Theses supervised by Doç. Dr. Burhanettin İmrak
16 theses · Çukurova University
Farklı bitki büyümeyi düzenleyicilerin Aronya'nın (Aronia melanocarpa (michx) Elliot) mikroçoğaltımı üzerine etkilerinin araştırılması
Son yıllarda katma değeri oldukça yükselen Aronia melanocarpa türlerinin tohumla çimlenme oranının düşük düzeyde olması ve generatif yöntem olan tohum ile üretimle elde edilen bitkilerin açılım göstermesi nedenleriyle hızlı ve kitlesel vegetatif çoğaltma yöntemlerine gereksinim duyulmaktadır. Bu nedenle Aronya türlerinin üretiminde mikro çoğaltma tekniklerinin kullanılması büyük önem taşımaktadır. Çalışmada ülkemiz meyve çeşitliliğine katkıda bulunacak Aronya bitkisinin, hızlı, virüsten ve hastalıktan ari çoğalmasına imkân veren doku kültürü yöntemi ile kitlesel üretim olanakları araştırılmıştır. Bu amaçla, 'Viking' 've ''Nero'' çeşitlerinin nodal segmentlerin eksplant olarak kullanılmış olup yüzey sterilizasyonunda sodyumhipokloritin farklı dozları (%5, %10, %20), sürgün geliştirme, kardeşlenme ve köklenme başarısını arttıracak farklı bitki büyüme düzenleyiciler ve kimyasallar ve bunların farklı kombinasyonları kullanarak kitlesel üretimi için en iyi uygulamalar belirlenmiştir. Yüzey sterilizasyonunda en iyi sonuç %10'luk dozda 10 dakika muameleden elde edilmiştir. Aronyanın kitlesel çoğaltımında en iyi sürgün gelişimi ve en fazla kardeşlenme 2mg/L BAP+0.5 KİN + 0.1mg/L IBA+0.1mg/L GA3 kombinasyonundan elde edilmiştir. Köklenme için Gamborg B5 Vitaminlerini içeren ½ MS temel besin ortamı ve IBA (1, 2 ve 3 mg/L) ve NAA' (1, 2 ve 3 mg/L) dozları arasında en iyi sonuç 2 mg/L IBA +0.5 mg/l NAA oksin kombinasyonlarını içeren besi ortamında gerçekleşmiştir. Anahtar Kelimeler: Aronia, mikro çoğaltma, BBD, kardeşlenme, köklenme.
Ülkemiz için yeni kayısı çeşitlerinin adaptasyonu
Çalışma 1100 m yükseklikteki Çukurova Üniversitesi Pozantı Tarım Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde Myrobolan 29 C anacına aşılı 4x1.5m aralıklarla dikilmiş 4 yaşında 13 yeni kayısı çeşidi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ağaçlar merkezi lider sisteminde budanmıştır. Yüksek rakımlı bölgelere uygun yeni kayısı çeşitlerinin belirlenmesini amaçlayan çalışmada meyve kalite kriterlerinin belirlenmesi için pomolojik analizleri yapılmış (meyve ağırlığı, çekirdek ağırlığı, et sertliği, TSS (toplam çözünebilir katılar) ve verim değerleri (kg / ağaç) saptanmıştır. Standart gübreleme ve sulama programlarının uygulandığı çalışmada Fenolojik gözlemler (tomurcuk kırılması, ilk çiçeklenme, tam çiçeklenme ve hasat tarihi) kaydedilmiş, ayrıca deneme alanının soğuk birikimi standart ve soğuk birimi (Chill Unit) yöntemlerine göre belirlenmiştir. Pomolojik analiz sonucuna göre en yüksek meyve ağırlığı ve sertliği Gadycat çeşidinden (49.10 g - 6.47 kg / cm2) elde edilmiştir. Derim zamanı bakımından Orange Ruby ve Mediabel (28.06.2019) çeşitleri en erkenci çeşitler olarak saptanmıştır. Denemede yer alan tüm çeşitler soğuklama gereksinimlerini karşılamışlardır. Kalite ve verim değerleri açısından Gadycat, Mediabel, Orange Ruby ve Faralia çeşitleri yüksek rakımlı alanlar kayısı yetiştiriciliğine uygundur. Anahtar kelimeler: Kayısı, Adaptasyon, Soğuklama, Yüksek Rakım
Kayısı anaç üretiminde kullanılacak tohumların kükürtleme ve açıkta kurutma sonrası canlılık ve çimlenme durumlarının incelenmesi
