Museums

323 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Bir sosyal ve kültürel bellek oluşturma: Tasarım müzesi

Tasarım müzeleri dünyada yaygınlaşan ve merak edilen bir kültürel mekân haline gelmiştir. Tasarım müzesi bir tasarımcının kimliğini tanımlayacağı, tasarımın büyüsüne kapılacağı aynı zamanda tasarımı yeniden keşfedeceği, yepyeni fikirlere varacağı bir ortam olarak düşünülebilir. Tasarım müzesinin etkilediği topluluk sadece tasarımcılar değildir, tasarım müzesi toplumun birçok kesimini etkilemektedir çünkü bir anlamda toplumun tercihlerinin, kültürel birikiminin, tarihsel bilincinin yansıması ve kaydıdır. Tasarım müzesi ürünlerin niteliklerinin zamana yayılarak değerlendirilebileceği toplumdan etkilenen ve toplumu etkileyen, toplumu besleyen ve toplumsal olaylardan beslenen hem ekonomik hem sosyal hem kültürel hem politik hem apolitik hem demokratik bir oluşumdur. Bu çalışmada tasarım müzelerinin oluşum süreçleri, var olma hikâyeleri ve farklılık gösteren karakterleri incelenip analiz edilmeye ve bileşenlerine ayrılmaya çalışılacaktır. Tasarım müzesini var eden katmanlar ve bunların farklı bileşimlerle bir araya gelmesiyle oluşan her tasarım müzesini kendine özgü kılan formülleri, içerikleri ile değerlendirilecektir. Bu sayede tasarım müzesinin var oluş sebepleri daha iyi anlaşılıp daha sonraki tasarım müzeleri için bir ilişki haritası, yol haritası çizmek mümkün olabilecektir. Tasarım müzelerinin hiçbiri kendi sosyokültürel bağlamından uzak değerlendirilemez ve ondan kopuk var olamaz. Bu araştırmada tasarım yüksek lisansı disiplinler arası bakış açısıyla tasarım müzesi bu çerçeveden analiz edilmeye çabalanmış ve çalışmanın sonunda tasarım müzesi ve tasarım belleği oluşturma yolunda Türkiye'nin durumu bulgular üzerinden değerlendirilmiştir.

BellekMüzelerSergileme+3
Rabia Harmankaya
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Müze sergileme tasarımında bir bütüncül yöntem olarak hizmet tasarımı PTT Pul Müzesi ve Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi örneği

"Hizmet Tasarımı" son on yıldan itibaren iş hizmetleri, iletişim, inşaat ve mühendislik, dağıtım, eğitim, çevre, finans, sağlık, turizm, eğlence, ulaşım olmak üzere tüm alanlarda oldukça güncel ve gelişmekte olan multi-disipliner bir yaklaşımdır (Shanker, 2008). Bu çalışmanın amacı soyut ve somut yönleriyle kapsamlı bir kavram olan hizmet tasarımının tasarım boyutunu ele almaktadır. Müzelerde sergileme tasarımı incelendiğinde mekânın cephesinden iç mekanına, basılı tasarım öğeleri, sergileme tasarımı, web tasarımı, hareketli görsel tasarımı, yönlendirme ve bilgilendirme tasarımı gibi tasarım kimliğini oluşturan hizmet tasarımı ile olan ilişkisi görülmektedir. Müzelerde sergileme tasarımı kimliği ziyaretçi tarafından algılanması gerektiği için de tasarımın her boyutu ile iş birliği içinde olan sergileme tasarımı kavramı hizmet tasarımı bağlamında ele alınmıştır. Bu bağlamda, çalışmanın birinci bölümünde hizmet tasarımının farklı disiplinlerden çeşitli metot ve araçları bir araya getiren disiplinler arası bir yaklaşım olduğu anlatılmıştır. İkinci bölümde, hizmet tasarımı müze ilişkisi kurularak müze ve müzeciliğin zamanla gösterdiği değişimler ele alınmış ve müzelerin sergileme işlevlerinden sergileme tasarımının bütüncül ilişkisi konum, cephe, logo tasarımı, afiş, broşür, müze rehberi, katalog tasarımları, yönlendirme ve bilgilendirme tasarımı, mekânsal, fotografik, illüstratif, tipografik ve dijital uygulamalar olarak ayrı başlıklar altında ele alınmıştır. Bu araştırmada tasarım yüksek lisansı disiplinler arası bakış açısıyla hizmet tasarımının müzelerdeki segileme tasarımı kimliği bütüncül bir yaklaşım ile ele alınmıştır. Hizmet tasarımı bütüncül yaklaşımı Ankara PTT Pul Müzesi ve ERİMTAN Arkeoloji ve Sanat Müzesi örneklemleri hizmet tasarımı, müzelerin sergileme yaklaşımı, müze sergileme tasarımı kimliği bağlamları üzerinden hizmet tasarımının ve sergileme tasarımının fiziksel içeriği bağlamında alt bileşenleri karşılaştırmalı olarak irdelenecektir. Anahtar Kelimeler: Hizmet Tasarımı, Sergileme Tasarımı, Bütüncül Tasarım

Bütüncül tasarımGrafik tasarımıHizmet tasarımı+6
Burcu Melike Subaşı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş müze mekânlarının tasarımında kullanıcı deneyiminin bir bağlam yaratma aracı olarak kullanımı

20.yy.'ın ikinci yarısında Postmodern kültürün, 21.yy.'ın içinde bulunduğumuz ilk yarısında dijital teknolojilerin etkilediği düşünce ve davranışlar; bireylerin olayları, nesneleri ve kavramları farklı bir bağlamda tüketmeye başlamalarına neden olmuştur. Hemen her alanda izlenebilen bu değişim, mekân kavramının farklı bağlamlardaki varlığının ve niteliğinin yeniden araştırılmasının yolunu açmıştır. Yalnızca fiziksel ve algısal sınıflandırmalarla ele alınan bir kavram olmaktan çıkan mekân, günümüz ideolojilerinin sunduğu açılımlarla öteki/üçüncü mekân olarak, yeni boyutlar kazanmıştır. Topluma hizmet için çalışan bir sergi mekânı olarak müze mekânları da gelişen mekân algısı dahilinde hem gerçek ortamlarında hem de sanal ortamlarda anlatımı kuvvetlendirmek adına yeni bağlamlar, yeni alanlar ve bunlar üzerinden yeni deneyimler sunmaktadır. Dünkü algısına kıyasla 'ne' göstereceğinden çok 'nasıl' göstereceğine odaklanan mekânlar haline gelen çağdaş müzeler, ev sahipliği yaptıkları sergileri bir tür deneyim mekânı haline getirmiş; bu yaklaşım, sergilerin temsil türlerinin ve gösterim tekniklerinin çeşitlenmesini sağlamıştır. Bu çeşitlilik serginin var olduğu reel ve sanal platformlarda sergi deneyimi kavramının önemine vurgu yapmaktadır. Bu bağlamda çalışma genelden özele bir akışla, 'Mekân Kavramı', 'Bir Sergi Mekânı Olarak Müzeler' ve 'Bir Deneyim Mekânı olarak Sergiler' olmak üzere üç temel başlık üzerinde yapılandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda literatür araştırmasına paralel bir şekilde sentezlenen analiz bölümü yer almaktadır.

BağlamDeneyimDeneyim tasarımı+6
Merve Özlek
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Tracking the development of museums through Italy and Turkey

Museums are the cultural structures that the historical and cultural values of societies are transferred to the future generations by researching, preserving, and exhibiting them to the public. The first examples of museology had been observed with the creation of personal collections by noble and ruling class people and the designing of private rooms in palaces to display these collections. The wars and revolutions that were experienced in history had a direct effect on museology and changed the perception of museums. In order to completely understand the present meaning of the museum, it is important to examine the evolutions it has experienced in the historical process. This study, which was prepared for this purpose, was handled through Italy and Turkey. Italy was chosen since it is accepted as the country where collecting started and also it has made a great contribution to the development of museology. On the other hand, the reason for choosing Turkey is that although a museum was not officially established until the 19th century, it has a long tradition of collecting similar to Italy. In the first two chapters, the development of museology in Italy and Turkey was discussed separately starting from the first collecting practices to the 21st century. In the third section, the developments in both countries that are mentioned in the previous sections were discussed by comparing each other with the time charts, tables, and diagrams, and came to a conclusion by analyzing the development process of the museology semantically and spatially.

CollectingMuseology historyMuseums+3
Kübra Ertürk
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Güney Kore'deki yaşayan müzelerin yapısal analizi

İnsan çevresi ile sürekli etkileşim halindedir. İnsanın varlığı doğayı şekillendirirken doğa da insanı şekillendirmektedir. Bu değişim ve dönüşüme ayak uyduran insan ise yaşamdaki her türlü deneyimini geleneğe aktararak geleneğin sürekliliğini sağlamaktadır. Bu sürekliliğin kaynağını oluşturan, geleneklerin saklandığı mekânlar olan müzeler yaşamdaki değişimden ve dönüşümden yalnız düşmüş "dijital çağın göçebeleri" olan bireylerin "gerçek kültürel mekânı" olacaktır. Günümüzde dijital çağın göçebeleri tarafından gelenek müzelerde yeniden keşfedilmektedir. Böylece müzelerin koleksiyonu, içeriği, bağlamı, sergileme yöntemi ve müzeleri deneyimleme şekli de değişime uğramaktadır. Dijital çağın bireyleri müzelerde sergilenen gelenek ürünleri görmek yerine geleneği deneyimleme ihtiyacındadır. Geleneğin deneyimlenerek yaşandığı "yaşayan müzeler" modern toplumdaki bireylerin bilgi paylaşımı yapabildiği kâr amacı gütmeyen, kalıcı kurumlar haline gelmiştir. Tezde bu geleneğin sürekliliği için Türkiye ve Güney Kore'de bulunan yaşayan müzelerin yapısal farklılıklarından yola çıkılacaktır. Türkiye'de bulunan yaşayan müzelerin sürdürülebilirliğine dair yapı önerilerinde bulunulacaktır.

Güney KoreHalk bilimiMüzeler+4
Sümeyye Coşkun
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de çağdaş sanat müzeleri ve müzecilik anlayışları

Türkiye'de çağdaş sanat müzelerini, bu müzelerin oluşum koşullarını ve ortaya koydukları müzecilik anlayışlarını araştırmayı amaçlayan bu çalışmada 2000 öncesi ve sonrasında açılan çağdaş sanat eserleri müzelerinin koleksiyon oluşumlarını, bu koleksiyonların mekâna kavuşma serüvenlerini, vizyon ve misyonlarını, etkinliklerini, dönemin politik, ekonomik, sosyal değişkenleriyle birlikte analiz ederek süreci tartışmak hedeflenmiş, Osmanlı döneminden itibaren bu alanda yapılan girişimler ortaya konulmuştur. Tezin birinci bölümünde "Modern/Çağdaş Sanat Müzeciliğinin Tarihsel Gelişimi" başlığı kapsamında "Osmanlı Dönemi" ve "Cumhuriyet Döneminde Çağdaş Sanat Müzesi Girişimleri (1923-1980) olarak iki alt başlıkta ilgili dönemlerdeki müze girişimleri ve kültür sanat ortamı incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde "Küreselleşen Türkiye ve Çağdaş Sanat Müzeleri (1980-2000)" başlığında çağdaş sanat müzeleri oluşum koşullarıyla analiz edilmiş, üçüncü bölümde ise 2000'lerden itibaren açılan modern/çağdaş sanat müzeleri tezimizde ele aldığımız soru ve sorunsallarla döneminin güncel süreli yayınları ve günümüz uzmanları ile yapılan röportajlarla belgelenerek tartışılmıştır. Bu doğrultuda çalışmalara konu olan müzelerin Türkiye toplumu ve çağdaş müzecilik anlayışına katkıları/etkileri ve Türkiye müzeciliğindeki yer ve önemleri incelenmiştir. Sanat müzeciliği kavramının 2000'lerle birlikte özellikle özel girişimlerle kendini ortaya koyduğu ve küresel değişkenlerle yer yer örtüşen, kendi zorlu ve gecikmiş koşullarıyla ilgili olduğu tespit edilebilmiştir. Tez kapsamında detaylı bir biçimde incelenen Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, İstanbul Modern, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi ve Elgiz Müzesi hakkında pek çok konuda bilgi bir araya getirilerek değerlendirme şansı yakalanmış, ilgili bölümlerde bu müzelerin oluşum süreci elde edilen verilerle tartışılmıştır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çağdaş sanat müzeciliği -her ne kadar paylaştıkları ortak fonksiyon ve değerler olsa da- kurulan kurum sayısı kadar farklı işleyiş, işletme ve kurumsallaşma modelinde yapılandıklarını söylemek mümkündür. Türkiye'de 2000'ler gibi diğer ülkelerle kıyaslandığında geç bir tarihten itibaren açılan bu müzeler, sanat ortamına dinamizm getirmiş ve kurdukları uluslararası ilişkilerle de Türkiye sanatının ve sanat ortamının dünya sanat çevreleriyle de güvene dayalı güçlü bağlar kurulmasına aracı olmuşlardır.

Modern sanatMüzecilikMüzeler+2
İlbilge Eroğlu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital kültürel mirasın yönetiminde dijital kürasyon uygulamaları çerçevesinde türkiye'de müzelerde içerik yönetimi sistemlerinin geliştirilmesi

Müzeler; kültürel değerlerimizin, mirasımızın toplandığı, saklandığı ve geleceğe aktarılmak üzere korunduğu kültürel bellek kurumlarından biridir. Müzeler sahip olduğu kültürel mirası insanlığa aktarmak için sergi, eğitim, araştırma gibi faaliyetler gerçekleştirmektedirler. Teknolojinin hızla ilerlemesi ile birlikte müzelerin faaliyetleri, kültürel miras ürünlerinin üretilmesi, koruma yöntemleri, sergileme koşulları gibi birçok süreçler de değişmeye başlamıştır. Dijitalleştirme çalışmaları hızlı bir şeklide yaygınlaşmaya başlamış ve kültürel miras, özellikle 21. yüzyılın başlarında dijitalleştirme çalışmalarının en yeni disiplini olarak gelişim göstermeye başlamıştır. Dijitalleşmeye başlayan kültürel miras ile birlikte yeni bir kavram olan dijital kültürel miras kavramı ortaya çıkmıştır. Dijital kültürel mirasın korunması, erişme açılması, kullanılabilirliği ve yaşam döngüsünün sürdürülebilmesi için dijital kürasyon çalışmaları kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında Türkiye'deki müzelerde (kamu-özel) yer alan kültürel mirasın dijital kürasyon çalışmaları, standartlar çerçevesinde içerik yönetiminin değerlendirilerek kamu (devlet) müzelerinin ve özel müzelerin mevcut durumları araştırılmıştır. Araştırmaya, seçilen müzelerden (117 müze) gönüllülük koşuluyla 54 personel katılmıştır. Araştırma kapsamında, Kültür Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünü 'ne bağlı müzelerden katılım sağlayan personel ile anket ve yüz yüze görüşme gerçekleştirilerek veriler toplanmış ve bulgular sayı, yüzde, aritmetik ortalama, karşılaştırma ve ki kare gibi istatistiksel testlerle analiz edilerek tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda, ülkemizdeki müze çalışanlarının dijitalleştirme ve dijital kürasyon hakkında bilgi sahibi oldukları buna karşın kurumsal olarak dijitalleştirmeye yeni yeni başladıkları ve dijital kürasyonu uygulamadıkları tespit edilmiştir. Devlet müzelerinin sahip oldukları koleksiyonları araştırmacılara açmadıkları ve genellikle koleksiyonlara erişimin sınırlı yada özel izinlere tabi olduğu tespit edilmiştir. Müzelerde ulusal açıdan standartlaşmaya gidilerek ilk aşamada elektronik ortamda yönetilebilecek bir sisteme koleksiyonların entegre olması sonrasında dijitalleştirme ve dijital kürasyon çalışmalarına başlama sunulan önerilerden biridir. Uluslararası platformlarda yer alabilmek, teknolojiyi kurumsal çerçevede takip edip uygulayabilmek için dijital kürasyon ile ilgili yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Anahtar Sözcükler Kültürel miras, Dijitalleştirme, Dijital Kültürel Miras, Dijital kürasyon, Müzeler, Müzelerde içerik yönetimi

Bilgi teknolojisiDijital kürasyonKültürel miras+5
Duygu Kevser Karadağ
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müzelerde kurumsal kimlik öğeleri

Grafik tasarımda ve diğer disiplinlerde, görsel öğelerle oluşturulmuş kompozisyonlar, tıpkı yazılı bir metin gibi anlatımları sonucu bir yargıda, önermede bulunurlar. Görsel öğelerin fonksiyonları bir cümledeki öğelerin fonksiyonlarına benzetilebilir. Bu öğeler hem bireysel olarak, hem de birbirleri ile bulundukları konum ve anlamsal ilişki sonucu bir yargı bildirebilir. Tasarımın öğelerinin ve prensiplerinin kullanım şekli, mesajın iletilmesi sürecini önemli bir şekilde etkiler. Sürecin ilk aşaması olan dikkat alanına girme ve seçilme ile tanımlanan algılama, bu öğelerin düzenleniş şekline bağlıdır. Anlamlandırma ise konu edilen tasarım öğelerinin hem bireysel olarak hem de birbirleri arasında konumlandırılışlarına göre üretilen tanımlarla son bulacak bir gözlem süreciyle ilgilidir. Bu tez müzelerde grafik tasarım aracılığıyla iletilen mesajlarda kodlanmış görsel öğeleri, bunların düzenlenişini ve izleyici algısıyla etkileşebileceği konuların tespit edilmesini inceleyecektir. Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Müze, Kurumsal Kimlik, Yönlendirme Levhaları

Grafik tasarımıGörsel ögelerKurumsal kimlik+2
Abdülmecit Arıgüzel
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin sanat gelişiminde müzelerin etkisi

Başlangıcından bu yana "Sanat"ın gelişim evrelerinin tarihsel süreçte toplumların, sosyal, coğrafi ve kültürel yapılarına göre değiştiği bilinmektedir. Sanat, hayatı anlayan insan zekasının tabiatı işleyerek, ilgi çekici, en güzel biçimlere ve tasarımlara dönüştürerek görsel olarak ifade etmesidir. Sanatın değişmeyen değerlerinden estetik, özgünlük ve yaratıcı düşüncenin hep var olduğunu görmekteyiz. Sanat eğitimi çocukların, insanların ve toplumların kültürel gelişmesinde önemli bir yere sahip, eğitimin oldukça önemli bir parçasıdır. Her çocuğun gelişim düzeyi ve hızı yaş dönemlerine göre farklılık göstermektedir. Çocuklar kendine özgü bir bireydir. Çocukların eğitim-öğretim dönemi olan okul hayatlarında aynı yaş gruplarında benzer gelişim evreleri gözlenmesine rağmen aile ve bulunduğu toplumdaki kültürel çevrenin özelliğiyle de eğitiminde bazı farklılıkların oluştuğunu bilmekteyiz. Geçmişten geleceğe uzanan kültürel izleri taşıyan müzeler, gerek çocuklar gerekse yetişkinler için içinde yaşadığımız dünyayı deneyimleyerek öğrenmeleri adına önemli kurumlardır. Özellikle yetişme ve öğrenme çağındaki çocukların, olayları ve çeşitli olguları ortamında gözlemleyerek ve birebir yaşayarak, duygu ve düşüncelerini daha iyi ifade ettikleri, yaratıcı düşüncelerini geliştirme ve yorumlama güçlerini artırmada daha başarılı olabilecekleri bilinmektedir. Yaşayan tarih, bilim, kültür yuvası olan müzeler de çocukların bu temel sosyal ihtiyaçlarını giderme anlamında önemli yapılardır. Bu gerçeklikten yola çıkarak, teorik ve uygulamalı sanat eğitiminin birlikte yürütülmesi, eş zamanlı götürülmesinin çocukların düşüncelerinde, doğalarında varolan yaratıcılıklarında ve algısal zenginliklerine katkısında nasıl ve hangi düzeyde bir etki yarattığını gözlemleyebilmek amacıyla 6. sınıf öğrencilerinin katılımıyla bir çalışma gerçekleştirilmiştir. "Ortaokul Öğrencilerinin Sanat Gelişiminde Müzelerin Etkisi" konulu hazırlanan bu tez çalışması, literatür taraması ve uygulamalı çalışmaların incelendiği altı bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölümde: Problemin tespiti, amacı, araştırma metodolojisi hakkında girişten oluşmaktadır. İkinci Bölümde: Müze Kültürü ile ilgili genel bilgileri; müze tanımı amaç ve işlevleri-Avrupa ve Dünya kültüründe müzecilik ile Türkiye'de müzeciliğin tarihi gelişimine yönelik bilinen sanat müzelerinden incelemeler ve gidilecek müzelerden bahsedilmiştir. Üçüncü Bölümde: Çocuk ve çocuk gelişim aşamaları ve öğrenme yöntemleri ele alınmıştır. Dördüncü Bölümde: Ortaokulda sanat eğitimi ve sanatsal yaratma yönelimleri incelenmiştir. Beşinci Bölümde: Müze ziyaretlerine yönelik yapılan uygulamalar, çalışma grubu, önce ve sonrasında yapılan eğitim çalışmaları yorumlanmıştır. Altıncı Bölümde: Sonuç kısmında çocukların sanatsal algı, tutum ve davranışlarının gelişimine yönelik eğitim-öğretimde neler yapılabileceğine dair öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sanat, Müze, Sanat Eğitimi, Çocuk Gelişimi, Yaratıcılık, Müze Bilinci.

Görsel sanatlar eğitimiMüzelerOkul-müze+7
Hüsniye Yıldırım
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet kalitesi ile yenilenme arasındaki ilişkinin incelenmesi: Hatay Arkeoloji Müzesi örneği

Hizmet kalitesi, bir kurum veya işletmenin başarıya ulaşmasında belirleyici bir kriter olarak görülmektedir. Müzelerde sunulan hizmetlerin ziyaretçiler tarafından nasıl algılandığının bilinmesi, müzelere güçlü veya zayıf yönlerini görme ve kalitenin iyileştirmesi konusunda önemli bir katkı sağlamaktadır. Bireyler çeşitli zamanlarda yenilenmek, eğlenmek, farklı şeyler deneyimlemek ve kendilerini geliştirmek amacıyla farklı rekreasyon aktivitelerine katılmaktadır. Bu aktivitelerden bir tanesi de müze ziyaretidir. Araştırmanın ana amacı, Hatay Arkeoloji Müzesi ziyaretçilerinin hizmet kalitesi algıları ile yenilenme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Anket verileri 17.09.2020-16.11.2020 tarihleri arasında tesadüfi olmayan kolayda örneklem yöntemine göre toplanmıştır. Anket uygulanırken Covid-19 salgının getirdiği riskler nedeniyle araştırma verilerinin bir kısmı yüz yüze, bir kısmı ise çevrimiçi ortamda elde edilmiştir. Araştırma kapsamında 404 anket formundan elde edilen veriler doğrultusunda analizler gerçekleştirilmiştir. Verilere frekans analizi, geçerlilik ve güvenirlik testleri, normallik testi, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Katılımcıların Hatay Arkeoloji Müzesi'ne yönelik hizmet kalitesi algıları ile yenilenme düzeyleri arasında pozitif yönlü ve istatistiki açıdan anlamlı bir ilişki olduğu, ayrıca hizmet kalitesi algılarının yenilenme düzeyleri üzerinde pozitif yönde ve istatistiki açıdan anlamlı bir etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Algılanan kaliteHatay Arkeoloji MüzesiHizmet kalitesi+6
Bertan Kalaba
İskenderun Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Müze ziyaretçilerinin deneyim kalitesi algıları ve yenilenme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Müze deneyiminde üstünde durulması gerekli unsurlardan birisi de deneyim kalitesi olmaktadır. Müze ziyareti sonrası yaşanan deneyim kalitesinin ziyaretçilerde bıraktığı izlenimlerin ve hislerin müze için oldukça önemlilik taşıyan bir algı olduğu söylenebilmektedir. Müzelerin eksikliklerini fark ederek değişiklikler yapması, olumlu geri dönüşlerle de tanıtıcı olması, popülerliğinin artması bakımından etkililiği inkâr edilemez bir gerçeklik olmaktadır. Bu gerçekliği kullanabilen müzeler ziyaretçi sayısını artırarak, aynı zamanda toplumun eğitilmesine aracılık etmektedirler. Boş zamanı olan bireylerin yaptığı rekreasyon etkinliklerinden biri olan müze ziyaretinde bireyler bir şeyler öğrenirken, dış dünyadaki rutin zamanından uzaklaşarak, hoş vakit geçirerek adeta yenilenme hissiyle müze ortamından yaşadığı çevreye dönüş yapabilmektedir. Ziyaretçiler dinlenip kendini geliştirmenin yanı sıra yenilenme hissiyle kendini daha aktif hissedebilmektedir. Bu araştırmanın temel amacı; Hatay Arkeoloji Müzesi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi ve Şanlıurfa Göbeklitepe Örenyeri ziyaretçilerinin deneyim kalitesi ve algılanan yenilenme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada anket tekniğinden yararlanılmış, anketler yüz yüze uygulanmıştır. Anketler kolayda örnekleme tekniği ile 30 Nisan-20 Kasım 2021 tarihleri arasında toplanmıştır. 430 katılımcıyla elde edilen veriler istatiksel programlarla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda deneyim kalitesi ile algılanan yenilenme arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki görülmüş, bununla birlikte deneyim kalitesi algısının yenilenme üzerinde istatiksel olarak anlamlı ve pozitif etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

DeneyimKaliteMüzeler+2
Nadire Öksüz
İskenderun Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat yapıtının farklı mekanlarda anlam problematiği

Tarih boyunca, sanat ve mekan arasındaki ilişki sürekli değişim gösterir. Nadire kabineleri, değerli nesnelerin biriktirilip gösterildiği mekansal düzenlemelerin ilk örnekleridir. Tarihsel aşamalar boyunca gelişen ve büyüyen kabineler, müzelere dönüşmeye başlar. Kabinelerdeki akıldışı ve hayal gücüyle oluşturulan düzen, müzelerde yerini akılcı, bilimsel ve tarihsel disiplinlere bırakır.Nesnelerin teşhir edildikleri mekanlarla olan bağları, tarihsel süreci kapsayan gelişmelere paralel olarak,değişim göstermiştir. Sosyo-ekonomik ve kültürel politikaların kuşattığı sistemin etkisi sonucu dönüşen sanat,daima özgürlük arayışı içinde olmuştur. Sanatçıysa, yeni anlatım biçimleri ve deneyimlerle, sistemin yönlendiriciliği ve tahakkümleri karşısında yer almaktadır.

AnlamAnlam problemiGüzel sanatlar+7
Ferahi Mengeş
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Çağdaş sanat koleksiyonlarının müzelerde toplumla buluşmasında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

20. yüzyılın sonlarına doğru teknolojinin gelişmesiyle kültürel, toplumsal, ekonomik, siyasal alanda ve sanatta köklü değişimler meydana gelmiştir. Bu kapsamda farklı disiplinleri birleştiren yeni açılımlar ve medyumlar sanat pratiğindeki dönüşümü de beraberinde getirmiştir. Bu süreçte dijital ve teknoloji altyapılı sanatsal pratikler ortaya çıkmıştır. Sanatsal pratiklerdeki bu dönüşümle bağlantılı olarak müzecilik anlayışında ve küratöryel uygulamalarda da büyük değişimler gözlemlenmiştir. Çağdaş sanat eserlerinin korunması, belgelenmesi ve sergiler aracılığıyla toplumla paylaşılması konuları Türkiye'de oldukça yeni bir alandır. Çağdaş sanat eserlerinin müzelerde toplumla paylaşılmasında küratöryel uygulamalar bağlamında sorunlarla karşılaşılmakta ve bu sorunlar da yeni yaklaşımlar geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu tezde, yaşanan gelişmeler ışığında sanatta, müzelerde ve küratöryel uygulamalarda ne gibi değişimlerin meydana geldiği ortaya konmakta; çağdaş sanat eserlerinin müzelerde toplumla paylaşılması sürecindeki ana aktörlerin rolleri belirlenmektedir. Sanatçılar, küratörler, konservatörler/restoratörlerle yapılan görüşmelerle Türkiye'deki konuyla ilgili mevcut durum, sorunlar tespit edilmekte ve sorunların çözümlerine yönelik öneriler ortaya konmaktadır. Bu şekilde konu hem teorik hem de pratik yönüyle ele alınmakta ve özgün niteliğiyle bu çalışma literatüre katkı sağlamaktadır. Ortaya konan sorunlar ve çözüm önerileriyle birlikte bir durum tespiti yapılmış ve bunun sonucu olarak çağdaş sanat eserlerinin müzelerde toplumla paylaşılma sürecinin doğru ve etkili bir şekilde yönetilmesi için gerekli olan "süreç yönetimi" bir öneri olarak tezde ortaya konmuştur. Süreç yönetimi önerisiyle bu tez, hâlihazırda hizmet veren ve gelecekte kurulması planlanan çağdaş sanat müzelerine rehberlik edecek bir kaynak niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: çağdaş sanat eserleri, çağdaş sanat müzeleri, koleksiyon, küratöryel uygulamalar, süreç yönetimi.

KoleksiyonModern sanatMüzeler+1
Ece Çetin
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Müze sergileme vitrinleri ve mağaza vitrinlerinin aydınlatma tekniği kuralları açısından karşılaştırılması

Sergileme vitrinlerinde görsel konfor, nesnelerin doğru algılanabilmesini sağlayan önemli bir unsurdur. Bu doğrultuda günümüzde vitrin aydınlatması, giderek önem kazanan bir konu haline gelmiştir. Bu çalışma kapsamında, müze ve mağaza sergileme vitrinlerindeki aydınlatma ilkeleri karşılaştırılarak sergi nesnelerinin ışığa duyarlılıklarına göre elde edilmesi gereken maksimum aydınlık düzeyleri, ışıklılık sorunları ve doğru görme koşullarının sağlanabilmesi için alınacak önemleler araştırılmıştır. Ayrıca sergileme hacmi içersindeki aydınlatma sistemleri ve nesnelerin algılanmasına etkisi üzerinde durulmuştur. Araştırma kapsamında aydınlatma kavramı, doğal ve yapay aydınlatma konuları ele alınıp, aydınlatmanın mekân kavramı ile ilişkisi üzerinde durulmuştur. Sergileme mekânlarında aydınlatma tasarımı, aydınlatmanın işleyişine ve kişilerin görsel algısı üzerindeki etkisi ayrıca ele alınmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında aydınlatma, aydınlatma tekniği ve ışık kaynakları başlığı altında, doğal (günışığı) ve yapay aydınlatma sistemleri ve ışıklıklar incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde müze ve mağaza vitrinleri incelenmiş, aydınlatma düzenleri değerlendirilmiştir. Bu kapsamda sergileme düzeni sabit tutularak araştırmanın koşulları sınırlandırılmıştır. Çalışmanın son aşamasında aydınlatmanın, tasarımla bir bütün olarak düşünülmesi ve bütün süreçlerde bu ilkeyle hareket edilmesi gerektiğinden yola çıkılarak, müze sergileme vitrinleri ile mağaza vitrinleri arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuş olup sergileme düzeni ile aydınlatma düzeninin birlikte tasarlanmasının önemi vurgulanmıştır

AydınlatmaAydınlatma teknikleriIşık+6
Buram Akgün
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

2000 yılı itibari ile moda-sanat etkileşimi

Sanatçılar, tasarımcılar ile yeni fikirleri keşfetmek, pazarlarda bulunmak ve iş birliği yapmak için arayış içerisine girmiştir. Son zamanlarda bu iş birlikleri bir yandan ivmeli olarak gelişmekte bir yandan da geniş kitlelere yayılmaktadır. 21. yüzyılın başlarından itibaren moda, sanatsal bir bağlamda sergilerde, çağdaş sanat galerilerinde ve geleneksel sanat müzelerinde yerini almaktadır. Günümüz çağdaş modanın bu yönüne katılan önemli sanatçılar, hem moda evlerinin ve müzelerinin yaratıcı çalışmalarını üstlenmiş, hem de mağazalarını gittikçe sanat galerilerine veya minyatür müzelere benzeterek sanat ve moda arasındaki çizgiyi muğlak hale getirmişlerdir. Moda markalarının sanatsal stratejilerinin ve sanatsal yönlerinin belirgin olduğu moda sergileri, moda şovları performansları, moda binaları, işbirlikçi ürünleri ile daha geniş bir alana yayılmıştır. Butikler ve alışveriş merkezleri müze estetiğine uygun biçimde tasarlanmış, ürünler birer sanat nesnesi gibi sunulmuştur. 21. yüzyıl başlarından itibaren moda, "yatırım parçası" ya da "sınırlı sayıda" gibi terimlerle de sanat dilini kullanmaya başlamıştır. Bu çalışmada hem modanın bir sanat olduğunu hem de sanatın 2000 yılından itibaren, moda ile hangi alanlarında etkileşime girdiği örnekler verilerek analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: moda ve sanat etkileşimi, müze, mağazalar, vitrinler, moda gösterileri.

EtkileşimMağazalarModa+3
Vildan Atalay
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye baskı resim sanatında İMOGA Müzesinin yeri ve önemi

Dünya çapında müzeler farklı yapılar ve içerik ile oluşturulduğu, ziyaretçilerine farklı deneyimler yaşattığı, koleksiyon ve yapısal yönü ile zengin ve renkli alanlara sahip olduğu görülmektedir. Bu farklılıklar arasında grafik sanatlarına ve tasarımını dair koleksiyonu olan müzelerinin sayısının az olmasının yanında etkili ve merak uyandıran niteliktedir. Bu müzeler arasında baskı resim sanatını merkezine alan ve koleksiyonlarını da bu alanda genişleten ve zenginleştiren tasarım müzeleri, yalnızca koleksiyonlara dair değil, eğitim merkezli yaklaşımlar ile sanata destek olma niteliğindedir. Baskı resim konusunda çağdaş ve geleneksel eserlerin olduğu müze koleksiyonları, tarihsel gelişim yönüyle de grafik alanında zengin bir arşiv bulunmaktadır. Dünyanın özgün ve sayılı baskı resim koleksiyonuna sahip olan İMOGA, koleksiyonundaki yabancı ve Türk sanatçılara ait 30'un üstünde sanatçı ve 5000'nin üzerindeki eseri bağış ve satın alma yolu ile müze koleksiyonuna ekleyerek 200'ün üstünde eserden dolayı Türkiye'nin öncü, özgün ve tek baskı müzesidir. Bu çalışma ürk baskı resim sanatında IMOGA müzesinin yerini ve önemini araştırmaktır. Baskı resim 15. Yüzyıldan bu yana uygulanan bir teknik Türkiye'de Avrupa'da gelişerek ve yeni teknikler eklenerek özgün bir özellik kazanmıştır. IMOGA Türkiye'de baskı resminin gelişmesi sürdürülmesi ve yaşatılması için öneli bir kurum olarak görüldüğünden dolayı bu çalışmada kaynak taraması yapılarak dokümanlar analiz edilmiştir. Yapılan araştırmalarda baskı resim sanatının varlığını sürdürmesindeki IMOGA'nın yeri ve önemi tartışılmış ve incelenip yorumlanmıştır.

Baskı resimMüzelerResim sanatı+3
Bülent Yıldırım
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya müzelerinde Osmanlı kumaş ve halıları

Asırlar süren Osmanlı İmparatorluğu'nun, sosyo-politik gücü ve görkeminin yanı sıra, sanata karşı duruşları ve sanat zevki göz ardı edilemeyecek kadar ihtişamlıdır. Ancak Türk sanatının Osmanlı'ya gelene kadarki, tarihi sürecini de göz ardı etmemek gerekir. Kökeni ilkel devirlere kadar dayanan bu sanatın, İslamiyet öncesi devirde başlayan oluşumu, İslamiyet'ten sonra şekillenmeye başlamıştır. Türk Sanatı'nın gelişimi Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 16.yüzyılda en nihai şeklini şeklini almıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda verilen eserlere Batı her zaman büyük hayranlık beslemiştir. Özellikle kumaşlarının ve halıların kalitesi, özgünlüğü ve gösterişi her zaman dikkat çekmiştir. Şu an dünya müzelerinde ve özel koleksiyonlarda bu kadar çok kumaş ve halının olması, o ihtişamlı zamanlarda, yurt dışına çok fazla eşyanın çıkarıldığı sonucuna ulaşmamızı sağlamaktadır. Çoğunluğu 16. yüzyıla ait olan bu eserler, Türk sanatının o dönem ki görkemli halini de sergilemektedir. Bu araştırmada, dünya müzelerindeki kumaş ve halıları incelemeden önce, Türk süsleme sanatının gelişimi üzerine inceleme yapılmış, dönemsel gelişimi kronolojik olarak irdelenmiştir. Türk süsleme sanatının kökenine kadar inilerek başlangıcından, en görkemli zamanına kadar, hangi eserlerde ne şekilde kullanıldığını da araştırmaya dahil edilerek dünya müzelerinde yer alan Osmanlı dönemi kumaş ve halılarını da incelenerek,araştırma görsel ve yazılı kaynaklarla desteklenmiştir. Anahtar Kelime: Osmanlı Devleti, Türk sanatı, İslamiyet, Müze, Kumaş ve Halı

16. yüzyılEl sanatlarıHalılar+5
Ecem Usta
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnteraktif sanat ve dijital müzeler

Teknolojik alanda yaşanan gelişmeler, insan hayatının tümünü etkilediği gibi sanatı da kaçınılmaz biçimde etkilemektedir. Bu bağlamda sanatçıların yeni formlar ürettiği ve bunların insanlara sunumunda büyük değişiklikler yaşandığı gözlenmektedir. Teknoloji, sanat etkileşimi ile yeni türler ortaya çıkmakta, teknoloji sanatın bir parçası haline gelmektedir. Müzeler de sanat ve teknolojinin bir araya geldiği bir ortam olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda müzeler; geleneksel fonksiyonları olan eserlerin toplandığı, korunduğu ve saklandığı yer olma işlevinin ötesine geçmekte, benzersiz yeni tasarımlarla aktif yaşayan yerlere dönüşmektedir. Bunun sonucunda yeni medya olarak adlandırılan interaktif sanat, dijital sanat gibi güncel sanat formlarının oluşturduğu modern sanat müzeleri ortaya çıkmaktadır. Modern müzeler, sanal, dokunulabilir ve mobil yaklaşımlarla ziyaretçileri çekmeye çalışmaktadır. Bu çalışmada sanatın tarihsel süreç içindeki değişimi ve bu değişimin müze kurumu üzerindeki etkisi, gelişen teknolojilerin sanat ve müzecilik alanında getirdiği güncel uygulamalar, dijital sanat bağlamında sanat müzelerinin fonksiyonlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda interaktif ve dijital sanat formları, müzecilikte bu iki yaklaşımın etkisi incelenmiştir. Çalışma sonucunda interaktif sanat ve dijital sanat yaklaşımlarının müzecilikte sıklıkla kullanıldığı tespit edilmiştir. Bilhassa modern teknoloji ürünlerinden dijital sanat eserlerinin yaratılmasında ve sunulmasında faydalanıldığı gözlenmiştir. Diğer taraftan müzelere uzaktan erişimin sağlanarak bilginin yaygınlaşmasına olanak tanındığı gözlenmiştir. Müzelerde ise kullanıcı etkileşiminin ziyaretçilere kolaylıklar sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Müze, dijital müze, dijital sanat, interaktif sanat

Etkileşimli sanatMüzecilikMüzeler+3
İpek Yılmaz
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Müze mekanları tasarımında yerleşik teorik yaklaşımlarla, güncel pratiğin ayrıştığı noktaları 2000'ler sonrası Türkiye'de tasarlanmış müzeler üzerinden incelenmesi

Kültürel anlamda insanlara katkı sağlayan müzelerin tarihi boyunca sergiledikleri gelişim organizasyonu dönemlere göre farklılık göstermektedir. Her anlayış biçiminin veya üslubunun zaman içerisinde değiştiği gerekçesiyle ve bu değişimlerin yapılara yansıması süreciyle birlikte farklı tarzlar kullanılarak ilerleme kaydedilmiştir. Değişim kelimesi bu çalışmada birçok alanı kapsamaktadır. Değişim, Sadece yeniliklerin uygulandığı güncel sistemler olmamakla birlikte taklit etmek, esinlenmek, eski ile yeniyi bir araya getirmek gibi anlamlar taşımaktadır. Müzelerin eski dönemlere oranla; günümüzde daha geniş kapsamlı kullanım pozisyonlarına sahip olduğu görülmektedir. Günümüzde müze mekânlarına farklı aktivite mekânları olarak kabul edilmiş, etkileşimsel ve kültürel alanlarda işlevselliğini artırarak insanların müzeleri ziyaret etme oranlarını artırmıştır. Bu çalışmanın amacı; ülkemizdeki müze mekânlarının geçmiş yıllardaki anlayış ve sergileme biçimleri ile üslup ve tasarım açısından mimari biçimlerinin, son yüz yıl içinde gelişim ve değişim süreçleri ile bunların ayrışma sebeplerinin incelenmesidir.

DeğişimModern müzecilikMüzeler+2
Seyit Adem Aslan
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi ve kültürel oyuncak mirasının tasarlanmasında bir öneri: Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi örneği

Oyun oynama eylemi her çocuğun hayatında vazgeçilmezdir. Öncelikle oyunu kendi hayal gücüyle kurar ve bu hayalini destekleyecek bir ürüne ihtiyaç duyar. Her oyunu daha eğlenceli ve eğitici hale getiren unsur oyuncaktır. Oyuncak çocuğu hem eğlendirmek hem de eğitmek için kullanılabilen çok önemli bir araçtır. Eski zamanlardan beri tasarlandığı yerin özelliklerini taşır. Ayrıca kültürel ve geleneksel oyuncak tasarımları sayesinde çocuklar bulundukları bölgeye ait özellikleri öğrenerek, yaşadıkları çevreyi tanımaya ve tanımlamaya başlarlar. Bu nedenle günümüzde kültürel oyuncaklar çocukların gelişiminde büyük bir önem taşımaktadır. Kültürel mirasın ürünleştirilip oyuncağa dönüşmesi korunması ve sürdürülmesi açısından önemli bir tasarım metodudur. Nitekim birçok ülkede gelecek kuşaklara geleneksel oyuncaklarla tarihin ve kültürün sürdürülebilirliği sağlanmaktadır. Bu nedenlerle tezde de örnek olarak seçilmiş ülkelerin geleneksel kültürel oyun ve oyuncakları bakımından en önemli örnekleri sıralanmış, özellikleri incelenmiş ve tasarım bakımından değerlendirilmiştir. Bu ülkeler arasında Japonya, Rusya, Danimarka ve Fransa yapımı geleneksel oyuncaklar yer almıştır. Geleneksel oyuncak tasarımıyla öne çıkan ülkeler sıralanırken, Türkiye'de büyük potansiyele rağmen bunun yeterli derecede geliştirilemediği görülmüştür. Bu bağlamda Haliç Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü öğrencileri ile yapılan proje kapsamında başarılı bulunan geleneksel oyuncak tasarımları değerlendirilmiştir. Ayrıca bu konuda yapılan özgün bir tasarım örnek olarak sunulmuştur ve endüstriyel tasarım eğitimi konusunda sürdürülebilir bir tasarım metodu olarak denenmiştir.

BursaKültürel mirasKüresellik+3
Nıgar Yusubova
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mekânsal temsil-deneyim ilişkisinin kentsel mekân üzerinden incelenmesi: Müze Gazhane örneği

Mekânsal deneyim, bir mekânın öncesini, mevcut sürecini ve gelecekte nasıl olması gerektiğini doğru şekilde anlamak, hissetmek, tasarlamak ve bir şekle kavuşturmaktır. Mekânsal temsil ise kavramın içerisinde de yer aldığı gibi bir mekânın bireysel ya da ortak olarak temsil ettiği değerleri ve unsurları ortaya koymaktadır. Bu araştırma, Müze Gazhane'nin, yaşadığı dönüşüm süreci neticesinde ortaya çıkan yeni görünümünün mekânsal deneyim ve mekânsal temsil ilişkisi bağlamında değerlendirmesini içermektedir. Araştırmada, Müze Gazhane'nin, geçmişten bugüne yaşamış olduğu değişim süreci ile birlikte mevcut süreçte sahip olduğu yeni kimliğin görsel olarak mekânsal deneyim ve mekânsal temsil bağlamında ifade ettiği anlamlar araştırılmaktadır. Aynı zamanda, araştırmada, müze gazhanenin tasarımını gerçekleştiren Do[x] Arhitecture firmasının Kurucu Ortakları Mimar Dicle Özdemir ve Mimar Kadir Uyanık ile de bir yazılı mülakat gerçekleştirmek suretiyle mekânsal deneyim ve mekânsal temsil açısından, bizzat tasarımcıların görüşlerine yer verilmiştir. Müze Gazhane'nin değişim ve dönüşüm süreci sonrasındaki görünüm, mekânsal deneyim ve temsil açısından değerlendirildiğinde, olumlu bir tablonun ortaya çıktığı fark edilmektedir. Özellikle, tasarımcıların deneyim ve temsil açısından mekânı ele alışları ile birlikte nihai kullanıcının karşısına çıkan görünümün, ziyaretçiler açısından, deneyim ve kullanım konusunda yararlı bir yol haritası çizdiği anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Dönüşüm, Mekânsal Deneyim, Mekânsal Temsil, Müze Gazhane, Tasarım

DeneyimDönüşümMekan+3
Fatma Burcu Özdemir
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde bulunan 1984 envanter numaralı Firdevsi Şehnamesi Minyatürleri

Bu tezin konusunu Türk ve İslam Eserleri Müzesi, yazma eserler koleksiyonu 1984 envanter numaralı Firdevsi Şehnamesi nüshası oluşturmaktadır. Eser H. 956/ M. 1549 yılında Muhammed Kâtib Şirazi tarafından istinsah edilmiştir. Safevi Dönemi'ne ait Şiraz ekolü elyazmasıdır. Üzerinde Pertevniyal Valide Sultan vakıf mührü bulunan eserin hangi yolla ve ne sebeple Osmanlı eline ulaştığı bilinmemektedir. 37x23 cm ölçülerindeki elyazması 618 yapraktan oluşmaktadır. Farsça yazılan eser dört sütun düzeninde yirmi bir satır halinde yazılmıştır. Eserde toplam yirmi dört adet minyatür bulunmaktadır. Elyazması eser on iki sanatçı tarafından yedi yılda tamamlanmıştır. Herhangi bir bilimsel çalışmaya konu olmayan elyazması eser minyatürleri 16. yüzyıl Şiraz üslubunda resmedilmiştir. Dönemin Şiraz ekolü kendinden önceki dönemlerin sanatsal üsluplarını taşıması ve bu etkilerle birlikte yeni bir senteze kavuşması açısından oldukça önemlidir. Bu el yazması eserden yola çıkarak ait olduğu dönemin minyatür üslup özelliklerinin minyatürlere ne derece yansıdığı, kendinden önceki ve çağdaşı olan sanat ekollerinden ne derece etkilendiğini, bunun yanısıra çağdaşı sanat ekolleri üzerindeki etkileri belirlenmiştir.

El sanatlarıFirdevsiMinyatür+3
Yağmur Turunğ
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ahlat Müzesi'ndeki etnografik madeni eserlerden örnekler

Birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Anadolu'da maden sanatına ait örnekler yapılan arkeolojik kazılar sonucu tarih öncesi çağlara kadar uzandığı tespit edilmiştir. İlk olarak bakırdan madeni eserler üreten insanoğlu, gelişimine bağlı olarak işlenmesi daha zor madenler ile birlikte, bronz gibi dayanıklılığı arttırılmış alaşım metalleri işlemeyi de öğrenmiştir. Madanler işlenirken dövme, döküm, torna, balmumu gibi yapım teknikleri kullanılmıştır. Süslemede, kesme, kazıma, çalma, kakma, savatlama gibi teknikleri kullanılarak yüzey haraketlendirilmiştir. Madeni eserlere ait örnekler, günümüzde Anadolu'da birçok müze ve koleksiyonlarda sergilenmektedir. Araştırma tezinin konusu olan Ahlat Müzesi'de bu müzelerden biridir. 1971 yılında hizmete giren müzede Tunç çağı, Demir Çağı, Roma, Helenistik, Selçuklu ve Osmanlı Dönemine ait eserler sergilenmektedir. Müzede arkeolojik eser olarak kayda geçirilmiş 2608 adet, etnografik eser olarak ise 181 adet eser sergilenmektedir. Ahlat Müzesi'ndeki Etnografik Madeni Eserlerden Örnekler olarak belirlenen tez kapsamında müze müdürlüğü tarafından izin verilen teşhir alanındaki ve müze deposunda yer alan etnografik eserler incenlenmiştir. Bu eserler müzeye, arkeolojik kazı, satın alma, müsadere gibi yollarla getirilmiş olup ağırlıklı olarak 18- 19. yy' lara tarihlendirilmiştir. Tezin öcelikli amacı, genel hatları ile söz konusu bu eserlerin kullanım alanları, yapıldığı malzeme, yapım ve süsleme tekniklerinin açıklanması, dönemin bezeme ve uslup anlayışları hakkında değerlendirme yapılarak eserlerin tarihlendirmesine ve sahip olabilecekleri anlamların belirlenmesine yönelik bir sonuca ulaşmak hedeflenmiştir.

Arkeolojik eserlerBitlis-AhlatEtnografya+4
Nasır Gögtaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kars Müzesi'nde bulunan etnografik madeni takılar

Doğu Anadolu bölgesinde yer alan Kars ili ilk çağlardan beri önemli medeniyetleri içinde barındırmış, ev sahipliği yapmış ve bir uygarlık merkezi haline gelmiştir. Geçmişten günümüze kadar farklı ve zengin kültürlerin içinde yer aldığı Kars ili Anadolu'nun önemli şehirlerinden birisidir. ''Kars Müzesi'nde Bulunan Etnografik Madeni Takılar'' başlığı altında yapılmış bu çalışmada ilk olarak Kars ilinin coğrafi konumu ve tarihçesi, müzecilik ve Kars müzesi, madenlerin gelişim süreci, takının tarihçesi, , takı yapımında kullanılan gereçler, maden yapım ve süsleme teknikleri detaylı bir biçimde açıklanmıştır. Müzenin depo bölümünde bulunan elli eser teknik, form ve kompozisyon olarak tek tek incelenmiş, fotoğraflanmış ve envanter kayıtları alınarak katalog kısmında detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Değerlendirme ve karşılaştırma bölümünde teze konu olan eserler kendi aralarında değerlendirilmiştir. Karşılaştırmada eserler hem kendi aralarında hem de Anadolu'nun farklı bölgelerinde yer alan eserlerle karşılaştırılarak benzer ve farklı yönleri ortaya çıkarılmıştır. Teze konu olan eserlerin başka bölgelerdeki eserlerle benzer özellikler taşıması, kültürler arası bir etkileşimin olduğunu da göstermektedir. Çalışmanın son bölümünde incelenmiş eserlerden elde edilen bilgilerle bir sonuç çıkarılmış, çizimler ve fotoğraflarla bitirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Müze, Kars, Etnografik takı, Madeni eserler

EtnografyaKarsMadeni eşyalar+3
Ahmet Erk
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects