Yrd. Doç. Dr. Mustafa Otrar danışmanlığındaki tezler
90 tez · Yeditepe University
Sınıf öğretmenlerinin değer tercihleriyle kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişinin incelenmesi
Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin değer tercihleriyle kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin karşılaştırılması planlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular, Tartışma ve Yorum, Sonuç ve Öneriler olmak üzere altı ana bölümden oluşmaktadır. Literatür bölümünde değerler ve kaynaştırma üzerine kapsamlı alan taraması yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Pendik ilçesindeki resmi ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemi oluşturan öğretmenlerin 211 tanesi erkek, 328 tanesi kadın öğretmenler olmak üzere toplam 539 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla Kişişel Bilgi Formu , Kaynaştırmaya Yönelik Tutum Ölçeği (yazar tarafından geliştirilen) ve Schwartz Değerler Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, SPSS 15,0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizi bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi(ANOVA), post-hoc Scheffé testi, non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, Mann-Whitney-U testi, Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizi kullanılmış olup, manidarlık p>0,05 düzeyinde sınanmıştır. Araştırma ile okullardaki öğretmenlerin değer tercihleri ile kaynaştırmaya yönelik tutumlarının birbirini etkileyip etkilemediği araştırılmış ve bu amaca ilişkin bulgular cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki kıdemi, mezun olunan bölüm, sınıftaki öğrenci sayısı, sınıftaki kaynaştırma öğrenci sayısı, özel eğitim alma durumu, özel eğitimi aldıkları yer, engelli öğrenciyle ve engel türüne göre çalışma, kaynaştırma eğitimi verme, kaynaştırma eğitimi verme süresi, engelli çocuk sahibi olma değişkenleri açısından ortaya konmuştur. Son olarak; Değer tercihleri ile kaynaştırma tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin değer tercihleri ile kaynaştırmaya yönelik tutumları arasında istatistikî olarak anlamlı farklılıklar bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Değer Tercihi, Kaynaştırma Eğitimi, İlkokul
İlköğretim sınıf rehberlik programının yapılandırmacı yaklaşım bağlamında sınıf rehber öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma; İlköğretim kurumlarında görev yapıp sınıf rehberlik görevi olan öğretmenlerin, sınıf rehberlik uygulamalarının tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma İstanbul ili Avrupa yakası Şişli ilçesinde bulunan devlet ve özel ilköğretim okullarında görev yapan 302 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma için toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu araştırmada, sınıf rehber öğretmenliği yapan öğretmenlerin sınıf rehberlik programının yapılandırmacı yaklaşıma göre değerlendirmelerini belirlemek amacıyla; okulda çalışan öğretmenlerin; cinsiyet, medeni durum ve çalışılan kurum gibi değişkenlere göre rehberlik görevi olan öğretmenlerin görüşleri incelenmiştir.Bu araştırmadaki veriler ?Sınıf Rehberlik Programını Değerlendirme Anketi? ve ?Öğretmen Kişisel Bilgi Formu? ile toplanmıştır. Öğretmenler okullarında birebir ziyaret edilerek anketler uygulanmış ve gereken yerlerde açıklamalar yapılmıştır. Anket 60 sorudan oluşmaktadır. Örneklem grubunu oluşturan sınıf rehber öğretmenlerinin demografik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla frekans ve yüzde gibi betimsel istatistik ve Çapraz tablolar kullanılmıştır.Araştırma sonucunda cinsiyet değişkenine göre kadın rehber öğretmenlerin genel olarakYapılandırmacı yaklaşımın kazanım boyutunda, araç ? gereç eksiliği ile programdaki kazanımlara ulaşmada güçlük yaşadığı, etkinlik boyutunda ise öğrencileri güdüleme isteğine daha fazla ihtiyaç duydukları ve yapılan etkinliklerde velilerle sorun yaşamadıkları, ölçme ve değerlendirme boyutunda ise öğrencilerin kendi bilgi yapılarını, anlamlarını değerlendirebildiklerini düşündükleri tespit edilmiştir. Medeni durum değişkenine göre evli rehber öğretmenlerin bekâr olan öğretmenlere göre; yapılandırmacı yaklaşımın öğrenme ? öğretme sürecinde programla öğrencilerini, öğrenmeye istekli olmaya teşvik edebildiği, öğrenme ? öğretme ortamı sürecinde sınıf mevcudunun programın getirdiği yeni anlayışa göre derslerin işlenebilmesi için uygun olduğu düşünülmektedir. Etkinlik boyutunda ise güdülenme eksikliği nedeniyle etkinlik ve çalışmalarda öğrenci katılımı yetersiz kalmadığını düşündükleri görülmüştür.Okul değişkenine göre yapılan incelemede; resmi okullarda çalışan öğretmenlerin özel okullarda çalışan öğretmenlere göre, yapılandırmacı yaklaşımın kazanım boyutunda programdaki kazanımlara ulaşmak için zamanın yeterli olduğunu ve araç ? gereç eksikliğinin programdaki kazanımlara ulaşılmasını güçleştirdiğini düşündüğü tespit edilmiştir. Ayrıca okulun konumunun, öğrenci ve velilerin sosyo-ekonomik yapısının kazanımlara ulaşılabilmesi için uygun olmadığını, etkinlik boyutunda ise yapılan etkinlik ve çalışmalar konusunda veliler ile sorun yaşandığını düşündükleri tespit edilmiştir.
İlköğretim okulu 4 ve 5.sınıflarda fen ve teknoloji dersinin yürütülmesine ilişkin sınıf öğretmenleri ve fen ve teknoloji öğretmenlerinin görüşleri: İstanbul ili Anadolu Yakası örneği
Bu araştırmanın temel amacı; ilköğretim 4. ve 5. sınıflarda fen ve teknoloji dersinin yürütülmesine ilişkin sınıf öğretmenleri ve fen ve teknoloji öğretmenlerinin görüşlerini değerlendirmektir.Araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Anadolu Yakası'nda ilköğretim okullarında görev yapan 317 sınıf öğretmeni ve fen ve teknoloji öğretmenidir. Araştırmada verilerin toplanması amacıyla kişisel bilgi formu ve anket geliştirilmiştir. Verilerin analizinde, yüzde, frekans değerleri ve çapraz tablolardan yararlanılmıştır.Mezuniyeti fen alanı dışındaki sınıf öğretmenlerinin deney ve etkinlikleri düzenlemede kendilerini yetersiz hissettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Hizmet içi eğitim alan öğretmenlerin, hizmet içi eğitim almayanlara göre deney ve etkinlik düzenlemede daha etkin oldukları saptanmıştır.Fen ve teknoloji branşı öğretmenleri MEB tarafından ilköğretim 4. ve 5. sınıf fen ve teknoloji dersinin yürütülmesine ilişkin düzenleme yapılması gerektiğini düşünmektedirler. Sınıf öğretmenleri ilköğretim 4. ve 5. sınıflarda sınıf öğretmenlerini başarılı bulmaktadırlar. Fen ve teknoloji öğretmenleri, ilköğretim 4. ve 5. sınıflarda fen ve teknoloji derslerinin, branş öğretmenleri tarafından yürütülmesi durumunda, öğrencilerin 6, 7 ve 8. sınıflarda dersi daha iyi kavrayacaklarını belirtmektedirler.Fen ve teknoloji öğretmenleri ile sınıf öğretmenleri fen laboratuarlarında deney ve etkinlik hazırlamada bir görevlinin olmasını istemektedirler. İlköğretim okulları 4. ve 5. sınıflarda fen ve teknoloji dersini yürüten sınıf öğretmenlerine fen öğretimi ile ilgili hizmet içi eğitim verilmesi ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Kıdemi 1-5 yıl arasında olan öğretmenler diğer kıdem gruplarına göre fen öğretimi, deney ve etkinliklerin düzenlenmesi konularında kendilerinin daha yetersiz olduklarını belirmektedirler. İlköğretim 4. ve 5. sınıflarda fen ve teknoloji dersinin diğer derslere göre daha fazla uzmanlık gerektirdiği her iki branş tarafından da ifade edilmektedir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim 4 ve 5.sınıflar, Sınıf Öğretmeni, Fen ve Teknoloji Öğretmeni
Bir ders materyali olarak belgesel sinemanın eğitim işlevinin incelenmesi
Belgesel filmlerin ders araç gereci olarak işlevi, başlıca iki nedene dayanmaktadır. İlki, belgeselin bizzat sinema sanatının dalı olarak taşıdığı teknik ve kendine özgü ilkeleridir. İkinci neden ise eğitim teknolojileri bağlamında belgesellerin görsel - işitsel bir materyal olması, öğretimi destekler nitelikte bilginin içeriği ve kaynağı olması, bireylerin toplumsallaşması noktasında kültürel, toplumsal hatta evrensel düzeyde değer ve tutumları sergiler yapıda olmasıdır. Bu çalışmada, belgesel filmlerin görsel bir materyal, öğretimi destekleyici bir materyal ve toplumsallaşmayı sağlayıcı bir materyal olarak katkısı ortaya konmaya çalışılmıştır.Bu doğrultuda öncelikle eğitim, eğitim teknolojileri, sanat, sanat eğitimi kavramları tanımlanmıştır. Daha sonra sinema sanatı ve görüntü öğeleri ortaya konmuş, belgesel türün teknik nitelikleri açıklanmıştır. Ardından, belgesel sinemanın doğuşu, tanımı, ilkeleri araştırılmıştır. Son olarak, belgesel sinemanın eğitim materyali olarak işlevi incelenmiş, örnek teşkil etmesi için bir belgesel film biçimsel, öğretimsel ve kendine özgü nitelikleri açısından belli kriterlere göre incelenmiştir.
Okul öncesi eğitim alan çocukların özgürlük kavramını algılayışlarına ilişkin bir çalışma (İstanbul ili örneği)
Bu araştırma 2011-2012 eğitim öğretim yılında okul öncesi eğitimi alan çocukların özgürlük algılarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı ile birlikte öğrenci ebeveynleri için de PARI ölçeğinden yararlanılmıştır.Araştırma, İstanbul ilindeki farklı gelir düzeylerine sahip 10 ilçede okul öncesi eğitim gören toplam 103 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. 91 Ebeveynin cevapladığı ölçek sonucu anne-baba tutumları ve gelir düzeyleri belirlenmiştir. Bu şekilde farklı gelir seviyesine ve anne-baba tutumuna sahip ailelerde yetişen çocukların ilgileri, arkadaş ve aile ilişkileri, kendilerine ve özgürlük kavramına yönelik algılarının belirlenmesi amaçlanmış; gelir ve anne-baba tutumları ile bu kavramlar arasında bir ilişki olup olmadığı görülmeye çalışılmıştır.Araştırma sonucunda bu yaş grubu çocukların daha çok oyun oynamaktan, arkadaşlarıyla vakit geçirmekten hoşlandıkları görülmüş; arkadaşları ile olan iletişimleri ve kendilerine yönelik algılarında anne baba tutumlarının da etkisi olduğu fark edilmiştir. Bununla birlikte alt gelir düzeyine sahip ailelerde yetişen öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun özgürlük kavramı hakkında fikri olmadığı; orta ve yüksek gelir seviyesine sahip ve baskıcı olmayan bir aile ortamında yetişen çocukların ise özgürlüğe yönelik yakın tahmin ve yorumlarının olduğu görülmüştür.
Öğretmenlerin sosyal kulüp çalışmalarına yönelik tutumları ve bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların incelenmesi: Gediz ilçesi örneği
Bu araştırma ile öğretmenlerin sosyal kulüp çalışmalarına yönelik tutumları ve bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum, Sonuç Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Araştırmanın evreni, Gediz ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet ve özel okullarında görev yapan 360 öğretmenden oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Gediz ilçesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet ve özel okullarından yansız (Random) oransız küme örnekleme yöntemi ile seçilen 17 okulda görev yapan 250 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırma, öğretmenlerin sosyal kulüp çalışmalarına yönelik tutumları ve bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların incelenmesi, çözüm yollarının bulunması amaçlı yapıldığı için tarama modeline uygun olarak düzenlenmiştir. Demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik kullanılan anket araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Araştırmada anketin yanı sıra Eğitsel Kulüp Çalışmalarına İlişkin Öğretmen Tutumları Ölçeği de uygulanmıştır.Araştırmada ankete verilen cevaplardan elde edilen veriler bilgisayarda SPSS 15.0 for Windows versiyonu yardımıyla, manidarlık minimum p<,05 düzeyinde sınanmış, bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak istatistiksel teknikler kullanılarak tablolar halinde çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Bulguların analizinde araştırma grubunu oluşturan öğretmenlerin demografik özelliklerini betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, ölçeğin alt boyutlarına ait aritmetik ortalama, standart sapma ve standart hata değerleri saptanmıştır. Gruplar içerisinde normal dağılım özelliği göstermeyen gruplar için non-parametrik teknikler (Mann Whitney-U, Kruskal Wallis-H), normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için parametrik analiz teknikleri (Tek Yönlü Varyans Analizi Anova, Bağımsız Grup t Testi), tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi, sonucu anlamlı bulunan farklılıklarda farklılıkların kaynaklarını belirlemek üzere Scheffe testi kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre: Örneklemi oluşturan öğretmenlerin, eğitsel kulüp çalışmalarına ilişkin öğretmen tutumları ölçeği ve öğretmen istekliliği alt boyutu puanlarındaki söz konusu farklılık, cinsiyet değişkenine göre, kadınların lehine gerçekleşmiştir. Yani kadın öğretmenler kulüp çalışmalarına ilişkin olarak erkek öğretmenlere nazaran daha fazla isteklilik yaşamaktadırlar. Öğrenci katılımı alt boyutu puanlarının cinsiyet değişkenine göre söz konusu farklılığı kadınların lehine gerçekleşmiştir. Sosyal katkı alt boyutu puanlarının yaş değişkenine göre söz konusu farklılıkları 25 ve altı yaş grubu lehine gerçekleşmiştir. İşlevsellik kaybı alt boyutu puanlarının yaş değişkenine göre söz konusu farklılıkların 26-30 yaş grubu ile 41-45 yaş grubu lehine gerçekleştiği belirlenmiştir. İşlevsellik kaybı alt boyutu puanlarının kıdem değişkenine göre söz konusu farklılığın 16-20 yıl kıdemi olanlar ile 21 yıl ve üstü kıdemi olanlar lehine gerçekleşmiştir. Burada okuldaki kıdemi az olan öğretmenlerin sosyal kulüplerde daha başarılı olduğu görülmektedir. Sosyal katkı alt boyutu puanlarının okul türü değişkenine göre söz konusu farklılık özel okul öğretmenleri lehine gerçekleşmiştir. İşlevsellik kaybı alt boyutu puanlarının okul türü değişkenine göre söz konusu farklılık devlet okulu öğretmenleri lehine gerçekleşmiştir. Öğretmen istekliliği alt boyutu puanlarının okul türü değişkenine göre söz konusu farklılık özel okul öğretmenleri lehine gerçekleşmiştir. Öğrenci katılımı alt boyutu puanlarının okul türü değişkenine göre söz konusu farklılık devlet okulu öğretmenleri lehine gerçekleşmiştir. İşlevsellik kaybı alt boyutu puanlarının düzenli toplantı değişkenine göre söz konusu farklılık düzenli toplantı yapmayanların lehine gerçekleşmiştir. Yapılan diğer analizlerde grupların aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Sosyal Kulüp, Eğitici (Eğitsel) Kol, Rehber Öğretmen, Ders Dışı Etkinlik, Rekreasyon.