Sert çekirdekli meyvelerde susuzluğa dayanıklı, her türlü toprak koşullarına uyum sağlayabilen, hastalık ve zararlılara toleransı yüksek anaçlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu anaçların kaynağını doğadaki tohumlar oluşturmaktadır. Tohum, bitkinin gelişimini, verimini, hastalık ve zararlılara dayanıklılığını belirleyen temel materyal olmanın yanında ticari fidan üreticilerinin ve seleksiyon çalışması yapan araştırmacılarında kaynağını oluşturur. Bu çalışmada Hacıhaliloğlu ve Kabaaşı çeşidinin gün kurusu ve islimli (kükürtlü) ve taze tüketilen meyvelerinden elde edilen tohumlar (islimsiz) kullanılmıştır. Canlılık tespiti için 2, 3, 5-Trifenil Tetrazolium Klorür (TTC), testi yapılmış, çimlendirme testi ile karşılaştırılmıştır. Çimlendirme testi, endokarplı, endokarpsız ve endokarpsız tohumlara giberellik asit uygulamasıyla yapılmıştır. Radisil uzunluğu 4-5 mm olan tohumlar çimlenmiş kabul edilmiş ve viyollere ekilerek büyüme analizi (boy, çap, Spad, PSII) için takibi yapılmıştır. Denemeler 3 yinelemeli ve her yinelemede 15 tohum olacak şeklinde planlanmıştır. Bu çalışmada tetrazolium testi sonucunda, kükürt uygulaması yapılan tohumların canlılık oranlarının (Kabaaşı'da boyanma yok, Hacıhaliloğlu'da %60 hiç boyanmamış) düşük olduğu, çimlendirme sonuçları ile de tutarlılık gösterdiği ve giberellik asit uygulamasının tohumlarda çimlenme süresini kısalttığı tespit edilmiştir. Büyüme analizinde, en iyi sonuç Kabaaşı çeşidinin, islimsiz tohumlarında elde edilmiştir. Çap, Spad ve PSII analizinde en iyi sonuç, Kabaaşı çeşidinin endokarplı ekilen islimsiz tohumlarından elde edilmiştir.
Mogador kayısı çeşidinde Crop Aid NPA uygulamasınınilkbahar geç don zararını önlemesi üzerine etkisinin araştırılması
İlkbahar geç donları kayısı yetiştiriciliğinde karşılaşılan en önemli sorunlardan birisidir. Çalışma Hatay ilinde 2011 yılında 5x2 m aralıklarla dikilmiş Myrobolan 29-C anacı üzerine aşılı 'Mogador' kayısı çeşidinde 2021-2022 döneminde yürütülmüştür. Araştırmada doğal bitki antifrizi olan Cropaıd NPA uygulamasının dona dayanıklılığı arttırma üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Uygulama 500g/100lt su, kontrol grubuna ise sadece su püskürtülmüştür. Uygulamalar pembe tomurcuk ve küçük meyve dönemi olmak üzere 2 dönemde yapılmıştır. Deneme alanının toplam soğuk birikimi Chil Unit (CU) (963 birim) ve standart yönteme göre (2285 saat) hesaplanmıştır. Çeşidin sıcaklık gereksinimi 9723 saat olarak hesaplanmıştır. Uygulamanın fenolojik evrelere önemli bir etkisi olmamıştır. Suni don testinde yapılan ölçümler sonucunda Tomurcuk-Çiçek döneminde alınan örnekler kontrol ağaçlarında 17.56 – 47.3 µs/cm arasında değişim gösterirken uygulama grubunda 14.57 – 44.13 µs/cm arasında değişim göstermiştir. Küçük meyve döneminde alınan örneklerde kontrol grubunda 71.85 – 106.49 µs/cm arasında değişim gösterirken, uygulama yapılan ağaçlarda 39 – 78.95 µs/cm arasında değişim göstermiştir. Cropaıd NPA Uygulamasının dona dayanıklılık sağlama bakımından süre ve sıcaklığa bağlı olarak değişen oranlarda faydalı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca don testi sonucunda küçük meyve döneminin tomurcuk ve çiçek döneminden daha hassas olduğu saptanmıştır.
