İlkokul öğretmenleri
180 theses under this subject heading
İlkokullardaki öğretmen görüşlerine göre okul kültürü ile yöneticilerin çatışma yönetimi stilleri arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi
Okul yöneticisinin kullandığı çatışma yönetimi stili ile okul kültürü arasında bir ilişki olup olmadığını, varsa bu ilişkinin yönünü ve düzeyini belirlemek bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu temel amacın yanı sıra öğretmenlerin cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, mesleki kıdem, çalıştıkları okuldaki görev yapma süresi ve branş gibi kişisel özellikleri ile okul kültürüne ve okul yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerine ilişkin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olup olmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini Eskişehir ili merkez ilçeleri Tepebaşı ve Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı resmi ilkokullarda görev yapan 1519 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sonuçlarının evrene genellenebilirliğini arttırmak için örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Gönderilen veri toplama araçlarının 831'inden kullanılabilir veri elde edilmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen ve 3 bölümden oluşan bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Veri toplama aracının ilk bölümü, araştırmanın alt amaçlarına yönelik olarak öğretmenlerin kişisel bilgilerini belirlemek için hazırlanmış sorulardan oluşmaktadır. İkinci bölümü "Okul Kültürü Ölçeği"nden, üçüncü bölümü ise "İlkokul Yöneticilerinin Çatışma Yönetimi Stilleri Ölçeği"nden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen bilgilerin çözümlenmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizi sırasında betimleyici istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson Momentler Çarpımı korelasyon analizi uygulanmıştır. Analizlerden önce uygulanan istatistiksel tekniklerin varsayımlarının karşılanmasına dikkat edilmiştir. Varyans analizi sonucunda bağımsız değişken düzeyleri arasında gözlenen farklılıkların kaynağını belirlemek için Tukey çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesi sonucunda elde edilen sonuçlardan bazıları şunlardır: Araştırmaya katılan öğretmenler; yöneticilerinin demokratik/uzlaşmacı stili otoriter/ilgisiz stilden daha fazla kullandıkları yönünde görüş bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin, yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerine yönelik görüşlerinin yaşlarına, öğrenim durumlarına, kıdemlerine, çalıştıkları okuldaki görev sürelerine ve branşlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği ancak cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin okul kültürüne ilişkin görüşlerinin veri toplama aracının tamamı ve tüm boyutları açısından güçlü fakat geliştirilmesi gereken bir kültüre işaret ettiği belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin, okul kültürüne yönelik görüşlerinde yaşlarına, öğrenim durumlarına ve kıdemlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamış; cinsiyetlerine, çalıştıkları okuldaki görev sürelerine ve branşlarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul kültürü ölçeğinin tamamından ve alt boyutlarından aldıkları puanlar ile ilkokul yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerinden otoriter/ilgisiz stil arasında olumsuz yönde düşük veya orta düzeylerde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul kültürü ölçeğinin tamamından ve alt boyutlarından aldıkları puanlar ile ilkokul yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerinden demokratik/uzlaşmacı stil arasında olumlu yönde orta ve yüksek düzeylerde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir.
İlkokulların örgüt sağlığı ile öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada, ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin örgüt sağlığına yönelik görüşleri ile örgütsel güven düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin görüşlerine göre ilkokulların örgüt sağlığı düzeyi ve öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri saptanmıştır. Ayrıca örgüt sağlığına ilişkin öğretmen görüşlerinin ve öğretmenlerin örgütsel güven düzeylerinin cinsiyet, görev unvanı, yaş, mesleki kıdem, okuldaki görev süresi ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2013-2014 eğitim öğretim yılı güz döneminde Eskişehir Tepebaşı ve Odunpazarı Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ilkokullarda görev yapan 912 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "İlkokullar için Örgüt Sağlığı Anketi", "Örgütsel Güven Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde paket program kullanılmıştır. Verilerin analizi sırasında betimleyici istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson Momentler Çarpımı korelasyon çözümleme tekniği kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda bağımsız değişken düzeyleri arasında gözlenen farklılıkların kaynağını belirlemek için Scheffe ve Dunnett C çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, ilkokul öğretmenlerinin okullarının örgüt sağlığını yüksek olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerin ilkokullarının toplam örgüt sağlığına ilişkin görüşlerinin cinsiyet, görev unvanı, yaş, mesleki kıdem, okuldaki görev süresi ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Örgüt sağlığının alt boyutları incelendiğinde ise, örgütsel bütünlük alt boyutunun yalnızca mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Örgüt sağlığının 4. alt boyutu olan akademik önem alt boyutu ile ise cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, okuldaki görev süresi ve eğitim düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmenlerin örgütsel güven düzeylerinin de yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin toplam örgütsel güven düzeyleri ile yalnızca cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir farklılık bulunduğu belirlenmiştir. Cinsiyet değişkenine göre erkek öğretmenlerin örgütsel güven düzeylerinin daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri alt boyutlar bağlamında incelendiğinde, yöneticiye güven boyutu ile eğitim düzeyi değişkeni arasında anlamlı bir farklılık bulunduğu belirlenmiştir. Paydaşlara güven boyutunda ise cinsiyet, görev unvanı, yaş, mesleki kıdem ve okuldaki görev süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Son olarak, ilkokulların örgüt sağlığı ile öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri arasında pozitif yönde, yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin bulunduğu görülmüştür. Örgüt sağlığı ve örgütsel güvenin alt boyutları arasındaki ilişkiler incelendiğinde ise, örgüt sağlığının öğretim liderliği boyutu ile yöneticiye güven, öğretmen bağlılığı boyutu ile meslektaşlara güven, akademik önem boyutu ile paydaşlara güven boyutları arasındaki ilişkilerin diğer boyutlar arasındaki ilişkilere göre daha yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Bu sonuçlara dayalı olarak eğitim örgütlerinin daha sağlıklı birer örgüt olmasına ve öğretmenlerin yöneticiye, meslektaşlarına ve paydaşlara olan güven düzeylerinin arttırılmasına yönelik okul bazında tüm paydaşların katılabileceği sosyal etkinlikler düzenlenmesi önerilebilir. Ayrıca örgütsel güven ile örgüt sağlığı arasındaki ilişki neden-sonuç ilişkisi bağlamında irdelenebilir.
İlkokul sosyal bilgiler dersi bağlamında öğrenci ve öğretmenlerin küresel vatandaşlık algıları
Bu araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrenci ve öğretmenlerinin küresel vatandaşlık algılarının ve Sosyal Bilgiler dersinde gerçekleştirilen uygulamaların ortaya çıkartılması amaçlanmaktadır. Karma modelde desenlenen bu araştırmada ardışık açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırma verileri 2014-2015 öğretim yılı bahar ve güz döneminde araştırmacı tarafından hazırlanan ve İlkokul 4. sınıf öğrencilerine uygulanan Küresel Vatandaşlık Algı Ölçeği ile öğrencilerle ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerden toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin yüksek düzeyde küresel vatandaşlık algısına sahip olduğu ve küresel vatandandaşlık düzeylerinin cinsiyete, anne- baba eğitim düzeyine, internete erişim durumlarına göre anlamlı bir farklılık yaratmaz iken ailelerin ve okullarının bulunduğu sosyo-ekonomik düzeye ve yurt dışına çıkma durumuna göre anlamlı farklılık oluşturduğu görülmüştür. Öğrencilerin dünya vatandaşlığı algılarına ilişkin olarak dünya vatandaşlığına yönelik yaptıkları tanımlar, dünya vatandaşlarının sahip olması gereken özellikler ile dünya ve dünya vatandaşlığına yönelik farkındalıklar temaları ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin küresel vatandaşlığa yönelik algıları küresel vatandaşlığa yönelik yaptığı tanımlar ve küresel vatandaşların sahip olduğu özellikler olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin küresel vatandaşlık eğitiminde yaşadığı sorunlar ve buna yönelik çözüm önerileri ortaya koyulmuştur. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Sosyal bilgiler, Küresel vatandaşlık, Küresel vatandaşlık eğitimi
İlköğretimde okullarında görev yapan öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeylerine ilişkin algıları: Malatya ili örneği
Bu araştırma, resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeylerinin güçsüzlük, anlamsızlık ve yalıtılmışlık boyutlarında cinsiyete, kıdeme, okul büyüklüğüne (büyük, küçük ve orta büyüklükteki okul), öğretmenlerin branşına, medeni durumlarına ve öğrenim durumlarına göre değişip değişmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.Araştırmanın evrenini, Malatya ili merkez ilçedeki 76 resmi ilköğretim okulunda görev yapan 3326 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, 31 resmi ilköğretim okulunda görev yapan 719 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırmanın verileri, Elma (2003) tarafından geliştirilen İlköğretim Okulu Öğretmenlerinin İşe Yabancılaşması Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında çözümlenmiştir. Öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeylerinin cinsiyet, medeni durum ve branş değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesinde t-testi, okul büyüklüğü, öğrenim durumu ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için ise tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA) uygulanmıştır.İlköğretim okulu öğretmenlerinin işe yabancılaşma düzeyleri; genel ortalamaya göre ¯X:1,74 ile ?Hiçbir Zaman ? düzeyi olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte öğretmenlerin işe yabancılaşmalarının en yüksek olduğu boyut ?Güçsüzlük? boyutudur. Güçsüzlük boyutunu ?Yalıtılmışlık? ve ?Anlamsızlık? boyutları takip etmektedir.Araştırma sonucunda, Güçsüzlük alt boyutu ile Anlamsızlık ve Yalıtılmışlık alt boyutları arasında pozitif yönlü orta güçte anlamlı bir ilişki; bununla beraber işe yabancılaşma ölçeği arasında ise pozitif yönlü güçlü anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Araştırmanın ikinci alt boyutu olan Anlamsızlık alt boyutu ile Yalıtılmışlık alt boyutu arasında pozitif yönlü orta güçte anlamlı bir ilişki; işe yabancılaşma ölçeği ile arasında da pozitif yönlü güçlü anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkarılmıştır. Araştırmanın üçüncü alt boyutu olan Yalıtılmışlık alt boyutu ile işe yabancılaşma ölçeği arasında da pozitif yönlü güçlü anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir.Ayrıca, branş öğretmenlerinin, büyük okullarda görev yapan öğretmenlerin, mesleki kıdemi az olan öğretmenlerin ve lisansüstü öğrenime sahip öğretmenlerin daha yüksek düzeyde işe yabancılaştığı bulunmuştur. Araştırma sonucunda, branş, okul büyüklüğü, kıdem ve öğrenim durumu değişkenlerinin işe yabancılaşma düzeyinde anlamlı farklılık yaratmış olduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Sözcükler: Yabancılaşma, İşe Yabancılaşma, İlköğretim Okulu Öğretmenleri.
Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörler
Bu çalışma Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörlerin incelenmesi amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu araştırma Eylül 2019-Mart 2020 tarihleri arasında 775 öğretmenin katılımıyla tamamlandı. Araştırma verilerinin toplanmasında kullanılan anket formunda katılımcılara ait bilgi formu ile Yetişkinlerde Beslenme Okuryazarlığı Değerlendirme Aracı yer aldı. Araştırmanın verileri SPSS 20.0 paket programı aracılığıyla değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, Ki-kare testi ve Binary lojistik regresyon analizi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. Araştırmanın uygulanabilmesi için Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alındı. Araştırma grubunun yaş ortalaması 43,6±8,0 yıl olup %52,1'i erkek ve %38,8'i lise öğretmenidir. Öğretmenlerin ölçeğin genelinden aldıkları puanların ortalaması 25,1±2,8 olup beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı %78,2'dir. Araştırma grubunda beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı 35-44 yaş aralığında %44,7 iken 55 yaş ve üzeri grupta %6,5 bulundu (p<0,01). Yeterli düzeyde beslenme okuryazarlığı oranı kadınlarda %52,8 iken erkeklerde %47,2 bulundu (p<0,01). Çekirdek aile yapısı, genel sağlığın iyi olması, normal beden kitle indeksi, 10-19 yıl arasındaki kıdem süresi açısından beslenme okuryazarlığı düzeyi anlamlı farklılık gösterdi (p<0,05). Beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı günlük su tüketimi ≥8 bardak olanlarda, fast-food türü yiyecekleri sık tüketmeyenlerde, az tuzlu yiyecekleri tercih edenlerde, gıda etiketinde markaya ve son kullanma tarihine çoğunlukla dikkat edenlerde daha yüksekti (p<0,05). Binary lojistik regresyon analizine göre cinsiyet ve günlük su tüketimi yeterli beslenme okuryazarlığı düzeyi ile ilişkili faktörlerdi (p<0,05).
İlköğretim sınıf öğretmenlerinin yönetici olma eğilimleri: Esenyurt örneği
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin yöneticilik eğilimlerini belirlemektir. Bu amaçla, Esenyurt İlçesi ilköğretim okulları arasından tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilen 12 okuldan 145 öğretmenden veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, Aksu (2003) tarafından geliştirilen 20 maddeli Likert tipi beşli bir ölçek kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 13 kullanılmıştır. Maddeler kişisel eğilim ve genel eğilim alt ölçeği olmak üzere iki faktör altında toplanmıştır. Araştırmanın en önemli bulgusu, katılımcıların kişisel ve genel olarak yönetici olma eğiliminde olmalarıdırAnahtar Sözcükler: İlköğretim öğretmenleri, yöneticilik, eğilim
Ortaokul matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik algıları
Bu araştırmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik algılarını incelemektir. Araştırmada, nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Bursa ili Yıldırım, Nilüfer ve Osmangazi ilçelerinde devlete ait ortaokullarda görev yapan ortaokul matematik öğretmenlerinin içinden seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilmiş 508 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel verileri toplamak için görüşme talebini kabul eden öğretmenler arasından 8 öğretmen rastgele seçilmiştir. Bu görüşmede öğretmenlerin uzaktan eğitim tanımlamaları, uzaktan matematik eğitiminin değerlendirme, kaynak, öğrenci, kazanım, konuların işlenişi, verim, iletişim, etkileşim, öğretim yöntem ve teknik, zaman-mekan açısısından avantaj ve dezavantajlı yönlerini tespit etmeye yönelik sorularla uzaktan eğitim faaliyetlerini yürütürken kullandıkları araç-gereçler ve bu araç-gereçleri nasıl finanse ettiklerine dair sorular yöneltilmiştir. Elde edilen nitel veriler MAXQDA 12 programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öğretmenlere göre uzaktan matematik eğitimi zaman-mekân, kaynakların çokluğu, bazı kazanımların öğretimini kolaylaştırma, somutlaştırma, çoklu zekaya hitap etme gibi avantajlara sahip iken iletişim, etkileşim, değerlendirme, grupla eğitime olanak vermemesi, sınıf içi uygulama gerektiren etkinliklerin yapılamaması sebebiyle dezavantajlıdır. Nicel verilerini toplamak için gönüllük esasına uygun 500 öğretmenin katılımı sağlanmıştır. Veriler bir ölçek yardımıyla toplanmış ve IBM SPSS programıyla analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öğretmenin uzaktan eğitim algılarında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık yoktur. Öğrenim durumu değişkeni ile uzaktan eğitim algıları arasında temel bakışa ilişkin algı alt boyutunda yüksek lisans lehine anlamlı bir farklılığa ulaşılmıştır. Kıdem değişkenine bağlı olarak gerçekleşen farklılaşma incelendiğinde ise kaynaklara erişim alt boyutunda anlamlı bir farklılık elde edilmiştir. Bu farklılığın 5-9 yıllık tecrübeye sahip öğretmenlerde diğerlerinden daha fazla olduğu görülmektedir.
İlkokul ve ortaokullarda okul iklimi ile örgütsel yaratıcılık davranışları arasındaki ilişki
Bu araştırmada, ilkokul ve ortaokullarda örgüt iklimi ile örgütsel yaratıcılık arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evreni 2014-2015 eğitim öğretim yılında, Kütahya il merkezinde görev yapan 1935, örneklemi ise oransız küme örneklemesi tekniği ile belirlenmiş olan 342 ilkokul ve ortaokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri, Hoy ve Tarter (1997) tarafından geliştirilen Yılmaz ve Altınkurt (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel İklim Ölçeği" ve Balay'ın (2010) geliştirdiği "Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans analizi ve Pearson Çarpım Moment Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, araştırmaya katılan öğretmenler okul müdürlerinin en çok destekleyici müdür davranışı, daha sonra sırası ile kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı sergilediğini düşünmektedir. Öğretmen davranışları içinde ise meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı, samimi öğretmen davranışı ve umursamaz öğretmen davranışı sergilenmektedir. Öğretmenlerin meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ve samimi öğretmen davranışı cinsiyete; kısıtlayıcı müdür davranışı ve samimi öğretmen davranışı yaşa; samimi öğretmen davranışı kıdeme; kısıtlayıcı müdür davranışı branşa; kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı okul türüne; kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı okuldaki öğretmen sayısına göre değişmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler, örgütsel yaratıcılık alt boyutları arasında en yüksek katılımı sırası ile bireysel boyut, toplumsal boyut ve yönetsel boyuta göstermiştir. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılığın bireysel boyutu ile ilgili görüşleri cinsiyete, yaşa ve kıdeme göre değişmektedir. Katılımcıların destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile örgütsel yaratıcılığın bireysel boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde ilişkiler vardır. Katılımcıların emredici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile ilgili görüşleri ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde; destekleyici müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında orta düzeyde ve aynı yönde; kısıtlayıcı müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında ise düşük düzeyde ve ters yönde ilişkiler vardır. Katılımcıların destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile ilgili görüşleri ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında orta düzeyde ve aynı yönde; emredici müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde; kısıtlayıcı müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında ise düşük düzeyde ve ters yönde ilişkiler vardır.
Sınıf öğretmenlerinin ilkokul görsel sanatlar derslerinde karşılaştıkları sorunlar ve öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi (Bursa ili örneği)
İlkokul eğitimi temel eğitimdir. Bu düzeyde öğrenciler öğrenmeye son derece açıklardır ve Görsel sanatlar alanında verilen eğitim ile bireyin yaratıcı yönü desteklenmektedir. İlkokullarda görsel sanatlar derslerini vermekle yükümlü öğretmenlerse sınıf öğretmenleridir. Dolayısıyla sınıf öğretmenlerinin görsel sanatlar derslerine karşı tutumları, yeterlilikleri ve karşılaştıkları sorunlar önem kazanmaktadır. Karşılaşılan sıkıntılardan mümkün olduğunca arınmış bir öğretmen, dersin kazanımlarını en doğru ve faydalı şekilde karşısındaki bireylere aktarabilir ve gerekli uyarımlarda bulunabilir. Bu araştırma, Bursa ili örneğinde, sınıf öğretmenlerinin, görsel sanatlar derslerinin işleyiş ve uygulama aşamasında karşılaştıkları sorunları ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma tarama modelinden yararlanarak, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Bursa İli çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında yapılmıştır. Anket uygulaması, Bursa ilinde 3 merkez ilçeden seçilen üçer devlet okulunun 1.,2.,3. ve 4. sınıfların, A,B,C şubeleri sınıf öğretmenlerinden oluşan 108 eğitimci ile gerçekleştirilmiştir. 42 sorudan oluşan 3'lü Likert tipi anket formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Doldurulan anket formlarından elde edilen verilerin çözümlenmesi sırasında frekans ve yüzdelik dağılımları hesaplanmış, bulgular sayısallaştırılarak sunulmuştur. Yapılan literatür taraması desteğiyle nicel yorumlamalara gidilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin birçoğunun sanattan tat alan bireyler yetiştirmeyi önemsedikleri, Görsel Sanatlar dersinde öğretim materyallerini kullanabildikleri, yöntem ve teknikleri öğrenciye aktarma konusunda bilgi sahibi oldukları, öğrencilerin çalışmaları hakkında dönüt sağlama ve değerlendirme yapabildikleri ve uygulama konusunda kendilerini yeterli hissettikleri sonucuna varılmıştır. Yine az sayıda öğretmen Türk ve Dünya Sanatı hakkında ve öğrenciye aktarma konusunda bilgi sahibi olduklarını, öğrenme alanlarından kültürel miras alanında kendilerini yeterli hissetmediklerini belirtmişlerdir. Elde edilen verilere göre öğretmenlerin yarısından fazlasının programın yapısı ve amaçları, hedefleri, öğrenme alanları, öğrenci kazanımları ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu söylenebilir. Ayrıca genel kanı ders süresinin yeterli olmadığı yönündedir. Bu araştırma, İlkokul Görsel Sanatlar Derslerinde sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunların belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Araştırma sonuçları doğrultusunda uygulayıcı ve araştırmacılara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Görsel sanatlar eğitimi, ilkokul, öğrenme alanları, öğretmen yeterlilikleri, sınıf öğretmeni
Mesleki öğrenme topluluğunun ilkokul öğretmenlerinin mesleki gelişimine ve öğrencilerin başarısına etkisini incelemeye yönelik bir uygulama
Bu araştırmanın amacı Mesleki Öğrenme Topluluğu'nun geliştirilebilir ve uygulanabilir olduğunu ortaya koymak, öğretmenlerin bu topluluğa ilişkin görüşlerini inceleyip bu uygulamanın öğrenci başarısına anlamlı bir katkı yapıp yapmadığını ortaya koymaktır. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili Şehitkâmil ilçesindeki Mehmet Çolakoğlu İlkokulu'nda görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmaya deney (N=6) ve kontrol (N=6) grubunda yer alan 12 öğretmen katılmıştır. Nitel görüşmeler deney grubunda yer alan 6 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. MÖT'ün öğretmenler tarafından nasıl algılandığının yanı sıra öğrenci başarısı üzerindeki etkisinin de incelenmesi amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kazanım Değerlendirme Testi kullanılmıştır. Ayrıca, uygulanan programın katılımcı görüşlerine göre değerlendirilmesi amacıyla 20 maddelik bir değerlendirme formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre Mesleki Öğrenme Topluluğu öğretmenler üzerinde hem mesleki hem de bireysel olarak olumlu katkılara yol açmış olup öğretmenler tarafından bu uygulamanın çok faydalı olduğu ifade edilmiştir. Bununla birlikte bu uygulamanın öğrenci boyutunu ortaya koymak için deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin öğrencilerine uygulanan kazanım değerlendirme testi bulgularına göre, iki grubunda ön ve son testleri arasında anlamlı fark olduğu görülüp deney grubunda oluşan farkın büyük bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Gruplar arası ön testte anlamlı fark görülmeyip son testlerde ise anlamlı fark olduğu ve etki büyüklüğünün yüksek olduğu görülmüştür. Katılımcıların, benzer programların okullarda olumlu etkilere yol açacağına inandıkları sonucuna ulaşılmıştır.
COVID-19 pandemi sürecinde sınıf öğretmenlerinin görev boyutunda karşılaştıkları zorluklar
Bu araştırmada Covid-19 pandemi sürecinde sınıf öğretmenlerinin görev boyutunda karşılaştıkları zorlukları ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Cevap aranan problem cümlesi "Covid-19 pandemi döneminde sınıf öğretmenlerinin görev boyutunda karşılaştıkları zorluklar nelerdir?" olarak belirlenmiştir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden durum araştırması deseninde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerindeki ilkokul kademesinde çalışan 8 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışma grubu kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler içerik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları teknolojik araç gereç eksiklikleri, ulaşılamayan öğrenciler, sağlıksız ev ortamı gibi yaşanan zorlukların çoğunluğunun ekonomik nedenlerden kaynaklandığına ve sınıf öğretmenlerinin pandemi dönemine hazırlıksız yakalandıklarına işaret etmektedir. Araştırma sonucunda pandemi sebebiyle ortaya çıkan öğrenme kayıplarının gelecek için endişe yarattığı görülmektedir.
Sınıf öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile öz liderlik becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin mesleki tükenmişlikleri ile öz liderlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini Şanlıurfa ilinin Birecik ilçesindeki merkez ilkokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma ilçe merkezindeki sınıf öğretmenlerinin tamamını kapsadığı için evrenin tamamına ulaşmak hedeflenmiş ve örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Bu durumda araştırmanın evrenini merkez ilkokullarda görev yapan 220 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada gerekli verileri elde edebilmek için araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, İnce & Şahin (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Maslach Tükenmişlik Envanteri Formu" ve Tabak, Sığrı & Türköz (2013) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Öz Liderlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeyleri "orta düzey" ve öz liderlik düzeyleri "yüksek düzey" olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile öz liderlik beceri düzeyleri arasında ölçek genelinde anlamlı bir ilişki yoktur. Ancak mesleki tükenmişlik ve öz liderlik alt boyutları arasında anlamlı ilişkilerin varlığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında; öz liderlik ve alt boyutları (kendini gözlemleme, hatırlatıcılar belirleme, kendi kendine konuşma, başarılı performans hayal etme) ile kişisel başarı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Ayrıca kendini cezalandırma ile kişisel başarı alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Bir ilkokul öğretmeninin soru sorma süreçlerinin epistemolojik inançları bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada, bir ilkokul öğretmeninin soru sorma süreçleri incelenmiştir. Öğretmenin eğitim verdiği Türkçe, matematik ve fen bilimleri arasındaki soru sorma süreçleri de karşılaştırılmıştır. Araştırmada ayrıca öğretmenin epistemolojik inancı da belirlenerek soru sorma süreçleri epistemolojik inançları bağlamında incelenmiştir. Araştırma yöntemi, nitel araştırma yöntemlerinden tipik durum çalışması olarak belirlenmiştir. Araştırmadaki katılımcı öğretmen, 2021-2022 güz öğretim döneminde 4. Sınıf öğretmenidir. Çalışmadaki veriler gözlem ve görüşme yolu ile elde edilmiştir. Gözlemde araştırmacı tarafından hazırlanan gözlem formu kullanılırken, epistemolojik inancın belirlenmesi için Araştırma Sorgulamaya Dayalı Epistemolojik İnanç Mülakat Formu (TBI) kullanılmıştır. Gözlemden önce ve gözlemden sonra öğretmen ile görüşme yapılmıştır. Öğretmenin matematik, Türkçe ve fen bilimleri dersleri gözlemlenmiştir. Gözlem ile öğretmenin derste kullandığı soruların türü, öğrenci cevaplarına tepkileri belirlenmiştir. Gözlemden elde edilen sonuçlar ile ilgili öğretmenle görüşme yapılmıştır. Veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Öğretmenin epistemolojik inançlarının ağırlıklı olarak geçiş düzeyinde olduğu ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgularla, soru sorma süreçlerinin dersten derse farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Matematik dersinde bilgi/veri sorularının daha fazla sorulduğu görülürken fen bilimleri ve Türkçe derslerinde soru türlerinde daha dengeli bir dağılım görülmüştür. Öğretmenin öğrencilere verdiği tepkiler epistemolojik inançları ile uyumludur. Öğrencilerin cevap hakkı dağılımı incelendiğinde derse aktif katılan ve katılmayan öğrencilerin tüm derslerde aynı kalmıştır. Yine sınıf içerisinde cevap hakkı dağılımına yönelik bulguların da epistemolojik inanç ile uyumlu olduğu görülmüştür. Bununla beraber sınıf yönetiminin soru sorma süreçlerine etki eden önemli bir değişken olduğu görülmüştür.
İlköğretim okulları 1. kademede görev yapan sınıf öğretmenlerinin yeni illköğretim programlarını kabullenmişlik düzeyleri ve mesleki doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada ilköğretim okullarının I.Kademesinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin, yeni ilköğretim programlarını kabullenmişlik düzeylerinin; cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, mezun oldukları okul, görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi, görev yaptığı sınıf düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı ve kabullenmişlik düzeyleri ile mesleki doyumları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, Adana İli Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerindeki İlköğretim okullarının I.kademesinde sınıf öğretmeni olarak görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırma oranlı küme örnekleme yoluyla tesadüfî olarak seçilen toplam 420 öğretmen ile yürütülmüştür. Araştırmada Gömleksiz (2005) tarafından geliştirilen ?Yeni İlköğretim Programı Ölçeği? ile Kuzgun, Sevim ve Hamamcı (2005) tarafından geliştirilen ?Mesleki Doyum Ölçeği? (MDÖ) kullanılmıştır. Ayrıca, araştırmacı tarafından öğretmenlerin; cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, mezun olunan okul, görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi ve görev yaptıkları sınıf düzeyine ilişkin sorulardan oluşan bir ''Kişisel Bilgi Formu'' hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırma sonucunda öğretmenlerin yeni ilköğretim programlarını (eğitim ortamı programları tanıma, programları benimseme ve programları uygulama) kabullenme düzeyleri ve mesleki doyum düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İş Doyumu, Eğitim Programı, Kabullenmek, Sınıf Öğretmeni, Yeni İlköğretim Programı.
Assessment primary school teacher knowledge toward mumps diseases at diwaniya city
Background: Mumps is an acute disease caused by a single serotype virus (paramyxovirus) that primarily affects adolescents and children. Mumps is a contagious disease that can be spread through saliva Objective: Determine primary school teachers' knowledge about Mumps diseases. Because schools play such an essential role in improving children's and society's health, we can raise knowledge of mumps in schools to treat the condition better and prevent its transmission. Methods: From January 14 to April 30, 2022, a descriptive study was conducted in 40 primary schools in Al-Diwaniyah to assess teachers' knowledge about mumps. The sample included 355 male and female teachers with at least one year of experience. Results: The results of the research showed that the majority of the teachers who participated in the study sample were aged 41 and over, with a percentage of (40.8%), The study also showed that the number of female participants in the study sample is more than males, at a rate of (56.9%), The study also showed a relationship between the level of knowledge of teachers, the training course and the number of years of experience. Conclusion: In general, the results of teachers' evaluation of mumps in schools indicate a poor level of general knowledge; they need an intensive educational program and training courses to increase teachers' awareness and knowledge about mumps disease Key Words: Assessment, Primary School, Teachers, Mumps, Knowledge
Al-Diwaniyah şehri okullarındaki ilkokul öğretmenlerinin ilk yardım konusundaki bilgilerinin değerlendirilmesi
In this study, Injuries often occur in schools and are the most significant cause of mortality for school-age kids globally, and injuries significantly influence school completion. Consequently, prompt and thorough treatment of such events will decrease morbidity and mortality. This study aimed to assess primary school teachers' knowledge about First aid in Al-Diwaniyah, Iraq. A descriptive cross-sectional study was carried out in Diwaniyah in Iraq from January 1st to June 15th, 2022, to assess the knowledge and attitudes of primary school teachers about First aid. Three hundred fifty-five forms were distributed, 354 of them were valid for use in statistical analysis, and one condition was not suitable for entry because most of the questions were not answered. Overall, the results indicate that (91%) of the teachers were unsure of the knowledge related to first aid, followed by those who did not respond cognitively and had no response (6.5%), followed by those who did not have a cognitive response and were yes (2.5%). This research work recommended educating teachers about the importance of First aid, teaching teachers how to provide First aid to children in various dangerous situations such as burns, falls, injuries, bleeding, and fractures, and establishing a First aid box in every school and supplying it with critical medical materials in First aid, teaching teachers about bleeding disorders and how to provide First aid.
Sınıf yönetiminde anne baba tutumlarından kaynaklanan istendik ve istenmedik öğrenci davranışlarının incelenmesi
Bu araştırmada sınıf yönetiminde anne baba tutumlarından kaynaklanan istendik ve istenmedik öğrenci davranışlarını incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın deseni olarak nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim–öğretim yılında Yozgat il merkezinde 10 devlet ilkokulunda görev yapan 25 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırmada, çalışma grubu amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örneklemeyle tespit edilmiştir. Ölçüt örneklemede öğretmenlerin mesleki kıdeminin en az beş yıl ve ilkokul 1, 2, 3 veya 4. sınıfı okutuyor olması gözetilmiştir. Araştırma verileri, araştırmacının geliştirdiği yarı-yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve içerik analiziyle çözümlenmiştir. Bu araştırmada anne baba tutumundan kaynaklanan en sık tekrar eden istenmedik öğrenci davranışları şiddet, küfretme ve ödev yapmama; en sık tekrar eden istendik öğrenci davranışları ise saygılı davranma, sorumluluklarını yerine getirme ve tertipli düzenli olmadır. İstenmedik öğrenci davranışlarının ortaya çıkmasında aşırı hoşgörülü, ihmalkâr, otoriter, tutarsız, aşırı koruyucu anne baba tutumunun; istendik öğrenci davranışlarının ortaya çıkmasında ise demokratik anne baba tutumunun etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. En sık tekrar eden istenmedik davranış sorumluluklarını yerine getirmeme olup, bu davranışın ortaya çıkmasında tüm anne baba tutumlarının etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca en fazla sorunlu davranışa yol açan anne baba tutumunun aşırı hoşgörülü anne baba tutumu olduğu, sonra sırayla ihmalkâr, otoriter, tutarsız ve koruyucu anne baba tutumu olduğu ortaya çıkmıştır. İstenmedik öğrenci davranışlarının sınıf yönetiminde eğitim öğretimi aksattığı, arkadaşlık ilişkilerini bozduğu, sınıf başarısını düşürdüğü ve istenmedik davranışları yaygınlaştırdığı; istendik öğrenci davranışlarının ise öğretmen motivasyonunu, eğitim öğretime ayrılan zamanı ve akademik başarıyı artırdığı, istenmedik davranışları azalttığı, paylaşım ve arkadaşlık ilişkilerini olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, sınıf yönetiminde karşılaşılan istendik ve istenmedik öğrenci davranışıyla anne baba tutumları arasında ilişki olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.
İnsan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersinin teorik ve uygulama boyutunun ilkokul 4. sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre incelenmesi
İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi dersi 2015-2016 yılından itibaren 4. sınıflarda haftada iki ders saati olarak verilmektedir. Bu çalışmanın amacı, İHYD dersinin teorik ve uygulama boyutunun ilkokul 4. sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre incelenmesidir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden olgu bilim desenine göre yürütülmüştür ve yapılan araştırmanın katılımcıları amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme yöntemine göre ilkokul 4. sınıf öğretmeni İHYD dersi okutan ve Yozgat il merkezinde çalışan 30 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma sorularına yanıt aramak üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Görüşmeler sonrasında ortaya çıkan kodlardan hareketle benzerlikler ve farklılıklara göre kategoriler oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenler 4. sınıf İHYD dersi kazanımlarını gerçekleştirilebilir ve yararlı olarak bulmasına rağmen kazanım sayısının fazla olduğundan sadeleştirilmesini önermektedir. Dersin içeriğinin 4. sınıf öğrenci yaş seviyesine uygun olmadığı, soyut kaldığını, anlaşılmayan konular olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme öğretme sürecinde kullanılan ders kitabının güncelleştirilerek yaş grubuna uygun hazırlanması önerilmiştir. Değerlendirmede geleneksel klasik yöntemlerden uzaklaşmak gerektiği de belirtilmiştir. Ders ile ilgili teorik ve uygulama boyutuna dair önerilerde bulunulmuştur.
MEB ilkokul ve ortaokul eğitim kurumlarına atanan aday öğretmenlere uygulanan mentorluk süreci
Bu çalışmanın temel amacı "MEB eğitim kurumlarında aday öğretmenlere yönelik uygulanan mentorluk sürecinin değerlendirilerek aday ve danışman öğretmenlerin uygulanan mentorluk süreci ile ilgili olumlu, olumsuz görüşlerinin belirlenmesidir. Çalışmada temel yöntem olarak tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde nicel ve nitel analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Ayrıca, yapılan bu çalışma keşfetmeye dayalı durum çalışması deseninde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Gaziantep iline Mart 2016'da atanıp, Eylül 2016'da Gaziantep ilinde çalışmaya başlayan 669 mente (aday öğretmen) ve aday öğretmenlere danışmanlık yapmak üzere atanan 154 mentor (danışman öğretmen) olmak üzere toplam 823 öğretmen oluşturmuştur. Örneklemin seçiminde rastgele örnekleme yöntemlerinden birisi olan tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aşamasında araştırmacı tarafından mentorlara ve mentilere yönelik olarak hazırlanan "mentorluk sürecinin analizi anketi" ile yarı yapılandırılmış özellik gösteren "görüşme formu" kullanılmıştır. Anket verilerinin nicel analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılarak tanımlayıcı ve anlam çıkarıcı istatistik yöntemleri kullanılmıştır. Görüşme formu verilerinin nitel analizinde ise betimsel ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; mevcut uygulamanın mesleki gelişime katkı sağlama, yeni bilgi ve beceriler kazandırma ve tecrübe aktarımı sağlama yönlerinden katkı sağladığı tespit edilmiştir. Mentor ve mentiler bu konuda benzer fikir sahibidirler. Ancak, mentilerin uygulamanın kişisel gelişime katkı, motivasyon sağlama, mesleğe karşı ilgiyi arttırmaya katkıları ile ilgili olarak kararsız oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Adaylık Eğitimi, Hizmet İçi Eğitim, Mente, Mentor, Mentorluk.
Sınıf öğretmenlerinin algılarına göre istenmeyen öğrenci davranışları; kaynakları, sonuçları ve çözüm önerileri
Bu araştırmanın amacı ilkokul öğretmenlerinin algılarına göre eğitim öğretim ortamlarında karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarını, bunların kaynaklarını ve sonuçlarını ortaya çıkarmak ve sınıf öğretmenlerinin istenmeyen öğrenci davranışları karşısında başvurdukları baş etme stratejilerini belirlemektir. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ili merkez Şehitkâmil ilçesine bağlı Gaziantep'te bir ilkokulda görev yapmakta olan 19 bayan, 11 erkek olmak üzere toplam 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma veri toplama yöntemlerinden görüşme yöntemi kullanılarak, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veriler toplanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenler sınıfta en fazla; sınıf kurallarına uymama, etkinliklerde diğerlerini rahatsız etme, izinsiz ve söz almadan konuşma, öğretmene saygısızlık, diğerlerine fiziksel ve sözel şiddet uygulama, derse yeterli ilgi göstermeme ve dersi önemsememe, diğer öğrencileri rahatsız etme ve dikkat dağınıklığı davranışlarıyla karşılaşmaktadır. Bu davranışlarla baş etmek için ise en fazla; rehberlik servisinden destek alma, öğrencilerle yakından ilgi, genel sözlü uyarı, uyarı, velilerle görüşme, ödül, ceza, göz teması kurma, fiziksel müdahale yani öğrencinin yerini değiştirme yöntemlerini kullandıkları saptanmıştır.
İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin öz-liderlikleri ile sınıf yönetimi öz-yeterlik algıları arasındaki ilişki
Bu araştırmada, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin öz-liderlik düzeyleri ile sınıf yönetimi öz-yeterlik algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma Gaziantep ilinde görev yapmakta olan 309 öğretmenin katılımı ile yürütülmüştür. Araştırmada nicel esaslı betimsel araştırma kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Öz-liderlik ölçeği ve Sınıf Yönetimi Öz-yeterlik ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verileri analiz edilirken, öğretmenlerin öz-liderlik stratejilerine ilişkin algılarını belirlemek için betimsel istatistik (ortalama, ss, min ve max) kullanılmıştır. Öğretmenlerin öz-liderlik stratejilerinin cinsiyet ve branş değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için t-testi kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Öğretmenlerin öz-liderlik stratejilerinin kıdemlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Öğretmenlerin öz-liderlik algıları ile sınıf yönetimi öz-yeterlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için ise standart çoklu regrasyon analizi yapılmıştır. Öğretmenlerin öz-liderlik algı düzeylerinin genel olarak yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet faktörü açısından öz-liderlik stratejilerinin her üç alt boyutunda da kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre öz liderlik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Katılımcı öğretmenlerin verdikleri cevapların ortalama değerleri incelendiğinde, branş faktörünün anlamlı olarak faklılık oluşturmadığı gözlenmiştir. Mesleki kıdemin ilk ve son döneminde olan öğretmenlerin ara dönemdeki öğretmenlere göre öz-liderlik algılarının tüm alt boyutlarda yüksek olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin öz-liderlikleri ile sınıf yönetimi öz-yeterlik algıları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Öz-Liderlik, Öz-Yeterlik, Öğretmen Öz-Yeterliği, Öğretmen Öz-Liderliği
Öğretmenlerin genel öz yeterlilik algıları ile duygusal emek davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi: İzlenim yönetimi taktiklerinin aracılık rolü
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin genel öz yeterlilik algıları, izlenim yönetimi taktikleri kullanımı ve duygusal emek davranışları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada betimsel ve ilişkisel model kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili, Şahinbey ve Şehitkâmil merkez ilçelerindeki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem ise bu okullarda çalışan 480 ilkokul, 466 ortaokul öğretmeninden oluşmaktadır. Veriler, "Genel Öz Yeterlilik Ölçeği" , "Duygusal Emek Ölçeği" ve "İzlenim Yönetimi Taktikleri Ölçeği" aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve AMOS istatistik programları kullanılarak, betimsel istatistikler hesaplanmış, korelasyon analizi ve yapısal eşitlik modeli analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin genel öz yeterlilik algıları; izlenim yönetimi taktikleri kullanımlarını ve duygusal emek davranışlarını anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Genel öz yeterlilik, duygusal emeğin yüzeysel rol yapma alt boyutu ile negatif yönde; derinden rol yapma ve doğal duygular alt boyutları ile pozitif yönde ve anlamlı bir ilişkiye sahiptir. İzlenim yönetimi taktikleri, genel öz yeterlilik ile yüzeysel rol yapma arasında tam aracı role sahipken; genel öz yeterlilik ve derinden rol yapma arasında kısmi aracı role sahiptir. İzlenim yönetimi taktiklerinin, genel öz yeterlilik ve doğal duygular arasında aracı rolü bulunmamaktadır. Öğretmenler, kullanacakları izlenim yönetimi taktiklerini ve sergileyecekleri duygusal emek davranışlarını, genel öz yeterlilik algılarına göre belirlemektedir.
İlkokul öğretmenlerinin eğitim felsefelerine ilişkin algıları ile eğitim programı, öğretmen-öğrenci rolleri ve öğretim uygulamalarına ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın genel amacı, ilkokul öğretmenlerinin sahip oldukları eğitim felsefelerine yönelik algıları, eğitim programı (amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci, değerlendirme), öğretmen–öğrenci rolleri ve kendi uygulamaları hakkındaki görüşlerini incelemektir. 2013-2014 eğitim öğretim yılında Adana merkez ilçelerindeki (Yüreğir, Seyhan, Çukurova, Sarıçam) ilkokullardan gönüllü olarak araştırmaya katılan toplam 231 öğretmenle yürütülen araştırma bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmada önce nicel veriler toplanıp analiz edilmiş, daha sonra sonra nitel veriler toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında Wiles ve Bondi (1993) tarafından geliştirilen (Philosophy Preferences Assesment) ve Doğanay ve Sarı (2003) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Felsefi Tercih Değerlendirme Formu (FTDF)" kullanılmıştır. Görüşmelerle elde edilen nitel veriler ise araştırmacı tarafından uzman görüşleri doğrultusunda geliştirilen "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" (YPGF) kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri betimsel istatistiklerin yanı sıra, Whitney U-Testi ve Kruskall Wallis testleri uygulanarak analiz edilmiş, bu süreçte SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Nitel veriler üzerinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda ilkokul öğretmenlerinin kendi eğitim felsefelerine ilişkin algılarının deneyselcilik felsefesinde yoğunlaştığı görülmüştür. Bununla birlikte öğretmenlerin diğer eğitim felsefelerine de (Varoluşçuluk, Daimicilik, İdealizm) yüksek derecede benimsedikleri, eklektik bir anlayışa sahip oldukları belirlenmiştir. Cinsiyet, mezun olunan okul türü ve hizmet yılı öğretmenlerin felsefi algılarında anlamlı bir fark yaratmamış, yaşı 41 ve üzerinde olan öğretmenlerin idealizmi benimseme düzeyleri diğer öğretmenlerden anlamlı bir şekilde daha yüksek olmuştur. Mesleki deneyimler öğretmenlerin eğitimle ilgili felsefi görüşlerinin gelişmesinde en etkili faktör olurken, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerin etkisi düşük düzeyde kalmıştır. Eğitimin amaçlarını daha çok toplumsal açıdan vurgulayan öğretmenler, içerikte pozitif bilimler, matematik, mantık, ahlak kuralları, günlük yaşamda kullanılacak bilgiler, anadil ve yabancı dil, davranış kuralları, sanat ve demokrasiyle ilgili konuların yer alması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretmenler nitelikli bir öğrenme ortamını fiziki açıdan donanımlı; sosyal açıdan demokratik, akademik açıdan ise işbirliğine dayalı öğretim sürecinin gerçekleştiği ortam olarak ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin öğrencilerden sınıf ortamında beklentileri; aktif olmaları (araştırma yapma, sorumluluklarını yerine getirme, sorgulama, öğrenme güdüsünü yüksek tutma vb.), kendi öğrenme sürelerini kontrol etmeleri (zihninde yapılandırma, eksiklerini tamamlama, öğrendiklerini yaşamında kullanma vb). ve sosyal becerilerini geliştirmeleridir (işbirliği yapma empati kurma, farklı düşüncelere saygılı olma vb.). Öğretmenle öğrenme-öğretme sürecinde kendi rollerini ise öğrenmeye rehberlik, planlı olma, model olma ve etkili liderlik olarak tanımlamışlardır. Öğretmenlerin kendi eğitim felsefelerine ilişkin algıları deneyselcilik felsefesinde yoğunlaşmış, ancak eğitimin amacı, içeriği ve öğrenme-öğretme ortamının ne olması/nasıl olması gerektiğiyle ilgili açıklamalarında diğer felsefelerin etkileri de görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Eğitim, felsefe, öğretmen, öğrenci, eğitim programı.
İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin örgütsel kültür ve motivasyon algıları (Nevşehir örneği)
Araştırmanın amacı ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel kültür ve motivasyon algılarını incelenmektir. Araştırma kapsamında öğretmenlerin örgütsel kültür ve motivasyon algıları betimlendikten sonra bu algıların; öğretmenlerin cinsiyeti, kıdemi, branşı ve görev yapmakta oldukları okuldaki görev süresi gibi değişkenlere göre istatistiksel açıdan farklılaşıp farklılaşmadığı test edilmiştir. Araştırmada ayrıca, öğretmenlerin örgütsel kültür algıları ile motivasyon algıları arasındaki korelasyon ve öğretmenlerin örgütsel kültür algılarının motivasyon algıları üzerindeki yordayıcı etkisi incelenmiştir. Araştırma, 2017–2018 eğitim-öğretim yılında Nevşehir il merkezindeki ilk ve ortaokullarda görev yapmakta olan 159 ilkokul ve 165 ortaokul öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırmada İpek (1999) tarafından geliştirilen Örgütsel Kültür Ölçeği ile Uçar (2014) tarafından geliştirilen Öğretmen Motivasyonu Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin örgütsel kültür algılarına ilişkin aritmetik ortalamalarının güç kültürü, rol kültürü, başarı kültürü ve destek kültürü alt boyutlarında; motivasyon algılarına ilişkin aritmetik ortalamalarının ise içsel ve dışsal motivasyon alt boyutlarında öğretmenlerin cinsiyetlerine, kıdemlerine, branşlarına ve okuldaki görev sürelerine bağlı olarak istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığı t-testi ve tek yönlü varyans analizi ile belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin örgütsel kültür alt boyutlarına ilişkin algıları ile motivasyon alt boyutlarına ilişkin algıları arasındaki ilişki korelasyon ve regresyon analizi ile incelenmiştir. Araştırmada başlıca şu sonuçlara ulaşılmıştır: Araştırmaya katılan öğretmenlerin motivasyon düzeyi içsel motivasyon boyutunda çok katılıyorum, dışsal motivasyon boyutunda ise tamamen katılıyorum aralığında gerçekleşmiştir. Öğretmenlerin örgütsel kültür algılarına ilişkin aritmetik ortalama en yüksek destek kültürü boyutunda tespit edilmiş; bu ortalamayı sırasıyla başarı, rol ve güç kültürü alt boyutları izlemiştir. İçsel motivasyon ile örgütsel kültür boyutları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde, dışsal motivasyon ile örgütsel kültür boyutları arasında ise pozitif yönlü, zayıf ve orta düzeyde ilişki gözlemlenmiştir. Öğretmenlerin motivasyon algılarının örgütsel kültür algılarından yordanma düzeyini test etmek için yapılan regresyon analizi sonucunda, öğretmenlerin örgütsel kültür algılarının, dışsal motivasyon algılarındaki varyansın %13'ünü, içsel motivasyon algılarındaki varyansın ise %25'ini açıkladığı tespit edilmiştir.