Generations
264 theses under this subject heading
Kadın düşmanlığı ve kuşaklararası farklılıklar üzerine nitel bir inceleme
Kadın düşmanlığı, ataerkil sistemin cinsiyet normları ve beklentilerini ihlal eden kadınların disiplinini sağlayan cezalandırma mekanizmasıdır. Kökleri tarihin derinliğine uzanan ve günümüzde çeşitli biçimlerde devam eden kadın düşmanlığı sorunu, toplumların sınıflara bölünüp eşitsizliklerin kurumsallaşmasıyla birlikte, kuşaktan kuşağa aktarılarak farklı formlarda devam etmektedir. Akademik çalışmalarda, cinsiyet, cinsiyetçilik, kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet konularında hayli zengin araştırmalar yapılmış olmasına rağmen Türkiye'de kadın düşmanlığı konusundaki çalışmalar yetersizdir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de yaşayan X Kuşağı, Y Kuşağı ve Z Kuşağı üyelerinin, "Kadın Düşmanlığı" na dair algı ve düşünce yapılarını ortaya koyarak, kuşaklararası farklılıkları belirlemektir. Bu amaçla X Kuşağı, Y Kuşağı ve Z Kuşağı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış, elde edilen veriler tematik analizle incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; "Kadın Düşmanlığı Kavramına Yüklenen Anlamlar", "Toplumdaki Kadın Düşmanlığının İzleri", "Kadın Düşmanlığının Kuşaklararası Aktarımı ve Nedenleri", "Duygusal İlişkilerde Kadın Düşmanlığı" temaları elde edilmiştir. Kadın düşmanlığına yüklenen anlamlar, kuşaklar arasında çeşitlilik gösterse bile ortak bir bilinç zemini oluşturmaktadır. Kuşaklar, kadın düşmanlığının nedenlerini, toplumsal ve bireysel yaklaşımlar açısından değerlendirmiş ve katılımcıların büyük çoğunluğu toplumsal temelli bir olgu olduğunu dile getirmiştir. Katılımcılar, kadın düşmanlığının kuşaktan kuşağa farklılaştığını düşünmektedir. Kadın düşmanlığı, kuşaktan kuşağa aktarılmakla birlikte dönüşüm geçirerek şekillenmektedir. Elde edilen bulgular, bu olgunun duygusal ilişkilerde hem bireysel öğrenme sonucunda hem de ataerkil davranış biçimlerinin aile ve geçmiş ilişki deneyimlerinin içselleştirilmesi sonucu ortaya çıktığını göstermiştir.
Örgütsel sinizmin Y kuşağı çalışanlarına etkileri: Katılım bankaları örneği
Küreselleşme ve teknolojinin hızlı gelişmesiyle birlikte artan rekabet örgütlerde insan faktörünü çok daha önemli hale getirmektedir. İnsanın örgütle alakalı davranışlarını bilimsel yöntemler kullanarak incelemek hızla değişen dünyada örgütlere önemli avantajlar sağlamaktadır. Örgütsel sinizm çalışanların çalıştığı örgüte yönelik olumsuz davranış ve tutumları olarak tanımlanmaktadır. Y kuşağı ise doğum aralıkları arasında net bir anlaşma olmamasına rağmen 1981-2000 yılları arasında doğmuş kişiler olarak ifade edilmektedir. İş hayatının en genç ve sayıca egemen nesli olan Y kuşağı tüm dünyada ağırlıklarını hissettirerek birçok işletmenin çalışma yöntemlerini yeniden gözden geçirmelerine neden olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, örgütsel sinizmin Y kuşağı çalışanlarına etkilerini ortaya koymaktır. Araştırma ile ilgili anketlere, Türkiye'de faaliyet gösteren katılım bankalarında çalışan 202 Y kuşağı çalışanı katılmıştır. Anketlerde genel (kişilik) sinizm ve örgütsel sinizmle alakalı sorular bulunmaktadır. İşgörenlerin genel (kişilik) sinizmlerinin ölçülmesine yönelik Wrightsman'ın (1992) geliştirmiş olduğu ve 2007 yılında Türkçeye Erdost vd. tarafından çevrilen hayata bakış açılarının ölçülebilmesi için 10 soruyu kapsayan genel (kişilik) sinizm ölçeğinden faydalanılmıştır. İşgörenlerin örgütsel sinizmlerinin ölçülebilmesi amacıyla Brandes'in (1997) geliştirmiş olduğu ve 2007 yılında Erdost vd. tarafından Türkçeye çevrilen 14 soruyu kapsayan ölçekten faydalanılmıştır. Örgütsel sinizme ait ölçekte bilişsel, duyuşsal ve davranışsal boyutlar yer almaktadır. İstatistiksel analizler, SPSS istatistik programına girilen veriler ile ulaşılan sonuçlar vasıtasıyla yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, örgütsel sinizmin Y kuşağı çalışanlarına etkileri ortaya konmuştur.
