Kosovo
77 theses under this subject heading
Sesler derigisinin halk bilimsel açıdan incelenmesi
Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla, bu yapının bünyesinde bulunan tüm uluslar hak ve özgürlüklerine kavuşmuştur. Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti'nde ve Kosova özerk bölgesinde yaşayan Türkler de bu durumdan payını almıştır. Kendi ana dillerinde eğitim görmeye, basın yayınıyla (radyo, televizyon, gazete) birlikte kendi dilini, kültürünü yaşamaya, yaşatmaya ve tanıtmaya hak kazanmışlardır. Yugoslavya devleti, ulusların basın-yayın etkinliklerini desteklemiştir. Devlet, bu yolla yeni kurulan cumhuriyetin çalışmalarını tanıtmayı, toplumu bilinçlendirmeyi ve her ulusun ihtiyacını belirleyerek gidermeyi amaçlamıştır. Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti'nde 1965 yılında çıkan"Sesler" dergisi bu amaçla yayın hayatına başlamıştır. Makedonya'nın başkenti Üsküp'te yayımlanmaya başlanan "Sesler" dergisi 1965-2001 tarihleri arasında toplam 331 sayı çıkarılmıştır. Otuz altı yıl boyunca yayımlanan dergi, Yugoslavya dönemi ve sonrasında bağımsızlıklarını ilan eden Makedonya ve Kosova Türklerinin kültürel, edebi, siyasi varlıklarının korunmasında ve geliştirilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Sesler dergisinde, siyaset, eğitim, kültür, sanat, tarih, edebiyat gibi farklı konulara yer verilmiştir. Bu konular ile ilgili, hikâyeler, tiyatrolar, folklor derlemeleri, makaleler, okuyucuyla buluşmuştur. İlgili dergide Folklor başlığı altında verilen Türk halk kültürü ve edebiyatına dair bilgi, ürün ve malzemelerin dikkat çekici bir hacimde olması bu tezin fikri anlamda oluşmasına zemin hazırlamıştır. Bu sebeple söz konusu tezin konusu Sesler dergisinde yayımlanmış Türk halk kültürü ve edebiyatına dair folklorik malzeme ve ürünlerin halk bilimsel açıdan incelenmesi olarak belirlenmiştir. Çalışma toplamda VI bölümden oluşmaktadır. Bu çalışmanın giriş bölümünde Makedonya ve Kosova Türklerinin tarihi ve Türkçe süreli yayınlar ele alınmıştır. Altı bölümden meydana gelen çalışmanın birinci bölümünde Sesler dergisinin kuruluşu, biçimi, içeriği ve folklor faaliyetleri incelenmiştir. İkinci bölümde Sesler dergisindeki halk edebiyatı türlerinin tasnifi yapılarak içeriği incelenmiştir. Üçüncü bölümde geçiş dönemleri ritüellerine dair yazılar incelenmiştir. Dördüncü bölümde maddi kültür unsurları barındıran yazılar ele alınarak ayrı alt başlıklar altında incelenmiştir. Beşinci bölümde Sesler dergisinde yer verilen kutlama, şenlik ve bayramlar halk bilimsel açıdan ele alınmıştır. Altıncı bölümünde ise halk bilimiyle ilgili yazıların bibliyografyasına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sesler Dergisi, Makedonya, Kosova, Folklor, Halk Edebiyatı Türleri
Nationalism in the Balkans: Greater Albania and the Kosovan-Serbian conflict
Writing about the Balkans is quite a broad topic which covers not only the political journey of the Balkan countries but also their history which differs from state to state and has magic on its own. Nationalism in Balkans is a phenomenon which continues still now days. It is a topic which is as old as fresh, a topic which affects us in every aspect of life, whether it is political or social. Especially the latest events occurring in Kosovo and Serbia make it clear that nationalism in this region continues to play an important role. Given the fact that some Balkan countries have quarrel and fierce debates between them for me as an Albanian writing and researching for nationalism is quite special. This work covers not only the background of nationalism in the Balkan countries and its historical approaches but also the Albanian question. Nationalism did not originate in the Balkans but the Balkans became a fertile ground for it to grow, sometimes under the protection and encouragement of foreign powers. This paper examines the importance of nationalism and influences of great powers in the Balkans. The re-emergence of the Great Albanian Case and the Kosovo- Serbian conflict are two of the important aspects of this study. Many studies and researches have been done before from both sides, even though the arguments are in most of the cases partial and subjective. This thesis, based on historical evidences, tries to give an impartial answer to the Albanian question and Kosovo-Serbian conflict. It tries to give arguments based on the events of today's politics, history and geopolitics. It also tries to inquire the possibility for reconciliation by taking into account both sides of the story. Nationalism as an ideology continues to play an important role in every aspect of human's life since it is often the main cause of fights, wars and many disorders as it has been seen throughout history. That's why this topic it's interesting as much as important. The future of countries is inter-connected somehow with the level of their adaptation of nationalism in day to day state affairs. A little or too much of ''nationalism'' has its own advantages and disadvantages, but for the Balkans it has proven to be disastrous.
Uluslararası Hukukta kuvvet kullanımı: Kosova örneği
Bu çalışmada amaçlanan, "kuvvet kullanma" kavramı çerçevesinde uluslararası hukukun gelişimini açıklamaktır. Sonrasında Kosova'da yaşanan iç savaştan başlayarak, Kosova'nın tek taraflı bağımsızlığına kadar gelişen süreç ve tek taraflı bağımsızlık sonrası süreçte Kosova'nın uluslararası hukuktaki statüsünü açıklamaktır. Çalışmanın konusu, uluslararası hukukta "kuvvet kullanma" kavramının ortaya çıkması ve uluslararası hukukun gelişimi ile başlayıp, NATO'nun Kosova iç savaşına müdahalede bulunması ile devam edip, sonrasında Kosova'nın tek taraflı bağımsızlığı ve Kosova'yı tanıyan devletlere değinilmiştir. Son olarak da Uluslararası Adalet Divanı'nın, Kosova'nın tek taraflı bağımsızlığı hakkındaki yorum kararları incelenmiştir. Çalışma esas olarak Birleşmiş Milletler Şartı'nda kuvvet kullanmanın bölgesel örgütlere verilmesiyle birlikte NATO'nun Kosova iç savaşına müdahalesi bağlamında şekillenmiştir. Çalışmanın amacı ve önemi, uluslararası hukukta "kuvvet kullanma" kavramı çerçevesinde uluslararası hukukun gelişimi ile birlikte Kosova iç savaşına giden süreç ve NATO'nun Kosova müdahalesinin incelenmesidir. NATO'nun Kosova müdahalesi ile Kosova'nın bağımsızlığa giden yolu ve Uluslararası Adalet Divanı'nın Kosova'nın bağımsızlığı sürecindeki yorum kararlarının ele alınmasıdır. Anahtar Kelime: Kuvvet Kullanma, Kosova, BM, NATO.
Viyana Satım Sözleşmesi (CİSG), Arnavutluk Cumhuriyeti Medeni Kanunu ve Kosova Cumhuriyeti Borçlar Kanunu'na göre satıcının malı teslim borcu
Bu çalışmanın amacı Viyana Satım Sözleşmesi, Arnavutluk Cumhuriyeti Medeni Kanunu ve Kosova Cumhuriyeti Borçlar Kanunu'na göre, karşılaştırmalı olarak satıcının malı teslim borcunun belirlenmesidir. Satıcının malı teslim borcuna geçilmeden önce, teslim kavramı incelenmeye çalışılmıştır. Viyana Satım Sözleşmesi'nde teslim kavramı hakkında bir tanım bulunmamaktadır fakat teslimin nerede ne zaman ve ne şekilde olacağı hakkında bilgiler mevcuttur. Çalışmanın devamında, malın teslim yerinin belirlenmesi ele alınmaktadır. Viyana Satım Sözleşmesi'ne göre satıcı, malları alıcıya teslim etmek, mallara ilişkin belgeleri alıcıya vermek ve malların mülkiyetini alıcıya geçirmekle yükümlüdür. Ancak, bu borçlardan sadece sözleşmede taraflarca aksinin kararlaştırılmadığı veya herhangi bir düzenleme bulunmadığı zaman bahsetmek mümkündür. Çünkü Viyana Satım Sözleşmesi'nde satıcının malı teslim borcuna ilişkin hükümleri tamamlayıcı hukuk kuralı olarak nitelendirilmektedir. Satıcının malı teslim borcu açısından ise CISG, ACMK ve KCBK büyük ölçüde paralellik göstermektedir.
İnsani müdahale söylem ve pratiğinin Kosova bağımsızlık sürecine etkisi
1999 tarihinde NATO'nun BMGK yetkilendirmesi olmaksızın gerçekleştirdiği insani müdahale tüm öncüllerinden farklı bir konumdadır. Anılan müdahale hiçbir hukuki dayanak gözetilmeksizin yalnızca insan haklarının yeniden tesisi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ancak müdahalenin hukuka aykırı ancak meşru olması insani müdahale, hukuk ve meşruiyet gibi kavramları söylem olarak ele almayı gerektirmektedir. Bu noktada hukuk, kendisini oluşturan normların ötesinde bir söylem olarak ele alındığı takdirde hukuk ve hukuki söylemin söylem dışı alanla ilişkili olduğu ortaya çıkmaktadır. Hukuk, yalnızca kurallar bütünü olarak değil bir ilişki biçimi olarak iktisadi, siyasal, ideolojik alanla sıkı bir ilişkiliye sahiptir. İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde ABD'nin küresel kapitalizm içerisindeki öncü ve özgün rolü sermaye ve devletin uluslararasılaşması süresinde ve bu süreç içerisindeki küresel iktisadi, siyasal ideolojik dönüşümlerde büyük etki sahibi olmuştur. İkinci Dünya Savaşı öncesi dönemden farklı olarak 1945 sonrası dönemde emperyalizmin güncel formu içerisinde, bir devlet birden fazla sermaye grubunu ihtiva edebilmekte; bir sermaye grubu ya da tekil kapitalist ise birden fazla ülke içerisinde operasyon yürütebilmektedir. 1980'li yıllardan itibaren neo-liberal politikalar neticesinde uluslararasılaşma süreci ivmelenmiş, 1990'larda SSCB'nin dağılmasıyla, ABD hegemonyası küresel konjonktürde tek proje olarak kalmıştır. 1990 sonrası dönemin yeni uluslararası hukuk normları ekonomi politik perspektiften ele alındığında anlam kazanmaktadır. Nitekim uluslararası hukukun yaşadığı dönüşüm yalıtılmış bir iç dönüşüm değildir. Bu noktada 1990'lı yıllardan itibaren Soğuk Savaş dönemine ait hukuk ilkeleri yerlerini insani müdahale, koruma sorumluluğu, evrensel insan hakları, haydut devlet gibi kavramlarda açığa çıkan yeni bir hukuk mantığına bırakmıştır. Merkez kapitalist ülkelerin Yugoslavya savaşları esnasında sergiledikleri iktisadi, siyasal, hukuki pratikler ve bunları mümkün kılan söylemler insan hakları ve insani müdahale kapsamında korunan menfaati insancıllık hakkındaki genel kanaatin üstünde bir noktada konumlandırmaktadır. NATO'nun Kosova'ya doğrudan müdahalesi ve Kosova'nın bağımsızlığı, uluslararası hukuk içerisinde gelişen yeni müdahaleci perspektifin ürünüdür.
