Theses supervised by Doç. Dr. Sema Özher Koç

15 theses · Osmaniye Korkut Ata University

Master'sOpen AccessTR

Şebnem İşigüzel'in beş romanı üzerine inceleme

Şebnem İşigüzel, hikâyeleri, romanları ve denemeleri ile edebiyat dünyasına önemli katkılar sağlayan bir yazardır. İşigüzel, eserlerinde aile ve toplumda görmezden gelinen kötülüklere karşı başkaldırı gayreti içindendir. Bu çalışma, Sarmaşık (2002), Çöplük (2004), Kirpiklerimin Gölgesi (2010), Gözyaşı Konağı Ada, 1876 (2016), İyilik (2019) adlı romanlar üzerinden yazarın değişen zamanabağlı değişmeyen kadının var olma sıkıntısını açıklamayı amaçlar. Çalışmanın gayretine uygun olarak bu eserleri sanatçının romancılık anlayışında çokça vurguladığı kadının yabancılaşma ve yalnızlık sorununu göz önünde bulundurarak yapı ve tema temel alınarak incelenmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmada öncelikle yazarın hayatı, edebî kişiliği ve eserlerinin listesi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise romanlar, kronolojik sıraya göre yapı ve tema bakımından ele alınmıştır. Romanların yapısı: eserin kimliği, isim içerik ilişkisi, olay örgüsü, zaman, mekân, şahıs kadrosu, bakış açısı ve anlatıcı başlıkları altında; romanların temalarını ise yabancılaşma, yalnızlık, şiddet ve tecavüz, ben bilinci, özgürlük, sevgi başlıkları altında değerlendirilmiştir. Üçüncü veson bölümde, beş romanın ortak vurgusu olan, kadının çocukluktan yaşlılığa uzanan yaşam öyküsünde öteki olarak görülme sıkıntısına dair çıkarımların ana hatları çizilmiştir. Çalışmanın sonuna da kaynakça eklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Şebnem İşigüzel, yapı, tema, kadın, metin çözümleme

Kadın sorunlarıKadınlarRoman+4
İpek Sarı
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ayla Kutlu'nun hikâyelerinin alımlama estetiği'ne göre incelenmesi

Alımlama Estetiği, okur merkezli bir edebiyat kuramıdır. Alımlama Estetiği'nde okur, alımlayıcıdır. Bu kurama göre metnin anlamının ortaya çıkmasında asıl özne okurdur. Yazarın ortaya koyduğu eser, bu noktadan sonra alımlayıcıyla baş başa kalır. Eserin canlılığının devam etmesi okura ve metindeki anlamsal derinliğe bağlıdır. Alımlayıcı, eserin tahlilini, yorumunu kendi zihin dünyasına göre yapar. Ayla Kutlu'nun hikâyelerinin Alımlama Estetiği kuramına göre incelendiği bu çalışmada, yapılan somutlamalar neticesinde hikâyelerdeki gücül anlamın ortaya çıkarılması ve boşlukların doldurulması amaçlanmıştır. Temelde üç ana bölüm halinde düzenlenen çalışmanın birinci bölümünü kuramsal çerçeve oluşturur. Bu bölümde Alımlama Estetiği'ni açımlayan bilgiler mevcuttur. İkinci bölümde, Ayla Kutlu'nun toplam on dokuz hikâyesinin alımlaması yapılmıştır. Kadın sorunsalını merkeze alarak yazan Ayla Kutlu'nun hikâyeleri yine bu bağlamda yorumlanmıştır. Hikâyelerdeki simgelerin ve izleklerin kadınların etrafında şekillendiği görülür. Hikâyelerin neredeyse tamamında başkişiler kadınlardır. Bu kadınlar da çoğunlukla; yalnız, sevgisiz, yoksul ve umutsuz kadınlardır. Bir başka deyişle bu kadınlar, çevresindeki insanlar tarafından yalnızlığa, sevgisizliğe, umutsuzluğa itilmiş kadınlardır. Sonuç bölümünde bütün hikâyelerden yola çıkarak varılan sonuçlardan bahsedilmiştir. Bu bölüm yapılan alımlamaların özetlendiği bölümdür. Anahtar kelimeler: Alımlama Estetiği, Ayla Kutlu, hikâye, kadın

