Prof. Dr. Mehmet Bahar danışmanlığındaki tezler
25 tez · Bolu Abant İzzet Baysal University
2004 fen ve teknoloji, 2013 ve 2018 fen bilimleri dersi öğretim programlarında yer bilimleri içeriğinin belirlenmesi ve karşılaştırılması
Bu araştırmada i) Yer Bilimleri alan içeriğinin (hipotez, kanun-yasa, teori-kuram, ilke-prensip, deney, olay) belirlenmesi ve ii) 2004 Fen ve Teknoloji öğretim programı (FenTkn Öğ. Prog.) 4-8. sınıflar ile 2013 ve 2018 Fen Bilimleri öğretim programlarında (FenBil Öğ. Prog.) 3-8. Sınıflar seviyesindeki kazanımların Yer Bilimleri alan içeriğini kapsama düzeyinin tespit edilerek karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Çalışmanın birinci basamağında, üniversitelerde temel kaynak niteliğindeki ders kitapları, çeşitli bilimsel kaynaklar taranmış ve Yer Bilimleri alan içerikleri tablolaştırılmış, alan uzmanından görüş alınarak son şekli verilmiştir. Çalışmanın ikinci basamağında söz konusu programlardaki tüm kazanımlar belirlenerek listelenmiştir. Öğretim programının Yer Bilimleri alan içeriğini kapsama düzeyini belirlemek amacıyla 2018 FenBil Öğ. Prg. 7. Sınıf düzeyinde bir ön çalışma yapılmıştır. Bu aşamada araştırmacı ve alan uzmanı bir tarama yapmıştır. Araştırmacı ve alan uzmanının elde ettikleri verilerin örtüşmesi nedeniyle bundan sonraki çalışma araştırmacı tarafından devam ettirilmiştir. Araştırma sonucunda, i) Yer Bilimleri alan içeriğinde 6 hipotez, 5 kanun, 14 teori, 13 ilke, 25 deney ve 15 olay tespit edilmiş, ii) Yer Bilimleri içeriği ile doğrudan ve dolaylı ilişkilendirilen en fazla kazanım sayısına sahip programın 2004 FenTkn Öğ. Prog. olduğu, iii) öğretim programlarının üçünde de ilişkilendirilen ve ilişkilendirilemeyen içeriklerin kazanımlar açısından benzerlik ve farklılıklar bulunduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada elde edilen sonuçların Fen Bilimleri öğretim programında bulunması gereken Yer Bilimleri içerik kapsamı açısından önemi ortaya konulmuş, ehemmiyetli hususlarda önerilerde bulunulmuştur.
2004 fen ve teknoloji, 2013 ve 2018 fen bilimleri dersi öğretim programlarında kimya bilim içeriğinin belirlenmesi ve karşılaştırmalı analizi
Bu araştırmada, i) Kimya alan içeriğinin (kanun-yasa, teori-kuram, ilkeprensip, olay, deney, hipotez) belirlenmesi ve ii) 2004 Fen ve Teknoloji (FenTk ÖPrg.) 2013, 2018 3-8. Sınıflar Fen bilimleri öğretim programındaki (Fen-Bil. ÖPrg.) kazanımların Kimya alanı içeriğini kapsama düzeyinin tespiti amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Çalışmanın birinci basamağında, üniversitelerde okutulan güncel temel ders kitapları, internet ortamında erişilebilen çeşitli bilimsel kaynaklar taranarak kimya bilim alanındaki yasa, teori, ilke, olay, deney ve hipotezler bir tablo haline getirilmiştir. Toplamda 20 yasa, 20 teori, 6 ilke, 21 olay, 7 Deney ve 1 Hipotez belirlenmiştir. Tablolaştırılan kimya alanı içeriklerine ilişkin bir alan uzmanından görüş alınmıştır. Görüş doğrultusunda Avogadro hipotezi, Avogadro İlkesi olarak değiştirilmiş ve hipotez başlığı tablodan kaldırılmıştır. Çalışmanın ikinci basamağında 2004 FenTk ÖPrg. 2013, 2018 3-8. Sınıflar Fen-Bil ÖPrg. Kimya alanı içeriğini kapsama düzeyini belirlemek amacıyla 8. Sınıf düzeyinde ön çalışma yapılmıştır. Bu aşamada tablolaştırılan kimya alanındaki kanun, teori, ilke, olay ve deneylerin, 8. Sınıf düzeyinde öğrenme alanlarındaki hangi kazanımlarla doğrudan veya dolaylı biçimde ilgili olduğuna yönelik araştırmacı ve alan uzmanı bir tarama yapmıştır. Araştırmacı ve alan uzmanının elde ettikleri verilerin bütünüyle örtüşmesi nedeniyle bundan sonraki çalışma araştırmacı tarafından sürdürülmüştür. Araştırma sonucunda 20 teori (kuram), 7 ilke(prensip), 20 kanun(yasa), 21 olay ve 7 deney tespit edilmiştir. Kimya alan içeriğiyle doğrudan ve/veya dolaylı ilişkilendirmenin en fazla yapıldığı öğretim programının 2004 FenTk ÖPrg. olduğu ve alan içeriğinin kazanımlarla ilişkilendirilmesi aşamasında üç öğrenim programının kazanımlarının içerik ilişkilendirmesinde birbirine benzer ilişkilendirmelerin olduğu görülmüştür. Çalışmada elde edilen sonuçların Fen-Bil ÖPrg.nda bulunması gereken kimya içerik kapsamı açısından önemi ve diğer öğrenme alanlarına (canlılar ve yaşam, dünya ve evren, fiziksel süreçler) olan etkisi tartışılarak, önemli görülen hususlarda önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Fen ve Teknoloji, Fen Bilimleri Öğretim Programı, Doküman analizi, Kimya içeriği
Fen programları kazanımlarının çok fonksiyonlu tarım okuryazarlığı bağlamında incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Çok Fonksiyonlu Tarım Okuryazarlığı bilgi boyutu 8. temadaki (Fen, Teknoloji ve Mühendislik) 11 standardın, 2004 Fen ve Teknoloji Öğretim Programı, 2013 Fen Bilimleri Öğretim Programı ve 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı'ndaki kazanımlarda ne kadar yansıtıldığını incelemektir. Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programları (2004, 2013 ve 2018) 5.sınıftan 8.sınıfa kadar, Çok Fonksiyonlu Tarım Okuryazarlığı bilgi boyutunda Fen, Teknoloji ve Mühendislik teması adı altında ayrı ayrı incelenmiştir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi ve nitel araştırma yöntemleri içinde yer alan, yazılı ve görsel kaynaklardaki verilerin incelenmesini sağlayan doküman inceleme tekniği ve buna bağlı içerik analizi kullanılmıştır. Öncelikle araştırmacı ve alan uzmanı iki kişi tarafından Fen programlarındaki (2004, 2013 ve 2018) kazanımlardan bir kısmı rastgele seçilmiş ve ilişkili olduğu standartlar belirlenmiştir. Kazanımlar seçildikten sonra uzmanların ve araştırmacının ilişkilendirdiği standartlar karşılaştırılmıştır. Araştırmacı ve alan uzmanlarının görüşlerinin birbiriyle aynı doğrultuda olması nedeniyle çalışmanın kalan kısmı araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Analiz sonuçları değerlendirildiğinde, sadece ilişkili kazanımların sayısı dikkate alındığında sırasıyla 2004 Fen ve Teknoloji Dersi Öğretim Programı (93 kazanım) 2013 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nda (36 kazanım) ve 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı (68 kazanım) ön plana çıkarken, ilişkisi tespit edilen kazanımların öğretim programındaki toplam kazanımları içindeki oranı dikkate alındığında tam tersi bir durum tespit edilmiştir. Başka bir ifade ile 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı'nın ilk sırada olduğu (%30,49) belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında çok fonksiyonlu tarım okuryazarlığının fen bilimleri ve diğer ders müfredatlarına entegrasyonu, tarım okuryazarlığı konusundaki farkındalığın arttırılması ve alan yazında daha kapsamlı çalışmaların yapılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çok fonksiyonlu tarım okuryazarlığı, doküman incelemesi, Fen programları
2018 fen bilimleri öğretim programı ölçme ve değerlendirme anlayışının Eğitim Bilişim Ağına (EBA) yansımaları: Ortaokul analizi
Bu çalışmada, 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı ölçme ve değerlendirme anlayışının özellikle son yıllarda kullanımı artan Eğitim Bilişim Ağına (EBA) ne kadar yansıtıldığının araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır ve veri toplama aracı olarak doküman incelemesine başvurulmuştur. Bu bağlamda 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı esas alınarak 2021-2022 eğitim öğretim yılında geçmiş yıllara göre daha fazla aktiflik gösteren, Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen bir komisyon tarafından hazırlanan EBA'daki fen bilimleri dokümanları içerik analizi ile incelenmiştir. EBA'da 5,6,7 ve 8. sınıfların tüm üniteleri ayrıntılı olarak analiz edilmiş, 2018 fen programında yer alan ölçme değerlendirme anlayışına göre EBA'da bulunması gereken ölçme tekniklerinin kullanım sıklığı Nartgün (2009) tarafından geliştirilmiş ölçme-değerlendirme tablosu dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. Elde edilen bulgular göre; i) kelime ilişkilendirme testi, V-diyagramı, portfolyo, görüşme, akran değerlendirme ve gösteri ölçme tekniklerine hiç yer verilmemiştir. ii) Balık Kılçığı, zihin haritaları, problem çözme, proje değerlendirme, kavram haritaları, anlam çözümleme tablosu ve öz değerlendirme gibi tekniklere çok az yer verilmiştir. iii) süreci ölçen tamamlayıcı (alternatif) ölçme ve değerlendirme tekniklerine oranla ürünü ölçen geleneksel ölçme ve değerlendirme tekniklerine daha fazla başvurulduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı'nda yer alan ölçme ve değerlendirme anlayışlarının incelenen 5,6,7 ve 8. sınıf EBA fen bilimleri içeriğine yeterince yansımadığı gözlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında, uygulayıcı ve karar vericilere EBA içeriğinin geliştirilmesi noktasında alternatif ölçme değerlendirme tekniklerinin çok daha fazla kullanılması önerisinde bulunulmuştur.
