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek güvenilirliğini tespit etmek amacıyla Cronbach Alpha katsayısı hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, bağımsız ikili grupları karşılaştırırıken, bağımsız örneklem (independent Sample) T testi, bağımlı ikili grupları karşılaştırırken bağımlı(paried) örneklem T-testi ve grup ve zaman ortak etkileşiminin analizinde tekrarlı ölçümlerde iki faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Esenlik Ölçeği ve alt boyut puanlarının çalışma ve kontrol grubu arasındaki karşılaştırılmasında ise ANCOVA analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre katılımcıların rekreatif amaçlı dans aktivitelerine katılımlarıyla esenlik düzeyinin artması ilişkisinin yüksek olduğu (p<0,01) ve demografik değişkenlere göre farklılaştığı tespit edilmiştir (p<0,0160). Haftalık dans aktivitelerine katılan bireylerin Esenlik Ölçeği toplam ortalama puanları (ort: 80,32) katılmayanlara oranla (ort:74,18) anlamlı bir şekilde daha yüksektir. Sonuç olarak, reakreatif amaçlı dans etkinliklerine katılan bireyler ile herhangi bir katılım göstermeyen bireyler arasında esenlik düzeylerine göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Faaliyetlere katılan bireyler, "mutluluk ve yaşam doyumu, zihinsel ve fiziksel sağlık, yaşam amacı ve anlamı, yakın sosyal ilişkiler ve finansal ve maddi durum" boyutlarında önemli bir artış ve iyileşme gösterirken, kontrol grubunda bu durum sabitliğini koruyamamış ve azalma yönünde eğilimler göstermiştir. Bu bulgulara dayanarak, rekraetif amaçlı dans aktivitelerinin bireylerin esenliğinde iyileştirme ve koruma sağladığı söylenebilir.

DansEsenlikRekreasyon+3
Hamza Tarık Gencer
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Spor kurumu çalışanlarının rekreasyon farkındalıkları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı spor kurumunda görev yapan çalışanların bazı demografik özelliklerine göre rekreasyon farkındalık düzeyleri ve örgütsel bağlılık düzeylerinin incelenmesine yönelik muhtemel anlamlı farklılıkların belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemini, spor kurumunda görev yapan 277 çalışan oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Rekreasyon Farkındalık Düzeyi Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Veriler, SPSS 25.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, katılımcıların rekreasyon farkındalık düzeyleri ve alt boyutlarının (haz-eğlence, sosyal başarı, kendini geliştirme) yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel bağlılık düzeyleri de genel ve alt boyutlar (duygusal, normatif, devam bağlılığı) açısından yüksek seviyede bulunmuştur. Ancak, rekreasyon farkındalık düzeyi ile örgütsel bağlılık düzeyi arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Demografik değişkenler açısından yapılan analizlerde, yaş, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum, kurumda çalışma süresi ve haftalık rekreasyon etkinlikleri katılım sayısı değişkenleri açısından rekreasyon farkındalığı ile yaş, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum ve haftalık rekreasyon etkinlikleri katılım sayısı değişkenleri açısından örgütsel bağlılık düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmemiştir. Ancak, günlük serbest zaman süresi bağlamında rekreasyon farkındalığın tüm alt boyutlarında ve örgütsel bağlılığın devam boyutunda anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Kurumda çalışma süresi değişkenine göre örgütsel bağlılığın devam boyutunda anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları, çalışanların rekreasyon farkındalıklarının ve örgütsel bağlılıklarının yüksek olduğunu, ancak bu iki değişken arasında doğrudan bir ilişki olmadığını göstermektedir. Araştırmanın bulguları, rekreatif etkinliklerin bireysel deneyim düzeyinde etkili olduğunu ve örgütsel bağlılıkla doğrudan ilişkili olmadığını ortaya koymaktadır.

Murat Eser Ülker
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin ve eğitimcilerinin yüzme tesisinden memnuniyet düzeyleri ile egzersiz bağımlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırma kapsamında üniversite öğrencilerinin ve eğitimcilerinin yüzme tesisinden memnuniyet düzeyleri ile egzersiz bağımlılığı arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırma kapsamında nicel araştırma yönteminden yararlanılmış olup ilişkisel tarama modeli temel alınmıştır. Araştırmanın evrenini Edirne ilinde yüzme sporu yapan üniversite öğrencileri ve eğitimcileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde ise kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenen ve yüzme tesislerinde aktif olarak egzersiz yapan, gönüllülük esasına göre katılım sağlayan 200 üniversite öğrencisi ve eğitimci yer almaktadır. Çalışmada verilerin toplanması için Kişisel Bilgi Formu, Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği ve Spor Tesisleri Müşteri Memnuniyeti Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde SPSS 25,0 programı kullanılmıştır. İkili gruplar arasında anlamlı fark olup olmadığının belirlenebilmesi için Mann Whitney U testi; ikiden fazla grup arasında anlamlı fark olup olmadığının belirlenebilmesi için Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Egzersiz Bağımlılığı ve yüzme tesisinden memnuniyet düzeyleri arasındaki ilişkinin tespiti için de Spearman Korelasyon testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda egzersiz bağımlılığı üzerinde cinsiyet, spor salonuna gitme süresi, egzersiz yapma sıklığı, egzersize başlama nedeninin anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Spor tesisleri müşteri memnuniyeti değerlerinde ise fiziksel görünümden memnun olma durumu, egzersiz yapma düzeni, egzersiz yapma sıklığı, egzersize başlama nedeni, egzersize ayrılan maddi kaynağın anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Egzersiz bağımlılığı ölçeği toplam puanı ile spor tesisleri müşteri memnuniyeti toplam puanı arasında zayıf düzeyde istatistiki yönden anlamlı boyutta pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yüzme tesisinden duyulan memnuniyet arttıkça bireylerin egzersize olan bağımlılık düzeylerinin de anlamlı ancak zayıf bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Egzersiz Bağımlılığı, Yüzme, Yüzme Tesisi Memnuniyeti

Irmak Tuzludan
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 sürecinde bireylerin kaygı durumları ile mutluluk düzeylerinin incelenmesi

Koronavirüs (Covid-19) pandemisi dünya genelinde büyük bir etki yaratmış ve insanların yaşamını derinden etkilemiştir. Bu süreçte, bireylerin psikolojik sağlığı ve buna bağlı olarak mutluluk düzeyleri üzerinde önemli etkilerin olduğu bilinmektedir. Bu tezin amacı; Koronavirüs (Covid-19) pandemi sürecinde Antalya ilinin Muratpaşa ilçesinde sürekli ve devamlı olarak ikamet eden 18-65 yaş bireylerin cinsiyet, yaş, eğitim durumu, gelir durumu, haftalık serbest zaman süresi, haftalık fiziksel aktivite süresi ve kronik rahatsızlık durumu gibi demografik değişkenlerin anksiyete (kaygı) durumları ve mutluluk düzeyleri üzerinde etkili olup olmadığı tespit etmektir. Nicel araştırma yöntemi olarak tasarlanan bu tezde, betimsel tarama deseni kullanılmış ve örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya Antalya ilinin Muratpaşa ilçesinde ikamet eden 18-65 yaş%53.1 (368) kadın ve %46.9 (325) erkek olmak üzere toplam 693 birey katılmıştır. Tezde veri toplama araçları olarak; araştırmacı tarafından konu ile ilgili olarak oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu", "Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu" ve "Koronavirüs Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde parametrik testler için t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), non-parametrik testler için Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri yapılmıştır. Ayrıca bireylerin koronavirüs kaygı durumları ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek için ise korelasyon analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre,cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, gelir düzeyi ve kronik rahatsızlık gibi demografik faktörlerin bireylerin mutluluk düzeyini etkileyebileceğini göstermektedir Pearson korelasyon analizine göre bireylerin mutluluk düzeyleri ile koronavirüs kaygı düzeyleri arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur (r=-.188, p<0.01). Bu bulgu, koronavirüs kaygısının bireylerin genel mutluluk düzeyini olumsuz yönde etkileyebileceğini göstermektedir. Daha yüksek kaygı düzeyine sahip bireylerin mutluluk düzeyinin daha düşük olduğu ve koronavirüs salgınının psikolojik etkilerinin önemli olduğu sonucuna varılabilir. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Koronavirüs, Mutluluk, Kaygı

COVID 19KaygıKorku+6
Sude Kılınç
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın çalışanların serbest zaman engelleri ve serbest zaman yönetim düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmada, kadın çalışanların serbest zaman engelleri ile boş zaman yönetim düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu uygun örnekleme yöntemi ile belirlenerek Konya ili Selçuklu ilçesinde sürekli ve devamlı ikamet eden 18-51 yaş üzeri arasında çalışan 1915 kadın katılımcıdan oluşmuştur. Veriler yüz yüze ve online anket tekniği ile toplanmıştır. Katılımcılara araştırmanın amacı doğrultusunda belirlenen sosyo-demografik veri formu, Serbest Zaman Engelleri Ölçeği Kısa Formu (SZEÖ) ve Boş Zaman Yönetimi Ölçeği (BZEÖ) uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 21.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine yönelik gerçekleştirilen Çarpıklık ve Basıklık test sonuçlarına göre verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Verilerin normal dağılım göstermediği saptandıktan sonra verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra çeşitli değişkenlerin karşılaştırılması için Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testi ve Korelasyon analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında katılımcıların yaş değişkeni ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, zaman, BZYÖ alt boyutlarından boş zaman tutumu ve programlama alt boyutları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (P<0,05). Medeni durum değişkeni ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, tesis, zaman, BZYÖ alt boyutlarından programlama alt boyutları arasında anlamlı ilişki tespit edilirken (P<0,05), diğer alt boyutlar arasında anlamlı farkın olmadığı belirlenmiştir (p˃0.05). Gelir durumu değişkeni ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, arkadaş eksikliği, BZYÖ alt boyutlarından programlama alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (P<0,05). Çocuk sayısı değişkeni ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, tesis, zaman, BZYÖ alt boyutlarından boş zaman tutumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0,05). Çocuk sayısı ile diğer alt boyutlar arasında ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (P˃0.05). Çalıştığı kurum ile SZEÖ alt boyutlarından bilgi eksikliği, tesis, arkadaş eksikliği, zaman, BZYÖ alt boyutlarından programlama alt boyutu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (P<0,05). Sonuç olarak; çalışan kadınların serbest zaman engelleri önündeki kısıtlayıcının daha çok bilgi eksikliği yönünde olduğu tespit edilirken boş zaman yönetimi açısından ise programlama yönünde olduğu saptanmıştır. Serbest Zaman Engelleri ile Boş Zaman Yönetimi arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda en kuvvetli ilişkinin BZYÖ alt boyutlarından Amaç Belirleme ve Yöntem ile Değerlendirme arasında olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Boş Zaman, Rekreasyon, Rekreatif Faaliyet, Çalışan Kadın, Serbest Zaman Engelleri, Boş Zaman Yönetimi

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeFiziksel rekreasyon+5
Nagihan Sucu
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde rekreatif faaliyetlerin yaşam doyumu ve boş zamanın anlamına etkisinin farklı değişkenler ışığında incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Üniversite öğrencilerinde yaşam doyumu ile boş zamanın anlamı ilişkisi incelenerek; rekreasyonel faaliyetlere yönelik üniversite öğrencilerinin görüşleri araştırılarak hangi sebeplerden dolayı bu faaliyetlere yöneldikleri ve yaşam doyumu ile ilişkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Necmettin Erbakan Üniversitesinde okuyan toplam 406 bireye boş zaman katılım ve tatminine yönelik sorulardan oluşan anket uygulaması yapılmıştır. Katılımcıların yaşam doyumu ve boş zamanın anlamı ile ilgili görüşleri, cinsiyet, yaş, gelir düzeyi, bölüm, boş zaman faaliyet seçimi ve sıklığı gibi demografik parametrelere göre karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. 406 veri SPSS 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine yönelik gerçekleştirilen Çarpıklık ve Basıklık test sonuçlarına göre verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği saptandıktan sonra, 2 seçenekli bağımsız değişkenler için bağımsız örneklemler t-testi, ikiden fazla seçeneğe sahip değişkenler için ise tek yönlü varyans analizi (Anova) gerçekleştirilmiştir. İlgili ölçekler arasındaki ilişkiyi tespit etmeye yönelik olarak ise "Pearson Korelasyon" analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak Yaşam doyumu ile Boş zamanın anlamı ilişkisinin incelendiği bu araştırmada örneklem grubunu oluşturan Necmettin Erbakan Üniversitesi öğrencilerinin rekreasyonel faaliyetlerin anlamı ile yaşam doyumu ilişkisine yönelik; cinsiyet, yaş ve gelir düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılıklar, fakülte ve öğretim türü değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Boş zaman, Yaşam doyumu, Boş zaman Anlamı

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeRekreasyon+4
Naile Şahin
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin rekreasyon etkinliklerini belirlemede kullanılan kaynaklar ve sosyal medya kullanımının rolü

Bu çalışmada öğrencilerin sosyal medya kullanım amaçlarının belirlenmesi, bireylerin rekreatif etkinliklere katılımlarında sosyal medyayı güvenilir bir kaynak olarak görüp görmediğinin tespiti ve sosyal medyanın rekreatif etkinlik seçimi üzerine etkisi olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya totalde 497 üniversite öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Yapılan analizler sonucunda 22 ankette uç değer saptanmış olup bunlar çalışmadan çıkarılmıştır. Araştırma 286 (%60,2) kadın, 189 (39,8) erkek bireyle yürütülmüştür. Araştırmada tarama kullanılmış olup veri toplama aracı olarak "Sosyal Ağların Kullanım Amaçları Ölçeği" ve "Rekreasyon Etkinliklerine Katılırken Güvenilen Kaynaklar" ölçeği kullanılmıştır. Analizlerin kontrolleri sonucunda SAKAÖ ve alt boyutlarının çarpıklık basıklık değerleri kontrol edildiğinde normal dağılıma uygun olmadığı ortaya çıkmış olup parametrik olmayan (non-parametric) testler kullanılırken, REKKKÖ'nin ise normal dağılıma uygun olduğu ortaya çıkmış olup parametrik (parametric) testler uygulanmıştır. Verilerin istatiksel analizi için betimsel istatistiklerin yanı sıra T-testi, Mann Whitney-u testi, Kruskal Wallis testi, korelasyon ve regresyon analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında katılımcıların cinsiyet değişkeni ile sosyal medya kullanım amaçları ve rekreatif etkinliklere katılırken güvendikleri kaynaklar arasında herhangi bir anlamlılık tespit edilememiştir (p>.05). Katılımcıların yaş gruplarına göre SAKAÖ'nin alt boyutlarından iletişimi başlatma, iletişimi kurma ve eğlence alt boyutlarında (p<.05) düzeyinde anlamlılık tespit edilirken, diğer alt boyutlarda anlamlılık tespit edilememiştir (p>.05). Katılımcıların yaş grupları değişkeni ile REKKKÖ arasında herhangi bir anlamlılık tespit edilememiştir (p>.05). Bireylerin sosyal medyada paylaşılan (fotoğraf, video, yorum) içeriklerinden etkilenerek katılacağım rekreatif etkinliklerde değişiklik yaptım/yapabilirim değişkenleri ile her iki ölçek arasında (p<.05) düzeyinde anlamlılık tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen çalışma doğrultusunda sosyal medya kullanımları ile bireylerin rekreatif aktivite seçmeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<.05). Bireylerin sosyal medya kullanımları ile rekreatif etkinliklere katılımları arasında pozitif yönlü kuvvetli bir ilişki vardır (r=0,582). Yaptığımız analizin sonucuna göre bireylerin sosyal medya kullanımlarının, rekreatif etkinliklere katılımını da etkiledikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Boş zamanları değerlendirmeRekreasyonRekreasyonel aktiviteler+4
Murat Alpaslan Kaderoğlu
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde rekreasyon hizmetleri ve kent halkının rekreasyonel faaliyetlere olan yaklaşımlarının incelenmesi: Mersin Büyükşehir Belediyesi örneği

Son yıllarda, hizmetlerin yerinden ve halka en yakın yönetim birimlerince yerine getirilmesi fikri popülerlik kazanmaktadır. Bu durum, yerel yönetimlerin önemini giderek artırmaktadır. Yerel yönetimler, kamusal mal ve hizmet sunumuyla kaynak kullanımında etkinlik sağlama, işlem maliyetlerini azaltma ve kamu sektöründe üretilen mal ve hizmetlerin yerel halkın tercihlerine uygun olması gibi nedenlerle oldukça önemli hale gelmiştir. Bu çalışma; Mersin yerel yönetimlerinin gerçekleştirmiş oluğu rekreatif hizmet/ faaliyetler ve kent halkının rekreasyonel faaliyetlere olan yaklaşımlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma toplamda 317 gönüllü katılımcıya uygulanmış olup kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Rekreasyon Alanı Tercih Etkenleri Ölçeği (RATE) kullanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre; katılımcıların medeni durumları ile Rekreasyon Alanı Tercih Etkenleri "RATE" ölçek alt boyutlarından , "Fiziki İmkânlar" alt boyutu puan ortalamalarının bekarların (S.O.=180,64), evlilerden(S.O.=144,35) daha fazla yüksek puana sahip oldukları ve anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Bir diğer bulguya göre "Sportif Çeşitlilik", "Konum" ve "Aktivite" alt boyutları ile eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, "Personel" ve "Fiziki İmkanlar" alt boyutları ile eğitim durumu arasında anlamlı bir farklılık olduğu söylenebilir.

Belediye hizmetleriBelediyelerMersin+4
Havva Örs
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik personelin rekreasyonda algılanan sağlık çıktıları ve serbest zaman doyumu düzeylerinin incelenmesi (Necmettin Erbakan Üniversitesi örneği)

Bu çalışma; üniversitede görev yapan akademisyenlerin rekreasyonda algıladıkları sağlık çıktıları ile serbest zaman doyum düzeylerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya uygun örnekleme yöntemiyle toplamda Necmettin Erbakan Üniversitesinde çalışan 343 gönüllü akademisyen katılmıştır. Çalışmada veriler yüz yüze ve online anket tekniği ile toplanmıştır. Bireylere araştırmanın amacı doğrultusunda belirlenen sosyodemografik veri formu, Rekreasyonda Algılanan Sağlık Çıktıları Ölçeği(RASÇÖ) ve Serbest Zaman Doyum Ölçeği (SZDÖ) uygulanmıştır. Analizlerin kontrolleri sonucunda RASÇÖ ve SZDÖ alt boyutlarının çarpıklık basıklık değerleri kontrol edildiğinde normal dağılıma uygun olduğu ortaya çıkmış olup parametrik olan (parametric) testler kullanılmıştır. Verilerin istatiksel analizi için T-testi ve One Way Anova testi ve korelasyon analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre; Rekreasyonda Algılanan Sağlık Çıktıları ölçeği alt boyutları ile yaş, görev yaptığı fakülte, refah seviyeleri, haftalık boş zaman süresi, boş zamanları değerlendirme güçlüğü, fiziksel aktivitelere katılım durumları, haftada ne sıklıkla fiziksel aktivite yaptıkları, üniversite kampüsündeki rekreatif alan yeterliliği, üniversite rekreatif alanlarından faydalanma durumu, ilin sahip olduğu rekreasyonel alan yeterliliği ve ilin sahip olduğu rekreasyonel alan kullanım sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilirken, bireylerin cinsiyet, medeni durum ve ünvan değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Serbest zaman doyum ölçeği alt boyutları ile cinsiyet, medeni durum, görev yaptığı fakülte, refah seviyesi, haftalık boş zaman süresi, boş zamanları değerlendirme güçlüğü, fiziksel aktivitelere katılım durumları, haftada ne sıklıkla fiziksel aktivite yaptıkları, üniversite kampüsündeki rekreatif alan yeterliliği, üniversite rekreatif alanlarından faydalanma durumu, ilin sahip olduğu rekreasyonel alan yeterliliği ve ilin sahip olduğu rekreasyonel alan kullanım sıklığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilirken, bireylerin yaş ve ünvan değişkenlerin göre anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Sonuç olarak akademisyenlerin yaşı arttıkça, refah düzeyi yükseldikçe, boş zaman süresi arttıkça, haftalık fiziksel aktiviteye katılım durumları düzenli hale geldikçe rekreasyonda algılanan sağlık çıktıları anlamlı hale geldiği tespit edilmiştir. Ayrıca kadın ve bekar akademisyenlerin serbest zaman faaliyetlerine katılırken estetik kaygı güttüğü bulunmuştur. Boş zaman süresi arttıkça, fiziksel aktivitelere katılma düzeyleri düzenli hale geldikçe serbest zaman doyum düzeylerinde artış tespit edilmiştir. Rekreasyonda algılanan sağlık çıktıları ölçeği ile serbest zaman doyum ölçeği alt boyutlarının birbirleri ile düşük düzeyde fakat olumlu bir ilişkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Serbest Zaman, Rekreasyon, Rekreasyonel Aktivite, Rekreasyonda Algılanan Sağlık Çıktıları, Serbest Zaman Doyumu

Akademik personelDoyum düzeyiFiziksel rekreasyon+6
Elif Tuncer
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitede çalışan akademik personelin rekreasyonel egzersize ilişkin sağlık inancı

Bu çalışma; üniversitede çalışan akademisyenlerin tercih ettikleri rekreasyonel aktivite türleri, katılım düzeyleri ve rekreasyonel egzersize ilişkin sağlık inançlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya kolayda örnekleme yöntemiyle totalde Necmettin Erbakan Üniversitesinde çalışan 349 gönüllü akademisyen katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Sportif Rekreasyonel Aktivitelere İlişkin Sağlık İnancı (SRAİSİ) ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre; sağlık inancı alt boyutlarının (algılanan ciddiyet, algılanan engeller, psikososyal yarar, fiziksel yarar ve öz etkililik) aktivite türü, aktiviteye katılım şekli, haftalık spor yapılan gün sayısı, aktivite esnasında algılanan zorluk ve aktivitelere katılım nedeni değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaştığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, rekreasyonel aktivitelerin akademisyenlerin koruyucu sağlık davranışlarını, algıları, öz etkililik düzeyleri, fiziksel ve sosyolojik ve sağlık motivasyonlarını arttırdığı, gerek fiziksel, sosyal ve gerekse psikolojik yönden olumlu fayda sağladığı düşüncesine sahip oldukları, sosyalleşmek ve farklı deneyimler kazanmak için grup olarak aktivitelere katılmayı daha çok benimsedikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Rekreasyonel Fiziksel Aktivite, Egzersiz, Sağlık İnancı

Akademik personelEgzersizFiziksel aktivite+7
Mizgin Yaşar
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Açık alan rekreatif etkinliklerinden kampçılığın kaygı üzerine etkisi

Bu çalışmada açık alan rekreatif etkinliklerinden kampçılığın kaygı üzerine etkisi incelenmektir. Çalışma grubu olarak katılımcılar uygun örnekleme yöntemi ile belirlenerek Ankara ilinde kamp etkinliğine katılmış ve katılmamış 319 katılıcıdan oluşmuştur. Veriler sosyal medya aracılığıyla online anket uygulanarak toplanmıştır. Katılımcılara araştırmanın amacı doğrultusunda belirlenen sosyodemografik veri formu ve Dr. Aron T. Beck tarafından geliştirilen 21 maddelik Beck Kaygı ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 25.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizi için çeşitli değişkenlerin karşılaştırılması amacıyla ikili gruplarda T-Testi ve ikiden fazla olan gruplarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak esas alınmıştır. Çalışmanın bulgularında katılımcıların cinsiyet, yaş gurubu ve eğitim durumları değişkenlerine uygulanan testlerin sonucunda kaygı düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır (p>0,05). Katılımcıların medeni durum, gelir durumu ve kamp etkinliğine katılım durumlarına uygulanan testlerin kaygı düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak bireylerin kampçılık etkinliğine katılmalarının ve doğayla etkileşimli olarak açık alan rekreatif etkinliklerine dahil olmalarının kaygı düzeyleri üzerinde pozitif etkisinin olduğu görülmüştür.

Açık alanlarKampingKamplar+3
Nural Cura
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür aracı olarak sosyal medya kullanımının serbest zaman alışkanlıkları ve yaşam doyumu üzerindeki etkisi

Popüler kültürün ulaşılabilir olması kişilerde kültürel olarak onu medyanın alanına yerleştirmektedir. Popüler kültürün oluşturulmasında ve bireyler arası aktarılmasında sosyal medya; gündelik hayatımızın önemli bir parçası haline gelmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın temel amacı; popüler kültür alanı olan sosyal medyanın kullanım düzeyini ve bu kullanımın serbest zaman alışkanlıkları ve yaşam doyumu üzerindeki etkileri ve çalışmada kullanılacak bazı değişkenler arasındaki olası ilişkileri incelemektedir. Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak online ortamda n=411 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın evrenini sosyal medya kullanıcıları oluştururken, örneklemini ise ulaşılabilen 411 gönüllü sosyal medya kullanıcısı oluşturmuştur. İstatistiksel analizler çalışmamızdan elde edilen veriler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada demografik bilgi toplama formu, sosyal medya kullanım ölçeği, serbest zaman motivasyon ölçeği ve yaşam doyum ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 26.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma ampirik sonuçları doğrultusunda; araştırmaya katılan bireylerin sosyal medya kullanım ölçeğinde en çok "Günlük tüm etkinliklerimi (konuşma, oyun, banka alışveriş vb.) sosyal medya üzerinden yönetebilirim." ifadesine katıldıkları görülmektedir. Serbest zaman motivasyon ölçeğinde ise bireylerin serbest zaman aktivitelerini genellikle neden yapıyorsunuz? Sorusunda "Bana çekici gelen konular hakkında daha fazla bilgi edinmenin beni memnun etmesi" ifadesine katıldıkları görülmektedir. Araştırmaya katılan bireylerin yaşam doyum ölçeğinde ise en çok "Yaşamımdan memnunum." ifadesine katıldıkları görülmektedir. Ayrıca korelasyon analizi doğrultusunda elde edilen sonuçlara baktığımızda; serbest zaman motivasyonu bağımlı değişkeni üzerinde sosyal medya kullanımı faktörünün 0,316 (,000 ve p<0001) seviyesinde anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; sosyal medya kullanımları arttıkça bireylerin serbest zaman motivasyonları pozitif yönde geliştiği ifade edilebilir. Ayrıca yaşam doyumu üzerinde serbest zaman motivasyonun artması ya da azalmasının anlamlı bir etkisi yoktur. Son olarak sosyal medya kullanımın artması bireylerin yaşam doyumunu etkilememektedir.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmePopüler kültür+4
Melek Aktaş Koç
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geleceğin rekreasyon yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri

Bu tez, rekreasyon yönetimi öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini etkileyen faktörleri incelemeyi amaçlayan kapsamlı bir araştırmayı özetlemektedir. Öğrenme, bireylerin kişisel ve profesyonel gelişiminde temel bir rol oynar ve bu çalışma, rekreasyon alanında eğitim alan öğrencilerin öğrenme eğilimlerini belirleyen çok çeşitli faktörleri anlamamızı sağlamaktadır. Tezin amacı, rekreasyon yönetimi bölümünde okuyan lisans öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini belirlemek ve demografik değişkenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri üzerine etkisini tespit etmektir. Nicel bir araştırma olarak tasarlanan bu tez çalışmasında, betimsel tarama deseniyle birlikte örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rekreasyon Yönetimi bölümleri oluşturmaktadır. Verilerin analizi açık kaynak kod yazılımlı "Jamovi" paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için çarpıklık-basıklık testi kullanılmış ve normal dağılıma sahip olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle iki seçeneğe sahip bağımsız değişkenler için Mann-Whitney U testi, ikiden fazla seçeneğe sahip değişkenler için ise Kruskal Wallis testi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, rekreasyon yönetimi öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri üzerindeki etkileri çeşitli faktörler aracılığıyla ortaya koymaktadır. Cinsiyet, rekreatif faaliyetlere katılım biçimi, mezun olunan lise türü ve günlük ayrılan zaman gibi değişkenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, kitap okuma alışkanlığı, üniversite tercihi, sınıf düzeyi, akademik başarı, aile gelir durumu, kişisel ve mesleki kurslara katılım, rekreatif faaliyet seçimi ve bu faaliyetler için ayrılan zaman gibi faktörler, rekreasyon yönetimi öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini önemli ölçüde etkileyen unsurlar olarak belirlenmiştir. Bu bulgular, rekreasyon yönetimi eğitimine yönelik daha özelleştirilmiş yaklaşımların gerekliliğini vurgulayarak, gelecekteki eğitim politikalarının ve programlarının bu faktörleri dikkate almasının önemini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, yaşam boyu öğrenme, Serbest zaman eğitimi

RekreasyonSerbest zaman eğitimiYaşam boyu öğrenme+2
Ayşe Ateş
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 sürecinin üniversite öğrencilerinin serbest zaman anlamı, internet bağımlılığı ve yaşam doyumuna olan etkisi bağlamında değerlendirilmesi

Bu tezin amacı: COVID-19 sürecinde üniversite öğrencilerinin, serbest zaman anlamı, bu sürecin getirdiği engeller ve kısıtlamalar sonucunda internete olan yönelimleri, bu doğrultuda ise üniversite öğrencilerinin, yaşam doyumu düzeyi üzerinde ki etkisini görmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada, 2020-2021 döneminde Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi bünyesinde bulunan fakültelerde eğitim gören 254 kadın, 246 erkek olmak üzere 500 üniversite öğrencisinin katılımıyla COVID-19 sürecinin, cinsiyet, yaş, fakülte, öğrenim gördüğü sınıf, aile gelir durumları, COVID-19 yakalanma durumu,COVID-19 sürecinde serbest zaman süresinde artış yaşama durumu,COVID-19 sürecinde serbest zaman dilimlerinde yapılan aktivitelerden keyif alma durumu, vb. değişkenleri açısından değerlendirilmiştir. Nicel araştırma modellerinden betimsel tarama modeline göre yürütülmüştür, örneklem grubu ise uygun örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak katılımcıların demografik bilgilerini belirlemek amacıyla yazarlar tarafından oluşturulmuş kişisel bilgi formuna ek olarak "Boş Zaman Yönetimi Ölçeği", "Young İnternet Bağımlılığı Testi- Kısa Formu" ve "Yaşam Doyum Ölçeği" veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizi ise SPSS 26 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada katılımcıların demografik bilgilerinin dağılımlarını tespit etmek için yüzde ve frekans tanımlayıcı istatistik yöntemleri kullanılmış olup verilerin dağılım parametrelerini belirlemek için çarpıklık ve basıklık değerleri kontrol edilmiş ve Kolmogorov Smirnov testi yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistik modellerine ek olarak T-testi, Anova Testi ve anlamlı farklılık oluşan gruplarda Tukey HSD testi kullanılmıştır. Ayrıca bireylerin boş zaman yönetimi, internet bağımlılığı ve yaşam doyumu düzeyleri arasında ki ilişkiyi incelemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Sonuç olarak cinsiyet, fakülte, sınıf, aile gelir düzeyi, haftalık serbest zaman süresi gibi değişkenlerin bireylerin, serbest zaman yönetimini, internet bağımlılığı, yaşam doyumu üzerinde etkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Serbest Zaman Anlamı, İnternet Bağımlılığı, Yaşam Doyumu

Boş zamanCOVID 19Pandemiler+7
Berkan Kaya
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimde çalışanların serbest zaman ilgilenim düzeyleri ile psikolojik iyi oluş durumlarının incelenmesi (Konya Meram Belediyesi örneği)

Serbest zaman ilgilenimi, çok çeşitli faaliyetleri ve ilgi alanlarını kapsayan modern yaşamın önemli bir yönüdür. Kitap okumaktan fiziksel aktivitelere katılmaya kadar serbest zaman aktiviteleri, sağlıklı ve tatmin edici bir yaşam tarzı sürdürmenin önemli bir parçasıdır. Bu tezin amacı; yerel yönetimde çalışanların serbest zaman ilgilenim düzeyleri ile psikolojik iyi oluş durumlarını demografik değişkenler açısından değerlendirmek ve bu bağlamda ortaya çıkan sonuçların literatüre kazandırılmasıdır. Araştırma nicel bir çalışma olup betimsel tarama desenine göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Konya İlinde Meram Belediyesi Merkez binasında çalışmakta olan tüm personeller oluşturmaktadır. Meram Belediyesi merkez bina idarecileri ile yapılan görüşme sonrası merkez binada çalışan 356 personel olduğu tespit edilmiştir. Bu noktada tezin evreni 356 kişiden oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemi %95 güven aralığı ve %5 hata payına göre en az 186 kişi olmalıdır. Çalışmada olasılık temelli örnekleme yöntemlerinden basit rastgele örneklem yöntemine göre belirlenmiş 220 kişi örneklemi oluşturmaktadır. Çalışma gönüllülük esasına göre yürütülmüş olup anketler yüz yüze doldurtulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarını belirlemek için yüzde ve frekans tanımlayıcı istatistik yöntemleri, verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için verilerin çarpıklık ve basıklık değerleri kontrol edilmiştir. Verilerin normal dağıldığı görülmüştür. İstatistiksel analizinde tanımlayıcı istatistiksel modellerin yanı sıra t-testi, anova, post-hoc, SZİ ve PİO arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre serbest zaman da sportif, sosyal, kültürel ve sanatsal aktivitelere katılım sağlayan bireylerin serbest zaman ilgilenim düzeyleri yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca serbest zamanlarını etkili bir şekilde kullandığını düşünen ve aktivitelere aktif olarak katılım sağlayan bireylerin psikolojik iyi oluş durumları da yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra iş deneyim süresi, görev ve rutin işler dışında sahip olunan günlük serbest zaman süresi analizinde kullanılan SZİ ve PİO ölçekleri geneli ve alt boyutunda anlamlı farklılık bulunmadığı, SZİ ve PİO arasında yüksek düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, bulgular serbest zamanı aktif ve çeşitli aktivitelerle değerlendiren bireylerin genel olarak daha yüksek serbest zaman ilgilenimine sahip olduğunu ve bunun da psikolojik iyi oluşlarını desteklediğini göstermektedir. Yani bireyler serbest zamanlarını etkin bir şekilde değerlendirdiklerinde, genellikle psikolojik iyi oluş düzeyleri de artma eğilimi gösteriyor. Bu da serbest zaman aktivitelerinin bireylerin psikolojik sağlığına olumlu katkıda bulunabileceğini göstermektedir.

BelediyelerBoş zamanBoş zamanları değerlendirme+5
Merve Çapkan
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılığının serbest zaman tutumuna etkisi: Gelişmeleri kaçırma korkusunun (FoMO) aracı rolü ve ait olma ihtiyacının düzenleyici rolü

Serbest zaman dinlenme, eğlenme ve yenilenme için bir fırsattır. Çoğu zaman, serbest zamanın aktif bir şekilde değerlendirilmesi içsel tatmin için bir ön koşuldur. Serbest zamanın öneminin farkında olmak, yaşamda daha fazla denge, mutluluk ve kişisel gelişim elde etme imkânı yaratır. Bu nedenle, serbest zamanın değerini tam olarak anlamak ve serbest zamana yönelik olumlu tutumlara sahip olmak önemlidir. Bu bilgiler ışığında, serbest zaman tutumunu (SZT) olumlu veya olumsuz yönde etkileyen değişkenlerin saptanması ve elde edilen sonuçlara yönelik önerilerin geliştirilmesi doğrultusunda araştırmada şu amaçlar benimsenmiştir: (a) Sosyal medya bağımlılığı (SMB) ve SZT arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (b) SMB ve sosyal ortamlarda gelişmeleri kaçırma korkusu (FoMO) arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (c) SMB ve ait olma ihtiyacı (AOİ) arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (d) FoMO ve SZT arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (e) AOİ ve FoMO arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (f) AOİ ve SZT arasındaki ilişkinin belirlenmesi, (g) SMB ve SZT arasındaki ilişkide FoMO'nun aracı etkisinin belirlenmesi, (h) SMB ve FoMO arasındaki ilişkide AOİ'nin düzenleyici etkisinin belirlenmesi, (i) FoMO ve SZT arasındaki ilişkide AOİ'nin düzenleyici etkisinin belirlenmesi, (j) SMB ve SZT arasındaki ilişkide AOİ'nin düzenleyici etkisinin belirlenmesi. Araştırma evrenini Necmettin Erbakan Üniversitesi Turizm Fakültesi Rekreasyon Yönetimi programında öğrenim gören öğrenciler (270 öğrenci) oluşturmuştur. Evreni temsil edebilecek ideal örneklem büyüklüğü Sample Size Calculator isimli program kullanılarak (%95 güven aralığı ve %5 hata payı) 159 öğrenci olarak belirlenmiş, ancak bununla sınırlı kalınmayarak 220 öğrenciye ulaşılmıştır. Veriler, Bergen Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği (SMBÖ), Serbest Zaman Tutum Ölçeği (SZTÖ), Sosyal Ortamlarda Gelişmeleri Kaçırma Korkusu Ölçeği (GKKÖ) ve Ait Olma İhtiyacı Ölçeği (AOİÖ) kullanılarak anket yöntemi ile elde edilmiştir. Veri analizi doğrultusunda ilk olarak ölçme araçlarının yapı geçerliliği ve güvenirliği tekrar test edilmiş; ikinci olarak ölçme araçlarının ortalama dağılımları analiz edilmiş; son olarak SPSS programı üzerinde Process Model 4 ve Process Model 59 kullanılarak hipotez testi yapılmıştır. Elde edilen bulgular şu şekildedir: a) SMB ve SZT arasında bir ilişki yoktur, (b) SMB ve FoMO arasında pozitif bir ilişki vardır, (c) SMB ve AOİ arasında pozitif bir ilişki vardır, (d) FoMO ve SZT arasında bir ilişki yoktur (ancak FoMO ve davranışsal SZT arasında pozitif bir ilişki vardır), (e) AOİ ve FoMO arasında pozitif bir ilişki vardır, (f) AOİ ve SZT arasında pozitif bir ilişki vardır, (g) SMB ve SZT arasındaki ilişkide FoMO'nun aracı bir etkisi yoktur, (h) SMB ve FoMO arasındaki ilişkide AOİ'nin düzenleyici bir etkisi yoktur, (i) FoMO ve SZT arasındaki ilişkide AOİ'nin pozitif düzenleyici bir etkisi vardır, (j) SMB ve SZT arasındaki ilişkide AOİ'nin bir etkisi yoktur. Araştırmadan elde edilen bulgular ilgili bölümde tartışılmış ve elde edilen sonuçlara yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Aidiyet duygusuBağımlılıkBoş zaman+7
Andaç Akçakese
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sportif Rekreasyon Faaliyeti olarak doğa ve macera sporları yapan bireylerin akış deneyimleri ve risk alma eğilimlerinin incelenmesi

Bu tez, doğa ve macera temelli rekreasyon aktivitelerine katılan bireylerin akış deneyimleri ve risk alma eğilimlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Modern yaşamın getirdiği stres ve monotonluktan kaçış arayışında olan bireyler için doğa ve macera sporları önemli bir kaçış yolu sunmaktadır. Bu sporlar, katılımcıların fiziksel, zihinsel ve duygusal sınırlarını zorlamalarına olanak tanırken, aynı zamanda doğayla iç içe olma fırsatı vermektedir. Araştırmanın temel amacı, doğa ve macera sporlarına katılan bireylerin akış deneyimleri ile risk alma eğilimleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Akış deneyimi, bireylerin belirli bir etkinlik sırasında zamanın nasıl geçtiğini fark etmemesi, kendilerini tamamen etkinliğe kaptırmaları ve bu süreçten büyük bir haz almaları olarak tanımlanmaktadır. Risk alma eğilimi ise bireylerin belirli bir risk düzeyini göze alarak yeni ve zorlu deneyimlere katılma eğilimlerini ifade etmektedir. Araştırma, Türkiye'nin farklı bölgelerinde ikamet eden ve doğa sporlarına aktif olarak katılan bireylerle gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi sosyal medya platformlarında doğa sporları ile ilgili gruplara dahil olan bireyler arasından seçilmiştir. Veriler, online anket yöntemiyle toplanmış ve katılımcılara kartopu örnekleme yöntemiyle ulaşılmıştır. Toplamda 269 katılımcıdan elde edilen veriler, demografik dağılım, akış deneyimi ve risk alma eğilimleri açısından analiz edilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçekler arasında Rekreasyonel Akış Deneyimi Ölçeği ve Risk Alma Ölçeği bulunmaktadır. Verilerin analizinde frekans analizi, bağımsız gruplar t-testi, ANOVA ve korelasyon analizleri gibi istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Bulgular, akış deneyimi ile risk alma eğilimi arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermiştir. Bu bulgu, akış deneyimi yaşayan katılımcıların genel risk alma eğilimlerinin de yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Yaş grupları ve cinsiyet açısından yapılan analizler, akış deneyimi ve risk alma eğilimlerinde anlamlı farklılıklar olduğunu göstermektedir. Genç katılımcıların sosyal ve etik risk alma konusunda daha eğilimli oldukları ve yaş ilerledikçe bu eğilimlerin azaldığı görülmüştür. Cinsiyet açısından ise, erkekler ve kadınlar arasında akış deneyimi ve risk alma eğilimlerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu tez, doğa ve macera temelli rekreasyon aktivitelerine katılan bireylerin akış deneyimleri ve risk alma eğilimlerini daha iyi anlamamıza yardımcı olmakta ve bu aktivitelerin planlanması ve yönetimi konusunda önemli bilgiler sunmaktadır. Ayrıca, doğa ve macera sporlarının bireylerin psikolojik ve duygusal durumları üzerindeki olumlu etkilerini vurgulayarak, bu tür aktivitelerin teşvik edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: serbest zaman; rekreasyon; doğa temelli rekreasyon; akış deneyimi; risk alma davranışı

Doğa sporlarıDoğa turizmiDoğal çevre+6
Alperen Fatih Yolcu
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Açık alan rekreatif etkinliği olarak doğa yürüyüşüne katılan bireylerin akış deneyimlerinin incelenmesi

Bu tezin amacı, açık alan rekreatif ekinliği olarak doğa yürüyüşüne katılan bireylerin akış deneyimlerinin, demografik değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırma nicel bir çalışma olup betimsel tarama desenine göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Konya ilindeki kurum, kuruluş ve kulüpler tarafından düzenlenen doğa yürüyüşü etkinliklerine katılan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi 303 kişi olarak belirlenmiş ve bu sayıya ulaşılmıştır. Araştırmada basit rastgale örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi doğrultusunda betimsel verilerin ortaya konması amacıyla frekans analizi, güvenirlik ve normallik analizlerinin yapılması amacıyla ise basıklık-çarpıklık ve Cronbach's Alpha analizi yapılmıştır. Değişkenler arası farklılıkların tespiti doğrultusunda t-testi ve ANOVA analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre doğa yürüyüşlerine katılan bireylerin akış deneyimi ortalamalarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca açık alan rekreatif etkinliği olarak doğa yürüyüşlerine katılan bireylerin akış deneyimi yaşama olasılıkları; cinsiyet, öğrenim düzeyi, çalıştıkları kurum, fiziksel aktivite mekân tercihi, doğa yürüyüşlerine katılım sıklığı ve doğa yürüyüşlerini ne zamandan beri yaptıkları değişkenler açısından anlamlı farklık tespit edilmiştir. Bununla birlikte bireylerin akış deneyimi yaşama olasılıkları; yaş, medeni durum, ailenin gelir durumu, haftalık serbest zaman süresi, doğa yürüyüşüne katılma tercihi, doğa yürüyüşüne katılma amacı ve doğa yürüyüşü etkinliği hakkında nereden bilgi aldıkları açısından ise anlamlı olarak farklılık görülmemiştir. Sonuç olarak bulgular, doğa yürüyüşleri etkinliğine katılmayı teşvik eden birkaç önemli faktöre işaret etmektedir. Örneğin, bireylerin fiziksel aktivite etkinliklerinde açık hava alanlarını tercih ettikleri ve bu durumun bireylerin akış deneyim puanlarını artırdığı görülmüştür. Ayrıca, doğa yürüyüşlerine daha sık katılan ve bu etkinliği daha uzun süredir yapan bireylerin, daha yüksek akış deneyimi puanlarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bundan dolayı bulgular, fiziksel aktivite ve doğa yürüyüşleri gibi sağlıklı yaşam tarzı aktivitelerinin teşvik edilmesinde faydalı olabilir.

Akış deneyimiAçık alanlarBoş zaman+5
Mehmet Birol Aksin
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Deneyim örnekleme yöntemi kapsamında sıradan serbest zaman aktivite katılımcılarının "Akış" deneyimlerinin incelenmesi

Çalışmanın kuramsal dayanağı akış (Csikszentmihalyi, 1975) ve sıradan serbest zaman (Stebbins, 1997) kavramlarıdır. Bu çerçevede üniversite çalışanlarının sıradan serbest zaman aktivite katılımını ve akış deneyimlerini Deneyim Örnekleme Yöntemi kapsamında incelemek bu çalışmanın temel amacı olarak ortaya çıkmıştır. Çalışma kapsamında mini golf, masa tenisi, oryantring, dart, halka atma gibi fiziksel hareketlilik içeren oyunlar ve puzzle, equilibro, rubik, şut ve gol, jenga ve pin pon topu gibi aktif eğlence türündeki sıradan serbest zaman aktiviteleri akış deneyimi yaşatmaya yönelik yapılandırılmış ve bir program kapsamında sunulmuştur. Araştırma grubu bir devlet üniversitesinde çalışan ve iş yerinde sedanter davranış rutini olan 28 bireyden oluşmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden bütüncül tek durum deseni kullanılan bu çalışmada araştırma grubu amaçlı örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Deneyim Örnekleme Yöntemi (DÖY) rehberliğinde yürütülen çalışmada veri toplama aracı olarak görüşme ve gözlem araçlarından faydalanılmış ve verilerin analizinde SPSS ve NVivo veri analiz programı kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre sedanter iş yaşamı süren bireyler monotonluktan uzaklaşmak, eğlence ve yeni deneyimler edinme gibi arayışlar içerisindedir. Sıradan serbest zaman aktivitelerinin katılımcılarına eğlence, sosyalleşme, mutluluk, haz ve keyif, monotonluktan kaçış gibi faydalara sağladığı ve akış deneyimi yaşatma olasılığının olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada uygulanan yöntem ve stratejiler bir sıradan serbest zaman aktivite programı (SSZAP) süreci ortaya çıkarmıştır. Sıradan serbest zaman aktivitelerinin farklı bireyler üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar yapılması ve kurumların bu tür aktiviteler için iş yerinde alanlar oluşturmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Akış, Sıradan serbest zaman, Deneyim Örnekleme Yöntemi

Akış deneyimiBoş zamanları değerlendirmeDeneyim+2
Devrim Zerengök
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dans etkinliklerinin öz-yeterlik, özgüven ve sosyal beceriye etkisi: İşitme engelli bireyler üzerine bir çalışma

Yapılan çalışmada işitme engelli bireylere uygulanan bir dans etkinliğinin, bu bireylerin öz-yeterlik, özgüven ve sosyal beceri düzeylerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle alan yazında engellilere ilişkin yapılan öz yeterlik, özgüven ve sosyal beceri araştırmaları literatür taraması yöntemiyle elde edilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise dans etkinliğinin etkisini ölçmek amacıyla Karşıyaka Dayanışma İşitme Engelliler Derneği'nde bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi, 18 yaş ve üzerindeki 30'u deney grubu, 30'u kontrol grubu olmak üzere toplam 60 işitme engelli üniversite öğrencisinden meydana gelmiştir. Örnekleme alınan katılımcılar gönüllü örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Çalışmada ön test-son test modeli kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak Özevin-Tokinan ve Bilen (2008) tarafından geliştirilen Beden Dili ve Dansa İlişkin Öz-Yeterlik Ölçeği, Özevin (2006) tarafından geliştirilen Özgüven Ölçeği ve Riggio (1986) tarafından geliştirilen Sosyal Beceri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ise Kolmogorov-Smirnov Testi, ile Paired Sample T Testi ve bağımsız örneklem T Testi kullanılmıştır. Çalışma bulgularına göre deney grubunda yer alan işitme engelli bireylerin dans etkinliği öncesi ve sonrasındaki sosyal beceri, özgüven ve öz-yeterlik düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Dans eğitimi sonrasında deney grubu ile kontrol grubu arasındaki sosyal beceri, özgüven ve öz yeterlik düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunurken (p<0.05), çalışma sonucunda deney grubuna ilişkin sosyal beceri, özgüven ve öz-yeterlik düzeylerinin pozitif yönde artış gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca engelli bireylerin yaş ve cinsiyet değişkenlerine göre öz-yeterlik, özgüven ve sosyal beceri düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir (p<0.05).

DansDans etmeSosyal beceri+4
Müge Alphan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekreasyon faaliyetlerinin tercihinde içsel ve dışsal seyahat motivasyon faktörlerinin etkisi

Çeşitli amaçlar doğrultusunda seyahatlerini gerçekleştirecekleri destinasyonları belirlerken bireyler motivasyon faktörlerinden etkilenmektedirler. Motivasyonlar, bireyleri seyahat etmeye yönlendirirken aynı zamanda rekreasyonel aktiviteye katılım niyetlerinin belirlenmesinde de önemli rol oynamaktadırlar. Bireyler, söz konusu destinasyonun rekreasyon aktiviteleri başta olmak üzere sahip olduğu diğer çekiciliklerden etkilenerek seyahat etmektedirler. Ancak seyahat motivasyonları bireyden bireye hatta aynı birey için farklı zamanlarda ihtiyaçlar doğrultusunda değişiklikler gösterebilmektedir. Kapadokya Bölgesi'nin, diğer destinasyonlardan farkı, sahip olduğu destinasyon çekiciliklerinden ve bu çekiciliklerden olan rekreasyon aktivitesi olanaklarının çeşitliliğinden kaynaklanmaktadır. Bölgeye, çeşitli amaçlarla gelen ziyaretçilerin, aynı zamanda rekreasyon aktivitelerine de katıldıkları gözlemlenmiştir. Rekreasyon faaliyetlerine katılım niyeti, diğer tüm faaliyet türlerine katılımlarda olduğu gibi motivasyon faktörlerinin etkisi ile ortaya çıkmaktadır. Bu tez çalışması, Kapadokya Bölgesi'ne seyahat eden ziyaretçilerin hangi itici ve çekici motivasyon faktörleri ile açık alan macera rekreasyonu olan sıcak hava balon aktivitesine katılım gösterdiklerinin belirlenmesi ve sıcak hava balonu aktivitesine katılım niyeti olmayan ziyaretçilerin hangi nedenlerden ötürü aktiviteyi tercih etmedikleri, sıcak hava balon aktivitesine katılan bireylerin seyahat motivasyonları ile balon aktivitesine katılma niyeti olmayan bireylerin motivasyonları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının ortaya konulması amacıyla gerçekleştirilmiş olup, Kapadokya'da bulunan yetişkin 385 yerli ve yabancı turiste gönüllülük esasına dayalı olarak 22 Ağustos 2020 - 08 Ocak 2021 tarihleri arasında yüz yüze anket tekniği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizinde, "yüzde", "frekans", "bağımsız örneklemler için t-testi", "korelasyon" ve "çok boyutlu ölçekleme" analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre turistlerin Kapadokya seyahatlerinde sıcak hava balon turu aktivitesine prestij kazanmak (ego yükseltmek) amacıyla katıldıkları, yenilik motivasyonu dışındaki çekici faktörlerin balon aktivitesine katılımda etkili olduğu, demografik özellikler ile balon aktivitesine katılım niyeti arasında ilişki olduğu ancak aktiviteye katılım niyeti ile kuşaklar arasında ilişki olmadığı tespit edilmiştir.

KuşaklarMacera turizmiRekreasyonel aktiviteler+3
Zehra Bulut
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Boş zaman motivasyonu ve yaşam tatmini ilişkisinde boş zaman tatminin aracılık etkisi: Üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, boş zaman tatmininin boş zaman motivasyonu ve yaşam tatmini ilişkisindeki aracılık etkisini incelemektir. Bununla birlikte değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Veri toplama aracı olarak ilgili alan yazından elde edilen bilgiler ışığında oluşturulan anket formu kullanılmıştır. Araştırma, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan üniversitelerde lisans düzeyinde turizm eğitimi alan öğrencilere yönelik olarak Ocak 2021-Mart 2021 tarihleri arasında yapılmıştır. Yapılan anket çalışması sonucunda kullanılabilir ve analize dahil edilebilir 433 anket verisine ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında oluşturulan hipotezler ve elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modeli testi ve SPSS ile ölçülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre bağımlı ve bağımsız değişkenlerin birbirleri arasında ilişkili oldukları görülmektedir. Boş zaman tatmininin, boş zaman motivasyonu ve yaşam tatmini ilişkisindeki aracılık etkisinin kısmen desteklendiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarından hareketle ilgili alan yazın araştırmacılarına ve kuruluşlara çeşitli öneriler sunulmaktadır.

Boş zamanMotivasyonRekreasyon+3
Ebru Barakazı
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Boş zaman deneyimi olarak yerel mutfak: Bursa ili örneği

Bu çalışmada, Bursa ilinde yaşayan yerel halkın boş zamanlarında Bursa iline özgü yemekleri ne kadar tercih ettikleri ve bu yemekleri ne kadar bildikleri araştırılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında Gök'ün (2019) kullandığı"Farklı Bölgelerden Gelen Öğretmenlerin Boş Zaman Tüketiminde Yerel Mutfağın Tercihleri Diyarbakır İli Örneği" ölçekten yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Bursa ilinde ikamet eden yerel halk oluşturmaktadır. Örneklem hesabına göre 384 kişi ile anket yapılması yeterli bulunmuştur (0,05 hata payı). Ancak, hata payını en aza indirgemek için 560 anket üzerinden çalışma gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, yerel yemekleri orijinal yerine giderek yemeyi tercih ettikleri genel olarak bilinen Bursa iline ait İskender kebap, İnegöl köfte ve pideli köfte gibi yemekleri tattıkları ve bildikleri sonucu tespit edilmiştir. Ayrıca spesifik yerel yemekleri tatma ve bilme oranlarının az olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Çalışmada katılımcıların Bursa yerel yemeklerini genel olarak lezzetli buldukları boş zamanlarında yerel yemekleri tercih ettikleri sonucu elde edilmiştir.

Kübra Bengi
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekreasyonel fayda algısı ve başarma ihtiyacı teorisi: Eylemli turist rehberleri üzerine bir uygulama

Emek yoğun sektörlerden biri olan turizmde, rakiplerden farklılaşacak stratejiler geliştirme ve turizmi sürdürülebilir kılma adına kilit unsur insan faktörüdür. Özellikle nitelikli insan kaynağı gerek işletmelerin gerekse de destinasyonların en önemli kaynaklarından birisidir. Bu bağlamda işletmelerin ve destinasyonların başarısını etkileyen önemli turizm işgörenlerinden biri de turist rehberidir. Turist rehberleri turistlerle birinci derecede etkileşim içerisinde olan, sorunlarına çözüm bulan, ülke imajına ve tanıtımına büyük katkı sağlayan turizm çalışanlarından birisidir. Turist rehberlerinin, mesleğin sorumluluklarını ve yükümlülüklerini en iyi şekilde yerine getirmelerini sağlayan, kısacası onları motive eden ihtiyaçların tespit edilmesi, boş zamanlarında katılım gösterdikleri rekreatif etkinliklerden sağladıkları faydanın belirlenmesi ve elde edilen bu faydanın başarma ihtiyaçlarına etkisinin ortaya konulması işletmelerin ve sektörün geleceği için büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı eylemli turist rehberlerinin rekreasyonel fayda algılarının başarma ihtiyacı düzeylerine yönelik etkisini belirlemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda yararlanılan araştırma verileri, Türkiye'de görev yapan 554 eylemli turist rehberinden anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen analizler sonucunda, eylemli turist rehberlerinin rekreasyonel fayda algıları ile başarma ihtiyacı düzeyleri arasında pozitif yönlü ve ortaya düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Eylemli turist rehberlerinin rekreasyonel fayda algılarının başarma ihtiyacı düzeyleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiş olan basit doğrusal regresyon modelinin de anlamlı olduğu ve katılımcıların başarma ihtiyacı düzeyleri üzerindeki değişimin %9'unun rekreasyonel fayda algılarından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.

Algılanan faydaBaşarma ihtiyacıRekreasyon+2
Nazik Çelikkanat Paslı
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Boş zaman katılımının yaşam kalitesine etkisi: Boş zaman tatmini ve algılanan stresin aracılık rolü

Yaşam kalitesini pek çok faktör etkilemektedir. Literatür incelendiğinde araştırmaların fizyolojik sağlık, ekonomik durum ve sosyal faktörler üzerine odaklandıkları görülmektedir. Araştırmada ise bu faktörlerin dışında kalan boş zaman katılımı, boş zaman tatmini ve algılanan stres düzeyi üzerine odaklanılmaktadır. Araştırma boş zaman katılımının yaşam kalitesini nasıl etkilediğini ortaya çıkarma amacı gütmektedir. Bu amaç bağlamında boş zaman tatmini ve algılanan stres düzeyinin aracılık rolü incelenmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Ankara'da okuyan ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Toplam 697 öğrenciden veri toplanmıştır. Veri toplamak için, anket formu kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri tespit etmek için Yapılsal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre boş zaman katılımı yaşam kalitesini arttırmaktadır. Boş zaman tatmini de tam aracılık rolü göstermektedir. Ancak algılanan stres düzeyinin aracılık etkisi bulunmamaktadır. Boş zaman tatmini yaşam kalitesini arttırmakta algılanan stres düzeyini düşürmektedir. Algılanan stres düzeyinin boş zaman katlımına etkisi bulunmamaktadır ancak yaşam kalitesini düşürmektedir. Araştırma memnuniyet odaklı boş zaman aktivitelerinin yaşam kalitesini daha çok arttırdığını ortaya koymuştur.

Boş zamanları değerlendirmeRekreasyonSerbest zaman doyumu+3
Muhammet Vapur
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Karizmatik liderlik davranışı ile örgütsel kültür arasındaki ilişki: Kamu ve özel sektör karşılaştırması

Çalışmada ana amaç karizmatik liderlik davranışı ile örgütsel kültür arasındaki ilişkiyi kamu ve özel sektör karşılaştırması ile açıklamaktır. Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara'da yer alan kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren 100 ve daha fazla iş görene sahip örgütlerin iş görenleri oluşturmaktadır. Belirlenen örneklem grubuna toplamda 450 anket formu uygulanmıştır. Uygulanan anket formlarından eksik ve hatalı olanlar veri setine dahil edilmemiştir. Veri setine dahil edilen sağlıklı anket formu sayısı 405 adettir. Araştırma kapsamındaki verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Uygulanan anket formu dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde karizmatik liderlik ölçeği, üçüncü bölümde ise örgütsel kültür ölçeği kullanılmıştır. Karizmatik Liderlik ve Örgütsel Kültür Ölçeklerine verilen cevaplar SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre karizmatik liderlik davranışı algısı ile örgütsel kültür arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca iş görenlerin karizmatik liderlik davranışı algılarında örgüt kültürünün istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu ve örgütsel kültür alt boyutları olan klan kültürü, adhokrasi kültürü, hiyerarşi kültürü ve pazar kültürü boyutlarında da anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bu iki değişken arasında ilişki olduğu saptanırken; karizmatik liderlik davranışı algısında demografik özelliklerin farklılaşıp farklılaşmadığına dair yapılan analizlerde ise yaş, gelir, eğitim durumu, çalışma pozisyonu ve kurum türü değişkenlerinin farklılık gösterdiği belirlenmiştir.

Kamu sektörüKarizmatik liderlikLiderlik+3
Alev Uzun
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde iş görenlerin sosyal kaytarma algısı ile işten ayrılma niyetinde örgüt kültürünün aracılık rolü

Çalışmanın amacı iş görenlerin sosyal kaytarma davranışlarının işten ayrılma niyetlerinde örgüt kültürünün aracı rolünü belirlemektir. Bu doğrultuda ilk olarak iş görenlerin sosyal kaytarma davranışları ile işten ayrılma niyetleri belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara'da yer alan kamuda ve özel sektörde faaliyet gösteren ve 100 ve daha fazla iş görene sahip örgütlerin iş görenleri oluşturmaktadır. Belirlenen örneklem grubuna toplamda 500 anket formu gönderilmiştir. Gönderilen anket formlarının 480 adedinin geri dönüşü sağlanmıştır. Geri dönüş sağlanan formların eksik ve hatalı olarak doldurulmuş olanları veri setine dâhil edilmemiştir. Toplamda 418 sağlıklı anket formu ile veri seti oluşturulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Düzenlenen anket formu dört bölümden oluşmaktadır. Anket formunun ilk bölümünde kişisel bilgi formu, ikinci bölümünde sosyal kaytarma ölçeği, üçüncü bölümünde işten ayrılma niyeti ölçeği, dördüncü bölümde örgütsel kültür ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerine verilen cevaplar SPSS programı ile analizedilmiştir. Örgüt içerisinde yer alan bireylerin işten ayrılma niyetleri sonucunda iş görenler sosyal kaytarma davranışına yöneldikleri görülmektedir. İş görenlerin işten ayrılma niyetleri ile sosyal kaytarma davranışlarında örgüt kültürünün aracı rolünün araştırmada iki değişken arasındaki ilişkide örgüt kültürünün aracı rolü olduğu belirlenmiştir.

Sosyal kaytarmaÇalışanlarÖrgüt kültürü+2
Hüseyin Özkaya
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bir bilgi üretim platformu olarak Türkiye'deki geleneksel akademik turizm eğitimi arama konferanslarının analizi

Turizmle ilgili ilk hareketler eski tarihlere dayansa da, akademik alandaki araştırmalara konu edinmesi 20. yüzyılda başlamıştır. Özellikle 1970'li yıllardan itibaren turizmin ayrı bir bilim dalı olarak kabul edilip edilmemesi tartışma konusu olduğu görülmektedir. Turizmle ilgili çalışmalarda, eski baskın paradigmaların yerini bilgi üretiminde daha esnek ve dönüşümlü yaklaşımlar ele alınmaya başlanmıştır. Bu bakımdan dolayı turizmde bilgi üretimi ihtiyacı giderek artan bir şekilde artması; akademi, sektör ve politika yapıcılar arasında daha fazla işbirliği yapılmasını gerektirmektedir. Bu çalışmada seçilen bir konuda eylem ve politika planların oluşturulmasına yardımcı olabilecek ortak aklı ortaya koymayı amaçlayan Akademik Turizm Eğitimi Arama Konferanslarının analizi gerçekleştirilmesi amaçlamaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme ve katılımcı gözlem tekniklerinden faydalanılarak elde edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre ; konferansların düzenlenme sıklığı, gün sayısının ve yer seçimi, konu seçimi, izlenilen yöntem, katılımcı seçim kriterler, katılımcı seçiminde karşılaşılan sorunlar, üst yönetimin görevleri, ortak aklı ortaya çıkarmadaki etkenler, konferansların finansmanı, reklamı, tanıtımı, duyurularının gerçekleşme şekli ve katılımcıların ödediği ücret, konferans sonuç raporların ulaştırılması, uluslararası katılıma açılması, moderatörlerin görevleri, moderatör olarak en çok zorlanılan konular, etkili moderatörlük yapabilme yeterlilikleri, konferanslara davet edilmenin bir ayrıcalık olarak görülmesi, izlenilen yöntemin doğru ve etkili bulunması, konferanslarda düşüncelerin rahatlıkla dile getirilmesi, etkili bir arama konferansının gerçekleşmesi, sürecinin en heyecan verici aşaması, etkili sonuç alınmasında kültürel unsurların etkisi ve sektöre ve ulusal politikalara yansımalarına değinilmiştir. En sonunda ise konferans düzenleyicilerine, moderatörlere ve katılımcılara yönelik çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Arama konferansıBilgi üretimiKonferans+2
Mehtap Celep
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin internet bağımlılık düzeylerinin rekreasyonel aktivite tercihlerine olan etkileri üzerine bir araştırma

Çalışmada amaçlanan bireylerin internet bağımlılıkları ve bağımlılıklarının rekreasyon tercihleri ile olan ilişkisini açıklamaktır. Belirlenen bu çerçeve içerisinde bireylerin internet bağımlılıkları ve rekreasyon tercihlerine yönelik düşünceleri belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Ankara'da kamuya bağlı faaliyet gösteren üniversitelere mensup bireyler tarafından oluşturulmaktadır. Belirlenmiş olan örneklem kitlesine 500 ölçek formu uygulanmıştır. Uygulanan formların eksik olan 89 formun dönüşü gerçekleşmiştir. Saha çalışması sonucunda 401 sağlıklı ölçek formuna ulaşılmış ve araştırmanın veri seti oluşturulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmada yararlanılan anket formu üç bölümden oluşmuştur. Formun birinci kısımda kişisel bilgiler yer almaktadır. İkinci kısımda internet bağımlılığı ölçeği, üçüncü kısımda internet üzerinden tercih edilen rekreasyon aktiviteleri belirlemeye yönelik sorular yer almaktadır. Katılımcıların ölçeklere vermiş oldukları cevaplar SPSS programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda bireylerin internet bağımlılıkları ile rekreasyon aktivite tercihleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu iki değişken arasındaki ilişkide bireylerin demografik durumlarının etkileri olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda bireylerin yaş, medeni durum, öğrenim durumları, günlük boş zaman süreleri, hafta sonu boş zaman süreleri, gibi değişkenlerin etkilerinin olduğu araştırma sonucunda belirlenmiştir.

BağımlılıkMekan tercihleriRekreasyon+4
Ecem Umay Biliceli
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Enneagram kişilik tiplerine göre bireyin sahipolduğu kişilik tipinin fonksiyonel rekreasyon tercihine etkisi

Bu çalışma bireylerin Enneagram kişilik tipleri ile fonksiyonel rekreasyon çeşitleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma 304 (68,2) kadın, 142 (31,8) erkek birey ile yürütülmüştür. Araştırmada Tarama Modeli kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Taştan Kişilik Tipi Ölçeği", bireylerin tercih ettikleri "Fonksiyonel Rekreasyon Çeşitleri" ve demografik bilgilerden oluşan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Analizlerin kontrolü sonucunda verilerin normal bir dağılıma sahip olmadığı belirlenmiştir. Verilerin istatiksel analizinde tanımlayıcı istatiksel modellerin yanı sıra Mann Whitney - U testi, Kruskal Wallis, Korelasyon ve Regresyon analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda "Enneagram Kişilik Tipleri" ile "Fonksiyonel Rekreasyon Çeşitleri" ile "Tip 7" kişilik tipi arasında istatiksel anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Diğer kişilik tipleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

EnneagramFonksiyonel çeşitlilikKişilik profilleri+5
Elif Nazlı Kaderoğlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rekreasyonel faaliyetleri tercih etmede kuşakların etkisi: Turizm çalışanları üzerine bir uygulama

Benzer zaman aralıklarında dünyaya gelmeleri nedeniyle aynı tarihsel, sosyal ve kültürel olayların yaşayan ve bunlara bağlı deneyimler edinen insanlar, birbirlerine benzer davranış ve düşünce şekilleri ile benzer tutum ve algılara sahip oldukları fikrine sahip kuşak teorilerine dayanan beş kuşak bulunmaktadır. Bu kuşak sınıflandırmasının her birinin içerisinde bulunan insanların dünya görüşleri farklı olabileceği gibi rekreasyonel faaliyet tercihleri de birbirinden farklı olabilmektedir. Rekreasyon faaliyetlerinin doğası gereği insanlar ile ilişkilidir. Rekreasyon faaliyetini gerçekleştiren insanlar göz önünde bulundurulduğunda kuşak farklılıklarından kaynaklanan farklılıklar olacağı düşünülmektedir. Bunun yanı sıra rekreasyon olgusunun en büyük kaynaklarından biri olan turizm kavramı ile etkileşimi fazladır. Bu etkileşimin paydaşlarından biri olan turizm çalışanları direkt olarak birçok rekreasyonel faaliyete ve bu faaliyetlerin gerçekleşmesine hizmet etmektedir. Birçok ortak noktada buluşan rekreasyon faaliyetleri ve turizm çalışanlarının gerçekleştirecekleri rekreasyonel faaliyeti belirlemede bireysel deneyimleri ile ilgilide olabileceği için kuşak farklılıklarının olması mümkündür. Buradan hareketle bu çalışmanın ana amacı turizm çalışanlarının rekreasyonel faaliyetleri tercihlerini kuşak teorileri kapsamında incelemektir. Çalışmada ilgili kuşak teorileri ve rekreasyon literatürleri dikkate alınarak hazırlanan görüşme formu ile kuşak farklılıklarının rekreasyonel faaliyet tercihinde oluşabilecek farklılıkları anlamak için X,Y ve Z kuşaklarından 15'er toplam 45 birey ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler kuşak teorileri çerçevesinde incelenerek karşılaştırılmış ve araştırmaya katılan X,Y ve Z kuşağı turizm iş görenleri ile yapılan birebir görüşmeler sonucunda rekreasyonel faaliyet tercihleri arasında farklılıklar olduğu saptanmıştır.

KuşaklarRekreasyonRekreasyonel aktiviteler+2
Orhun Topaçoğlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 ile birlikte değişen rekreasyon algısı: Bekleme salonlarında bir araştırma

COVID-19 pandemisiyle beraber sosyal yaşamda birçok değişim yaşandığı gibi, rekreasyon algısında da değişim gerçekleşmiştir. Pandemiyle birlikte hemen her alanda yeni normallere doğru bir yönelimin olduğu gözlemlenmektedir. Değişimin yaşandığı alanlardan biri de pandemiyle artan boş zamanı değerlendirme biçimleridir. Bu çalışmanın amacı, küresel çapta etkili olan COVID-19 virüsü ile artan boş zamanla birlikte rekreasyon algısındaki değişimlerin araştırılmasıdır. Bu bağlamda, bekleme salonlarında geçen boş zamanların hangi araçlarla değerlendirildiği, pandemiyle birlikte ne tür değişikliklere eğilim gösterildiği araştırılmıştır. Çalışmada araştırma alanı olarak diş kliniği bekleme salonu incelenmiş, bekleme salonundaki hastalar gözlemlenerek bekleme sürelerini hangi araçlarla değerlendirdiği ortaya konulmuştur. Boş zamanı değerlendirme anlamında bekleme salonlarının fiziksel ortamının ve hizmet sunumunun, bireylerin rekreasyon algısı üzerindeki etkisi büyüktür. Bekleme salonlarındaki rekreasyon aktiviteleri, bireylere fizyolojik, psikolojik ve sosyal açıdan önemli fayda sağlamakta, onların yaşam doyumlarını ve hizmet kalitesini olumlu yönde etkilemektedir. Çalışma, pandemi sürecinde bekleme salonunda yer alan bireylerin boş zaman aktivitelerinin neler olduğu sağlık sektöründe gözlemlemekte, hastaların bekleme süreleri boyunca hangi etkinliklere yoğunlaştığını, sunulan boş zaman değerlendirme aktivitelerini hangi süre ve çeşitlilikte kullandıklarını deneyimsel gözlem yaparak ele alması bakımından gelecek çalışmalara ışık tutmaktadır. Bu çalışma, toplumları psikolojik, fizyolojik, ekonomik ve sosyolojik olarak etki altında bırakan COVID-19 pandemisi esnasında yürütülmesi ve bekleme salonlarındaki boş zaman algısını ele alan başka bir çalışmanın bulunmaması nedeniyle de diğer çalışmalardan farklılaşmaktadır. Çalışmanın bu yönüyle alan yazındaki boşluğu dolduracağı ve literatüre önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Bekleme birimleriCOVID 19Pandemiler+2
Esin Demir
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gösterişçi tüketimin kültürel bağlamda deneyimsel satın almaya etkisi: Sosyal medyada statü ve kimlik ispatı

Günümüz toplumlarında bireylerin tüketim alışkanlıklarının değişmesi, onları maddesel tüketim ile sınırlı kalmayarak deneyimler üzerinden de tüketim davranışına yöneltmiştir. Bu durum, literatürde deneyimsel satın alma kavramı ile karşılaşılmasını sağlamaktadır. Bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarının etkisi ile süren deneyim davranışı, bireylerin statü ve kimliklerini de sergileyebilecekleri deneyimlere yönelmelerine neden olmaktadır. Bu deneyimlerden biri de kültürel etkinliklerdir. Bireylerin kültürel etkinliklere katılımları ile statü ve kimlik ispatında bulunmaları, bunu daha geniş kitlelere ulaştırmaları da sosyal medya aracılığıyla gerçekleşmektedir. Gösterişçi tüketim kavramının da yerini aldığı bu noktada, bireylerin sosyal medya paylaşımlarında gösterişçi tüketim sergilemeleri ile statü ve kimlik ispatının sağlandığı kültürel etkinlikler belirlenerek, literatüre, devlet kurumlarına, işletmelere fikir sağlamak ve katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Kültürel etkinliklere katılan, 18 yaş üzerindeki 416 sosyal medya kullanıcısına, sosyal medya platformları ve haberleşme uygulamaları üzerinden ulaşılarak anket formları gönderilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde, "korelasyon", "frekans" analizleri, içsel tutarlılığı değerlendirmek için "Cronbach Alfa" katsayılarına dayalı analiz tekniği, normallik analizi için "Kolmogorov-Smirnov" ve "Shapiro-Wilk" testleri, bağımsız örneklemler için ise "Mann Whitney- U" ve "Kruskal Wallis-H" testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, gösterişçi tüketim deneyimsel satın almaya etki ederek kültürel etkinlikler kapsamında statü ve kimlik ispatında rol oynamaktadır. Eğitim düzeyi düşük olan bireylerin kültürel etkinliklere katılımı statü ispatı aracı olarak gördükleri, genç ve eğitim düzeyi yüksek olan bireylerin ise sosyal medyada deneyimsel bağlamda gösteriş tüketimine eğilimli olduklarına ulaşılmıştır.

Gösterişçi tüketimKimlikKimlik arayışı+7
Süreyya Pınar Özbek
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Kamu çalışanlarının rekreasyon aktivitelerine katılımı, serbest zaman doyumu ve algılanan stres arasındaki ilişkinin tespitine yönelik bir araştırma

Çalışmada kamu çalışanlarının rekreasyon aktivitelerine katılımı, serbest zaman doyumu ve algılanan stres arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında, "Alberta Recreation Survey" çalışmasından yararlanılarak oluşturulan Rekreasyon Aktiviteleri Katılım sıklığı formu, serbest zamandan elde edilen doyumu ölçmek için geliştirilen serbest zaman doyum ölçeği ve kamu çalışanlarının algıladıkları stres düzeyini ölçmek için algılanan stres ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinde görev yapmakta olan 18.133 kamu personelleri oluşturmaktadır. Bu evrene göre örneklem büyüklüğü en az 376 olmalıdır. Ve bu çalışmada bu sayı aşılarak kamu çalışanlarıyla toplamda 400 adet anket yapılmış olup 380 anket değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma sonucunda, kamu personellerinin diğer aktiviteler kategorisinde yer alan video oyunları, internette vakit geçirmek, televizyon izlemek, masa, kart oyunları oynamak, seyirci olarak spor etkinliklerine katılmak gibi aktivitelere daha çok katılım gösterdikleri, grup aktivitelerini ise daha az tercih ettikleri tespit edilmiştir. Rekreasyon aktivitelerine katılım sıklığıyla serbest zaman doyumu arasındaki ilişkiye bakıldığında ise fiziksel aktivitelere katılım, kültürel aktivitelere katılım ve hobilere katılım arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Rekreasyon aktivitelerine katılım ile algılanan stres arasındaki etkinin kültürel aktivitelerin strese pozitif yönde ve anlamlı bir etkisi; hobilerin pozitif yönde ve anlamlı bir etkisi ve diğer aktivitelerin negatif yönde ve anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeKamu personeli+4
Zeynep Tan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluğun kurumsal itibar üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, kurumsal sosyal sorumluluk ile kurumsal itibar arasındaki ilişkiyi ve etkilerini incelemektir. Ayrıca, kurumsal sosyal sorumluluğun alt boyutları olan ekonomik, yasal, etik ve gönüllü sorumlulukların kurumsal itibar üzerindeki etkilerini belirlemek ve sosyo-demografik özelliklerin kurumsal sosyal sorumluluk ile kurumsal itibar üzerindeki farklılıklarını değerlendirmek hedeflenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli esas alınmış olup bu doğrultuda araştırmanın modeli ile hipotezleri belirlenmiştir. Araştırmanın evreni, Ankara ilinde kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren, 50 ve üzeri çalışanı bulunan hizmet işletmelerindeki işgörenlerden oluşmaktadır. Örneklem hesaplaması sonucunda 384 kişilik bir örneklem büyüklüğünün evreni temsil ettiği doğrulanmıştır. Verilerin elde edilmesi amacıyla nicel veri toplama yöntemlerinden biri olan anket tekniği kullanılarak saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda oluşturulan anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Anketin ilk bölümünde demografik bilgiler, ikinci bölümünde "Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ölçeği" ile işgörenlerin kurumsal sosyal sorumluluk algıları, üçüncü bölümünde ise "Kurumsal İtibar Ölçeği" ile kurumsal itibar algıları ölçülmüştür. Veriler çevrimiçi olarak Google Forms aracılığıyla toplanmış; örneklem grubuna toplamda 600 anket gönderilmiş, bunlardan 520'si geri alınmış ve 501'i geçerli kabul edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 27 programında analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, kurumsal sosyal sorumluluk algısının kurumsal itibar üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu ve işgörenlerde kurumsal sosyal sorumluluk algısının güçlenmesinin kurumsal itibar algısını artırdığını sonucuna varılmıştır.

Can Gezici
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kişilik tiplerinin macera rekreasyonu davranışı arayışı üzerindeki etkisinde bireylerin doğal alan rekreasyonu öz yeterliliğin aracılık rolü

Kişilik tipleri farklı karakteristik özellikler ile ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle bireylerin hayatındaki seçimleri, zevkleri, davranışları, tepkileri vb. taşıdığı kişilik özelliklerinden etkilenmektedir. Bundan dolayı bireylerin doğal alan rekreasyon öz yeterliliği ve macera davranışı arayışı da kişilik tiplerinden etkilenmesi beklenmiştir. Doğal alan rekreasyon öz yeterliliği bireylerin doğal alandaki rekreasyon faaliyetlerindeki başarılarına olan inancıdır. İnsanların doğal alan rekreasyonu faaliyetlerine katılımını etkiler. Bu tez çalışmasında ise kişilik tiplerinin macera davranışı arayışı üzerindeki etkisinde doğal alan rekreasyonu öz yeterliliğinin aracılık rolü araştırılmıştır. Literatür incelendiğinde kişilik ve macera davranışı arayışı ayrı ayrı birçok çalışmaya konu olmuştur. Ancak doğal alan rekreasyon öz yeterliliği ile bu kavramların arasındaki ilişki incelenmemiştir. Bu nedenle çalışma literatürdeki boşluğa değindiği için ve rekreasyon hizmeti veren işletmelere bilgi vermesi açısından önemli görülmektedir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi olarak anket tekniği uygulanmıştır. 'Beş Faktör Kişilik Ölçeği', 'Doğal Alan Rekreasyon Öz Yeterliliği Ölçeği' ve 'Macera Davranışı Arayışı Ölçeği' olarak üç farklı ölçek kullanılmıştır. Veriler yüksek riskli rekreasyon faaliyetlerinden motokros, yamaç paraşütü, rafting, kayak, kaya tırmanışı, delta kanatla uçuş, su kayağı, bunge jumping, paraşütle serbest atlama, uçurtma sörfü, rüzgar sörfü, serbest dalış, tüple dalış, woke boarding faaliyetlerinden en az birine katılmış 18 yaş üzeri 500 Türk katılımcıdan toplanmıştır. Elde edilen veriler Smart (PLS-YEM) ve SPSS programı ile analiz edilmiştir. Veriler cronbach alfa, doğrulayıcı faktör, uyum geçerliliği, ayrım geçerliliği, R2, F2 , yapısal eşitlik ve path analizine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda kişilik tiplerinin doğal alan rekreasyon öz yeterliliği ve macera davranışı üzerinde bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında doğal alan rekreasyon öz yeterliliği hem macera davranışını etkilediği hem de kişilik tipleri ile macera davranışı arasında aracı rolü olduğu bulunmuştur. Özellikle doğal alan rekreasyon öz yeterliliği, dışa dönük kişilik tipi ile macera davranışı arayışı arasında önemli bir aracı rolü olduğu söylenebilir.

Gülden Karakaya
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sportif etkinlikler kapsamında lise öğrencilerinin sosyal onay ihtiyacı ile boyun eğici davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Batman ili örneği)

Bu araştırmanın amacı Batman ilinde okul sporlarına katılan lise öğrencilerinin sosyal onay ihtiyaçları ile boyun eğici davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeline göre yapılmıştır. Araştırmada alan yazın taranmış ve konu ile ilgili bilgiler verilmiştir. Araştırmada Batman ili 2019-2020 öğretim yılı bahar döneminde Batman il merkezinde MEB'e bağlı resmi ortaöğretim (lise) okullarında öğrenim gören 653 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Katılımcılardan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmasında SPSS 22.0 istatistik paket program kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Karaşar ve Öğülmüş (2016) tarafından geliştirilen "Sosyal Onay İhtiyacı Ölçeği" ve Gilbert ve Allan (1994) tarafından geliştirilen, Şahin ve Şahin (1992) tarafından Türkçeye uyarlanan "Boyun Eğici Davranışlar Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada lise kademesindeki öğrencilerin sportif etkinlikler kapsamında sosyal onay ihtiyacı ile boyun eğici davranışları arasındaki ilişkinin cinsiyet, yaş, sınıf düzeyleri, okul türü, spor etkinliklere katılım türü, anne-baba eğitimi, aile gelir düzeyi, başkalarının yargılarına duyarlılık, sosyal geri çekilme, olumlu izlenim bırakma ve boyun eğici davranışlar gibi değişkenlere göre anlamlı farklılıklar olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda cinsiyet, yaş, sınıf düzeyleri, okul türü, spor etkinliklere katılım türü, anne-baba eğitimi, aile gelir düzeyi değişkenleri ile sosyal onay ihtiyacının alt boyutları olan başkalarının yargılarına duyarlılık, sosyal geri çekilme, olumlu izlenim bırakma ve boyun eğici davranışlar ölçeği arasında farklılaşma olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak sportif faaliyetlere katılan lise öğrencilerinin sosyal onay ihtiyaçları ile boyun eğici davranışları arasındaki ilişkinin belirlendiği bu çalışmanın sonuçları beden eğitimi ve spor uygulamalarında dikkate alınması ve değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

BatmanBoyuneğicilikLise öğrencileri+5
Yüksel Betül Sincar
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin rekreasyon etkinliklerine katılımlarını engelleyen faktörlerin belirlenmesi

Bu araştırmada, Batman Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin rekreasyonel faaliyetlere katılımlarını engelleyen faktörlerin çeşitli değişkenlere göre araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın Evreni, Batman Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu bölümünde 2020-2021 yılı güz döneminde öğrenim gören 758 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem grubunu Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu lisans programlarında (Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Antrenörlük Eğitimi ve Spor Yöneticiliği normal ve ikinci öğretim) öğrenim gören 187'si erkek ve 84'ü kadın olmak üzere toplam 271 öğrenci araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Türkçe uyarlaması Gürbüz ve arkadaşları (2012), tarafından geliştirilen "Serbest Zaman Engelleri Ölçeği-18 (SZEÖ)" kullanılmıştır. Kullanılan bu ölçek 18 maddeden oluşmakta ve ölçek ile birey psikolojisi, bilgi eksikliği, tesis, arkadaş eksikliği, zaman, ilgi eksikliği gibi alt boyunlar belirlenmiştir. Kullanılan ölçekte yer alan ifadeler "Kesinlikle Önemsiz (1)", "Önemsiz (2)", "Önemli (3)" ve "Çok Önemli (4)" şeklinde 4'lü Likert tipli olarak derecelendirilmiştir. Ölçek maddelerinden elde edilen puanların yorumlanmasında; 1,00-1,75: arası kesinlikle önemsiz, 1,76, 2,50: arası önemsiz, 2,51-3,25: arası önemli ve 3,26- 4,00: arası ise çok önemli şeklinde değerlendirilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeğin hesaplanan Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı alt boyutlar itibarı ile 0,62 -0,82 arasında toplamda ise 0,81 bulunup ölçeğin oldukça güvenilir olduğu söylenebilir. Araştırma sonucunda: Batman Üniversitesin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin serbest zamanlarını değerlendirme engellerini önemli gördükleri saptanmıştır. Öğrencilerin serbest zamanlarını değerlendirme engelleri tüm alt boyutlarda cinsiyet, sınıf, medeni durum, yaş ve eğitimlerinden artan Serbest zamanlarını değerlendirip değerlendirmedikleri değişkenleri açısından anlamlı olarak değişmektedir. Okuduğu bölüm değişkenine göre Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin Serbest zamanlarını değerlendirme engellerinin alt boyutlarında anlamlı olarak değişmediği tespit edilmiştir.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıRekreasyonel aktivitelerSerbest zaman engelleri+2
Celal Akburak
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00