Book reading
58 theses under this subject heading
Ortaokul öğrencileri tarafından en çok okunan çocuk kitaplarının incelenmesi
Okuma; bilgilenmeyi, gelişmeyi ve eğlenmeyi sağlayan bir etkinliktir. Okuma, bireyin kişiliğini geliştirir, düşünme dağarcığını zenginleştirir. Okuma; beynin görme, algılama, seslendirme, anlama, yapılandırma gibi işlevlerinden oluşur. Bu çalışmada ortaokul öğrencileri tarafından en çok okunan çocuk kitaplarının belirlenmesi ve incelenmesi hedeflenmiştir. Çocukların edebiyat ihtiyacına yanıt veren eserler belirlenip çocukların yönelimleri fark edilmelidir. Öğrencilerin okuması kadar ne okudukları, neleri beğendikleri ve niye beğendikleri de önemlidir. Literatüre bakıldığında genelde öğrencilerin okuma alışkanlıklarıyla ilgili çalışmalar yapıldığı ya da belli bir yazarın belli bazı çocuk edebiyatı eserleri üzerine çalışmalar yapıldığı görülmektedir. Yapılacak çalışmanın konusunda daha önce bir çalışma yapılmamış olması araştırmanın önemli yönlerinden biridir. Bu araştırmada, olay ve olguları sosyal özelliği olan insana göre ele alan nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin en çok okuduğu ve beğendiği kitapları belirlenmeye yönelik yapılan bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden olan durum çalışması deseni kullanılmıştır. Bu çalışmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Konya'dan seçilen Şehit Mustafa Çuhadar Ortaokulu, Necip Fazıl Kısakürek Ortaokulu ve Cansu Şimşek Ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri ile Erzincan'dan seçilen Cumhuriyet Ortaokulu, Şehit Astsubay Tamer Meriç Ortaokulu ve Türk Telekom Binali Yıldırım Ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Okulların belirlenmesinde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Çalışma grubu; 5. sınıf için 61 kız, 41 erkek toplam 102 öğrenci; 6. sınıf için 69 kız, 40 erkek toplam 109 öğrenci; 7. sınıf için 56 kız, 46 erkek toplam 102 öğrenci; 8. sınıf için 51 kız, 36 erkek toplam 87 öğrenci olmak üzere 400 öğrenciden oluşmuştur. Çalışma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı ile sınırlı kalmıştır. Son 1 yıl içinde okunan ve beğenilen kitapların adı istenmiştir. Çalışmada verilerin toplanmasında, Öğrencilerin Okuduğu Çocuk Kitaplarının Belirlenmesine Yönelik Öğrenci İle Görüşme Formu kullanılmıştır. Görüşme formu hazırlandıktan sonra alan uzmanlarının görüşlerine sunulmuş ve dönütlerden sonra forma son şekli verilmiştir. Görüşmelerde öğrencilerin ilave olarak belirtecekleri görüşleri de değerlendirmeye alınmıştır. Öğrencilerin kitapların sadece adını ya da yazarını hatırlamaları durumunda kitapla ilgili diğer verilere araştırmacı tarafından ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, araştırma amacı ve alt problemler doğrultusunda frekans (f) ve yüzde (%) değerleri kullanılarak çözümlenmiştir; bulgular tablolar hâlinde sunularak yorumlanmıştır. Araştırmanın alt problemleri için betimsel analiz kullanılmıştır. 5. sınıf öğrencilerinin en beğendiği kitap Antoine de Saint-Exupéry'nin yazığı Küçük Prens'tir. Kitabın türü, ''fantastik roman''dır. Bu çalışmaya 102 5. sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin % 13,26'sı bu kitabı beğenmiştir. 6. sınıf öğrencilerinin de en beğendiği kitap Antoine de Saint-Exupéry'nin yazığı Küçük Prens'tir. Kitabın türü, ''fantastik roman''dır. Bu çalışmaya 109 6. sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin % 20,71'i bu kitabı beğenmiştir. 7. sınıf öğrencilerinin en beğendiği kitap Beyza Alkoç 'un yazığı Karantina 'dır. Kitabın türü, ''roman''dır. Bu çalışmaya 102 7. sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin % 18,36'sı bu kitabı beğenmiştir. 8. sınıf öğrencilerinin en beğendiği kitap Beyza Alkoç 'un yazığı Karantina 'dır. Kitabın türü, ''roman''dır. Bu çalışmaya 87 8. sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin % 27,84'ü bu kitabı beğenmiştir. Anahtar Kelimeler: çocuk edebiyatı, kitap okuma, ortaokul.
Yoğun bakım hastalarında kitap dinlemenin uyku kalitesi ve yaşam bulguları üzerine etkisi
Uyku yoksunluğu yoğun bakım hastalarında sık görülen ve iyileşmeyi etkileyen problemlerden bir tanesidir. Bu nedenle uyku yoksunluğuna sebep olan faktörlerin etkilerini azaltmak iyileşmenin hızlanmasında büyük öneme sahiptir. Bu çalışma, yoğun bakım hastalarında kitap dinlemenin uyku kalitesi ve yaşam bulguları üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada ön test son test desende yarı deneysel bir tasarım kullanılmıştır. Çalışma Konya'da bir Devlet Hastanesi Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesinde Ocak-Haziran 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. 28 kontrol, 28 müdahale olmak üzere toplam 56 hasta örneklem büyüklüğünü oluşturmuştur. Veriler Tanımlayıcı Özellikler Formu, Uyku Değerlendirme Formu ve Richard Campbell Uyku Ölçeği (RCUÖ) kullanılarak toplanmıştır. Çalışmada ilk gün müdahale ve kontrol gurubuna standart bakım ve rutin tedaviler uygulanmıştır. İkinci gün müdahale grubuna hikâye dinletilmiş kontrol grubuna ise standart bakım devam ettirilmiştir. Çalışmanın etik kurul izni, kurum izni hastaların onamları alınmıştır. Veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak tanımlayıcı özellikler (ortalama, standart sapma, sayı ve yüzdelik dilim) şeklinde verilmiştir. Ayrıca homojenlik Levene, normallik varsayımları Shapiro-Wilk testi ile incelenmiştir. Verilerin analizinde, Ki Kare testi, Mauchly testi, Mann Whitney U testi, Sphericity Assumed testi, Huynh-Feldt testi, Greenhouse Geisser testi, mixed design varyans analizi ve Bonferroni- Dunn testi kullanılmıştır ve anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edilmiştir. Çalışmada kontrol grubu yaş ortalaması 60,18±12,23, müdahale grubu yaş ortalaması 58,96±11,54 olarak bulunmuştur. İki grubunda demografik özellik, hastalık bilgisi ve uyku durumu benzer dağılım gösterdiği görülmektedir (p>0,05). RCUÖ skorları incelendiğinde kontrol grubunun ön test puan ortalaması 19,61±7,34, son test puan ortalaması 15,36±7,87 olduğu, müdahale grubunun ölçek puan ortalamasının ise ön test 18,04±7,21, son test, 53,04±13,42 olduğu belirlenmiştir. Yaşam bulguları zaman grup etkileşiminde nabız ve kan basıncında anlamlılık bulunmuş olup ateş ve solunum sayısında ise değişiklik gözlenmemiştir. Grup içi değerlendirmede ise müdahale grubunun son test sonuçları ön test sonuçlarından daha düşük olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, yoğun bakım hastalarında kitap dinlemenin uyku kalitesini arttırdığı ve yaşam parametrelerinde olumlu sonuçlar oluşturduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar doğrultusunda, yoğun bakımda kitap dinleme faaliyetlerinin arttırılması, hastalara uyku saatlerinde dinleyebilecekleri çeşitli hikâye seçenekleri sunularak hastanın bakıma dahil edilmesi, bu tür müdahalelerin hemşire eğitimleri ile desteklenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, kitap dinleme, uyku kalitesi, yoğun bakım.
Matematik temalı hikaye okuma müdahalelerinin 4-6 yaş çocukların dil ve erken matematik becerilerine etkilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, farklı teknikler ile okunan matematik temalı hikaye kitaplarının 4-6 yaş arası çocukların dil ve erken matematik becerilerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Denizli ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız bir anaokuluna devam eden dört farklı sınıftan 4-6 yaş arası 88 çocuk ve 22 ebeveyn oluşturmaktadır. Dört sınıftan random olarak bir sınıf deney 1 grubu (DDO Öğretmen-22 çocuk), bir sınıf deney 2 grubu (DDO Ebeveyn-22 çocuk), bir sınıf deney 3 grubu (GO Öğretmen-22 çocuk) ve bir sınıf kontrol grubu (22 çocuk) olarak belirlenmiştir. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem araştırmalarından iç içe desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda eşleştirilmiş ön test-son test kontrol gruplu desen, nitel boyutunda ise temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, birinci deney grubunda bulunan öğretmen ve ikinci deney grubunda bulunan ebeveynlere çevrimiçi olarak üç oturum diyaloğa dayalı okuma eğitimi verilmiştir. Birinci deney grubunda öğretmen, ikinci deney grubunda ise ebeveynler 8 hafta boyunca haftada 3 kez matematik temalı hikaye kitaplarını diyaloğa dayalı okuma tekniği ile üçüncü deney grubunda bulunan öğretmen ise geleneksel okuma tekniği ile okumuştur. Deney grupları ve kontrol grubunda yer alan çocukların tamamına uygulamaya başlamadan önce Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL-3), Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3) uygulanmış, çocuklardan doğal dil örnekleri alınarak ortalama sözce uzunlukları (OSU) ve matematik kavramlarını kullanım sıklıkları Matematik Kavramları Kullanımı Sıklık Kayıt Formu (MKK) aracılığıyla belirlenmiştir. Sekiz haftalık uygulamanın bitiminde, aynı testler tekrar uygulanmış ve çocuklardan doğal dil örnekleri alınmıştır. Nicel veriler TEMA-3 ve OSU değerleri için ANOVA testleri ve ilişkili örneklem t-testi, MKK için t-testi ile TEDİL-3 verileri için Kruskal Wallis, Mann Whitney U testleri ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, diyaloğa dayalı okuma yapılan gruplarda yer alan çocukların alıcı dil, ifade edici dil ve toplam dil gelişimi puanlarında istatistiksel olarak anlamlı artış olduğu belirlenmiştir. Ayrıca hem diyaloğa dayalı okuma yapılan (DDO Öğretmen-DDO Ebeveyn) hem de geleneksel okuma yapılan (GO Öğretmen) gruplarda yer alan çocukların erken matematik becerileri puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış olduğu belirlenmiştir. Geleneksel okuma yapılan ve kontrol grubunda yer alan çocukların ise ifade edici dil puanları ve ortalama sözce uzunluklarında artış olduğu saptanmıştır. Nitel veriler, diyaloğa dayalı okuma grubunda yer alan öğretmen ve ebeveynlerin, programın çocukların dil ve erken matematik becerilerinin desteklenmesi bağlamında farkındalık yarattığı, ebeveyn-çocuk etkileşimini artırdığına ilişkin olumlu görüşlere sahip olduklarını göstermektedir. Çocukların ise diyaloğa dayalı okuma sürecine severek katıldıkları, diyaloğa dayalı okumayı eğlenceli ve öğretici buldukları saptanmıştır. Bu sonuçlar, diyaloğa dayalı okuma tekniğinin çocukların dil becerilerini artırmada etkili olduğunu ve matematik temalı hikaye kitapları okumanın çocukların erken matematik becerilerini desteklediğini göstermektedir.
Koray Avcı Çakman'ın kitaplarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada Koray Avcı Çakman'ın yayımlanan 150'yi aşkın kitabı arasından ortaokul dönemine (10-13 yaş) seslenen kitapları, çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmiştir. Koray Avcı Çakman'ın belirlenen 28 yapıtı, belge inceleme (doküman incelemesi) yoluyla çözümlenmiştir. Bu yapıtlar; boyut, kâğıt, kapak, sayfa düzeni, resim (dış yapı özellikleri) ve konu, izlek, kahramanlar, dil ve anlatım, ileti (iç yapı özellikleri) açısından incelenmiştir. Araştırma sonucunda yazarın incelenen yapıtlarının çocuk edebiyatının dış yapı ve iç yapı özelliklerine genel olarak uygun olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yapıtların çocuklara okuma alışkanlığı kazandıracak özelliklere sahip olduğu belirlenmiştir. Bu özellikler; dil ve anlatım özelliklerinin çocuğa göre olması, seçilen konuların çocuğun ilgi, ihtiyaç ve gereksinimlerine seslenmesi, konunun yapılandırılışında merak ögesinden ve çatışmalardan sıklıkla yararlanması, başkişilerin çocukların özdeşim kurabileceği yaş ve özelliklere sahip olmasıdır. İncelenen yapıtlar, söz varlığı ögeleri açısından varsıllığı ile de öne çıkmaktadır. Özellikle yapıtlarda deyim ve ikilemeler sık yer almaktadır. Bunun yanında; yapıtların iletilerinin, çocuklarda evrensel değerlere karşı duyarlık oluşturabilecek iletiler olduğu da tespit edilmiştir. Ele alınan yapıtların tüm özellikleri düşünüldüğünde Türkçe öğretiminde yararlanılabileceği belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda incelenen yapıtlara ilişkin araştırmacılara ve eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Çocuk edebiyatı, Koray Avcı Çakman, Çocuk edebiyatının temel ilkeleri.