Alımlama estetiğiHikayeKadınlar+2
Hayati Kazan
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sevinç Çokum'un romanlarında mekân-insan ilişkisi

Mekân, insanın konumlandığı yerdir. Bu mekânlar kimi zaman eve, yuvaya vs. dönüşür. İnsanın yaşadığı yere konumlanma ihtiyacından dolayı mekân arayışı içerisine girer. Bu sebeple insan ile mekân arasında bir etkileşim kurulur. Kişinin mekânla olumlu veya olumsuz ilişki kurması ona değişik anlamlar yüklemesine neden olur. Bu bağlamda geniş ve dar mekânlar Sevinç Çokum'un romanlarında mekân-insan ilişkisine göre inceleneceği bu çalışmada, romanlardaki insanın mekânı algılayışı ve mekânın ardındaki görüntüsü asıl unsur olan insanı anlamaya çalışmak amaçlanmıştır. Temelde üç ana bölüm halinde düzenlenen çalışmanın birinci bölümünü yazarın hayatı ve eserleri oluşturmuştur. İkinci bölümde, Çokum'un toplamda on beş romanının incelemesi yapılmıştır. İnsanı merkeze alan yazarın romanları yine bu bağlamda yorumlanmıştır. Romanlarında olaylar başta İstanbul olmak üzere Anadolu'dan Kırım'a kadar çeşitli yerlerde geçmiştir. Olaylarda insanların kendilik değerleriyle bezenmiş mekânlara tutunuşu var olma mücadelesi anlatılır. Sonuç bölümünde ise romanlarından yola çıkılarak varılan sonuçlardan bahsedilmiştir. Anahtar kelimeler: Sevinç Çokum, mekân, insan, kentleşme.

KentleşmeMekanRoman+4
Yasemin Yalçınkaya
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Refik Halit Karay'ın romanlarında mekan-insan ilişkisi

Refik Halit Karay, eserlerinde değişik karakter özelliklerine sahip birçok "tip" oluşturur. Romanlarını kadın-erkek ilişkisi üzerine kurgulayan yazar geniş ruh çözümlemelerine de yer verir. Onun eserlerinde "mekân" karakterlerin aynasıdır. Mekân ve insan daima birbirini tamamlayan iki unsurdur. Avcılık-toplayıcılık yapan insandan, yerleşik düzene geçerek yaşamını sürdüren insana kadar her süreçte insan mekânı, mekân da insanı şekillendirmiştir. Birçok alanda inceleme konusu olan mekân, edebi eserlerde de çok büyük bir öneme sahiptir. İncelenen eserlerde olaylara yön veren karakterlerin duygu durumlarını, eserde gerçekleşen olaylarla özdeşleştirebilmek için etkileşimde oldukları mekânları doğru bir şekilde yorumlamak gerekmektedir. Örneğin; bir odadan, bir köşeden, bir çatı katından bahsedildiği zaman fiziksel görünümün yanı sıra bu mekânların insan üzerindeki psikolojik, sosyolojik etkilerini de beraber düşünmek gerekir. Bu olgulardan yola çıkılarak Refik Halit Karay'ın romanlarındaki mekân-insan ilişkisi ve bu ilişki sonucunda ortaya çıkan durumlar araştırılıp açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma sırasında, çalışmaya konu olan Refik Halit Karay'ın romanları detaylı bir şekilde incelenerek, romanlarda kullandığı mekânlar tespit edilip karakter(ler) üzerindeki etkileri psikoloji, sosyoloji, felsefe ve mitoloji gibi diğer bilim dallarından da faydalanılarak açıklanmaya çalışılmıştır.

Karay, Refik HalidMekanRoman+3
Melike Salman
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

1980 Dönemi sonrası kadın yazarlarımızın romanlarında erkeklik olgusunun yansımaları (Adalet Ağaoğlu, Ayla Kutlu, Leyla Erbil, Erendiz Atasü)

1980 sonrası Türk Edebiyatı'nın önemli yazarlarından olan Adalet Ağaoğlu, Ayla Kutlu, Erendiz Atasü ve Leyla Erbil'in romanlarındaki erkeklik olgusunun yansımalarının incelenmesi amaçlanan bu tez çalışmasında, toplumsal cinsiyet kalıplarına dayalı erkeklik anlayışını, erkeklik olgusunun yansımasını ve bu olgunun meydana getirdiği erkeklik görünümleri üzerinde durulmuştur. Toplumsal cinsiyet, ataerki, erk ve erkek-lik kavramı ve hegemonik erkeklik kalıplarının merkeze alındığı bu tez çalışmasında, çalışmaya kaynaklık eden yazarların romanlarındaki erkeklik görüntülerinden ayrı ayrı bahsedilmiştir. Erkek kahramanların hem sosyal hem de psikolojik durumları, toplumsal rolleriyle bir çatışma halinde olan bu erkeklik kurguları romanlardaki erkek karakterler hakkında yeni bir erkeklik inşası oluşumunu gerekli kılmıştır. Tez başlığından hareketle erkeklik olgusunun yansımalarından söz etmek, toplumda eril düşünceden bağımsız, erkeklik norm ve kalıpları dışında hareket eden erkeklerin de toplumsal kimlik arayışı içinde olduğuna, kendilerine ait bir erkeklik inşa ettiklerine vurgu yapılmasıyla doğrudan ilintilidir. Bu çalışmada 1980 sonrası kadın yazarlarımızın (Adalet Ağaoğlu, Ayla Kutlu, Erendiz Atasü, Leyla Erbil) romanlarındaki erkeklik kurguları incelenmiştir. Bu incelemede coğrafya – yazar – eser – kahraman arasındaki ilişki ise yazarların romanlarda oluşturduğu erkeklik kurguları, roman alıntılarından hareketle açıklanmıştır. Bu çalışma 1980 sonrası kadın romancılar perspektifinden çizilmiş olan erkeklik görüntülerinin özelliklerini belirleyen ve bu noktada erkekler aracılığıyla toplum olarak "tabu"laştırılmış erkeklik kavramının da ana hatlarını ortaya çıkaran bir inceleme çalışması olmayı amaçlamaktadır.

Atasü, ErendizAğaoğlu, AdaletErbil, Leyla+5
Kübra Evci
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sabahattin Ali'nin eserlerinde ötekileştir(il)me

Ötekileştir(il)me, tarih boyunca var olan bir problemdir. Bunun birey, grup ya da bir topluluğa yansıması kimi zaman ırk, kimi zaman renk, kimi zaman bir ideoloji, kimi zaman ise bireydeki bedensel bir kusur vs. üzerindendir. Bunlar; bir bireyin, bir grubun, etnik bir topluluğun vs. ötekileştirilmesinin, toplumun kıyısına itilmesinin sebeplerini teşkil etmiştir. Bunların özellikle bireye etkisi; bireyin daha çok içe kapanması, toplumdan uzaklaşması şeklinde olmuştur. Bu çalışmanın amacı da Sabahattin Ali'nin bütün eserlerini, etkileri oldukça geniş ve tarihsel olan ötekileştir(il)meyi merkeze alarak incelemektir. Burada hedeflenen, kimi kesimlerce bir "öteki" görülen Sabahattin Ali'nin; eserlerinde ötekileri, ötekileştirilenleri çokça işlediğinin ortaya konmasıdır. Bu doğrultuda çalışmanın birinci bölümünde öncelikle öteki, ötekileştir(il)me kavramları ortaya konacak ve sonra Sabahattin Ali'nin yaşadığı dönem ele alınacaktır. Çünkü yazarın ötekileştirilmesi bu dönemle de yakından ilişkilidir. Daha sonra ise Sabahattin Ali'nin bu dönem içerisindeki ötekileştirilme süreci ortaya konacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Sabahattin Ali'nin eserlerinde görülen etnik ötekileştirme, kadının ötekileştirilmesi, sınıfsal ötekileştir(il)me, ideolojik yönden ötekileştir(il)me, bedensel veya zihinsel engellilik nedeniyle ötekileştirilme, Anadolu ve Anadolu insanının ötekileştirilmesi, bireyin kendini ötekileştirmesi (kendine yabancılaşma), dini inançlar nedeniyle ötekileştirilme ve doğanın ötekileştirilmesi konuları ele alınacaktır. Yazarın bütün eserlerinden faydalanılarak bütün bunların onun eserlerinde var olduğu sonucuna ulaşılmaya çalışılacaktır.