Zihin haritalama tekniğiyle zenginleştirilmiş argümantasyon yönteminin farklı bilişsel stillere sahip 8. sınıf öğrencilerinin enerji dönüşümleri ve çevre bilimi ünitesindeki kavramsal anlamalarına etkisi
Bu çalışmada üç farklı öğretim yönteminin (mevcut fen bilimleri dersi öğretim programı esas alınarak uygulanan öğretim yöntemi, argümantasyon yöntemi ve zihin haritalama tekniğiyle zenginleştirilmiş argümantasyon yöntemi) farklı bilişsel stillere sahip 8. sınıf öğrencilerinin "Enerji Dönüşümleri ve Çevre Bilimi" ünitesindeki kavramsal anlamalarına etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara Keçiören'de bir devlet ortaokulunda öğrenim görmekte olan 8. sınıf öğrencileri (N=130) oluşturmuştur. Çalışmaya ait veriler saklı figürler testi (SFT), kavramsal anlama testi (KAT), argümantasyon etkinlik kağıtları, zihin haritaları ve görüşme formları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre deney-1, deney-2 ve kontrol grubu öğrencilerinin KAT ön test ve son test puan ortalamaları arasında son test puan ortalamaları lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Böylece her üç öğretim yönteminin de öğrencilerin üniteye ilişkin kavramsal anlama düzeylerinde gelişme sağladığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırmada yalnızca kontrol ve deney-2 grubu son test puan ortalamaları arasında deney-2 grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Öğrencilerin kavramsal anlama son test puan ortalamaları bilişsel stillerine göre analiz edildiğinde ise alan bağımsız öğrenciler lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerin KAT son test puan ortalamalarındaki değişkenliğin yaklaşık %15'i öğretim yöntemiyle, %22'si bilişsel stilleri ile açıklanmıştır. Uygulanan öğretim yöntemi ve bilişsel stillerin ortak etkisi ise öğrenci başarısındaki varyansın yaklaşık %10'unu açıklamıştır. İlaveten, deney-2 grubundaki öğrencilerin zihin haritaları bilişsel stilleri açısından değerlendirildiğinde alan bağımsız öğrenciler lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Görüşme formlarından elde edilen veriler de içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda elde edilen bulgular alanyazındaki benzer çalışmalarla karşılaştırılarak gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.
2004 fen ve teknoloji, 2013 ve 2018 fen bilimleri öğretim programlarında fizik bilim içeriğinin yer alma durumuna ilişkin tanılayıcı bir çalışma
Bu araştırmanın amacı, 2004 Fen ve Teknoloji, 2013 ve 2018 Fen Bilimleri dersi öğretim programlarınının 3-8. sınıflar düzeyinde fizik bilim alanı içeriğinin kapsama düzeyini tespit etmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Öncelikle fizikteki farklı bilimsel kaynaklar taranarak fizik bilim alanındaki kanun, teori, ilke, olay, deney ve hipotezler bir tablo haline getirilmiş ve alan uzmanlarından görüş alınmıştır. Daha sonra 2018 fen bilimleri öğretim programı 7. Sınıf düzeyinde yapılan bir ön çalışmada fizik bilim alanındaki kanun, teori, ilke, olay, deney ve hipotezlerin, programdaki fiziksel olaylar öğrenme alanındaki hangi kazanımlarla doğrudan ve dolaylı biçimde ilgili olduğuna yönelik araştırmacı ve iki alan uzmanı bir tarama yapmıştır. Araştırmacı ve alan uzmanlarının elde ettikleri verilerin örtüşmesi nedeniyle bundan sonraki çalışma araştırmacı tarafından devam ettirilerek, fizik bilim alanındaki kanun, teori, ilke, olay, deney ve hipotezlerin 2004 Fen ve Teknoloji, 2013 ve 2018 3-8. Sınıflar fen bilimleri öğretim programları fiziksel olaylar öğrenme alanında yer alan hangi kazanımlarla (N=598) doğrudan ve dolaylı biçimde olduğuna yönelik veri toplanmıştır. Elde edilen bulgular, i) alan taraması sonucu belirlenen fizik bilim alanındaki kanun, teori, ilke, olay, deney ve hipotezlerin bir kısmının 2004 Fen ve Teknoloji 4-8. Sınıflar, 2013 ve 2018 3-8. Sınıflar Fen bilimleri dersi öğretim programları fiziksel olaylar öğrenme alanındaki kazanımlarla doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkili olduğunu ancak, ii) her üç öğretim programındaki kazanımlarla bazı kanun, ilke, olay, hipotez, deney ve teorilerin (örneğin Faraday kanunu, Kosinüs teorisi, Huygens İlkesi, Hall olayı, Planck hipotezi vb) ilişkilendirilmediğini, iii) ilişkilendirilen ve ilişkilendirilmeyen fizik bilim alanında kanun, teori, ilke, olay, deney ve hipotezler bağlamında öğretim programları arasında benzerlik ve farklılıkların bulunduğunu göstermiştir. Çalışmada elde edilen sonuçların, fizik konu alanının fen öğretim program kapsamı ve program hazırlayıcılar açısından önemi eleştirel biçimde ele alınarak, önemli görülen hususlarda önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Nitel Araştırma, Doküman Analizi, Fizik, Fiziksel Olaylar, Fen ve Teknoloji, Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programları
Eğitim Bilişim Ağındaki (EBA) ortaokul fen bilimleri ders içeriklerinin, kapsadığı ağaç cinsleri açısından incelenmesi
Bu çalışmada i) Türkiye'deki ağaç ve çalı türlerine yönelik öğelerin 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nda yer alan konu ve kazanımlarla ilişkisinin tespit edilmesi, ii) ülkemizdeki ağaç ve çalı çeşitliliğinin EBA Ortaokul Fen Bilimleri ders içeriklerine ne kadar yansıtıldığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada yöntem olarak nitel araştırmaya başvurulmuş ve veri toplama aracı olarak doküman analizi kullanılmıştır. EBA'daki MEB tarafından oluşturulan komisyonca hazırlanan fen bilimlerine ait dokümanlar incelenmiştir. Öncelikle öğretim programı ağaç ve çalı türlerini tanımaya ilişkin öğeler bakımından değerlendirilmiş, ardından Türkiye'deki ağaç ve çalı türleri belirlenmiş ve son olarak EBA'da fen bilimleri dersi tüm ders içerikleri analiz edilerek ağaç ve çalı bileşenlerinin kullanım sıklığı değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular i) Türkiye'de açık tohumlu 105, kapalı tohumlu 752 çeşit ağaç ve çalı türü bulunduğunu, ii) Öğretim Programında ağaç ve çalıları tanımaya yönelik doğrudan kazanımların 5. sınıf Canlılar ve Yaşam konu alanında olduğunu ve bu nedenle en fazla öğe kullanımının bu düzeye ait olduğunu göstermiştir. Türlere ilişkin kullanım sıklığı ölçüldüğünde en fazla kullanılan ağaç türünün ülkemizde doğal yayılış gösteren elma ağacı olduğu, çalı olarak ise gülün kullanıldığı belirlenmiştir. Endemik ağaç türlerinden en fazla Kazdağı göknarının, egzotik yayılış gösteren ağaç türlerinde ise en fazla palmiyenin kullanıldığı görülmüştür. İçeriklerin hiçbirinde ağaç ve çalı ayrımı yapılmamıştır. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde farklı içeriklerde aynı görsel öğelerin kullanılması nedeniyle bazı türlerin kullanım sıklığının arttığı, floristik açıdan zengin ülkemizde orman oluşturan bazı ağaç türleri ve cinslerine ait hiç örnek verilmediği belirlenmiştir. EBA içeriğinin geliştirilmesinde karar vericilere birbirinden farklı ağaç ve çalı türlerine ait öğelere içeriklerde yer verilmesi önerisinde bulunulmuştur.