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin kadın yöneticilere yönelik tutumları ile kadın yöneticilerde algıladıkları liderlik stilleri arasındaki ilişki: İstanbul ili Kadıköy ilçesi örneği
Dünyada ve Türkiye'de ekonomik, sosyal ve kültürel değişimlerin yaşanmasıyla birlikte kadın, çalışma hayatında daha fazla yer almıştır. Ancak çalışan kadın sayısının artışıyla beraber yönetimdeki kadın sayısında aynı oranda artışlar görülmemiştir. Türk Milli Eğitim Sisteminde de kadınlar sayısal üstünlüğe sahip olmalarına rağmen yönetim kademelerindeki sayıları düşüktür. Okullarda görev yapan öğretmenlerin kadın yöneticilere bakış açılarının ve kadın yöneticileri lider olarak görüp görmemelerinin, kadın öğretmenlerin yöneticiliğe yönelmelerini, bu kademelerde yer almalarını ve ilerlemelerini doğrudan etkilediği düşünülmektedir.Bu araştırmada İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, kadın yöneticilere yönelik tutumları ile kadın yöneticilerde algıladıkları liderlik davranışları, öğretmenlerin cinsiyet, yaş, kıdem, öğrenim düzeyi, branş, medeni durum, mezun olduğu okul, öğretmenin kadın yöneticiyle çalıştığı süre değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Aynı zamanda öğretmenlerin kadın yöneticilere yönelik tutumları ile kadın yöneticilerde algıladıkları liderlik davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gösterip göstermediği incelenmiştir.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Kadıköy ilçesinde MEB'e bağlı 55 ilköğretim okulundaki öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, bu okullarda kadın yöneticinin görev yaptığı 28 tane ilköğretim okulundan 370 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırma yapılırken Berkman Y. A. ve Aycan Z. (2005) tarafından geliştirilen, Kadın Yöneticilere Yönelik Tutum Ölçeği, 29 maddeden ve 3 alt kategoriden oluşan Likert ölçek, Demir, H. ve Tarhan, O. (2008) tarafından geliştirilen Liderlik Davranışları Ölçeği, 22 sorudan, 2 alt kategoriden oluşan Likert ölçek kullanılmıştır. Ayrıca kişisel bilgi formu ile öğretmenlerin istenilen demografik özellikleri tespit edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmış, fark testlerinde t testi, varyans analizi (One- Way ANOVA), Kruskal Wallis-H testi yapılmıştır. İlişkisel analizde Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır.Öğretmenlerin kadın yöneticilerde algıladıkları liderlik davranışları mezun olduğu okul ve kadın yöneticiyle çalışılan süre değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin kadın yöneticiye yönelik tutumları cinsiyet, mezun olduğu okul, branş ve kadın yöneticiyle çalışılan süre değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin algıladıkları liderlik davranışları ile kadın yöneticiye yönelik tutumları arasında ve algıladıkları liderlik davranışları alt boyutları ile kadın yöneticiye yönelik tutumları alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Kullanılan Anahtar Kelimeler: Lider, Dönüşümcü Lider, Etkileşimci Lider, Kadın Yöneticiler, Kadın Lider, Tutum
İlköğretim 2. kademe öğrencilerinin fen teknoloji dersine ve fen deneylerine yönelik tutumlarının fen teknoloji dersi çalışma davranışlarıyla olan ilişkisi: İstanbul ili Tuzla ilçesi örneği
Fen ve Teknoloji dersi, öğrencilerin bilimsel düşünmelerini sağlayan, çevreye olan ilgilerini artıran, yaratıcılıklarını geliştiren temel derslerden birisidir. Öğrencilerin Fen Teknoloji Dersine karşı tutumları bir üst kademede Fizik, Kimya, Biyoloji derslerine karşı tutumlarını etkileyecektir. İlköğretim II. Kademe öğrencilerinin Fen ve Teknoloji Dersine ve Fen Deneylerine olan ilgi ve tutumları bu derse karşı çalışma davranışlarını da etkileyecektir.Bu araştırmada ilköğretim II. kademede öğrenim gören öğrencilerin fen teknoloji dersine ve fen deneylerine yönelik tutumlarının ve de fen teknoloji dersi çalışma davranışlarının öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi, algılanan sosyoekonomik düzeyi, annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, evdeki çalışma ortamı, kardeş sayısı, ailenin çocuk yetiştirme tutumu, okul memnuniyeti, bilimsel araştırmaya ilgi düzeyi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Aynı zamanda fen teknoloji dersi ve fen deneylerine yönelik tutumlarının ders çalışma davranışlarıyla istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gösterip göstermediği incelenmiştir.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Tuzla ilçesinde öğrenim gören MEB'e bağlı ilköğretim II. kademe öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, bu okullarda öğrenim gören 29 tane ilköğretim okulundan random yöntemi ile seçilmiş 8 tane ilköğretim okulundan 407 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırma yapılırken Kaya ve Böyük (2011) tarafından geliştirilen, Fen Teknoloji Dersine yönelik 13 ve Fen deneylerine yönelik 8 tutum maddesinden oluşan Likert ölçek, Batlaş 'a (1996) ait olan 73 sorudan, 7 alt kategoriden oluşmuş çalışma davranışları değerlendirme ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca kişisel bilgi formu ile öğrencilerin istenilen demografik özellikleri tespit edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmış, fark testlerinde t testi, varyans analizi (One- Way ANOVA), Kruskal Wallis-H testi yapılmıştır. İlişkisel analizde Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır.Öğrencilerin Fen Teknoloji Dersine yönelik tutumlarının evdeki çalışma ortamı, babanın eğitim düzeyi, bilimsel araştırmaya ilgisi, kardeş sayısı, sosyoekonomik düzeyi, sınıf düzeyi, annenin eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin Fen Deneylerine yönelik tutumlarının bilimsel araştırmaya ilgisi, sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ders çalışma davranışlarının cinsiyet, okul memnuniyeti, çalışma ortamı, sınıf düzeyi, bilimsel araştırmaya ilgisi, ailenin çocuk yetiştirme tutumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin Fen Teknoloji dersine olan tutumları ile ders çalışma davranışları arasında ve Fen Deneylerine olan tutumları ile ders çalışma davranışları arasında anlamlı bir ilişki gösterdiği tespit edilmiştir.Kullanılan Anahtar Kelimeler: Fen ve Teknoloji Dersi, Fen Deneyleri, Tutum, Çalışma Davranışı
Farklı liselerde öğrenim gören öğrencilerin dil öğrenme stratejileri ile yabancı dil kaygıları arasındaki ilişki: İstanbul ili Tuzla ilçesi örneği
Araştırmanın amacı, farklı liselerde öğrenim gören öğrencilerin dil öğrenme stratejileri ile yabancı dil kaygıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Giriş, Kavramsal Çerçeve, Yöntem, Bulgular ve Yorum, Sonuç Tartışma ve Öneriler şeklindedir.Araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 9 farklı lisede öğrenim gören 429 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Bu öğrencilerin 208'i kız, 221'i erkektir.Araştırmada öğrencilerin dil öğrenme stratejilerini ölçmek için Oxford (1990) tarafından geliştirilen ve Cesur (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Dil Öğrenme Stratejileri Envanteri; öğrencilerin yabancı dil kaygı düzeylerinin belirlenmesi için Horwitz (1986) tarafından geliştirilip Dalkılıç (2001) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Yabancı Dil Kaygı Ölçeği, demografik özellikler için de araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.Dil Öğrenme Stratejileri Envanteri'nin 6 alt boyutu bulunmaktadır. Bu alt boyutlar; Bellek, Bilişsel, Telafi, Üst Biliş, Duyuşsal ve Sosyal Stratejilerdir. Yabancı Dil Kaygı Ölçeği'nin alt boyutu bulunmamaktadır.Araştırmada demografik özelliklerin yüzde ve frekans tabloları çıkarılmıştır. Ayrıca öğrencilerin dil öğrenme stratejileri ve yabancı dil kaygıları, bu değişkenlerin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığının analizi yapılmış ve kendi aralarındaki ilişkiler incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 15 programında analiz edilmiş ve yorumlanmıştır.Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde Dil Öğrenme Stratejileri Envanteri alt boyutları ile Yabancı Dil Kaygı Ölçeği arasındaki ilişkiyi belirlemek için yapılan Pearson Korelasyon Analizi sonucunda tüm alt boyutlar arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Sonuçlar farklı liselerde öğrenim gören öğrencilerin dil öğrenme stratejileri ile yabancı dil kaygıları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.
İlköğretim okul müdürlerinin etik davranışları ile okul iklimi ilişkisinin incelenmesi: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi örneği
Bu çalışmada okul müdürlerinin etik davranışları ile okullardaki iklim arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2011-2012 Eğitim Öğretim yılında İstanbul İli Üsküdar İlçesi'nde bulunan 64 devlet ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 4247 ilköğretim okulu öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada 82'si (% de 33,1) erkek, 166'sı (% 66,9) kadın olmak üzere 248 ilköğretim okulu öğretmeninin anketi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır. İlki öğretmenlerin kişisel bilgilerini toplamaya yönelik sorular içeren bir ankettir. İkincisi Örgütselİklimi Betimleme Anketi'dir (=Organizational Climate Description Questionnaire, OCDQ/ÖİBA).Son olarak da öğretmenlerin yöneticilerinin etik liderlik davranışlarına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla, Kara'nın (2006) geliştirdiği ?Etik Davranışlar Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırmada öncelikle değişkenlerin frekans ve yüzde değerleri, ölçeklerin alt boyutlarının aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri bulunmuş, bağımsız grup t-testi, tek yönlü Varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U, Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizleri kullanılmış olup manidarlıklar en düşük p<0.05 düzeyinde sınanmıştır.Bulgulara göre öğretmenlerin okul iklimi algıları cinsiyet (erkek öğretmenlerin lehine), görev (branş öğretmenlerinin lehine) ve kadro tipi (kadrolu öğretmenlerin lehine) değişkenine göre samimiyet alt boyutunda anlamlı bir farklılık göstermiştir. Ayrıca moral alt boyutunda kıdem (görece kıdemsiz öğretmenlerin lehine) değişkenine göre anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.Öğretmenlerin etik davranış ölçeği ile ilgili algılarını belirlemek için yapılan analizlerde, değişkenlerin hiçbir alt boyut ile anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.Yapılan anket sonuçlarından örgütsel etik ölçeğine ait bütün alt boyutların (Hoşgörü, dürüstlük, adalet, sorumluluk), okul iklimi alt boyutlarıyla (Çözülme, engellenme, samimiyet, moral, yüksekten bakma, yakından izleme, işe dönüklük, anlayış gösterme) anlamlı bir ilişki içinde olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu bulguya göre, okullardaki yöneticilerin etik davranışlarının okul iklimi üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.