Gala buckeye elma çeşidinde dinlenmenin kırılmasına yönelik çalışmalar
Bu çalışma Mersin ilinin Tarsus ilçesinin Çağbaşı mahallesinde üretici parselinde 2021-2022 döneminde yürütülmüştür. M9 elma anacı üzerine aşılı 10 yaşında Gala Buckeye çeşidinde Levante, Erger + Active Erger, Brotstart, Dormex ve Kontrol (su) uygulamaları yapılarak, dinlenmenin kırılması fenolojik gözlemler ve pomolojik analizler ile incelenmiştir. Bölgede kış ayı sıcaklıklarının yüksek olmasından dolayı çeşidin soğuklama gereksinimini karşılamadan dinlenmeden çıktığı saptanmıştır. Kontrol uygulamasında uyanma homojen olmayıp diğer uygulamalara göre pembe tomurcuk zamanı ve çiçeklenme zamanı daha geriden gelmiştir. Meyve ve çiçek sayısı daha az olup ve buna bağlı olarakda verim daha düşük olduğu gözlemlenmiştir.
Selekte edilen bazı kayısı (Prunus armeniaca L.) genotiplerinin ve şeftali (Prunus persica L.) melez bireylerinin demir klorozu ve kuraklık stresine dayanıklılığının saptanması
Bu tez çalışması, 2020-2021 yılları arasında Çukurova Üniversitesi'nde yürütülmüştür. Hatay, Mersin, Niğde ve Nevşehir illerinden seçilen 29 kayısı çeşit ve genotipi; aşılama yöntemleriyle çoğaltılarak abiyotik (kuraklık ve kireç) stres koşullarına tolerant/dayanıklılık durumları denemelerle saptanmıştır. Benzer şekilde şeftalilerde Stark Red Gold (N) X Üstün (Ş) ile Venüs (N) X Üstün (Ş) melez kombinasyonlarından elde edilen 74 adet ümitvar melez birey çoğaltılarak, abiyotik stres denemelerinde kullanılmıştır. Abiyotik stres çalışmalarında, kuraklık ve demir klorozuna dayanıklılık denemeleri tüm türlerin çoğaltılabilen genotiplerinde yürütülmüş ve genel olarak kuraklık stresi uygulanan tüm türlerde %50 ve %40 kısıtlı sulamanın gövde çapı, bitki boyu ve yaprak sayısını azalttığı; SPAD ve PSII değerleri üzerine olumsuz etki yaptığı belirlenmiştir. Öte yandan fotosentez etkinliği parametrelerinden Transpirasyon (E), fotosentez hızı (PN) A, Hücreler arası korbondioksit miktarı (Ci) ve stoma iletkenliği (gS) değerlerinin de kısıtlı sulamayla düştüğü saptanmıştır. Demir stresinin genel olarak, bitkilerde gövde çapı ve boyunu azalttığı veya etkilemediği; buna karşın yaprak sayısını azalttığı; SPAD ve PSII değerlerini de düşürdüğü belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Abiyotik stres, kayısı, şeftali, kuraklık, demir
Kilis yağlık ve gemlik zeytin çeşitlerinde bilezik alma uygulamasının çiçek dökümü ve meyve verimi üzerine etkileri
Bu çalışmada, Kilis Musabeyli içesinde yer alan Kilis Yağlık zeytin çeşidi ve Gaziantep Nurdağı ilçesinde bulunan Gemlik zeytin çeşidinde bilezik alma uygulamalarının çiçek dökümü ve meyve verimi üzerine etkileri incelenmiştir. Tam çiçeklenme ve Tam çiçeklenme + Küçük meyve dönemleri olmak üzere tek bilezik alma ve çift bilezik alma uygulamaları yapılmıştır. En yüksek meyve tutum oranı çift bilezik alma uygulaması yapılan Kilis Yağlık Zeytin çeşidi ağaçlarında (%3,47) saptanmıştır. Meyve ağırlığı (3,86g) ve en-boy uzunluğu (17,44-22,46 mm) bakımından en yüksek değerler ise çift bilezik uygulaması yapılmış Gemlik Zeytin çeşidi ağaçlarında saptanmıştır. Meyve eti çekirdek oranı (%4,48) ve ağaç başına verim miktarı 51,27 kg/ağaç ile Kilis Yağlık çeşidinde çift bilezik alma uygulamasından elde edilmiştir. Çalışma sonucunda her iki çeşitte Meyve sayısı, meyve tutum oranı, meyvelerin en-boy değerleri, meyve ağırlığı ağaç başına verim miktarları bakımından bilezik alma uygulamalarının kontrole göre daha iyi sonuçlar verdiği saptanmıştır.
