Theses supervised by Prof. Dr. Musa Alp

18 theses · Çukurova University

DoctorateOpen AccessTR

Türkçe ve Arapçada ses ve cümle yapılarının karşılaştırmalı çözümlemesi

Arapça öğretiminin yayılmasıyla birlikte Arap Dünyası ile Türkiye arasında son dönemlerde başında Arapça öğrenme isteğinin olduğu birçok alanda yakınlaşmaya şahit olduk. Bu durum, Türkçe ve Arapça arasında sesbilim, sarf ve nahiv alanlarında karşılaştırması çözümlenmesine yönelik daha çok çalışma ve araştırma yapılmasını gerekli kılmıştır. Arapça ile diğer dünya dilleri arasında çeşitli dilsel konuları içeren karşılaştırmalı çözümleme konusunda çok sayıda çalışma yapılmıştır. Buna karşılık Türkçe, karşılaştımalı çalışmalardan yeteri kadar nasibini almamıştır. Emrullah İşler tarafından yapılan çalışma örneğinde olduğu gibi Türkçe-Arapça etkileşimini konu edinen çalışmalarda sadece ses yönünden etkileşim veya her iki dilde de kullanılan soru edatlarının mukayesesi gibi belirli bir konuyla sınırlı kalmıştır. Arapça-Türkçe etkileşimine dair çalışmaların sayıca az olmasına sebep olarak Arapçanın Türkler tarafından din dili olarak görülmesi gösterilebilir. Bu bağlamda Türkiye'de Arapça ile ilgili yapılan çalışmaların nahiv, sarf, edebiyat, belagat konularına yoğunlaştığını görmekteyiz. Bu yüzden bu çalışma alandaki boşluğu doldurmak ve bu alanda gelecek çalışmalar için bir umut olmak üzere ana dil olarak Arapça ve ikinci dil olarak Türkçe ses ve cümle yapısı sistemleri arasındaki karşılaştırmalı çözümlemesi hakkında yapılmıştır. Bu araştırma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Türkçe ve Arapçanın gelişimi, karşılaştırmalı çözümleme ile dilcilerin bu husustaki görüşleri ve dünya dilleri arasındaki etkileşim hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde her iki dilin fonetiği ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise her iki dildeki cümle yapısı üzerinde durulmuştur. İki dil arasındaki karşılaştırmalı çözümlemenin öneminden hareketle dördüncü bölüm ise Türkçe ve Arapça arasındaki benzer ve farklı yönlerin tahliline yer verilmiştir.

ArapçaCümle yapısıDil bilgisi+3
Mohammed Saeed Mohammed Salem
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Türkçesinin Halep Lehçesine etkisi

Bu çalışmada Osmanlı Türkçesinin Halep Lehçesi üzerine günümüze kadar gelen etkilerini ele alınmış olup bu doğrultuda Halep halkı ile yüz yüze görüşülmüş ve Türkiye'nin Mersin ili sınırlarında yaşayan Halepli Suriyeliler ile sınırlandırılmıştır. Suriye'deki iç savaş sebebiyle Halep iline gitmek zorlaşmıştır. Bu yüzden örnekler, yıllarca Halep'te yaşayarak ora lehçesininden seçilen kelimeleri iyi bilen kişilerin söylediklerinden derlenmiş olup Türkiye'ye geldikten sonra öğrendikleri Türkçe ifadelerden alınmamıştır. Yü zyüze görüşmelerin yanında Halep asıllı yazarların özellikle de Halep şehrnin Osmanlı yönetimine geçmesinden sonra yazılan kitaplarına da müracaat edilmiştir. Bu kitaplarda günümüzde Halep lehçesinde de kullanılan birçok kelime bulunmakta olup başında da Halep Lehçesi Sözlüğü hükmünde olan Hayreddin ez-Zirikli'nin Ansiklopedisi bulunmaktadır. Ne var ki bu kelimelerden bazıları yaygınlaşmakla beraber bazıları nadir olarak kullanılmaktadır. Günlük konuşmalar, atasözleri ve deyimler, şarkılar, flimler ve diziler, küfür ve alaylı ifadeler gibi diğer bir kısım kelime grubu var ki onlar da Halep halkının lehçesinde kullanılmaktadır. Bu çalışma, üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm teze giriş niteliğinde olup lüğat ve lehçenin sözlük ve terim anlamları ile aralarındaki fark; lehçelerin oluşması gibi konular ele alınmıştır. Aynı zamanda bu bölümde Türkçe ile Arapça karşılaştırması yapılarak doğuşu, aslı, yapısı ve terkipleri ele alınmıştır. Son olarak da Halep Lehçesi ve özelliklerine ve Türkçeden etkilenmesine etki eden faktörlerden bahsedilmiştir. İkinci bölüm ile üçüncü bölümde dil etkileşiminin etkilerinden öne çıkanlar ele alınmıştır. İkinci bölümde Türkçenin Halep Lehçesine etkisie sraf ve nahiv yönünde ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise bu etki delalet açısından irdelenmiştir. Sonuç ve kaynakçalar kısmıyla çalışma tatmamlanmıştır.

ArapçaDil etkileşimiDilbilgisi+6
Fatıma Nabhan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bitlis-Mutki Ohin medresesinde Arapça eğitimi (Müderrisler - muidler - eğitim ilkeleri - okutulan kitaplar)

Çalışmada Bitlis İli Mutki ilçesi Ohin Medresesi'nde Arapça eğitimi, medrese hocaları, eğitim ilke ve metotları ile ilgili bilgiler ortaya konulmuştur. Medrese ile ilgili yazılı bir araştırma olmadığından dolayı çalışma; Medrese hocaları ve talebeleriyle mülâkat yöntemi ile yapılmıştır. Görüşme esnasında sorulan sorular ve verilen cevaplar kayıt altına alınmış daha sonra da bu kayıtlar yazılı metin haline getirilmiştir. Buradaki amaç; medresede uygulanan sistemi ve ulaşılan seviyeyi özellikle Arapça eğitimi açısından tespit etmektir. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden itibaren bu medreseler birbirinden bağımsız ve denetimsiz faaliyet gösterdikleri için eğitim sistemlerinin gün yüzüne çıkarılması önem arz etmektedir. Sonuç olarak amacın gerçekleştiği düşünülmektedir. Zira çalışmada medresenin günlük faaliyetleri, okutulan kitaplar, ilke ve metotları yerinde tespit edilmiştir.

ArapçaBitlis-MutkiDin eğitimi+7
Mikayil Tayşan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Amme cüzünde mazi fiilin delaleti

Mazi fiilin ifade etmiş olduğu zamansal delaletler çoğunlukla geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman şeklinde üç ana zamana ayrılmaktadır. Kur'ân-ı Kerim'in mazi, muzari ve emir fiillerle dolu olduğu bilinmektedir. Bu itibarla, bu tezde Amme cüzünde yer alan mazi fiillerin delaleti konusu, Arap dili dilbilgisi kuralları ile dilbilimci olan tefsircilerin görüşleri çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma giriş ve sonuç kısımlarına ek olarak üç bölüme ayrılmaktadır. Birinci bölümde, fiilin tanımı genel olarak ele alınmıştır. Daha sonra mazi fiilin tanımı yapıldıktan sonra mazi fiilin alametlerinden ve fiilin delaletinden bahsedilmiş, ayrıca فِعْلve عَمَل lafızları arasındaki fark ele alınmıştır. Bundan sonra delalet kavramı tanımlanmış ve delalet çeşitleri belirtildikten sonra zaman ve zamanın bölümleri açıklanmıştır. Bölümün sonunda ise nâsih fiiller ile mazi fiile ait mezid (ilaveli) kiplerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, geçmiş ve şimdiki zamana delalet eden mazi fiiller incelenmiş, yakın ve uzak zamana işaret eden mazi fiil tanıtılmış, ayrıca fiili, bu iki zamandan biriyle sınırlayan durumlar ele alınmıştır. Daha sonra, mutlak mazi fiil ile ona ait durumlar açıklanmış ve içinde söz konusu iki zamanla kullanılan fiillerin geçtiği ayetler açıklanarak mazi fiilin şimdiki zaman ifade eden durumlarından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde, gelecek zamana delalet eden mazi fiiller incelenmiş ve bu zamanla ilişkili olan tüm durumlar açıklanmıştır. Bu zaman delalet eden mazi fiiller, fiillerin geçtiği ayetler zikredilerek açıklanmıştır. En sonda da sonuç bölümü ile kaynakça yazılmıştır.

Amme Cüz`ü tefsiriArapçaDil bilgisi-eylem+5
Abdulmoain Layla
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ebu'l-Fazl Celâleddin Abdurrahman b. Ebî Bekir b. Muhammed El-Hudayrî es-Suyûtî'nin "el-Cem' ve't-Tefrîk fi'l-Envâi'l-Bedî'iyye" adlı yazma eserinin tahkiki ve karşılaştırmalı değerlendirmesi

Bu çalışmanın konusu İmam Celâleddin Suyûtî'nin "El-Cem' Ve't-Tefrîk Fı'l-Envâı'l-Bedî'ıyye" adlı yazma eserının tahkiki ve karşılaştırmalı değerlendirilmesidir. Esere dair sağlıklı değerlendirmelerin yapılması adına çalışmada, tahkik ve karşılaştırmalı değerlendirmenin yanısıra Suyûtî'nin yaşadığı dönem, hayatı ve ilmi kişiliği hakkında da bilgi verilmiştir. Ayrıca İmam Celâleddin Suyûtî "El-Cem' Ve't-Tefrîk Fı'l-Envâı'l-Bedî'ıyye" adlı eserinde bedî'iyyât sanatlarını ele aldığından çalışmada, bu sanatın tanımı, kısımları ve tarihine de yer verilmiştir. Suyûtî ile aynı dönemde yaşayan İbn Hicce el-Hamevî'nin bedi'iyyât üzerine telif ettiği ettiği eserlerinden biri olan "Hizânetu'l-Edeb ve Gâyetu'l-Ereb" isimli çalışması ile Suyûtî'nin "El-Cem' Ve't-Tefrîk Fı'l-Envâı'l-Bedî'ıyye" adlı eserinin muhteva ve metot yönünden karşılaştırılmasına da yapılmıştır. Aynı dönemde telif edilen farklı müelliflere ait iki eserin yöntem ve içerik yönünden karşılaştırılmasıyla Suyûtî'nin bedî'iyyât alanında geliştirmiş olduğu özgün hususların tespiti amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bedî', Bedî'iyye Sanatı, İmam Celâleddin es-Suyûtî

Bedi sanatlarCelaleddin es-Suyuti
Roukıa Hasan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Delâlet ve i'rab açısından Kuran-ı Kerim'de müsenna lafızlar

