Theses supervised by Doç. Dr. Oğuzhan Kırdök
12 theses · Çukurova University
Lise öğrencilerinin kariyer karar verme güçlükleri ile psikolojik sağlamlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, lise öğrencilerinin kariyer karar verme güçlüğü ile psikolojik sağlamlıkları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada öğrencilerin toplam kariyer karar verme güçlük düzeyleri ile psikolojik sağlamlıkları arasında ilişki olup olmadığı, kariyer karar verme güçlükleri toplam ve alt boyutlarını psikolojik sağlamlığın yordayıp yordamadığını, öğrencilerin kariyer karar verme güçlüklerinin cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini ve öğrencilerin kariyer karar verme güçlüklerinin sınıf düzeyine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde betimleyici bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubu Adana il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı dört farklı Anadolu lisesinde öğrenim gören 251'i kız 201'i erkek öğrenci olmak üzere toplam 452 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öğrencilerin kariyer karar verme güçlüklerini ölçmek amacıyla Gati ve Saka (2001) tarafından geliştirilen ve Bacanlı (2008) tarafından Türkçeye uyarlanan Kariyer Karar Verme Güçlüğü Ölçeği (KKVGÖ), öğrencilerin psikolojik sağlamlıklarını ölçmek amacıyla Bulut, Doğan ve Altundağ (2012) tarafından geliştirilen Ergen Psikolojik Dayanıklık Ölçeği (EPDÖ) kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin kariyer karar verme güçlükleri toplam ve alt ölçek puan ortalamalarının cinsiyete düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığını t testi ile incelenmiştir. Öğrencilerin kariyer karar verme güçlükleri toplam ve alt ölçek puan ortalamalarının sınıf düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı tek yönlü varyans analizi ile incelenmiştir. Öğrencilerin kariyer karar verme güçlükleri toplam puanlarının ve alt boyutları ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkisinin analizi için Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin psikolojik sağlamlıklarının kariyer karar verme güçlüğü ve alt boyutları puanlarını açıklama gücü regresyon analizi ile hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda lise öğrencilerinin psikolojik sağlamlıkları ile kariyer karar verme güçlüğü arasında negatif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu, kariyer karar verme güçlüğü toplam puanı ile en yüksek korelasyonu psikolojik sağlamlığın alt boyutlarından mücadele azmi olduğu bulunmuştur. Psikolojik sağlamlıkla kariyer karar verme güçlüğünün alt boyutları arasındaki ilişkiye baktığımızda; hazırlık eksikliği ve tutarsız bilgi alt boyutu ile zayıf düzeyde negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu, bilgi eksikliği alt boyutu ile negatif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Araştırma bulgularına göre psikolojik sağlamlık, kariyer karar verme güçlükleri toplam ve alt boyutlarını yordamaktadır. Ayrıca psikolojik sağlamlığın hazırlık eksikliği, bilgi eksikliği ve tutarsız bilgi alt boyutunu yordadığı, en fazla bilgi eksikliği alt boyutu üzerinde etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre cinsiyete göre kariyer karar verme güçlüklerinde anlamlı bir fark yoktur. Son olarak araştırmanın sonuçlarına göre sınıf düzeyine göre kariyer karar verme güçlüklerinde anlamlı bir fark yoktur. Anahtar Kelimeler: Lise öğrencileri, kariyer karar verme güçlüğü, psikolojik sağlamlık
Lise öğrencilerinin kariyer uyum düzeyinin bağlanma stilleri ile ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırma, lise öğrencilerinin kariyer uyumu düzeyleri ile bağlanma stillerinin ilişkisinin incelenmesinin amaçlandığı ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırma grubu , Adana ili merkez ilçelerinde yer alan toplam 4 lisede 9.,10.,11. ve 12. sınıfa devam etmekte olan 362 kız, 220 erkek olmak üzere toplam 582 öğrenciden oluşmaktadır. Katılımcıların yaş ranjı 14 ile 19 yaş aralığındadır. Araştırmada ergenlik çağındaki öğrencilerin kariyer uyumuna ilişkin veriler 'Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği', bağlanma stillerine ilişkin veriler 'İlişki Ölçekleri Anketi' ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde Pearson korelasyon katsayısı, t testi, varyans analizi ve standart çoklu regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre kariyer uyum yetenekleri ile güvenli, korkulu ve saplantılı bağlanma arasında anlamlı ilişki görülürken kayıtsız bağlanma ile ilişki olmadığı görülmüştür. Çoklu regresyon analizi sonuçları incelendiğinde bağlanma ölçeği alt boyutlarının kariyer uyum yeteneğinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmektedir. Lise öğrencilerinin kariyer uyum yeteneklerinin tek yordayıcısı güvenli bağlanmadır. Diğer değişkenler anlamlı şekilde yordamamıştır. Kız lise öğrencilerinde güvenli bağlanma ile kariyer uyum yeteneği arasında orta düzeyde, kayıtsız bağlanma ile düşük düzeyde pozitif yönde ilişki bulunmuş iken saplantılı bağlanma sile negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Kız lise öğrencilerinin kariyer uyum yetenekleri ile korkulu bağlanma arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Kız lise öğrencilerinin kariyer uyumu yeteneklerinin en önemli yordayıcısı yine güvenli bağlanma iken, ikinci önemli yordayıcısı saplantılı bağlanmadır. Korkulu bağlanma ve kayıtsız bağlanma stilleri kız öğrencilerin kariyer uyum yeteneklerinin yordayıcısı değildir. Erkek lise öğrencilerinde güvenli bağlanma ile kariyer uyum yetenekleri arasında düşük düzeyde pozitif yönde, korkulu bağlanma ile düşük düzeyde negatif yönde ilişki bulunmuştur. Saplantılı bağlanma ve kayıtsız bağlanma ile kariyer uyum yetenekleri arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Erkek lise öğrencilerinin kariyer uyum yeteneklerinin tek yordayıcısı güvenli bağlanma iken diğer boyutlar alt boyutlar anlamlı yordayıcısı değildir. Anahtar Kelimeler: Kariyer uyumu, bağlanma stilleri, lise öğrencileri.
Eğitim fakültesi öğrencilerinin kariyer uyumlarının duygusal zekâ, bölüm ve sınıf düzeyleri açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakültesi'nin farklı bölümlerinde okumakta olan öğrencilerin bölüm tercihlerini ne zaman yaptıklarını ve öğrenim gördükleri bölümden memnuniyet düzeylerini belirlemektir. Bunun yanısıra kariyer uyum puanı ve 4 boyut (ilgi, kontrol, merak, güven) puanlarının cinsiyete, sınıf düzeyine, bölüme, bölüm seçimine karar verilen zamana ve duygusal zekâ düzeylerine göre anlamlı farklılılık gösterip göstermediğini incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde betimleyici bir çalışmadır. Araştırma grubunda yer alan 418 öğrencinin 314'ü kız, 104'ü erkektir. Araştırmada verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu, Savickas ve Profeli'nin (2012) geliştirdiği "Uluslararası Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği" ve Hall (1999) tarafından geliştirilen Duygusal Zekâ Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmada verilerle ilgili tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t Testi analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; öğrencilerin %64'ü bölüm tercihine üniversite tercih döneminde karar vermiştir. Öğrencilerin %48'inin bulundukları bölümden 'az memnun' oldukları tespit edilmiştir. Kariyer uyum yeteneğinin kontrol boyutunda erkeklerin kontrol puanlarının kızlara göre daha yüksek olarak belirlenmiştir. İlgi-merak-kariyer uyumu incelemesinde ise 4. sınıfta eğitim gören öğrencilerin ilgi, merak puanları ile toplam kariyer uyum puanlarının 1. sınıfta eğitim gören öğrencilere göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bölümü tercih etme zamanı değişkeni açısından yapılan inceleme, bölümüne ortaokulda karar veren öğrencilerin ilgi puanının üniversite tercih döneminde karar verenlere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde ortaokulda tercih yapan öğrencilerin kontrol puanlarının lise son sınıfta seçim yapan öğrencilerden daha yüksek seviyede olduğu saptanmıştır. Kariyer uyumu ve duygusal zekâ açısından yapılan değerlendirmelerde ise duygusal zekâ düzeyi yüksek olan öğrencilerin ilgi, kontrol, merak, güven ve kariyer uyumlarının duygusal zekâ düzeyi orta ve düşük olan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kariyer uyum yeteneği, Duygusal zekâ, Üniversite öğrencileri
Lise öğrencilerinin kariyer kaygıları ile beş faktör kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, lise öğrencilerinin kariyer kaygıları ile beş faktör kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelendiği ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Bu çalışmada kariyer kaygısı ile beş faktör kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve beş faktör kişilik özelliklerinin kariyer kaygısını yordayıcılığının incelenmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte kariyer kaygısının cinsiyet, okul türü, algılanan başarı durumu ve algılanan gelir durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi de yine bu çalışmanın amacıdır. Araştırmanın çalışma grubunu Adana ili merkez ilçelerinde yer alan toplam dört lisede 9., 10., 11. ve 12. sınıfa devam etmekte olan 127 'si kadın ve 155' i erkek olmak üzere toplam 282 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Katılımcıların yaş aralığı 14 ile 18 arasında değişmektedir. Araştırmada ergenlerin kariyer kaygısına ilişkin veriler için Kariyer Kaygısı Ölçeği, kişilik özelliklerine ilişkin veriler için ise Beş Faktör Kişilik Özellikleri Ölçeği kullanılmıştır. Kişisel bilgiler için ise araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu, Çoklu Regresyon Analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi Ve Bağımsız Gruplar İçin t Testi tekniği kullanılmıştır. Yapılan korelasyon analizi bulgularına göre öğrencilerin kariyer kaygısı ile nevrotiklik kişilik özelliği arasında pozitif yönde orta düzey, kariyer kaygısı ile sorumluluk ve uyumluluk arasında negatif yönde zayıf düzey anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. Kariyer kaygısı ile dışa dönüklük ve açıklık kişilik özellikleri arasında ise anlamlı ilişki bulunamamıştır. Yapılan regresyon analizi sonucuna göre öğrencilerin beş faktör kişilik özelikleri alt boyutları olan nevrotiklik ve uyumluluk kariyer kaygısındaki varyansın % 19' unu açıklamaktadır. Buna göre kişilik özelliklerinden nevrotiklik kişilik özelliği, kariyer kaygısını pozitif yönde yordarken, uyumluluk kişilik özelliğinin kariyer kaygısını negatif yönde yordamaktadır. Dışa dönüklük, sorumluluk ve açıklık kişilik özellikleri ise kariyer kaygısını yordamamaktadır. Ayrıca bu çalışmanın sonucunda kadın öğrencilerin kariyer kaygısının, erkek öğrencilerin kariyer kaygısından anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Algılanan başarı durumlarına göre ise orta başarı algısına sahip öğrencilerin kariyer kaygısı, yüksek başarı algısına sahip öğrencilerin kariyer kaygısından anlamlı düzeyde daha yüksektir. Öğrencilerin kariyer kaygısı ile okul türü, algılanan gelir düzeyi değişkenleri arasında ise anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Kariyer kaygısı, beş faktör kişilik özellikleri, lise öğrencileri
Üniversite öğrencilerinin kariyer uyumlarını yordamada psikolojik sağlamlık, bilişsel esneklik ve proaktif kişiliğin rolü
Bu araştırmanın temel amacı üniversite öğrencilerinin kariyer uyumlarının; psikolojik sağlamlık, bilişsel esneklik ve proaktif kişilik özellikleri tarafından anlamlı düzeyde yordanıp yordanmadığının incelenmesidir. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Çukurova Üniversitesi'nde çeşitli fakültelerde öğrenim gören 413 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler Kişisel Bilgi Formu, Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği-Kısa Formu, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, Bilişsel Esneklik Ölçeği ve Kısaltılmış Proaktif Kişilik Ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu, İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler İçin t-Testi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; üniversite öğrencilerinin kariyer uyumu toplam puanı ve boyutlarından aldıkları puanlar ile psikolojik sağlamlık, bilişsel esneklik ve proaktif kişilik puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Araştırmada yordayıcı değişkenlerin birlikte kariyer uyumunu %33 düzeyinde anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Yordayıcı değişkenlerin kariyer uyumu üzerindeki göreli önem sırası; proaktif kişilik, psikolojik sağlamlık ve bilişsel esneklik şeklindedir. Öğrencilerin proaktif kişilik puanlarının kariyer uyumu ve boyutlarından aldıkları puanları anlamlı bir şekilde yordadığı bulunmuştur. Psikolojik sağlamlık puanları kariyer uyumu ilgi ve kontrol boyutu puanlarını yordamaktadır. Bilişsel esneklik puanlarının kariyer uyumu ve boyutları üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı görülmüştür.
Kariyer yapılandırma kuramına göre geliştirilen kariyer müdahale programının etkililiğinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Kariyer Yapılandırma Kuramı (KYK) temelli geliştirilen kariyer müdahale programının lise öğrencilerinin kariyer uyum yetenekleri ve kariyer uyum tepkilerine etkisini incelemektir. Lise öğrencilerinde kariyer uyum yeteneklerini geliştirmeye yönelik hazırlanan KYK temelli kariyer müdahale çalışmasının etkililiğini inceleyen bu araştırma, yarı deneysel bir çalışmadır. Yarı deneysel modellerden "öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel model" kullanılmıştır. Çalışma grubu Karaman ili merkezindeki benzer özellik taşıyan iki farklı Anadolu Lisesinde 2020-2021 eğitim-öğretim yılında dokuzuncu ve onuncu sınıfa devam eden öğrencilerden oluşmaktadır. Çalışma grubunun katılımcıları, araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 54 öğrencidir (27 deney grubu, 27 kontrol grubu). Deney grubundaki öğrencilerin yaşları 13-16 arasında değişmektedir. Yaş ortalamaları 14.89'dur (Ss = .85). Kontrol grubundaki öğrencilerin yaşları ise 13-17 arasında değişmektedir. Öğrencilerin yaş ortalamaları 14.93'tür (Ss = .87). Araştırmada öğrencilerin kariyer uyum yeteneklerini ölçmek amacıyla araştırma kapsamında geliştirilen Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği-Yeni Form, kariyer uyum tepkilerini ölçmek amacıyla Türkçeye uyarlanan Öğrenci Kariyer Yapılandırma Envanteri ve grup süreci ile ilgili öğrencilerin görüşlerini elde etmek amacıyla çalışma kapsamında uyarlanan Grup Sürecinin Genel Değerlendirilmesi Formu kullanılmıştır. Araştırmada deney grubu öğrencilerine yedi oturumluk bir kariyer müdahale programı uygulaması yapılmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Deney grubu ile kontrol grubunun kariyer uyum yetenekleri ve kariyer uyum tepkileri toplam ve alt boyut puanlarının öntest-sontest puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlılığını incelemek amacıyla bağımsız örneklemler için t-testi yapılmıştır. Deneysel müdahalenin kalıcılığını test etmek amacıyla uygulamadan dört hafta sonra deney grubundaki öğrencilerin kariyer uyum yetenekleri ile kariyer uyum tepkilerini tekrar ölçülmüştür. Sontest ile izleme testi puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlılığı bağımlı örneklemler t-testi ile analiz edilmiştir. Katılımcıların grup süreci ile ilgili görüşlerini ortaya koymak amacıyla toplanan nitel veriler ise içerik analizi ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda KYK temelli geliştirilen kariyer müdahale programının, lise dokuzuncu ve onuncu sınıf öğrencilerinin kariyer uyum yeteneklerini geliştirdiği ve kariyer uyum tepkilerini arttırdığı ortaya konulmuştur.
Lise öğrencilerinin gelecek yönelimleri ve kariyer uyumu ilişkisinde meslek kararı verme öz yetkinliğinin aracı rolü
Bu araştırma, lise öğrencilerinde gelecek yönelimi ve kariyer uyumu ilişkisinde meslek kararı verme öz yetkinliğinin aracı rolünün incelenmesinin amaçlandığı ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırma grubu, Osmaniye ili merkez ilçelerinde yer alan toplam altı lisede 9., 10., 11. ve 12. sınıfına devam etmekte olan 290 kız, 124 erkek olmak üzere toplam 414 öğrenciden oluşmaktadır. Katılımcıların yaş ranjı 14 ile 18 yaş aralığındadır. Araştırmada ergenlerin gelecek yönelimlerine ilişkin veriler Gelecek Vizyonu Ölçeği, kariyer uyumuna ilişkin veriler Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği, meslek kararı verme öz yetkinliğine ilişkin veriler ise 'Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından düzenlenen Kişisel Bilgi Formu kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu, Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, gelecek yönelimi, kariyer uyumu, meslek kararı verme öz yetkinliğin tamamının birbirleri ile pozitif yönde anlamlı ilişkiler içinde olduğu görülmüştür. Araştırmada kullanılan Yapısal Eşitlik Modeli analiz sonuçlarına göre, gelecek yöneliminin kariyer uyumunu anlamlı bir şekilde yordadığı belirlenmiştir. Ayrıca, gelecek yöneliminin kariyer uyumu ilişkisinde meslek kararı verme öz yetkinliğinin kısmi aracılık rolüne sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gelecek yönelimi, kariyer uyumu, meslek kararı verme öz yetkinliği, yapısal eşitlik modeli
Üniversite öğrencilerinin gelecek zaman perspektifi ile yaşam anlamı, psikolojik esneklik ve belirsizliğe tahammülsüzlük özellikleri arasındaki ilişkinin yol analizi ile incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı üniversite öğrencilerinin gelecek zaman perspektifi psikolojik esneklik, belirsizliğe tahammülsüzlük ve yaşamın anlamı puanlarının ilişkisini incelemektir. Bu amaçla oluşturulan model sınanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 yılı eğitim öğretim yılında Çukurova Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Harran Üniversitesi ve Hakkâri Üniversitesinde çeşitli bölümlerde eğitim gören 404 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veriler, Kişisel Bilgi Formu, Gelecek Zaman Perspektifi Ölçeği, Yaşam Anlamı Ölçeği, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği ve Kabul ve Eylem Formu 2 ile elde edilmiştir. Araştırmanın analizinde Path analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre yaşam anlamının bir boyutu olan mevcut anlamın ve belirsizliğe tahammülsüzlüğün boyutu olan ileriye yönelik kaygının gelecek zaman bir şekilde perspektifini anlamlı yordamaktadır. Psikolojik esneklik ise hem mevcut anlamı ve hem de belirsizliğe tahammülsüzlüğün bir boyutu olan ileriye yönelik kaygıyı yordamaktadır. Yaşam anlamının diğer bir boyutu olan aranan anlamı gelecek zaman perspektifini yordamamakla birlikte psikolojik esneklik tarafından da yordanmamaktadır. Ayrıca engellenen kaygı gelecek zaman perspektifini yordamamaktadır. Anahtar Kelimeler: Gelecek zaman perspektifi, psikolojik esneklik, belirsizliğe tahammülsüzlük, yaşam anlamı
Kabul ve kararlılık terapisi temelli müdahale programının ergenlerin sosyal kaygı düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) temelli müdahale programının, ergenlerin sosyal kaygısına etkisini araştırmaktır. Bu araştırma lise öğrencilerinin sosyal kaygılarını azaltmaya yönelik olarak geliştirilen ACT temelli müdahale programının etkililiğini incelemeyi amaçlayan yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri sosyal kaygı düzeyleridir. Bağımsız değişkeni ise ACT temelli müdahale programıdır. Araştırmada deney ve kontrol gruplu ön-test/son-test ve izleme ölçümlü olmak üzere 2x3'lük yarı deneysel model ve nitel içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma deseni aşağıdaki Tablo 1'de görülmektedir. Araştırmada öntest, sontest ve izlemede Leibowitz Sosyal Kaygı Ölçeği, Kabul ve Eylem Formu II ve Değer Verme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın Deney ve Kontrol gruplarını oluşturmak için Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan bir Anadolu Lisesinin 9. ve 10. Sınıf öğrencilerinin tamamına (178 öğrenci) Leibowitz Sosyal Kaygı Ölçeği uygulanmıştır. 11. ve 12. Sınıflar ders programlarının yoğunluğundan dolayı programa dahil edilmemişlerdir. Uygulamalar sonucunda eksik maddeleri olduğu tespit edilen 18 öğrenci program için yapılacak seçimin dışında bırakılmıştır. Uygulamaya katılan tüm öğrenciler arasında orta ve yüksek seviyede "Sosyal Kaygısı" olan öğrenciler arasından seçkisiz atama yoluyla 14 öğrenci grup çalışmasına seçilmiştir. ACTMP'na katılan deney grubu ergenlerin, sosyal kaygı, psikolojik esneklik ve değer ölçekleri son test puan ortalamaları ile izleme puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı şeklindeki denencelerin sınanması için deney grubuna dört hafta sonra izleme testi uygulanmış ve puanların farklılaşmadığı görülmüştür. Müdahale programının uygulaması sonucunda ortaya çıkan değişimlerin kalıcılığı olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: Ergenlik, kabul ve kararlılık terapisi, sosyal kaygı, psikolojik esneklik, değer, psikoeğitim müdahale programı.
Üniversite öğrencilerinin kariyer yapılandırma düzeylerini yordamada gelecek zaman perspektifi ve belirsizlik toleransının rolü
Bu araştırmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin kariyer yapılandırma düzeylerinin; gelecek zaman perspektifi ve belirsizlik toleransı tarafından anlamlı düzeyde yordanıp yordanmadığını incelemektir. Araştırma 2022-2023 eğitim- öğretim yılında Çukurova Üniversitenin çeşitli fakültelerinde öğrenim gören 439 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler Kişisel Bilgi Formu, Öğrenci Kariyer Yapılandırma Envanteri (ÖKYE), Gelecek Zaman Perspektifi Ölçeği (GZPÖ) ve Belirsizlik Toleransı Ölçeği (BTÖ) ile elde edilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde pearson momentler çarpım kolerasyonu, ilişkisiz (bağımsız) örneklemler için t-testi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; üniversite öğrencilerinin kariyer yapılandırma toplam puanı ve boyutlarından aldıkları puanlar ile gelecek zaman perspektifi puanları arasında pozitif yönde; belirsizlik toleransı puanları arasında ise negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Sadece kariyer yapılandırmanın keşfetme boyutu ile belirsizlik toleransı arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Araştırmada yordayıcı değişkenlerin birlikte kariyer yapılandırmayı %15 düzeyinde anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Yordayıcı değişkenlerin kariyer yapılandırma üzerindeki göreli önem sırası; gelecek zaman perspektifi ve belirsizlik toleransı şeklindedir. Öğrencilerin gelecek zaman perspektifi ve belirsizlik toleransı puanlarının kariyer yapılandırma toplam ve boyutlara ait puanları anlamlı bir şekilde yordadığı bulunmuştur. Ulaşılan sonuçlar ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırmacı ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Belirsizlik toleransı, gelecek zaman perspektifi, kariyer yapılandırma kuramı
The effectiveness of the cognitive-behavioral program in the sense of coherence to reduce Post-Traumatic Stress Disorder as a result of the pandemic Covid-19 among international students in Turkey
The purpose of this research is to determine the effectiveness of the Cognitive-Behavioral Program in Sense of Coherence to reduce post-traumatic stress disorder as a result of the COVID-19 pandemic among international students who are studying in Turkey. In this research, which was carried out using the quasi-experimental model with a pre-test, post-test, and retention test control group, the Post-traumatic Stress Disorder (PTSD) scale was developed by the researcher as a measurement tool. Then, validity and reliability tests of the scale were conducted, and the statistical significance levels between the mean scores of the international students in the experimental and control groups in the post-test and follow-up (retention) tests of the Cognitive-Behavioral Program, which was implemented using this scale and the Sense of Coherence scale developed by Antonovsky in 1987, were examined. Also, the researcher found validity and reliability. On the other hand, Mann-Whitney U and Wilcokson-Z tests were used to analyze the pre test and post-test, with retention test scores of the experimental and control groups. The sample in the scales development and adaptation phase of the research consisted of 609 male and female international students from different countries who voluntarily participated in the research with Google Form by using a simple random sampling method using the snowball sampling technique from the study population of the research. In the experimental application phase, in which this scale PTSD, developed by the researcher and the scale developed by Antonovsky in 1987 SOC and adapted by the researcher were also used, 26 students with high post-traumatic stress levels were selected from these 609 students, mostly from Konya city, by the "snowball sample method", taking into account the dimension of easy accessibility. On the basis of the quasi-experimental research model, 13 students randomly selected from these students constituted the "experimental group" and 13 students constituted the "control group". Based on the scales applied SOC and PTSD, there were significant differences between the mean post-test total scores of the experimental and control groups in favor of the experimental group, and there were no significant differences between the groups in the mean post-test and follow-up (retention) test scores of the students in both scales. As a result, it was determined that the cognitive-behavioral therapy program implemented to reduce post-traumatic stress disorder reduced the levels of post-traumatic stress disorder noted among students during the COVID-19 pandemic process and significantly improved their sense of coherence. Keywords: Cognitive-Behavioral Program, Sense of Coherence, Post-traumatic Stress Disorder, COVID-19 Pandemic, International Students.
Üniversite öğrencilerinin kişisel gelişim yönelimi ve kariyer adanmışlığı arasındaki ilişkide gelecek zaman perspektifinin düzenleyici rolü
Bu araştırmanın temel amacı üniversite öğrencilerinin kişisel gelişim yönelimi ile kariyer adanmışlığı arasındaki ilişkide gelecek zaman perspektifinin düzenleyici rolü olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Çukurova Üniversitesinin çeşitli fakültelerinde öğrenim gören 342 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veriler Kişisel Bilgi Formu, Kişisel Gelişim Yönelimi Ölçeği II, Gelecek Zaman Perspektifi Ölçeği, Kariyer Adanmışlık Ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde pearson momentler çarpım kolerasyonu, ilişkisiz (bağımsız) örneklemler için t-testi, doğrusal regresyon analizi ve Procress Makro yazılımı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda kişisel gelişim yönelimi ölçeği puanları ve gelecek zaman perspektifi ölçeği puanları ile kariyer adanmışlığı puanları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonucunda üniversite öğrencilerinin kişisel gelişim yönelimi ölçeği puanları ve gelecek zaman perspektifi ölçeği puanlarının kariyer adanmışlığı ölçeği puanları üzerinde anlamlı şekilde yordayıcı güce sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite öğrencilerinin kişisel gelişim yönelimi ile kariyer adanmışlığı arasındaki ilişkide gelecek zaman perspektinin düzenleyici rolünün anlamlı düzeyde olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, literatür çerçevesinde tartışılmış ve gerekli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Kariyer adanmışlığı, proaktif kariyer davranışları, kişisel gelişim yönelimi, gelecek zaman perspektifi