Z kuşağı tüketicilerin online alışverişinin planlı davranış teorisi kapsamında incelenmesi
Tüketiciler, kişisel tüketim veya ailenin toplu ihtiyaçlarını karşılamak için satın alan bireylerdir. Tüketici davranışı, bireylerin zaman, para, çaba gibi mevcut kaynaklarını farklı ürün tüketimine harcamak için nasıl karar verdikleri anlamına gelmektedir. Tüketim kavramı tüketicilerin ne satın aldıklarını, neden aldıklarını, ne zaman aldıklarını, nereden aldıklarını, ne sıklıkla aldıklarını ve ne sıklıkla kullandıklarını içermektedir. İnsanlar genellikle kalabalık ortamlarda kendilerini rahatsız hissetmektedirler. Ayrıca fiziksel alışverişin zaman alıcı olduğunu düşünmektedirler. Bu nedenle, online alışveriş zaman kazandırdığı için bir ayrıcalıktır. Online alışveriş, tüketicilerin internet üzerinden aracı bir hizmet olmaksızın bir satıcıdan doğrudan mal, hizmet vb. satın alma işlemidir. Online mağazalar genellikle günün her saati mevcuttur ve birçok tüketicinin hem işte hem de evde internet erişimi vardır. Bu yüzden online alışveriş yapmak çok uygundur. Planlı davranış teorisine göre eğer bireyler, hayatlarındaki önemli kişilerin belirli bir davranışı onaylayacağına inanırlarsa, o davranışa girişme olasılıkları daha yüksektir. Algılanan davranışsal kontrol, bireyin belirli bir davranışa katılmanın kolaylığı veya zorluğu hakkındaki yargısını ifade etmektedir. Z kuşağının online alışverişe yatkınlığı sebebiyle Z kuşağı tüketicilerinin online alışverişinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın amacı Z kuşağı tüketicilerinin online alışverişlerinin planlı davranış teorisi kapsamında incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Z kuşağı tüketicileri örneklemini ise Mersin İlinde yaşayan Z kuşağı tüketicileri oluşturmaktadır. Veriler tesadüfü olmayan örnekleme yöntemlerinden biri olan kolayda örnekleme yöntemiyle 03.10.2022-07.11.2022 tarihleri arasında 524 kişiye yüz yüze anket yöntemi uygulanarak toplanmıştır. Elde edilen bu veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) ve AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) paket programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu araştırmada tüketici davranışı, tüketici davranışını etkileyen faktörler, online satın alma sebepleri ve planlı davranış teorisi çalışılmıştır. Çalışma sonucunda; öznel norm, algılanan davranışsal kontrol ve online alışverişe karşı tutumun online alışveriş yapma niyetini; online alışveriş yapma niyetinin ve online alışverişe karşı tutumun ise online alışveriş yapma davranışını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir
Türkiye'de milliyetçilik algısı: Y ve Z kuşakları üzerine bir araştırma
Sosyal ve kültürel hayatın önemli olan bir parçası olan üzerinde uzlaşıya varılamayan millet ve milliyetçilik kavramları ve Osmanlı'dan günümüze olan etkileri gelişerek değişmiştir. Zamanla yaş grupları arasında yaşanan farklılaşmalar sonucu kuşak adı verilen soyut gruplar oluşmuştur. X, Y, Z gibi çeşitli isimlerle adlandırılan bu kuşaklar birbirinde farklı özelliklere ve algılamalara sahiptirler. Y ve Z Kuşağı ve önceki kuşaklar arasındaki tavır ve tutum farklılığı birçok alanda araştırma konusu olmuştur. Bu çalışmada, Y Kuşağı ile Z Kuşağı milliyetçilik algısı irdelenmektedir. Araştırma kapsamında nicel araştırma yöntemleri kullanılarak hem Z hem de Y kuşağına yönelik anket uygulanmıştır. Y ve Z kuşağının milliyetçilik algısını ölçmek için 2013 Uluslararası Sosyal Saha Çalışmaları Programı (International Social Survey Program-ISSP) Ulusal Kimlik ölçeğinden yararlanılmıştır.
X, Y ve Z kuşağı tüketicilerinin helal sertifikalı gıda ürünlerini satın alma niyetlerinin incelenmesi: Türkiye–Almanya karşılaştırması
Günümüzde Dünya üzerinde farklı din, dil, ırka sahip milyarlarca insan yaşamaktadır. Bu insanlar, din, dil, ırk gibi özelliklerle birlikte kuşak olarak da birbirlerinden ayrılmaktadır. Aynı zaman diliminde dünyaya gelmiş, benzer durumları tecrübe etmiş, dönemin büyük olaylarına şahit olmuş insan toplulukları kuşak kavramını oluşturmuştur. Kuşak olarak ayrılan insanlar, bir gruba dahil olmalarına rağmen tamamen aynı davranışları sergilediği söylenemez. Bu kuşak grupları farklı dine, cinsiyete, milliyete sahiptirler ve bu konularda birbirlerinden farklılaşmaktadır. Bilhassa din bakımından oluşan bu farklılıklar insanların tüketim davranışlarını da farklılaştırmaktadır. Müslümanlar her ne kadar farklı kuşaklara mensup olsalar da tüketim açısından Allah'ın emir ve yasaklarına uymak durumundadırlar. Müslümanların farklı inanıştaki ülkelere göç ederek Dünya geneline yayılması ve sayılarının gittikçe artması onları helal konusunda daha hassas hale getirmiştir. Özellikle gıda konusunda tüketiciler ürünlerin helalliğini sorgulamaya başlamışlardır. Bunun sonucunda helal ürün pazarları gelişim göstermiştir. Bu çalışmada, Türkiye ve Almanya'da yaşayan farklı kuşaklara mensup Türk tüketicilerin helal satın alma niyetlerine etkisi olan faktörler incelenmiştir. Bununla birlikte iki ülke arasında kuşak bazında farklılıklar incelenmiştir. R programı kullanılarak uygulanan Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile model testi, güvenilirlik analizi uygulanmıştır. Çalışma sonunda Türkiye ve Almanya'da yaşayan tüketicilerin dindardık düzeylerinin, algılanan davranışsal kontrollerinin, helal gıdaya yönelik tutumlarının, helal farkındalıklarının ve öznel normlarının helal gıda satın alma niyeti üzerinde pozitif ve yüksek derecede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye ve Almanya arasında kuşaklar bazında yapılan farklılık analizleri sonucunda Türkiye'deki X, Y ve Z kuşağı dindarlık, algılanan davranış kontrolü, öznel normlar ve satın alma niyeti bakımından Almanya'daki X, Y ve Z kuşağından farklılaştığı tespit edilmiştir. Helal farkındalık bakımından her iki ülkenin Y ve Z kuşakları farklılık gösterirken X kuşağında farklılık bulunamamıştır. Tutumlar incelendiğinde ise Türkiye'deki X ve Y kuşağı ile Almanya'daki X ve Y kuşağı farklılık gösterirken Z kuşağı bakımından farklılık bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler: Helal gıda, Kuşaklar (X,Y ve Z), helal gıda satın alma niyeti, dindarlık, Türkiye, Almanya
Mübadele'nin (1923-24) Belleği: Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlar'da Bellek ve Kimlik İlişkisi
Bellek ve kimliğin ilişkisini ele alacak olan bu tez, Mübadele döneminde bir şekilde Anadolu'da kalarak Müslümanlaş(tırıl)an Rumların belleklerinin verili kimlikleri ile ilişkisini merkezine alıp, hatırlama ve unutma rejimleri üzerinden inceleyecektir. Hatırlama kadar, unutmanın da oldukça etkili olduğu savından hareketle, Mübadele ile başlayan ve sonrasında gerçekleşen olaylarla Müslümanlaş(tırıl)an Rumların unutma ve unutulma taleplerini, daha sonra hikayelerini bugüne neden taşıdıkları, nelerin, ne şekilde, ne için hatırlama sürecine girdiğini, bu süreç sonunda kimliklerle olan ilişkinin ve olası değişimin etnik yeniden canlanma ile ne biçimde ilişkilendirilebileceği tartışılacaktır. Bu doğrultuda aile hikayelerinde Müslümanlaş(tırıl)mış Rumluk olan kişilerle yapılacak sözlü tarih çalışmasıyla, hatırlama sürecinin kimlikler ile ilişkisi ve geçmişin anlamını şimdide sorgulayarak, evirildiği yeni anlamlar ve geleceğe yönelik beklentinin mahiyeti hakkında sonuçlar üretmeyi hedefleyecektir.
Halkla ilişkiler bağlamında yeni medya kullanımı
Bu çalışmanın amacı her geçen gün iş ve sosyal hayatta nicel ve nitel olarak etkisini artıran yeni kuşaklarla halkla ilişkiler bağlamında özellikle yeni medya aracılığıyla nasıl daha iyi iletişim kurulabileceğini iletişim kuramları çerçevesinde araştırmaktır. Tarihsel olarak farklı kuşakların ortaya çıkışları ve birbirinden farklılıkları incelendikten sonra halkla ilişkilerin doğuşu, gelişimi ve günümüzde bulunduğu yer kuramlarla açıklanacaktır. Yeni kuşakların bu kuramlara nasıl uyduğu irdelendikten sonra halkla ilişkiler bağlamında yeni medya kullanımı, yeni kuşaklarla etkin iletişim kurulması için neler yapılması gerektiği ve kuramların bu bağlamda nasıl yorumlanması gerektiği bu çalışmada yer alacaktır. Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler, yeni kuşaklar, X, Y, Z, Alfa kuşakları, yeni medya
X ve Y kuşaklarının iş motivasyon dayanakları ve bir alan araştırması
Hızla ilerleyen teknoloji ve de küreselleşmiş olan dünyada değişime ayak uydurmak artık hem bireyler hem de kurum ve kuruluşlar için zorunluluk haline gelmiştir. İşletmlerin rakipleri ile yarışabilmelerinin en önemli yolu, mutlu ve hevesli çalışanlardan geçmektedir. Bu durumda bir işletmenin vizyon ve misyonları arasına alması gereken en önemli unsurlardan biri de çalışan bireylerin motivasyonu ve mutluluğu olmalıdır. Bu çalışmada özellikle 2000'li yıllardan sonra gerek akademide gerek yaşamsal arenanın tüm katmanlarında tartışılan konuların başında gelen kuşak evriminin çalışma hayatındaki motivasyon olgusu ile olan ilişkisi X ve Y Kuşakları açısından incelemektedir. X ve Y Kuşaklarını motive eden motivasyon araçlarını belirlemek ve elde edilen sonuçlardan hareketle X ve Y Kuşağında yer alan çalışanların iş yaşamında performansını yükseltmek için işletme yöneticilerine öneride bulunmaktır. Çalışmada kuşaklar arasındaki demografik faktörler dikkate alınarak motivasyonel fark olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışma kapsamında görüşülen katılımcıların 20'si Y kuşağı, 20'si X kuşağında yer almaktadır. Her iki kuşakta da yer alan katılımcılar genel olarak yükseköğrenim durumuna sahip ve profesyonel işlerde çalışmaktadırlar. Çalışma kapsamına alınan ve X ve Y kuşağını temsil eden katılımcıların tamamının öncelikli ihtiyaçları sosyal ihtiyaçlar ve ikinci dereceden önemli olan ihtiyaçları ise fizyolojik ihtiyaçlar olsa da motivasyon dayanklarında farklılıklar bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: X Kuşağı, Y Kuşağı, Motivasyon, İş Motivasyonu
İnternet üzerinden turizm ürünü satın alma davranışları: X kuşağı üzerine bir araştırma
Son yıllarda internetteki gelişmelerle birlikte her yaştan insan internet kullanmaya başlamıştır. İnsanların internet kullanım amaçları kuşaktan kuşağa değişiklik göstermektedir. İnternetteki gelişmeler turizm sektörünü de etkilemiş, tüketiciler internet üzerinden turizm ürünü satın almaya başlamışlardır. Bununla beraber internet üzerinden turizm ürünü satışı yapan işletmeler için tüketici davranışlarını anlamalarının önemi artmıştır. Farklı kuşak kavramları ortaya atılmış ve her kuşakta bulunan tüketicilerin kendine has özellikleri bulunmaktadır. Bu kuşakların özellikleri ile birlikte X kuşağı tüketicilerin internet üzerinden satın alma davranışları demografik özelliklerine, ilgi alanlarına ve internet kullanım sıklıklarına göre anlamlı bir farklılık gösterip gösterilmediği araştırılmıştır. Farklı kuşakların özellikleri göz önüne alınarak X Kuşağındaki tüketicilerinin internet üzerinden satın alma davranışlarının demografik özelliklerine, ilgi alanlarına ve internet kullanım sıklıklarına göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı; 1965 - 1979 yılları arasında doğmuş olan X kuşağının internetten turizm ürünü satın alma alışkanlıklarını değerlendirmektir.
(Psikolojik) doğum sırası, kuşak farkı ve Öz-Anlayış arasındaki ilişki üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, gerçek ve psikolojik doğum sırası olarak tanımlanan ve bireylerin kişisel gelişiminde rol oynadığı iddia edilen durum ile bireylerin öz-anlayış düzeyleri arasındaki ilişkiyi kuşak farklılığını da göz önünde bulundurarak araştırmaktır. Bu kavramlar, farklı bağlamlarda ilgili akademik yazında ayrı ayrı ele alınmış olmasına rağmen birbirleri ile olan ilişkisi incelenmemiştir.Bu amaçla geliştirilen araştırma modeli ilgili akademik yazında ilk defa önerilip test edileceğinden özgün bir değer ortaya koymaktadır. Araştırma yöntemi kapsamında tek ve çift yönlü ANOVA ile korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçları gerçek doğum sırası ile Öz-Anlayış arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin varlığını ortaya koymaktadır. Bununla beraber kuşak farklılıklarının etkisi istatistiksel olarak anlamsızdır. Psikolojik doğum sırası ile öz-anlayış değerleri arasında ise negatif ve istatistiksel olarak anlamsız bir ilişki bulunmuştur.