Gözetimin yeniden üretildiği bir alan olarak yeni medya ve mahremiyet algısındaki değişim: Kosova örneği
Teknolojinin gelişmesi ve yeni medyanın kendimizi ifade edebilmek için sunduğu imkanlar, mahremiyet kavramını bir değişime ve dönüşüme uğratırken; aynı anda insanların güvenliği adına yeni gözetim araçlarını geliştirdiği görülmektedir. Gözetim ve mahremiyet algıları hayatımızda her zaman var olmuştur ancak iletişim teknolojilerinin ilerlemesi ile sürekli değişim ve gelişme göstermiştir. Kamusal ve özel yaşam ekseninde düşünülünce bu iki alanın birbiriyle sürekli etkileşim ve çatışma içinde olması, özellikle sosyal paylaşım ağlarının bireylerin mahremiyet alanına ihlali değerlendirilirse gözetim ve mahremiyet algısı üzerine daha fazla durmamız gerekmektedir. Bu çalışma, Kosova'da interneti ve sosyal araçları yoğun olarak kullanan gençlerin, gözetimin yeniden üretildiği bir alan olarak yeni medya ve mahremiyet algısındaki değişimini incelemeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda 18 lisans ve lisansüstü Hasan Prishtina Üniversitesi öğrencileri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve bu öğrencilerin görüşleri alınıp değerlendirilmiştir.
Kosova cumhuriyeti'nin bağımsızlığı ve devlet inşa süreci
Kosova, hem Sırplar hem de Arnavutlar için önemli bir bölgedir. 1912 yılına kadar Osmanlı toprağı olan Kosova, daha sonra Sırpların eline geçmiş ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında Yugoslavya'nın kontrolünde özerk toprak ilan edilmiştir. Ancak hala Sırbistan'a bağlı kalan Kosova'da Tito'nun ölümü ardından başlayan ekonomik sıkıntıların da etkisiyle ayaklanmalar meydana gelmiş ve bu ayaklanmalar kanlı bir şekilde bastırılmıştır. 1989 yılında Kosova'nın özerklik hakkının elinden alınması sonucunda 1991 yılında Kosova Cumhuriyeti ilan edilerek Sırbistan ile olan ilişkiler kesilmiştir. 2008 yılına kadar ABD, NATO ve Birleşmiş Milletler gibi güçlerin barış sürecine katıldığı dönemin sonunda, Türkiye ve ABD başta olmak üzere birçok ülke tarafından Kosova Cumhuriyetinin bağımsızlığı tanınmıştır. Avrupa Birliği günümüzde ekonomik, siyasi ve sosyal açılardan Kosova ile ilgili desteğine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada; Kosova'nın bağımsızlığına giden sürecin anlatılmasının yanında, NATO'nun Kosova'ya müdahalesi ve hukuki sonuçlarına değinilmiştir. Ayrıca Kosova'daki bağımsızlığın Balkanlara ve küresel düzeydeki etkileri de ele alınmıştır. Bunun yanında Devlet inşa sürecine bağlı olarak UNMIK ve Desentralizasyon kapsamında Kosova'nın yerel yönetim yapısı ele alınarak Kosova'nın kurumsal yapısı değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kosova Cumhuriyeti'nde yaşayan farklı etnik kökene sahip halkların ve resmi kurumlarda/yönetimde yer alan katılımcıların bağımsızlık algıları, siyasi, sosyal, ekonomik durumu ve beklentileri, Türkiye'nin ve diğer ülkelerin Kosova'ya etkilerine yönelik görüşleri analiz edilmiştir. 3 genel tema altında değerlendirilen görüşmelerden elde edilen bulgulara göre, Kosova'nın bağımsızlığı öncesinde Arnavutların Sırp işkencelerine maruz kaldığı, işsiz bırakıldıkları, ayrımcılığa uğradıkları ve göç etmek zorunda kaldıkları ifade edilmiştir. Kosova'nın Cumhuriyetle yönetilmeye başlaması ile halkın siyasi olarak kendilerini ifade etmeye başladıkları da tespit edilmiştir. Kosova'nın yerel yönetimi kapsamında devlet inşa sürecinin daha çok UNMIK vasıtasıyla devam ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal ve kültürel anlamda Kosova hükümetinin azınlıklara yönelik saygı ve kültürü yaşatma politikalarından memnun olunduğu belirlenmiştir. Kosova'nın bağımsızlık sürecinde ülkelerin etkilerine ilişkin bulgular incelendiğinde; özellikle ABD'nin aktif rolü yanı sıra Türkiye, BM ve AB'nin desteklerinin de ön planda olduğu tespit edilmiştir. Rusya'nın ise Kosova ile ilişkilerinin kopuk olduğu belirtilmiştir. Kosova sorunu nedeniyle Sırplar ve Arnavutlar arasındaki sorunların ise hala sürdüğü ve Kosova halkının bağımsızlığını korumak ve Avrupa'da söz sahibi olabilmek açısından kurumsallaşma çabalarının devam ettiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kosova, Bağımsızlık, UNMIK, Kosova Halkları, Devlet İnşası, Balkanlar.