Mesleki doyum ve örgütsel güven arasındaki ilişki: Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan sınıf öğretmenleri üzerinde bir inceleme
Bu araştırmanın temel amacı; Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin örgütlerine duydukları güven üzerinde, mesleklerinden aldıkları doyumun etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, kişisel bilgiler formu, örgütsel güven ölçeği ve Minnesota iş doyum ölçeğinden oluşturulan anket formu, 2013-2014 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Anadolu Yakası'nda faaliyet gösteren, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan gönüllü 96 öğretmene uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 21.0 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde, ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde istatistiklerinin yanında, t testi, Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U testi, korelasyon ve regrasyon analizlerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin örgütlerine güvenlerinin, iç kaynaklı doyumlarının ve genel iş doyum düzeylerinin orta düzeyde olduğu, dış kaynaklı doyum düzeylerinin ise düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin iç kaynaklı iş doyum düzeylerinin örgütsel güven düzeyleri üzerinde etkisinin olmadığı, dış kaynaklı iş doyum düzeylerinin ise yöneticilerine güven, çalışma arkadaşlarına güven, örgütün kendisine olan güven ve genel örgütsel güven düzeylerini istatistiksel açıdan olumlu olarak etkileyerek artırdığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca öğretmenlerin demografik özelliklerine göre, örgütsel güven ve iş doyum düzeylerinde istatistiksel açıdan farklılaşmaların olduğu da belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Doyumu, Mesleki Doyum, Örgütsel Güven
Okul öncesi öğretmenlerinin anasınıflarında okuma-yazma öğretimi konusundaki görüşlerinin araştırılması: İstanbul ili; Şişli ilçesi örneği
Bu araştırmada, İstanbul ili Şişli ilçesinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin anasınıflarında okuma ve yazma öğretimi konusundaki görüşlerinin çok boyutlu olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 122 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formu ve okul öncesi öğretmenlerinin anasınıflarında okuma-yazma öğretimi konusundaki görüşleri anketi kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin anasınıflarında okuma-yazma öğretimi konusundaki görüşleri ile ilgili örneklem grubunu oluşturan okul öncesi öğretmenlerinin demografik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla frekans ve yüzde gibi betimsel istatistik ve çapraz tablolar kullanılmıştır. Örneklem grubunu oluşturan öğretmenlerin anketin maddelerine verdikleri cevapların okul türü, öğretmenlikteki hizmet süresi (kıdem) ve daha önce okuma yazma öğretimi ile ilgili eğitim alıp almama durumları değişkenlerine bağımlı olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan kaykare (chi-square) analizi sonucunda, değişkenler arasındaki bağımlılık istatistiksel olarak test edilmiştir. Araştırmadan çıkan bulgular şu şekildedir:Okul Öncesi Öğretmenlerinin Anasınıflarında Okuma-Yazma Öğretimi Konusundaki Görüşleri anketinin her bir maddesi için verilen cevapların betimsel istatistik değerleri incelenerek elde edilen bulgulara bakıldığında, anketin uygulandığı okul öncesi öğretmenlerinin genelinin çocuklara anasınıflarında okuma-yazma öğretilmemesi gerektiğini düşündüklerini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim, Okul Olgunluğu, Okuma-Yazma Öğretimi
Farklı sendikaya üye öğretmenlerin kişilik özellikleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi: İstanbul ili Sancaktepe ilçesi örneği
Bu araştırma, farklı sendikalara üye öğretmenlerin kişilik özellikleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi üzere yapılmıştır. Bu araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan farklı sendikalara üye öğretmenlerin kişilik özellikleri ve örgütsel bağlılıklarında öğretmenlerin cinsiyetine, yaşına, kıdemine, yöneticilik deneyimine, öğrenim düzeyine, mezun olduğu okul türüne, branşına ve üye olduğu sendikaya göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığı, kişilik özellikleri ile örgütsel bağlılıkları arasında anlamlı ilişki bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Sancaktepe ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı?na bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapan sendika üyesi 631 öğretmen oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ölçekler, bu evrenden oransız-tesadüfi örnekleme yöntemleri ile seçilmiş 317 öğretmene uygulanmıştır. Kullanılan Anahtar Kelimeler: Okul, Öğretmen, KiĢilik, Örgüt, Bağlılık, ACL, Sıfat, Tarama, Sendika
Farklı türlerde eğitim hizmeti veren okul öncesi eğitim kurumu öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirme yeterliliklerine ait görüşleri
Bu araştırmada İstanbul İli Avrupa Yakası?ndaki farklı türlerde hizmet veren okul öncesi eğitim kurumunda çalışan öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme yeterliliklerine ait görüşleri çok boyutlu olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 373 okul öncesi öğretmeni üzerinde gerçekleşmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formu ve Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve 2006 yılında yayınlanan öğretmenlik mesleği genel yeterliklerinden yararlanılarak geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Ölçme ve değerlendirme yeterlikleri ile ilgili örneklem grubunu oluşturan okul öncesi öğretmenlerinin demografik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla frekans ve yüzde gibi betimsel istatistik ve çapraz tablolar kullanılmıştır. Örneklem grubunu oluşturan öğretmenlerin anketin maddelerine verdikleri cevapların okul türü, öğrenim durumu, kıdem ve hizmet içi eğitim alma durumları değişkenlerine bağımlı olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan kaykare (chi-square) analizi sonucunda, değişkenler arasındaki bağımlılık istatistiksel olarak test edilmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirme konularında kendilerini genel olarak yeterli gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Kurum türü değişkeni için yapılan; tüm gözlemleri kısa süre içinde kayıt altına alma, tüm ölçme sonuçlarını düzenli bir şekilde kayıt altına alma, öğrencinin gelişimini izlemeye olanak verecek ölçme etkinlikleri hazırlama, farklı dereceleme ölçekleri hazırlama, paydaşları bilgilendirme, değerlendirme yaparken öz değerlendirme verilerinden de yararlanma, ölçme değerlendirme sonuçlarına göre öğretim hedeflerimi yeniden gözden geçirme, ölçme değerlendirme sonuçlarına göre öğrenme ortamını yeniden gözden geçirerek düzenleme, ölçme değerlendirme sonuçlarına göre öğretim stratejilerimi, yöntem ve tekniklerimi yeniden gözden geçirerek gerekli değişiklikleri yapma analiz sonuçlarında devlet okulunda çalışan öğretmenlerinin daha fazla katılma eğiliminde olduğunu ortaya koyan bir dağılım olduğu görülmektedir. Öğrenim durumu değişkeni analiz sonuçlarına bakıldığında; ölçme araçlarının güvenirliğini test etme, tüm gözlemleri kısa süre içinde kayıt altına alma sonuçlarında analiz sonuçlarında devlet okulunda çalışan öğretmenlerinin daha fazla katılma eğiliminde olduğunu ortaya koyan bir dağılım olduğu görülmektedir. Kıdem durumu değişkeni analiz sonuçlarında tüm ölçme sonuçlarını düzenli bir şekilde kayıt altına alma analiz sonuçlarında 5-9 yıllık deneyimli öğretmenlerin daha fazla katılma eğiliminde olduğunu ortaya ortaya koyan bir dağılım olduğu görülmektedir. Hizmet içi eğitim alma değişkenine göre yapılan analiz sonuçlarında hizmetiçi eğitim almayan öğretmenlerinin daha fazla katılma eğiliminde olduğunu ortaya koyan bir dağılım olduğu görülmektedir.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: BİLFEN okulları örneği
Bu araştırma öğrenme stilleri ile sosyal davranış arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma için ELSA öğrenme stilleri ölçeği ve Okul Sosyal Davranış ölçeği kullanılmıştır. Araştırma 2012-2013 yılında Bilfen okullarında okuyan 4. Sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubunu oluşturan 201 öğrencinin 95?i kız, 106?sı erkektir. Araştırma sonunda ELSA öğrenme stilleri alt boyutlarının cinsiyet değişkenine göre ışık, ısı, yapılandırma, otorite, işitsellik, akşam, tepkisel/yansıtan alt boyutlarında istatiksel açıdan anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Okul Sosyal davranış ölçeğinin alt boyutlarının cinsiyet değişkenine göre kişiler arası ilişkiler, öz denetim, akademik beceriler, sosyal beceriler, saldırganlık/sinirlilik, anti-sosyal/agresif, yıkıcı/talepkar, olumsuz davranışlar alt boyutlarında istatiksel açıdan anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Araştırmanın sonunda Okul Sosyal Davranış Ölçeği alt boyutları aritmetik ortalamalarının öğrenme stillerine göre; ısı alt boyutunun kişiler arası ilişkiler, sosyal beceriler, saldırganlık/sinirlilik, yıkıcı/talepkar alt boyutları ile, motivasyon alt boyutunun öz denetim, akademik beceriler, sosyal beceriler alt boyutları ile, azim alt boyutunun öz denetim, saldırganlık/sinirlilik, anti-sosyal/agresif, olumsuz davranışlar alt boyutları ile, yalnız alt boyutunun kişiler arası ilişkiler, sosyal beceriler alt boyutları ile, ikili çalışma alt boyutunun kişiler arası ilişkiler, akademik beceriler, sosyal beceriler, anti-sosyal/agresif alt boyutları ile, çeşitlilik alt boyutunun öz denetim, akademik beceriler, sosyal beceriler alt boyutları ile, akşam alt boyutunun öz denetim, saldırganlık/sinirlilik, anti-sosyal/agresif, yıkıcı/talepkar, olumsuz davranışlar alt boyutları ile, hareketlilik alt boyutunun öz denetim alt boyutu ile, yansıtan/tepkisel alt boyutunun öz denetim, akademik beceriler, sosyal beceriler, anti-sosyal/agresif alt boyutları ile istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur.
