Çeviklik
Bu konu başlığı altında 78 tez
Judo sporuna özel geliştirilen reaktif çeviklik testinin geçerlilik ve güvenilirliğinin araştırılması
Çeviklik özellikle sportif performansta önemli bir fiziksel uygunluk parametresidir. Çalışmanın birincil amacı judo sporcularına özel bir reaktif çeviklik testi geliştirmek, geliştirilen testin geçerliliği ve güvenilirliğini araştırmak; ikincil amacı ise fiziksel uygunluk parametreleriyle olan ilişkisini incelemekti. Çalışmaya milli takımdan yaşları 18-35 arasında olan 34 erkek judocu dahil edildi. Katılımcılara İppon Reaktif Çeviklik Testi (İRÇT), Alt Çeyrek Y Denge Testi (ALT-YDT), Üst Çeyrek Y Denge Testi (ÜST-YDT), Flamingo Denge Testi (FDT), 20 metre Sprint Testi (20mST), Durarak Uzun Atlama Testi (DUAT), El Kavrama Testi (EKT), T Çeviklik Testi (T-ÇT), Nelson El Reaksiyon Testi (NERT) ve Judo Özel Fitness Testi (JÖFT) yapıldı. İRÇT'nin gözlemci içi tutarlılığı yüksek bulundu (ICC: 0.82). Katılımcılar yarışma seviyeleri ile kazandıkları madalya sayısına göre gruplandırıldıklarında, gruplar arası İRÇT sonuçları farklılık gösterdi ve İRÇT iyi yapı geçerliliği olduğu görüldü (sırasıyla AUC > 0.7, U= 41,5; X2= 18,48; p < 0,05). İRÇT parametreleri ile karşılaştırılan fiziksel uygunluk testlerinden, T-ÇT hariç diğer tüm testler arasında korelasyon vardı (r = 0.34 - 0.73, min – maks; orta ve yüksek ilişki). İRÇT judoya özgü, elit judocuları ayırt etmede kullanılabilecek, yapı geçerliliği ve gözlemci içi tutarlılığı gösterilmiş ilk reaktif çeviklik değerlendirme yöntemidir. Judocular ile çalışan spor fizyoterapistleri ve antrenörler tarafından, reaktif çevikliğin objektif değerlendirilmesi, spor yaralanmalarının rehabilitasyonunda spora dönüş kriteri ve yaralanma risk analizi için bir fiziksel uygunluk testi olarak kullanılması önerilmektedir.
Bulanık bilişsel haritalar tekniğini kullanarak bilinçli farkındalıklı çeviklik kavramının bütünsel analizi
Teknolojide yaşanan gelişmeler ve Covid-19 pandemisi gibi beklenmeyen durumlar, iş yaşamını daha değişken, belirsiz, karmaşık ve muğlak hale getirmiştir. Organizasyonlar, rekabetçi ve hızla değişen iş yaşamındaki tehditlerle baş etme, fırsatlardan yararlanabilme ve değişiklikler ile başa çıkabilmek için farklı çeviklik uygulamalarını (müşteri çevikliği, ortaklık çevikliği, operasyonel çeviklik, dijital çeviklik vb) kullanmaya başlamıştır. Bununla birlikte, literatür incelendiğinde araştırmacılar tarafından çevik uygulamalarla ilgili pek çok aksaklık tespit edildiği görülmüştür. Çevik çalışmaya gayret eden çalışanlar bilinçli farkındalık uyguladıklarında kendilerine ve çevrelerine daha dikkatli olurlar, daha iyi kararlar verebilirler. Organizasyonel bilinçli farkındalığın olduğu iş ortamlarında, bir organizasyon çevresi hakkındaki ayırt edici detayları yakalayabilir ve iyileştirebilir. Bu çalışmada çeviklik boyutları ile bilinçli farkındalık kavramlarının birbirleriyle ve sistemdeki diğer kavramlarla etkileşimine odaklanılmıştır. Bu etkileşimi analiz etmede, çok boyutlu yapıları daha iyi analiz etme fırsatı verdiği için Bulanık Bilişsel Harita aracı kullanılmıştır. Bulanık Bilişsel Harita yardımıyla, kuruluşların çeviklik boyutları ile bilinçli farkındalık ve organizasyonel bilinçli farkındalık kavramları bütünsel olarak değerlendirilmiştir. Bulanık Bilişsel Harita aracılığıyla, araştırma için belirlenen 41 değişkenin birbiriyle ilişkileri incelenmiş, 15 adet senaryo 3 seviyede oluşturulmuş ve analiz edilmiştir. İlk olarak bireysel seviye senaryoları oluşturulmuştur. Bu seviyede ele alınan 2 senaryoda; bilinçli farkındalık kavramı; duygusal çeviklik, öğrenme çevikliği, işgücü çevikliği gibi bireysel seviyede olan çeviklik kavramları üzerinde çalışılmıştır. İkinci olarak organizasyonel seviye senaryoları oluşturulmuştur. Bu seviyede ele alınan 10 senaryoda; organizasyonel seviyede olan çeviklik kavramları; organizasyonel bilinçli farkındalık, alıcı değişkenler; verici değişkenler; dijitalleşme, yenilikçilik, algılama, kavrama, dönüştürme, ekonomik performans, sosyal performans ve çevresel perfromans kavramları üzerinde çalışılmıştır. Son olarak hem bireysel hem de organizasyonel seviyenin birlikte ele alındığı senaryolar oluşturulmuştur. Bu seviyede ele alınan 3 senaryoda; bilinçli farkındalık, organizasyonel bilinçli farkındalık, dijitalleşme ve çeviklik kavramları üzerinde çalışılmıştır. Analiz edilen her senaryoda, üzerinde çalışılan pek çok kavramda farklı düzeylerde değişimler gözlenmiştir. Sonuç olarak çeviklik, dijitalleşme ve bilinçli farkındalık kavramlarının her birinin, organizasyonların tüm katmanlarındaki (bireysel, organizasyonel ve ağ) kavramlara önemli etkileri olduğu tespit edilmiştir.
Farklı ülkelerde temel futbol eğitimi alan 9-14 yaş grubu çocukların antropometrik ve motorik yeterliliklerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada Farklı Ülkelerde Temel Futbol Eğitimi Alan 9-14 Yaş Grubu çocukların Antropometrik ve Motorik Yeterliliklerinin Karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmaya aktif olarak temel futbol eğitimi alan Kazakistan'dan 57 ve Türkiye'den 58 sporcu katılmıştır. Çalışmamızda sporcuların yaşı, boyu, kilosu, vücut yağ yüzdesi, bel ve kalça çevresi, esneklik, çeviklik, dayanıklılık, sürat testleri yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ortalama ve standart sapma olarak belirtilmiştir. Normallik testi için kolmogrovf ve simirnov testi kullanılmış olup verilerin normal dağılması üzerine iki grubun karşılaştırılması için bağımsız gruplarda T testi kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS for Windows 25.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmaya katılan sporcuların demografik özellikleri karşılaştırıldığında vücut yağ ağırlığı ve boy parametrelerinde istatistiksel bir farklılık görülürken (p<0,01) vücut ağırlığında ise istatistiksel anlamda farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Diğer ölçümlere bakıldığında bel çevresi parametresinde anlamlılık izlenirken (p<0,01) boyun çevresi ve kalça çevresi parametresinde herhangi bir anlamlılık saptanmamıştır. Antropometrik özellikler incelendiğinde şınav, mekik ve illinois (çeviklik) parametrelerinde anlamlı bir farklılık görülürken (p<0,01) solunum fonksiyonları testi, Sprint, esneklik ve dayanıklılık parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Motorik özelliklerin ortalamalarına bakıldığında Kazak sporcuların sprint değerlerinin ortalaması 5,405±,474 sn. olurken, Türk sporcularda 5,540±,506 olarak ölçülmüştür. Kazak sporcularda şınav değeri ortalaması 15,160±5,754 olarak ölçülürken, Türk sporcularda 12,807±5,228 ad. olarak belirlenmiştir. Kazak sporcuların mekik çekme değeri 15,821±3,747 ad. olurken, Türk sporcularda 13,982±3,870 ad. olarak belirlenmiştir. Kazak sporcuların esneklik değerinin ortalaması 21,678±,6,630 cm olurken, Türk sporcularda 19,946±5,797 cm olarak ölçülmüştür. Kazak sporcuların dayanıklılık değerinin ortalaması 47,071±16,634 olurken, Türk sporcularda 42,631±17,396 olarak ölçülmüştür. Kazak sporcuların İllinois(çeviklik) değerinin ortalaması 18,613±1,452 sn. olurken, Türk sporcularda 19,691±2,385 sn. olarak ölçülmüştür. Kazak sporcuların Solunum fonksiyonları test değerinin ortalaması 2,080±,552 olurken, Türk sporcularda 2,222±,620 olarak ölçülmüştür. Araştırmanın sonucunda Temel Futbol Eğitimi Alan 9-14 Yaş Grubu çocukların Antropometrik ve Motorik Yeterlilikleri arasında birçok değerde Kazak sporcuların Türk sporculara göre anlamlı farklılıkları olduğu sonucuna varılmıştır.
Genç futbolcularda anaerobik dayanıklılık, çeviklik ve sürat parametreleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, genç futbolcularda anaerobik dayanıklılık, çeviklik ve sürat parametreleri arasındaki ilişkilerin ortaya konmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza, İstanbul Kağıthane İlçesindeki Seyrantepe Of Spor amatör futbol takımının bünyesinde olan 14 yaşındaki 24 futbolcu katılmıştır. Sporcuların, kilo ölçümleri (Vücut ağırlığı ve boy ağırlığı 0,1 kg hassaslıkta bir elektronik terazi ile ölçülürken), boy ölçümleri (boy uzunluğu 0,01 cm hassaslıkta dijital boy ölçer aletiyle ölçülmüştür), anaerobik dayanıklılık ölçümleri tekrarlı sprint yeteneği testi ile, çeviklik ölçümleri T-çeviklik testi ile, sürat ölçümleri 30 metre sürat testi uygulanarak ölçümler yapılmıştır. Sürat ve çeviklik testi için FusionSport Smartspeed marka fotosel kullanılmıştır. Yapılan bütün ölçümler sonucunda tüm istatistiksel hesaplamalar SPSS 25.0 paket programında analiz edilerek bulgularla sunulmuştur. Çalışmaya katılan sporcular normal dağılım göstermesi sebebiyle parametreler arasındaki korelasyonu incelemek için pearson krelasyon (r) analiz yöntemi uygulanmıştır. Bu çalışma ilişkisel tarama modeli ile yapılmıştır. Genel tarama modeli türlerinden, ilişkisel tarama modeli iki ya da daha fazla sayıdaki değişken arasında birlikte değişim varlığı veya derecesini belirlemeyi amaçlayan bir araştırma modelidir. Bulgular: Çalışmaya gönüllük esasına bağlı olarak katılan sporcuların düşüş yüzdesinin yorgunluk indeksini etkilediği ve toplam varyansın %59'unu açıkladığı görülmektedir. Yapılan çalışmada çeviklik ile sürat arasında pozitif yönlü orta düzeyde ilişki ortaya çıkmıştır. Sürat parametresinin çevikliği etkilediği ve toplam varyansın %23'ünü ifade ettiği görülmektedir. Çeviklik parametreleri ile sürat parametreleri arasında pozitif yönlü orta düzeyde ilişkiye rastlanırken (p=,017, r=,483), düşüş yüzdesi parametresi ile yorgunluk indeksi arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde ilişki tespit edilmiştir (p=,000, r=,771). Regresyon katsayısının anlamlılığına ilişkin test sonuçları incelendiğinde, düşüş yüzdesi parametre düzeyinin (t= 5,675, p= ,000), yorgunluk indeksini etkilediği ve toplam varyansın yaklaşık %59 ' ünü açıkladığı görülmektedir. Sonuç: Genç futbolcularda, sürat ve çeviklik parametreleri arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır. (p<0,05). Ancak anaerobik dayanıklılık ile çeviklik ve sürat arasında anlamlı ilişkiler saptanamamıştır. (p>0,05).
10-14 yaş grubu erkek basketbol oyuncularında; çeviklik ve overhead squat testi ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 10-14 yaş grubundaki erkek basketbol oyuncularının çeviklik özellikleri ve overhead squat testi ilişkisinin incelenmesidir. Her spor dalı için bireylerin sahip olması beklenen genel ve özel beceriler bulunur. Bu becerilerin başarılı bir şekilde performansa dönüşmesi için birtakım kriterler önem taşır. Bu kriterler; sürat, esneklik, kuvvet, çeviklik, koordinasyon, dayanıklılık gibi faktörlerden oluşur. Araştırma kapsamında ilk olarak basketbolun dünyada ve ülkemizdeki durumu daha sonra ise performansı ortaya koymaya katkı sağlayan kriterler hakkında genel bir alanyazın sunulmuştur. Araştırmanın devam eden bölümünde ise çömelme (squat) ve çömelme varyasyonları ile ilgili alanyazına yer verilmiştir. Sporcularda çeviklik, birden fazla faktörle açıklanmaktadır. Bunlar sporcunun yaşı, boy uzunluğu ve kilo durumları şeklinde olabilmektedir. Dolayısıyla çevikliğin artırılması için çok yönlü egzersizlerin bütüncül olarak yapılması önemlidir. Çünkü yapılan bu araştırmada esneklik, vücut ağırlığı, yağ oranı, kilo ve boy gibi değişkenlerin ilişkili olduğu ve çevikliği etkilediği belirlenmiştir.
Judocularda 8 haftalık core egzersiz programının çabukluk, çeviklik ve denge üzerine etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Elit judocuların antrenmanlarına ek olarak 8 hafta süre ile uygulanacak olan core egzersizlerin sporcularda çabukluk, çeviklik ve denge düzeyleri üzerine etkisinin olup olmadığını, etkiliyse ne derecede etkili olduğunu incelemektir. Motorik özelliklerden olan çeviklik, çabukluk ve dengenin judo sporcularının performansları üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın Araştırma grubunu Gaziantep ilinde yaşayan 18-25 yaş arası erkek, judo sporu yapan 40 gönüllü birey oluşturmuştur. Yaş, kuşak tipi, aktif spor yapma durumu ve hiçbir engeli ve sağlık problemi olmama kriterlerine göre katılımcılar belirlendi. Bu kriterlere uygun olan 40 sporcu zarf yöntemiyle rastgele olarak 20 sporcu deney, 20 sporcuda kontrol gruplarına ayrıldı. Her iki grupta yer alan sporcular genel antrenmanlarına devam etti. Deney grubunda yer alan katılımcılara 8 hafta boyunca haftada 3 gün statik ve dinamik core egzersiz programı uygulanmış olup, kontrol grubunda yer alan katılımcılar herhangi bir egzersiz programına dâhil edilmedi. Uygulama öncesi ve sonrası ön test ve son test ölçümleri alındı. Araştırma grubundan elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 24.0 paket programından faydalanıldı. Verilerin normal dağılımlarını incelemek için yapılan normallik testi sonucunda (Skewness-Kurtosis) normal dağılım gösterdiği sonucuna ulaşıldı. Sosyodemografik verilerin çözümlenmesinde frekans ve yüzde analizinden faydalanıldı. Ön test ve son test değerlerinin karşılaştırılmasında Independent-Samples T Testi ve grupların kendi içerisindeki karşılaştırmalarında Paired- Samples T Testi uygulanmıştır. Kullanılan analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak 8 hafta süresince uyguladığımız core egzersizleri neticesinde T testi, İllionis testi, Reaktif çeviklik testi, Zigzag testi ve Kare drill testlerinin kontrol grubu üzerinde herhangi anlamlı bir sonucunun olamadığı görülmüştür. Deney grubunda ise T testi, İllionis testi, Reaktif çeviklik testi, Zigzag testi ve Kare drill test sonuçlarında anlamlı bir sonuca ulaşılmıştır (p < 0,05). Çabukluk, çeviklik ve denge üzerinde core egzersizlerinin olumlu yönde katkısının olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Erkek basketbolculara uygulanan farklı germe yöntemlerinin patlayıcı kuvvet, çeviklik ve sürat performans düzeylerinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı uygulanan farklı germe yöntemlerinin erkek basketbol sporcularının sıçrama, çeviklik ve sürat performans düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırma, tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmaya en az 5 yıl basketbol oynamış ve hala oynamaya devam eden yaş ortalamaları 17,69±1,08 yıl olan 16 basketbolcu katılmıştır. Sporculara 72 saat arayla farklı günlerde sırasıyla germe olmayan Koşu Yöntemi (KY), Statik Germe (SG), Dinamik Germe (DG) ve Self - Miyofasyal Gevşetme (SMFG) yöntemleri uygulanmış ve ardından belirlenen sıçrama, sürat ve çeviklik testleri alınarak gösterdikleri performans düzeylerine bakılmıştır. Veriler IBMM SPSS 25 programına aktartılarak analizler uygulanmıştır. Değişkenlerin normallik analizi Shapiro-Wilk analizi ile değerlendirilmiş olup verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Tanımlayıcı istatistik olarak betimsel analiz farklılıkların karşılaştırılması için ise Oneway ANOVA analizi tercih edilmiştir. Ortaya çıkan farklılığının belirlenmesi için post hoc analizlerinden bonferonni tercih edilmiştir. Countermovement Jump (CJM) ve 20 metre sürat testlerinde KY ve DG yöntemlerinin SMFG yöntemi uygulandıktan sonra alınan performans skorlarına kıyasla daha iyi seviyede olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan diğer yöntemler arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. T-Test çeviklik testinde ise yöntemler arası anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç olarak, maç ya da antrenman sırasında oyuncuların performans özelliklerini arttırmak için öncesinde uygulanacak ısınma aşamasında başlangıçta SMFG ve statik germe uygulamalarının optimal olarak entegre edilmesi ardından dinamik germe uygulamalarının kullanılması ile performansta akut olarak yükselişlerin sağlanabileceği düşünülmektedir.
8 haftalık süspansiyon çalışmaları ile birleştirilmiş basketbol antrenmanlarının 12-14 yaş arası basketbolcularda denge çeviklik ve dikey sıçrama performansı üzerine etkilerinin araştırılması
Çalışmamızın amacı; 8 haftalık süspansiyon çalışmaları ile birleştirilmiş basketbol antrenmanlarının, 12-14 yaş grubu basketbolcularda denge, çeviklik ve dikey sıçrama performansları üzerine olan etkilerinin araştırılmasıydı. Çalışmamıza yaş ortalaması 13 olan, 26 erkek gönüllü basketbol oyuncusu, en az 1 yıl haftanın 3 günü, her birim antrenman yaklaşık 90 dakika olacak şekilde basketbol antrenmanı yapıyor olmak ön koşulu ile çalışmamıza dahil olmuştu. Araştırmamıza katılan sporcular kontrol grubu (n=13) ve deney grubu (n=13) olmak üzere randomize şekilde 2'ye ayrıldı. Deney grubundaki sporcular haftalık 3 gün olan rutin basketbol antrenmanlarına ek, 8 hafta haftada 3 gün süspansiyon kuvvet antrenmanları uyguladı. Kontrol grubu ise haftada 3 gün olan basketbol antrenmanlarına devam etmiş ve bunun dışında ilave antrenman uygulamadı. Sporcuların antropometrik ve biyomotor yetilerinin ölçümleri çalışmanın başında, ön test (T1) ve son test (T2) olarak ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi ve değerlendirilmesinde SPSS versiyon 18.0 kullanıldı. Kontrol ve deney grubu arasında, istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar olup olmadığını tespit etmek için, normal dağılıma uyan değişkenler için, bağımsız örneklem t-testi ve normal dağılıma uymayan değişkenler için Mann-Whitney U testleri kullanıldı. Kontrol ve deney gruplarına uygulanan testler arasında farklılık olup olmadığını belirlemek için ise normal dağılım gösteren değişkenler için, eşleştirilmiş t-testi, normal dağılım göstermeyen değişkenler için Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanıldı. Eşleştirilmiş t-testinde varyans homojenliği Levene Testi ile sınandı. Varyans homojenliğinin sağlanmadığı durumlarda Welch düzeltmeli t-testi uygulandı ve çıkan sonuçlar bu değerlere göre yorumlandı, p<0.01 ile p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Çalışmamızda uygulanan testler sonucunda katılımcıların antrenman yaşı, boy, vücut kütlesi, vücut kütle indeksi, sağ ve sol bacak uzunluğu ölçümlerinde anlamlı farklılıklar görülmedi (p>0.05). 8 hafta sonra deney grubundaki sporcuların, denge ve dikey sıçrama parametrelerinde (p <0.01), (p<0.05) anlamlı farklılıklar bulundu. Çeviklik parametresindeki farkın ise istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulundu (p>0.05). Sonuç olarak; 8 haftalık süspansiyon çalışmaları ile birleştirilmiş basketbol antrenmanları, denge ve dikey sıçrama yetisinde istatistiksel olarak anlamlı farklar oluşturuken, çeviklik yetisine etkisi olmadığı belirlendi. Anahtar Sözcükler; Basketbol; Süspansiyon Antrenmanı; Dikey Sıçrama; Denge; Çeviklik.
Erkek voleybolcularda cluster set (kümeleme) yöntemi uygulanan kuvvet antrenmanlarının çeviklik ve dikey sıçrama performansına etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, erkek voleybolcuların kuvvet antrenmanlarında uygulanan (haftada 3 gün – 6 hafta) geleneksel yöntem ile cluster set (kümeleme) yönteminin çeviklik ve dikey sıçrama performansına olan etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 Türkiye Erkekler Voleybol Liginde yer alan sporcular oluştururken, örneklemini ise, araştırmaya gönüllü olarak katılan 28 erkek voleybolcu oluşturmaktadır. Araştırmamıza katılan sporcular, kontrol (n=14) ve deney grubu (n=14) olarak kontrollü randomize bir şekilde iki gruba ayrıldı. Deney grubundaki sporculara haftalık olağan voleybol teknik antrenmanlarına ek, 6 hafta boyunca haftada 3 gün cluster set yöntemiyle kuvvet antrenmanları uygulandı. Kontrol grubundaki sporculara ise haftalık olağan voleybol teknik antrenmanlarına ek ve 6 hafta boyunca haftada 3 gün kuvvet antrenmanlarında geleneksel antrenman yöntemi uygulandı. Sporcuların antropometrik ve biyomotor yetilerinin ölçümleri olan dikey sıçrama ve çeviklik performansları, ön test ve son test olarak ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi ve değerlendirilmesinde SPSS 18.0 paket programı kullanıldı. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlendi. Deney ve kontrol gruplarının fiziksel özellikleri (yaş, boy, kilo ve vücut kitle endeksi), dikey sıçrama ve T-test çeviklik değişkenlerine ait tanımlayıcı istatistikler yapıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uyup uymadığını sınamak için Shapiro-Wilk Testi uygulandı. Grup içinde ön test ile son test arasındaki farklılığı sınamak amacıyla normal dağılıma uyan değişkenler için Eşleştirilmiş t-Testi, uymayan değişkenler için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testlerinden yararlanıldı. Gruplar arası farklılıklar; normal dağılıma uygun olan değişkenler için Bağımsız Örneklem t-Testi ile, normal dağılıma uygun olmayanlar için Mann Whitney U Testi ile sınandı. Antrenmanın etkisini değerlendirmek amacıyla dikey sıçrama ve T-test çeviklik ön test - son test arasındaki değişim baz alındı. Araştırmada 6 haftalık farklı kuvvet antrenmanlarından sonra her iki grupta da kendi içerisinde çeviklik ve dikey sıçrama parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı artışlar olduğu tespit edildi. Gruplar arası ortalama farklar incelendiğinde, dikey sıçrama değişkeni için, deney grubunun kontrol grubuna göre daha yüksek bir eğimle artış gösterdiği (p<0.01), dolayısıyla Cluster çalışma grubuna uygulanan antrenman programının geleneksel antrenman programına göre dikey sıçramaya daha fazla katkı sağladığı söylenebilir. T-test çeviklik değerlerinin her iki grup için de ön teste göre son testte süre bazında gelişim gösterdiği, deney grubundaki daha büyük bir eğilimle performans sürelerinin azaldığı görüldü.(P<0.01) Cluster çalışma grubuna uygulanan antrenman programının geleneksel antrenman programına göre çevikliğe daha fazla katkı sağladığı söylenebilir. Sonuç olarak, cluster set kuvvet antrenman yönteminin uygulanmasıyla geleneksel antrenman yöntemine göre dikey sıçrama ve çeviklik performanslarında daha olumlu etkiler sağlanabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Cluster set yöntemi, Geleneksel yöntem, Voleybol, Kuvvet.
Genç kadın basketbolcularda çoklu sprint, çeviklik ve dikey sıçrama testlerinin şut performansına etkisi
Bu çalışmanın amacı, basketboldaki çoklu yön değiştirme, çoklu sprint ve dikey sıçrama aktivitelerinin ardından oluşan yorgunluğun, şut performansına olan etkisini incelemektir. Araştırma, 40 kız basketbolcunun (20 sporcu 15 yaşında, 20 sporcu 16 yaşında) katılımıyla yapılmıştır. Sporcuların antropometrik ölçümleri yapıldıktan sonra ilk test – son test şeklinde yapılan bu çalışma da önce basketbola özgü şut testine yapılmıştır. Basketboldaki üç sayılık atış çizgisi etrafında 5 bölgeden (Sol köşe, sol forvet, orta, sağ forvet, sağ köşe) 2'şer atış ile toplamda 10 tane atış ile şut testi yapılmıştır. Çıkan sonucun ardından ikinci test günü çoklu sprint testi, üçüncü gün çoklu dikey testi ve son gün ise çoklu çeviklik testi uygulanmıştır. Testlerin her birinden sonra da basketbola özgü olan şut testi tekrarlanmıştır. Algılanan zorluk derecesine ve yorgunluk indeksine bakılarak fiziksel performans testlerinin şut performansına etkisi incelenmiştir. Sporcuların yaş ortalaması 15,5±0,5, boyları 177±0,6 cm, kiloları 63,89±7,65 kg, vücut kitle indeksi 20,35±1,86 olan 40 kız basketbolcu katılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, çoklu sprint ve çoklu çeviklik testleri sonrasında anlamlı düzeyde yorgunluğun oluşmadığını göstermektedir. Çoklu dikey sıçrama testinde ise %3.68'lik bir azalma ile 0.01 düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Çoklu çeviklik testi sonrasında şut isabetinde yüzde 7.48'lik, çoklu sprint testi sonrasında yüzde 3'lük ve çoklu dikey sıçrama testi sonrasında ise %1.64'lük bir azalma gözlenmiştir. Sadece çoklu çeviklik testi'nin şut isabet oranına düşük seviyede etkisi görülmektedir. Çoklu sıçrama testi sonrasında anlamlı düzeyde yorgunluk gözlenirken çoklu çeviklik testi sonrasında 3 sayılık isabet oranı belirgin şekilde düşmüştür. Tekrarlı yön değiştirme ve manevra ile 3 sayılık atışın ana bileşeni olan dikey sıçramalara ihtiyaç duyan mücadeleyi takiben şut isabetinin azalabileceği dikkate alınmalıdır.
Futbolculara uygulanan geleneksel ısınma ile FIFA 11+ ısınma programlarının sürat, çeviklik, sıçrama ve hamstring kas kuvveti üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı futbolculara uygulanan geleneksel ısınma programı ile FIFA 11+ ısınma programının sürat çeviklik, sıçrama ve Hamstring (H) kas kuvvet değişkenleri üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya geleneksel ısınma programı uygulayan Geleneksel Isınma Grubu (GIG) katılımcıları (n=18, 18.50±1.26) ve FIFA 11+ ısınma programı uygulayan FIFA 11+ Isınma Grubu (FIG) katılımcıları (n= 21, 17.69±1.37) olmak üzere toplam 39 futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Futbolcuların sürat, çeviklik, sıçrama, hamstring kas kuvveti değerleri çalışmanın başlangıcında ve 8 haftalık eğitimin sonrasında olmak üzere 2 kez ölçüldü. Katılımcıların 20 ve 30 metre sürat becerileri fotosel, çeviklik becerileri T çeviklik testi, dikey sıçrama becerileri vertical jump ve H kas kuvvet değerleri H Board ile belirlenmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Verilerin normallik analizi için shapirowilk testi ile değerlendirilmiş ve verilerin normal dağılmadığı belirlenmiştir. Futbolcuların sürat çeviklik, sıçrama ve hamstring kas kuvvet değerlerinin ön test-son test sonuçları arasındaki farkın belirlemesinde nonparametrik testlerden Wilcoxon testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonuçlarına göre FIFA 11 + ısınma egzersizleri uygulayan FIG katılımcılarının 20m ve 30m sürat, çeviklik, dikey sıçrama, sol ve sağ bacak H kası Pik Tork (PT) kuvveti, sol ve sağ bacak ortalama H kas gücü, sol ve sağ bacak H kas kuvveti arasındaki fark (BLF) parametrelerinin testlerinin ön test son değerleri arasında son test lehine anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. FIG katılımcılarında yüzdesel gelişimin ise 20 metre testinde %0,65, 30 metre testinde %3,04, çeviklik testinde %1, dikey sıçrama testinde %0,56 olduğu; H kas kuvvetine yönelik testlerde ise sağ bacakta (PT) %11,07, sol bacakta (PT) %23,05 olduğu; Ortalama Güç değerlerinde sol bacakta %9,22, sağ bacakta %14,28 olduğu; Bilateral fark değerlerinde ise %475,85 gelişme olduğu belirlenmiştir. Çalışmamızda yer alan GIG katılımcılarının çeviklik ve dikey sıçrama değerleri arasında ön test lehine; sol ve sağ bacak H kası Pik Tork (PT) değerlerinde ise son test lehine anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. GIG katılımcılarının yüzdesel gelişim değerlerinin ise 20 ve 30 metrede %0 olduğu, çeviklik testinde -%3,76 olduğu; dikey sıçrama testinde -%4,82 olduğu; H kas kuvvet testinde ise Pik Tork değerlerinde sağ bacakta %12,66, sol bacakta %10,83 olduğu; Ortalama Güç değerlerinde sol bacakta %4,56, sağ bacakta iii %7.27 olduğu; Bilateral fark değerlerinde ise %0,44 oranında bir gelişme olduğu belirlenmiştir. Sporcularda yaralanmaların önlenmesi ve atletik performans gelişimlerinin sağlanmak istenmesi durumunda antrenmanlarda önce FIFA tarafından geliştirilen FIFA 11 ısınma egzersizlerinin uygulanması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Isınma, FIFA 11+, Hamstring, Kuvvet, Sürat, Çeviklik
Futsal maç simülasyon protokolü sonrası uygulanan farklı toparlanma yöntemlerinin anaerobik güç, sürat, dikey sıçrama, çeviklik ve izokinetik kuvvet üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; futsal maç simülasyon protokolü sonrası uygulanan nöromüsküler elektrik stimülasyonu, foam roller ve aralıklı pnömatik kompresyon toparlanma yöntemlerinin izokinetik kuvvet, anaerobik güç, sürat, çeviklik, dikey sıçrama ve eklem hareket genişliği üzerindeki etkisini araştırmaktır. Gerçek deneysel araştırma modeli kontrol gruplu ön test-son test desen kullanılmıştır. Araştırmaya 46 kadın futsal/futbol sporcusu katılmış olup ön testler alındıktan sonra randomize atama ile katılımcılar; kontrol grubu (n:12), nöromüsküler elektrik stimülasyonu grubu (n:10), foam roller grubu (n:12) ve aralıklı pnömatik kompresyon grubu (n:12) olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Futsal maç simülasyon protokolü uygulandıktan sonra toparlanma yöntemleri uygulanmış, 60 dakika dinlendikten sonra performans testleri tekrar uygulanmıştır. Gruplar arası farkın değerlendirilmesi için Tekrarlı Ölçümlerde 2 yönlü Anova Testi kullanılmış olup farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc testi yapılmıştır. Sporcuların dikey sıçrama (Foam Roller Grubu, Aralıklı Pnömatik Kompresyon Grubu, Nöromüsküler Elektrik Stimülasyonu Grubu), sağ ve sol diz eklem hareket genişliği (Foam Roller Grubu), anaerobik güç (Kontrol Grubu) parametrelerinde zamana göre anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Gruplara göre 20 m sürat testinde (Kontrol Grubu, Nöromüsküler Elektrik Stimülasyonu Grubu ve Aralıklı Pnömatik Kompresyon Grubu) anlamlı fark bulunurken, diğer parametrelerde anlamlı şekilde farklılaşmadığı görülmüştür. Çeviklik ve İzokinetik kuvvet parametrelerinde zamana ve gruplara göre anlamlı fark görülmezken yüzdesel olarak Nöromüsküler Elektrik Stimülasyonu Grubu, diğer gruplara göre daha iyi performans göstermiştir. Çalışma sonucunda, farklı toparlanma yöntemlerinin, futsal sporcularında bazı performans parametreleri (anaerobik güç, sürat, dikey sıçrama, eklem hareket genişliği) üzerine olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir. Nöromüsküler elektrik stimünasyon ve Aralıklı Pnömatik kompresyon yöntemlerinin performans parametrelerine daha fazla katkı sağladığı, yoğun maç dönemlerinde sporcuların optimize performans gösterebilmesi için kullanabileceği söylenebilir.
Kick boks sporcularında 4 haftalık crossfit antrenmanlarının denge çeviklik ve kuvvet parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma,kick boks sporcularında 4 haftalık crossfit antrenmanlarının denge, çeviklik ve kuvvet parametreleri üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılacaktır.Çalışmada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde öğrenim gören aktif olarak lisanslı kick boks sporu ile uğraşan, herhangi bir sağlık sorunu olmayan ve gönüllü olarak katılacak 20-25 yaş arası 24 erkek sporcu yer alacaktır. Çalışmaya katılan sporcular rastgele örneklem yöntemi ile (12) deney ve(12) kontrol grubu olmak üzere 2 gruba ayrılacaktır. Deney grubuna kick boks antrenmalarına ek olarak 4 haftalık haftada 3 gün 60 dakika crossfit antrenmanı uygulatılacaktır. Kontrol grubu ise geleneksel kick boks ve kuvvet antrenmanlarına devam edecektir. Deney ve kontrol gruplarının fizikselözellikleri (yaş, boy, kilo ve vücut kitle endeksi), denge, kuvvet ve 505 çeviklik değişkenlerine ait tanımlayıcı veriler SPSS (version18.0) programı ile analiz edilecektir. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenecek. Gruplar arası farklılıklar; normal dağılıma uygun olan değişkenler için Bağımsız Örneklem t-Testi ile, normal dağılıma uygun olmayanlar için Mann Whitney U Testi ile sınanacaktır. Antrenmanın etkisini değerlendirmek amacıyla denge, kuvvet ve 505 çeviklik ön test - son test arasındaki değişim baz alınacaktır. Elde edilecek bulgular analiz edilip yorumlandıktan sonra sonuç kısmına yazılacaktır. Elde edilecek sonuçların farklı spor branşlarında ki antrenörlere, bu alanda çalışma yapmak isteyen spor bilimcilere crossfit antrenman programını kullanmaları konusunda yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
Genç kadın futbolcularda 6 haftalık saq antrenman programının bazı teknik özelliklerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, hız, çeviklik ve çabukluk (SAQ) eğitimini içeren 6 haftalık bir programının genç kadın futbolcularda şut atma, top sürme ve pas verme tekniklerine etkisini incelemektir. SAQ (Speed, Agility and Quickness) Antrenman programı hız, çeviklik ve çabukluk bileşenlerini içeren kombine bir antrenman programıdır. Araştırmada deneysel araştırma türlerinden olan yarı deneysel modelinin, eşitlenmemiş kontrol gruplu ön test-son test modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Muğla ilinin merkez ilçesinde bulunan Muğla Atletik Spor kulübüne kayıtlı, yaşları 15-17 arasında değişen 24 genç kadın futbolcu katılmıştır. Katılımcılar deney grubu (n:12) ve kontrol grubu (n:12) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Deney grubuna rutin antrenmanlarına ek olarak 6 hafta süreyle haftada 2 gün SAQ antrenman programı uygulanmıştır. Kontrol grubu ise haftada 3 gün rutin antrenmanlarına devam etmiştir. Deney ve kontrol grubunun program öncesi ön-test ölçümünde antropometrik ölçümler (boy, kilo, bel ve kalça çevresi) alındıktan sonra top sürme, pas verme ve şut atma teknik becerilerini ölçmek için Mor – Christian Genel Yetenek Futbol Testi kullanılmıştır. 6 hafta sonunda iki grubun son test ölçümleri alınarak kaydedilmiştir. Verilerin analizi için SPSS 26.0 IBM Paket programı kullanılmıştır. Örneklem büyüklüğü 30'dan küçük olduğu için (n<30) Shapiro Wilk testi ile normallik dağılımı kontrol edilmiştir. Verilerin normallik koşulunu sağladığı görülmüştür (p>,05). Gruplar arasındaki farklılığı tespit etmek için bağımsız örneklem T testi, grup içi ön test ve son test değerlerinin karşılaştırılmasında ise Paired Sample T testi kullanılmıştır. Çalışmamızda anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonunda grup içi karşılaştırmalarda deney grubunun ön test ve son test değerleri karşılaştırıldığında son testte ön teste göre pas verme, şut atma ve top sürme değerlerinde anlamlı gelişme sağladığı görülmüştür. Kontrol grubunda ise ön test-son test değerleri karşılaştırılmasında anlamlı fark bulunamamıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda deney ve kontrol grubunun son test değerleri incelendiğinde deney grubunun şut atma ve top sürme değerlerinde kontrol grubuna göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde geliştiği, pas verme değerlerinde ise gruplar arası anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak futbol antrenmanlarına ek olarak uygulanan SAQ antrenmanının bazı teknik özellikleri olumlu etkilediği görülmüştür. Bundan dolayı SAQ antrenmanının futbol antrenmanlarına ek olarak uygulanması, futbolcuların teknik becerilerinin geliştirmesine yardımcı olarak maç performanslarında artış sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Antrenman, Hız, Çeviklik, Çabukluk, SAQ Training
Farklı klasmanlardaki futbol hakemlerinin denge, propriosepsiyon ve fiziksel performans parametrelerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı; farklı klasmanlardaki futbol hakemlerinin propriosepsiyon ve denge değerleri ile bazı fiziksel performans değerlerinin ilişkilerinin incelenmesidir. Araştırmaya; Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı olarak hakemlik yapan 60 erkek futbol hakemi gönüllü olarak katılmıştır. Hakemler klasmanlarına göre 3 gruba (klasman hakemleri n=20, il hakemleri n=20, aday hakemler n=20 ayrılmıştır. Futbol hakemlerine; antropometri, propriosepsiyon (omuz eklemi 30°, 80°, 130°) denge, esneklik, sıçrama ve çeviklik testleri uygulanmıştır. Verilerin analizi için One Way Anova testi uygulanmıştır. Post hoc Tukey testi ile gruplar arası farkın hangi gruptan kaynaklandığı araştırılmıştır. Klasman hakemlerinin hakem ve yardımcı hakem arasındaki farkları Mann Whitney U testi ile incelenmiştir. Esneklik testi değeri klasman hakemleri için 27.43±10.95, il hakemleri için 28.40±7.64 ve aday hakemler için 34.85±6.05 olarak bulunmuştur. Aday hakemler, il hakemleri ve klasman hakemlerinden istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha esnek bulunmuştur (p=0.015*). Çeviklik testi değeri klasman hakemleri için 2.44±0.10, il hakemleri için 2.58±0.13 ve aday hakemler için 2.51±0.14 olarak bulunmuştur. Klasman hakemleri, il hakemlerinden istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha çevik bulunmuştur (p=0.004*). Boy uzunluğu ile yaş arasında (r=0.343**, p=0.007), vücut ağırlığı ile boy uzunluğu arasında (r=0.581**, p=0.000), vücut ağırlığı ile vücut kütle indeksi arasında (r=0.839**, p=0.000), vücut ağırlığı ile vücut yağ yüzdesi arasında (r=0.714**, p=0.000), vücut ağırlığı ile antrenman yaşı arasında (r=0.264*, p=0.042), vücut ağırlığı ile yaş arasında (r=0.394**, p=0.002), vücut kütle indeksi ile vücut yağ yüzdesi arasında (r=0.811**, p=0.000), antrenman yaşı ile kinestetik denge arasında (r=0.286* p=0.027), antrenman yaşı ile yaş arasında (r=0.702**, p=0.000) istatistiksel olarak pozitif yönlü ilişki vardır. Vücut ağırlığı ile esneklik arasında (r=-0.292*, p=0.024), vücut yağ yüzdesi ile esneklik arasında (r=-0.278*, p=0.032), yaş ile esneklik arasında (r=-0.409**, p=0.000) istatistiksel olarak negatif yönlü ilişki vardır. Sonuç olarak çeviklik ve reaksiyon egzersizlerinin daha çok uygulanması ve antrenman içeriğinin bir parçası olması sonucuna bağlı olarak klasman hakemlerinde daha iyi çeviklik sürelerine ulaşılmıştır. Propriosepsiyon yaralanmaları önleme programında etkili bir yöntemdir. Propriosepsiyon egzersizleri ile hakemin çevre kontrolü ve saha algısının da gelişebileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Futbol hakemliği, propriosepsiyon, kinestetik denge, çeviklik.
Farklı bölgelere uygulanan kinezyo bantlamanın sürat, çeviklik ve esneklik üzerine etkisi
Bu çalışmada, farklı bölgelere uygulanan kinezyolojik bantlamanın sürat, çeviklik ve esneklik üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu 18-38 yaş aralığında 32 erkek birey oluşturmaktadır. Katılımcıların tanımlayıcı özellikleri ile boy ve vücut ağırlığı ölçümleri alınarak vücut kütle indeksleri (VKİ) belirlenmiştir. Quadriceps ve gastrocnemius kaslarına bir hafta ara ile ön test-son test modeli ile 4 farklı zamanda kinezyo bantlama uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında Kinezyo Bantlama (KB) işlemi; önce quadriceps kas grubu ve daha sonra gastrocnemius kaslarına farklı zamanlarda uygulanmıştır. Ölçümler her iki kas grubu için, uygulama öncesi (1. ölçüm), uygulama sonrasında ise 30. dakika (2. ölçüm), 24. saat (3. ölçüm) ve 48. Saat (4. ölçüm) olmak üzere toplam 4 farklı zamanda yapılmıştır. Sürat ölçümü; 30 metre sürat testi ile, çeviklik ölçümü; T testi ile ve esneklik performansı otur uzan testi ile değerlendirilmiştir. Normal dağılan verilerin karşılaştırılmasında Independent Samples T-Testi, normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında ise Mann Whitney U testi kullanıldı. Tekrarlı ölçümlerde Varyans analizi, Friedman testi ve Durbin-Conover testi kullanılmıştır. Anlamlı farklılığın etki büyüklüğünü hesaplamak için Cohen's d ve eta-kare (η2) kullanılmıştır. Kinezyo bantlamanın quadriceps ve gastrocnemius kaslarında sürat, çeviklik ve esneklik değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Quadriceps ve gastrocnemius kasları ayrı ayrı ve değerlendirildiğinde kinezyo bantlamanın çeviklik değerlerinde her iki kas grubunda da anlamlı derecede artışa neden olduğu (p<0,05), esneklik değerlerinde ise anlamlı bir değişikliğe neden olmadığı (p>0,05); sürat performansında ise quadriceps kasında anlamlı bir artış bulunmazken (p>0,05), gastrocnemius kasında anlamlı bir artış tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, farklı kas gruplarına uygulanan kinezyo bantlamanın sürat, çeviklik ve esneklik değerlerinde farklı sonuçlara yol açtığı görülmektedir.
Pliometrik antrenmanların 14-16 yaş futbolcularda çabukluk, çeviklik ve solunum kas kuvveti üzerine etkisi
Bu araştırmada, pliometrik antrenmanların 14-16 yaş grubundaki futbolcuların çabukluk, çeviklik ve solunum kas kuvveti üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma, 24 amatör futbolcunun katılımıyla gerçekleştirilmiş ve katılımcılar deney ve kontrol grubu olmak üzere iki eşit gruba ayrılmıştır. Her iki grup, temel futbol antrenman programını uygularken, deney grubu bu programa ek olarak haftada 3 gün, 30 dakikalık pliometrik antrenman programını gerçekleştirmiştir. Araştırma kapsamında, futbolcuların boy ve kilo gibi temel antropometrik ölçümleri, çeviklik (İllinois Testi), solunum kas kuvveti, 30m ve 60m sürat testleri sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışma ön test-son test modeliyle yapılandırılmış olup, elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 25.0 yazılımı ile analiz edilmiştir. Zaman (ön test ve son test) ve grup (deney ve kontrol) faktörlerinin etkilerini incelemek için iki yönlü tekrarlayan ölçümler ANOVA kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p < 0.05 olarak belirlenmiştir. Anlamlı bulunan durumlarda etki büyüklükleri Partial Eta Squared (η²) ile ifade edilmiştir. Sonuçlara göre, deney grubunda çeviklik, sürat ve solunum kas kuvveti değerlerinde belirgin iyileşmeler kaydedilmiştir. Kontrol grubu da bir miktar gelişme göstermiş olmakla birlikte, deney grubundaki artışlar daha yüksek düzeydedir. Ancak, gruplar arasındaki farkların istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, antrenman süresinin sınırlı oluşu ve örneklem büyüklüğünün etkisiyle ilişkilendirilmiştir. Bu çalışma, pliometrik antrenmanların genç futbolcuların performans gelişiminde etkili bir yöntem olabileceğini göstermektedir. Daha uzun süreli ve geniş katılımcı gruplarını içeren araştırmalar, pliometrik antrenmanların etkilerinin daha net bir şekilde ortaya konulmasına katkı sağlayabilir. Araştırmanın sonuçları, spor performansını optimize etmek için pliometrik antrenmanların etkili bir strateji olarak değerlendirilebileceğini işaret etmektedir.
Farklı ısınma protokollerinin kadın futbolcularda bazı motor özelliklere ve pas verme becerisine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma ile Kadın Futbolcularda statik ısınma, ısınma koşusu (jogging) ve dinamik ısınma egzersizlerinin bazı motor özelliklere ve pas verme becerisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 2021-2022 sezonunda Turkcell Kadın Futbol Süper Lig'inde mücadele eden 20 kadın futbolcu (yaş ort. 20.75±2.88 yıl; boy uzunluğu ort. 164.75±5.73 cm; vücut ağırlığı ort. 59.15 ± 9.49 kg; antrenman yaşı ort. 8.05±1.76 yıl) gönüllü olarak katılım göstermiştir. Katılımcılar, aralarında 48 saat olmak kaydıyla üç farklı ısınma protokolü gerçekleştirmiştir. Isınma protokolleri; dinamik ısınma egzersizleri (Metot A), statik ısınma egzersizleri (Metot B) ve ısınma koşusu (jogging) (Metot C) olarak dizayn edilmiştir. Gerçekleştirilen her ısınma protokolünün ardından katılımcıların motorik özelliklerini belirlemek için esneklik, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 30 m sürat, İllinois llçeviklik testleri ve futbola özgü pas verme becerisini tespit etmek için ise Mor-Christian Pas Verme Testi uygulanmıştır. Veri analizinde IBM SPSS 23 paket programı kullanılırken, ısınma metotlarının motorik özellikler ve pas verme skorları üzerindeki etkisi incelemek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda anlamlı bulunan ilişkilerde Post Hoc karşılaştırmaları Tukey HSD testi ile sürdürülmüş ve anlamlılık derecesi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonucunda, dinamik ısınmanın egzersizlerinin sürat ve çeviklik performans değerlerine diğer ısınma protokollerine göre daha olumlu etkisi olduğu ortaya koyulmuştur.
Çeviklik merdiveni kullanılarak yapılan ayak çalışmalarının futbolda top sürme becersine etkisinin incelenmesi
Çalışmanın amacı çeviklik merdiveni kullanılarak yapılan ayak çalışmalarının futbolda top sürme becerisine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya yaşları 8-15 arasında değişen 48 kişi gönüllülük esasına göre dâhil edildi. Gönüllülerden 8-11 yaş arası kontrol (n=12) ve deney grupları (n=12), 12-15 yaş arası kontrol (n=12) ve deney grupları (n=12) olmak üzere toplamda 4 grup oluşturuldu. Antrenman programı, yıl içerisinde futbol okullarında eğitim gören çocuklara uygulandı. Deney grubundaki sporculara 8 hafta süreyle haftada iki gün olmak üzere normal antrenman programları öncesinde özel olarak planlanmış çeviklik merdiveni egzersizleri yaptırıldı. Kontrol grubuna ise sadece normal antrenman programındaki futbol antrenmanları yaptırıldı. Gönüllülerin top sürme hızlarının ve becerilerinin belirlenmesinde zigzag-dribbling (top sürme) testi 8 haftalık antrenman programı öncesinde ve sonrasında uygulandı. Elde edilen veriler SPSS20 paket programı kullanılarak analiz edildi. Gruplara uygulanan ön test-son test verilerinin analizinde, normal ve homojen dağılım gösterdiğinden Paired Samples T Testi uygulandı. Gruplar arasında normal ve homojen dağılım gösteren veri setlerinde ise One Way ANOVA testi uygulandı ve anlamlılığın hangi grupta olduğunun belirlenmesi için Tukey HSD testi kullanıldı. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, kontrol gruplarının ön test ve son test sonuçları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmazken deney gruplarının ön test ve son test sonuçları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Gruplar arası ön ve son test sonuçları karşılaştırıldığında kontrol grubu ile deney grubu arasında deney grupları lehine istatistiksel açıdan anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Sonuç olarak çeviklik merdiveni antrenmanlarının alt yaş grubu çocukların top sürme becerisinin gelişimine katkı sağladığı söylenebilir.
Genç basketbolcuların çeviklik, vücut kompozisyonu ve rast test ölçümlerinin incelenmesi
Bu çalışma, erkek basketbolcuların çeviklik, vücut kompozisyonu ve RAST test ölçümlerinin incelenmesi amacı ile planlanmıştır. Araştırma grubunu Niğde yerel basketbol liginde U15 kategorisinde mücadele eden 20 sporcu ile (yaş 14,30 ± 0,80 yıl, boy uzunluğu 171,60 ± 12,69 cm, vücut ağırlığı 60,81 ± 13,39 kg, spor yaşı 2-5 yıl) (yaş 17 ± 0,84 yıl, boy uzunluğu 179,20 ± 13,88 cm, vücut ağırlığı 68,34 ± 14,96 kg, spor yaşı 5-7 yıl) U18 kategorisinde mücadele eden 15 erkek basketbol sporcusu oluşturmuştur. Sporcular testlere gönüllü olarak katılmışlardır. Her iki gruba da vücut ağırlıkları ve boy uzunluk ölçümleri alındıktan sonra sırasıyla Running Anaerobic Sprint Testi ve Illinois çeviklik testleri uygulanmıştır. Değişkenlerin istatistiklerinin belirleyici sayımı (Standart Sapma - Ortalama) gerçekleştirildikten sonra çeviklik verileri, Running Anaerobic Sprint Testi (RAST) ile vücut ölçüleri arasında bulunan ilişkinin analizinde Pearson kolerasyon katsayısından yararlanılmıştır. Gruplar arasında karşılaştırma yapmak için ise Mann-Whitney U kullanılmıştır. Verilerin analizinin yapılmasında spss 18.0 istatistik yazılımından faydalanılmış, anlamlılık seviyesi için p<0.05 kullanılmıştır. Çeviklik ile vücut kompozisyonu arasında bulunan ilişki anlamlı görülmemiştir (p<0.05). U15 ve U18 sporcularında vücut kompozisyonu ile RAST testi arasındaki ilişkinin anlamlı olduğu görülmüştür (p<0.05). Her iki grup sporcuların çeviklik ve Running Anaerobic Sprint Testi karşılaştırma sonuçları arasındaki fark anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Çeviklik test sonuçlarında antropometrik değişkenlerin belirleyici etken olmadığı ancak sürat isteyen becerilerde belirleyici etken olabileceği görülmüştür.
Farklı liglerdeki ve pozisyonlardaki basketbolcuların dikey sıçrama reaktif çeviklik ve müsabaka performanslarının incelenmesi
Amaç: Çalışmanın amacı, farklı seviyelerdeki ve pozisyonlardaki basketbolcuların reaktif çeviklik [RÇ] ve dikey sıçrama performansı ile müsabaka performansı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gerekçe ve Yöntem: Çalışmaya, Basketbol Süper Ligi'nden [BSL] 20, Türkiye Basketbol Ligi'nden [TBL] 22 ve Basketbol Gençler Ligi'nden [BGL] 35 olmak üzere toplam 77 sporcu katılmıştır. Sporcuların vücut yağ yüzdelerini tespit etmek için Tanita marka biyoelektrik empedans analizi yapan cihaz kullanılmıştır. RÇ testi SmartSpeed (Fusion Sport, Australia) marka ışıklı, kablosuz fotosel sistemi ile uygulanmıştır. Countermovement Jump [CMJ] Testi ve Squat Jump [SJ] testi yine SmartSpeed (Fusion Sport, Australia) marka kuvvet platformu kullanılarak uygulanmıştır. Sporcuların müsabaka istatistikleri, TBF resmi çevrimiçi sisteminden takip edilip anonimleştirilerek işlenmiştir. Bulgular: Tüm oyuncularda, TBL oyuncularında, tüm oyun kurucularda ve tüm forvetlerde RÇ testi ile maç sayısı istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. BSL forvetlerinde CMJ testi ile blok istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. Tüm pivotlarda CMJ istatistiği ile süre istatistiği arasında, BSL pivotlarında CMJ testi ile asist istatistiği, SJ testi ile maç sayısı istatistiği ve yine SJ testi ile verimlilik istatistiği arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur. Ölçülen diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilememiştir. (p<0,05) Sonuçlar: BSL forvetleri ve tüm pivotlar kategorilerinde iyi dikey sıçrama becerisinin oyuna istatistiksel olarak da pozitif etki ettiği görülmüştür. Çalışmamız sonuçlarına göre, oyuncuların dikey sıçrama yüksekliklerinin ve RÇ becerilerinin bazı durumlarda müsabaka istatistiklerinde karşılığının olmadığı söylenebilir.
Sağlıklı bireylerde alet destekli yumuşak doku mobilizasyon tekniğinin fiziksel uygunluk parametreleri üzerine akut etkisinin araştırılması
Bu çalışma Alet Destekli Yumuşak Doku Mobilizasyon Tekniğinin (IASTM) sağlıklı erkek bireylerde fiziksel uygunluk parametreleri üzerinde akut etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 24 gönüllü birey dahil edilip IASTM ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin fiziksel aktivite seviyeleri, Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi'nin (IPAQ) kısa formu kullanılarak belirlenmiştir. Bireylerin; aerobik kapasiteleri Artan Hızda Mekik Yürüme Testi (AHMYT), kas kuvvet değerleri dijital dinamometre, kas esneklik değerleri otur-uzan ve quadriseps esneklik testi, yorgunluk değerleri Yorgunluk Şiddet Ölçeği (YŞÖ) ve Modifiye Borg Skalası, çeviklik değerlendirmesi T-Test, denge değerlendirmesi ise stabilometre cihazı ile değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre; esneklik, aerobik kapasite, hamstring kas kuvveti ölçüm sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmüştür (p<0,05). Quadriceps kas kuvveti, yorgunluk, çeviklik değerlerinin ölçüm sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmemiştir (p>0,05). Denge ölçüm sonuçlarına göre sadece gözler kapalı pozisyondayken stabil yüzey üzerindeki birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmüştür (p<0,05). Diğer parametre sonuçlarına göre birinci aşama ve ikinci aşama değerleri arasında anlamlı artış görülmemiştir (p>0,05). Çalışmanın sonuçlarına göre IASTM'nin akut dönemde esneklik, aerobik kapasite, hamstring kas kuvveti ve denge üzerinde etkili olduğu, quadriceps kas kuvveti, yorgunluk ve çeviklik üzerinde ise bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: IASTM, Esneklik, Kas Kuvveti, Aerobik Kapasite, Yorgunluk, Çeviklik, Denge
Sekiz haftalık fonksiyonel antrenmanın üç farklı yaş grubundaki erkek basketbolcuların vücut kompozisyonu ve çeviklik performansına etkisi
Fonksiyonel antrenman, sporcunun performansını geliştirmek için kendi vücudunun limitlerini tüm pozisyonlarda kullanarak çoklu eklemlerin dahil olduğu bir antrenman sürecidir. Bu araştırmanın amacı, 8-16 yaş grubu basketbolculara fonksiyonel antrenmanın vücut kompozisyonuna ve çeviklik performansına olan etkisini incelemektir. Çukurova Üniversitesi Spor Kulübünde basketbol oynayan sporcular çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Çalışmaya gönüllü katılan toplam 60 sporcunun yaş ortalaması 12.32 ± 2.73 yıl; boy ortalamaları 161.55 ± 21.76 cm; vücut ağırlıkları 55.70± 19.55 kilogramdır. Sporcular üç gruba ayrılmıştır. 1.grup 8-10, 2.grup 11-13 ve 3.grup 14-16 yaş aralığındaki sporculardan oluşmaktadır. Bu üç gruba sekiz hafta boyunca haftanın üç günü aynı saatte fonksiyonel antrenman yaptırılmıştır. Çalışma öncesi ve sonrasında ölçüm araçları olarak T çeviklik testi, vücut kompozisyon testlerinden; deri kıvrım kalınlığı, dikey sıçrama, oturma yüksekliği, anaerobik güç testi, mekik testi, beden kitle indeksi (BKI), vücut ağırlığı, boy uzunluğu ve demografik bilgilerin bulguları alınmıştır. Veriler, SPSS programında normallik testi sonucuna göre Spearman Korelasyon ve Wilcoxon analizleriyle değerlendirilmiştir. Sekiz haftalık fonksiyonel antrenman öncesinde ve sonrasında alınan ölçüm sonucunda 8-10 yaş grubu basketbolcuların tüm değişkenlerinde el kavrama kuvveti hariç istatistiki olarak p<0.01 ve p<0.05 düzeyinde anlamlı fark gözlenmiştir. 11-13 yaş grubu erkek basketbolcularda tüm değişkenlerde istatistiki olarak p<0.01 ve p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık gözlenirken, 14-16 yaş grubu erkek basketbolcularda vücut ağırlığı ve BKI hariç, diğer değişkenlerde istatistiki olarak p<0.01 düzeyinde anlamlı fark gözlenmiştir. Sonuç olarak fonksiyonel antrenmanın altyapı basketbolcularında fiziksel ve motorik özelliklerinden çeviklik ve vücut kompozisyonun geliştirilmesinde etkili olduğu ve antrenörlerin antrenman programlarında fonksiyonel antrenmanlara da yer vermelerinin önemli olduğu söylenebilir.
Genç kadın voleybolcularda core antrenmanlarının çeviklik, patlayıcı kuvvet ve denge parametreleri üzerine etkisi
Amaç: Bu çalışma 14-18 yaş genç kadın voleybolcularda core antrenmanlarının çeviklik, patlayıcı kuvvet ve denge parametreleri üzerine etkisini belirlemeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Aydın Gençlik Hizmetleri Spor Kulübü'nde voleybol oynayan 20 gönüllü sporcu katılmıştır. Tüm voleybolculara çalışmanın başında (ön testlerde) dikey sıçrama, yaylanarak sıçrama, pro-agility çeviklik testi ve dinamik denge testleri uygulanmıştır. Sporcular kura yöntemi ile seçilerek çalışma ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Çalışma grubunu oluşturan 10 sporcu voleybol antrenmanlarına ek olarak 8 hafta core antrenmanlarına katılmıştır. Kontrol grubunu oluşturan 10 sporcu ise sadece voleybol antrenmanlarına devam devam etmiştir. Core antrenmanları 8 hafta boyunca haftada 3 gün olacak şekilde voleybol antrenmanlarından önce uygulanmıştır. 8 haftanın sonunda core antrenmanlarının çeviklik, patlayıcı kuvvet ve denge parametreleri üzerine etkisini belirleyebilmek amacıyla ön testte uygulanan testler tüm katılımcılara tekrar edilerek analiz edilmiştir. Çalışmanın istatistiksel analizlerinde öncelikle verilerin normal dağılımlarının belirlenmesinde Kurtosis-Skewness testi kullanılmıştır. Grup içi ve gruplar arası karşılaştırılmaların yapılması için eşleştirilmiş paired-samples t test ve bağımsız iki örneklem independent-samples t testi yapılmıştır. Çalışma süresince anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma ve kontrol grubu son test karşılaştırılmasında denge hassasiyeti indeksi, statik dikey sıçrama (cm), yaylanarak dikey sıçrama (cm) ve pro-agility çeviklik testi (sn) parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,01). Sonuç: Voleybol antrenmanlarına ek olarak uygulanan core antrenmanlarının çeviklik, patlayıcı kuvvet ve denge performansları üzerine olumlu yönde etkisi görülmektedir. Anahtar kelimeler: Core Antrenmanı, Çeviklik, Denge, Patlayıcvı Kuvvet, Voleybol