Cinsel şiddet vakaları üzerinden Kosova ve Sırbistan'da ulus inşaa sürecinin değerlendirilmesi"
Konusu cinsel şiddet vakaları üzerinden Kosova ve Sırbistan'da ulus inşa sürecinin değerlendirilmesi örneğini konu almıştır. Çalışmanın amacı Yugoslavya'nın dağılım sürecinde Sırplar ile Kosovalılar (Arnavutlar) arasında yaşanan etnik çatışmalar döneminde işlenen tecavüz ve taciz suçları ile sonrasındaki ulus inşasında, bu problemi ortaya koymaktır. Konu, çatışma dönemlerinde işlenen tecavüz ve cinsel saldırı suçları üzerinden işlenmiştir çünkü silahlı çatışma sırasında kadınlar ve erkeklere karşı işlenen tecavüz suçlarını incelemek, barış ve savaş zamanlarında hem "öteki" algısını hem de ulus inşası sürecinde toplumsal cinsiyet ve cinsel şiddet olgularının daha iyi analiz edilebilmesine yardımcı olacaktır.
İzmir'de yaşayan Balkan Türkleri ve müslümanlarının (Arnavutluk, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Yunanistan) geçiş dönemleri üzerine bir inceleme
"İzmir'de Yaşayan Balkan Türkleri ve Müslümanlarının (Arnavutluk, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Yunanistan) Geçiş Dönemleri Üzerine Bir İnceleme adını taşıyan çalışmamız bir saha araştırması olup İzmir'de yaşayan Arnavutluk ve Kosova'dan göç eden Müslüman Arnavutların; Bulgaristan, Makedonya ve Yunanistan'dan göç eden Türklerin "geçiş dönemi" olarak adlandırılan doğum, evlenme ve ölüm ile ilgili yapmış oldukları uygulamaları içermektedir. Bu sahaların seçilmesindeki amaç İzmir'de bu kitlelerin yoğun olması ve de böyle bir toplu çalışmanın daha önce yapılmamasıdır. Çalışma alanı olarak belirlemiş olduğumuz 11 ilçe ve bu ilçelere bağlı 20 köy ve mahalleden, 100 kaynak kişi ile iletişime geçilmiştir. Kaynak kişilerden elde edilen bilgiler görüşme yöntemi kullanılarak elde edildikten sonra sınıflandırılmıştır. Bu bilgiler öncelik, sonralık sırasına uyularak kullanılmıştır. Hazırlamış olduğumuz çalışma temelde; "Giriş", üç ana bölümü oluşturan "Doğum, Evlenme, Ölüm" bölümleri ve "Sonuç" kısmından oluşmakla birlikte; "Sözlü ve Yazılı Kaynakları", "Özgeçmiş" ve "Türkçe, İngilizce Özetleri" de içermektedir. Tezin giriş kısmı dört başlıktan oluşmakla birlikte, Balkanlar, Balkan Türkleri ve Müslümanları hakkında bilgiler verildikten sonra, çalışmamız için tercih ettiğimiz Arnavutluk, Bulgaristan, Kosova, Makedonya ve Yunanistan sahaları için kısa ve kılavuz niteliğinde Türkiye'de yapılmış olan bilimsel çalışmalarla ilgili bilgiler verilmiştir. Giriş'in son başlığını ise çalışmamızın konu, amaç, yöntem ve kaynak kişiler hakkında veriler bilgiler oluşturmaktadır. Tezin birinci bölümünde beş sahada yapılmış olan doğum ile ilgili uygulamalar anlatılırken ikinci bölümde evlenme, üçüncü bölümde ise ölüm ile ilgili yapılan uygulamalar verilmiştir. Bu bütün ana başlıklar öncesi, sırası ve sonrası şeklinde düzenlenmiştir. Sonuç kısmında ise yaptığımız çalışmalardan elde edilen çıkarımlar sıralanmakla birlikte; bu beş sahada devam eden, dönüşen, gelişen ve icat edilen gelenekler aktarılmıştır. Sonuç kısmının ardından ise Sözlü ve Yazılı Kaynaklar ile çalışmamıza yardımcı olan kişi ve eserler; Özgeçmiş ile kişisel bilgiler; Türkçe ve İngilizce özetlerle çalışmanın esası anlatılmıştır. Anahtar Kelimeler: İzmir, Balkan Türkleri ve Müslümanları, Geçiş Dönemleri, Doğum, Evlenme, Ölüm.
Kosova'daki mağara yarasalarının tür kompozisyonu, dağılımı ve ekolojisi
Bu çalışmada, Kosova'daki mağaraların yarasa faunası araştırılmıştır. Kosova'yı oluşturan yedi bölgede, 11 belediye sınırlarında çalışmalar yapılmıştır. 2019-2021 yılları arasında gerçekleştirilen incelemeler sonucunda içinde yarasa bulunan 14 mağara tespit edilmiştir. Bu mağaraların deniz seviyesinden yükseklikleri 473-1064 m arasında değişmektedir. İncelenen mağaralarda populasyon sayımları dışında 227 canlı yarasa örneği yakalanarak, serbest bırakılmadan önce morfolojik ölçümleri yapılmıştır. Ölçümlere mağaralarda ölü bulunan 46 yarasa örneği de ilave edilmiştir. Ayrıca 1798 ultrasonik ses analizleri yapılarak Kosova mağaralarındaki yarasaların tür kompozisyonları ortaya konmuştur. Araştırmanın sonucunda Kosova mağaralarında üç aileye ait 12 yarasa türü tespit edilmiştir. Bunlar, Rhinolophidae'den Rhinolophus ferrumequinum, R. hipposideros, R. euryale ve R. blasii ile Vespertilionidae'den Myotis myotis, M. blythii, M. emarginatus, M. capaccinii/daubentonii, Pipistrellus pipistrellus, P. kuhlii/nathusii, Plecotus austriacus ve Miniopteridae'den Miniopterus schreibersii'dir.
