Gazeller
60 theses under this subject heading
17. yüzyıl Türk edebiyatında gazel
Bu tezde, XVII. yüzyılda yaşamış olan klasik edebiyat şairlerinden tespit ettiğimiz 12 şaire ait 3779 gazel şekil ve muhteva yönünden incelenmiştir. Çalışmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır.Giriş kısmında gazelin tanımı, özellikleri ve Arap, Fars, Türk edebiyatındaki tarihi gelişimi üzerinde durulmuştur.Birinci bölümde, gazel şekil özellikleri kapsamında vezin, kafiye, redif, terkipler, mahlas, beyit sayısı, teknik gibi çeşitli yönlerden incelenmiş olup elde edilen bilgiler tablo ve grafiklerle desteklenmiştir.İkinci bölümde ise gazellerin muhtevası ayrıntılı olarak incelenmiştir. İncelenen gazeller konularına göre aşk, sevgili, tasavvuf, hikmet, tabiat, kozmik unsurlar, rintlik, kişi tavsifi, mekân tavsifi ve diğer konular olmak üzere on başlık altında toplanmıştır. Bu bağlamda gazellerin konularına ait sayısal ve sözel veriler tablo ve grafiklerle desteklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Gazel, 17. yüzyıl, Şekil, Muhteva.
Şarkı mecmuası (Çorum Hasanpaşa KTP. 19 HK 2253) adlı eserin transkripsiyonu ve incelenmesi
"Mecmua" kelimesi Arapça kökenli bir kelime olup "toplanmış, biriktirilmiş, tanzîm edilmiş şeylerin hepsi" anlamına gelmektedir. Mecmualar edebiyat tarihimize kaynaklık etmesi bakımından son derece önemlidir. Nazire mecmuaları, antoloji niteliğinde mecmualar, çeşitli risalelerin bir araya getirilmesiyle oluşan mecmualar gibi çeşitli şekillerde sınıflandırılabilir. Şekil ve içerik özelliklerini incelediğimiz Şarkı Mecmuası'nın yer aldığı Mecmuatü'r-resâil, farklı konulardaki risalelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir mecmuadır. Mecmuatü'r-resâil'de 4 farklı risale yer almıştır ve bu çalışmada 19 Hk 2253 numarada kayıtlı (Çorum Hasanpaşa Ktp.) bu eserin 33a-75b arasındaki Şarkı Mecmuası'nın transkripsiyonu ve incelemesi yapılmıştır. Şarkı Mecmuası'nda 80 şaire ait 160 adet şiir tespit edilmiştir. Ağırlıklı olarak 16. yüzyıl şairlerinden şiirlerin yer aldığı bu Mecmua'da, 109 gazel, 17 ilâhi, 14 kıt'a, 12 matla, 4 rubâi, 2 müfret, 1 terkib-i bent ve 1 kıt'a-ı kebîre yer almaktadır. Ayrıca bu gazel ve ilâhilerden 25 tanesi Uşşâk, Nevâ, Nevrûz-ı Acem, Acem, Rast, Hüseynî, Hisâr, Sünbüle, Sabâ, Gülizâr, Muhalif Irâk, Muhayyer, Bayâtî ve Rehâvî makâmlarında bestelenmiştir. İstinsah tarihi ve müstensih hakkında bilgi sahibi olamadığımız Şarkı Mecmuası'nda, öncelikle Mecmua'nın şekil ve içerik özellikleri hakkında incelemeler yapıldı. Mecmua'da yer alan şairler ve makâmlarla ilgili yapılan çalışmalar tablo şeklinde ortaya konuldu. Sonrasında ise metnin transkripsiyonuna yer verildi. Bu çalışmalar neticesinde, gün yüzüne çıkarılan bu Mecmua'nın dönemin şiir zevki, şairlerin eğilimleri ve birbirlerine olan bakış açıları hakkında fikir vereceği düşünülmektedir. Ayrıca bestelenen şiirlerde kullanılan makâmlar, devrin müzik anlayışına ışık tutacaktır. Anahtar Kavramlar: Şarkı Mecmuası, makâm, mecmua, Klasik Türk şiiri.
Yozgatlı Hüznî Dîvânı gazeller bölümü incelemesi [bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]
Yozgatlı Hüznî Dîvânı Gazeller Bölümü İncelemesi [Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük] adlı çalışmanın amacı, günümüzde klasik Türk şiirinin şekil, anlam ve beslendiği kültürel mirasa uzak kalınması nedeniyle bu eserlerin anlaşılması ve yorumlanmasında ortaya çıkan birtakım zorlukları ortadan kaldırıp bu eserlerin daha geniş kitlelerce okunup anlaşılabilmesini sağlamaktır. Söz konusu çalışmayı oluştururken; Dîvân'ın söz varlığını tespit etmek, şâirin üslubu ve edebî kimliği hakkında bilgiler elde etmek, gazellerin anlamlarına hâkim olmak ve bu bilgilerle ilgili sistematik verilere sahip olmak amaçlanmıştır. Metinlerin kolayca sistemleştirilerek anlaşılabilmesini sağlayan Tebdiz Projesi -Türk Edebiyatı Metinleri Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü- üzerinden hazırlanan çalışmada; Yozgatlı Hüznî Dîvânı'nda yer alan gazellerdeki sözcük ve terkiplerin bağlamsal anlamları belirtilerek metnin kapsamlı bir dökümü yapılmıştır. Ayrıca sözcüklerin sözlüklerde yer almayan anlamları da tespit edilmiştir. Yedi bölümden oluşan çalışmamızda birinci bölüm Dîvân'ın şâiri Yozgatlı Hüznî'nin hayatı ve edebî kişiliği, ikinci bölüm dil ve üslup özellikleri, üçüncü bölüm meşhur şahsiyetler, dördüncü bölüm kelimelerin anlam açısından değerlendirilmesi, beşinci bölüm dînî ve tasavvufî kavramlar, altıncı bölüm şekil incelemesi, yedinci bölüm ise tespitler ve yazım önerileridir. Çalışmanın asıl kısmı olan sözlük bölümünde de, metinde yer alan tüm sözcükler bağlamdaki yerleri ve işlevleriyle alfabetik olarak sıralanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hüznî, Hüznî Dîvânı, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük.
Muhibbî Dîvânı (3000-3500. gazeller) (Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük)
TEBDİZ ( Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlüğü) projesi ile edebi metinlerdeki sözcüklerin anlamları bağlamdan hareketle sisteme kaydedilmektedir. Bu şekilde kelimelerin dönemsel kullanımlarına ışık tutularak dilin tarihsel gelişiminin takip edilmesi ve metinlerin daha kolay anlaşılıp yorumlanması hedeflenmektedir. Bu çalışmada Muhibbî'nin 501 gazeli (3000 – 3500. Gazeller), Kemal YAVUZ ve Orhan YAVUZ tarafından neşredilen "Muhibbî Dîvânı-Bütün Şiirleri" adlı eser kaynak alınarak TEBDİZ sistemine yüklenmiş ve kelimeler bağlam içerisinde değerlendirilmiştir. Oluşturulan bağlamlı dizin yardımıyla ilgili gazellerdeki unsurlar incelenmiş, beyitlerden örnekler verilerek bu unsurlar desteklenmiştir. Bu şekilde Muhibbî'nin iç dünyası, hayat görüşü ve sosyal hayata dair unsurlar incelenerek ortaya konulmuştur.
Şeyhi Divanı`ndan seçilen elli gazelin şerhi
Yaptığımız bu çalışma, 15. Yüzyıl şairlerinden Germiyanlı Şeyhî dîvânından seçilen elli adet gazelin şerhinden oluşmaktadır. Çalışmamız, Dîvân şiirinin kurucularından olan Şeyhî'nin dîvânınındaki gazellerin öneminin gösterilerek edebiyatımıza kazandırılması, anlaşılabilmesi ve hak ettiği değere kavuşması bakımından önem arz etmektedir.Dîvân şiirinin kurucu şairlerinden Şeyhî'nin dîvânı 2003 yılında Halit BİLTEKİN tarafından doktora tezi olarak transkribe edilmiştir.Çalışmamızın ilk bölümünde Şeyhî'nin yaşadığı 15. yüzyılın tarihî ve edebî yönden genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Ardından Germiyan kelimesi ve Germiyanoğulları hakkında bilgi verilerek Kütahya'nın konumu vurgulanmıştır. Daha sonra ise Şeyhî'nin hayatı, eserleri ve edebî şahsiyeti üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde de metin şerhine dair kısaca bilgiler verildikten sonra şerhe geçilmiştir.İkinci bölüm Şeyhî'nin elli adet gazelinin şerhinden oluşmaktadır. Bu gazelleri, Şeyhî'yi ve devrini yansıtacak şekilde seçmeye çalıştık. Genellikle yedişer beyitten oluşan gazellerin içinde beş beyitten oluşan gazeller olduğu gibi altı, sekiz ve dokuz beyitten oluşan gazeller de vardır.Gazel incelemesinde öncelikle bütün olarak gazelin tamamını verdik. Ardından beyit beyit incelemeye geçtik. Beyti önce nesre çevirip kelimelerin anlamlarını altına koyduk. Daha sonra da beytin açıklamasına geçilmiştir. Açıklamalarda, kelimelerin Dîvân şiirindeki kullanım alanları ve mânâları değişik kaynaklardan aktarılmıştır. Bundan sonra, bu anlamların ışığında şairin vurguladığı ve anlatmak istediği açıklanmaya çalışılmıştır. Kelimelerin ikinci anlamlarıyla oluşturulan anlam derinliklerine değinilmeye çalışılmıştır. Mümkün mertebe edebî sanatlar izâh edilmiştir.Çalışmamızda faydalandığımız eserler kaynakça kısmında belirtilerek dizin bölümü ve gazellerin eski metinlerinden örneklerle teze son verilmiştir.?Şeyhî Dîvânı'ndan Seçilen Elli Gazelin Şerhi? isimli çalışmam esnasında bana vermiş olduğu bilgi, destek ve yönlendirmelerinden dolayı tez danışmanım, Dumlupınar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi olan saygıdeğer hocam Yrd. Doç. Dr. Kadir GÜLER'e teşekkürü bir borç bilirim. Ayrıca, yüksek lisans çalışmalarım sırasında bana verdiği destekten ve zamanını benimle paylaşmasından ötürü sevgili eşim Müjgen Yakut ÇALIŞKAN'a ve sabırlarından dolayı kızlarım Ayşe Beyza, Fatma Zehra ve Dilârâ'ya minnet ve şükranlarımı sunarım.Anahtar Kelimeler: 15. yüzyıl, Germiyan, Germiyanoğulları, Kütahya, Şeyhî, Şeyhî Divanı, Elli Gazel, Şerh.