2004 fen ve teknoloji, 2013 ve 2018 fen bilimleri dersi öğretim programlarının doğal afet okuryazarlığı boyutlarını kapsayıcılığı açısından analizi ve karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı, 2004 Fen ve Teknoloji (Fen ve Teknoloji), 2013 ve 2018 Fen Bilimleri (Fen Bilimleri) dersi öğretim programlarınının (müfredat) doğal afet okuryazarlığı boyutları (bilgi, tutum, davranış) açısından kapsayıcılığını analiz etmek ve üç müfredatı doğal afet okuryazarlığı boyutlarını kapsama düzeyi açısından karşılaştırmaktır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizinin kullanıldığı bu çalışmada doküman olarak Milli Eğitim Bakanlığı‟nın 2004 Fen ve Teknoloji, 2013 ve 2018 Fen Bilimleri müfredatları kullanılmıştır. Öncelikle bir müfredattaki doğal afetlerle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili kazanımlar tespit edilmiş ve bu kazanımların içeriği doğal afet okuryazarlığı bileşenleri (bilgi-tutum-davranış) açısından incelenmiştir. Yapılan inceleme sonuçlarının iki Fen Bilimleri eğitimi uzmanının görüşleri ile örtüşmesi nedeniyle bundan sonraki inceleme süreci araştırmacı tarafından devam ettirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular; i) tüm müfredatlarda toplamda 76 kazanımının doğal afet okuryazarlığı ile (52 kazanım doğrudan, 24 kazanım dolaylı) ilişkili olduğunu, ii) bu kazanımların özellikle bazı sınıf düzeylerinde yoğunlaştığını ve bir devamlılık göstermediğini, iii) ilişkili olan kazanımların çok büyük bölümünün doğal afet okuryazarlığının bilgi boyutunda sınıflandırıldığını, iv) davranış boyutunda çok az (toplamda 10 kazanım) duyuşsal eğilim (tutum) boyutunda ise sadece iki kazanımın ilişkilendirildiğini, v) 2004 Fen ve Teknoloji müfredatının (ara disiplinler dahil olmak üzere) doğal afet okuryazarlığının boyutlarına yer verme açısından 2013 ve 2018 Fen Bilimleri müfredatlarından açıkça çok daha kapsayıcı olduğunu göstermiştir. Elde edilen veriler ışığında doğal afet okuryazarlığının boyutlarının geliştirilmesi, tüm sınıf düzeylerinde aşamalı bir biçimde ele alınarak fen müfredatı kazanımlarında yansıtılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
2004 Fen ve Teknoloji, 2013 ve 2018 Fen Bilimleri dersi öğretim programlarında, Biyoloji bilim alanı içeriğinin belirlemesi ve karşılaştırmasına yönelik bir çalışma
Bu araştırmanın amacı i) Biyoloji bilimindeki kanun, teori, hipotez, yaklaşım, ilke, model, deney ve araştırma yöntemlerinin belirlenmesi ve ii) 2004 Fen ve Teknoloji öğretim programında 4-8. sınıflar ile 2013 ve 2018 Fen Bilimleri öğretim programlarında 3-8. sınıflar düzeyindeki kazanımların biyoloji bilim alanı içeriğini kapsama düzeyinin tespit edilmesidir.Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi olan doküman analizi kullanılmıştır. Biyoloji bilim alanında önemli kitaplar taranmış ve kanun, teori, hipotez, yaklaşım, ilke, model, deney ve araştırma yöntemleri listelenerek, uzman görüşleri doğrultusunda son haline getirilmiştir. Söz konusu programlarda Canlılar ve Hayat/Yaşam öğrenme alanındaki kazanımlar tespit edilmiştir. 2004 Fen ve Teknoloji öğretim programı, 8. sınıf ilgili öğrenme alanındaki kazanımların biyoloji bilim içeriğiyle doğrudan veya/ve dolaylı ilişkilendirilme çalışması yapılarak, uzmanların görüşlerine sunulmuştur ve uzman görüşü ile çalışma uyumu nedeniyle diğer kazanımların ilişkilendirilmeleri yapılmıştır. Araştırma sonuçları i) biyoloji bilim alanında 5 kanun, 18 teori, 19 hipotez, 4 yaklaşım, 3 ilke, 15 model, 22 deney ve 31 araştırma yönteminin bulunduğunu, ii) biyoloji bilim içeriği ile doğrudan ve dolaylı ilişkilendirilen en fazla kazanım sayısına sahip programın 2004 Fen ve Teknoloji programı olduğunu, iii) her üç öğretim programında ilişkilendirilen içerikler ve kazanımlar bağlamında benzerlikler ve farklılar olduğunu göstermiştir.
Fen bilimleri öğretim programında zor olarak algılanan konular, olası nedenleri ve öğretmen, öğrenci görüşleri
Bu çalışmada; ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin Fen Bilimleri Öğretim Programındaki konulardan i) hangilerini zor olarak algıladıklarını tespit etmek, ii) zor olarak algılanan konuların öğretmen ve öğrencilere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek iii) zor olarak algılanan konuların olası nedenlerini ortaya çıkarmak ve iv) tespit edilen zorlukların giderilmesine yönelik çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Çalışma 2016-2017 Bahar Yarıyılı'nda Bolu Merkez'deki 8 farklı ortaokulda öğrenim görmekte olan toplam 460 sekizinci sınıf öğrencisi ve bu okullarda görev yapan en az 5 yıllık deneyime sahip 34 fen bilimleri öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öğrencilerin zor olarak algıladıkları fen konularını belirlemek amacı ile ortaokul fen öğretim programı ve ilgili literatür taranarak hazırlanan "Fen Bilimleri Dersi Zor Konuları Belirleme Anketi" 8. sınıf öğrencilerine ve fen bilimleri öğretmenlerine uygulanmıştır. Elde edilen veriler zorluk belirleme formülü ve excel programı kullanılarak işlenmiş ve her konuya ait zorluk indeksleri belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde öğrencilerin ve öğretmenlerin fen konularını zor olarak algılama sebepleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla konuları zor olarak belirten öğrenci ve öğretmenler arasından seçilen 28 öğrenci ve 10 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler yazılı hâle getirilmiş ve içerik analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Araştırma sonuçları i) öğrencilerin en fazla fiziksel olaylar öğrenme alanına ait konularda zorlandığını, ii) yedinci sınıf seviyesindeki konuların daha zor algılandığı, öğrenciler tarafından zor olarak algılanan konularla, öğretmenlerin öğrencileri için zor olarak algılandığını düşündükleri konular hususunda farklılıklar bulunduğunu göstermiştir. İlaveten, öğrencilerin tespit edilen konuları zor olarak algılamalarına; i) öğretmenlerin öğretim yöntem ve tekniklerinin yetersiz kalması, ii) demokratik sınıf ortamının olmaması, iii) terminolojinin ağırlıklı olarak kullanılması, iv) deney ve etkinliklere yer verilmemesi, v) ders araç ve gereçlerinin yeterli ve etkili kullanılmaması, vi) soyut kavramların varlığı, vii) sınıf seviyesinin üzerinde konuların olması, viii) matematik becerisi gerektiren konuların varlığı, ix) motivasyon eksikliği, sınıf ortamı ve çevrenin etkisi, x) derse ayrılan zamanın yetersiz gelmesi ve ön öğrenmelerdeki yanlışlıkların neden olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bu bulgular fen eğitimi literatüründeki benzer araştırma sonuçları ile karşılaştırılarak öneriler sunulmuştur.
2013 ve 2018 fen bilimleri öğretim programları ölçme ve değerlendirme anlayışlarının 6-8. sınıf ders kitaplarına yansımaları
Bu araştırmanın amacı; 2013 ve 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı ışığında hazırlanan 6, 7 ve 8. Sınıf ders kitaplarına yansıyan ölçme ve değerlendirme anlayışlarını incelemektir. Bu doğrultuda her iki programdaki ölçme-değerlendirme tekniklerinin ders kitaplarında ki kullanım sıklıklarının ayrı ayrı belirlenmesi, 2013 ve 2018 fen bilimleri öğretim programlarındaki anlayışların ders kitaplarına yansımalarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada 2013 ve 2018 yılı fen bilimleri öğretim programlarına uygun olarak 2017-2018 ve 2018-2019 eğitim öğretim yılında okutulan, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca belirlenen bir komisyon tarafından yazılan kitaplar incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve nitel veri toplama yöntemlerinden biri olan doküman incelemesine başvurulmuştur. Hazırlanan ders kitaplarındaki üniteler ayrıntılı olarak incelenerek, bu tekniklerin kullanım sıklığı Nartgün (2009) tarafından geliştirilerek tablolaştırılan kategoriler dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. Araştırma sonuçları her iki program bağlamında da ders kitaplarında i) gösteri, Portfolyo, v-diyagramı, öz ve akran değerlendirme tekniklerine hiç yer verilmediği, ii) performans ödevi, Venn şeması, yapılandırılmış grid (YG), kelime ilişkilendirme testi (KİT), tanılayıcı dallanmış ağaç (TDA), kavram haritaları (KH), balık kılçığı, problem çözme gibi tekniklere çok az yer verildiğini, iii) geleneksel ölçme ve değerlendirme tekniklerinin daha fazla kullanıldığını göstermiştir. 2013 ve 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programlarında yer alan ölçme ve değerlendirme anlayışlarının ders kitaplarına büyük ölçüde yansımadığı, 2018 yılı Fen Bilimleri Öğretim Programındaki anlayışın 2013 Fen Bilimleri Öğretim Programındaki anlayışa göre ders kitaplarına kısmen daha çok yansıtıldığı gözlenmiştir. Elde edilen bu sonuçlar ile ilgili ders kitaplarında hiç yer almayan ve az yer verilmiş tekniklerin öğretim programlarında yer alan ölçme-değerlendirme anlayışlarının yansıtılmasına uygun olarak ders kitaplarında yer alması önerilmektedir.
