Haliç University
Anabilim Dalı

Türk Müziği Anasanat Dalı

Haliç University

39

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

39 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A comparative examination of tar performance and repertoire in TRT and Ministry of Culture institutions

In this study, it was focused on evaluating the usage process, performance and features of the tar instrument in the THM choirs of the Ministry of Culture and TRT, which has become a school for folk music performance in Turkey, has adopted traditional forms of performance as a principle and has been working in this direction for many years , as well as determining its similarities and differences. In addition to the findings obtained with this understanding, it is aimed to perform execution analyses of 6 works determined from various publications and to arrange the analyzed works for one semester teaching at Ege University DTMK. In the fourth chapter, the existence of the instrument in the historical process, its change and development, as well as the kinds of instruments that are considered similar, even though they contain different fields and qualities, are discussed. Later, Esadoğlu and Vekilov's work on the instrument and its use in Azerbaijani music were mentioned, and finally, his arrival in Turkey, his first use, structure and characteristics on the Istanbul radio were mentioned. In the fifth section, the establishment, working principles and the process of using the Tar instrument in the ensembles of the Ministry of Culture State THM Choirs, which are planned in accordance with the music policies of the Republic period in Turkey and the Turkish THM ensembles, which are formed with a new understanding, are discussed. In the last section, data on tar performance and repertoire in TRT and Ministry of Culture THM choirs were transferred separately and new findings were determined and evaluated by comparing similarities and differences. After that, 6 works selected from various publications, 3 of which belong to TRT and 3 of which belong to the Ministry of Culture THM choirs, were analysed by taking notes and arranged for one semester teaching at Ege University DTMK. Key words: Tar, Executive, Repertory, TRT, Ministry of Culture

ChoirMinisty of CultureMusic policies+6
Devrim Aycan
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte balkanlarda Türk halk müziğinin varlığı

Bu çalışmada Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki varlığı ve Balkanlardaki Türk Halk Müziği incelenmiştir. Bu bağlamda Türklerin Balkanlara girişi ve günümüze kadar geçirdikleri süreçler ele alınmıştır. Türk Halk Müziğinin Balkan coğrafyasındaki varlığı incelenmiş ve Balkan coğrafyasının Rumeli türkülerine etkisi araştırılmıştır. Rumeli türkülerinin oluşum ve etkileşim süreçleri detaylandırılarak hem coğrafi hem bölgesel hem de sosyal olarak araştırılması yapılmıştır. Araştırma yapılırken örnek verilen on bir Rumeli türküsünün edebi yapısı, melodik ve ritmik varyantları, ses sahası, seyri ve donanımları incelenmiştir. Bu kapsamda yapılan literatür taraması neticesinde Türklerin Balkanlara gelişi, Osmanlı İmparatorluğunun Balkan topraklarına hakim olduğu dönem ve Rumeli Türkülerine ait bilgilerin bir arada olmayışı çalışmanın daha kapsamlı araştırılmasına sebep olmuştur. Elde edilen bulguların araştırmacılara, Osmanlı İmparatorluğunun Balkan topraklarındaki varlığı ve Rumeli Türküleriyle ilgili yapacakları çalışmalara ışık tutacağı değerlendirilmektedir.

BalkanlarHalk müziğiMüzik+6
Elif Buse Doğan
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konya yerel müzik geleneğinde varyant olgusu

Halk müziğinin en önemli özelliği olan anonimleşme süreci, türkülerin bu güne kadar sözlü aktarımla yakıcısı bilinmeden gelmesine olanak sağlamıştır. Anonimlik ve sözlü aktarım, ulusal ezgilerimizi günümüze kadar getirmekle beraber melodik, makamsal ve tartımsal değişikliklere uğratmıştır. Bu değişikliklere çeşitlenme yani "Varyant" denilmiştir. Konya halkı, kendi içerisinde "Konya Oturakları" ile müzikten uzak kalmamış ve bu oturakları gelenekselleştirmiştir. Konya tüküleri, Mevlevi müziğinin de etkisiyle makam geçkili, ara sazlı ve geniş usûllü bir yapıda icra edilmiştir. Musikiye gönül vermiş Konya'lı icracıların yöresel müzikleri içerisinde bilinçli ya da bilinçsiz olarak uyguladıkları bu yapılar, sözlü aktarım yoluyla halk türkülerinde bir çok varyant oluşmasına imkân sağlamıştır. Konya mahalli sanatçılarının müzikal yeteneklerine göre de şekil alan ezgilerin yöredeki icrası, TRT'nin kayıt altına aldığı icra ile farklılık göstermektedir. Bu nedenlerden yola çıkarak, Konya türkülerinin varyantlaşma sebepleri ve Konya yöresine ait beş türkünün TRT ve yöre içerisindeki icra şekilleri kaynak taraması, görsel ve işitsel mataryal çözümlemesi ve yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla incelenerek makam, usûl ve melodi farklılıklarının olduğu saptanmıştır. Bu çalışmanın yapılmasındaki amaç; Konya türkülerinin varyantlaşma sebeplerini ve müzikal yapısını inceleyerek yörenin ve müziği icra eden toplumun müzikal zenginliğinin ortaya konulmasıdır.

GeleneklerHalk bilimiHalk müziği+5
Talip Soysal Tosun
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin öğretimi

Bilimsel ve teknolojik alandaki hızlı gelişmeler, her alanda olduğu gibi müzik sanatını da oldukça etkilemiştir. Teknolojideki bu hızlı değişim, bilgisayar yazılımlarından donanımlara kadar sürekli bir gelişim göstermekte, bir müzisyenin, bir müzik öğretmeninin veya bir müzik öğrencisinin ses kayıt ve müzik teknolojilerinden yararlanabileceği birçok seçenek sunmaktadır. Müzik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin; teknolojinin gelişmesiyle birlikte müzik teknolojilerini tanıması, öğrendiği bilgilerle kendi çaldığı enstrümanı düzgün bir şekilde kaydedebilmesi, müzik beceri ve donanımıyla kendi ürünlerini amatör veya profesyonel düzeyde ortaya çıkarabilmesi öğrencinin müzikal yeteneklerinin keşfedilmesine katkı sağlamaktadır. Günümüzde müziği icra etmek kadar önemli olmaya başlayan, müzik icrası ile bir bütün olarak değerlendirilen ve üretiminden dinleyiciye ulaştırılmasına kadar etkisini gösteren ses kayıt ve müzik teknolojileri, bu alandaki eğitimin önemini artırmaktadır. Bu çalışma; müzik eğitimi veren yüksek öğretim kurumlarında ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin bulunup bulunmadığını öğrenmek ve hangi başlıklar altında öğretildiğini saptamak bakımından, ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin içeriği hakkında bilgi sahibi olmak, dersin uygulandığı fiziksel ortamları saptamak bakımından, ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin etkinliğini saptamak ve daha etkili hale getirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Araştırmada ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin öğretimine yönelik bir durum tespiti yapmak amaçlanmıştır. Literatür taraması ve nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme formu tekniği kullanılmış, müzik eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında ses kayıt ve müzik teknolojileri ile ilgili derslerin öğretiminin gerçek anlamada yapılamadığı ve bu derslerin bir gereklilik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma veri ve sonuçlarının bundan sonra yapılacak araştırmalara ışık tutacağı inancı taşınmaktadır.

Ders programlarıMüzikMüzik eğitimi+5
Muhammet Ali Büyüktekin
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gümüşhane ilinde tespit edilen ortak oyun havalarının asma davul çalım tekniğine göre notasyon yazılımı

"Gümüşhane İlinde Tespit Edilen Ortak Oyun Havalarının Asma Davul Çalım Tekniğine Göre Notasyon Yazılımı" adlı yüksek lisans tezinde, Anadolu'nun hemen her ilinde, ilçesinde, köyünde icra edilen iki önemli sazın, davul ve zurnanın birlikte çalım geleneği dikkate alınarak ve bu konuda sınırlanan alan olarak Gümüşhane ilinin de tespit edilen ortak oyun havalarının kendine has ritmik yapılarını içeren ortak oyun havalarının ezgileri seçilmiştir. Birinci bölümde, ülke kültürümüzün temel yapısında önemli bir yere sahip olan halk oyunları anlatılırken, araştırma yapılan Gümüşhane ilinin örf, adet ve geleneklerini, mahalli sanatçı ve yöre halkından bireyler ile ne şekilde görüşmeler yapılarak tespit edildiği aktarılmıştır. Bölümde incelenecek olan ezgilerin hangi kaynaklardan tespit edildiği ve çalışma alanın nasıl sınırlandırıldığına değinilmiştir. İkinci bölümde, araştırmanın yapıldığı Gümüşhane ilinin birçok uygarlığa da ev sahipliği yapmış tarihi, coğrafi konumu ve ilin içinde bulunduğu Kelkit vadisinin Gümüşhane ili ile bağlantısı anlatılmıştır. Gümüşhane ilinin sosyoekonomik yapısı ve kültürüne yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Gümüşhane ilinde, ilçe merkezlerinde, köylerinde tespit edilen ortak oyun havaları aktarılmıştır. Bu oyun havalarının icra ortamları ve biçimleri, içerisin de yer aldıkları Türk halk oyunlarının halay, horon ve bar türleri başlıkları altında yöresel özellikleri ile sunulmuştur. Dördüncü bölümde, çalışmada tespit edilen ortak oyun havalarının icrasında kullanılan davul ve zurna enstrümanları yöredeki yapı ve özellikleri ile ayrı başlıklar altında ele alınarak incelenmiştir. Beşinci bölümde, temel amaçlarından biri olan asma davul enstrümanının daha önce yapılan tezler ve çalışmalarda çıkan seslerin nasıl notaya alındığı ve bunların arasında hangi yöntemin benimsenerek tezimize uygun hale getirildiği sunulmuş olup. Asma davul çalgısının notasyonun da gösterilecek olan sesler tek tek ele alınmıştır. Altıncı bölümde, tespit edilen ortak oyun havalarının asma davul çalım yöntemine göre notasyon yazılımı yer almıştır. Bu ezgiler belli başlıkları altında toparlanmış ve tablolar oluşturularak gösterilmiştir. Yörede yapılan çalışmalar doğrultusunda sınırlandırılıp incelenen kayıtlar üzerinden belirlenen ve temel amaç olan Gümüşhane ilinde ortak oynana halk oyunlarının ezgileri, asma davul sazı ile icra özellikleri eserlerin tempoları belirtilerek aktarılmıştır. Sonuç bölümünde, bütün başlıkların içeriğinde incelenen ve açıklanan tüm veriler, genel çıkarımlara varılarak bütün olarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane ili, Halk Oyunları, Asma Davul, Ritim Notasyonu

DavulGümüşhaneHalk oyunları+5
Ünsal Yıldız
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ilkokul ve ortaokul müzik dersi 2018 öğretim programının Türk müziği açısından incelenmesi

Formal eğitim, niteliği ve yapısı gereği kimi kazanımlara ulaşma hedeflerinden yola çıkarak gerçekleştirilen eğitimdir. Bu hedeflerin neler olduğu, hangi periyotlarda, nasıl uygulanacağı, uygulanma sürecinde hangi yöntem ve tekniklerden faydalanılacağı gibi esaslar eğitim-öğretim programlarında belirtilir. Eğitim-öğretim programları, uygulanacağı ülkenin ihtiyaçlarına yönelik olarak gerekli görüldüğü taktirde revize edilebilirler. Ülkemizde de eğitim programları; eğitimin genel çerçeveve kazanımlarından sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanmaktadır. 2006 yılından itibaren programlar sık aralıklarla güncelleştirilmekte olup; en son değişiklik 2018 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi devlet okullarında ilgili branş öğretmenleri tarafından kullanılması öngörülen ilkokul ve ortaokul müzik öğretim programları kullanılarak; çalışma en güncel program çerçevesinde sınırlandırılmıştır. Çalışmanın yöntemi betimsel analiz olup; ilkokul ve ortaokul kademelerinde 4'er adet olmak üzere toplam 8 ayrı öğretim programı Türk Müziği konuları odaklı incelenmiştir. İçerikler; Dinleme-Söyleme, Müziksel Algı ve Bilgilenme, Müziksel Yaratıcılık ve Müzik Kültürü gibi dört temel öğrenme alanı boyutları üzerinden değerlendirilmiştir. Yapılan incelemelerin sonucunda MEB İlkokul Müzik Dersi Öğretim Programında belirtilen tüm öğrenme alanlarındaki toplam 85 kazanımdan 14'ünün yani; programın % 16'sının Türk Müziği konularınasahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı kategoride MEB 2018 Ortaokul Müzik Dersi Öğretim Programı için yapılan incelemede ise belirtilen tüm öğrenme alanlarındaki toplam 94 kazanımdan 34'ünün yani programın % 36'sının Türk Müziği konularınasahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen içerik verileri ve oranlar; ilköğretim kademesinde gerçekleştirilen genel müzik eğitiminde müzik öğretmenlerine önerilen Müzik Öğretim Programı içerisinde Türk Müziği içeriğinin oranını ve kapsamını ifade etmektedir. Türk Müziği odaklı olan bu verilerin alanyazına bir katkı olmakla birlikte; ülkemizin ilköğretim düzeyinde ihtiyaç duyduğu özgün içerikli müzik öğretim programı olup olmadığı konusunda ilgili konu kapsamında daha çok daha derin ve detaylı alan çalışmaları yapmak isteyen araştırmacılara bir zemin oluşturacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, MEB İlköğretim Müzik Dersi Öğretim Programı, Türk Müziği

MüzikMüzik dersiMüzik eğitimi+5
Tuba Ehliz Çeçen
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk halk müziği ritmik yapılarının bendir ile icrasında dizüstü çalım tekniği

"Türk Halk Müziği Ritmik Yapılarının Bendir ile İcrasında Dizüstü Çalım Tekniği" adlı yüksek lisans tezinde, Türk Halk Müziği (THM) ritimlerinin bendir ile icrası ve eğitimi konusundaki eksiklikler ve yanlışlıkların olduğu, yöresel usul özelliklerinin yeterli olarak öğretilmediği ve buna bağlı olarak unutulmaya ve kaybolmaya başladığı saptanmıştır. Bu yöresel usul özelliklerinin ve ritim kalıplarının yaşatılması ve sonraki kuşaklara aktarılması gerekmektedir. Bu çalışmada, Türk Halk Müziği ritimlerinin notaya alınması ve eğitimde kullanılabilir bir kaynak haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın yapılış nedenleri ve amacı açıklanmaktadır. THM ritmik yapılarındaki yöresel özellik ve farklılıkların önemine değinilmiştir. Konu ile ilgili yapılan alan araştırmalarında ve icracılar ile yapılan görüşmelerde, gelenekte icra edilen ritim kalıpları verilerinin, hangi yöntem ve teknikler ile toplandığı anlatılmıştır. İkinci bölümde, ritim konusu ile ilgili tanım ve terimlere yer verilmiştir. Bendir çalgısının nota yazımında kullanılacak olan, vurmalı çalgılarda kullanılan terim ve işaretler, örnek şekiller verilerek anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, Türk Halk Müziği ' inde kullanılan vurmalı çalgılar tanıtılmıştır. Bu çalışmanın konusu olan, THM vurmalı çalgılarından bendir çalgısının yapısal özellikleri, çalgıyı oluşturan parçalar ve çalgının yapımı ile ilgili detaylı bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde, çalgının tutuş ve vuruş biçimleri, bendir çalgısı için kullanılan usul notası yazılışı, örneklerle detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Çalgı üzerindeki kontrolü ve hakimiyeti arttırmak için gerekli olan, teknik alıştırmalar verilmiştir. Beşinci bölümde, iki zamanlı ana usulden, otuzlu karma usule kadar THM ritmik yapıları anlatılmıştır. Bu ritmik kalıplardaki yöresel farklılık ve özellikler, türkü örnekleri ve ritim notaları verilerek gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Ritim, Bendir, Teknik

BendirMüzikMüzik eğitimi+4
Yaşar Erdoğan
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bursa - Osmangazi halk eğitim merkezinde uygulanan Türk halk müziği eğitiminin etkinliğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi

Bu araştırmada; Milli Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı Bursa – Osmangazi Halk Eğitim Merkezinde uygulanan ve protokol kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen Türk Halk Müziği Seviye-1 Modülü ile ilgili öğrencilere ve öğretmenlere uygulanan anket çalışması ile saptanan uygulamadaki durumu tespit edilerek belirlenen problemlere öneriler getirilmiş, bu modülün toplum yaşantısına daha olumlu katkılar sağlamasına yönelik görüş bildirilmiştir. Buna göre hazırlanan anketler, kişisel bilgiler, eğitim faaliyetlerinin mevcut durumu ve eğitim etkinliklerinin geliştirilmesine yönelik görüşler olmak üzere elli sekiz sorudan oluşturulmuştur. Öğretmen ve öğrenci görüşleri incelenerek bilimsel anlamda katkı sağlamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Türk Halk Müziği Eğitim programlarının içerikleri, modül saatleri, kazanımları ve uygulanabilirlikleri karşılaştırma yöntemi ile incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda Türk Halk Müziği Eğitim modülleri olan Türk Halk Müziği Garip Ayağı, Türk Halk Müziği Hüseyni Ayağı, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-1, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-2, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-3 ve Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-4 kurs programlarının içerikleri ve eğitime katkısı değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgularda, BBB Orkestra Şube Müdürlüğünün yaptığı faaliyetlerle öncü olduğu ve çalışmalarıyla bu etkinliklerin yaygın olarak yapıldığı illerin başında geldiğidir. THM modüllerden olan Türk Halk Müziği Garip ve Hüseyni Ayağı modülleri; Milli Eğitim Bakanlığında görevli uzmanlar ve alan öğretmenleri, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-1, Seviye-2, Seviye-3 ve Seviye-4 modülleri ise Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Daire Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü alan uzmanları ve Hayat Boyu Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından iş birliği içerisinde hazırlanmıştır. Türk Halk Müziği eğitim programları olarak hazırlanılan bu modüller içeriği, konuları ve saatleri örneklem içerisinde kursiyerlere yapılmış olan anket sonuçları ile beraber sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Halk Eğitim Merkezi, modül, seviye-1 Türk Halk Müziği.

BelediyelerBursa-OsmangaziEtkinlik+5
Alim Hüseyinoğlu
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzisyenlerin karşılaşabileceği sağlık sorunları belirtileri ve tedavisinin gitaristler bağlamında incelenmesi

Müzisyenlerin hayatı boyunca yaşadıkları ve yaşayabilecekleri sağlık sorunlarına yakından dikkat çekmek, bu durumun önemini ve neler yapılabileceğini anlamak ve anlatmak gerekmektedir. Çünkü müzisyenler de diğer çalışan veya sporcu insanlar kadar enerji ve efor sarf etmekte ve yaptıkları iş vücutlarını dışarıdan bir çok insan için öyle görünmese de çok yormakta ve hatta sağlığından ve hatta mesleğinden edebilmektedir. Bir enstrümanist ve müzisyenin hayatında yalnızca notalar, nota çalışması, iyi çalma kabiliyeti yoktur. Bunları sağlıklı bir şekilde başarabilmesi, vücudunun ve psikolojik yapısının ne kadar sağlam olduğuyla doğru orantılıdır. İnsanın sağlığı ne kadar iyi olursa yaptığı işi bir o kadar daha iyi yapar ancak sağlığı kötü olduğunda verimi düşer. Çalışmalar veya performanslarına başlamadan önce ve hatta genel hayatında bir takım çok yormayan ve sağlık açısından iyi olan egzersizler antrenmanlar yapmak zor olmayacaktır. Vücudu ısıtmayı öğrenmek, hangi uzvunu nasıl esneteceğini bilmek ve ardından kendi vücudunu çözerek çalışmalarını nasıl ve ne sıklıkla yapacağını anlamak başlıca görev olmalıdır. Bu egzersizler aslında her insanın günlük hayatında zinde kalması ve vücudunu her an her harekete açık tutması açısından da gereklidir. Açma-germe-esneme-gevşeme hareketlerinin nasıl yapıldığı ve ne sıklıkla yapılması gerektiği birçok kaynakta mevcuttur. Bu çalışmalar ve önemi kavranmayıp uygulanmadığında ortaya birçok müzisyenin yaşadığı, konu içerisinde de anlatılan ve uzun süreli olabilen sakatlıklar meydana gelmektedir. Bu sakatlıklar bazen geçici olabilse de, önemsenmediğinde kalıcı hasarlara sebep olabilmektedir. Bu tip sakatlanmaların yaşanmaması ve hatta bir sigortaları olmayan ve her şeyleri uzuvları olan müzisyenlerin kendini ve bedenini çözüp nasıl yeteri kadar güçlü ve esnek hale getirmeleri gerektiğini öğrenmeleri gerekmektedir. Bu konuda birçok çalışma ve eğitim yapılabilir. Öncelikle müzik eğitimi verilen tüm kurum ve kuruluşlarda müzisyen sağlığının önemi anlatılmalı ve gerekli temel eğitimler verilebilmelidir. Üniversitelerde ve güzel sanatlarla alakalı diğer kuruluşlarda ders müfredatlarına yerleştirilmeli, seminerler verilebilmelidir. Bu tez çalışmasında tüm bu hastalıklar, tedavileri ve önlemleri hakkında bilgi verilmektedir. Anahtar kelimeler; müzisyen, sağlık, eğitim, tedavi, egzersiz

EgzersizGitaristMüzisyenler+6
Tuğsan Çağatay Çam
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Başkemancılığın tarihsel gelişimi ve orkestradaki işlevi

Bu çalışmanın başlıca araştırma alanı başkemancılığın önemi ve orkestra geleneğindeki vazgeçilmez rolüdür. Başkemancılığın tarihçesinin yanında, başkemancıların günümüz orkestralarındaki durumu ve orkestra geleneğine katkıları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Ayrıca başkemancının,şef ve orkestrayla iletişimi ve liderlik yönü ele de alınmıştır. Çalışmanın ana eksenini oluşturan bu bölüme katkı sunacağı düşünülerek tarihsel süreçte varlık göstermiş çalgı topluluklarına ve ilk orkestralara da yer verilmiştir. Başkemancılık pozisyonunun ortaya çıkış sürecine bakıldığında daha çok müziğin yapısı, bestelenme biçimindeki değişikliğin etkili olduğu gözlemlenmiştir. Klavsenistlerin önderliğinde başlayan orkestra liderliğinin süreç içinde el değiştirdiği ve bu liderliği yaylı çalgıcılara devrettiği görülmüştür. İlerleyen dönemlerde bu yöntemin de yeterli bulunmayıp orkestra şefliği gibi bir konumun ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Araştırmada başkemancının bir takım görevleri orkestra şefine devretmesiyle, görev alanının daraldığı da görülmüştür. Ancak bulunduğu pozisyonun ise daha ayrıntı barındıran rollere doğru evrildiği sonucuyla karşılaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Başkemancı, Senfoni Orkestrası, Çalgı Toplulukları

BaşkemancıKemanKemancılar+7
Musa Korkmaz
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Türk müziği çalgılarından oluşan orkestra için eser bestelenmesi, eserin icrası ve orkestrasyon açısından kazanımlar

Geleneksel Türk müziği çalgıları, kendileri için bestelenen müziklere sahip olmadıklarından dolayı uzun yıllardır teknik açıdan gelişme sıkıntısı yaşamaktadırlar. Tekseslilik ve çokseslilik ayrışmalarının tamamen dışında duran bir anlayışla ve ulusal müziğimizdeki bu ihtiyaca hizmet etmek amacıyla, geleneksel Türk müziği çalgılarından oluşan bir orkestra için, üç bölümlü olarak kurgulanan Toprak Süiti'nin, bestelenmesi ve sonrasında yaşanan sıkıntılar, geleneksel çalgılarımızın günümüzdeki eğitiminin yansıması, geleneksel çalgılarımızın solo çalgı olmasının yanında ayrıca bir orkestra içerisinde çeşitli görevleri de alabilme imkanlarının denenmesi, söz konusu müziğin kaydının yapılma süreci ve tüm bu evrelerden elde edilen kazanımlar bu tezin çalışma konusunu oluşturmuştur. Bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm olan girişte, tezin konusu, ikinci bölümde genel bilgilendirme, üçüncü bölümde ise çalışmanın gerçekleşmesinde izlenen yöntem ele alınmıştır. Dördüncü bölümde, Türk müziği, tekseslilik, çokseslilik gibi kavramların yanı sıra Türkiye'de çoksesliliğin gelişimi ve Türk müziğindeki çokseslilik meselelerine genel bir bakış yer almaktadır. Beşinci bölüm Toprak Süiti'nin bestelenme süreci, icra edilme süreci ve stüdyo kaydının yapılması süreçlerinin detaylandırıldığı ve bütün bu evrelerden elde edilen kazanımların anlatıldığı bölümdür. Geleneksel çalgılarımızın ve bu çalgıları icra eden sanatçılarımızın da hem teknik hem de müzikal açıdan gelişebilmesi için geleneksel çalgılarımızın ve bu çalgılardan oluşan topluluklarımızın kendilerine özel yeni müzikler bestelenmesi gerekliliği de çalışmanın altıncı bölümü olan sonuç kısmında vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Müziği, Orkestrasyon, Beste, Çalgı

BestelerOrkestraOrkestrasyon+2
Oğuzhan Balcı
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Dârü'l-Elhân Külliyâtı'ndaki Rast Ailesine mensup 8 makamdan 32 eserin zaman ve oran açısından grafik metodu ile incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Rast ailesine mensup olan sekiz makamın (Rast, Rast Mâye, Rehâvî, Sazkâr, Pesendîde, Pencgâh, Büzürg, Sûzidilârâ) nazariyat kaynaklarında yer alan tarifleriyle bu makamlarda bestelenmiş büyük formdaki eserlerin analizleri arasındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya konması, icrâda ortaya çıkmış ihtilaflara bir açıklık getirilmesi ve bu makamların icrâsına katkı sunacak bir bilginin oluşturulmasıdır. Çalışma Dârü'l-Elhân Külliyâtı'nda yer alan 263 eser arasından seçilmiş Rast ailesine mensup 8 makamın notalarından yola çıkarak grafik, tablo, gözlemler ve bazı nazariyatçıların makam tarifleriyle eserlerin incelenmesinden (makam analizi, makamın zemin ve terennüm içerisinde seyir yapısının nasıl yerleştirildiği vs.) elde edilmiş karşılaştırmalar, tespitler ve yorumlardan oluşmaktadır. Dârü'l-Elhân Külliyâtı'ndaki Rast ailesine mensup 8 makamdan ve büyük formlardan (beste, ağır Semâî, yürük Semâî) oluşan 32 eser Prof. Mutlu Torun'un geliştirdiği grafik yöntemi ile sadece zemin ve terennüm bölümleri makam yapısını meydana getiren çeşniler, kalış perdeleri, karar özellikleri, seyir yapısının mısra ve terennümden oluşan bölümlere yerleşim şekilleri açısından incelenmiş ve zamanı temsil eden bir çizgi halinde grafikler üzerinde gösterilmiştir. Grafiklerden elde edilen verilerle tablolar oluşturulmuş, gözlem ve analiz yoluyla elde edilen veriler mevcut nazariyatçıların makam tarifleri ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak bazı nazariyatçıların ortaya koydukları makam tarifleriyle bizim eser analizlerinden elde ettiğimiz veriler arasında donanım, kararda kullanılan çeşniler, önemli kalış perdeleri, genişleme bölgeleri vs. açısından bazı önemli farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler Türk mûsikîsinin nazariyat tarifleriyle bestelenen eserler arasında önemli farklılıkların olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bu makam anlayışının dönemlere göre değişmiş olabileceğini de akla getirmektedir. Bu sebeple makam tariflerinin bütün dönemlerin makam tarifleri göz önünde bulundurularak öğretilmesinin ve bir icrâdan

DarülelhanGrafik yöntemiMakamlar+2
Neşe Yeşim Altınel Çoban
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Şarköy yöresi halk müziği araştırması (derleme, analiz, icra)

Türk Halk Müziği araştırması, yapıldığı yörenin kültürünü gün yüzüne çıkartmak anlamında büyük önem taşır. Şarköy ilçesinde şimdiye kadar yapılan ilk ve tek derleme çalışması 1970'li yıllarda Yücel PAŞMAKÇI tarafından gerçekleştirilmiştir. "Şarköy Yöresi Halk Müziği Araştırması" isimli bu çalışma yörede yapılan ikinci derleme çalışması mahiyetindedir. Göç etkisi göz önünde bulundurularak yapılan çalışmada alan araştırması yöntemi kullanılmış, Şarköy ve tüm köyleri araştırılmış, Türkçe, Nutyaca, Bulgarca ve Pomakça olmak üzere 4 dilde 19 türkü derlenmiştir. Derlenen türküler notaya alınmış, hikaye, donanım ve kaynak kişi bilgileri gibi özellikler ayrıntılı olarak verilmiştir. Emsal teşkil etmesi amacıyla örnek halk müziği eser analizi de eklenmiştir.

Alan araştırmasıDerlemeHalk müziği+2
Kenan Serhat İnce
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dilsiz kaval icrasında alterasyon ve süsleme işaretlerinin incelenmesi

Bu çalışmada Anadolu'da, dilsiz kavalın tanımı, tarihçesi yapısal özellikleri, yörelere göre farklılık gösteren çalım teknikleri üzerinde alterasyon ve süsleme işaretleri incelemesi yapılmıştır. Kaval Anadolu'da önemli bir yer edinmiş ve çok eski dönemlerden beri var olmuş bir enstrümandır. Dilli ve dilsiz olmak üzere sınıflandırılmaktadır ve her birinin iki farklı perde yapısı bulunmaktadır. Çalışmada çalış teknikleri hakkında dilli kaval için horlatmalı ve düz olmak üzere iki çalım tekniği olduğu ve dilsiz kaval için de 1. Ve 2. Pozisyon çalım tekniği olduğu belirtilmiştir ve bu teknikler açıklanmıştır. Dilsiz kaval için de yine ayrıca horlatmalı çalım tekniğinin olduğu belirtilmiştir. Dilsiz kaval üzerinde belirtilen tekniklerin alterasyon işaretleri ile ifadesi örneklerle açıklanmış yöresel tavırlara göre farklılık gösteren çalımların nota üzerinde gösterimi alterasyon ve süsleme işaretleri ile kaval icrasına göre ele alınmıştır. Yapılan çalışmada Anadolu'da yörelere göre kaval çeşitleri hakkında bilgi verilip konu üzerine dilsiz kaval için yapılmış metodolojik çalışmalarda alterasyon ve süsleme işaretlerinin icracının yöresel tavırları bozmadan aktarımı ve çalınacak eserlerin kaval çalım şekline göre nota üzerinde ifade edilmesinin, incelenmesinin kaval icrasında ve eğitiminde katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

KavalMüzik aletleriSüslemeler+4
Uğur Eren Erdoğan
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şevkutarab Makamı'nın tür, biçim ve kuram analizi

Bu çalışmada, öncelikle günümüzde kullanmış olduğumuz makam teriminin anlamına ve tarihsel gelişim sürecine değinilmekte olup makam teriminin kullanılmaya başlandığı günden bugüne kadar olan süreçte bu terimin müzik bilimciler için ne ifade ettiğine değinilmiştir. Bu terimi kullanan ve geniş bir coğrafyada yer alan bu müzik bilimcilerin musikimiz tarihinin en eski dönemlerinde yazılmış olan nazari eserlerine de değinilerek, en eski zamanlardan günümüze gelene kadar musikimizin nasıl bir dönüşüm ve değişim sürecinden geçtiği ana hatlarıyla değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmamızda makam terimi hakkında benzer ve farklı görüşlere sahip kuramcıların yapmış oldukları makam tanımlarına değinilmekte ve musiki kültürünün özünde yatan gerçeğe dikkat çekilmektedir. Bu gerçek, musiki ve makam terimlerinin sadece birer ses frekansı veya alışkanlıklar silsilesi olmadığıdır. Gök bilimi ve matematik ile adeta iç içe geçmiş olan bu musiki kültürünün yıldızlar ile tarifi bizlere bu musikinin esasen doğanın harikulade bir yansıması durumunda olduğu, bir bütünlüklü sistem olarak doğanın olağan akışının bir parçası olduğunu göstermektedir. Zira hepimizin bir parçası olduğumuz bu tabiat ile insan arasındaki ilişki tarihin kendisi kadar köklü ve eski bir ilişkidir. Antik Yunan döneminde felsefenin başlangıcındaki isimlerin bugünün anlamıyla "doğa filozofları" olarak adlandırılması bunun bir kanıtıdır. Doğanın bir "bütünlük" içerisinde olduğu gerçeği ile, her bir parçanın bir diğeri ile olan esaslı ilişkisi, yeri geldiğinde makul değişiklikler yapmayı gerektirir. Hayatın olağan akışı içerisinde sayabileceğimiz bu değişikliklerin köklü değişimlere sebebiyet vermeden yine doğadan ilham alarak hayatın ve onun bir parçası olan kültürün devamını sağlayabilmek adına ölçülü olmayı gerektirir. Doğanın aklını ve işleyişini keşfedip kavrayamamak ise doğanın olağan akışının bozulmasına ve beraberinde insanın hayatının olağan akışının da bozulmasına sebebiyet vermektedir. Hayatın olağan akışının içerisinde dönüşümüne devam etmekte olan, fakat dönemin şartlarıda göz önünde bulundurulduğunda, tarihsel sürecin ayak izlerini takip etmeye çalıştığımız bu çalışmamızda, kanaatimizce semitik kökenlerinin oldukça zengin olduğu ve farklı coğrafya kültürlerinide kendi içinde harmanlayarak değişimine ve dönüşümüne devam eden makam musikisi kültürünün en eski parçalarından biri olan 1. ve 2. çeşit Şevkutarab makamının öncelikle kelime anlamına ve ardından tariflerine değinilmiştir. Yeni bir kültür hareketi ve motivasyonu ile makamları tarif etme çabası, bazı makamların yapısını tamamen değiştirmiş, bazılarını ise kullanılamaz hale getirmiştir. Bu kullanılamaz makamlar arasında yerini alan Şevkutarab makamının köklerine indiğimizde ise birbirinden farklı iki makamın birleştirilmiş olduğunu görmekteyiz. Yapmış olduğumuz bu tespit sonrasında ise birinci ve ikinci çeşit Şevkutarab makamının geleneksel ve bugünkü tarifleri birbiriyle kıyaslanmış ve bu tariflerin icrada karşılığınının olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. 1. ve 2. çeşit Şevkutarab makamının yapısını daha iyi anlayabilmek ve bıraktıkları işitsel etkileri mukayese edebilmek adına seyir ve karar sesleri itibariyle benzer özellik taşıyan diğer makamlar da çalışmamızda incelenmiştir. Araştırmamızda yer alan tüm eserlerin günümüz nota sistemine çevirilerinin doğruluğunun tasdik edilerek denetim kurulundan geçmesi sebebiyle TRT Klasik Türk Musikisi repertuvarı arşivi kaynak olarak seçilmiştir. İncelemiş olduğumuz tüm Şevkutarab eserlerin bestekârlarının bestelerinde kullanmış olduğu seyir, usul ve geçki analizleri dikkatle incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bu inceleme sonrasında bestekârların tercih etmiş olduğu usul ve makam geçkilerinin istatistiksel verileri grafikler halinde sunulmuş olup, bu yöntem ile bestecilerin Şevkutarab makamının geleneksel seyrinin tarifine ne kadar uyduğunun ve makamın bestekârlar tarafından ne kadar anlaşılmış olduğunun tespiti amaçlanmıştır. Araştırmamızda birinci ve ikinci çeşit Şevkutarab makamı eserlerine ulaşmak amacıyla kaynak olarak kullandığımız TRT Klasik Türk Musikisi repertuvarına ait eserlerin notalarının arşivlenmesi esnasında yapılmış olan hatalara da eser analizlerinde değinilmiş ve bu makamda bestelenmiş olan tüm eserlerin bu eserlerdeki makamsal geçki tutarlılığı tespit edilmiştir. Tüm bu analizler yorumlanarak makamın ortaya çıkış tarihinden itibaren uğramış olduğu değişimin ve tahribatın tespiti amaçlanmıştır.

Klasik Türk müziğiMakamlarMüzik+3
Umut Mehmet Şentürk
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6-12 yaş orta- ağır zihinsel geriliği olan çocuklarda ses, ritim ve hareket uygulamaları

Bu araştırma, 6- 12 yaş orta- ağır zihinsel geriliği olan çocukların eğitiminde ses, ritim ve hareket uygulamalarını esas alarak 25 (yirmi beş) dersten oluşan bir model sunmayı amaçlamıştır. Bu dersler MEB tarafından Özel Eğitim ve Uygulama Okulları için hazırlanmış Müzik dersi müfredatına uygun bir biçimde yapılandırılmıştır. Araştırmanın güvenirliği 'Katılımlı- Katılımsız Gözleme Dayalı Nitel Değerlendirme Formları', 'Yapılandırılmamış Görüşme' ve 'Anket' verileri ile desteklenmiştir. Sonuç olarak, araştırma dâhilinde önerilen uygulamaların orta- ağır zihinsel geriliği olan çocukların bilişsel, duyuşsal ve psikomotor gelişimleri ile kişilik gelişimi ve dil ve konuşma sorunlarına fayda sağlayabileceği kaydedilmiştir.

Müzik dersiRitimSes+3
Şükran Başar
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul ortaokullarındaki 11-14 yaş arası çocukların müzik beğenisi

Günümüzde kültürel yaşamı etkileyen en önemli unsurların başında müzik gelmektedir. Müzik gerek sosyal yaşamı gerek kültürel yaşamı biçimleyen özelliklere sahiptir. Bunun yanı sıra yaşanılan bölgedeki kültür de müzik beğenisini doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada da 11-14 yaş aralığındaki gençlerin müzik ve sosyal hayat arasındaki bağı irdelenmiştir. Müzik türlerinin yaşanılan bölge ve müzik eğitimi arasındaki ilişkisi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Günümüz gençliğinin tercih ettiği müziklerin, popüler müzik ve popüler kültür gibi kavramların açıklanmaya açıklandığı çalışmada, ülkemizde icra edilen müzik türleri gözden geçirilmiştir. Genel olarak popüler müzik hakkında bilgi verilmiş ve yeni neslin müzik tercihleri arasındaki ilişkisi incelenmiş, müzik beğenisini belirleme sürecindeki popüler müzik uygulamaları irdelenmiş ve bu süreçte çeşitli önerilerde bulunularak değerlendirmeler yapılmıştır. Buna ek olarak; müzik, insanda zihinsel bir aktivite gerektirdiği için, sosyal araştırmaların bir konusu olarak komplike bir tarihe sahiptir. Karmaşık bir insan aktivitesi olarak müzik algısı, doğal olarak özellikle sosyoloji için bir ilgi alanı olmuştur. Bu durum, dinleyicinin sosyal ve bireysel farklarının göz önüne alınması gerektiğini gösterir. Öğrencilere yapılan çalışmanın içerisinde kültür ve gelir düzeyi gibi farklılıkların olmasının yanı sıra cinsiyet farkı da sonuçlara etki edecek önemli bir unsur olarak göze çarpmaktadır. Söz konusu yaştaki bireylerin müzik zevkleri çevresel şartlar, aile yapısı, kültür yapısı gibi birçok sebeple farklılaşmakla birlikte bu farklılığın içinde de cinsiyet gibi birtakım değişkenler bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, müziğin sınıflandırıcı etkileri, toplumsal sınıfların tüm bireylerini içine alır. Öyle ki bölgeden bölgeye değişen popüler kavramlar ya da beğenilerin farklılığı o bölge anlayışı hakkında fikir sahibi olmamıza ön ayak olabilir. Burada asıl tartışılması gereken çok az dinlenilen müzik dallarının hangi bölgelerde ortalamanın üstünde veya altında olduğudur. Ortalamanın altında ve üstünde olan okulların özellikleri göz önüne alındığında sonucu etkileyebilecek birçok değişkenin olduğu söylenebilir. Genel olarak ele aldığımızda; Öğrencilerinin kitle iletişim araçları ve öğrenim hayatı yoluyla yönlendirilme sürecinde, müzik beğenisi, popüler kültür ve popüler müzik ile ilgili görüşlerinin neler olduğunu, bölgesel ve ailevi değişkenliklerini de göz önünde bulundurarak açıklamak, derinlemesine analiz etmek, yorumlamak ve aynı zamanda bir şehrin yaşam standartları farklı bölgelerinde yaşayan genç bireylerin müziğe bakışının nasıl değiştiğini bulmak, düzeltilmesi gereken sorunlara ışık tutabilmek çalışmanın temelidir.

Kültürel duyarlılıkKültürel etkiMüzik+7
Emrecan Kuranel
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kanun sazındaki icra özellikleriyle üç önemli kanuni "Vecihe Daryal, Ahmet Yatman, Ferit Alnar"

Cumhuriyet döneminden bugüne kadar gelen süreçte enstrüman icrası ve bu icraya yönelik çeşitli tespitler hatta farklı farklı iddialar ortaya atılmıştır. Geçmişten günümüze kadar uzanan zaman içerisinde birbirinden farklı üslup ve tavırlarda yeni icracılar ve yeni teknikler ortaya çıkmıştır. Özellikle kanun sazında bu üslup ve tavır farklılığı daha rahat görülmektedir. Bu tavır ve üsluplarda Cumhuriyet döneminde öne çıkmış üç önemli icracı vardır. Bu icracılar, klasik tavrın öncüsü olarak kabul edilen "Vecihe Daryal", Piyasa ekolünün öncüsü olarak kabul edilen "Ahmet Yatman" ve özellikle kanun sazı için bestelediği eserler bakımından ve icrasal yönden batı müziği tavrında ön plana çıkmış olan "H.Ferit Alnar" dır. Bu araştırmada; geçmişten-günümüze kanun icracılığında öne çıkan bu üç icracının karakteristik çalım tekniklerine/tavırlarına yönelik çeşitli inceleme, değerlendirme ve analiz çalışmaları yapılmıştır. Araştırma doğrultusunda, örneklem grubu olarak seçilen icracıların yaptıkları taksimlere odaklanılmış ve bu taksimlerdeki ortak veya farklı icra karakteristikleri tespit edilerek çeşitli açılardan yorumlanmıştır. Araştırma, betimsel bir nitelik taşımakta ve durum tespiti yapmaya yöneliktir. Araştırmanın evreni, Vecihe Daryal, H. Ferit Alnar ve Ahmet Yatman'ın taksim icraları ve icra sırasında kullandıkları süslemeler ve cümle motifleri oluşturmaktadır. Kaynak tarama yöntemi ile yürütülmüş, verilerin toplanması ve analizi aşamasında ağırlıklı olarak "İçerik Analizi" yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmalardan elde edilen bulgulardan yola çıkılarak, Vecihe Daryal'in taksimlerinde daha sakin ve akıcı bir melodi düzeni, bunun yanı sıra abartısız süslemeler kullandığı, Ahmet Yatman'ın daha çok accelite pasajlarla bezekli oktav seslendirmeler kullandığı, H. Ferit Alnar'ın da daha çok tremolo ağırlıklı ve oktav seslendirmeli melodi cümleleri kullanarak icra gerçekleştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Müziği, Kanun Sazı, Taksim, Vecihe Daryal, H. Ferit Alnar, Ahmet Yatman.

Alnar, Hasan FeridDaryal, VeciheKanun+3
Tugay Aksoy
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk müziği eğitimi veren devlet konservatuvarlarında klarnet enstrümanının tercih edilmesinde etkili olan faktörler

Müzik aletleri gelenek, görenek ve tüm kültürel değerlerimizin en önemli unsurlarından biridir. Zira bu enstrümanlar bir milletin yaşantılarını duygu ve düşüncelerini en hızlı yansıtan araçlardır. Klarnet enstrümanı ise günümüzde Türk müziğinin her dalında ve çeşitli yörelerde icra edilen popüler enstrümanlardan biridir. Bundan dolayı klarnet sazının gelişim süreci, teknik özellikleri, icra özellikleri ve Türk müziği eğitimi veren devlet konservatuvarlarında bireysel meslek çalgısı olarak tercih edilme nedenleri tüm yönleriyle incelenmek istenmiştir. Bu araştırma durum tespiti yapmak için yapılmıştır ve betimsel bir yapı göstermektedir. Araştırma süresince yazılı ve dijital kaynakların taranması ile konuyla ilgili geçmişte ulaşılan bilgiler elde edilmeye çalışılmış daha sonra da anket tekniği kullanılarak konuyla ilgili yeni bulgular elde edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada karma bir desen kullanılarak nitel ve nicel veriler beraber değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonunda ulaşılan sonuçlardan bazılarını sıralayacak olursak klarnet çalgısının günümüzde Türk sanat müziği ve Türk halk müziği içerisinde icra edilen popüler bir enstrüman olduğu, toplum tarafından sevilen ve öğrenilmek istenen bir enstrüman olduğu ve bireysel meslek çalgısı olarak tercih edilmesinde transpozeye ve Türk müziği makam yapısına uygun olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Anahtar kelimeler: Klarnet, Türk müziği, Meslek çalgısı

KlarnetKonservatuvarMüzik+5
Ali Cem Ulamış
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şevkutarab Makamı'nın tür, biçim ve kuram analizi

Bu çalışmada, öncelikle günümüzde kullanmış olduğumuz makam teriminin anlamına ve tarihsel gelişim sürecine değinilmekte olup makam teriminin kullanılmaya başlandığı günden bugüne kadar olan süreçte bu terimin müzik bilimciler için ne ifade ettiğine değinilmiştir. Bu terimi kullanan ve geniş bir coğrafyada yer alan bu müzik bilimcilerin musikimiz tarihinin en eski dönemlerinde yazılmış olan nazari eserlerine de değinilerek, en eski zamanlardan günümüze gelene kadar musikimizin nasıl bir dönüşüm ve değişim sürecinden geçtiği ana hatlarıyla değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmamızda makam terimi hakkında benzer ve farklı görüşlere sahip kuramcıların yapmış oldukları makam tanımlarına değinilmekte ve musiki kültürünün özünde yatan gerçeğe dikkat çekilmektedir. Bu gerçek, musiki ve makam terimlerinin sadece birer ses frekansı veya alışkanlıklar silsilesi olmadığıdır. Gök bilimi ve matematik ile adeta iç içe geçmiş olan bu musiki kültürünün yıldızlar ile tarifi bizlere bu musikinin esasen doğanın harikulade bir yansıması durumunda olduğu, bir bütünlüklü sistem olarak doğanın olağan akışının bir parçası olduğunu göstermektedir. Zira hepimizin bir parçası olduğumuz bu tabiat ile insan arasındaki ilişki tarihin kendisi kadar köklü ve eski bir ilişkidir. Antik Yunan döneminde felsefenin başlangıcındaki isimlerin bugünün anlamıyla "doğa filozofları" olarak adlandırılması bunun bir kanıtıdır. Doğanın bir "bütünlük" içerisinde olduğu gerçeği ile, her bir parçanın bir diğeri ile olan esaslı ilişkisi, yeri geldiğinde makul değişiklikler yapmayı gerektirir. Hayatın olağan akışı içerisinde sayabileceğimiz bu değişikliklerin köklü değişimlere sebebiyet vermeden yine doğadan ilham alarak hayatın ve onun bir parçası olan kültürün devamını sağlayabilmek adına ölçülü olmayı gerektirir. Doğanın aklını ve işleyişini keşfedip kavrayamamak ise doğanın olağan akışının bozulmasına ve beraberinde insanın hayatının olağan akışının da bozulmasına sebebiyet vermektedir. Hayatın olağan akışının içerisinde dönüşümüne devam etmekte olan, fakat dönemin şartlarıda göz önünde bulundurulduğunda, tarihsel sürecin ayak izlerini takip etmeye çalıştığımız bu çalışmamızda, kanaatimizce semitik kökenlerinin oldukça zengin olduğu ve farklı coğrafya kültürlerinide kendi içinde harmanlayarak değişimine ve dönüşümüne devam eden makam musikisi kültürünün en eski parçalarından biri olan 1. ve 2. çeşit Şevkutarab makamının öncelikle kelime anlamına ve ardından tariflerine değinilmiştir. Yeni bir kültür hareketi ve motivasyonu ile makamları tarif etme çabası, bazı makamların yapısını tamamen değiştirmiş, bazılarını ise kullanılamaz hale getirmiştir. Bu kullanılamaz makamlar arasında yerini alan Şevkutarab makamının köklerine indiğimizde ise birbirinden farklı iki makamın birleştirilmiş olduğunu görmekteyiz. Yapmış olduğumuz bu tespit sonrasında ise birinci ve ikinci çeşit Şevkutarab makamının geleneksel ve bugünkü tarifleri birbiriyle kıyaslanmış ve bu tariflerin icrada karşılığınının olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. 1. ve 2. çeşit Şevkutarab makamının yapısını daha iyi anlayabilmek ve bıraktıkları işitsel etkileri mukayese edebilmek adına seyir ve karar sesleri itibariyle benzer özellik taşıyan diğer makamlar da çalışmamızda incelenmiştir. Araştırmamızda yer alan tüm eserlerin günümüz nota sistemine çevirilerinin doğruluğunun tasdik edilerek denetim kurulundan geçmesi sebebiyle TRT Klasik Türk Musikisi repertuvarı arşivi kaynak olarak seçilmiştir. İncelemiş olduğumuz tüm Şevkutarab eserlerin bestekârlarının bestelerinde kullanmış olduğu seyir, usul ve geçki analizleri dikkatle incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bu inceleme sonrasında bestekârların tercih etmiş olduğu usul ve makam geçkilerinin istatistiksel verileri grafikler halinde sunulmuş olup, bu yöntem ile bestecilerin Şevkutarab makamının geleneksel seyrinin tarifine ne kadar uyduğunun ve makamın bestekârlar tarafından ne kadar anlaşılmış olduğunun tespiti amaçlanmıştır. Araştırmamızda birinci ve ikinci çeşit Şevkutarab makamı eserlerine ulaşmak amacıyla kaynak olarak kullandığımız TRT Klasik Türk Musikisi repertuvarına ait eserlerin notalarının arşivlenmesi esnasında yapılmış olan hatalara da eser analizlerinde değinilmiş ve bu makamda bestelenmiş olan tüm eserlerin bu eserlerdeki makamsal geçki tutarlılığı tespit edilmiştir. Tüm bu analizler yorumlanarak makamın ortaya çıkış tarihinden itibaren uğramış olduğu değişimin ve tahribatın tespiti amaçlanmıştır.

Klasik Türk müziğiMakamlarMüzik+3
Umut Mehmet Şentürk
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Meral Uğurlu'nun sanat yaşamı ve Evcâra Makamında seslendirdiği eserlerin yorum bakımından analizi

Osmanlı Dönemi'nden günümüze uzanan Türk Musikisi geleneği nazari, ameli, fikri ve serencamı değerlendirildiğinde; teknolojik gelişmeler başta olmak üzere yeni akımların, yeni arayışların ve musikide yeni tarzların ortaya çıkması hususunda ''Cumhuriyet'' özel bir anlam arz etmektedir. Cumhuriyet öncesi dönemde başlayıp, cumhuriyetle devam eden sosyo-politik, sosyo-kültürel değişimler ve nihayetinde devrimler ele alındığında toplumsal yapı ile birlikte sanata bakış ve algılayışta da değişimler kaçınılmaz olmuştur. Gramofon ve taş plaklar vasıtasıyla Cumhuriyet dönemine taşınan kültürel miras; makam müziğini, sazlı ve sözlü icra geleneğini ve çeşitli formları kapsamaktadır. Geleneksel makam müziğini; bilhassa saz müziğindeki solo icraları ile 'taksim' kavramını ortaya çıkaran ve bize ilk duyuran kıymetli sanatkâr Tanburi Cemil Bey iken, sözlü müzik intikalini Münir Nureddin Selçuk ve Safiye Ayla gibi emsalsiz sanatkârların sürdürdüğü bilinmektedir. O zamanki adıyla '' Türkiye Radyoları''nda yaygınlaşan müzik yayınlarının ehil yöneticisi olan Mesud Cemil Bey eliyle gerçekleştirilen Klasik Türk Müziği icralarını muhafaza ederken, şahsi üslubu ile bu icraların gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde intikalini sağlayan Meral Uğurlu emsalsiz bir konumdadır. Bilindiği üzere, Türk Sanat Müziği adıyla müzik sanatımızın popüler ürünlerini icra ederek daha kolay yoldan tanınıp şöhret olma popülizmine yönelmeden icra yapan sanatkârlar oldukça azınlıktadır. İşaret ettiğimiz hususlar bağlamında; bu çalışmamızda, geleneksel müziğimizin klasik, neo-klasik, romantik ve çağdaş dönem repertuarının klasik formda olan en güzide eserlerine öncelik verilmiştir. Geniş repertuara sahip olduğu ve eserleri dil kurallarına en uygun biçimde icra ettiği, makam ve perde anlayışında çok özenli olduğu genel kabul gören Meral Uğurlu'nun, sanat yaşamı, eğitimi ve icracılığı anlatılmıştır. Bundan başka; onun sanata bakışını, repertuvar seçimindeki özenini, icralarındaki yüksek seviyeyi, icra üslubunu ve diğer bazı hususiyetlerini sergileyiş biçimleri aktarılmaktadır. Bu çalışmada, Sanatkarımızın Evcara makamında seslendirmiş olduğu bir klasik takım ve şarkılardan oluşmak üzere belirlenen altı eser icrasının incelenmesi ve analizleri ile genelde; müzikte üslup-tavır kavramları, özelde ise Meral Uğurlu'nun icralarından hareketle, eser yorumlama, üslup özellikleri, makam ve perde hassasiyeti, duygu ifade eden nüans ve süslemeler eserlerin gerektirdiği metronom- gider gibi unsurlar ele alınmıştır. Cumhuriyet Dönemi icra üsluplarındaki farklılaşmalar, Klasik Türk musikisi adıyla, eski icraların aksine sadelik ve nüanslar yoluyla ortaya çıkmıştır. Nitekim bu farklılaşmaların günümüzdeki eser icra ediş biçimlerinin de temelini oluşturduğu ileri sürülmektedir. Bu bağlamda sanatkârın; büyük formda eserler başta olmak üzere icralarında gerek perde hassasiyeti gerekse tüm nüans incelikleri dikkate aldığı bilinmektedir. Bu çalışmanın, Türk sanat müziği denilen dönemin daha popüler musikisine yönelmeden klasik eserleri kurallarına uygun biçimde icra ettiği düşünülen Meral Uğurlu'nun kendi dönemi içerisinde sanata bakışı, ele alışı ve sergileyişi bakımından literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

EvcaraMakamlarTavır+3
Semen Karlıklı
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyarbakır'lı Mustafa Canan, hayatı ve eserleri

Anadolu'nun kültürel belleğinin yanı sıra kültürel çeşitlilik ve zenginliğinin de önemli bir ifadesi olan aşıklık geleneği; yüzyılların deneyimlerinden süzülerek biçimlenmiş; şiiri, müziği ve hikâye anlatımını içeren çok yönlü bir kültür hazinesidir . Kendine özgü geleneği ve icrası olan âşıklık geleneğinin en önemli niteliği, döneminin yaşayış ve hayata bakış tarzını, estetik değerlerini yansıtarak geniş halk kitlelerine hitap edebilmesidir. Aşık repertuarı; günümüze anonim bir şekilde aktarılan ve aynı biçimsel özellikleri taşıyan âşıklık edebiyatının şiir, söyleyiş ve icra tarzını içinde barındırmaktadır. Bu tarzlar yörelere göre farklı özellikler taşıyabilmekte olup farklı isimlerle de anılabilmektedir. Bu çalışmada kültürel zenginliği, tarihi ve türkülerinde kendine has özellikler taşıyan (tavır, şive, hançere vb.) Diyarbakır müzik geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan Mustafa Canan'ın hayatı, sanat hayatı, eserleri, şiirleri ve eserlerinin müzikal analizlerine yer verilmiştir. Eserler derlenip, notaya alınarak müzikal analizleri yapılmış ve eserler hakkında Mustafa Canan'dan alınan bilgilere yer verilmiştir. Çalışma yöntemi olarak yazılı kaynaklardan yararlanılarak, alan araştırması esnasında alınan sesli kayıtlar ve röportaj yapılarak, Mustafa Canan'ın eserleri çalışma konusu olmuştur. Çalışmanın giriş bölümünde konu ile ilgili problemler, çalışmanın amacı yöntem ve gereklilikler anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci kısmı olan literatür taraması/genel bilgiler bölümünde, literatürde yapılan çalışmalardan bahsedilip sanatçı hakkında genel bilgiler ve litaratüredeki yerinden bahsedilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Mustafa Canan'ın doğduğu il hakkında genel bilgi verilip, kültürel yapısı, gelenek-görenekleri ve müzik kültürü hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise Mustafa Canan'ın hayatı hakkında bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde ise, Mustafa Canan'ın 13 eseri notaya alınıp, müzikal açıdan incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın altıncı bölümünde Mustafa Canan'ın 7 adet şiiri gösterilmiştir. Sonuç bölümünde, çalışmanın içerisinde yer alan bütün veriler değerlendirilerek elde edilen bulgular verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültür, Aşıklık geleneği, Şairlik

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Canan, Mustafa+5
Muhammet Şaban Hasanoğulları
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu Alevi ve Bektaşî müzik geleneği üzerine bir araştırma

Bu çalışma, Haliç Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Türk Musikisi Ana Sanat Dalı Yüksek Lisans tez çalışması olarak yapılmıştır. Bu çalışmada, Türk toplumunun zengin kültür yapısını, saz ve söz birlikteliği ile geçmişten günümüze yaşatıp aktaran, Anadolu âşıklık geleneğinin büyük bir bölümünü oluşturan ve Orta Asya Türk uygarlıklarının dini inanç sistemleri ve uygulamaları ile benzerlik gösteren, Anadolu Alevi ve Bektaşî müziği incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde Türk halk müziği ve bu müziğin ulusal kültür aktarıcılığı rolü ve önemi işlenmiş, Türk halk müziğinin temelini oluşturan, Orta Asya ozanlık geleneği ve bu geleneğin devamı olan âşıklık geleneği ve geleneğin temsilcileri olan ozan/aşık'lar genel olarak incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Anadolu insanının yüzyılları aşkın dini inanç değerlerinin ve kültürel birikiminin müzikal ifadesi olan, tasavvuf müziği içerisinde yer alan Alevi ve Bektaşî inanç değerlerini konu alan müziğin oluşumu, âşıklık geleneği içerisindeki yeri ve önemi, tarihsel bir perspektif oluşturularak genel hatlarıyla incelenemiştir. Çalışmanın son bölümünde Anadolu Alevi ve Bektaşî kültürü içerisinde yetişmiş ve bu müziğin önemli temsilcilerinden olan Ali Ekber Çiçek, Aşık Davut Sularî ve Aşık Daimi'nin hayatları, müzik çalışmaları incelenmiş, Alevi ve Bektaşî dini inanç değerlerini konu alan eserlerinden birer örnek incelenip açıklanmaya çalışılmış, gerekli çıkarımlar yapılarak sonuç kısmına yazılmıştır. Anahtar Kelimeler: Alevi- Bektaşî, Tasavvuf, Müzik.

AlevilerAlevilikBektaşi müziği+7
Deniz Şamdereli
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üslup transkripsiyonu doğrultusunda Mükerrem Kemertaş'ın vokal icra analizi

Bu araştırmada, Türk halk müziğinin önde gelen icracılarından biri olan Mükerrem Kemertaş'ın vokal icra üslubunun sistematik olarak analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nitel araştırma desenine sahip olup, tarihi araştırma modeli temelinde yürütülmektedir. Veri toplama aracı olarak doküman incelemesi tekniğinden faydalanılmış, yazılı, görsel ve işitsel kaynaklar detaylı biçimde taranmıştır. Ayrıca, sanatçının oğlu ile gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen bilgiler sürece dahil edilmiştir. Mükerrem Kemertaş'ın ses kayıtları kapsamlı biçimde değerlendirilmiş, belirlenen beş farklı türkü üzerinde detaylı vokal analizler yapılmıştır. Vokal analizler, özel olarak geliştirilen transkripsiyon alfabesiyle gerçekleştirilmiş; icra sürecindeki ses özellikleri, geçkiler, süslemeler ve nüanslar bu alfabe aracılığıyla detaylandırılmıştır. Bu kapsamda incelenen türküler şunlardır: "Huma Kuşu", "Kara Gözler", "Göç Göç Oldu", "Yavrum Bugün Yaradan Var" ve "Aşkın Ezeli Aşıka İlham-ı Hüdadır". Her bir eser, transkripsiyon sistemine uygun biçimde ayrıntılı olarak çözümlenmiş, sanatçının karakteristik vokal yapısı çok yönlü olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre Mükerrem Kemertaş'ın uzun hava ve hoyrat türündeki türkülerinde vokal tekniklerin zengin ve bilinçli kullanımı dikkat çekmektedir. "Huma Kuşu"nda vibrato, glissando ve apojiyatür gibi süslemeler eserin dramatik ifadesini güçlendirirken, melismatik ve syllabic söyleyiş biçimleri dengeli şekilde yer almaktadır. Yöresel ağız özellikleri ve fonetik varyasyonlar, yorumun özgünlüğünü pekiştirmektedir. "Kara Gözler"de Muhayyer makamının karakteristik öğeleri, melismatik söyleyiş ve vokal süslemelerle başarılı biçimde yansıtılmıştır. "Göç Göç Oldu"da Hüzzam makamı ve dar ses aralığı çerçevesinde melismatik-syllabic geçişler, vibrato ve glissando gibi teknikler eserin estetik değerini artırmıştır. "Aşkın Ezeli Aşıka İlham-ı Hüdadır"da Mahur makamı ve 3/4 usuldeki ritmik yapı, teknik ve duygusal ifadeyi dengeler. Son olarak, "Yavrum Bugün Yaradan Var" türküsünde Gerdaniye makamı, melodi sınırları ve çeşitli vokal süslemelerle yöresel üslup korunmuştur. Genel olarak, Kemertaş'ın icraları, makam, form ve yöresel özellikleri teknik ustalıkla harmanlayarak hem melodik zenginlik hem de derin duygusal anlatım sunmaktadır. Bu analizler, Türk halk müziğinde uzun hava-karma hava performanslarında vokal tekniklerin ve stilistik tercihlerin işlevsel kullanımını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Vokal Analiz, İcra Üslubu, Mükerrem Kemertaş, Transkripsiyon Alfabesi

Yağmur Kaban Yılmaz
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alper Karaağaçlı'nın ud icra özellikleri

Bu tez çalışmasında günümüz ud icracılarından Alper Karaağaçlı'nın bir taksim ve bir eser üzerinden ud icra özelliklerinin incelemesi yapılmıştır. Alper Karaağaçlı'nın sağ el tekniği ve sol el tekniği incelenip bulguları yazılmıştır. İncelenen eser Reşat Aysu'nun Muhayyer Kürdi Saz Semai'sidir. Taksim ise Kemani Sebuh'un Hicazkâr Sirtosu'ndan önce yapılmış bir giriş taksimidir.Bu çalışma Alper Karaağaçlı'nın ud icrasını akademik bir ortamda incelemek, ud icrasında yeni ufuklar açmak ve ud eğitiminin gelişmesine katkıda bulunmak amacı ile hazırlanmıştır. Yapılan çalışmada video kaydından analiz yöntemi ile biçim, yapı ve melodi bakımından incelemeler yapılıp eser ve taksim hakkında bilgiler verilmiştir.

Karaağaçlı, AlperSaz semaisiTaksim+3
Hasan Hekimoğlu
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Piyano eşliğinin eğitim müziğindeki önemi ve müzik öğretmenlerine yönelik piyano eşlik yöntemleri

Ülkemizdeki Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalları ve konservatuar mezunlarının çoğunun müzik öğretmenliği mesleğini seçtikleri görülmektedir. Müzik alanında eğitim gören öğrencilerin lisans öğrenimleri boyunca Piyano dersi programlarının yanında, müzik öğretmenliğinin gereği olan piyano eşliği yapma ve eşlik notası besteci tarafından yazılmamış eserlere pratik eşlikler yazabilme konusunda işlevsel becerilere ihtiyaç duydukları düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle, bu araştırmanın amacı piyano ile yapılan eşliklerin eğitim müziğine olan katkısını vurgulamak ve okul şarkılarına, Halk Türkülerine ve Türk Müziği formunda yazılmış eğitim müziği eserlerine piyano ile eşlik etmede daha pratik ve doğru yöntemler geliştirme konusunda müzik öğretmenlerine yardımcı olmak ve çoğu müzik öğretmeninin sınıf ortamında öğrettikleri şarkıların armonik ve ritmik yapılarını ve yapılan eşliklerin şarkıların karakter özelliklerini ne şekilde değiştirdiğini fark etmelerini sağlamaktır. Araştırmanın sonucunda, piyano eşliğinin eğitim müziğine olan katkısı vurgulanmış, müzik öğretmenlerine yönelik piyano ile yapılabilecek eşlik türlerinden örnekler verilmiştir.

Branş öğretmenleriMüzik dersiMüzik eğitimi+4
Pınar Piji
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel Türk halk müziğinde bas gitar kullanımı: TRT yayınları örneklemi

Uzun sesler elde edebilme kapasitesi ve pest bölgedeki ses alanı ile geleneksel Türk Halk Müziğindeki (THM) "dem tutma geleneği" örtüşen bas gitarın, yapısal gelişim süreçlerinden geçerek günümüzde kendisine yer bulduğu müzik alan ve türleri de artmıştır. Ülkemizde bas bağlama çalgısının kullanılmaya başlamasını takip eden yıllar içinde geleneksel THM icra eden müzik topluluklarında, bas gitar da kullanılmış ve bu durum her geçen gün yaygınlaşmıştır. Bu tez çalışmasıyla Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) yayınları örnekleminde geleneksel THM'de kullanımı günden güne artmış olan bas gitarın, 1980-2020 yılları arasındaki beş yıllık dönemlere göre TRT yayınlarında kullanımının tarihçesi, melodik ve armonik eşlik stilleri ile icra tekniklerinin incelenmesi amaçlanmış, öneriler ortaya konmaya çalışılmıştır.

Bas gitarGitarHalk müziği+2
Fatih Dengiz
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaren geleneği bağlamında Simav yöresine ait sarı ve mor Zeybekler'in incelenmesi

Bu çalışma Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Musikisi Ana Sanat Dalı Tezli Yüksek Lisans programı tez çalışması için yapılmıştır. Yaren geleneği bağlamı içine giren, Simav Sarı ve Mor Zeybekler Yareni için yakın zamanda yapılan kaynakların yetersiz olmasından ve yaren geleneği içindeki yerini araştırmak için hazırlanmıştır. Yaren geleneğinin temelinin Orta Asya' ya dayandığı ve Anadolu'da erkek sohbet toplantıları başlığı altında varlığını sürdürmekte olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Anadolu'da bu sohbet toplantıları yaşatıldığı yöreye ve yöre özelliğine göre isim almışlardır. Yapılan araştırmalar sonucunda Simav'da bu toplantılara yaren denildiği bilgisine ulaşılmış ve yörede yaren kavramının kardeşlik olarak kullanıldığı görülmüştür. Bu çalışma günümüzde yaşatıldığı hali ile Simav Sarı ve Mor Zeybekler Yaren Geleneğini anlatmaktadır. Alan araştırması yapılarak çalışmada günümüzde icra edilen şekli ile eserler notaya alınıp, makam ve ritim analizleri yapılmıştır. Çalışma nitel bir araştırma olup gözlem ve görüşme metotları ile oluşturulmuştur. Çalışmanın sonuç bölümünde ise Türk Kültürünün ve Türk halk müziğinin temel taşlarından olan Simav Sarı ve Mor Zeybekler Yareninin kuruluş tarihinden bu yana hiçbir değişiklik göstermediği, Türk Milli Kültür anlayışının olduğu gibi yaşatıp devamlılığını sağladığı, Yaren geleneğinin günümüzdeki yaşatılma durumu ile yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yaren, Kültür, Türk halk müziği,

KültürKütahya-SimavMakamlar+6
Furkan Akyel
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Neyzen Yusuf Paşa'nın hayatı ve 10 saz eserinin makam ve form bakımından incelenmesi

Neyzen Yusuf Paşa (1821-1884) İstanbul'da Beşiktaş Mevlevîhânesi'nde doğdu. Neyzen Yusuf Paşa 19.yüzyılın en büyük neyzenlerinden ve bestekârlarındandır. Günümüze ulaşmış birçok saz eseri ve söz eseri mevcuttur. Fakat Neyzen Yusuf Paşa daha çok saz eserleriyle öne çıkmış bir bestekârdır. Bu çalışmada Neyzen Yusuf Paşa'nın on adet saz eserinin makam ve form bakımından incelenmesi yapılmıştır. Neyzen Yusuf Paşa makamlarımızın karakteristik özelliklerini en iyi şekilde kavramış, eserlerinde duygu ve düşünceyi en iyi bir şekilde yansıtmıştır. Neyzen Yusuf Paşa'nın eserleri form olarak incelendiğinde; peşrevlerinde genellikle devrî kebir usulünü, saz semailerinde ise aksak semai usulünü kullanmıştır. Peşrevler 1 hane 1 teslim, saz semaileri ise 4 hane 1 teslim incelenmiştir. Neyzen Yusuf Paşa'nın Dügâh peşrevi 4 hane 1 teslim olarak incelenmiştir ve güvenilir kaynak olarak Dârülelhan Külliyatı'nın notalarının güvenilir kaynak olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer eserlerinde ise TRT Nota Arşivi'nin güvenilir kaynak olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada Neyzen Yusuf Paşa'nın eserlerinin analiziyle beraber Neyzen Yusuf Paşa'nın hayatı ve neyzenliğinden bahsedilmiştir.

BestelerMüzik eserleriPeşrev+6
Burak Kısa
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

20. yy'ın ilk yarısını yaşamış Türk mûsıkîsi bestekârlarının sözlü eserlerinde İstanbul teması

Şehir ve insan arasındaki ilişki, insanların duygu ve düşünce dünyalarına tesir etmektedir. Bu bağlamda yüzyıllar boyu birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan İstanbul şehri söz konusu olduğunda, yaşamın her alanına ne denli tesir ettiğini görmekteyiz. Sanattan edebiyata, siyasetten ekonomiye pek çok alanda mekân unsurunun önem arz etmesi, İstanbul gibi zamanın içinde yaşayan bir şehri araştırmamıza konu etmemize neden olmuştur. Zamanın mekân üzerindeki etkisinden yola çıkılmış olup, İstanbul'un Türkiye tarihi içerisindeki yeri ve tarihsel süreçte geçirdiği evreler ele alınmış, 20.yy'ın ilk yarısındaki tarihsel dönüşümlerin İstanbul üzerindeki etkileri incelenmiştir. Değişen İstanbul'un mûsıkîye yansımaları, Türk Mûsıkîsi'nin sözlü eserlerinde nasıl tezahür ettiği araştırmamızın ana temasını oluşturmaktadır. Seçtiğimiz dönemde Türkiye Tarihi'ndeki önemli gelişmeler, dönemin kültür politikaları ve bu politikaların özellikle Türk Mûsıkîsi'ni nasıl etkilediğine dair bilgiler aktarılmıştır. İstanbul'un Türk Mûsıkîsi'ndeki önemine dikkat çekilmiş, İstanbul' la ilgili daha sonra yapılacak çalışmalara kaynak teşkil etmesi amacı güdülmüştür. Bu doğrultuda İstanbul'un tarihsel süreçteki değişimi, 20.yy.'ın ilk yarısında siyasi-kültürel değişimlerden nasıl etkilendiği, nelerin x değiştiği ve dönemin özellikleri incelenmiş, "Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu " arşivine kayıtlı tüm İstanbul temalı eserler tespit edilmiş ve bu eserlerin bestekârlarından 20.yy.'ın ilk yarısını yaşamış olanları göz önüne alınarak dönem sınırlaması yapılmıştır. Literatürde tespit ettiğimiz İstanbul temalı 245 eser arasından seçtiğimiz dönem aralığında yer alan 125 eser üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Dönemde eser veren bestekârlar ve bu eserlerin güfte yazarları araştırmamızda ortaya konulmuş, bu bestekârların İstanbul temalı sözlü eserleri üzerinden semt bazında, makamsal ve usullerine göre tasnifler yapılmış, tablolar halinde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yirminci Yüzyıl, Türk Mûsıkîsi, İstanbul, Bestekâr

20. yüzyılTürk bestecilerTürk müziği+1
Gülşah Sönmez
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Dilsiz kaval eğitimine yönelik metodolojik bir çalışma

Bu çalışmada, dilsiz kaval çalgısı eğitimine yeni başlayacak olan bireyler temel alınmıştır. Ülkemizde çalgı eğitimi genelde usta çırak ekseninde ilerlese de metotlu bir çalışma bilimsel eğitimin bir gereğidir ve kurallı öğrenmeyi içerir. Çalgı eğitiminde amaca ulaşmak sistemli bir çalışma ve doğru metotların uygulanması ile gerçekleşir. Bu çalışma Türk halk müziği nefesli çalgıları içinde önemli bir yere sahip olan dilsiz kaval çalgısının tanıtılması, başlangıç ve orta seviyede öğretim tekniklerinin sistematik bir şekilde ortaya konmasını içeren bir metot önerisidir. Alana ait literatür taraması yapılmış, elde edilen kaynaklardan araştırmanın amacına uygun bilgiler göz önünde bulundurulmuş ve rapora eklenmiştir. Çalışma sırasında çeşitli değişkenler üzerinde durulmuş ve bunların öğrenci başarısına etkileri dikkate alınmıştır. Araştırma raporunun giriş bölümünde Türk halk müziği nefesli çalgıları ve özellikle kaval ailesi hakkında açıklamalı bilgilere yer verilmiştir. Dilsiz kavalın eğitiminde karşılaşılan problemler ve çözüm yolları konusuna önerilerde bulunulmuştur. Eğitime başlamadan önce, temel çalışmalar başlığı altında kazanılması gereken genel bilgiler, teknikler ve çalışma yöntemleri konusunda bilgiler verilmiştir. Metot içerisinde kullanılan sözlü-sözsüz tüm eserler dilsiz kaval çalgısının çalımına adapte edilerek bir sistem içerisinde verilmeye çalışılmıştır. Metot çalışması 14'er haftalık toplam 3 periyot olarak hazırlanmıştır. 1. Periyotta, düz, temiz ses çıkarma ve parmak yerlerinin öğrenilmesi, uygun etüt ve eserler üzerinde, vibrato tekniği, bağlı üfleme, tekrar işaretleri, parmak ve nefes vurgusu kazanımları verilmiştir. 2. Periyotta, seçimli perde kullanımı, (seslerde kademe tercihi) farklı usuller içeren etüt ve eserler üzerinde usul ve metronom değişikliklerinin kazanımı, tercihli seslerin (üfleme şiddeti ile farklı kademelerden aynı sesin kullanımı) kullanım şekilleri, tiril, senkop, mordan, glissando, triole, nüans ve gürlük ifadelerinin kullanımlarının kazanımını sağlamak hedeflenmiştir. 3. Periyotta, Türk halk müziğindeki farklı dizilerdeki eser ve etütler üzerinde, dilsiz kaval çalgısı çalımına adapte edilerek repertuar kazanımı hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dilsiz Kaval, Dilsiz Kaval Eğitimi, Metot, Çalgı Eğitimi, Türk Halk Müziği Çalgıları

KavalMüzik aletleriÇalgı eğitimi+3
Haydar Tanrıverdi
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel liselerdeki amatör müzik topluluklarının öğrencilere sosyal kazanımları

Bu çalışmada müziğin farklı tanımları eski gelenekten günümüze sıralanmış, müziğin insanlar üzerinde ne tür etkilerinin olduğu anne karnından itibaren araştırılmıştır. Farklı üniversitelerde yapılan araştırma örnekleri ile anlatılmıştır. Çalıştığım okulda amatör müzik topluluğu olarak sahnelenen müzikal tiyatro örneğinin tanımı yapılıp, öğrencilerin zamanlarını kaliteli geçirmeleri, özgüvenlerinin gelişmesi, kendilerini daha rahat ifade edip girişken birer birey olmaları anket çalışmasıyla incelenmiştir. Lise ve daha sonraki eğitim kurumlarında yapılacak kolektif çalışmaların birlikte uyum, dostluk ve paylaşım niteliklerini geliştirmesi üzerine yapılan uygulama tez çalışmasında ayrıntılarıyla belirtilmiştir.

MüzikMüzikalOrtaöğretim okulları+3
Oğuz Yaşar Özzeren
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

XVIII. ve XIX. yüzyıllarda bestelenmiş beste formundaki eserler üzerinden Zirgûleli Hicaz dizisinin kullanım özellikleri ve analizi

Bu çalışmada Arel-Ezgi-Uzdilek (AEU) nazarî sisteminde kuramsal yapısında zirgûleli hicaz dizisi bulunduğu tarif edilen on bileşik makamda (bayâti arabân, hisâr, hisâr bûselik, şehnâz, şehnâz bûselik, sabâ, dügâh, bestenigâr, şevk-u tarâb, şevk'efzâ) zirgûleli hicaz dizisinin kullanım özellikleri araştırılmış; bu dizinin kuramsal tarifleri ile bahsi geçen makamlardaki kullanımları arasındaki benzerlik ve farklılıkların belirlenmesi, böylelikle bu makamların icrâsına ve literatüre katkı sunacak bir bilginin oluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaçla her makamdan üçer adet olmak üzere, XVIII. ve XIX. yüzyıllarda yaşamış bestekârlara ait otuz adet murabbâ bestenin makam analizi yapılmıştır. İncelenen eserlerin notalarına Dârü'l-Elhân Külliyâtı (DEK) ve Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu (CKTMK) nota arşivinden ulaşılmıştır. Analizler AEU kuramının çeşni ve makam tarifi üzerinden koyduğu kurallara göre yapılmış; eserlerin bölümleri, eserleri oluşturan tüm çeşniler, tespit edilen diziler, kalış yapılan perdeler ve karar perdeleri her eser için çizilen bir zaman doğrusu üzerinde gösterilmiştir. Eseri oluşturan çeşnilerin eserde kaç kez kullanıldığı, her çeşninin her bölümdeki süresi usûlün mertebesine göre tespit edilmiş, çeşni kullanım sürelerinin tüm eserin süresine oranı tablo ve grafiklerle sunulmuştur. Her eserde hicaz çeşnilerinin eser içinde bulundukları bölümler, yeden kullanımları, birleştiği çeşniler, dizi oluşması halinde güçlü perdeleri bakımından incelenmiş, aynı inceleme makam bazında da yapılmış; elde edilen bulgular zirgûleli hicaz dizisinin AEU kuramındaki tarifi ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak eserlerin makam analizlerinden elde edilen veriler ile kuramsal anlatılar arasındaki farklılıklar ve benzerlikler makam bazında tespit edilmiştir. Bu çalışma ile zirgûleli hicaz dizisinin bir döneme, bir forma ve on makama ait kullanım özellikleri ortaya konmuş; gerek seçilen makamlar hakkında yapılacak ilave çalışmalar gerekse benzer şekilde AEU sistemi içinde tarif edilen dizi kullanımlarının araştırılması suretiyle yeni bulgulara erişilebileceği düşünülmüştür.

BestelerHicazKlasik Türk müziği+1
Elif Ahıs
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elazığ-Harput yöresindeki uzun hava türü olan hoyratların müzikal açıdan incelenmesi

Elazığ- Harput müzik kültüründe, uzun hava türü olan hoyratlar önemli bir yer taşımaktadır. Hoyrat geleneğinin Kerkük, Urfa ve Diyarbakır gibi çeşitli bölgelerde de sürdürüldüğü bilinmekle beraber Harput hoyratlarının yörenin kültürüyle birleşerek kendine has özellikler taşıdığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı Elazığ-Harput hoyratları ile ilgili bilgilerde gelinen noktayı tespit etmek, literatürdeki boşluk ve atlamaları belirleyerek bu bilgilere bilimsel veriler ışığında netlik kazandırmaktır. Bu amaç doğrultusunda Elazığ-Harput yöresine ait on beş hoyrat ele alınmış ve bu hoyratlar makam, seyir, usul, ses sahası ve donanımları yönünden incelemeye tabi tutulmuştur. Elde ettiğimiz verilerin sonucunda, on beş adet eserden beşinin saz bölümünün 10/8'lik Aksak Semai usulünde, ikisinin saz bölümünün 4/4'lük Sofyan usulünde, birinin saz bölümünün 6/4'lük Sengin Semai usulünde ve yedisinin de hem saz hem de söz bölümünün serbest (usulsüz) olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber Harput'a ait olan Elezber, Kürdi ve Hüseyni hoyratın Türk Müziğindeki Uşşak ve Hüseyni makamına, Versak ve Şirvan hoyratın T.M.'ndeki hicaz makamına, Bağrıyanık ve Ölüm hoyratının T.M.'ndeki Hüseyni makamına, Muhalif hoyratın T.M.'ndeki Segah ve Hüzzam makamına, Kesik hoyratın T.M.'ndeki Neva, Uşşak ve Hüseyni makamına, Beşiri hoyratın ise T.M.'ndeki Rast ve Zavil makamına karşılık gelebileceğini fakat eserlerin anonim oluşu ve makam kaygısı taşımadan ortaya çıkmış olmaları dolayısı ile T.M.'ndeki makam özelliklerini tam olarak gösteremedikleri ortaya çıkmaktadır. Eserlerin güftesinde ise genellikle Bağrıyanık ve Kürdi hoyratta tam (cinassız) mani, Versak hoyratta uzun kesik(cinaslı) mani, Elezber, Şirvan, Hüseyni, Muhalif, Kesik, Beşiri ve Ölüm hoyratta ise kesik mani kullanıldığı görülmektedir.

Elazığ-HarputHoyratMüzik kültürü+1
Sönmez Haroğlu
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik ve sesin beyin üzerindeki etkileri

Bu çalışmada Müzik ve Sesin Beyin üzerindeki nörolojik etkilerinin ve tıp bilimindeki yerinin değerlendirilmesine yönelik olan bu araştırmalarımızda; ses ve müziğin olumlu ve olumsuz etkileri üzerinde durulmuştur. Beynin yapısal özellikleri, ses frekansları hususunda Mozart etkisinden faydalanılmıştır. Müziğin insan üzerindeki etkilerine yönelik; ses frekans dalga boyu ile yapılan bilinçaltı dejenerasyonları da çalışmamızda yer almıştır. Ayrıca Anahtar Kavramlar Beyin görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesi ile müziğin beyin üzerindeki etkilerini de öğrenmeye başladık. Beyinde bir "müzik merkezinin" bulunmadığı, aksine müziğin icrası veya dinlenmesi sırasında beynin değişik kısımlarının birlikte çalıştığı ortaya çıktı. Müziğin beyinde "ödül sistemini" uyardığı keşfedildi. Müziğin tedavi edici gücünün yanı sıra beyin plastisitesi nedeniyle zihinsel faaliyetler üzerinde olumlu etkileri olduğu, bu nedenle müzikle uğraşmanın, özellikle bir müzik aleti çalmayı öğrenmenin beynin performansını artırdığı bulundu. En ilkel kabilelerden en gelişmiş ülkelere kadar her toplumda müzik insan yaşamının vazgeçilmez unsurlarından biridir. Müzik bazen bizi neşelendirir, zaman zaman dans ettirir, bazen hüzne boğar, bazen de yıllar öncesine götürür. Son yıllarda nörobilimlerde elde edilen gelişmelerle artık müziğin beynimizi nasıl etkilediğini öğrenmeye başladık. Bu çalışmalar sonucu müziği evrensel kılan sırların perdesini aralarken müziğin olağanüstü gücü ile beynimizin fiziksel yapısını değiştirebileceğimizi ve müzik eğitimi ile başarıyı artırabileceğimizi de öğrendik. Anahtar Kelimeler: Müzik, Ses, Beyin, Etki

BeyinMüzikNöroloji+2
Gökhan Yegin
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6-12 yaş grubu korunma ihtiyacı olan çocuklarda (KİOÇ) piyano eğitiminin sosyal gelişimlerine etkileri

Bu araştırmada 6-12 yaş arasındaki koruma altındaki çocuklarda, piyano eğitiminin sosyal düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda 6-12 yaş arasında koruma altında olan toplam 12 çocuk ile birlikte çalışılmıştır. Araştırmada sosyal beceri düzeyini ölçmek için „Matson Sosyal Beceri ölçeği‟ ve „Atılganlık Ölçeği‟ ve sosyal beceri ile ilişki değişkenler olarak duygusal ve davranışsal sorunları incelemek için „Güçler ve Güçlükler Anketi‟ uygulanmıştır. Çalışmaya alınan 12 katılımcının 6‟sı deney 6‟sı kontrol grubuna atanmıştır. Hem deney hem de kontrol grubuna ön test puanlarının belirlenmesi amacı ile deneysel süreçten önce ölçekler uygulanmıştır. Deney grubuna atanan katılımcılara 12 hafta boyunca haftada 1 defa olmak üzere piyano eğitimi verilmiştir. Eğitimler koruma altındaki çocukların yaşadıkları çocuk evinin müzik sınıfında verilmiştir. Eğitim planı araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Kontrol grubuna bu süre boyunca herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Deney sürecinin bitmesi ile hem deney hem de kontrol grubuna son test puanlarını almak amacı ile ölçekler tekrar uygulanmıştır. Ön test ve son test değerleri arasındaki farkı incelemek için IBM SPSS 21 programı kullanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarına ilişkin ön test ve son test puanları arasındaki farklar Mann Whitney-U testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile incelenmiştir. Buna ek olarak deney grubunun ön test ve son test değerleri arasındaki farkı incelemek için ortalama ve standart sapma değerleri incelenmiştir. Araştırma sonuçları deney grubunun „sosyal beceri‟ puanlarında, „atılganlık‟ puanlarında istatistiksel anlamlı bir artış olduğunu; „dikkat eksikliği ve hiperaktivite‟, „akran sorunları‟, „duygusal sorunlar‟ ve güçler ve güçlükler anketi toplam puan‟ın da istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olduğunu göstermiştir. (p<.05) Araştırma sonuçları, müzik eğitiminin sosyal beceri düzeyini arttırdığını ve duygusal ve davranışsal sorunları azalttığını göstermiştir. Sonuçların ilgili literatür ile uyumlu olduğu görülmektedir. Araştırma sonuçları müzikal ve sanatsal çalışmaların dezavantajlı çocuklarda iyi oluşu arttırarak duygusal ve davranışsal sorunlarını azaltabileceğini göstermektedir. Uzun vadeli sonuçların değerlendirilebilmesi için ilgili konu ile daha fazla araştırma yapılmaya ihtiyaç bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Müzik Eğitimi, Sosyal Beceri, Atılganlık, Duygusal sorunlar

AtılganlıkMüzik eğitimiPiyano+6
Gamze Alptekin
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk geleneğinde kına ve Sivas yöresinde geline kına yakma örneği

Bu tez çalışmasında binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan Kına Geleneği, Sivas Yöresindeki gelin kınaları üzerinden incelenmiştir. Sivas kentinin tarihi ve kültürel yapısı çözümlenmiş, gelin kınası ve yöredeki uygulamaları detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Kına törenlerindeki yöreye has uygulamalar ve türküler üzerindeki etkileri de bu bağlamda değerlendirilmiştir. Sivas yöresindeki gelin kınalarının incelenmesinde, kuramsal temel oluşturması için öncelikle kültür ve gelenek kavramlarına yer verilmiştir. Uygarlık tarihi içinde önemli bir yere sahip olan kültür ve gelenek kavramlarının ne olduğu, kuramsal geçmişi ve bugündeki anlamı incelenmiştir. Ardından kına geleneğinin tarihsel süreci ve özellikleri aktarılarak Sivas Yöresindeki Gelin Kınalarının çok daha kapsamlı karşılaştırılması için zemin oluşturulmuştur. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Yapılan bu akademik çalışmada yöntembilim olarak Nitel Araştırma Yöntemleri içerisinde yer alan Durum Çalışması ve İçerik Analizi kullanılmıştır. Elde edilen yazılı ve görsel belgeler ile Sivas Yöresinde çekilmiş belgeseller ve kaynaklar bu yöntembilim üzerinden incelenmiştir.

GeleneklerGelinHalk müziği+5
Gülten Benli
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Niyazi Sayın, Sadrettin Özçimi, Ahmed Şahin ve Yavuz Akalın özelinde ney sazında tavır ve ekol ilişkisi

Ney sazının icrâsında Klasik Türk Mûsikî ekolünün temsilcisi olan Niyazi Sayın, geliştirdiği teknikler ile neyde elde edilmesi zor olan perdelerin icrâsını mümkün kılmıştır. Bu teknikler kendine özel dudak vibratosuyla, çarpmalarıyla, glissandolarıyla ve vurgularıyla şekil almış, melodik değişkenler ile kendini tamamlar nitelikte olmuştur. Bu çalışmada öncelikli olarak ney sazının tarihçesinden bahsedilmiş sonrasında tavır meselesi Türk Mûsikîsi ve ney sazı özelinde ele alınmıştır. Analizi yapılacak olan icrâların tavır unsurlarını belirlemek açısından meşk sisteminde öğretilen yöntemler esas alınmış ve nüanslar belirlenmiştir. Başka bir başlıkta tavrı belirleyen unsurların tanımları verilmiş, analizleri yapılan icrâlardan örnek şekiller verilmiştir. Ekol ve meşk meselesi Türk Mûsikîsi ve ney özelinde ele alınmış, Niyazi Sayın ve öğrencilerinin meşk silsilesinin yer aldığı biyografilere yer verilmiştir. Çalışmada incelemeleri yapılan peşrev ve saz semâisinin tanımlaması yapılmıştır. Çalışmanın bulgular bölümünde Neyzen Niyazi Sayın'ın ve onun talebelerinden Sadrettin Özçimi, Ahmed Şahin ve Yavuz Akalın'ın ney sazındaki tavır unsurları bireysel ve karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmada icrâ incelemeleri yapılan eserler Nedim Ağa'nın Sultânîyegâh peşrevi ve Saz semâisi olmuştur. Ait olunan meşk silsilesinin ve ekolün tavır açısından önemli oluşu hipotezine dayanarak somut biçimde eser icrâlarının tavır unsurları incelenmiş ve aralarındaki benzerlikler gösterilmiştir.

Akalın, YavuzKlasik müzikMüzik+7
Hatice Kübra Bozkurt
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Âşık Kul Duran'ın hayatı ve sanatı üzerine bir inceleme

Bu çalışmada Âşık Kul Duran'ın (Duran Cabul) hayatı, sanatı, sanatçı kişiliği ve âşıklık geleneğindeki yeri ve önemi incelenmiştir. Âşık Kul Duran'ın bağlamayı kendine has bir tavırla icra ettiği ve söylediği türküleri, kendine has bir üslupla yorumladığı tespit edilmiştir. Bu amaçla Âşık Kul Duran'ın bilinmeyen on eseri notaya alınarak müzikal özellikleri bakımından analiz edilmiştir. Ayrıca Âşık Kul Duran'ın şiirlerinde kullandığı biçim, üslup, dil, vezin ve kafiye düzeni incelenerek halk müziği ve âşıklık geleneğine katkıları araştırılmıştır. Âşık'ın hayata bakış açısını anlatan kendi özdeyişlerine bu şekilde çalışmada yer verilmiştir. Böylece daha sonraki akademik ve kültür araştırmalarına kaynak sağlaması amaçlanmıştır. Çalışma temel olarak kaynak tarama yöntemi, röportaj ve kişisel görüşme yöntemleri ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmanın neticesinde Âşık Kul Duran'ın âşıklık geleneğinde ve kültürümüzde önemli bir yere sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Âşık, Bağlama, Türkü, Şiir, Arguvan.

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Bağlama+7
Nurhan Karaca
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00