Bâkî'nin gazellerinde sosyal hayatın izleri
Bu çalışma, XVI. yüzyıla damgasını vurmuş ve döneminde `Sultânü'ş-Şuâra' olarak adlandırılmış olan Bâkî'nin Dîvânı incelenerek sosyal yaşamın izlerini görebilmek ve gösterebilmek amacıyla yapılmıştır.Bâkî, dönemin sanat anlayışında zirveye ulaşmış, zamanının düşünce ufku içerisinde, sosyal hayatın pek çok unsurunu şiirlerine işlemeyi başarmıştır. Çalışmamızda, Sabahattin Küçük'ün hazırladığı ?Bâkî Divanı?nın esas alındığı bu tez ile Bâkî'nin gözüyle sosyal hayatın nasıl olduğunun ortaya çıkartılması düşünülmüştür. Ayrıca, Küçük'ün itimat edilir ve sağlam bir metin ortaya koyması Bâkî Dîvânı'nın tez için seçilmesinde büyük rol oynamıştır. Bâkî Dîvânı'nın hacim bakımından genişliği, çalışmamızı sınırlandırmaya sebep olmuştur. Bundan dolayı çalışmamızda gazeller esas alınmıştır. Çalışmamız sosyal hayatı yansıtan beyitlerin metni ve bu beyitlerin günümüz Türkçe'sine çevirisi ve açıklamalarından oluşmaktadır. Beyitlerin sonunda yazılan rakamlar sırasıyla gazel ve beyit numaralarını göstermektedir.Araştırma önsöz, giriş, sosyal hayatın safhalarını oluşturan altı bölüm, sonuç ve kaynakça kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde Bâkî'nin yaşadığı devir olan XVI. yüzyıldaki siyasî, edebî durum ve o devrin şiir-toplum yapısı, ele alınarak değerlendirildi. Temel kısmı oluşturan altı bölüm birbirinden bağımsız olarak incelendiğinden her bölüm, kendi alanının literatüründen faydalanılarak yazıldı. Sonuç kısmında dîvân incelemesinden edinilen bilgiler ışığında genel bir değerlendirme yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sosyal Hayat, Bâkî Dîvânı, XVI. Yüzyıl, Osmanlı Devleti.
Kütahya Belediyesi Mustafa Hakkı Yeşil Kütüphanesi 24557 numaralı Dîvân-ı Lutfî (inceleme-metin-sözlük)
ÖZET KÜTAHYA BELEDİYESİ MUSTAFA HAKKI YEŞİL KÜTÜPHANESİ 24557 NUMARALI DÎVÂN-I LUTFÎ (İNCELEME-METİN-SÖZLÜK) DOLAT, Mustafa Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Ersen ERSOY Ağustos, 2014, 247 sayfa Lutfî'nin kimliği hususunda kesin bilgilere sahip değiliz. Fakat divanda yer alan bilgilerden hareketle şairin, Mes'ûd Lutfî Efendi olduğunu düşünmekteyiz. Lutfî,'nin gayr-ı mürettep bir divanı vardır. Eserdeki şiirlerden hareketle tasavvuf ehli bir kişi olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmamızın konusunu teşkil eden bu eserle ilgili yaptığımız araştırmalarda Lutfî Divanı'nın yalnız bir nüshasına ulaşılmıştır. Kütahya Belediyesi Mustafa Hakkı Yeşil Kütüphanesi 24557 arşiv numarası ile kayıtlıdır. Çalışmamızın amacı henüz gün yüzüne çıkmamış pek çok divandan bir tanesi olan Lutfî Divanı'nı bu alanla ilgilenenlerin dikkatlerine sunmak ve sanatkârın hak ettiği değeri kendisine teslim etmektir. Bu çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır Birinci bölümde Lutfî'nin hayatı ve edebi şahsiyeti ortaya konuldu. Daha sonra Lutfî'yi edebi yönden etkileyen şairlere değinildi. Şairin, şiirlerini anlaşılır bir dille yazdığını, fakat yer yer Arapça ve Farsça terkipler kullandığı söylendi. Divanda çok sayıda ayet, atasözü ve deyimlerle karşılaşıldığı ifade edildi. Çalışmamızın ikinci kısmında divan, şekil ve bazı muhteva hususiyetleri açısından değerlendirildi. Şairin, özellikle gazel türünde daha başarılı olduğu vurgulandı. Vezin bakımından en çok mefâ'îlün/ mefâ'îlün/ mefâ'îlün/ mefâ'îlün kalıbının kullanıldığı belirtildi. Redif hususunda dikkatli olan şairin, daha çok Türkçe eklerle redifler oluşturduğu söylendi. Çalışmamızın son kısmını oluşturan metin bölümünde evvela metnin tavsifi verildi. Daha sonra metin kuruluşunda tutulan yol anlatıldı ve transkripsiyonlu metin verildi. Çalışmamızın sonunda divanda geçen kelimelerle ilgili bir başvuru sözlüğü yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Divan, Lütfi, gazel, muhteva hususiyetleri.
