Renewable energy resources

313 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İstanbul ilinde bir işletmenin elektrik enerji ihtiyacının güneş enerjisi ile karşılanmasının araştırılması

Çalışmada İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde bulunan bir sanayi işletmesinde enerji ihtiyacının fotovoltaik güneş panelleri ile karşılanması araştırılmıştır. Teknolojik gelişmelerin ve insan popülasyonun artması, tüketim ihtiyacına yönelik olarak üretimin artması ile küresel çapta enerji ihtiyacı artış göstermektedir. Sanayi işletmelerinde elektrik enerjisi giderleri en büyük gider kalemlerinden birini oluşturmaktadır. Bu durum enerjiye olan ihtiyacın ve üretim giderlerinin azaltılmasının istenmesi ile enerjinin karşılanmasına yönelik olarak farklı alternatif arayışlara neden olmaktadır. Bu nedenle enerji ihtiyacının karşılanmasında alternatif enerji kaynakları büyük önem taşımaktadır. Çalışmamızda yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisinin fotovoltaik sistemlerle elektrik enerjisine dönüştürülmesi ile bir sanayi işletmesinin elektrik enerji ihtiyacının karşılanması araştırılmıştır. Çalışmada, İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde sanayi sitesi içinde yer alan işletmede tüketilen elektrik enerjisinin işletmenin atıl vaziyette bulunan çatı alanı'nın elektrik enerjisi üretiminde aktif olarak kullanılması ile işletmenin enerji giderlerinin azaltılmasına yönelik olarak kurulan sistemin mono-kristal veya poli-kristal panel kullanılması durumunda amortisman süreleri hesaplanmıştır. Seçilen işletmenin çatısında kurulacak olan fotovoltaik güneş enerjisi sisteminin toplam gücü, inverterlerin toplam gücü ve elde edilecek elektrik enerjisi üretim kapasitesi hesaplanmıştır. Araştırmada İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde bulunan sanayi işletmesinde 465 W panel kullanıldığında kullanılacak toplam panel gücü 180,885 kWp ve sistemden yıl içinde elde edilebilecek elektrik enerjisi 242.482,60 kWh olarak bulunmuştur. Sistemin kendini amorti etme süresi 3,46 yıldır.

Elektrik enerjisiFotovoltaik enerjiGüneş enerjisi+2
Selim Uysal
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye biyodizel piyasası incelenmesi, düzenlenmesi ve 2020 projeksiyonu

Dünyada hızlı nüfus artışı ve sanayileşme sonucu insanların yaşamını sürdürebilmesi için önemli bir girdi olan enerjiye ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır. Neredeyse bütün ülkelerin enerji sorunları ile karşılaştığı günümüzde, dünya enerji gereksiniminin büyük çoğunluğunu karşılayan fosil kaynaklı yakıtların tükenme riskiyle karşı karşıya oluşu ve kullanımı esnasında ortaya çıkardığı çevresel sorunlar ülkeleri alternatif enerjiye doğru yöneltmektedir. Bu çalışma ile yenilenebilir enerji kaynağı çeşidi olan biyodizel enerjisinin Türkiye'deki durumunun araştırılması, örnek ülke biyodizel piyasaları incelenerek Türkiye biyodizel piyasasının gelişmesi için öneriler sunulması amaçlanmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucu 2000'li yılların başında hareketlenen biyodizel piyasasının günümüzde durağanlaştığı ve ülkemizin hâlihazırda ciddi bir tarımsal potansiyeli olmasına karşın biyodizel üretiminin beklenen düzeyin altında seyrettiği görülmektedir. Bu durumun başlıca sebebi olarak piyasa belirsizliklerinden kaynaklı oluşan hammadde arzı sorunları ve politika eksiklikleri göze çarpmaktadır. Çalışma kapsamında yapılan analizler sürecinde ülkemize örnek teşkil edebilecek Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği biyodizel piyasaları incelenmiş, elde edilen bulgular sonucu Türkiye biyodizel piyasası paydaşlarından tedarik zincirinin elemanları olan tarımsal üreticiler, biyodizel üreticileri ve akaryakıt dağıtıcıları için mali değerlendirmelerde bulunulmuştur. Ayrıca biyodizel sektörünün ülke açısından maliyet fayda analizi yapılmıştır. Son olarak 2015-2020 yılları biyodizel piyasası projeksiyonunu gözlemleyebilmek için çift üssel düzeltme ve regresyon metotları kullanılarak tahmin analizi yapılmış, edilen bulgular sonucu piyasa etkinliğini arttırmak amaçlı iki farklı senaryo üzerinden önerilerde bulunulmuştur.

Alternatif enerji kaynaklarıBiyodizelBiyoenerji+7
Semih Akman
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye rüzgar enerjisi kurulu güç bölgesel dağılım optimizasyonu

Tez çalışmasında rüzgar enerjisinden elektrik enerjisi üretiminde, rüzgarın süreksiz yapısı nedeni ile iletim sistemi üzerinde oluşan negatif etkilerin azaltılması amacı ile sistemin dengede kalmasını sağlayan sıcak rezerv ihtiyacını en küçükleyecek stokastik doğrusal olmayan karma tam sayılı bir matematiksel programlama modeli geliştirilmiştir. Çözüm yaklaşımı olarak, geliştirilen matematiksel modelde yer alan doğrusal olmayan kısıtları basitleştiren ve amaç fonksiyonunun yakınsamasını sağlayan bir sezgisel algoritma önerilmiştir. Çalışma kapsamında literatür için yeni bir problem ele alınmıştır, aynı zamanda geliştirilen matematiksel model ve sezgisel yaklaşım da literatürde yer almamaktadır. Geliştirilen çözüm yaklaşımında kullanılan parametreler, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden, Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.'den, Türkiye Elektrik İletim A.Ş.'den ve Yenilenebilir Enerji genel Müdürlüğü'nden temin edilen gerçek veri setleri ile oluşturulmuştur. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden temin edilen 357 adet meteoroloji ölçüm istasyonunun 10 yıllık veri seti düzenlenerek rüzgar enerjisinden elektrik üretimi tahmini yapılmıştır. Tahmin değerlerinden korelasyon katsayılarının hesaplanabilmesi için bir benzetim algoritması oluşturulmuş ve korelasyon katsayıları tahmin edilmiştir. Ayrıca Türkiye'yi temsil etmesi için homojen olarak dağılmış 47 meteoroloji ölçüm istasyonu seçilerek korelasyon analizi yapılmıştır. Korelasyon analizinin sonucunda Türkiye'de pozitif korelasyon yapısının varlığı ve negatif korelasyon yapısının olmadığı gözlenmiştir. Geliştirilen çözüm yaklaşımı ile 2016 yılı için ve 2023 yılı için kurulu güç dağılımları elde edilmiştir. 2016 yılı için elde edilen kurulu güç dağılımı ile mevcut kurulu rüzgar gücü yapısı karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda iki kurulu güç dağılımı arasındaki benzerlikler ve farklar belirlenmiştir. Ayrıca elde edilen sonuçlar incelendiğinde geliştirilen çözüm yaklaşımı ile belirlenen ve mevcut durumda devrede olan kurulu rüzgar gücünün büyük bir kısmının Türkiye'nin coğrafi olarak küçük bir kısmında yer aldığı gözlenmiştir. 2023 yılı için biri literatürde yer alan, diğeri T.C. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan raporlardan alınan 2 farklı talep tahmin senaryosu altında kurulu güç dağılımları elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar ve 2023 yılına kadar tamamlanması öngörülen rüzgar kurulu gücü göz önünde bulundurularak, süreksizliğin negatif etkilerini azaltacak, yatırım potansiyeli yüksek olan iletim bölgeleri belirlenmiştir. Yatırımcıların çalışma kapsamında belirlenen iletim bölgeleri için teşvik edilmesi rüzgar enerjisinden elektrik üretiminin negatif etkilerinin azaltılmasına yardımcı olacaktır.

Güç kapasitesiKaynak dağılımıRüzgar enerjisi+3
Burcu Cansu İnanç
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Renewable resources in the electricity markets

Energy production using renewable resources has recently been one of the most important and highly debated topics in the world. Transformation of the global energy sector from fossil based to zero-carbon emissions has also been one of the ongoing world trends. Therefore, analyzing energy production from renewables has gained significant attention. In this paper, we analyze the energy production from renewable resources in electricity markets. Using publicly available Spanish day-ahead electricity market data we analyze the cost stucture and bidding strategy of the electricity producing plants using renewable resources.

ElectricityElectric marketPower plants+5
Ömer Faruk Erdoğan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of the carbon border adjustment mechanism (CBAM) on steel producers' demand for and attitudes toward renewable energy in Türkiye

Undesirable effects of climate crisis become more visible every day, making it necessary to design policies to tackle them. One of the most critical steps to take in the right direction is promotion of switches to renewable energy sources so as to reduce carbon dioxide (CO2) emissions released into the atmosphere by manufacturing plants. The European Union's Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM) aims to reduce these carbon emissions by placing a surcharge on imported goods based on their carbon footprint. This thesis investigates possible effects of CBAM on steel producers' demand for, and attitudes toward renewable energy in Turkiye. For this purpose, a survey-based discrete choice experiment (DCE) is conducted to determine Turkish steel producers' marginal willingness to pay (MWTP) for renewable energy under alternative scenarios. Findings from the experiment indicate that the longer the duration of government guarantees to keep renewable energy prices constant, the more attractive the transition to renewable energy is. The survey responses also show that steel producers value renewable energy intrinsically more than its actual price. In addition, steel producers responding to the survey prefer that fixed and specific usage fees be employed during the transition to renewable energy. Based on these findings the thesis discusses the role that the Turkish government could potentially play in facilitating this transition, reducing steel producers' carbon footprint, and promoting renewable energy supply.

Choice modellingLogit modelCarbon border adjustment+3
Aylin İngenç Eker
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye de sürdürülebilir kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynakları

İnsanoğlunun en eski çağlardan beri en önemli ihtiyaç kaynağı enerji olmuştur. Günümüzde insanların artan enerji kaynaklarını güvenli ve temiz bir şekilde karşılamak için yenilenebilir enerji kavramı meydana gelmiştir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yenilenebilir enerji kaynakları ile ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılamak mümkündür. Kalkınma için enerji önemli bir kavramdır. Enerji, üretimin vazgeçilmez bir girdisidir. Enerji kaynakları olmadan neredeyse üretim yapmak mümkün değildir. Sürdürülebilir enerji gelişimi, ekonomik, çevresel ve sosyal yönlerle yakından ilgilidir. Uluslararası sürdürülebilir kalkınma gündeminin temel alanlarından biri enerjidir. Bu çalışmada sürdürülebilir kalkınma bağlamında yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye'de gelişimi ve uygulanabilirliği, tüketilen enerji kaynakları içerisinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı ve enerjinin sürdürülebilirliği için hükümetin uyguladığı politikalar, uygulanan politikaların yetersizliği incelenmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yenilenebilir enerji, enerji politikaları, enerji kaynakları

Enerji kaynaklarıEnerji politikalarıSürdürülebilir kalkınma+2
Sibel Evli
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ekonomisinde yenilenebilir enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisi: Bir zaman serisi analizi

Son zamanlarda ekonomik büyüme literatüründe ön plana çıkan konular arasında yenilenebilir enerji kaynakları yer almaktadır. Bu tez çalışmasının temel amacı, yenilenebilir enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi teorik ve ampirik açıdan araştırmaktır. Tezin uygulama kısmında, Türkiye ekonomisinde yenilenebilir enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki ampirik olarak 1970-2016 dönemi itibariyle zaman serileri yardımıyla araştırmaktadır. Değişkenlerin birim kök analizlerinde PP ve Ng-Perron testleri kullanılmaktadır. Değişkenlerin birim kök analizlerinde ayrıca Lee-Strazicich çift yapısal kırılmalı testi de kullanılmaktadır. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisinin varlığı, ARDL sınır testi ile incelenmektedir. Uzun ve kısa dönem katsayıları, ARDL modeli bağlamında EKK tahmincisi yardımıyla tahmin edilmektedir. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri, Granger nedensellik testi kullanılarak test edilmketedir. Analizlerden elde edilen bulgular, degişkenlerin birinci farkında durağan olduğunu ortaya koymaktadır. ARDL sınır testi sonucları, değişkenler arasında bir uzun dönem ilişkisinin varlığını göstermektedir. Yenilenebilir enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemde pozitif ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişki sçz konusudur. Nedensellik testi sonuçlarına göre, yenilenebilir enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasında bir nedensellik söz konusu değildir.

BüyümeEkonomik büyümeEnerji+7
Amınullah Rahmanı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kaynaklarının potansiyelinin değerlendirilmesi: Türkiye örneği

Dünya ülkeleri ortaya çıkan bu sorunları gidermek ve gelişmenin devamı için sürdürülebilir kalkınmayı benimsemişledir.Dolayısıyla bu anlayış içerisinde yenilenebilir enerji kaynakları gelişmeye başlamıştır. Yenilenebilir enerji kaynakları çevreye ve toplum sağlığına olumsuz bir durumunun olmaması, ekonomik bir hammadde desteği sunması ve kullanımdan sonra eksilmemesi özelliği ile dikkat çekmektedir.Bu çalışmada sürdürülebilir kalkınmada önemli yer alan yenilebilir enerji kaynaklarının önemi anlatılmıştır. Fosil kaynaklı yakıtlar ile oluşan ekonomi, çevre ve dışa bağımlılık gibi olumsuz etmenlerin yenilenebilir enerji kaynakları ile çözümlenebileceği gösterilmiştir

Biyokütle enerjisiDağıtık enerjiGüneş enerjisi+7
Zafer Bayram
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Deneysel amaçlı prototip bir biyogaz reaktörünün imalatı ve farklı biyokütle karışımları ve ortamlarda performansının değerlendirilmesi

Bu çalışmada, biyogaz üretiminin kontrollü koşullarda yapılması amacıyla deneysel amaçlı laboratuvar tipi bir biyogaz reaktörü tasarlanmış ve imal edilmiştir. Bu reaktörde sindirim işlemi sırasında ortam sıcaklığı ve pH kontrol edilmektedir. Ayrıca, mikroorganizmaların homojen dağılımını sağlamak amacıyla kontrollü karıştırma işlemi de yapılmaktadır. Hazırlanan farklı biyokütle karışımları (sığır gübresi, yosun, peynir altı suyu), farklı sindirici sıcaklıklarında (30o, 35o, 40o ve 45o) farklı katı madde oranları ve farklı karışım oranlarında aneorobik sindirime tabi tutulmuş ve elde edilen biyogazın bileşimi saptanmıştır. Sindirim süresince tüm veriler bilgisayar ortamında kayıt altına alınmıştır. Gaz bileşiminin saptanmasında Biyosistem Mühendisliği Laboratuvarında bulunan Gaz Kromotografi cihazından yararlanılmıştır. Denemeler sonucunda en yüksek biyogaz üretimi 276,04 mL/gKM ile kuru madde oranı %12, karışım oranı 30:20:50 ve sindirim sıcaklığı 45 0C olan 23 numaralı örnekte elde edilmiştir. Yapılan denemeler sonucu elde edilen biyogazın biyometan (CH4) içeriği %51,0 ile %59,7 arasında değişmektedir. Düşük biyogaz üretimine karşın en yüksek biyometan (CH4) verimi, %59,7 ile kuru madde oranı %10, 50:30:20 karışım oranı ve sindirim sıcaklığı 30 0C olan 1 numaralı örnekte bulunmuştur.

Anaerobik reaktörlerBitkisel atıklarBiyogaz+2
Figen Taşcı Durgut
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji tüketimi, finansal gelişme ve ekonomik büyüme ilişkisi : Türkiye ekonomisi için asimetrik bir analiz

Türkiye'de 1960-2017 dönemi için yenilenebilir enerji tüketimi, finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmak için yıllık veriler kullanılmıştır. Yenilenebilir enerji ve finansal gelişmenin yanı sıra teorik ve ampirik literatür dikkate alınarak sermaye oluşumu, işgücü ve ticari dışa açıklık değişkenleri de ekonomik büyüme modeline dahil edilmiştir. NARDL eş bütünleşme sonuçları hem t-istatistiği hem de F istatistiğine göre değişkenler arasında bir asimetrik yada doğrusal olmayan bir eş bütünleşme ilişkisinin varlığını tespit etmiştir. Bu sonuca göre; yenilenebilir enerji tüketimi, finansal gelişme, sermaye oluşumu, işgücü, ticari dışa açıklık ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemde asimetrik bir ilişkinin varlığı söz konusudur. NARDL uzun dönem tahmin sonuçlarına göre; uzun dönemde yenilenebilir enerji tüketiminde meydana gelen artışların ekonomik büyümeyi arttırdığı yine aynı şekilde finansal gelişmede meydana gelen artışların da ekonomik büyümeyi arttırdığı sonuçları elde edilmektedir. Ticari dışa açıklıkta uzun dönemde pozitif yönde meydana gelen artışlar ekonomik büyümeyi azaltırken negatif yönde meydana gelen şoklarda ekonomik büyümeyi azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak ticari dışa açıklık + katsayısı ticari dışa açıklık – katsayısından büyük olduğu için + katsayının etkisi yorumlanır. Bu durumda uzun dönemde ticari dışa açıklığın ekonomik büyümeyi azalttığı sonucuna varılmıştır. Uzun dönemde sermaye artışları ile işgücü artışları da ekonomik büyümeyi arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Toda-Yamamoto nedensellik testi sonuçlarına göre ekonomik büyümeden sermayeye tek yönlü nedensellik bulunmuştur. Finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasında çift yönlü nedensellik bulunmuştur. Ekonomik büyümeden yenilenebilir enerji tüketimine, ekonomik büyümeden toplam nüfusa doğru tek yönlü nedensellik bulunmuştur. Bu nedensellikler anlaşılacağı gibi doğrusal yada simetrik nedenselliklerdir. Hatemi-J asimetrik nedensellik sonuçlarına göre; sermayenin negatif şoklarından ekonomik büyümenin negatif şoklarına asimetrik nedensellik bulunmuştur. Ekonomik büyümenin negatif şoklarından finansal gelişmenin hem pozitif hem de negatif şoklarına asimetrik nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Ekonomik büyümenin pozitif şoklarından iş gücünün pozitif şoklarına asimetrik nedensellik bulunmuştur. Ekonomik büyümenin pozitif şoklarından ticari dışa açıklığın negatif şokuna, ekonomik büyümenin negatif şoklarından ticari dışa açıklığın pozitif şoklarına asimetrik nedensellik bulunmuştur. Ticari dışa açıklığın negatif şoklarından ekonomik büyümenin negatif şoklarına asimetrik nedensellik bulunmuştur. Ekonomik büyümenin pozitif şoklarından kişi başına düşen yenilenebilir enerjinin negatif şoklarına, ekonomik büyümenin negatif şoklarından yenilenebilir enerjinin pozitif şoklarına doğru asimetrik nedensellik bulunmuş olup yenilenebilir enerjinin bütün şoklarından ekonomik büyümenin bütün şoklarına doğru asimetrik nedensellik bulunamamıştır.

Asimetrik etkiEkonomik büyümeEnerji+5
Ömer Sinan Pehlivan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Seçilmiş yüksek-orta gelirli ülkelerde yenilenebilir enerji ve yenilenemeyen enerji tüketiminin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: Bir saklı eşbütünleşme yaklaşımı

Enerji, yaşamın sürekliliği ve tüm canlılar için hayati önem taşıyan önemli bir faktördür. Hali hazırda temel ihtiyaçlarımızı karşılaması için gerekli ve ihtiyaç duyulan temel yaşam kaynaklarından biridir. Sanayi devrimi etkisiyle ve artan nüfusla birlikte enerji gerçeğinin farkına varılmıştır. 1973 ve 1979 yıllarında yaşanan petrol kriziyle enerji kavramının önemi artmış ve birçok konuyla ilişkilendirip akademik çalışmalara konu olmuştur. Sürdürülebilir büyümenin temel kaynaklarından biri olan enerji, geleneksel ekonomi akımları tarafından dikkate alınmayarak bir üretim girdisi olarak görülmemiştir. Ancak 1970 yılından sonra yeni bir ekonomi teorisi olan ekolojik iktisat yaklaşımı iktisatçıları enerjiyi ekonomik büyümenin birincil kaynağı olarak görmüşlerdir. Meydana gelen petrol krizleriyle birlikte ekonominin her sektörü için önemli olan yenilemeyen enerji kaynaklarının tükenebilir olması ve ekolojik dengeyi bozması nedeniyle ülkeler enerji politikalarında değişime gidirek tükenemeyen temiz, ucuz ve çevre dostu olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmişlerdir. Bu çalışmada yenilenebilir, yenilenemeyen enerji tüketimi ve ekonomik büyüme arasındaki asimetrik ilişki Türkiye, Çin, Peru, Endonezya, Tayland, Kolombiya, Ekvator, Brezilya ve Meksika gibi seçilmiş orta-yüksek gelirli ekonomilerde 1965-2018 dönemi itibariyle analiz edilmiştir. Değişkenlerin logaritmik değerlerinin DF-GLS, KPSS ve Ng-Perron birim kök analizleri yapılmış ve değişkenlerin birinci farkında durağan olduğu tespit edilmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisi yeni nesil testlerden biri olan saklı eşbütünleşme testi kullanılarak analiz edilmiştir. Uzun dönem katsayıları FMOLS tahmincisi kullanılarak, nedensellik ilişkileri de saklı hata düzeltme modeline dayalı asimetrik nedensellik testi ile incelenmiştir. Ampirik analizlerden elde edilen sonuçlar Türkiye ve diğer benzer ekonomiler ile karşılaştırmalı olarak verilmiş, uygun politika önerileri sunulmuştur.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEnerji+5
Servet Kapçak
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

An empirical study on the determinants of renewable energy consumption in African countries: Evidences from panel data analaysis

Renewable energy has a vital role in tackling the issue of energy poverty in Africa. The adoption of renewable energy systems can provide people with several important services, which in turn can enhance their quality of life and help alleviate poverty. The thesis dwells on the impact of various factors, including growth, FDI, financial development, natural resources, and trade, on the consumption of renewable energy in 15 African countries from 1980 to 2018. The study utilizes different panel techniques., such as CSD and CADF tests. The findings of the study suggest a positive long-term link among growth, FDI, and openness with renewable energy use. However, financial development and natural resources have a negative effect on the use of renewable energy. Additionally, the study's causality results indicate a bidirectional relationships between the series.

African countriesEnergy resourcesEnergy consumption+4
İbrahim Abdiwahab Adem
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal yeniliklerin yeşil ürünlere etkileri üzerine bir inceleme

Çevre duyarlılığının artmasıyla birlikte yeşil ürün kavramı gündeme gelmiş ve bu kavram zamanla yenilikçi finans sektöründe somut ürünlere dönüşmüştür. Çalışmanın ilk bölümünde yeşil ürün kavramı, geleneksel ürünlerden farkları, türleri, sınıflandırmaları ve yenilenebilir enerji ile ilişkisi ele alınmış; AB Yeşil Mutabakatı, Paris Anlaşması ve çevresel etiketleme sistemleri gibi uluslararası düzenlemelerin etkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca, yeşil inovasyon ve çevresel Ar-Ge yatırımlarının sürdürülebilirliğe katkısı incelenmiştir. İkinci bölümde, yeşil finans kavramı ve finansal yenilikler kapsamında yeşil dönüşümün finansal altyapısı analiz edilmiş; yeşil krediler, tahviller ve çevre dostu dijital finans araçları ile çevresel vergilendirme ve karbon fiyatlandırma mekanizmaları değerlendirilmiştir. Uygulama kısmında, Malmquist Data Envelopment Analysis (DEA) ve Total Factor Productivity (TFP) yöntemleri ile AB'ye üye 22 ülke ve Türkiye'nin çevre dostu teknoloji verimliliği incelenmiştir. İlk modelde çevre dostu teknolojiler çıktı, finansal gelişmişlik, GSYH, çevre vergileri ve enerji tüketimi girdi olarak alınırken; ikinci modelde karbon emisyonları istenmeyen çıktı olarak eklenmiştir. Sonuçlar, ülkeler arası etkinlik farklarını ve finansal gelişmişliğin bu verimlilik üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bu çalışma, yeşil ürünlerin finansal sistemle ilişkisini teorik ve ampirik yönleriyle inceleyerek sürdürülebilir ekonomi politikalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Doğal çevreKentsel çevreKullanılabilir enerji+4
Meryem Nalbantoğlu
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Baraj ve hidroelektrik santralleri dışsallıkları: Siirt örneği

Gelişmekte olan ülkelerin en önemli ihtiyaçlarından biri hiç kuşkusuz enerji gereksinimidir. Enerji gereksinimleri çeşitli enerji kaynaklarından karşılanabilmektedir. Ancak günümüz dünyasında ülkeler enerji ihtiyacını, daha ekonomik ve daha çevreci anlayışla elde etme politikasıyla hareket etmektedir. Yenilenebilir bir enerji kaynağı olan baraj ve hidroelektrik santralleri (HES) enerji ihtiyacını karşılamak isteyen ülkeler için ön plana çıkmaktadır. Nitekim ülkemizde de son yıllarda daha çok su enerjisi üzerine yatırımlar yapılmaktadır. Bu yatırımların bir kısmı Siirt ilinde gerçekleşmektedir. Bu çalışmanın amacı Siirt ilinde yapılmış ve yapımı devam eden baraj ve HES projelerinin ortaya çıkaracağı dışsal etkilerin incelenmesidir. Bilindiği gibi baraj ve HES projelerinin yapım ve işletme süresince ekonomik, sosyal, kültürel, çevresel vb etkiler ortaya çıkma durumu söz konusudur. Bu tez çalışmasında, Siirt ilinde yapılmış ve yapımı devam eden baraj ve HES projelerinin olası dışsal etkilerin belirlenmesi amacıyla, yüz yüze anket ve derinlemesine görüşme çalışmaları yapılmıştır. Elde edilen anket analiz verileri ve derinlemesine görüşme değerlendirmesinde baraj ve HES projelerinin hem negatif hem de pozitif dışsal etkileri saptanmıştır.

BarajlarDışsallıkEkonomik kalkınma+5
Fırat Erdemci
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Suyun foto-elektrokimyasal yöntemle ayrıştırılmasında yarı iletkenlerin ve katalizörlerin etkisinin incelenmesi

Ekonominin hızlı gelişmesi ve nüfusun hızlı büyümesiyle birlikte, enerjiye olan talep artmaktadır. Geçtiğimiz iki yüzyıl boyunca, kömür, petrol ve doğal gaz gibi geleneksel enerji tüketimi keskin bir şekilde artmakta ve rezervler yenilenemez enerji kaynakları olduğu için geri dönüşümsüz biçimde azalmıştır. Ek olarak, yenilenemeyen enerji tüketimi, çevre kirliliği ve küresel ısınma gibi istenmeyen ikincil etkiler yaratmaktadır. Bu nedenle, çevre dostu ve yüksek verimli enerji kaynakları arayışı, sürdürülebilir kalkınma için son derece acil bir görev haline gelmiştir. Hidrojen, yukarıdaki problemleri çözmede rol oynayabilecek, yenilenebilir bir yakıt ve enerji taşıyıcısıdır. Hidrojen üretmek için foto elektrokimyasal (PEC) su bölünmesi, güneş enerjisi dönüşümü ve depolanması için büyük potansiyele sahiptir. Fotoelektrokimyasal (PEC) su bölünmesi, pratik verimliliği nedeniyle enerji dönüşümünde en umut verici yaklaşımlardan biridir. Bununla birlikte, büyük ölçekte pratik hale getirmek için aşılması gereken birçok önemli zorluk vardır. Katalizörlerin fotoelektrokimyasal özelliklerinin incelenmesi bu anlamda oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada, PEC yönteminde fotoanot kısmı olarak, molibden (Mo), bor (B), lantan (La) ve kobalt (Co) ile modifiye edilmiş kadmiyum sulfur (CdS) nanoparçacıklarının fotoelektrokimyasal etkinlikleri, hidrojen gazı üretim miktarlarına, oksijen gazı üretim miktarlarına ve tavlama sıcaklığına bağlı olarak incelenecektir. Ayrıca, sentezlenecek olunan nanoparçacıkların XRD, SEM, EDX ve potantiyostat cihazında karakterizasyon çalışmalarını yapılacaktır.

Alternatif enerji kaynaklarıElektrik enerji sistemleriGüneş enerjisi santrali+2
Ebuzer Cengiz
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji tüketiminin işsizlik ve CO2 emisyonu üzerindeki etkileri: OECD ülkeleri örneği

Geçmişte olduğu gibi bugün de insan yaşantısının en temel gereksinimlerden birisi enerjidir. Özellikle endüstrileşmenin zirve yaptığı ve insan yaşantısının merkezi haline geldiği bu sanayileşme çağında enerji kullanım alanlarının geniş ölçekte çeşitlilik göstermesi enerjiyi sosyo-iktisadi hayatın vazgeçilmez bir unsuru haline getirmiştir. Bununla birlikte enerji kaynaklarına erişim, devletlerin sosyo-iktisadi gelişimleri açısından oldukça önemli olduğu görülmüştür. Bu bağlamda enerjinin yeterli ve uygun fiyatlı bir şekilde temin edilememesi, endüstriyel üretim ve tüketim faaliyetlerinin azalmasına, istihdamın kaybedilmesine ve ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden olduğu aşikârdır. Ayrıca, kullanılan enerji türlerinden ötürü çevresel sorunların giderek artması ve bu sorunları (sera gazı emisyonları, İklim değişikliği, doğal afetler ve su kaynaklarındaki azalmalar vs.) minimize etmek için ekstra harcamaların yapılması iktisadi kayıpları da beraberinde getirmiştir. Bunun önünün alınması noktasında uluslararası alanda önemli çalışmalar yapılmaktadır. Bilhassa yenilenemez enerji kaynaklarının kullanım alanlarını azaltacak projeler uygulamaya koyulurken diğer yandan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı endüstrileşme faaliyetleri yürütülmektedir. Ancak her iki durumda da insanlığın enerjiye olan ihtiyacı giderek artmaktadır. Artan enerji ihtiyacı, beraberinde sosyo-iktisadi değişkenlikleri beraberinde getirmektedir. Bu değişkenlikler, pek çok araştırmaya konu olmakla birlikte hala anlamlandırılamayan ve incelenmesi zaruri olan meseleleri beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada OECD Ülkeleri üzerinden yenilenebilir ve yenilenemez enerji tüketiminin makroekonomik etkileri irdelenmiştir. Bu kapsamda yenilenebilir enerji ile işsizlik arasındaki bağıntı incelenmiştir. Yapılan incelemelerde yenilebilir enerjinin işsizlik oranlarını üzerinde azaltıcı etkisi olduğu ampirik olarak kanıtlanmıştır. Bununla birlikte çalışmanın önemli bir amacını teşkil eden yenilenebilir enerji tüketiminin karbon emisyonu üzerindeki etkisinin ne olduğu sorgulanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda, yenilenebilir enerji tüketiminin karbon emisyonunu üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır.

Enerji tüketimiKarbondioksit salınımıOECD ülkeleri+4
Ömür Kızılkan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye`nin yenilenebilir enerji potansiyelinin termodinamik analiz yöntemi ile incelenerek, yenilenebilir enerji kullanımının gelecek projeksiyonlarının değerlendirilmesi

"Türkiye'nin Yenilenebilir Enerji Potansiyelinin Termodinamik Analiz Yöntemi İle İncelenerek, Yenilenebilir Enerji Kullanımının Gelecek Projeksiyonlarının Değerlendirilmesi" konulu tezimin temel amacı yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji ve ekserji verimlilikleri incelenerek ülkemiz açısından en uygun kullanım şartlarının belirlenmesidir. Tezimin içeriğinde Türkiye'de fosil ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanım durumu ve kapasitesi anlatılmıştır. Türkiye'de mevcut olan yenilenebilir enerji kaynaklarının varlığı ve kullanım durumu ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgar, güneş ve jeotermal enerji ile ilgili örnekler üzerinden termodinamik analiz yapılmıştır. Enerji ve ekserji verimlilikleri bu kaynaklar için hesaplanmış ve sayısal sonuçlar tablolar halinde verilmiştir. Enerji çeşitliliğinin arttırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve daha yaşanılabilir bir dünyayı gelecek nesillere bırakabilmemiz için yenilenebilir enerji kaynaklarının son derece büyük önem taşıdığı görülmektedir.

Biyokütle enerjisiGüneş enerjisiGüneş enerjisi sistemleri+4
Mutlu Erdoğan
İstanbul Aydın University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş enerjisinden yararlanmak amacı ile fotovoltaik sistemlerin binalarda kullanımı

Dünyada kullanmış olduğumuz enerji kaynaklarının büyük bir bölümünü fosil tabanlı (kömür, petrol, doğalgaz gibi) enerji kaynakları oluşturmaktadır. Fosil enerji kaynaklarının günümüzde giderek azalması ve birçok enerji kaynağının ise tükenme noktasına gelmesi insanları yeni enerji arayışlarına yönlendirmiştir. Dünyada sonsuz enerji kaynağı olan güneş ise fosil kaynaklara alternatif olan enerji arayışlarının en başında gelmektedir. Yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde etmek için fotovoltaik güneş pilleri ve bu pillere bağlı fotovoltaik sistemler geliştirilmiştir. Kullanılan enerjilerin büyük bir bölümü binalarda tüketilmektedir. Yaklaşık olarak bu oran tüm enerjilerin içerisinde %30 dur. Binalarda tüketilen enerjilerin yenilenebilir enerji sistemlerinden sağlanması amacıyla fotovoltaik sistemler binalarda; çatı ve cephelerde uygulanmaya başlanmıştır. Bu tez araştırmasında fotovoltaik sistemlerin binalarda uygulama biçimleri, diğer yapı alt bileşenlerinde kullanılması ve çevre birimlerinde uygulamaları, dünyada ve Türkiye'de fotovoltaik sistemlerin kullanımına ilişkin örnekler, dünyada ve Türkiye'deki güneş enerjisi sistemlerine olan teşvik ve destekler araştırılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Yenilenebilir Enerji, Fotovoltaik, Fotovoltaik Sistemler, Güneş, PV

Güneş enerjisi sistemleriYenilenebilir enerjiYenilenebilir enerji kaynakları
Yüksel Yücel
İstanbul Arel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Karbon salınımı (CO2), çerçevesinde yenilenebilir enerji tüketimi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki; Türkiye örneği

İnsanların ihtiyaçları sürekli büyürken, insanlar tüketim sınırlarını aşmakta ve gelecek nesilleri düşünmeden bugünü yaşamaktadır. Bu alışkanlıklardan dolayı insanoğlu Dünyanın Ekosisteminin üretebileceğinden daha fazlasını tüketmekte ve kendi geleceğini yok etmektedir. Hâlbuki insanlar ihtiyaçlarını giderirken gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını yok etmeden sürdürebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda ekonomik ve sosyal gelişimini inşa edebilir. Enerji sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik ve çevresel boyutlarını etkileyen önemli kaynaklardan biri olarak ortaya çıkmıştır. Ülkelerin enerji ihtiyacı ekonomik büyüme ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Enerjinin fosil yakıtlardan karşılanıyor olması, Fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere salınan zararlı gazlardan dolayı sürdürülebilir bir çevreyi tehdit etmektedir. Ayrıca enerjide dışa bağımlılık ülkelerin sürdürülebilir kalkınma ve sosyo-ekonomik gelişiminin önünde engel olarak durmaktadır. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılık oranına bakıldığında 1990 yılında %52, 2000 yılında %68, 2011 yılında %72, 2018 yılında ise %73'dür ve bu bağımlılık oranı her geçen gün artmaktadır. Bu enerji ihtiyacının sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde karşılanması ve dışa bağımlılığın azaltılması ülkemizin önde gelen politikalarındandır. Bu politikalar doğrultusunda Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarını daha da önemseyerek ekonomik büyümesini arttırması gerekmektedir. Bu nedenle, çalışmada 1990-2015 döneminde Türkiye'de hem sürdürülebilir bir çevre hem de sürdürülebilir bir kalkınma için karbon salınımı (CO2) çerçevesinde ekonomik büyüme ile yenilenebilir enerji tüketimi arasındaki ilişkinin varlığı ve yönü araştırıldı. Bu çalışmada kullanılan yöntemler, Engle-Granger ve Gregory-Hansen eşbütünleşme testleri ile "Toda-Yamamoto" nedensellik testidir. Bu çalışmanın sonucunda Ekonomik büyümeden yenilenebilir enerji tüketimine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi bulunmuştur.

Ekonomik büyümeEnerji tüketimiEşbütünleşme+4
Çiğdem Yakut
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kayısı çekirdeği kabuğu temelli selüloz sentezi, sürdürülebilir enerji depolamada kullanılmak üzere sert karbon üretimi ve elektrokimyasal özelliklerinin araştırılması

Yenilenebilir kaynaklara dayalı sürdürülebilir enerji sistemlerinin geliştirilmesi, enerji depolama teknolojilerinde çevre dostu ve maliyet etkin çözümlerin önemini artırmaktadır. Bu çalışmada, biyokütle tabanlı kayısı çekirdeği kabuğu kullanılarak, sodyum-iyon bataryalarda anot elektrot olarak değerlendirilebilecek sert karbon malzemelerinin üretimi ve performansı araştırıldı. Karbon öncülü olarak kayısı çekirdeği kabuğu (KÇK), bu biyokütleden izole edilen selüloz (S) ve nanoselüloz (NS) olmak üzere üç farklı malzeme seçildi. Her bir malzeme üzerinde üç farklı işleme yaklaşımı uygulandı: i) temel karbonizasyon süreci, ii) sodyum karbonat ile kimyasal aktivasyon sonrası karbonizasyon ve iii) hidrotermal işlem ile Mn katkılama işlemini takiben karbonizasyon. Elde edilen karbon bazlı malzemeler; X-ışını difraksiyonu (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM), Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR), yüzey alanı ve gözenek boyutu analizi (BET) ile Raman spektroskopisi kullanılarak detaylı biçimde karakterize edildi. Elde edilen ve yapıları aydınlatılan karbon bazlı malzemelerin Na-iyon batarya testleri, yarım hücre tipi CR2032 bataryalarda gerçekleştirildi. Elektrokimyasal karakterizasyonlar; döngüsel voltametri (CV), elektrokimyasal empedans spektroskopisi (EIS), galvanostatik çevrim testleri ve farklı akım yoğunluklarında C-rate performans analizleri yapıldı. Düşük akım yoğunluğunda (0,05 A/g) en yüksek ilk deşarj kapasitesi, 451,99 mAh/g ile alkali işlem görmüş nanoselüloz tabanlı örnekte elde edildi. C-rate testleri sonucunda, düşük akımda en yüksek kapasiteyi kayısı çekirdeği kabuğu esaslı ve alkali aktivasyon uygulanmış örnek gösterirken; yüksek akımda kapasitesini en iyi koruyan örneklerin Mn katkılı versiyonlar olduğu belirlendi. Elde edilen bulgular hem aktivasyon hem de Mn katkılama işlemlerinin elde edilen karbon bazlı malzemelerin elektrokimyasal performans üzerinde önemli etkiler yarattığını ortaya koymakta, özellikle alkali işlem görmüş karbonların yapısal dayanımını ve çevrim kararlılığını artırdığını göstermektedir. Bu sonuçlar, kayısı çekirdeği kabuğu ve türevi karbon malzemelerin sodyum-iyon bataryalar için potansiyel anot malzemeleri olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.

BiyomalzemelerElektrokimyasal pillerElektrokimyasal ölçümler+5
Zeynep Melek Oktay
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

An exploratory study on the dynamics of localization of renewable energy industry among the managers of a leading company

Utilizing localization as a strategy has increased especially in the energy sector due to the ever-growing need for being sufficient for survivability and sustainability. Governments have started to take energy needs into consideration when planning for the future, and finding local sources of energy as well as managing them became a priority in this context. Therefore to provide the required level of energy, not only MNEs but also governments have been working on the localization process for their energy needs. Following this framework, renewable energy production is a new trend to provide a clean and sustainable energy, appealing to both the governments and entrepreneurs with a shorter pay-back time and longer lifetime of the investments, grabbing the attention of private and governmental sectors alike. This dissertation aims to be an exploratory study that shows the dynamics of the localization strategy on the renewable energy sector. There are two different phases for the conducting of the research. The first phase is collecting all the necessary information about the energy market of Turkey and the governmental position on the renewable energy with relevant policies. Primary and secondary data will be used in this stage to set the correct data . In the second stage, a multinational company will be evaluated in order to ascertain how willing it is to comply with localization strategy in a new and developing market. A leading company's managers who are directly involved and in point of fact, one of the determinants to achieve the success for the adaptation of the localization in the renewable energy market in Turkey, will be interviewed to accomplish this objective. In-depth interviews is the chosen method to get the critical opinions and the perspective of the small number of respondents who play a critical role for the determination of the strategy of the aforementioned MNE. Using their first hand experiences in the energy sector will also prove to be more effective as a primary source material to be collected for the qualitative analysis part of this study. A comprehensive review of the existing literature will take part as the secondary data collective in the qualitative analysis.

Energy policiesGlocalizationGovernment policies+5
Anıl Şerifsoy
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Baz istasyonları enerji ihtiyacının yenilenebilir enerji kaynakları ile karşılanması

Dünyamızda ana gündem maddesi olan ve uzun yıllar daha gündemde kalacak olan enerji, dünya için olduğu gibi ülkemiz için de çok önemli bir sorundur. Ülkemiz, enerjide büyük oranda dışa bağımlı olarak her yıl milyarlarca dolar harcayarak enerji ithal etmektedir. Ülkemizin fosil enerji kaynakları bakımından yetersiz olması ülkemizi yeni enerji kaynakları arayışına zorlamıştır. Fosil yakıtlar, karbon salınımı ve çevre kirliliği açısından doğa dostu olmadığı aşikârdır. Araştırmacılar, mevcut enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması için çalışmalar yaparken bir yandan da yenilenebilir enerji kaynaklarında da çözüm arayışları için özveriyle çalışmaktadırlar. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisi, ülkemiz için hidroelektrik ile birlikte en baskın enerji üretim kaynakları arasındadır. Ülkemiz, coğrafi konumu bakımından çok yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahiptir. Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bir kısmı, tüketicileri güneş enerjisinden elektrik enerjisi üretiminde bilinçlendirme çalışmaları yaparak birçok teşvik mekanizmalarıyla çeşitli imkânlar sunmakta ve yaygınlaştırılmasını sağlamaktadır. Ülkemizde de bu tür teşvik ve bilgilendirme çalışmalarına son dönemde hız verilmiştir. Bu çalışmada güneş enerjisi ile beslenen örnek bir baz istasyonu sistemi tasarımı yapılmıştır. Isparta ili sınırları içinde Yalvaç/Tokmacık kırsal alanda kurulacak GSM baz istasyonunun güç ihtiyacını karşılanması için PV sistemi tasarımı yapılmıştır. Sistemin akü kapasitesi ve panel sayısı belirlenerek maliyet analizi yapılmıştır.

Baz istasyonlarıEnerjiEnerji kullanımı+6
Sevim Aslanbaş
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Şebekeden bağımsız güneş enerjisi ve hidrojen enerjisine dayalı hibrit elektrik/sıcak su üretim sisteminin modellenmesi ve analizi

Bu tez çalışmasında İzmir ilinde şebekeden bağımsız bir evin elektrik ve sıcak su ihtiyacının karşılanması amaçlanmıştır. Bu amaçla öncelikle 300 m2 taban alanına sahip 5 kişilik bir ailenin yaşadığı iki katlı bir ev tasarlanmıştır. Dinamik analizlerin yürütülmesi ve sistem bileşenlerinin modellenmesi amacıyla İzmir iline ait meteorolojik veriler elde edilmiştir. Bir yıl boyunca kesintisiz olarak elektik ve sıcak su ihtiyacının karşılanması amacıyla güneş-hidrojen enerjisine dayalı hibrit bir sistem tasarlanmıştır. Tasarlanan sistem temel olarak, PV/T panel, batarya, PEM elektrolizör, hidrojen depolama tankı, PEM yakıt pili ve sıcak su depolama tankından oluşmaktadır. Tasarlanan sistemin her bir bileşeni için MATLAB ortamında 0-D matematiksel modeller oluşturulmuş, oluşturulan matematiksel modeller literatürde bulunan mevcut çalışmalar ile doğrulanmıştır. Modelleme ve doğrulama çalışmaları tamamlanan sistem elemanlarının birbirine entegrasyonu için enerji yönetim stratejisi geliştirilmiştir. Geliştirilen enerji yönetim stratejisine göre bir yıl boyunca kesintisiz olarak elektrik ve sıcak su sağlamak amacıyla sistem bileşenlerinin minimum kapasiteleri/sayıları belirlenmiştir. Yapılan dinamik analiz sonuçlarına göre 139 adet PV/T panel, 110 adet batarya, 13 adet PEM-FC ve 126 kg kapasiteli hidrojen depolama tankı (30 adet) kullanılması durumunda evin elektrik ihtiyacı bir yıl boyunca kesintisiz olarak karşılanmaktadır. Evin sıcak su ihtiyacı ise sıcak su depolama tankı ile karşılanmaktadır. Sıcak su depolama tankı ile sıcak su ihtiyacının karşılanamadığı durumlarda depolama tankı çıkışında bulunan yardımcı ısıtıcı ile sıcak su ihtiyacı karşılanmaktadır. Bu tez çalışmasında sıcak su ihtiyacını karşılamak amacıyla 132 litre hacminde sıcak su depolama tankı ve maksimum kapasitesi 4.13 kW olan yardımcı ısıtıcı kullanılmıştır.

BataryaGüneş enerjisi sistemleriHidrojen enerjisi+3
Gamze Soytürk
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Seri bağlı U-borulu vakum tüplü güneş kolektöründe TİO2/su nanoakışkanı kullanımı

Dünyadaki nüfus artışı, endüstriyel ve teknolojik gelişmeler gibi nedenlerle her geçen gün artan enerji talebi, fosil yakıtların sınırlı olması ve çevresel olumsuz etkileri sebebiyle, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi ortaya çıkmaktadır. Güneş enerjisi, yenilenebilir enerji kaynaklarının başında gelmektedir. Birçok farklı uygulamada kullanılan güneş enerjisinin en yaygın kullanım alanlarından birisi su ısıtma sistemleridir. Güneş enerjili ısıl sistemlerin verim iyileştirme çalışmaları devam etmektedir. Mevcut çalışmalara katıkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada vakum tüplü U-borulu güneş kolektörlerinde nanoakışkan kullanımının kolektör verimine etkisi deneysel olarak incelenmiştir. İç ortam şartlarında bir güneş simülatörü ile gerçekleştirilen ölçümlerde ısı transfer akışkanı olarak TiO₂/su nanoakışkanı kullanılmıştır. Kütlesel olarak %0.5, %1, %1.5 ve %2 oranlarında hazırlanan nanoakışkanlarla gerçekleştirilen ölçümler sonucunda, kolektör verimine sırasıyla yaklaşık %5, %7, %8 ve %10'luk bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Suya ilave edilen TiO₂ nanopartikül oranı arttıkça kolektör veriminin arttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca akışkan olarak su kullanıldığında kolektördeki ortalama akışkan sıcaklığı 38 ℃ iken basınç düşümü yaklaşık 62 kPa olarak belirlenmiştir. Nanoakışkan kullanılan sistem testlerinde ise, akışkan sıcaklığı ortalama 39.5 ℃, basınç düşümü yaklaşık 53 kPa'dır.

Güneş enerjisiGüneş enerjisi sistemleriOptimum verim+3
İsmail Özcan
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00

Related subjects