Liseler
243 theses under this subject heading
Güzel sanatlar ve spor liseleri keman ders kitaplarında yer alan süslemelerle ilgili öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri (GSSL) keman ders kitaplarında yer alan süslemelerle ilgili öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerini ortaya çıkarmak ve GSSL' nde yürütülmekte olan keman derslerinin süslemeler konusu açısından daha işlevsel bir yapıya ve işlerliğe kavuşturulmasına katkıda bulunmaktır. Araştırmanın yürütülmesinde betimsel yönteme dayalı bir desen kullanılmıştır. Veri toplamak amacı ile literatür tarama, anket ve bilgi testi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara, Balıkesir, İstanbul, İzmir, Muğla, Samsun, Malatya, Gaziantep, Mersin, Hatay ve Diyarbakır illerinde bulunan GSSL 11. ve 12. sınıflarda öğrenim gören 168 keman öğrencisi oluşturmaktadır.Çalışma örneklemini oluşturan GSSL' nin rastlamsal şekilde belirlenmesinde, okulların mezun vermiş, farklı coğrafi bölgelerden ve keman ders kitaplarını kullanıyor olmaları göz önünde tutulmuştur. Ankette, kişisel bilgilerle ilgili 6, süslemelerle ilgili öğrencilerin yeterlilik düzeylerinin belirlenmesine ilişkin 19 kapalı uçlu, 1 açık uçlu soru; bilgi testinde ise, süslemelerin açılımlarıyla ilgili 10 bilgi sorusu olmak üzere toplam 36 soru vardır. Süslemelerle ilgili öğrencilerin yeterlilik düzeylerinin belirlenmesine ilişkin kapalı uçlu 19 soru için ?hiç (1), çok az (2), kısmen (3), büyük ölçüde (4), tamamen (5), şeklinde 5'li seçenekler yer almaktadır. Elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemeleri için SPSS 17.0 paket programından yararlanılarak, tanımlayıcı istatistiksel metotlar (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma), hipotez testleri olarak parametrik testlerden T-Testi, One-Way Anova testi kullanılmış ve korelasyon analizleri yapılmıştır.Araştırmada yapılan çözümlemeler sonucunda, keman eğitimi ders kitaplarında, 11. sınıflarda öğretimine başlanan tril, çarpma (uzun çarpma- kısa çarpma), mordan (alt mordan- üst mordan), grupetto ve vuruş sonrası süsleme notalarının kullanıldığı belirlenmiştir. Uygulanan bilgi testiyle, öğrencilerin süslemelerin açılımlarıyla ilgili bilgi düzeyleri, uygulanan anket tekniğiyle de öğrencilerin süslemelerle ilgili yeterlilik düzeyleri tespit edilmiştir.Araştırmada, öğrencilerin büyük bir kısmının, süsleme sembol ve işaretlerinin açılımını bilmedikleri, tarihçesi hakkında bilgi sahibi olmadıkları, süslemelerden özellikle üst mordan, alt mordan ve grupetto sembollerini yeterince seslendiremedikleri, süslemeleri seslendirirken ajilite (çalma hızı) ve sol ellerinde kasılma gibi problemler yaşadıkları ortaya çıkmıştır.Bu bulgular göz önünde bulundurularak, GSSL' ndeki keman eğitiminin içerisinde yer alan süslemelere ilişkin konuların ve öğretim yöntemlerinin gözden geçirilmesi ve düzenlenmesine dikkat çekilmiş, konu ile ilgili çalışmalar yapılması hususunda önerilerde bulunulmuştur.
Toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretilmesinde eğitimin rolü: Afyonkarahisar Süleyman Demirel Fen Lisesi ve Atatürk Lisesi örneği
Geleneksel toplumlarda statüler ve statülerin gerektirdiği roller, insan için birer veri niteliğindedir. İnsana düşen görev, verili statüsünün gerektirdiği rolünü yerine getirmektir. Bu sebeple geleneksel toplumlarda insanların sahip oldukları statüleri genellikle değişmemektedir. Modern toplumlarda ise statüler doğuştan değil, sonradan bireyin çabasıyla kazanılmaktadır. Toplumsal statü kazanmanın en önemli aracı eğitimdir. Eğitim yoluyla bireyler, toplumsal konumlarını değiştirip dikey sosyal hareketliliğe uğrayabilmektedir. Yukarı doğru dikey hareketliliğin sağlanabilmesi için, eğitimde fırsat ve imkân eşitliğinin bütün bireylere sağlanması gerekmektedir. Aksi taktirde eğitim, yukarı doğru dikey sosyal hareketliliğin aracı olmaktan çıkıp, mevcut eşitsizlikleri sürdürmenin aracına dönüşmüş olacaktır. Toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretiminin aracı olarak eğitim, kendinden beklenen işlevi yerine getiremeyecektir. Nitekim, günümüz Türk toplumunda ailelerin sosyoekonomik ve kültürel özellikleri, onların çocuklarına sağlayacakları eğitim imkânlarını belirlemektedir. Bu işleyiş mekanizmasının çözümlenmesi, muhtemel çözüm önerilerinin geliştirilmesi bakımından hayatî önem taşımaktadır.Toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretilmesinde eğitimin rolünü tespit etmenin amaçlandığı bu çalışmada, Afyonkarahisar merkezinde bulunan Atatürk Lisesi ve Süleyman Demirel Fen Lisesi öğrencileri üzerinde anket uygulanmıştır. Bu liselerin seçilmesinin nedeni, birinin en yüksek puana göre sınavla öğrenci alırken, diğerinin sınavsız öğrenci almasıdır. Araştırmada Fen Lisesinde 276, Atatürk Lisesinde 634 olmak üzere toplam 910 öğrenciye anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında Khi-kare testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda, araştırma varsayımlarının doğruluğu test edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Toplumsal eşitsizlik, yeniden üretim, eğitim, eğitimde fırsat eşitliği, dikey toplumsal hareketlilik, toplumsal statü ve rol, fen lisesi, genel lise
Genel liselerde motivasyon sorunları ve çözüm yolları
Çocuklarda okul döneminde okula karşı motivasyon sorunu çözümünde ailelere büyük görev düşmektedir. Bu durumda ailenin kullandığı iletişim becerilerinin önemi artmaktadır. Güven duygusunun yaşandığı aile ilişkisinde ebeveynler kabul duygularını ve beklentilerini daha rahatlıkla iletecek, sorun çözümünde daha kolaylıkla rol alabileceklerdir.İç motivasyonu yüksek olmayan çocuğun ailesi de öncelikle çocuğunun akademik yeteneklerini dikkate alarak, bekleyeceği başarı çıtasını belirlemeli ve bunu açıkça iletmelidir. Aile akademik beklentilerini oluştururken, hedefleri küçük ve ulaşılabilir basamaklar halinde belirlemesi çok önemlidir. Bulunduğu başarı düzeyinin çok üstünde belirlenen hedef, öğrenciyi ?nasıl olsa başaramam? düşüncesi ile harekete geçmekten alıkoyacaktır. Amaç, motivasyonu düşük bireyde ilk adım olarak yapabileceği bir hedef belirlemektir. Küçük adımlarla, belki planlanandan biraz daha uzun sürede son hedefe ulaşıldığında başarı yalnızca akademik anlamda değil, özgüven gelişimi anlamında da sağlanmış olacaktır.Motivasyon sorunu yaşayan öğrencinin çalışma ortamının düzenlenmesi de önemlidir. Birlikte alınacak kararlarla çalışma ve dinlenme saatleri düzenlenmeli, TV, bilgisayar gibi aktivitelere ayrılacak zamanlar detaylı planlanmalıdır. Alınan kararlarda çocuk ve anne-babanın birlikte bulunması, kararlara uyulmadığında da karşılaşılacak yaptırımın birlikte kararlaştırılması çok önemlidir. İç motivasyonu düşük öğrencinin yaşamında dışarıdaki sınırlara ve bunların kontrolüne daha çok ihtiyaç duyduğu unutulmamalıdır.Anahtar Kelimeler: İletişim, Motivasyon, Genel Liseler, Eğitim.
Örgüt iklimi ve örgütsel sinizm ilişkisi: Kütahya merkez meslek liseleri üzerine bir araştırma
Örgüt iklimi örgütsel koşulları, çalışanları ve yönetim uygulamalarını içeren dinamik bir etkileşim sürecinin yansımasıdır. Örgüt iklimi, genel olarak örgütün havası, çalışanlar arasındaki samimiyet, duygusal güç, ait olma, motivasyon düzeyi, kişilikler, yönetsel uygulamalar ve liderlik tarzı hakkında bilgi veren bir kavramdır. Örgütsel sinizm, öğretmenlerin okul örgütüne karşı negatif bir tutumudur. Öğretmenlerin okulun kararlarına ve işlemlerine karşı bir inançsızlık; niyetlerine güvenmeme ve yöneticilerinin gerçek karakterlerini yansıtmamaları inancı olarak tanımlanmaktadır. Yöneticilerin sinizminin sebep ve sonuçlarını bilmeleri örgütteki başarı ve var ise sinizmin olumsuz sonuçlarını en etkili ve en uygun bir şekilde yönetme imkanı vermektedir. Örgütsel sinizmi etkileyen faktörlerin bilinmesi ya da algılanması yöneticilerin bu konuda duyarlı olup olumsuz sonuçlar doğurabilecek adım atmalarına engel olmaktadır. Bu araştırma meslek lisesi okullarında örgütsel iklim ile örgütsel sinizm arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla, 2012-2013 eğitim-öğretim yılı içerisinde, Kütahya merkezinde bulunan, meslek lisesi okullarında yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel İklim, Sinizm, Örgütsel Sinizm.
Liseler arası müsabakalara katılan sporcu öğrencilerin saldırganlık durumlarının araştırılması (Rize ili örneği)
Bu çalışmanın amacı liseler arası müsabakalara katılan sporcuların saldırganlık düzeylerini araştırmak ve bunun yanında spor ve saldırganlık ilişkisini çeşitli boyutlarıyla ortaya koymaktır. Araştırmaya Rize'de 2013-2014 eğitim öğretim yılında okullar arası spor müsabakalarına katılan 26 liseden tesadüfi küme örnekleme yöntemine göre seçilmiş toplam 490 sporcu katıldı. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri kullanıldı. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi (Kolmogorow-Smirnov D test) yapıldı. Çalışmaya katılan sporcuların dağılımları ve yüzdeleri tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) ile belirlendi. Sporcuların cinsiyet, okul türü ve spor dalı türü değişkenlerine göre saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) uygulandı. Yaş değişkenine (4 grup) göre ise saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) uygulandı. Anlamlı bulunan gruplar arası farklılıklar için ikinci seviye testi olan Tukey HSD kullanıldı. Verilerin bilgisayar ortamına girilmesi ve grafiklerin çizilmesinde Windows için Microsoft Excel 2003, verilerin analizinde Windows için SPSS 20.0 paket programı kullanıldı. Yapılan analizler sonucunda yaş, cinsiyet, okul türü ve spor dalı türüne göre sporcuların atılganlık hariç tüm alt boyutlardaki saldırganlık puanlarında anlamlı farklılıklar saptandı. Sonuç olarak da ergenlik döneminde sporcuların yaşları arttıkça genel saldırganlıklarının da arttığı, erkeklerin kızlardan, meslek lisesine giden sporcuların genel liselere giden sporculardan ve takım sporu yapan sporcuların bireysel spor yapan sporculardan daha saldırgan oldukları bulundu. Anahtar Kelimeler: Lise, Sporcu öğrenci, Ergenlik, Saldırganlık, Spor
Lise düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının incelenmesi (Siirt/Kurtalan örneği)
Bu çalışmanın amacı lise düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarını incelemektir. Araştırma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt ile Kurtalan ilçesinde MEB'e bağlı ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 9. 10. 11. ve 12. Sınıf öğrencilerinden rasgele seçilen 310 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından literatür taraması yapılarak geliştirilen katılımcıların demografik bilgilerini belirlemeye yönelik Kişisel Bilgi Formu ve Phillips ve Silverman (2012) tarafından oluşturulmuş, Kalemoğlu ve diğerleri (2016) tarafından Türkçeye uyarlanmış Beden Eğitimi ve Spor Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Öğrenci tutum ölçeğinin alt boyutlarının güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Öncelikle nicel değişkenler vii karşılaştırılmasında parametrik test koşullarının sağlanma durumu ile ilgili araştırma yapılmış ve verilerin normal dağılıp dağılmadığı Kolmogorov-Smirnov test istatistiği ile analiz edilmiştir. Yapılan analizde parametrik test koşullarının sağlanmadığı görülmüş ve ikili grup karşılaştırılması için Mann-Whitney U testi, üçlü ve üçten fazla grupların karşılaştırılması durumunda ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizler %95 güven düzeyinde test edilmiştir. Beden eğitimi ve Spor dersi tutum ölçeği alt boyutlar arasındaki ilişkileri Spearman korelasyon katsayısıyla analiz edilmiştir. Bu çalışmanın sonucuna göre çalışmaya katılan öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ölçekte olumlu tutumu temsil eden maddelere olumlu cevaplar, olumsuz tutumu temsil eden maddelere de olumsuz cevaplar verdiği görülmüştür. Bu da öğrencilerin BES dersine yönelik tutumlarının yüksek oranda olumlu olduğunu göstermektedir. değişkenlere göre anlamlı farklılıklar incelendiğinde anlamlı farklılığa rastlanan tek değişkenimiz boş zamanlarında spor yapma durumudur. Boş zamanlarında spor yapan öğrenciler boş zamanlarında spor yapmayan öğrencilere göre BES dersine yönelik daha fazla olumlu tutum geliştirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Tutum, spor, beden eğitimi
Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin demokratik tutumları
Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin demokratik tutumlarım belirlemek amacıyla yapılmış tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Adana ili Yüreğir ve Seyhan merkez ilçelerindeki ortaöğretim kurumlan oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 1 1 orta öğretim kurumunda görev yapan 207 branş öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ölçeğin uygulanması ile elde edilmiştir. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm kişisel bilgiler, ikinci bölüm 19 maddeden oluşan demokratik tutum cümlelerinden oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir: 19 maddelik tutum ölçeğinin Katılım, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlukları, Ayrımcılık ve Adalet alt ölçeklerine ilişkin olarak aldıkları tutum puanlarına göre ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin; katılımcı, bilimsel düşüncelere sahip, eşitlikçi, hoşgörülü (ırk, dil, din, toplumsal sınıf Vb. aynım gözetmeyen), adalete ve devletin bireye karşı sorumluluklarını yerine getirmesine önem veren tutumlara sahip oldukları söylenebilir. Çalıştıkları lise türüne, mezun oldukları kurum düzeyine, hizmet içi eğitim programlarına katılıp katılmamalarına, kıdem ve medeni durumlarına göre ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin Katlimi, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireyen Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet ak ölçeklerine ilişkin olarak tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin branşlarına göre Katılım, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bilimsellik alt ölçeğinden aldıkları tutum puanlan arasındaki fark Resim-Müzik-Beden Eğitimi öğretmenleri lehine anlamlı bulunmuştur. Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin yaşlarına göre Katılım, Bilimsellik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanlan arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Eşitlik alt faktöründen aldıkları tutum puanlan arasındaki fark ise (p<.05 anlamlılık düzeyi) 21-25 yaş grubu lehine anlamlı bulunmuştur. Öğretmenlerin cinsiyetine göre Katılım, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanlan arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır. Ayrancılık alt faktöründen alman tutum puanlan arasındaki fark bayan öğretmenler lehine anlamlı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Demokratik tutum, Ortaöğretim
Vocabulary learning strategies employed by preparatory class students at Adana Anatolian Teacher training high school
This study aims to identify vocabulary learning strategies which are known by preparatory class students attending Adana Anatolian Teacher Training High School. Moreover, the second purpose of this study is to observe to what extent students can employ the vocabulary learning strategies they are aware of. In this study, a VLS questionnaire prepared by Marin and think-aloud protocols were used with 90 participants from the preparatory classes of Anatolian Teacher Training High School. After the VLS was completed by the participants, ten students were selected by the researcher for think-aloud protocols. The data obtained from VLS questionnaire were analysed in five categories: determination strategies, social strategies, cognitive strategies, memory strategies and metacognitive strategies. The frequencies and percentages were computed and shown in tables. Then, the protocols of ten students were transcribed and strategies used by the participants were grouped in a taxonomy. The findings of this study indicate that the participants are not successful enough to employ the vocabulary learning strategies which they believe that they know. Key Words: Vocabulary Learning Strategies, Cognitive Strategies, Metacognitive Strategies, Social Strategies, Think-aloud
Ortaöğretim okullarındaki disiplin cezaları uygulamalarının sonuçları ile ilgili görüşlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim okullarında Ödül ve Disiplin Yönetmeliğine göre uygulanan cezaların, ceza alan öğrencinin kendisi, yönetici ve disiplin kurulu üyelerinin disiplin cezasının sonuçları ile ilgili yaşadıkları duygu ve düşüncelerinin neler olduğunun incelenmesidir. Bu çalışma, 2000-2001 eğitim- öğretim yılında Adana Merkez Seyhan ve Yüreğir'de bulunan 22 lise ve dengi okuldaki 217 öğrenci, 64 disiplin kurulu üyesi ve 67 Yönetici üzerinde yürütülmüştür. Bilgiler, araştırmanın amaçlan doğrultusunda ve uzmanların denetimi ile hazırlanan öğrenciler için ayrı, yönetici ve disiplin kurulu üyeleri için ayn anket formu ile toplanmıştır. Ancak sorular paralel bir şekilde hazırlanmıştır. Ayrıca, okullardaki disiplin kurulları karar defterlerinden yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi aşamasında, önce her bir madde için öğrenci, yönetici ve disiplin kurulu üyelerinin verdikleri yanıtların frekans ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Birden çok seçeneğin işaretlendiği maddelerde yüzde ve frekans hesaplamaları üç grup için ayn ayn yapılmıştır. Daha sonra bu yüzdeler sıralanmış ve Spearmans Sıra Farkları Korelasyonu tekniği ile grupların görüşleri arasında anlamlı bir tutarlılığın olup olmadığı incelenmiştir. Sonuçta, okullarda en çok kınama cezasının uygulandığı bulunmuştur. En çok cezayı genel lisede okuyan ve 3. sınıfta olan öğrencilerin aldığı, erkek öğrencilerin kız öğrencilerine göre daha fazla ceza uygulamaları ile karşı karşıya kaldığı, ceza alanların VIbüyük bir oranının orta sosyö-ekonomik düzeyden geldikleri ve basan durumlarının "orta" düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Disiplin cezalan daha çok, öğrencilerin arkadaştan ile kavga yapmalarından ötürü verilmektedir. Öğrenciler aldıktan cezalan haklı bulmazken, yönetici ve disiplin kurulu üyeleri verilen cezayı haklı bulmaktadırlar. Ceza ile yaşanan duygularla ilgili görüşlerde, grupların görüşleri arasında yüksek düzeyde bir tutarlılık vardır. En çok yaşanan duygular; pişmanlık, üzüntü ve öfke-kızgınlık duygulandır. Öğrenciler ceza almalannm nedenlerini, okullarda disiplin yönetmeliğinin yeterince açıklanmamasına bağlarlarken, yönetici ve disiplin kurulu üyeleri öğrencilerin edindikleri olumsuz arkadaş ortamına bağlamışlardır. Aynca, cezalann öğrencilerin davranışlannı yeniden gözden geçirmelerinde ve olumsuz davranışlannın farkına varmalarında etkili olduğu bulunmuştur. Disiplin cezası vermek yerine nelerin yapılabileceği ile ilgili görüşlerde, öğrencilerin görüşleri ile yönetici ve disiplin kurulu üyelerinin görüşleri arasında anlamlı bir tutarlılığa rastlanmamıştır. Ancak, her üç grup okul rehber öğretmeni(Psikolojik Danışman) ile işbirliğine gidilmesi gerektiği yönünde görüş belirtmişlerdir. Anahtar sözcükten Öğrenci, yönetici, disiplin kurulu üyesi, disiplin, ceza. vu
Sağlık meslek lisesi öğrencilerinin benlik algı düzeyleri ile empatik eğilim ve empatik beceri düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin empatik eğilim ve empatik beceri düzeyleri ile benlik algı düzeyleri, sınıf düzeyleri, mesleği tercih şekli ve bölüm değişkenleri arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Bu amaçla empatik eğilim düzeyleri ve empatik beceri düzeyleriyle ilgili olmak üzere iki grupta alt amaçlar geliştirilerek yanıt aranmıştır. Araştırmaya Diyarbakır ilinde bulunan D.Ü. Tıp Fakültesine bağlı Sağlık Meslek Lisesi'ne devam eden I. ve IV. sınıflardaki 150 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılan tüm bireylere Kişisel Bilgi Formu ile birlikte Dökmen'in "Empatik Eğilim ölçeği" ve "Empatik Beceri ölçeği", ayrıca İnanç tarafından Türkçeye çevirisi yapılan "Offer Benlik İmajı Envanteri" uygulanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, benlik algı yüksek ve düşük olanların empatik eğilim ve empatik beceri puan ortalamaları karşılaştırılmış, ortalamalar arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı t testi ile sınanmıştır. Bulguların değerlen dirilmesinde anlamlılık düzeyi.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre benlik algı düzeyi düşük olan bireylerin empatik eğilim düzeyleri benlik algısı yüksek olanlara göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Laboratuvar bölümünde okuyan öğrencilerin hemşirelik bölümünde okuyan öğrencilere göre empatik beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.
Deniz Harp Okulu 1'inci sınıf öğrencilerinin mezun oldukları lise ve lisans ders grupları ile öğrenme stilleri ve akademik başarıları arasındaki ilişki
Bu araştırmada, Deniz Harp Okulu l'inci sınıf öğrencilerinin mezun oldukları lise kaynağı ve lisans ders grupları ile öğrenme stilleri ve akademik başarılan arasındaki ilişkiler ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; 2003-2004 eğitim ve öğretim yılında Deniz Harp Okulu Komutanlığı'nın l'inci sınıfinda öğrenim gören 231 öğrenciden oluşturulmuştur. Öğrencilerin öğrenme stillerini tespit etmek maksadıyla; Nurettin ŞİMŞEK tarafindan ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencilerinin öğrenme stillerini (biçemlerini) tespit etmek amacıyla 2002 yılında geliştirilen "BİG 16 Öğrenme Biçemleri Envanteri" kullanılmıştır. Söz konusu envanter, uygulanan grubun öğrenme sırasında kullandığı öğrenme ortamı ve yöntemlerine ilişkin olarak, öğrencilerin sahip oldukları öğrenme stillerini; bedensel (kinesthetic), işitsel (auditory) ve görsel (visual) olmak üzere üç temel öğrenme stiline ayırmaktadır. Öğrencilerin akademik basanlarına ilişkin olarak da, 2003-2004 eğitim ve öğretim yık l'inci dönem sonu notlan kullanılmıştır. Veri çözümlemesi esnasında, değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve ortalamalar arasında farklılık olup olmadığını tespit etmek amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)'nden istifade edilmiştir. Ortalamalar arasında çoklu kaşılaştırma gerektiği durumlarda da "Tukey HSD" testinden yararlanılmıştır. Söz konusu işlemler "SPSS 9.01" paket programı vasıtasıyla, 0.05 anlamlılık düzeyinde yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; - Deniz Harp Okulu l'inci sınıf öğrencilerinin BİG 16 Öğrenme Stilleri (Biçemleri) Envanterinden aldıklan görsel, işitsel ve bedensel stil puan ortalamalan arasında 0.05 manidarlık düzeyinde anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Aynca, öğrenme stili puan ortalamalan arasında, yine 0.05 manidarlık düzeyinde en yüksek olanın, "görsel öğrenme stili" puanlan olduğu tespit edilmiştir. -II-- Deniz Harp Okulu Find sınıf öğrencilerinin sahip oldukları öğrenme stilleri ile lise kaynağı (askeri lise-sivil lise) arasında 0.05 manidarlık düzeyinde anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. - Deniz Harp Okulu l'inci sınıf öğrencilerinin envanterden aldıkları öğrenme stili puanlan ile ders gruplarına göre akademik başarılan arasında 0.05 manidarlık düzeyinde bir ilişki olup olmadığı araştırılmış ve yalnızca "savaş beden eğitimi dersi notlan" ile "bedensel öğrenme stili puanlan" arasında (r=0.13; p=0.05) ve yine "savaş beden eğitimi dersi notlan" ile "görsel öğrenme stili puanlan" arasında (r=0.15; p=0.02) pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. - Farklı öğrenme stili gruplarındaki öğrencilerin, belirli bir ders grubuna ait akademik başarılan arasında 0.05 düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. -III-
Hatay-Samandağ yöresindeki liselerde hemoglobinopati tiplendirilmesi ve bilgilendirilmesi çalışması
Giriş ve Amaç: Dünya Sağlık Örgütünün yayınlarına göre, dünyada talasemi ve anormal hemoglobin sıklığı % 5,1 dir ve yaklaşık 266 milyon taşıyıcı vardır. Hemoglobin S'in Türkiye genelinde sıklığı % 0,37-0,60 arasında iken, Çukurova bölgesinin bazı yörelerinde bu sıklık % 3-44 arasındadır. Türkiye'de talasemi insidansı % 2,1 olarak bildirilmiştir. Hatay'ın Samandağ ilçesinde seçilen üç lisede öğrencilerin Hemoglobinopati tiplendirilmesi ve bilgilendirilmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: 2008-2009 yılında görsel sunum öncesi ve sonrası öğrencilerin hemoglobinopati hakkında ilgi ve bilgi düzeyini ölçmek için anket uygulanmıştır. Alınan kan örneklerinin tam kan sayımı, hemoglobin tiplendirilmesi, HbA2 ve HbF düzeyleri belirlenmiştir. Talasemi ve Anormal Hemoglobin olgularının DNA'ları izole edilip mutasyonlar ARMS, RFLP gibi geleneksel yöntemlerin yanı sıra mikroarray yöntemiyle çalışılmıştır.Bulgular: Samandağ İlçesindeki seçilen üç lisede 32 olgu HbAS, 2 olgu HbSS olarak belirlenmiştir. 6 olgu Hb AE olarak belirlenmiştir. 5 olguda ß talasemi taşıyıcısı olduğu belirlenmiş bunlardan 3'ünün IVS I-110 mutasyonunu taşıdığı, 1 olgunun Cd 39 mutasyonunu taşıdığı belirlenmiş olup, bir olgunun ise mutasyonu belirlenememiştir. 34 olgu ?-talasemi açısından incelenmiş olup, 8 olgunun ?3,7 mutasyonunu taşıdığı, 2 olgunun ? ? MED I mutasyonunu taşıdığı belirlenmiştir. Görsel sunum öncesi ve sonrası anket sorularına verilen doğru cevaplar istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır.Sonuç: Lise öğrencilerine konunun genel olarak iyi aktarılmış olduğu belirlenmiştir. Kalıtsal kan hastalıklarının önlenebilir olduğu iyi aktarılamadığı belirlenmiş ve bu bölüm için görsel sunum gözden geçirilmiştir. Gönüllü kişilerden alınan kan örnekleri incelenip, bireylerin hemoglobin kimliklendirilmesi sağlanmıştır. Sonuçlar bireylere tek tek teslim edilip, tüm taşıyıcılar için taşıyıcılık kavramı ve önemi konusunda ayrıca bilgilendirilme yapılmıştır.Anahtar sözcükler: Anormal Hemoglobin, Talasemi, Moleküler Analiz, Eğitim
Çatışma kuramına dayalı olarak geliştirilen karar verme beceri eğitimi grup uygulamalarının ergenlerin karar verme stillerine etkisi
Bu araştırmada çatışma kuramına dayalı olarak geliştirilen karar verme beceri eğitimi grup uygulamalarının, ergenlerin karar verme stillerine olan etkisi incelenmiştir.Araştırma 2008-2009 öğretim yılında Adana ilinde Piri Reis ve Danişment Gazi Anadolu liselerinde öğrenimine devam eden dokuzuncu sınıf öğrencilerinin olduğu yansız atanan iki şubede araştırmaya katılmaya gönüllü olan öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırma deneysel desen türündedir. Deney grubunda 18, kontrol grubunda 18 olmak üzere toplam 36 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına katılımcıların seçimi sürecinde grupların eşitlenmesi amacıyla Ergenlerde Karar Verme Ölçeği (EKVÖ), Sosyo-Ekonomik Düzey Ölçeği (SED), Problem Çözme Envanteri (PÇE), Kendine Saygı Ölçeği (KSÖ), Denetim Odağı Ölçeği (DOÖ) ve Anne-Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ) kullanılmıştır. Normal dağılımda aşırı uçlarda yer alan öğrenciler araştırmaya dahil edilmemiştir.Araştırmada deney grubuna Çatışma Kuramı (Janis ve Mann, 1977) temel alınarak oluşturulan on oturumluk psiko-eğitim temelli bir grup uygulaması uygulanırken bu süreçte kontrol grubuna herhangi bir uygulamada bulunulmamıştır. Deney grubuna uygulanan karar verme beceri eğitimi grup uygulamaları haftada iki gün olmak üzere 60 dakikalık oturumlardan oluşmuştur. Deney grubuna uygulanan karar verme beceri eğitimi grup uygulamaları ergenlerin karar verme deneyimi yaşamasına, karar vermenin ilkeleri hakkında tutarlı bir bilgi bütünlüğü kazanmasına, yanlış kararların nedenlerini anlamalarına ve daha iyi, daha emin kararlar vermelerine, kararlarını daha iyi nasıl kontrol edeceklerine ve alternatiflerini nasıl genişleteceklerine yardımcı olmak amacıyla, çatışma kuramına dayalı olarak psiko-eğitim grubu temelinde geliştirilmiştir.Araştırmanın verileri nicel ve nitel yöntemler kullanılarak elde edilmiştir. Nicel verilerin elde edilmesinde deney ve kontrol grubunda yer alan katılımcılara veri toplama aracı olarak Ergenlerde Karar Verme Ölçeği (Çolakkadıoğlu ve Güçray, 2003) kullanılmıştır. Ölçek deney ve kontrol grubunda yer alan katılımcılara öntest, sontest ve izleme ölçümlerinde sunulmuştur. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde kovaryans analizi ve t testi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise Gruba İlişkin Ölçümler Gözlem Formu (GİÖGF) (DeLucia-Waack, 2006), Oturum Sonu Süreç Değerlendirme Formu (OSSDF) (Kivlighan ve Goldfine, 1991) ve Grup Sürecinin Genel Değerlendirilmesi Formu (GSGDF) (DeLucia-Waack, 2006) ile toplanmıştır. GİÖGF oturumlardan sonra her bir üye için lider ve yardımcı lider tarafından, OSSDF oturumlardan sonra üyeler tarafından, GSGDF formu tüm oturumlar tamamlandıktan sonra üyeler tarafından doldurulmuştur.Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde karar verme beceri eğitimi grup uygulamalarının ergenlerin karar vermede öz-saygı düzeylerini ve olumlu başa çıkma stilini kullanımını arttırdığı, olumsuz başa çıkma stillerini kullanımını ise, azalttığı ve bu etkinin uzun süreli olduğu görülmüştür. Ancak kız ve erkek öğrencilerin kazanımlarında farklılığa neden olmadığı belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, karar verme beceri eğitimi grup uygulamalarının dokuzuncu sınıf öğrencilerinin karar vermede öz-saygı düzeyini yükseltmede, ihtiyatlı seçici karar verme becerisi geliştirmede ve olumsuz başa çıkma stillerini (umursamaz, panik, sorumluluktan kaçma) kullanımını azaltmada etkili olduğu söylenebilir.Anahtar kelimeler: Ergenler, karar verme, karar verme stilleri, ergenlerde karar verme, karar verme beceri eğitimi, psiko-eğitim grupları
Ticaret ve meslek liselerine yardımcı modül destek yönetim sistemi
Bu çalışmada, Ticaret ve Meslek Liselerinde uygulanan modüler eğitimde eğitim materyali olarak kullanılan, ders modüllerine destek olarak hazırlanmış web tabanlı portal yazılımı geliştirilerek, bu portal teknik yapı, görsellik ve eğitsel özellikler yönünden değerlendirilmiştir.Araştırma için hazırlanan anket, Adana ili Seyhan bölgesindeki Çobanoğlu Ticaret ve Meslek Lisesi Bilişim Teknolojileri öğretmenleri ile Muhasebe ve Finansman öğretmenlerinden oluşan 40 kişilik bir örneklem gruba uygulanmıştır.Yazılımın geliştirilmesinden önce modüler eğitim sistemi ve eğitim materyali olarak kullanılan modüller ve modüllerin içerikleri hakkında ön bir araştırma yapılmıştır. Alınan görüşlere göre Ticaret ve Meslek Liselerinde ders materyali olarak kullanılan modüllerin yetersiz olduğu saptanmıştır. Bu doğrultuda modüldestek web portalının hazırlanmasının yararlı olduğu düşünülmüş, yazılım internet ortamında http://www.moduldestek.com adresinde yayınlanmış ve örneklem grubun kullanımına sunulmuştur.Araştırma sonucunda portal, modüllere destek olarak tüm yönleriyle başarılı bulunmuştur. Ancak görsellik yönünden; sayfalardaki yönlendirmelerle ilgili %25, renklerin kullanımıyla ilgili %12,5, yazılımın uzun süre sıkılmadan kullanılması konularında %25 oranında olumsuz görüş bildirilmiştir.Portalın amacına ulaşması ve yaygınlaşması için öğrenciler ve öğretmenler tarafından bir ya da birkaç dönem kullanılması, yeterli dönüt alınması için uygun olacaktır. Ayrıca bu portalın MEGEP bünyesinde modülleri hazırlayan birimler tarafından değerlendirilmesi daha fazla yarar sağlayacaktır.
Yozgat imam hatip lisesinin din eğitimindeki yeri
Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm din eğitimi ile ilgili temel kavramlar, din eğitiminin amacı ve görevleri, yaygın eğitim, örgün eğitim gibi kavramlar ile kavramsal çerçeveden oluşmaktadır. İkinci bölümde dünden bugüne imam hatipler ve imam hatiplerin geçirdiği aşamaların tarihi süreç içindeki durumu kaynaklar taranarak araştırılmıştır. İmam hatiplerin sayısı ve ders içerikleri tablolar halinde sunulmuştur. İmam hatiplerin din eğitimi faaliyetlerindeki yerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Yozgat İmam Hatip Lisesi hakkında bilgi verilmiştir. Yozgat İmam Hatip Lisesinin geçirdiği süreçler, ders içerikleri, mezunları ve Yozgat İmam Hatip Lisesinin günümüzdeki değişimi incelenmiştir. Son olarak Yozgat İmam Hatip Lisesi hakkında mezun ve mensuplardan 11 kişi ile mülakat yapılmıştır. Yapılan mülakatta geçmişten günümüze imam hatip üzerine gayreti, çalışması ve ilgisi olan kişiler seçilmiştir. Oluşturulan başlıklar ile Yozgat İmam Hatip Lisesinin Yozgat için önemi ve din eğitimindeki yerinin tespiti çalışması yapılmıştır. Öneriler ve sonuç bölümü ile çalışma tamamlanmıştır.
Technical and vocational high school students' attitudes to language learning in Iskenderun
English as an international means of communication is a language appreciated by individuals to keep pace with today?s rapidly changing world. Similarly, students need to learn English to get benefit from it in their future lives. Even though English has been taught starting from primary school, students attending vocational and technical high school seem to face some problems in developing language skills. Additionally, there appears lack of enough research in this field. Therefore, the purpose of the study primarily was to determine the attitudes of 10th grade vocational and technical high school students toward learning English as a foreign language in relation to school section, school type, gender, department, taking English for Specific Purposes (ESP) courses, and purpose to learn English.This study was conducted with 472 10th grade vocational and technical high school students attending three schools in İskenderun, Hatay. The research was designed by utilizing a mixture of qualitative and quantitative methods. A questionnaire including 30 items on attitudes was used to collect data. The quantitative data were analyzed using SPSS 17.0 statistical program and content analysis was used in order to interpret the qualitative data.Analysis of the quantitative data revealed that vocational high school students had mildly positive attitudes toward learning English. A statistically significant difference was found between Anatolian high school sections and high school sections of vocational high schools in terms of attitudes toward learning English. Students in Anatolian high school section were observed to have mildly positive attitudes toward learning English while those in high school section to have neutral attitudes. In terms of gender, a statistically significant difference was not found between females and males. Females were observed to have mildly positive attitudes toward learning English while males exhibited neutral attitudes. In relation to school type, department, taking English for Specific Purposes (ESP) courses, and purpose to learn English, a significant difference was found among students? attitudes toward learning English.Analysis of the qualitative data revealed that although vocational school students considered learning English important for instrumental reasons, they did spend no necessary efforts to improve their English.
Farklı liselerde öğrenim gören öğrencilerin, fiziksel aktivite düzeyleri ile egzersiz bağımlılıklarının incelenmesi
Yapılan bu çalışmada esas amaç, fiziksel aktivite ve egzersiz bağımlılığı konularının esaslıca ele alınması ve bu durumun egzersiz bağımlılığına etki eden faktörler ve egzersiz bağımlılığı kriterleri göz önünde bulundurularak ortaöğretim öğrencilerinde görülen yansımalarını araştırmaktır. Çalışmamıza gönüllü olarak; Anadolu lisesi, spor lisesi ve imam hatip lisesinden toplamda 600 öğrenci katılmıştır. Kişisel Bilgi Formu, Fiziksel Aktivite Anketi ve Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği kullanılarak elde edilen veriler bağımlı ve bağımsız değişkenler dikkate alınarak, bilgisayar ortamında SPSS 22. 0 (Statistical package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak veri tabanı oluşturularak analiz edilmiştir. Demografik değişkenlere göre dağılımların belirlenmesi amacıyla frekans (f) ve yüzdeler (%) hesaplanmıştır. Ortalamalar ve standart sapmalar hesaplanmıştır. Egzersiz Bağımlılık düzeylerinin demografik değişkenlere göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans (anova) analizleri yapılmıştır. Katılımcıların, Egzersiz Bağımlığı düzeyleri arasındaki ilişkiyi bulmak amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan One-Way ANOVA testi sonucunda değişkenler arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p= ,000). Spor lisesi öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı ölçeği, aşırı odaklanma ve duygu değişimi ve tolerans gelişimi ve tutku alt boyut düzeyleri diğer öğrencilere kıyasla anlamlı bir şekilde yüksektir. Bireysel-sosyal ihtiyaçların ertelenmesi ve çatışması alt boyut düzeylerinin imam hatip lisesi öğrencilerinin diğer öğrencilere kıyasla anlamlı bir şekilde yüksektir.
Spor lisesi ve Anadolu lisesi öğrencilerinde okula aidiyet duygusu ve okul yaşam kalitesinin incelenmesi: Güneydoğu Anadolu bölgesi örneği
Eğitim alanında her geçen gün önemi daha da artan okul yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusu kavramları, Türkiye eğitim alanyazında yeni araştırılmaya başlanan konular olduğundan, bu alanlarda yapılmış çalışmaların sayısı da oldukça sınırlıdır. Eğitim çağındaki her bireyin yaşamının önemli bir bölümü okulda geçtiğinden yapılan her çalışmanın, bireyin akademik, sosyal ve psikolojik gelişimine katkı sağlayacak olan bu kavramların öneminin vurgulanması bakımından yararlı olacağı düşünülmektedir. Tarama modelindeki bu betimsel çalışmada lise öğrencilerinin, okullarının yaşam kalitesine ilişkin algılarının ve okula aidiyet duygularının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki Spor ve Anadolu Lisesi öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem ise Adıyaman, Şırnak, Diyarbakır, Siirt ve Şanlıurfa illerinden seçilen birer Spor ve birer Anadolu Lisesinin 9, 10, 11 ve 12. sınıf düzeylerinden seçilen birer şubede öğrenim gören 923 öğrenciden oluşmuştur. Kişisel Bilgi Formu, Lise Yaşam Kalitesi Ölçeği (LİSEYKÖ) ve Okula Aidiyet Duygusu Ölçeği (OADÖ) kullanılarak toplanan verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi ile tek yönlü varyans (ANOVA) ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Analizler sonucunda; öğrencilerin okullarındaki yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusu puanlarının genel olarak orta düzeyde olumlu olduğu; puanlar arasındaki anlamlı farkların Spor lisesi öğrencileri lehine olduğu belirlenmiştir. Her iki grup için en yüksek ortalama "Statü" boyutundadır. Puanlar, cinsiyete göre genellikle farklılaşmazken; sınıf düzeyine göre elde edilen anlamlı farklar 9. sınıflar lehine gerçekleşmiştir. Çalışmada bulunulan illere ve sporla ilgilenme düzeyine göre de ölçek puanlarında çeşitli boyutlarda anlamlı farklar bulunmuştur. Bulgulara dayanılarak liselerde yaşam kalitesinin iyileştirilmesine ve öğrencilerin okula aidiyet duygularının yükseltilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Lise, Anadolu Lisesi, Spor Lisesi, Okula aidiyet duygusu, Okul yaşam kalitesi.
Kazanımlar ve ünite açılımları bakımından genel lise öğretim programlarında değerler eğitimi
Son yıllarda eğitimde ön plana çıkan kavramların başında değer kavramı gelmektedir. Bu kavramın bu denli ön plana çıkmasında şüphesiz yaşadığımız dönemde yaşanan çok hızlı toplumsal dönüşümler etkili olmuştur. Her toplum kendi mevcudiyetini koruyabilmek için yetişen nesillerine öz kültür ve geleneklerini aktarma çabası içerisinde olur. Yaşadığımız dönemde toplumların kültür ve geleneklerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak için gösterdikleri çabalarının en somut örneği okullardaki değerler eğitimidir. Bu çabaların yansıması olarak da ülkemizde 2005 yılından sonra hazırlanan öğretim programlarında değer aktarımı Milli Eğitim Bakanlığı'nın temel hedefleri arasında yer almaktadır. Bu hedefler doğrultusunda hazırlanan genel lise öğretim programlarının kazanımlarının değerler eğitimi açısından incelenmesini konu alan çalışmamızda tüm genel lise dersleri öğretim programları incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde çalışmanın konu, kapsam ve önemi üzerinde durduktan sonra değer kavramı açıklanmış ve ikinci bölümde kullanacağımız değer tasnifleri üzerinde durulmuştur. Bunların yanında karakter eğitimi, ailede, okulda ve medyada değerler eğitimi konularında bilgiler verilerek değerler eğitimi yaklaşımları üzerine de durulmuştur. Çalışmamızın ana bölümünü oluşturan ikinci bölümde ise genel lise öğretim programlarının kazanımlarının tamamı değerler eğitimi açısından incelenerek yorumlanmış ve bu programlarda değerler eğitimine uygun olan kazanımlar tablolar şeklinde sunulmuştur. Çalışmamızın sonuç bölümünde ise elde ettiğimiz bulgular genel olarak yorumlanmış, çıkan sonuçlar üzerinden tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Program, Lise, Müfredat.
Liselerin yabancı dil sınıflarında işbirlikçi yazma
Even though the curriculum of the Ministry of National Education includes learning outcomes related to basic language skills, these are often overlooked, especially writing skills are ignored. Students have difficulty in writing activities, which are the requirements of English classes, and teachers are reluctant to teach this skill. In collaborative studies, students may carry onward their linguistic and cognitive levels further than the existing level. In this study, based on Vygotsky's socio-cultural constructivist theory, it is aimed to develop students' writing skills by providing learning support to each other. This study primarily takes aim at developinging L2 writing skill of the students studying at foreign language department of a state high school in Hatay, Turkey through collaborative writing. It also targets to find out whether there is quality and quantity difference between the individual writings and collaborative writings of the students in their essays. Within this context, the study was carried out with 12th grade Foreign Language Department students in Anatolian High School in Hatay. During the study process, writing training was given first and then writing activity applications were performed. Since only two schools in the district have a Foreign Language Department, Purposive Sampling Method was used in student selection. The participants were divided into two main groups, the control group and the experimental group. Both groups worked on the same tasks during the study. Writing skills were covered in the first semester courses and practice was done in the second semester. Each period took 8 weeks with 2 lesson hours in each week. The control group performed these practices individually, while the experimental group performed in accordance with the collaborative method, in 4 groups of 3 students. The analyses of writings were carried out in line with an evaluation rubric that is a four-point scale and borrowed from ESL Composition Profile (Jacobs, et al., 1981). The results of analysis showed that students who wrote collaboratively scored higher marks in terms of content, organization, vocabulary/languge use, and grammar usage than the control group did. Keywords: collaborative writing, individual writing, colloboration, writing in EFL, essay/paragraph writing
Dini çoğulculuk açısından imam hatip liselerinde okutulan karşılaştırmalı dinler tarihi dersinin incelenmesi (Adana örneği)
Dini çoğulculuk tartışmaları, dinin mahiyetine dair anlayışların farklılaşmasıyla ortaya çıkmıştır. Daha sonra dini çoğulculuk meselesi felsefi ve teolojik zeminlerde tartışılmıştır. Bu tartışmalar neticesinde, dinlerin ve bu dinlerin mensuplarının birbirilerine bakışını yansıtan ve dinlerin hakikat iddiaları bağlamında üç paradigma ortaya çıkmıştır. Bunlar, dini dışlayıcılık, dini kapsayıcılık ve dini çoğulculuk paradigmalarıdır. Bir de dinlerin doğruluklarını ve yanlışlıklarını söz konusu etmeksizin, dinleri mevcut çokluğunu gerek teorik düzeyde gerekse tarihsel süreç içerisinde makul gören ve dinlerin yaşama hakkını kaçınılmaz olduğunu ileri süren, aynı zamanda dini farklılıkların bir arada yaşamasını savunan dini çeşitlilik/çokluk paradigması vardır. Biz bu çalışmamızda dini çoğulculuk hakkında teorik bilgiler verdikten sonra, Dini çeşitlilik/çokluk hakkında yaptığımız anket çalışması ile İmam Hatip Liselerinde okutulan Karşılaştırmalı Dinler Tarihi dersinde, diğer dinler hakkında verilen bilgilerin öğrenciler üzerinde nasıl bir tutum ve davranış değişikliğine neden olduğunu anket uygulamasından elde ettiğimiz veri ve bulguların yorumlanması çalışmamızın ana temasını oluşturmuştur. Küreselleşme ve göçle beraber dinlerin yakınlaşması zemini oluşmuştur. 20. Yüzyılda çeşitli sebeplerle değişik Batı ülkelerine göç eden farklı din mensupları dini çoğulculuk meselesini hem mahiyetini hem de sınırlarını genişletmiştir. Bu mesele sadece teolojik açıdan değil, aynı zamanda siyasi ve sosyal açıdan da tartışılmaya başlanmıştır. Özellikle küreselleşme ile birlikte insanların başka inanç sahipleriyle daha kolay karşılaşmaları ve modern teknolojinin sağladığı imkânlar sayesinde insanlar başka inanç ve kültürlere daha hızlı ulaşabilmeleri ve onlar hakkında detaylı bilgiler elde etmelerini kolaylaştırmıştır. Aynı zamanda dini çoğulculuk tartışmaları teolojik anlamda dinler arası diyalogun da zeminini hazırlamıştır. Ayrıca dinlerin, dünya barışına katkı sağlaması için dünyamızın yüz yüze olduğu açlık, ayrımcılık, sosyal ve ekonomik adaletsizlikler, baskı ve zulüm, çevre kirliliği ve temel insan hakları ihlalleri gibi insanlığın ortak sorunlarına çözümde insanlığa yeni çözümler sunmasıdır. Ulus devletler, dinlerin varlıklarını devam ettirmeleri ve bu dinlerin nesilden nesile aktarılması için eğitim programları geliştirmişlerdir. Bu programlarda farklı dinlerin bir arada yaşaması için çoğulcu yaklaşım teorileri ön plana çıkmıştır. Ülkemizde de farklı mezhep, din, inanç, ideoloji veya dünya görüşlerine mensup insanların barış içerisinde bir arda yaşayabilmesi, bu farklılıklardan kaynaklanan sorunların çözülmesi, uzlaşı ve diyalog zemininde farklılıkları zenginlik ve gelişim vesilesi sayan bir anlayışın geliştirilmesi için eğitim anlayışının gerekli olduğu, ayrıca İslam dinin kendi içindeki farklı yorumlarına ne kadar yer verdiği veya ne kadar objektif olduğu, dünyadaki farklı dinlerin eğitim sistemimizdeki programlarda ne kadar yer verildiği ve ne kadar objektif anlatıldığına dair Türk Milli Eğitim sistemi içinde farklı dinlerin programları üzerinde durulmuştur. Türk Milli Eğitim sistemimizde İslam dini ve diğer dinlerin öğretilmesi için iki ders bulunmaktadır. Bunlardan biri İlk ve Ortaöğretim'de zorunlu ders olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders konularında yer alan farklı dinlerin öğretilmesi, bir diğeri ise İmam Hatip Lisesi son sınıfta okutulan Karşılaştırmalı Dinler Tarihi dersidir. Bu iki ders ülkemizde farklı dinler hakkında bilgi veren temel kaynaklardır. Anahtar kelimeler: Dini Çoğulculuk, dini çeşitlilik, küreselleşme, göç, dinler arası barış, dinler arası diyalog, din eğitimi programları.
Ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin okul güvenliğine ilişkin rolleri
Bu araştırma, ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin, okul güvenliğine ilişkin rollerini belirlemek ve çözüm önerileri üretmek amacıyla yine ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerine anket çalışması yapılmıştır. Araştırmada okul güvenliği, okul güvenliğini etkileyen etmenler ve bu etmenlerin hangi unsurlardan kaynaklandığı, bu etmenler karşısında okul idaresinin görevlerine ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Diyarbakır merkez ilçelerinde (Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir ) bulunan ortaokul ve liselerden 83 tanesi örneklem olarak seçilmiş olup, anket bu okullarda görev yapan 83 okul müdürüne uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan anket iki bölümden oluşmakta olup; birinci bölümde okul müdürlerinin kişisel bilgilerini,bulundukları okulun türünü ve okulun hangi ilçeye bağlı bulunduğunu içeren 9 soru bulunmakta, ikinci bölümde ise okul müdürlerinin okul güvenliği ile ilgili görüşlerini içeren 42 soru bulunmaktadır. Ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin, okul güvenliği ile ilgili görüşleri cinsiyet, yaş, branş, mesleki kıdem, yöneticilikteki kıdem, çalışmakta olduğu okuldaki görev süresi, okul türü ve okulun bağlı bulunduğu ilçe milli eğitim değişkenlerine göre karşılaştırılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiki çözümlemelerinde anlamlı bulunan sonuçlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Okuldaki verimliliği etkileyen ve okulun hedeflerinin başarıya ulaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri okul güvenliğidir. Böyle olunca okul yönetiminde görev alan okul yöneticilerinin rolleri çok büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin okul güvenliğine ilişkin rolleri çeşitli değişkenler açısından belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçları, okul yöneticilerinin cinsiyet, yaş, branş, görevi, mesleki kıdemi, yöneticilik kıdemi okuldaki öğretmen sayısı, görev yeri ve kaygı durumları bakımından anlamlı farklılıklar olmadığı, okul türüne göre anlamlı farkın olduğu yöneticilerin kişisel güvenliklerinde genel lisede görev yapanlar Anadolu liselerinde görev yapan yöneticilere göre daha kaygılı oldukları saptanmıştır. Bu anlamda görev yapılan okul türünün okul güvenliğine yönelik görüşlerinde etkili olduğu söylenebilir. Son olarak öneriler kısmında araştırmacılara ve uygulayıcılara bir takım öneriler sunulmuştur (2013).
Pansiyonlu liselerde öğrenim gören öğrencilerin gündüzlü veya yatılı olmalarıyla depresyon ve algılanmış aile desteği düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma pansiyonlu liselerde öğrenim gören öğrencilerin gündüzlü veya yatılı olmalarıyla depresyon ve algılanmış aile desteği düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğrenimlerini yatılı ve gündüzlü bir şekilde sürdüren lise öğrencilerinin öğrenim gördükleri okul türüne, kardeş sayısına, cinsiyetine, ailelerindeki herhangi birinde tıbbi yada psikolojik bir rahatsızlık olup olmama durumuna, anne ve baba eğitim düzeyine, anne ve baba mesleğine, aile gelir durumuna, anne babanın sağ olup olmayışlarına, ders başarı durumlarına ve öğrenimlerini yatılımı gündüzlümü sürdürdüklerine göre algılanmış aile desteği ve depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir farklılaşma olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmanın evrenini Gaziantep ili 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında pansiyonlu liselerde öğrenim gören ailesiyle ve yatılı kalan lise öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise Gaziantep ilinin çeşitli pansiyonlu liselerinde öğrenim gören 268 gündüzlü ve 226 yatılı toplamda 494 olmak üzere 9, 10 ve 11. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak demografik özellikleri içeren Kişisel Bilgi Formu, Beck Depresyon Envanteri ile Algılanmış Aile Desteği Ölçeği(PSS-fa) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda örneklem dahilindeki öğrencilerin kendilerine ait odalarının oluşu, oturdukları evlerin kendilerine ait oluşu, anne ve babalarının birlikte oluşu, baba eğitim düzeyi ve gelir durumu açısından algılanmış aile desteği arasında anlamlı diğer faktörler arasında ise anlamsız bir farklılaşma olduğu; cinsiyet, oturdukları evin kendilerine ait oluşu, sınıf düzeyi, kalınan yer, anne eğitim düzeyi, baba mesleği, kardeş sayısı, gelir durumu ve ailede herhangi birinde psikolojik bir rahatsızlık olma durumları açısından depresyon belirtileri arasında anlamlı diğer değişkenler arasında anlamsız bir farklılaşma olduğu görülmüştür.
İmam hatip lisesi 1 ve 4. sınıf öğrencilerinin değer yönelimleri-Gaziantep ili, Araban ilçesi örneği-
Bu araştırmanın amacı, imam hatip liselerinde öğrenim gören öğrencilerin değer yönelimlerini çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Bu araştırma genel tarama modelinde, betimsel türde bir araştırma olup, kesit alma yaklaşımıyla yapılmıştır. Örneklem Gaziantep ilinin Araban ilçesinde öğrenimlerine devam eden İmam Hatip Lisesi 1 ve 4. sınıf olmak üzere toplam 110 öğrenciden oluşmaktadır. Ölçme aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Schwartz Değerler Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin girilmesi ve istatistiksel işlemlerin uygulanması SPSS 25 programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ise t-testi ve tek yönlü ANOVA teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; katılımcıların en çok önemsediği değer dindarlık olmuştur. Bunu sırasıyla; evrensellik, iyilikseverlik, güvenlik, başarı, geleneksellik, hazcılık ve uyarılım değerleri takip etmiş; en az önemsedikleri değer ise güç değeri olmuştur. Sınıf düzeyi ve güç değeri; ikamet edilen yer ve hazcılık değeri; baba eğitim düzeyi ve iyilikseverlik, güç, uyma, özyönelim, dindarlık ve güvenlik değerleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Cinsiyet, anne eğitim düzeyi ve kardeş sayısı ile değer yönelimleri arasında anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Değer, değer yönelimi, schwartz değerler ölçeği, imam-hatip, değerler eğitimi