Bazı incir çeşit ve genotiplerinin tuz stresine toleranslarının saptanması
Bu tez çalışması, 2022 yılında Haziran-Ağustos ayları arasında Çukurova Üniversitesi'nde yürütülmüştür. Prima projesi (FREECLIMB TÜBİTAK-119N495) kapsamında Aydın-Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü'nden gönderilen, 33 dişi incir genotipi ile tuz stresine dayanaklılık durumları denemelerle saptanmıştır. Stres ve kontrol bitkilerinde denemenin başında yapılan bitkisel ölçüm değerleri ile deneme sonunda yapılan gövde çapı, bitki boyu ve yaprak sayısının ölçüm değerleri sonucunda tüm çeşit ve genotiplerde önemli düşüşler saptanmamıştır. Bazı genotip ve çeşitlerde stres uygulanan bitkilerde yapılan gövde çapı, bitki boyu ve yaprak sayısını ölçümlerin kontrol bitkilerinden daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu durum tuz stresinin bitki gelişimini etkilemediği yönünde değerlendirilmiştir. Tuz stresinin yaprak su potansiyeline etkisinin saptanmasında deneme sonunda stress bitkilerinde ölçülen değerlerin kontrol ve deneme başında stres bitkilerinde ölçülen değerlerden daha düşük olduğu saptanmıştır. Bu çalışmada ülkemiz açısından önemli olan ticari çeşitleri arasından değerlendirilen parametrelere bakılarak tuz stresine en toleranslı genotip ve çeşitlerin Bursa Siyahı, Gök, Yeşilgüz, Sarılop olduğu değerlendirilmiştir.
0900 Ziraat kiraz çeşidinde kalsiyum, green stim, kitosan ve kekik yağ uygulamalarının meyve çatlamasının önlenmesi ve kalite kriterleri üzerine etkileri
Bu çalışma 2022-2023 döneminde 1200m rakımlı Çukurova Üniversitesi Pozantı Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde bulunan deneme parselinde MaxMa 60 anacı üzerine aşılı, 5x5m dikim mesafesinde dikilmiş ve Merkezi Lider sisteminde budanmış 5 yaşlı 0900 Ziraat kiraz çeşidi üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada; %0.5 CaCl2, 300ppm Green Stim, 100ppm Kitosan, 400ppm Kekik yağı, uygulamaları ile kontrol olarak su kullanılmıştır. Çalışma tesadüf parselleri deneme desenine gör 3 tekerrürlü ve her tekerrürde 10 bitki olacak şekilde yürütülmüştür. Çalışma sonucunda, En yüksek meyve çatlama kontrolde %36 oranında saptanırken en düşük meyve çatlama oranı %2 ile Kekik Yağı (400 ppm) uygulamasından elde edilmiştir. Özellikle Kekik yağı uygulaması, meyve boyutlarında olumlu etki yapmıştır. Kontrol de 7,39 g olan meyve ağırlığı Kekik yağında 8,42g olarak belirlenmiş olup meyve ağırlığına olumlu etkisi saptanmıştır. Meyve eti sertliği uygulamasında da en iyi sonuç Kekik yağı uygulamasında alınmıştır. Kontrol 4,5(kg) belirlenirken Kekik yağı uygulamasında Meyve eti sertliği 5,42(kg) olarak tespit edilmiştir.