0-36 aylık çocuğu olan ebeveynlerin okuma inançlarının incelenmesi
Çocuklar bazı tutum ve davranışları kendiliğinden öğrenirken, bazılarını ebeveynlerinin rehberliğiyle içselleştirip öğrenmeye başlarlar. Okuma inancı ebeveynlerin rehberliğinde gerçekleşen kalıcı izli davranış yaşantılarıdır. Ebeveynler çocuklara çeşitli okuma deneyimleri sunarak çocuklarda olumlu okuma inançları oluşmasında rol model olmaktadırlar. Ebeveynlerin okuma inançları çocukların okuryazarlık ve dil becerisi gelişimlerini desteklemektedir. Bu araştırma 0-36 aylık çocuğu olan ebeveynlerin okuma inançlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada genel tarama modellerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini, 2021-2022 yılları arasında İç Anadolu Bölgesinde bir il merkezinde yaşayan ve 0-36 aylık çocuğu olan kolay örnekleme yöntemi ile belirlenen 204 ebeveyn (155-anne, 49-baba) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı; DeBaryshe ve Binder (1994) tarafından geliştirilen, orijinal ismi Parent Reading Belief Inventory olan "Ebeveyn Okuma İnanç Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanmış "Ebeveyn-Çocuk Demografik Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma gibi betimsel istatistikler ile Kruskal Wallis H ve Mann-Whitney U değerler kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; ebeveynlerin genel olarak okuma inanç puanlarının yüksek olduğu, olumlu okuma inancına sahip olduğu görülmüştür. Ölçeğin genelinde çocuğun yaşının, cinsiyetinin, doğum sırasının ve ebeveynin çocuk sayısı ile ebeveynlerin yaşının anlamlı farklılık göstermediği ancak ebeveynlerin eğitim düzeyleri ve ortalama gelir durumlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Ebeveynlerin eğitim düzeylerine ilişkin okuma inançlarında olumlu yönde ilişki saptanmış olup, bu konuyla ilgili özellikle dezavantajlı konumda olan ailelere yönelik eğitimlerin verilmesi önerilmektedir.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığı ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili ile Silvan ilçesi ve Silvan ilçesine bağlı köylerde random (rastgele) yöntemiyle belirlenen ilköğretim okullarındaki 5.sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarının Türkçe dersi akademik başarılarına etkisinin olup olmadığını incelemektedir.Araştırmada 768 öğrencinin kitap okuma alışkanlıkları üzerinde; cinsiyet farklılığı, anne ve babanın eğitim durumu, ailenin gelir düzeyi, yaşanılan yerleşim birimi ve akademik başarının etkileri analiz edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin anketlere verdikleri cevapların kendi öğretmenlerince teyit edilmesi amacı ile 23 sınıf öğretmeniyle yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır.Anket ile toplanan verilerin çözümlenmesinde frekans dağılımı ve kaykare teknikleri kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p? 05 olarak alınmıştır.Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular şöyle özetlenebilir: Kız öğrenciler erkek öğrencilere göre daha çok kitap okumaktadırlar. Annenin eğitim düzeyinin öğrencilerin kitap okuma alışkanlığını etkileme oranı babaya göre daha yüksektir. Ailenin gelir düzeyi arttıkça öğrencilerin kitap okuma alışkanlık düzeyleri de artmaktadır. Öğrencilerin yaşadıkları yerleşim birimleri küçüldükçe kitap okuma alışkanlığı düzeyleri de azalmaktadır. İl ve ilçe merkez okullarda eğitim alan öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları, köy okullarında eğitim alan öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarına göre daha fazladır. Son olarak, öğrencilerin akademik başarı düzeylerine göre kitap okuma alışkanlıkları farklılaşmaktadır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Okuma Alışkanlığı, Akademik Başarı
Düşük sosyo-ekonomik düzeyde olan 2. öğrencilerin kitap okuma sevgisi ve alışkanlığı kazanmasına etki eden faktörlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, düşük sosyo-ekonomik duruma sahip ilkokul 2. sınıfa giden öğrencilerin okuma sevgisi ve alışkanlığı kazanmasına etki eden faktörleri incelemektir. Araştırmada verilerin toplanması ve analizi için yarı yapılandırılmış görüşme ve betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Güneydoğu'nun sanayi bakımından gelişmiş bir kentinde sosyo-ekonomik bakımdan en alt düzeyinde kabul edilebilecek bir ilkokulda 2013-2014 yılında 2. Sınıfta eğitim-öğretim gören 20 öğrenci ve velisi oluşturmaktadır. Yapılan çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. Araştırmanın birinci aşamasında öğrencilerle yapılan görüşme, ikinci aşamasında ise velilerle yapılan görüşme kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Kayıt altına alınan her bir görüşme analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, çocukların kitap okuma sevgisi ve alışkanlığı kazanmasında ailenin model olmasının, ailenin eğitim düzeyinin, okulöncesi eğitiminin, kitaplarla erken yaşta tanışmanın ve etkileşimin önemi ortaya çıkmıştır.
Okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Okul yöneticisinin sahip olduğu özellikler okulun genel performansını ve öğrencilerin akademik başarısını etkilemektedir. Bu bağlamda okul yöneticilerinin okuma motivasyonları eğitim alanındaki yeni araştırmaları ve uygulamaları, meslekleriyle ilgili güncel gelişmeleri takip etmeleri açısından önem taşımaktadır. Ayrıca bir yöneticinin öz yeterlilik algısı, kendi yeteneklerine olan güvenini ifade eder. Dolayısıyla yüksek okuma motivasyonu ve öz yeterlilik algısı okul yöneticisinin sürekli öğrenme ve gelişme yolunda kendine inanarak daha etkili liderlik sağlamasına yardımcı olabilir. Bu çalışmanın amacı okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda "Okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellik düzeyleri arasındaki ilişki nasıldır?" sorusuna cevap aranmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel desende tasarlanmıştır. Çalışmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Manisa ilinde Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki resmi devlet okullarında ilkokul, ortaokul ve lise kademesinde görev yapan okul yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini uygun örnekleme yoluyla seçilen 177 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgiler Formu, Schutte ve Malouff (2007) tarafından geliştirilen, Yıldız, Yıldırım, Ateş ve Çetinkaya (2013) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Yetişkin Okuma Motivasyonu Ölçeği; Yazıcı ve Akyol (2021) tarafından geliştirilen Okul Müdürlerinin Mesleki Profesyonellik Ölçeği ve Tschannen-Moran ve Gareis (2004) tarafından geliştirilen, Baltacı (2020) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Okul Müdürü Öz Yeterlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler aracılığıyla toplanan veriler Jamovi programı kullanılarak analiz edilmiştir. İkili bağımsız gruplar için t-testi, üç veya daha fazla bağımsız gruplar için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Ayrıca yöneticilerin okuma motivasyonları kontrol altına alındığında öz yeterlilik algılarının mesleki profesyonelliklerini nasıl yordadığını saptamak için hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında okul yöneticilerinin öz yeterlilik algılarının mesleki profesyonellik algıları ve okuma motivasyonlarına göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca okul yöneticilerinin okuma motivasyonları, öz yeterlilik algıları ve mesleki profesyonellik düzeyleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve düşük düzeyde ilişki olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bir diğer önemli sonucu da okul yöneticilerinin öz yeterlilik algısı puanlarının okul yöneticilerinin mesleki profesyonellik düzeyi puanlarını yordayıcı etkisi istatiksel olarak anlamlı olması ve bağımlı değişkendeki varyansın %42.2'sini açıklamasıdır. Okuma motivasyonu analize dahil edildiğinde ise okuma motivasyonu değişkeninin okul yöneticilerinin mesleki profesyonellik düzeyleri üzerindeki etkisinin istatiksel olarak pozitif ve anlamlı olup tek başına bağımlı değişkendeki değişimin %1.4'ünü açıkladığı görülmektedir. Yordayıcı değişkenlerin okul yöneticilerinin mesleki profesyonellikleri üzerindeki göreceli önem sırasında öz yeterlik algıları daha ön planda iken okuma motivasyonları çok daha arka planda yer almıştır. Okul yöneticilerinin eğitimle ilgili güncel çalışmaları takip etmenin ve okumaları pratik uygulamalara dönüştürmenin mesleki profesyonellik düzeyine katkısını fark etmeleri için okuduğu makale ya da kitaptan edindiği bilgiyi uygulayarak fark yaratmış okul yöneticileri varsa bunları paylaşmaları önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Okul Yönetimi, Okul Yöneticileri, Okuma Motivasyonu, Öz Yeterlilik, Mesleki Profesyonellik.
Öğretmen adaylarının kitap okuma tutumları ile eleştirel okumaözyeterlik algıları arasındaki ilişki (Manisa Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesi örneği)
Bu araştırmada 2018-2019 eğitim öğretim yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ve Türkçe Öğretmenliği alanında eğitim görmekte olan öğretmen adaylarının kitap okuma tutumları ile eleştirel okuma öz yeterlik algıları arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma genel tarama modellerinden ilişkisel tarama türünde bir araştırmadır. Tarama modelleri, "geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olduğu biçimiyle ortaya koymayı amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Bu modelde önemli olan, var olanı değiştirmeye kalkmadan gözlemleyebilmektir''. İlişkisel tarama modelleri "iki ya da daha çok sayıdaki değişken arasında birlikte değişim varlığını ve/veya derecesini belirlemeyi amaçlayan araştırma modelleridir" (Karasar, 2008). Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ve Türkçe Öğretmenliği bölümlerinde eğitim görmekte olan 415 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada Kuzu ve Doğan (2015) tarafından geliştirilen "Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği" ile Karabay (2013) tarafından geliştirilen "Eleştirel Okuma Öz yeterlik Algı Ölçeği" kullanılmıştır. 38 maddelik Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği' nin tümü ve alt boyutları için Cronbach Alfa değerleri .65 ile .94 arasında değişmekte olup ölçeğin, kabul edilebilir düzeyde güvenirliğe sahip olduğu belirlenmiştir. 41 maddelik Eleştirel Okuma Öz yeterlik Algı Ölçeği' nin tümü ve alt boyutları için Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı .69 ile 91 arasında olup ölçeğin, güvenilir olduğu belirlenmiştir. Elde edilen veriler Spss. 22 programıyla analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmada öğretmen adaylarının kitap okuma tutumları ile eleştirel okuma öz yeterlik algıları; yaş, cinsiyet, yaşanılan bölge, anne ve baba eğitim durumu, eğitim gördükleri bölüm, sınıf düzeyi, kütüphane üyeliği, e kitap üyeliği ve yıllık okunan kitap sayısı değişkenleri açısından incelenmiştir. Sınıf ve Türkçe öğretmen adaylarının kitap okuma ve eleştirel okuma öz yeterlik algı düzeyleri arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır.
Etkileşimli kitap okuma programının 48-66 aylık Suriyeli çocukların alıcı dil gelişimine etkisi
Bu çalışmada etkileşimli kitap okuma programına dâhil edilen 48-66 aylık Suriyeli çocukların alıcı dil gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanmış ve deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili Nizip ilçesindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı anaokullarına devam eden 48-66 aylık Suriyeli çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu; ön test-son test deney ve kontrol gruplu seçkisiz desen kullanılarak oluşturulmuş; 16'sı deney 16'sı kontrol grubu olacak şekilde 32 Suriyeli çocuk çalışmaya dahil edilmiştir. Çocukların alıcı dil gelişim düzeyleri Peabody Resim Kelime Testi (PRKT) ile belirlenmiş, demografik özelliklerine ilişkin bilgilere ise araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak ulaşılmıştır. Deney grubundaki çocuklar 4 kişi olacak şeklinde gruplara ayrılıp her gruptaki çocuklara haftada 1 kez 1 saat olmak üzere 5 hafta boyunca etkileşimli kitap okuma programı uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS for Windows 22.0 istatistik programı kullanılmış, deney grubunda yer alan Suriyeli çocuklara uygulanan etkileşimli kitap okuma programına yönelik eğitiminin alıcı dil gelişimlerini desteklediği, buna karşın kontrol grubuna dâhil edilen Suriyeli çocuklara uygulanan geleneksel okul öncesi eğitim programının alıcı dil gelişimi için yeterli olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca yaş ve cinsiyet açısından Peabody Resim Kelime Testinin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna da ulaşılmıştır.
Farklı kitap okuma tekniklerinin 60-72 aylık çocukların dil edinimine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, farklı kitap okuma tekniklerinin 60-72 aylık çocukların dil edinimine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Gaziantep il merkezindeki bir anaokuluna devam eden 60-72 ay aralığındaki her sınıftan 15 çocuk olacak şekilde toplam 45 çocuktan oluşturmaktadır. Sınıfların dil edinim düzeylerini eşitleyebilmek için Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL) kullanılmış ve buna göre gruplardaki çocukların dil gelişim puanları belirlenmiştir. TEDİL testi sonucunda üç sınıftaki çocukların ön test puanlarının eşit olduğu saptanmıştır. Daha sonra her üç sınıftaki çocukların dil edinim düzeylerini belirlemek amacıyla sessiz kitap uygulanmış ve çocukların kitapta gördüğü resimlere bakarak hikâye anlatması istenmiş ve anlattıkları hikâyeler kaydedilmiştir. Öntest verileri toplandıktan sonra her bir sınıfta farklı hikâye okuma teknikleri kullanılarak 6 hafta süresince haftada 3 kitap olmak üzere toplam 18 hikâye kitabı okunmuştur. Uygulama sürecinde 3 sınıfın her birinde farklı kitap okuma tekniklerinden dijital kitap okuma, etkileşimli kitap okuma ve geleneksel (düz) kitap okuma teknikleri kullanılmıştır. Uygulama sonrası çocukların dil örneklerine ilişkin sontest verileri TEDİL ve sessiz kitap aracılığıyla toplanmıştır. TEDİL aracılığıyla toplanan veriler ölçeğin hesaplanma yöntemine göre değerlendirilmiştir. Sessiz kitap aracılığıyla toplanan veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiş ve SPSS 22.0'a taşınmıştır. SPSS 22.0'da non-parametrik testlerden, Kruskal-Wallis testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Öntest ve sontestte toplanan veriler kıyaslanarak bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda farklı kitap okuma tekniklerinin 60-72 aylık çocukların dil edinimlerine etkisi olduğu görülmüştür. Dijital kitap okumanın geleneksel kitap okuma tekniğinden daha etkili bir teknik olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda dijital kitap okuma ile etkileşimli kitap okuma karşılaştırıldığında çocukların dil ediniminde iki okuma tekniği açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu nedenle, sınıf içi ve sınıf dışı ortamlarda dijital kitap okuma tekniğinin geleneksel kitap okuma tekniğine göre daha fazla tercih edilmesi önerilebilir.
Okuma çemberlerinin okuduğunu anlama stratejilerini geliştirme ve kitap okumaya ilişkin tutum üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, okuma çemberi yönteminin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama stratejilerini geliştirme ve kitap okumaya ilişkin tutumları üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Araştırmada ayrıca okuma çemberi yöntemi temelli öğretim sürecinde, öğretmen ve öğrencilerin rolleri gereği yaptıkları çalışmalar ve ortaya çıkan ürünler analitik bir bakış açısı ile incelenmiştir. Araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılının birinci döneminde, Adana ili merkez Yüreğir ilçesine bağlı bir devlet ilköğretim okulunun iki dördüncü sınıfında öğrenim gören toplam 57 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma rastgele seçim ile belirlenen ve biri deney diğeri kontrol grubu olarak atanan iki sınıfta gerçekleştirilmiştir. Deneysel işlem 14 hafta sürmüştür. Öğretim, deney grubunda okuma çemberi yöntemiyle, kontrol grubunda ise mevcut Türkçe Öğretim Programına göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel bölümü öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak tasarlanmış, nicel veriler okuduğunu anlama stratejileri ölçeği ve kitap okumaya ilişkin tutum ölçeği ile toplanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler kovaryans analizi ile çözümlenmiştir. Nitel bölümde öğretmen ve öğrencilerin süreçteki rolleri gereği yaptıkları çalışmalar ve ortaya çıkan ürünler analitik bir bakış açısı ile ele alınmış, nitel veriler araştırmacı günlüğü, öz, akran ve grup değerlendirme formları, öğretmen gözlem formu, proje değerlendirme formu ve öğrenci rol sayfaları/okuma günlüklerinden elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinden elde edilen bulgular, okuma çemberi yönteminin öğrencilerin okuduğunu anlama stratejileri ile kitap okumaya ilişkin tutumları üzerinde olumlu yönde etki ettiğini göstermiş ve yöntem, mevcut program dahilinde yapılan kitap okuma etkinliklerine göre anlamlı bir fark sağlamıştır. Nitel verilerden elde edilen bulgulara göre, öğretimin okuma çemberi yöntemine göre planlanmasında okutulacak kitaplar, öğrencilerin okuyacakları kitapları kendilerinin seçmesi, uygulamadan önce örnek uygulamalar yapılması; uygulama aşamasında oturma düzeni, konu dışını çıkılan tartışmalar, tartışmalar sırasında yükselen sesler, sorumluluğunu yerine getirmeyen grup üyeleri; değerlendirme aşamasında öğrencileri birbirleri ile yarıştıracak yazılı sınav, test gibi sonuç odaklı değerlendirme araçları yerine tüm süreci kapsayacak şekilde öz, akran ve grup değerlendirme formlarının kullanılması dikkat edilecek önemli hususlar olarak görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Okuma çemberleri, okuduğunu anlama stratejileri, kitap okumaya ilişkin tutum.
Eğitim fakültesi öğrencilerinin okuma alışkanlıklarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin okuma alışkanlıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Çalışmada karma yöntem desenlerinden açıklayıcı ardışık desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, ''Kitap Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği'' ve araştırmacı tarafından oluşturulmuş kişisel bilgi formuna verilen yanıtlardan elde edilmiştir. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile elde edilmiştir. Nicel veriler SPSS programı ile analiz edilirken nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada; parametrik testlerden ilişkisiz örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; cinsiyet değişkeni açısından okuma alışkanlığına yönelik tutumun sadece alışkanlık alt boyutunda kadınlar lehine anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. Öğrenim görülen bölüme göre okuma alışkanlığına yönelik tutumun, alt boyutların tümünde farklılaştığı belirlenmiştir. Sınıf düzeyine göre sadece sevgi ve etki alt boyutlarında farklılaşma olduğu belirlenmiştir. Algılanan sosyo-ekonomik düzeye göre öğrencilerin okuma alışkanlığına yönelik tutumun farklılaşmadığı, öğrencilerin ailelerinin kitap okuma sıklığına göre sadece alışkanlık boyutunda farklılaşma olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin yıl içerisinde okudukları kitap sayılarına göre okuma alışkanlığına ilişkin tutumun ve alt boyutlarının farklılaştığı bulunmuştur. Görüşme yapılan öğrenciler ''kitap okumanın yararlı olduğuna inandığını'', ''kitap okumanın farklı bakış açıları kazandırdığını'', ''bilgi birikimini arttırdığını'', ''empati yeteneğini arttırdığını'', ''hayal gücünü geliştirdiğini'', ''keyifli zaman geçirmesini sağladığını'', ''kelime dağarcığını zenginleştirdiğini'', ve ''sorunlarla başa çıkmasını kolaylaştırdığını'' belirtmişlerdir. Kitap okuma alışkanlığı kazanmada ise öğretmenlerinin, arkadaşlarının, ailelerinin ve sosyal medyanın etkili olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırmadan elde edilen bulgular, alan yazındaki ilgili araştırma sonuçlarıyla birlikte tartışılmış ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.
Biyografik resimli çocuk kitapları ve etkileşimli okuma
Bu araştırmanın amacı, biyografi türündeki resimli çocuk kitaplarının okul öncesi eğitim programındaki 'Kendisine ve ailesine ait özellikleri tanıtır' kazanımlarının edinilmesini nasıl etkilediğini incelemektir. Eylem araştırmasının kullanıldığı bu araştırmadaki veriler 2021-2022 eğitim öğretim yılında Düzce ilinin Gölyaka ilçesine bağlı bir devlet okulundan edinilmiştir. Çalışma kapsamında okul öncesi dönemde bulunan 6 çocuğun katılımıyla gerçekleştirilen etkileşimli okuma atölyelerine ve etkinliklere yer verilmiştir. 5 adet biyografi türünde nitelikli resimli çocuk kitabının kullanıldığı çalışma 6 hafta sürmüştür. Uygulama araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Verileri toplamak için kontrol listesi değerlendirme formu, ön değerlendirme ve son değerlendirme olmak üzere iki kez uygulanmış ve süreç içerisinde araştırmacı günlüğü tutulmuştur. Etkileşimli okuma atölyelerinin tamamlanmasının ardından eylem öncesi çocuklarla gerçekleştirilen görüşmeler yeniden yapılmış, elde edilen veriler alan yazın ışığında tartışılmıştır Eylem araştırması olarak tasarlanan bu çalışmada durum tespiti yapabilmek amacıyla 57 okul öncesi öğretmeni, 42 ebeveyn ve 40 çocuk ile görüşmeler yapılmıştır. Öğretmen ve ebeveynler ile görüşülürken verilen cevaplar doğrultusunda kontrol listesi değerlendirme formunda bulunan veriler işaretlenirken öğrencilerden ses kaydı alınmıştır. Daha sonra bilgisayar ortamına aktarılan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Durum tespiti yapıldıktan sonra eylem planı hazırlanarak etkileşimli kitap okuma atölyeleri gerçekleştirilmiştir. Son olarak yapılan görüşmeler neticesinde biyografi türündeki resimli çocuk kitaplarının çocukların belirtilen kazanımlara katkı sağlayıp sağlamadıkları analiz edilmiştir. Yapılan araştırmada biyografi türündeki resimli çocuk kitaplarının etkileşimli okuma yöntemiyle okunmasının MEB (2013) Okul Öncesi Eğitim Programında yer alan 'Kendisine ait özellikleri tanıtır/ Ailesiyle ilgili özellikleri tanıtır' kazanımlarına olumlu yönde katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucuna göre biyografi türündeki resimli çocuk kitaplarının öğrencilerin kendilerine ilişkin ad-soyad, yaş ve fiziksel özelliklerini, ebeveynlerine ilişkin ad, soyad ve mesleklerini; yakın akrabalarına ilişkin isim ve ev adreslerini ifade etmelerinde artış sağladığı görülmüştür. Ancak öğrencinin cinsiyeti, boy uzunluğu, duyuşsal özellikleri, anne ve babasına ilişkin fiziksel özellikleri ve ebeveynlerinden birisine ait telefon numaralarını söylemelerinde ise bir değişikliğe rastlanmamıştır.