Kuşaklar arasında satın alma davranışları açısından ortaya çıkan benzerlik ve farklılıklar
Kuşaklar arasında satın alma davranışları açısından ortaya çıkan benzerlikler ve farklılıklar adlı bu çalışma, İstanbul Aral Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Yönetimi Bölümü'nde yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Kuşaklar arasında satın alma davranışları açısından ortaya çıkan benzerlikler ve farklılıklar adlı bu çalışma, İstanbul Aral Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Yönetimi Bölümü'nde yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Çalışmaya rastgele seçilen 213 kişi katılmış ve katılımcılara 7 adet demografik, 22 adet giyim, 22 adet gıda ve 22 adet restoran olmak üzere toplam 73 soruluk bir anket uygulanmıştır. Yapılan analizlerin sonucunda X ve Y kuşağına ait kadın ve erkek bireylerin giyim, gıda ve restoran alışkanlıkları üzerinden hedonik ya da faydacı tercihlerinin farklılıkları ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: X-Y Kuşakları, Satın Alma Davranışları, Hedonik Tüketim, Faydacı Tüketim
İnsan kaynakları uzmanlarının işe alım sürecinde sosyal medya kullanım özelliklerinin incelenmesi
Gelişen web teknolojileri, Y kuşağının iş hayatına girmesiyle birlikte işletme süreçlerinde aktif olarak yer almaya başlamıştır. Web 2.0 teknolojisi ile insan kaynakları sürecinde yetenekli adaylara ulaşmak, işveren markasını kitlelere duyurmak, seçme ve yerleştirme sürecinde daha geniş kitlelere ulaşmak erişim, hız ve maliyet faydası ve rekabet avantajı sağlaması açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı işe alım uzmanlarının seçme ve yerleştirme sürecinde sosyal medya kullanım özellikleri, sıklıkları, demografik özelliklere ve kuşaklara göre farklılıklarının ortaya konması ve adayların paylaşımlarına verdikleri tepkilerin tespit edilmesidir. Araştırmamız hazır giyim ve tekstil, elektronik, aday seçme ve yerleştirme alanında hizmet veren sektörün önde gelen firmalarında çalışmakta olan 100 işe alım uzmanına uygulanmıştır. Anket sonuçları araştırmanın amacına uygun olarak yüzde, frekans, Anova ve t testleri kullanılarak analiz edilmiş olup güvenilirlik p%95 alınmıştır. Ulaşılan bulgulara göre işe alım uzmanlarının, adayların sosyal medya paylaşımlarına verdikleri tepkilerin kuşaklara, cinsiyete, öğrenim durumuna ve iş değiştirme yılına göre farklılıklar gösterdiği görülmüştür. Bu çalışma keşifsel bir çalışma olarak işe alım uzmanlarının sosyal medya kullanım özelliklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca adayların sosyal medya paylaşımlarının işe alım uzmanları tarafından ne şekilde değerlendirildiğini göstererek adayların kariyerlerini ne ölçüde etkileyeceğine dair ışık tutacak bir çalışma olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma genelleme sorunu içermektedir. Daha geniş kitlelere uygulandığı takdirde genellenebilir sonuçlar vereceği düşünülmektedir.
Turizm sektöründe çalışanların kuşak farklılıklarına olan algılamaları ve bir araştırma
Dünya genelinde ekonomik ve sosyal hareketlerle oluşmuş zaman aralıklarına jenerasyon denmektedir. Yetişme tarzları ve içinde bulundukları ortam değişikleri nedeniyle 'kuşak' olarak da adlandırılan jenerasyonlar arasında gerek karakter gerek çalışma yöntemleri ve gerekse iş yerinden beklentilerde önemli farklılıklar gözlenebilmektedir. Farklı yaş gruplarının bir arada çalıştığı günümüz işyerlerinde yaşanan sorunların önemli bir kısmı kuşaklar arası algı,yöntem, uygulama ve iletişim farklılıklarından kaynaklanmaktadır.Bu araştırmanın amacı Turizm sektöründe çalışan X,Y,Z kuşaklarının misafirlere karşı algı, tutum ve davranışlarıdır. Kuşakların zaman içerisinde farklılaşan özellikleri bir örgüt bünyesinde çalışmaya başladıklarında da kendisini hissettirmektedir. Böylece yönetim kademelerinin kuşaklararasında yaşanan farklılıkları iyi yönetmesi önemli bir gerekliliktir.
Stratejik politik pazarlama, Y kuşağına yönelik politik pazarlama stratejlerinin geliştirilmesi
Demokratik yönetim ve devlet yaşam tarzının ayrılmaz unsuru olan siyasal partilerin programlarının seçimler öncesi hedef seçmen kitlesine belli strateji ve politikalarla anlatımı ve desteğinin alınması giderek önem kazanmaktadır. Kitle partilerinin genelde kemikleşmiş ideolojik seçmen kitlesi dışında kararsız ve partilerin seçim öncesi uyguladığı seçim propagandası ve çevresel faktörlerin (ekonomik, milli vb.) etkisi ile oy verecek olan seçmen kitlesinin oyunu kazanma aşamasında politik pazarlama araç ve stratejileri belirleyici olmaktadır. Bu seçmen kitlesi gün geçtikçe artmakta ve partilerin hedef seçmen kitlesi olarak gün geçtikçe artarak devam etmektedir. Dışa açılmış ve çevresel etkilerin giderek arttığı seksenli yıllar ve sonrasında Türkiye'de de siyasi partiler kamuoyu araştırmaları ile seçmen özellikleri ve grupları ile ilgili anketler ile güçlü ve eksik taraflarının tespiti ve uygulanacak seçmen davranışlarını yönlendirebilecek etkileyici propaganda araçları ile desteklenmiş bir seçim stratejisi ile başarıya ulaşma konusunda uzman şirketler ile çalışmaya başlamışlardır. Bu başarının seçim sonrası da bir sonraki seçimlerde kitlenin konsolide edilerek güçlü bir şekilde desteğinin alınması içinde devamı gerekmektedir. Seçmenin öncelik ve ağırlıkları değişeceğinden bu tür araştırma ve uygulamaların düzenlilik arz etmesi başarının lider dışındaki en önemli aracı olduğu kanaatindeyim. Bu tezin amacı politik çerçevenin tanımlanması ve hangi tür araçlar ile seçmen kararını parti lehine çevirme ve kazanma yollarını ortaya koymaktır. Bu kapsamda kitle iletişim yolları ve teknikleri önem arz etmektedir.
X ve Z kuşağında yer alan tüketicilerin sembolik tüketim ve marka bağlılığı açısından karşılaştırılması
Her tüketici belirli bir ihtiyacını gidermek, istek, beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek için belirli mal ve hizmetleri satın almakta ve/veya tüketmektedir. Tüketime konu olan mal ve hizmetler ise tüketicilerin değişen ihtiyaç ve beklentilerine bağlı olarak değişmekte ve aynı zamanda teknolojik, sosyal, ekonomik, toplumsal gelişmelerden de etkilenmektedir. Söz konusu bu teknolojik, sosyal, ekonomik ve toplumsal değişmeler aynı zamanda farklı yaşam gruplarını diğer bir ifade ile farklı yaş kuşaklarını oluşturmaktadır. Her kuşağın kendine özgü özellikleri, değer yargıları ve tutumları farklılık göstermektedir. Bu çalışmada özellikle Z ve X kuşaklarında yer alan farklı özellikler taşıyan bu iki kuşağın sembolik tüketim ve marka bağlılığına ilişkin görüşleri değerlendirlendirilerek değişen tüketici istek ve beklentileri hakkında bir değerlendirilme yapılmıştır. Çalışma kapsamında İstanbul'da bulunan ve Z ve X kuşağında yer alan tüketiciler alınmıştır. Çalışma örneklemini ise Z ve X kuşağında yer alan 373'er tüketici oluşturmaktadır. Z ve X kuşaklarının sembolik tüketime davranışları ile marka bağlılıklarının karşılaştırılmasında nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, X kuşağında yer alan tüketicilerin genel olarak yükseköğrenim durumuna sahip ve profesyonel işlerde çalıştıkları belirlenmiştir. Diğer taraftan çalışma kapsamına alınan ve X ve Z kuşağını temsil eden katılımcıların markaya olan bağlılıkları, tercihleri, değerleri arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Bu çalışma da Y kuşağının X ve Z kuşağı arasında bir köprü görevi gördüğünü, her iki kuşaktanda aldıkları değerler olduğunu gözlemlemiş oluyoruz. Anahtar Kelimeler: X Kuşağı, Z Kuşağı, Marka Değerleri ve Tercihleri
X ve Y kuşağının algılanan yönetici desteği farklılıkları
Yönetici desteği kavramı yöneticinin çalışanını duygusal, sosyal, maddi ve manevi olarak desteklemesi anlamına gelmektedir. İş dünyasında çalışanların çoğunu oluşturan X ve Y kuşağının yönetici desteği farklılıklarını karşılaştırmak için yapılan bu çalışmada, İstanbul'daki bir lojistik firmasının 163 idari çalışanına anket uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS (IBM SPSS Statistics) paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda X ve Y kuşağının yönetici desteğini algılamalarında anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Buna karşın algılanan yönetici desteği ölçeğinin "Yöneticim, işletmeyi/departmanı/birimi temsil etmem için toplantı/konferans/seminerde beni görevlendirir" ifadesi ve "Yöneticim, başarılarım ile gurur duyar." ifadesine katılım düzeyi kuşaklara göre doğrudan farklılık göstermektedir. Her iki ifadeye de katılım düzeyi X kuşağında daha fazladır.
X, Y ve Z kuşağındaki bireylerin yaşam doyumları ve psikolojik belirtileri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın temel amacı, X, Y ve Z kuşaklarının yaşam doyumları ve psikolojik belirtileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca araştırmada kuşakların cinsiyet ve medeni durum bilgileri toplanmış olup, bu değişkenlere göre de incelenmiştir. Bu araştırmada uygun (kolayda) örnekleme yöntemi kullanılmış olup,369 kişi ile çalışma yürütülmüştür. Çalışmaya yaşları 16-56 arasında değişiklik gösteren, 245 kadın ve 124 erkek katılmıştır. Katılımcılara 'Sosyo-demografik Bilgi formu', 'Yaşam Doyumu Ölçeği' ve 'Kısa Semptom Envanteri' uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için; gruplar arası farklılık testlerinde iki kategorili gruplarda Bağımsız Gruplar t-testi, ikiden fazla kategoriye sahip gruplarda Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, araştırmanın ana problemi olan yaşam doyumu puanları ve psikolojik belirtiler arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Kuşaklar boyutunda bakıldığında ise, yaşam doyumları en yüksek kuşak X kuşağı, takiben Y kuşağı ve en düşük Z kuşağı olarak bulunmuştur. Yaşam doyumu ile negatif yönde olması beklenen psikolojik belirtiler ise, Z kuşağı en yüksek, takiben Y kuşağı ve en düşük X kuşağı gelerek anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Demografik bilgilere göre yapılan analizlerde ise; yaş, cinsiyet ve medeni durum değişkenleri istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmalar göstermiştir. Çalışmada elde edilen bulgular, ilgili literatür desteği ile tartışılmış olup, gelecekte yapılacak çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
İnsan kaynakları yönetiminde esnek istihdam politikalarının Y Kuşağı bağlamında incelenmesi ve bir araştırma
Her geçen gün artan küreselleşme karşısında örgütlerin rekabet avantajlarını sürdürebilmeleri için en önemli kaynaklardan birinin insan kaynağı olduğu tartışılmaktadır. Bir organizasyonun amacını gerçekleştirebilmesi için iyi maddi kaynaklara ve fiziki yapıya sahip olması yeterli olmayıp, maddi kaynaklarını ve fiziki yapısını etkin bir şekilde kullanabilen insan kaynağına ihtiyacı vardır. Bu nedenle kuruluşlar insan kaynağına değer vermeli ve bu kaynağı bir maliyet unsuru olarak görmemelidir. Y Kuşağının karakteristik özellikleri iş yaşamının da değişmesinin yolunu açmaktadır. Bu bağlamda insan kaynakları yönetiminde esnek istihdam politikalarının Y Kuşağı bağlamında incelenmesi amacıyla anket uygulaması yapılmıştır.
Y kuşağı çalışanlarının paternalist liderlik algısının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı, Uzak doğu ülkelerinde başarılı bir şekilde uygulanan paternalist liderlik davranışlarının, iş hayatında en yüksek popülasyona sahip olan y kuşağı çalışanların örgütsel bağlılıklarıyla olan ilişkisini ortaya koymak; orta ölçekli tekstil firmalarında yer alan y kuşağı çalışanlarının algıladığı paternalist liderliğin, örgütsel bağlılıklarına olan etkisini analiz etmektir. Bu çalışmada, İstanbul'un Şişli ilçesinde bulunan orta ölçekli üç farklı hazır giyim markasının mağazalarında çalışan 210 kişiye anket uygulanmış ve veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda Y kuşağı çalışanlarının paternalist liderlik algısı ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasında pozitif yönlü ilişki olduğu gözlemlenmiştir.
Liderlik davranışlarının iş değerleri üzerindeki etkisi: Medya Sektöründe Bir İnceleme
Günümüzde işletmelerin yaşanan teknolojik gelişmelere entegrasyon çabası ve yoğunlaşan küresel rekabet şartlarına uyum sağlamaya çalışması faaliyetlerde büyümeye zemin oluşturmaktadır. Bu ilerleme ve büyümede en büyük pay sahibi işletmenin çalışanlarındır. Bu durumda büyüme ve gelişmeyi destekleyen en önem arz eden faktör, çalışanlar olarak kabul görmektedir. Çalışanlar, farklı yaş ve cinsiyet gruplarından, kültür ve inançlardan oluşmaktadır. Bu çeşitliliğin örgütte yüksek verim sağladığını ifade eden çalışmaların birçoğunda verimin yükselmesi liderlik davranışlarına ve çalışanların sahip olduğu iş değerlerine bağlı görülmektedir. Bu nedenle bu araştırmada farklı demografik özelliklere sahip çalışanların iş değerleri ve liderlik davranışlarını incelemek amaçlanmaktadır. Bu amaçla 321 kişilik örneklem grubuna, Demografik Bilgi Formu, Çalışma Değeri Ölçeği ve Liderlik Davranışları Ölçeğinden meydana gelen anket uygulanmıştır. 321 katılımcının %9,35'i X Kuşağı (1965-1979: 57-43 yaş 30 kişi), %59,50'si Y Kuşağı (1980-1999:57-43 yaş 191 kişi), %31,15'i Z Kuşağı (2004-2000: 22-18 yaş 100 kişi) üyesidir. Araştırma sonucunda iş değerleri ve liderlik davranışları demografik özelliklere göre anlamlı farklılaşma göstermiştir. Ayrıca Değişim ve Çalışan Odaklı Liderlik davranışlarının iş değerlerini anlamlı bir biçimde etkilediği de tespit edilmiştir.
Dijital platformlar sonrası izleyici alışkanlıklarının kuşaklara göre değerlendirilmesi
Televizyon icat edildiği günden bugüne dünyayı değiştiren bir cihaz olmayı başarmıştır. Bilgi edinme, eğlendirme, haberdar etme, kamuoyu oluşturma gibi birçok rolü üstlenmiş yüz seneyi aşkın zamandır toplumunun en yaygın kullandığı kitle iletişim araçlarından biri olmuştur. Karasal yayıncılık, kablolu yayıncılık, uydulu yayıncılık teknolojiye entegre olarak teknik olarak sürekli dönüşen televizyon yayıncılığının şekli dijitalleşmenin egemen olduğu son yıllarda internet yayıncılığı ile yeni bir form daha elde etmiştir. İnternetin yaygınlaşması ve hızlanması, internet aracılığı ile akıllı cep telefonu, tablet ve taşınabilir bilgisayar gibi cihazlar ile yine internet üzerinden çevrimiçi (online) ya da çevrimdışı (offline) izleme imkanları sunan yeni dijital yayın mecraları ortaya çıkmıştır. Geleneksel yayıncılık ezberlerini bozan, daha düşük maliyetli yayıncılık fırsatı sunan, internet üzerinden daha fazla insana ulaşılmasını hedefleyen bu dijital platformlar televizyona kuvvetli bir alternatif olmayı başarmıştır ve dünya genelinde gün geçtikçe daha fazla kabul görmeye ve çoğalmaya devam etmektedir. Toplumlarla karşılıklı etkileşim içerisinde olan televizyon yayıncılığı bir yandan bu işlevini sürdürürken öte yandan daha bireysel hatta interaktif bir deneyim sunma yönünde adımlar atmaya devam etmektedir. Küresel birer fenomen olmayı başarmış bu dijital yayın mecralarına gösterilen ilgi farklı yaş gruplarında, farklı eğitim ve ekonomik koşullarda yaşayan insanlarda çeşitlilik gösterebilmektedir. Bu çalışma geleneksel televizyon izleme alışkanlıkları ve izleyicilerin tercihlerinin YouTube, Netflix, Amazon Prime, IPTV gibi yeni yayın mecraları ile nasıl, ne yönde değiştiğini, X kuşağı, Y kuşağı ve Z kuşağı özelinde tercih ve alışkanlıkların ne gibi benzerlik ya da farklılıklar gösterdiğini, dijital platformlardan ve geleneksel televizyon yayını yapan yayıncılardan beklentilerin neler olduğunu katılımcılara internet ortamında sunulan anket çalışması ile tespit etmeyi amaçlamaktadır.
Work-life balance study between generations and gender
Recent research has shown that work-life balance is a common phenomenon. Many people do studies to examine topics related to work-life balance in Turkey and around the world. Work-life balance is categorized in this study in terms of generations and gender dimensions. It compares the 280 survey participants' gender and generational differences. Results change throughout generations as well as between genders. In this study, gender and generational comparisons of working longer hours are examined, as well as comparisons of working arrangements to Generation Z and Generation X, satisfaction with work-life balance and its relationships between generations, the availability of working arrangements in terms of work-life balance compared to gender, and the relationship between working and studying at the same time. By comparing survey responses using Chi-square analysis, five hypotheses are accepted and determined to be statistically correlated, while three are rejected as being non-correlated. The data shows that men are working longer hours than the standard office hours. The comparison of the current working arrangement between different generations was analyzed and the test result shows it is significant. When it comes to satisfaction with work-life balance the result indicates a significant relationship. When comparing the two generations Generation X's satisfaction was found higher than the satisfaction of Generation Z. Also, a comparison between working more than standard office hours and generations was analyzed and it is indicated there was no significant relationship. Examining the relationship between personal life and family responsibilities and appropriateness of work arrangements by gender revealed that there was no significant relationship. The analysis of the relationship between working while studying and gender shows there is no significant relationship. The analysis comparing the impact of Covid 19 on work-life balance between the generations found a significant relationship. Finally, a significant relationship exists between working while studying in the last 2 years and generations.
The effect of green marketing strategy on consumer purchasing behavior: A reaserch on Tunisian generation Z
The objective of this study is to analyse the influence of green marketing strategy on consumers' green buying behaviour in Tunisia. A sum of 400 responses were gathered through a self-directed survey in based on convenience sampling. The survey questionnaire was adopted from the previous study and referenced. The structure of the survey included general questions to first know your respondents and the questions related to study variables such as price, promotion, place, and product considering green marketing to study their green buying behaviour. A conceptual framework was drawn from the study. After collection of the data, the methods used to analyse the data was explained well. To test and interpret the collected primary data descriptive statics, correlation and multiple regression was run. The mediating factors were included in the survey to test the relationship between the two variables green marketing strategy and consumer buying behaviour. The results revealed that there was significant influence of green price, product and promotion on consumer buying behaviour. However, green place was found to have an insignificant relationship with the consumers' buying behaviour. On the basis of results drawn, we further discussed the implications of the study in detail and future areas that could be studied in the relevant topic. Keywords: Buying Behaviour, Green Product, Green Price, Green Promotion, Green Place, Marketing Strategy, Tunis
Van konaklama işletmelerindeki Y kuşağı çalışanların motivasyon unsurları
Çalışanlarda iş verimliliğini etkileyen unsurlar içerisinde psikolojik faktörler önemli bir yer tutmaktadır. Literatürde yer alan çalışmalarda özellikle motivasyonel faktörlerin iş performansı ve verimliliği üzerinde önemli bir belirleyici olduğu görülmektedir. Buna karşılık literatüre Y kuşağı çalışanlarda iş motivasyonunu etkileyen unsurların ele alındığı çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, konaklama işletmelerinde çalışan y kuşağı personelin motivasyon unsurları incelenecektir.