The impacts of perceived Information and Communication Technology (ICT) demands and resources on burnout and intention to quit: A sample from health sector in Kosova
Information and Communication Technologies (ICT) offer not only demands but also some resources for employees in the workplace. The main purpose of this study was to explore the effects of perceived Information and Communication Technologies (ICT) demands and resources on health professional's Burnout and Intention to quit in Kosova. For that purpose a total of 311 Healthcare employees participated to the research by filling out questionnaire. The correlation and hierarchical regression analyses were used for testing the hypotheses and answering the research question. The results have shown that ICT demands have an impact on Burnout, in particular poor communication appear to have the biggest impact of Burnout subfactors like exhaustion, cynicism and inefficacy and ultimately on Intention to quit. Workload has been found the second most impactful sub-factor of the ICT demands on exhaustion and inefficacy as Burnout subfactors. On the other hand, the results showed that ICT resources, in a form of personal assistance and resources and updates, have on Burnout, in particular on the cynicism and efficacy. Furthermore, ICT personal assistance had also significant impact on the reduction on the Intention to quit. Finally, when all the variables (ICT demands & resources and Burnout) are considered, in addition to the poor communication that contribute to the Intention to quit, the exhaustion and cynicism as Burnout sub-factors influence Intention to quit among healthcare workers in Kosova. These findings are discussed using the literature while at the same time the Kosovo cultural context was considered.
Prizren'deki Osmanlı dönemi camilerinin mimari özellikleri
Bu çalışmada Osmanlı mimarisinin Balkan ülkelerine yansıması ve Balkanlar'daki şehirlere mimari eserlerin yerli halkın kültürleriyle harmanlanıp medeniyetin gelişmesine ortak olduklarını gösteren ve Osmanlı İmparatorluğu'nun hakimiyeti süresince camilerin özellikleri, konumları ve plan gelişimlerinin Balkanlar ve Kosova örneklerinde Osmanlı dönemi cami mimarisi özetlenmiştir. Prizren merkezinde ayakta kalıp günümüze kadar ulaşan Osmanlı dönemi camilerin planları, malzemeleri, strüktürleri ve yapısal elemanların özelliklerinin araştırılmasıyla ve yerinde incelenip fotoğraflarla belgeleme yapılıp değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bu araştırma Prizren'deki Osmanlı dönemi camilerinin belgenmesi ve Osmanlı dönemi mimarisinin de doğru algılanması için çalışılmıştır.
In search of sustainable peace: Conflict transformation in Kosovo and Bosnia-Herzegovina
The struggle for the establishment of the sustainable peace continues in some Western Balkan countries like Bosnia-Herzegovina and Kosovo. This comparative case study explores the role of intervention process on post-conflict structural transformation and progress toward sustainable peace in Kosovo and in Bosnia-Herzegovina. The main objective is to show that the way a conflict is handled might have an important impact on post-conflict environment and progress towards the establishment of sustainable peace. This exploratory research is based on a secondary analysis of existing qualitative data. The findings of this research reveal that there is stable but not sustainable peace in Kosovo and in Bosnia-Herzegovina. The main structural problems remain institutionalization of ethnicities in Bosnia-Herzegovina; a limited sovereignty in Kosovo; and lack of a state building culture for both cases. This study suggests the revision of power sharing structure in Bosnia-Herzegovina and the clarification of Kosovo's status as first steps toward positive peace. The importance of this research rests on its criticism to the orientation in conflict resolution towards negative peace and on understanding the long-term (post-conflict) effects of interventions. Overall, it contributes to the literature of conflict studies by trying to uncover the relation between intervention and conflict transformation.
Birleşmiş Milletler barışı koruma operasyonları kapsamında Polis Barış Gücünün rolü ve etkisi: Haiti-Kosova misyonu karşılaştırması
Dünya genelinde farklı bölgelerde ortaya çıkan krizlerin yaygınlaşması, uluslararası barış ve istikrarı tehdit etmesi üzerine Birleşmiş Milletler (BM), bir takım tedbirler uygulamaya başlamıştır. BM Kurucu Antlaşması'nda açıkça yer verilmemesine rağmen özellikle 1990'lı yılların ikinci yarısından itibaren Barışı Koruma Operasyonları (BKO) sıklıkla uygulanan bir yöntem olmuştur. Tezimizde son dönemde başvurulan BKO'lardan çatışmanın kaynakları açısından birbirinden farklı Haiti ve Kosova örnekleri ele alınarak analiz edilecektir. Çalışmanın kavramsal yapısı ortaya konulduktan sonra, BM'nin yapısı, BKO'ların kurulması ve bu operasyonlar ile birlikte literatüre giren kavramlar açıklanacaktır. Ayrıca çalışmamızda BKO'ların başarısının değerlendirilmesi için kullanılacak başarı ölçütleri açıklanmıştır. BM Haiti İstikrar Misyonu (United Nations Stabilization Mission in Haiti-MINUSTAH) ve BM Kosova Geçici Yönetim Misyonu (United Nations Interim Administration Mission in Kosovo-UNMIK) detaylı olarak incelenecek, misyonların yerel polis teşkilatlarının kurulup kapasitesinin geliştirilmesi ve suçlar üzerindeki etkisi konusundaki başarıları karşılaştırılacaktır. Tezin temel amacı MINUSTAH ve UNMIK misyonları örneğinde BM Barışı Koruma Operasyonları'nın barışın inşasındaki rolünü ve etkisini tespit etmektir. Bu bağlamda MINUSTAH ve UNMIK misyonlarının temel görev ve nitelikleri karşılaştırılarak, Polis Barış Güçleri'ndeki personel seçiminin görevin başarısına etkisi irdelenecektir.