Öğretmen adaylarının çok fonksiyonlu tarım okuryazarlığına yönelik zihinsel yapılarına ilişkin tanılayıcı bir çalışma
Bu çalışmada öğretmen adaylarının çok fonksiyonlu tarım okuryazarlığı anahtar kavramlarına yönelik zihinsel yapılarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaca uygun olarak betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim- öğretim yılında, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi, İlahiyat Fakültesi ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'nda öğrenim görmekte olan son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanma sürecinde çalışma grubuna kelime ilişkilendirme testi uygulanmıştır. Bu testte sırasıyla "Gıda, Gıda Güvenliği, Gıda İşleme, Beslenme, Helal Gıda, Katkı Maddeleri, Beslenme Hastalıkları, Besin Alerjisi, GDO ve Enerji" anahtar kavramları verilmiştir. Veri analizi sürecinde; öğrencilerin Kelime İlişkilendirme Testlerine verdikleri cevap kelimelerinden frekans tabloları oluşturulmuş ve bu tablolardaki verilerden yola çıkarak her öğrenci grubu için çok fonksiyonlu tarım okuryazarlığına ilişkin bilişsel yapılarını ortaya koyan zihin haritaları oluşturulmuştur. Araştırma sonuçları; i) kelime ilişkilendirme testinde öğretmen adaylarının çok fonksiyonlu tarım okuryazarlığına yönelik anahtar kavramlara farklı günlük hayatla da ilişkili farklı cevap kelimeleri ürettiklerini fakat bunların öğretmen adaylarının branşlarına göre farklılık gösterdiğini, ii) frekans tablosundan elde edilen verilerden çizilen zihin haritaları da öğretmen adaylarının çok fonksiyonlu tarım okuryazarlığına yönelik olası kavram yanılgılarına sahip olduklarını ve zihinsel yapılarının yeterince dallanmadığını ortaya koymuştur. Sonuçların çoklu tarım okuryazarlığı bağlamında olası sonuçları öğretmen adaylarının branşları dâhilinde tartışılmıştır. Anahtar Kavramlar: Çok fonksiyonlu tarım okuryazarlığı, öğretmen adayı, zihinsel yapı, kelime ilişkilendirme testi (KİT)
Türkiye'deki fen eğitimi konulu tezlerin konu yönelimi ve yöntemsel analizi
Bu araştırmanın amacı, 1990-2017 yılları arasında Türkiye'de fen eğitimi alanında yapılmış olan yüksek lisans ve doktora tezlerini; i) tez türü, tez yılı, tezin yapıldığı üniversite ve tez danışman unvanına göre incelemek, ii) tezlerde çalışılan konuların analizlerini yapmak, iii) tezlerde kullanılan yöntemleri incelemek ve iv) araştırmada elde edilen bulguları ilk defa bu araştırmada geliştirilmiş olan asma haritası tekniği ile sunmaktır. Oluşturulan asma haritası ile Türkiye'de 1990-2017 yılları arasında fen eğitimi alanında yapılan tezlerde çalışılan konuların çalışılma sıklığını ortaya koymak planlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma deseni içerisinde kullanılan doküman incelemesi (analizi) kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, Türkiye'de fen eğitimi alanında yapılan 1714 tez analiz edilmiştir. Türkiye'deki tezlerin taranmasında Yükseköğretim Kurulu (YÖK)'nun "Tez Merkezi" kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmada hazırlanan "Tez Sınıflama Formu" ve "Tez Tarama Formu" kullanılmıştır. 1990-2017 yılları arasında yapılan ve tam sürümüne ulaşılan 1714 tez betimsel analiz ile incelenmiştir. Elde edilen verilerle Türkiye'de 1990-2017 yılları arasında fen eğitimi alanında yapılan tezlerin türleri ve yıllara göre dağılımları, frekans tablosu ile gösterilmiştir. Daha sonra Türkiye'deki tezlerin hangi üniversitelerde yapıldığı ve tez danışmanlarının unvanları tablolar halinde gösterilmiştir. Tezlerde çalışılan konular, örneklem grubunun özellikleri, tezlerde kullanılan araştırma yöntemleri ve modelleri, tezlerde kullanılan veri toplama araçları ve veri analiz metotları frekans tabloları ile verilmiştir. Türkiye'deki tezlerde çalışılan konuların her biri için akış diyagramları oluşturularak, konuların hangi yıllarda çalışıldığı ve çalışmalarda hangi yöntemsel tekniklerin kullanıldığı sunulmuştur. Son olarak akış diyagramlarından elde edilen veriler kullanılarak fen eğitiminde yapılan çalışmaların dönemlere göre çalışılma sıklığını göstermek amacıyla bu çalışmada geliştirilen "Asma Haritası" oluşturulmuştur. Araştırma bulgularından, tezlerin çoğunu yüksek lisans tezlerinin oluşturduğu, tezlerin yazıldığı yıllara bakıldığında bazı dönemlerde (özellikle 2005-2012 yılları arası) tez sayılarında önemli artış olduğu, tezlerin yazıldığı üniversite bağlamında sırasıyla; Gazi Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Ünivesitesi, Atatürk Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesinin ön plana çıktığı ve tezlerde en fazla doktor öğretim üyesi (eski adıyla yardımcı doçent doktor) akademisyenlerin danışmanlık yaptığı görülmüştür. Konuların çalışılma sayısına bakıldığında en fazla öğretim yaklaşım/yöntem/strateji ve teknikleri, ardından sırasıyla en çok program, kavram yanılgısı ve kavram öğretimi, çevre eğitimi, sınav/kitap/kurum analizi çalışılmıştır. Öğretim yaklaşım/yöntem/strateji ve tekniklerine baktığımızda, kendi içinde 126 farklı konu olduğu tespit edilmiştir. Bu konular arasında en fazla bilgisayar (web) destekli öğrenme, işbirlikli öğrenme, yapılandırmacı yaklaşım, laboratuvar yöntemi/deney teknikleri, argümantasyon, proje tabanlı öğretim, probleme dayalı öğrenme ve araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme konuları çalışılmıştır. Tezlerin yöntemsel özelliklerine yönelik bulgular açısından en fazla ortaokul öğrencilerinin örneklem grubu olarak kullanıldığı, araştırma yöntemi olarak en fazla nicel araştırma yönteminin ve araştırma modeli olarak en çok deneysel modelin kullanıldığı tespit edilmiştir. Tezlerde veri toplama aracı olarak en fazla testler kullanıldığı ve veri analiz yöntemi olarak en çok betimsel analizler ve t-testi kullanıldığı görülmüştür. Ayrıca birçok tezde yöntemsel özelliklerin açık bir şekilde verilmediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, yurtdışında yapılan çalışmaların Türkiye'deki lisansüstü tezlerde çalışılan konuları etkilemiş olabileceği, geçmiş yıllarda yurt dışında çalışılan konuların yıllar sonra Türkiye'de çalışıldığı ancak gelişen internet ve iletişim ağı ile son yıllarda Türkiye'de güncel konuların çalışılmış olduğu sonucuna varılmıştır. Tez özetlerindeki eksikleri azaltmak için ulusal bir tez şablonu oluşturulabileceği, asma haritası çizmek için bilgisayar programı geliştirilebileceği ve araştırmacıların çalışabilecekleri konular önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: fen eğitimi, lisansüstü, yöntemsel analiz, asma haritası, konu yönelimi.
