Haliç University
Anabilim Dalı

Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Anabiilim Dalı

Haliç University

107

Arşivlenen Tez

1

DOI Atanmış

1%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Triatlon sporcularının zihinsel dayanıklılık, egzersiz bağımlılığı ve beden kütle indeksi ilişkisinin incelenmesi

Çalışmanın amacı; Triatlon sporcularında zihinsel dayanıklılık, egzersiz bağımlılığı ve beden kütle indeksi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmada spor geçmişi ve diğer demografik bilgilerin yer aldığı kişisel bilgi formu, Sheard ve arkadaşları (2009) tarafından bütün sporculara özel olarak geliştirilmiş olan, spor ortamındaki zihinsel dayanıklılık düzeyini belirlemek için 14 maddeden oluşan "sporda zihinsel dayanıklılık envanteri (sport mental toughness questionnairesmtq-14) ve sporcuların egzersiz bağımlılığı durumlarını belirlemek için 21 maddeden oluşan Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21 (EBÖ-21) kullanılmıştır. Araştırmaya 16 kadın, 61 erkek olmak üzere toplam 78 sporcu yer almaktadır. Araştırma kapsamında yer alan sporcuların %12,8'inin egzersiz bağımlısı, %53,08'inin ise bağımlı olmamasına rağmen egzersiz bağımlılığı belirtisi gösterdiği saptanmıştır. Sporcuların zihinsel dayanıklılık ile egzersiz bağımlılığı alt boyutları arasındaki ilişkiye bakıldığında; tolerans alt boyutu ( r=.238 ve p=,036), zaman ( r=.271 ve p=.017 )düzeyleri arasında pozitif ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sporcuların zihinsel dayanıklılık düzeyleri ile egzersizin kesilmesi etkileri(r=.084 ve p=,466), kontrol kaybı (r=.144 ve p=,207), diğer aktiviteleri azaltma(r=.165 ve p=,149), egzersiz bağımlılığı düzeyleri(r=.228 ve p=,045) düzeyleri arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. Erkek triaton sporcularının devamlılık düzeylerinin kadınlara göre daha yüksek olduğu görülmüştür. 31-40 yaş aralığında olan sporcuların tolerans düzeylerinin 41-50 yaş aralığında olan sporculara kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. 21-30 yaş aralığında olan katılımcıların tolerans ve egzersiz bağımlılığı düzeylerinin 31-40 yaş ve üzerinde olan katılımcılara kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. Koşudan keyif alan sporcuların devamlılık düzeylerinin yüzmeden keyif alan sporculara kıyasla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Spor sakatlığı geçirmeyen sporcuların kontrol kaybı düzeylerinin spor sakatlığı geçirenlere kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Covid-19 geçiren sporcuların devamlılık düzeylerinin Covid-19 geçirmeyen sporculara kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Triatlon, Egzersiz Bağımlılığı, Zihinsel Dayanıklılık, Beden Kütle İndeksi

EgzersizEgzersiz bağımlılığıSpor+5
Simay Ateş
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı tip egzersizlerin sporcularda s-KLOTHO proteini, proinflamatuar sitokinler ve oksidatif DNA hasarı üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, düzenli antrenman yapan sporcularda yüksek yoğunluklu interval antrenman (HIIT) ile aerobik antrenmanın bazı biyobelirteçler üzerindeki kronik etkilerini karşılaştırmaktır. Çalışmaya toplam 24 sporcu katılmış olup sporcuların cinsiyet dağılımı 12 kadın ve 12 erkektir. Sporcular HIIT (n=8; 4 kadın, 4 erkek), aerobik (n=8; 4 kadın, 4 erkek) ve kontrol (n=8; 4 kadın, 4 erkek) gruplarına ayrılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel çalışma modeli uygulandı. Kontrol grubuna herhangi bir egzersiz programı uygulanmazken, deney gruplarına 8 hafta Aerobik ve HIIT antrenman programı uygulandı. Egzersiz protokolü öncesi ve sonrası kan örnekleri alınarak 8-OHdG, IL-1β S-KL, TNF-α, IL-6 parametreleri analiz edildi. İstatistiksel analizler için Sosyal Bilimler İstatistik Paketi (SPSS; IBM Corp, Armonk, NY) sürüm 22 kullanıldı. Veriler p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Sonuçlara göre HIIT grubunda 8-OHdG düzeyleri anlamlı biçimde azalırken (p<0,05), aerobik antrenman grubunda IL-1β düzeylerinde anlamlı bir düşüş tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol grubunda 8-OHdG düzeylerinde anlamlı artış gözlenmiştir (p<0,05). Diğer biyobelirteçlerde (IL-6, S-Klotho, TNF-α) gruplar içinde anlamlı değişim saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak, HIIT grubunda 8-OHdG düzeylerinin anlamlı biçimde azalması, bu antrenman türünün oksidatif DNA hasarını azaltıcı etkiye sahip olabileceğini göstermektedir. Kontrol grubunda 8-OHdG düzeylerindeki artış ise düzenli egzersiz yapılmamasının oksidatif stresi artırabileceğini görülmüştür. Aerobik egzersiz grubunda IL-1β düzeylerinin anlamlı azalması, aerobik antrenmanın inflamatuvar yanıtı azaltabileceğine işaret etmektedir. Buna karşın IL-6, S-KL ve TNF-α düzeylerinde her iki egzersiz grubunda da anlamlı değişim gözlenmemiştir. Genel olarak HIIT'in oksidatif stres, aerobik egzersizin ise inflamasyon üzerinde daha belirgin etkiler oluşturduğu; bazı biyobelirteçlerde anlamlı değişimlerin ortaya çıkabilmesi için daha uzun süreli veya farklı yoğunlukta antrenman protokollerine ihtiyaç duyulabileceği sonucuna varılabilir.

Furkan Kızıltaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adölesanların fiziksel aktivite, obezite farkındalık ve beslenme davranışlarının değerlendirilmesi

Araştırma Türkiye genelindeki 14-17 yaş arası adölesanların fiziksel aktivite, beslenme davranışları ve obezite farkındalıklarını belirlemek üzere yapılmıştır. Yapılan çalışma tarama modelinde araştırmadır. Araştırmaya 1145 kız 821 erkek olmak üzere toplamda 1966 adölesan katıldı. Katılımcılara 12 soru üzerinden kişisel bilgiler, 18 sorudan oluşan üç faktörlü beslenme anketi, 20 sorudan oluşan obezite farkındalık ölçeği ve fiziksel aktivite ölçeği uygulandı. İstatistiksel yöntemlerden bağımsız gruplar t testi ve One-way ANOVA, ileri analizlerde Tukey HSD kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak benimsendi. Araştırma da beslenme davranışlarında (x ̅=43.75±8.01) toplam puan, obezite farkındalıklarında ( x ̅=56.28±9.90 ) toplam puan, fiziksel aktivie düzeyinde x ̅=18.01±5.95 toplam puan değeri elde edildi. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri ile obezite farkındalık düzeyleri arasında pozitif yönde ihmal edilecek düzeyde bir ilişki olduğu, fiziksel aktivite düzeyleri ile beslenme davranışları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, obezite farkındalık ölçeğinin beslenme farkındalığı alt boyutu ile duygusal olarak yemek yeme davranışları arasında pozitif yönde ihmal edilecek düzeyde bir ilişki olduğu bulunmuştur. Vücut Kitle İndeksine bakıldığında %22,1'inin zayıf, %65,3'ünün normal olduğu görülmektedir. Fazla kilolu ve obez düzeyinde olanlar %12,7 oranındadır. Beslenme davranışlarının orta düzeyde, obezite farkındalıklarının orta düzeyin üzerinde, fiziksel aktivite düzeyinin ise orta düzeyin altında olduğu bulunmuştur. Yapılan araştırma sonucuna göre 14-17 yaş grubu adölesan bireylerin fiziksel aktivite seviyelerinin, obezite farkındalık ve beslenme alışkanlıklarını önemli düzeyde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Adölesan, Beslenme, Fiziksel Aktivite, Obezite

BeslenmeBeslenme davranışıErgenler+3
Elif Yüksel Aydın
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin akademik öz yeterlik ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin akademik öz yeterlik ve saldırganlık düzeylerini incelemektir. Bu araştırmada Kiper (1984) tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri ile Owen ve Froman (1988) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması Ekici (2012) tarafından yapılan, Akademik Öz-yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Envanter grup olarak üniversite öğrencilerine uygulanmaktadır. Araştırma 2017-2018 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda ve Uşak Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören 480 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin akademik öz yeterlikleri ve saldırganlık düzeyleri; cinsiyet, yaş, sınıf, ikamet etme şekli, üniversitenin spor aktivitelerine katılma durumu, sporculuk düzeyi, spor branşı, kaç yıldır spor yapıldığı, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, baba mesleği, anne mesleği, aile aylık geliri ve aylık ele geçen para miktarı algılarına göre anlamlı biçimde farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin akademik öz yeterlik düzeyleri ile saldırganlık eğilimleri arasında pozitif yönde ihmal edilecek düzeyde bir ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin saldırganlık eğilimi ve akademik öz yeterliklerinin orta düzeyde oldukları saptanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin akademik öz yeterlik ve saldırganlık düzeyleri sınıf düzeyine göre anlamlı bir fark göstermemiştir. Anahtar Kelimeler: akademik öz yeterlik, saldırganlık, öz yeterlik

Akademik başarıEğitim psikolojisiSaldırganlık+4
Emrah Atar
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sporcu ve sedanter bireylerde ayak kütlesi ve kalça ölçülerinin denge performansına etkisi

Bu çalışmanın amacı, sporcu ve sedanter bireylerde ayak kütlesi ve kalça ölçülerinin denge performansına etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya 112 erkek sporcu ve 110 sedanter birey katılmıştır. İlk gün sporcuların ölçümü alınmış ikinci gün ise sedanter bireylerin ölçümü alınmıştır. Bireylerden yaş, boy, vücut ağırlığı, statik ve dinamik denge, ayak kütlesi, ayak hacmi ve kalça ölçüleri alınmıştır. Yapılan ölçümler sonucunda sporcu ve sedanter bireylerde kalça ve statik denge arasında (r=.416, p<0.001) pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki, statik denge ve ayak kütlesi arasında (r=.298, p<0.001) pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki, dinamik denge ve ayak kütlesi arasında (r==-.174, p<0.01) negatif yönlü çok zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, denge tüm spor branşlarının temelini oluşturan önemli bir etkendir. Aynı zamanda sedanter yaşam üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. Kalça ve ayak kütlesindeki artış statik denge performansını olumlu yönde etkilerken dinamik denge üzerinde herhangi bir etki gözlenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Ayak kütlesi, Denge, Kalça, Sedanter, Sporcu.

AyakDengeKalça+4
Aşkın Elmas Bağlar
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiziksel aktivite seviyesinin uyku kalitesi, yorgunluk ve öfke düzeylerine etkisi

Fiziksel Aktivite Seviyesinin Uyku Kalitesi, Yorgunluk ve Öfke Düzeylerine Etkisi Bu araştırma 18-28 yaş aralığındaki bireylerin fiziksel aktivite seviyelerinin uyku kalitesi, yorgunluk ve öfke düzeylerine etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma; 18-28 yaş aralığında, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden çalışmaya gönüllü olarak katılan toplam 1940 kişiye uygulanmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin %59.1'ni kadınlar (n=1146), %40.9'nu da erkekler (n=794) oluşturmuştur. Katılımcıların fiziksel aktivite seviyelerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi kısa formu, uyku kalitelerini ölçmek için Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi, yorgunluk düzeylerini belirlemek için Checklist İndividual Strength yorgunluk ölçeği, öfke düzeylerini belirlemek için Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzları ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde; katılımcıların fiziksel aktivite seviyelerine bakıldığında %39.9'unun inaktif, %47.6'sının minimal aktif ve %12.4'ünün de çok aktif düzeyde olduğu görülmüştür. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeylerini gösteren MET puanları ile toplam yorgunluk düzeyleri arasında negatif yönde zayıf düzeyde bir ilişki bulunduğu görülmüştür (r= -0,270; p<0,01). MET puanları ile uyku kalite düzeyleri arasındaki ilişkiye bakıldığında ise negatif yönde çok zayıf düzeyde bir ilişki bulunduğu görülmüştür (r= -0,049; p=0,030). MET puanları ile öfke puanları arasındaki ilişkiye bakıldığında da MET puanları ile öfke içte boyutu arasında (r=0,062; p=0,006) ve öfke kontrol boyutu arasında (r=0,131; p<0,01) pozitif yönde çok zayıf düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; bireylerin fiziksel aktivite seviyeleri artıkça yorgunluklarının azaldığı, uyku kalitelerinin düştüğü ve öfke kontrollerinin artmış olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Öfke, Uyku, Yorgunluk

Fiziksel aktiviteUykuUyku kalitesi+2
Mehmet Yıldız
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sedanter bireylerde statik ve dinamik denge performansı ile antropometrik özellikler arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, sedanter sağlıklı bireylerde antropometrik özellikler ile statik ve dinamik denge performansı arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Çalışmaya gönüllü 56 kadın (yaş aralığı, 32.6±8.29) ve 49 erkek (yaş aralığı, 34±7,66) dahil edildi. Katılımcıların vücut yüksekliği, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi (BKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), çevre ölçümleri (üst kol, uyluk, baldır, karın ve kalça), statik ve dinamik denge performansları ölçüldü. Statik denge performans ortalama değeri ile katılımcıların kilo, BKİ, VYY, uyluk ve üst kol çevre ölçüm değerleri arasında negatif yönlü orta bir ilişki, sırasıyla (r= -0.42, p= 0.00; r= -0.39, p= 0.00; r= -0.50, p= 0.00; r= -0.36, p= 0.00; r= -0.40, p= 0.00), karın çevre ölçüm değeri ile negatif yönlü zayıf bir ilişki (r= -0.21, p= 0.04) tespit edilmiştir. Katılımcıların boy değeri ile ortalama uzanma mesafesi arasında pozitif yönlü orta bir ilişki (r=0,44, p= 0.00), BKİ değeri ile ortalama uzanma mesafesi (r=-0.21, p= 0.03) ve normalize edilmiş ortalama uzanma puanı arasında (r=-0.24, p= 0.01) negatif yönlü zayıf bir ilişki ve VYY ile ortalama uzanma mesafesi (r= -0.49, p= 0.00) ve normalize edilmiş ortalama uzanma puanı arasında (r=-0.43, p= 0.00) ise negatif yönlü orta bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, vücut yüksekliğinin hem kadın hem de erkeklerde dinamik denge performansını olumlu yönde etkileyen ortak parametre olduğu, benzer şekilde hem kadın hem de erkeklerde artmış vücut kütlesi ve yağ oranının dinamik ve statik dengeyi olumsuz yönde etkileyen ortak parametre olduğu söylenebilir.

AntropometriAntropometrik parametrelerDenge+7
Mustafa Hurüz
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi derslerinde takım strateji oyunları ile bireysel strateji oyunlarının yaratıcılık ve problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma ile her iki oyun türünün öğrencilerdeki bilişsel gelişim ve yaşam becerileri BEDEN EĞİTİMİ DERSLERİNDE TAKIM STRATEJİ OYUNLARI İLE BİREYSEL STRATEJİ OYUNLARININ YARATICILIK VE PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ açısından sağladığı katkıları belirlemeyi ve bu oyunların eğitimde nasıl daha etkin kullanılabileceğine dair öneriler sunmayı amaçlamaktadır. Araştırma modeli olarak, yarı deneysel araştırma yöntemlerinden "kontrol grupsuz ön-test ve son-test" desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Yaratıcılık Ölçeği" ile "İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" Kullanıldı. Ölçekler 8 hafta arayla Ön test uygulaması ve Son test uygulaması olarak toplandı. Çalışmada örneklem grubu Burdur Gölhisar ilçesi merkez ilkokulundan yaşları 10.05 ± .063 arasında değişen araştırmaya gönüllü katılım sağlayan Grup1: 70 kişi, Grup2: 70 kişi toplamda: 140 kişiden oluşmaktadır. Çalışmadan toplanan verilerin istatistiksel analizi için SPSS 26. 0 paket programı kullanıldı. Verilerin normal dağılım varsayımları için basıklık ve çarpıklık değerleri ile histogram grafikleri ve Q and Q saçılım grafikleri incelendi. Katılımcıların bazı seçili demografik bilgilerini belirlemek için betimsel istatistik yöntemleri kullanıldı. Ön test ve son test verilerinin karşılaştırmaları için "grup içi ön-son test karşılaştırmaları için" Bağımlı Örneklem T testi, "gruplar arası ön-son test karşılaştırmaları" için Bağımsız Örneklem T testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi, p < 0.05 olarak referans alındı. Değerlendirilen verilere bakıldığında çarpıklık ve basıklık değerlerinin (0.21 ile 1.702) arasında olduğu görülmektedir. İlgili literatür bu değerlerin ±2 arasında olduğunda verilerin normallik ölçülerinden önemli bir sapma göstermediğine işaret etmektedir. Bireysel strateji oyun grubu ve takım strateji oyun grubunun ilk test ve son test ölçüm değerlerine göre, problem çözme ölçeği alt boyutları (Güven, Özdenetim, Kaçınma) ile yaratıcılık ölçeği toplam puanları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0.05). Bireysel strateji oyunlarına katılan bireylerin ön test son test puanlarına bakıldığında problem çözme ölçeği alt boyutlarından "Öz Denetim" ve "Kaçınma" boyutlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmezken, Güven boyutunda anlamlı farklılık tespit edildi (t:22,07; p<0.05). Yaratıcılık ölçeği ön test ve son test puanları arasında da anlamlı bir farklılık tespit edildi (t:-12,16; p<0.05).

Sedat Küçükkaya
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin zaman yönetimi ve akademik özyeterlik düzeylerinin farklı değişkenlere göre incelenmesi

Amaç: Bu çalışma, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin zaman yönetimi ve akademik özyeterlik düzeylerinin farklı değişkenlere göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın evreni, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise 203 kadın, 240 erkek olmak üzere toplam 443 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, "Kişisel Bilgi Formu", "Zaman Yönetimi Anketi (ZYA)" ve "Akademik Özyeterlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizi, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Bonferroni çoklu karşılaştırma testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin zaman yönetimi ve akademik özyeterlik düzeyleri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğrencilerin zaman yönetimi düzeyleri ile yaş, sınıf düzeyi, egzersiz yapma sıklığı, gelir durumu ve genel not ortalaması değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Aynı zamanda, öğrencilerin akademik özyeterlik düzeyleri ile bölüm, sınıf düzeyi ve genel not ortalaması değişkenleri arasında anlamlı farklılık görülmüştür. Sonuç: Araştırma sonuçları, zaman yönetimi ile akademik özyeterlik arasında güçlü bir ilişki olduğunu ve bu iki becerinin paralel şekilde geliştiğini göstermektedir. Öğrencilerin zaman yönetimi ve akademik özyeterlik düzeylerinin bireysel özelliklerden, yaşam tarzından ve deneyimlerden etkilenebileceği göstermektedir. Anahtar kelimeler: Akademik Özyeterlik, Özyeterlik, Zaman, Zaman Yönetimi.

Berkay Balkış
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin küresel iklim değişikliğine yönelik farkındalık ve kaygı düzeylerini etkileyen faktörler

Amaç: Küresel iklim değişikliği yalnızca insan yaşamını değil, aynı zamanda tüm canlıların sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen önemli bir çevresel sorundur. Teknolojik gelişmeler, sanayileşme, çevre kirliliği ve nüfus artışı gibi faktörler sonucunda ortaya çıkan küresel ısınma, birçok ekosistemde ciddi dengesizliklere yol açmakta ve bu da insan sağlığını dolaylı ya da doğrudan olarak olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmanın temel amacı; üniversite öğrencilerinin küresel iklim değişikliğine yönelik sahip oldukları farkındalık ve kaygı düzeylerini belirlemek, ayrıca bu düzeyleri etkileyebilecek çeşitli sosyodemografik ve bireysel faktörler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma kapsamında, 2024-2025 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin farklı üniversitelerinde (Iğdır Üniversitesi, Yalova Üniversitesi, Bitlis Eren Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Bandırma Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Kilis 17 Aralık Üniversitesi, Ordu Üniversitesi) öğrenim gören toplamda 394 gönüllü öğrenci (209 erkek, 185 kadın) araştırma grubunu oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında iki bölümden oluşan bir araç kullanılmıştır. İlk bölümde katılımcıların demografik özelliklerini yansıtan bilgiler kişisel bilgi formu aracılığıyla elde edilirken; ikinci bölümde ise "Küresel İklim Değişikliğine Yönelik Farkındalık Ölçeği" ile öğrencilerin konuya ilişkin farkındalık düzeyleri, "İklim Değişikliği Kaygı Ölçeği" yardımıyla da kaygı düzeyleri değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi SPSS paket programı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Analizlerde anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi amacıyla nicel verilerin değerlendirilmesinde bağımsız örneklemler için t-testi, ikiden fazla grup arasında fark olup olmadığını belirlemek üzere tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson korelasyon analizi tercih edilmiş; anlamlı ilişkiler tespit edildiğinde doğrusal regresyon analizi ile yordayıcılık düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin cinsiyet durumu, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini bilip bilmediği ve öğrenim gördükleri üniversite değişkenleri ile küresel iklim değişikliğine yönelik farkındalık düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gözlenmiştir (p<0,05). Bununla birlikte, iklim değişikliği ile ilgili kulüp üyeliği, konuyla ilgili ders/eğitim alma durumu, yaş, öğrenim düzeyi, yaşadığı yerleşim yeri, algılanan ekonomik durum ve anne-baba eğitim seviyesi gibi değişkenlerle farkındalık düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Kaygı düzeyi açısından incelendiğinde ise cinsiyet, iklim değişikliğinin kendisini kaygılandırma durumu, konunun sağlık üzerindeki etkilerinin bilinip bilinmediği ve öğrenim gördüğü üniversite değişkenleri ile iklim değişikliği kaygı ölçeği puanları arasında anlamlı farklılıklar saptanırken (p<0,05), diğer bazı sosyodemografik değişkenlerle kaygı düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Ek olarak, araştırmaya katılan erkek öğrencilerin kadınlara göre, iklim değişikliği ile ilgili ders alanların almayanlara göre ve iklim değişikliğinin kendisini kaygılandırdığını belirtenlerin, daha yüksek farkındalık ve kaygı düzeylerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırmaya katılan öğrencilerin genel farkındalık ve kaygı düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmüş; özellikle erkek öğrencilerin kadınlara göre daha yüksek düzeyde farkındalık ve kaygı yaşadıkları belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, gençlik döneminde yapılacak düzenli bilgilendirme çalışmalarının, küresel iklim değişikliğine karşı farkındalık düzeylerinin artırılmasında önemli katkılar sunabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Farkındalık, İklim Değişikliği, Kaygı, Öğrenci

İbrahim Dikici
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Masa başı çalışanlarda fiziksel aktivitenin kas iskelet sistemi rahatsızlıklarına etkisi: Bir üniversite örneği

Amaç: Bu araştırma günün önemli bir bölümünü mesleği gereği masa başında geçiren Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) merkez kampüsünde idari personel olarak masa başı görev yapan bireylerde fiziksel aktivitenin kas iskelet sistemi rahatsızlıklarına etkisinin belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, analitik-kesitsel olarak, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi merkez kampüsünde idari personel olarak masa başı görev yapan 252 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa" ve "Kornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıkları Anketi" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25,0 paket programında %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Bulgular: Yapılan istatistiki analizlerde masa başı çalışanların büyük çoğunluğunun orta düzeyde aktif ve inaktif olduğu belirlenmiştir. Erkek katılımcıların fiziksel aktivite düzeyi kadınlara göre daha yüksektir. Kadınlarda erkeklere göre daha fazla KİSR gözlenmektedir. Şiddetli fiziksel aktivite puanı ile üst ekstremite rahatsızlığı puanı ve toplam KİSR puanı arasında istatistiksel olarak negatif yönlü çok zayıf bir ilişki söz konudur. Benzer şekilde toplam fiziksel aktivite puanı ile üst, alt ekstremite rahatsızlığı puanı ve toplam KİSR puanı arasında istatistiksel olarak negatif yönlü çok zayıf bir ilişki söz konudur. Sonuç: Araştırmada istatistiki analizlerden elde edilen bulguların neticesinde masa başı çalışanların fiziksel aktivite düzeyi artması sonucunda kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının risk ve şikâyetleri düşük düzeyde olsa da azalabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Furkan Çelik
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinde işsizlik kaygısı ve okula yabancılaşma arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Çalışmanın amacı 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerde işsizlik kaygısı ve okula yabancılaşma arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Seçkisiz Örnekleme Yöntemlerinden Basit Seçkisiz Örnekleme Yöntemi ile belirlenen öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın evrenini 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi bünyesindeki Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Antrenörlük Eğitimi, Spor Yöneticiliği ve Rekreasyon lisans programlarında öğrenim görmekte olan öğrenciler (n=386) oluşturmuştur. Bu çalışma bir online anket uygulamasıdır. Kullanılacak ölçekler ise İşsizlik Kaygı Düzeyi Ölçeği ve Öğrenci Yabancılaşma Ölçeğidir. Anket ve ölçek uygulamalarından elde edilecek veriler SPSS 25.0 paket programında %95 güven aralığında ve 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Bulgular: Bağımsız değişkenlere ait beta katsayı değerine, t değerine ve anlamlılık seviyesine bakıldığında; işsizlik kaygısının okula yabancılaşma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu saptanmıştır (t=.--10,729 p<0.05). Sonuç: Bu araştırmada, işsizlik kaygısının okula yabancılaşma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

KaygıOkula yabancılaşmaSpor Bilimleri Fakültesi+3
Leyla Kaya
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Rekreasyonel amaçlı ekstrem spor faaliyetlerine katılan bireylerin kişilik özellikleri, risk alma ve heyecan arayışları ve ilişkili faktörler

Amaç: Bu araştırmada Rekreasyonel Amaçlı Ekstrem Spor Faaliyetlerine Katılan Bireylerin Kişilik Özellikleri, Risk Alma ve Heyecan Arayışları ve İlişkili Faktörlerin İncelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın verileri katılımcılara yüz yüze ulaştırılmış ve katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda 488 kişiye ulaşılmış ve eksiklik ya da hata görülen 58 anket formu analizden çıkartılmıştır. Analiz için 430 anket formu değerlendirmeye alınmıştır.Araştırma grubunu, rekreasyonel amaçlı yamaç paraşütü sporu yapanlar, kayak sporu yapanlar ve serbest ve tüplü dalış sporuyla uğraşan ve 18-55 yaş aralığındaki 498 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışma verilerinin elde edilmesinde kişisel bilgi formuna ek olarak Gosling ve diğerleri (2003) tarafından geliştirilen ve Atak (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan 10 Maddelik Kişilik Ölçeği, Hoyle ve diğerleri (2002) tarafından geliştirilen ölçek, Çelik ve Turan (2016) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Heyecan Arayışı Ölçeği (HAÖ) ve Weber ve diğerleri (2002) tarafından geliştirilen ve ölçeğin Blais ve Weber (2006) yılında 30 maddelik kısa formu oluşturulan, Dinç ve Tez (2016) tarafından Türk kültürüne uyarlanan DOSPERT (Alana Özgü Risk Alma) Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 25,0 paket programı ve AMOS 21,0 paket programında %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için basıklık (kurtosis) ve çarpıklık (skewness) değerleri kontrol edilmiştir. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, Amos ile Yapısal eşitlik modeli (Path analizi) ve Tek Yönlü MANOVA analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonucunda dağınık kişilik özelliklerine sahip katılımcıların heyecan arama, Sağlık, Özgüven, Psikolojik, Etik ve Devamlılık üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde bir etkisi olduğu görülmektedir (β: -1,974; -1,809; -1,552, -2,540, -1,931, -2,225 p<0.05). Dağınık kişilik özelliğindeki 1 birimlik artış heyecan arama üzerinde -1,974'lük azalışa, Sağlık üzerinde -1,809'luk azalışa, özgüven üzerinde -1,552'lik azalışa, psikoloji üzerinde -2,540'lık azalışa, etik üzerinde -1,931'lik azalışa ve devamlılık üzerinde -2,295'lik azalışa neden olmaktadır. Katılımcıların kişilik özelliklerinin heyecan arama ve risk almaya etkisi araştırılmak üzere oluşturulan modelde kararlı kişilik özelliklerine sahip katılımcıların heyecan arama, Sağlık, Özgüven, Psikolojik, Etik ve Devamlılık üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi olduğu görülmektedir (β: 2,365; 2,242; 2,468, 1,284, 1,332, 2,084 p<0.05). Dağınık kişilik özelliğindeki 1 birimlik artış heyecan arama üzerinde ,616'lık artışa, cihazdan yoksunluk üzerinde 1,194 lük artışa, İletişimi Kaybetme üzerinde ,774'lük artışa, çevrimiçi olamama üzerinde ,939'luk artışa neden olmaktadır. Bağımlı değişken olan heyecan aramanın %5.27'sini açıklamaktadır (R^2,527), sağlık üzerindeki değişimin %5,29'unu (R^2,529), özgüven üzerindeki değişimin %3,21'ini (R^2,321), psikolojik üzerindeki değişimin %7,89'unu (R^2,789), etik üzerindeki değişimin %6,39'unu (R^2,639) ve devamlılık üzerindeki değişimin %6,78'ini açıklamaktadır (R^2,678). Sonuç: Sonuç olarak kişilik özelliklerinin heyecan arama ve risk alma üerinde anlamlı etkisi olduğu görülmektedir.

Ekstrem sporlarıHeyecanHeyecan arayışı+5
Gökhan Dokuzoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fitness egzersizi yapan bireylerin serbest zamanda sıkılma algıları, serbest zaman tatmin, egzersiz bağımlılığı düzeyleri ve ilişkili faktörler

Amaç: Bu araştırmada fitness egzersizi yapan bireylerin serbest zamanda sıkılma algıları, serbest zaman tatmin, egzersiz bağımlılığı düzeyleri ve ilişkili faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Veriler katılımcılara yüz yüze ulaştırılmış olup gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda 440 fitnes egzersizi yapan katılımcıya ulaşılmış olup 5 anket formu aykırı uç değer gösterdiğinden değerlendirmeden çıkartılmıştır. Aykırı uç değer gösteren formlar çıkartıldıktan sonra toplamda 435 anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarının birinci kısmında Araştırmacı tarafından hazırlanan 8 soruluk demografik bilgiler formu, ikinci kısımda Lichenstein ve ark. (2018) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Dokuzoğlu ve ark. (2022) tarafından yapılan Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği, üçüncü kısımda so-Ahola ve Weissinger (1990) tarafındanso-Ahola ve Weissinger (1990) tarafından Kara ve diğerleri (2014) Serbest Zamanda Sıkılma Algısı Ölçeği ve son kısımda Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen, Idyll Arbor, Inc. (1991) tarafından 24 madde olarak revizyon yapılan ve Türkçeye uyarlamasının Gökçe ve Orhan (2011) tarafından yapılan Serbest Zaman Tatmin (Doyum) Ölçeği oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular SPSS 25.0 paket programı ile %95 güven aralığında değerlendirilmiştir. Araştırmamızda verilerin normal dağılıma uygunluğu basıklık çarpıklık katsayılarıyla değerlendirilmiştir. Bu değerlerin ±2 arasında olduğu görülmüş ve verilerin normal dağılımdan geldiği tespit edilmiştir. (George ve Malley, 2003). Araştırmada Cronbach alpha katsayıları hesaplamaları, frekans ve yüzde hesaplamaları, İkili değişkenlerin betimsel analizinde Bağımsız Örneklem T Testi, ikiden fazla değişkenler için ise Tek Yönlü Anova Testi ve Bağımlı, Bağımsız Değişkenler arasındaki ilişkinin hesaplanmasında Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Analiz sonucunda betimsel analizleri yapılan yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, meslek, spor geçmişi, haftalık spor yapma sıklığı, haftalık serbest zaman süresi, Boş zamanlarınızda en sık yaptığınız aktiviteleri ile serbest zamanda sıkılma algıları serbest zaman tatmin, egzersiz bağımlılığı arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Katılımcıların serbest zamanda sıkılma algılarının orta düzeyde olduğu, serbest zaman tatmin düzeylerinin yüksek düzey olduğu egzersiz bağımlılığı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Serbest zaman tatmini ile egzersiz bağımlılığı arasında düşük düzeyde anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Serbest zaman tatmini ile serbest zamanda sıkılma arasında orta düzeyde anlamlı ve negatif ilişki tespit edilmiştir. Serbest zaman tatmini ile serbest zamanda doyum arasında orta düzeyde anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Serbest zamanda sıkılma algısı ile egzersiz bağımlılığı arasında ise düşük düzeyde anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fitness, Egzersiz, Bağımlılık, Egzersiz Bağımlılığı, Serbest Zamanda Sıkılma, Serbest Zaman Tatmini.

Mehmet Murat İpekçi
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sporcular için beslenme bilgisi anketi'nin (Sibba) Türkçe'ye uyarlanması: Futbol örneği

Çalışma; İngiltere'de Furber ve diğerleri (2017) tarafından geliştirilmiş, psikometrik testleri yapılmış ve orijinal adı "Nutrition Knowledge Questionnaire for Athletes (NKQA)" olan "Sporcular için Beslenme Bilgisi Anketi"nin Türkçe'ye uyarlanması amacı ile yapılmıştır. Araştırma; geçerlik ve güvenirlik çalışmalarından Türkçe'ye uyarlama çalışması olarak, 2023-2024 futbol sezonunda Bölgesel Amatör Lig, Süper Amatör Lig ve I. Amatör Lig'de görev alan futbolcular ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından dil ve kapsam geçerliliği sağlandıktan sonra toplanmıştır. Verilerin analizinde yüzdeler, aritmetik ortalama, standart sapma, Cronbach alfa katsayısı, madde ayırıcılık gücü indeksi ve korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Sporcular için beslenme bilgisi anketinin tümü için Cronbach alfa değerinin 0,925 olduğu tespit edilmiş olup yüksek güvenirliğe sahiptir. Madde korelasyonları incelendiğinde anket içerisindeki bazı maddelerin çıkarılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ankette yer alan ifadeler kendi aralarında tutarlı bulunmuştur (α=0,91). Yarıya bölme metoduyla yapılan hesaplamada iki yarı arasındaki korelasyon katsayısı ölçüm aracı için 0,70 üzerinde olduğu hesaplanmıştır. Maddelerin ayırt edicilik güçlerini gösteren bağımsız grup t-testi uygulandığında anketin, istenen niteliği ölçmesi bağlamında ayırt edici bulunmuştur. Çalışmada; katılımcıların %40,5'inin bilgi düzeyinin düşük, %39,0'unun bilgi düzeyinin çok düşük, %20,0'sinin orta seviyede olduğu görülmüştür. Futbolcularda yapılan bu çalışmada, katılımcıların beslenme bilgi düzeylerinin düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir. SİBBA'nın spor beslenme bilgi düzeyinin değerlendirilmesi için geçerli ve güvenilir bulunmuştur. Etkisinin değerlendirilebilmesi ve netleştirilebilmesi için daha fazla araştırmaya gerek duyulmaktadır.

Mahmut Çeri
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuklarda sınav kaygısı ile spor devamlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, Çocuklarda sınav kaygısı ile spor devamlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Örneklem grubu, 2021 yılında Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokul ve lise öğrencilerinden gönüllülük esasına dayalı olarak rastgele yöntemle seçilen 1314 (536 kız, 778 Erkek) öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler formu ve Türkçe'ye uyarlama çalışması Totan (2018) tarafından yapılan "Westside Sınav Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda ikili gruplar için İndependent sample t testi, çoklu gruplar için OneWay ANOVA, değişkenler arasındaki ilişkiyi belirleme için Spearmans korelasyon analizi kullanıldı. Araştırma sonucunda, öğrencilerin sınav kaygısı puanlarının orta düzeyde olduğu belirlenmiş, ancak erkek öğrencilerin kaygı puanları kız öğrencilerinkinden anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Örneklem grubunun büyük bir çoğunluğunun (991 kişi) ortaokul düzeyinde 5-7.sınıflarda sporla uğraştığı, lise düzeyinde ise spor faaliyetlerinden uzaklaştıkları tespit edilmiştir. Bir spor branşı ile uğraşmayanların sınav kaygı puanları daha yüksek çıkmıştır. Meslek lisesi öğrencilerinin diğer okul türlerine göre sınav kaygı puanları daha yüksek, öğrenim düzeyi açısından 11 ve 12.sınıfların sınav kaygı puanları daha yüksek bulunmuştur. Sporu bırakma oranın en çok 12. sınıflarda olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin gelir seviyesi arttıkça sınav kaygısı puanları da düşüş göstermektedir. Anne ve baba eğitim seviyesi açısından da ebeveynlerinin eğitim seviyesi düşük olan öğrencilerin sınav kaygısı puanları yüksek olarak bulunmuştur. Spor bırakma nedenleri ile sınav kaygısı arasında herhangi bir ilişki bulunamamıştır, ancak büyük çoğunluğunun (%72,3) sporun akademik hedeflere ulaşmada zaman bulamadıkları için bıraktıklarını belirttikleri görülmüştür.

GaziantepSporSpor faaliyetleri+4
Abdulvahap Kara
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüzme sporcularında; psikolojik dayanıklılık, sporda başarı motivasyonu ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin karşılaştırılması

Yüzme, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra psikolojik sağlığın da ön planda olduğu bir spor dalıdır. Bu bağlamda, hangi psikolojik faktörlerin sporcuların performansını olumlu veya olumsuz etkilediğini belirlemek, antrenman programlarının ve psikolojik destek hizmetlerinin daha etkili bir şekilde tasarlanmasına katkı sağlayabilir. Bu çalışma, yüzme sporcularının psikolojik durumlarına odaklanarak, bu faktörlerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu ve sporcuların performanslarına olan potansiyel etkilerini anlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Kırşehir ilinde aktif olarak yüzme branşıyla ilgilenen 18 yaş üstü sporcular oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise tesadüfi yöntem ile seçilen 309 yüzme sporcusu oluşturmaktadır. Çalışmada, Friborg ve arkadaşları (2003) tarafından geliştirilen "Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği"; Willis (1982) tarafından geliştirilen "Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği"; Spielberger, Gorsuch ve Lushene (1970) tarafından geliştirilen "Durumluk Sürekli Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma, yüzme sporcularının psikolojik dayanıklılık, başarı motivasyonları ve kaygı düzeylerini hem birbirleri ile hem de yaş, cinsiyet, eğitim durumu, aylık gelir durumu, haftalık antrenman saatleri gibi demografik ve spesifik değişkenlere göre karşılaştırmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda, psikolojik dayanıklılık ölçeğinin sosyal kaynaklar alt boyutu ile aylık gelir durumu arasında; sosyal yeterlilik alt boyutu ile spor dışında ek gelir için herhangi bir yerde çalışıyor musunuz? değişkeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Spora özgü başarı motivasyonu ölçeğinin başarıya yaklaşma güdüsü alt boyutu ile yaş, haftalık antrenman saatleri ve spor dışında ek gelir için herhangi bir yerde çalışıyor musunuz? değişkenleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sürekli kaygı ile aylık gelir durumu arasında ise ters yönlü bir ilişki bulunmuştur. Yine, spora özgü başarı motivasyonu ölçeği ile yetişkinler için psikolojik dayanıklılık ölçeğinin orta seviyede ve pozitif yönde birbirlerini etkiledikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kaygı, Motivasyon, Psikolojik Dayanıklılık, Yüzme.

Ceren Özdemir
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanların fiziksel uygunluğa etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanların fiziksel uygunluğa etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ilin 'de yaşları 11-13 olan 20 futbolcu oluşturmuştur. Kontrol grubunu ise Aydın ilin'de yaşları 11-13 olan 10 futbolcu oluşturmuştur. Araştırmada yer alan gruplar, çalışma grubu ve kontrol grubu olmak üzere 2 şekildedir. Her iki gruba da başlangıçta boy ve kilo ölçümü yapılmış ardından, fiziksel uygunluğu belirlemede kullanılan, euro-fit test bataryasında bulunan flamingo denge testi, esneklik testi, durarak çift bacak ileri sıçrama testi, sürat testi, 10x5 mekik koşusu testi uygulanmıştır. Daha sonra çalışma grubuna 8 hafta boyunca haftada 3 gün 1 er gün ara ile jogging koşusunun ardından dinamik ısınma daha sonra futbola özgü fonksiyonel antrenmanlardan kuvvet ,dayanıklılık, sürat ve koordinasyon antrenmanları uygulandı(ek1), antrenman sonunda ise çift kale maç yaparak çalışmalarını sonlandırmışlardır. Kontrol grubu ise antrenmanlarda sadece jogging koşu ve çift kale futbol maçı yaparak çalışmalarını sonlandırmıştır. 8. Hafta sonunda iki gruba da tekrar boy ve kilo ölçümü ardından fiziksel uygunluğu belirlemede kullanılan euro-fit test bataryası uygulanmış ve sonuçlar karşılaştırılarak incelenmiştir. Sonuç olarak bu çalışma 11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanlarına tabi tutulan çalışma grubunun fiziksel uygunluk parametrelerine katkısının olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra kontrol grubuna uygulanan çift kale maç programının da kontrol grubundaki sporcuların bazı parametrelere katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Fiziksel uygunluk, Fonksiyonel antrenman, Futbol

AntrenmanErgenlerFiziksel uygunluk+5
Murat Aydın
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk hukuk sisteminde profesyonel futbolcu sözleşmelerinin incelenmesi

Profesyonel futbolcu sözleşmesi, profesyonel olarak futbol oynamak isteyen sporcular ile bünyesinde profesyonel olarak futbol branşı barındıran kulüpler arasında imzalanan sözleşmelerdir. İş sözleşmesi niteliğinde olan profesyonel futbolcu sözleşmeleri Türkiye Futbol Federasyonun belirlediği talimatlar dahilinde düzenlenir. Sözleşmenin tarafları arasında karşılıklı borç ve hak ilişkisi doğurur ve tarafların bunlara riayet etmesi esastır. Sözleşmenin süresi içinde veya bitiminde ortaya çıkacak anlaşmazlıklar TFF dahilinde oluşturulan uyuşmazlık çözüm kurulu tarafından incelenir ve bu kurulun verdiği kararlara karşı taraflar tahkim kuruluna başvurma hakları mevcuttur. Bu çalışmanın amacı, futbolun büyük ilgi gördüğü Türkiye'de kulüpler ve profesyonel futbolcular arasındaki hukuki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda da bir futbolcunun kulübe transferi veya mevcut futbolcunun aynı kulüpte oynamasına devam etmesini hukuki olarak resmileştiren profesyonel futbolcu sözleşmeleri 'futbolcu iş sözleşmesi ve kavramlarını, sözleşmeden doğan hak ve borçları, profesyonel futbolcu sözleşmesini, sözleşmenin sona ermesi ve sonuçlarını ve uyuşmazlıkların çözümü' adlı başlıklar altında incelenmektedir.

Futbol kulüpleriFutbolcularSpor hukuku+2
Ferit Belgin
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sporun lise öğrencilerinin risk alma davranışı üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmada sporun lise öğrencilerinin risk alma davranışı üzerindeki etkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Ayrıca risk alma davranışları cinsiyete, yaşa, eğitim gördükleri lise türüne, sınıf seviyesine, yaşadıkları yere, ailelerinin ekonomik durumlarına, kardeş sayılarına, anne ve babasının düzenli olarak çalıştıkları iş durumuna, ilgilendikleri spor branşına ve spor yaptıkları yere, sigara ve alkol kullanma durumu ve sosyal hayatlarını ifade etme durumuna göre değişip değişmediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Aydın İli Efeler İlçesi İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi, Emel Mustafa Uşaklı Anadolu Lisesi, Aydın İncirliova Spor Lisesi, Bahçeşehir Anadolu Lisesi ve Aydın Anadolu Lisesinde öğrenim görmekte olan 2458 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde rastgele örnekleme metodu kullanılmıştır. G.Power 3.10 programı ile etki gücü yüksek düzey bulunmuş ve araştırmaya 401 kişi dahil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında 14 sorudan oluşan kişisel bilgi formu ve Ergenlerde Risk Alma Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS (Statististical Package For Social Sciences) 22.00 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma), T-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), post-hoc testlerden Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırma istatistiksel olarak (p<0.05) anlamlılık değeri üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda lise öğrencilerinin cinsiyetlerine, yaşlarına, lise türlerine, sınıf seviyelerine, ailelerinin ekonomik durumlarına, kardeş sayılarına, spor branşlarına, spor yapma yerlerine, sigara ve alkol kullanımlarına ve sosyal hayatlarını ifade etme durumlarına göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

Lise öğrencileriRiskRisk alma davranışı+4
Nilüfer Şentuna
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı spor branşlarında algılanan antrenör davranışlarının sporcuların örgütsel bağlılığına etkisi

Sporcuların hem kendilerine hem de takımlarına olumlu tutumlar geliştirmesi, takımlarına olan örgütsel bağlılıklarının ve takımın beklentilerinin gerçekleştirilmesinde oldukça önemlidir. Çünkü sporcuların takımlarına olan bağlılıkların, aynı zamanda onların başarıları üzerinde de etkili olduğu söylenebilir. Bu sebeple, bu çalışmada farklı spor branşlarındaki antrenörlerin davranışlarının ve yeterliliklerinin sporcuların takımlarına olan etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, antrenör cinsiyeti gibi demografik özellikleri çalışmada dikkate alınmıştır. Bu amaç ile yapılan çalışma da genel tarama modellerinden birisi olan kesit alma yaklaşımı ve ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma 2018-2019 yılı Bolu Gençlik Spor İl Müdürlüğüne bağlı farklı branşlarda lisanslı 212 kadın, 288 erkek olmak üzere yaşları 12-29 arasında 500 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanması amacıyla Üzüm ve arkadaşları (2018) tarafından geliştirilen "Algılanan Antrenör Tutum ve Davranış Ölçeği" ve aynı araştırmacı tarafından 2010 yılında geliştirilen "Elit Sporcu Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS 24.0 programına işlenmiş ve gerekli analizler yapılmıştır. Verilerin dağılımları normal olmadığı için ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney-U; ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Kruskal-Wallis analizleri kullanılmıştır. Sporcuların antrenörlere yönelik tutum ve davranış puanları ile örgütel bağlılık puanları arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek için Sperman-Rho Korelasyonu kullanılmıştır. Verilerin analizleri sonucunda sporcuların cinsiyetlerinin gruplar arasında antrenörlerin tutum ve davranışları üzerinde anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Sporcuların eğitim durumları açısından gruplar arasındaki anlamlılık düzeyi incelendiği zaman eğitim düzeyi üniversite olan sporcuların lehine anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Sporcuların eğitim seviyesi yükseldikçe çevreyi algılama şekilleri değişeceği için antrenörlerin karakteristik özelliklerinin farklı olabileceği söylenebilir. Yabancılaşma alt boyutunda sporcuların yaşları küçüldükçe anlamlı farklılığın oluştuğu belirlenmiştir. İlgili literatüre bakıldığında yaş seviyesi arttıkça bireylerin farklı imkanlara daha fazla ulaşabilecekleri göz önüne alındığında yabancılaşmanın küçük yaştaki bireylerde daha az görülebileceği ifade edilebilir. Amatör sporcuların spor süreleri ile örgütsel bağlılıkların alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde grupların arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı gözlenmiştir. Antrenör tutum ve davranışları alt boyutları ile örgütsel bağlılık alt boyutları karşılaştırıldığında düşük düzeyde pozitif ilişkilerin olduğu gözlenmiştir. Antrenörlerin davranışlarının sporcuları olumlu yönde etkilemesinin sporcuların takımlarına olan bağlılıkları üzerinde etkili olacağı ifade edilebilir.

AntrenörDavranışSporcular+4
Adem Evcil
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bireylerin spora yönelik tutumları ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi akademik personeli üzerine bir uygulama

İnsanlar temelde hareket etme eylemleriyle doğarlar. Multidisipliner alana sahip olan spor, bedensel, sosyal ve psikolojik iyi oluş için her daim insan yaşamında var olması gereken bir eylemdir. İnsanlar, belli nesneler, maddeler ve durumlar karşısında belirli bir hareket, eylem gerçekleştirir, böylece kişisel bir tutum geliştirir ve kazanır. Toplumsal hareketlilik için özellikle ofis çalışanlarının sergilediği spora yönelik tutum önem arz etmektedir. Çalışmamız da Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde 2019 yılında aktif olarak görev yapan 190 akademik personelin spora yönelik tutumu ile mutluluk düzeyi arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu bağlamda spora yönelik tutum düzeyini belirlemek için Şentürk (2012) tarafından geliştirilen ve geçerlilik güvenilirlik yapılan "spora yönelik tutum ölçeği", mutluluk düzeyini belirlemek içinde Hıll ve Argly (2002) tarafından geliştirilen, Doğan ve Çötok (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Oxford mutluluk ölçeği kısa formu" kullanılmıştır. Bu amaçla elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences ) 21.0 paket programında yer alan "t-testi, one-way anova, post-hoc (tukey test)" analiz sonuçlarına göre raporlandırıldı. Elde edilen sonuçlar neticesinde; Spora yönelik tutum alt boyutlarından "Spora ilgi duyma ve Sporla yaşama" alt boyutlarında tutum düzeylerinin düşük olduğu, "Aktif spor yapma" alt boyutunda tutum düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Spora yönelik tutum ölçeği genelinde ise akademisyenlerin ortalamanın üzerinde bir tutum sergiledikleri yani, spora yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Mutluluk düzeylerinde ise ortalamanın altında bir tutuma sahip oldukları, bu yüzden de mutluluk düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Genel değerlendirme de ise; spora yönelik tutum ile mutluluk düzeyi arasındaki anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademisyen, Mutluluk, Spor, Tutum, Üniversite

Akademik personelMutlulukSpor+2
Kutluhan Demir
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iş stresi ve tükenmişlik düzeylerinin internet bağımlılığına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iş stresi ve tükenmişlik düzeylerinin internet bağımlılığına olan etkisi ve bazı değişkenlere göre aradaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde çalışan bireylerin iş stresi ve tükenmişlik düzeylerinin internet bağımlılığıyla ilişkisinin ve demografik değişkenlere göre incelenmesinin belirlenmesi amacı ile ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından oluşturulan verilerin toplanması için "Kişisel Bilgi Formu", Hause ile Rizzo (1972) tarafından oluşturulan ve Efeoğlu (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "İş Stresi Ölçeği", Tükenmişliğin ölçülmesi için araştırmada Maslach ve Jackson (1981) tarafından oluşturulan ve Ergin (1992) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve Günüç ile Kayri (2010) tarafından oluşturulan "İnternet Bağımlılığı Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne bağlı olarak çalışan 93 erkek ve 88 kadın olmak üzere toplamda 181 kişi katılmıştır. Yapılan araştırmanın sonunda edinilen bulgulara göre iş stresi ve tükenmişlik düzeyleri arttıkça internet bağımlılığı düzeyinin de arttığı sonuca varılmıştır. Ayrıca demografik değişkenler ile iş stresi, tükenmişlik ve internet bağımlılığı arasında da anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.

BağımlılıkGençlik ve Spor İl MüdürlüğüStres+7
Yusuf Yeşilyurt
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiziksel aktivitenin büro çalışanlarının iş verimliliklerine etkisi

Bu araştırmada kamuda çalışan büro personeline, sekiz hafta fiziksel aktivite uygulatılması iş verimlilikleri üzerine etkisi incelenmiştir. Çalışmaya İzmir ili Belediyelerde çalışan büro personelinin yaşları 27-63 arasında değişen (ort. 41, 30 ± 7, 6 yıl), 25'i (%49, 00) kadın ve 26'sı (%51, 00) erkek olmak üzere toplam 51 kişi katılmıştır. Araştırmaya katılan büro çalışanlarına öncelikli olarak antropometrik ölçümleri (boy, vücut ağırlığı, vücut yağ oranı, vücut kitle indeksi, göğüs çevresi, bel çevresi, kalça çevresi) alınmış, el kavrama testi uygulandı. Tanımlayıcı bilgi formu (yaş, medeni durumu, öğrenim durumu, gelir durumu, kaç yıldır çalıştığı, iş yerine ne ile ulaşım sağladığı, çocuk sayısı) doldurtuldu. Bu ölçümleri takiben (7-g-FADA) Fiziksel aktivite değerlendirme anketi (Karaca ve Turnagöl, 2007) yapıldı.Yönetici tarafından 10 soruluk personel performas (verimlilik) formu doldurtulmuştur. Katılımcıların fiziksel özelliklerinin ön test – son test bağımlı örnet t-testi karşılaştırma sonucunda, Kadın grubunun Vücut yağ oranı, göğüs, bel, kalça ölçümlerinin istatistiksel olarak ortalamalarında anlamlı farklılık bulundu. (P< 0, 05) Kadın grubunun, Vücut ağırlığı, Vücut kitle indeksi ve el kavrama kuvveti ölçümleri arasında istatistiksel olarak ortalamalarında anlamlı farklılık bulunmamıştır.(P>0, 05) Erkek grubunun, Vücut ağırlığı, vücut yağ oranı, vücut kitle indeksi, göğüs, kalça ölçümlerinin istatistiksel olarak ortalamalarında anlamlı farklılık bulundu. (P<0, 05) personel performas (verimlilik) parametrelerinde ön test – son test t testi karşılaştırma sonuçlarında verimlilik kriterlerinde istatistiksel olarak ortalamalarında anlamlı farklılık bulundu. (P < 0, 001) Sonuç olarak; Araştırmaya düzenli ve istekli fiziksel aktivite uygulamasına katılan bireylerde fiziksel uygunluk ve iş verimliliği açısından yararlı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, İş Verimliliği, Büro Çalışanları

Büro personeliFiziksel aktivitePerformans+3
Hülya Söğüt Yazıcı
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim öğrencilerinin sportmenlik davranışları ile saldırganlık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışma ortaöğretim öğrencilerinin sportmenlik davranışları ile saldırganlık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma analitik-kesitsel olarak 2019-2020 eğitim öğretim yılında Çine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaöğretim kurumlarında aktif olarak eğitim öğretim gören 231 kadın 122 erkek öğrenci ile gerçekleşmiştir. Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Kiper, (1984) tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri, Koç, (2013) tarafından hazırlanmış olan beden eğitimi dersi sportmenlik davranışı ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler T testi, One Way Anova ve Tukey HDS kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerden, kadınların (x̄=4,08) erkeklerden (x̄=3,69) istatiksel olarak anlamlı ölçüde sportmen olduğu bulunmuştur (p=0,00). Okulun sportif aktivitelerine katılan öğrencilerle (x̄=5,31), katılmayan öğrenciler (x̄=5,02) arasında dikkat çeken istatiksel fark atılganlık boyutundadır (p=0,10). Sınıf seviyesi yükseldikçe öğrencilerde sportmen davranış sergileme tutumu düşerken (p=0,00), saldırganlık eğiliminde istatiksel olarak artış görülmüştür (p=0,12). Lisanssız olarak spor yapan öğrenciler, Lisanslılara göre (p=0,10); Sporculuk yılı düşük olanlar (1-3 yıl), yüksek olanlara (7+ yıl) göre anlamlı düzeyde sportmen bulunmuştur. Bu değişkenler için saldırganlık boyutunda negatif ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç: Bu çalışmada öğrencilerin genel olarak sportmen davranış sergileme tutumları yüksek olduğunda negatif bir ilişkiyle saldırganlık seviyelerinde düşme görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sportmenlik, Saldırganlık, Beden eğitimi ve spor, Lise

Lise öğrencileriSaldırganlıkSpor faaliyetleri+3
Serdar Önel
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Takım sporu ve bireysel spor yapan sporcuların batıl inanç düzeylerinin başarı motivasyonuna olan etkisinin incelenmesi

Amaç:Bu araştırmada takım sporu ve bireysel spor yapan sporcuların batıl inanç düzeylerinin başarı motivasyonuna etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evreni Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerini kapsamaktadır. Maliyet ve ulaşılabilirlik unsurları da göz önüne alınarak araştırmanın örneklemini Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşturulmuştur. Çalışmada kullanılan ölçme aracının katılımcılara uygulanması için en uygun zamanlar belirlenerek katılımcılara Google Drive üzerinden ulaşılmış ve katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda (n=223) kişiye ulaşılmış olup 223 form değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılmış olan anket üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler formu, ikinci bölümde Sporda Batıl İnanç ve Davranış Envanteri, üçüncü bölümde Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği (Sports-Specific Motive Scale) oluşturulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır.Bulgular: Sporda Batıl İnanç ve Davranışları ile Spora Özgü Başarı Motivasyon düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir sonucuna ulaşılmıştır. Sporda Batıl İnanç Davranışı Ölçeği ile katılımcıların; branş ve spor geçmişi değişkenleri arasında yapılan Manova analizi sonucu istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmüştür (p<0.05). Serbest Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği ile katılımcıların boy uzunluğu (cm), branş, spor geçmişi değişkenleri arasında yapılan Manova analizi sonucu istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir (p<0.05). Katılımcıların Sporda Batıl İnanç ve Davranış düzeyleri dua etme boyutu dışında ölçek toplamı ve tüm alt boyutlarda düşük düzeyde olduğu görülürken, dua etme alt boyutunun orta düzeyde olduğu görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyon düzeyleri ise ölçek toplamı ve Güç Gösterme Güdüsü alt boyutunda yüksek düzeydeyken, Başarıya Yaklaşma Güdüsü ve Başarısızlıktan Kaçınma Güdüsü alt boyutlarında orta düzeyde olduğu görülmektedir.Sonuç: Yapmış olduğumuz bu çalışma sonucunda Sporda Batıl İnanç ve Davranışları ile Spora Özgü Başarı Motivasyonun düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Sporda Batıl İnanç Davranışı ile Branş değişkeni Uğurlu Sayılan Nesneler alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir. Sporda Batıl İnanç Davranışı ile Spor Geçmişi değişkeni arasında yapılan analizi sonucu Ölçek toplamı Giyim ve Görünüş, Uğurlu Sayılan Nesneler, Takım Davranımları ve Dua Etme alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyonu ile branş değişkeni arasında yapılan analizi sonucu sadece Güç Gösterme Güdüsü alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Spora Özgü Başarı Motivasyonu ile Spor Geçmişi değişkeni arasında yapılan analizi sonucu sadece Başarısızlıktan Kaçınma alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir.

Batıl inançlarBaşarıBireysel sporlar+5
Ömercan Cirit
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aktif spor yapan ve yapmayan gençlerin girişimcilik eğilimlerinin karşılaştırılması: Adana ili örneği

Aktif Spor Yapan ve Yapmayan Gençlerin Girişimcilik Eğilimlerinin Karşılaştırılması: Adana İli Örneği Okul ve gençlik çağlarında aktif spor yapma alışkanlığı, fizyolojik, psiko-sosyal ve kişilik özelliklerinin gelişimlerinde aracı bir rol oynamaktadır. Yapılan bilimsel çalışmaların bulguları bu düşünceyi desteklemektedir. Spor aktivitelerine katılmak sosyalleşmenin bir aracı olarak özellikle genç yaşlarda girişimci kişiliğin oluşmasına uygun bir ortam yaratmaktadır. Bu varsayımdan hareket edilerek bu çalışma, aktif spor yapan ve yapmayan lise kademesindeki gençlerin, demografik bilgilerinin belirlenmesi ile girişimcilik eğilimlerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu tez çalışması nicel bir çalışma olarak karşılaştırmalı tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın evrenini Adana ilindeki 11 lisede öğrenim gören 8080 öğrenci oluşturmuştur. Evreni oluşturan bu liselerden uygun örnekleme ile seçilen, okul sporlarında lisanslı olarak spor yapan ve yapmayan 1189 öğrenci örneklem grubu olarak belirlenmiştir. Çalışamanın verileri, "Kişisel bilgi formu" ile Koh (1996) tarafından geliştirilen Bozkurt'un (2006) Türkçeye uyarladığı "Girişimcilik eğilimi anketi" kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle, uç değerler kontrol edilmiştir, veri setinin normal dağıldığını görülmüştür. Demografik dağılımlar için frekans (f) ve yüzde (%) değerlerine yer verilmiş olup, gruplar arası farklar için bağımsız gruplar t-testi yapılmıştır. Çalışmanın bulguları, spor yapan gençlerin yapmayan gençlere göre girişimci kişilik özellikleri eğiliminin beş alt boyutunda, lisanlı spor yapanlar lehine anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak, lisanlı spor yapan gençlerin girişimci kişilik özellikleri eğilimi taşıdığı söylenebilir. Bu çalışma öncü bir çalışma olarak girişimcilik ve spor alanına katkı sağlayabilir.

Saniye Ay
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbolda kondisyonel ve teknik özelliklerin başarıya olan etkisinin incelenmesi (Türkiye Süper Ligi örneği)

Futbol tüm dünyadaki spor organizasyonları arasında en popüler olanıdır. Futbolun bilimsel temellerinin iyi bilinmesi futbolun gelişimi açısından çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı Türkiye Süper Ligi'nin son 3 sezondaki çeşitli istatistiksel verilerinin takımların başarı düzeylerine olan etkilerini teknik özellikler ve kondisyonel özellikler bakımından incelenmesidir. Takımların son 3 sezonda ortaya koydukları performansları ile ilgili çeşitli istatistiksel verilerinin sezon sonunda almış oldukları puanlara olan etkisi incelenmiştir. Takımların maç başına ortalama; toplam koşu mesafeleri (TK), sprint mesafeleri (SM), yüksek yoğunluklu koşu mesafeleri (YYK), maç başına şut sayıları (MBŞ), maç başına isabetli pas sayıları (MBİP), maç başına pas yüzdeleri (MBPY), maç başına kilit pas sayıları (MBKP) ve topa sahip olma oranları (TSOO)'nın sezon sonunda topladıkları toplam puana (TP) etkisi incelenmiştir. Teknik özellikler; MBŞ, MBİP, MBPY, MBKP ve TSOO olarak alınmış, kondisyonel özellikler ise; TK, SM ve YYK olarak belirlenmiştir. Verilerin incelenmesinde SPSS22 paket programı kullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde kondisyonel parametrelerde hiçbir sezon için toplam puan ile bir ilişki bulunamazken teknik özelliklerde ise yüksek ve çok yüksek düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). Benzer şekilde kondisyonel özelliklerin sezon sonu toplam puana olan etkisinde, istatistiksel açıdan bir anlamlılık bulunamazken teknik özelliklerin ise istatistiksel açıdan anlamlı bir tahmin oluşturduğu gözlemlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak Türkiye Süper Ligi'nde son 3 sezon göz önüne alındığında; teknik özelliklerin başarıyı olumlu yönde etkilediği buna karşın kondisyonel özelliklerin ise başarılı olmada belirleyici olmadığı gözlemlenmiştir. Türkiye Süper Liginde başarılı olmak isteyen takımların teknik özelliklerini geliştirmeye dönük yapacakları çalışmaların daha fazla puan toplamalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

FutbolFutbol takımlarıKondisyon+2
Mehmet Alp Aslan
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rekreasyonel spor programlarına katılan ergenlerde algılanan topluluk hissi ve yaşam tatmininin incelenmesi

Bu araştırmada, rekreasyonel spor programlarına katılan ergenlerin algıladıkları topluluk hissi ve yaşam tatmini düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılması ve iki yapı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu rekreasyonel spor programlarına katılan 14-18 yaş arası 217 kadın 185 erkek toplam 402 ergen bireyden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak ''Sporda Topluluk Hissi Ölçeği'' ve ''Yaşam Tatmini Ölçeği'' kullanılmıştır. Veri analizinde dağılımın normalliği çarpıklık ve basıklık katsayıları, ölçümün geçerliği doğrulayıcı faktör analizi, güvenirliği ise Cronbach Alfa katsayısı ile değerlendirilmiştir. İki grubun karşılaştırılmasında t-test, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ANOVA analizlerinden, değişkenler arasındaki ilişkinin yorumlanmasında ise basit doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre ergen bireylerin rekreasyonel spor programlarında algıladıkları topluluk hissinin cinsiyet, branş, haftalık spora katılım ve programa üyelik sürelerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte yaşam tatmini düzeylerinde anlamlı bir farklılığa rastlanmazken, elde edilen puanların ortalamanın üzerinde olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, regresyon analiz sonuçlarına göre, sporda algılanan topluluk hissinin, yaşam tatmini üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu araştırmadan elde edilen bulguların literatüre ve uygulayıcılara ergenlere yönelik tasarlanan rekreasyonel spor programlarının geliştirilmesinde katkı sağlaması beklenmektedir.

İlayda Kırlıoğlu
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelerin farklı türlerdeki fiziksel aktivite düzeyleri ile iş yükü ve tükenmişlik hissinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı hemşirelerin farklı türdeki fiziksel aktivite düzeyleri ile iş yükü ve tükenmişlik hissinin, bazı değişkenlere (çalıştıkları birim, çocuk sahibi olma durumu, algılanan sağlık durumu ve vardiya tipi) göre nasıl farklılaştığını tespit etmektir. Çalışmaya 18 yaş üzeri ve kıdem yılı en az 1 yıl olan, 147 kadın, 27 erkek olmak üzere sahada aktif olarak çalışan hemşireler katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, son dört haftayı içeren ve üç bölümden oluşan ev, iş, ulaşım ve serbest zamandaki fiziksel aktivite enerji harcamasını ölçen Yeni Fiziksel Aktivite Anketi (YFAA), 22 madde 3 alt boyuttan oluşan Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ), 17 soru 3 alt boyut içeren İsveç İş Yükü Kontrol Destek Anketi ve Demografik bilgi formu kullanılmıştır. Toplanan veriler IBM SPSS ver., 23.0, STATA, ve JASP 0.18.3.0 istatistiksel yazılım programları kullanılarak analiz edilmiştir. Normallik varsayımını karşılayan veri setinde bağımsız gruplarda t testi ve ANOVA, normal dağılmayan veri setinde ise Mann Whitney U testi ve Kruskall Wallis testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında; sağlık durumunu orta ve iyi düzeyde algılayan hemşireler arasında duygusal tükenmişlik alt boyutunda ve serbest zaman fiziksel aktivitede harcanan enerji miktarında; servis ve yoğun bakımda çalışan hemşirelerin iş yeri fiziksel aktivitesinde harcadıkları enerji miktarında; çocuk sahibi olan hemşirelerin ev ve iş yerinde harcadıkları enerji miktarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bu sonuçlardan hareketle hemşirelerin yaşam rutinleri bütüncül bir biçimde ele alınarak farklı türlerde harcadıkları fiziksel aktivite enerji miktarları incelenebilir. Anahtar Sözcükler: Hemşirelik, Fiziksel aktivite türleri ve Harcanan Hnerji miktarı, Tükenmişlik, İş yükü.

Nida Coşkun
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüzme branşında uygulanan miyofasyal gevşetme yönteminin motorik performansa etkisi

Antrenör ve spor bilimciler antrenman ve müsabaka programları yoğun olan yüzücülerin egzersiz öncesi ısınma faaliyetlerinde foam roller uygulamasını miyofasiyal gevşetme tekniği olarak kullanmaktadır. Bu çalışmada 50 m yüzme hız testi ve anaerobik gücü tespit etmek amacıyla dikey sıçrama testi uygulanarak yüzücülerin motorik performans üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu çalışma 15 kontrol 15 deney grubu olmak üzere toplamda 30 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubu ortalama 18,3±0,4 yaş, 177,8±5,8 cm boy ve 74,0±7,9 kg ağırlığa sahipken deney grubu 18,7±0,8 yaş, 180,3±5,8 cm boy ve 71,7±4,4 kg ağırlık ortalamasına sahiptir. Tüm katılımcılara sekiz hafta boyunca yüzme eğitimleri öncesi dinamik ısınma egzersizleri uygulanmıştır. Deney grubuna ise ilaveten bölmeli köpük silindir egzersizleri uygulanmıştır. Tüm katılımcıların ön test ve son test olarak dikey sıçrama ve 50 m yüzme testi ölçümleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler IBM SPSS statistics 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anlamlılık derecesi en az p<0,05 düzeyinde kabul edilmiştir. Çalışma sonucunda kontrol ve deney gruplarında dikey sıçrama yüksekliğinde ve yüzme performansında pozitif artış olduğu görülmüştür. Egzersiz ve müsabaka 53 sırasında performansı üst seviyeye çıkarmak için foam roller egzersizlerinin önemli rol oynadığı görülmüştür.

Dikey sıçramaEgzersizFoam roller+2
Fikri Bilgin
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital teknoloji destekli terapötik rekreasyonun zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeyine etkisi

Araştırmanın amacı, dijital teknoloji destekli terapötik rekreasyonun (DİJİTREP) hafif düzeyde zihinsel yetersizliği (HZY) olan çocukların fiziksel uygunluk düzeyine etkisini incelemektir. Ayr ıca bu araştırmada ek olarak, uygulanan DİJİTREP programının sonuçları üzerinde geriye dönüş (detraining/antrenmansızlaşma) döneminin etkisi de incelenmiştir. Bu doğrultuda; uygulanacak DİJİTREP programlarının HZY olan çocukların fiziksel uygunluğunu etkileme düzeyi ve geriye dönüş ile kazanılan fiziksel uygunluk değişkenlerinde ortaya çıkabilecek kayıpların büyüklüğü konusunda spor bilimcilere bilgi sunulacağı düşünülmüştür. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcı belirlenmesinde kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmaya yaş ortalaması 12,27±1,02 olan 9 kız 15 erkek olmak üzere toplam 24 HZY öğrenci basit rastgele atama yöntem ile her grupta 12 kişi olmak üzere uygulama ve kontrol grubu olarak iki gruba ayrılmıştır. Uygulama grubu 10 hafta süresince haftada 2 gün, günde 40 dakika süren DİJİTREP programına katılmış, kontrol grubu ise rutin eğitimine devam etmiştir. Çalışmanın bitiminde eğitimde fırsat eşitliği ilkesine dayalı olarak kontrol grubuna da DİJİTREP' e katılma imkanı sunulmuştur. Çalışmada demografik bilgiler, araştırmacılar tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiş; DİJİTREP' in hafif tanımlazihinsel yetersizliği (HZY) çocukların fiziksel uygunluklarını ne düzeyde etkilediği "Brockport Fiziksel Uygunluk Testi" ile değerlendirilmiştir. Araştırma verileri, tüm gruplarda DİJİTREP öncesi, 10 haftalık DİJİTREP' in bitiminde ve geriye dönüş etkisi için verilen 8 haftalık ara sonrası olmak üzere üç aşamada toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS (Version 26) paket programı ile yapılmıştır. Sayısal veriler Shapiro-Wilk testi ile normal dağılıma uygunluk açısından değerlendirilmiştir. Normal dağılım gösteren veriler ortalama (±) standart sapma ile normal dağılım göstermeyen veriler ise medyan (1. çeyreklik (q1) - 3. çeyreklik (q3)) değerleri ile özetlenmiştir. Kategorik veriler frekans ve yüzde oranları ile sunulmuştur. Gruplar arasında farklar Student t testi, Mann Whitney U testi, tekrarlanan ölçümlerde varyans analizi, Bonferroni testi, Friedman testi ve Cochran Q testi ile incelenmiştir. Katılımcıların DİJİTREP öncesi test sonuçlarına yönelik yapılan analizde, beden kompozisyonu, esneklik, kas kuvveti-dayanıklılığı ve aerobik kapasite değerlerinin istatitiksel olarak anlamlı düzeyde farklı olmadığı ve benzer fiziksel uygunluk düzeylerine sahip oldukları belirlenmiştir p (> 0,05). 10 haftalık DİJİTREP bitiminde yapılan ölçüm sonuçlarında uygulama grubunun beden kompozisyonu, kas kuvveti-dayanıklılığı ve aerobik kapasite değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde farklılık olduğu (p<0,001) belirlenmiştir. 10 haftalık DİJİTREP' in katılımcıların fiziksel uygunluk düzeylerine olumlu katkısı olduğu tespit edilmiştir. 10 haftalık DİJİTREP bitiminde verilen 8 haftalık ara sonrası geriye dönüş etkisini belirlemek üzere yapılan ölçümlerde de istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0,05). Bu sonuç 10 haftalık DİJİTREP ile kazanılan fiziksel uygunluk gelişimin geri dönmediğini ve korunduğu göstermektedir. Sonuç olarak, DİJİTREP programı HZY çocukların fiziksel uygunluk düzeylerinde olumlu ve kalıcı etkiler oluşturmuştur. Bu bulgular, DİJİTREP'in HZY çocukların fiziksel uygunluk düzeylerini artırmada etkili bir müdahale olduğunu ve uzun vadede sürdürülebilir olduğunu göstermektedir. Çalışmanın sonuçları, HZY çocukların sağlıklı yaşam sürmeleri için gerekli olan fiziksel uygunluğa erişimde, DİJİTREP' in etkin bir araç olabileceğinin kanıtı niteliğindedir. Anahtar kelimeler: Teknoloji, özel gereksinim, fiziksel uygunluk, Brockport

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıEğitim teknolojisiTerapatik rekreasyon+2
Ecem Kılıç
Alanya Alaaddin Keykubat University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin boş zaman tutumları ile sosyalleşme taktikleri ve dijital okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin boş zaman tutumları ile sosyalleşme taktikleri ve dijital okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma türünde ilişkisel tarama çalışması olan araştırmanın amacı doğrultusunda; 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde bulunan üniversite öğrencilerinden seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 399 üniversite öğrencisi çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veriler, alanyazında yapılan araştırmalar doğrultusunda araştırmanın amacına uygun olarak boş zaman tutumları ile sosyalleşme taktikleri ve dijital okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesinde "Kişisel Bilgi Formu, Boş Zaman Tutum Ölçeği, Sosyalleşme Taktikleri Ölçeği ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Boş Zaman Tutum Ölçeği 3 alt boyuttan ve toplam 36 maddeden, Sosyalleşme Taktikleri Ölçeği 24 madde ve 5 alt boyuttan ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği ise 10 madde ve 1 boyuttan oluşmaktadır. Elde edilen veriler herhangi bir istatistiki paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; Boş Zaman Tutum Ölçeği, Sosyalleşme Taktikleri Ölçeği ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği değerlendirilirken; t- testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Perason korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonuçlarına göre; Spor yapma durumu ile sosyalleşme ölçeği alt boyutlarından entelektüel taktikler arasında spor yapanlar lehine, yaş ile politik taktikler arasında 18-21 yaş arasında bulunan öğrenciler lehine, sınıf ile politik taktikler arasında 1. ve 2. sınıfta olan öğrenciler lehine, yaşanılan yer ile eğitsel taktikler arasında yurtta yaşayan öğrenciler lehine, cinsiyet ile dijital okuryazarlık düzeyi arasında erkek öğrenciler lehine ve spor yapma durumu ile dijital okuryazarlık düzeyi arasında spor yapan öğrenciler lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. . Boş zaman tutum ölçeği ve bilişsel, davranışsal, duyuşsal alt boyutları ile sosyalleşme ölçeği ve eğitsel taktikler, araçsal taktikler, sosyal taktikler ve entelektüel taktikler arasından orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu; Boş zaman tutum ölçeği ve davranışsal, duyuşsal alt boyutları ile sosyalleşme ölçeği alt boyutu olan politik taktikler arasında düşük düzeyde pozitif yönlü, Dijital okuryazarlık ölçeği ile Boş zaman tutum ölçeği ve bilişsel alt boyut arasında düşük düzeyde pozitif yönlü; davranışsal, duyuşsal alt boyutları ile orta düzeyde pozitif yönlü ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital Okuryazarlık, Boş Zaman, Sosyalleşme, Üniversite Öğrencisi

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeDijital okuryazarlık+3
Ali Gürtekin
Ağrı İbrahim Çeçen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden perküsyonu çalışmalarının işitsel ve görsel reaksiyon üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı beden perküsyonu çalışmalarının işitsel ve görsel reaksiyon üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada yarı deneysel araştırma yöntemlerinden zayıf gruplu yarı deneysel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırmaya Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi, Antrenörlük Eğitimi bölümünde öğrenim gören toplam 52 öğrenci katılmıştır. Araştırma grubuna ders dışı etkinlik kapsamında beden perküsyonu etkinlikleri haftada bir gün 60 dakika olmak üzere 8 hafta süresince uygulanmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilerin görsel ve işitsel reaksiyon seviyeleri ölçülmüş (ön-test), uygulama sonrasında da aynı ölçümler yapılarak araştırma grubunun ön-test ve son-test puanları istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Ön test ve son test ölçümlerinde Newtset 1000 reaksiyon ölçüm cihazı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için IBM SPSS 24 paket programı kullanılmış, iki grup arasındaki farklılıklar değerlendirilmiştir. Bağımlı değişkenlerin analizinde benzer şekilde dağılıma göre eşleştirilmiş örneklem t testi (paired samples t test) ve Wilcoxon T testi kullanılmıştır. Değişkenlerin homejen dağıldığı testler de Levene Homojenlik testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, beden perküsyonu etkinliklerinin görsel ve işitsel reaksiyon üzerinde anlamlı düzeyde olumlu etkisinin olduğu görülmüştür. Buradan hareketle beden müziği etkinliklerinin, reaksiyon gerektiren tüm spor branşlarının gelişmesinde etkin rol oynayacağı öngörülmekte ve birçok reaksiyon çalışmasında aktif olarak kullanılabilecek bir yöntem olduğu düşünülmektedir.

BedenBeden müziğiMüzik+4
Emrah Şahin
Ağrı İbrahim Çeçen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lisanslı sporcular ile sedanter bireylerin dijital oyun bağımlılığı açısından karşılaştırılması (Ağrı ili örneği)

Bu araştırmanın amacı; spor lisansı bulunan ve bulunmayan 10-16 yaş arası bireylerin dijital oyun bağımlılık düzeylerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın evreni Ağrı ilinde bulunan 10-16 yaş arası bireylerden oluşmakta ve bu evrenden seçkisiz örneklem yöntemiyle belirlenen 420 birey araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Nicel bir araştırma türü olan genel tarama yöntemiyle yapılan bu çalışmada Kişisel Bilgi Formu ve Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği" kullanılarak spor lisansı bulunan ve bulunmayan bireylerin dijital oyun bağımlılık düzeylerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 24.0 paket programıyla yapılmıştır. Analizlerde aritmetik ortalama (X), standart sapma (SS), bağımsız örneklemler için t Testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre spor lisansı bulunma durumu ile dijital oyun bağımlılık düzeyi arasında spor lisansı bulunmayan katılımcılar lehine anlamlı farklılık olduğu, yani spor lisansı olmayan katılımcıların dijital oyun bağımlılık düzeylerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Ayrıca dijital oyun bağımlılık düzeyi ile araştırmaya katılan bireylerin cinsiyetleri, yaşları, kardeş sayıları, anne eğitim düzeyleri, oyun oynarken kullanılan teknolojik araç, günlük oynan oyun miktarı arasında anlamlı farklılık olduğu; baba eğitim düzeyi arasında ise anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

AğrıBağımlılıkOyun bağımlılığı+4
Cihangir Aslan
Ağrı İbrahim Çeçen University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tenis antrenörleri ve sporcularının öz yeterlilik ve yaşam doyumu ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmada Türkiye'de görev yapan tenis antrenörleri ve sporcularının cinsiyet, yaş, deneyim bakımından öz yeterlilik ve yaşam doyumu ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada tenis antrenörü (n=75) ve tenis sporcusu (n=75) olan örneklem grubunu 62 kadın ve 88 erkek olmak üzere 150 kişi oluşturmuştur. Araştırmadaki veriler sadece yaş, cinsiyet ve deneyim yılını baz alarak kişisel bilgi formu, genel öz yeterlilik ölçeği ve yaşam doyumu ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 27 paket programı (Statistical Package for Social Sciences) kullanılarak analiz edilmiş olup verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistik (Ortalama ve Standart Sapma), pearson korelasyon, ANOVA ve MANOVA analizleri kullanılmıştır. Öz yeterlilik ve yaşam doyumu ilişkisinin incelendiği bu çalışmada elde edilen bulgulara göre yaşam doyumu ile genel öz yeterlilik arasında ilişki tespit edilerek literatürdeki çalışmalar güncel bir çalışma ile desteklenmiştir. Yaşam doyumu ile genel öz yeterliliğin alt boyutları olan başlama ve sürdürme çabası-ısrar arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sporcuların yaşam doyumu antrenörlerin yaşam doyumuyla kıyaslandığında sporcuların yaşam doyumunun anlamlı düzeyde yüksek olduğu analiz edilmiştir. Son olarak, cinsiyet ve yaşam doyumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken cinsiyet ve meslek değişkenlerinin bir arada genel öz yeterliliği etkilediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, tenis sporcuları ve antrenörlerinin yaşam doyumları ile genel öz yeterlilikleri arasında ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tenis, Spor, Öz yeterlilik, Yaşam Doyumu.

Seyfi Keskiner
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okçuluk branşında kadet, genç ve büyük yaş kategorilerinde durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin sportif başarıya etkisinin incelenmesi

Bu araştırma ile kadet, genç ve büyük yaş kategorilerindeki okçuluk sporcularının genel ve durumluk kaygı düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenip kaygı düzeylerine olan etkisini belirleyip karşılaştırmak ve sportif başarıları üzerinde herhangi bir anlamlı farklılık olup olmadığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel araştırma deseninin genel tarama desenlerinden ölçek yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Araştırma grubunu, 2023 yılında uluslararası bir yarışma öncesi Antalya'da gerçekleştirilen milli takım seçmelerine katılan ve yarışan 31'i kadın, ve 38'i erkek olmak üzere toplam 69 okçuluk sporcusu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 1970 yılında Spielberger, Luschene ve Gorsuch tarafından geliştirilmiş, 1985 yılında ise geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları ve Türkçe'ye uyarlaması Öner ve Le Compte tarafından yapılan "Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin, Durumluk kaygı ölçeğinin Cronbach's Alpha güvenilirlik indeksi α=0,856 iken Sürekli kaygı ölçeğine ilişkin Cronbach's Alpha güvenilirlik indeksi α=0,765 olarak elde edilmiştir. Yine ölçeğin, test tekrar test güvenirliği yöntemiyle Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu hesaplanmış sürekli kaygı ölçeği için .71 ile .86 , durumluk kaygı ölçeği için .26 ile .68 arasında bulunmuştur. Toplanan verilerin istatistiksel analizleri SPSS paket programı ile yapılmıştır. Verilerin analizinde istatistik yöntemlerinden olan frekans, yüzde dağılımları alınmış, değişkenler normal dağılım sergilediği ve homojenlik koşulları sağlandığı için parametrik testler kullanılmıştır. Parametrik testlerden, ikili gruplar için t-testi ve çoklu gruplar için ise Anova Testi uygulanmıştır. Başarı düzeyi ile bazı sosyo-demografik özellikler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının belirlenmesi amacı ile çapraz tablo analizi yapılarak Ki-Kare testi uygulanmış ve istatistiksel anlamlılık için 0,05 anlamlılık düzeyi referans alınmıştır. Araştırma sonucuna göre, okçuluk sporcularının sürekli ve durumluk kaygıları cinsiyet, yaş, yay klasmanı, spor yaşı, eğitim durumu, yarıştığı yay kategorisi, gelir durumlarına göre kaygı düzeyleri belirlenmiş ve kaygı düzeyi açısından Antalya'da Okçuluk Milli Takım Seçmesi sırasında yapılan ankette hipotez testleri için cinsiyet dışında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Bulunan anlamlı farklılık göz önünde bulundurulduğunda kadın okçuluk sporcularının erkek okçuluk sporcularına oranla daha yüksek kaygı düzeylerine sahip oldukları bulunmuştur. Yine durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri ile başarı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

Kaygı düzeyiOkçuluk
Öykü Begüm Çorba
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oyunlaştırma kullanıcı türleri bağlamında ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine katılım motivasyonlarının incelenmesi: İlişkisel, yordayıcı ve karar ağacı temelli bir analiz

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin kullanıcı türleri ile beden eğitimi dersine yönelik katılım motivasyonu arasındaki ilişkiyi incelemek, demografik değişkenlere göre farklılıkları belirlemek ve kullanıcı türlerinin motivasyon üzerindeki yordayıcı etkisini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, 5., 6., 7. ve 8. sınıf düzeylerinde öğrenim gören toplam 407 öğrenciden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Demir-Tekkurşun (2023) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Dersine Katılım Motivasyonu Ölçeği" ve Marczewski (2015) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlaması yapılan "Oyunlaştırma için Kullanıcı Türleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada demografik değişkenlere göre motivasyon ve kullanıcı türleri farklılıkları Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleriyle, değişkenler arası ilişkiler Spearman korelasyon ile, yordayıcı ilişkiler ise çoklu regresyon ve CHAID analizleriyle incelenmiştir. Analizler sonucunda; cinsiyet, sınıf düzeyi, tercih ettikleri oyun türü, oyun oynama tercihleri ve oyun unsuru tercihleri gibi değişkenlerin hem motivasyon hem de kullanıcı türlerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı görülmüştür. Özellikle 5. sınıf öğrencilerinin 7. ve 8. sınıf öğrencilerine kıyasla daha yüksek içsel motivasyon düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet değişkenine göre de oyuncu ve oyunbozan türlerinde erkeklerin anlamlı düzeyde daha yüksek puan aldığı saptanmıştır. Kullanıcı türleri ile motivasyon alt boyutları arasındaki ilişkiler incelendiğinde; sosyalleşen, özgür ruhlu, başaran, yardımsever ve oyuncu türlerinin içsel ve dışsal motivasyonla pozitif yönde anlamlı ilişkiler gösterdiği, buna karşılık oyunbozan türünün ise motivasyonla negatif yönde ilişki gösterdiği bulunmuştur. Gerçekleştirilen çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda; içsel motivasyon üzerinde sosyalleşen kullanıcı türünün pozitif yönde, özgür ruhlu ve oyunbozan türlerinin ise negatif yönde anlamlı yordayıcılar olduğu belirlenmiştir (R² = .167). Dışsal motivasyon modeli de benzer şekilde anlamlı bulunmuş ve başaran, oyuncu türleri dışsal motivasyonun pozitif yordayıcıları olarak öne çıkmıştır (R² = .135). Motivasyonsuzluk değişkeni, analiz kapsamına alınmamıştır çünkü regresyon amacıyla yeterli normallik ve lineerlik varsayımları sağlanamamıştır. Ek olarak uygulanan CHAID (Chi-Square Automatic Interaction Detection) analizleri, içsel motivasyon üzerinde etkili en temel değişkenin sınıf düzeyi olduğunu; dışsal motivasyon üzerinde ise cinsiyet ve kullanıcı türleri etkileşimlerinin belirleyici olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle oyuncu ve başaran türleri, daha yüksek dışsal motivasyon düzeyleriyle ilişkilendirilmiştir. Elde edilen bulgular, oyunlaştırma uygulamalarının bireysel demografik farklılıkları dikkate alarak tasarlanması gerektiğini ve oyunlaştırma temelli öğretim süreçlerinde kullanıcı türlerinin motivasyon üzerinde belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir.

Sefer Mete
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbolda gözlemlenen prososyal ve antisosyal davranışların incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye Futbol Süper Ligi'nde birden fazla kez şampiyonluğu bulunan (Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor) takımların 2018-2019, 2019-2020, 2020-2021 sezonlarında birbiriyle yaptığı müsabakalarda sporcularda gözlemlenen prososyal ve antisosyal davranışları çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinin gözlem ve doküman analizi teknikleri kullanılmıştır. Müsabakalardaki davranışların belirlenmesi, sınıflandırılması ve kodlanması yaklaşık 836 saat sürmüştür. Gözlem yoluyla elde edilen davranışlara ait veriler Bandura (1999) tarafından tanımlanan proaktif ve önleyici ahlak kavramları doğrultusunda sınıflandırılmıştır. Ayrıca davranışların sınıflandırılmasında Kavussanu ve Boardley (2009) tarafından bu tanım kapsamında geliştirilen Sporda Prososyal ve Antisosyal Davranış Ölçeğinden (The Prosocial and Antisocial Behavior in Sport Scale) ve Gürpınar ve Güven'in (2011) yaptığı Futbol Hakemlerinin Karşılaştıkları Sportmenlik Dışı Davranışların İncelenmesi adlı çalışmalardan faydalanılmıştır. Araştırmada ek olarak araştırmacı tarafından geliştirilen müsabaka bilgi formu ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Müsabakalarda 24 farklı antisosyal davranış türü altında toplam 3080 adet antisosyal davranış, 22 farklı prososyal davranış türü altında toplam 1945 tane prososyal davranış gözlemlenmiştir. Sporcuların takımı, yaşı, uyruğu, spor tecrübesi, milli olma durumu, mevkisi, müsabakanın süresi, müsabakanın oynandığı saha, müsabakanın sonucu, müsabakanın seyirci durumu ve takımın müsabaka öncesi ligdeki sıralaması değişkenlerine göre sporcuların gözlemlenen prososyal ve antisosyal davranış adetleri ortaya konmuştur.

Antisosyal davranışlarFutbolFutbolcular+3
Hatice Ece Kabaca
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzaktan eğitimde beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öğretimsel içerik, teknolojik kullanım ve öğrenci iletişim öz yeterlikleri

Bu araştırma 2021-2022 eğitim- öğretim yılı Konya ilinde bulunan tüm okul kademelerinde göreve devam eden Beden Eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitimdeki öz yeterlilik düzeyleri incelenmiştir. Çalışmada basit rastgele örnekleme yöntemi sonucunda araştırmaya n=412 öğretmen katılmıştır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve UEÖY (Uzaktan Eğitim Öz – Yeterlilik) Öğretmen Ölçeği uygulanmıştır. Çalışmada verilerin incelenmesinde frekans analizleri, bağımsız örneklem t testi ve varyans analizi testi uygulanmıştır. Analizler SPSS 25.0 programı ile yapılmıştır. Öğretmenlerin %61,4'nün erkek ve %38,6'nın kadın olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler %75 ile resmi ve gündüz eğitim veren kurumlarda, %12,9 ile imam hatip ve %12,1 ile diğer tipteki okullarda hizmet verdiği görülmüştür. Öğretmenlerin %53,9'u ortaokul ve %46,1'i liselerde görev yapmaktadır. Öğretmenler %6,8 ile 0-5 yıl, %19,2 ile 6-10 yıl, % ü37,4 ile 11-15 yıl, %36,7 ile 16 yıl ve üzerinde sürede mesleki kıdeme sahip olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet, okul tipi, eğitim kurumu ve kıdem düzeylerinin evrenin genel özelliklerine uygun olduğu ifade edilebilir. Öğretmenlerin öz yeterliliklerinin düşük olduğu ifadeler ise daha çok teknik bilgisayar alt yapıları ile ilgili konuları üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Uzaktan eğitim sistemi hakkındaki bilgi ve yeterlilik düzeylerinin 3,78±0,78 seviyesinde ve oldukça yüksek olduğu hesaplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin öğretim kademesine göre Uzaktan eğitim sistemi hakkındaki bilgi ve yeterlilik düzeylerinin farklı düzeylerde olmadığı görülmüştür. Ayrıca erkek, kıdem düzeyleri düşük olan ve normal liselerde görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Öz-yeterlilik, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiTeknoloji kullanımı+6
İlker Oğraş
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin pandemi sürecinde uzaktan eğitim ortamlarını kullanım tutumları ve internet bağımlılıklarının incelenmesi

Bu çalışmada Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin pandemi süresinde uzaktan eğitim ortamlarını kullanım tutumları ve internet bağımlılıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma modelinde ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde 2022-2023 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören toplam 827 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklem olarak seçkisiz örneklem kullanılarak toplamda 398 lisans öğrencisi araştırmaya katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde Kişisel bilgi formu, Yıldız ve ark. (2021) Türkçeye uyarladığı "Pandemi sürecinde uzaktan eğitim ortamlarını kullanımına ilişkin tutum ölçeği" ve Kutlu ve ark. (2016) Türkçe uyarlamasını yaptığı "Young İnternet Bağımlılığı Kısa Testi" kullanılmıştır. İstatistiksel sonuçlar SPSS 23 paket programıyla yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde verilen normal dağılım gösterdiği doğrultusundadır. Bu bağlamda ikili karşılaştırmalarda t-testi, çoklu karşılaştırmalarda ANOVA testi ve ilişki için Pearson Korelasyon Katsayısına bakılmıştır. Sonuçlar p<.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiş ve aktif spor yapma durumu değişkenine göre pandemi sürecinde uzaktan eğitim ortamlarını kullanıma ilişkin tutum arasında anlamlı farklılık görülmüştür. Aktif spor yapanların tutum puanı spor yapmayanlara göre daha yüksektir. Cinsiyet, sınıf düzeyi, okuduğu bölüm ve haftalık antrenman gün sayısı değişkenlerini incelendiğinde internet bağımlılık düzeylerinde ve uzaktan eğitim ortamlarını kullanıma ilişkin tutum düzeylerinde anlamlı fark tespit edilmemiştir. Son olarak yapılan ilişki testinde internet bağımlılık puanları ve uzaktan eğitim ortamlarını kullanımına ilişkin tutum düzeylerinde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

COVID 19PandemilerSpor Bilimleri Fakültesi+7
Doğukan Ağdırlıoğlu
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiziksel aktivitenin öğrencilerin teknoloji bağımlılığı üzerine etkisi

Bu araştırma, fiziksel aktivelerden sayılan pilates uygulamasının teknoloji bağımlılığı üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, yarı deneysel araştırma modellerinden olan kontrol gruplu ön test - son test deseni ile tasarlanmıştır. Deney ve kontrol gruplarını oluşturan çalışma grubu sınırlandırılırken amaçlı örneklem metotlarından olan uygun (convenience) örneklem tekniğinden yararlanılarak seçilen ve yansız atama ile oluşturulan 11-16 yaş grubu toplam 120 (deney n=60 kontrol n=60) orta ve ortaöğretim kademelerinde öğrenim gören öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada, Veri toplama araçları olarak, teknoloji bağımlılık düzeylerini belirlemek için Dilci (2019) tarafından geliştirilen ve geçerlik güvenirlik çalışması yapılan "Dijital Bağımlılık Ölçeği" ile veriler toplanmıştır. Ölçek "Yoksunluk", "Dürtüsellik", "Düşük Performans", "Düşük Benlik Algısı" ve "Sosyal İzolasyon" olmak üzere beş alt boyuttan ve toplamda 40 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin toplam güvenirliği .98 olarak belirlenmiştir. Çalışmada ise eğitim öncesi ve eğitim sonrası ölçümleri için ölçeğin Cronbach alfa katsayısı sırasıyla 0.922 ve 0.924 bulunmuştur. Uygulamalardan önceki ilk hafta çalışma grubuna ön-test ölçümleri uygulanmış, daha sonra kontrol grubuna herhangi bir uygulama yapılmayıp deney grubuna fiziksel aktivitelerden pilates çalışması yapılmıştır. Uygulamalar 6 hafta süre ile uygulandıktan sonra 6. hafta son-test ölçümleri uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarının dijital bağımlılık ölçeği alt boyutlarında ön test puan ortalamaları arasındaki farkı test etmek için bağımsız gruplar için t testi, deney grubunun kendi içinde ön test son test puanlarını incelemek için bağımlı gruplar için t testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Test tekniğine karar verilmeden önce parametrik test varsayımlarının karşılanıp karşılanmadığı incelenmiştir. Çalışma grubunun (n=120) parametrik test uygulaması için "n≥30" gerekliliğini karşıladığı görülmüştür. Sonuç olarak, fiziksel aktivitelerden pilates çalışmalarının teknoloji bağımlılığını düşürdüğü, fiziksel aktivitelerden pilatesin teknoloji bağımlılığı ekseninde çocukları olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ortaokul, Lise, Fiziksel aktivite, Pilates, Teknoloji bağımlılığı

BağımlılıkEgzersizFiziksel aktivite+7
Fadime Eylül Uyar
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin başarı algılarında yordayıcı olarak psikolojik iyi oluş ve fiziksel öz saygı

Bu araştırma, beden eğitimi öğretmen adaylarının başarı algılarının yordayıcısı olarak psikolojik iyi oluş ve fiziksel öz saygısını incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden betimsel model ile yürütülen bu araştırmanın örneklemini 193'ü Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ve 140'ı Antalya Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi olmak üzere toplam 333 beden eğitimi öğrenimi gören lisans öğrencisinden oluşturmaktadır. Araştırma yapılırken veri toplama araçları olarak, Ryff (1989) tarafından geliştirilmiş Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ) ile Confelonieri tarafından geliştirilmiş Fiziksel Öz Saygı Ölçeği (F.Ö.S.Ö) kullanılmıştır. Psikolojik İyi Oluş Ölçeği 6 alt boyu ve 42 sorudan oluşmaktadır. PİOÖ'nin her bir alt boyutu için iç tutarlılık ve güvenirlilik katsayıları için; özerklik .86, çevresel hakimiyet .90, kişisel gelişim .87, diğerleriyle olumlu ilişkiler .91, yaşam amacı .90 ve kendini kabul etme .93 olarak bulunmuştur. Aynı şekilde Fiziksel Öz Saygı Ölçeği 3 boyut ve 12 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin iç tutarlılık ve güvenirlilik çalışmalarında görünüm alt boyutunun iç tutarlılığı .73, kilo alt boyutunun iç tutarlılığı .76 ve atıf alt boyutunun tutarlılığı .64 olarak belirlenmiştir. Araştırma boyunca belirlenen amaçlara ulaşabilmek için veri analizi IBM tarafında geliştirilmiş olan SPSS 24.0 ile yapılmıştır. Araştırmada ölçek puanları hesaplanmış ve puanların normal dağılıma uygunluğunun belirlemesi için basıklık ve çarpıklık katsayıları incelenmiştir. Ölçek puanının demografik özelliklere göre farklılık gösterme durumunun analiz edilmesi için t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. T testi, 2 gruplu demografik değişkenlerin analizinde kullanılırken ANOVA testi k (k>2) gruplu değişkenlerin analizinde kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan analiz sonuçlarına göre fiziksel öz saygı ile özerklik, çevresel hakimiyet, kişisel gelişim, diğerleriyle olumlu ilişkiler, yaşam amacı, kendini kabul etmede çok güçlü düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna varılmaktadır. Fiziksel öz saygının psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisini incelediğimizde, fiziksel öz saygının psikolojik iyi oluşu pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir. Fiziksel öz saygı ve alt boyutları ile psikolojik iyi oluş ve alt boyutlarının öğrencilerin okuduğu üniversitelerin bulunduğu şehir bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir.

BaşarıBaşarı algısıBeden eğitimi+7
Gamze Kılıç
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutum ve yeterlikleri

Dünyada ve ülkemizde son dönemlerde çeşitli nedenlerden dolayı (pandemi, doğal afetler) uzaktan eğitim öğretim hizmetlerine başvurulduğu görülmüştür. Uzaktan eğitim kapsamında beden eğitimi ve spor dersinin de uygulandığı ve uygulama temelli bir ders olduğu için bu süreçten en çok etkilenen derslerin başında olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı ise beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutum ve yeterliklerini incelemektir. Araştırma, betimleyici modelde nicel bir çalışmadır. Araştırmaya Antalya ilinde görev yapan 101 kadın 211 erkek olmak üzere 312 beden eğitimi ve spor öğretmeni Google form üzerinden online olarak gönüllülük esasıyla katılım göstermiştir. Katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma da Deniz (2021) tarafından geliştirilen Öğretmenlere Yönelik Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği ve Sağın, Yücekaya ve Güllü (2021) tarafından geliştirilen Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Uzaktan Eğitim Yeterlikleri Ölçeği uygulanmıştır. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve yeterlikleri incelenmiştir. Ölçeklerin sonuçları SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiğinden parametrik testler uygulanmıştır. Sonuç olarak beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumlarında cinsiyet, mesleki deneyim yılı, çalıştığı yer ve teknoloji yetkinlik seviyesi gibi değişkenlerde anlamlı farklar bulunmuştur. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitim yeterliklerinde cinsiyet, mesleki deneyim yılı, görev kademesi ve teknoloji yetkinlik seviyesi değişkenlerine göre istatiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Tutum ve yeterlik arasındaki ilişkiye bakıldığında ise düşük seviyede anlamlı bir fark bulunmuştur.

Beden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleriTutum ölçekleri+7
Emre Cabbar
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik ile ilişkilendirilmiş beden eğitimi ve spor derslerinin öğrencilerin tutumlarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırma ile, müzik dersi ile beden eğitimi ve spor dersinin disiplinlerarası yaklaşımla ilişkilendirildiği öğrenme etkinliklerinin öğrencilerin derslere yönelik tutumlarına etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Araştırma, deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu modeli ile tasarlanmıştır. Deney ve kontrol gruplarını oluşturan çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Alanya ilçe MEB müdürlüğüne bağlı Toslak Sabir Erkin Ortaokulu ile Emişbeleni Ortaokulu'nda öğrenime devam eden toplam 60 (deney n=30 kontrol n=30) 5. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışma grubu sınırlandırılırken kolayca erişilebilecek ve eğitim-öğretimde devamlılığın yüksek olduğu iki kurumun tercih edilmesi maksadıyla amaçlı örneklem metotlarından olan uygun (convenience) örneklem tekniğinden yararlanılmıştır. Deney ve kontrol gruplanın belirlenmesinde yansız atama yöntemi göre tercih edilen okullarda 5. sınıf A ve B şubeleri arasında kura çekimine gidilmiş kura çekimi sonucu okulların A şubeleri deney B şubeleri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmada başında öğrencilerin demografik özelliklerini ölçmek için araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu, müzik dersine yönelik tutumlarını ölçmek için ilköğretim müzik dersi tutum ölçeği, beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarını ölçmek için ise ilköğretim beden eğitimi ve spor dersi tutum ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın uygulaması 12 haftalık süreçte gerçekleşmiştir. Bu süreçte kontrol grubu beden eğitimi ve spor dersini MEB'in onayladığı yıllık plana göre işlemiş deney grubu ise beden eğitimi ve spor dersini müzik dersi ile beden eğitimi ve spor dersinin disiplinlerarası yaklaşımla birlikte işlendiği öğrenme etkinlikleri ile işlemiştir. Sürecin sonunda son testler tekrar edilmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini test etmek amacıyla Kolmogrov Smirnov testi uygulanmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilerek karışık desen Anova testleri uygulanmıştır. Araştırmada anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenerek hesaplama ve analizlerin tümü SPSS 26.0 istatistiksel paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın bulgularında; müzik dersi ile beden eğitimi ve spor dersinin disiplinlerarası yaklaşımla ilişkilendirildiği öğrenme etkinlikleri ile beden eğitimi ve spor dersi işleyen deney grubu öğrencilerinin son test tutum puanları ile müzik dersi ile beden eğitimi ve spor dersinin disiplinlerarası yaklaşımla ilişkilendirildiği öğrenme etkinlikleri ile beden eğitimi ve spor dersi işlemeyen kontrol grubu öğrencilerinin son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutum puanlarında anlamlı farklılık meydana gelmiştir. Müzik dersine yönelik tutum puanlarında ise anlamlı derecede farklılık meydana gelmemiştir. Müzik dersi ile ilişkilendirilen beden eğitimi ve spor dersinin öğrencilerin müzik dersine yönelik tutumlarına olumlu katkı sağlamadığı ancak beden eğitimi ve spor dersine yönelik yönelik tutumlarına ise olumlu yönde katkı sağlayacağı söylenebilir (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Disiplinlerarası yaklaşım müzik dersi, beden eğitimi ve spor, tutum

Yusuf Karyağdı
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor yapan ve yapmayan öğrencilerin öğrenme stillerinin incelenmesi (Antalya ili Konyaaltı ilçesi örneği)

Amaç: Bu araştırmanın amacı, spor yapan ve yapmayan öğrencilerin tercih ettikleri öğrenme stillerini belirleyerek, geleceğe yönelik verimli bir öğrenim ve spor hayatı sürdürmelerine katkıda bulunmaktır. Yöntem: Bu araştırma genel tarama yöntemlerinden survey (tarama) tipi bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Antalya ili Konyaaltı ilçesinde öğrenim gören ortaokul ve lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Antalya ili Konyaaltı ilçesinde öğrenim gören ortaokul ve lise öğrencileri arasından tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilmiş 1043 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve Kolb tarafından geliştirilen, Gencel (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan Kolb Öğrenme Stili Envanteri- III kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemelerinde SPSS 23 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Araştırma kapsamında bağımsız değişkenler ve öğrenme stilleri ile ilgili bulgular frekans (f) , yüzde (%) olarak verilmiştir. Demografik özelliklere göre öğrenme stilleri arasındaki karşılaştırmalar ki-kare (Chi-square) istatistiksel analizi ile yapılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak belirlenmiştir. Kolb Öğrenme Stili Envanterinin dört temel öğrenme biçimi puanları ile birleştirilmiş puanların Cronbach-alpha değeri (Somut Deneyim 0,63; Yansıtıcı Gözlem 0,67; Soyut Kavramsallaştırma 0,67; Aktif Deneyim 0,69) olarak bulunmuştur. Bulgular: Spor yapan öğrenciler (%27,1) yerleştirme, spor yapmayan öğrenciler (%29,6) özümseme öğrenme stiline sahiptir. Öğrenme stilleri yaşa göre (p=0,001); eğitim kademesine (p=0,003); sınıfa (p=0,003); okul türüne (p=0,018); gruplandırılmış verilerde baba mesleğine (p=0,010) göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Spor yapan ve yapmayanların öğrenme stillerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p=0,013). Spor yapmayanların yaşa (p=0,049) ve gruplandırılmış verilerde baba mesleğine (p=0,010) göre öğrenme stilleri değişmektedir. Sonuç: Bu araştırmada spor yapan öğrencilerin öğrenme stilleri yerleştirme, spor yapmayan öğrencilerin öğrenme stilleri özümsemedir. Spor yapan ve yapmayan öğrencilerin öğrenme stilleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Kolb, Öğrenme Stilleri, Spor Yapan, Spor Yapmayan, Deneyimsel Öğrenme.

Deneysel öğrenmeLise öğrencileriOrtaokul öğrencileri+4
Pınar Gücüöz
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi değer yönelimleri ve sportmenlik davranışlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor derslerinde değer yönelimleri ve sportmenlik davranışlarını ortaya koymaktır. Bu araştırmada nicel araştırma modelinde betimsel model kullanılmıştır. Araştırma evrenini 2019-2020 eğitim öğretim yılı Antalya ili devlet okullarında öğrenim gören 5. 6. 7. ve 8. sınıf 131.729 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini seçebilmek için öncelikle okul sporlarında birçok branşta faaliyet gösteren okullar amaçsal örnekleme yöntemiyle belirlenmiş, 595 ortaokul öğrencisi örneklemi oluşturmuştur. Araştırmanın veri toplama sürecinde öğrencilere Kişisel Bilgi Formu, Yıldız ve Güven'in (2013) Beden Eğitimi Dersi Değer Yönelimi Ölçeği ve Koç'un (2013) Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranış Ölçeği (BEDSDÖ) olmak üzere iki ölçek uygulanmıştır. Öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersinde kazandığını düşündükleri üç değer dostluk, sorumluluk ve sabırdır. Ortaokul öğrencilerinin değer yönelimleri ve sportmenlik davranışları cinsiyet, sınıf düzeyi, spor yapma ve okul başarısına göre istatistiksel olarak anlamlı farklar göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor, Kök Değerler, Değer Yönelimi, Sportmenlik.

Beden eğitimi ve spor dersiDeğer orientasyonuDeğerler+2
Mustafa Can Sayılı
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Atılganlık eğitimi programının ergenlik dönemindeki öğrencilerin atılganlık düzeyine etkisi

Bu tezin amacı; atılganlık eğitimi programının öğrencilerin atılganlık seviyelerine etkisini değerlendirmektir. Çalışmamız nicel araştırma yöntemlerinden deneysel yöntemle yapılmıştır. Araştırmaya, 2019-2020 öğretim yılında Ankara ilinde MEB'e bağlı devlet okulunda altıncı sınıfta öğrenim gören 30 öğrenci katılmıştır. Örneklem olarak belirlenen Ankara ilinde MEB'e bağlı devlet okulunda öğrenim gören altıncı sınıf öğrencilerinden 15 kişi deney ve 15 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 30 kişi örneklem grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada 5 haftalık atılganlık eğitim programındaki etkinlikler 15 öğrenci olan deney grubuna uygulanıp, uygulanan programın bitiminde tekrar aynı anketin yapılması istenilmiştir. Kontrol grubundaki 15 öğrenciye ise etkinlik uygulanmaksızın 5 hafta sonunda anket yeniden uygulanmıştır. Atılganlık Envanteri, Topukçu (1982) tarafından 8-12 yaş grubundaki öğrencilerin atılganlık düzeylerini belirlemek için geliştirilmiştir. Envanterde öğrenci kendisine uygun olan maddelerin karşı tarafına "Evet", kendisine uygun olmayan maddeler için "Hayır" olarak işaretler. Araştırmada elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel işlemler; two independent T-testi, Kruskal Wallis-H testi, ANOVA testi, frekans(f), yüzde (%) dağılımları Mann-whitney U testidir. Sonuç olarak, 5 haftalık atılganlık eğitimi programının ergenlik dönemindeki öğrencilerin atılganlık düzeyine etkisinde istatistiksel olarak anlamlı farklar olduğu görülmektedir. Yapılan bu araştırmada, ortaya çıkan bulgularımız sonucunda; ortaokul öğrencilerinin kendini daha doğru ve net şekilde ifade edebilmeleri için atılganlık beceri eğitiminin verilmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Atılganlık, Atılganlık Eğitimi, Ergenlik Dönemi

AtılganlıkErgenlerErgenlik+2
Beril Bayraktaroğlu
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin duygusal zeka ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı; beden eğitimi öğretmenlerinde duygusal zeka ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmaya 123 kadın, 75 erkek; toplam 198 beden eğitimi öğretmeni gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada sosyo-demografik değişkenler ile ilgili bilgiler, araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın amacına ulaşmak için; Petrides ve Furnham (2000) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlaması Deniz, Özer ve Işık (2013) tarafından yapılan "Duygusal Zeka Ölçeği Kısa Formu" ile birlikte Pines (2005) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlaması Tümkaya, Çam ve Çavuşoğlu (2009) tarafından yapılan "Tükenmişlik Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde verilerin normal dağılım göstermesi doğrultusunda bağımsız gruplar t-testi ile korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler Microsoft Excel ve SPSS 22 paket programıyla yapılmış ve yapılan tüm değerlendirmelerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda, duygusal zekâ ile tükenmişlik arasında negatif yönde orta düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca tükenmişliğin duygusal zekâ tarafından anlamlı düzeyde yordandığı ve varyansının %35'ini açıkladığı belirlenmiştir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleri+4
Burçak Damla Balcı
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor eğitim modeline dayalı temel tenis eğitiminin 10–11 yaş çocuklarda temel motor ve tenis becerileri ile liderlik özelliği gelişimine etkisi

Araştırma ile spor eğitim modeline dayalı temel tenis eğitiminin 10–11 yaş çocuklarda temel motor ve tenis becerileri ile liderlik özelliği gelişimi üzerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada, yarı deneysel araştırma modellerinden öntest–sontest eşitlenmemiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Antalya il milli eğitim müdürlüğüne bağlı ortaokulda eğitim kademesinde öğrenim görmekte olan 10-11 yaş 25 deney grubu ve 24 kontrol grubu olmak üzere toplam 49 ortaokul 5. Sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan deney ve kontrol gruplarında birinci hafta ön testler alınmış sonrasında 12 hafta uygulama süreci gerçekleştirildikten on dördüncü hafta son testler alınmıştır. Uygulamada deney grubuna Spor Eğitim Modeli (SEM) ile temel tenis eğitimi uygulanırken kontrol grubuna beden eğitimi derslerinde temel tenis eğitimi uygulaması yapılmıştır. Araştırmada motor performans düzeylerini belirlemek için statik denge (flamingo testi), esneklik (otur uzan testi ), sürat (20 metre testi), çeviklik (T dril testi), koordinasyon (altıgen testi), el kavrama kuvveti (hand grip testi), patlayıcı kuvvet (dikey sıçrama ve durarak uzun atlama testleri) veri toplama araçları, Tenis becerilerinin düzeyini belirmek için Wall Catch Koordinasyon, Revize Dyer Duvar (RDD) testleri veri toplama araçları ve Liderlik becerisi özelliklerini belirlemek için ise Cansoy ve arkadaşlarının geliştirdiği "Liderlik özellikleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma da elde edilen veriler SSPS programıyla hesaplandı elde edilen verilerin normal dağılım olduğu görüldü. Çalışma grubunun sosyo-demokrafik özellikleri frekans yüzde dağılımları ile belirlendi. Değişkenlerden arasında farklılık olup olmadığı belirlemek için bağımsız örneklem t testi, eşleştirilmiş örneklem t testi ve one way anova testleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, Spor Eğitim Modeline (SEM) dayalı temel tenis eğitimi uygulamalarının 10-11 yaş çocukların motor performans düzeylerini, temel tenis becerisi edinimi ve gelişimi sürecini ve liderlik becerilerinin gelişimini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor Eğitim Modeli, Temel Tenis Eğitimi, Tenis becerisi, Motor Performans, Liderlik

Beceri performansıLiderlikMotor beceriler+4
Melis Korkmaz
Akdeniz University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00