Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Tarakcıoğlu Altınay
10 theses · Uşak University
Yöneticilerin etik liderlik davranışları ile çalışanların örgütsel sinizm algılamaları arasındaki ilişki: Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) örneği
Bu çalışmada Azerbaycan Devlet Petrol şirketinde yöneticilerin etik liderlik davranışları ve çalışanların örgütsel sinizm algısı saptanmaya çalışılmıştır. İlk bölümde liderlik ve etik liderlik üzerine yapılan araştırmalar incelenmiştir. İkinci bölümde Örgütsel sinizim üzerine yapılan araştırmalar incelenmiş, üçüncü bölümde ise bu iki değişkenler arasında istatiksel ilişkiler ortaya konmuştur. Çalışmanın araştırma kısmında anket yöntemi kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde demografik sorular, ikinci kısmında 44 sorudan oluşan etik liderlik ve 13 sorudan oluşan örgütsel sinizm ile ilgili sorular yer almaktadır. Daha sonra değişkenlere faktör analizi yapılmış ve yöneticilerin etik liderlik davranışlarına yönelik 6 değişken, örgütsel sinizim ölçeğinde ise iki boyut bulunmuştur. Tezin üçüncü bölümünde yer alan araştırma kısmında öncelikle demografik veriler, etik liderlik ve özrgütsel sinizm arasında ilişki olup olmadığı incelenmiş, daha sonra regresyon ve korelasyon analizi yapılarak boyutlar arasındaki ilişkiler saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın temel amacı olarak kabul görülen yöneticilerin etik liderlik davranışları ve çalışanların örgütsel sinizm algılarını incelendiğinde "davranışsal sinizm boyutunu" "çözüm üretmede etik" boyutu olumlu etkilediği ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde "örgütsel sinizm" ölçeğinin boyutu olan "duygusal sinizim" boyutunu da "çözüm üretmede etik" ve "karar vermede etik" boyutu olumlu şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır.
Endüstri 4.0 - iş sağlığı ve güvenliği entegrasyonu: İmalat sektörü üzerine bir inceleme
Endüstri 4.0, hızlı gelişen teknoloji, rekabet koşullarının giderek artması, artan tüketici ihtiyaçlarına hızlı ve esnek çözümler getirilmesi açısından her sektörü etkilemektedir. Endüstri 4.0, yeni kavramlarla tanışmamızı sağlamıştır. Nesnelerin İnterneti, Büyük Veri, Bulut Bilişim, Siber Fiziksel Sistemler, Otonom Robotlar, Yatay ve Dikey Sitem Entegrasyonu, Katmanlı Üretim, Simülasyon, Arttırılmış Gerçeklik, Endüstri 4.0'ın dokuz temel direğidir. Bu kavramlarla birlikte, ülkeler Endüstri 4.0 için yol haritaları belirlemekte, işletmeler dijital yatırımlar yaparak, organizasyon yapılarını değiştirmektedir. Endüstri 4.0 ile birlikte teknolojiye olan yatırımların artması sonucu işletme içinde verimliliğin artması, bu konuda yatırım yapan ülkelerinde ekonomilerinde büyüme beklenmektedir. Tüm bu dönüşümlerle birlikte eğitimli, kalifiye çalışana olan ihtiyaç artacak, istihdam durumu da buna göre şekillenecektir. Endüstri 4.0, tüm bu değişimlerin yanında İş Sağlığı ve Güvenliğini de etkileyecektir. Çalışmamızda, değişen dijital yaklaşımla birlikte, iş ekipman ve aletleri, iş organizasyon ve yönetimi, hiyerarşi, işgücü özellikleri, çalışanların becerileri ve bilgi düzeyleri, işveren ve çalışanların sorumlulukları, İş Sağlığı ve Güvenliği açısından ele alınacaktır. Endüstri 4.0 kavramlarının bu konulara olan etkisi detaylı olarak değerlendirilecektir. Konuyla alakalı olarak, bir tekstil fabrikası olan Hugo Boss'dan Endüstri 4.0 ile ilgili yaptığı yenilikler konusunda hem firmadan hem de basından bilgiler edinilmiş, yapılan bu yeniliklerin İş Sağlığı ve Güvenliği bakımından değerlendirilmesi yapılmıştır.
Bankacılık sistemi ve sermaye piyasasının finansal gelişme endeksinde kullanılan değişkenler ile analizi (2008-2017 dönemi)
Finansal sistemin varlık sebebi, yatırım fırsatları için gereken kaynakların bulunmasına yardımcı olmasıdır. Finansal sistemin bileşenleri ise finansal piyasalar ve finansal araçlardır. Bankalar, finansal sistem içinde çok önemli yere sahip kuruluşlardır. Türk Bankacılık Sistemi, Türk Finans Sektörünün en büyük ve en önemli bileşeni durumunda ve ulusal finans sistemlerinin ülke ekonomilerindeki yüksek paya sahiptir. Ayrıca bankalar, finans sisteminde olduğu kadar ekonominin bütününde de yadsınamayacak ağırlık ve güce bahip oldukları söylenebilir. Çalışmada Dünyada ve Türkiye'de bankacılık sistemi irdelenmiş ve 2008-2017 yılları arasındaki sermaye piyasasının finansal gelişme endeksinde kullanılan değişkenler ile analizi yapılmıştır.
Bankacılık sisteminde risk kavramı, mevduat bankalarında sürdürülebilirlik raporlaması uygulamaları
Finans piyasalarında bankaların önemi ciddi bir yere sahiptir. Bankalar sadece fon fazlalığını toplayarak fon talebinde bulunanlara aracılık etmekten ziyade, tasarruf ve yatırımlar arasındaki dengeyi de gözetmektedirler. Banka fonksiyonlarının güçlü olması hem hissedarlar hem paydaşlar hem de ülke ekonomisi ve sanayileşmeye büyük katkı sağlamaktadır. Bu açıdan bakıldığında da bankacılığın gelişmesi ve büyümesi ülke açısından büyük önem arz etmektedir. Ayrıca bankalar fon transferini sağlamanın yanı sıra para ve maliye politikalarında, kaydî para yaratmada, gelir ve servet dağılımını şekillendirmemde de görev üstlenmektedirler. Dört bölümden oluşan tezin birinci bölümünde, Türk bankacılık sektörünün doğuşu ve tarihsel gelişimine, literatürdeki tanım, görev ve türlerine yer verildikten sonra kısaca kamu sermayeli bankalara değinilmiştir. İkinci bölümde ise; bankacılık sektöründe artan yoğunlaşmanın etkisi ile ortaya çıkan finansal kırılganlık kavramına, kırılganlığın bir sonraki aşaması olarak değerlendirebileceğimiz risk kavramının, doğuşu, tanımı, özellikleri ve yönetimine, yine bunlara bağlı olarak ortaya çıkan kriz karamı, çeşitleri ve Türkiye'de yaşanan krizler ele alınmıştır. Üçüncü bölüme gelindiğinde, bankaların kaynak yaratma ve yurtdışından sağlanan kredilere değinilmiştir. Son bölümde ise, sürdürülebilirlik raporlaması ele alınarak sürdürülebilir kalkınmanın tarihçesine, literatürdeki anlamına, unsurlarına değinilmiş, daha sonra entegre raporlama kavramının tanımı yapılarak ortaya çıkış sebepleri dikkate alınmıştır. Türkiye'deki kamu bankalarının sürdürülebilirlik raporları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Risk kavramı, kırılganlık, bankacılık sistemi, sürdürülebilirlik raporlaması, entegre raporlama
Finansal krizlerin reel sektöre etkilerinin incelenmesi "Otomotiv sektörü üzerine bir uygulama"
Küreselleşen dünyada rekabetin de artmasıyla pek çok kriz meydana gelmekte ve bu krizlerin etkileri dönemler, hatta yıllar boyunca devam etmektedir. Krizler bazı sektörleri derinden etkilemiştir. Otomotiv sektörü de kriz dönemlerinde en çok tahribat yaşayan sektörlerin başında gelmektedir. Otomotiv sektörünün pek çok sektörle bağlantılı olması krizden etkilenme hızını da arttırmaktadır. Araştırmada kriz dönemlerinde otomotiv sektöründe yaşanan sıkıntılar ele alınmış, otomotiv sektörü ile bankacılık sistemi arasındaki ilişki ve bankacılık sisteminin araç alımına etkileri incelenmiştir. Kredi kullanım maliyetlerinin otomobil alımlarına etkisi incelenmiştir. Tüketicilerin satın alma kararlarının kriz döneminde azalmakta ve otomotiv sektöründe satışlarda azalma görülmektedir. Araştırmada genel ekonomik durum içerisinde otomotiv sektörü incelenmiş ve çeşitli verilerle bu dönemlerde otomotiv arz ve taleplerinde azalma görüldüğü tespit edilmektedir.
Finansal krizlerin reel sektöre etkilerinin incelenmesi "Otomotiv sektörü üzerine bir uygulama"
Küreselleşen dünyada rekabetin de artmasıyla pek çok kriz meydana gelmekte ve bu krizlerin etkileri dönemler, hatta yıllar boyunca devam etmektedir. Krizler bazı sektörleri derinden etkilemiştir. Otomotiv sektörü de kriz dönemlerinde en çok tahribat yaşayan sektörlerin başında gelmektedir. Otomotiv sektörünün pek çok sektörle bağlantılı olması krizden etkilenme hızını da arttırmaktadır. Araştırmada kriz dönemlerinde otomotiv sektöründe yaşanan sıkıntılar ele alınmış, otomotiv sektörü ile bankacılık sistemi arasındaki ilişki ve bankacılık sisteminin araç alımına etkileri incelenmiştir. Kredi kullanım maliyetlerinin otomobil alımlarına etkisi incelenmiştir. Tüketicilerin satın alma kararlarının kriz döneminde azalmakta ve otomotiv sektöründe satışlarda azalma görülmektedir. Araştırmada genel ekonomik durum içerisinde otomotiv sektörü incelenmiş ve çeşitli verilerle bu dönemlerde otomotiv arz ve taleplerinde azalma görüldüğü tespit edilmektedir.
Bankacılık sisteminde risk kavramı, mevduat bankalarında sürdürülebilirlik raporlaması uygulamaları
Finans piyasalarında bankaların önemi ciddi bir yere sahiptir. Bankalar sadece fon fazlalığını toplayarak fon talebinde bulunanlara aracılık etmekten ziyade, tasarruf ve yatırımlar arasındaki dengeyi de gözetmektedirler. Banka fonksiyonlarının güçlü olması hem hissedarlar hem paydaşlar hem de ülke ekonomisi ve sanayileşmeye büyük katkı sağlamaktadır. Bu açıdan bakıldığında da bankacılığın gelişmesi ve büyümesi ülke açısından büyük önem arz etmektedir. Ayrıca bankalar fon transferini sağlamanın yanı sıra para ve maliye politikalarında, kaydî para yaratmada, gelir ve servet dağılımını şekillendirmemde de görev üstlenmektedirler. Dört bölümden oluşan tezin birinci bölümünde, Türk bankacılık sektörünün doğuşu ve tarihsel gelişimine, literatürdeki tanım, görev ve türlerine yer verildikten sonra kısaca kamu sermayeli bankalara değinilmiştir. İkinci bölümde ise; bankacılık sektöründe artan yoğunlaşmanın etkisi ile ortaya çıkan finansal kırılganlık kavramına, kırılganlığın bir sonraki aşaması olarak değerlendirebileceğimiz risk kavramının, doğuşu, tanımı, özellikleri ve yönetimine, yine bunlara bağlı olarak ortaya çıkan kriz karamı, çeşitleri ve Türkiye'de yaşanan krizler ele alınmıştır. Üçüncü bölüme gelindiğinde, bankaların kaynak yaratma ve yurtdışından sağlanan kredilere değinilmiştir. Son bölümde ise, sürdürülebilirlik raporlaması ele alınarak sürdürülebilir kalkınmanın tarihçesine, literatürdeki anlamına, unsurlarına değinilmiş, daha sonra entegre raporlama kavramının tanımı yapılarak ortaya çıkış sebepleri dikkate alınmıştır. Türkiye'deki kamu bankalarının sürdürülebilirlik raporları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Risk kavramı, kırılganlık, bankacılık sistemi, sürdürülebilirlik raporlaması, entegre raporlama
Bankacılık sistemi ve sermaye piyasasının finansal gelişme endeksinde kullanılan değişkenler ile analizi (2008-2017 dönemi)
Finansal sistemin varlık sebebi, yatırım fırsatları için gereken kaynakların bulunmasına yardımcı olmasıdır. Finansal sistemin bileşenleri ise finansal piyasalar ve finansal araçlardır. Bankalar, finansal sistem içinde çok önemli yere sahip kuruluşlardır. Türk Bankacılık Sistemi, Türk Finans Sektörünün en büyük ve en önemli bileşeni durumunda ve ulusal finans sistemlerinin ülke ekonomilerindeki yüksek paya sahiptir. Ayrıca bankalar, finans sisteminde olduğu kadar ekonominin bütününde de yadsınamayacak ağırlık ve güce bahip oldukları söylenebilir. Çalışmada Dünyada ve Türkiye'de bankacılık sistemi irdelenmiş ve 2008-2017 yılları arasındaki sermaye piyasasının finansal gelişme endeksinde kullanılan değişkenler ile analizi yapılmıştır.