Muhibbî Divanı (2000 – 2500. gazeller) (Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük)
Bu çalışma, 16. yüzyıl hükümdarı, Muhibbî mahlaslı Kanuni Sultan Süleyman'ın Divan'ının 2000-2500. gazellerinin bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük çalışmasıdır. Çalışmanın amacı kelimelerin bulundukları cümleye göre aldıkları derin anlamlara yer verilerek şairin şirinin daha iyi anlaşılması ve dil zenginliğinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu çalışma yapılırken verilerin elektronik ortama yüklenmesi sağlanmıştır. Bu durum da eserin bugün daha kolay ulaşılabilir olmasını ve geleceğe taşınmasını ayrıca birçok veriye aynı anda ve hızlı erişimini sağlamaktadır. Böyle kapsamlı bir işlev için de TEBDİZ ( Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlüğü) projesi başlatılmıştır. Bu çalışma yapılırken Kemal Yavuz- Orhan Yavuz'un "Muhibbî Divanı-Bütün Şiirleri" adlı çalışması esas alışmıştır. Şairin 500 gazeli aracılığıyla şiir anlayışına ve şiirinin anlam derinliğine, dil zenginliğine, topluma bakış açısına, sosyal - dini mesajlarına, beşeri, coğrafi ve çeşitli alanlardaki bilgi birikimine yönelik zengin bir içerik sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Muhibbî, Kanuni Sultan Süleyman, Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük, 16. yüzyıl
Edirneli Şevki Divanı'nda sosyo-kültürel ve tarihsel hayata bir bakış
Bu çalışmanın konusu, "Edirneli Şevkî Divanı'nda Sosyo-Kültürel ve Tarihsel Hayata Bakış"tır. Çalışmamızın giriş kısmında, edebiyat, kültür, sosyal hayat ve tarih ilişkisi üzerinde durduk. Çalışmamızın metin kısmı üç ana bölümden oluşmaktadır: Edirneli Şevkî'nin hayatı, eserleri ve yaşadığı dönemin sosyo-kültürel ve tarihsel hayatına bakış; sosyo-kültürel hayata bakış; tarihsel hayata bakış. Çalışmamızda tarafsız, nesnel ve bilimsel çizgiden sapmayan bir metot gözettik.Ana kaynak olarak "Edirneli Şevkî Dîvânı, Haz. Prof. Dr. Halil İbrahim YAKAR, Konya, 2010" adlı eseri baz aldık. Çalışmamızı hazırlarken ilk önce eseri baştan sona taradık. Daha sonra ilgili unsurları, sosyo- kültürel hayata ve tarihsel hayata yansıyan unsurları bulup fişledik. Hemen arkasından bu fişleri tasnif ettik. İhtiyaç duyulan düzenlemelerden sonra seçilen beyitlerin nesre çevirisini yaptık. Devamında ilgili unsurlara göre yorumlarda bulunduk. Şahsi yorumlarımız yanında, ilgili kaynaklarda zikredilen açıklamalara da yer verdik. Anahtar Kelimeler: Edirneli Şevkî, Sosyo-Kültürel Hayat, Tahlil, Klasik Türk Şiiri.
Necati Bey Divanı'nın ilk yüz gazelindeki benzetme sanatlarının dil yönünden incelenmesi
Benzetme sanatlarından teşbih ve istiare sanatını oluşturan unsurların kelime, kelime grubu ve cümledeki durumu bakımından şu özelliklerine rastlanmıştır: Ayrıntılı benzetmede benzeyen unsur isim ve zamir; isim tamlaması, özne ve nesne olabilmektedir. Benzetmelik unsuru ise isim, isim/sıfat tamlaması; nesne ve dolaylı tümleç olabilir. Benzetme aracı edat ve fullerle görülürken benzetmelik ile birlikte oluşturduğu edat grubu içinde yer alır. Bu yapı cümlede zarf tümlecidir. Benzetme aracı bazan yüklem de olabilir. Benzetme yönü fiil, birleşik fiil türleriyle ifade edilirken yüklem de olabilmektedir. Kısaltılmış benzetmede benzeyen unsur isim, isim/sıfat tamlamaları, özne ve nesne; benzetmelik isim, isim/sıfat tamlamaları birleşik fiil grubu, nesne ve dolaylı tümleç; benzetme aracı ise edat ve fiillerden oluşurken cümlede yüklem de olabilmektedir. Pekiştirilmiş benzetmede benzeyen unsur isim, isim tamlaması ve özne olarak görülür. Benzetmelik unsuru isim, sıfat tamlaması, yüklem olarak kullanılırken, benzetme yönü sıfat fiil grubu ve birleşik fiil gruplarıyla ifade edilmiştir. Uz benzetmede benzeyen unsur isim, isim tamlaması, özne; benzetmelik unsuru ise isim, sıfat, isim/sıfat tamlamaları, yüklem şeklinde ifadesini bulur. Bir benzetmeyi oluşturan temel unsurlardan, benzeyen ya da benzetmeligin söylenip söylenmemesine göre, açık ya da kapalı istiare şeklinde çeşitlenen istiare ise; yapıyla kayıtlı olmaktan çok, anlamca zenginleşmiş haliyle, her hangi bir yapıda kullanılabilir. Bunlar arasında isimler, isim/sıfat tamlamaları, birleşik fiil grubu, ünlem grubu; özne, nesne, dolaylı tümleç, bağımsız tümleç ve yüklem gibi kuruluşlar ortak olarak kullanılmıştır.
An example about weeping for a wife by the poets deek al Jin al Homsi and Nizar Qabbani between ancient Ghazal and modern romanticism
The study consists of the analysis of poetry which is one of the most beautiful arts, closest to the heart. For ghazal has to do with love, emotion and beauty and it has always been usual since the existence of mankind. Romanticism appeared in Arabic poetry in ancient times. As Arab poets sang ghazals to the beloved until they reached the main purpose intended in the qasida. However, romanticism, with its characteristics and privileges, has developed in our modern times and has become a theoretical school. The study discusses the development of ghazal focusing on the Abbasid period and the modern times and the factors that triggered this development. The researcher chose two poets: Deek Al Jin Al Homsi from the Abbasid period and NizarQabbani from the modern times. The researcher compared these two poets who had great influence in the fields of love and ghazal. Especially the love for their spouses and the circumstances that surrounded them and affected their personalities and ghazals after the murder of their spouses, bring these two poets together at a common point in a unique and interesting way. Thus, the romantic relationships in the poems of these two poets, which are about their love and tears for their spouses, were studied. The research also highlighted some of the reasons why the researcher believes that Deek Al Jin Al Homsi was one of the most popular poets of his time and holds a place in the lost poetic heritage. The research concluded that ghazal has developed in terms of both form and content. Because ghazal was not an independent art branch in the pre-Islamic era. There are ghazal types such as chaste and frank. After the advent of Islam, the ghazal became cleaner and more ethical, and the chaste ghazal became more dominant than the frank ghazal. As a result of the economic and political development during the Umayyad period, a cultural and material ghazal emerged especially in Hijaz. However, this ghazal type adhered to some social rules. In the Abbasid period, as a result of major developments in social structure, spreading to different areas and mixing with other societies and cultures, new types of ghazalappeared that had previously been uncommon. Ghazals about men-concubines and containing condemned sexual perversion can be given as an example. Another conclusion reached by the study is that romanticism, with all its characteristic features, is a passionate and sincere feeling, an original discovery in symbolism, seeking refuge in nature, a great imagination, a renewal of the qasida in terms of form and content that's independent of the old qasida order. All this gave ghazal the highest signs of beauty and perfection and allowed it to enter the heart without permission.
Bâkî Dîvânı'ndan Elif ile biten gazellerin düşünce alanı merkezli (Dam) metin çözümleme yöntemi'ne göre şerhi
XVI. yy ilim, sanat ve şiir bakımından oldukça ehemmiyetli bir dönemdir. Bu dönemde devletin gelişmesi ve güçlenmesiyle birlikte şiirdeki gelişmeler de hızlanmış hatta zirvelere ulaşmıştır. Bu yy' da yetişip Dîvân edebiyatında gazelleriyle ün salmış birçok şâir bulunmaktadır. Bu şâirlerin başında Bâkî gelir. Türkiye'de yapılan çalışmalara bakıldığında bu şâirin gazelleri çerçevesinde kapsamlı bir şerh çalışması yapılmamıştır. Dîvân edebiyatında adından sıkça bahsettiren bu şâirin gazellerinin üzerinde kapsamlı bir şerh çalışmasının olmaması, beni bu çalışmaya iten sebeplerin başında gelmektedir. Bu çalışma doğrultusunda okuyucuyu bilgilendirip metni tanıtmak ve şâirin sanat anlayışını tespit etmek bilim dünyasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca bu çalışma, geçmişin mukaddes mirâsını açığa çıkartıp günümüzle harmanlanarak sunulduğu için geleceğe ışık tutması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada XVI. yüzyıl şâiri olan Bâkî'nin özyaşam öyküsü, edebî kişiliği ve eserleri ile ilgili bilgiler genel hatlarıyla verilmeye çalışılmış, müteakiben "Bâkî Dîvânı'ndan Elif İle Biten Gazellerin Düşünce Alanı Merkezli (DAM) Metin Çözümleme Yöntemi'ne Göre Şerhi" yapılmıştır. Gazellerin vezinleri bulunmuş, vezinlerin her beyitte teker teker kontrolü yapılmıştır. Beyitlerde geçen kelimelerin bütün anlamları hakkında detaylı bilgiler verilmiş olup beyitlerin nesre çeviri kısmıyla birlikte beyitler günümüz Türkçesi'ne çevrilerek şerh çalışması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bâkî, gazel, şerh yöntemi (DAM), şerh
Yozgatlı Mehmed Saîd Fennî Dîvânı gazellerinin şerhi
Bu çalışmada XIX. Yüzyılın II. Yarısında Yozgat 'ta yaşayan Yozgatlı Mehmed Said Fennî'nin Divânında bulunan gazeller şerh edilmiştir. Gazellerde şairin ne söylemek istediği, nasıl bir anlam bakışı içinde olduğu anlatılmaya çalışılmış, varsa atasözlerine, deyimlere, ayet ve hadislere işaret edilmiştir. Bu tez giriş kısmıyla iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında şair Fennî'nin hayatı verilmiş ve dönemin edebiyat anlayışı üzerinde durulmuştur. Sonraki bölümde ise gazellerin şerhine geçilmiştir. Bu çalışmada amaç unutulmaya yüz tutmuş bir Divân Edebiyatını şairinin kelimeleri ve mazmunları kullanıştaki ustalığını ve nüktedanlığını ortaya koymaktır. Bu vesileyle hem Divân Edebiyatının hem de merhum şairin daha çok kişiye ulaşması hedeflenmiştir. İki bölümden oluşan bu çalışmada özellikle ikinci bölümde beyitlerin Osmanlı Türkçesinden Latin harflerine aktarılmış kısmı verilmiş, sonra beyitler günümüz Türkiye Türkçesine çevrilmiş, en son olarak da beyitlerin şerhi yapılmıştır.
Topkapı Sarayı Kütüphanesi revan: 805 numarada kayıtlı Ali Şîr Nevâyî'ye ait "Devâvîn" nüshâsı (Notlandırılmış metin- nesre çeviri- inceleme)
Klâsik Çağatay dili ve edebiyatının gelişiminde önemli bir yere sahip olan Alî Şîr Nevâyî, yalnızca Orta Asya -Çağatay- edebiyatının önemli şâiri olmakla kalmamış tüm Türk dünyasında geniş yankı uyandırmıştır. Yetkin dil bilincine sahip bir dil ustası, şâir olmasının yanı sıra siyasetçi kimliği ve güçlü bir devlet adamı olması ile kendisinden sonra gelen hem Türk hem de Batılı şâirleri derinden etkilemiştir. Türkçe ile Farsçayı mukayese ederek pek çok yerde Türkçenin üstünlüğünü savunmuş, eserlerinde milli bilinci öne çıkarmayı amaç edinmiştir. Tarih, mesnevi, tezkire, aruz gibi çeşitli tür ve konularda birçok eser vücuda getirmiş olmakla birlikte özellikle manzum eserleri arasında yer alan divânları büyük önem arz etmektedir. Nevâyî'nin dört divânını topladığı eser nüshâsı, "Devâvin Nüshası" adını taşımaktadır. Nüshâ, Nevâyî'nin dört divânından seçilen gazellerin yanında Nevâyî'nin müstakil divânlarında yer almayan farklı gazelleri de içermesi bakımından değer taşımaktadır. Devâvin Nüshâsı, toplamda 686 gazel ve 6 rubâîden oluşmaktadır. Bu çalışmada, öncelikle "Devâvîn Nüshâsı"nda yer alan gazel ve rubâîlerin transkripsiyon alfabesine aktarımı sağlanmış, ardından gazellerde geçen belli başlı kavramlar hakkında notlandırma tekniği ile bilgi verilmiştir. Söz konusu gazellerin şekil ve muhtevâ yönünden de irdelenmesi ile çalışma nihâyete erdirilmiştir.