Bu çalışma Kuran-ı Kerim'de geçen müsenna lafızları ele almaktadır. Kuran-ı Kerim harfleri, lafızları ve ayetleriyle Allah katından indirilmiş olup tamamı mucizedir. Yüce Kitap'da geçen müsenna lafızlar, başka dilllerde pek bulunmayan Arapça'da yeralan bir kullanım şeklidir. Bu araştırmada fiiller, zamirler vb. gibi tekraraları dışında Kuran'da geçen yaklaşık 90 müsenna lafız vardır. Bu lafızlar sadece doğrudan insana ait olmayıp mukaddes kişilere, aile efradına, insan sıfatlarına, insan topluluklarına, insan organlarına ve muradiflerine; hayvanlara, cansızlara,; zaman, mekan, sayı, işaret zamirleri, ismi mevsuller ile müsanna gibi amel gören isimlere aittir. Ayrıca incelenilen lafzın bağlam anlamları sözlük anlamlarından farklı olabilmektedir. Bu lafızların müfretleri ve cemileri de kullanılmakta olup Kuran'da raf', nasb ve cer hallerinde farklı kullanımları bulunmaktadır. Şekil yönünden صنوان وقنوان وطوفان وولدان gibi müfret ya da cemi kiplerinden kullanılan fakat müsennaya benzeyen lafızlar bulumaktadır ve bunlar anla yönünden müsennadan farklılık arzetmektedir. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Müsenna, Delalet, İ'rab

AdlarArapçaKur'an-ı Kerim+1
Saleh Taher Saleh Alzamo
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed B. Ömer B. Mubârek El-Himyerî El-Hadrâmî'nin "Fethu'l-Akfâl Fi Şerh-i Ebniyeti'l-efʻâl (Eş-Şerhu's-Sağîr)" adlı eserinin tahkik ve değerlendirilmesi

Hicrî I. yüzyılda başlayan Arapça dilbilgisi çalışmaları yaklaşık iki yüzyıl boyunca nahiv ilmi adı altında ele alınmıştır. Hicri III. yüzyıla gelindiğinde ise dil kuralları, sarf ve nahiv olmak üzere iki ayrı ihtisas alanı haline gelmiş ve bu tarihten itibaren sarf ilmini konu edinen çok sayıda eser kaleme alınmıştır. Arap dilbilgisi âlimlerinden İbn Mâlik mezkûr dönemde 114 beyitten oluşan Lâmiyyetu'l-efʻâl adını verdiği bir sarf kitabı yazmıştır. Lâmiyyetu'l-efʻâl'e çok sayıda âlim tarafından şerh yazılmıştır. Müellifimiz Muhammed b. Ömer b. Mubârek el-Himyerî el-Hadramî de Lâmiyyetu'l-efʻâl'e, Fethu'l-akfâl ve hallu'l-işkâl bi şerh-i Lâmiyyeti'l-efʻâl (eş-Şerhu'l-kebîr) adını verdiği bir şerh yazmıştır. Akabinde Bahrak lakabıyla tanınan müellif eş-Şerhu'l-kebîr'i sadeleştirmiş ve Fethu'l-akfâl fi şerh-i Ebniyeti'l-efʻâl (eş-Şerhu's-sağîr) adı ile eserini yeniden kaleme almıştır. Bahrak'ın sarf ilmi literatürüne kazandırmış olduğu kıymetli eserlerden birisi olan Fethu'l-akfâl fi şerh-i Ebniyeti'l-efʻâl (eş-Şerhu's-sağîr) adlı eser tezimizin konusunu teşkil etmektedir. Eser giriş, beş bab, yedi fasıl ve son bölümden meydana gelmektedir. Eserin giriş kısmında besmele, hamdele, salveleye ilaveten eserin şerh sebebi ile sarf ilminin önemine işaret eden ifadeler yer almaktadır. Birinci bab mücerred fiil yapılarını ve çekimlerini, ikinci bab mezîd fiil yapılarını, muzari fiil yapılarını, naibi fâili, emir fiil yapılarını ve çekimlerini, üçüncü bab ism-i fâil ve ism-i mefûl yapılarını, dördüncü bab sülâsi ve mezîd masdar yapılarını, ism-i merre ve ism-i heyʻeti, beşinci bab mimli masdar yapılarını, çokluğa delalet eden yer isimlerini ve ism-i alet yapılarını içermektedir. Bahrak, Tâhirî hanedanlığının Yemen'i yönettiği dönemde bu ülkede yaşamıştır. Hadramut bölgesinde dönemin önde gelen âlimlerinden dil, edebiyat, tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, tasavvuf dersleri almıştır. Eğitimini tamamlamasının akabinde Şihr şehri kadılığı başta olmak üzere önemli görevler ifa etmiştir. Yaşamının son döneminde Hindistan'a göç etmiş ve orada vefat etmiştir. Müellifin kırkın üzerinde eser yazdığı birçok kaynakta zikredilmektedir. Ancak kitaplarının yarıdan fazlası günümüze ulaşmış, bu kitaplardan temin edilenler hakkında bilgi verilmiştir. Bahrak'ın genel olarak yeni bir eser yazmak yerine zamanın önde gelen âlimlerin eserlerine şerh yazdığı ya da eserleri ihtisar ettiği gözlemlenmiştir. Bu tahkik çalışmasında temin edilen dokuz nüsha incelenerek birincisi mukabele görmüş asıl nüsha olmak üzere toplam üç nüsha kullanılmıştır. Tahkik metni mukabele görmüş asıl nüsha üzerinden gidilerek oluşturulmuş, diğer iki nüshada yer alan farklılıkların tamamı dipnotta gösterilmiştir.

ArapçaDil bilgisiMuhammed b. Ömer b. Mubarek el-Himyeri el-Hadrami+1
Hüseyin Kayar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarsus araplarının sözlü edebiyatı

"Tarsus Araplarının Sözlü Edebiyatı" adlı bu araştırmada Tarsus Arap Alevilerinin Arapça sözlü edebiyat geleneği ve bu geleneği oluşturan mensur, manzum ve manzum-mensur türlerin derlenip incelenmesi ve tespit edilen Arapça sözlü edebiyat ürünlerinin genel Arap halk edebiyatı geleneği içerisindeki yerinin benzerlik ve farklılıklar bakımından karşılaştırmalı değerlendirilmesi konu edilmiştir. Bu sayede halk kültürü içerisinde nesiller boyu varlığını koruyan Arapça sözlü edebiyat ürünlerini araştırma alanından derlemek, tasnif etmek, incelemek, değerlendirmek ve kayıt altına almak suretiyle bu ürünlerin yaşatılması amaçlanmıştır. Araştırma malzemesinin derlenmesi sırasında alan araştırma metodu ve bu metot dâhilinde gözlem ve görüşme teknikleri kullanılmıştır. Yapı itibariyle Suriye-Lazkiye bölgesinin Arapçasını kullanan Tarsus Arap Alevilerinde Arapça, çeşitli nedenlerle gündelik hayatta etkisini yitirmiş, adeta elli yaş üzeri kişilerin kullandığı bir dil haline gelmiştir. Böyle devam ettiği sürece yakın gelecekte dil ölümünün gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Bununla birlikte Tarsus Arap Alevileri nesilden nesile sözlü olarak aktardıkları Arapça sözlü edebiyat ürünlerinin -çoğu unutulsa da- bir kısmını muhafaza edebilmişlerdir. Özellikle ölüm ve evlilik gibi toplumun sıkça karşılaştığı durumlara dair ürettiği sözlü edebiyatın diğer sözlü edebiyat türlerine göre daha yaygın ve varyantlarıyla birlikte sayılarının daha fazla olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca Arapça sözlü edebiyat ürünlerinde kullanılan dilin, günlük hayatta kullanılan dilin aksine daha az Türkçe sözvarlığı unsuru barındırdığı ve sözlü edebiyat ürünlerinin genel olarak Arap halk edebiyatının kendine özgü yapısını muhafaza ettiği görülmüştür.

AlevilerAraplarArapça+5
Yusuf Özcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Arap dilinde ekler -yapım, çekim ve şekil ekleri-

Arapça iç bükümlü bir dil olarak Türkçe gibi sondan eklemeli dillerden farklı sözcük türetme yollarına sahiptir. Arapçada sözcükler türetilme açısından müştak ve camid olarak ikiye ayrılır. Müştak sözcüklerin kalıpları bilinir. Bu kalıpların çokluğundan dolayı eklerin yerleri ve sayıları ancak özel bir çalışma ile bilinebilir. Üç bölümden oluşan bu çalışmada müştak kelimelerin aldıkları ekler tespit edilerek yapım, çekim ve şekil ekleri şeklinde sınıflandırılmıştır. Dilcilerin çoğunluğa göre Arapça asıllı isim ve fillerin kökü üç harflidir. Bu üç kök harfin önüne, içine ya da sonuna bir ya da aynı anda birden çok yapım eki getirilerek mastar, ism-i fâil, ism-i mekân gibi yeni isimler türetilir. Aynı yol ile üç harfli bir fiilden geçişlilik, dönüşlülük, mübâlağa gibi farklı anlamlar ifade eden yeni fiiller türetilebilir. Çekim ekleri kelimenin kök anlamında herhangi bir değişiklik yapmaz. Bu ekler eklendikleri kelimeleri sayı, cinsiyet, zaman, belirlilik gibi yönlerini ifade ederler. Arapçada eklendikleri kelimelere nitelik ve nicelik yönünden herhangi bir etkide bulunmayan şekil ekleri vardır. Hatta çoğu sadece yazıda bulunur, telaffuz edilmezler. Arapça adedi bir ila üç arasında değişen sözcüğün başına, ortasına ve sonuna ek alabilen bir dildir. Tespit edilen bu ekler şöyle sıralanabilir: isim yapım ekleri; ا/elif, ة/ta, م/mim, ن/nun, و/vav, ي/ya, şedde, fiil yapım ekleri; ا/elif, ب/ba, ت/ta, ما/ma, ن/nun, ayne'l fiil harfinin tekrarı, س/sin, şedde, و/vav, ي/ya, isim çekim ekleri; ا/elif, ء/hemze, اء/elif-i memdude, ى/elif-i maksura, ة/ta, ل/lam, م/mim, ن/nun, şeddeli nun/نّ, şedde, و/vav, ي/ya, fiil çekim ekleri; ا/elif, ت/ta, ن/nun, م/mim, ن/nun, şeddeli nun/نّ, و/vav, ي/ya, isim şekil ekleri; ا/elif, و/vav, ي/ya fiil şekil ekleri; ا/elif, ن/nun و/vav.

ArapçaDil bilgisiDil bilgisi-ekler+3
Emine Merve Aytekin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Mahreç sistemli sözlüklerin Arap gramerinin gelişmesindeki rolü