A case study on the effect of extensive reading on the attitudes of primary language students towards reading in English
Reading is one of the corner stones of learning a foreign language. It has also been crucial point to be successful academically. Generally, especially in our country, students are lack of reading habit and they have difficulty in reading English books. So, this failure causes a negative attitude towards learning a foreign language. On this point, extensive reading has been an effective technique in creating a positive attitude towards reading in English. In this study, students are given different types of story books to read out of class during eight week and several post- reading activities were done in the class by the help of teacher's instructions. In this way, they are expected to improve a positive attitude towards reading in English. That's why, this study aims at changing this negative prejudgement into a positive attitude with different types of measurements. Attitude questionnaire, Intrinsic Motivation Inventory (IMI), and informal interviews were used to collect the data. The data were analysed by the medidatiton of descriptive statistics and cotent analysis.
Ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl beceri düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl beceri düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Batman il merkezinde öğrenim gören 5722 ortaöğretim son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen Fen, Anadolu, İmam Hatip ve Meslek Liselerinde öğrenim gören 378 son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrenciler veri toplama aracını çevrimiçi ortamda yanıtlamışlardır. Araştırmada nicel bir araştırma modeli olan genel tarama modeli ve nedensel karşılaştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu" ve 5 alt boyuttan (Problem Çözme ve Eleştirel Düşünme Becerileri, Bilgi ve Teknoloji Okuryazarlığı Becerileri, Sosyal Sorumluluk ve Liderlik Becerileri, Girişimcilik ve İnovasyon Becerileri ve Kariyer Bilinci) oluşan "Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi için SPSS paket programı kullanılmıştır. Ölçek yoluyla toplanan verilerin analizinde ve yorumunda yüzde, standart sapma, t- testi, varyans analizi (ANOVA), Levene's testi, Mann Whitney-U testi ve Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Araştırmada ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin 21. yy beceri düzeylerinde cinsiyet, okul türü, aile gelir düzeyi, internet kullanım sıklığı ve kitap okuma sıklığı açısından anlamlı farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin aile gelir düzeyi yükseldikçe 21. yy becerilerine sahip olma düzeylerinin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, öğrencilerin internet kullanım ve kitap okuma sıklıkları arttıkça 21. yy beceri düzeylerinin de arttığı görülmektedir. Öğrencilerin 21. yüzyıl beceri düzeyleri arasında cinsiyet ve okul türü değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin okuma kültürlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Okuma eyleminin bireysel bir davranıştan alışkanlığa, alışkanlıktan kültüre evrilmesi ve demokratik, uygar bir toplum olmanın gereği olarak bir yaşam şekline dönüşebilmesi için alışkanlıkların edinildiği dönem olan bireyin ortaokul yılları önem arz etmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin okuma kültürü edinme süreçlerini etkileyen değişkenleri incelemektir. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili Sur ilçesindeki bir devlet ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören toplam 641 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında örneklem alma yoluna gidilmeyip evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. COVID-19 pandemisi nedeniyle öğrencilerin okula devam durumları göz önünde bulundurularak okula gelen öğrencilere yüz yüze ölçek uygulanmış, pandemi nedeniyle okula gelemeyen öğrencilere ise online anket yöntemiyle ölçekler ulaştırılmıştır. Gerek yüz yüze gerek online yöntemleriyle bu ortaokulda öğrenim gören 641 öğrencinin tamamına ölçekler ulaştırılmış, 602 ölçeğe yanıt alınabilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kitap Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Bu ölçek, 6 faktör ve 30 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin Cronbach-Alpha güvenirlik katsayısı .90 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizinde ise SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Öğrencilerin okuma alışkanlıklarına yönelik görüşlerini ortaya çıkarmak için betimsel istatistiklerin (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma vb.) yanı sıra İlişkisiz Örneklemler için t Testi (Independent Samples t Test), tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis-H testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, ortaokul öğrencilerinin okuma alışkanlıklarının "yarar" boyutuna ilişkin tutumları en yüksek düzeyde iken "sevgi" boyutuna ilişkin tutumlarının diğer boyutlara kıyasla düşük düzeyde olduğunu göstermiştir. Okuma alışkanlığına ilişkin tutum düzeylerinin genel olarak "yüksek" seviyede olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yapılan analizler sonucunda öğrencilerin okuma alışkanlıkları ile cinsiyetleri, sınıf düzeyleri, anne ve baba eğitim durumları, kütüphane kullanımları, okul öncesi eğitim alma durumlarına göre anlamlı farklar olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde çocuklarda okumanın bir kültür haline gelebilmesi için okuma alışkanlığının sevgi ve istek boyutuna ilşkin tutumlarının yüksek düzeyde olması gerekmektedir. Öğretmenlerin, yöneticilerin ve ebeveynlerin paydaşları olduğu okuma alışkanlığı paydasındaki süreç; progmatik ve pragmatik olduğu kadar duygu temelli de olmalıdır. Bu amaca istinaden ebeveynlere ve öğretmenlere büyük görevler düştüğü ve çocuğun aile ortamı, etkilendiği kişiler, kitaplara ve kütüphaneye maruz kalmasının okuma alışkanlığı sürecinin önemli değişkenleri arasında yer aldığı göz ardı edilmemelidir.
8.sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığı ve okuduğunu anlama becerileri üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı; ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıkları ve okuduklarını anlama becerileri üzerinde tespitler yapmaktır. Bununla birlikte, ilköğretim 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında okuma becerisini geliştirme adına hazırlanan etkinliklerin işlenişi hakkında tespitlerde bulunmak çalışmanın amaçları arasında yer almaktadır.Bu amaç doğrultusunda, öğrencilerin ders başarılarını, ailelerinin eğitim durumlarını ve okul başarı durumlarını belirlemek amacıyla öğrenci tanıma formu hazırlanmıştır.Öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları hakkında veri elde etmek üzere bir anket uygulanmıştır. Öğrencilerin okuduğunu anlama ve çözümleme stratejilerini kullanma düzeylerini tespit etmek amacıyla, yirmi soruluk ?Okuduğunu Anlama ve Çözümleme Ölçeği? hazırlanmış ve öğrencilere uygulanmıştır.Öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarının okudukları metni anlama ve çözümleme becerilerine etkisini tespit etmek amacıyla araştırmadan elde edilen veriler SPSS 16.0 for Windows programı kullanılmıştır.İlköğretim 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında okuma becerisini geliştirmeye yönelik etkinliklerin işlenişi hakkında tespitlerde bulunmak için, 2010-2011 eğitim öğretim yılında 8. sınıflar için kullanılan Türkçe ders kitaplarına, çalışma kitaplarına, öğretmen kılavuz kitaplarına ulaşılmış ve bu kitaplar incelenerek okuma becerisinin öğretimine yönelik yapılanlar betimlenmeye ve değerlendirilmeye çalışılmıştır.Araştırmanın evreni, İzmir ilinin Buca ilçesinde, 2010-2011 eğitim öğretim yılında öğrenim görmekte olan ilköğretim 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Buca ilçesine ait 10 ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 300 öğrenci oluşturmaktadır.Çalışma kitaplarında yapılan gözlem, inceleme ve istatistiksel analizler sonucunda, ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin ilköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda belirtilen okuma becerisini kazanımlarını gerçekleştirebilme düzeyinin beklenenin altında kaldığı görülmüştür.İlköğretim 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan kitap okuma alışkanlığını geliştirmeye yönelik kazanımların öğrenci çalışma kitaplarında ve öğretmen kılavuz kitaplarında yeterince yer verilmediği tespit edilmiştir.Bu çalışmada öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarının, bir metni anlama ve çözümleme becerisini geliştirmede son derece etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları ve okuduğunu becerileri ile ilgili mevcut durum belirlenmeye çalışılarak yapılması gerekenler belirtilmiştir.
Türk annelerin çocuklarına kitap okurken kullandıkları dilsel kodlar ve etkileşim biçemi
Kesitsel olarak planlanan bu çalışmada birlikte kitap okuma bağlamında Türkçede anne dili girdisi incelenmiştir. Çalışmanın veri tabanının oluşturulma sürecinde, 20'si yüksek, 20'si de düşük eğitim ve gelir düzeylerinden gelen 40 ailenin evlerine gidilmiş ve anne ile çocukların birlikte kitap okuma bağlamında kayıtları yapılmıştır. Ailenin eğitim ve gelir düzeyi, çocuğun her türden gelişiminde, özellikle de dilsel gelişiminde önemli rol oynadığından, ailenin eğitim ve gelir düzeyi ile anne dili arasındaki ilişkiyi betimlemeyi amaçlayan bu çalışmanın temelini de, anneler ve okulöncesi çocuklarının etkileşimleri oluşturmaktadır. Bu çalışmada Bernstein'ın Kod Kuramı ve Bloom'un Bilişsel Alan Taksonomi çerçevesinde Türk anne dilinin dilbilgisel ve etkileşimsel özellikleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu amaçla önce, Kod Kuramı çerçevesinde farklı toplumsal yapılanmaların, farklı dilsel kodlar ürettiği önvarsayılmış ve annelerin kullandıkları dilsel kodların, annelerin eğitim ve gelir düzeylerine ve çocuklarının yaşlarına bağlı olarak ne ölçüde farklılaştığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Daha sonra da evdeki okuryazarlığın çocuğun gelişmekte olan okuryazarlığını ve çocuğun gelişmekte olan okuryazarlığının da okuldaki başarısını doğrudan etkilediği önvarsayılmış ve farklı eğitim ve gelir düzeylerinden gelen annelerin bir konuşma olayı olarak birlikte kitap okuma bağlamında 3 ve 5 yaşlarındaki çocuklarına nasıl rehberlik ettikleri; diğer bir deyişle, annelerin sözel etkileşim biçemlerinin, eğitim ve gelir düzeylerine ve çocuklarının yaşlarına bağlı olarak ne ölçüde farklılaştığı ortaya konmaya çalışılmıştır.Çalışmanın bulguları, Türk annelerin birlikte kitap okuma bağlamında kullandıkları dilsel kodların ve etkileşim biçemlerinin annelerin eğitim ve gelir düzeylerine ve çocuklarının yaşlarına göre önemli ölçüde farklılaştığını ortaya koymuştur.
Sınıf öğretmeni adaylarının üst bilişsel okuma stratejileri, okuma motivasyonları ve kitap okuma alışkanlığına ilişkin tutumlarının incelenmesi: Afyonkarahisar ili örneği
Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının okuma motivasyonları, üst bilişselokuma stratejileri ve kitap okuma alışkanlıklarına ilişkin tutumlarını incelemektir. Veriler 2016-2017 akademik yılı bahar döneminde Afyon Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünde öğrenim görmekte olan 217 öğrenciden toplanmıştır. Araştırmanın deseni ilişkisel tarama modelidir. Veri toplama aracı olarak yetişkin okuma motivasyon ölçeği, üst bilişsel okuma stratejileri ölçeği ve kitap okuma alışkanlığına ilişkin tutum ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel ve kestirimsel istatistiksel yöntemler kullanılmış olup veri analizinde bilgisayar ortamında istatistiksel paket programından yararlanılmıştır. Üst bilişsel okuma stratejileri, okuma motivasyonları ve kitap okuma alışkanlıklarına ilişkin tutum düzeylerini belirlemek için ortalama ve standart sapma değerleri,aralarındaki ilişkinin test edilebilmesi için Pearson korelasyon analizi yöntemi, bunların öğrencilerin demografik özelliklerine göre farklılıklarının belirlenmesinde ise bağımsız örneklem t testi ve ANOVA kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre katılımcıların üst bilişsel okuma stratejilerini sık sık kullandıkları; okuma motivasyonlarının ve kitap okuma alışkanlıklarına ilişkin tutumlarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, üst bilişsel okuma stratejileri, okuma motivasyonları ve kitap okuma alışkanlıkları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler vardır. Öte yandan, üst bilişsel okuma stratejilerinin bakılan tüm demografik özelliklere göre, kitap okuma alışkanlıklarına ilişkin tutumlarının mezun olunan lise ve sınıf düzeyine göre, okuma motivasyonlarının ise mezun olunan lise bakımından değişmediği görülmüştür. Kadın katılımcıların okuma motivasyonları ve okuma alışkanlığına ilişkin tutumlarının erkeklerden daha yüksek, birinci sınıf öğrencilerinin okuma motivasyonlarının ikinci ve üçüncü sınıflara göre daha düşük olduğu görülmüştür.
Sınıf öğretmenlerinin okuma ilgileri ile 4. sınıf öğrencilerinin kitap okumaya ilişkin tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin okuma ilgileri ile 4. sınıf öğrencilerinin kitap okumaya ilişkin tutumları arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından araştırmak ve okuma alışkanlığı kazandırılmasına yönelik öğretmen görüşlerini incelemektir. Araştırma nitel-nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma bir durum çalışmasıdır. Araştırmanın örneklemini 2016-2017 eğitim öğretim yılında Ağrı ili merkez ilçede görev yapmakta olan 77 ilkokul dördüncü sınıf öğretmeni ve Ağrı ili merkez ilçede öğrenim gören bütün dördüncü sınıf öğrencilerinin içinden her şubeden rastgele seçilen 10'ar kişi olmak üzere 775 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel kısmının çalışma grubunu ise amaçsal örnekleme yöntemlerinden benzeşik (homojen) örnekleme ile belirlenen altı öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla "Kitap Okumaya İlişkin Tutum Ölçeği" (Darıcan, 2014), "Okuma İlgisi Ölçeği" (Dökmen, 1994) ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde uygun istatistiksel testler, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimleyici istatistiksel testler (aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde ve frekans), T-Testi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin kitap okumaya yönelik tutumlarının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin kitap okumaya ilişkin tutumları cinsiyete göre anlamlı biçimde farklılaştığı; kız öğrencilerin kitap okumaya ilişkin tutumlarının erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir. Öğrencilerin kitap okumaya ilişkin tutumlarının, evde kitaplık bulunma durumu, aile bireylerinin kitap okuma sıklıkları ve öğretmenlerin sınıfta kitap okuma sıklıklarına göre anlamlı biçimde farklılaştığı sonucu elde edilmiştir. Öğretmenlerin okumaya yönelik ilgileri kısmen yüksek çıkmıştır. Bununla beraber öğretmenlerin okuma ilgilerinin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu ve çocuk sahibi olma durumuna göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı görülmüştür. Okumanın hayatta mutlu ve başarılı olmada etkili olduğunu düşünen öğretmenlerin okuma ilgileri anlamlı biçimde yüksek çıkmıştır. Araştırmanın temel problemi olan öğretmenlerin okuma ilgileri ile öğrencilerin kitap okuma tutumları arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Okuma, Okuma Tutumu, Okuma İlgisi, Alışkanlık, Okuma Alışkanlığı, İlkokul, Dördüncü Sınıf, Sınıf Öğretmeni.
Bibliyoterapiye dayalı okuma programının 7. sınıf öğrencilerinin akademik dayanıklılık ve okuduğunu anlama becerisi üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı Ağrı ilindeki 7. Sınıf kademesine devam eden öğrencilerin bibliyoterapi aldıktan sonra okuduğunu anlama başarı testi ve akademik dayanıklılıklarındaki farklılıkları incelemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden deneysel desen kullanılarak oluşturulmuştur. Araştırma evrenini Ağrı ilindeki Şehit Uzman Çavuş Tuncer Doğan İmam Hatip Ortaokulu oluşturmuştur. Örneklem olarak okula kayıtlı 30 7. sınıf öğrencisi seçilmiş bunlardan rastegele yöntemle öğrenciler 15'er kişilik iki gruba ayrılarak deney ve kontrol grubu oluşturulmuştur. Çalışmada Akademik Dayanıklılık Ölçeği, Okuduğunu Anlama Başarı Ölçeği ve Bibliyoterapi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda bibliyoterapi alan öğrencilerin ön-test ve son test puanlarında hem akademik dayanıklılık hem de okuduğunu anlama başarı testlerinde son test lehine artışlar olduğu görülmektedir. Araştırma sonucunda bibliyoterapi uygulamalarının öğrenci başarılarını artırdığı, bibliyoterapi alan öğrencilerin kendilerini akademik olarak daha dayanıklı tanımlayabildikleri görülmüştür. Bu bağlamda araştırma sonucunda bibliyoterapi uygulamanın derslerde daha fazla kullanılması, kullanımı için gerekli olan eğitimlerin sunulması ve araştırmanın farklı eğitim seviyelerinde ve farklı illerde tekrarlanıp geliştirilmesine ilişkin öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bibliyoterapi, Okuduğunu Anlama Başarı Testi, Akademik Dayanıklılık
Çocuk sağlığı izlem polikliniğine gelen çocukların dil gelişiminin değerlendirilmesi
Çocuk sağlığı izlemlerinde dil gelişiminin sağlıklı olabilmesi ve gecikmelerin erken tanınması için gözlem ve standart gelişim tarama testlerinin düzenli olarak kullanılması önerilmektedir. Bu çalışmada sağlıklı çocuklarda dil gelişimini etkileyen etmenlerin dil gelişimi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği'ne gelen 2 yaş -7 yaş 11 ay arası, ortalama yaşın ay olarak 54,36 ay ve yıl olarak da 4,53 yıl olduğu, ebeveynlerinin onam verdiği 218 çocuğun, önce ebeveynlerine anket uygulandı ve sonra da her bir çocuğa Türkçe Erken Dil Gelişim Testi (TEDİL) uygulandıktan sonra değerlendirme yapıldı. Çocukların %51,8'i kızlardan oluştu. Sosyo-demografik özellikler ve TEDİL alıcı ve ifade edici dil standart puanları karşılaştırıldığında; çocuğun cinsiyeti, yaşı ve ebeveyn yaşıyla TEDİL testi puanları arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Anne eğitim düzeyi ile her iki dil, baba eğitimi düzeyi ile sadece alıcı dil standart puanında anlamlı ilişki bulundu. Anne mesleğiyle, TEDİL alıcı dil puanları ve ailedeki çocuk sayısı ile ifade edici dil puanları anlamlı etkilenmiş bulundu. Kreş veya okula giden çocuklarda TEDİL ifade edici dil puanları anlamlı yüksek bulundu. Teknolojik alete başlama zamanı ve geçirdiği zamanın dil testi puanlarını etkilediği bulundu. Kitap okunma süresi, başlanma yaşı ve seçilen kitabın çocuğun yaşına uygun ve resimli olmasıyla TEDİL standart puanları arasında anlamlı olarak ilişki saptandı. Çalışmanın sonunda ebeveynlere bilgilendirme yaptığımızda, çocuklarının dil ve konuşma gelişimi için ilk kez danışmanlık hizmeti aldıklarını saptadık. Bulgularımıza dayanarak çalışmaya alınan her çocuğun dil ve konuşma gelişimi açısından değerlendirilmesi ve dil gelişimini etkileyecek olumlu veya olumsuz etmenler konusunda aileleri bilgilendirmek ve önerilerde bulunmanın daha sağlıklı dil ve konuşma becerilerinin kazanılmasını sağlayacağı ifade edilebilir.
Ölçüsüz ekran tabanlı medya kullanımının ve düşük nitelikli anne-çocuk kitap etkileşiminin dikkat, görsel algı ve dil gelişimi üzerine olası etkilerinin incelenmesi
Bu çoklu durum çalışmasının amacı erken çocukluk döneminde ölçüsüz ekran tabanlı medya kullanımının ve düşük nitelikli anne-çocuk kitap etkileşim deneyimlerinin dikkat, görsel algı ve dil gelişimi üzerine olası etkilerini incelemektir. Bu hedefe ulaşmak için herhangi bir gelişimsel gecikme göstermeyen (benzer şekilde Otizm veya DEHB tanısı olmayan) sağlıklı 24 okul öncesi dönem çocuğuna (12 kız, 12 erkek) Frankfurter Konsantrasyon Testi, Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi, HAVAS-5 (Hamburg Dil Seviyesi Tanılama Aracı) ve Peabody Resim Kelime Eşleştirme Testi uygulanmıştır. Bunu takiben, çocuklar odak çocuk yüksek performans (n=6, 3 kız, 3 erkek) ve odak çocuk düşük performans (n=6, 3 kız, 3 erkek) grubu olarak iki ayrı alt gruba ayrılmıştır. Bu kez, odak çocukların ölçüsüz ekran tabanlı medya kullanımı ve basılı kitaplarla etkileşim deneyimleri üzerine bilgi edinebilmek için anneler ile araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler (YYG) yürütülmüştür. Araştırma bulgularımız ölçüsüz ekran tabanlı medya kullanımı ve zayıf kitap-çocuk etkileşiminin okul öncesi dönem çocuklarının dikkat, görsel algı becerileri ve dil yeterlilikleri üzerine olumsuz etkileri olduğuna yönelik önemli ipuçları sunmuştur. Nitel analiz sonuçları özellikle 0-24 ay aralığında (ve takip eden yıllarda) ekran tabanlı medyaya maruz kalan ve erken çocukluk döneminde düşük nitelikte anne-çocuk kitap okuma deneyimleri yaşayan çocukların dikkat, görsel algı ve başta kelime dağarcığı kategorisinde olmak üzere dil yeterliliğinde düşük performans gösterdiklerini ortaya koymuştur. Çalışma sonuçlarımız, yüksek performans grubunda yer alan odak çocukların hemen hemen hepsinin 0-24 ay aralığında ekran tabanlı medyaya maruz kalmadıklarını, ilerleyen yıllarda sınırlı kullanım gösterdikleri ve daha nitelikli çocuk-kitap etkileşim deneyimlerine sahip olduklarını göstermiştir. Ayrıca, bu gruptaki çocukların ileri düzey dil yeterliliğine ve zengin kelime dağarcığına sahip oldukları ve tüm kategorilerde yüksek puanlar aldıkları izlenmiştir. Anahtar Kelimeler: erken çocukluk, ekran tabanlı medya, anne-çocuk kitap okuma deneyimleri, dikkat, görsel algı, dil yeterliliği