Fennî divanı şerhi (Gazeller dışındaki şiirler)
Bu çalışmada 19. yüzyılın ikinci yarısında Yozgat'ta yaşayan Yozgatlı Mehmed Said Fennî'nin Divanında bulunan müşterek gazeller, müstezadlar, mersiyeler, tarihler, şarkılar, muammâlar, kıt`alar, beyitler ve hece vezniyle yazılan şiirler şerh edilmiştir. Atasözlerine, deyimlere, ayet ve hadislere işaret edilmiştir. Bu çalışma 2 bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında şâir Fennî'nin hayatı verilmiş ve dönemin edebiyat anlayışı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise Fennî'nin Divanında bulunan müşterek gazeller, müstezadlar, mersiyeler, tarihler, şarkılar muammâlar, kıt'alar, beyitler ve hece vezniyle yazılan şiirlerin şerhi yapılmıştır. Bu çalışmada Dr. Ali Şakir ERGİN'in çevirisi esas alınmıştır.
Oğuz Ergeç Koleksiyonu Mecmû'ası(inceleme-1A-80A transkripsiyonlu metin-tıpkıbasım)
Bu çalışmada 18. yy.'ın sonu ile 19. yy.'ın başlarında peyderpey derlendiği düşünülen ve 330 varaktan oluşan bir mecmû'anın 1a-80a varaklık kısmı incelenmiştir. Mecmû'anın mürettibini tespit için eser taranmışsa da herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Eserin geneli incelendiğinde eserin adına dair herhangi bir kayda ulaşılamamıştır. Eser şahıs elinde bulunduğundan kütüphane yahut katalog kaydı da bulunmamaktadır. Mecmû'a ağırlıklı olarak gazel, kaside, tevârîh, müseddes, tahmîs ve müfred gibi çeşitli nazım şekillerini içinde barındırmakla birlikte mensur metinler de ihtiva eden hacimli bir eserdir. İncelediğimiz kısım olan 1a-80a varakları arasında 12. yy. ile 19. yy. arasında yaşamış 208 şaire ait 563 şiir yer almaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın konusu, kapsamı ve önemi belirtildikten sonra "Türk Edebiyatında Mecmû'alar" adını taşıyan ikinci bölümde kelime ve kavram olarak mecmû'a, mecmû'aların tasnifi, şiir mecmû'alarının önemi hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde mecmû'a hakkında genel bilgilerden sonra 1a-80a varakları arasında yer alan şair kadrosuna, nazîrelere ve bu varaklar arası kullanılan aruz kalıplarına yer verilmiş, incelediğimiz kısmın muhteva özellikleri değerlendirilmiş, son olarak da çalışılan kısmın içeriğini yansıtan bir tablo ilâve edilmiştir. Dördüncü bölümde 1a-80a varakları arası mecmû'a metni transkribe edilmiş, son bölüm olan beşinci bölümde ise çalışma neticesinde elde edilen sonuçlar sıralanmıştır. Anahtar kelimeler: Mecmû'a, mecmû'a-i eş'âr, dîvân şiiri, gazel.
Mahlas beyitleri bağlamında 17. yüzyıl gazellerinde benlik
Bu çalışma 17. yüzyılın önde gelen sekiz şairi Şeyhülislâm Yahyâ, Nâbî, Nâʼilî, Neşâtî,Nefʻî, Nevʻizâde ʻAtâyî, Sâbit ve Vecdî'nin gazellerindeki mahlas beyitlerinde şairlerin kendilerini nasıl anlatttıkları üzerinedir. Çalışmanın giriş bölümünde mahlasterimi ve mahlas beyitle ilgili genel bilgiler verilmiş, şairlerin benliklerini anlamada mahlas beyitlerinin önemi üzerinde durulmuştur.Eski Türk Edebiyatı, Yeni Türk Edebiyatı ve Türk Halk Edebiyatı'nda mahlasın yerine değinilmiştir. İkinci bölümde şairlerin, kendilerini doğrudan nasıl anlattıkları, hangi yönlerini ve özelliklerini dile getirdikleri işlenmiştir. Üçüncü bölümde dış dünyadan ve afaki olaylardan hareketle kendilerini ne biçimda tarif ettikleri, kendilerine özgü hangi yönlerini anlattıkları irdelenmiştir. Her konu başlığında şairler ve konularla ilgili farklı grafikler verilerek, konu daha somut hale getirilmeye çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise şairlerin kendileri için kullandıkları sıfatlar tablo halinde verilmiştir.
Yozgatlı Hüznî ve Fuzûlî gazellerinin karşılaştırılması
Klasik Türk edebiyatı, şiirin ön planda olduğu, anlam ve söyleyişin bir araya gelmesiyle mükemmelin arandığı bir anlayışa sahiptir. Bu anlayış çerçevesinde yetişen ve XVI. yy'a damga vuran Fuzûlî ve artık divan edebiyatının son dönemi sayılabilecek XX. yy'ın son şâirlerinden olan Yozgatlı Hüznî'nin şiirleri, iki dönemin de şiir anlayışını tespit etmek açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; iki dönemin de şiir anlayışının tespit edilmesine yardımcı olmak, ayrıca bu iki şâirin şiirlerinin karşılaştırılmaları ile de şâirlerin kendilerine has edebi kişiliklerini ortaya koymaktır. Bunun yanı sıra aradan geçen üç asıra rağmen iki şâirin ortak yanlarını tespit etmektir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde şâirlerin hayatları ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde iki şâirin Türkçe divanlarının mukayesesi yapılmıştır. Bu bölümde; nazım şekillerinin kıyası, vezin ve kafiye kıyası, özellikle de gazellerin kıyası yapılmıştır. Bunun yanı sıra iki şâirin de kullandığı ortak redifler tespit edilmiş ve benzerlikler incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise şâirlerin divanlarında bulunan gazellerin muhtevaları detaylıca incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fuzûlî, Yozgatlı Hüznî, Mukayese, Muhteva.
Oğuz Ergeç koleksiyonu mecmûası (80b-150a inceleme-transkripsiyonlu metin-tıpkıbasım)
Çalışmamızda 330 varaktan oluşan Oğuz Ergeç Koleksiyonu Mecmûası diye adlandırılmış olan şiir mecmûasının 80b-150a varakları arasındaki bölümü incelenmiştir. Mecmûanın incelenen ilk 150 varağında eserin mürettibine ve derleme tarihine dair herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Ancak 18. yy.ın sonu ile 19. yy.ın başlarında peyderpey derlendiği düşünülmektedir. Mecmûanın incelediğimiz bölümü gazellerden oluşmaktadır. Bu bölümde toplam 236 şair, 620 şiir yer almaktadır. Bu şiirlerin 48'i nazîre, 90'ı Farsça şiirdir. İlk 150 varakta en çok şiiri bulunan şair Nâbî'dir. İncelediğimiz bölümde divanlarda mevcut olmayan 20 şiir tespit edilmiştir. Bunların üçü Nâbî'ye aittir. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, kapsamı, önemi, yöntem ve sınırlılıkları belirtilmiş; mecmûalar hakkında genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde ise çalışmamıza konu olan varaklar arasındaki şairler, şiirleri, aruz kalıpları ve nazîreler tablolar halinde verilmiştir. Bu tablolarda beliren veriler ışığında değerlendirmeler yapılmış; eserin içeriği, dil ve imlâ özelikleri tanıtılmıştır. İkinci bölümde 80b-150a varakları arasındaki şiirlerin çevriyazı metni verilmiştir. Varılan sonuçların değerlendirmesi ve kaynakça ile çalışma tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Mecmûa, şiir mecmûası, divan edebiyatı, gazel.
Divan edebiyatında hat redifli gazeller
Yazılı edebiyat geleneğimizin büyük ve önemli bir kısmını oluşturan klasik Türk edebiyatımız şairlerin yüzyıllardır ince hayaller, gelişmiş bir edebi zevk ve estetikle ördükleri şiirlerden oluşmaktadır. Bu edebiyatın klasik hale gelmesi sadece ortak biçimleri kullanmaları ile değil, özellikle sevgiliyle ilgili zamanla oluşan ortak mazmunlara her şairin kendince yepyeni anlamlar, çağrışım ve hayaller kazandırmasıyla mümkün olmuştur. Yüzyıllarca devam eden bu süreçte şairler üsluplarını geliştirmek, diğer şairlerden söyleyişte bir adım öne geçmek için önce usta şairleri taklit etmişler sonra kendi özgün şiir anlayışlarını bulmaya yönelmişlerdir. Usta şairleri taklit etmek, söyleyişte ustalaşmak için nazirecilik geleneği genç şairlere bir okul işlevi görmüştür. Sadece genç şairler değil usta şairler de beğendikleri, takdir ettikleri şairlerin şiirlerine nazireler yazarak hem nazirecilik geleneğinin yüzyıllarca sürmesini sağlamışlar hem de yazılmış bir şiire aynı vezin, kafiye, redif ve temayla yazdıkları nazirelerle kimi zaman model şiirden bile sanatsal olarak üstün sayılan eserleri edebiyatımıza kazandırmışlardır. Bu çalışmamızda nazirecilik geleneği içinde var olmuş "Hat Redifli Gazeller" bir araya getirilmiş, şiirler biçim ve içerik olarak incelenmiştir. Çalışmamıza konu olan gazellerde dizin çalışması yapılarak ortak sözcükler tespit edilmiş, bundan hareketle şairlerin birbirlerinden ne ölçüde etkilendikleri tespit edilmeye çalışılmıştır.
Divan sahibi kadın şairlerin gazellerindeki sevgilide güzellik unsurları
Bu çalışmada Türk Edebiyatı'nda, dîvân sahibi kadın şairlerin gazellerindeki sevgilide güzellik unsurları incelenecektir. Bu amaçla konuyla ilgili çeşitli kaynaklar irdelenecek ve gerekli araştırmalar yapılacaktır. Güzellik unsurları sevgili objesi üstünden farklı nesnelere benzetilerek aktarıldığından bu nesnelerle unsurlar arasındaki anlam bağları da göz önünde bulundurulacaktır. Çalışmada birincil olarak dîvânı olan kadın şairlerin hayatlarıyla ilgili bilgi verilecektir. Böylece şairlerin Türk Edebiyatı'nda nasıl yol aldıklarıyla ilgili fikir edinilecektir. Bu bilgilendirme şairlerin doğum sırası öncelik alınarak yazılacaktır. Sonrasında fiziksel güzellik unsurları listelenecek ve bir sıra içinde teker teker verilecektir. Her bir güzellik unsurunun benzetildiği varlıklar açıklanacaktır. Unsurlar gazeller üzerinden dizelerle verilecek dizelerde belirtilecek ve dizelerin altlarına unsurların gazelle bağlantısı yorumlama olarak aktarılacaktır. Her bir unsurdan sonra sayısal şekiller hazırlanacaktır. Sonuç olarak ise unsurların kullanımı, kullanım sıklığı ve diğer şairlerin şiirleriyle ilgili bir sonuç yazısı yazılacaktır. Anahtar Sözcükler Dîvân şiiri, kadın şairler, güzellik unsurları, gazeller, şiirde sevgili.
Oğuz Ergeç Koleksiyonu Mecmûası 150b-200a (İnceleme-transkripsiyonlu metin)
Yüksek Lisans çalışmamızda 330 varaktan oluşan Oğuz Ergeç Koleksiyonu Mecmûasının 150b-200a varakları arasındaki bölümü incelenmiştir. Üzerinde çalıştığımız bu mecmûanın, 18. yy.'ın sonu ile 19. yy.'ın başlarında birbiri ardınca derlendiği düşünülmektedir. Mecmûanın incelenen varakları arasında ve çalışılan bölümü olan 150a-200b varaklarında eserin mürettibine ve adına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Mecmûanın çalıştığımız bölümünde ağırlıklı olarak (223) gazel bulunmakta olup bunun yanı sıra eserde kasîde, tercî-i bend, terkîb-i bend, müsemmen yer almaktadır. İncelenen bölümde toplam 125 şair ve (3'ü Arapça, 20'si Farsça olmak üzere toplam) 287 şiir yer almaktadır. İncelenen varaklarda en çok şiiri bulunan şair ise Emrî'dir. Mecmûanın (150a-200b) varakları arasında 159 nazîre şiir yer almaktadır. Birinci bölüm olan giriş bölümünde çalışmanın konusu, kapsamı, önemi, yöntem ve sınırlılıkları ile mecmûalar hakkında genel bilgiler verilmiş; ikinci bölümde Oğuz Ergeç Koleksiyonu Mecmûasının fiziksel özellikleri açıklanmış, ayrıca Yüksek Lisans çalışmamıza konu olan varaklar arasındaki şairler ve şiirleri, aruz kalıpları ve nazîreler tablolar halinde verilmiştir. Bu tablolarda belirtilen veriler ışığında değerlendirmeler yapılmış; eserin içeriği, dil ve imlâ özelikleri açıklanmıştır. Üçüncü bölümde metnin nasıl kurulduğu belirtilmiş ve 150b-200a varakları arasındaki şiirlerin çevriyazı metni verilmiştir. Varılan sonuçların değerlendirmesi, kaynakça ve tıpkıbasım ile çalışma tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Klâsik Türk edebiyatı, mecmûa, şiir mecmûası, gazel, kasîde
Şeyhi Divanı'ndan seçilen elli gazelin şerhi
Yaptığımız bu çalışmanın esasını, Osmanlı Edebiyatı klâsik dönem şairlerinden olan Şeyhî'nin divanından seçilen elli gazelin şerhi oluşturmaktadır. Anadolu sahası klâsik edebiyatın öncü şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen Şeyhî, kendisini tasavvuf ve tıp alanlarında da geliştirmiş bir şairdir. Biz, bu çok yönlü şairin hayal dünyasının kapılarını aralayıp o dünyaya girebilmek ve klasik edebiyat ile meşgul olanların veya olmayanların da bizimle birlikte o dünyada seyahat etmesini sağlamak amacıyla, şairin sanatkârlığının ürünü olan gazellerini açıklamaya çalıştık. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, şairin yaşadığı çağın tarihi ve edebî yönden değerlendirilmesi, Germiyanoğulları hakkında bilgi ve şairin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise "şerh" kavramı üzerinde kısa bir açıklama yapıldıktan sonra seçilen gazellerin şerhine geçilmiştir. Seçtiğimiz gazellerin şairin iç dünyasını, yaşadığı dönemi yansıtacak ve daha önceden üzerinde çalışma yapılmamış gazeller olmasına dikkat ettik. Her harften bir örnek almaya çalıştığımız gazellerin incelenmesinde, ilk olarak gazeli bütün olarak verip sonrasında beyit beyit şerh etmeye çalıştık. Beyitin önce nesre çevirisini yapıp daha sonra beyitte geçen kelimelerin anlamlarını vererek, günümüz Türkçesi ile çevirdik. Kullanılan mazmunlara, kelimelerin klasik şiirde kullanım alanlarına, beyitte münasebet içinde oldukları unsurlara dikkat ettik. Daha sonra şairin bunları hangi çağrışımları kullanarak bir araya getirdiğini göz önünde bulundurarak yaptığımız açıklamanın sonunda, elimizden geldiğince edebî sanatları göstermeye çalıştık. Anahtar Kelimeler: Şeyhî, Şeyhî Dîvânı, 50 Gazel, Şerh
Avnî Dîvânı'ındaki gazellerin mahlas beyitlerinin tahlili
Bu çalışma, 15.yüzyıl şair padişahlardan olan Avnî (Fatih Sultan Mehmet)'nin divanındaki gazellerinin mahlas beyitlerinin tahlili üzerine bir çalışmadır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde mahlas terimi ve kullanımları hakkında genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra da şairin benliğini anlamada mahlas beyitlerinin önemi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise sanat ve saltanat ilişkisinden yola çıkılarak Sultan şairler ve kullandıkları mahlaslar hakkında kısa bilgiler verilerek örnekleme yoluna gidilmiştir. Üçüncü bölümde ise Avnî'nin mahlas beyitleri konu başlıklarına göre sınıflandırılarak tahlil edilmiştir. Bu tahliller sonucunda Avnî'nin gazellerindeki mahlas beyitlerinde en çok hangi konular üzerinde durduğu tespit edilip bu konuların şairin kişiliği hakkında bilgi verip vermeyeceği noktasında bir değerlendirmeye gidilmiştir.