Mobbing
215 theses under this subject heading
A study on mobbing actions exposed by physical education and sports teachers in school environment
A Study on Mobbing Actions Exposed by Physical Education and Sports Teachers in School Environment This thesis has been prepared in order to reveal the mobbing actions exposed by physical education and sports teachers in school environment. The sample group of the research consist of 445 physical education and sports teachers working in schools affiliated to the Ministry of National Education in the province of Hatay. The personal information form prepared by the researcher and the "Negative Acts Questionnaire" developed by Einarsen and Raknes (1997) and adapted to Turkish by Cemaloğlu (2007) were used in the study. SPSS 17 packaged software was used for data analysis. As a result of the normality test, it was found that the data were not distributed normally. Mann Whitney U Test was used for paired groups and Kruskal-Wallis H Test was used for triple groups. Spearman correlation test was used to determine the relationship between the sub-dimensions. When the results of the study were examined there was no significant difference between the mean scores of the participants' in terms of gender, education level and education status variables but a significant difference was identified between (p>0,05) in terms of age and maritial status. Also, there was a significant difference in professional seniority variable in only one sub-dimension. Key Words: Physical Education, Sports, Mobbing
Gençlik ve Spor İl müdürlüğü çalışanlarının örgütsel bağlılık düzeyleri ile mobbinge maruz kalma durumlarının incelenmesi (Çorum)
Bu çalışmada Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Çalışanlarının Örgütsel Bağlılık Düzeyleri İle Mobbinge Maruz Kalma Durumlarının İncelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 290 Çorum İl Müdürlüğü personelinin gönüllü katılımı ile yapılmıştır. Bilgi toplama araç ve tekniklerinden "anket tekniği", ile "basit tesadüfî örnekleme" metodu kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından oluşturulan demografik bilgileri içeren 'Kişisel Bilgi Formu', ikinci bölümde Mobbing Ölçeği (Vol. Mob. Scale) ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (Organizational Commitment Questionnaire – OCQ ) kullanılmıştır. Verilerin normallik dağılımı ShapiroWilk testi, bağımsız iki grup karşılaştırmaları, veri normal dağılmadığı için Mann Whitney U testi ve bağımsız üç veya daha fazla grup karşılaştırmaları, veri normal dağılmadığı için Kruskal Wallis testi ile yapılmıştır. Kruskal Wallis testi sonrası farklı olan grupları belirlemek için Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U Posthoc çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Sayısal değişkenler arasındaki ilişkiler veri dağılımına uygun olarak Spearmans korelasyon katsayısı ile araştırılmış, ölçekler arasındaki neden sonuç ilişkisini belirlemek amacıyla Regresyon analizi kullanılmıştır. İstatistiki anlamlılık düzeyi için p>0,005 olarak kabul edilmiştir. Kurulan regresyon modellemesinde mobbing düzeyinin artmasının örgütsel bağlılık oranını düşürdüğüne ulaşılmıştır (r= 0,356; p<0,001). Ayrıca demografik bilgilere göre mobbing düzeyleri ve örgütsel bağlılık durumları incelendiğinde çalışanların çalışma kademelerine ve çalışma birimlerine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilirken (p<0,05); cinsiyet, görev durumları, çalışma yılları, eğitim düzeyleri ve medeni durumlarına göre ise anlamlı fark olmadığı bulunmuştur (p>0,005). Anahtar Kelimeler: Gençlik ve Spor, Mobbing, Örgütsel Bağlılık.
Sağlık çalışanlarının maruz kaldığı mobbingin sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyine etkisi
Bu araştırma sağlık çalışanlarının maruz kaldığı mobbingin sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyine etkisini incelemek amaçlı gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda farklı birimlerde görev yapan 202 sağlık çalışanı araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırma grubunu oluşturan sağlık çalışanlarına veri toplamak amacıyla üç ayrı form yöneltilmiştir. Elektronik ortamdan iletilen bu üç form; Kişisel Bilgi Formu, Mobbing Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeğidir. Bu veri toplama araçları aracılığıyla elde edilen ham veriler SPSS (26 Versiyon) paket programında analiz edilmiştir. Analiz sürecinde parametrik testlerden; t-testi, One Way ANOVA ve pearson korelayon analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; katılımcıların mobbing algıları mesleki görev sürelerine göre farklılaşmazken, cinsiyet, eğitim durumu, görev yapılan birim ve meslek grubuna göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yaş değişkenine bağlı ise sağlık çalışanlarının mobbing algıları ile biyolojik yaşları arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. Tükenmişlik düzeyleri incelendiğinde; cinsiyet, eğitim durumu ve görev yapılan birim değişkenleri bağlı farklılık bulunmazken, meslek grubu ve mesleki görev süresi bakımından farklılık olduğu bulunmuştur. Tükenmişlik ve yaş değişkenine bağlı analiz sonucunda negatif ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, sağlık çalışanlarının algıladıkları mobbing ve tükenmişlik arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Başka bir ifadeyle, mobbing gibi olumsuz davranışlara maruz kalan sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeylerinin de yüksek düzeyde olması beklenebilir.
Mobbing ve örgüt kültürü arasındaki ilişki: Dumlumpınar Üniversitesi'nde bir uygulama
Günümüz koşullarında örgütlerin sadece faaliyette bulunduğu alandaki başarısı, küresel rekabet ortamında yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle örgütler rakiplerden farklı ürün ve hizmet üretimi sırasında; misyon, vizyon, değer ve ilkeleri kapsayan güçlü bir örgüt kültürüne de ihtiyaç duymaktadırlar. Diğer taraftan örgütler çalışma ortamında da pek çok sorunla karşılaşmaktadırlar. Çalışanların uyumsuzluğu ve çalışma atmosferinin sağlıksız olması örgütün varlığını da tehlikeye sokmaktadır. Bu nedenle son zamanlarda yönetim psikolojisi alanında çalışanlara verilen önem ve değer, çalışanların sosyal ihtiyaçları ve özlük hakları vb. gibi konular önem kazanmış ve araştırmalara konu olmuştur. Sistematik, aşağılayıcı psikolojik baskı, haksız söz ve davranışlarını içeren mobbing davranışı, pek çok nedenden kaynaklanmaktadır ve cinsiyet fark etmeksizin hemen hemen her organizasyonda görülmektedir. Bu çalışmanın amacı mobbingi önleyebilmek için, mağdur ve yöneticilere yol göstermek ve mobbing ve örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde mobbing kavramı, tarihçesi, tanımı, nedenleri teorik çerçevede incelenmiş ve mobbingle mücadele yöntemleri ele alınmıştır. İkinci bölümde kültür ve örgüt kültürü kavramı ve örgüt kültürünü oluşturan ögeler tanımlanmış, örgüt kültürünü oluşturmada modeller açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise örgüt kültürü ve mobbing arasındaki ilişki Dumlupınar Üniversitesi'nde bir uygulama ile analiz edilmiştir. Bulgular sonuçları ile yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mobbing, Yıldırma, Örgüt Kültürü, Kültür.
Mobbing'in çalışan performansına etkisi: İnşaat mühendisleri üzerine uygulama
Hızla yaşanan küreselleşme nedeniyle işletmeler her geçen gün daha zor şartlar altında faaliyet göstermek zorunda kalmaktadırlar. İşletmenin başarılı ya da başarısız olmasında en büyük etkenin insan faktörü olduğu düşünüldüğünde bu durum da çalışanlara yansımaktadır. Çalışanların performanslarının yüksek olması işletmeler açısından istenen bir durumdur. Zaman zaman çalışanların duygusal açıdan yaralandığı veya baskı altında kaldığı durumlarda yönetimin de duyarsız olması nedeniyle çalışanlar mobbinge maruz kalmakta ve performansları düşmektedir. 1980'li yılların sonunda Heinz Leymann tarafından tanımlanan "mobbing" olgusu, iş yerleri için giderek büyük bir problem olmaktadır. Mobbing, oluşturduğu bireysel ve örgütsel sonuçlarla hiç kimsenin görmezlikten gelemeyeceği yıkıcı sonuçlara neden olabilir. Buradan hareketle çalışmada, Ankara İnşaat Mühendisleri Odasına kayıtlı olan ve bir kurum veya işletmede çalışan mühendislerin, mobbinge maruz kalıp kalmadıklarını ortaya çıkarmak ve bunun da çalışma performansını ne yönde etkilediğinin bulunması amaçlanmaktadır. Anket tekniğiyle toplanan veriler SPSS 18 paket programıyla analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, mobbingin boyutlarından kendini gösterme ve iletişim, sosyal ilişkiler, itibara saldırı, yaşam ve iş kalitesi boyutlarıyla çalışan performansı arasında anlamlı bir ilişkinin ve etkinin olmadığı, çalışan sağlığı ile negatif yönlü bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, çalışan sağlığının çalışan performansını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye ve İngiltere'de çalışanların mobbinge ilişkin algı ve tepkileri
Mobbing, yaş, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeden, rahatsız etme, doğrudan veya dolaylı saldırganlık yoluyla ve kişiyi küçük düşürme amacıyla gerçekleştirilen herhangi bir kişiye yönelen saldırgan davranış biçimi olarak tanımlanmaktadır. Mobbing, hedef kişide endişe, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, strese neden olur; kişinin işine, içinde bulunduğu organizasyona ve yaşama dair ilgi ve isteği azalır.Çalışmanın birinci bölümünde mobbing kavramı ile ilgili farklı bakış açılarından birçok tanım sunulmuştur. Bunun yanında mobbingin ortaya çıkış nedenleri, etkileşim düzeyleri, karakteristik özellikleri, mobbing türleri ve mobbingin diğer kavramlarla ilişkileri, etkileri ve sonuçları ile ilgili bilgiler verilmiştir.İkinci bölümün ilk kısmında, öncelikle İngiltere'de mobbing(bullyingin) ortaya çıkışı, etkileri, yaşanmış mobbing örnekleri ve İngiltere'deki yasal süreç ayrıntılı olarak incelenmiştir. İkinci kısımda ise Türkiye'deki mobbing olgusuna yönelik algılar, bu alanda gelinen noktayı göstermesi açısından önemli bulunan yaşanmış mobbing vakaları ve Türkiye'deki yasal süreç ile ilgili bilgiler verilmiştir.Üçüncü bölüm, İngiltere ve Türkiye'de hizmet sektörlerinden süpermarketlerdeki çalışanlar üzerinde gerçekleştirilen uygulamayı kapsamaktadır. Bu çalışma ile İngiliz ve Türk çalışanların mobbinge ilişkin algı ve tepkileri açısından benzerlikler ve farklılıklar olup olmadığı araştırma kapsamına alınmıştır. Her iki ülkedeki farklı yaş ve cinsiyetlerdeki çalışanlardan amaca uygun olarak önceden hazırlanmış anketleri doldurmaları istenmiştir. Anket yolu ile toplanan veriler SPSS 13.0 yazılımı ile analiz edilmiştir. Bu araştırma hem çalışan hem de işverenlere, mobbing konusunda genel bir bakış açısı sağlamakla kalmayıp mobbing hakkında ayrıntılı bilgiler içerdiğinden mobbingin erken teşhis edilmesini ve hem çalışanların hem de organizasyonların mobbingin zararlı etkilerinden korunmasını hedeflemektedir.Anahtar Kelimeler : Mobbing, Türkiye'de Mobbing, İngiltere'de Bullying
Mobbingin örgütsel bağlılığa etkisi ve bir uygulama
Son yıllarda insan kaynakları ve yönetim organizasyon alanında yapılan çalışmaların büyükçe bir kısmı beşeri sermaye, yani insan üzerine odaklanmıştır. Bir işletme ya da kurum için en önemli bileşen olan beşeri sermayenin en verimli şekilde kullanılması için insan kaynaklarının da en etkin bir şekilde kullanılması gereklidir.İnsan kaynaklarının etkin kullanımında ise bireye yönelik çalışmaların önemi ön plana çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında örgütsel bağlılık, ekip çalışması, personel güçlendirme, örgüt kültürü, örgüt iklimi gibi pek çok kavram günümüzde literatüre girmiştir. Örgütsel bağlılık kavramı ise, bireyin çalıştığı işletme ya da kurumu ne derece benimsediğini gösteren önemli bir göstergedir.Yapılan bu çalışmada, iş yerinde psikolojik taciz olarak nitelendirilen ve günümüzde oldukça yeni bir kavram olan ?mobbing? kavramının örgütsel bağlılık üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bireylerin daha etkin ve daha verimli çalışabilmeleri için iş yeri ortamında öncelikle kendilerini güvende hissetmeleri şarttır. Bunun sağlanması için işyerinde psikolojik tacizin nedenlerinin ve etkilerinin incelenmesi önem arz etmektedir.
İşyerlerinde mobbing ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesine yönelik bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, uygulama kapsamına alınmış olan sektördeki mobbing uygulamaları ile örgütsel vatandaşlık davranışı gösterme eğilimi arasında nasıl bir ilişkinin var olduğunun tespit edilmesidir.Tez toplamda üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; mobbing kavramı, evreleri ve oluşumu, ortaya çıkma nedenleri, mobbingin sonuçları ve başa çıkma yolları üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde; örgütsel vatandaşlık davranışının tanımı, örgütsel vatandaşlık davranışı ile ilgili teoriler ve benzer nitelikte olan davranışlar, boyutları, oluşmasını etkileyen faktörler, sonuçları ve mobbing ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise mobbing ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasında ki ilişkilere yönelik çalışma yer almaktadır.Çalışmanın amacına uygun olarak mobbinge uğrama düzeyi ile örgütsel vatandaşlık davranışı gösterme eğilimi arasındaki ilişkiyi ölçmek için anket yöntemine başvurulmuştur. Bu çalışma için kullanılacak veriler, Kütahya ili merkezinde bulunan 16 özel bankanın rastgele seçilmiş 119 çalışanına 60 sorudan oluşan bir anket uygulamak suretiyle elde edilmiştir. Araştırma sonuçları değişkenlerin tipine göre SPSS 15 programı kullanılarak ve frekans dağılımları, ki kare analizleri ve korelasyon analizi kullanılarak tespit edilmiştir.Araştırma sonucunda mobbinge uğrama düzeyi ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında ters yönlü anlamlı bir ilişkinin var olduğu ortaya çıkmaktadır. Yani çalışanların mobbing uygulamalarına maruz kalma sıklığı arttıkça örgütsel vatandaşlık davranışı gösterme eğilimlerinde azalma olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Mobbing, Psikolojik Şiddet, Psikolojik Taciz, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, İnsan Kaynakları Yönetimi
Örgüt yapısının mobbing üzerine etkisi ve Giresun ili özel hastaneleri üzerine bir uygulama
Mobbing; bir ya da birkaç kişinin savunmasız pozisyondaki bir kişiye yönelik sistematik bir şekilde uyguladıkları düşmanca ve etik olmayan davranışları kapsamaktadır ve örgütlerde mobbingin oluşumunda kişisel nedenlerin yanı sıra örgütün sahip olduğu yapı da rol oynamaktadır.Örgüt, iki ya da daha fazla insanın ortak amaçlar doğrultusunda, gerek kendi çabalarını gerekse araç gereçleri belirli bir düzenleştirme sürecinden geçirdikten sonra oluşturdukları yapıdır. Örgüt yapısı ise; örgütsel amaçları gerçekleştirmek için düzenlenen sürekliliği olan ve biçimsel olarak onaylanmış örgütsel düzenlemeler ve ilişkiler ağından oluşur. Örgüt yapısı inceleme konusu yapıldığında kimi kavramsal ve analitik ayrımların yapılması zorunlu olmaktadır. Yazarlara göre bu ayrım örgüt yapısının temel öğeleri ve bu temel öğelerden oluşan yapıyı uygulayacak eylemsel öğelerdir. Örgüt yapısını karakterize eden bu öğeleri ise; işbölümü, görev dağılımı, bölümlere ayırma, denetim alanı, biçim, yönetim katları, iletişim, denetim, etkinlik ve yetki sistemleri olarak ifade edebiliriz.Örgütlerin hem bireyler hem de toplum üzerinde önemli etkilerinin olduğu açıktır. İnsanlar gibi kendine has bir kişilik yapısının olduğu örgütler, sırasında bir insan için kullanılan sıcak, soğuk, yumuşak, katı gibi özelliklerle atfedilebilir. Bu özelliklere göre de farklılık gösteren örgüt yapılarının ise bir takım davranışlar ve olaylar karşında göstereceği tepkilerde farklı olmaktadır.Bu araştırmanın amacı, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda mobbing hakkındaki genel kavramları ortaya koymaktır. Ayrıca bir örgüt yapısını karakterize eden unsurlardan hangilerinin mobbing olgusuna yol açtığını belirlemektir.Anahtar Kelimeler: Mobbing, Örgüt, Örgüt Yapısı, Örgüt Yapısını Karakterize Eden Unsurlar
İşletmelerde mobbingin örgütsel stresle ilişkisi ve bir özel banka çalışanları arasında uygulaması
Mobbing, işgörenin işyerinde bir veya birkaç kişi tarafından sistematik ve sürekli olarak aşağılanması, küçük düşürülmesi, gerekli bilgilere ulaşmasının engellenmesi, hakkında dedikodular çıkarılması gibi olumsuz davranışları içeren ve bu yolla işgörenin fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan rahatsız edilerek işi bırakmasına neden olan bir süreçtir. Araştırma, işletmelerde uygulanan mobbingin örgütsel strese etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Mobbing, çalışanlara, örgüte ciddi zararlar veren, anti sosyal davranışlar arasındadır. Mobbing, mağdurların sağlığını etkileyerek performanslarını düşürmektedir. Örgütlerde ise mobbing; verimliliğin azalması, işgören devir hızının artması, artan sigorta maliyetlerine yol açmakta ve bunların sonucu olarak örgüt sağlığını ciddi şekilde olumsuz etkilenmektedir. Bu bağlamda yapılan çalışmalarda mobbing sonucunda hem örgüt düzeyinde hem de işgören düzeyinde stresin arttığı görülmektedir.Araştırma ile ilgili literatür tarandıktan sonra araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış olup, anketler basit tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 100 banka personele uygulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda mobbing ile örgütsel stres arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Mobbing, Çalışan, Örgütsel Stres
Gaziantep'te beyaz yakalıların mobbing deneyimleri
Mobbing, çalışma hayatında bireylerin sıkça karşılaştıkları bir durumdur. Gaziantep'te beyaz yakalıların mobbing deneyimlerinin irdelendiği bu tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Çalışma kapsamında, farklı mesleklere sahip olan on beş kadın ve yedi erkek ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Çalışma genelinde, mobbing deneyimi toplumsal cinsiyet perspektifiyle ilişkilendirilerek tartışılmıştır. Bu bağlamda beyaz yakalıların çalışma hayatındaki değişimlerine bağlı olarak konumları ele alınmıştır. Çalışma hayatındaki ast- üst ilişkilerinin keskinleşmesi, güvencesiz iş ilişkileri, aynı statüde çalışan bireylerin yükselme kaygısı, stresli, gergin ortam ve çalışma yaşamında toplumsal cinsiyet rollerinin etkisi mobbing deneyimini şekillendirmektedir. Bu çerçevede tezde mobbingin nedenleri, etkileri ve sonuçları çok yönlü olarak tartışılmaktadır. Anahtar Kelimeler:Mobbing, Cinsiyet, Beyaz Yakalılar, İş Hayatı, Gaziantep
İşyerlerinde mobbing davranışları
Bu tez çalışmasının amacı iş yerlerindeki mobbing uygulamalarının araştırılmasıdır. Nicel araştırma yöntemi ve anket tekniği kullanılan bu araştırmada Leymann'ın geliştirdiği "Algı Değerlendirme Ölçeği"nden faydalanılarak Doç. Dr. Şahin DOĞAN tarafından hazırlanmış olan 'Mobbing Davranışları Ölçeği' kullanılmıştır. Anket uygulaması internet üzerinden yapılmış ve farklı meslek guruplarından 315 kişiye ulaşılmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda verilerin 5 faktöre dağıldığı görüşmüştür. Birinci faktör,İş Engelleme Boyutu, ikinci faktör İletişim Engelleme Boyutu, üçüncü faktör İnanç Baskı Boyutu, dördüncü faktör Tehdit Edilme Boyutu ve beşinci faktör Taciz Boyutu olarak adlandırılmıştır. Demografik değişkenler arasında farka bakmak için t-test ve tek yönlü anova varyans analizleri yapılmıştır. Analiz sonucunda guruplar arasında çok az farklılaşma olduğu sonucu çıkmıştır. Ayrıca yapılan frekans analizi sonucunda mobbing'e uğrayanların sayıca çok düşük düzeyde olduğu görülmüştür.
Bankalarda personel devri: Gaziantep'te bir alan çalışması
Bu çalışmanın amacı Gaziantep ilinde kurulu bulunan bankalardaki çalışanların personel devrini etkileyebilecek faktörleri ortaya çıkartmak ve bu faktörlerin yaşa, cinsiyete, medeni duruma, posizyona ve kıdeme göre değişip değişmediğini, değişiyorsa bunun anlamlı bir değişim olup olmadığını test etmektir. Çalışmada personel devri kavramsal bir açıdan ele alınmış, personel devrini etkileyen faktörleri (Çalışanların kişisel özellikleri, örgütsel bağlılık, iş tatmini, ücret, terfi ve mobbing) ve personel devrinin sonuçları bireysel ve örgütsel olmak üzere iki açıdan ele alınmış ve bu sonuçlar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Gaziantep'te halihazırda faaliyette bulunan özel bankalara personel devrini etkileyen bu faktörleri içeren bir anket uygulanmıştır. Bu anket neticesinde mevcut varsaydığımız hipotezlerimiz personel devrinin ve alt boyutlarının medeni durum, cinsiyet, yaş, kıdem yılı ve pozisyona göre değişeceği test edilecektir. Araştırmamızın sonucunda personel devrini etkileyen faktörlerden ücretin yaş gruplarına göre anlamlı olarak değiştiği dolayısıyla ücretin personel devrini etkilediği görülmüştür. Diğer taraftan yaş, cinsiyet, medeni durum kıdem gibi demografik ve sosyo ekonomik faktörlerin personel devrini etkileyen faktörlerden kişisel özellikler, örgütsel bağlılık, iş tatmini, terfi ve mobbing üzerinde anlamlı olarak etki etmediği tespit edilmiştir.
Kadın okul yöneticilerinin yıldırma (Mobbing) kavramına ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı yıldırma davranışlarına, taraflarına ve süreçlerine ilişkin detaylı bir inceleme yapmak ve bu konuda bir anlayış geliştirmek üzere eğitim örgütlerinde yönetici olarak görev yapan kadın okul yöneticilerinin yıldırma (mobbing) olgusuna ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) yaklaşımı ile desenlenen araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme protokolü kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2016-2017 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ve İslâhiye ilçelerinde görev yapmakta olan 20 kadın okul yöneticisidir. Yüz yüze görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre; yıldırmayı çalışma hayatının bir bileşeni olarak gören kadın okul yöneticileri bu yöndeki tecrübelerini önemli ölçüde cinsiyet temelli olarak anlamlandırılmaktadırlar. Daha çok amir konumundaki karşıt cinslerden yıldırmaya maruz kalan katılımcılar bu kimselere ilişkin çeşitli özelliklere, bağlamsal koşullara ve kültürel normlara dikkat çekmişlerdir. Ayrıca formal veya informal yollarla mücadele etme ve sosyal destek almanın yıldırma ile başa çıkma sürecinde öne çıkan faktörler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılar yıldırmanın önlenmesi için bireyin psikolojik olarak desteklenmesine, önlemsel düzenlemelere ve gelişimsel uygulamalara işaret etmişlerdir. Araştırma sonuçlarının tartışılmasının akabininde bazı önerilere yer verilmiştir.
The study of the mobbing behaviours and the level of burnout that psychological counselors perceive and their self-efficacy in psychological consultancy
This study through which the mobbing behaviours and the level of burnout that psychological counselors perceive and their self-efficacy in psychological consultancy have been examined with regard to some parameters is a descriptive research figured in terms of the relational screening model. Psychological counselors who worked in (primary, secondary, high schools and counseling and research center) in Gaziantep city center during 2015-2016 School Year consisted of the population of the study. In the study, the sample was formed by working with 286 psychological counselors. In order to gather data in the study, "Mobbing Scale for Teachers" which is developed by Tanhan and Çam (2009), "Maslach Burnout Inventory" which is developed by Maslach and Jackson (1986) and which is a form adapted to Turkish by having Girgin (1995) reliability and validity for the first time, "Psychological Consultancy Self-Efficacy Scale" which is developed by Lent et al. (2003) and which is a form adapted to Turkish, "Demographic Information Form" which is developed by the researcher were used. The data gathered in the study were processed to SPSS 21 program and the range normalcy was tested and some statistical processes were conducted such as t test, the variance analysis, correlation and regression analysis. As a result of data analysis; it has been observed that there is a significant relationship between the scores with regard to the mobbing behaviours and the level of burnout that psychological counselors perceive and their self-efficacy in psychological consultancy, the total number of multiple regression analysis related to the fact that psychological counselors predict the level of self-efficacy in psychological consultancy accounts for 22 per cent of the total variation but these scores do not significantly differ in terms of the variables of gender and undergraduate program which was graduated from. The findings obtained have been discussed in the considerate of related literature and recommendations have been offered. Keywords: Psychological counselor, mobbing, burnout, self-efficacy
Yıldırma, iş stresi, tükenmişlik, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiler: Görgül bir araştırma
Bu çalışma yıldırmanın çalışanların tutum ve davranışları üzerindeki etkilerini önerilen bir model ile belirlemeyi amaçlamaktadır. Söz konusu bu modelde yıldırmanın iş stresi, tükenmişlik, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti ile ilişkileri ele alınmaktadır. Çalışmada kullanılan veri anket yöntemiyle elde edilmiştir. Bu doğrultuda İstanbul Sanayi Odası'nın düzenli olarak her yıl tespit etmekte olduğu Türkiye'nin Birinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500) içerisinde yer alan öncü firmalarda 457 çalışan ile anket yapılarak araştırma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada bulgulara ulaşmak amacıyla açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Elde edilen analiz sonuçları araştırma hipotezlerini destekler nitelikte bulunmaktadır. Buna göre yıldırmanın iş stresi, tükenmişlik, iş tatmini ve işten ayrılma niyetini yordadığı görülmüştür. Ayrıca iş stresi ile tükenmişlik, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerin yanı sıra tükenmişliğin iş tatmini ve işten ayrılma niyeti üzerindeki doğrudan etkileri de ortaya konulmuştur. Bu bulgulara ek olarak yıldırma ile iş tatmini ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerde iş stresinin, tükenmişliğin ve her iki değişkenin ardışık olarak kısmi aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ulaşılan bulgular ve model uyum iyiliği testleri doğrultusunda araştırma modeli desteklenmiştir. Çalışmada elde edilen bu sonuçlar alan yazın bağlamında tartışılmaktadır.
Eğitim kurumlarında duygusal istismar ve yansımaları: Nitel bir çalışma
Bu araştırma üniversite öğrencilerinin geçmiş eğitim kurumlarında öğretmen ve okul yöneticileri tarafından maruz kaldıkları duygusal istismarın ve bu yaşantının birey üzerindeki yansımalarının incelendiği nitel bir araştırmadır. Araştırmaya Akdeniz bölgesinde bulunan bir üniversitede lisans sekizinci dönemde eğitim görmekte olan 18 birey (11 kadın, 7 erkek) katılmıştır. Araştırmada, veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan "yarı yapılandırılmış görüşme formu ve katılımcıların demografik bilgilerine ulaşmak amacıyla "kişisel bilgi formu" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi yoluyla analiz edilmiş ve bulgular temalar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda eğitim kurumunda öğretmen ve okul yöneticileri tarafından duygusal istismara maruz kalan bireylerin duygusal istismar ve maruz kaldıkları duygusal istismarın yansımalarına ilişkin bulgular on tema altında toplanmıştır. Bu temalar şu şekildedir: (1) duygusal istismar ve duygusal istismar türleri, (2) duygusal istismar ve özellikleri, (3) duygusal istismarın öznel yansımaları, (4) duygusal istismarın bireyin aile ve arkadaş ilişkilerine yansıması, (5) duygusal istismarın bireyin eğitim-öğretim yaşamına yansıması, (6) duygusal istismarın bireye katkıları ve bireyin yaşamında yarattığı engelleyici unsurlar, (7) duygusal istismara maruz kalınmasaydı oluşabilecek benlik tasarımları, (8) bir psikolojik danışman olarak eğitim kurumunda öğretmen okul yöneticisi tarafından duygusal istismar davranışına yönelik sergilenebilecek tutum, (9) duygusal istismarı önlemeye yönelik öneriler ve (10) duygusal istismar ve yansımaları üzerine gerçekleştirilen çalışmanın psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) açısından önemi. Araştırma sonuçları eğitim kurumlarında öğretmen ve okul yöneticileri tarafından duygusal istismara maruz kalan bireylerin bu yaşantının yansımalarını uzun süre taşıdığına ve taşımaya devam ettiğine işaret etmektedir. Birey, ailesi ve yaşadığı çevre tarafından desteklense de maruz kaldığı duygusal istismarın duygu, düşünce ve davranışları üzerinde çoklu yansımalar yarattığı gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İstismar, duygusal istismar, eğitim kurumları.
Spor kulübü çalışanlarının duygusal zeka ve duyarlı sevgi düzeylerinin mobbing algıları üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı, spor kulübü çalışanlarının duygusal zekâ ve duyarlı sevgi düzeylerinin mobbing algılarına etkisini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örneklem yöntemi kullanılarak belirlenen ve araştırmayı gönüllü olarak katılmayı kabul eden, İzmir ilindeki spor kulüplerinde çalışan 184 personelden oluşmaktadır. Veri toplama araçları, katılımcıların kişisel bilgilerini öğrenmek amacıyla kişisel bilgiler formu, katılımcıların mobbing algısını ölçebilmek amacıyla Einarsen ve Raknes (1997) tarafından geliştirilen ve Cemaloğlu (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan "Olumsuz Davranışlar Ölçeği", katılımcıların duygusal zeka düzeylerini belirlemek için Schutte vd. (1998) tarafından, oluşturulan ve Şahin (2006) tarafından Türkçeye uyarlanan "Duygusal Zeka Ölçeği" ve Sprecher ve Fehr (2005) tarafından geliştirilen ve Akın ve Eker (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Duyarlı Sevgi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama tekniğinde ise, anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Spor kulübü çalışanlarının eğitim durumu değişkenine göre duygusal zeka ölçeğinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Mobbing ölçeği puanı ile duygusal zeka ölçeği toplam puanı (r=-,161) arasında negatif yönde düşük düzeyde etki tespit edilmiştir. Sonuç olarak spor kulübü çalışanlarının duygusal zeka düzeyleri arttıkça mobbing algılarının azalacağını söylemek mümkündür. Spor kulüplerinde mobbing, duygusal zeka ve duyarlı sevgi kavramlarının anlaşılabilmesi için çalışanları bu konu hakkında bilgilendirmeleri önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Mobbing, Duygusal Zeka, Duyarlı Sevgi
Mahalli idareler genel seçimleri sonrasında işten ayrılan çalışanların mobbing algılarının değerlendirilmesi: Aydın ili örneği
Türkiye'de yapılan mahalli idareler ve belediye seçimleri ile her beş yılda bir belediye başkanları ve yöneticileri değişmektedir. Bu değişimler sonrasında her yönetici çalışma prensiplerine uygun ve çalışma ekibini oluşturmak maksadı ile bazı çalışanların işe son verir veya çalışma yerlerini değiştirir. Bu değişimin sebebi bazen siyasi görüşler bağlamında da yaşanabilmektedir. Yapılan çalışma 2019 yılında yapılan mahalli idareler seçimlerinden sonra belediyelerde işten ayrılan çalışanların mobbing algılarının değerlendirilmesine yönelik şekilde planlanmıştır. Çalışma Aydın ilinde 2019 seçimlerinden sonra belediye başkanının ve belediye başkanının siyasi partisi ile birlikte değiştiği beş ilçe belediyesini kapsayıcı şekilde yapılmıştır. Aydın iline bağlı beş ilçede yaşanan belediye yönetimi değişimi ile mobbing etkisi bağlamında oluşan işgücü devri üzerine nicel araştırma yaklaşımı ile çalışma şekillendirilmiştir. Uygulanan mobbing ölçeği ile elde edilen veriler SPSS programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Analizler demografik değişkenler ile mobbing unsurlarının farklılıklarını analizine odaklanmıştır. Analizler sonucunda özellikle çalışma statüsü, iş tecrübesi ve medeni durum bakımından farklıklara ifadeler bazında ulaşılmıştır. Mobbing algısının en fazla farklılık gösterdiği demografik özellik çalışma statüsü olarak bulunmuştur.
Bankacılıkta performans değerlendirme sistemi uygulamaları ve mobbing
Performans kişileri farklı kılmayı sağlamaktadır. Çalışanların kişisel niteliklerinin olumlu yönlü olması, onların performanslarının artış göstermesine neden olmaktadır. Ama her nitelik performansa aynı şekilde aksetmemektedir. Çalışanların örgütlerini benimseyen bir kişiliğe sahip olması, başkalarının zayıf ve eksik taraflarının anlayışla karşılanmasını sağlamaktadır. Bu kişiliklere sahip bireylerin, bireysel ilişkileri daha kuvvetli olmaktadır. Performans değerlendirmesi, örgüt açısından önem taşıdığı kadar çalışan açısından da değer taşır. Çalışanlar, özellikle başarılı olanlar, çalışmalarının karşılığını görmek isterler. Performans değerlendirme veya çalışma sürecinde çalışanlar, yöneticileri ya da iş arkadaşları ile çatışmalar yaşayabilir. Çatışmalar mobbing oluşumuna da neden olabilmektedir. Bu çalışmada bankacılıkta performans değerlendirme sistemi uygulamaları ve mobbing araştırılmıştır. Anahtar kelimeler: performans, performans değerlendirme, mobbing
Öğretmenlerin mobbing algıları
Hızla değişen teknolojideki gelişmeler küreselleşmeyi getirmekle beraber küreselleşme de güçlü bir değişimle rekabeti ortaya çıkarmaktadır. Bu rekabet ortamında en başarılı eğitim, en iyi ve kaliteli eğitimi en ekonomik yoldan yapabilenler olmuştur. Rekabet güçlerini arttırma yöntemlerini arayan eğitim yöneticileri mobbing önleme çalışmalarına odaklanmışlardır. Günümüz koşullarında eğitim sistemlerinin temel amacı, yüksek kalitedeki eğitim hizmetini daha yüksek seviyelerde ve daha düşük maliyetlerle sunmaktır. Bunun gerçekleştirilmesi için eğitim yönetiminde değişiklik yapılmaya ihtiyaç duyulmuştur. Yönetim yaklaşımlarının hemen hepsinden yararlanan eğitim yönetimi, insan odaklı olma özelliğiyle ortaya koyduğu güçlü sistem ile bu amacı gerçekleştirmeye imkan sağlayacak bir yönetim yaklaşımıdır. Öğretmenlerin ve öğrencilerin memnuniyet seviyelerinin yükseltilmesi, sürekli geliştirme ve iyileştirme, sıfır hata ile eğitim gibi kavramlar eğitim yönetimleri için büyük önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin; mobbing algı düzeylerinin incelenmesidir. Araştırma tarama modeli niteliğindedir. Araştırmada ihtiyaç duyulan veriler, Cemaloğlu ve Ertürk (2007) tarafından öğretmenlerin psiko-şiddet algılarını ölçmek için geliştirilen ölçek kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya, 201 öğretmen katılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde ve ki-kare testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyetleri ile işleri hakkında olumsuz eleştiri görüp görmemeleri, yaptıkları işin takdir edilmemesi ve olumlu olarak değerlendirilmemesi durumlarıyla karşılaşıp karşılaşmamaları, çalıştıkları kurumdaki davetlere çağrılıp çağrılmamaları arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır.
Mobbinge maruz kalmanın demografik faktörlere göre farklılaşması: Kilis ili kamu ve özel eğitim kurumlarında bir alan araştırması
Çıkış tarihi 1960'lı yıllara dayanan mobbing olgusu son zamanlarda çok sıkça bahsedilen bir kavram haline gelmiş ve insanların hayatının herhangi bir evresinde karşılaşabilecekleri, insanlar üzerinde yıkıcı ve yıpratıcı etkiler yaratabilen bir olgu olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada; kamu ve özel eğitim kurumlarında çalışanlardan toplanan verilerle yapılan karşılaştırma sonucunda çalışanların demografik özelliklerine göre hangisinin daha çok mobbinge maruz kaldığı araştırılmak istenmiştir. Kilis ilinde bulunan özel eğitim kurumu ve rastgele seçilen kamu eğitim kurumlarının 170 çalışanından anket tekniği ile veri toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, mobbingin alt boyutu olan sosyal ilişkilere saldırı algısı cinsiyete, eşin çalışma durumu ve kurum türüne göre farklılık gösterdiği sonucu çıkmıştır. Mobbingin alt boyutu olan kedini göstermeyi ve iletişim oluşumunu etkilemek algısı medeni duruma, eşin çalışma durumuna ve iş tecrübesine göre farklılık gösterdiği sonucu çıkmıştır. Mobbingin alt boyutu olan kişinin yaşam kalitesi ve mesleki durumuna saldırı algısı çocuk sayısına göre farklılık gösterdiği sonucu çıkmıştır. Mobbingin alt boyutu olan kişinin sağlığına doğrudan saldırı algısı yaş gruplarına göre farklılık gösterdiği sonucu çıkmıştır. Yine çıkan sonuçlara göre genel mobbing algısı sahip olunan çocuk sayısı, aylık gelir seviyesi, eşin çalışma durumuna göre faklılık gösterdiği sonucu çıktığı yapılan analizler sonucunda görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Mobbing, Psikolojik Şiddet, Duygusal Taciz, Zorbalık
Mobbingin hemşirelerde mesleki bağlılığa etkisi
Dünyada ve ülkemizde sürekli gelişen hizmet sektörü kişilerin sosyal durumlarını ve iş hayatlarını önemli ölçüde etkilemiştir. Özellikle sağlık sektöründe çalışan hemşireler yoğun iş temposuyla mücadele ederken ayrıca hem kurumun yöneticileri hem de hizmet verdikleri hasta ve hasta yakınları tarafından şiddete maruz kalabilmektedirler. Mobbing davranışı, kurumların iş yükünü arttırdığı gibi çalışanlar arasında da uyumlu iş ortamını yok etmektedir. Ayrıca kurum için hukuki sonuçlar doğuracak maliyetler yüklemektedir. Bulgular, mobbingin çalışanlar için mesleki bağlılıkları açısından anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak hemşirelerin çalıştığı kurumlarda mobbing davranışını ile ilgili bir farkındalık oluşturma adına eksiklikler olduğunu bu durumun verilecek eğitimlerle geliştirilebileceği, ayrıca kurumların mesleki bağlılık adına çalışanlarının etkin ve verimli olacak şekilde düzenlenmesinin gerektiği yönünde önerilerde bulunulmuştur.
Kurye dağıtıcılarının maruz kaldıkları mobbing düzeyinin iş tatminleri üzerindeki etkileri
Mobbing (psikolojik şiddet) olgusu aynı zamanda kuşatma, taciz ve rahatsız etme veya sorun yaratma anlamlarını ifade etmektedir. İş tatmini, bir kişinin yaptığı işi değerlendirmesi sonucunda hissettiği olumlu duygusal durum olarak tanımlanabilir. İş ortamında yaşanan mobbing olaylarının iş tatmini üzerine etkili olabileceği düşünülmektedir. Özellikle kurye dağıtıcıları gibi gün içerisinde yönetici, çalışma arkadaşı ve kurye gönderici ve alıcıları olmak üzere çok fazla kişi ile temasta olan çalışanların mobbing yaşama ihtimalleri daha yüksek görüldüğünden bu araştırmaya gerek duyulmuştur. Bu çalışmanın amacı; kurye dağıtıcılarının maruz kaldıkları mobbing düzeyinin iş tatminleri üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Çalışma ilişkisel tarama modeline göre düzenlenmiştir. Araştırma örneklemini Diyarbakır'da kurye hizmetlerinde çalışan 297 kurye dağıtıcısı oluşturmaktadır. Araştırmada iş tatmini ve mobbing ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 25.0 yardımı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, mobbing ve iş tatmini arasında zayıf düzeyde negatif bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mobbing, iş tatmini, kurye