Arap dilinin unsurları İslamiyet'ten önce daha çok sözlü formlarla öğrenilip aktarılmıştır. İslamiyet ile birlikte gittikçe yaygınlaşmaya başlayan okuma-yazma ve kayıt altına alma süreci, gramer çalışmaları ve dilin lafızlarını toplama çalışmaları ile devam etmiştir. Buna etki eden sebeplerin başında, fetih hareketlerinin artmasıyla başlayan Kur'an'ı yanlış okuma ve sonraları da Arap dilini benzer hatalara karşı koruma refleksi yatmaktadır. Önceleri küçük risaleler halinde başlayan bu çalışmalar daha sonra Arap dilinin tüm lafızlarını toplamak amacıyla kapsamlı eserlere dönüşmüştür. Bu sözlüklerin başında da Halîl b. Ahmed'e (ö. 175/791) ait olduğu kabul edilen Kitâbu'l-'ayn adlı eser yer alır. Harflerin mahreci esas alınarak kendine has bir yöntemle hazırlanmış bu sözlüğü daha sonra el-Bâri' fî ġarîbi'l-luġati'l-'Arabiyye, Tehẕîbu'l-luġa, el-Muḥkem ve'l-muḥîṭu'l-aʿẓam fi'l-luġa gibi başka çalışmalar da izlemiştir. Hicri ilk beş yüzyıl içerisinde kaleme alınmış olan bu sözlüklerde sadece dile ait lafızların anlamı izah edilmemekte, Arap dilinin gramerine ait çok kıymetli tespitler ve yorumlar da yer almaktadır. Araştırmada, öncelikle yukarıda adı geçen sözlüklerdeki Arap grameri ile ilgili yapılmış olan tespit ve yorumlar ile kendi aralarındaki etkileşim ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Akabinde bu tespit ve yorumların, çalışmanın kapsamında belirttiğimiz dönemde yaşayan müellifler ve onlara ait çalışmaları ile olan etkileşimi üzerinden Arap gramerine sunduğu katkı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma, dört bölümden oluşmaktadır. çalışmanın konusu ve önemi, amacı, kapsamı, yöntemi ile alanda yapılmış benzer çalışmalara değinilmiştir. Birinci bölümde genel yönleriyle sözlükçülük ile araştırma kapsamında yer alan sözlüklerin genel tanıtımı ve Arap lafızlarını sunum yöntemleri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, sözlüklerde yer alan sarf ile ilgili tespitler ile konu başlıklarında geçen gramer lafızlarına sözcük ve terim anlam bakımından sözlüklerin yaklaşımları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise nahiv alanı ile ilgili tespit, yorum ve konu başlıklarında geçen gramer lafızlarına dair sözlüklerin yaklaşımları işlenmiştir. Dördüncü bölümde, merkeze Kitâbu'l-'ayn alınarak tarihi silsile ile kendinden sonraki gramer çalışmalarına yaptığı etki ve sözlüklerin içeriğinde yer alan rivayetler üzerinden Arap gramerinin gelişmesindeki rolü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Arap dili, sözlük, sözlük bilim, Kitâbu'l-'ayn, sarf, nahiv.

ArapçaBiçimbilimDil bilgisi+5
Mehmet Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
DoctorateOpen AccessTR

Türkçeleşmiş Arapça ifadelerden yararlanarak Türklere Arapça öğretiminin geliştirilmesi

Bu çalışma ortak kelimelere dayalı hazırbulunuşluk programını kullanılarak Çukurova Üniversitesinde okuyan Türk öğrencilere Arapça öğretimini geliştirmek üzere yapılmıştır. Program 2019-2020 öğretim yılı güz döneminde İlahiyat Fakültesi Hazırlık sınıflarından rastgele seçilmiş 35 kişilik uygulama grubu ile yine 35 kişilik kontrol gruplarına uygulanmıştır. Çalışmada mülakat yöntemi kullanılmış olup Arapçada ve Türkçede ortak olarak kullanılan kelimeler esas alınmıştır. Aynı zamanda deney yönteminden de istifade edilmiştir. Ortak kelimeler Musa ALP-Yusuf Özcan'ın "Musannaf Arabî Türkî Müşterek İfâdeler" kitabından alınmıştır. Sekiz hafta boyunca program, uygulama ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Araştırmada öğretim metaryelleri ile not kartı ve başarı testi kullanılmıştır. Uygulama ve kontrol grupları ortalamasında standart sapması 0,05 ≥ olan istatiksel anlam farklılıkları bulunmaktadır. Bu farklılık uygulama grubu lehinedir. Hazırlık sınıfında okuyan Türk öğrencilere uygulanan hazırbulunuşluk programının başarı testinde etkinliği ortaya çıkmıştır. Dil öğretiminin farklı merhalelerinde özellikle muhadese için hazırbulunuşluk programının uygulanması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Hazırbulunuşluk, ortak kelimeler, muhadese becerisi, öğretim programı.

ArapçaArapça kelimelerDil eğitimi+6
Manar Hourıeh
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'ân-ı Kerim'de fiiller bağlamında tıbâk sanatıyla yapılan tasvirler

Bu araştırma, Kur'an-ı Kerim'in dilsel yapısı ve ifade sanatları bağlamında önemli bir yer tutan 'tıbâk' sanatını, özellikle fiiller üzerinden derinlemesine incelemeyi hedeflemektedir. Tıbâk, metinlerde zıt anlamlı kelimelerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan bir edebi teknik olup, Kur'an'da ilahi mesajın daha etkili bir şekilde iletilmesi, okuyucu üzerinde derin bir etki bırakılması ve metnin anlam zenginliğinin artırılması gibi önemli işlevlere hizmet etmektedir. Bu çalışmada, tıbâk sanatının Kur'an ayetlerindeki kullanım biçimleri, bu sanatın metnin anlamına ve söylemine olan katkıları, farklı bağlamlardaki işlevleri ve bu sayede ortaya çıkan estetik ve anlamsal derinlikler detaylı bir şekilde analiz edilecektir. Araştırma, Arap edebiyatının bediî sanatlarından olan tıbâk ve mukâbelenin Kur'an-ı Kerim'deki işlevini üç bölümde ortaya koymaktadır. İlk bölümde bu sanatların teorik çerçevesi çizilirken, sonraki bölümlerde îcab ve selb tıbâkı örnekleri üzerinden ayetlerin semantik yapısı ve retorik etkileri incelenmektedir. Çalışmanın en önemli bulgularından biri, tıbâk sanatının sadece bir dilsel süsleme aracı olmadığı, aynı zamanda Kur'an-ı Kerim'in anlam derinliklerini keşfetmeye yönelik bir kapı araladığıdır. Zıt anlamlı kelimelerin kullanımıyla, ayetlerin anlamı zenginleşmekte ve farklı yorumlara olanak sağlamaktadır. Bu sayede, okuyucu, ayetlerin içerdiği mesajı daha iyi anlayabilmekte ve kendi yorumlarını geliştirebilmektedir. Anahtar Kelimeleri, Ayet, Belâgat, Tıbâk, Zıt Anlamlı Fiil, Tasvir.

Hene İbrahim
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Arap edebiyatında polisiye roman

ÖZET ARAP EDEBİYATINDA POLİSİYE ROMAN KHANSA ALHAMAD Doktora Tezi, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Musa ALP Ocak 2025, 226 sayfa Son zamanlarda edebiyatçıların Arap polisiye romanına olan ilgisi önemli ölçüde artmıştır. Bu da bir edebi tür olarak polisiye romanın Arap okuyucular arasında çekiciliğinin arttığının bir göstergesidir. Bununla birlikte, Arap polisiye romanı, kökenleri, gelişimi ve nitelikleri hakkında farklı görüşlere sahip eleştirmen ve akademisyenler arasında hala büyük oranda tartışma konusu olmuştur. Ortaya çıkış ve gelişimi çerçevesinde suç ve cinayet Arap dünyasında polisiye romanın ana konuları olmuştur. Yirminci asrın başlarında bazı Batılı polisiye romanlar Arapçaya çevrilmiştir. Bu sayede Arap dünyasında ilk polisiye türler ortaya çıkmaya başlamıştır. Hatta kimi yazarlar çevirdiği romanda bazı değişiklikler yaparak ya da doğrudan adını yazarak yayımlamıştır. Arap dünyasında ilk dönemlerde polisiye roman türü çeşitli dini, kültürel, sosyal vb. sebeplerden dolayı edebi bir tür olarak kabul edilmemiştir. Arap polisiye romanının yıllar içinde karşılaştığı, marjinalleştirilme ve isimlendirilme konusunda farklı görüşler vardır. Bu sorunlara rağmen, Arap polisiye romanının son yıllarda, bu roman türüyle ilgilenen birçok seçkin Arap yazarın katkısı sayesinde kayda değer bir gelişmeye tanık olmuştur. Dolayısıyla Arap polisiye romanı son dönemlerde çeşitlilik ve zenginlik kazanmıştır. Arap polisiye romanının Arap edebiyatı alanındaki rolü, sosyal ve politik sorunları ele almasında yatmaktadır. Arap polisiye romanı, Arap dünyasında edebi ve kültürel yaratıcılığı teşvik etmede önemli bir role sahip olduğu için daha fazla ilgi ve çalışmayı hak eden zengin ve ilginç bir edebi tür olarak karşımıza çıkmaktadır. Anahtar Kelimeleri, Arap edebiyatı, nesir, roman, polisiye roman

Khansa Alhamad
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ayet örnekleriyle Arap dilinde zamirlerin lafzi niyabesi

Bir dili en iyi şekilde anlamanın yolu o dili tüm yönleriyle bilmekten geçmektedir. Bundan dolayı dilin gramer ve edebiyat kısmı çok önem arz etmektedir. Çünkü kuralsız kullanılan bir dil hem yanlış hem de eksik olup, sözden murad tam anlamıyla anlaşılamayacaktır. Bu yüzden dilin grameri olmazsa olmaz kabul edilmektedir. Ancak her ne kadar gramer konuları öğrenilse de bazen genel kuralların dışına çıkılabilmektedir. Her dilde olduğu gibi Arapçada da istisnaların bulunması ya da genel gramer kurallarının dışına çıkılması olağandır. Arapçayı anadil olarak kullanmayan kişilerin bu kullanımları yanlış anlaması ya da hatalı bir kullanım olduğunu düşünmesi de tabii karşılanmaktadır. Ancak muradın tam anlaşılabilmesi için farklı kullanımların da bilinmesi gerekmektedir. Bu bağlamda çalışmamızın konusu Arap dili ve belagatında zamirlerin kullanımlarının (genel gramer kuralları) dışındaki kullanım örneklerinin sebep, imkân, caizliği noktasında Kur'an'dan örneklerle nahiv, sarf ve belagat kitaplarından kaynak gösterilerek incelemektir. Burada amaç zamirlerin niyâbesinin imkanını sorgulamak ve tespit etmek olmuştur. Neticede zamirlerin birbiri yerine kullanılabildiği görülmüştür. Kur'an-ı Kerimdeki ayetlerden anlaşılabileceği gibi Arap dilinde bilhassa Kur'an'da gramer kurallarının tek bir biçimde kullanılmadığı aşikardır. Bazı zamirler, aynı kelime veya cümle için farklı şekillerde kullanılmıştır. Örneğin dişilliği ifade eden هَا zamirinin kullanıldığı yerlerde bazı durumlarda هُنَّ zamiri de kullanılabilmiştir. Ya da tekilliği barından bir isme mana veya başka bir sebepten ötürü çoğul zamir gelebilmiştir. Bunun gibi farklı kullanımlar bize zamirlerin niyâbesinin caiz olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Zamir, Niyâbe, Lafız, Ayet

Mahmut Girgin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Arap dilinde Elif ve Hemze

Bu çalışma, Arap dilinde elif ve hemzenin yer aldığı konumları kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Çalışma, fiil, isim ve harf olarak üç ana eksen etrafında yapılandırılmıştır. Fiiller bağlamında, elif ve hemzenin üçlü ve dörtlü mücerret fiillerdeki konumları ele alınmış, bu harflerin fiilin kökünde başta, ortada ya da sonda yer almasının anlam ve çekim üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Ayrıca bir, iki veya üç harf artışıyla meydana gelen mezid fiillere de değinilmiş; " استفعل" ,"أفعل " ve " تفاعل " gibi yapılar içerisindeki hemze ve elif'in fonksiyonu detaylı olarak analiz edilmiştir. Bu türler, mazi, muzâri, emir ve mastar şekillerinde incelenmiş; hemzenin lafzî kökeni bakımından aslî ya da zâid oluşu ve bunun anlam ile sarf vezni üzerindeki etkileri açıklığa kavuşturulmuştur. İsimler başlığında ise elif ve hemzenin müfred, müsenna ve cem' yapılarındaki konumları incelenmiş; bu bağlamda maksûr (ör. عصى، فتى ), memdûd (ör. صحراء ') ve nâkıs (ör. قاضي ) isim türleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Ayrıca zamirler işaret isimleri ve mevsûl isimler ile birlikte cem-i teksîr ve cem-i müennes sâlim yapılarında elif ve hemzenin aldığı biçim ve işlevler ortaya konmuştur. İsimlerin tesniye veya cem' hâllerine dönüşürken elif ve hemzede meydana gelen yazım ve ses değişikliklerine özellikle dikkat çekilmiştir. Harfler başlığı altında ise istifham hemzesi, kat' ve vasl hemzeleri arasındaki fonetik ve yazımsal farklar ile bu hemzelerin Arap dilindeki işlevleri detaylandırılmıştır. Ayrıca nida cümlelerinde yer alan elifu'n-Nüdbe, ta'rîf edatı olan ال" "in dilbilgisel işlevi ve şiir vezinlerinde geçen elifin ahenk üzerindeki etkisi ele alınmıştır.

Muhammadul Awal Abdul Wahab
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Arap dilinde terkip sapması ile anlam genişlemesi arasındaki ilişki

ÖZET ARAP DİLİNDE TERKİP DEĞİŞİMİ İLE ANLAM ‎GENİŞLEMESİ ARASINDAKİ İLİŞKİ Shymaa Taha Abdalfatah Saad MANSOUR DOKTORA Tezi, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Musa ALP Ağustos 2025, 283 sayfa Sapma/udûl, dilsel olgulardan biri olup nahiv ve belagat mirasımızda belirgin bir şekilde yer alır. Çağdaş üslup çalışmalarında da dikkat çeken bir ilgi görmüştür. Bunun sebebi, ifadenin alışılagelmiş dil kalıplarını aşarak sanatsal ufuklara ulaşmasını sağlamasıdır. Dilin standart seviyesi, ideal ve alışılmış kullanımı temsil eder; herhangi bir asıldan sapma içermez. udûl, mesajın anlaşılmasına yardımcı olan dilsel karînelere bağlıdır; bu yüzden karînelerdeki udûl, ancak anlam karışıklığının önlenmesi durumunda gerçekleşir. Anlam karışıklığının önlenmesi ise karînelerin tamamlanması ve birbirini desteklemesiyle mümkündür. Eski dilbilimciler, genişleme/tevessu'terimini, asıldan sapma anlamında kullanmış ve bununla kuralın mecâzî kullanımını kastetmişlerdir. Anlam genişlemesi/tevessu'delâlî, sapma/udûl'ün sonuçlarından biridir, ancak udûl'ün zorunlu bir sonucu değildir. Bağlam/sîyak karînesi, karînelerin en önemlisidir; çok anlamlı kelimelerin anlamını sınırlandıran yapısal kısıtlamalar dayatarak mesajın anlaşılmasına katkı sağlar. Dolayısıyla, bu kısıtlamalardan bazılarının eksik olması, ifadenin anlamında genişlemeye yol açabilir. Şüphesiz, kelimelerin cümlede alışılagelmiş sıraya göre dizilmesi, anlamayı kolaylaştırır. Buna dizilim/rütbe karinesi denir. Bu sebeple, takdîm ve tehîr yoluyla söz diziminin bozulması, sıralamada da sapma olarak kabul edilir. Dilbilimcilerin takdîm ve tehîrin amaçları arasında şunları saymışlardır: Önem verme/ihtimam, özel kılma/ihtisas, anlam genişlemesi. Uyum/tedâmm karînesi ise kelimeler arasındaki bağı ifade eder; bu bağ, cümlenin dokusunu oluşturur. Dil, birbirine yapışık ancak aralarında bağ olmayan kelimeler yığını değildir. İstihdam, iltifat, mecaz gibi belagat üslupları da muktedayı zahiri ihlal ettiklerinden dolayı bir nevi sapma sayılıp anlam genişlemesi olarak değerlendirilmiştir.

Shymaa Taha Abdalfatah Saad Mansour
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Belâgat ilminde ʿAlâka ve Mahmûd el-Antâkî'nin Risâletü'l-istiʿâre adlı eseri

18. yüzyılla birlikte belâgat ilmi altın çağlarını yaşamış, en önemli eserlerini vermişti. Bu yüzyılda artık belâgat klasikleri olarak kabul edilen eserlere telhisler, şerhler ve hâşiyeler yazılmaktaydı. Bu sayede klasik belâgat eserlerini ezberlemek, anlamak ve ta'lim etmek daha kolay hale gelmekteydi. Çalışmamıza konu olan Mahmûd el-Antâkî'nin Risâletü'l-istiʿâre adlı eseri bu tarzda kaleme alınmış bir eserdir. Mahmûd el-Antâkî (ö. 1160/1747) de 18. yüzyılda Antakya'da dünyaya gelmiş, öğretmenlik hayatını Halep'te devam ettirmiş bir Osmanlı medrese hocasıdır. Halep'te talebelerine belâgat ilmini ta'lim ettirmek için kaleme aldığını düşündüğümüz Risâletü'l-istiʿâre, beyân ilminin konularından olan istiʿâre ve çeşitleri, belâgat âlimlerinin istiʿâre konusundaki görüşleri ile mecâzın ʿalâkaları ve kinâye konularını ayet, hadis ve Arap şiirinden örneklerle delillendiren bir eserdir. Müellif Mahmûd el-Antâkî bu eserinde mecâzın ʿalâkalarını tek tek açıklama yoluna gitmiştir. Bu nedenle eser müellifin vefatından sonra "Metnü'l-ʿAlâka" olarak isimlendirilmiştir. Bu eserinde konuların hemen hemen hepsiyle ilgili örnekler sunmuştur. Kinâye konusuna kısaca değinmiştir. Ali Kuşcu (ö. 879/1474), Ebu'l-Leys es-Semerkandî (ö. 888/1483) gibi meşhur dil âlimlerinin de Risâletü'l-istiʿâre ile benzer isimlerde ve benzer konuları ele alan eserleri bulunmaktadır. Müellif yukarıda adlarını zikrettiğimiz âlimler kadar meşhur olmasa da bu eseri diğer dilcilerin eserleri kadar meşhur olmuştur. Hatta günümüzde medreselerde temel seviye belâgat eseri olarak okutulmaktadır. Kaleme alındığı günden günümüze kadar medreselerde okutulması eserin değerini ortaya koyması açısından önem arz etmektedir. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın önemi ve amacı, yöntemi, tahkik metodu ve kapsamı hakkında bilgi verilen kısa bir giriş bölümünden sonra birinci bölümde belâgat ilminde ʿalâka, ikinci bölümde Mahmûd el-Antâkî ve Risâletü'l-istiʿâre adlı eseri üzerinde durulmuştur. Bu bölümde müellifin hayatı ile ilgili sınırlı sayıda kaynaktan elde edilen bilgiler derlenmiştir. Üçüncü bölümde ise Risâletü'l-istiʿâre'nin tahkiki ve tercümesi konuları ele alınmıştır. Risâletü'l-istiʿâre'nin tahkiki çalışmanın odak noktası olmuştur. Eser tahkikinde İSAM tarafından yayımlanan Tahkikli Neşir Kılavuzu'nda belirlenen tahkik esaslarını esas alınmıştır. Eserin tahkikinin ardından eser tercüme edilerek bu alanda çalışma yapmayı düşünen araştırmacılara karşılaştırmalı bir metin sunulmaya çalışılmıştır. Risâletü'l-istiʿâre üzerine yazılan şerh ve hâşiyeler tespit edilerek bu çalışmalar hakkında özet bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Belâgat, Mecâz, ʿAlâka, Mahmûd el-Antâkî, Risâletü'l-istiʿâre.

Ahmet Şanverdi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Bessâm Sa'i'nin görüşleri bağlamında Kur'an-ı Kerim'de İnziyâh Delali

Bu araştırma, Kur'ân-ı Kerîm'de geçen kelimelerde ortaya çıkan anlam inziyâh delâlîolgusunu incelemektedir. Çalışma, çağdaş araştırmacılardan biri olan Ahmet Bessâm Sa'î'nin yaklaşımını analitik bir şekilde ele almaktadır. Sa'î, Kur'ânî kelimeleri bağlamı içinde izleyen ve metnin yapısı dâhilinde anlam dönüşümlerini çözümleyen tefekkürî-dilbilimsel bir okuma ortaya koymuştur. Onun yöntemi, Kur'ân dilinin bütününde taşıdığı yenilenme boyutlarını ortaya çıkarmayı hedefleyen dilbilimsel ve tefsirî bir bakış açısı sunmaktadır. Çağdaş bağlam çözümlemesine dayalı eleştirel-dilbilimsel bir inceleme çerçevesinde yürütülen bu çalışma özellikle Sa'î'nin inzıyâh istibdâlî olarak adlandırdığı kelime düzeyindeki yenilenme, isim ve fiillerde bağlamın etkisiyle meydana gelen anlam kaymaları bu çalışmada ele alınmıştır. Ancak cümle yapıları, terkipler veya edatlar bu çalışmanın dışında bırakılmıştır. Tez dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kavramsal çerçeve sunulmuş; inzıyâh kavramı, terimleri, türleri, ölçütleri ve önemi incelenmiş, ayrıca hem Arap-İslam mirasında hem de Batı araştırmalarında bu konuya katkıda bulunan önde gelen isimlere değinilmiştir. Bunun yanında Bassâm Sa'î'nin hayatı ve ilmî eserlerine de yer verilmiştir. Uygulamalı kısım ise sonraki bölümlerde ele alınmış ve Kur'ân'daki kelimelerde dilbilimsel, anlamsal, kültürel-fikrî ve belâgat düzeyi olmak üzere anlam kaymasının dört düzeyi Sa'î'nin bakış açısı doğrultusunda seçilmiş örneklerle analiz edilmiştir. Bu araştırma, modern anlambilimsel çözümleme kavramlarından birine ışık tutarak Kur'ân üzerine yapılan dilbilimsel çalışmaları zenginleştirmeyi amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: İnziyâh Delâlî, İnziyâh İstibdâlî, Semantik, Dilsel Yenilenme, Bessâm Sâ'î

Fatıma Nabhan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors