Corporate social responsibility
200 theses under this subject heading
Corporate social resposibility and financial performance in developing economy: The Nigeria banking sector experience
The concept of corporate social responsibility is an emerging management philosophy which describes how corporations adopt social factors to their commercial operations without jeopardizing the interest of its investors and other stakeholders. It is based on this premises that the researcher seek to review and evaluate the contributions and effects of CSR in the modern day business performance especially from the developing economies perspectives, which has limited researches and literatures due to the fact that most writers believed the concept is more prominent with the west and developed economies. The concept of CSR in management emanated from the need to address corporate governance, corporate sustainability, corporate citizenship and also ensure smooth communication and relationships amongst its stakeholders. To some scholars CSR is just one aspect of marketing management which addresses how the corporation relates to its public called public relations in a bid to satisfy the stakeholders of the organization which includes the customers, the NGOs, and the host community. The case of Nigeria in this thesis is of important on CSR perspective in Africa because Nigeria is the most populous nation in Africa and with the biggest market. Also, banking sector is an important sector which oil the wheel of the economy because Nigeria and most African Nations are import base economy with limited productive activities. The study then focus on how the incorporations of CSR concept into the policy thrust of bank in Nigeria affects their profitability using Return on Asset, Return on Equity and Profit after Tax as dependent variables, while the CSR engagement of the bank taking from the stakeholders perspectives are use as the independent variables. Key Words: Corporate Social Responsibility, Developing Economies, Return on Asset, Return on Equity, Profitability, Stakeholders, Corporate Citizenship, Corporate sustainability
Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka bilinirliğine katkısı: Çevre konulu sosyal sorumluluk kampanyalarına yönelik bir araştırma
Sosyal sorumluluk, toplumun kalkınmasını ve toplum ile ilgili duyarlılığın oluşmasına yönelik sürdürülebilir bir gelişimin varlığını sağlayan bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. Toplumda yaşayan her bireyin topluma karşı yükümlülükleri olduğu gibi toplum içinde var olan ve yaşamını sürdüren her kurumun da topluma karşı sorumluluğu bulunmaktadır. İçinde yaşadığı toplumun sorunları ile ilgilenmek için çevre, eğitim, sağlık, kültür ve sanat gibi konularda kurumların gerçekleştirdikleri tüm uygulamalar, sosyal sorumluluk kavramının somut bir şekilde hayata geçmesini ve sorunlara çözüm bulmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı, küreselleşen bir dünya ve rekabet ortamı içerisinde kurumların ayakta durmasını, rekabet edebilmesini sağlamak ve kurumların yarattıkları markaları, pazarda tanıtabilmek, tüketiciler ve diğer tüm paydaşlar tarafından markanın bilinirliğinin gerçekleşmesi açısından gerekli sayılmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluğun tarihsel gelişim süreci incelendiğinde de kavramın ortaya çıkmasından 20. Yüzyıla kadar olan dönemler içerisinde de kurumların tek amacını kar elde etmek oluştururken günümüzde bu amacın yerini toplumun sorunlarına karşı duyarlılık, tüketici ve diğer paydaşların markadan beklentilerine göre hareket etme, markanın olumlu imaja ve bilinirliğe sahip olması almaktadır. Bu bilgiler ışığında yapılan çalışma, kurumların gerçekleştirdikleri çevreye yönelik sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka bilinirliğine olan etkisinin ne derece olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kurumsal sosyal sorumluluk kavramı teorik çerçevede ele alınıp, tanımı, tarihsel gelişimi, Türkiye'de kurumsal sosyal sorumluluğun algılanışı, kurumsal sosyal sorumluluk modelleri ve boyutları, sosyal sorumluluğun sağladığı avantajlar, neden olduğu dezavantajlar, kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımları ve kurumsal sosyal sorumluluğun halkla ilişkiler ile olan bağlantısı açıklanmaktadır. İkinci bölümde marka kavramı ve çalışmanın araştırma bölümünü oluşturan marka bilinirliği kavramları irdelenmiş, araştırmaya yer verilen üçüncü bölümde Avrupa yakasında bulunan üç büyük alış veriş merkezinde ki 400 tüketiciye hazırlanan anket çalışması uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, Tüketicilerin çevre hassasiyeti arttıkça çevre ile ilgili sosyal sorumluluk faaliyeti gösteren kurumların markaları ile ilgili bilinirlik düzeyi de artmaktadır. Marka bilinirliği düzeyi yüksek olsa bile tüketicilerin sosyal sorumluluk faaliyetlerine önem veren markaları tercih etme durumuna bakıldığı zaman satın alma tercih düzeyi çok yüksek çıkmamaktadır. Ayrıca araştırmaya katılanların pek çoğu markaların çevreci uygulamalara önem vermediğini belirtmektedir. Tüketicilerin pek çoğu kurumların sosyal sorumluluk faaliyetlerini inandırıcı bulmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Marka, Marka Bilinirliği
Kurumsal sosyal sorumluluk ve tüketici bağlılığı: Migros örneği
Kurumsal Sosyal Sorumluluk dünya genelinde 1950'li yıllarda görülmeye başlamışsa da, Türkiye'de özellikle son birkaç yıldır üzerinde tartışmaların yapıldığı önemli bir konu olarak değerlendirilmekte ve farklı çevreler de karşımıza farklı tanımlamalarda çıkmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) çalışmalarını genel olarak, bir ülkede faaliyette bulunan firmalarda karar verme yetkisine sahip işadamları tarafından, halkın inanç ve değerlerine uygun stratejiler belirleyerek, faaliyetlerde bulunmaya ilişkin çalışmaların tamamı olarak tanımlamak mümkündür. Bu çalışmanın amacı da, başta Türkiye'de olmak üzere birçok dünya ülkesinde kurumsal sosyal sorumluluk kavramının ne anlama geldiğini ve ne amaçla kullanıldığını örneklerle incelemek olup, bunun yanı sıra Migros markasının gerçekleştirmiş olduğu kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını değerlendirerek, müşteri bağlılığı üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu çalışmada kurumsal sosyal sorumluluk kavramının doğuşundan günümüze kadar gelen tarihsel süreçte nasıl ilerlediğinden bahsedilmektedir. Ayrıca bu çalışmada kurumsal sosyal sorumluluk kavramının dinamikleri, avantajları ve dezavantajları incelenecektir. Uygulama bölümünde ise Migros markasının kuruluşundan günümüze kadar yapmış olduğu kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları detaylı bir şekilde incelenerek, gerçekleştirmiş olduğu kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin amaç ve kapsamları değerlendirilecektir. Ayrıca bu çalışmada beşli likert ölçeği kullanılarak hazırlanan anket çalışması ile Migros Mağazası'nın sosyal sorumluluk projelerinin, kurumun müşterileri üzerinde yarattığı etki ve müşteri bağlılığı incelenecektir.
Analysing the impact of corporate social responsibility CSR) strategies over the success of an organization: The case of L'oréal
Corporate Social Responsibility (CSR) has emerged as one of the major strategies for the today's organizations attracting the employees and customers. The customers are no longer only concerned with the quality of the product or service but they have been increasingly considering the environmental and societal roles of the companies they do business with. For the companies with high number of competitors and substitutes available, sustaining an acceptable value of CSR has become essential. The present study focused on assessing the role played by the CSR strategies of L'Oréal in order to make it reach the position of the global cosmetic leader. The extensive secondary research has been conducted to identify the independent variables associated with the CSR of the companies. These variables are identified to be the company's responsibility towards the society and environment, the customers' awareness about the CSR strategies of the company and the customer perceptions about the company's CSR. 100 customers of the company were surveyed using structured questionnaires in order to test the conceptual framework and identify the relationship between the independent and dependent variables. As a result of survey, it came to light that the role of CSR has been positive for the L'Oréal to govern the customers' purchase decisions and their preferences of the company's products as compared to those of competitors. The company is considerably responsible towards the society and has been trying to reduce its environmental footprint, and the customers perceive the CSR initiatives of the company to be positive. However, the level of customers awareness for the L'Oréal CSR strategies is lower, improving which would guarantee the higher business success. In the light of the primary and secondary study findings, recommendations have been provided for improving the CSR strategies and hence the business performance of the L'Oréal.
Kadına yönelik sosyal sorumluluk faaliyetleri bağlamında Turkcell ve Vodafone sosyal sorumluluk anlayışlarının karşılaştırılması
Sorumluluk kavramı, sosyal sorumlulukla başlayıp kurumsal sosyal sorumlulukla devam eden ve örgütlerin toplumsal durumlara karşı duyarlılıklarına bağlı olarak gelişen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok uzun yıllar boyunca işletmeler; işletme sahiplerini ve ortaklarını memnun etmek için yüksek kârlılık elde eden yerler olarak görülmüştür. Sosyal sorumluluklar ikinci plana atılmıştır. Zaman içerisinde işletmelerin yalnızca ortaklarına ya da işletme sahibine karşı sorumlu olmadıkları, toplumsal sorumluluklarının da bulunduğu kabul görmeye başlamıştır. Günümüzde her sektörden çeşitli kurumlar sosyal sorumluluk projesi yürütmektedirler. Küresel Mobil İletişim Sistemi operatörleri, bilinen adıyla GSM hizmeti veren işletmeler de sosyal sorumluluk projeleri yürütmekte ya da var olan projelere dahil olmaktadırlar. Yerel bir operatör olan Turkcell ve küresel bir operatör olan Vodafone da sosyal sorumluluk projelerinde sıkça yer alan işletmelerdir. Çalışmada; Türkiye'de var olan kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı kadınlara yönelik sosyal sorumluluk projeleri bağlamında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Seçilen Turkcell projeleri; Ekonomiye Kadın Gücü, Geleceği Yazan Kadınlar, Kadına Yönelik Şiddete Sıfır Tolerans ve Vodafone projeleri; Girişimcilikte Önce Kadın, Teknolojide Kadın Hareketi, Kırmızı Işık projeleridir. Projelerin karşılaştırmaya tabi tutulduğu modeller ise; Carroll'un Dört Boyutlu Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modeli, Wartick ve Cochran'ın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modeli, Wood'un Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modelidir. İçerik analizi ile yapılan çalışma sonucuna göre; Turkcell ve Vodafone'un sosyal sorumluluk anlayışında kurumsallaşma düzeyinde Vodafone'un bu konuda daha hassas olduğu ve projelerini bir vakıf aracılığıyla yürüttüğü görülmektedir. Turkcell açısından sosyal sorumluluk projelerinin bir çatı altında toplandığı kurumsallaşmış bir vakfa rastlanmamaktadır. Vodafone sosyal sorumluluk projeleri için bütçesinden kaynak ayırmakta, Turkcell, sosyal sorumluluk projeleri için gerekli kaynakların büyük çoğunluğunu Turkcell gönüllüleri aracılığıyla sağlamaktadır. Turkcell ve Vodafone; çalışmanın konusunu oluşturan kadınlarla ilgili sosyal sorumluluk projelerini yürütürken toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekerek, bu konuda farkındalık yaratmak istemiştir. Her iki şirket de öncelikli olarak ekonomik sorumluluklarına odaklanmışlardır. Yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmişler ve etik davranışlar sergilemişlerdir. Gönüllülük bağlamında tam bir gönüllülük esası olduğu söylenememektedir.
Kurumsal iletişim araçlarının iş tatminine etkisi: İstanbul'da medya kuruluşlarında medya çalışanları üzerine bir araştırma
Bu çalışma medya sektöründe istihdam eden medya çalışanlarının kurumsal iletişimi gerçekleştirme aşamasında faydalandığı kurumsal iletişim araçlarının iş tatminiyle arasındaki etkinin incelenmesi için gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda İstanbul ilindeki kamu ve özel medya kuruluşlarında 150 kişi ile görüşülmüştür.Bunlardan 100 kişinin verileri analize tabi tutulmuştur.Veriler anket yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 21.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada kullanılan yöntem, kolayda örnekleme yöntemi olarak tercih edilmiştir Yapılan istatistiksel analizlerin neticesinde kurumsal iletişim araçları ile iş tatmini alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Kurumsal sürdürülebilirliğin kurumsal sosyal sorumluluk bağlamında kurumsal itibar üzerindeki etkisine yönelik algının araştırılması
Küreselleşme ve bilgi teknolojilerindeki hızlı artış, günümüz dünyasında işletmelerin ekonomik başarılı kazanmalarının yanında itibar ve farkındalık yaratmaları gerekliliğini de ortaya koymaktadır. Firmaların varlıklarını sürdürebilmesi ve rekabet avantajı elde ederek rakiplerinden önde olabilmeleri yaşamsal öneme sahiptir. Bu bağlamda çalışmanın amacı ve hedefleri sürdürülebilir büyüme, itibar ve sosyal sorumluluk ile ilgili yönetimsel süreçlerdeki algıların incelenerek özgün yönetim süreçleri ve kararları ile ilgili çözümlemeler sunmaktır. Çalışma kurumsal sürdürülebilirliğin kurumsal sosyal sorumluluk bağlamında kurumsal itibar üzerindeki etkisinin incelenmesine yönelik gerçekleştirilmiştir. Araştırma İstanbul ilinde yer alan kimya firmalarında uygulanmış olup, 430 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda; Kurumsal sürdürülebilirlik algısının kurumsal itibarı, kurumsal sosyal sorumluluk algısının kurumsal itibarı etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Kurumsal sosyal sorumluluğun, Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İtibar değişkenleri arasındaki ilişkinin yönünü etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Kurumsal Sürdürülebilirlik, Kurumsal İtibar
Kurumsal itibar, marka değeri, reklam, kurumsal sosyal sorumluluk arasındaki ilişkilerin ve aracı etkilerinin araştırılması
Bu çalışmanın temel amacı, kurumsal sosyal sorumluluğun, kurumsal itibar ve marka değeri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Ayrıca reklamın, kurumsal itibar ile marka değerini etkilemede aracı rol oynayıp oynamadığı da bu çalışmada incelenmiştir. Bu çalışmanın çıkış noktası, günümüz rekabet koşullarında kurumların sadece ürünleri (mal veya hizmet) ile uzun süreli var olamayacakları olmuştur. Kamuoyunun gittikçe daha çok dikkate aldığı, kurumsal sosyal sorumluluğun, kurumların kurumsal itibarı ve marka değerleri üzerindeki etkisinin, kurumların sürdürülebilir kârlılık, büyüme ve varoluşlarına katkısının önemli olduğu varsayılmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de halen faaliyet gösteren cep telefonu servis sağlayıcılarından/operatörlerinden hizmet alan 324 kişi ile temel alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, araştırmacı tarafından bir pilot çalışma ile geliştirilen Kurumsal İtibar Ölçeği, Marka Değeri Ölçeği, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ölçeği ve Reklam Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın temel sorusu olan kurumsal sosyal sorumluluğun kurumsal itibar ve marka değeri üzerindeki etkisini araştırmak üzere doğrusal regresyon analizi incelenmiştir. GSM kullanıcılarının, kurumsal itibar algısının reklam ve kurumsal sosyal sorumluluk vasıtasıyla/aracılığıyla marka değeri algısı üzerinde etkili olup olmadığı ise yani reklamın ve kurumsal sosyal sorumluluğun aracı etkisi çoklu doğrusal regresyon analizi ile araştırılmıştır. Son olarak ise çalışma grubunun demografik özelliklerine bağlı olarak kurumsal itibar, marka değeri, kurumsal sosyal sorumluluk ve reklama ilişkin algı düzeylerinde farklılaşmalar olup olmadığı, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis testi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; GSM kullanıcılarının, operatörün kurumsal sosyal sorumluluğuna ilişkin algı düzeylerinin, kurumsal itibara ve marka değerine ilişkin algı düzeyleri üzerinde etkili olduğu, kurumsal itibarın marka değeri üzerinde etkisi olduğu ve GSM kullanıcılarının, kurumsal itibar algısının reklam ve kurumsal sosyal sorumluluk vasıtasıyla/aracılığıyla marka değeri algısı üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Yapılan fark analizleri sonucunda ise kadınların, gençlerin (18-24 yaş) ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin itibarına ilişkin algı düzeylerinin, kadınların ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin marka değerlerine ilişkin algı düzeylerinin, kadınların ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin kurumsal sosyal sorumluluğuna ilişkin algı düzeylerinin ve son olarak, kadınların ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin reklamlarına ilişkin algı düzeylerinin daha olumlu/yüksek olduğu bulunmuştur. GSM kullanıcılarının, eğitim ve medeni durumlarının ise ölçekler bakımından anlamlı bir farklılaşmaya neden olmadıkları görülmüştür.
Eşitlik temalı reklam tasarımlarının dijital yerliler üzerinden göstergebilimsel analizi
Dijitalleşme 21. yüzyılın en ayırıcı özelliklerinden biri olma konumuna yükseldiği günümüzde zaman hızla akıp gitmekte ve her şey hızla hareket ederek değişmektedir. Şüphesiz değişimin özündeki bu dramatik hızın karşısında insanlık da sabit kalmamakta, yaşanan değişime ayak uydurmaya çalışmaktadır. Şimdiden geleceğin nasıl olacağını tahmin etmek zor olsa da bilinen, önümüzdeki birkaç yıl içinde insanlığın hiç yaşanmamış boyutlarda daha farklı değişimlere maruz kalacağı gerçeğidir. Yaşanan yenilikler ve teknolojiye uyum gösterme eğilimi insanlığın yaşam biçimlerinde etkileşimin ve dolayısıyla insanlar arası birleştiriciliğin etkinliğini arttırmaya her geçen gün devam etmektedir. Nitekim, insanlık tarihin ilk dönemlerinden beri teknolojik dönüşümlere bağlı yıkımlar yaşamıştır. Bunun sonucunda oluşan dönemler arası kırılmalar bireylerden başlayarak toplumların işleyiş biçimlerine kadar hayatın pek çok alanında kökten bir değişime neden olmuştur. Herbert Marshall McLuhan'ın da (1911- 1980) bahsettiği gibi, bireylerin dünyayı algılamalarında ve onu kendi değerlerine göre anlamlandırmalarında iletişim teknolojileri yadsınamaz bir güce ve etkiye sahip olduğu gerçeğidir. Zira, teknolojinin etkilediği kitle iletişim araçları aynı ölçekte insanlığı inanılması güç bir şekilde biçimlendirmektedir. Tarım toplumundan robotik topluma kadar geçen süreç ve bu süreç içinde yaşanan değişim ve dönüşümler bireyden bağımsız gerçekleşmemiş aksine, bireyi dijital kültürle buluşturmuştur. Bu sayede, insanın dünyayı algılamasından, düşünme yetilerini kullanmasına kadar doğrudan değişimler meydana getirmiştir. Şüphesiz, her neslin kendi dünya görüşü, kültürel alışkanlıkları, yaşam desenleri, inanışları, tutumları, ilgilenimleri ve davranış şekilleri birbirinden farklılıklar içermektedir. Nesil üzerine araştırma yapan bilimsel tüm çalışmalar nesiller arasındaki farklılıkları oluşturan nedenleri ortaya koyarken sadece bireyleri dünyaya geldiği zaman aralığında değil, aynı zamanda yaşadığı sosyolojik, kültürel, teknolojik gelişmelerle birlikte ele almakta dahası, göç, savaş, hastalık, coğrafi konum gibi pek çok değişkenle birlikte değerlendirmektedir. Nesil gruplandırmalarında genel olarak kabul edilen 15-20 yıllık periyotlar kullanan araştırmacılar bu döngüyü bahsedilen değişkenliklerle birlikte ele almakta böylece, nesiller arasındaki farklılıkları ortaya çıkartmakta ve neslin yaşadığı dönemi temsil edecek şekilde isimlendirmektedir. Günümüzde fenomen bir nesil haline gelen Dijital Yerliler (Z Nesli), dijital dönüşümün büyük bir hızla devam ettiği dönemde dijital dünyaya doğanların neslidir. Yeni çağın gençleri günümüzde pek çok araştırmaya konu olmakta, şirketler, uzmanlar ve araştırmacılar dahil dört bir yandan nesli anlamanın yollarını aramaktadır. Nesli kendinden öncekilerle en keskin şekilde ayıran çizgi 1990'lı yıllarla başlayıp günümüze doğru müthiş bir ivme kazanan teknolojik değişimlerdir. Teknolojinin göbeğine doğan bu nesil aslında yaşanılan dönemin de ta kendisidir. Dijitalleşmenin hemen hemen her alandaki etkinliği günümüzde farklı toplumsal değerler, değişen dünya görüşleri gibi birbirinden bağımlı ya da bağımsız pek çok olgunun ortaya çıkmasını sağladığı görülmektedir. Bunun yanı sıra, hızla küreselleşen dünyada mesafelerin kısalması insanlık adına pek çok olumlu durumu beraberinde getirirken aynı zamanda, bu etkileşimli iletişimin artması ile ortaya çıkan küresel yakınlaşma mekân kavramının anlamını yitirmesine neden olmuştur. Böylece, dünyanın herhangi bir yerinde vuku bulan bir durum veya gelişme, küresel bazda tüm dünyayı dolayısıyla, bireyi doğrudan etkiler hale gelmiştir. Ortaya çıkan etkilerin büyük ya da küçük ölçekte olması toplumdan topluma farklılık gösterdiği gibi, o dönem insanın tutum ve davranışlarına göre de şekillenmektedir. Günümüzde insanı ilgilendiren her türden soruna karşı farkındalık yaratmak, sorunu ortadan kaldırmak ya da zararlarını en aza düşürmek maksadıyla pek çok markanın kurumsal sosyal sorumluluk kampanyaları ile seslerini duyurmaya çalıştıkları görülür. Şüphesiz, markaların kullandığı en etkin iletişim yöntemlerinden biri reklamlardır. Reklamların toplumsal bir farkındalık yaratması içinse, doğru stratejiyle sesleneceği kitlenin özelliklerini en küçük ayrıntıya kadar analiz etmesi, çağın gerekliliklerine uygun iletişim araçları kullanması gerekmektedir. Bu bağlamda ele alınan çalışmada, Dijital Yerliler olarak bilinen neslin sosyal fayda içerikli reklam tasarımlarında verilen mesajlara yönelik sergilediği duygusal ve bilişsel ilgilenimleri (katılımları) ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Nitekim günümüzde dünya nüfusunun büyük bir bölümünü temsil eden, tarihteki en çeşitli nesil olarak belirtilen Dijital Yerlileri sosyal sorunlar bağlamında harekete geçirmek maksadıyla markalar tarafından hazırlanan kampanyaları ele alarak inceleyen çalışma, neslin sosyal fayda içerikli reklam tasarımlarına yönelik ilgilenimlerini ortaya çıkartmak için çevrim içi anket tekniği ile bulgular elde etmeyi amaçlanmıştır. Anket çalışması yapılmadan önce araştırmanın kuramsal alt yapısının oluşturulması için çalışmada kullanılmak üzere geniş bir literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda çalışmada, öncelikle endüstriyel devrimler, eşitlik ve küreselleşme konuları ele alınmış, markaların geliştirdiği sosyal sorumluluk esaslı kampanyalara, hibrit reklam tasarımlarına, dijital kültür ve sonucunda yaşanan değişimlere yer verilmiştir. Daha sonra araştırmacı tarafından seçilen geleneksel ve/veya yeni medyada aracılığıyla yayımlanan ve kurumlar tarafından hayata geçirilen eşitlik temalı Amerika ve Türkiye merkezli iki reklam filmi ele alınmıştır. Araştırmacı ilgili reklam tasarımlarında yer alan anlatısal ve tematik içeriği anket çalışmasında cevap anahtarı oluşturması için göstergebilim ve dilbilimsel bir yaklaşımla çözümlemiş, elde edilen tüm bulgulara çalışmada bir bölüm olarak yer vermiştir. Anket formu oluşturulmadan önce, araştırmacı tarafından nesil kavramı ve teorileri ile çalışmanın öznesi Dijital Yerliler üzerine kapsamlı literatür taraması yapılmıştır. Çalışmada ayrıca sosyal fayda reklam tasarımları konusunda görüşlerine danışılmak üzere iki, nesil üzerine görüşlerine danışılmak üzere iki olmak üzere toplamda dört kişi ile derinlemesine mülakat yapılmış, görüşmelerden elde edilen bilgilere çalışma içinde ayrıca yer verilmiştir. Uzman bir ekip desteği ile oluşturulan anket formu yaşanan Yeni Tip Korona Virüs Pandemisi (Covid-19) dönemine denk gelmesi nedeniyle çevrim içi olarak gerçekleştirilmiştir. Anket çalışmasında hata ve anlaşılmaz ifadelerin kontrolü için Mayıs 2020'de 10 pilot görüşme (ön çalışma) gerçekleştirilmiş olup, herhangi bir soruna rastlanmadığı için 15.05.2020 tarihinde araştırmacı tarafından verilen nihai onay ile saha hazırlığına başlanmıştır. Anket çalışması örneklem özelliklerine uygun 384 kişi üzerinde 18.05.2020 – 29.05.2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Anket kapsamında görüşmeler CAWI (bilgisayar destekli çevrimiçi görüşme), metodolojisi kullanılarak uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul'daki üniversitelerde okuyan 1997-2012 yılları arasında dünyaya gelen Dijital Yerli gruba mensup, 384 üniversite öğrencisinden oluşturmuş olup, bu gruptaki öğrenciler; İletişim, Görsel Tasarım, Grafik Tasarım gibi alanlar haricindeki bölümlerde okuyan kimselerden oluşturulmuştur. Katılımcıların düşünce, tutum ve eğilimlerine yönelik standardize edilmiş ve yapılandırılmış bir şekilde hazırlanan anket formunda konunun kapsamlı bir dizi içeriğe sahip olmasından kaynaklı olarak form çoktan seçmeli, 5'li likert tipi, açık ve kapalı uçlu olmak üzere her iki reklam tasarımı için 18 toplamda ise, 25 sorudan oluşturulmuştur. Anket formunda ayrıca, katılımcıların kriterlerinin belirlenmesi açısından çoktan seçmeli, kapalı ve açık uçlu soru tiplerini barındıran demografik sorulara da yer verilmiştir. Araştırmada Dijital Yerlilerin medya takip alışkanlıkları, sosyal sorunlara yönelik tutumları, teknoloji kullanım düzeyleri, alışveriş modelleri, okuma alışkanlıkları gibi bireylerin eğilim ve yönelimlerini test eden birçok soruya yer verilmiştir. Kadın-erkek eşit ve tesadüfi olarak seçilmiş üniversite öğrencileri üzerinde, toplamda 384 anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Anket sonuçları SPSS programı aracılığıyla analizi yapıldıktan sonra, frekans ve yüzdesel dağılım grafikleri Microsoft Excel olarak işlenmiştir. Bu veriler, analiz edilerek, yorumlanmıştır. Çalışmada ayrıca araştırmacı tarafından tasarlanan ve artırılmış gerçeklik (Agumented Reality- AR) teknolojisi kullanılarak oluşturulan eşitlik temalı afiş tasarımlarına yer verilmiştir. Afişlerin artırılmış gerçeklik teknolojisi kullanılarak tasarlanmasının nedeni, çalışma bulgularına göre literatür ve diğer araştırmaların da desteklediği; Dijital Yerlilerin hareketli görüntülere karşı daha duyarlı olduğu gerçeğidir. Ayrıca, etkileşim yaratan bu tür uygulamaların grafik tasarım açısından geliştirilecek içeriklerde Dijital Yerlilerin etkinliklerinin daha görünür kılındığı düşünülmektedir. Araştırmada çok çeşitli verilere ulaşılmış olup, bu verilerden elde edilen bulguların reklam, pazarlama, eğitim, iletişim, grafik tasarım, yeni medya, halkla ilişkiler başka olmak üzere pek çok alan için yararlı bir kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Dijital Yerliler, Z Nesli, Grafik Tasarım, İletişim, İlgilenim, Katılım, Dijital Kültür, Eşitlik, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Sosyal Fayda, Artırılmış Gerçeklik, Sanal Gerçeklik, Teknolojik Dönüşüm, Dijitalleşme, Endüstri Devrimleri, Göstergebilim, Dilbilim
Kurumsal itibar ve kurumsal sosyal sorumluluğun örgüt performansına etkisinde CEO tarzı liderlik rolünün grup örgütler nezdinde araştırması
Bu çalışmanın amacı kurumsal itibarın ve kurumsal sosyal sorumluluğun örgüt performansına etki incelenmektedir. Ayrıca çalışmada CEO tarzı liderliğin aracılık rolü olabileceği ve bu değişkenin etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmada kâr amaçlı ve kâr amaçsız örgütleri grup örgüt (Holdingler, Üniversiteler, Büyükşehir Belediyeleri ve Sivil Toplum Kuruluşları) adı atında toplamıştır. Çalışma içinde grup örgütlerin soyut bir varlığı olan kurumsal itibarları ve meşrulaşmasını sağlayan kurumsal sosyal sorumluluklarına kavramsal olarak yer verilmiştir. Çalışmada CEO ve C Düzeyli yöneticilerin genel tanımı ele alınmış olup, CEO tarzı liderlik hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca örgüt performansının tanımına da yer verilmiştir. Bu çalışmanın uygulama kısmı grup örgütlerin (Holdingler, Üniversiteler, Büyükşehir Belediyeleri ve Sivil Toplum Kuruluşları) merkezinde veya merkeze yakın yerlerde kâr amaçsız tepe yöneticisi/ kâr amaçlı tepe yöneticisi/sahibi, alt ya da üst yönetici ve beyaz yakalı insan kaynağı ile gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede Kurumsal İtibar Ölçeği, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ölçeği, Liderlik Tarzı Ölçeği ve Örgütsel Performans Ölçeği'ne ilişkin hazırlanılan anketten elde edilen verilerin analizinde örneklem profilini ortaya koymak üzere frekans analizinden yararlanılmıştır. İstatistiksel analizler ise yapısal eşitlik modellemesi aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Yapısal eşitlik modellemesine geçmeden önce ölçeklerin faktör yapısının geçerliliği doğrulayıcı faktör analizi ile sınanmıştır. Yapılan analizler IBM SPSS for Windows v26.0 ve IBM AMOS v24 paket programları aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre kurulan hipotezler doğrulanmıştır. Yöneticilerin yapmış oldukları görevlere göre anletlere vermiş oldukları cevaplar arasında fark olup olmadığı MANOVA testi, fark varsa neden kaynaklandığı Tukey poc hoc testi ile incelenmiştir. Sonuç olarak tepe yönetiminde bulunan Stratejik Yetkili Genel Yönetici/CEO (Chief Executive Officer)'ın liderliği ile kâr amaçlı öğütlerin kâr, kâr amaçsız örgütlerin ise gelir elde etmesine, örgütsel verimliliği ortaya koymasına aracılık rolü vazgeçilmezliği belirtilmiştir. Bu çalışmanın kurumsal ve uygulamada katkısı bulunmaktadır. Kurumsal katkı; kurumsal itibar ve kurumsal sosyal sorumluluğun örgüt performansında CEO tarzı liderlik rolünün grup örgütler açısından değerlendirilmesi ve açıklanmasıdır. Uygulamada olan katkısı ise grup örgütler (Holdingler, Üniversiteler, Büyükşehir Belediyeleri ve Sivil Toplum Kuruluşlar) nezdinde yapılmış ilk çalışma olmasıdır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal İtibar, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, CEO, örgüt performansı
Çevre bilinci ile çevre dostu davranışlar arasındaki ilişkide kurumsal sosyal sorumluluk algısının aracılık rolü: Uluslararası bir otel zinciri çalışanları üzerine bir çalışma
Bu çalışmanın temel amacı, hızla artan nüfus ve küreselleşmenin etkisiyle çevresel sorunların ön plana çıktığı günümüz dünyasında, turizm sektöründe faaliyet gösteren otel işletmelerinde çalışan bireylerin çevre bilinci ile çevre dostu davranışları arasındaki ilişkide kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) algısının aracılık rolünü incelemektir. Araştırmanın evrenini, İstanbul merkezli ulusal bir zincir otel markasının Muğla (Marmaris ve Göcek), Balıkesir (Ayvalık), İstanbul (Şişli) ve Nevşehir (Uçhisar) ilçelerinde yer alan 5 yıldızlı otel işletmelerinde görev yapan ön büro, yiyecek-içecek, kat hizmetleri ve ofis çalışanları oluşturmaktadır. Veriler, anket yöntemi ile 315 otel çalışanından elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde çevre dostu davranışlar ile cinsiyet, unvan ve çalışma süresi arasında; çevre bilinci ile gelir düzeyi arasında; kurumsal sosyal sorumluluk ile cinsiyet arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Ayrıca çevre dostu davranışlar, çevre bilinci ve kurumsal sosyal sorumluluk algısı arasında karşılıklı ve pozitif yönlü ilişkilerin bulunduğu saptanmıştır. Sonuç olarak bireylerin çevre dostu davranışları ve çevre bilinci arasındaki ilişkide kurumsal sosyal sorumluluk algısının aracılık rolünün bulunduğu belirlenmiştir.
Corporate social responsibility in Ethiopia: Approaches and practices
There exists a great deal of academic writings about corporate social responsibility. However, the context of these papers is somehow similar focusing on the developed countries. Ethiopia, where the state is also a key player in the business has quite different business, state, and society interaction. In addition to the state‟s high stake in the business, the leverage of intellectual freedom, strong media, independent civil associations, activist and advocacy groups who had played a key role in transforming the notion of corporate social responsibility is so weak in Ethiopia. Hence it is an ideal context with less driving forces to measure companies‟ corporate social responsibility practices. Given the fact that corporate social responsibility is an under-researched area in developing countries, this paper aims to examine corporate social responsibility approaches and practices of indigenous firms in Ethiopia. Moreover, it will assess the stage of corporate social responsibility practice. Last but not least, this paper compares corporate social responsibility practices between private and state-owned companies. The finding reveals hat, though it is fragmented and the priorities are different from the global trend, Ethiopian companies practice CSR. In addition, there is no statistically significant differences between the CSR practices of private and state-owned businesses. Keywords: Corporate Social Responsibility, Ethiopia, CSR pyramid, Developing Countries, Africa
The impact of board characteristics on corporate social responsibility performance of companies: Evidence from emerging markets
The board characteristics have important impacts on corporate social responsibility (CSR) performance of companies, particularly in emerging markets. This study investigates the effects of five board attributes, i.e. board independence, gender diversity, cultural diversity, board activity, board member' compensation, on the CSR performance of 1,191 publicly listed non-financial companies operating in 23 emerging countries over the period 2010-2019. We use a variety of ESG performance scores derived from Thomson Reuters Eikon database to measure the CSR and we employed panel regression models to conduct the analysis. The results show that the greater presence of independent board members and women on boards are significantly and positively associated with CSR performance and decrease ESG controversies. The findings also provide evidence that board member's compensation has a positive and significant impact on CSR performance. Thus, company management in emerging countries should be more conscious in structuring their corporate boards to enhance sustainability performance for the long-term success in improving their reputation and meeting the expectations of stakeholders. Keywords: Corporate Social Responsibility; Emerging Markets; Environmental, Social and Governance Scores; Gender Diversity; Independent Board Membership
Characteristics of the shariah supervisory board and CSR performance: The case of selected Islamic banks in the GCC and Malaysia
This study empirically examines the effects of the characteristics of the Shariah supervisory board (SSB) on the level of Corporate Social Responsibility (CSR) disclosure by a total of 30 selected full-fledged Islamic banks in the Gulf Co-operation Council (GCC) countries and Malaysia for the year 2018. Islamic banks have, without a doubt proven to be very successful over the years, yet the question as to whether they have been able to achieve the Islamic economic ideals based on which they emerged remains to be answered. In this study, we investigate the role that the SSB characteristics play in the CSR performance of IBs. CSR disclosure is used as a proxy for CSR performance. Building on previous studies, we examined the effects that SSB characteristics such as the board size, the shariah background of its members, doctoral qualification in Shariah, the internationality of the board, and professional qualification has on the level of CSR disclosure by Islamic banks (IBs). Using multiple regression analysis, we found CSR disclosure to be positively and significantly influenced by larger SSB size, higher numbers of scholars with a doctoral qualification in Shariah/fiqh, and increased shariah knowledge of SSB members. A pair-wise ANOVA comparison between the GCC and Malaysia found no significant difference in the CSR disclosure levels between the two regions. However, the same comparison made between the GCC countries confirmed the presence of intra-regional differences vi in CSR disclosure. The descriptive analysis of CSR shows disclosure levels to be moderate (55%) in general, and critically low when it comes to voluntary disclosures. Keywords: CSR, AAOIFI, Shariah supervisory board
Sürdürülebilirlik ve entegre raporlama metodolojisinin sektörel bazda karşılaştırmalı değerlendirilmesi
İşletmeler sürdürülebilirlik raporları ile iç ve dış paydaşlarına kurumlarının gerçek performanslarını yansıtmakla birlikte faaliyette bulundukları çevreye karşı sorumluluklarını da gözler önüne sermektedirler. İşletmelerin varlıklarını sürdürülebilir kılmak adına kurumsal şekilde devam etmeleri Kurumsal Sürdürülebilirlik kavramını ortaya çıkartmıştır. İşletmeler bu kavram gereğince, yalnızca kurumun çıkarını değil, sistemin çıkarını göz önünde bulundurarak hareket etmelidir. İşletmelerin hem finansal raporlama yapması hem de sürdürülebilirlik raporlama yapmaları halinde pek çok sayıda doküman oluşması, kreditörler tarafından yorumlanmakta güçlük çekilmesi neticesinde geleceğin raporlaması olarak adlandırılan entegre raporlamaya geçiş süreci başlamıştır. Türkiye'de az sayıda yayınlanan entegre raporlardan farklı iki sektör seçilerek içerik karşılaştırılması yapılmıştır. Bu kuruluşlar; T. Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Çimsa Çimento T. A.Ş. 'dir.
Sosyal sorumluluk projelerinin marka değerinin arttırılmasında önemi ve istatistiksel analizi
Bu araştırmanın amacı işletmelerin uyguladıkları sosyal sorumluluk projeleri ile marka değerleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Araştırmanın evrenini, İstanbul Anadolu Yakasında faaliyet göstermekte olan kurumsal ve büyük ölçekli bir şirketin çalışanları oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında basit tesadüfi örneklem yöntemiyle 420 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu dört bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler şu şekildedir: Demografik Özelliklere İlişkin Sorular, Marka Tercihinde Etkili Olan Faktörler, Sosyal Sorumluluk Alanı, Marka Değeri ve Sosyal Sorumluluk Projeleri. Veri analizi SPSS 16 paket programında yapılmıştır. Araştırmada sosyal sorumluluk projelerinin marka değerine olan etkisi incelenmiş ve sosyal sorumluluk projelerinin marka değerini olumlu şekilde etkilediği tespit edilmiştir.
Spor kulüplerinin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin kulüp imajı ve marka imajına etkisi: Beşiktaş JK taraftarı üzerinde ampirik araştırma
Bu araştırma ile spor kulüplerinin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin, kulüp imajı ve marka imajı üzerindeki etkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın örneklem grubu Süper Lig de yer alan Beşiktaş spor kulübünün 26.01.2020 tarihindeki Göztepe-Bjk müsabakasında yer alan seyircilerinden oluşmaktadır (n=400). Rastgele anket tekniği ile elde edilen verilerin analizinde öncelikle demografik değişkenler üzerinde yüzde, frekans gibi betimsel analizler yapılmış, ölçekler ve alt boyutlarına ilişkin doğrulayıcı faktör analizi, güvenirlik analizi gibi istatistiksel analizlerden yararlanılmıştır. Araştırmaya konu olan gizil ve gözlenen değişkenleri arasındaki ilişki ve araştırılmak istenen hipotezler çok değişkenli istatistik yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modeli (Structural Euotion Modeling) ile analiz edilmiştir. Araştırma da öncelikle KSS ve kulüp imajı, KSS ve marka imajı, kulüp imajı ve marka imajı arasındaki ilişkiler incelenmiştir ve sonrasında analizler sonucunda istatistiksel anlamlılığı daha önceden belirlenen ölçek alt boyutlarımızın tek bir model içerisinde birlikte olan ilişkileri incelenmiştir. Böylece neden sonuç ilişkileri, değişkenler arasındaki ilişkilerin anlamlılığı ve derecesi ve kulüp imajının aracılık etkisi incelenmiştir. Çalışmanın temel araştırma hipotezi olan "spor kulüplerinin KSS faaliyetleri, kulüp imajını ve adını taşıdığı işletmenin marka imajını etkilemektedir" hipotezinin kurulan model tarafından kısmen desteklenmekte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beşiktaş JK seyircilerinin, kulüp imajının marka imajı üzerinde ve hayırseverlik sorumluluğun kulüp imajı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Böylece araştırmamıza konu olan temel hipotezin kısmen desteklendiği görülmektedir. Dolayısıyla ikinci aşamada elde edilen modelin hem p- değeri hem de model uyumluluklarına bakıldığında istatistiki bakımdan anlamlı olduğu ortaya çıkmaktadır. Model için bulunan bu değerler bize araştırma modelinin son şeklinin kabul edilebilir bir düzeyde olduğu sonucuna ulaştırmıştır.
Hazır giyim sektöründe çalışanların kurumsal sosyal sorumluluk algısının örgütsel bağlılığa etkisi
Bu araştırmada hazır giyim sektöründe çalışanların kurumsal sosyal sorumluluğun alt boyutlarına yönelik algılamaların örgütsel bağlılık üzerinde etkisinin olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, İzmir ilinde hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın, tesadüfî olmayan örnekleme yöntemlerinden kolaydan örnekleme yöntemiyle seçilen 400 çalışanından toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında kurumsal sosyal sorumluluk algılamalarını belirlemeye ve örgütsel bağlılık düzeyini ölçmek üzere 2 ölçek kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise cevaplayıcıları tanımlayıcı istatistikler hesaplanmış, ölçeklere ilişkin doğrulayıcı faktör analizi uygulanmış, kurumsal sosyal sorumluluğun alt boyutlarından oluşan değişkenlerin örgütsel bağlılık değişkeni üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik çıkarımsal istatistik yöntemlerinden olan çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre Kurumsal sosyal sorumluluğun alt boyutlarına yönelik algılamaların örgütsel bağlılığın değer bağlılığı boyutu üzerinde etkili olduğu, devam bağlılığı boyutu üzerinde ise anlamlı bir etkisi bulunmadığı tespit edilmiştir.
Uluslararasılaşmada kurumsal sosyal sorumluluk ve örgütsel vatandaşlık davranışı: Şırnak örneği
İşletmeler, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda üretimde bulunurken sadece ekonomik sorumlulukları dikkate almaktaydı. Ancak zaman içerisinde işletmelerin ekonomik sorumluluk dışında başka sorumlulukları olduğu kabul edilmiştir. Bu sorumluluklar Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kavramı altında; ekonomik, yasal, etik ve gönüllü sorumluluk olarak sınıflandırılmıştır. Uluslararası işletmeler göz önünde olduklarından KSS uygulamalarını ulusal işletmelere kıyasla daha çok önemsedikleri düşünülebilir. Ancak ulusal işletmeler de toplumla yakından ilişkili olduklarından KSS uygulamalarını önemseme gereği duyabilmektedir. İşletmelerin varlığını sürdürebilmelerinde önemli bir diğer konu çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışlarıdır (ÖVD). Ulusal veya uluslararası işletmelerin başarılı olabilmeleri çalışanların ekstra rol davranışı sergilemesine bağlıdır. Bu çalışmada işletmelerin uluslararasılaşmasında yöneticilerin KSS uygulamaları ve çalışanların ÖVD' lerinin etkili olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda Şırnak ilinde faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası işletme yöneticileri ve çalışanlarıyla anket yapılmıştır. Yapılan analizlerde ulusal ve uluslararası işletme yöneticilerinin KSS uygulamaları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ayrıca çalışanlar arasında da ÖVD açısından bir fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Uluslararasılaşma
Havacılıkta kurumsal sosyal sorumluluğun iç müşteri tatmini ile ilişkisi: Sektörel bir uygulama
Küreselleşen dünyanın hızla değişen teknolojik koşullar altında yaşamlarını sürdürmek isteyen işletmeler kurumsal sosyal sorumluluk olgusunu yoğun şekilde kullanmaktadır. Bu olgu ise iç müşteri tatmini açısından da önemlidir. Havacılık işletmelerinde yapılan kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin iç müşteri tatminini üzerindeki etkisinin belirlenmesi çalışmanın temel amacıdır. Bu kapsamda, Türkiye'de faaliyet gösteren havayolu işletmelerinde yönetim kademesinde çalışan 24 personeli içeren bir araştırma yapılmıştır. Araştırma kapsamında 7 adet açık uçlu soru sorulmuştur. Sorulan soruların oluşturulmasında Türker (2006) tarafından oluşturulmuş Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ölçeği ve Toksari (2012) tarafından oluşturulmuş İç Müşteri Tatmin Ölçeği sorularından faydalanılmıştır. Araştırmada mülakat soruları mail olarak gönderilmiş, katılımcılar mülakat sorularını e-mail ortamında yanıtlayarak göndermiştir. Araştırmada nitel yöntemlerden içerik analizi kullanılmış, toplanan tüm veriler Maxqda programı kullanılarak analiz edilmiştir. Tüm çalışma sonuçlarına göre kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin iç müşteri tatminine olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sorumluluk, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, İç Müşteri Tatmini
Anaakım ve eleştirel perspektiften kurumsal sosyal sorumluluk kavramına ilişkin alanyazındaki çalışmaların incelenmesi: Bir sistematik derleme çalışması
"Kurumsal Sosyal Sorumluluk" kavramı tanımlandığı ilk günden buyana hem akademinin hem de iş dünyasının üzerine çalışmalar yaptığı önemli bir kavram olmuştur. Zaman içinde önemi ve değeri katlanarak artmıştır. Kurumların hayırsever niyetleriyle başlayan süreç, bugün, standartlaşması gereken stratejik bir aksiyona dönüşmüştür. Kavramın gelişim sürecinde pek çok olumlu yaklaşımın olmasının yanı sıra eleştirel yaklaşımların da olduğu gözlemlenmektedir. Bu tez çalışması kurumsal sosyal sorumluluk kavramının anaakaım ve eleştirel perspektiften karşılaştırmalı incelemesini içermektedir. Öncelikle kavramın yıllar içinde geçirdiği evrim sıralanmaktadır. Araştırma kapsamında ilk yıl olan 1979 ve son yıl olan 2017 aralığındaki süreci incelenmektedir. Bu yıllar arasında kavramın etkilendiği toplumsal, ekonomik olaylar perspektifinde kurumsal sosyal sorumluluk kavramının anlamında yaşanan değişimler ortaya konulmuştur. Araştırmanın ikinci değişkenini oluşturan ülkelere göre kavramın nasıl algılandığı, kurumsal sosyal sorumluluk kavramı çerçevesinde beklentilerin ve temel eleştiri noktalarının neler olduğu sıralanmıştır. Ülkeler, kıtalar biçiminde kategorize edilip kültürel benzerlikler, ekonomik refah düzeyi ve yönetim biçimleri dikkate alınarak bulgular açıklanmıştır. Ayrıca araştırma kısmında kurumsal sosyal sorumluluk kavramını açıklamak, geliştirmek üzere oluşturulan teoriler incelenmiş, teorilerin kavramı incelerken hangi konularla bağdaştırdığı ortaya konulmuştur. Üç bölümden oluşan tez çalışmasının ilk bölümü literatür taraması oluştururken, ikinci bölüm araştırma ve analiz kısmını ele almaktadır, üçüncü bölüm ise araştırma sonucu elde edilen kavramların anaakım ve eleştirel yazında değerlendirmelerini içermektedir. Araştırma sonucundunda 507 makale taranmış ve araştırmayı oluşturan sorulara cevaplar getirilmiştir.
Kurumsal sosyal sorumluluğun marka imajı üzerindeki rolü
Bilgi toplumu ve küreselleşmeden en çok etkilenen alanlardan biri olan halkla ilişkiler, hem akademik hem de iş dünyasında birçok iletişim stratejisine sahiptir. Markalar, günümüz rekabet koşullarına bağlı olarak yeni iletişim stratejilerine ihtiyaç duymaktadır. Bu iletişim stratejilerinden biri olan kurumsal sosyal sorumluluk, dünya çapında birçok marka arasında ortak bir uygulama haline gelmiştir. Modern iş dünyasının her alanında kurumsal sosyal sorumluluğun olumlu etkisi ve etkinliği artmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk faliyetleri sayesinde, markalar ve toplum arasında bir iletişim sistemi inşa edilmektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri, ilgili marka ve toplum arasında olumlu bir marka imajı yaratmak açısından başarıyla kullanılmaktadır. Bu çerçevede, olumlu bir marka imajı inşa etmek, markaların rekabet avantajı sağlamasında kilit bir rol oynamaktadır. Kurumsal sosyal sorumluğun en önemli amacı, bir toplumun ahlaki ve kültürel değerlerine bağlı kalarak, topluma katkıda bulunmaktır. Kurumsal sosyal sorumluluğun marka imajı açısından önemi ise, bir markanın paydaşlar ve topluluklara ilişkin faaliyetlerin yönetiminde, sosyal sorunları iyileştirmeyi amaçlayan bir profil inşa etmeye yardımcı olmasıdır. Bu çalışmanın amacı, kurumsal sosyal sorumluluğun marka imajı üzerindeki rolünü, nicel araştırma yöntemleri disiplini altında ortaya koymaktır.
Sosyal sorumluluk projelerinin bölgesel kalkınmadaki rolü ve alanda yeni medya kullanımının önemi
"Sosyal Sorumluluk Projelerinin Bölgesel Kalkınmadaki Rolü ve Alanda Yeni Medya Kullanımının Önemi" başlıklı tez çalışması, bölgesel kalkınmaya yönelik yürütülen KSS projelerinin uygulandıkları bölgelerinin gelişimine hangi yönlerden katkı sağladığını incelemekte ve bu süreçte yeni medya kullanımının rolü üzerinde durmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın birinci ve ikinci bölümlerinde kurumsal sosyal sorumluluk, bölgesel kalkınma ve yeni medya konularına yönelik bir kavramsal zemin oluşturulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde Türkiye'de yürütülen bölgesel kalkınmaya yönelik KSS projelerinden iki proje örneklem kapsamında değerlendirilmiştir. Örnekleme yönelik derinlemesine görüşme ve doküman analizleri ile elde edilen bulgular durum çalışması deseninde yorumlanmıştır. Bulguların yorumlanması ile elde edilen sonuçlar ve yeni çalışmalara yönelik öneriler çalışma sonunda paylaşılmıştır.
Kurumsal sosyal sorumluluk kampanyalarının tüketici satın alma davranışı üzerine etkileri
Firmaların geleneksel hedefleri her zaman kârı en üst düzeye çıkarmak ve pazarda kalabilmektir. Fakat günümüzde küreselleşme ve firmaların sorumlu davranışlarına daha fazla dikkat eden tüketicilerin varlığı ile firmalar, çevreyi ve giderek artan sosyal sorunları göz önüne almak zorundadırlar. Sürdürülebilir kalkınma ile ilgili verilen Kurumsal Sosyal sorumluluk tanımına dayanarak, bu çalışma Kurumsal Sosyal Sorumluluğun tüketicilerin satın alma davranışları üzerindeki etkilerini vurgulamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada Alvarado-Harrera ve diğ. (2014) tarafından ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluk olmak üzere hâlihazırda kullanılan üç boyutlu Kurumsal Sosyal Sorumluluk kullanılmıştır. Anket tekniğini kullanarak veri analizi için 470 yanıt toplanmıştır. Sonuçlar, tüketicilerin üstlenilen çeşitli sorumlu davranışlara özen gösterdiklerini ortaya koydu. Bu sonuçlarda firmaların sosyal sorumluluk faaliyetlerine olan taahhütlerinin tüketicilerin satın alma niyetlerini olumlu yönde etkilediği gösterilmiştir