Bazı erkek incir çeşit ve genotiplerinin tuz stresine toleranslarının saptanması
Bu tez çalışması, 2022 yılında Haziran-Ağustos ayları arasında Çukurova Üniversitesi'nde yürütülmüştür. Prima projesi (FREECLIMB TÜBİTAK-119N495) kapsamında Aydın-Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü'nden temin edilen, 9 erkek incir genotipinin tuz stresine tolerans durumları saptanmıştır. Stres ve kontrol bitkilerinde denemenin belli aşamalarında yapılan morfolojik (gövde çapı, bitki boyu ve yaprak sayısı) ve fotosentetik ölçüm değerleri karşılaştırılmıştır. Morfolojik ölçüm sonuçlarında Mıstık genotipi ve Hamza çeşidi en iyi performansı göstermiştir. Kızılay 1 genotipi ise en düşük değerleri almıştır. Denemede yer alan tuz stresine maruz kalmış tüm çeşit ve genotiplerin yaprak su potansiyelinde düşüş olduğu saptanmıştır. Fotosentetik parametrelerdede tuz stresine bağlı olarak düşüşler saptanmıştır. SPAD (Klorofil değeri) ölçüm değerleri Şaytan 1 ve Kızılay 1 genotipleri dışında hepsinde artış saptanmıştır. Besin elementi analizi analizi sonucunda özellikle tuza dayanıklılık üzerine önemli olan K/Na ve Ca/Na dengesi bakımından Mıstık genotipi en yüksek değeri, Kızılay 1 genotipi ise en düşük değeri almıştır. Ölçüm ve analiz sonuçlarına göre tuz stresine en dayanıklı genotip Mıstık, çeşit olarakta Hamza öne çıkmıştır. Tuz stresine en hassas genotipise Kızılay 1 olarak saptanmıştır. Diğer çeşit ve genotiplerin orta düzeyde tolerans gösterdikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Erkek incir, tuzluluk, stres, yaprak su potansiyeli, genotip
Subtropik bölgelerde serada ve açıkta yetiştirilen bazı yeni kiraz çeşitlerinde karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik araştırmalar
Bu tez çalışması, 2022-2024 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü arazisinde yer alan serada ve Karayusuflu köyü mevkisinde yer alan Maxma 14 anacı üzerine aşılı, 4x2m mesafelerde dikimi yapılmış ve merkezi lider budama sisteminde budanmış, 4 yaşlı Royal Tiago kiraz çeşidinde yürütülmüştür. Deneme alanlarının soğuk birikimleri standart ve soğuk birimi olmak üzere 2 farklı yöntemle hesaplanmış olup, bölgeler arasında önemli bir fark saptanmamıştır. Bununla birlikte 2022-2023 dönemi soğuk birikimi standart yönteme göre 460 saat, soğuk birimi yöntemine göre ise 202 birim olarak hesaplanmıştır. Bu dönemde yetersiz soğuk birikiminden dolayı gerek örtü altı gerekse açıkta ürün alınamamıştır. Bu nedenle 2023-2024 dönemi için dinlenme kesici (Levante) uygulaması yapılmıştır. Royal Lynn çeşidinde dinlenme kesici uygulanmasına rağmen soğuklamasını karşılayamamış ve herhangi bir çiçeklenme ve meyve tutumu saptanmamıştır. Bu nedenle sadce Riyal Tioga çeşidine ait veriler sunulmuştur. Bu dönemki soğuk birikimi 467 saat ve 280 birim olarak hesaplanmıştır. Dinlenme kesici uygulaması yaklaşık olarak dinlenmeden çıkıştan 30 gün önce yapılmıştır. Bu dönemde Fenolojik gözlemler, döllenme biyolojisine yönelik çalışmalar (Çiçek tozu canlılık ve üretim miktarı, çoklu meyve oluşum aranı (%) ve pomolojik analizler yapılmıştır. Dinlenme kesici uygulaması yapılan ağaçlardan örtü altında 3.7kg/ağaç verim alınırken açıktakilerden ise 3.5 kg/ağaç verim alınmış olup, uygulama yapılmayan (kontrol) ağaçlarından ürün alınamamıştır. Pomolojik özellikler bakımından örtü altı ve açıkta meyve ağırlığı sırasıyla 9.2-7.9 g olarak saptanmıştır. Renklenme bakımından önemli bir fark tespit edilmemiş olup, çoklu meyve oluşum oranının örtü altında 33% olurken açıkta %16.1 olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte derim zamanı bakımından örtü altında 10 gün erkencilik sağlandığı görülmüştür.
Hünnap (Ziziphus jujuba Mill.) bitkisinin subtropik koşullarda yetiştiriciliğinin araştırılması
Bu tez çalışması, gün geçtikçe önemi ülkemizde artmakta olan Hünnap (Ziziphus Jujuba Mill.) bitkisinin Çukurova bölgesinin iklim koşullara uygunluğu araştırmak üzere 2022-2023 döneminde Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümüne ait deneme alanında bulunan Kültür ve Yabani Hünnap ağaçların da üzerinde yürütülmüştür. Denemenin belli aşamalarında Kültür ve Yabani Hünnap ağaçlarının meyvelerinde pomolojik analizler yapılmıştır. Pomolojik analiz sonuçlarına göre kültür bitkilerinden elde edilen meyvelerin kalite bakımından daha üstün olduğu saptanmıştır. Kültür bitkilerinden alınan meyveler de yapılan analizlere göre; ağırlığı 31,58(g), meyve boyu 40,86(mm), meyve eni 41,22(mm), meyve yüksekliği 43,53(mm), meyve eti sertliğinin 48,63(N) olup kültür bitkileri meyvelerinden elde edilen, çekirdek ağırlığı (g), et / çekirdek oranı, suda çözünebilir kuru madde içeriği (SÇKM) (%), pH, titre edilebilir asitlik (%), değerleri yabani bitkilerden elde edilen meyvelerden daha üstün olduğu belirlenmiş, ağaç başına verim değerleri ortalama 6,11-6,55 kg/ ağaç arasında ölçülmüştür.
Divadona ve Zumba yassı şeftali çeşitlerinde değişen sürgün sayısına bağlı olarak verim ve kalite parametrelerinin incelenmesi
Bu tez çalışması, 2023 yılında Tarsus'un Dadalı köyünde yaklaşık 105 m rakımda bulunan , Garnem anacı üzerine aşılı, sıra üzeri ve sıra arası 3x5 m mesafelerde dikimi yapılmış ve mikado budama sisteminde budanmış, 3 yaşlı Divadona ve Zumba yassı şeftali çeşitlerinde yürütülmüştür. Araştırmada her ana dalda bırakılan değişen sürgün ve meyve sayısına göre verim ve meyve kalitesinin arttırılması, hedeflenmiştir. Ayrıca meyve seyreltmesinde işçilikten tasarruf sağlanması bakımından önem taşımaktadır. Mikado sistemi ile budanmış ağaçlarda her ana dalda 14 -17 (kontrol) ve 20 sürgün bırakılmak üzere 3 farklı uygulama yapılmıştır. Çeşitlerin fenolojik gelişim aşamaları, verim ve pomolojik özellikleri incelenmiştir. Meyve ağırlığı bakımından Zumba çeşidi Divadona çeşidinden daha yüksek değerler almıştır. Zumba çeşidinde en yüksek meyve ağırlığı 20 sürgün bırakılan uygulamada 102.35 gr olarak elde edilmiş olup, ağaç başına verim ve dekara verimde en fazla Zumba çeşidinin 20 sürgün bırakılan ağaçlarından elde edilmiştir (33kg – 2178kg) . Her iki çeşitte de 14 sürgün bırakılan uygulamalarda ağaç başına verim ve dekara verim miktarları diğer uygulamalara göre düşük kalmıştır. Suda Çözünebilir Kuru Madde Miktarı bakımından çeşitler arasında istatiksel olarak fark vardır ve en yüksek değer %11.93 olarak Zumba uygulama 14'te belirlenmiştir. Meyve yüksekliği, meyve boyu ve SPAD değerlerinde çeşitler arasında istatiksel bir fark bulunmamıştır.
Mersin ilinde selekte edilen sofralık erik (Prunus cerasifera Ehrh.) genotiplerinin özelliklerinin saptanması ve moleküler karakterizasyonu
Bu çalışma Mersin İlinde doğal ortamda büyüyen ve popülasyonun yoğun olarak görüldüğü Can erik (P. cerasifera Ehrh.) genotipleri üzerinde yürütülmüştür. 2022-2025 yılları arasında yapılan çalışmada selekte edilen genotiplere ait meyvelerde; meyve kalite kriterleri, meyve biyokimyasal içerikleri, genotiplerin morfolojik ve fenolojik gözlemleri ve genotiplerin moleküler karakterizasyonu incelenmiştir. Birincil yıl yapılan seleksiyon çalışmaları neticesinde 31 adet, ikinci yıl sonunda ise 3 adet dahil edilerek toplamda 34 adet genotip seçilmiştir. Genotiplerin hasat tarihleri 25 Nisan ile 6 Eylül arasında değiştiği, suda çözünebilir toplam kuru madde miktarı oranlarının %7.10- %20.44 arasında olduğu tespit edilmiştir. Meyveler de en yüksek antioksidan madde içeriğinin '34' no'lu genotipte 1532.53 (mg /100 g) FeSO4 tespit edilmiştir. En yüksek fenolik içerik '14' no'lu genotipte 1912.00 mg / 100 g GAE olarak ölçülmüştür. Erik genotiplerinin genetik ilişkileri SRAP (Sequence-Releated Amplified Polymorphism) markırları kullanılarak belirlenmiştir. Çalışmada toplam 19 primer kullanılarak 12 farklı kombinasyon denenmiştir. SRAP analizleri sonucunda elde edilen primer başına toplam DNA bant sayılarının 5 ile 9 arasında değiştiği, Polimorfik DNA bant sayısının ise 4 ile 8 arasında değiştiği belirlenmiştir. Toplam DNA bant sayısı 80 ve toplam polimorfik DNA bant sayısı 65 olarak hesaplanmıştır. Genotiplerin genetik benzerlik indeksi 0.44 ile 0.92 arasında değiştiği ve genetik çeşitlilik değerinin % 80.86 olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile selekte edilen erik genotiplerinin birçok farklı özellikleri belirlenerek başarılı sonuçlar ortaya çıkarılmıştır. Bu sonuçlar ileride ıslah çalışmalarının yapılmasında yol gösterecek ve genetik kaynaklarımızın korunması açısından yararlı olacaktır. Ayrıca öne çıkan genotiplerin kaybolmaması adına uygun anaç üzerine aşılanarak koruma altına alınması ve daha sonra arazi performanslarının belirlenmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Prunus cerasifera, Moleküler, Seleksiyon, Antioksidan, Can eriği
Hacıhaliloğlu kayısı çeşidinin klon seleksiyonu ve moleküler karekterizasyonu
Hacıhaliloğlu kayısı çeşidi yetiştiricilik açısından yüksek adaptasyon yeteneği, düzenli ve bol ürün vermesi, kurutmalık özellikleri açısından üstün kalitede olması sebebiyle üreticiler tarafından tercih edilmektedir. Ayrıca çeşit içi varyasyonun yüksek olması klon seleksiyonu çalışmalarında odak noktası olmasına neden olmuştur. Bu çalışma 2022-2025 yılları arasında Malatya ilinin 8 ilçesinde yürütülmüştür. Çalışmada 22 farklı Hacıhaliloğlu klonu ile kontrol olarak seçilen Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Ulusal Genetik Kaynaklar Parselinde yer alan standart Hacıhaliloğlu çeşidi kullanılmıştır. Çalışmada klonların morfolojik, fenolojik ve meyve kalite özellikleri değerlendirilmiş, moleküler düzeyde yapılan analizde DArT tekniği kullanılarak klonlar arasındaki genetik benzerlik ve farklılıklar ortaya konmuştur. Çalışmada yapılan morfolojik gözlemlerde ağaç taç genişliklerinin 380-1310 cm arasında; ağaç taç yüksekliğinin 315-1130 cm arasında; gövde çevresinin 61-180 cm arasında arasında değişim gösterdiği görülmüştür. Meyve kalite özellikleri bakımından incelendiğinde meyve eninin 30.37 ile 42.83 mm; meyve boyunun 30.48 ile 45.04 mm; meyve yüksekliğinin ise 32.40 ile 44.09 mm arasında değişim gösterdiği görülmüştür. Meyve ağırlıkları 18.89 g ile 51.02 g arasında, et/çekirdek oranı %11.22 ile % 26.54 arasında değişim göstermiştir. SÇKM oranları %22.17 ile % 25.63; titre edilebilir asitlik miktarı % 0.28 ile %0.47; pH değeri ise 4.4 ile 7.9 arasında değişmiştir. Renk değerleri incelendiğinde ise; 'L'değeri 51.87 ile 76.5; 'a' değeri -7.47 ile 10.88; 'b' değeri ise 23.47 ile 35.52 arasında değişim göstermiş ve renk okumaları sonucunda hesaplanan C* değeri 23.47 ile 35.96; Hue (h⁰) değerinin ise 1.18 ile 178.64 arasında değer aldığı görülmüştür. Tartılı derecelendirme sonucunda; HK2-HK4-HK7-HK8-HK10-HK11-HK15-HK16 ve HK20 nolu klonlar kontrolden daha yüksek puanlar almıştır. Moleküler çalışmalar sonucunda elde edilen dendrogramda; HK19, HK21 ve HK22 klonlarının diğer klonların yer aldığı kümenin uzağında yer aldığı bunun yanı sıra HK8, HK15 ve HK20 klonlarının aynı kümede yer almasına rağmen bulunduğu küme içerisinde en fazla genetik farklılığı yansıtan klonlar oldukları görülmüştür. Çalışma sonunda öne çıkan klonların aynı çevresel koşullar altında bahçe performanslarının değerlendirilmesi önerilmektedir.
Çataloğlu kayısı çeşidinin klon seleksiyonu ve moleküler karekterizasyonu
Çataloğlu kayısı çeşidi ilkbahar geç donlarına dayanıklı, Hacıhaliloğlu ve Kabaaşı kayısı çeşitlerinden sonra en fazla yetiştiriciliği yapılan verimli kurutmalık bir kayısı çeşididir. Malatya ekolojisinde çeşidin hızla yayılıyor olması ve bir çok farklı klonlarının bulunması, verimli ve kaliteli klonların tespit edilip üretime kazandırılması açısından önem arz etmektedir. Bu çalışma Malatyanın ilçelerinde (Yeşilyurt, Doğanşehir, Darende, Yazıhan, Kale, Hekimhan, Battalgazi, Akçadağ) gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 22 farklı klon ve Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü bünyesinde bulunan Ulusal Genetik Kaynaklar Parselindeki tescilli standart Çataloğlu kayısı çeşidi kontrol olarak incelenmiştir. Değiştirilmiş Tartılı Derecelendirme Yöntemiyle klonların toplam değer puanları belirlenmiş ve yeni nesil dizileme (DArT) tekniğiyle de Moleküler karektarizasyonları gerçekleştirilmiştir. Çataloğlu klon seleksiyonu arazi çalışmalarında fenolojik gözlemler alınmış ve morfolojik özellikler incelenmiştir. Klonların yaşları 5 ile 38 aralığında, taç genişliği 420-1203 cm, taç yüksekliği 265-1280 cm, gövde çevresi 37-139 cm olarak belirlenmiştir. Labaratuvar çalışmalarında meyve analizleri gerçekleştirilmiş olup, yapraklarda moleküler karektarizasyon için DNA izolasyonu gerçekleştirilmiştir. DNA izolasyon aşaması sonrasında örnekler Diversity Arrays Technology şirketine (Avustralya) gönderilmiştir. Meyve kalite özellikleri bakımından klonların meyve ağırlıkları 26,66-46,41g arasında, et/çekirdek oranı 12,93-19,37 arasında ve suda çözünebilir kuru madde miktarı (SÇKM) %21,67-27,30 brix arasında değişim göstermiştir. Yapılan moleküler çalışma sonucunda Çataloğlu klonlarına ait PCA ve kümeleme analizleri klonların genetik yapısının büyük oranda benzer olduğunu, ancak Çataloğlu 19 klonunun genetik olarak belirgin şekilde farklılaştığını ortaya koymuştur. Tartılı derecelendirme ve moleküler analiz sonucunda ÇK5, ÇK15, ÇK19, ÇK21, ÇK22 klonlarının aynı koşullar altında verim ve meyve kalite özellikleri incelenerek üretime kazandırılması önerilmektedir.