Theses supervised by Prof. Dr. Şerafettin Sevim

51 theses · Kütahya Dumlupınar University

DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik güçlendirmenin yenilikçi davranışa etkisinde kişilik özelliklerinin düzenleyici rolü üzerine bir araştırma

Örgütlerin yoğun rekabet altında rakiplerinden farklılaşabilmeleri için yenilikte öncü olmaları gerekmektedir. Çalışanların örgütte yapmış oldukları yenilikler ve bunun yarattığı katma değer örgütleri rakiplerinden farklılaştırarak lider konumuna getirmektedir. Örgütlerde önemli unsurlardan biri çalışanlardır. Bu nedenle çalışanların sahip oldukları özelliklere ait bilgiler de değerli hale gelmektedir. Ancak çalışanların sadece bu özelliklere sahip olmaları değil iş süreçlerine bu özelliklerini yansıtabilmeleri ve yenilikçi davranışlar sergilemeleri gerekmektedir. Bu bağlamda çalışanların psikolojik güçlendirme algılarının yenilikçi davranış sergilemesindeki etkisini incelemek ve kişilik özelliklerinin düzenleyici rolünü ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Dünyada yaşayan kentli nüfusun artması, bireylerin yoğun iş yüküne sahip olması, strese maruz kalması ve bireylerde bunlara bağlı rahatsızlıkların ortaya çıkması bireyleri kendilerini iyi hissedebilecekleri farklı alanlara yöneltmektedir. Wellness, yeni yaşam şartlarında bireylerin karşısına çözüm olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu araştırma wellness işletmelerinde hizmet veren insan kaynağı perspektifiyle ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre psikolojik güçlendirmenin yenilikçi davranışa etkisinde beş faktör kişilik özelliklerinin düzenleyici role sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu üç değişkenin, çalışanların bazı demografik özelliklerine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır.

Beş faktör kişilik modeliKişilikKişilik özellikleri+3
Sevcan Fırın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetimin kalite göstergesi olarak şeffaflık raporlaması ve denetim kalitesiyle ilişkisi üzerine bir araştırma

Bağımsız denetim gelişmiş ekonomilerde kurumsallaşmış kuruluşlarla yürütülmekte ve bu kuruluşların denetimi gittikçe önem kazanmaktadır. Günümüzde bağımsız denetim kuruluşlarının denetim standartlarına uygun bir denetim yapıp yapmadıklarının denetlenmesi, denetimle ilgili düzenlemeler yapan kuruluşların önemli sorunlarından biridir. Denetim kuruluşlarının denetlenmesiyle ilgili değişik yapılanmaların olduğu görülmektedir. Bu yapılanmalardan biri de şeffaflık raporlamasıdır. Şeffaflık raporu, kullanıcıları açısından denetimin kalitesi hakkında yargılarda bulunmak için değerli bir belgedir. Bu çalışmada; denetim kuruluşlarının şeffaflık raporunun içerik ve sunumunun denetim kalitesiyle ilişkisi kurulmuş, bu ilişki derecelendirilerek elde edilen not denetim faaliyetinin kalitesi hakkında denetim kuruluşlarına kalite kontrol sistemlerini geliştirmeye yönelik geri bildirim oluşturmaya çalışılmıştır. Türkiye'de faaliyette bulunan ve Kamu Gözetimi Kurumu'ndan bağımsız denetim yetkisi alan 28 denetim kuruluşunun 2014 yılı şeffaflık raporlarının içerik ve sunum şeklinden elde edilen bilgiler değerlendirilerek denetim kalite notları belirlenmiştir. Uyguladığımız dereceleme modeli, 28 denetim kuruluşuna farklı derece notu çıkardığından önerdiğimiz dereceleme modelinin geçerli olduğunu göstermiştir. Şeffaflık raporundaki bilgiler içerik ve sunum bakımından dört kategoride derecelendirilmiştir. Çalışmamızın Kamu Gözetimi Kurumu açısından, denetim kuruluşlarının kalite kontrol standartlarına uygunluklarının denetimine yönelik bir mekanizma olması beklenmektedir. Şeffaflık raporlaması derecesi puanı olması gereken puandan daha düşük olan denetim kuruluşları için kalite kontrol sistemlerinde neler yapması konusunda geri bildirim oluşturması, denetim kuruluşlarının asgaride kaliteli denetim yapmalarını sağlayacak yapıları oluşturması ve bu yapılara süreklilik sağlaması için yol göstereceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Bağımsız Denetim ġeffaflık Raporu, ġeffaflık Raporlaması, Denetim Kalitesi Derecelendirme

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıDenetim+4
Ebru Sarica
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Entegre raporlamanın yatırımcılar açısından analizi ve entegre yatırım analizi algoritması

Entegre raporlama, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri temelinde, finansal ve finansal olmayan verilerin, sermaye ögeleri bağlamında kısa, orta ve uzun vadede değer yaratımını gösteren yeni bir raporlama sistemidir. Yatırımcılar açısından geleceğe yönelik tahminlerde bulunmak için değerli bir veri kaynağıdır. Bu çalışmada entegre raporun teorik bileşenleri olarak değer yaratma, genel ilkeler, bilginin niteliği ve rapor içeriği yatırımcılar açısından analiz edilmiştir. Türkiye'de henüz yayınlanmış bir rapor örneği bulunmadığından, dünyadaki başarılı olarak görülen dört şirketin 2015 yılı entegre raporları yatırımcı açısından analiz edilmiştir. Analiz sonucu şirketlerin sermaye ögelerinin ve iş modelinin şirket faaliyetlerine bağlı olarak farklılık gösterdiği ve sonuç olarak yaratmak istedikleri değerlerin de farklı olduğu görülmüştür. Raporlar içerik olarak aynı konuları ele alsa da entegre edilerek sunulma konusunda sorunlar olduğu entegre yatırım analizinin ve şirketlerin sektör içindeki rakipleriyle karşılaştırmalarının yer almamaktadır. Başarılı bir içerik ve sunuma sahip olan SAP şirketinin entegre raporundan yararlanarak entegre yatırım analizi modeli ve algoritması geliştirilmiştir. Çalışmamızın hazırlanacak entegre raporların yatırımcılar açısından entegre edilerek entegre yatırım analizi yapacaklara katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Entegre Raporlama, Entegre Rapor, Sermaye Ögeleri, Entegre Yatırım Analizi, Değer yaratma

Değer yaratan faaliyetlerEntegre raporlamaYatırım analizi+2
Nafiye Damla Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Maddi olmayan duran varlıkların finansal performansa etkisi: Borsa İstanbul teknoloji şirketlerinde bir uygulama

Günümüzde bilgi ekonomisi ile birlikte maddi olmayan duran varlıklar önem kazanmaya başlamıştır. Maddi olmayan duran varlıklar; fiziksel bir varlık özelliği taşımayan, belirlenebilir, kontrol edilebilir ve gelecekte ekonomik yarar sağlayan iktisadi kıymetlerdir. İşletmelerin varlıkları içerisinde maddi olmayan duran varlıkların ağırlığı giderek artmakta ve işletmelerin gelişmesi açısından önemli yer tutmaktadırlar. Aynı zamanda maddi olmayan duran varlıkların kayıt, değerleme ve raporlaması ile şirketlerin finansal performansını nasıl etkilediği önemli bir konudur. Bu çalışmada; maddi olmayan duran varlıklarla ilgili genel bilgiler verilmiş, entelektüel sermaye arasındaki fark belirtilmiş, maddi olmayan duran varlıkların kayıt, değerleme, raporlamasının nasıl yapıldığı ve Borsa İstanbul'da işlem gören, Teknoloji (XUTEK) endeksinde yer alan 14 adet teknoloji ve bilişim şirketlerinin maddi olmayan duran varlıklılarının finansal performansı araştırılmıştır. Finansal performanslarının belirlenmesi için finansal oranlar belirlenmiş ve bu oranlar hesaplanarak TOPSIS (İdeal Çözüme Benzerlik Bakımından Sıralama Performansı Tekniği) yönteminde uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, şirketlerin finansal performans sıralamasına göre şirketlerin maddi olmayan duran varlık devir hızı, karlılık ve büyüme oranları yüksek çıkanlar gerek duran varlıklar gerekse varlıklar içerisinde maddi olmayan duran varlık ağırlık oranı yüksek olan şirketler, ilgili yılın en iyi finansal performans gösteren şirketleri olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Maddi Olmayan Duran Varlık, TMS (Türkiye Muhasebe Standartları) 38, TOPSIS (İdeal Çözüme Benzerlik Bakımından Sıralama Performansı Tekniği), Finansal Performans, Borsa İstanbul Teknoloji Şirketleri.

Borsa İstanbulFinansal performansFinansal performans+7
Mehmet Kaygusuz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal sermaye ve pozitif psikolojik sermayenin kültürel zekâyla ilişkisine yönelik sağlık sektöründe uluslararası bir çalışma

Farklılıkları kavrayarak uyum sağlayabilme yeteneği olarak ifade edilen kültürel zekâ kavramı son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. Bireyin farklılıklar karşısındaki tutumlarını kültürel zekâ ile ilişkilendirerek bireysel ve sosyal özellikleriyle ele alan çalışmalara literatürde rastlanılmamıştır. Bu çalışma ile kültürel zekâ kavramı pozitif psikolojik sermaye ve sosyal sermaye kavramıyla uluslararası düzeyde ele alınmıştır. Sağlık çalışanlarının pozitif psikolojik sermaye ve sosyal sermayelerinin kültürel zekâ ile ilişkisi, Avrupa, Balkan ve Uzak Doğu ülkelerini temsil eden İsveç, Romanya, Güney Kore ve Türkiye bağlamında incelenerek uluslararası bir çalışma ortaya çıkarılmıştır. Çalışmada evreni oluşturan dört ülkedeki 987 sağlık çalışanından anket tekniğiyle toplanan veriler istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonunda sağlık çalışanlarının sosyal sermayeleri ve pozitif psikolojik sermayeleriyle kültürel zekâları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Demografik faktörler ve alt boyutlar arasındaki ilişkiler dikkate alınarak ülkeler arasında sıralama yapılmış ve Türkiye'nin mevcut durumu ortaya konulmuştur. Bilişsel ve motivasyonel kültürel zekâ boyutları açısından Türkiye, Romanya, Güney Kore ve İsveç sıralaması ortaya çıkmıştır. Pozitif psikolojik sermaye alt boyut düzeyleri bakımından Türkiye iyimserlik dışında son sırada yer alırken sosyal sermayenin alt boyutları açısından dört ülke arasında ortada olduğu tespit edilmiştir.

Güney KorePozitif psikolojik sermayeRomanya+5
Suzan Urgan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim mesleki eğitimi muhasebe ve finansman alanında işletmelerde beceri eğitimi uygulamalarının hizmet kalitesi üzerine bir araştırma

Türkiye'de ortaöğretim mesleki eğitiminde kalite sorunlarının giderilmesi ve yaygınlaştırılma çabaları devam etmektedir. Bu çabalara destek olunabilmesi için ortaöğretimde, muhasebe ve finansman alanında okuyan 12. Sınıf öğrencilerinin işletmelerde beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik olarak öğrenci odaklı beklentilerinin ve algılarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Öncelikle öğrencilerin beklentileri, SERVQUAL Yöntemiyle beklenti ifadeleri kullanılarak tespit edilmiştir. Eğitim sona erdiğinde aynı ifadeler kullanılarak, aynı öğrencilerin algıları belirlenmiştir. İşletmelerde beceri eğitiminin öznesi ve müşterisi konumundaki öğrencilerin, hizmet kalitesinden beklenti ve algılarının karşılanıp karşılanmadığı tespit edilmiştir. Çalışma, İstanbul'da üç, Eskişehir ve Kütahya'da birer okulda olmak üzere toplam beş mesleki ve teknik Anadolu lisesinde, muhasebe ve finansman alanında 12. Sınıfta işletmelerde beceri eğitimi alan 426 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerinin beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik beklenti ve algılarında anlamlı farklılık oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin staj yeri (beceri eğitimi aldıkları kurum), eğitim bölgesi ve mesleki lisesi tercih sebebi değişkenlerinde beklenti boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmazken, hizmet kalitesi algı boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

Beceri eğitimiFinansmanHizmet kalitesi+6
Feride Savaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan aidiyetin örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi ve bir araştırma

Günümüz örgütlerinde rekabet avantajının oluşabilmesi için çalışan verimliliğinin tatmin edici seviyelerde olması gerekmektedir. Çalışanları verimli olan örgütlerde zaman ve emek kaybından söz etme olasılığı düşüktür. Aidiyet hissi yüksek olan örgüt çalışanlarının örgütlerine karşı sorumluluk duygusu yüksektir. Bu duygu çalışanları ödül beklentisi olmadan çalışma arkadaşlarıyla yardımlaşmaya itmekte; diğer örgüt çalışanlarına karşı daha anlayışlı olmaya yöneltmektedir. Çalışandaki aidiyet hissi örgütsel vatandaşlık davranışı sergileme hususunda çalışanı desteklemektedir. Örgütsel vatandaşlık davranışı ise hiçbir beklenti olmadan çalışanın örgütü faydası için davranış sergilemesidir. Bu tür davranışlar örgütlerdeki verimliliğin artması adına önem arz etmektedir. Bu sebeple çalışan verimliliğinin arttırılması adına sorulan soruların başında çalışanın kendini örgütüne ait hissedip hissetmediği gelmelidir. Çalışma, örgüt çalışanlarının algılanan aidiyet seviyelerinin örgütsel vatandaşlık davranışı düzeylerini ne seviyede etkilediğini anlamaya ve belirlemeye çalışmaktır. Anahtar Kelimeler: Aidiyet, Algılanan Aidiyet, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı

AidiyetAidiyet duygusuÖrgütsel aidiyet+2
Mustafa Oğuz Argon
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi uygulamalarında kalite liderliğinin rolü ve BOTAŞ uygulaması

Toplam Kalite Yönetimi (TKY), sürekli olarak gelişmeyi ve ilerlemeyi amaçlayan, kalitenin, örgütün tüm çalışanlarına mal edildiği bir sistemdir. Bu sürecin işlerlik kazanması ve TKY uygulamalarının istenilen sonuçlar vermesinin temel ön gerekliliği ise, sistemin uygulandığı örgütte etkin bir kalite liderliğinin bulunmasıdır. Araştırma, bu konuda ortaya çıkan zafiyetleri ve bunlara ilişkin önlemleri BOTAŞ uygulaması ile göstermesi açısından önem teşkil etmektedir.Araştırmanın birinci bölümünde TKY ile ilgili temel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise ?kalite liderliği? kavramı araştırılarak, kalite liderliğinin TKY uygulamaları için taşıdığı önemin altı çizilmiştir. Ayrıca bölümün sonunda, bir işletmede etkin bir kalite liderliğinin oluşturulması için gereken adımlar ve yapılması gereken çalışmalar ortaya konmuştur.Üçüncü bölümde, BOTAŞ Genel Müdürlüğü'nde 264 çalışan ile yapılan anket uygulaması ve sonuçları sunulmuştur. Yapılan anket uygulaması ile kalite liderliğinin gerekliliği, BOTAŞ'ta etkin bir kalite liderliğinin varlığı, BOTAŞ'ta yürütülen TKY uygulamalarının istenilen sonuçlara ulaşıp ulaşmadığı ile TKY uygulamalarında istenilen sonuçlara ulaşılmamasına neden olan temel etmenler ortaya konulmuştur. Ayrıca, araştırmanın temel hipotezleri ile ilişkileri sınayan hipotezler ki-kare, t-testi, varyans analizi ve sıklık dağılım bulguları analizi ile sınanmıştır.Araştırmanın son bölümünde ise yapılan uygulamalar sonucunda ortaya çıkan aksaklıklar ile bu aksaklıklara ilişkin araştırmacının önerileri sunulmuşturAnahtar Kelimeler: Toplam Kalite Yönetimi, Kalite Liderliği ve BOTAŞ

KaliteKalite kontrolLiderlik+2
Oğuz Altıntaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

E-Devlet uygulamaları kapsamında Vedop Projesi, Eğirdir Vergi Dairesinde E-Vdo uygulamasının incelenmesi

Sanayi devriminden sonra ortaya çıkan, ekonomik ve sosyal yapıyı değiştiren dönüşüm sürecinin merkezinde gelişmiş enformasyon ve iletişim teknolojilerinin olduğu görülmektedir. Günümüzde yaşanan politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme süreci ile birlikte piyasalarda rekabetin şiddetlenmesi, kamu ve özel sektörün kurumsal açıdan yeniden yapılandırılmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.Bilişim teknolojileri adı verilen telekomünikasyon, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler bilginin, emek ve sermaye gibi yeni bir üretim faktörü olmasına neden olmuştur. Bu radikal değişimler ve bilginin önlenemez yükselişi zamanla devletlerin yönetim şeklini de değiştirmeye başlamıştır.İnternet kullanımının hızla yaygınlaşması ve kamu yönetiminin yeniden yapılanması, beraberinde devlet ve internet kavramlarının bir arada kullanılmasına yol açmıştır. Böylece yeni bir sürece girilmiş ve E-Devlet kavramı kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelerle birlikte Dünya'da olduğu gibi Türkiye'de de E-Devlet projeleri hayata geçirilmeye başlanmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde elektronik devlet kavramsal bir çerçeve olarak bütün yönleriyle ele alınmış, E-Devlet modeli ve E-Devletin etkinliğini belirleyen faktörlere değinilmiştir.İkinci bölümde Türkiye'deki E-Devlet uygulamalarından birisi olan Vedop Projesinin kapsamı, altyapısı, E-Kuruma yönelik bileşenleri, gelişimi, E-Devlete entegrasyon süreci, yararları ve projeye yöneltilen eleştiriler üzerinde durulmuştur.Çalışmanın son bölümünde ise Vedop Projesi çerçevesinde E-Vdo (Elektronik Vergi Dairesi Otomasyonu) uygulaması örnek bir vergi dairesi seçilerek (Eğirdir Vergi Dairesi ) konuya yönelik incelenmiştir.

Bilgi güvenliğiBilgi teknolojisiBilgi toplumu+7
Nurhan Akdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Müşteri şikayet yönetiminin müşteri bakış açısıyla değerlendirilmesi ve TCDD 3. Bölge Müdürlüğü'nde bir uygulama

Ulaştırma sektörünün ekonomilerdeki önemi, hızla gelişen teknoloji ve yoğunlaşan rekabet ulaştırma işletmelerini müşterilerin şikayetlerini yönetmeye zorlamaktadır. Şikayetlerin yönetimi; işletmeler için hizmet kalitesine ilişkin eksiklerin belirlenmesinde, müşteri memnuniyetinin önündeki engellerin tespit edilmesinde, müşteri sadakatinin oluşturulmasında ve müşteri ilişkileri yönetiminde etkili araçlardan biridir.Bu araştırmanın temel amacı; müşteri memnuniyeti, hizmet kalitesi, müşteri sadakati, ilişkisel pazarlama ve müşteri ilişkileri yönetimi ile yakından ilişkili olan müşteri şikayet yönetiminin teorik analizinin yapılarak, sistem yaklaşımıyla değerlendirilmesidir. Sistemin girdilerinin, işleyişinin, çıktılarının ortaya konularak, müşteri şikayet yönetimi performansının müşteri bakış açısıyla değerlendirilmesi ve bütün bu çalışmaların çağdaş anlamda ele alınarak TCDD 3. Bölge Müdürlüğü'nde uygulanmasıdır.Uygulamada, TCDD 3. Bölge Müdürlüğü'nde mevcut olan müşteri şikayet yönetimi performansı müşteri bakış açısını yansıtan bir müşteri anketi modeli ile değerlendirilmiştir. Müşteri şikayet yönetiminin etkin işlememesinin nedenleri araştırılmış ve etkin bir şikayet yönetimi için sekiz öneri sunulmuştur. En önemli üç öneriden birincisi; müşterilerin şikayet konusunda cesaretlendirilmeleri ve şikayet süreci hakkında bilgilendirilmeleri için garlarda, istasyonlarda ve trenlerde şikayet masalarının oluşturulmasıdır. İkincisi; şikayetlerin müşteriyi tatmin edecek şekilde çözümlenmesi amacıyla şikayet politika ve stratejilerinin yeniden yapılandırılmasıdır. Üçüncüsü ise; şikayetlere cevap verilme süresine ilişkin standartların belirlenerek, bu standartlara uyulması ve müşterilerin bu konuda bilgilendirilmesidir.

HizmetKaliteMüşteri şikayetleri+2
Evrim Sarı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım teşviklerinin Kütahya il ekonomisine etkilerinin analizi

Bu çalışma, bölgesel gelişim amaçlı uygulanan yatırım teşviklerinin bölge ekonomileri üzerinde ekonomik etkilerini araştırma konusu yapmıştır. Yatırım teşviklerinin uygulandığı dönemde yatırımlar ve istihdam üzerine etkileri incelenerek, teşviklerin aynı zamanda işletmelerin ekonomik durumları üzerine etkileri de araştırılmıştır.Bu araştırma sadece Kütahya İli ile sınırlandırılmıştır. 5084 sayılı kanun'un kapsamının genişletilmesi sonucu Kütahya İli 5084 sayılı kanun kapsamına alınmış olup bu teşvik politikasının uygulandığı dönemde 2005 ve 2008 yılları arasında yatırım teşviklerinin ekonomik etkileri araştırılmıştır. Bunun yanında yatırım teşviklerinin işletmeler üzerine etkilerinin ölçmek amacıyla Kütahya Organize Sanayi Bölgesinde bir anket çalışması yapılmıştır.Araştırmada Kütahya Organize Sanayi Bölgesindeki işletmelerin ekonomik durumları teşvik öncesi ve sonrası karşılaştırılmıştır. Bunun yanında Kütahya İl ekonomisine ait verilerin teşvik öncesi ve sonrası durumu da karşılaştırılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlarda, Kütahya İlinde teşvik sonrası yatırımların ve istihdamın arttığı gözlemlenmiştir.Anahtar kelimeler: Yatırım Teşvikleri, Teşvik Tedbirleri, Devlet Yardımları, Bölgesel Gelişmişlik.

Bölgesel kalkınmaDevlet yardımıEkonomik etki+4
Mustafa Tekin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde muhasebe eğitiminin MEGEP ile yeniden yapılandırılması sonrası öğrenci ve işveren memnuniyetinin incelenmesi

İş dünyasının sürekli değişim gösteren ve sürekli gelişen mesleklerinden birisi de muhasebecilik mesleğidir. Muhasebe mesleğinde başarılı olunması okullarda iyi bir teorik eğitim verilmesinin yanında verilen eğitimle paralellik gösteren bir beceri eğitim ile ilgilidir. Beceri eğitimde gerçekleştirilen uygulamaların başarılı olması okullarda verilen bilgilerin güncel ve uygulanabilir olmasıyla ilgilidir.Muhasebe eğitiminin güncel olmasını sağlamak için Ortaöğretim düzeyinde yeniden yapılandırılma çalışmaları başlamış ve ?Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP)? uygulamaya konulmuştur.MEGEP'in uygulanmaya başlanması sonrasında ilk beceri eğitime giden öğrencilere ve bu öğrencilere beceri eğitim yaptıran işverenlere MEGEP'in değerlendirilmesine yönelik bir anket uygulanmıştır.İşverenler MEGEP sonrasında öğrenci niteliklerinde artış olduğunu düşünmektedir. İş dünyasında bu proje ile ihtiyaç duyulan nitelikli eleman ihtiyacının karşılanacağı beklentisi oluşmuştur.MEGEP projesi ile okullarda öğrencilerin teknoloji ve diğer araç gereç ihtiyaçları karşılanmış, modüler sistemle de öğrencilerin güncel bilgi ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmıştır. Sosyal ortaklarla yapılan çalışmalar sonucunda öğrencilerin meslek seçiminde ve beceri eğitim faaliyetlerinde daha fazla memnun olmaları sağlanmıştır. Bu proje ile öğretmenlerin eğitim öğretimdeki temel rolü olan yönlendirme rolü ön plana çıkartılmıştır.Anahtar Kelimeler: Muhasebe Eğitimi, Mesleki Eğitim, MEGEP.

EğitimEğitim teknolojisiMEGEP Projesi+7
Ersin Yardım
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hedef maliyetleme yönetiminin konaklama işletmelerinde uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi ve bir turizm işletmesinde uygulama

Küreselleşmeyle birlikte rekabet baskısının iyice arttığı günümüz koşullarında işletmeler, pazardan bağımsız olarak fiyat belirleme özgürlüğünü yitirmişlerdir. Konaklama işletmeleri ise artan rekabetin baskısıyla doluluk oranlarını artırmak için yabancı tur operatörlerinin fiyat baskısıyla, kitle turizmine hitap eden herşey dahil konaklama hizmetini zarar etseler dahi satabilecek konuma gelmiştir. Bu konum onları kısa dönemli düşünmeye yönlendirerek, kaliteden ödün vermelerine neden olmaktadır. Ancak tüketiciler daha düşük fiyata, daha kaliteli ürünleri almak istediği için artık uzun dönemli bakış açısını geliştirmek şarttır. Ayrıca artan rekabetin etkisiyle, kalite ve düşük fiyat tek başına pazarda kalabilmek için yeterli değildir. Konaklama işletmeleri herşey dahil konaklama hizmetini, rakiplerine göre tüketici odaklı olarak fark yaratacak ve pazarda uzun dönem kalacak şekilde üretmek zorundadırlar. Bu da ürünün yaşam seyri boyunca sürekli maliyet azaltımını ve iyileştirmeyi gerektirmektedir.Konaklama işletmeleri hedef maliyetleme yönetimini uygulayabilirler. Bu sayede yabancı tur operatörlerinin fiyat baskısını kendi tedarikçilerine geçirebilirler ve hizmet ürünlerini kaliteden ödün vermeden uzun dönemli bakış açısıyla üretebilirler. Ancak hedef maliyetleme yönetiminde tedarik zincirinin diğer üyeleri ile uzun dönemli, karşılıklı yarar sağlayacak ilişkiler geliştirerek performans artırışı sağlamak önemlidir. Tedarikçilere yapılan fiyat baskısı, onların tasarım kabiliyetlerini geliştirmesini amaçlamakta ve onların da kendi tedarikçilerine bu baskıyı yapmasını sağlayarak hedef maliyetleme yönetiminin zincirleme devamını sağlamaktadır.Anahtar Kelimeler: Konaklama İşletmeleri, Hedef Maliyetleme Yönetimi, Tedarik Zinciri, Herşey Dahil Konaklama Hizmeti

Hedef maliyetlemeHer şey dahilKonaklama işletmeleri+4
Fatma Aldırmaz Akkaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik vergi denetiminin vergi kaçırma eğilimlerini azaltmadaki rolü ve bir araştırma

Vergilendirme işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesine bağlı olarak vergi denetimlerinin de elektronik ortamda yapılması bir zorunluluk haline gelmiştir. Özellikle elektronik vergi sisteminin kurulması, vergi denetim birimlerine mükellef beyan ve bildirimlerinin doğruluğunu elektronik araçlarla denetleme olanağı sağlamıştır.İnternet tabanlı çalışan elektronik vergi sisteminde, mükellef beyan ve bildirimleri Gelir İdaresince on-line teslim alınarak bir veri tabanında toplanmaktadır. Ayrıca diğer kurumlardan istenilen bildirimler, yine online alınabilmekte ve yine aynı şekilde merkezi veri tabanına yüklenmektedir. Oluşan veri bankaları ve diğer devlet kurumlarından sağlanan veriler uygulama programları aracılığı ile elektronik denetimlere tabi tutulmakta, vergilendirmede yanlış yapılan işlemler tespit edilmekte ve mükellefler risk gruplarına göre sınıflandırılabilmektedir. Yapılan risk analizleri sonucu, mükellefler gerekirse vergi incelemesine alınabilmektedir.Bu çalışmada, elektronik vergi denetiminin mükelleflerin vergi kaçırma eğilimlerini azaltmadaki rolü anket tekniği kullanılarak incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde vergi denetimi ile ilgili literatür araştırması yapılmış, ikinci bölümünde ise elektronik vergi sistemi ve elektronik vergi denetim uygulamaları hakkında bilgiler toplanmıştır. Araştırmanın üçüncü ve son bölümünde ise, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı'na bağlı Pamukkale Vergi Dairesi mükellefleri üzerinde elektronik vergi denetiminin etkinliğine ve mükelleflerin vergi kaçırma eğilimlerini azaltmadaki rolüne yönelik yapılan anketten elde edilen veriler analiz edilerek yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler:Vergi Denetimi, Mükellef, Vergi Kaçırma Eğilimi, Gelir İdaresi, Elektronik Vergi Sitemi, Elektronik Vergi Denetimi, İnternet Vergi Dairesi, E-Belge, E-Beyanname, E-Fatura, E-Tahsilat, Elektronik Takip

DenetimElektronikElektronik erişim+4
Abdullah Türk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokullarında muhasebe eğitimi ve iş dünyasının beklentilerine göre yapılandırılması

Gelişmiş ülkeler iş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücünü, uluslararası tecrübelerden de faydalanarak iç dinamiklerine göre oluşturdukları mesleki eğitim metotlarıyla karşılamaktadırlar. Üniversite-sektör işbirliği temeline dayalı eğitim uygulayan ülkeler, sadece okula dayalı eğitim uygulayanlar ve her iki anlayışı da benimseyen ama sürekli arayış içinde olan ülkeler bu hedefi üç farklı sistemle gerçekleştirmektedirler. Türkiye' deki mevcut sistem daha çok okula yani teorik eğitime dayalı olanıdır.Bu çalışmada yapılan anket uygulamasıyla, Türkiye'de iş dünyasının Meslek Yüksekokullarındaki muhasebe eğitiminden beklentileri ve karşılaştıkları başlıca sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Sorunlar; meslek elemanlarının eksik kaldığı konular, ders içeriklerinin güncel olmaması, stajların yetersizliği, mezunların iş adaptasyonu, eğitimcilerin güncellenmiş bilgi eksikliği, üniversite-sanayi-sektör ilişkisinin yetersizliği şeklinde sıralanabilir.İş dünyasının beklentileri ve çağdaş muhasebe eğitiminin gerekliliği olarak, muhasebe eğitiminin yeniden yapılandırılmasıyla, mezun öğrencilerin eğitim düzeylerinin iş dünyasında istihdam edilecekleri seviyeye getirilmesi beklenmektedir. Bunun için muhasebe eğitiminin amacı, yönetimin yapısı, kariyer planlama merkezi kurulması, öğrencilerin seçilmesi ve durumu, eğiticilerin durumu, öğretim teknikleri, staj uygulaması ve son olarak üniversite-sektör ilişkileri bir bütün olarak çalışmada ele alınmıştır. Belirtilen bu öğelerle muhasebe eğitimi; etkin bir yapıya ulaşacak, çağdaş düzeye çıkacak ve ülke gereksinimlerini karşılayacak muhasebeciler yetiştirecektir. Bu eğitim ise, iş dünyasının rekabet gücünü arttıracak ?ara kademe? insan gücünü oluşturan muhasebecilerin de yetiştirileceği Meslek Yüksekokullarında verilecektir.

Meslek yüksek okullarıMesleki eğitimMuhasebe+7
Hakan Başer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamada kurumsal itibar yönetimi: Yükseköğretimde yapılandırılmasına yönelik bir model önerisi

İşletmelerin en değerli varlığı, kurumsal itibarıdır. Son yıllarda yapılan araştırmalar ile birlikte itibarın ölçülebilir bir değer olduğunun anlaşılması, kurumsal itibarın nasıl yönetilebileceğini ilişkin tartışmaları beraberinde getirmiştir. Çeşitli araştırmalarla elde edilen bulgular itibarın, kurumsal anlamda sahip olunan entelektüel birikimini yansıtan ve sürdürülebilir bir rekabet gücü kazandırarak farklılık yaratan özgün bir değerini temsil ettiğini ortaya koymaktadır.Kurumsal itibar yönetimi farklı disiplinlerde çeşitli bilim insanları tarafından geniş bir şekilde çalışılmış olmasına rağmen, yükseköğretim alanında göreceli olarak sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma ile kurumsal itibar yönetimi bileşenlerinin, makro boyutta ulusal yükseköğretim, mikro boyutta üniversiteler için nasıl tanımlanabileceğini, üniversitelerin yönetsel yapıları içerisinde kurumsal itibar yönetiminin uygulanabilirliğine ilişkin farklı bir boyut kazandırarak, kurumsal itibar çalışmalarının alanını genişletmektedir.Bu tezin amacı, üniversitelerde kurumsal itibar yönetiminin bileşenlerinin üniversiteler ölçeğinde belirlenmesi ve yönetsel bir yaklaşım olarak Türkiye yükseköğretim sistemi içerisinde üniversitelerde yapılandırmasına ilişkin bir model geliştirmektir. Araştırma da öncelikle, üniversitelerin yönetsel stratejileri içerisinde, itibarı ölçme ve değerlendirme ekseninde örgütsel yapılanmanın boyutları belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler ışığında sürdürülebilir bir rekabet gücü sağlamada kurumsal itibar yönetiminin Türkiye'deki üniversiteler üzerinde yapılandırılmasına yönelik model önerisi sunulmuştur.Türkiye'nin bilim dünyasında uluslararası göreceli konumu ve sürdürülebilir rekabet gücünün kazandırılması, kurumsal itibar yönetiminin üniversitelerinde başarıyla uygulanmasıyla eşdeğer bir gelişim gösterecektir.

Kurumsal itibarRekabetSürdürülebilir rekabet+4
Mesut Öncel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanelerde teknolojik yapının oluşumu ve sürdürülebilirliğin finansmanı : İstanbul ilinde bir araştırma

Sağlık hizmetleri üretimi ve arzında yararlanılan teknik ve teknolojilerde ki hızlı gelişme, değişme ve yaygınlaşmalar, hasta ve yakınları ile hastane idarelerinin davranış biçimlerini de etkileyip, hastaneleri teknoloji yoğun hizmet sunmaya yöneltmektedir. Tıbbi teknolojilerde yaşanan gelişmelere hızla uyum sağlayan hastaneler için, hizmet niteliği bakımından, teknolojinin temini ile birlikte, sürdürülebilirliğinin sağlanmasında anahtar rol oynayan finansman sorunları gündeme gelmektedir. Ülkemizde ve farklı ülkelerde ki sağlık hizmetlerinin maliyetlerindeki artışlar sonucu, sağlık finansman teknikleri sorgulanmakta ve hastanelerin içinde bulundukları darboğazdan çıkmayı sağlayacak gelir fırsatları hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.Bu çalışmada, İstanbul ili, hastanelerinde teknolojik yapının oluşumu ve teknolojinin sürdürülebilirliğinin finansmanının değerlendirilmesinin sağlanması ve mevcut uygulamanın durumunun tespiti amaçlanmıştır.

FinansmanHastanelerSağlık hizmetleri+2
Serap İntaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Muhasebe mesleği sorumluluk sigortalarında yapay sinir ağları yöntemi ile risk değerlemesi

Risk sigortanın temelini oluşturan sigorta sözleşmesinin konusudur. Riskin meydana gelmesi ile oluşacak zarar sigorta ile teminat altına alınmaktadır. Sigortanın önemi gün geçtikçe artmakta ve branşlar bazında gelişme göstermektedir. Mesleki faaliyetlerde bulunan meslek mensuplarının taşıdıkları riskleri güvence altına alan mesleki sorumluluk sigortaları önem kazanmaktadır. Mesleki sorumluluk sigortaları hızla gelişmekte ve yaygınlaşmaktadır. Türkiye'de Mayıs 2007'de muhasebe mesleği sorumluluk sigortası klozu yürürlüğe girmiştir. Muhasebe mesleği sorumluluk sigortaları meslek mensuplarının hukuki risklerini teminat altına alan yeni bir sigorta branşıdır.Araştırmada muhasebe mesleği sorumluluk sigortalarının hukuki risk faktörleri belirlenerek, hukuki risklerini değerlendiren yapay sinir ağı modeli geliştirilmiştir. Araştırmada yapay sinir ağı yöntemi uygulanmıştır. Yapay sinir ağı yöntemi ile elde edilen bulgular, lojistik regresyon ve ayırma analizi yöntemleri ile elde edilen sonuçlarla ile karşılaştırılmıştır. Muhasebe mesleği sorumluluk sigortalarında gerçekleşen hukuki riskle, yapay sinir ağı yönteminin öngördüğü hukuki risk mukayese edildiğinde sonuçların oldukça uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Gerçekleşen sonuçlar ile yapay sinir ağı modelinden elde edilen sonuçların gerçek değerlere çok yakın çıktılar verdiği ve yapay sinir ağı modelinin %99 başarı oranında Muhasebe mesleği sorumluluk sigortalarının hukuki risklerinde doğru öngörüde bulunduğu tespit edilmiştir.

Muhasebeci mali müşavirlik mesleki sorumluluk sigortasıRisk değerlendirmesiYapay sinir ağları
Nilüfer Dalkılıç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında faaliyet haritaları temelinde faaliyete dayalı maliyet yönetimi ve bir uygulama

Geleneksel yönetim ve maliyet muhasebesinin ürettiği bilgilerin yetersizliği yüzünden 1980'lerde sonuç yerine süreç odaklı bir bakış açısıyla Faaliyete Dayalı Maliyetleme yöntemi geliştirilmiştir. Bunun sadece basit bir maliyetleme aracı olmadığının fark edilmesiyle, faaliyete dayalı diğer yöntemler tanımlanarak yönetsel amaçlarla önce üretim sonra da hizmet sektöründe kullanılmaya başlanmışlardır.Emek yoğun özelliği sürmekle birlikte, sağlık sektörü gittikçe daha fazla teknoloji yoğun bir yapıya bürünmektedir. Bu da sağlık hizmet maliyetleri ve sağlık yatırımlarıyla harcamalarını artırmakta, maliyetleri daha da karmaşıklaştırmaktadır. Gelişmeler paralelinde, kamu kesimi sağlık yatırım ve harcama tutarları yükselirken özel sağlık işletmelerinin sayısıysa artmakta; sektördeki rekabet şiddetlenmektedir. Bu bağlamda, sağlık hizmetlerine ait daha gerçekçi maliyet bilgilerine sahip olmanın hayati önem taşıdığı ve bunların faaliyete dayalı yöntemlerle sağlanabileceği iddia edilebilir. Faaliyete dayalı yöntemlerin başarısının ise faaliyet haritaları ve faaliyet analizlerinin başarılı bir biçimde gerçekleştirilmesine bağlı olduğu düşünülmektedir.Bu çalışmada faaliyet haritaları temelinde tasarlanmış Faaliyete Dayalı Maliyet Yönetiminin sağlık işletmelerinde uygulanabilirliği kapsamlı bir vaka analiziyle incelenmiştir. İlk iki bölümde literatürde tanımlı faaliyete dayalı yöntemlerin kavramsal çerçevesi, sağlık kurumlarında görünümleri ve tasarım ve uygulama süreçleri açıklanmıştır. Üçüncü bölümde sağlık işletmelerinde faaliyete dayalı yöntemlerin tasarım ve uygulama süreçleri faaliyet haritalarının çıkarılması temelinde ele alınmış ve son bölümde Bilecik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde bir uygulama gerçekleştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Faaliyet Haritası, Faaliyet Analizi, Faaliyet Maliyeti Analizi, Faaliyete Dayalı Maliyetleme, Faaliyete Dayalı Maliyet Yönetimi, Faaliyete Dayalı Yönetim, Faaliyete Dayalı Bütçeleme, Maliyet Sürücüsü, Faaliyet Sürücüsü

Aktiviteye dayalı muhasebeBütçelemeFaaliyet çizelgelemesi+4
Hakan Seldüz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal tablolardaki hile riskinin belirlenmesi: Yapay sinir ağı modeliyle bir bankada uygulama

Bankaların temel fonksiyonlarından birisinin kredi kullandırımı olması nedeniyle bankaların karşı karşıya kaldığı risklerin başında kredi riski gelmektedir. Finansal tablolara dayalı olarak gerçekleştirilen ticari kredi kullandırımlarında, hileli finansal tablolar üzerinden kullandırılan kredilerin kısmen veya tamamen geri dönüşümünün sağlanamaması kredi riskine sebebiyet vermekte ve bankalar açısından önemli bir sorun oluşturmaktadır. Bu nedenle bankaların kredi riski yönetiminde, finansal tablolardan sağlanan bilgilerin doğruluğu ve güvenirliği büyük önem taşımaktadır.Dolayısıyla bu çalışmanın temel amacı, finansal tablolardaki hile riskinin belirlenmesini ve bu şekilde de bankalarda oluşabilecek kredi riskinin önüne geçilmesini sağlamaktır.Finansal tablolardaki hile riskinin öngörülmesi ve değerlenmesinde yöntem olarak yapay sinir ağı (YSA) teknolojisinden yararlanılmıştır.Araştırma kapsamında bir bankanın ticari ve kurumsal müşterileri içerisinde yer alan ve 97' si manipülatör grup, 192' si ise kontrol grubu olmak üzere toplam 289 adet firmanın 2007 yılı mali verileri analiz edilerek bir YSA modeli geliştirilmiştir.Geliştirilen YSA modeli, finansal tablolardaki hile riskini % 90 oranında doğru tahmin ederek oldukça başarılı sonuçlar ortaya koymuştur. Araştırma sonuçlarına göre YSA modeli ile elde edilen bulgular, istatistiksel yöntemlerden probit model, logit model ve diskriminant analizi yöntemleri ile karşılaştırılmış ve en doğru tahminin YSA modeli ile gerçekleştirildiği sonucuna ulaşılmıştır.

BankalarFaaliyet raporuFinansal tablolar+2
Mustafa Uğurlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Karar destek teknolojilerinin farkındalığı üzerine Kahramanmaraş ili KOBİ'lerinde bir araştırma

Bu tez çalışmasında, KOBİ niteliğindeki işletmelerin karar destek teknolojileri farkındalığı ölçülmüştür. Bu amaçla birincil veri toplamak için KOBİ niteliğindeki işletmelerde bir anket çalışması yapılmıştır. Ankete katılan işletmelerin çoğunluğu, 12 yıldan uzun süredir faaliyet gösteren, yıllık cirosu 1 milyon TL'den az olan ticaret işletmeleridir. Anketi cevaplayanlar 40 yaşın altında, ilk ve orta öğretim mezunu 7 yıldan daha uzun süredir çalışan işletme sahipleridir. Anketlerin değerlendirilmesinde değişkenlerin aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde frekans değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca katılımcıların cevaplarının ortalamaları ile onların sektör ve yönetim yapıları arasında önemli farklılıklar olup olmadığının analizleri tekyönlü ANOVA Testleri ile yapılmıştır. Böylece KOBİ'lerde karar destek teknolojilerinin varlığından ve faydalanma düzeylerinden farkındalıklarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Elde ettiğimiz sonuçları göre KOBİ'lerin, donanım teknolojilerine yatırım yaptıkları ancak bu donanımlarda kullanılacak uygulama yazılımlarına sahip olmadıkları görülmektedir. Diğer taraftan karar destek teknolojileri yönetim faaliyetleri aile dışındaki kişiler tarafından yürütülen işletmelerde ve üretim işletmelerinde daha çok kullanılmaktadır. Böylece bu teknolojilerin farkındalığının bu işletmelerde daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz.Anahtar Kelimeler: KOBİ, Teknoloji, Karar Destek

Anova testiFarkındalıkKOBİ+3
Mustafa Baysal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda kredi riski yönetimi performans analizi ve veri zarflama analizi yöntemi ile uygulama

Bankalar faaliyetleri sebebiyle çok çeşitli risklerle karşılaşmaktadır. Bankaların karşılaştığı riskler ne kadar çeşitli olsa da esas faaliyet konusu olan kredi verme işlevi gereği en büyük risk unsuru olarak kredi riski görülmektedir. Kredi riskini ölçmek artık üretilen yazılımlar ve yapılan uygulamalarla çok daha basit hale gelmiştir. Kredi riski ölçümünde kullanılan yöntemlerin güvenilirliliği de yıllar içerisinde yaşanan tecrübeler ve stres testleri yardımıyla ölçülebilmektedir.Kredi riskini yönetmek her bankanın doğal bir faaliyetidir. Ancak kredi riski yönetiminin başarılı olup olmadığı da ölçülmesi gereken başka bir başarı kriteridir. Kredi riskini yönetmek daha çok finansal metrik içermeyen bir uygulamadır. Ancak kredi riski yönetiminde başarılı olan bir bankanın aktif kalitesi de yüksek olacaktır. Bu sebeple çalışmamızın uygulama aşamasında yöntem olarak seçtiğimiz veri zarflama analizi yönteminde girdi ve çıktı olarak aktif kalitesini ölçen oranlar kullanılmıştır.Çalışmamızın birinci bölümünde kredi riski yönetimi kavramı açıklanmaya çalışılmış, kredi riski yönetiminin amaçları ve temel unsurları üzerinde durulmuş ve son olarak da bankalarda kredi riski yönetiminin organizasyonu ele alınmıştır.İkinci bölümde çalışmamıza temel oluşturan kredi riski yönetiminin performans analizinin finansal ve finansal olmayan metrikleri yer almaktadır.Üçüncü bölümde ise kamu sermayeli, özel sermayeli ve Türkiye'de kurulmuş yabancı sermayeli bankaların 2005-2010 yılları arası verileri kullanılarak veri zarflama analizi yöntemiyle kredi riski yönetim performansları analiz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bankalarda Kredi Riski Yönetimi, Performans Analizi, Veri Zarflama Analizi, Kredi Riski Yönetimi Performans Analizi.

BankalarKredi riskiKredi yönetimi+5
Gülbahar Keklik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Stratejik yönetimde performans değerleme algısının belediyelerde incelenmesi

Belediyeler, şehirlerde gerekli olan altyapıyı sağlamak, yatırımlar gerçekleştirmek, gelir dağılımını iyileştirmek gibi görevleri olan ve gücünü devletten alan ekonominin en büyük elemanlarından biridir. Değişen ve gelişen ekonomi ve yönetim sistemleri içerisinde belediyecilik buna kayıtsız kalmamış, bu değişim ve gelişim döngüsünde yerini almıştır.Çalışmamızın birinci bölümünde kısaca Türkiye'de belediyecilik genel hatları belirtildikten sonra; belediyenin görev ve belediyelerin organları sıralanmıştır. Türkiye'de belediyelerin görev ve organları yasalar çerçevesinde incelendikten sonra; belediyelerde stratejik yönetimin niteliği, önemi, ihtiyacı ve beklenen faydalarından bahsedilmiştir. İlerleyen bölümde ise konumuz ile ilgili olan belediyelerde stratejik yönetim ve bir unsuru olarak performans değerleme ile ilgili yasal düzenlemelere yer verilmiştir.Çalışmamızın ikinci bölümünde belediyelerde stratejik yönetim süreci ana başlığı altında öncelikle belediyelerde stratejik yönetimi ve onun bir parçası olarak performans değerlemeyi gerekli kılan sebepler kısaca özetlenmiştir. İlerleyen kısımda ise; genel hatlarıyla belediyelerde stratejik yönetim süreci açıklanmıştır.Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise; belediyelerde stratejik yönetimin bir unsuru olarak performans değerleme kavramı üzerinde durulmuştur. Zira yönetim biliminin fonksiyonları olan; planlama, örgütleme, koordinasyon, yürütme ve kontrol safhalarından, kontrol evresini temsil eden kurum performansını değerleme, stratejik yönetim tasarımının en önemli unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu doğrultuda izleyen bölümlerde performans, performans değerleme ve performans değerlemenin önemi konuları kavramsal boyutları ile ele alınmıştır. İzleyen kısımlarda ise belediyelerde performans değerleme genel hatlarıyla açıklanmıştır.Çalışmamızın son bölümünde ise belediyelerde stratejik yönetimin ve onun bir unsuru olarak performans değerleme algısının belirlenmesine yönelik hazırlanmış olan anket çalışmamız sonuçları ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar çerçevesinde ise çalışmamızı ileriki safhalara taşımak gayesiyle belediyelere organizasyon yapısı önerileri, performans değerleme hususuyla ilgili model önerileri ve konu hakkında yapılabilecek akademik çalışmalara yönelik tavsiyelere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Belediye, Performans, Performans Değerleme, Performans Değerleme Algısı

BelediyelerPerformansPerformans değerlendirme+3
Gürkan Eker
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortalamaya dönme modelinin portföy yatırım stratejilerine etkisi: Gelişmekte olan ülkeler üzerine bir uygulama

Ortalamaya dönme modeli, hisse senedi fiyatlarının ortalama bir değeri olduğu ve fiyatların zaman boyunca mutlaka bu ortalama değere ulaşacağı varsayımına dayalı bir modeldir. Hisse senedi fiyatlarında ortalamaya dönme modelinin geçerliliğinde, geçmiş fiyatlara bakılarak cari ve gelecek fiyatlar tahmin edilebilmekte, bu da yatırımcıların en yüksek getiri elde etmelerini sağlayacak portföy yatırım stratejilerinin seçimine olanak tanımaktadır. Bu nedenle; ortalamaya dönme modelinin geçerliliğinde en iyi performans gösteren portföy yatırım stratejisinin seçimi, araştırmacıların ilgisini çeken konulardan biri olmuştur.Araştırmanın temel amacı; gelişmekte olan ülke borsalarında ortalamaya dönme modelinin geçerliliğini ve modelin geçerliliğinde en iyi performans gösteren portföy yatırım stratejisini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda 18 gelişmekte olan ülke borsa endeksinde ortalamaya dönme modelinin geçerliliği, 1995-2010 yılları arasına ait aylık verileri kullanarak panel veri regresyon yöntemi ile test edilmiştir. Ortalamaya dönme modelinin geçerli olduğu tespit edildikten sonra en iyi performans gösteren portföy yatırım stratejisinin hangisi olduğu, zıtlık, momentum ve satın al ve elde tut portföy yatırım stratejileri üzerinde araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, gelişmekte olan ülke borsalarının tamamında ortalamaya dönme modelinin geçerli olduğu ve modelin geçerliliğinde en iyi performansı zıtlık portföy yatırım stratejisinin gösterdiği bulgularına ulaşılmıştır. Zıtlık portföy yatırım stratejisi; menkul kıymetlerin önceki dönem getirilerine göre değer kaybetmeye başladığında satın alınıp değer kazanmaya başladığında açığa satılmasını öneren bir stratejidir. Ortalamaya dönme modelinin geçerli olduğu bir piyasada, yatırımcıların piyasanın genel eğiliminin zıttını yaparak getirisini artırması beklenmekte olup, bulgular literatürdeki çalışmaları destekler niteliktedir. Bu sonuç aynı zamanda gelişmekte olan ülke borsalarının zayıf formda bile etkin olmadığı anlamına gelmektedir. Çalışmanın bulguları yatırımcılar, finansal piyasalar ve akademik araştırmacılar açıaından büyük önem taşımaktadır.Anahtar Kelimeler: Ortalamaya Dönme Modeli, Portföy Yatırım Stratejileri, Gelişmekte Olan Ülke Borsaları

BorsaGelişmekte olan piyasalarGelişmekte olan ülkeler+3
Yasemin Deniz Akarım
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00

Other supervisors