Endüstri 4.0 - iş sağlığı ve güvenliği entegrasyonu: İmalat sektörü üzerine bir inceleme
Endüstri 4.0, hızlı gelişen teknoloji, rekabet koşullarının giderek artması, artan tüketici ihtiyaçlarına hızlı ve esnek çözümler getirilmesi açısından her sektörü etkilemektedir. Endüstri 4.0, yeni kavramlarla tanışmamızı sağlamıştır. Nesnelerin İnterneti, Büyük Veri, Bulut Bilişim, Siber Fiziksel Sistemler, Otonom Robotlar, Yatay ve Dikey Sitem Entegrasyonu, Katmanlı Üretim, Simülasyon, Arttırılmış Gerçeklik, Endüstri 4.0'ın dokuz temel direğidir. Bu kavramlarla birlikte, ülkeler Endüstri 4.0 için yol haritaları belirlemekte, işletmeler dijital yatırımlar yaparak, organizasyon yapılarını değiştirmektedir. Endüstri 4.0 ile birlikte teknolojiye olan yatırımların artması sonucu işletme içinde verimliliğin artması, bu konuda yatırım yapan ülkelerinde ekonomilerinde büyüme beklenmektedir. Tüm bu dönüşümlerle birlikte eğitimli, kalifiye çalışana olan ihtiyaç artacak, istihdam durumu da buna göre şekillenecektir. Endüstri 4.0, tüm bu değişimlerin yanında İş Sağlığı ve Güvenliğini de etkileyecektir. Çalışmamızda, değişen dijital yaklaşımla birlikte, iş ekipman ve aletleri, iş organizasyon ve yönetimi, hiyerarşi, işgücü özellikleri, çalışanların becerileri ve bilgi düzeyleri, işveren ve çalışanların sorumlulukları, İş Sağlığı ve Güvenliği açısından ele alınacaktır. Endüstri 4.0 kavramlarının bu konulara olan etkisi detaylı olarak değerlendirilecektir. Konuyla alakalı olarak, bir tekstil fabrikası olan Hugo Boss'dan Endüstri 4.0 ile ilgili yaptığı yenilikler konusunda hem firmadan hem de basından bilgiler edinilmiş, yapılan bu yeniliklerin İş Sağlığı ve Güvenliği bakımından değerlendirilmesi yapılmıştır.
Yöneticilerin etik liderlik davranışları ile çalışanların örgütsel sinizm algılamaları arasındaki ilişki: Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) örneği
Bu çalışmada Azerbaycan Devlet Petrol şirketinde yöneticilerin etik liderlik davranışları ve çalışanların örgütsel sinizm algısı saptanmaya çalışılmıştır. İlk bölümde liderlik ve etik liderlik üzerine yapılan araştırmalar incelenmiştir. İkinci bölümde Örgütsel sinizim üzerine yapılan araştırmalar incelenmiş, üçüncü bölümde ise bu iki değişkenler arasında istatiksel ilişkiler ortaya konmuştur. Çalışmanın araştırma kısmında anket yöntemi kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde demografik sorular, ikinci kısmında 44 sorudan oluşan etik liderlik ve 13 sorudan oluşan örgütsel sinizm ile ilgili sorular yer almaktadır. Daha sonra değişkenlere faktör analizi yapılmış ve yöneticilerin etik liderlik davranışlarına yönelik 6 değişken, örgütsel sinizim ölçeğinde ise iki boyut bulunmuştur. Tezin üçüncü bölümünde yer alan araştırma kısmında öncelikle demografik veriler, etik liderlik ve özrgütsel sinizm arasında ilişki olup olmadığı incelenmiş, daha sonra regresyon ve korelasyon analizi yapılarak boyutlar arasındaki ilişkiler saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın temel amacı olarak kabul görülen yöneticilerin etik liderlik davranışları ve çalışanların örgütsel sinizm algılarını incelendiğinde "davranışsal sinizm boyutunu" "çözüm üretmede etik" boyutu olumlu etkilediği ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde "örgütsel sinizm" ölçeğinin boyutu olan "duygusal sinizim" boyutunu da "çözüm üretmede etik" ve "karar vermede etik" boyutu olumlu şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır.