Theses supervised by Doç. Dr. Ahmet Keser

25 theses · Hasan Kalyoncu University

Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin siyasal katılımında toplumsal cinsiyetin rolü Gaziantep ili örneği

Demokratik rejimle yönetilen ülkelerde bireyler, siyasal alanla ilgili eylemlere katılır, siyasal mekanizmaları etkiler ve siyasetten etkilenirler. Toplumun bir parçası olan bireylerin siyasal karar alma sürecine katılmaları demokratik çağdaşlaşmanın önemli göstergelerinden biridir. Çünkü Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde siyasal katılım çok düşük seviyelerde seyretmektedir. Bu çalışmanın amacı ise; toplumun dinamiklerini oluşturan öğretmenlerde siyasal katılım ve toplumsal cinsiyet ilişkisini belirleyerek bu konuda toplumsal farkındalık oluşmasına katkı sağlamaktır. Bu çalışma Mayıs 2018- Ocak 2019 tarihlerinde 130 kadın öğretmen ve 66 erkek öğretmenin katılımı ile yapılmıştır. Katılımcıların 169'u Sosyal Bilimler ve Güzel Sanatlar bölümlerinde, 27'si ise Spor ve Fen Bilimleri alanlarında görev yapmaktadırlar. Katılımcıların siyasal katılımına ve siyasal tercihlerine ilişkin sorular sorulmuş ve sonuçlar istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda öğretmenlerin %80'den fazlasının siyasal gelişmeler ve devlet politikaları hakkında bilgi sahibi oldukları ancak herhangi bir siyasi parti yada parti/gençlik koluna üyeliklerinin olmadığı ve büyük çoğunluğun seçimlerin halkın iradesini yansıttığını düşünmedikleri tespit edilmiştir. Yarısından fazlası ise azınlıkta bir düşünceye sahip olmanın mesleki olumsuzluklara neden olacağını ifade etmişlerdir. Çalışmanın en önemli sonucu ise toplumsal cinsiyet bağlamında erkek ögretmenlerin siyasal katılım eğilimlerinin, kadın öğretmenlere göre daha fazla olduğunu ortaya koymuş olmasıdır. Bu sonuç siyasal yaşamda neden kadın oranının erkeklerden çok daha düşük olduğunuda açıklar niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet, Öğretmen, Siyasal katılım

Cinsel kimlikDemokrasiGaziantep+4
Latife Balatkan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dış politika karar alma sürecinde inanç etkisi: Kudüs örneği

Yeryüzünde ''kutsal'' kelimesiyle bu kadar özdeşleşen bir şehir yoktur. Nice ilahi tecellilerin yaşandığı, nice peygamberlerin geldiği ve büyük medeniyetlere evsahipliği yapan bu şehir tarih boyunca bu dini önemine binaen nice devletlerin, kültürlerin, medeniyetlerin yaşadığı bir şehir olmuştur. Kudüs'ün en büyük özelliği ehli kitap dediğimiz dinlerin (tek tanrılı, semavi dinler), Kudüs'ü anavatanları olarak görmeleri ve haklı olarak bu atfettikleri öneme dair verdikleri ve günümüzde dahi var olan mücadeleleridir. Bunun için Kudüs'ü önce din perspektifli okumak gerektir. Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar için Kudüs'ün dini ve tarihi önemini anlamak, Kudüs uğruna bugün dahi verilen mücadeleleri ve devletlerin Kudüs politikalarını okumakta bize ışık tutacaktır. Kudüs'ün dini önemi Hz. Âdem ile başlar. Ama Kudüs için asıl mücadele ehli kitap diye adlandırdığımız üç din için de ata kabul edilen İbrahim'in bu topraklara adım atması ile başlar. Daha sonrasında ise İbrahim çocukları arasında, günümüze kadar süren ve kıyamete kadar sürecek olduğuna inanılan bir mücadele başlayacaktır. Anahtar Kelimeler: İslamiyet, Siyonizm, Evanjelizm, Kudüs, Filistin.

Filistin-KudüsKarar vermeKarar verme stratejileri+7
Ömer Faruk Özbay
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Duygusal zekâ iş tatmini ilişkisi: Gaziantep ili tekstil sektörü örneği

Bu çalışmanın hedefi, iş tatmini ile duygusal zeka bağlantısını incelemek ve bu doğrultuda uygulamalı bir araştırma yapmaktır. Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konuyla ilgili bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde iş tatmini kavramı genel olarak incelenmiştir. İştatminin tanımı, boyutları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, duygusal zeka konusu tanımı, ve boyutları ile duygusal zeka ve kavramsal anazilizi ele alınmıştır. Duygusal zeka alt boyutlarıyla araştırılmıştır. Dördüncü Bölümde Duygusal Zekanın İş Tatminine Etkisine Yönelik Gaziantep İli Organize Sanayi Bölgesinde bir Uygulama konulu tez başlığıma dair literature çalışması, araştırmanın metodolijisi amacı ve önemi üzerinde durulmuştur. Beşinci bölümde araştırmaya dair bulgulara ve yorumlara yer verilmiştir. Altıncı ve son bölümde ise çalışmanın sonuç ve önerilerim bulunmaktadır. Araştırmanın yapıldığı Gaziantep tekstil sektöründe çalışan iş görenlerin iş tatmini seviyeleri ile duygusal zeka seviyeleri arasındaki bağlantıyı incelenmiştir. Bunun için anket çalışmasıyla elde edilen veriler değerlendirilmiş ve araştırma hipotezleri test edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, ülkemizde iş tatmini değerlendirmede büyük sorunlar yaşandığı, yöneticilerin bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve bundan dolayı iş tatmini ile duygusal zeka arasındaki ilişkiyi test etmenin ülkemiz için henüz erken olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Duygu, Duygusal Zeka, İş Tatmini, Gaziantep

Duygusal zekaGaziantepTekstil sektörü+1
Barış Alıcı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki etnik grupların toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarının karşılaştırılması

Bu çalışmada Türkiye'de yaşayan Türk, Kürt, Arap ve Çerkezlerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bunun yanında, bu araştırma toplumsal cinsiyet rollerine karşı tutumların yaş, cinsiyet, eğitim süresi, anne-baba eğitim durumu ve birliktelik durumu, aile tipi ve yaşanılan yer değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini sınamak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de yaşayan 18-60 yaş aralığındaki 1829 kişi oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre Çerkez, Kürt ve Türk katılımcıların eşitlikçi cinsiyet rolüne, kadın cinsiyet rolüne, evlilikte cinsiyet rolüne, geleneksel cinsiyet rolüne, erkek cinsiyet rolüne ve genel olarak toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları Arap katılımcılara göre daha eşitlikçidir. Eşitlikçi cinsiyet rolüne, kadın cinsiyet rolüne, evlilikte cinsiyet rolüne, geleneksel cinsiyet rolüne, erkek cinsiyet rolüne ve genel olarak toplumsal cinsiyet rolüne ilişkin eşitlikçi tutum yaşın artması ile azalmış, toplam eğitim süresinin artması ile artmıştır. Çalışmanın bulguları literatür ışığında tartışılmıştır.

AraplarCinsel kimlikCinsiyet rolleri+5
Esra Kaçan Yalçın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

X-Y-Z kuşakları ve siyasal katılımda rol oynayan faktörler

Bu araştırmanın amacı Gaziantep ilinde ikamet eden bireylerin mensup oldukları kuşaklara göre siyasal katılım türlerinde, lidere bağlılık derecelerinde, siyasal bilgilenme sağladıkları kitle iletişim araçlarını kullanma sıklıklarında ve siyasal katılım düzeylerinde farklılık olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Ayrıca cinsiyet, gelir durumu ve eğitim durumu gibi demografik özellikler siyasal katılım düzeylerini farklılaştırmakta mıdır sorularına da yanıt aranmıştır. Çalışma Ocak-Nisan 2019 tarihlerinde üç farklı çalışma grubu ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma evrenini Gaziantep Şehitkamil ve Şahinbey ilçelerinde yaşayan seçmenler oluştururken, bu evren içerisinden örneklem grubu ise 524 katılımcıdan oluşmuştur. Bu katılımcıların 138'i X kuşağı, 281'i Y kuşağı ve 105'i Z kuşağından oluşmaktadır. Veriler bir anket formu ile toplanmıştır. Formun ilk bölümünde katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin sorular, diğer bölümlerinde siyasal katılımına ve siyasal tercihlerine ilişkin sorular yer almaktadır. Verilerin analizinde hipotezlerin test edilmesi ve değişkenler arasında anlamlı farklılığın olup olmadığının tespit edilmesi maksadıyla Anova testi uygulanmıştır. Analiz sonucuna göre; kuşaklara göre siyasal katılım düzeylerinin genel olarak anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: X Kuşağı, Y Kuşağı, Z Kuşağı, Siyasal Katılım, Siyasal Katılımı Etkileyen Faktörler

KuşaklarSiyasal katılmaSiyaset+3
Miyesser Erdoğan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal katılımı etkileyen faktörler: Gaziantep ili örneği

Demokrasinin hâkim olduğu devletlerde bireyler, siyasal süreçlere katılım sağlayarak bu süreçte işleyen mekanizmalara yön verip etkiler ve aynı zamanda da etkilenirler. Demokratik devletlerde çağdaşlaşmanın ilk şartı olan siyasal katılım, karar alma sürecinde etkili olmasıdır. Böylece etkileşim içerisinde olan bireylerin toplumsallaşma sürecini tamamlayarak, toplumsal kuralların ortaya çıkmasıyla, hem siyasal katılımın nelere bağlı olarak meydana geldiğini göstermekle beraber siyasal katılımından meydana gelen mekanizmanın bireyleri de nasıl etkisi altına aldığı nedenleri ortaya çıkarmaktadır. Siyasal katılım, bireyin toplumda varoluşunu ortaya koyan tutumu ve bu tutumu belirleyen faktörleri kapsayan farklılık gösteren bir süreçtir. Siyasal katılım etkileyen bu faktörler toplumdan topluma değişiklik göstermektedir. Bu çalışmada özellikle Gaziantep ilinde siyasal katılım oranı incelenerek, bu orana etki eden nedenler üzerinde durulmuştur. Bu nedenler arasında yer alan yaş, eğitim, meslek ve maddi durum gibi faktörler üzerinden analiz yapılmıştır. Çalışma 2018 Mayıs-2019 Mart ayları arasında 549 bireyin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların 264'ü kadın, 285'i erkeklerden olmuştur. Katılımcılara siyasal katılım değişkenleriyle ilgili sorular sorulmuş ve sonuçlar istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda bireylerin farklı demografik faktörlere göre farklı tutumlar sergiledikleri bulgusuna ulaşılmıştır. Yaş, eğitim, meslek, gelir v.b değişkenlere göre ortaya çıkan siyasal katılım durumu üçüncü bölümde ayrıntılı şekilde belirtilmiştir.

DemokrasiGaziantepSiyasal katılma
Abdülkadir Metin Satıloğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Suriye iç savaşında etkisi olan faktörler ve İran'ın Suriye politikası'nın etkisi

Orta Doğu hiçbir zaman savaş, çatışma, savaş ve değişimden özgür olmamıştır. Bu çalışma, kurulduğu günden bu yana kapsamını genişleten Suriye İç Savaşı'na odaklanacaktır. Suriye'ye komşu olan ülkeler mevzilerini almışlardır ve konuyla ilgili özel politikalar belirlemişlerdir. İran'ın Suriye'ye yönelik dış politikası bu bağlamda incelenecektir. Suriye'nin İran'a değeri, İran'ın Suriye'deki eylemlerinin gelişigüzel olmadığını göstermek için analiz edilecektir. Ayrıca, bu çalışma, geçmiş çatışmaları ve huzursuz savaşları sürdürme perspektifinde tarihsel arka planı mevcut durumla kapatmaya çalışacaktır. Kriz sonrası iç savaş, Sünni-Şii çatışmasına sebep olurken, dünyada genelinde demokratikleşme akımlarına katılan aktörlerle otoriter rejimleri destekleyen ülkeler arasında ciddi çekişmeye sebep olmuştur.Rusya, ABD küresel güçlerinin yanında İran yerelde yerleştirdiği Şii milislerinin varlığı ve Suriye'ye yaptığı sınırsız her türlü destek ve direniş söylemiyle söz sahibi olmuştur.İddia olunan Şii Hilali görünür olmuştur.Bu savaş insan hakları ihlalleriyle gündemdedir.Suriye karmaşık bir ittifaklar ağı oluşmuştur. Suriye'nin mutlak egemenliğini savunan Şii söylemiyle direniş anlayışı dış müdahalelere karşı çıkmaktadır. İran-Suriye ittifakı giderek pekişmektedir.Suriye savaşın sonlandırılması gerekmektedir. Çözüm savaşta değil demokrasidedir. Anahtar Sözcükler: Suriye-İran İttifakı, İç Savaş, Direniş, Şii Milisler, Dış Aktörler

Ortadoğu politikasıSuriyeUluslararası politika+4
Varol Kuzu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, devlet oluşturma çabaları: Demokrasi ve bağımsızlık arayışında tarihi olayların ve siyasi partilerin rolü

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi içerisinde yaşayan halk bölgede yıllar boyunca bağımsızlık savaşı vermiş ve söz sahibi olmak için çabalamıştır. Tarihsel süreç ve bölgedeki siyasi aktörler, devlet oluşturma çabalarında en önemli faktörler olmuştur. Belirtilen iki faktör kimi zaman bağımsızlık arayışı ve demokratikleşme sürecini olumlu kimi zaman ise olumsuz etkilemiştir. Bu hususta araştırmanın hedefi Irak Kürt Bölgesel Yönetimi örneği üzerinde demokratikleşme sürecinde tarihi olayların ve siyasi partilerin sürece olumlu ve/veya olumsuz katkılarını incelemektir. Araştırma kapsamında sadece özerk devlet olan IKBY incelenmiş, tarihsel olaylar ve bölgedeki siyasi partilerin bölgedeki demokratikleşme sürecine etkisi araştırılmıştır. Tarihi olaylar ve siyasi partiler dışında demokratikleşme sürecine etki edebilecek diğer aktörler çalışmaya dahil edilmemiştir. Araştırma kapsamında William E. Hudson'ın beş maddelik demokrasi göstergeleri kullanılarak nitel veriler oluşturulmuştur. Araştırma, IKBY'nin tarihsel sürecini etkileyen ve kırılma noktası kabul edilen 2003 yılı çerçevesinde gelişmiş, 2003 yılı öncesi ve sonrasında gelişen olaylar olarak birbiriyle bağlantılı iki farklı çalışma sunulmuştur. Bu araştırmanın sonuçları ile "Kuzey Irak'ta bağımsızlık arayışı ve devlet oluşturma sürecinde siyasî partilerin ve tarihsel olayların rolü nedir?" sorusu cevaplanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın soru cümlesi temel alınarak, 1) 1991-2015 yılları arasında IKBY'de hangi partilerin yer aldığı ve hangi partinin daha etkili olduğu, 2) Araştırma kapsamında yer alan tarihi olayların neler olduğu, 3) Bu tarihi olayların rolleri, 4) IKBY'de etkin konumdaki partilerin rolleri, 5) Maxqda Nitel Analiz Programı kullanılarak William E. Hudson'ın beş maddelik demokrasi göstergelerinin her birine 2003 yılı öncesi ve 2003 yılı sonrası kaynaklarda ne kadar vurgu yapıldığı gibi alt sorular cevaplanmaya çalışılmıştır. Çalışma her ne kadar nitel veriler barındırsa da Maxqda Nitel Veri Analiz Programı kullanılarak araştırmanın güvenilirliği arttırılmaya çalışılmıştır. Araştırılan konuda az sayıda kaynak bulunmasından dolayı çoğu kaynak orijinal dillerinde incelenmiş veya çevrilmiştir. Bulgu ve sonuçlar, literatür kapsamında yorumlanıp, lisans/lisansüstü öğrencileri, akademisyenler ve siyasi danışmanlara yol gösterici öneriler sunmuştur.

BağımsızlıkDemokrasiIrak+5
Cuvan Sönmez
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Banka çalışanlarında örgüt kültürünün iş tatmini ve örgütsel bağlılık üzerine etkileri Gaziantep ili örneğinde

Ekonomik gelişmişliğin bir göstergesi olan bankalar, rekabetin maksimum düzeyde yaşandığı kuruluşlar arasında yerini almaktadır. Rekabette sürekli önde olma isteği, verimlilik öğelerinden biri olan, dış ve iç müşterilerin (çalışanlar) memnuniyeti ve iş tatmini ile verimlilikle doğru orantılı olduğu varsayıldığında, bankalar maksimum derecede fayda sağlamayı ve kâr maksimizasyonunu en üst düzeyde yaşamayı hedeflerler. Çalışanların örgüt kültürünün iş tatmini ve örgütsel bağlılığı sayesinde verimlilik ve kâr ile doğrudan ilişkili olması sebebiyle bankalar, çalışanlarına gerekli hassasiyeti gösterme amacındadır. Araştırmada banka çalışanlarında örgüt kültürünün iş tatmini ve örgütsel bağlılık üzerine etkileri üzerinde durulmuştur. Yapılan araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde konu hakkında genel bir giriş yapılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde örgüt kültürü, iş tatmini ve örgütsel bağlılık konuları hakkında tanımlar ile birlikte açıklayıcı literatür bilgiler verilmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde; verilerin analizi, araştırmanın kapsamı ve hipotezler açıklanmaktadır. Araştırmanın dördüncü bölümünde yapılmış olan alan araştırmasında uygulanan anket sonuçları açıklamalı bir şekilde verilmiştir. Son olarak araştırmanın beşinci bölümünde ise yapılan çalışmanın genel olarak sonucu açıklanmış, konu ile ilgili daha önce yapılmış olan çalışmalar anlatılmıştır ve daha sonra yapılacak olan çalışmalara ve yöneticilere önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Banka, Örgüt Kültürü, İş Tatmini, Örgütsel Bağlılık

Banka çalışanlarıBankacılıkBankalar+4
Mustafa Karabacak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu denetçiliği kurumunun transfer süreci ve işlevselliğinin analizi

Bu çalışmada, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra küresel bağlamda yaygınlaşan Ombudsman kurumunun Türkiye'de oluşturulması çerçevesinde yasal mevzuatın ve kurumsal transfer sürecinin, Kurumun işlevselliğini ne yönde etkilediği araştırılmıştır. Çalışma, Türkiye'de 2012 yılında 6328 sayılı Kanun'la ulusal düzeyde oluşturulmuş olan Kamu Denetçiliği Kurumu ile sınırlıdır. Çalışma sürecinde nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup, verilerin elde edilmesinde doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Politika transferi kuramı zemininde gerçekleştirilen Kamu Denetçiliği politika transfer sürecinin analizinde, Politika Transfer Analizi Soruları Üzerinden Analiz yaklaşımı benimsenmiştir. Kurumun işlevselliğine yönelik analizlerde, uluslararası ombudsman standartlarını belirleyen ilkeler ve politika transferi kuramının ortaya koyduğu varsayımlar doğrultusunda geliştirilen göstergeler ölçeğinde ulaşılan bulgular değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumunun transfer süreci ve işlevselliği, politika transferi literatürünün ortaya koyduğu varsayımları tam olarak karşılamamaktadır; Kurum, uluslararası standartlara uygun bağımsızlık ve tarafsızlık göstergelerini bütünüyle karşılamamaktadır; Kurumun işlevsellik düzeyi, uluslararası standartların altındadır; Türkiye'de işlevsellik düzeyi yüksek bir Kamu Denetçiliği mekanizmasından bahsetmek mümkün değildir, şeklinde ifade edilen çalışmanın önermeleri doğrulanmıştır.

Kamu Denetçiliği KurumuMevzuatOmbudsman+2
Şadiye Sucu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli göçmenlerin sosyal uyum düzeyi "Gaziantep örneği"

Göç olgusu gerek göç edilen ülkeler için gerekse göçmenlerin kendileri için çok farklı boyutlarda etkiye sahip dinamik bir süreçtir. Farklı bakış açılarını içerisinde barındıran göç olgusu, iyi bir şekilde yönetilmediği durumlarda çok farklı problemleri ortaya çıkarabilir. Bu problemlerin azaltılması veya ortadan kaldırılması için odaklanılması gereken kavramların en başında sosyal uyum kavramı gelmektedir. Göç eden bireylerin gittikleri ülkelerde ev sahibi topluluklarla geliştirdikleri ilişkiler ve her iki grubun da birbirlerine karşı tutumları diğer bütün göç problemlerinin temel kaynağını oluşturabilmektedir. Bu çalışmada sosyal uyum kavramı ile uyumu etkileyen çeşitli faktörler açıklanmaya çalışılmış, Gaziantep ili içerisinde bulunan Geçici Koruma Altındaki Suriyeli göçmen bireylerin sosyal uyum düzeylerinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Gaziantep ilinde yaşayan Suriyeli göçmen bireyleri temsil etmesi açısından farklı sosyoekonomik dinamiklere sahip 400 kişilik bir örneklem grubu oluşturulmuştur. Bu örneklem grubuyla yapılan araştırma sonucunda, Suriyeli göçmen bireylerin sosyal uyum düzeyleri ile bireylerin çeşitli demografik bilgileri ve düşünceleri arasındaki farklılaşmaların tespit edilmesi hedeflenmiştir.

GaziantepGöçlerGöçmenler+4
Ömer Ataş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The role of the Syrian non-governmental organizations in rebuilding health system in Syrian opposition-held areas during the conflict

The health system and its public policies in Syria before the Syrian uprising in March 2011 was not an ideal system that would meet the aspirations of the Syrian citizens or satisfy them, and its services were not equitably distributed in accordance with international public health policies, standards, and regulations, rather, it was politicized in favor of the Syrian government, and subject to its centralized policies that serve the parochial interests of the ruling family in Syria. There were also many restrictions on the work of Syrian non-governmental organizations (SNGOs) and societies, although their number was scarce and all their activities were under the control and guidance of government agencies. With the start of the Syrian uprising in March 2011, and its turning into an armed conflict due to the excessive use of violence by the Syrian regime against civilians, The health system was one of the tools of war as the Syrian regime used it as a weapon in its war against its opponents in areas that became out of its control, which led to the collapse of the health system there. This prompted health sector activists to start establishing and rebuilding a health system and new public health policies in those areas to fill the gap that had occurred in the health sector, through alternative health bodies providing health services to the needy, and paving the way for the entry of NGOs in general and Syrian organizations in particular to intervene in the humanitarian crisis in Syria, especially in relation to the health system and the exchange of roles between them. The research aims to show the main reasons that led to the collapse of the health system and its public policies in Syrian opposition-held areas (OHAs) during the conflict from 2011 to 2021, to highlight the main players in rebuilding and forming its new policies, and to show the role that Syrian health bodies and Syrian humanitarian non-governmental organizations have mainly played in this field during the past decade of the conflict in Syria, and the main challenges and difficulties facing the implementation of public health policies, and hinder their development, in addition to exploring the most appropriate form of the health system from participant perspective through which health policies can be implemented and developed in the remaining Syrian OHAs. The research has found that the Syrian regime has played the biggest role in the collapse of the health system by giving up its role in supporting the health sector, and depriving areas that got out of its control of any medical supplies, and the imposition of blockade on them, and using violence against the health sector, using it as a tool of war. The research shows that the health bodies established in the beginning of the Syrian uprising played an important role in rebuilding and establishing the health system and its health policies, and the role of non-governmental humanitarian organizations (NGOs) came to complement this role and support it by providing funding and technical and cognitive support to them, especially through alliances formed between a number of Syrian NGOs for this role and to achieve its goals. The research shows the main challenges and difficulties facing the implementation and development of the health policies, which were manifested in the continued violence used by the Syrian regime, the destruction of the health infrastructure by the Syrian regime, changes in control, donor agendas, and other reasons. This research was based on the qualitative approach of studies through in-depth individual interviews by using open-ended questions with decision makers and key informants (KII) in the health sector through direct contact, in line with the procedures followed with regard to the outbreak of COVID-19, in addition reviewing previous studies, research, academic articles and reports of humanitarian and human rights organizations, and United Nations (UN) organizations. This research will help local and international decision makers identify the main challenges that hinder the building of the health system and the implementation and development of its policies, in addition to being an important reference for rebuilding the health system and its policies in the stabilization and recovery phase in Syria.

Public healthOppositionHealth policy+5
Ahmet Alı Aldbıs
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Developing a tool to determine the most useful measure of national power

International relations practitioners need a practical way to measure the national power of countries within their interests. Although there are many national power measures, many of them suffer from defects and shortcomings in measuring national power. This study answers the following question: how can the international relations practitioners choose the most useful measure that gives as accurate results as possible? To answer this question, this study has developed a tool to evaluate measures of national power through fourteen criteria and placed the criteria in a measurable matrix using the Decision Matrix Method. The study started with identifying the concept of power and national power in international relations, the importance of measuring national power, and the most prominent challenges facing measuring national power. In addition, the study reviewed the historical phases of measuring national power and reviewing the types of power. Then the study reviewed fifty measures of national power and calculated the frequency of national power variables. Based on this review, the study conducted refereeing with thirty-three experts in six specializations to determine the relative importance of each criterion using the relative importance index (RII) and the five-dimensional Likert scale. Twelve criteria were considered high relative importance by the experts, while only two criteria were considered high to medium importance. This indicates the importance of the criteria developed by the researcher for evaluating measures of national power. The study concluded with a tool for assessing measures of national power, through which it is possible to compare measures of national power in an arithmetic way. Contributions from this study should support practitioners to avoid bias and subjective choices when selecting a measure of national power to use in calculating a state power or comparing the power of two countries, thus leading to more accurate results.

Ayman Moahmod Alhaka
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Hay'at Tahrir al-Sham (HTS) from an insurgent group to a local authority emergence, development, and social support base

In today's world, more violent armed conflicts occur within state borders. Since 1945, more than 75 per cent of armed conflicts have been civil conflicts in which NSAGs played significant roles. In 2011, the Middle East entered a new era of turmoil. Some countries witnessed violence perpetrated by NSAGs; some of these groups managed to control geographical areas and posed security challenges to national security of these countries or their neighbours. Some of these armed actors also succeeded in establishing local governance, limited in space or time. Now, ten years after the Arab uprisings, the emergence of many NSAGs has been observed, some of which developed and dominated while others faded and disappeared. The Syrian Context has been the scene of the evolution of many violent actors. HTS is one of the prominent violent organisations that developed its relations, discourse, approach to competition and control, and established local government. Many researchers have studied the HTS; however, a complete understanding of the factors that enabled the HTS to develop capabilities and mobilise resources to control the local community still needs further research. This descriptive study aims to analyse and understand the factors that helped the HTS become one of the main NSAGs in areas outside the control of the Assad Regime and establish a local government. This study used a qualitative research methodology using two data sources, primary, fieldwork through semi-structured interviews with informants and experts, and secondary, analysing data sources. The study concluded by summarising the factors that contributed to the HTS control, studied the relationship with the local community, and discussed the factors that helped it support the establishment of a local government, the Syrian Salvation Government (SSG). The study found that the decisive military factor and the HTS' ability to build an interestbased relationship with a specific segment of the local elites and its ability to impose order and security and provide public services to civilians were critical in imposing hegemony and laying the foundation for local governance. Finally, the researcher studied the role of the HTS in the Syrian conflict to extrapolate its future and its connection with the local government. Keywords: Non-State Armed Group, local government, Syria, Idleb, HTS.

RebellionsHay'at Tahrir Al-ShamAuthority+5
Fareed Fakhoury
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrat Parti'nin demokrasi politikalarının Türkiye'ye yansımaları

Son yirmi yılda iç ve dış olayların temel nedeni dünyaya damgası vuran bloklar politikası ve soğuk savaştır. Bloklar politikası ve soğuk savaşın getirdiği yeni düzenin bir ürünü olarak ortaya çıkan biçimsel demokrasidir. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iktidarı, konjonktüre uyum sağlamak ve iktisadi destek bulmak gibi nedenlerle demokratik ülkelerle ilişkilerini iyi tutulması amacıyla hızlı bir reform yapmıştır. Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu çıkarılmasıyla ortaya çıkan Demokrat Parti (DP) ile Türkiye'de çok partili hayata geçişi sağlamıştır. 7 Ocak 1946 yılında DP'nin kurulmasıyla başlayan çok partili siyasi hayatın Türkiye'de siyasi arenada demokraside birçok olumlu değişimin meydana geldiği görülmektedir. Türkiye'de demokratik süreçten vazgeçmeyen DP'lilerin demokratik doğasının ve siyasetinin gelişmesi sayesinde, çok partili siyasal hayata geçişin etkileri ile Türkiye'de meydana gelen demokratik değişimler Türkiye'nin demokratikleşme sürecini nasıl etkilediğini incelemektedir.

DemokrasiDemokrat PartiDemokratikleşme+4
İbrahim Halil Okçu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Genç seçmenlerin oy verme davranışını etkileyen faktörler: Gaziantep ili örneği

Bu çalışmanın amacı Gaziantep ilinde yaşayan genç seçmenlerin oy verme davranışını etkileyen faktörleri tespit etmektir. Bunun için gerekli literatür taraması yapılmış ve literatürde yer alan çalışmalardan bahsedilmiştir. Ayrıca genç seçmenlerin oy verme davranışını etkileyen faktörleri genç seçmenlere anket şeklinde uygulanarak bu konuda veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmaya katılımcı olarak 270 kadın, 185 erkek olmak üzere toplam 455 genç seçmen katılmıştır. Nicel yöntem kullanılarak yapılan bu çalışmaya göre hangi faktörlerin genç seçmenleri daha çok etkilediği, genç seçmenlerin oy verme davranışını belirlerken neleri daha çok dikkate aldığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada elde edilen veriler ise SPSS 21.00 programında analiz edilmiştir. Ülkemizde genç nüfusunun fazla olmasından dolayı çok yoğun bir genç seçmen bulunmaktadır. Genç seçmenlerin toplam seçmenlerin içinde önemli bir oranın olması onları seçimlerin kaderini belirlemeleri açısından çok önemli kılmaktadır. Bu durum bu açıdan bakıldığında çalışmamızı önemli kılmaktadır. Yapılan bu çalışmayla genç seçmenlerin oy verme davranışlarını belirlerken bilinçli bir şekilde davrandığı, detaylara çok dikkat ettiği, uygulanabilir ve gerçekçi çalışmalara önem verdiği tespit edilmiştir. Genç seçmenler kendi özgür iradelerine müdahale ettirmeksizin bu hususlara dikkat ederek çok iyi bir gözlemci olarak davranmaktadır. Genç seçmenler için hükûmetlerin çalışmalarının ve partilerin vaatlerinin toplumun tamamını ilgilendiren adalet, eğitim, dış politika gibi alanlarda yoğunlaşması önemlidir. Genç seçmenler; kendilerinin siyasi partiler, adaylar ve liderler tarafından önemsenmesine de dikkat ederek kendileriyle ilgili yapılan çalışmalara ayrı bir değer vermektedir.

GaziantepGençlerOy kullanma+2
Muhammed Aksüt
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geçici koruma statüsündeki Suriyeli kadınların sosyal uyumu"Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis örneği"

Göç literatürü içerisinde kadının, göçün başlangıcından itibaren bu sürece dâhil olması ve sonucunda erkeklerden farklı etkilenmiş olduklarını açığa çıkaran akademik bir çalışmadır. Kadınların ırkı, kültürü, dini ve sınıf farklılıkları onların statüsünü belirlemiş ve göç araştırmasında etkili rol oynamıştır. Göç olgusu, iyi yönetilmediği durumlarda çok farklı problemler ortaya çıkabilir. Bu problemlerin azaltılması ve ortadan kaldırılması için odaklanması gereken kavramların başında sosyal uyum kavramı gelmektedir. Bu çalışmada sosyal uyum kavramı ile uyumu etkileyen faktörler açıklanmaya çalışılmış, Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis illeri içerisinde bulunan Geçici Koruma Altındaki Suriyeli kadınların sosyal uyum düzeylerinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis illerinde yaşayan Suriyeli kadınları temsil etmesi açısından farklı sosyoekonomik dinamiklere sahip 410 kişilik bir örneklem grubu oluşturulmuştur. Bu örneklem grubuyla yapılan araştırma sonucunda Suriyeli kadınların sosyal uyum düzeyleri ile kadınların çeşitli demografik bilgileri ve düşünceleri arasında farklılaşmaların tespit edilmesi hedeflenmiştir.

GaziantepGeçici hukuki korumalarGöçmenler+5
Songül Köse
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

E-belediyecilik uygulamalarından yararlanma düzeyi: Gaziantep ili örneği

Çalışmada e-belediyecilik uygulamalarından yararlanma düzeyi, Gaziantep ili örneğinde araştırılmış, kavramsal çerçeve kapsamında buna bağlı olarak E-Devlet kavramı incelenmiştir. Çalışmanın amacı, E-Belediyecilik hizmetlerinden yararlanma düzeyini Gaziantep'te yaşayan vatandaşlar örneğinde tespit etmektir. Öncesinde konuya ilişkin eleştirel literatür incelemesi yapılmış, ve akademik yazında incelenen konuya ilişkin ortaya konmuş eserlerden yararlanılarak kavramsal çerçeve ortaya konmuştur. Veriler ise Gaziantep'te yaşayan 18 yaş üstü vatandaşların katılımı ile 16 sorudan oluşan bir anket vasıtasıyla toplanmıştır. Bu aşamada araştırmaya toplam 422 kişi katılım sağlamıştır. Katılanların 219'u kadın, 202'si erkektir. Çalışmada öncelikle vatandaşlara e-belediye hizmetleri kapsamında, yaşadıkları şehirdeki belediyenin web sayfasını ziyaret edip etmedikleri sorulmuş ve 295 kişinin nadir ziyaret ettiği, 127 kişinin hiç ziyaret etmediği bulgusu ortaya çıkmıştır. Diğer araştırma sorularına yönelik olarak, anket çalışmasında elde edilen veriler SPSS 21.00 programında analiz edilmiştir. Katılımcıların ekseriyetinin e-belediyecilik uygulamalarını nadiren kullandıklarını belirtmiş olmaları, belediyenin yapmış olduğu uygulamalar konusunda vatandaşta ya bilgi eksikliği olduğu ya da bu uygulamalardan olumlu bir sonuca ulaşabilme ihtimalini düşük görmesi, uygulamaların kullanıcı dostu olmaması, belirli yaş gruplarının teknoloji kullanımı konusunda zayıf olması gibi nedenlerden dolayı uygulamaların kullanımı konusuna mesafeli durduğu görülmüştür. Uygulamaları görece daha sık kullananların ise çoğunlukla kamu kurumları veya belediye ile fazla iletişim halinde olan, bu kurumlarla işi gereği daha sık işlem yapmak durumunda bulunan bireylerden oluştuğu tespit edilmiştir. Ortaya çıkan durum, belediyenin sunmuş olduğu hizmetler konusunda, vatandaşlara uygun zaman ve koşullarda bilgilendirici ve eğitici faaliyetler düzenlenmesinin kaynak kullanımı ve devreye sokulan uygulamaların etkinliği açısından önemli olacağını göstermiştir. Dolayısıyla e-belediyecilik uygulamalarını yürüten belediye birimleri ile, belediyelerin halkla ilişkiler ve eğitim birimleri ortaklığında düzenlenecek bilgilendirici ve yetenek artırıcı bu yöndeki eğitim faaliyetlerinin, vatandaşların uygulamalara erişimini ve hizmetlerin daha etkin sunumunu kolaylaştıracağı değerlendirilmektedir.

Belediye hizmetleriBelediyelerElektronik belediyecilik+1
Ceren Tek
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı İmparatorluğu'ndan İsveç'e politika transferi: Kamu denetimi (Ombudsmanlık) örneği

Bu çalışmada ombudsmanın ortaya çıkış sürecinden hareketle özünü koruyarak politika transferi çerçevesinde nasıl bir gelişim gösterdiği ve bu politikanın bumerang korelasyonu bağlamında ortaya çıktığı yere dönüşünün teorik incelemesi yapılmıştır. Politika transferine örnek olan ombudsmanın tarihsel kökenlerinin belirlenmesi ve ilk çıkış referans noktasına yani politikanın özüne ulaşılabilmesi adına İslami dönemler, Osmanlı ve İsveç adli, idari denetim yapıları karşılaştırmalı yöntemler ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda Yüksek Ombudsmanın (Högste Ombudsmannen), Osmanlı idari yapılarından özellikle sadrazamlık makamı ve kadıların Mehayif Teftişi uygulamalarından esinlenilerek 1713 tarihinde yeni bir yapı olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Bu yapı, İsveç Kralı XII. Charles'ın Osmanlı topraklarında beş yıla yakın süren ikameti akabinde Osmanlı'dan gönüllü fakat gerekli bir transfer ile ortaya çıkmış, önce Avrupa'ya daha sonra ise Türkiye'ye zorunlu bir transfer şeklinde evrilerek geri dönmüştür. Bu süreçte politika transferi ile yayılan ombudsman sistemine yönelik geçmişte yapılan seçimlerin zamanla bu alanda belirli bir öğrenme ve kabul durumu oluşturduğu ve gelecekteki seçimleri etkileyerek izlenebilir izlek bağımlı bir korelasyon oluşturduğu görülmüştür. Ayrıca, bir politikanın çıktığı yerde iz bırakıp, çıktığı yerden iz götürebildiği ve tarihsel süreç içerisinde politika transferi ile çıktığı yere geri dönebildiği tezinden hareketle ombudsman sisteminin yayılım süreci politika transferinde bumerang korelasyonu yaklaşımı ile açıklanarak anlamlandırılmıştır.

Bumerang korelasyonuKamu Denetçiliği KurumuKamu denetimi+5
Cuma Ali Özbek
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Weimar öncesi (II. Wilhelm 1888-1918) dönemden birleşme sonrası (Merkel 2005-2021) döneme Alman stratejik kültürü

Stratejik kültür çalışmaları çok da eski bir tarihe dayanmamaktadır. Keza, literatürde stratejik kültür ile ilgili yapılan çalışmalar henüz doyuma ulaşmış değildir. Çünkü stratejik kültür, üzerine düşünülmesi ve araştırma yapılması gereken geniş ve kapsamlı bir konudur. Bu çalışma, Weimar öncesi dönem olan son imparatorluk çağından yani II. Wilhelm'den birleşme sonrası Merkel dönemi sonuna dek olan süreci kapsamıştır. Çalışma, lider söylemleri üzerinden Almanya'nın stratejik kültürünü değerlendirme amacı taşımıştır. Bu kapsamda dönemler ve her dönemin öne çıkan kritik liderleri belirlenmiştir. Ardından ilgili dokümanlara ve arşiv belgelerine ulaşmak için, Alman Başkonsolosluğuna ve Büyükelçiliklere başvurulmuştur. Gerekli belge ve metinler toplandıktan sonra, Maxqda programı ile her bir liderin 7'şer konuşması Analiz edilmiştir. Ardından analiz veri sonuçları ile uzman görüşüne başvurulmuştur. Bunun için, Johnston'ın stratejik kültür ortam düzeni baz alınmıştır. Johnston'ın temel varsayımları dâhilinde, uzmanlara puanlama yaptırıldıktan sonra, istatistiksel işlemler yapılmıştır. Ulaşılan sonuç ile her bir liderin stratejik kültür tutumu grafiklerle detaylı bir şekilde aktarılmıştır. Ardından, her bir dönemin stratejik kültür skalasında puan ortalaması saptanmıştır. Tüm bunlardan sonra Almanya'nın incelenen dönemler kapsamında genel Stratejik kültür puanına ve tutumuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada hem nitel hem nicel yöntemler kullanılmıştır. Literatürde daha önce yapılmış olan böyle bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı ve daha sonra bu konuda çalışmak isteyenlere örnek olacağı düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Stratejik Kültür, Almanya, Alman Şansölyeler, Maxqda Analizi, Lider Söylemleri

AlmanyaBaşbakanKültür+5
Zeynep Elçin Kamalak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Recent rapprochement of Turkish and Qatari relations and the collapse of the GCC

Qatar, that is referred as a "small but effective state" in the literature, has differentiated itself from the others with its independent foreign policy from the neighboring countries in its region, competing with them and implementing an active foreign policy during the Arab Spring process in the region, and the investments it has made to develop alliances and has come to the fore more than the countries in the region. Qatar, which may face many external threats in its region for these reasons, has come under the influence of the United States of America (U.S), which cares primarily about its natural resources, in order to protect its national integrity and minimize security problems, and on the other hand, it has taken steps to create other allies by using its financially powerful instruments in its foreign policy. Qatar has investments worth 335 billion dollars in the countries of the world from fashion to real estate, from finance to industry, and from tourism to retail. With an investment volume of 18 billion dollars, Turkey has become the seventh country that invests the most in Turkey and has been frequently featured in the press in this respect. Qatar has created the image of a rich country with its large volume of investments and has managed to become popular in the world agenda with this aspect. As of 2015, Qatar accelerated its company investments and made approximately 7 billion dollars of company purchases in Turkey. Economic and trade relations between the two countries have begun to develop with these investments. Along with the Gulf Crisis, the development of military and diplomatic relations makes Qatar an important actor for Turkey as well. Keywords: Türkiye, Foreign Policy, Qatar Relations, Gulf Cooperation Council, Tamim, Erdoğan

Military relationsEconomic relationsQatar+7
Oktay Yalçın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The Islamic State between facts and exaggeration & the role of U.S. intelligence and secretive agencies in the war against terrorist organizations

The Islamic State (IS), The Islamic State of Iraq and al-Sham (ISIS), or its most used version in English-speaking countries as The Islamic State of Iraq and Levant (ISIL) is wildly known for its barbaric and oppressive practices. Still, it is also known for promoting such practices in the media in general and on social media, which is mainly considered and used as a tool of psychological warfare against the enemy and as a source of funding. This work deals with ISIS and its foundation. It examines the origins, background, ideology, and propaganda used and the cyber activities of this terrorist group. It also touches on the U.S. intelligence and secretive agencies and their way of handling the battle against these Jihadis. Therefore, this dissertation focuses on ISIS propaganda and the types of off-line and online activities (real space and cyberspace activities) conducted since its creation to examine the extent of its threat to the security services, governments, and international bodies, besides studying the level of severity of its offensive strategy and how security and intelligence agencies, governments and international bodies work to protect and safe the global information infrastructures before the cybernetic assaults, and the lives of civilians against terrorists' active targeting. So, this work aims to understand and analyze the deep reasons behind the emergence of such a movement and to understand its nature and thus understand its structure and method of expansion. This work also discusses and re-analyses the missteps and moves of the American security servers in their dealings with Al-Qaeda, which caused the emergence of a more violent movement such as ISIS. The dissertation uses a secondary research method, based on past data and longitudinal studies to review, re-analyze, and interpret events and facts spanning different periods, mainly between the 1980s and 2019, in addition to relying on historical references dating back to the 1200s. The data presented in this work are on an official and professional basis. Thus, it provides a large scope of expertly gathered and processed information. This research has represented conclusions that revolve mainly around these points; the ISIS ideology is not a spur of the moment, but it goes back to the era of the 1200s, and there is a clear gradation in violence and terrorism. International laws and American security services dealt with suspicious methods and double standards which worsened the security situation in the Middle East, specifically in Iraq and Syria, which contributed to the expansion and incursion of extremist terrorist ideology, and the phenomenon of ISIS. This work contributes to understanding the roots, references, and backgrounds of Sunni terrorist movements, to avoid the birth of similar movements shortly or at least facilitate the understanding of its intellectual and field ideology.

United States of AmericaIslamic State of Iraq and al ShamPropaganda+5
Jıhane Gharyenı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal iletişimde Metaverse'ün kullanılma potansiyeli: Fırsatlar ve tehditler

Siyasal iletişim, bir siyasal görüşün ya da organın bulunduğu siyasal sistem içerisinde kamuoyunun güvenini ve desteğini sağlamak dolayısıyla iktidar olabilmek için reklam propaganda ve halkla ilişkilerden yararlanarak sürekli bir şekilde gerçekleştirilen tek veya çift yönlü iletişim faaliyetleridir. Siyasal iletişim kavramı insanlığın yönetme iddiasından bu yana var olan ve insanlığın yönetme iddiası var oldukça varlığını sürdürecek olan iletişim sistemidir. Siyasal iletişim yöntem ve gereçleri insanlığın gelişimiyle paralel olarak gelişmiş ve dönüşmüştür. İnternetin günlük yaşamda aktif olarak kullanılması siyasal iletişim kavramının dijital dünyaya taşınmasına neden olmuştur. Siyasi figürler dijital dünyanın imkanlarını kullanarak faaliyet alanlarını genişletmişlerdir. Günümüzde insanların büyük çoğunluğunun dijital medyayı aktif olarak kullanması dijital dünyayı siyasal iletişimde vazgeçilmez bir alan kılmıştır. Günümüzde siyasetçiler, kurumsal ve bireysel olarak Youtube, Facebook, Instagram, Twitter gibi dijital dünyanın önemli platformlarında hesaplarını oluşturarak faaliyetlerini bu platformlara taşımışlardır. Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte dijital dünyada da önemli gelişmeler meydana gelmektedir. Bu gelişmelerden bir tanesi de ilk kez Neal Stephenson'ın 'Snow Crash' adlı romanında dile getirilen 'Metaverse' yani sanal evren kavramının hayata geçirilmiş olmasıdır. Metaverse ile birlikte kartlar yeniden dağıtılacak, eğitimden eğlenceye, eğlenceden haberleşmeye, haberleşmeden ticari faaliyetlere kadar hayatımızın birçok alanında gelişim ve dönüşüm gerçekleşecektir. Metaverse'ün her alanda gelişimi ve dönüşümü beraberinde getirecek olması Metaverse'ün siyasal iletişim aracı olarak kullanılıp kullanılamayacağı kullanıldığı taktirde ise ne gibi fırsatlar ve tehditler oluşturabileceği sorusunu sormamıza neden olmuştur. Bu sorunun cevabını bulmak amacıyla Metaverse alanında çalışma yapmış on beş bilişimci ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerle yarı yapılandırılmış mülakat sorularıyla veriler toplanılıp, bu veriler içerik analizi ile detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçta mecliste grubu bulunan siyasi partilerin Metaverse gelişmelerini yakından takip ettiği ve bu alanda çalışmalar yaptığı görülmüştür. Bilişimcilerin ve siyasi partilerin ortak kanaati ise Metaverse'ün siyasal iletişim aracı olarak kullanılabileceği fakat Metaverse'ün mevcut halinin birçok eksiklik ve güvenlik tehdidi barındırdığıdır. Bu eksiklikler giderildiğinde ve güvenlik açıkları kapatıldığında Metaverse her alanda olduğu gibi siyasal iletişim alanında da aktif bir şekilde kullanılabilme potansiyeli taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Metaverse, Metaverse'ün Potansiyel Kullanım Alanları, Metaverse'ün Siyasi Partiler için Sunduğu Fırsatlar ve Tehditler, Siyasal İletişim, Dijital Medya

MetaverseSayısal medyaSiyasal iletişim+1
Ramazan Başoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Dış politika yaptırımlarında bayrak etrafında toplanma etkisi: Türkiye örneği

Bu tez, dış politika yaptırımları ile bayrak etrafında toplanma değişkeni arasındaki iki yönlü ilişkiyi incelemektedir. Devletler veya uluslararası örgütler bir başka devletin izlediği politikaları kendi istedikleri doğrultuda değiştirmek amacıyla çeşitli dış politika araçlarını kullanmaktadırlar. Dış politika yaptırımları bu araçların başında gelmektedir. Dış politika yaptırımları; diplomatik, ekonomik veya akıllı yaptırım şeklinde olabilmektedir. Yaptırımların başarısını etkileyen çeşitli faktörler mevcuttur. Bu faktörlerden birisi yaptırım esnasında bayrak etrafında toplanmanın gerçekleşip, gerçekleşmemesidir. Bu tezin ana argümanı ve hipotezleri bu değişken çerçevesinde oluşturulmuştur. Tezde çeşitli metotlar kullanılarak yaptırımlarda hangi şartlarda bayrak etrafında toplanma gerçekleştiği ve yaptırımlarda bayrak etrafında toplanma gerçekleştiği takdirde ne gibi sonuçlar ortaya çıkacağı ortaya konulmuştur. Bu yapılarken metot olarak karşılaştırmalı vaka analizi ve anket yöntemi kullanılmıştır. Tezin konusu olarak Türkiye ve Türkiye'ye karşı uygulanan yaptırımlar ele alınmıştır. Tezde Türkiye'ye karşı en çok yaptırım politikasına başvuran ABD ve AB yaptırımları ele alınmıştır. Bu kapsamda tezin argümanı ve hipotezlerini test etmek amacıyla üç farklı ABD/AB Türkiye yaptırımı incelenmiştir. Bunlar; ABD'nin 1974 Kıbrıs Harekatları sonrası uyguladığı yaptırım; AET'nin 1980 darbesi sonrası Türkiye'ye uyguladığı demokratikleşme yaptırımları ve son olarak AB'nin 1995 yılında Türkiye'ye uyguladığı demokratikleşme ve insan hakları yaptırımlarıdır. Tezde anket yöntemi kullanılarak, katılımcıların çeşitli yaptırım senaryoları karşısında verdikleri lider destek onayı ölçülmüştür. Bu şekilde ne tür yaptırım senaryolarında bayrak etrafında toplanma etkisinin oluşup oluşmadığı ortaya çıkarılmıştır.

Ekonomik yaptırımlarYaptırımlar
Melih Ertuğrul Yılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Other supervisors