Sabahattin AliÖtekileşme
Mehmet Öz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sabahattin Ali'nin eserlerinde ötekileştir(il)me

Ötekileştir(il)me, tarih boyunca var olan bir problemdir. Bunun birey, grup ya da bir topluluğa yansıması kimi zaman ırk, kimi zaman renk, kimi zaman bir ideoloji, kimi zaman ise bireydeki bedensel bir kusur vs. üzerindendir. Bunlar; bir bireyin, bir grubun, etnik bir topluluğun vs. ötekileştirilmesinin, toplumun kıyısına itilmesinin sebeplerini teşkil etmiştir. Bunların özellikle bireye etkisi; bireyin daha çok içe kapanması, toplumdan uzaklaşması şeklinde olmuştur. Bu çalışmanın amacı da Sabahattin Ali'nin bütün eserlerini, etkileri oldukça geniş ve tarihsel olan ötekileştir(il)meyi merkeze alarak incelemektir. Burada hedeflenen, kimi kesimlerce bir "öteki" görülen Sabahattin Ali'nin; eserlerinde ötekileri, ötekileştirilenleri çokça işlediğinin ortaya konmasıdır. Bu doğrultuda çalışmanın birinci bölümünde öncelikle öteki, ötekileştir(il)me kavramları ortaya konacak ve sonra Sabahattin Ali'nin yaşadığı dönem ele alınacaktır. Çünkü yazarın ötekileştirilmesi bu dönemle de yakından ilişkilidir. Daha sonra ise Sabahattin Ali'nin bu dönem içerisindeki ötekileştirilme süreci ortaya konacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Sabahattin Ali'nin eserlerinde görülen etnik ötekileştirme, kadının ötekileştirilmesi, sınıfsal ötekileştir(il)me, ideolojik yönden ötekileştir(il)me, bedensel veya zihinsel engellilik nedeniyle ötekileştirilme, Anadolu ve Anadolu insanının ötekileştirilmesi, bireyin kendini ötekileştirmesi (kendine yabancılaşma), dini inançlar nedeniyle ötekileştirilme ve doğanın ötekileştirilmesi konuları ele alınacaktır. Yazarın bütün eserlerinden faydalanılarak bütün bunların onun eserlerinde var olduğu sonucuna ulaşılmaya çalışılacaktır.

Sabahattin AliÖtekileşme
Mehmet Öz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sabahattin Ali'nin eserlerinde ötekileştir(il)me

Ötekileştir(il)me, tarih boyunca var olan bir problemdir. Bunun birey, grup ya da bir topluluğa yansıması kimi zaman ırk, kimi zaman renk, kimi zaman bir ideoloji, kimi zaman ise bireydeki bedensel bir kusur vs. üzerindendir. Bunlar; bir bireyin, bir grubun, etnik bir topluluğun vs. ötekileştirilmesinin, toplumun kıyısına itilmesinin sebeplerini teşkil etmiştir. Bunların özellikle bireye etkisi; bireyin daha çok içe kapanması, toplumdan uzaklaşması şeklinde olmuştur. Bu çalışmanın amacı da Sabahattin Ali'nin bütün eserlerini, etkileri oldukça geniş ve tarihsel olan ötekileştir(il)meyi merkeze alarak incelemektir. Burada hedeflenen, kimi kesimlerce bir "öteki" görülen Sabahattin Ali'nin; eserlerinde ötekileri, ötekileştirilenleri çokça işlediğinin ortaya konmasıdır. Bu doğrultuda çalışmanın birinci bölümünde öncelikle öteki, ötekileştir(il)me kavramları ortaya konacak ve sonra Sabahattin Ali'nin yaşadığı dönem ele alınacaktır. Çünkü yazarın ötekileştirilmesi bu dönemle de yakından ilişkilidir. Daha sonra ise Sabahattin Ali'nin bu dönem içerisindeki ötekileştirilme süreci ortaya konacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Sabahattin Ali'nin eserlerinde görülen etnik ötekileştirme, kadının ötekileştirilmesi, sınıfsal ötekileştir(il)me, ideolojik yönden ötekileştir(il)me, bedensel veya zihinsel engellilik nedeniyle ötekileştirilme, Anadolu ve Anadolu insanının ötekileştirilmesi, bireyin kendini ötekileştirmesi (kendine yabancılaşma), dini inançlar nedeniyle ötekileştirilme ve doğanın ötekileştirilmesi konuları ele alınacaktır. Yazarın bütün eserlerinden faydalanılarak bütün bunların onun eserlerinde var olduğu sonucuna ulaşılmaya çalışılacaktır.

Sabahattin AliÖtekileşme
Mehmet Öz
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hatice Bilen Buğra'nın roman ve hikâyeleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada hikâyelerinde kadını ve kadın sorunsalını esas almış bir sanatçı olan Hatice Bilen Buğra'nın altı hikâye kitabını ve bir romanını incelemeye çalıştık ve çalışmayı üç bölüme ayırdık. Daha çok hikâyeci kimliği ile öne çıkan sanatçı, eserlerinin tamamında eril güç ve bu eril güce karşı kadın olma problemini ele almıştır. Bu sebepledir ki yazarın eserlerini incelerken en yoğun biçimde ele alınan temaları kadın, yalnızlık, aile ve toplum baskısı, göstermelik namus anlayışı ve ataerkil değerlerden oluştuğu görülmüştür. Birinci bölümde, Hatice Bilen Buğra'nın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verdik. İkinci bölümde, yazarın kaleme aldığı hikâyeleri yapı ve tema bakımından incelemeyi amaçladık. Toplumda var olma ve kadın olma sorunsalını açıklamaya çalıştık. Üçüncü bölümde, Hatice Bilen Buğra'nın roman türünde yazılmış tek eseri olan "Aynadaki Boşluk"u yapısal bakımdan inceledik.

Bilen Buğra, HaticeHikayeKadın sorunları+5
Fulya Tandoğan
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hatice Bilen Buğra'nın roman ve hikâyeleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada hikâyelerinde kadını ve kadın sorunsalını esas almış bir sanatçı olan Hatice Bilen Buğra'nın altı hikâye kitabını ve bir romanını incelemeye çalıştık ve çalışmayı üç bölüme ayırdık. Daha çok hikâyeci kimliği ile öne çıkan sanatçı, eserlerinin tamamında eril güç ve bu eril güce karşı kadın olma problemini ele almıştır. Bu sebepledir ki yazarın eserlerini incelerken en yoğun biçimde ele alınan temaları kadın, yalnızlık, aile ve toplum baskısı, göstermelik namus anlayışı ve ataerkil değerlerden oluştuğu görülmüştür. Birinci bölümde, Hatice Bilen Buğra'nın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verdik. İkinci bölümde, yazarın kaleme aldığı hikâyeleri yapı ve tema bakımından incelemeyi amaçladık. Toplumda var olma ve kadın olma sorunsalını açıklamaya çalıştık. Üçüncü bölümde, Hatice Bilen Buğra'nın roman türünde yazılmış tek eseri olan "Aynadaki Boşluk"u yapısal bakımdan inceledik.

Bilen Buğra, HaticeHikayeKadın sorunları+5
Fulya Tandoğan
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hatice Bilen Buğra'nın roman ve hikâyeleri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada hikâyelerinde kadını ve kadın sorunsalını esas almış bir sanatçı olan Hatice Bilen Buğra'nın altı hikâye kitabını ve bir romanını incelemeye çalıştık ve çalışmayı üç bölüme ayırdık. Daha çok hikâyeci kimliği ile öne çıkan sanatçı, eserlerinin tamamında eril güç ve bu eril güce karşı kadın olma problemini ele almıştır. Bu sebepledir ki yazarın eserlerini incelerken en yoğun biçimde ele alınan temaları kadın, yalnızlık, aile ve toplum baskısı, göstermelik namus anlayışı ve ataerkil değerlerden oluştuğu görülmüştür. Birinci bölümde, Hatice Bilen Buğra'nın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verdik. İkinci bölümde, yazarın kaleme aldığı hikâyeleri yapı ve tema bakımından incelemeyi amaçladık. Toplumda var olma ve kadın olma sorunsalını açıklamaya çalıştık. Üçüncü bölümde, Hatice Bilen Buğra'nın roman türünde yazılmış tek eseri olan "Aynadaki Boşluk"u yapısal bakımdan inceledik.

Bilen Buğra, HaticeHikayeKadın sorunları+5
Fulya Tandoğan
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ayla kutlu romanlarının kişiler dünyasında kadınlar

Ayla Kutlu, romanlarında kadının toplumsal yapıdaki rolünü irdeleyerek siyasi değişim ve sosyo-kültürel yenileşmelerin kadınlar üzerindeki etkilerini okura aktarır. Topluma yön veren önemli olaylar çerçevesinde romanlarının temel kurgusunu oluşturan yazar, kadın kahramanlarının sahip olduğu imkânları yaşadıkları bölgeler üzerinden kıyaslayarak farklı statülere sahip kadınları yan yana getirir. Oluşturduğu çok kültürlü hiyerarşik yapı ile kahramanlarının yaşam serüvenlerini sentezleyen yazar, kahramanların kişisel ve psikolojik gelişimlerini yaşanan toplumsal değişimler ışığında gözler önüne serer. Evrensel anlamda kadının önemini vurgulayan Kutlu, oluşturduğu güçlü tarihî arka fon ile kadının erkek egemen bir toplumda verdiği varoluş mücadelesine dikkat çeker. Eserlerinde karakter olarak güçlü kadını yazan Kutlu, kadının bireyleşme çabasını aktarırken farklı sosyal statülerde bulunan kadınları tercih eder. Anadolu'nun her şeyi kabullenmeye razı fedakâr kadınlarından "İstanbul Hanımefendileri"ne doğru uzanan kadın tiplemelerini bir araya getirerek sentezleyen yazar kaostan kozmosa doğru bir yol izler. Romanlarda kullanılan kadın tipleri modernleşmenin etkisiyle gelişim gösterir. Bu çalışmada, insanın varoluş yolculuğunda yaşadığı fiziksel ve ruhsal olayların psikolojik etkileri tespit edilerek kadının tinsel özelliklerini vurgulamak amaçlanmıştır. Buna ek olarak kadın izleğinin önemi, aile kavramanın özellikle kız çocukları üzerindeki etkisi belirlenmiş olup değişen dünyaya ayak uydurabilen kadınların yeni nesiller üzerindeki etkileri irdelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ayla Kutlu, kadın, öteki, ataerkil, psikoloji.

AtaerkilKadınlarKutlu, Ayla+6
Ebru İlgen
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ayla kutlu romanlarının kişiler dünyasında kadınlar

Ayla Kutlu, romanlarında kadının toplumsal yapıdaki rolünü irdeleyerek siyasi değişim ve sosyo-kültürel yenileşmelerin kadınlar üzerindeki etkilerini okura aktarır. Topluma yön veren önemli olaylar çerçevesinde romanlarının temel kurgusunu oluşturan yazar, kadın kahramanlarının sahip olduğu imkânları yaşadıkları bölgeler üzerinden kıyaslayarak farklı statülere sahip kadınları yan yana getirir. Oluşturduğu çok kültürlü hiyerarşik yapı ile kahramanlarının yaşam serüvenlerini sentezleyen yazar, kahramanların kişisel ve psikolojik gelişimlerini yaşanan toplumsal değişimler ışığında gözler önüne serer. Evrensel anlamda kadının önemini vurgulayan Kutlu, oluşturduğu güçlü tarihî arka fon ile kadının erkek egemen bir toplumda verdiği varoluş mücadelesine dikkat çeker. Eserlerinde karakter olarak güçlü kadını yazan Kutlu, kadının bireyleşme çabasını aktarırken farklı sosyal statülerde bulunan kadınları tercih eder. Anadolu'nun her şeyi kabullenmeye razı fedakâr kadınlarından "İstanbul Hanımefendileri"ne doğru uzanan kadın tiplemelerini bir araya getirerek sentezleyen yazar kaostan kozmosa doğru bir yol izler. Romanlarda kullanılan kadın tipleri modernleşmenin etkisiyle gelişim gösterir. Bu çalışmada, insanın varoluş yolculuğunda yaşadığı fiziksel ve ruhsal olayların psikolojik etkileri tespit edilerek kadının tinsel özelliklerini vurgulamak amaçlanmıştır. Buna ek olarak kadın izleğinin önemi, aile kavramanın özellikle kız çocukları üzerindeki etkisi belirlenmiş olup değişen dünyaya ayak uydurabilen kadınların yeni nesiller üzerindeki etkileri irdelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ayla Kutlu, kadın, öteki, ataerkil, psikoloji.

AtaerkilKadınlarKutlu, Ayla+6
Ebru İlgen
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cengiz Dağcı'nın romanlarında mekân-insan ilişkisi

Dağcı'nın romanlarında mekân-insan ilişkisi, mekâna salt anlamının ötesinde değerler kazandırmıştır. Kırım Türklerinin uğradığı asimilasyonun mekânsal boyuttaki yansımalarını anlatan Dağcı; ev-yurt özdeşliğiyle hafıza mekânları oluşturmasının yanı sıra, bireyin benliğini kurmaya; kendini bulmaya çalışırken sığındığı mekânlara yer vermiştir. Çalışmada sosyoloji, psikoloji, felsefe, mitoloji gibi farklı kaynaklardan yararlanılmış ve mekân-insan arasındaki etkileşim algısal mekân çerçevesinde sunulmuştur. Yapılan çalışmada Dağcı'nın romanlarında insan psikolojisi, insanın mekâna yüklediği kimlik ve mekânın kahramanlarda oluşturduğu algılar irdelenmiştir. Dört bölümden oluşan çalışmada, Dağcı'nın; Korkunç Yıllar (2006), Yurdunu Kaybeden Adam (2021), Badem Dalına Asılı Bebekler (2018), Üşüyen Sokak (2016), O Topraklar Bizimdi (2014), Onlar da İnsandı (2019) romanları üzerinde çalışılmıştır. Birinci bölümde Cengiz Dağcı'nın hayatı, eserleri ve edebî kişiliği; ikinci bölümde romanda mekân kurgusu ve algısal mekânın özellikleri; üçüncü bölümde mekân-insan etkileşimi okumalardan yola çıkarak kimlik, hafıza, aidiyet gibi sosyo-kültürel yapıda ve bireysel perspektifte incelenmiştir. Son bölümde kaynakçaya yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cengiz Dağcı, mekân, insan, psikoloji

Eneshan Çalışkan
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cengiz Dağcı'nın romanlarında mekân-insan ilişkisi

Dağcı'nın romanlarında mekân-insan ilişkisi, mekâna salt anlamının ötesinde değerler kazandırmıştır. Kırım Türklerinin uğradığı asimilasyonun mekânsal boyuttaki yansımalarını anlatan Dağcı; ev-yurt özdeşliğiyle hafıza mekânları oluşturmasının yanı sıra, bireyin benliğini kurmaya; kendini bulmaya çalışırken sığındığı mekânlara yer vermiştir. Çalışmada sosyoloji, psikoloji, felsefe, mitoloji gibi farklı kaynaklardan yararlanılmış ve mekân-insan arasındaki etkileşim algısal mekân çerçevesinde sunulmuştur. Yapılan çalışmada Dağcı'nın romanlarında insan psikolojisi, insanın mekâna yüklediği kimlik ve mekânın kahramanlarda oluşturduğu algılar irdelenmiştir. Dört bölümden oluşan çalışmada, Dağcı'nın; Korkunç Yıllar (2006), Yurdunu Kaybeden Adam (2021), Badem Dalına Asılı Bebekler (2018), Üşüyen Sokak (2016), O Topraklar Bizimdi (2014), Onlar da İnsandı (2019) romanları üzerinde çalışılmıştır. Birinci bölümde Cengiz Dağcı'nın hayatı, eserleri ve edebî kişiliği; ikinci bölümde romanda mekân kurgusu ve algısal mekânın özellikleri; üçüncü bölümde mekân-insan etkileşimi okumalardan yola çıkarak kimlik, hafıza, aidiyet gibi sosyo-kültürel yapıda ve bireysel perspektifte incelenmiştir. Son bölümde kaynakçaya yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cengiz Dağcı, mekân, insan, psikoloji

Eneshan Çalışkan
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors