Theses supervised by Doç. Dr. Mehmet Taha Boyalık

26 theses · İstanbul 29 MayIs University

Master'sOpen AccessTR

İsmâil el-Konevî'nin Beyzâvî Hâşiyesi ve hâşiyenin özgünlük değeri: Lafzatullah tefsiri örneğinde bir inceleme

Beyzâvî'nin (ö. 691/1291) Envârû't-tenzîl isimli tefsiri Osmanlı medrese müfredatında asırlaca takip edilen temel eserlerdendir. Envâr üzerine yapılan şerh, hâşiye ve ta'lik çalışmaları bir yorum geleneği oluşturmuştur. Bu tezde Envâr yorum geleneğinin önemli halkalarından biri olan İsmâil el-Konevî'nin (ö. 1194/1781) Envâr hâşiyesi konu edilmiştir. Çalışmanın temel amacı Konevî hâşiyesinin muhteva ve üslup özelliklerini kaynaklarıyla ilişkisini de açığa çıkaracak şekilde ortaya koymak ve eserin özgünlük değerini tespit etmektir. Bunun için çalışmada besmeledeki "Allah" lafzı örneklem olarak seçilmiş ve bu lafzın tefsiri kronolojik ve mukayeseli olarak tefsir literatüründe incelenmiştir. Konevî'nin lafzın tefsirine dair izahları şerh-hâşiye literatürüyle mukayese edilerek eserin kaynakları ve katkıları tespit edilmiştir.

BeyzaviBiyografiHaşiye+6
Sümeyra Hatice Sandıkçı
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ṭîbî'nin Futûḥu'l-ġayb'ına kaynaklık etmesi açısından Kuṭbuddîn el-Fâlî'nin et-Taḳrîb fi't-tefsîr'i

Cârullâh ez-Zemaḫşerî'nin (ö. 538/1144) el-Keşşâf 'an ḥaḳâ'iḳi't-tenzîl ve 'uyûni'l-eḳâvîl fî vucûhi't-te'vîl adlı tefsiri, yazıldığı dönemden itibaren kendisinden doğrudan ya da dolaylı olarak istifade edilen ve ondan faydalanmamış bir tefsir yok denecek kadar az olan bir eserdir. Şerafuddîn eṭ-Ṭîbî'nin (ö. 743/1343) Futûḥu'l-ġayb fi'l-keşfi 'an ḳinâ'i'rrayb adlı şerhi ise bu kitap üzerine yazılmış şerh-hâşiye literatürünün en kapsamlı eserlerindendir. Bu tezde, literatüre dâhil olan Ḳuṭbuddîn el-Fâlî'nin (ö. 721/1321-22) et-Taḳrîb fi't-tefsîr adlı hâşiyesinin Futûḥu'l-ġayb'a kaynaklığı incelenmiş ve Ṭîbî'nin kendinden önceki kaynaklardan faydalanma biçimi, et-Taḳrîb özelinde ortaya konulmuştur. Ayrıca Ṭîbî'nin atıfları incelenmek suretiyle, muhtasar içerikli hâşiyelerden sayılan et-Taḳrîb'in değeri ve şerh-hâşiye literatürüne katkısı açıklanmaya çalışılmış, muhtasar hâşiyeler hakkında okuyucunun bir fikir edinmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: el-Keşşâf, Fâlî, Muhtasar hâşiye, Ṭîbî, Futûḥu'l-ġayb, et-Taḳrîb fi't-tefsîr

El-KeşşafEt-Takrib fi't-tefsirEt-Tıbi+6
Ahmet Şehit Tuna
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elmalılı Hamdi Yazır'da mefhum-mâsadak ayrımı ve anlamın olguya bağlı olarak açılması

Elmalılı Hamdi Yazır (1878-1942) Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsiriyle kendisinden sonra önemli bir etki alanı oluşturmuştur. Bu etki, Elmalılı'nın İslamî ilimlerin çoğunda sahip olduğu derinliğin tefsirine de yansımasının bir sonucudur. Bu çalışmada Elmalılı'nın söz konusu tefsiri, yaptığı mefhum-mâsadak ayrımı göz önüne alınarak incelenmiştir. Hem mantık hem de fıkıh ûsulü ilimlerinde ele alınan bu kavramların, Elmalılı tarafından tefsir ilminde de ele alındığı tespit edilmiştir. Elmalılı yaptığı bu ayrımla, bir ayetin tefsiri bağlamında dile getirilen ifadeleri üst bir söylemde birleştirme imkânı elde etmiştir. Elmalılı, anlamları zamanla ortaya çıkan bazı ayetleri de yine bu ayrım bağlamında ele almış, böylece ayetleri her dâim canlı tutmayı başarmıştır. Elmalılı Hak Dini Kur'ân Dili'nde özellikle de mefhum tespitinde İslamî ilimlerdeki birçok disiplini etkin bir şekilde kullanmış, tefsirin interdisipliner yapısını gözler önüne sermiştir. Elmalılı'nın tespit ettiği mefhumlara tarih içinden mâsadaklar arayışı ise Kur'ân'ın anlamının her daim etkisini sürdürdüğünü göstermesi bakımından önemlidir. Bu çalışma, Elmalılı'nın mefhum-mâsadak ayrımıyla ne kastettiğini önce teorik daha sonra ise Hak Dini Kur'ân Dili'ndeki pratik örnekler üzerinden ele alacaktır.

Hak Dini Kur`an DiliKur'an-ı KerimMasadak+4
Mahmut Sayılgan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik tefsirlerde Hz. Süleyman'ın hayvanlarla muhaveresi

Tefsir literatürünün önemli bir kısmını oluşturan peygamber kıssalarından bir tanesi de Hz. Süleyman kıssasıdır. Bu tezde, klasik tefsirler bağlamında Neml sûresinde geçen Hz. Süleyman kıssasının hayvanlarla muhavere kısmı ele alınmaktadır. Öncelikle tezin birinci bölümünde Hz. Süleyman kıssasının Kur'an'da nasıl ele alındığı ve hangi bağlamlarda aktarıldığı incelenmekte ve farklı sûrelerde yer alan Hz. Süleyman kıssasının ihtiva ettiği tüm konular klasik tefsirler nazarından ayrıntıya çok girilmeden aktarılmaktadır. Tezin ana kısmını oluşturan ikinci bölümde ise Hz. Süleyman'ın hayvanlarla muhaveresinin nasıl yorumlandığına dair ilk tefsir olarak nitelenen Mukâtil b. Süleyman'ın (ö. 150/767) Tefsîr-i Kebîr isimli tefsirinden İsmâil Hakkı Bursevî'nin (ö. 1137/1725) Rûhu'l-Beyân adlı tefsirine kadar belirlenen yaklaşık otuz klasik tefsir tarihsel sırayla birbirleriyle mukayeseli olarak incelenmektedir. Söz konusu hayvanlarla muhavere üzerinden klasik tefsirlerde tarihi süreç içerisinde rivayet malzemesi, yorum ve görüş bakımından oluşan paralellikler ve farklılıklar ve tefsir metodundaki kırılmalar ortaya çıkarılmaktadır.

HayvanlarHz. SüleymanKur'an-ı Kerim+4
Cavit Hondı
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an ilimleri ve fıkıh usûlü ilişkisi: Zerkeşî'nin el-Burhân ve el-Bahru'l-Muhît adlı eserlerinde nesih

Tefsir ilminde müstakil bir usûlün/metodolojinin bulunup bulunmadığı ve bununla bağlantılı olarak tefsir ilminin müstakil bir ilim olarak kabul edilip edilemeyeceği son dönemde çokça tartışılan bir konudur. İslâmî ilimler manzûmesinde tefsir faaliyeti için metodolojik bilgi sunan ulûmu'l-Kur'an/tefsir usûlü ile fıkıh usûlü alanları öne çıkmaktadır. Bu iki alanda ortak olarak ele alınan konulardan birisi nesih konusudur. Bu çalışmada Bedreddin ez-Zerkeşî'nin (ö. 794/1392) ulûmu'l-Kur'an alanında kaleme aldığı el-Burhân fî ulûmi'l-kur'ân isimli eseri ile fıkıh usûlünde kaleme aldığı el-Bahru'l-muhît fî usûli'l-fikh adlı eserlerindeki nesih bölümleri mukayese edilererk bu konu özelinde ulûmu'l-Kur'an ile fıkıh usûlü arasındaki ortaklıklar ve farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Böylece ulûmu'l-Kur'an ile fıkıh usûlünün mahiyeti, kapsamı, sınırı ve işlevsel değeri hakkında önemli ipuçları elde edilmesi hedeflenmiştir.

Bedreddin ZerkeşiEl-Bahru`l-MuhitEl-Burhan+7
Abdüs Samed Altın
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Taberî Tefsiri'nin meânî yöntemi açısından incelenmesi

Tefsir tarihinin en önemli eserlerinden biri hicri üçüncü yüzyılda İbn Cerîr et-Taberî tarafından yazılan Câmiu'l-Beyân An Te'vili Âyi'l-Kur'ân'dır. Bu tezde, erken dönemde yazılması ve içerisinde çok sayıda ilmi barından bir eser olması sebebiyle önemli bir konumda bulunan Taberî Tefsiri belâgatın üç ana disiplininden biri olan meânî ilmini bir yöntem olarak tefsirde kullanması açısından ele alınmaktadır. Taberî'nin dil ilimlerindeki yetkinliğinin yer aldığı ilk bölümde meânî disiplininin bir ilim olarak tarihsel gelişimi cahiliye döneminden başlatılarak hicri beşinci yüzyıla Abdülkâhir el-Cürcânî'nin (ö. 471/1078) Delâilü'l-i'câz eseri ile nazım teorisinin teşşekül süreci ve akabinde bu teorinin Kur'ân'ın başından sonuna kadar uygulandığı ilk tefsir eseri olan Zemahşerî'nin (ö. 538/1144) el-Keşşâf adlı eseri ve klasik manada meânî ilmine son şeklini veren Sekkâkî (ö. 626/1229)'ye kadar olan süreç kronolojik olarak verilmekte ve meânî ilmi içerisinde ele alınan konular ve tartışılan meseleler incelenmektedir. Tezin ana kısmını oluşturan ikinci bölümde ise, Taberî Tefsiri anahatlarıyla incelenmektedir. Bu minvalde Taberî Tefsiri'nde i'câz, belâgat ve meânî ilimlerine bakış tespit edilmektedir. Taberî Tefsiri'nden seçilen sınırlı sayıda örnek üzerinden kendisinin meânî ilmini nasıl ele aldığı belirlenmeye çalışılmaktadır. Çalışmada meânî ilminin bir ilim olarak teşekkülünün gerçekleşmediği bir dönemde yazılan Taberî Tefsiri'nin ayetlerde yer alan meânî uygulamalarını bazen belâgat terimlerini kullanarak ancak daha çok anlamsal çerçeve doğrultusunda vermeye çalıştığı sonucuna ulaşılmıştır.

BelagatCamiu`l BeyanKur'an-ı Kerim+4
Fatma Sena Çalışkan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Taberî'nı̇n tarı̇hı̇nde Kur'ân'ın bı̇lgı̇ kaynağı oluşunun tefsı̇rı̇yle mukayeselı̇ bı̇r ı̇ncelemesı̇: Hz. Dâvûd ve Hz. Süleyman kıssaları örneğı̇

Tefsir ve Tarih alanında yazmış olduğu iki önemli eserle adından söz ettiren Muhammed b. Cerîr et-Taberî, Târîhü'l-ümem ve'l-mülûk adlı dünya tarihi eserinde mahlukatın yaratılışından başlayarak kendi zamanına kadar gerçekleşen hadiseleri belli bir kronoloji çerçevesinde ele almıştır. Gerek aktarmış olduğu rivayetlerin içerisinde mündemiç olan ayetler gerekse de aktardığı hadiselerin ardından bu hadiselere kaynaklık etmesi açısından kullanmış olduğu Kur'ân ayetleri dikkate alındığında Taberî'nin bu eserinde Kur'ân'ın ne derecede kaynak olarak kullanıldığı meselesini gündeme getirmiştir. Bu tezde Hz. Dâvûd ile Hz. Süleyman kıssası özelinde Taberî Târîh'inde Kur'ân ayetlerinin kaynak olarak kullanılışı Tefsîr eseri ile mukâyeseli bir şekilde ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kur'ân, Tarih, Taberî, Hz. Dâvûd, Hz. Süleyman

Hz. DavudKur'an-ı KerimKıssa-i Süleyman+4
Abdulkerim Sayılgan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Nişabur tefsir çevresinde muhakkik bir müfessir: Ebü'l-Hasen el-Vâhidî

Bu tez, Nişaburlu dilci ve müfessir Ebü'l-Hasen el-Vâhidî'yi (ö. 468/1076) Nişabur Tefsir Çevresi (NTÇ) ve daha genelde ilk beş asır tefsir literatürü çerçevesinde konu edinmektedir. Tezde birincil olarak Vâhidî'nin tefsirciliğinin ve tefsir literatüründeki yerinin farklı boyutlarıyla açığa çıkarılması, ikincil olarak Vâhidî üzerinden ilk beş asır tefsir faaliyetlerindeki tarihî seyrin izlenmesi amaçlanmaktadır. Bunu gerçekleştirmek için, seçilen örneklemler Vâhidî'nin üç tefsir eseri dikkate alınarak ve ilk beş asırda öne çıkan yirmi kadar müfessirle mukayeseli şekilde incelenmektedir. Vâhidî'nin tefsir anlayışını kendi iç bütünlüğü ve tarihî ilişki ağlarıyla ortaya koyma yönüyle bu tez, tarihsel derinlik, analitik yaklaşım ve bütüncül bakıştan yoksun müfessir-eser merkezli çalışmalardan farklılaşmaktadır. İki bölümden oluşan tezin ilk bölümünde NTÇ ve onun bir temsilcisi olarak Vâhidî'nin entelektüel biyografisi ve tefsir kariyerine yoğunlaşılırken, ikinci bölümde Vâhidî'nin tefsirciliği ve tefsir literatüründeki yeri açığa çıkarılmaktadır. Tezde, Nişabur Tefsir Çevresinin klasik tefsirin gelişimindeki kurucu rolü vurgulanmış, bu çevrenin önde gelen temsilcisi Vâhidî'nin dil ilimleri ile tefsir arasındaki ilişkiyi nazarî ve tatbikî düzeyde kurup kendisine kadarki tefsir geleneğini eleştirel bir okumaya tabi tuttuğu, böylece "tefsirde tahkik tavrı" denebilecek bir yaklaşımla literatürde özgün bir yer edindiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca tezdeki örneklem incelemeleri, ilk beş asır tefsir literatürünün durağan, çizgisel ve tek boyutlu değil dinamik, dairesel ve çok boyutlu olarak geliştiğini göstermiştir.

BiyografiEl-VahidiEsbab-ı nüzul+4
Ahmet Aytep
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ömer en-Nesefî'nin et-Teysîr adlı tefsirinde İmam Mâtürîdî'nin Te'vîlâtü'l-Kur'ân'ının etkisi

Ömer en-Nesefî'nin et-Teysîr fi't-Tefsîr adlı tefsiri hem Hanefî-Mâtürîdî gelenek içerisinde hem de tefsir literatüründe oldukça önemli bir eserdir. Nesefî, bu tefsirinde kendisinden önceki alimlerin görüşlerini derleyerek bunları düzenli bir şekilde nakletmiş ve kendisi de önemli katkılarda bulunmuş, sonrasındaki müfessirleri de önemli ölçüde etkilemiştir. Özellikle Hanefî-Mâtürîdî düşünce sistemini tefsirine yansıtan Nesefî bu geleneği kendisinden sonrakilere aktarması noktasında önemli bir yere sahip olmuştur. Nesefî et-Teysîr'ini kaleme alırken pek çok kaynaktan istifade etmiştir. Bu kaynaklar içerisinde en sık nakilde bulunduğu ve görüşünden etkilendiği temel kaynağı ise Mâtürîdî'nin Te'vîlâtü'l-Kur'ân'ıdır. Te'vîlât'tan yaklaşık 600 civarında nakilde bulunan Nesefî'nin bu nakilleri ağırlıklı olarak kelam ve fıkıh konularıyla ilgili olmakla birlikte farklı meselelerde de aktarımlar gözlenmektedir. Bu tezde, Nesefî'nin hangi konularda, nasıl ve ne sıklıkla Te'vîlât'ı kaynak olarak kullandığı tespit edilmektedir. Söz konusu tespitin yapılabilmesi için her iki tefsir mukayese edilmiştir. Ancak Te'vîlât ve et-Teysîr'in hacimli eserler olması hasebiyle yapılacak mukayese, Fâtiha ve Bakara sûreleri çerçevesinde sınırlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: et-Teysîr, Ömer en-Nesefî, Te'vîlât, Mâtürîdî, Tefsir, Hanefî-Mâtürîdî.

Şeyma Akıncı
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kutbüddin er-Râzî ve Cemâleddin el-Aksarâyî arasında Hakemlik: El-Keşşâf literatüründe Abdülkerim b. Abdülcebbâr'ın Kur'ân ilimleri çerçevesindeki muhakemeleri

Telif edildiği günden itibaren el-Keşşâf metni üzerine çeşitli açılardan birçok eser kaleme alınmıştır. Bu şekilde tefsir tarihinde "el-Keşşâf Literatürü" denilen bir yazım geleneği oluşmuştur. Zemahşerî (ö. 538/1144) el-Keşşâf metnini kaleme aldıktan yaklaşık iki asır sonra Kutbüddin er-Râzî (ö. 766/1365) el-Keşşâf'ı şerh etmek üzere Şerhu müşkilâti'l-Keşşâf adlı eserini telif etmiştir. Kutbüddin er-Râzî'nin çağdaşı kabul edilebilecek olan Cemâleddin el-Aksarâyî (ö. 791/1388), çeşitli disiplinler doğrultusunda şârih Râzî'ye itirazlarda bulunmuş ve bu itirazlarını el-İ'tirâzât adlı eserinde derlemiştir. Daha sonra Abdülkerim b. Abdülcebbâr (ö. 831/1427 [?]) ise şârih Râzî ve itirazcı Aksarâyî arasında hakemlik yapmak üzere el-Muhâkemât adlı eserini kaleme almıştır. İki ana bölümden oluşan bu tezin ilk bölümünde öncelikle İbn Abdülcebbâr'ın hayat hikayesine ve çalışmalarına değinilmiş, ardından el-Muhâkemât'ın muhtevasını şekillendiren el-Keşşâf, Şerhu müşkilâti'l-Keşşâf ve el-İ'tirâzât adlı eserler el-Muhâkemât ile ilişkilendirilerek kısaca tanıtılmıştır. Daha sonra el-Muhâkemât'ın genel özellikleri, kaynakları, yöntemi, literatürdeki yeri ve yazma nüshaları incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise el-Muhâkemât'ta yer alan ulûmu'l-Kur'ân muhakemeleri incelenmiştir. Sırasıyla Zemahşerî, Râzi, Aksarâyî ve İbn Abdülcebbâr'ın tartışmadaki yerleri sunulmuştur. Sonuçta el-Muhâkemât'ın, Aksarâyî'ye yönelik bir reddiye niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca incelenen muhakemeler neticesinde müelliflerin, ulûmu'l-Kur'ân'a dair tartışmaları derinleştirerek tefsir literatürüne katkı sağladıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimler: el-Keşşâf literatürü, Zemahşerî, Kutbüddin er-Râzî, Aksarâyî, Abdülkerim b. Abdülcebbâr, el-Muhâkemât, Kur'ân ilimleri.

Mustafa Aydın
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tefsir tarihinde dilsel bulanıklık çözümlemelerinin kronolojik ve mukayeseli bir incelemesi

Dilsel bulanıklık bir ifadenin anlam ve irap bakımından birden fazla ihtimale açık olması durumudur. Bu durum ayetlerin tefsirinde sıklıkla gündeme gelmektedir. Bu tezde söz konusu durum, belli başlı tefsirler ve ayetlerden örneklemler çerçevesinde ele alınmaktadır. Dilsel bulanıklığın teorik bakımdan açıklandığı birinci bölümde bu durumun semantik veya sentaktik çerçevede meydana geldiği ifade edilmiştir. Tezin ikinci bölümünde, belirlenen tefsirler ve ayetler özelinde semantik ve sentaktik açıdan dilsel bulanıklık verileri sunulmuştur. Tezin son bölümünde ise ikinci bölümde sunulan veriler farklı yönlerden derinlemesine analiz edilmiştir. Çalışmada semantik ve sentaktik çerçevede meydana gelen dilsel bulanıklık verilerinden hareketle dilbilgisel tefsirin tarihî gelişimi hakkında değerlendirmelerde bulunulabileceği ve böylece bu konuyla ilgili bir tefsir tarihi tasavvuru oluşturulabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde dilbilgisel tefsirin tarihi gelişimiyle ilgili bütüncül bir bakış açısı ortaya konulabilmektedir.

Muhammet Adem Yıldız
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fâzıl el-Yemenî'nin el-Keşşâf şerhlerinde Zeydî ve İ'tizâlî yönelim

Fâzıl el-Yemenî el-Keşşâf tefsiri üzerine Dürerü'l-esdâf ve Tuhfetü'l-eşrâf adıyla iki şerh kaleme almıştır. Yemenî'nin kaleme aldığı Tuhfetü'l-eşrâf şerhi ve Mebâhis tefsiri araştırmalara konu edilerek bu eserlerden hareketle onun Zeydî ve Mu'tezilî temayülleri olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu iddialar Yemenî'nin iki el-Keşşâf şerhini mukayeseli olarak etraflıca ele alma ihtiyacını doğurmuş ve şerhlerin içeriğindeki kelâmî mülahazaların tespitine sevk etmiştir. Bu çalışmada Yemenî'nin el-Keşşâf literatüründe kelâmî âyetlerin şerhi söz konusu olduğunda itikâdî bakımdan hangi çizgide durduğunu tespit etmek; Tîbî, İbnü'l-Müneyyir gibi el-Keşşâf şarihlerinin eserleriyle Yemenî'nin şerhleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ayrıca Yemenî'nin iki şerhini karşılaştırmak hedeflenmiştir. Böylece Yemenî'nin itikâdî duruşu tespit edilerek, yazmış olduğu şerhlerin el-Keşşâf literatüründeki yeri ortaya konulmuştur.

Hayrulnisa Geçer
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessAR

Senegalli Müfessir İbrâhîm Niyâs'ın Fî Riyadı't-Tefsîr'i

This research addresses Shaykh al-Islam Ibrahim Niasse and his methodology in his exegesis "Fi Riyadh al-Tafsir" in interpreting the Holy Qur'an. The research consists of three chapters. Chapter One: It comprises two sections. The first section discusses Shaykh Ibrahim Niasse's era and personality, the geography of Senegal and the advent of Islam there, colonization and the political situation in Senegal, social life and Islamic religious education in Senegal, Sufism in Senegal and its role in spreading Islam. The second section includes a biography of Shaykh Ibrahim Niasse; his name and lineage, his birth and upbringing, his academic journey and teachers, and his death. Chapter Two consists of three sections. The first section deals with the scope of the book, the second section covers the book's arrangement and classification, and the third section discusses its sources and the influence of previous exegeses on the book. Chapter Three is composed of two sections: the first section discusses Shaykh Ibrahim Niasse's stance on Qur'anic sciences in his exegesis, such as the reasons for revelation (Asbab-i Nuzul), abrogation (Nasikh and Mansukh), Meccan and Medinan surahs, the names and openings of the surahs. The second section discusses Shaykh Ibrahim Niasse's methodology in his exegesis "Fi Riyadh al-Tafsir". This section covers several topics, such as his reliance on the Qur'an and Sunnah, his reliance on the sayings of the Companions and the Followers, his stance on Israelite narratives, his approach to language and grammar, his stance on Qur'anic readings, his stance on jurisprudence, and his approach to allegorical interpretation in exegesis. Keywords: Shaykh Ibrahim Niasse, Exegesis, Methodology, Allegorical Exegesis.

Zakarıa Sarba
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fazlurrahman'ın yorum anlayışının temel kaynak ve referansları

Modern dönemde Batı geleneği eğitim, sanat, ekonomi, teknoloji, askeri ve siyasi alanlarda büyük ilerlemeler kaydederken, İslam dünyası bu alanlarda gerileme yaşamış ve bu durumun nedenleri özellikle entelektüel çevrelerde derinlemesine sorgulanmıştır. İşte böyle bir tarihsel arka plan içerisinde Fazlurrahman hem Doğu hem de Batı'nın kültürel değerlerine hâkim olan yirminci yüzyılın öne çıkan Pakistanlı düşünürlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. O, söz konusu gerilemenin temel sebebini, İslam dünyasının Kur'an'ı anlama noktasında sistematik bir yorum anlayışı geliştirmemesinde görmektedir. Bu bağlamda yazar, temelleri vahiy teorisine ve ilk dönem Müslümanlarının pratiğine dayanan, amacı ise mevcut toplumsal sorunları Kur'an'ın genel ahlaki değerleri çerçevesinde çözmek olan ve kendi terminolojisiyle "ikili hareket" olarak adlandırdığı bir yöntem önermektedir. Fazlurrahman, bu yorum anlayışının kökenlerini İslamî literatüre dayandırarak kendi perspektifini savunmuş; fıkıh, sosyoloji, iktisat ve sağlık gibi çağdaş meseleleri bu anlayış çerçevesinde ele alarak çözümlemeye çalışmıştır. Bu çalışmanın odak noktası, Fazlurrahman'ın Kur'an ve tefsir bağlamında geliştirdiği yorum anlayışının temel kaynak ve referanslarını, doğrudan kendi eserleri üzerinden tespit etmektir. Tezin birinci bölümü, müellifin biyografisinin yanı sıra yorum anlayışına odaklanırken, ikinci bölüm hem bu yorum anlayışının hem de tefsirle ilişkili konuların temel kaynak ve referanslarını ele almaktadır. Ayrıca, sonuç bölümünde Fazlurrahman'ın yorum anlayışı ile çalışmanın bulguları değerlendirilmiş; ekler bölümünde ise elde edilen veriler tablolar halinde sunulmuştur.

Khoshal Allah Dad
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tefsir tarihinde dilsel bulanıklık çözümlemelerinin kronolojik ve mukayeseli bir incelemesi

Dilsel bulanıklık bir ifadenin anlam ve irap bakımından birden fazla ihtimale açık olması durumudur. Bu durum ayetlerin tefsirinde sıklıkla gündeme gelmektedir. Bu tezde söz konusu durum, belli başlı tefsirler ve ayetlerden örneklemler çerçevesinde ele alınmaktadır. Dilsel bulanıklığın teorik bakımdan açıklandığı birinci bölümde bu durumun semantik veya sentaktik çerçevede meydana geldiği ifade edilmiştir. Tezin ikinci bölümünde, belirlenen tefsirler ve ayetler özelinde semantik ve sentaktik açıdan dilsel bulanıklık verileri sunulmuştur. Tezin son bölümünde ise ikinci bölümde sunulan veriler farklı yönlerden derinlemesine analiz edilmiştir. Çalışmada semantik ve sentaktik çerçevede meydana gelen dilsel bulanıklık verilerinden hareketle dilbilgisel tefsirin tarihî gelişimi hakkında değerlendirmelerde bulunulabileceği ve böylece bu konuyla ilgili bir tefsir tarihi tasavvuru oluşturulabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde dilbilgisel tefsirin tarihi gelişimiyle ilgili bütüncül bir bakış açısı ortaya konulabilmektedir.

Muhammet Adem Yıldız
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kutbüddin er-Râzî ve Cemâleddin el-Aksarâyî arasında Hakemlik: El-Keşşâf literatüründe Abdülkerim b. Abdülcebbâr'ın Kur'ân ilimleri çerçevesindeki muhakemeleri

Telif edildiği günden itibaren el-Keşşâf metni üzerine çeşitli açılardan birçok eser kaleme alınmıştır. Bu şekilde tefsir tarihinde "el-Keşşâf Literatürü" denilen bir yazım geleneği oluşmuştur. Zemahşerî (ö. 538/1144) el-Keşşâf metnini kaleme aldıktan yaklaşık iki asır sonra Kutbüddin er-Râzî (ö. 766/1365) el-Keşşâf'ı şerh etmek üzere Şerhu müşkilâti'l-Keşşâf adlı eserini telif etmiştir. Kutbüddin er-Râzî'nin çağdaşı kabul edilebilecek olan Cemâleddin el-Aksarâyî (ö. 791/1388), çeşitli disiplinler doğrultusunda şârih Râzî'ye itirazlarda bulunmuş ve bu itirazlarını el-İ'tirâzât adlı eserinde derlemiştir. Daha sonra Abdülkerim b. Abdülcebbâr (ö. 831/1427 [?]) ise şârih Râzî ve itirazcı Aksarâyî arasında hakemlik yapmak üzere el-Muhâkemât adlı eserini kaleme almıştır. İki ana bölümden oluşan bu tezin ilk bölümünde öncelikle İbn Abdülcebbâr'ın hayat hikayesine ve çalışmalarına değinilmiş, ardından el-Muhâkemât'ın muhtevasını şekillendiren el-Keşşâf, Şerhu müşkilâti'l-Keşşâf ve el-İ'tirâzât adlı eserler el-Muhâkemât ile ilişkilendirilerek kısaca tanıtılmıştır. Daha sonra el-Muhâkemât'ın genel özellikleri, kaynakları, yöntemi, literatürdeki yeri ve yazma nüshaları incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise el-Muhâkemât'ta yer alan ulûmu'l-Kur'ân muhakemeleri incelenmiştir. Sırasıyla Zemahşerî, Râzi, Aksarâyî ve İbn Abdülcebbâr'ın tartışmadaki yerleri sunulmuştur. Sonuçta el-Muhâkemât'ın, Aksarâyî'ye yönelik bir reddiye niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca incelenen muhakemeler neticesinde müelliflerin, ulûmu'l-Kur'ân'a dair tartışmaları derinleştirerek tefsir literatürüne katkı sağladıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimler: el-Keşşâf literatürü, Zemahşerî, Kutbüddin er-Râzî, Aksarâyî, Abdülkerim b. Abdülcebbâr, el-Muhâkemât, Kur'ân ilimleri.

Mustafa Aydın
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Nişabur tefsir çevresinde muhakkik bir müfessir: Ebü'l-Hasen el-Vâhidî

Bu tez, Nişaburlu dilci ve müfessir Ebü'l-Hasen el-Vâhidî'yi (ö. 468/1076) Nişabur Tefsir Çevresi (NTÇ) ve daha genelde ilk beş asır tefsir literatürü çerçevesinde konu edinmektedir. Tezde birincil olarak Vâhidî'nin tefsirciliğinin ve tefsir literatüründeki yerinin farklı boyutlarıyla açığa çıkarılması, ikincil olarak Vâhidî üzerinden ilk beş asır tefsir faaliyetlerindeki tarihî seyrin izlenmesi amaçlanmaktadır. Bunu gerçekleştirmek için, seçilen örneklemler Vâhidî'nin üç tefsir eseri dikkate alınarak ve ilk beş asırda öne çıkan yirmi kadar müfessirle mukayeseli şekilde incelenmektedir. Vâhidî'nin tefsir anlayışını kendi iç bütünlüğü ve tarihî ilişki ağlarıyla ortaya koyma yönüyle bu tez, tarihsel derinlik, analitik yaklaşım ve bütüncül bakıştan yoksun müfessir-eser merkezli çalışmalardan farklılaşmaktadır. İki bölümden oluşan tezin ilk bölümünde NTÇ ve onun bir temsilcisi olarak Vâhidî'nin entelektüel biyografisi ve tefsir kariyerine yoğunlaşılırken, ikinci bölümde Vâhidî'nin tefsirciliği ve tefsir literatüründeki yeri açığa çıkarılmaktadır. Tezde, Nişabur Tefsir Çevresinin klasik tefsirin gelişimindeki kurucu rolü vurgulanmış, bu çevrenin önde gelen temsilcisi Vâhidî'nin dil ilimleri ile tefsir arasındaki ilişkiyi nazarî ve tatbikî düzeyde kurup kendisine kadarki tefsir geleneğini eleştirel bir okumaya tabi tuttuğu, böylece "tefsirde tahkik tavrı" denebilecek bir yaklaşımla literatürde özgün bir yer edindiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca tezdeki örneklem incelemeleri, ilk beş asır tefsir literatürünün durağan, çizgisel ve tek boyutlu değil dinamik, dairesel ve çok boyutlu olarak geliştiğini göstermiştir.

BiyografiEl-VahidiEsbab-ı nüzul+4
Ahmet Aytep
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Taberî'nı̇n tarı̇hı̇nde Kur'ân'ın bı̇lgı̇ kaynağı oluşunun tefsı̇rı̇yle mukayeselı̇ bı̇r ı̇ncelemesı̇: Hz. Dâvûd ve Hz. Süleyman kıssaları örneğı̇

Tefsir ve Tarih alanında yazmış olduğu iki önemli eserle adından söz ettiren Muhammed b. Cerîr et-Taberî, Târîhü'l-ümem ve'l-mülûk adlı dünya tarihi eserinde mahlukatın yaratılışından başlayarak kendi zamanına kadar gerçekleşen hadiseleri belli bir kronoloji çerçevesinde ele almıştır. Gerek aktarmış olduğu rivayetlerin içerisinde mündemiç olan ayetler gerekse de aktardığı hadiselerin ardından bu hadiselere kaynaklık etmesi açısından kullanmış olduğu Kur'ân ayetleri dikkate alındığında Taberî'nin bu eserinde Kur'ân'ın ne derecede kaynak olarak kullanıldığı meselesini gündeme getirmiştir. Bu tezde Hz. Dâvûd ile Hz. Süleyman kıssası özelinde Taberî Târîh'inde Kur'ân ayetlerinin kaynak olarak kullanılışı Tefsîr eseri ile mukâyeseli bir şekilde ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kur'ân, Tarih, Taberî, Hz. Dâvûd, Hz. Süleyman

Hz. DavudKur'an-ı KerimKıssa-i Süleyman+4
Abdulkerim Sayılgan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Taberî Tefsiri'nin meânî yöntemi açısından incelenmesi

Tefsir tarihinin en önemli eserlerinden biri hicri üçüncü yüzyılda İbn Cerîr et-Taberî tarafından yazılan Câmiu'l-Beyân An Te'vili Âyi'l-Kur'ân'dır. Bu tezde, erken dönemde yazılması ve içerisinde çok sayıda ilmi barından bir eser olması sebebiyle önemli bir konumda bulunan Taberî Tefsiri belâgatın üç ana disiplininden biri olan meânî ilmini bir yöntem olarak tefsirde kullanması açısından ele alınmaktadır. Taberî'nin dil ilimlerindeki yetkinliğinin yer aldığı ilk bölümde meânî disiplininin bir ilim olarak tarihsel gelişimi cahiliye döneminden başlatılarak hicri beşinci yüzyıla Abdülkâhir el-Cürcânî'nin (ö. 471/1078) Delâilü'l-i'câz eseri ile nazım teorisinin teşşekül süreci ve akabinde bu teorinin Kur'ân'ın başından sonuna kadar uygulandığı ilk tefsir eseri olan Zemahşerî'nin (ö. 538/1144) el-Keşşâf adlı eseri ve klasik manada meânî ilmine son şeklini veren Sekkâkî (ö. 626/1229)'ye kadar olan süreç kronolojik olarak verilmekte ve meânî ilmi içerisinde ele alınan konular ve tartışılan meseleler incelenmektedir. Tezin ana kısmını oluşturan ikinci bölümde ise, Taberî Tefsiri anahatlarıyla incelenmektedir. Bu minvalde Taberî Tefsiri'nde i'câz, belâgat ve meânî ilimlerine bakış tespit edilmektedir. Taberî Tefsiri'nden seçilen sınırlı sayıda örnek üzerinden kendisinin meânî ilmini nasıl ele aldığı belirlenmeye çalışılmaktadır. Çalışmada meânî ilminin bir ilim olarak teşekkülünün gerçekleşmediği bir dönemde yazılan Taberî Tefsiri'nin ayetlerde yer alan meânî uygulamalarını bazen belâgat terimlerini kullanarak ancak daha çok anlamsal çerçeve doğrultusunda vermeye çalıştığı sonucuna ulaşılmıştır.

BelagatCamiu`l BeyanKur'an-ı Kerim+4
Fatma Sena Çalışkan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elmalılı Hamdi Yazır'da mefhum-mâsadak ayrımı ve anlamın olguya bağlı olarak açılması

Elmalılı Hamdi Yazır (1878-1942) Hak Dini Kur'ân Dili adlı tefsiriyle kendisinden sonra önemli bir etki alanı oluşturmuştur. Bu etki, Elmalılı'nın İslamî ilimlerin çoğunda sahip olduğu derinliğin tefsirine de yansımasının bir sonucudur. Bu çalışmada Elmalılı'nın söz konusu tefsiri, yaptığı mefhum-mâsadak ayrımı göz önüne alınarak incelenmiştir. Hem mantık hem de fıkıh ûsulü ilimlerinde ele alınan bu kavramların, Elmalılı tarafından tefsir ilminde de ele alındığı tespit edilmiştir. Elmalılı yaptığı bu ayrımla, bir ayetin tefsiri bağlamında dile getirilen ifadeleri üst bir söylemde birleştirme imkânı elde etmiştir. Elmalılı, anlamları zamanla ortaya çıkan bazı ayetleri de yine bu ayrım bağlamında ele almış, böylece ayetleri her dâim canlı tutmayı başarmıştır. Elmalılı Hak Dini Kur'ân Dili'nde özellikle de mefhum tespitinde İslamî ilimlerdeki birçok disiplini etkin bir şekilde kullanmış, tefsirin interdisipliner yapısını gözler önüne sermiştir. Elmalılı'nın tespit ettiği mefhumlara tarih içinden mâsadaklar arayışı ise Kur'ân'ın anlamının her daim etkisini sürdürdüğünü göstermesi bakımından önemlidir. Bu çalışma, Elmalılı'nın mefhum-mâsadak ayrımıyla ne kastettiğini önce teorik daha sonra ise Hak Dini Kur'ân Dili'ndeki pratik örnekler üzerinden ele alacaktır.

Hak Dini Kur`an DiliKur'an-ı KerimMasadak+4
Mahmut Sayılgan
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an ilimleri ve fıkıh usûlü ilişkisi: Zerkeşî'nin el-Burhân ve el-Bahru'l-Muhît adlı eserlerinde nesih

Tefsir ilminde müstakil bir usûlün/metodolojinin bulunup bulunmadığı ve bununla bağlantılı olarak tefsir ilminin müstakil bir ilim olarak kabul edilip edilemeyeceği son dönemde çokça tartışılan bir konudur. İslâmî ilimler manzûmesinde tefsir faaliyeti için metodolojik bilgi sunan ulûmu'l-Kur'an/tefsir usûlü ile fıkıh usûlü alanları öne çıkmaktadır. Bu iki alanda ortak olarak ele alınan konulardan birisi nesih konusudur. Bu çalışmada Bedreddin ez-Zerkeşî'nin (ö. 794/1392) ulûmu'l-Kur'an alanında kaleme aldığı el-Burhân fî ulûmi'l-kur'ân isimli eseri ile fıkıh usûlünde kaleme aldığı el-Bahru'l-muhît fî usûli'l-fikh adlı eserlerindeki nesih bölümleri mukayese edilererk bu konu özelinde ulûmu'l-Kur'an ile fıkıh usûlü arasındaki ortaklıklar ve farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Böylece ulûmu'l-Kur'an ile fıkıh usûlünün mahiyeti, kapsamı, sınırı ve işlevsel değeri hakkında önemli ipuçları elde edilmesi hedeflenmiştir.

Bedreddin ZerkeşiEl-Bahru`l-MuhitEl-Burhan+7
Abdüs Samed Altın
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik tefsirlerde Hz. Süleyman'ın hayvanlarla muhaveresi

Tefsir literatürünün önemli bir kısmını oluşturan peygamber kıssalarından bir tanesi de Hz. Süleyman kıssasıdır. Bu tezde, klasik tefsirler bağlamında Neml sûresinde geçen Hz. Süleyman kıssasının hayvanlarla muhavere kısmı ele alınmaktadır. Öncelikle tezin birinci bölümünde Hz. Süleyman kıssasının Kur'an'da nasıl ele alındığı ve hangi bağlamlarda aktarıldığı incelenmekte ve farklı sûrelerde yer alan Hz. Süleyman kıssasının ihtiva ettiği tüm konular klasik tefsirler nazarından ayrıntıya çok girilmeden aktarılmaktadır. Tezin ana kısmını oluşturan ikinci bölümde ise Hz. Süleyman'ın hayvanlarla muhaveresinin nasıl yorumlandığına dair ilk tefsir olarak nitelenen Mukâtil b. Süleyman'ın (ö. 150/767) Tefsîr-i Kebîr isimli tefsirinden İsmâil Hakkı Bursevî'nin (ö. 1137/1725) Rûhu'l-Beyân adlı tefsirine kadar belirlenen yaklaşık otuz klasik tefsir tarihsel sırayla birbirleriyle mukayeseli olarak incelenmektedir. Söz konusu hayvanlarla muhavere üzerinden klasik tefsirlerde tarihi süreç içerisinde rivayet malzemesi, yorum ve görüş bakımından oluşan paralellikler ve farklılıklar ve tefsir metodundaki kırılmalar ortaya çıkarılmaktadır.

HayvanlarHz. SüleymanKur'an-ı Kerim+4
Cavit Hondı
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ṭîbî'nin Futûḥu'l-ġayb'ına kaynaklık etmesi açısından Kuṭbuddîn el-Fâlî'nin et-Taḳrîb fi't-tefsîr'i

Cârullâh ez-Zemaḫşerî'nin (ö. 538/1144) el-Keşşâf 'an ḥaḳâ'iḳi't-tenzîl ve 'uyûni'l-eḳâvîl fî vucûhi't-te'vîl adlı tefsiri, yazıldığı dönemden itibaren kendisinden doğrudan ya da dolaylı olarak istifade edilen ve ondan faydalanmamış bir tefsir yok denecek kadar az olan bir eserdir. Şerafuddîn eṭ-Ṭîbî'nin (ö. 743/1343) Futûḥu'l-ġayb fi'l-keşfi 'an ḳinâ'i'rrayb adlı şerhi ise bu kitap üzerine yazılmış şerh-hâşiye literatürünün en kapsamlı eserlerindendir. Bu tezde, literatüre dâhil olan Ḳuṭbuddîn el-Fâlî'nin (ö. 721/1321-22) et-Taḳrîb fi't-tefsîr adlı hâşiyesinin Futûḥu'l-ġayb'a kaynaklığı incelenmiş ve Ṭîbî'nin kendinden önceki kaynaklardan faydalanma biçimi, et-Taḳrîb özelinde ortaya konulmuştur. Ayrıca Ṭîbî'nin atıfları incelenmek suretiyle, muhtasar içerikli hâşiyelerden sayılan et-Taḳrîb'in değeri ve şerh-hâşiye literatürüne katkısı açıklanmaya çalışılmış, muhtasar hâşiyeler hakkında okuyucunun bir fikir edinmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: el-Keşşâf, Fâlî, Muhtasar hâşiye, Ṭîbî, Futûḥu'l-ġayb, et-Taḳrîb fi't-tefsîr

El-KeşşafEt-Takrib fi't-tefsirEt-Tıbi+6
Ahmet Şehit Tuna
İstanbul 29 MayIs University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İsmâil el-Konevî'nin Beyzâvî Hâşiyesi ve hâşiyenin özgünlük değeri: Lafzatullah tefsiri örneğinde bir inceleme

Beyzâvî'nin (ö. 691/1291) Envârû't-tenzîl isimli tefsiri Osmanlı medrese müfredatında asırlaca takip edilen temel eserlerdendir. Envâr üzerine yapılan şerh, hâşiye ve ta'lik çalışmaları bir yorum geleneği oluşturmuştur. Bu tezde Envâr yorum geleneğinin önemli halkalarından biri olan İsmâil el-Konevî'nin (ö. 1194/1781) Envâr hâşiyesi konu edilmiştir. Çalışmanın temel amacı Konevî hâşiyesinin muhteva ve üslup özelliklerini kaynaklarıyla ilişkisini de açığa çıkaracak şekilde ortaya koymak ve eserin özgünlük değerini tespit etmektir. Bunun için çalışmada besmeledeki "Allah" lafzı örneklem olarak seçilmiş ve bu lafzın tefsiri kronolojik ve mukayeseli olarak tefsir literatüründe incelenmiştir. Konevî'nin lafzın tefsirine dair izahları şerh-hâşiye literatürüyle mukayese edilerek eserin kaynakları ve katkıları tespit edilmiştir.

BeyzaviBiyografiHaşiye+6
Sümeyra Hatice Sandıkçı
İstanbul 29 MayIs University
2021
00

Other supervisors