Okul öncesi öğretmenleri mesleğe yabancılaşma ölçeğinin geliştirilmesi ve bir örnek uygulama
Bu araştırma, resmi ve özel okullarda görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin mesleki yabancılaşma boyutlarının (anlamsızlık, yalıtılmışlık, kendine yabanbılaşma, güçsüzlük, normsuzluk) cinsiyete, yaşa, çocuk sahibi olma, eğitim durumuna, görev yaptığı kuruma, mesleki kıdeme göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini İstanbul Avrupa Yakasında bulunan 70 resmi ve özel okulda görev yapan 231 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma bağlamında bir "Okulöncesi Öğretmenleri İşe Yabancılaşma Ölçeği" geliştirilme aşamasında 143 madde (item) oluşturulmuş ve uzman görüşüne sunulmuştur. Lawshe analizi ile yapılan kapsam geçerliği işlemlerinin ardından 61 madde ölçekten çıkarılmış ve 11 madde üzerinde değişiklik yapılarak oluşturulan 82 maddelik taslak ölçek 2012-2013 eğitim öğretim yılında İstanbul Avrupa Yakası'nda Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Beşiktaş, Fatih, Güngören, Küçükçekmece, Zeytinburnu ilçesinde görev yapan 231 okul öncesi öğretmenine uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğini saptamak amacıyla temel bileşenler analizi ile faktör analizi yapılmış ve varimax dik döndürme işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu analizler sonucunda 5 faktörlü (anlamsızlık duygusu, yalıtılmışlık duygusu, kendine yabancılaşma, güçsüzlük, normsuzluk) 69 maddeden oluşan ölçek elde edilmiştir. Güvenirlik için varimax rotasyon sonucu saptanan beş alt boyut ve ölçeğin tümü için Cronbach α (0.966) katsayıları hesaplanmıştır. Öte yandan Pearson analizi ile hesaplanan madde-toplam ve madde-kalan korelasyonları anlamlı (p<.001); t testi kullanılarak yapılan (alt-üst %27) analizler sonucu maddelerin ve faktörlerin ayırt edici olduğu saptanmıştır. Ayrıca Pearson analizi ile faktörler arasındaki korelasyonların anlamlı olduğu belirlenmiştir (p<.001). Devamlılık katsayısı için ölçek üç hafta arayla aynı gruba uygulanmış ve korelasyon katsayısı anlamlı bulunmuştur (r=.83; p<.001). Elde edilen sonuçlar ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu kanıtlar niteliktedir.xi Öte yandan tezin alt amaçları bağlamında okulöncesi öğretmenlerinin mesleki yabancılaşma düzeyleri demografik değişkenler bağlamında da incelenmiştir. Bu amaçla grupların yabancılaşma düzeyleri Kruskal Walli-H, bağımsız grupla t testi, tek yönlü varyans analizi, Mann Whitney-U teknikleri ile karşılaştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular; mesleki yabancılaşma alt boyutlarından anlamsızlık alt boyutu puanlarıın eğitim durumu değişkenine göre anlamlı şekilde önlisans mezunu öğretmenler grubu lehine farklılaştığını ortaya koymuştur. Ayrıca mesleki yabancılaşma alt boyutlarından kendine yabancılaşma alt boyutunun yaş ve öğrenim durumu grupları arasında 41-50 yaş arası öğretmenler ve ön lisans mezunu öğretmenler grubu lehine anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Mesleğe yabancılaşma, okulöncesi öğretmenleri, ölçek geliştirme
İlkokul öğretmenlerinin kendilerine yönelik hizmetiçi eğitim uygulamalarının koşulları ve verimliliği hakkındaki görüşleri
Bu araştırma, ilkokul öğretmenlerinin kendilerine yönelik düzenlenen hizmetiçi eğitim programlarının koşulları ve verimliliği hakkındaki düşüncelerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmanın evreni 2012?2013 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Tuzla İlçesinde bulunan toplam 29 devlet ilkokullarında çalışan öğretmenlerdir. Araştırmanın örneklemini ise bu ilkokullardan tesadüfi oransız küme örnekleme yolu ile seçilen 13 okulda görev yapan 253 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma ile ilgili veriler Hizmetiçi Eğitim Etkinliklerine Ait Öğretmen Görüşleri Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. İki bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde, Hizmetiçi eğitim etkinliklerine ait öğretmen görüşlerini ölçemeye yönelik 40 değerlendirme ifadesine yer verilmiştir. Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, öğretmenlerin düşüncelerinin belirlenmesine yönelik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma, düşünceler arasında farklılığı ortaya koyabilmek için ikili karşılaştırmalarda t testi ve Mann Whitney U testi, ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi ve Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı p=0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır; Öğretmenlerin hizmetiçi eğitim etkinliklerini değerlendirme düzeyleri süre açısından, kapsam açısından, yöntem ve teknik açısından, uygulamaların yeterlikleri açısından, ortam açısından ve uygulamaya katkısı açısından ortalamalar seviyesindedir. Öğretmenlerin cinsiyetlerine, medeni durumlarına, çocuk sahibi olma, çalışma konumlarına, mesleki kıdemlerine, çalışma durumuna, branşlarına, mezuniyet türlerine, mezuniyetlerine, yaşlarına, hizmetiçi eğitime katılma sayısına, hizmetiçi eğitime eğitici olarak görev alma durumuna, hizmetiçi eğitime en son katıldığı zamana, hizmetiçi eğitime katılma şekline göre hizmetiçi eğitimi değerlendirme düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin hizmetiçi eğitime şehir dışında katılma durumuna göre hizmetiçi eğitimi değerlendirme düzeyleri anlamlı bulunmuştur. Farklılık hizmetiçi eğitime şehir dışında katılanlar lehinedir. Anahtar Kelimeler: Hizmetiçi Eğitim, Öğretmen Eğitimi, Eğitim Programı
İlkokul öğretmenlerinin ve yöneticilerinin evlilik doyumu ve mükemmellik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, resmi ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin ve yöneticilerin evlilik doyumları ile mükemmelliyetçilikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Tarama modeline uygun olarak düzenlenen araştırmanın evrenini İstanbul İli Esenyurt ilçesindeki resmi ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri ve yöneticileri oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşıldığından örneklem alınmamıştır. Araştırmada Canel (2007) tarafından geliştirilen Evlilik Doyum Ölçeği (EDÖ) ve orijinali Hewit-Flett (1991), tarafından geliştirilmiş olup üniversite öğrencileri için Türkçe uyarlama çalışması Oral (1999) tarafından yapılan Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada veri analizleri SPSS 15.0 programı ile yapılmıştır. Parametrik olmayan verilere sahip ikiden fazla grubun ölçümlerinin karşılaştırılmasında Kruskal Wallis, ikiden fazla grubun bağımsız örneklem tek yönlü varyans analizinin ortalamaları karşılaştırılmasında One Way ANOVA, t-Testi, frekans-yüzde, ortalama sapma ve korelasyon değerlerine bakılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır: Evlilik doyumu ve mükemmeliyetçilik düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde; evlilik uyumu alt puanı ile kendi odaklı mükemmeliyetçilik arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Evlilik doyumu alt puanları ile başkaları odaklı mükemmeliyetçilik alt puanı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. İlişki mutluluğu, çatışma, evlilik uyumu, eşin ailesi ile iletişim alt puanları ile toplum odaklı mükemmeliyetçilik arasında negatif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. İlişki mutluluğu, evlilik uyumu, eşin ailesi ile iletişim ve toplam mükemmeliyetçilik alt puanları arasında negatif yönde bir ilişki vardır.
İlkokul sınıf öğretmenleri ve yöneticilerinin karar verme stratejileri ve empatik becerileri arasındaki ilişki(Kadıköy ilçesi örneği)
Günümüzdeki yönetim kuramcıları insan ilişkilerinde bilgili olan ve kendini sürekli geliştiren yöneticilerin çalıştıkları eğitim kurumlarında verimliliği artırdıklarını kabul etmektedirler. Bir eğitim örgütü içerisinde çalışan öğretmenlerin de aynı tutumda yer alması kurumun başarı ve verimini artırmaktadır. Sürekli değişim içinde bulunan eğitim kurumlarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerin idari çalışmalarında insan ilişkilerinin iyi olması da kurumun başarısını artırmakta önemlidir. İstanbul İli Kadıköy ilçesindeki resmi ilkokullarda görev yapan yönetici (müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcıları) ve sınıf öğretmenlerinin karar verme stratejileri ile empatik becerileri arasındaki ilişkinin saptanması araştırmanın genel amacını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu kurumlarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin birbirlerini, öğrencilerini ve diğer kişiler arası ilişkileri anlama, düzenleme ve geliştirmelerinin yanı sıra insan ilişkileri sonucu ortaya çıkan sorunları çözmelerine katkı sağlaması açısından ve yönetici ve öğretmenlerin iletişiminin geliştirilerek bu kurumlarda iş doyumu ve verimliliğin arttırılmasına katkıda bulunmasından dolayı ayrı bir öneme sahiptir. Araştırma ilişkisel tarama modeline uygun hazırlanmıştır. Araştırma evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında İstanbul Kadıköy ilçesine bağlı resmi ilkokullarda görev yapan yönetici ve öğretmenler oluşturmuştur. Kadıköy ilçesindeki resmi ilkokullar listelenmiştir. Ayrıca evreni oluşturan bu ilkokulların homojen bir yapıda olduğu kabul edilmiştir. Listelenen ilkokullarda görev yapan öğretmen ve yöneticiler örneklemi oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak kişisel bilgi formu ve iki ölçek kullanılmıştır. Araştırmaya katılan yöneticiler ve sınıf öğretmenlerine Kişisel Bilgi Formu, Karar Stratejileri Ölçeği ve Empatik Beceri Ölçeği (B) uygulanmıştır. Örneklem grubunu oluşturan yönetici ve öğretmenlerin Empatik Beceri Ölçeği ile Karar Stratejileri Ölçeği ve alt boyutlarından aldıkları puanların görev, mesleki kıdem, yaş, mezuniyet düzeyi, medeni durumu, mezun olunan fakülte, annelik davranışını algılama biçimi, babalık davranışını algılama biçimi, gelir grubunu algılama biçimi, konu ile ilgili eğitimlere katılım durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Kruskal Wallis-H testi; cinsiyet ve çocuk sahibi olma durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için bağımsız grup t testi sonuçlarına yer verilmiştir. Elde edilen test sonuçlarında gruplar arasında fark bulunduğunda, farklılıkların kaynağını (hangi gruplar arasında olduğunu) belirlemek üzere non parametrik Mann Whitney-U testi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır: Empatik Beceri Ölçeği puanları ile Karar Stratejileri Ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiler incelendiğinde; Empatik Beceri Ölçeği ile bağımlı karar alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Empatik Beceri Ölçeği ile içtepisel karar, mantıklı/sistematik karar ve kararsızlık alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.
Devlet okullarında çalışan yönetici ve öğretmenlerin okul yöneticilerine uygulanan rotasyon atamalarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi (Pendik ilçesi örneği)
Bu araştırmada, devlet okullarında çalışan yönetici ve öğretmenlerin, okul yöneticilerine uygulanan zorunlu yer değişikliği (rotasyon) atamalarına ilişkin görüşlerinin alınması amaçlanmıştır.Araştırmanın örneklemi, İstanbul ili Pendik İlçesinde 2012/2013 yıllarında 50 devlet okulunda görev yapan toplam 205 yönetici ve öğretmendir. Demografik bilgilerin elde edileceği bir bölümü de içeren ve araştırmacı tarafından hazırlanmış Okul Yöneticileri Rotasyonu ile İlgili Görüşler isimli anket kullanılmıştır. Toplanan veriler, bilgisayara kaydedilerek istatistiki çözümler için IBM SPSS Statistics 21 programından yararlanılmıştır. Veriler girildikten sonra; yüzde, frekans hesaplamaları ve tabloları ile Ki-kare (Chi-Square) analizi kullanılmıştır.Çalışmada rotasyona uğrayan ve uğramayan öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşleri araştırılmış ki-kare analizi sonucunda örneklem grubundaki öğretmen ve yöneticilerin rotasyon uygulamaları ile ilgili çeşitli görüşlerinin cinsiyet, okul türü, öğretmenlikteki hizmet yılı ve yöneticilikteki hizmet yılı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir bağımlılık gösterdiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Rotasyon, İş Rotasyonu, Okul Yöneticisi.
Okul yöneticilerinin stratejik planlama ve uygulama süreçlerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi (Kadıköy ilçesi örneği)
Bu çalışma Kadıköy ilçesinde görev yapmakta olan okul yöneticilerinin stratejik planlama ve uygulama süreçlerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenin 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Kadıköy ilçesinde görev yapan okul yöneticileri (müdür, müdür yardımcısı ve müdür başyardımcıları) oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Kadıköy ilçesinde görev yapan 149 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan yöneticilere araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu ve anket uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bilgiler SPSS 21.0 programı ile bilgisayarda çözümlenmiştir. Örneklem grubunun demografik özellikleri ve anket maddelerine verdikleri cevaplar betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış sonra ölçeğin toplam puanları için , ss, SHx değerleri tablolar halinde sunulmuştur. Ayrıca okul yöneticilerin stratejik planlama hazırlama ve uygulama süreçlerine ilişkin görüşlerinin cinsiyet, öğrenim durumu, okul türü ve hizmetiçi eğitim durumlarına bağımlı olup olmadığı ortaya çıkarmak için kay-kare analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, okul yöneticilerinin stratejik planlama hakkında olumlu görüş içerisinde oldukları, stratejik planlamanın gerekli, faydalı ve kullanışlı olduğunu düşündükleri ortaya çıkmıştır. Ancak planların hazırlanmasında ve uygulanması bazı sorunlarla karşılaştıkları ve uzman ekip desteğine ihtiyaçları olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yöneticiler öğretmenlerin stratejik planlama hakkında isteksiz olduğu düşüncesindedirler. Cinsiyet, öğrenim durumu ve okul türü değişkenlerinin yöneticilerin görüşleri üzerinde önemli farklılık yaratmadığı ancak konu ile ilgili hizmetiçi eğitim alan yöneticilerin almayanlara göre daha olumlu görüşte oldukları ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Stratejik planlama, eğitim, okul yöneticisi, planlama.
Okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile psikolojik yardım arayışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada okul öncesi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile psikolojik yardım arayışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Kadıköy İlçesinde bulunan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem, evrenden tesadüfi oransız küme örnekleme yöntemiyle seçilen 15 tane kurumda çalışan 38'i (% de 25,5) erkek, 110'u (% 73,8) kadın olmak üzere 149 okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan bir ölçek kullanılmıştır. İlki öğretmenlerin kişisel bilgilerini toplamaya yönelik sorular içeren bir ankettir. İkincisi Maclach Tükenmişlik Ölçeği, son olarak da Özbay'ın (1999) geliştirdiği Yardım arama tutumu ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle değişkenlerin frekans ve yüzde değerleri, ölçeklerin alt boyutlarının aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri bulunmuş, bağımsız grup t-testi, tek yönlü Varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U, Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizleri kullanılmış olup anlamlılıklar en düşük p< .05 düzeyinde sınanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; eğitim düzeyi ve kıdem ile tükenmişlik düzeyi arasında, tükenmişlik değişkeni alt boyutlarından öğrenciye zarar verme düşüncesi ile yaş arasında, anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Yardım arama alt boyutlarından çözümü kendi başına bulacağına inanma eğilimi ile yaş arasında, yardım arama tutumu ile cinsiyet arasında kadınlar lehine anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Buna ek olarak, medeni durum ile psikolojik yardım alma değişkeni alt boyutlarından psikolojik sorunlar konusunda yardım alma eğiliminde anlamlı düzeyde bir farklılaşma olduğu fark edilmiştir. Tükenmişlik değişkeni alt boyutlarından işin iletişimde katılaştırma etkisi ve öğrenciye zarar verme düşüncesi ile yardım arama tutumu toplam puanları arasında anlamlı düzeyde ilişkiye rastlanmıştır. Diğer yandan, eğitim düzeyi ve stres ile yardım arama tutumu arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Stres ve yardım arama tutumu arasında da anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Anahtar kelimeler: Psikolojik yardım arama, Tükenmişlik, Okul öncesi eğitim
Ortaokul öğrencilerinin sosyal duygusal öğrenme becerileri ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi:Maltepe ilçesi örneği
Araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin sosyal duygusal öğrenme becerileri ile benlik saygıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Giriş, Kavramsal Çerçeve, Yöntem, Bulgular ve Yorum, Sonuç Tartışma ve Öneriler şeklindedir. Araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü?ne bağlı 9 farklı ortaokulda öğrenim gören 150 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Bu öğrencilerin 90?ı kız, 60?ı erkektir. Araştırmada öğrencilerin sosyal duygusal öğrenme becerilerini ölçmek için Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Ölçeği, öğrencilerin benlik saygısı düzeylerini belirlenmesi için Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği, demografik özellikler için de araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Ölçeği?nin 4 alt boyutu bulunmaktadır. Bu alt boyutlar; İletişim Becerileri, Problem Çözme Becerileri, Stresle Başa Çıkma Becerileri, Kendilik Değerini Arttıran Beceriler? dir. Araştırmada ayrıca 56 maddeden oluşan Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada demografik özelliklerin yüzde ve frekans tabloları çıkarılmıştır. Ayrıca öğrencilerin sosyal duygusal öğrenme becerileri ve benlik saygı düzeyleri test edilmiş, bu değişkenlerin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığının analizi yapılmış ve kendi aralarındaki ilişkiler incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 16 programında analiz edilmiş ve yorumlanmıştır.Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde SDÖB Ölçeği alt boyutları ile Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek için yapılan Pearson Korelasyon Analizi sonucunda tüm alt boyutlar arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Sonuçlar ortaokul öğrencilerinin sosyal duygusal öğrenme becerileri ile benlik saygısı düzeylerinin arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri, Benlik Saygısı
Okul yöneticilerinin mizah tarzları ile yaşam doyumları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin mizah tarzları (katılımcı, kendini geliştirici, saldırgan, kendini yıkıcı mizah) ve yaşam doyumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, okul yöneticilerinin mizah tarzları ve yaşam doyumları cinsiyet, medeni durum, yaş, çalışılan okul türü, çalışılan okul kademesi, mesleki kıdem ve algılanan gelir düzeyi olmak üzere toplam yedi bağımsız değişken açısından incelenmiştir. İlişkisel tarama modeli niteliğindeki bu araştırmanın örneklemini 2012- 2013 Eğitim Öğretim yılında İstanbul ili, Ataşehir ilçesinde görev yapan 83 Kadın ve 167 Erkek okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada, örneklemde yer alan okul yöneticileri üzerinde Mizah Tarzları Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği uygulanarak veri toplanmıştır. Cinsiyet, medeni durum, yaş, çalışılan okul türü, çalışılan okul kademesi, mesleki kıdem ve algılanan gelir düzeyine ilişkin verilerin toplanması için de, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, mizah tarzları ve yaşam doyumları puanlarının cinsiyet, medeni durum, yaş, çalışılan okul türü, çalışılan okul kademesi, mesleki kıdem, algılanan gelir düzeyine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Bağımsız Grup t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis-H fark testleri kullanılmıştır. Farkın kaynağını belirlemek için Scheffe ve LSD testleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, mizah tarzları alt boyutlarından katılımcı, kendini geliştirici ve saldırgan mizah tarzları ile yaşam doyumu arasında anlamlı bir ilişki bulunurken, kendini yıkıcı mizah ile yaşam doyumu arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Demografik değişkenlerden cinsiyet ile saldırgan ve kendini yıkıcı mizah tarzı arasında, medeni durum ile katılımcı ve kendini geliştirici mizah tarzı arasında, yaş-okul türü-mesleki kıdem ile yaşam doyumu ve kendini geliştirici mizah tarzı arasında, okul kademesi ile yaşam doyumu, katılımcı ve kendini geliştirici mizah tarzı arasında, algılanan gelir düzeyi ile de yaşam doyumu, kendini geliştirici ve saldırgan mizah tarzı arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Son olarak da, araştırma sonucu, daha önce yapılmış benzer araştırmalar ile birlikte yorumlanmış ve bu bulgular yardımıyla önerilerde bulunulmuştur.