Gıda okuryazarlığı: Bileşenlerin tespiti, tanımlanması ve öğretim programlarındaki yeri
Günümüzde yeterli ve dengeli beslenme, her bireyin sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürebilmesi ve üretken bireyler olabilmesi için önemlidir. Kendi beslenmesinden sorumlu sağlıklı bir birey, giderek karmaşıklaşan ve farklılaşan beslenme sisteminde, ihtiyaç duyduğu enerjiyi ve besin öğelerini karşılayacak düzeyde besin alabilmelidir. Beslenme sistemini doğru yönetebilmek, gıdaların temini, hazırlanması ve tüketilmesine ilişkin gerekli olan bilgi, beceri, tutum, değer ve davranışlara sahip olmakla mümkündür. Bu bağlamda her bireyin gıda okuryazarı olması sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam için kaçınılmazdır. Bu araştırmada i) gıda okuryazarlığı kavramının farklı disiplinlerdeki alan uzmanlarının görüşleri doğrultusunda bileşenlerinin belirlenmesi ve bileşenler doğrultusunda tanımlanması ii) gıda okuryazarlığının ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki beslenme ve besin içeriklerine ilişkin konuları kapsayan öğretim programlarındaki yerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın deseni olarak, karma araştırma yöntemi içerisinde yer alan açıklayıcı sıralı karma desen belirlenmiştir. Araştırmanın nicel verileri 35 farklı üniversitede görev yapan 14 farklı disiplinden 89 alan uzmanı ile gerçekleştirilen delfi tekniğiyle elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından yayımlanan güncel öğretim programlarının gıda okuryazarlığı çerçevesinde incelenmesini kapsayan doküman analizi ile gerçekleştirilmiştir. Delfi sürecinde ilgili tüm literatür taranarak hazırlanan 81 maddelik anket formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Delfi sürecinden elde edilen veriler betimsel analiz, öğretim programları ise içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Yapılan analizlerden elde edilen bulgulara göre gıda okuryazarlığının kapsamı, planlama ve yönetim, seçim, hazırlama ve tüketim boyutlarını içeren 75 madde ile belirlenmiştir. Gıda okuryazarlığı; bireyin enerji ve besin ögeleri ihtiyacını karşılayacak düzeyde besin alımına yönelik olarak planlama ve yönetim, seçim, hazırlama ve tüketim süreçlerini kapsayan birbiriyle ilişkili bilgi, beceri, tutum, değer ve davranışlar bütünü olarak tanımlanmıştır. Gıda okuryazarlığının belirlenen kapsamı doğrultusunda incelenen öğretim programlarının gıda okuryazarlığının tüm boyutlarını kapsayacak düzeyde olmadığı ve eğitimde sarmallık ilkesine uygun bir hiyerarşik yapı içermediği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçların ulusal ve uluslarası literatürdeki çalışmalarla benzerlik ve farklılıkları eleştirel bir yaklaşımla ele alınarak, gıda okuryazarlığının belirlenen boyutlarının öğretim programları ile ilişkilendirilmesindeki eksikliklerin olası etkilerinin giderilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gıda okuryazarlığı, Beslenme, Karma Araştırma Yöntemi, Delfi Tekniği, Öğretim Programı,
Anahtar fen kavramlarının tanılanması ve fen öğretim programları ile ulusal ders kitaplarının bu kavramlar bağlamında incelenmesi
Bu araştırmada öncelikle, fen ve teknoloji okuryazarlığının boyutlarından biri olan anahtar fen kavramlarının tanılanması amaçlanmıştır. Buna ek olarak, tanılanan anahtar fen kavramlarının ulusal ve uluslararası fen programlarında yer alma durumunun incelenmesi ve her bir öğrenme alanında anahtar fen kavramları listesinden ilgili öğrenme alanına ilişkin en yüksek uyum ile seçilen kavramın uygulamadaki programa göre yazılan fen bilimleri ders kitaplarında yer alma durumunun tespiti de yapılmıştır. Nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı ve çok aşamalı karma desen yönteminin tercih edildiği bu araştırma, iki aşamalı olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında fen ve teknoloji okuryazarlığının alt boyutlarından biri olan anahtar fen kavramlarını tanılamak amacıyla delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında alan uzmanı olarak, fen ile ilgili farklı alanlarda çalışan akademisyenler (fizik, kimya, biyoloji, astronomi, coğrafya, fen bilgisi eğitimi, fizik eğitimi, kimya eğitimi, biyoloji eğitimi), fen bilimleri/fen ve teknoloji öğretmenleri ve fen bilgisi son sınıf öğretmen adayları yer almıştır. Delfi süreci üç tur olarak uygulanmış ve anahtar fen kavramlarının belirlenmesi sürecinde ölçütler seçilerek kesme noktaları belirlenmiştir. Araştırmanın ilk aşaması sonunda anahtar fen kavramları listesi oluşturulmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında ilk aşamada belirlenen anahtar fen kavramlarının ulusal ve uluslararası programlarda yer alma durumları incelenmiştir. Bu inceleme sürecinde doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Fen ve teknoloji okuryazarlığı vizyonunun açıkça vurgulandığı ulusal üç fen programı (2005, 2013 ve 2018) incelenmiş ve mevcut durumun kitaplarda nasıl ele alındığını belirlemek amacıyla ise 2018 fen bilimleri programı kazanımlarına göre yazılmış ve 2019-2020 eğitim öğretim yılında ilk ve orta dereceli okullarda resmi olarak okutulan fen bilimleri ders kitapları incelenmiştir. Uluslararası programlarda ise uluslararası düzeyde fen okuryazarlığını ölçen sınavlarda ilk sıralarda yer alan üç ülkenin (Singapur, Estonya ve Kanada-Ontario) fen programları ele alınmıştır. Öğretim programları ve ders kitapları ilk aşamada belirlenen anahtar fen kavramları bağlamında içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, delfinin üçüncü turu sonunda oluşan 42 anahtar fen kavramı şunlardır (Alfabetik sırayla): ağırlık, atom, basınç, bileşik, biyoçeşitlilik, biyoteknoloji, canlıların sınıflandırılması, DNA, ekoloji, ekosistem, elektrik, elektron, element, enerji, enerji dönüşümleri, enerjinin korunumu, evren, evrim, fotosentez, gen, habitat, hal değişimi, hücre, hücre bölünmeleri, ısı, ışık, kalıtım, kinetik enerji, kromozom, kuvvet, küresel ısınma, kütle, madde, madde döngüsü, molekül, periyodik tablo, ses, sıcaklık, üreme, yenilenebilir enerji, yer çekimi, yoğunluk. İncelenen altı öğretim programı içinde anahtar fen kavramları yoğunluğu açısından 2005 fen ve teknoloji öğretim programı ve Kanada (Ontario) fen ve teknoloji programı ilk iki sırada bulunmaktadır. Ayrıca tüm programlarda en az ele alınan kavramların ekoloji, canlıların sınıflandırılması, hücre bölünmeleri, gen, yenilenebilir enerji, madde döngüsü, biyoteknoloji, küresel ısınma ve enerjinin korunumu, en yoğun olarak ele alınan anahtar fen kavramlarının ise hücre, kuvvet, ısı, enerji, madde ve ışık olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme alanları bağlamında, her öğrenme alanından seçilen birer anahtar fen kavramına ilişkin olarak kitaplar üzerinde yapılan analizler sonuçları incelendiğinde; kuvvet ve evren kavramlarının programlarda ve kitaplarda ilk kez üçüncü sınıf düzeyinde ele alınırken hücre kavramı programda altıncı, atom ise yedinci sınıf düzeyinde ele alınırken hem hücre hem de atom kitaplarda ilk kez beşinci sınıf düzeyinde ele alınmıştır. Ayrıca aynı sınıf düzeyi için yazılan ders kitaplarında kavram yoğunluklarının birbirinden çok farklı olduğu da tespit edilmiştir. Bu araştırmada elde edilen sonuçların, daha önce alanyazında bu türden kapsamlı bir çalışma olmaması nedeniyle ulusal ve uluslararası alanyazına önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda sonuçların, vizyonu doğrudan veya dolaylı biçimde fen ve teknoloji okuryazarlığı olan öğretim programlarının geliştirilmesi ve/veya güncellenmesinde, ders kitaplarının öğretim programındaki anahtar kavramlar temelinde yazılmasında kayda değer etkiler yapacağı öngörülmektedir.
2018 fen bilimleri öğretim programı ışığında ölçme ve değerlendirme anlayışlarının 3-5. sınıf ders kitaplarına yansımaları
Bu çalışmada, 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programına göre hazırlanan 3, 4. ve 5. Sınıf Fen Bilimleri ders kitaplarına yansıyan ölçme ve değerlendirme anlayışlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, Nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır ve veri toplama araçlarından biri olan doküman incelemesine başvurulmuştur. Bu kapsamda, 2018 yılı fen bilimleri dersi öğretim programı esas alınarak 2018-2019 ve 2019-2020 eğitim öğretim yılında okutulan, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca belirlenen bir komisyon tarafından yazılan kitaplar içerik analizi ile incelenmiştir. Hazırlanan ders kitaplarında üniteler ayrıntılı olarak ele alınmış, bu tekniklerin kullanım sıklığı Nartgün (2009) tarafından geliştirilmiş olan ölçme-değerlendirme tablosu dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler doğrultusunda şu sonuçlara ulaşılmıştır: İncelenen 3-5. Sınıflar Fen Bilimleri Ders Kitaplarında i)Gösteri (Gst.), Kelime İlişkilendirme Testi (KelİT), Portfolyo (Prtfly) ve V-diyagramına (V-diy.) hiç yer verilmemiştir, ii) performans ödevi, Venn şeması, yapılandırılmış grid (Y.Grid), tanılayıcı dallanmış ağaç (TaDA), akran değerlendirme, görüşme (GR.), kavram haritaları (K.Hrt.), balık kılçığı (BKT.), problem çözme (P.Ç) gibi tekniklere çok az yer verilmiştir, iii) alternatif (veya tamamlayıcı) ölçme ve değerlendirme tekniklerine oranla geleneksel ölçme ve değerlendirme tekniklerine daha fazla yer verildiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programında yer alan ölçme ve değerlendirme anlayışlarının incelenen 3-5. Sınıf fen bilimleri ders kitaplarına büyük oranda yansımadığı gözlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, ölçme ve değerlendirme bağlamında ders kitabı yazarlarına, ders kitaplarının öğretim programlarına uygunluğunu onaylayan ilgili kurullara fen bilimleri öğretim programı hazırlayıcılarına, öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimlere ve alternatif (veya tamamlayıcı) ölçme-değerlendirme kapsamında yapılan çalışmaların denetimine ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı, 3-5 Sınıflar Fen Bilimleri Ders Kitapları, Doküman İncelemesi, Ölçme ve Değerlendirme, Alternatif Teknikle
5-6 yaş okul öncesi çocuklarına problem çözme becerisinin kazandırılmasında etkinlik temelli fen öğretim uygulamalarının etkisinin incelenmesi
Bu araştırma 5-6 yaş okul öncesi çocuklarına problem çözme becerilerinin kazandırılmasında Etkinlik Temelli Fen Öğretim Uygulamalarının etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun oluşturulması için öncelikle amaçlı örnekleme yönteminin bir türü olan benzeşik örnekleme yöntemi ile okullar belirlenmiştir. Bu çerçevede çalışma grubunun oluşturulmasında ilk olarak; Bolu il merkezinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı iki bağımsız anaokulunda aynı yaş grubunda ve benzer gelişim dönemlerinde olan çocukların yer aldığı iki sınıf belirlenmiştir. İki farklı okulda yer alan bu sınıflar kendi içerisinde seçkisiz atanarak biri deney biri kontrol grubu olarak belirlenmiştir. 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Bolu ili Merkez ilçesinde bulunan Bolu Bağışçılar Vakfı Anaokulunda eğitim gören 17 çocuk deney, Aktaş Anaokulunda eğitim gören 15 çocuk kontrol grubu olmak üzere toplamda 32 çocuk çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve 4-7 Yaş Problem Çözme Becerileri Ölçeği (PÇBÖ) kullanılmıştır. Deney grubuna araştırmacı tarafından hazırlanan 12 haftalık (24 bütünleştirilmiş etkinlik) Etkinlik Temelli Fen Öğretim Uygulamaları haftada iki gün (Salı ve Perşembe) olmak üzere her bir oturum için 45 dakika süre ayrılarak gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte kontrol grubundaki çocuklarla problem çözme becerisine yönelik herhangi bir etkinlik temelli fen öğretim uygulaması yapılmamıştır, 2013 yılında güncellenen Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Öğretim Programı (36-72 Aylık Çocuklar için) günlük programı uygulanmıştır. Etkinlik Temelli Fen Öğretim Uygulamalarının kalıcılığını tespit etmek amacıyla, uygulama tamamlandıktan üç hafta sonra deney grubunda yer alan çocuklara PÇBÖ tekrar uygulanmıştır. Verilerin analizinde; deney ve kontrol gruplarının uygulama öncesindeki denkliğinin incelenmesi için ön test puanları, parametrik olmayan istatistiksel testlerden Mann Whitney U Testi, her iki alt gruba ilişkin uygulama öncesi ve sonrası puanların karşılaştırılması için ön test–son test puanları parametrik olmayan istatistiksel testlerden Wilcoxon İşaret Sıraları Testi, son olarak deney ve kontrol gruplarının uygulama sonrasındaki durumlarının değerlendirilmesi için son test puanları yine parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U Testi ve grup içi son test-kalıcılık testi karşılaştırmalarında Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Sonuçlar yorumlanırken anlamlılık düzeyi olarak 0,05 kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Etkinlik Temelli Fen Öğretim Uygulamalarına katılan deney grubundaki çocukların problem çözme becerilerinde anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir (p<.05). Ayrıca deney grubuna son testten üç hafta sonra uygulanan kalıcılık testi ile uygulamanın etkisinin korunduğu görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda, Etkinlik Temelli Fen Öğretim Uygulamalarının çocukların problem çözme becerilerini geliştirmede etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda; okul öncesi dönemde verilen eğitimin her aşamasında çocukların problem çözme becerilerinin desteklendiği öğretim uygulamaları çeşitli etkinlik alanları ile güçlendirilmelidir. Böylece okul öncesi dönemdeki çocukların problem çözme becerilerinin gelişimi desteklenebilir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Dönem, Problem Çözme Becerisi, Etkinlik Temelli Fen Öğretim Uygulamaları, Fen.
Fen ve teknoloji öğretiminde yaratıcı drama yönteminin kullanılmasının ilköğretim öğrencilerinin fenne yönelik görüşlerine ve çevre ile ilgili problem durumlara etkisi
Bu çalışmada ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin i) Fen dersinde yaratıcı drama yönteminin kullanılmasına yönelik görüşlerini belirlemek ii) Yaratıcı drama yönteminin öğrencilerin çevreye ilişkin problem durumlara etkisini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır.Çalışma grubunu Türk-İsveç Kardeşlik İlköğretim Okulu 7. sınıfta okuyan 38'si kız ve 27'si erkek olmak üzere toplam 65 kişi oluşturmaktadır. Bu çalışma 2007- 2008 eğitim öğretim yılı 2. döneminde uygulanmış olup 5 hafta sürmüştür.Çalışma iki adımdan oluşmaktadır. Birinci adımda yaratıcı dramanın fen dersinde kullanılmasına yönelik öğrenci görüşlerini almak için bir görüşme formu hazırlanarak çalışma sonunda uygulanmıştır. İkinci adımda yaratıcı drama yöntemiyle çevre ve insan konusu işlenmiştir. Öğrencilerin çevreye ilişkin problem durumlara yaklaşımlarında bir değişiklik olup olmadığına bakılmıştır. Bu amaçla çevre ve insan konusu işlenmeden önce öğrencilerin çevre ile ilgili görüşlerini belirlemek için bazı çevre problemleri öğrencilere görüşme formu şeklinde sorulmuş olup aynı sorular uygulama sonunda da sorulmuştur. Çevre ve insan konusunun yaratıcı drama yöntemiyle işlenmesi 5 hafta sürmüştür.Birinci adımdan elde edilen nitel verilerin analizi için bir içerik analizi yapılarak frekans dağılımları hazırlanmıştır. Araştırma sonuçları yaratıcı drama yöntemine yönelik öğrenci görüşlerinin frekans dağılımı yapıldığında bazı ifadelerin öğrenciler tarafından çok sık dile getirildiğini göstermiştir. Yaratıcı dramaya yönelik görüşmelerde öğrencilerden elde edilen veriler ışığında su sonuçlar verilebilir: Yaratıcı drama yöntemi ile öğrenmeler anlamlı ve daha zevklidir, fen dersine olan ilgi daha çoktur, öğrenciler fen dersini daha çok sevmiş, fenle ilgili daha çok araştırma yapmak istemişlerdir. Ayrıca öğrencilerin kendilerine olan güven artmış, derse olan motivasyonları artmış ve dersi daha dikkatli ve ilgili dinlemişlerdir.İkinci adımdan elde edilen nitel verilerin analizi için betimsel analiz yapılmıştır. Öğrencilerin çevreye ilişkin problem durumlara yaklaşımlarında uygulamadan önce ve sonra bazı farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Uygulama sonunda yaratıcı drama yönteminin öğrencilerin çevreye ilişkin problem durumlara getirdiği ön uygulamalara verdiği cevaplarla karşılaştırıldığında çözüm önerilerinde genel olarak değişiklik oluşturduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin çevre ile ilgili problem durumlara yaklaşımları uygulama sonunda olumlu yönde değişmiştir. Uygulama sonunda gelecek çalışmalara ışık tutması bakımından bu çalışmanın sonuçları ile ilgili bazı önemli öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Yaratıcı Drama, Tutum, Çevre, Fen Öğretimi
İlköğretim öğrencilerinin yakın çevrelerindeki bitkileri tanıma düzeyleri: Bolu ili örneği
Bu çalışmanın amacı; ilköğretim 8. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin çevrelerinde bulunan bitkilere karşı sahip oldukları farkındalık düzeylerini belirlemektir.Araştırmanın örneklemini, 2007-2008 eğitim öğretim yılı Bolu ili 8. Sınıfta öğrenim gören toplam 124 ( 68 kız, 56 erkek) öğrenci oluşturmaktadır.Çalışmada, öğrencilerin çevrelerinde bulunan bitkilere karşı sahip oldukları farkındalık düzeyleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Veri toplamak amacıyla öğrencilerin çevrelerinde en çok görebilecekleri bitkilerden 60 bitkinin fotoğrafı çekilerek öğrenciler tarafından bu bitkilerin tespit edilmesi istenmiştir. Bitkilerin türlerini belirleme sürecinde 3 alan uzmanından yardım alınmıştır. Ayrıca programda yer alan kazanımlardan yararlanılarak 3 yarı yapılandırılmış soru hazırlanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS 16.00 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Çalışmanın sonucuna göre;Öğrencilerin tamamı fotoğrafta yer alan bitkiler arasından sadece Elma bitkisini doğru tespit edebilmişlerdir. 25 bitki ise hiçbir öğrenci tarafından tespit edilememiştir.Çalışmada, fen programlarında ilgili kazanımlara yer verilmesine rağmen öğrencilerin çevrelerinde bulunan bitkilerin büyük bir kısmını tanımadığı ortaya çıkmıştır. Özelikle çevrelerinde sıklıkla gördükleri gül, hanımeli, gelincik, ıhlamur gibi bitkiler birçok öğrenci tarafından tespit edilememiştir. Bu amaçla öğretim programlarında yer alan kazanımlar sadece sınıf içinde, öğrencinin pasif olduğu bir biçimde aktarılmamalı özellikle yakın çevrede, öğrencilerin günlük hayatı ile ilişkili olabilecek tüm kaynaklar kullanılarak öğrencilerin hem çevrelerinde bulunan bitkilere hem de genel anlamda biyolojik çeşitliliğe ilişkin farkındalıkları arttırılmalıdır.
6., 7. ve 8. sınıf fen ve teknoloji ders kitaplarına yansıyan ölçme değerlendirme anlayışının yeni fen ve teknoloji öğretim programı ışığında değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı yeni Fen ve Teknoloji öğretim programı ışığında hazırlanan 6., 7. ve 8. sınıf ders kitaplarına yansıyan ölçme değerlendirme anlayışını incelemektir. Bu amaçla i) ilgili teknikler kullanılma sıklığı bakımından incelenmiş ve ii) yeni Fen ve Teknoloji öğretim programında ilk kez yer alan bazı tekniklerin(Yapılandırılmış Grid (YG) , Tanılayıcı Dallanmış Ağaç (TDA), Kavram Haritası (KH), Kelime İlişkilendirme Testi (KİT)) sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığı tespit edilmiştir. Elde edilen veriler yeni öğretim programında benimsenen ve üzerinde daha çok vurgu yapılan noktalar ışığında tartışılarak yorumlanmıştır.Yeni Fen ve Teknoloji ders programına uygun olarak 2008-2009 öğretim yılında okutulan ve Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca belirlenen bir komisyon tarafından yazılan kitaplar bu çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Seçilen bütün kitaplardaki üniteler ayrıntılı olarak incelenmiş ve elde edilen bulgular tablolaştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve nitel veri toplama yöntemlerinden biri olan doküman incelemesine başvurulmuştur.Birinci araştırma sorusuna cevap verebilmek amacıyla, programda adı geçen her bir ölçme tekniğinin her bir ders kitabında, üniteler bazında ve toplamda kaç kez kullanıldığı sayılmış ve sonuçlar tablolaştırılmıştır. Bu aşamada ders kitaplarındaki teknikler Nartgün (2009) tarafından geliştirilmiş ve sahip oldukları özelliklere göre kategorize edilmiş olan tablo dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. İkinci araştırma sorusunda yeni öğretim programında ilk kez yer almış olan ve ders kitaplarında kullanılan bazı teknikler (YG, KİT, TDA ve KH) sahip olması gereken özelliklere göre tek tek incelenmiş ve bu bağlamda tekniklerin sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığı tespit edilmiştir. Bunun için ilgili tekniklere ilişkin literatürde yapılmış araştırmalara ve uzman akademisyenlerin görüşlerine başvurularak ilgili tekniklerin her birine ilişkin sahip olması gereken özelliklere göre değerlendirme ölçekleri geliştirilmiştir. Bu geliştirilen ölçeklere göre de ders kitaplarında yer alan ilgili bütün teknikler incelenerek değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda Yeni Fen ve Teknoloji Ders Öğretim Programında ölçme değerlendirmeye ilişkin benimsenen anlayışlar ve vurgu yapılan durumlar ışığında ders kitaplarına yansıyan ölçme değerlendirme anlayışı tartışılarak değerlendirilmiştir.Araştırmada elde edilen bulgulara göre yeni Fen ve Teknoloji Öğretim Programında yer alan ve uygulanması tavsiye edilen bazı tekniklere (gözlem, görüşme, portfolyo, V-diyagramı, akran değerlendirme) ders kitaplarında hiç yer verilmediği, bazılarına (KİT, TDA) ise çok az yer verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte programda adı geçmeyen farklı soru tiplerine de (hikaye, senaryo, grafik, model, bulmaca?.v.b.) ders kitaplarında yer verilmiştir. Yeni programda ilk kez yer alan YG, KİT, TDA ve KH'na ilişkin yapılan incelemeler sonucunda, bu tekniklerin sahip olması gereken bazı teknik özellikleri (testin başında uygun yönerge, puanlama sürecine ilişkin bilgi?.v.b.) barındırmadığı ya da kısmen barındırdığı, bazılarına ise (ifadelerin net ve anlaşılır olması, verilen bilgilerin bir bütüne ait konu alanını yansıtması?.v.b.) sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bu sonuçlar ışığında araştırmacılara, kitap yazarlarına, eğitimcilere bazı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen ve Teknoloji Öğretim Programı, Fen ve Teknoloji Ders Kitapları, Ölçme ve Değerlendirme
Fen ve teknoloji programındaki ölçme ve değerlendirme anlayışının 4. ve 5. sınıf ders kitaplarına yansımaları
Bu çalışmada, ilköğretim 4. ve 5. sınıf Fen ve Teknoloji programında yer alan ölçme ve değerlendirme tekniklerinin ders kitaplarındaki kullanım sıklığı araştırılmıştır. Ayrıca, Fen ve Teknoloji programında yer alan ve son dönemlerde üzerinde çok durulan tekniklerden biri olan kelime ilişkilendirme tekniğinin sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığının belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmada, 2008?2009 Eğitim- Öğretim yılında Bolu ilinde okutulan özel yayınevleri ile MEB tarafından yeni programa uygun olarak hazırlanan Fen ve Teknoloji ders kitapları, çalışma kitapları ve öğretmen kılavuz kitapları incelenmiştir.Araştırmada ilköğretim 4. ve 5. sınıf Fen ve Teknoloji programında yer alan ölçme ve değerlendirme tekniklerinin ders kitaplarındaki kullanım sıklığını belirleme amacıyla elde edilen veriler, Nartgün (2009) tarafından tekniklere ilişkin oluşturulan sınıflamalar dikkate alınarak elde edilmiştir. Fen ve Teknoloji programında yer alan süreci ölçmeye dönük tekniklerden kelime ilişkilendirme tekniğinin sahip olması gereken özellikleri taşıyıp taşımadığının belirlenmesi amacıyla ilgili literatür incelenmiş ve uzman görüşlerine başvurularak ölçütler hazırlanmıştır.Araştırmada nitel bir yöntem uygulanmıştır. Bu araştırma, nitel araştırma tekniklerinden doküman analizine dayalı bir çalışmadır. Birinci araştırma sorusunda özel ve MEB tarafından hazırlanan kitaplardaki teknikler tek tek sayılarak, tekniklerin kullanım sıklıkları belirlenmiş ve elde edilen veriler yorumlanmıştır. İkinci araştırma sorusunda ise yine aynı şekilde uzman görüşleri alınarak hazırlanan ölçekler yardımıyla kitaplardaki süreci ölçmeye yönelik teknikler olan kelime ilişkilendirme tekniği değerlendirilmiş ve elde edilen veriler yorumlanarak, bir sonuca ulaşılmıştır.Araştırma sonuçları, incelenen tüm kitaplarda ürünü ölçmeye yönelik soru tiplerinin, (bunlardan da özellikle kısa cevap ve eşleştirme tipi soruların) ağırlıkta olduğunu göstermiştir. Süreci ölçmeye yönelik soru tiplerinden ise en çok kullanılan tekniğin açık uçlu soruların olduğu, fakat diğer alternatif tekniklerin oldukça az kullanıldığı tespit edilmiştir. Özellikle tanılayıcı dallanmış ağaç ve V diyagramı tekniklerinin kitaplarda hiç yer almadığı göze çarpmaktadır. Performans çalışmalarında göze çarpan sıklığın deneylerde yoğunlaştığı, bazı tekniklerin örneğin, gözlem ve görüşme tekniklerinin kitaplarda hiç yer almadığı belirlenmiştir. MEB ve özel yayınevleri tarafından hazırlanan kitaplar kıyaslandığında, özel yayınevleri tarafından hazırlanan ders kitaplarındaki yeni yaklaşımla benimsenen alternatif tekniklere ağırlığın çok az verildiği görülmektedir. Bununda yeni programla benimsenen süreç temelli bir ölçme değerlendirme anlayışına ters düştüğü söylenebilir. Tekniklerin sahip olması gereken özelliklere uygun kullanımına bakıldığında, sadece 4. sınıf MEB kitaplarında yer alan kelime ilişkilendirme testlerinde, uygun sürenin ve puanlama sürecine ilişkin bilginin verilmediği görülmüştür. Bunun yanında kelime ilişkilendirme testlerinde, testin başında uygun yönergelerin bulunduğu, anahtar kavramların alt alta yazıldığı ve öğretim programındaki kazanımları yokladığı sonucuna ulaşılmıştır.Araştırma sonuçları ışığında, tekniklerin eksik yanları göz önüne alınarak, ders kitaplarının yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının ölçme ve değerlendirme ilkelerine uygunluğunun sağlanması hususunda önerilerde bulunulmuştur.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre sorunlarına ilişkin görüşlerinin farklı teknikler kullanılarak tespit edilmesi
Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre sorunlarına ilişkin görüşlerinin farklı teknikler kullanılarak tespit edilmesidir.Araştırmanın çalışma grubunu 2008?2009 Bahar dönemi Fen Bilgisi Öğretmenliği Programı 3. sınıfta okutulan ?Çevre Eğitim? dersini alan I. ve II. öğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu kız ve erkek öğrenci olmak üzere toplam 66 öğretmen adayından oluşmaktadır.Öğretmen adaylarının çevre sorunları hakkındaki görüşleri çizim, kavram haritası ve mülakat olmak üzere üç farklı teknik kullanılarak tespit edilmiştir. Üç farklı yöntem kullanılmasındaki amaç aynı araştırma problemine farklı açıdan bakabilmektir. Zira öğretmen adaylarının algılarını ortaya koyarken arka planda hangi kabuller ve gerekçelerle hareket ettiklerinin belirlenebilmesi için bu üç farklı veri toplama aracının uygun bağlamı oluşturacağı düşünülmüştür. Bu şekilde öğrencilerin araştırma problemi hakkındaki görüşleri detaylı bir şekilde incelenmiştir.İlk olarak öğretmen adaylarından konu hakkında kendilerini çizimle ifade etmeleri istenmiştir. Kendilerini özgürce ifade edebilmeleri için herhangi bir sınırlandırma yapılmamıştır. Daha sonra ise öğretmen adaylarından konu ile ilgili kavram haritası çizmeleri istenmiştir. Bu tekniklerden elde edilen veriler ayrı olarak hazırlanan puanlama ölçekleri ile analiz edilmiştir. Son olarak öğretmen adaylarıyla tek tek mülakatlar yapılmıştır. Mülakatlardan elde edilen cevaplar nitel olarak ve açık kodlama tekniğiyle analiz edilmiştir.Araştırma sonuçları i) öğretmen adaylarının çizim tekniğinde konuyla ilgili genel olarak tam ve doğru çizimler yaparak görüşlerini ortaya koymada zorlanmadıkları ii) kavram haritalarında kavram sayısı çok fazla olmasına rağmen genel olarak bu kavramlar arasında ilişki kurmada bazı eksiklikler olduğu ve güçlük çekildiği iii) öğretmen adaylarının sadece günlük hayatta sıklıkla karşılaştıkları çevre sorunlarına değinmekle kalmayıp küresel çevre sorunları konusunda da yeterli farkındalığa sahip oldukları iv) öğretmen adaylarının çevre sorunlarına ilişkin vermiş oldukları önerilerden dolayı konu ile ilgili duyarlılıklarının yüksek olduğu tespit edilmiştir.Araştırmada sonuçların her üç yöntem açısından tutarlılığı ve çevre eğitimi ve çevresel duyarlılık açısından verdiği mesajlar vurgulanmıştır.Anahtar Kavramlar: Çevre sorunu, Çevre Eğitimi, Çevre Bilinci, Çizim, Kavram Haritası, Mülakat
Fen ve teknoloji öğretim programında zor olarak algılanan konular ve olası nedenleri: Öğretmen ve öğrenci görüşleri
Bu çalışmada, ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji öğretim programında i) zor olarak algıladıkları konuları tespit etmek ii) zor olarak algıladıkları bu konuların nedenlerini ortaya koymak iii) bu konulardaki zorlukların giderilmesine yönelik çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır.Çalışmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma iki aşamadan meydana gelmektedir. Birinci aşamada öğrencilerin zor olarak algıladıkları fen konuları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kısımda, ilgili literatür taranarak hazırlanan ?Fen ve Teknoloji Dersi Konuları Zorluk Belirleme Anketi? seçilen 494 lise 1 ve hazırlık sınıfı öğrencisine ve 19 fen ve teknoloji dersi öğretmenine uygulanmıştır. Örneklemdeki öğrenciler fen ve teknoloji öğretim programından mezun olanlar arasından, öğretmenler de Bolu ilinde görev yapan ve en az 5 yıllık deneyime sahip olan fen ve teknoloji dersi öğretmenleri arasından seçilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise öğrencilerin fen konularını zor olarak algılamalarına neden olan faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla zorluk belirleme anketinin uygulandığı öğrencilerden en fazla zor seçeneğini işaretleyen 25 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Aynı şekilde anketin uygulandığı öğretmenlerden de seçilen 5 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler öğrenci ve öğretmenlerden alınan izinler ile ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Görüşmeler ortalama 35 dakika sürmüştür.Çalışmanın birinci aşamasında elde edilen veriler Excel programı yardımıyla işlenmiş ve zorluk belirleme formülü kullanılarak her bir konuya ait zorluk indekslerine ulaşılmıştır. İkinci kısımda yapılan görüşmelerde yazılı formata dönüştürülmüş ve içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonunda belirlenen zor konular ve nedenleri literatürde yer alan diğer çalışmalarla karşılaştırılmış, benzer durumlar vurgulanmıştır.Çalışma sonunda öğrencilerin zor olarak algıladıkları konular belirlenmiştir. Yine çalışmada 6 ve 7. sınıf seviyesinde yer alan konuların 8. sınıftaki konulara göre daha zor algılandığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin bu konuları zor olarak algılamalarına ise konu içeriğinin fazla olması, bazı derslerle ilgili ön bilgi eksikliği, öğretim yöntemi, öğretmen faktörü, günlük yaşamla ilişkilendirememe, derse ayrılan zaman, ders kitapları, matematiksel ifade ve sembollerin varlığının neden olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim fen ve teknoloji öğretim programına yönelik bu çalışmanın sonuçları ile alanda aynı konuda daha önce uygulamada olan fen bilgisi öğretim programlarına yönelik benzer çalışmalarda elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak, sorunların giderilmesine yönelik çözüm önerileri sunulmuştur.
1992-2011 yılları arasında çevre eğitimi ile ilgili yayımlanan yüksek lisans ve doktora tezlerindeki genel yönelimlerin belirlenmesi
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte doğal çevreye olan etkileri gün geçtikçe atmış ve günümüzde büyük bir hızla devam etmektedir. Olumsuz etkiler sadece doğal çevreye verdikleri zararlar ile kalmamış ve insan hayatına da etki etmektedir. Meydana gelen bu olumsuz değişimler araştırmacıları, çalışmalarının çevreye yönelmesine yola açmış ve çevreye yönelik çalışmaların giderek artmasına, çevre eğitimine verilen önemin gün geçtikçe artmasına neden olmuştur.Bu çalışma 1992-2011 yılları arasında Türkiye'de çevre eğitimi ile ilgili yayımlanan yüksek lisans ve doktora tezlerindeki genel yönelimleri açığa çıkarmak amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır. Araştırma konusu kapsamında Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanı taranmış ve konu ile ilgili 204 yüksek lisans ve doktora tezine ulaşılmış, 147 yüksek lisans tezi ve 31 doktora tezi çalışma örneklemine dahil edilmiştir. Örneklem grubuna dahil edilen yüksek lisans ve doktora tezleri çalışmanın yapıldığı yıl, üniversite, araştırma konusu, örneklem grubu, araştırma yöntem, araştırmada kullanılan teknik, veri toplama teknikleri ve veri toplama aracı, veri çözümleme teknikleri açısından incelenmiştir.Yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular tablolar aracılığıyla sunulmuş, çevre eğitimi ile ilgili yayımlanan yüksek lisans ve doktora tezlerinin büyük çoğunluğunun Gazi Üniversitesi, ODTÜ ve Marmara Üniversitesi'nden yayımlandığı; örneklem grubu olarak en fazla tercih edilen grubun yükseköğretim ve ilköğretim öğrencilerinin olduğu; araştırma konusu olarak en fazla çalışılan konuların çevreye yönelik tutum, çevre bilinci ve çevre bilgisi; araştırma deseni olarak en fazla tercih edilen desenlerin tarama modeli ve deneysel desen; kullanılan tekniklerde en fazla tercih edilen çevre eğitimi için yeni bir yöntem geliştirme, işbirlikli öğrenme; veri toplama tekniği olarak en fazla tercih edilen yazılı veri toplama ve görüşme; veri analizinde ise en fazla tercih edilen tekniklerin parametrik testler ve betimsel istatistik olduğu sonuçlarına varılmıştır.Araştırma sonunda elde edilen bulgular sonucunda çalışmaya yönelik ve çevre eğitimi ile ilgili çalışacak olan araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuşturAnahtar Kelimeler: Çevre Eğitimi, Betimsel Çalışma, Literatür Tarama.