Bursa'dan Kosova'ya: Hüdavendigar Dönemi (I. Murad) Osmanlı mimarisi
"Bursa'dan Kosova'ya: Osmanlı Mimarisinde 1. Murad (Hüdavendigar) Dönemi" başlıklı tezde 1362 ile 1389 yılları arasında inşa edilmiş olan Osmanlı mimari eserleri konu edinilmiştir. Orhan Gazi'nin 1362 yılında ölmesinin ardından beyliğin başına geçen I. Murad döneminde siyasal ve askeri alandaki gelişime paralel olarak Osmanlı Beyliği yaklaşık 261.000 km'lik bir alana ulaşmıştır. Söz konusu alandaki 31 farklı yerleşim yerinde 89 yapı inşa edildiği tespit edilmiştir. Bu yapılardan 52'i günümüze ulaşmamış, 7 yapı yeniden inşa edilmiş, 6 yapı kısmen günümüze ulaşmış, 24 yapı ise dönem özelliklerini büyük ölçüde koruyarak bugüne ulaşmıştır. I. Murad dönemi mimari oluşumuna hanedan üyeleri, akıncı beyleri, yönetici ve ilmiye sınıf mensupları ile ahi, şeyh ve dervişler olmak üzere üç farklı sosyal sınıf bani olarak yön vermiştir. Dönem yapılarından sadece 3'ünde mimar ismini bildiren kitabeye rastlanmıştır. Tuzla Hüdavendigar Mescidi'nin kitabesinde bina emininin, Ankara Çankırı Kapı Köprüsü'nün kitabesinde ise hattat ismi bildirilmesi Osmanlı mimarisinde bu yöndeki ilk kayıtlar olması bakımından önemlidir. I. Murad döneminde cami, mescit, medrese, mektep, imaret, zaviye, hamam, kaplıca, türbe, köprü, han ve saray olmak üzere 14 farklı yapı tipine ait örneklerle karşılaşılmıştır. İnşa edilen 89 yapıdan 15'i hamam, 4'ü han, 2'si kaplıca, 4'ü köprü, 7'i medrese, 2'si mektep, 27'si mescit-cami, 3'ü kiliseden dönüştürülen cami, 4'ü saray, 3'ü türbe, 3'ü ulu cami, 8'si ise zaviyedir. Anahtar Sözcükler: I. Murad, Erken Osmanlı, Mimar, Mimarlık, 14. Yüzyıl
Foreign language learning anxiety of high school students in Kosovo
Second language learning is a complex process. Learning the vocabulary and grammar structures, even developing the necessary skills for communication may not be enough. You also need to learn about the culture of the foreign language. While this might be found enjoyable for some students, others might find the process threatening and may experience anxiety in the language classroom. Anxiety has a great negative effect on learning a foreign language. This study investigated the degree of foreign language classroom anxiety of Turkish High School Students in Kosovo. Moreover, it aims to find out if there are any differences between the anxiety levels of the learners in terms of their achievement in the foreign language, knowing more than one language and type of high school. This study was conducted with 169 learners of English in four different high school contexts; Technical High School, The High School of Economics, Medical High School and Science High School with 169 students. All of them were the first grade students. The data collected through Foreign Language Classroom Anxiety Scale (FLCAS) questionnaire were statistically analyzed to identify students' anxiety levels. The questionnaire was administered to the subjects in their regular class hours in different school settings. Their mid-term grades were gained from their class teachers to identify the relationship between their level of anxiety and their success measured by their course grades. The relationship between learners' anxiety and their language background and their education context was also analyzed statistically. The analysis of the results revealed that students learning English generally experience a moderate level of language anxiety. No significant relationship was identified between students' foreign language anxiety scores and their level of success, between being monolingual and multilingual. Their educational context and their level of anxiety did not correlate either. According to the results of the study, foreign language anxiety cannot be considered a negative psychological phenomena in Kosovo. Keywords: Foreign language anxiety, achievement, language background, educational background
Uluslararası işletmeleri başarıya götüren faktörler: Kosova'daki Türk işletmeleri
Bu araştırmanın temel amacı Kosova Pazarında faaliyette bulunan Türk firmalarının başarı faktörlerini ortaya koymaktır. Bu ana amacın dışında, aynı zamanda oradaki Türk firmaların özellikleri, Kosova pazarını seçmelerinde etkili olan faktörler, seçtikleri giriş stratejileri ve Kosova pazarında karşı karşıya kaldıkları engellerin de ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Türkiye ve Kosova arasındaki yakın dostluk ve ortak geçmiş tarihe sahip olmaları aralarında farklı anlaşmaların oluşmasında etkili olmuştur. Bu önemli anlaşmaların gerçekleşmesi, Türk yatırımcıların Kosova pazarında yer almasını teşvik etmiştir. Çok sayıda Türk firmasının Kosova pazarında faaliyete bulunması doğrultusunda bu araştırmanın yapılması gerekli görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarına göre, firmaların çoğu küçük ve orta büyüklüktedir. Aynı zamanda, önemli büyük şirketler de Kosova'da yer almaktadır. Bununla beraber, seçtikleri pazara girme stratejileri ilk olarak doğrudan yeni yatırımlar ve ardından doğrudan ihracattır. Kosova pazarında yer alan Türk firmalar için en önemli başarı faktörleri ise hizmette kalite ve tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamaktır. Beraberinde yetenekli personel ile çalışmak, eğitimli personel ile çalışmak ve tüketicilerin beklentilerine uygun ürünler uygulamak gibi ifadeler de önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Başarı faktörleri, Doğrudan yeni yatırım, Anlaşmalar, Türk firmaları,Kosova pazarı
Developing management skills during undergraduate studies: The case of Kosovo and Turkey
Some scholars state that management skills can be developed in classroom, while others state that business schools unmeet this goal. This research aims to assess management skills of undergraduate business student to find their level of management skills according to the year of studies, GPA, work experience, trainings, gender and country. A quantitative study using internet survey was used to find the relationships among these variables. The population used was students currently or recently graduated in Management or Business Administration departments, and the sample frame was students that met these criteria and attended universities in Kosovo or Turkey that teach in English Language. The results of the research indicated that students develop management skills significantly after they complete second year. Moreover, there is a positive relationship between management skills development and GPA, work experience, and training. However, results indicate that there is still space for developing management skills more. The findings of this survey support previous research done about MBA degree indicating that both programs develop management skills. The research was done only with student from Kosovo and Turkey what is a limitation of this study. The research is a step to fill the gap that exist in management undergraduate researches. The finding of this study may be useful for business school to design programs that would help to develop skills more, students to be aware about ways to use to enhance their skills, and human resources to have more confidence on management graduates and to help them to apply and upgrade at workplace.
After cold war era NATO alliance's military interventions; Comparative probe of Bosnia-Kosovo-Afghanistan-Libya cases
This thesis aims to prove that since the changing security conditions and the new role of the alliance, NATO treaty is subject to be reviewed. The methodology is, to analyze the theory of military intervention through the case study of the Post-Cold War NATO interventions in Bosnia 1995, in Kosovo 1999, in Afghanistan 2001 and in Libya 2010. Key research questions include: As far as post-Cold War conditions concerned, to what extent can military force be an appropriate and effective instrument for solving or averting crises and ensuring respect for sovereignty rights? Are the issued NATO concepts, as some critics argue, too easily abused by powerful states seeking to justify wars fought for self-interested reasons? When we look at the various NATO strategic concepts, whether security conditions changed or not? If yes, how NATO treaty still serves for new challenges? Is there any possibility to revise NATO treaty and how? The thesis will assess the arguments of both proponents and opponents of the concept of international military interventions. The cases were chosen as recent interventions that have often been cited as a good example of variously aimed coalition campaigns, and one which most proponents of the concept supported, at least in principle.
Turkey's Balkan policy after the Cold War in the context of the independence process of Kosovo
In international politics, the evaluation of a region with multiple actors such as the Balkans is only possible by means of a many-sided and comprehensive study. The truths that are encountered in relation to the Balkans are the influences of demography, geography and external forces on Balkan geopolitics and history. Kosovo is also, because of its geographical location, constituting a crucial point in the Balkans, strategically in a very important region. Because of this fact, from past to present it has become a lot of countries? interest.After the Cold War, with the help of revolutions of 1989, world witnessed the changing movements and democratization process with together the rebirth of nationalism in former communist regime of Central and Eastern Europe. Nationalism dominated the political discussion and analysis of the Balkans in the length of the time. Nationalism became an important instrument in order to activate the hostilities among the ethnic groups before and during the Balkan conflicts. However it is not the only source of the conflict in Balkans.During the post-Cold War period, Turkish foreign policy gained several new aspects and experienced significant changes. With the dissolution of the Soviet Union and breakup of the communist regimes in the Balkans, the Iron Curtain which divided Turkey and Balkan states disappeared and these developments brought out a renewed Turkish interest and connection in the region. However this early optimism gave way to stability and security concerns with the bloody disintegration of Yugoslavia and the emergence of new conflicts and wars in the Balkans. Turkey had to bring forth new approaches and policies in order to face the difficulties in this unstable geopolitical atmosphere.Kosovo issue is also a multifaceted one that has historical foundation. Considering the plans of global powers over Balkans, Kosovo issue seems likely to effect the stabilization of all Balkans, Caucasus, and the Middle East. By Kosovo?s declaring its independence the issue became more complicated contrary to come to a solution. This thesis examines the Turkey?s Balkan policy in the context of Kosovo issue with giving special emphasis to post-Cold War period and attempts to find out consequences of the Kosovo issue in international politics
Balkanlar'daki Türk edebiyatı yayınlarında çağdaş Kosova Türk çocuk edebiyatının yeri
Türk edebiyatı, Türklerin geniş coğrafyaya yayılan bir millet olmasından dolayı, zengin kollardan beslenen bir edebiyattır. Kuzeyden güneye, doğudan batıya bir çok farklı kültürün arasında varlığını sürdürebilen bir edebiyat olması, onun bu zenginlikleri edebi ürünler olarak yansıtabilen edebiyatçıların başarısından kaynaklanmaktadır. Balkan coğrafyasından beslenen Türk edebiyatı da böyle şekillenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun Kosova topraklarına hakim olmasıyla beraber Türk edebiyatı da Balkanlar'da gelişmeye başlamıştır.Balkanlar, tarih boyunca siyasi ve sosyal hareketlilikler yaşayan bir coğrafya olması nedeniyle burada yaşayan insanlar kültürel değerleri ve yaşadıkları topraklar arasında sıkışıp kalmışlardır. Balkanlar'daki hakimiyetini kaybeden Osmanlı'nın ardından bu topraklarda kalan Balkan Türkleri bu zorlukları en yoğun şekilde yaşayanlardandır. Bölgede gelişen Türk edebiyatı alanındaki çalışmalar da, bu sıkıntılı dönemden etkilenerek durma noktasına gelmiştir. 1960'lı yıllarda Balkanlar'da yeniden canlanmaya başlayan Türk edebiyatı, ancak 1980'den sonra fark edilebilir bir yükselişe geçmiştir. Bu yükselişle birlikte özellikle Kosova'da çocuk edebiyatı alanında da önemli gelişmeler yaşanmıştır. Öyle ki, Kosova'da gelişen Türk çocuk edebiyatı, Türkiye'deki çalışmalarla karşılaştırılabilecek seviyelere ulaşmıştır. Ancak, 1999 Kosova Savaşı sonrasında Türkçe'nin bu topraklarda varlığını sürdürebilmesi için mücadele etmek zorunda kalan, Kosova Türkleri ve Türkçe yeni bir yara daha almıştır. Bugün yaralarını sarmaya çalışan Kosova'da ve dolayısıyla Balkanlar'daki Türk edebiyatı alanında yapılan çalışmaların artması, kayıpların daha hızlı bir şekilde telafi edilebileceğinin sinyallerini vermektedir.Bölgede yapılan edebiyat çalışmaları incelendiğinde, çocuk edebiyatının da göz ardı edilmediği, hatta en hızlı gelişmelerin yine bu alanda yaşandığı görülmektedir. Türk edebiyatının Kosova ve beraberinde Balkanlar'daki varlığını sürdürebilmesi için, onun çocuklara hissettirilebilmesi, yaşattırılabilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde Balkanlar'daki Türk edebiyatı, adı tanıdık ama yabancılaşmış bir milletin edebiyatı olma tehlikesi yaşayacaktır. Bu sebeple, Balkanlar'daki Türk çocuk edebiyatı alanında yapılacak her çalışma, atılan her adım Balkan Türklerinin kültürel kimliklerini yitirmemeleri için gereklilik niteliğindedir.Anahtar Kelimeler: Balkanlar, Kosova, Türk Edebiyatı, Çocuk Edebiyatt.
Kosovo - Serbia conflict and the mediation role of Türkiye for resolution
According to the Ahtisaari Plan and a UN Resolution, the Assembly of Kosovo unilaterally proclaimed its independence on February 17, 2008. However, Serbia still claims Kosovo to be its territory. A resolution process was launched under the EU's intervention in try to normalize relations between these two countries. However, tension between Serbia and Kosovo have constantly ups and downs in the northern area of Kosovo, where Serbs are concentrated. As regional peace and stability became critical global concerns, Türkiye has emerged as a prominent actor actively engaging in conflict resolution efforts. Because Türkiye shares historical and cultural connections with Kosovo as well as bilateral economic and commercial relationships with Serbia. This thesis explores the reasons and background of this reemerged tension between Serbia and Kosovo and aims to discover Türkiye's role for the process through mediation approaches and theories. The research is conducted by a qualitative approach, incorporating interviews with key stakeholder and elites including academics, government officials, policy makers from diverse backgrounds, encompassing Albanian, Turkish, and Serbian perspectives. By understanding the factors that contribute to tensions and assessing Türkiye's mediation efforts, the study provides valuable insight into promoting a peaceful resolution of the Serbia-Kosovo conflict. Therefore, this study can provide a beneficial recommendation for preventing further escalation of hostilities in the region.
Kosova Türklerinin azınlık hakları (1974-2008)
Sırp tarih anlayışında büyük bir travmayı temsil eden 1389 tarihli Kosova Savaşı ile birlikte Kosova, Osmanlı Devleti tarafından idare edilmeye başlanmıştır. Anadolu'dan bölgeye iskân ettirilen Türk nüfus doğrultusunda bölgede Türk varlığı kalıcı hale gelmiştir. Balkan Savaşları ile birlikte Osmanlı Devleti'nden ayrılan Kosova'dan Müslüman/Türk nüfusun göçü başlamış geride kalan Türk nüfus azınlık konumuna düşerek Sırp Krallığı topraklarında Müslüman azınlıklar olarak yer almıştır. Sırp egemenliği döneminde, Osmanlı Devleti dönemini esaret olarak tanımlayan Sırp tarih anlayışı doğrultusunda, Müslümanlara yönelik baskılar söz konusu olmuştur. Bunun yanı sıra Arnavut-Sırp etnik uyuşmazlığının ana merkezi olan Kosova'da azınlık olarak bulunmak Türkleri diğer Balkan Türklerinden farklı bir konuma yerleştirmiştir. Çalışmada, Kosova'daki Türk azınlığın durumu, siyasi, hukuki statüsü Balkan Savaşları sonrası süreçten bağımsızlığa uzanan çizgide mercek altına alınmıştır. Bu kapsamda ilk olarak azınlığa ilişkin teorik açıklama yapılmış ardından tarihsel gelişmeler doğrultusunda Kosova Türklerinin durumu, hakları analiz edilmiştir.
Salnamelere göre Kosova vilayetinde eğitim-öğretim
Osmanlı Devleti'nde eğitim kurumları sıbyan mektepleri ve medreselerle başlamış, devletin imkânları arttıkça eğitim de parlamış, ne var ki devletin içine düştüğü olumsuzluklardan da nasibini almıştır. Birçok alanda meydana gelen bozulmalara ulema da katılmış ve maalesef o parlak dönem sona ermiştir. Bu durumdan kurtulmak için önlemler alınıp modern usullerle eğitime geçilmişse de ekonomik imkânsızlıklar ve içine düşülen savaş hali bu yenilikleri sonuçsuz bırakmıştır. Kosova vilâyeti devletin merkezinden bir hayli uzak olmasına rağmen birçok eğitim kurumu Kosova'da İstanbul'dan hemen sonra açılmıştır. II. Abdülhamid döneminde yeni usul eğitime geçilip modern eğitim veren birçok mektep açılmış, ayrıca birden fazla milletin birlikte yaşadığı bu topraklarda devlet her kesimin eğitimini önemsemiştir. Bu mektepler 1912 yılında Balkanların elden çıkmasında kadar eğitim-öğretime devam etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Kosova Vilâyeti, Salnâme, Eğitim-Öğretim